Toplam 2 sayfada 1 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 15 arası gösteriliyor
  1. #1
    Üye
    gunes73 kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    18 08 2006
    Mesajlar
    211

    Varsayılan

    Beynimizin niçin tamamını kullanamıyoruz?

    Beynimiz yaklaşık 10-12 milyar arası nöron (sinir hücresi) içerir. Ancak bilindiği üzere beynimizin çok düşük bir yüzdesini kullanırız. Bunun nedeni aslında, olgun haldeki sinir hücrelerinin (yani bilgi depolayan nöronların) kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini yitirmiş olmalarıdır. Yürütülen bilimsel çalışmalar olgun sinir hücrelerinin kendilerini yenileyebilmeleri üzerinde önemli gelişmeler kaydettiyse de, bu yenileme oldukça yavaş ve sınırlı miktarlarda gerçekleşmektedir.
    Beynimiz, yaşamımız boyunca edindiğimiz bilgileri depolar. Kazanılan her yeni bilgi, sinir hücrelerine işlenir ve buradaki birçok diğer sinir hücresi ile gerekli sinir bağlantılarının kurulması şekli ile depolanır. Günlük olağan işlevleri yerine getirebilmemiz, öğrenilen her yeni bilgiyi etkin bir şekilde kullanabilmemiz ve olaylar arasında bağlantı kurarak yorum yapabilmemiz, bu depolanmış veriler ve oluşturulmuş sinir hücresi bağlantıları sayesinde gerçekleşir. Normal yaşlanma süreci içerisinde, beyin hücrelerimiz de yaşlanır ve zamanla hücre ölümleri gerçekleşir. Herhangi bir darbe veya hastalık durumunda da beyin hücrelerimizin önemli bir bölümünü kaybedebiliriz. İşte bu gibi durumlarda, önemli kabul edilen bilgilerin yeni sinir hücrelerine aktarılması ve yeni sinir bağlantılarının kurulması gerekir. Bu işlem sırasında da beyin, kullanılmayan ve bir nevi yedek görevinde olan sinir hücrelerini kullanır. Yine benzer şekilde, her yeni öğrenme durumunda da yeni sinir hücreleri kullanılır ve gerekli bağlantılar oluşturulur. Sinir sisteminin dinlenme durumunda olduğu uyku süreci, bu aktarımların yapıldığı ve bağlantıların kurulduğu en önemli aşamadır. Bu nedenle, düzenli uyku alışkanlığı, sinir sisteminin en verimli şekilde çalışması üzerinde oldukça etkilidir.
    Kısacası, eğer beynimizin büyük bir yüzdesini (veya %100'ünü) kullanıyor olsaydık belki bu evrendeki en zeki canlılar olabilirdik. Ancak hiç şüphesiz, en kısa verimli yaşam süresine sahip canlılardan birisi de bizler olurduk.

    Deniz Candaş

  2. #2
    Kıdemli Üye
    karabuluts2000 kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    25 06 2009
    Mesajlar
    5167

    Varsayılan

    beynımızın %3-5 arası bır oranını kullanıyoruz A.einstein %7 sini kullandı ve neler oldu gorduk

  3. #3
    Kıdemli Üye
    sinir kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    22 08 2006
    Mesajlar
    2958

    Varsayılan

    bal ye bal... iyi gelir

  4. #4
    Üye
    gunes73 kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    18 08 2006
    Mesajlar
    211

    Varsayılan



  5. #5
    Kıdemli Üye
    sinir kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    22 08 2006
    Mesajlar
    2958

    Varsayılan

    ya da balli sut... dimi ama

  6. #6
    Kıdemli Üye
    kwerime kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    24 05 2005
    Konum
    Amerika
    Mesajlar
    560

    Varsayılan


  7. #7
    Üye
    WETCAN kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    16 10 2006
    Mesajlar
    99

    Varsayılan

    quote:Originally posted by: gunes73
    Beynimizin niçin tamamını kullanamıyoruz?



    Beynimiz yaklaşık 10-12 milyar arası nöron (sinir hücresi) içerir. Ancak bilindiği üzere beynimizin çok düşük bir yüzdesini kullanırız. Bunun nedeni aslında, olgun haldeki sinir hücrelerinin (yani bilgi depolayan nöronların) kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini yitirmiş olmalarıdır. Yürütülen bilimsel çalışmalar olgun sinir hücrelerinin kendilerini yenileyebilmeleri üzerinde önemli gelişmeler kaydettiyse de, bu yenileme oldukça yavaş ve sınırlı miktarlarda gerçekleşmektedir.

    Beynimiz, yaşamımız boyunca edindiğimiz bilgileri depolar. Kazanılan her yeni bilgi, sinir hücrelerine işlenir ve buradaki birçok diğer sinir hücresi ile gerekli sinir bağlantılarının kurulması şekli ile depolanır. Günlük olağan işlevleri yerine getirebilmemiz, öğrenilen her yeni bilgiyi etkin bir şekilde kullanabilmemiz ve olaylar arasında bağlantı kurarak yorum yapabilmemiz, bu depolanmış veriler ve oluşturulmuş sinir hücresi bağlantıları sayesinde gerçekleşir. Normal yaşlanma süreci içerisinde, beyin hücrelerimiz de yaşlanır ve zamanla hücre ölümleri gerçekleşir. Herhangi bir darbe veya hastalık durumunda da beyin hücrelerimizin önemli bir bölümünü kaybedebiliriz. İşte bu gibi durumlarda, önemli kabul edilen bilgilerin yeni sinir hücrelerine aktarılması ve yeni sinir bağlantılarının kurulması gerekir. Bu işlem sırasında da beyin, kullanılmayan ve bir nevi yedek görevinde olan sinir hücrelerini kullanır. Yine benzer şekilde, her yeni öğrenme durumunda da yeni sinir hücreleri kullanılır ve gerekli bağlantılar oluşturulur. Sinir sisteminin dinlenme durumunda olduğu uyku süreci, bu aktarımların yapıldığı ve bağlantıların kurulduğu en önemli aşamadır. Bu nedenle, düzenli uyku alışkanlığı, sinir sisteminin en verimli şekilde çalışması üzerinde oldukça etkilidir.

    Kısacası, eğer beynimizin büyük bir yüzdesini (veya %100'ünü) kullanıyor olsaydık belki bu evrendeki en zeki canlılar olabilirdik. Ancak hiç şüphesiz, en kısa verimli yaşam süresine sahip canlılardan birisi de bizler olurduk.



    Deniz Candaş

    Bilgi paylasimi icin tesekkurler, hep kafama takilirdi

  8. #8
    Kıdemli Üye
    crespo kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    10 02 2004
    Mesajlar
    1278

    Varsayılan

    Bende 16 da 1 i diye duymustum...16 da 2 sini kullananlar dahilermis...

  9. #9
    Kıdemli Üye
    olmakyadaolmamak kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    10 04 2006
    Mesajlar
    1626

    Varsayılan

    bu soru aynen
    uzayin neden tamamini kullanamiyoruza benzemis!

  10. #10
    Kıdemli Üye
    sevketc kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    04 10 2004
    Mesajlar
    1754

    Varsayılan

    Gecenlerde okudugum bir makalede anlatilana gore
    bugune kadar bilindigi sekli ile olen beyin hucrelerinin yenisinin olusmadigi dusuncesinin dogru olmadigi gozlenmis.

    Bir baska bilgi daha var ve maalesef cok uzucu erkekler icin.
    Kadin beyni ile erkek beyni karsilastirildiginda beynin sol ve sag loblari arasindaki baglantilarin kadinda cok daha fazla oldugu gorulmus.
    Bu da iki beyinin ozelliklerini ortak kullanma becerisinin kadinda daha yuksek oldugunu anatomik olarak ispatliyor.
    Erkek ya zekasini ya da sanatsal kisiligini kullanirken ornegin , kadin her ikisinde de basarili olabildigi icin bir adim one cikabiliyor.
    Dahilerin de en onemli ozelligi beynin bu her iki lobunu da kullanabilme becerisidir derler.
    Belki de kadinin Annelik gorevi genetik olarak bu yetenegi de gerektirmis ki evrim ona bu ozellikleri saglamis. Kimbilir.

    Daha da kotusu yaslilikla beraber kadin beyninde her iki lob tan esit oranda kayip yasanirken erkek sadece zeka islevlerini kaybediyor.
    Boylece erkek yaslandikca diger lobun etkisi altina daha fazla girip asiri duygusal olmaya basliyor.....

    Ozetle kadinlar bir adim onde.

    Sevket



  11. #11
    Üye
    pimpirik kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    10 11 2008
    Mesajlar
    65

    Varsayılan

    Ballı süt demek.. oda güzel başka bi karışım olmaz mı peki: muz falan

  12. #12
    Kıdemli Üye
    DeliKasif kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 05 2004
    Mesajlar
    8809

    Varsayılan

    olanı verimli kullansak da yeter.. önemli olan çokluk değil kalite. gerçi çokluğun, miktarın kalite, nitelik doğurabileceğine dair görüşler de var, ama ikisi tamamen ayrı düşünülmeli. yani miktar ve kalite arasındaki ilişki karşılıklı değil.

    Herneyse.... %3'le, ortalamanın çok çok üstüne rahatça çıkabilirsiniz, pek çoğumuz istikarlı çalışmanın belirli bir aşamada mutlaka ve mutlaka ustalık, kendini aşma hissini vereceğini, ve bu hissin sadece bir algı değil, gerçeğin yansıması olduğunu bilmez, hayatı boyunca hiç tatmamıştır, ve habersiz bir şekilde göçer gider. Bu yüzden çoğumuz hiçbir zaman inadına, direnerek, kısacası azimle bir işe sarılmayız; getirisinden habersiz olunca kasmanın faydasız olacağına olan inançtan kaynaklanıyor bu, özü, bilinçsiz tembellik.
    Adaletsizliği önleyecek gücümüz olmayabilir,
    ama adaletsizliğe itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamalıdır.
    -Elie Wiesel

  13. #13
    Üye
    housemd kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 08 2008
    Mesajlar
    433

    Varsayılan

    Beynimizin %100ünü kullanırsak o zaman çevremizdeki bize göre akılsız %3 beynini kullanan insanlarla nasıl anlaşcaz.Ben şimdiden çoğuyla iletişimde ve anlaşmada zorluk çekiyorum.Demek %100ünü kullansam ne olcak.

  14. #14

    Varsayılan

    Beyin acik havada ve ayaktayken daha iyi calisir.
    Onemli kararlarinizi acik havada yururken alin.
    >
    Beyin orneklerle akil yurutur.
    Kararsiz kaldiginiz bir durumda
    Ataturk benim yerimde olsaydi ne yapardi? diye dusunun.
    >
    Yabanci bir dil ogrenme ve ezber beyni guclendirir.
    Her gun birkac yeni kelime ogrenin ve kullanin.
    >
    Zihinsel jimnastik yapin.
    Bunun icin basta Sudoku olmak ve bulmaca ve satranc gibi oyunlari kullanabilirsiniz.
    >
    Zihinsel rutinlerinizi kirin.
    Bazen telefonu sol elinizde tutun, cantanizi diger elinizde tasiyin, evinize baska bir yoldan gidin.
    >
    Zihinsel zevklerinizi zenginlestirmek icin her gun mutlaka iyi bir ozdeyis
    kitabindan, birkac cumle okuyun. Guzel bir resme bakin.
    Sevdiginiz bir muzigi gozleri kapali dinleyin.
    >
    Bir konu hakkinda dusunurken,
    nasil dusundugunuzu de gozlemleyin.
    Dusunmek uzerine dusunmek,
    dusunce kalitesini artirir.
    >
    iyi bir uyku
    kaliteli bir beynin temelidir.
    24 saati gecen uykusuzluk
    sarhosluga benzer bir sekilde
    beyin fonksiyonlarini
    etkilemektedir.
    >
    Bol ve temiz birinci el
    oksijen beyin icin cok onemlidir.
    Beyin vucuda alinan oksijenin
    dortte birini tek basina tuketir.
    >
    Farkli dusunme tarzlari
    beyni gelistirir.
    Cocuklar ve hayvanlarla
    daha fazla vakit gecirin.
    Sizden farkli dusunen
    insanlarla konusun.
    >
    Kullanilmayan organ korelir.
    Surekli TV seyrederek beyninizi
    dusuk viteste calistirmayin.
    Beyninizin sinirlarini zorlamayan
    etkinlikler, beyninizi gelistirmez.
    >
    Beyin diyeti yapin. Beynimiz
    garbage in garbage out
    ilkesine gore calisir.
    Yani beninize cop girerse,
    beyninizden cop cikar.
    Beyninizi neyle beslediginize,
    midenizi neyle beslediginiz kadar
    dikkat edin.
    >
    Kafanizda en cok neyi dusunurseniz,
    hayatinizda onu cogaltirsiniz.
    Gunde aklimizdan 60 bin ile 80 bin
    arasi dusunce gecer. Bu dusunceler ne hakkinda?
    >
    Beynimiz kendisinin nasil calistigi
    hakkindaki bilgi ve inanclarina gore calisir.
    Beynin calismasi hakkinda yanlis bilgilere sahip
    oldugumuzda,beynimiz de yanlis calisir.


    Mumin Sekman'in kitabindan alintidir arkadaslar.

  15. #15
    Kıdemli Üye
    DeliKasif kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 05 2004
    Mesajlar
    8809

    Varsayılan

    İşin bir de toplumla alakalı nedenleri var galiba,

    sana sürekli düşünmemen, boyun eğmen, itaat etmen telkin ediliyorsa;

    Hatta aile büyükleri, yakınlar, birtakım yetkili kişi ve kuruluşlar seni suskun ve itaatkar öküzler olarak görüyorsa,

    Ancak bahsettiğim bu yukardakiler ya da kutsal sınıf dışında kalan insanlarla, yani kendi türünle arandaki ilişkilerde her türlü sahtekarlık ve onursuzluk mübah kılınıyorsa,

    uyanıklık, arkadan iki puan almaca v.s. tarzı kurnazlıklar seni toplum gözünde işini bilen, hatta akıllı biri yapıyorsa,

    Ve senin aslında bildiğin, ama bu sınıfın nimetlerinden faydalanmak adına, bile bile, ne olduğunu bilerek, sana din diye yutturulan ve İslamiyetle alakası olmayan o amerikalının, ingilizin, tuvalet kağıdına ...kuyla yazdığı, yobazoğlu yobaz dini, seni gönüllü öküz haline getirdiyse,

    beyninin tamamını kullanamazsın tabi,

    kullandığın kısmının yarısı belaltına, kalanı da sahtekarlığa çalışır. Çok küçük bir yüzde, kaldıysa hala saf ve aklı başında, vicdanın olur, hergün seni yargılar ve infaz eder,

    ama senin umrunda olmaz, olamaz, çünkü basmaz o kafa.
    Adaletsizliği önleyecek gücümüz olmayabilir,
    ama adaletsizliğe itiraz etmeyi beceremeyeceğimiz bir zaman asla olmamalıdır.
    -Elie Wiesel


 
Toplam 2 sayfada 1 12 SonSon

Bookmarks

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Cevap yazamazsınız
  • Mesaj yazamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •