Toplam 34 sayfada 32 İlkİlk ... 223031323334 SonSon
498 sonuçtan 466 --- 480 arası gösteriliyor
  1. #466
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

    Varsayılan


    PATATES ÇİÇEĞİNİN ŞAŞIRTAN GÜZELLİĞİ...

    İHA - Patatesin kısa ömürlü olan çiçeğinin ayrı bir güzelliği bulunuyor. Kar beyazı rengi olan patates çiçeğinin, göbek kısmındaki sarı renkli henüz olgunlaşmamış tohumu ise çiçeğin içerisine sanki insan eli ile yerleştirilmiş küçük bir mısıra benziyor. 15-20 gün gibi kısa ömürlü olan bu güzelliği görmek için bir yıl daha beklemek gerekiyor.

  2. #467

  3. #468
    Kıdemli Üye
    Sansli kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    16 09 2001
    Mesajlar
    2913

    Varsayılan


    En iyi bahçıvanı Charles seçecek

    İngiltere Veliaht Prensi Charles, ünlü yarışma programı Çırak'ın çevreci versiyonunda jüri olacak. Organik tarıma verdiği desteği her fırsatta ifade eden Charles, televizyon programında en iyi bahçıvanı seçecek. Çıraklar, kraliyet mülkü olan Mey Kalesi'nin bahçesinde bir yıl teknik eğitim görecek. Prens, yıl sonunda toprağı en iyi işleyen bahçıvanı yarışmanın birincisi ilan edecek.

  4. #469
    Kıdemli Üye
    Sansli kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    16 09 2001
    Mesajlar
    2913

    Varsayılan


    Bugünden yarınlara bir bahçe



    Hala bir tatil planınız yoksa belki aşağıda anlatacaklarımız ilginizi çekebilir. Olimpos- Çıralı gibi dünyanın dört bir yanından turist çeken doğa harikası bir mekanda bir yandan tatil yapıp bir yandan da yaratılmaya çalışılan Akdeniz Bahçesi'ne katkıda bulunabilirsiniz. Üstelik adınıza 'dikili' bir bitkiniz bile olabilir.


    Flora Akdeniz Bahçesi'nin 'mimarları' Ayşe ve Selehattin Kalıpçı. Çiftin 1993 yılında Çıralı'da Flora Pansiyon maceralarının başlangıcından bu yana hayalini kurduğu Akdeniz Flora Bahçesi projesi 2006 başından bu yana hayata geçmeye başladı.

    Akdeniz'in doğasında yetişen yerel ve egzotik bitkileri içeren, organik tarım ve eko turizm uygulamalarının gerçekleşeceği bir mekan olması amaçlanan Akdeniz Flora Bahçesi için Yıldız Teknik Üniversitesi ile mekan tasarımı ve uygulaması konusunda çalışmalar sürdürülüyor. Botanik Bahçeleri Birligi ile de bahçenin resmi statüsü ve veri tabanı oluşturulması konusunda işbirliği yapılıyor.

    Projeyi bu aşamaya kadar getiren Kalıpçı çifti şimdi gönüllüllülerin yardımını bekliyor.

    Türkiye'nin ilk çok katılımlı özel girişim botanik bahçesi hayalinin gerçeğe dönüşebilmesi için her tür yardıma açık Kalıpçı çifti. Dileyen yapacağı bağışlarla bahçenin tamamlanmasına katkıda bulunabilir. Dileyen de Çıralı'ya giderek bir yandan tatilini yaparken bir yandan da gönüllü olarak bahçe için çalışabilir.

    Ayşe ve Selahattin Kalıpçı, gönüllülerin her biri adına bir bitki dikecek ve projeye emek harcayanlara bahçe destekçisi kartı gönderecek.

    Akdeniz Flora Bahçesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için
    www.olymposflora.com

    Yardım için
    A. Selahattin Kalıpçı
    Hesap no:6697753
    Garanti Bankası Kemer Şubesi (352)

  5. #470
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

    Varsayılan


    Evinizde çiçek yetiştirirken zehirlenmeyin!

    Evlerin salonlarından yatak odalarına kadar giren bitkilerin insanların sağlığı açısından tehlike oluşturabildiği bildirildi. Türkiye'de de son yıllarda evlerin yurtdışından gelen değişik salon bitkileriyle süslenmeye başlanmasıyla bu riskin daha da arttığı kaydedildi.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, ABD'de her yıl 100 bin kişinin bitkilere bağlı zehirlenme nedeniyle hastanelere başvurduğunu belirterek, Her 100 zehirlenme olayının 3-4'ünün nedeni bitkiler. Bunların büyük bir kısmı zehirlenmeye sebep olabilen bitkilerdir. Bu bitkilere bağlı olarak pek çok zehirlenme olayı bulunmaktadır. diye konuştu.

    Yaprakları, çiçekleri, meyveleri ile oldukça güzel olan bu bitkilerin çocukların ilgisini çektiğini belirten Yorulmaz, çocukların bu bitkilere dokunmaları, çiçeklerini, yapraklarını, meyvelerini koparmaları ve yemeleri sonucu zehirlenme olaylarının yaşandığını söyledi. Zehirlenme açısından 6 yaşından küçük çocukların daha büyük tehlike altında olduğunu bildiren Yorulmaz, bu yaşlarda çocukların her şeyi merak ettiğini ve buldukları şeyleri ağızlarına attıklarını belirtti. Çiçek satın alırken görünüşü ile birlikte zehirli olup olmadığına da dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Yorulmaz, zehirli bitkilerin bulunduğu mekânlarda çocukların mümkün olduğunca yalnız ve arkadaşlarıyla birlikte bırakılmamaları gerektiğini ifade etti. Zehirli bitkilerin kurumuş yaprakları, kırılan dalları çıplak elle değil eldivenle tutularak temizlenmelidir. uyarısında bulunan Faruk Yorulmaz, bu noktada çuha çiçeği, siklamen, Atatürk çiçeği, kroton, süs bitkileri, açelya, sarmaşık, klivya, zakkum, difenbahya ve filodendrona dikkati çekti.

    Açelya bitki yapraklarının yenmesi ile insanda bulantı, kusma, baş dönmesi, kaşıntı ve ishal gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

    Zakkum yapraklarının yenmesi ile kalp atışlarında düzensizlik, baş dönmesi, kusma ve görme bozukluğu biçiminde bir zehirlenme ortaya çıkar. Fazlası ölüme yol açar.

    Duvarları süsleyen sarmaşık, en fazla rağbet gören hediyelik çiçek. Meyve ve bilhassa tohumları zehirlidir. Bitkinin değişik kısımlarına temas edildiğinde deri iltihabı meydana gelir.


  6. #471
    Kıdemli Üye
    Sansli kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    16 09 2001
    Mesajlar
    2913

    Varsayılan


    Meyvenin artık saksıda yetişeni makbul

    Sebzelerden sonra birkaç yıldır büyük ilgi görmeye başlayan 'saksıda meyve'lerde yok yok! Dut, kayısı, ceviz, portakal, vişne, limon, mandalina gibi tam 60 çeşit meyveyi, evinizdeki bir saksıda yetiştirerek dalından koparıp afiyetle yiyebilirsiniz...
    Çarşıdan pazardan aldığımız ürünlerin hormonlu olup olmadığı tartışıladursun, son zamanlarda büyük ilgi gören 'saksıda meyve' uygulamasıyla bu tartışmalardan ırak olabilirsiniz! Bir ara oldukça yayılan saksıda, salatalık ve Arnavut biberi yetiştirme hobisi (hatta bu sebzeleri saksılarıyla birlikte soframıza konuk etme hobisi), şimdilerde yerini meyvelere bırakmış durumda. Çok uygun fiyatlara alabileceğiniz elma, şeftali, vişne, ayva, erik, ceviz gibi tam 60 çeşit meyve fidanını, evinizin bir köşesinde süs objesi olarak kullanabileceğiniz gibi, istediğiniz an dalından koparıp yiyebilirsiniz de.

    Saksıda meyve üreticisi Fidan Botanic Garden Genel Müdürü Muhammet Şirin, saksıda yetişen meyvelerin; ağaçta yetişen meyvelerden tat ve vitamin olarak hiçbir eksiğinin bulunmadığını ve son zamanlarda büyük ilgi gördüğünü söylüyor. Saksıda meyveye en büyük ilginin Anadolu'dan geldiğini ifade eden Şirin, bunun sebebini; İstanbul'da oturanların bu meyveleri memleketlerine ***ürerek orada bahçelerine ekmeleri olarak açıklıyor.

    İlk yıl, saksıdan iyi meyve alınamadığını söyleyen Şirin, Bu meyveleri satın alan insanlar zaten bunu önemsemiyor. İnsan balkondan elma, domates koparınca kendini mutlu hissediyor. Bir gidip pazardan 3-5 kilo domates almak var, bir de dalından 1 tane de olsa domates koparmak var. İnsanlar bu duygusal sevimliliği arıyorlar. Bu ürünleri tercih edenler nostalji olsun diye alıyorlar. diyor.

    Saksıda meyveler, ilk yıl herhangi bir kırılmaya karşı yanına dikilen çubukla hayata tutunmaya çalışıyor. İlk yıl bu süreçte geçtiği için meyve verememe durumları da var; fakat aşılı olduklarından yüzde 90 oranında meyve veriyorlar. İkinci yıl kendini toplayan meyve daha bol meyve veriyor. İyi bir bakım olduğu müddetçe 30 yıl kadar maksimum meyve alabiliyorsunuz.

    Muhammet Şirin satılan meyvelerin sertifikalı olup olmadığının da kontrol edilmesini öneriyor ve ekliyor: Bizim meyvelerimiz sertifikalı, sokakta satılanlar gibi değil. Onlardan gidip mürdün eriği fidanı alırsınız, dallanıp budaklandığında bir bakarsınız ki papaz eriği. Bizde böyle sürprizler olmaz!

    Şirin, saksıda meyvelerin yanı sıra son zamanlarda şehir hayatında bodur ağaçların da rağbet gördüğünü dile getiriyor. Genellikle; apartmanlarının ya da villalarının önünde küçük bahçeleri olan kesimin, bodur ağaçlara ilgi gösterdiğini dile getiren Şirin, bunun sebebini bodur meyvenin fazla büyüme yapmadığı için bahçeyi kapatmamasına bağlıyor.


    Saksıda meyve yetiştirmenin ipuçları

    * Ciddi bir beslenme süreci gerekli. Her türün kendine özgü bakım şekli olduğu için buna dikkat edilmeli.

    * Her yıl toprak takviyesi yapılmalı.

    * Alınacak meyve fidanının türüne göre suni gübre verilmeli.

    * Her mevsimde o döneme uygun gübre verilmeli.

    * Az su verildiğinde köklerinin kuruduğu, çok su verildiğinde ise kök çürümesi oluştuğu unutulmamalı.


    Saksıda meyvenin bakımı her ne kadar zahmetli görünüyor olsa da, bu zahmet satın aldığınızda teknik elemanlar tarafından giderilmeye çalışılıyor.

  7. #472
    Kıdemli Üye
    Sansli kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    16 09 2001
    Mesajlar
    2913

    Varsayılan


    Minyatür portakala rağbet

    Bodur bir turunçgil çeşidi olan ve her biri yaklaşık 10 gram gelen Kamkat portakalının, içerdiği yüksek C vitaminiyle gribi önlediği için vatandaşlar tarafından büyük rağbet gördüğü bildirildi.

    Mersin'in Tarsus ilçesinde Kamkat portakalının üretim ve pazarlamasını yapan Verda Başer, bodur bir turunçgil çeşidi olan kamkatın geçmişte yaygın olarak süs amaçlı yetiştirildiğini, ancak son yıllarda keşfedilmeye başlanan zengin C vitamini özelliği nedeniyle kabuğuyla birlikte yenilerek tüketildiğini söyledi.

    Yaklaşık 70 santimetre boyundaki 200'e yakın kamkat ağacı yetiştirdiğini belirten Başer, her ağaçta yaklaşık bir kilogram ürün elde ettiğini ifade etti.

    Başer, kamkatın evlerde ya da bahçelerde rahatlıkla yetiştirilebileceğini, içerdiği yüksek C vitamininin gribi önlemesi dolayısıyla vatandaşların ilgisini çektiğini söyledi.

  8. #473
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

    Varsayılan


    Dev çiçeğin DNA'sı çıkarıldı
    http://www.ntvmsnbc.com/news/396587.asp

    Bilim insanları dünyanın en büyük çiçek familyasının botanik haritasını çıkardı.

    LONDRA - Güneydoğu Asya'da bulunan 1 metre genişliğinde ve 7 kilogram ağırlığındaki kırmızı Rafflesiaceae bitkisi dünyanın en büyük çiçeklerinden biri kabul ediliyor. Çiçek yaklaşık 200 yıl önce keşfedilmesinden bu yana, farklı özellikleriyle bilim insanları için bir muammaydı. Rafflesiaceae çiçeğinin kökü, yaprağı ve dalı yok.

    Güneydoğu Asya'nın yağmur ormanlarında bulunan Rafflesiaceae çiçeğinin DNA'sını çıkaran botanik bilimciler, çiçeğin 50 üyeli bir familyanın parçası olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, Rafflesiaceae çiçeği Euphorbiaceae familyasına ait. Bu familyaya ait bitkilerin tümü küçük çiçeklere sahip.

    YAPRAKLARI MİLYONLARCA YIL İÇİNDE BÜYÜDÜ
    Araştırmayı yürüten Harvard Üniversitesi uzmanı Charles Davis, Rafflesiaceae çiçeğini 'Dünya dışından' sözleriyle tanımlıyor. David'e göre, Rafflesiaceae çiçeğinin üyesi olduğu familyadaki diğer bitkilerin küçük çiçek açması büyük bir sürpriz

    Botanik uzmanları, Rafflesiaceae ilk kez 46 milyon yıl önce çiçek açmaya başladı ve çiçek evrim geçirerek hızla büyüdü. Rafflesiaceae ilk açtığında çiçeği sadece 2mm uzunluğundaydı. Milyonlarca yıl için Rafflesiaceae çiçeği büyüdü ve bundan sonra da büyümeye devam edecek.

    POLENLERİ SİNEKLER TAŞIYOR
    Rafflesiaceae çiçeği, tropik yağmur ormanlarında kuytu bölgelerde yaşıyor, geniş yapraklarını açarak kokusunu salıyor ve sineklerin gelip polenlerini taşımasını sağlıyor. Rafflesiaceae çiçeğinin kokusu insanlara hoş gelen bir koku salgılamıyor, diğer çiçekler gibi sinekler yoluyla polenlerini dağıtıyor.

  9. #474
    Yeni Üye
    yesilarzu kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    15 01 2007
    Mesajlar
    20

    Varsayılan

    . Oganik çöplerin işlenmesi nedir? 2. Neleri organik olarak işleyebiliriz?
    3. İlk defada organik çöpleri işlemenizin başarılı olabilmesi için gereken 5 aşama
    4. Problemler ve çözümleri 5. Kesilmiş çimenleri de organik çöp olarak işleyebilirmiyiz? 6. Mutfak atıklarını organik çöp olarak işleyebilirmiyiz?
    7. Ne tür bir organik çöp işleme kutusu seçilmelidir? 8. İşlenen organik çöplerin doğru kullanımı 9. Bahçede organik çöplerin yayılması tekniği
    10. Tamamlayıcı bilgiler 11. Ana Sayfa

    6. Mutfak atıklarını organik çöp olarak işleyebilirmiyiz?

    Mutfak atıklarını organik işleme tabi tutmak

    Mutfak atıklarını 'solucanlı dönüştürüm' tekniğiyle organik dönüştürme işlemine tabi tutmak kolay ve ilginçtir. Burada esasen et dahil yiyecek artığı karışımının organik dönüşümünü sağlayanlar kırmızı solucanlardır.

    Solucanlar mı? Hani şu küçük kırmızı parlak renkli hayvanlar var ya. İşte onlar her tür atığın dönüşüm işleminin vazgeçilmez uzmanlarıdır.

    Onlardan olgunlaşmış bir organik atık çöpünün içinde, mesela komşunuzda bulabilirsiniz. Başka bir çözüm: onları yere delicesine sevdikleri pişmiş kahve artığından biraz yere dökerek orayı tereddütsüzce istila etmelerini sağlayabilirsiniz.

    Onları basit sızdırmaz bir kaba koyun.

    1. Kabın altını karton parçaları, gazete kağıdı şeritleri ile döşeyin.

    2. Fazla ıslatmadan hafif bir nemlendirin böylece dönüştürücü işçileriniz için çok uygun bir ortamı hazırlamış oluyorsunuz.

    3. İki hafta sonra az miktarda, küçük parçalar halinde kesilmiş olarak, organik atıkları getirin. Kurtçukların (solucanların) sarsılmaz bir iştahı vardır: Hergün ağırlıklarına eşit miktarda yiyecek tüketirler.

    3 ay sonra yiyecek atıklarınız gübre olarak kullanıma hazırdır.

    Dönüştürme işi için kullanacağınız kabı nereye yerleştirmeli? Bahçeye, avluya, verandaya, mahzene olabilir... veya mutfağın bir köşesine. Kurtçuklar ne ne ışığı ne de kuru ortamları severler. Bu durumda sıcakta organik atığın içinde, verdiğiniz atıklarla kendilerine ziyafet çekerler, kaçma riskleri yoktur.

    Dikkat: Gerekli nem oranını bulundurmaya özen gösterin.

    Organik dönüşüm için ne tür bir kap seçilmeli?

    Piyasada sorunsuz olarak organik dönüşüm için kullanabileceğiniz kaplardan bulabilirsiniz. Onlar kendilerine ödenen parayı mutlak çıkartacaklardır. Ama para harcamadan da siz de kendinize uygun bir sistemi kullanılmayan levha şeklinde doğranmış tahta parçalarından, eski fıçılardan, bahçe çitlerinden, beton bloklardan veya plastik kovalardan elde edebilirsiniz.

    Sunu unutmayınız ki toprakta yaşayan mikro-organizmalar atığı istila etmek ve orada koloni yaratmak için oraya direkt ulaşma ihtiyaçlarındadırlar. Ayrıca su ve havaya da ihtiyaçları vardır.

    Kullanılan kabın şekli önemli değildir. Organik atıklarınızı başarıyla dönüştürmenizi sadece mikro-organizmalara sağladığınız iyi yaşam koşulları sağlarlar. Şu üç kuralı unutmayınız.

    1. Dönüşüm halindeki organik atıkların içinde yeteri kadar esmer ve yapılandırıcı madde atınız ki içerideki hava akımı hızlansın. 2. Nemlendiriniz ama sıkılmış bir süngerden fazla değil. 3. Organik atıklarınızı beslemek için yeşil ve nemli maddelerle esmer ve kuru maddeleri birbirine dengeli olarak atınız. Bu hayatidir bu yüzden bir kere daha tekrar ediyoruz.

  10. #475
    Yeni Üye
    yesilarzu kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    15 01 2007
    Mesajlar
    20

    Varsayılan

    3. İlk defada organik çöpleri işlemenizin başarılı olabilmesi için gereken 5 aşama

    Organik çöplerin ayrışmasını ilk defada başarıyla tamamlamak için 5 adım

    Toprak kurtları mantarlar ve bakteriler... Bu organizmalardan toprakta milyonlarca vardır. Atıkları da istila edip onlarla beslenirken onları ayrıştıran da onlardır.

    Organik çöplerinizi işlemeye sokarken onlara iyi yaşam şartları sağlamanız gerekir.

    · hava · su · ve değişik besinler

    En basit olarak: Sonbaharda: kuru yaprakları ve önceden kesilmiş veya öğütülmüş çalı çırpıyı stok yapın.

    İlkbaharda: işçileriniz için iyi yaşam koşulları yaratın.

    1. Topraktan atıklarınızı işlemeye gelen mikro organizmaların kolaylıkla atığınıza ulaşabilmeleri için atığınızın yerle temasını garanti altına alın.















    2. Eğer altı olmayan bir dönüşüm kompostörü (özel olarak bu organik çöpleri işlenmesi için yapılan kova) kullanmıyorsanız o zaman yerde yaşayan tarla farelerinin topraktan gelen aktif mikro-organizmalarla bir ziyafet çekmemesi için yere bir tel örgü serin.

    3. Çok önemlidir. Organik çöpünüzün içine hava giriş çıkışını kolaylaştırın. Bunun için daha en alt temelden başlarken, biriktirme işlemine yani organik çöpü koyduğunuz yerin en alt kısmına öğütülmüş dallar, saman gibi yapıcı maddeler kullanın.



    Soru: Organik Çöpü İşlemek için hızlandırıcı maddeler gereklimidir?

    Hayır. Bu maddeler yerine daha iyi ve bedava olan eski organik işleme uğramış çöpünüzden bir miktar, tane vermemiş ortie'ler (sap ve yapraklarında dıken olan bir tür bitki) veya consoude'lar (yaraların ve hemoraji'lerin iyileştirilmesinde kullanılan nemli yerlere alışkın bir ot) kullanabilirsiniz.





    Bütün yıl organik çöpünüze taşıdıklarınızı dengede tutmanız gerekir.

    Kötü sürprizlere engel olmak için yaş ve nemli atıklarla esmer ve kuru atıkları eşit tutmak gerekir.

    Yeşil ve nemli atıklar sararmış çiçekler, biçilmiş çim ve yiyecek artıklarıdır. Bunlar sizin için çalışan küçük mikro-organizma lara su ve besin sağlarlar. Kuru ve esmer atıklar ağaç tabiatında sert öğütülmüş dallar, kuru otlar, ve ölü yapraklardır. Bunlar organik çöpünüzün yapısal elemanlarıdır ki bunların yarattığı boşluklar çöpünüzün hava almasını sağlar. Organik çöpünüzün başarıyla doğaya tekrar kazanımı için 'yeşil ve nemli' atıklarla 'esmer ve kuru' atıklar arasında oluşacak denge bu işin can damarıdır.

    Sistematik olarak organik çöpleri işleyiniz.

    1. Bütün ilerlemesi boyunca organik çöp karışımınızı sıkılmış bir sünger gibi nemli tutun.

    2. Eğer organik çöp karışımı için bir fıçı kullanıyorsanız her depolamada bir boru yardımıyla havalandırmayı sağlayın.

    3. Sineklerin gelmesine engel olmak için çöpün üst kısmına daima kuru ve sert maddeler koyun.

    4. Daima çok kalın ve dirençli (bir cm. çapından fazla dallar) görünen dalları kesmeye ve öğütmeye özen gösterin.








    Havalandirma borusu yardimiyla organik copun havalandirilmasi







    2 ay sonra organik çöpünüzü ters yüz edin.

    Organik çöpünüzün içerdiği maddeleri iki ay sonra bir ters yüz edin. Bu kesin sonuçlanma sağlayıcı bir işlemdir. Bu sayede doğal işlemler dizisini hızladırmış olursunuz. Böylelikle maddelerin arasını açar, genişletir ve aralarında hava akımı sağlarsınız ki bu da gelebilecek kötü kokuları engeller.

    6 ay sonra organik çöpünüz kullanıma hazır hale gelmiştir.

    6 ay sonra organik çöpünüz olgunluk düzeyinin en yüksek noktasına varmıştır: tıpkı güzel karışımlı ne sert ne yumuşak olan, kullanıma hazır, hafif bir gübre gibidir.

  11. #476
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

    Varsayılan


    Krizantem olarak da adlandirilan çiçek hangisidir?

  12. #477
    Yeni Üye
    yesilarzu kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    15 01 2007
    Mesajlar
    20

    Varsayılan

    turkcesi mi?

    kasimpati mi?

  13. #478
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

  14. #479
    Kıdemli Üye
    Imbat kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    02 10 2003
    Mesajlar
    2726

    Varsayılan


    Dünyanın en büyük çiçeği sinekle besleniyor

    Dünyanın en büyük çiçeği olarak bilinen ve nadiren Güney Asya'daki yağmur ormanlarında bulunan Rafflesia'nın ömrü sadece 2 hafta.

    Sadece Endonezya'nın Sumatra ve Borneo Adaları ve Güney Tayland'daki Khao Sok Milli Parkı'nda görülen Rafflesia, kendiliğinden yerde açıyor. 1 metre genişliğe sahip olan ve 11 kilogram ağırlığa ulaşabilen Rafflesia, böcek ve sinek yiyerek besleniyor. Rafflesia, 2002 yılında Malezya'nın Kota Kanibalo kentindeki parkta 100 yıl aradan sonra açmıştı. Tohumu olmayan çiçek, ağaçların kökleri üzerinde parazit olarak yeterli ısı ve suyu bulunca oluşuyor. Bu yüzden çiçeğin görülmesi oldukça zor. Çiçek, Khao Sok'ta sadece ocak sonundan şubat ortasına kadar görülebiliyor.

  15. #480
    Kıdemli Üye
    NewYork01 kullanıcısının avatarı

    Giriş Tarihi
    19 05 2004
    Mesajlar
    1106

    Varsayılan

    Selam arkadaslar,
    Saksida biber,maydonoz,nane gibi bitkiler ekmek icin en uygun zaman hangisi,biraz havalarin isinmasinimi beklemem gerek?Ben Virginia'da yasiyorum,burda havalar biraz erken isinir ama su gunlerde gunesli ve soguk.Genelde baharda ekim yapilir diye biliyorum ama bu konuda cok da bilgim yok acikcasi.Ve dosyada da saksi bitkileri ile ilgili yeterli bilgi bulamadim.Bi de tohum fideye gore daha gec yetisiyor,ne yapmak gere?Hangisi daha iyi olur?Toprak hakkinda da cok bilgim yok.Aldigim toprak uygun mu degil mi bilmiyorum.Ben en iyis alt alta sorular yonelteyim eger bilen arkadaslar yantlarsa sevinirim.Cunku bu sene birseyler yetistirmeyi cok istiyorum.
    1.Biber,nane.maydonoz,domates icin en uygun toprak,ingilizcesini yazarsaniz sevinirim(Benim icin daha kolay olacak bulmasi),yoksa her turlu toprakta yetisebilir mi?

    2.Ne tur bir saksi olmali?(alti delik ya da tamamiyle kapali???)

    3.En uygun zaman?

    Simdiden yanitlar icin tesekkurler.


 
Toplam 34 sayfada 32 İlkİlk ... 223031323334 SonSon

Bookmarks

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Cevap yazamazsınız
  • Mesaj yazamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •