PDA

Tüm Versiyonu Göster : [BODY BUILDING (No PaiN,nO GaiN)..]



Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 [28]

tzoko
24 03 2009, 18:00
Arkadaşlar ilginiz için teşekkür ederim. Tavana sabitlenenlerden buldum 79 TL onu alcam.

Saircon
25 03 2009, 18:00
Runnerman,

Her programda yapilmasi gereken, donem donem degiskenlerle oynamaktir. 3x15 de iyi bir sistem, ozellikle yumusak dokulari hareket genisligine alistirmak, kas dayanikliligini gelistirmek, el tutus kuvvetinde dayaniklilik vb. Ancak bir sure sonra 8 tekrarlara da in derim dipste. 6 bence biraz fazla dusuk olur bu hareket icin ama 8 idealdir. Senin agirligindaki birisi icin zamanla 20-25 kilo ekleyebilecek duruma gelmeye calis.

Soya konusunda ise su sozu cok seviyorum:

Her gercek uc asamadan gecer. Once dalga gecilir. Sonra siddetle engel olunur. Son asamada tartismasiz asikar bir gercek kabul edilir.

Sana soya urunlerini deneyip de oyle yorum yapmani soyleyenler, acaba kendileri soyle bir ay boyunca adam akilli evde beslenmeyi denemisler mi merak ediyorum... Takviye konusuna bence sadece metabolik ya da biyolojik acidan bakmamak lazim. Bu mesele bence en az bir o kadar da psikolojik bir konu. Disaridan bir seye ihtiyaci olma konusu. Insanin kendi elindeki imkanlarin hicbir zaman yeterli olmayacagi konusu. Bunu kabul etmeyen bir zihniyete sen istedigin kadar arastirma, kitap, ornek olay goster, ulasamazsin.

Saircon
25 03 2009, 18:00
makinedeff,

Yanlis anladiysam beni duzelt. Senin bizlerin eger vucut gelistirme tecrubesi dusuk ise birisi kur yapmayi limitlere ulastiktan ya da en azindan yaklastiktan sonra dusunmesi onerimize katilmamanin nedeni, konustugun avrupali ya da amerikali sporcularin buna gerek duymamis olmasi mi? Eger tek gerekcen bu ise benim nacizane gorusum daha zengin kaynaklara ihtiyac var. Konustugun insanlari ne zamandir ve ne kadar iyi taniyorsun? Bunlardan kacta kaci sana ozel hayatlarini anlatabilecek seviyede yakinlar? Dahasi, onlari cok iyi taniyan insanlarla da konustun mu? Psikolojik olarak sinirlilik, kotumserlik, hatta intihar dusunceleri oup olmadigini biliyormusun? Saglik kontrollerini ne kadar sik yapiyorlarmis ve kan tahlilleri nasilmis? Hatta kan tahlilleri normal ciksa bile, karacigerin yuzde 70'i zarar gormus olabilecegini biliyorlar miymis?

Ayrica Amerika, acaba saglik, kuvvet ve adil sporculuk konularinda ornek alinacak bir devlet mi?

Saircon
25 03 2009, 18:00
En fazla yayin, en fazla kitap, en fazla arastirmaya sahip uke nasil oluyor da sismanlik siralamasinda da ayni zamanda en onde olabiliyor?

En saglikli ulke siralamasinda da ilk 30'a bile giremiyor.

Guc ve kuvvet sporlarinda (halter, gures, strongman vs) da Amerika balkan, Rus ve Dogu Almanlarin bilegini yine bukemiyor.

Yayin cikarmak baska sey, dogru seyi yapmak baska.

Eger bu foruma gelen seviyedeki insanlarin tek amaci balon gibi sismek olsaydi, soyledigine katilirdim. Ama eger goruntusune az da olsa yakin oranda kuvvet de istiyor ise bir okur, bence Amerika'nin yaptigini degil, Dogu'nun yaptigini yapmali. Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin. Daha kendisine en cok uyan egzersiz/dinlenme oranlarini bile bulmadan insanlar kurlere basliyorlar, bu cok yanlis.

Ben ayrica sporculuk demedim, Adil Sporculuk dedim. Daha gecen gun yine bir beyzbol oyuncusu steroid kullandigini 3 sene yalanla sakladigi icin gundeme geldi. Amerika her gun boyle sallaniyor, calkalaniyor sike ve yalan haberleriyle. Bu mudur adil sporculuk?

Amerikadaki izlenimlerinle ilgili de sunu ekleyecegim. Eger bahsettigin kisileri fiziksel ve psikolojik sagliklari acisindan yeterince tanimiyor isen, bu forumdaki insanlara herkes kullaniyor siz de kullanabilirsiniz gibi bir ifadede bulunman dogru olmaz. Ben bu sorumda hicbir imaj cizmeye calismadim, on yargi da vermedim. Kesin emin olmadigimiz yerlerde limitimizi bilmeliyiz demeye getirdim. Bu soruyu soran Trapez adli arkadasin, ya da herhangibir salon mudaviminin bu isi kariyer acisindan yapip yapmadigini bilemeyiz. O nedenle once kitlemizi tespit edelim, olanaklari gozden gecirelim, ondan sonra boyle bir ifadede bulunalim demek istedim.

makinedeff
25 03 2009, 18:00
quote:Originally posted by: Saircon
makinedeff,



Yanlis anladiysam beni duzelt. Senin bizlerin eger vucut gelistirme tecrubesi dusuk ise birisi kur yapmayi limitlere ulastiktan ya da en azindan yaklastiktan sonra dusunmesi onerimize katilmamanin nedeni, konustugun avrupali ya da amerikali sporcularin buna gerek duymamis olmasi mi? Eger tek gerekcen bu ise benim nacizane gorusum daha zengin kaynaklara ihtiyac var. Konustugun insanlari ne zamandir ve ne kadar iyi taniyorsun? Bunlardan kacta kaci sana ozel hayatlarini anlatabilecek seviyede yakinlar? Dahasi, onlari cok iyi taniyan insanlarla da konustun mu? Psikolojik olarak sinirlilik, kotumserlik, hatta intihar dusunceleri oup olmadigini biliyormusun? Saglik kontrollerini ne kadar sik yapiyorlarmis ve kan tahlilleri nasilmis? Hatta kan tahlilleri normal ciksa bile, karacigerin yuzde 70'i zarar gormus olabilecegini biliyorlar miymis?



Ayrica Amerika, acaba saglik, kuvvet ve adil sporculuk konularinda ornek alinacak bir devlet mi?

saircon, oncelikle en son soruna cevap vererek baslayayim degerlendirmeme; saglik, kuvvet, beslenme..vs... gibi alanlarda dunyada en fazla yazili ve gorsel kaynagin sunuldugu ulke abd dir, burada sirf bu islerle ilgilenmek adina bir cok enstitu kurulmus vaziyette. ya da daha basit bir ornek vererek yazdiklarimin saglamasini yapayim; bugun abd deki herhangi bir kitapciya gir aklina gelebilecek her konu uzerine kitap bulmayi birak dergi ble bulabilme sansin var. mesela kucuk bir ornek vereyim, 3 gun once buyuk bir kitapciya girdim, dergi bolumunde vucut gelistirme uzerine tam 11 dergi gordum, baslenme uzerine cok daha fazla yayin bulunmakta. konuyu farkli bir yere tasiyarak bir ornek daha vereyim sirf pipo uzerine, puro uzerine, masa tenisi uzerine cikan dergiler var, yani hayatin icinde bir kultur huvviyeti tasiyan herseye burada bir deger bicilmekte,daha sayisiz ornek vermek mumkun.

simdi burada akillarda su soru dogabilir; tamam bu kadar cok kaynak var, ama bu kaynaklarda yazanlarin gercektende bilimsel veriler oldugunu nasil anlayacagiz, guven duygumuzu nasil isleve sokacagiz... bu aslinda paranoyakca bir soru olur, bu sorulari cevaplayabilmek icin o yayinlari alip inceleyecek ve diger yayinlar ile bir karsilastirma yapip, bu karsilastirmalarin uzerine kendi arastirmalarinizida ekleyip bir sonuca varacaksiniz, ama cogumuzun bunlarla ilgilenecegi dusuncesinde degilim, o da ayri bir konu zaten.

sporculuk konusunda abd ornek alinabilecek bir ulkemi diye sormussun, bu biraz ironik bir soru olmus, eger bu spor vucut gelistirmeyse heralde bu soru havada kalan bir osru olacaktir, zira son 25 yilin mr.olympia sonuclarina ve diger yarisma sonuclarina bakarsak durumun netligi ortaya cikar.

yok eger genel bir spor anlayisi cercevesinde bu soruyu soruyorsan, abd ve avrupa daki spor anlayislarinin karakteristik farklarini su sekilde siralamak mumkun.

abd de tum sporlar bir marketing yaratma cabasi icindedirler, burada sponsorluklar, firmalar..vs.. belirleyici etkendir. abd de basketbol basta olmak uzere avrupa da takim sporu olarak kabul edilen bir cok spor bura da takim sporu gibi gorunsede aslinda gorunen ile olan sey ayni degildir, abd de takim icinde bireysellik anlayisi one cikar, her takimin bir yildizi olmak zorundadir, bu yildiz takimin marketing ihliyacini karsilar, takim icin deki oyuncular icin oncelik takimin basarisi degil kendi kisisel basarilaridir, yani once benim performansim ve basarim, sonra takimin sampiyonlugu mantigi hakimdir. bu dusunce dogal olarak marketing anlayisini besleyen bir anlayis olacaktir, firmalar takim icindeki oyunculara sponsor olurlar ve sponsor olduklari oyuncudan saha icin de bireysel yeteneklerini gostermesini, kimi zaman egoistlik yapmasini ve on plana cikmaya calismasini isterler, oyuncunun on plana cikmasi demek, o oyuncunun sponsoru olan firmanin imgesinin on plana cikmasi demektir. yani bir nevi simbiyoz beslenme durumu hakim. ve takim sporlari icinde ancak bu anlayista ki oyuncular kendilerine sponsor bulabilmektedirler. burada show devam etmeli anlayisi hakimdir. ve show bir takim isi degil, bir bireyselliktir. burada herhangi bir takim sporcusuna mac onrasi mikrofon uzatildiginda ona sorulan ilk soru kisisel performansidir, takimin genel performansi cok sorulmaz.
bireysel sporlara gelince zaten bunun uzerinde cok durmaya gerek yok, takim sporlari icindeki anlayis bu sekildeyse bireysel sporlar daki anlayisi tahlil etmek cok gerekli degil, sonucta kisisel basari durumuna indirgenilmis bir anlayis olmasi son derece normal.

avrupa daki spor anlayisina gelindiginde; en basta bireysel sporcu anlayisina bakalim, avrupa daki bireysel sporcu anlayisinda 3 siralamali bir olcut vardir; kisisel basari, milli duygular ve marketing. avrupali bir sporcu icin oncelik basaridir, diger yan sermayeler bu basarinin mumkun kilinmasiyla mumkun kilinabilecek durumlardir.

takim sporlarina gelince avrupa daki takim sporu anlayisinda aslolan kisinin degil takimin basarisidir, bir kolektivizm anlayisi hakimdir. takim icin deki oyuncular icin aslolan bireysel degil takimin butununun basarisidir, cunku avrupali bir sporcu kendini butunun bir parcasi olarak gorur ve algilar, bu algilmayi gercege burumenin yolu ise bu butunun ise yarayan bir parcasi olmak icin cabalamaktir. aslolan basari, takim duygusu ve sonrada marketingdir. bu anlayis ronesansin onemli yansimalarindan biridir, cunku avrupa daki spor anlayisinin profosyonel bir ivme kazandigi donemlerde onde tutulan degerler milli butunluk degerleridir. ve bu dogal olarak zman icinde toplumsal bir anlayis haline gelmistir. dikkat ederseniz avrupa da takim icinde cok bireysel davranan ve egoistlik yapan sporculara cok fazla iyimser bir tavir gosterilmez.

diger soruna gelince, kur konusun daki dusuncelerinize katilmama nedenim burada karsilastigim olgular degildir,burada yasamaya baslamadan oncede zaten bu anlayisi benimsiyordum, zira tr de tanidigim sampiyon sporcularinda gecmisleri bu sekilde, bu sporda bir kariyer dusunen kisiler ister tr de olsun, ister baska bir ulkede olsun kur isine kisa bir donem sonra basliyorlar, burada orduklerim bu dusuncelerimi daha da kuvvetlendirdi. tum limitler tuketildikten sonra kure baslanmali dusuncesi bu sporu sadece bir hoby olarak yapanklarin dusuncesidir, yoksa abd ve avrupa daki body anlayislarinin bu olmadigina emin olabilirsiniz.

bura daki sporculara gelince, 2 ayda bir saglik kontrolunden gecen, tr de gormenin cok zor oldugu antioksidanlar kullanan insanlar oldugunu belirtmem gerekmekte, bura daki cogu spor salonu bir saglik kurulusuyla anlasmalidir, burada bir spor salonuna basladiginda sana birgun verilir ve o gun o saglik merkezine gidip cok cuzzi bir rakama saglik taramasindan gecersin, bura daki anlayis tamamen profosyonellik uzrine kurulu, sadece sporda degil, hayatin her alaninda durum bu sekilde.

kiileri ne kadar iyi tanidgim, onlarin psikolojik durumlari,hayata dair beklentieri...vs... bunlar bizim palastigimiz ortak degere teget gecen durumlar degil, bizim uzerinde uzlastigimiz ve salondayken uzerinde en fazla durdugumuz konu dogal olarak spor, yani kisinin ozel yasami,sevgilisi ile sorunlari ..vs... bizim degerlendirmelerimizin saglikli olup olmadiginin olcutu bunlar olamaz,demek istedigin suysa; bu adamlar hayattan birsey beklemeyen, bir umudu olmayan, bir an once olumu arzulayan insanlardir..vs.. bu yuzden kur yapiyorlar, saglikli birer zihne sahip degiller.vs.. imaji cizmeye calisiyorsan buna sadece gulerim. bu insanlarin cogu duzenli olarak abd ici yarismalara katilan kisiler, simdi bu insanlara sen saglikli degilsin, senin kraciger bitmistir, senin kesin egosal sorunlarin var... vs.. seklinde bir yaklasim tarzini benimseyip yaklasirsan dogal olarak gulerler, inan bana hepsi ne yaptiginin son derece farkinda, duzenli olarak kontrolden egcen, hayatlarina deger veren, sadece body ile ugrasmayip onun yaninda bircok sosyal aktivite icinde olan kisiler... arkadaslar abd deki spor anlayisi ile tr yi karsilastirma yanilgisina dusmeyin, burada hayatin her alani profosyonel bir bakis cisiyla sistematize ediliyor, herkes ne yaptiginin farkinda, bu isin egitimini almis kisiler insanlarin yanibasinda onlara hizmet veriyorlar, evet boyle seyler tr icin biraz ironik. sus-primo kullandigini doktora soyle, doktor hemen sana bir olum fermani yzar, ama bura daki doktorlar sana bu sekilde yaklasmazlar. bunu bilimsel ve ortaligi velveleye ve endise verici bir ambiansa buruyerek yaklasmazlar. belirttigim gibi bura daki anlayis cok farkli.

daha yazacagim seyler mutlaka var, ama disari cikmak zorundayim, aksama yazima devam edecegim.

makinedeff
25 03 2009, 18:00
quote:Originally posted by: Saircon

En fazla yayin, en fazla kitap, en fazla arastirmaya sahip uke nasil oluyor da sismanlik siralamasinda da ayni zamanda en onde olabiliyor?

En saglikli ulke siralamasinda da ilk 30'a bile giremiyor.



Guc ve kuvvet sporlarinda (halter, gures, strongman vs) da Amerika balkan, Rus ve Dogu Almanlarin bilegini yine bukemiyor.



Yayin cikarmak baska sey, dogru seyi yapmak baska.


oncelikle su verdigin istatiklere deginelim. en saglikli ulke siralamasida ilk 30 a giremiyor ve sismanlik siralamasi; abd yasam tarzini enine boyuna incelersen, burada yasayan insanlarin rutin sorumluluklarina dair biraz arastirma yaparsan kafan da olusacak ilk fikir su olur; zaman ,burada hersey demektir. fastfood kulturu denilen anlayisin burada non stop tam devirde varligini devam ettirmesinin nedeni insanlarin zaman kazanmak ve daha cok calisabilmek adina aparatif yiyeceklere yonelmesidir. bunun sonucun dada dogal olarak buna endeksli bir beslenme kulturu ortaya cikiyor, bu kulturun yansimalari olarakta obez statusun de degerlendirilen insanlar turuyor. ama su varki artik durum tamamen devlet kontrolune alinmis durumda artik trans fat kullanimi yasak, ayrica sunu da belirtmek gerekiyor ki obez statusunde degerlendirebilecegimiz kisiler genelde dusuk gelir seviyesinde olan insanlar arasindan cikiyor, cunku bu insnlar daha fzla calisiyorlar,gun icinde en az 2 iste calisiyorlar ve dogal olarakta saglikli beslenebilme gibi bir sanslari olmuyor. ama belirttigim gibi suan icin fastfood tarzi yerler devlet kontrolu altinda, bir besin degerlendirme departmani var, artik trans fat olayi yok. ayrica birseyi daha belirtmekte fayda var ki abd de abartildigi kadar obez insan yok. saglikli beslenme kavramini mumkun kilan tek sey bunu istemek degildir, istenilen seye uygun olaraj sahip lunmasi gereken bazi onemli detaylar vardir, bura daki insanlarin cogu calismaktan firsat bulupta bunlari dusunebilecek konumda degiller. bir durum daha var ki spor salonlari full limitte calisiyor. yani insanlarda bir spor kulturu var, ve bu sadece salon sporlarina indirgenilmis degil, hafta sonlari insanlar doga sporlari yapmaya calisiyorlar.

En fazla yayin, en fazla kitap, en fazla arastirmaya sahip uke nasil oluyor da sismanlik siralamasinda da ayni zamanda en onde olabiliyor?

acikcasi sismanlik ile yayimlar arasinda kurmus oldugun bu ilinti dogru bir ilinti degil, cok fazla yayin olmasi, insanlari saglikli ve dengeli beslenmeye davet eden, bunlari oneren, spor yapmalarini oneren yayinlarin fazla olmasinin sonucunda toplumun bunlara tam anlamiyla adapte olmak gibi bir zorunlulugu yok, insanlar tam anlamiyla buna adapte olmak istemiyorlar diye bu yayinlara emek verip yayimlayan insanlarinda ''vay efendim yayimliyoruz ama insanlar bunlara uymuyorlar, biz size kustuk, bir daha yayinlamayacagiz'' seklinde bir karamsarlik icine dustuklerini hic sanmiyorum, sonucta bu yayimlar bu konuyla ilgilenen, saglikli yasamaya ve beslenmeye onem veren kisilerin devamli takip ettigi yayimlar. herkesin hayata karsi takindigi tavir farklidir, beklentileri farklidir, hayattan gormek istedikleri farklidir, biz istedigimiz kadar kendimizi yirtalim kendinde bir spor bilinci, saglikli beslenme bilinci tasimayan, hayatin farkli taraflarina adapte olmus bir adam icin bu yayinlarin bir anlami yok. herkes saglikli ve fit olmak zorundadir diyede bir kabul sozkonusu olmadigina gore yayimlar ile toplumun genel fiziksel goruntusu arasinda bir bagdasim kurulamaz. ayrica verilen istatikleri verirken karsinda 400 milyona yakin bir nufus sahip bir ulke oldugunuda gozardi edemezsin. 4 milyonluk norvecte saglikli bir toplum yaratabilme deneyimi ile 400 milyonluk abd de saglikli bir toplum yaratma deneyimi arasin daki uzlastirilamaz mantigida bir dusunmek, es gecmemek gerekmekte. ve kaldi ki burada 150 milletten insan yasiyor, bu insanlarin herbiri kendi kulturlarini beraberlerinde buraya tasiyorlar, yetistikleri kulturun yansimalarini hala devam ettiriyorlar, burada kimse kolay kolay kendi kulturunun yasam tarzinin disina cikmaz, ozellikle yemek konusunda toplumlarin bir tutuculugu vardir, yani abd yi baska ulkelerle bir kiyasa sokarken degerlendirme olcutlerinin hicbiri tam anlamiyla abd yi yansitamaz. ayrica en saglikli ulkeler listesinde ilk 30 a girememesi ilginc geldi bana, yeryuzunde en fazla yasayan innlar siralamasinda abd ye bir bakmanda fayda var, erkek ve kadin ortalama omurleri siralamasin da ilk 10 da olan bir ulkenin, saglik anlaminda ilk 30 a girememesi durumu ilginc geldi bana. ters izometri denilen sey bu olsa gerek.

Guc ve kuvvet sporlarinda (halter, gures, strongman vs) da Amerika balkan, Rus ve Dogu Almanlarin bilegini yine bukemiyor..

bu degerlendirme biraz komik kacmakta, guc ve kuvvet uzerine kurulu sporlari sadece halter,gures...vs.. indirgemek ve bu sporlari yapanlarin spor camiasinda en fazla steroid tuketen sporcular olduklarini bilmemek ilginc bir tablo cikarmis ortaya. toplumlarin spor kultrlarine baktiginda genel anlamda farkliliklar gorulur, dunyada en populer spor futbolken, genel anlamda da bu tarismasiz bir sekilde kabul edilirken danimarka da en populer sporun hentbol olmasi, litvanya da basketbol olmasi, isvec ve norvecte buz hokeyi olmasi..vs,.. ornekler cogaltilabilir. bu sporlarda guc ve dayaniklilik uzerine kuruludur, yeryuzunde hicbir spor yoktur ki, eger santranc, bilardo, bric..vs... bunlari bu klasman disinda ele alip degerlendirirsek guc uzerine kurulu olmayan hicbir spor dali yoktur. ve bunlardan cogu halter, gures,strongman..gibi guc sporu olarak algilanan, ama gunumuzde steroid tuketiminin bodyden sonra en fazla bu sporlarda oldugu dusunulurse, bunlar disinda kalan sporlarin bunlardan daha ahlaki bir guc anlayisini temsil ettigi gorulur, ki bu sporlarda bile steroid kullanimi oldugu malumunuzdur. yani bu anlamda degerlendirildiginde adil sporculuk denen kavrami yeniden degerlendirmek gerekecektir, bu degrelnedirme yapildiginda senin yazmis oldugun

Ben ayrica sporculuk demedim, Adil Sporculuk dedim. Daha gecen gun yine bir beyzbol oyuncusu steroid kullandigini 3 sene yalanla sakladigi icin gundeme geldi. Amerika her gun boyle sallaniyor, calkalaniyor sike ve yalan haberleriyle. Bu mudur adil sporculuk?

seklin deki degerlendirme pek fazla bir anlam ifade etmeyecektir. ozellikle ruslarin ve balkan ulkelerinin guc sporlarin da abd ye fark atmasi gibi bir durumu tasvip eder ve bundan memmuniyet duyar bir edayla degerlendireceksen biz bu adil sporculuk kavramini neresinden tartisacgiz, bana bir beyzbol oyuncusunun ornegini verip hani ahlak, hani adil sporcu anlayisi diyebilmen icin, rus ve balkan sporculara yonelik memuniyetinden vazgecmen gerek. ki buradan su sonuc cikar, eger guc sporlrinda avrupalilar abd lilere fark atiyorsa ve biz steroid kullaniminin en siklikta bu sporlarda oldugunu biliyorsak-ki biliyoruz, tarihte yasanmis onlarca deneyim bizi bu konuda dogrulamakta-, tum bunlar neticesinde abd li sporculari ahlak ve adil sporculuk anlayisi altinda degerlendrdigimizde rus ve balkan sporcularindan daha masumane lduklarinida kabul etmemiz gerekmekte. yanlis miyim? ani yamis oldugun degerlendirmenin ayaklari pek yere basmamakta.

ayrica bende sunu soruyorum, ben spor, saglik ve beslenme alaninda en fazla calismanin bura da yapildigini iddia ettim, buna hayirsa neye evet? yani bu konuda lokomotif abd degilse neresi? spor ve beslenme alaninda bilimsel makalelerin en fazla yazildigi, bunlari yayimlandigi, universitelerde en fazla kursuye sahip ulke hangisidir? belirttigim gibi, ornek alinip benimsenilmesi gereken ulke hangisi?


Yayin cikarmak baska sey, dogru seyi yapmak baska...
diye buyurmussun, burada kimse iskembei kubradan sallayip bilimsel icerikli bir yayin yayimlayamiyor, ayrica bilimde kabullenilen her dogru yanlislanilma potansiyeli tasir, yeryuzunde milyonlarca bilim adami ayni konuda ayni hemfikirlilige mi sahipler, elbette hayir. iste bu hemfikirsizlikten dolayi bilim kendini devamli bir devinimsel kumulatif bir yapi icinde tutabiliyor. hergun bir teze karsilik bir antitez sunuluyor. ayrica bilimde DOGRU denen bir kavram olmaz, bilmsel GERCEK olur. dogru tanrisal bir yaptirim ifadesidir. bilim dogruya ulasmaya calisirsa kendini yanlislar, bilim gercege ulasmaya calisir. ki gercek ve dogru asla ayni kavramlar degildir.

ayrica oncedende ayni soruyu sordum, gercegin olcutu nedir, hangi yayinlari ve bilim adamlarini onemsemeliyiz, bu yayinlar ve bilim adamlarinin istatigi tutuldugunda ve ulkelere gore dagilimlari yapildiginda ortaya nasil bir tablo cikmakta?
yine tekrarliyorum, bunlara hayirsa neye evet?

ayrica
Eger bu foruma gelen seviyedeki insanlarin tek amaci balon gibi sismek olsaydi, soyledigine katilirdim. Ama eger goruntusune az da olsa yakin oranda kuvvet de istiyor ise bir okur, bence Amerika'nin yaptigini degil, Dogu'nun yaptigini yapmali. Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin. Daha kendisine en cok uyan egzersiz/dinlenme oranlarini bile bulmadan insanlar kurlere basliyorlar, bu cok yanlis.

seklinde bir ifade daha var, balon olmak kavramini biraz acalim, niceliksel olarak bir balon neye benzer? dogulu sporcular ile abd li sporcular arasin da nasil bir nitelik ayrimndan yola cikarak dogulu sporcuyu onermektesin, aldigin olcut nedir? en fazla steroidin balkanlarda ve rusya da kullanildigini bilmeyen bir vatandas var mi? cok basit bir ornek, bulgaristana git ve sofya sokaklarinda bir dolas, orada gorduklerinden sonra baska bir sekilde tartisalim bu konuyu. ayrica bu dogulu sporcular grubuna giren ulkeler hangileri?

Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin.

eger bu yazdiklarinin dogulu sporcularin spor anlayislarinin dayandigi manifestoya ozel bir durum olarak algiliyorsan fena halde yanilmaktasin. bu genel bir manifesto anlayisi olup sadece dogulu sporcuya ozel bir kabul degildir. yani bu degerlendirme biraz kayfi ve zorlama olmus.

Amerikadaki izlenimlerinle ilgili de sunu ekleyecegim. Eger bahsettigin kisileri fiziksel ve psikolojik sagliklari acisindan yeterince tanimiyor isen, bu forumdaki insanlara herkes kullaniyor siz de kullanabilirsiniz gibi bir ifadede bulunman dogru olmaz.

ayrica boyle bir ifade daha var, kimse bana saglik raporunu getirip gostermiyor ve dogal olarak bende gostermiyorum. salon da aksamdan aksama birlikte calistiginiz insanlara saglik raporunu gormek istiyorum, sana dair her turlu durumu ogrenmek istiyorum, aile iliskin nasil, psikolojin nasil. eger kur yapiyorsan bunlari bilmam lazim seklinde komikce bir yaklaimda bulunursaniz bunun sonu tr de muhtemelen'' hadi hocam, sen biraz soyle uza, hava al gel'' seklinde bir puskurtme eylemine tabi kilinabilirsiniz. sonucta evlenecek bir bayan ya da erkek aramiyorsunuz, aranizda kac kisi salonda calistigi ve kur yapan insanin tam anlamiyla psikolojisini biliyor ya da bunu tahlil etmeye kalkisti ya da bunu ogrenmeyi kendine dert edindi. insanlar gozlemledikleri dissal sonuclara bakiyorlar, bu adam kur yapti boyle bir vucuda sahip oldu, demek ki bende kur yaparsam bende boyle biir vucuda sahip olurum seklinde, sadece dissal olarak gorulen uzerine bir begeninin etkisinde kalip bu sekilde bir bilincle kur olayina girmekteler. yani deterministce bir yaklasim var, ayni neden ayni sonucu dogurur mantigi bodynin dogasina aykiri bir tezdir. birak ayni kurun iki farkli inanda ayni sonuclari vermesini, ayni hareket bile ayni sonuclari vermeyebiliyor. bu anlamda ben aman sizde kur yapin, 3 oda bir salonda siz olun, sonra kendinizi kiraya verin.. seklinde bir oneride bulunmuyorum, ben bu sporda pro olmaya cabalayan, yarismalara giren, bu sporda kendine bir gelecek hedefleyen, yemesini, icmesini, uykusunu, sevgilisyle olan iliskisini..vs,,, bu ideale uygun bir sekilde programlayan aralarinda iranli, avusturyali, italyan, meksikali, portekizli, hintli,abd li..vs..olan kisilerin benimsedikleri anlayisi sizlerle paylasiyorum, ki bu anlayis bu isi bilenler icin tr dede boyledir, tr de bu isi kendine bir ideal yapip yarismalara katilan kisilerle konusma sansiniz olursa ve sizlerle bilgi paylasimi icerisine girirlerse yazdiklarima bezner bir tablo ile karsilasacaginizi simdiden belirtmeliyim. bu anlamda dogruluk sifati konuyu tam anlamiyla karsilamamakta. bu yazilanlar bir oneri degil, sadece bu spora dair bilincte barindirilan kabuller, ve bu kabullerin bu ise emek veren baska bilinclercede kabul gormesinin olusturdugu bir ortak anlayis, ve bu ortak anlayisin burada dile getirimi.

Saircon
26 03 2009, 18:00
Makinedeff:

oncelikle su verdigin istatiklere deginelim. en saglikli ulke siralamasida ilk 30 a giremiyor ve sismanlik siralamasi; abd yasam tarzini enine boyuna incelersen, burada yasayan insanlarin rutin sorumluluklarina dair biraz arastirma yaparsan kafan da olusacak ilk fikir su olur; zaman ,burada hersey demektir. fastfood kulturu denilen anlayisin burada non stop tam devirde varligini devam ettirmesinin nedeni insanlarin zaman kazanmak ve daha cok calisabilmek adina aparatif yiyeceklere yonelmesidir. bunun sonucun dada dogal olarak buna endeksli bir beslenme kulturu ortaya cikiyor, bu kulturun yansimalari olarakta obez statusun de degerlendirilen insanlar turuyor. ama su varki artik durum tamamen devlet kontrolune alinmis durumda artik trans fat kullanimi yasak, ayrica sunu da belirtmek gerekiyor ki obez statusunde degerlendirebilecegimiz kisiler genelde dusuk gelir seviyesinde olan insanlar arasindan cikiyor, cunku bu insnlar daha fzla calisiyorlar,gun icinde en az 2 iste calisiyorlar ve dogal olarakta saglikli beslenebilme gibi bir sanslari olmuyor. ama belirttigim gibi suan icin fastfood tarzi yerler devlet kontrolu altinda, bir besin degerlendirme departmani var, artik trans fat olayi yok. ayrica birseyi daha belirtmekte fayda var ki abd de abartildigi kadar obez insan yok. saglikli beslenme kavramini mumkun kilan tek sey bunu istemek degildir, istenilen seye uygun olaraj sahip lunmasi gereken bazi onemli detaylar vardir, bura daki insanlarin cogu calismaktan firsat bulupta bunlari dusunebilecek konumda degiller. bir durum daha var ki spor salonlari full limitte calisiyor. yani insanlarda bir spor kulturu var, ve bu sadece salon sporlarina indirgenilmis degil, hafta sonlari insanlar doga sporlari yapmaya calisiyorlar.

Ne kadar suredir Amerika'da yasiyorsun, ve ne kadar suredir saglik/fitness sektoru icindesin? Ben yaklasik 9 senedir burda yasiyorum ve bu sure zarfinda da hep saglik ve fitness uzerine gorev yaptim. Amerika cok degil bir 50 yil oncesinde hala modern ve gelismis ulke idi, hala teknolojik olarak ilerdeydi, ama saglik ve fitness duzeyleri bu kadar kotu degildi. O nedenle modern olma, sorumluluk alma, zamanin kisitli olmasi vs bunlar bahane. Ne yani, Japonya Amerika'dan az mi calisiyor ya da daha mi az modern? Ayrica istatistikleri bilmeden yorum yapmayalim, Amerika'da artik o kadar obez yok demissin. Hangi raporlara gore konusuyorsun bilmiyorum ama benim onumdeki raporlar her uc Amerikali'dan birisinin sisman oldugunu gosteriyor ve dunya siralamasinda da basi cektigini. Trans fat konusunu da hangi beslenme uzmanina sorarsan bir saka oldugunu sana soyler. Hukumetin kelime oyunlariyla halki bir diger kandirma yontemi, baska birsey degil. Bir yiyecege direkt olarak trans fat eklemenin kaldirilmasi demek, o yiyecegin hazirlanmasindaki islemlerde trans yag olusuma engel olmak demek degildir. Bir baska deyisle trans yag sadece ek madde olmaktan kadirildi, ama siz hangi bitkisel yagi isiyla islem gordururseniz, o yine trans yag haline gececektir. Paket urunlere soyle bir bakin, hemen hepsi nebati yaglarla retiliyor zaten. Siz siz olun, nebati yaglarin kullanildigi hicbir seyi yemeyin. (Soya fasulyesi yagi, canola yagi, aycicek yagi vs.) Neden zeytin yagiyla yapilmis tek bir paket yiyecek ya da cips yok? Pahali da ondan, sirkete girer de ondan :) Fakir kesimin daha sagliksiz oldugu konusuna gelince. Bu her zaman gecerli degil. Benim birlikte calistigim bircok Meksika uyruklu birkac iste calisan aile, disarida yemeyi karsilayamadigi icin restorana gitmek yerine evde pisiriyor yemeklerini. Disarida bir salataya 12 dolar verecegine, 1 dolara marul, 1 dolara domates, 1 dolara sogan ve 1 dolara limon alip ayni ogunu 5 dolarin altinda yemek mumkun. O nedenle zenginlik duzeyi bence gercek neden degil, duruma gore degisir.

acikcasi sismanlik ile yayimlar arasinda kurmus oldugun bu ilinti dogru bir ilinti degil, cok fazla yayin olmasi, insanlari saglikli ve dengeli beslenmeye davet eden, bunlari oneren, spor yapmalarini oneren yayinlarin fazla olmasinin sonucunda toplumun bunlara tam anlamiyla adapte olmak gibi bir zorunlulugu yok, insanlar tam anlamiyla buna adapte olmak istemiyorlar diye bu yayinlara emek verip yayimlayan insanlarinda ''vay efendim yayimliyoruz ama insanlar bunlara uymuyorlar, biz size kustuk, bir daha yayinlamayacagiz'' seklinde bir karamsarlik icine dustuklerini hic sanmiyorum, sonucta bu yayimlar bu konuyla ilgilenen, saglikli yasamaya ve beslenmeye onem veren kisilerin devamli takip ettigi yayimlar. herkesin hayata karsi takindigi tavir farklidir, beklentileri farklidir, hayattan gormek istedikleri farklidir, biz istedigimiz kadar kendimizi yirtalim kendinde bir spor bilinci, saglikli beslenme bilinci tasimayan, hayatin farkli taraflarina adapte olmus bir adam icin bu yayinlarin bir anlami yok. herkes saglikli ve fit olmak zorundadir diyede bir kabul sozkonusu olmadigina gore yayimlar ile toplumun genel fiziksel goruntusu arasinda bir bagdasim kurulamaz. ayrica verilen istatikleri verirken karsinda 400 milyona yakin bir nufus sahip bir ulke oldugunuda gozardi edemezsin. 4 milyonluk norvecte saglikli bir toplum yaratabilme deneyimi ile 400 milyonluk abd de saglikli bir toplum yaratma deneyimi arasin daki uzlastirilamaz mantigida bir dusunmek, es gecmemek gerekmekte. ve kaldi ki burada 150 milletten insan yasiyor, bu insanlarin herbiri kendi kulturlarini beraberlerinde buraya tasiyorlar, yetistikleri kulturun yansimalarini hala devam ettiriyorlar, burada kimse kolay kolay kendi kulturunun yasam tarzinin disina cikmaz, ozellikle yemek konusunda toplumlarin bir tutuculugu vardir, yani abd yi baska ulkelerle bir kiyasa sokarken degerlendirme olcutlerinin hicbiri tam anlamiyla abd yi yansitamaz. ayrica en saglikli ulkeler listesinde ilk 30 a girememesi ilginc geldi bana, yeryuzunde en fazla yasayan innlar siralamasinda abd ye bir bakmanda fayda var, erkek ve kadin ortalama omurleri siralamasin da ilk 10 da olan bir ulkenin, saglik anlaminda ilk 30 a girememesi durumu ilginc geldi bana. ters izometri denilen sey bu olsa gerek.

Ben herkes saglikli ya da fit olmak zorundadir diye bir yorumda bulunmadim, once onu duzeltelim. Ayrica bilimsel eser ve arastirma yogunluguyla saglik/fitness durumu arasinda bir iliski yakalama cabasinda da degilim. Bunu senin yaptigini hissettigimden yazdim. Cunku ben Amerika bu acidan ornek alinmasi gereken bir ulke degil dedigimde sen de bana orada herseyin nasil ilerlemis oldugundan, her konuya magazin/arastirma oldugundan vs bahsettin. Simdi de bu soylediginin tersini soyluyorsun. Yani aslinda ayni fikirdeyiz, uzun sozun kisasi su: Bir ulkenin saglik ve fitness arastirmalarinda on siralarda olmasi, onun bu konuyu gercekten anlayip uyguladigina ve o nedenle ornek alinacak bir ulke olduguna yorumlanamaz. Bu kisimda son olarak nufus yogunlugu/saglik durumu ile ilgili yorumuna deginecegim. Bu da bir bahane... Cin dunya nufusunun %20'sinden fazla nufusa sahip, ulkeler arasi saglik siralamasinda 13. sirada...

Mesajima sonra devam edecegim...

Saircon
27 03 2009, 18:00
Yanitima devam ediyorum:

Guc ve kuvvet sporlarinda (halter, gures, strongman vs) da Amerika balkan, Rus ve Dogu Almanlarin bilegini yine bukemiyor..

bu degerlendirme biraz komik kacmakta, guc ve kuvvet uzerine kurulu sporlari sadece halter,gures...vs.. indirgemek ve bu sporlari yapanlarin spor camiasinda en fazla steroid tuketen sporcular olduklarini bilmemek ilginc bir tablo cikarmis ortaya. toplumlarin spor kultrlarine baktiginda genel anlamda farkliliklar gorulur, dunyada en populer spor futbolken, genel anlamda da bu tarismasiz bir sekilde kabul edilirken danimarka da en populer sporun hentbol olmasi, litvanya da basketbol olmasi, isvec ve norvecte buz hokeyi olmasi..vs,.. ornekler cogaltilabilir. bu sporlarda guc ve dayaniklilik uzerine kuruludur, yeryuzunde hicbir spor yoktur ki, eger santranc, bilardo, bric..vs... bunlari bu klasman disinda ele alip degerlendirirsek guc uzerine kurulu olmayan hicbir spor dali yoktur. ve bunlardan cogu halter, gures,strongman..gibi guc sporu olarak algilanan, ama gunumuzde steroid tuketiminin bodyden sonra en fazla bu sporlarda oldugu dusunulurse, bunlar disinda kalan sporlarin bunlardan daha ahlaki bir guc anlayisini temsil ettigi gorulur, ki bu sporlarda bile steroid kullanimi oldugu malumunuzdur. yani bu anlamda degerlendirildiginde adil sporculuk denen kavrami yeniden degerlendirmek gerekecektir, bu degrelnedirme yapildiginda senin yazmis oldugun

Ben ayrica sporculuk demedim, Adil Sporculuk dedim. Daha gecen gun yine bir beyzbol oyuncusu steroid kullandigini 3 sene yalanla sakladigi icin gundeme geldi. Amerika her gun boyle sallaniyor, calkalaniyor sike ve yalan haberleriyle. Bu mudur adil sporculuk?

seklin deki degerlendirme pek fazla bir anlam ifade etmeyecektir. ozellikle ruslarin ve balkan ulkelerinin guc sporlarin da abd ye fark atmasi gibi bir durumu tasvip eder ve bundan memmuniyet duyar bir edayla degerlendireceksen biz bu adil sporculuk kavramini neresinden tartisacgiz, bana bir beyzbol oyuncusunun ornegini verip hani ahlak, hani adil sporcu anlayisi diyebilmen icin, rus ve balkan sporculara yonelik memuniyetinden vazgecmen gerek. ki buradan su sonuc cikar, eger guc sporlrinda avrupalilar abd lilere fark atiyorsa ve biz steroid kullaniminin en siklikta bu sporlarda oldugunu biliyorsak-ki biliyoruz, tarihte yasanmis onlarca deneyim bizi bu konuda dogrulamakta-, tum bunlar neticesinde abd li sporculari ahlak ve adil sporculuk anlayisi altinda degerlendrdigimizde rus ve balkan sporcularindan daha masumane lduklarinida kabul etmemiz gerekmekte. yanlis miyim? ani yamis oldugun degerlendirmenin ayaklari pek yere basmamakta.

Bu kisimda iki konu birbirine karistirilmis. Birisi bireysel kuvvetin tam olarak ne oldugu. Digeri de steroid kullaniminin sporlara ve ulkere gore dagilimi. Kuvvet, birden fazla turu olan bir biyolojik ozelliktir, tek bir anlama genellenemez. Kuvvette devamlilik vardir, hiz kuvveti vardir, patlayici kuvvet vardir, maksimal kuvvet vardir vb. Elbette her bir sporun, kullandigi kuvvet turu ve buna bagli antrenman sekli farklidir. Bir de bireysel relatif kuvvet vardir ki kisinin birim kitlesine dusen kuvvet miktari anlamina gelir. Diger bahsettigim kuvvet turleri az cok dogustan yetenegi de gerektirirken, kisinin relatif kuvveti onun genlerinden bagimsiz olarak daha kolay antrene edilebilir. Benim kisinin limitlerine naturel yoldan ulasma deyimiyle anlatmak istedigim kuvvet de budur. Halter, powerlifting, gures ve strongman sporlarini bu konuda ornek gostermemin nedeni de, katilimcilarin oncelikle uzun seneler alt yapi idmanlari ile kendi relatif kuvvet limitlerini asmadan diger kuvvet turlerine atlamamalarindandir. Bunu hangi halter kocuna ya da gures kocuna sorarsan sana soyleyecektir, sinav cekemeyen ya da dips yapamayan bir guresci benche oturtulmaz, ya da squat yapamayan bir halterci koparma ya da silkmeye baslatilmaz. Vucut gelistirme boyle degil, cunku merkezi sinir sisteminin hareketleri yanlissiz ogrenmesi gibi bir on sart yok. O nedenle bir vucutcunun alt yapisinin cok da saglam olmasi gerekmeyebilir. O nedenledir ki sik sik 40 yasindan sonra sampiyon olan bir vucutcu duyuyoruz, ama 40 yasinda gurese ya da haltere baslayan ve sampiyon olan kac kisi taniyorsunuz?

Diger konu da steroidin ulkelere ve sporlara gore dagilimi. Bunu su anda kimse tam olarak bilemiyor. Ben zaten sporlar arasi anabolic steroid kullanimi oranlamasi yapmadim. Sadece Amerika'da yasadigim ve lise ogrencilerini calistirdigim icin burada steroidin ne kadar daha sik kullanildigini bildigimden, haberlerde her gun bir spor dalindan meshus bir sporcunun steroid skandalini duydugumdan o yorumu yaptim. Bir istatistige gore her 10 gencten birisi, spordan ya da vucut gelistirmeden bagimsiz olarak, steroid kullanmakta Amerika'da. Oyle olunca da vucut gelistirme gundeme gelince yatkinlik daha da artacaktir. Benim kinadigim konu buydu, kisa yola kacma, disaridan yardim arama ve cheating yatkinligi. Bu bahsedilen diger ulkelerde bu kadar degil. Hem olsa bile, bu sporlarin bazilari, steroidler piyasaya cikmadan cok daha once de vardi. Steroidlerin mazisi ne kadar, 30-40 sene. Olimpic sporlarda dogu alman, rus ve balkan ustunlugu ne kadardir var? Cok daha uzun suredir. Benim demek istedigim buydu.

Yanitima devam edecegim.

Saircon
27 03 2009, 18:00
Yanitima devam ediyorum:

ayrica bende sunu soruyorum, ben spor, saglik ve beslenme alaninda en fazla calismanin bura da yapildigini iddia ettim, buna hayirsa neye evet? yani bu konuda lokomotif abd degilse neresi? spor ve beslenme alaninda bilimsel makalelerin en fazla yazildigi, bunlari yayimlandigi, universitelerde en fazla kursuye sahip ulke hangisidir? belirttigim gibi, ornek alinip benimsenilmesi gereken ulke hangisi?


Yayin cikarmak baska sey, dogru seyi yapmak baska...
diye buyurmussun, burada kimse iskembei kubradan sallayip bilimsel icerikli bir yayin yayimlayamiyor, ayrica bilimde kabullenilen her dogru yanlislanilma potansiyeli tasir, yeryuzunde milyonlarca bilim adami ayni konuda ayni hemfikirlilige mi sahipler, elbette hayir. iste bu hemfikirsizlikten dolayi bilim kendini devamli bir devinimsel kumulatif bir yapi icinde tutabiliyor. hergun bir teze karsilik bir antitez sunuluyor. ayrica bilimde DOGRU denen bir kavram olmaz, bilmsel GERCEK olur. dogru tanrisal bir yaptirim ifadesidir. bilim dogruya ulasmaya calisirsa kendini yanlislar, bilim gercege ulasmaya calisir. ki gercek ve dogru asla ayni kavramlar degildir.

ayrica oncedende ayni soruyu sordum, gercegin olcutu nedir, hangi yayinlari ve bilim adamlarini onemsemeliyiz, bu yayinlar ve bilim adamlarinin istatigi tutuldugunda ve ulkelere gore dagilimlari yapildiginda ortaya nasil bir tablo cikmakta?
yine tekrarliyorum, bunlara hayirsa neye evet?


Eger akademik olarak Amerika'da bu isin icerisinde olsaydin, iskembeden sallanan ne kadar eser oldugunu farkederdin. Amerika'da amac GERCEK'e ulasmak degil, PARA KAZANMAK. Tamam elbette bu senin isinse ve senelerce egitimini almis isen para kazanmak da bir parcasi olmali muhakkak. Ama ne yazik ki arastirmacilarin %95'i arastirma yaptiklari urunun firmasi tarafindan destekleniyor. Boyle olunca da gercek kolayca saptiriliyor, bazi kurallar yumusatiliyor, insanlara daha cazip gosteriliyor vs vs. Bence bir ulkenin herhangi bir konuda lokomotif olabilmesi icin, once tarafsiz olmasi lazim. Ondan sonra da bu sonuclari uygulamaya koyabilmesi. Olimpiyatlarda Kanada'dan, Dogu Arupa'dan, Asya'dan sporcu satin alip Amerikan uyruguna gecirip kursuye tasimak degildir sporculuk. Bilmem duymusmuydun, ugun Amerika'da askere basvuran her iki gencten birisi fitness yetersizligi yuzunden red ediliyor. Ki Amerika 130 kusur farkli ulkede askeri ussu olan, her bir televizyon kanalinda gun boyu askere gelmeyi tesvik edici reklamlari veren bir ulke. Buna ragmen bu kadar sinifta kalan genc olduguna gore ulkenin genel saglik ve kuvvet durumunu sen dusun artik.

Relative strength training, yani kisinin bireysel kuvvet gelisimi soz konusu oldugunda, bir kaynak olusturmasi acisindan tek gececegim eserlerden birisi Mel Siff'in kitabi, Supertraining'dir. Bu kitabin bibliyografyasina bakilacak olursa Amerika kokenli tek tuk arastirma cikar. Eserlerin buyuk bir cogunlugu, Rusca ve Almanca'dan ceviridir. Bu da bana bu kitapta yoruma ya d pazarlamaya yer verilmedigi, sadece ve sadece GERCEK'e ulasilmaya calisildigi hakkinda bir fikir vermektedir.

ayrica
Eger bu foruma gelen seviyedeki insanlarin tek amaci balon gibi sismek olsaydi, soyledigine katilirdim. Ama eger goruntusune az da olsa yakin oranda kuvvet de istiyor ise bir okur, bence Amerika'nin yaptigini degil, Dogu'nun yaptigini yapmali. Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin. Daha kendisine en cok uyan egzersiz/dinlenme oranlarini bile bulmadan insanlar kurlere basliyorlar, bu cok yanlis.

seklinde bir ifade daha var, balon olmak kavramini biraz acalim, niceliksel olarak bir balon neye benzer? dogulu sporcular ile abd li sporcular arasin da nasil bir nitelik ayrimndan yola cikarak dogulu sporcuyu onermektesin, aldigin olcut nedir? en fazla steroidin balkanlarda ve rusya da kullanildigini bilmeyen bir vatandas var mi? cok basit bir ornek, bulgaristana git ve sofya sokaklarinda bir dolas, orada gorduklerinden sonra baska bir sekilde tartisalim bu konuyu. ayrica bu dogulu sporcular grubuna giren ulkeler hangileri?

Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin.

eger bu yazdiklarinin dogulu sporcularin spor anlayislarinin dayandigi manifestoya ozel bir durum olarak algiliyorsan fena halde yanilmaktasin. bu genel bir manifesto anlayisi olup sadece dogulu sporcuya ozel bir kabul degildir. yani bu degerlendirme biraz kayfi ve zorlama olmus.

Hayir, Bulgaristan Sofya sokaklarinda dolasmadim. Sen dolastin mi? Ama dunyaca unlu Naim'i Bulgaristan'dan aldigimizi biliyorum. Ayrica daha once dedigim gibi Amerika'da her 10 lise ogrencisinden birisinin spordan bagimsiz olarak, kisisel kendine guven nedenleriyle steroid tercih ettigini de biliyorum. Bu da bana yetiyor.

ayrica boyle bir ifade daha var, kimse bana saglik raporunu getirip gostermiyor ve dogal olarak bende gostermiyorum. salon da aksamdan aksama birlikte calistiginiz insanlara saglik raporunu gormek istiyorum, sana dair her turlu durumu ogrenmek istiyorum, aile iliskin nasil, psikolojin nasil. eger kur yapiyorsan bunlari bilmam lazim seklinde komikce bir yaklaimda bulunursaniz bunun sonu tr de muhtemelen'' hadi hocam, sen biraz soyle uza, hava al gel'' seklinde bir puskurtme eylemine tabi kilinabilirsiniz. sonucta evlenecek bir bayan ya da erkek aramiyorsunuz, aranizda kac kisi salonda calistigi ve kur yapan insanin tam anlamiyla psikolojisini biliyor ya da bunu tahlil etmeye kalkisti ya da bunu ogrenmeyi kendine dert edindi. insanlar gozlemledikleri dissal sonuclara bakiyorlar, bu adam kur yapti boyle bir vucuda sahip oldu, demek ki bende kur yaparsam bende boyle biir vucuda sahip olurum seklinde, sadece dissal olarak gorulen uzerine bir begeninin etkisinde kalip bu sekilde bir bilincle kur olayina girmekteler. yani deterministce bir yaklasim var, ayni neden ayni sonucu dogurur mantigi bodynin dogasina aykiri bir tezdir. birak ayni kurun iki farkli inanda ayni sonuclari vermesini, ayni hareket bile ayni sonuclari vermeyebiliyor. bu anlamda ben aman sizde kur yapin, 3 oda bir salonda siz olun, sonra kendinizi kiraya verin.. seklinde bir oneride bulunmuyorum, ben bu sporda pro olmaya cabalayan, yarismalara giren, bu sporda kendine bir gelecek hedefleyen, yemesini, icmesini, uykusunu, sevgilisyle olan iliskisini..vs,,, bu ideale uygun bir sekilde programlayan aralarinda iranli, avusturyali, italyan, meksikali, portekizli, hintli,abd li..vs..olan kisilerin benimsedikleri anlayisi sizlerle paylasiyorum, ki bu anlayis bu isi bilenler icin tr dede boyledir, tr de bu isi kendine bir ideal yapip yarismalara katilan kisilerle konusma sansiniz olursa ve sizlerle bilgi paylasimi icerisine girirlerse yazdiklarima bezner bir tablo ile karsilasacaginizi simdiden belirtmeliyim. bu anlamda dogruluk sifati konuyu tam anlamiyla karsilamamakta. bu yazilanlar bir oneri degil, sadece bu spora dair bilincte barindirilan kabuller, ve bu kabullerin bu ise emek veren baska bilinclercede kabul gormesinin olusturdugu bir ortak anlayis, ve bu ortak anlayisin burada dile getirimi.

Simdi de bu sayfada yazdigin ilk yorumu yapistiriyorum:

kur yapmayi dusunen arkadasla ilgili fikirlerime gelince, katilmadigim bir nokta var; kur icin sahip olmus oldugunuz dogal potansiyeli sonuna kadar kulllanin, daha sonra kur yapin seklin deki tavir benim katildigim bir tavir degil, hatta daha ileri giderek sunu yazabilirim ki; bu tavir local ve tr de benimsenen bir tavir, burada abd li ve avrupali bir cok sporcu var, onlarla bilgi alisverisinde bulunabilme sansim oluyor, ve gordugum suki buyuk cogunlugu bu spora basladiktan cok kisa bir sure sonra sup. ve kur isine giriyorlar, bunun icin en bilinen ornek; lee priesttir. 17 ysin da growth kullanmaya baslamistir, ama elbette o bir istisna. ama genel anlamda bu spora dair ideali olan kisiler spor gecmisleri cok kisa olmasina ragmen kur isine giriyorlar ve bunu oneriyorlar. burada 21 ,22 yasinda 3 yillik spor gecmisi olan cocuklar 3 oda 1 salon misali hacimlere sahipler ve nasil asamalardan gectiklerini samimiyetle anlatiyorlar.

Burada sen pro olmayi dusunen, yarismalara katilmak isteyen, vucut gelistirmeyi bir kariyer arti hayat plani haline getirmek isteyen arkadaslar seklinde kavramlardan bahsetmis misin? Yoksa direkt kur yapmayi dusunen arkadaslar diye mi gecmissin? Benim o senin hafif alayli sekilde ele aldigin, kur yapan tanidiklarini ne kadar detayli taniyorsun sorumun nedeni de oydu. Boyle ozendirici bir yaziya baslamadan once, eger seslendigin toplulugu daha iyi tanimlasaydin, bu anlasmazliga gerek olmayacakti.

Bundan yaklasik 7-8 ay once senden fiziksel goruntunu gosteren bir foto istemistim. Merak ediyorum acaba simdi buna hazir misin? En azindan kur konusuna daha sicak bakan benden daha genc olan birisinin vucudu nerelere kadar gelebilirmis, ve ben hayatim boyunca kur yapmadan calismis birisi olarak acaba yaninda nasil dururum diye merak ediyorum. Eminim bunu diger forum arkadaslari da merak ediyordur. Bunu da once de dedigim gibi sadece fikir ve informasyon amacli istiyorum.

Herkese iyi hafta sonlari dilerim.

Saircon
28 03 2009, 18:00
Bron,

Hangi duzeyde olursan ol, bence biceps e iki hareketten fazlasi gereksiz. Barbel curl ya da scott curl'den birisini tercih ederek bunu dumbbell hummer curl ile super set yapmani tavsiye ederim. Ayrica biceps gibi kucuk bir kasin kaldirdigi agirliga gore seviye tespit edilemez. Senin squat, deadlift ve bench press degerlerin nelerdir? Bir de sunu unutma biceps tricepse gore tekrar sayisi biraz daha fazla setlere daha iyi cevap verir. Yani tricepste 4 tekrarlara belki dusebilirsin ama bicepste bence 10-15 tekrarin altina inme.

Kolay gelsin.

bron
28 03 2009, 18:00
Herkese merhaba

Superset hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyim? Biceps ve triceps için bu aralar superset yapıyorum
barbell curl, scott curl, hammer curl üçünü mesela arka arkaya giriyorum. Sonra 2 dakika ara veriyorum
Sonra bir set daha yapıyorum

Benim amacım hacim kazanmak. Bu sistem ileri düzeydeki kişiler için mi faydalı? Hangi düzeydesin diye sorarsanız 67 kiloyum, barbell curl'de 35 kiloyla 4 tekrar yapabiliyorum en fazla

makinedeff
28 03 2009, 18:00
Ne kadar suredir Amerika'da yasiyorsun, ve ne kadar suredir saglik/fitness sektoru icindesin? Ben yaklasik 9 senedir burda yasiyorum ve bu sure zarfinda da hep saglik ve fitness uzerine gorev yaptim. Amerika cok degil bir 50 yil oncesinde hala modern ve gelismis ulke idi, hala teknolojik olarak ilerdeydi, ama saglik ve fitness duzeyleri bu kadar kotu degildi. O nedenle modern olma, sorumluluk alma, zamanin kisitli olmasi vs bunlar bahane. Ne yani, Japonya Amerika'dan az mi calisiyor ya da daha mi az modern? Ayrica istatistikleri bilmeden yorum yapmayalim, Amerika'da artik o kadar obez yok demissin. Hangi raporlara gore konusuyorsun bilmiyorum ama benim onumdeki raporlar her uc Amerikali'dan birisinin sisman oldugunu gosteriyor ve dunya siralamasinda da basi cektigini. Trans fat konusunu da hangi beslenme uzmanina sorarsan bir saka oldugunu sana soyler. Hukumetin kelime oyunlariyla halki bir diger kandirma yontemi, baska birsey degil. Bir yiyecege direkt olarak trans fat eklemenin kaldirilmasi demek, o yiyecegin hazirlanmasindaki islemlerde trans yag olusuma engel olmak demek degildir. Bir baska deyisle trans yag sadece ek madde olmaktan kadirildi, ama siz hangi bitkisel yagi isiyla islem gordururseniz, o yine trans yag haline gececektir. Paket urunlere soyle bir bakin, hemen hepsi nebati yaglarla retiliyor zaten. Siz siz olun, nebati yaglarin kullanildigi hicbir seyi yemeyin. (Soya fasulyesi yagi, canola yagi, aycicek yagi vs.) Neden zeytin yagiyla yapilmis tek bir paket yiyecek ya da cips yok? Pahali da ondan, sirkete girer de ondan Fakir kesimin daha sagliksiz oldugu konusuna gelince. Bu her zaman gecerli degil. Benim birlikte calistigim bircok Meksika uyruklu birkac iste calisan aile, disarida yemeyi karsilayamadigi icin restorana gitmek yerine evde pisiriyor yemeklerini. Disarida bir salataya 12 dolar verecegine, 1 dolara marul, 1 dolara domates, 1 dolara sogan ve 1 dolara limon alip ayni ogunu 5 dolarin altinda yemek mumkun. O nedenle zenginlik duzeyi bence gercek neden degil, duruma gore degisir




immm, bahsi gecen yerde gecen omur ile bahsi gecen yere dair fazla bilgi sahibi olmak arasinda bir iliski kurmak, buda guzel... yani diyorsun ki bir yere dair en cok bilgiye sahip olan orada daha fazla yasayandir. ok, adam x memleketinin a koyunde 30 sene yasasin, hic koyu disina cikmasin, sonra y memleketinden bir vatandas x memleketine gelsin , 2 yil kalsin, 2 yil boyunca oraya dair arastirma yapsin ve sonra donsun y memleketine, simdi 30 sene kalan vatandas daha mi fazla sey bilmis oluyor kendi memleketine dair...boyle bir mantik olmaz, bir seye dair sahip olunan bilgi ile o seye dair gecirilen zaman arasinda bir paralellik yoktur, onemli olan o seye dair dogru bakis acilari gelistirmek ve buna uygun bir sistematikle yaklasakmaktir. 50 yil onceki abd? bunu biaz acmakta fayda var, suan ki abd mantalitesi ile 50 yil onceki arasin daki derin fark nedir, bu fark neyden dolayi ortaya cikiyor...vs..? buna dair bir yorum getirmeden, duz bir cumle olarak yazmak bir anlam ifade etmez.
japonya ile abd arasinda kurmus oldugun iliskilendirme kesinlikle talihsiz bir degerlendirme olmus, binlerce yillik saf ve homojen japon kulturu ile tamamen heterojen bir kultur olan abd arasinda boyle bir nitelendrime yapilamaz. japon kulturunu incelersen hanedanlar doneminden baslayan bir saglikli yasama kulturu oldugunu gorursun, saglikli beslenmenin ve saglikli gorunmenin kimi kuralve kanunlarla insanlra kaniksatildigini ve zaman icerisindede bu kaniksamanin aileden aileye gecen bir bilinc mirasi oldugunu gorursun. ayni durum cin icinde gecerlidir. japonlarin binlerce yillik geleneklerinin sonunda simdiki tipolojiye sahip olmalari cok kolay anlasilabilir bir durumdur. ama abd icin ayni seyi soyleyemezsin, yeryuzunde gercek anlamda bir tarihi ve kulturu olmayan tek ulke abd dir. cunku bu irk homojen bir irk olarak tarih sahnesine adimini atmamistir, gocebe bir toplum anlayisinin sonunda ortaya cikmis, yerel bir feodalitenin kontrolunde vuku bulan bir bilinclendirme etkinliginin urunu olan bir toplum. bu anlamda japonya daki hanedan kulturunun toplum uzerin deki sistematizasyonu ile bu yerel feodaliteyi bir tutamazsin. bir tarafta basa gelen tum farkli hanedanliklarin ayni kulturu empoze etmeye ve ayakta tutmaya calistiklari bir japonya, diger tarafta bununla ilgisi olmayan gecmisi cok yeni oln bir ulke abd. bunlar ayni kulvarda incelenecek ornekler olamaz. bir tarafta binlerce yillik bir kultur mirasinin isiginda ayakta tutulmaya calisilan bir kultur, diger yanda temelleri atilmaya calisilan bir kultur....

buradan yola cikarak vermis oldugun su ornegin bile ayaklarinin yere basmadigini gorebilirsin;
Fakir kesimin daha sagliksiz oldugu konusuna gelince. Bu her zaman gecerli degil. Benim birlikte calistigim bircok Meksika uyruklu birkac iste calisan aile, disarida yemeyi karsilayamadigi icin restorana gitmek yerine evde pisiriyor yemeklerini. Disarida bir salataya 12 dolar verecegine, 1 dolara marul, 1 dolara domates, 1 dolara sogan ve 1 dolara limon alip ayni ogunu 5 dolarin altinda yemek mumkun. O nedenle zenginlik duzeyi bence gercek neden degil, duruma gore degisir.
bu verilen ornekte disarid yemek yememelrinin amaci saglikli olmak degil, pralari yetmediginden dolayi buna mecbur kalmalari...yani bir kulturel bilincten hareketle degil, sahip olunan imkan bakimindan boyle bir zorunluluk icindeler. bu durumda maddi olanagi yuksek bir meksikali aile bu orunluluga kendini ait hissetmedigi icin gidip disarida yemek yiyebilir, demek ki burada asil amac saglik faktoru degil, maddi olanaklar... ama japonya da parasi olan adamda saglikli belenme bilincine sahiptir, parasi olmayanda....cunku bu bilinc binlerce yillik bir kulturun yansimasidir.

ayrica bunuda gectim, etrafimiz daki bir kac ya da daha fazla ornek ile kocaman bir ulkenin genel saglik ve beslenme anlayislarini tahlil edemeyiz, bu biraz fantastik bir deneme olur.

ayric modernlik, teknoloji, uygarlik...vs.. bunlar ile saglikli yasama bilinci arasin da nasil bir bag kuruyorsun bunu anlamakta gucluk cekmekteyim. eger insnlarin cok calismalari,sorumluluklarinin cok fazla olmasindan dolayi saglik ve beslenme konusuna cok fazla zaman ayiramamalarini, bunu gundelik hayatlari icinde bir problem olarak gormemelerini bir bahane olarak goruyor ve zaman kavramini bu olayla ilintisiz bir arguman olarak algiliyorsan o halde yasadigin topluma cok ama cok yabancisin sonucu cikiyor, sen kendi arzu ve beklentilerinin isiginda degil, yasanilan hayatlar isiginda bu degerlendrimeyi yapmalisin, ancak ondan sonra bunun bahane olup olmadigini anlayabilirsin. gunde 16 saat calisan, yorgun argin eve gelen , is esnasinda dusundugu tek sey eve gidip kendini sicacik yataga atmak olan bir adama, git biraz spor yap onerisinde bulun ve alacagin cevap sonunda yeniden birseyler yaz. gunde 16 saat calisan o kadar cok insan var ki...
japonya daki teknolojik gelisme ile insanlarin saglikli yasama bilincleri arasinda bir baglanti kurulamayacagini zaten yukarida yazdim. zira binlerce yillik bir kulturun sonuclari hala devam etmekte.
bazilarinin aklina sumo cular gelebilir, neden sisman olduklarina yonelik , roma da sezar halkin politik yasamdan uzak durmasi icin onlara arenalari ve gladyatorleri izlettirmistim, binlerce kisilik colessiumlar kurdurtmustur, sumo culukta benzer bir parametrenin urunudur, tipki futbolun gunumuz de ustlenmis oldugu misyonda oldugu gibi.

bu anlamda demek ki zaman kavrami bu konu acisindan cok onemliymis, zamani ve durumu uygun olan insanlarin saglikli yasama konusunda daha fazla bilincli olmalari ve bu bilinci teoriden eyleme gecirmeleri daha sik rastlanan birseydir.

trans fat konusuna gelince ek madde olarak urunlerde kullanilmasinin yasaklanmasi sence nasil bir gelisme, iyi mi, kotu mu? yoksa bende michael moore izledigimde bu transa fat konusunda ki gercekleri gorebiliyorum, yani yeni birsey degil bu... ama ek madde olarak kullanilmamasi bir arti deger anlami tasiyor.


Ben herkes saglikli ya da fit olmak zorundadir diye bir yorumda bulunmadim, once onu duzeltelim. Ayrica bilimsel eser ve arastirma yogunluguyla saglik/fitness durumu arasinda bir iliski yakalama cabasinda da degilim. Bunu senin yaptigini hissettigimden yazdim. Cunku ben Amerika bu acidan ornek alinmasi gereken bir ulke degil dedigimde sen de bana orada herseyin nasil ilerlemis oldugundan, her konuya magazin/arastirma oldugundan vs bahsettin. Simdi de bu soylediginin tersini soyluyorsun. Yani aslinda ayni fikirdeyiz, uzun sozun kisasi su: Bir ulkenin saglik ve fitness arastirmalarinda on siralarda olmasi, onun bu konuyu gercekten anlayip uyguladigina ve o nedenle ornek alinacak bir ulke olduguna yorumlanamaz. Bu kisimda son olarak nufus yogunlugu/saglik durumu ile ilgili yorumuna deginecegim. Bu da bir bahane... Cin dunya nufusunun %20'sinden fazla nufusa sahip, ulkeler arasi saglik siralamasinda 13. sirada...


arica birde boyle bir dgerlendirme var, bunu sezinlemeni gerektirecek bir nlatim tarzim oldugunu dusunmuyorum, sadece bura daki spor bilincine dair anlayisin , yayin anlamin dada cok uretken oldugunu, uzerine dusuldugunu, bunun bir sektor oldugunu ve bir profosyonellesme mantigi icinde degerlendirildigini belirttim. bu nlamda soyledigimin tersini soylemem gibi bir durum mumkunsuz gorunuyor.

simdi gelelim nufus younlugu olayina, hangi nedenlerden dolayi japonya ile abd arasinda saglikli yasama ve beslenme acisindan bir iliskilendirme yapmayacagini zaten yukari da belirttim. bu konuya dair yazdiklarimin aynisi cin ile abd arasin dada gecerlidir. cin ve japonya yi abd ile kiyaslamak buyuk talihsizlik olmus, cunku sectigin bu iki ulkenin tarih anlatilarini incelersen mitolojilerinde bile saglikli yasamin ne kadar cok yer kapladigini gorursun, baska uluslar mitolojilerinde guc ve cesaretten dem vururlarken, bu iki ulus sagliktan dem vurmuslardir. konfucyus bile devlet adamlarini yetistirmekle ilgili fikirlerini yazarken , devlet adamlarinin sagliklarina cok fazla onem gostermeleri gerektigine dair fikirler one surer, ve o konfucyus bugun uzak dogu kulturunun en onemli motiflerinden biridir. bir tanri huvviyetinde algilanir.


evet, bu kisa molalar iyi oluyor... to be cont...... degerlendirmeler tam gaz devam edecek, cok farkli ayrintilarla..

emvey
29 03 2009, 17:00
Herkese merhaba,

Saircon ile Machinedeff..detaylı yazılarınız için tekrar teşekkür ediyorum.

Spesifik bir soru sorucam,normalde kullanım olarak whey proteini antremandan 1-2 saat önce alırım 1 ölçek, antremandan hemen sonra da 1 ölçek olmak kaydıyla kullanırım.Sizce optimum kullanım şekli bu mudur?

Öte yandan, süt ile kullanmak mı daha etkilidir yoksa suyla mı?ben damak tadıma daha uygun olması sebebiyle süt ile kullanıyorum, ancak fazla gaz yapiyor :) öte yandan süt sayesinde kana karışması daha yavaş olduğu için, suyla tüketmeyi savunanlar da var.(Gece yatarken süt ile içilmesi tavsiye ediliyor,gece boyunca yavaş emildiği için)

Sizlerin düşünceleri nelerdir?

Saygılar,

masteer
29 03 2009, 17:00
Merhaba arkadaslar,

Cok guzel ve kapsamlı bır konuda tartısıyorsunuz, bu yuzden bende katılmak ıstedım :)

Acıkcası bıraz yaslanıyorum herhalde yada zamanım dar cok calıstırıyorlar bu memlekette adamı yazıların tamamını okumadım, degınılmıs bır seye tekrar dolanırsam kusuruma bakmayın :)

Sımdı benım yazılarımı okuyanlar bılırler , ben supplementın bu sporda kesın bır ıhtıyac oldugunu dusunurum. yanı supplement konusunda bır sorun yok, yenı baslasada bır ınsan amıno acıd, proteın tozu
vs vs kullanabılır, kullanmalıdır, bu ona dogal sekılde ancak cok yıyerek ve yanında cok kalorı ıle alabılecegı proteını pure ve sındırımını az yorarak( peptıd form mesela) almasını saglar.

Ancak anabolızan dopıng maddelerı konusunda durum cok degısıyor.
Senın bahsettıgın o salonsalomanje takılan adamlardan bırı olarak senelerce dolasmıs, saglam kurler yapmıs bır adam olarak konusuyorum , o yuzden dedıklerıme kulak ver dostum. Bende 49 cm kolla dolasıp 200 kg ustunde bench basarken konustugum ınsanlara bu sporun geregı budur, bak ben yapıyorum bır zararını da gormuyorum aslanlar gıbıyım vb kıbırlı - yada asırı mutevazı ve ıctenlıgın kısvesı altında bır kıbırle hıkayeler anlatıyordum.

Hayat uzun bır surec dostum, dogrular yanlıslar, oncelık sıraları , anlamlar 20 yasında baska 30unda baska 40ında baska oluyor.
O form omur boyu kalmıyor, kalmayacak, ancak asırıya gıderek harap ettıgın karacıgerının , kalbının degerını bır gun gercekten anlayacaksın, o gun geldıgınde gerıye bakarak bır zamanlar neydım demıyeceksın, oyleydıkte ne oldu, keske sadece kosu yapsaydım da butun ıcorganlarım tasgıbı olsaydı dıyeceksın.Bu sozlerı ben soylemıyorum, yıllarca sampıyonluklar yasamıs adamlar soyluyorlar.

Amerıkalılar veya avrupalılar vb daha ıyı bılır kocaman spor sektorlerı var konusuna gelınce, bır arastırma
konusu baslatalım, asagıdakıler de cok ıyı bılıyorlardı , google da arastırtın :)

Muhammed Benazıza-dehıdrasyondan öldü- aldıgı ılaclarla hucrelerındekı suyu vucudu attı ve ne kadar su ıcse serum alsa hucrelerınde kalamadıgı ıcın öldü
Andreas Munzer - asırı anabolızandan krıze gırdı, hıc bır mudahale ıse yaramadı,öldü

devamını sız arastırın ve paylasalım

aao53
29 03 2009, 17:00
runnerman,

Arsivi tararken su makaleyi hatırladım:

http://www.t-nation.com/free_o...n_of_strength_june&cr
(http://www.t-nation.com/free_online_article/sports_body_training_performance/question_of_strength_june&cr
)
5 Reasons Soy Sucks, 2. sayfada. O forumdakilere bir de bunu okut sen, altına da Charles amcanın saglam bir fotosunu ekle, o da yetmezse amcanın özgeçmişini bul onu yapıştır...

Bu arada beyler biraz dişe dokunur iş yapalım. Yeni bir tartışma konusu ortaya koyuyorum, German Volume Training; bilen, deneyen, iyi sonuç alan, sonuç alamayan varsa fikir alışverişinde bulunalım.

İyi çalışmalar...

aao53
29 03 2009, 17:00
http://www.bodybuilding.com/fun/luis13.htm

Konu hakkında fikri olmayanlar bu makaleyi okuyabilirler...

herbivora
29 03 2009, 17:00
Merhabalar,

Hararetli,güzel bi tartısma surdugunu goruorm ve bu benim gercekten hosuma gitti.Ara sıra da olsa bu tarz konusmalar renk katıyor foruma.Ben bu konu dısında kendi saglıgımla alakalı soru yoneltmek istiyorum.Gecenlerde check-up yaptırmıstım ve onun sonuclarını almaya gittim.Kan sonuclarında ust sınırı 100 olan ldl:120 cıktı,gerci diger sonuclar normal hdl:61 total kolesterol:195 trigliserit:70 ve doktora babamında 45 yasındayken by-pass ameliyatı gecirdigini soyleyince panik olup beni soru yagmuruna tuttu ve ayrıca bi diyet listesi verdi.Beni de bi anda o havaya soktu herif.Besinlerime elimden geldigince dikkat ediyorum bu ara egzersizi yogunluktan dolayı azalttım ve ara sıra da hazır yemeklere kayıyorum ama genel olarak asıl beslenmemden sapmıyorum acıkcası.Bu kan degerlerine eger bilginiz varsa bi yorum getirebilir misiniz? Gercekten ciddi bisey var mıdır? ayrıca Ldl kolesterolu dusurmek icin neler uygulanabilir? Saircon ben bir de Dr.Mercola nın genel olarak verdigi degerlerle karsılastırdım ve cok da kotu bir sonuc goremedim.Senden de bi yorum yazmanı rica edicem.

makinedeff
29 03 2009, 17:00
merhaba masteer, seninde ifade ettigin gibi cok genis ve bilgi birikimi ve bu bilgiyi paylasabilme acisindan oldukca genis bir konu var onumuzde, bu anlamda diger kisilerinde bu genis konuya gorusleriyle katkida bulunmalari guzel bir gelisme. saircona yazmis oldugum ve devamini yaacagim yaiya gecmeden once senin degerlendirmlerin hakkinda birseyler yazmayi daha oncelikli gordum, zira bana dair, zihinlerde yanlis bir intiba olusmakta.

senin belirtmis oldugun;

Hayat uzun bır surec dostum, dogrular yanlıslar, oncelık sıraları , anlamlar 20 yasında baska 30unda baska 40ında baska oluyor.
O form omur boyu kalmıyor, kalmayacak, ancak asırıya gıderek harap ettıgın karacıgerının , kalbının degerını bır gun gercekten anlayacaksın, o gun geldıgınde gerıye bakarak bır zamanlar neydım demıyeceksın, oyleydıkte ne oldu, keske sadece kosu yapsaydım da butun ıcorganlarım tasgıbı olsaydı dıyeceksın.Bu sozlerı ben soylemıyorum, yıllarca sampıyonluklar yasamıs adamlar soyluyorlar.

seklindeki tamamen reel degerlendirmeye akli basinda hicbir insanin karsi bir sav getirecegini dusunmuyorum, ama elbette, kardes bak jole kullanma, jole kullanmaya devam edersen ilerde tum saclarin dokulecek ve pisman olacaksin seklin deki bir iyiniyet uyarisina karsilik olarak, dostum sac bana simdi lazim, bu yaslarda sacini bir sermye olarak kullanacaksin, 40 indan 50 lisinden sonra saci ben ne yapayim diyen bir adam ile dostum bu kadar yogun steroid kullanma, ilerde sagligin ciddi sekilde bozulacak uyarisina karsilik, kardes saglikta vucudda bu yasta lazim bana, 40 indan 50 lisinden sonra degil. o yuzden bir an once vucut yapmak istiyorum...diyen adamlar, ilk basta belirtmis oldugum akli basinda adamlar kumesine kesinlikle giremezler.

bu anlamda degerlendirildiginde benim insanlara steroidi onermek ya da mutlaka kullanin seklinde bir salik vermem benim genlerime aykiri bir durum, benim kur ile ilgili ilk yazima donerseniz eger, kur yapmayi hocasininda tesvikiyle ve yonlendirmesiyle kafaya koymus ve yapmaya kararli bir insana, madem kafaya koydun, o halde yapmisken dogrusunu yap ve genel anlamda da dogru olarak benimsenen anlayis budur, ve bende bu anlayisa katiliyorum seklinde bir oneride bulundugumu goreceksinizdir. adim gibi emin oldugum birsey varsa steroidin etkileri oyle ya da boyle bir sekilde karsiniza cikiyor, bunu bir zaman dilimi icerisine eklemek mumkun degil, ama bir sekilde bunun etkileriyle karsilasiyorsunuz. bir bogayi bile oldurebilecek dozlarda kur yaptiktan sonra, 3 ay sonra karaciger tesleri yaptirip karacigerinin tertemiz oldugunu goren adamlar, bir bakiyorsunuz 5 ay sonra, bilemdin 1 yil, bilemedin 10 yil sonra bir sekilde bunun etkileriyle karsilasiyorlar. hatta daha ileri giderek sunu yazayim, bilincsiz ve kulaktan dogma bilgileri kendi dusunce kaliplarindan argumanlarla destekleyip kendilerine bir kur programi yazan kisilerin, bu kur sonunda vucutlarina yaptiklari, 11 eylulde dunya ticaret merkezine carpan ucaklarin o binaya yaptigi fiziksel etkiyle aynidir.

gelelim benim bura daki abdli ve avrupali porcular uzerine yazdiklarima; benim bahsettigim bu kisilerin sahip olduklari donanim ve maddi olanaklar tr deki olanaklarla ayni tegette degerlendirilebilecek durumlar degil. kisisel olarak sahip olunan maddi imkanlar ve konuya dair sahip olunan donanimi da bir tarafa birakalim, bunlarin yaninda cok gelismis bir sektor var ellerinin altinda. burada kur yapan sporcularin bir kismi pro. bir gelecek icin kur olyina giriyorlar, bir kismi ie idealindeki vucuda cabuk ulasabilme arzusuyla ya da bir ego yukselisini mumkun kilmak adina bunu yapiyorlar...ama burada soyle bir durum var ki, bence asil onemliside bu; kendine pro. bir kariyer hedefini koyan ile bunu sadece idealin deki vucuda ulasmak amaciyla yapan birinin yaptiklari kurlerde kullandiklari oranlar arasinda cok buyuk fark var, pro kariyer hedefin deki sporcular, kur olayina bu isin dogasi bunu gerektiriyor mantigiyla yaklasip, bu doganin limitlerini sonuna kadar kullaniyorlar. ki profosyonel bodybuilding dunyasini takip edenler bilirki durum aynen boyledir, inanilmaz limitlere cikan sporcular vardir, ki masteeerin ornek olarak vermis oldugu Muhammed Benazıza ve Andreas Munzer isimleri bu tezi dogrulayacak en populer ve bilinir orneklerdir. bu iki ismi gectim, tr den ornekler verelim, son 20 yila yakin bir surede steroid kullanimindan oturu 190 a yakin kisinin oldugu seklinde bir rapor okudugumu animsiyorum, hatta o rapora dair bir basligi spor bolumune bile acmistim. yani yanlis ve bilincsiz steroid kullaniminin insani oldurecegi bir gercek. ...abd deki duruma yeniden donelim, pro kariyer hedefleyenler ile ideal vucut isteyenler arasin daki bilinc farkliligindan bahsetmeye devam edelim; pro olmak amacin dakiler icin durum bu sekildeyken, ideal vucud ulsmak amaciyla kur yapanlar arasinda durum bundan cok farkli, kesinlikle sahip olduklari anatominin ve fiziksel yapinin kaldirabilecegi limitlere uygun miktarlar kullaniyorlar. ama bu 2 farkli grup icinde kesinlikle es gecilmeyen bir oldu var; insan sagligi cok onemli, ve bu amacla doktor kontrolunden gecmeyi, cesitli antioksidanlar tuketmeyi...vs... ihmal etmiyorlar... ama tum bunlari yapmak bile tam anlamiyla steroidin etkilerini sifrlamaya yeter mi yoksa en asgari anlamda bu zararlarla karsi karsiya kalmalarini saglar mi...bu net olarak cevabi verilebilecek bir durum degil. ama suda var ki pro kariyer hedefleyen bir sporcunun gozu cok kara olabiliyor... dev bir sektor, inanilmaz rakamlarda gerceklesen sponsorluk anlasmalari, lux bir hayat, populer bir birey olabilme olanagi, gorsel anlamda cogu kisi icin cekici olmak, idelin deki sporda kendini ispatlayabilme durtusu, basariyi tatmak istemek...vs... iste burada pro olmak isteyen bir adamin ulasabilme sansinin oldugu gercekler bu sekilde, ve bunlar burada bu sporun icinde olup, basarili oldugunuzda ulasabileceginiz olanaklar... bu anlamda pro olma hayalin deki bir adamin yanina gidip, bak sagligin bozulacak, yapma etme, bu dunya olumlu dunya ..seklinde telkinlerde bulundugunuzda size sadece ufak bir tebessumde bulunup bildiklerini yapmaya devam edeceklerdir. bu ayni tanriya ve dinine siki sikiya bagli bir adami ateist ve dinsiz yapmaya calismaya benzer. zira pro kariyer hedefin deki bir adam icin bu spor bir din gibi deger gormekte.
bir baska degerlendrime daha yapalim; abd de bu spor konusun daki olanaklar , tesvik edici nedenler ortada, burada bu spor bir meslek huvviyeti kazanmis durumda, hatta oldukca iyi kazanci olabilen bir meslek, dev bir sektore sahip...bu gerceklikler icinde yasayan ve nefes alan bir kisinin pro olabilme cabasinda olmasi ile turkiye gibi abd nin sahip oldugu olanaklarin binde birine sahip olmayan bir ulkede yasayan ve bu spora gonul veren bir cok genc yarismaci olabilme hayaliyla yanip tutusuyor, karsiliginda maddi hic birsey kazanamayacagini bildigi halde bu hayalle yatip bu hayalle kalkiyor, saglik hizmetleri ortada, doktorlarin body konusun daki bilgi birikimleri ortada, toplumun bakis acisi ortada.... ortada bu ise tesvik edici hic bir realite olmadigi halde yarismaci olmak icin yanip tutusan bu adamlarin olumuna kurler yapmalarini ben asla mantiklica bulmam, iste bura daki adamlar bir ton imkana sahipken bile ideallerine ve limitlerine uygun steroid kullanimini benimsiyorlar, bu bilinc var...bu anlamda ben kimseye, ozellikle turkiye deki bir arkadasima mutlaka kur yap onerisinde bulunam, ama kur ile ilgili soru soran arkadasimizi bu isi yapmayi kafasina koydugu icin bir oneride bulunma ihliyaci hissettim.

simdi gelelim bu sporun sahip oldugu uc realiteye; yine emin oldugum bir sey var ki, kur yapmadan ve saglam bir sup. programiyla bu kuru desteklemedikten sonra devasa olculere ulasmak mumkun degildir. simdi isteyen kullanir isteyen kulanmaz seklinde bir tutum sergilemek dogru olmayacaktir... sadece bilginiz olmasi acisindan bunu yazmayi gerekli goruyorum.

makinedeff
29 03 2009, 17:00
Bu kisimda iki konu birbirine karistirilmis. Birisi bireysel kuvvetin tam olarak ne oldugu. Digeri de steroid kullaniminin sporlara ve ulkere gore dagilimi. Kuvvet, birden fazla turu olan bir biyolojik ozelliktir, tek bir anlama genellenemez. Kuvvette devamlilik vardir, hiz kuvveti vardir, patlayici kuvvet vardir, maksimal kuvvet vardir vb. Elbette her bir sporun, kullandigi kuvvet turu ve buna bagli antrenman sekli farklidir. Bir de bireysel relatif kuvvet vardir ki kisinin birim kitlesine dusen kuvvet miktari anlamina gelir. Diger bahsettigim kuvvet turleri az cok dogustan yetenegi de gerektirirken, kisinin relatif kuvveti onun genlerinden bagimsiz olarak daha kolay antrene edilebilir. Benim kisinin limitlerine naturel yoldan ulasma deyimiyle anlatmak istedigim kuvvet de budur. Halter, powerlifting, gures ve strongman sporlarini bu konuda ornek gostermemin nedeni de, katilimcilarin oncelikle uzun seneler alt yapi idmanlari ile kendi relatif kuvvet limitlerini asmadan diger kuvvet turlerine atlamamalarindandir. Bunu hangi halter kocuna ya da gures kocuna sorarsan sana soyleyecektir, sinav cekemeyen ya da dips yapamayan bir guresci benche oturtulmaz, ya da squat yapamayan bir halterci koparma ya da silkmeye baslatilmaz. Vucut gelistirme boyle degil, cunku merkezi sinir sisteminin hareketleri yanlissiz ogrenmesi gibi bir on sart yok. O nedenle bir vucutcunun alt yapisinin cok da saglam olmasi gerekmeyebilir. O nedenledir ki sik sik 40 yasindan sonra sampiyon olan bir vucutcu duyuyoruz, ama 40 yasinda gurese ya da haltere baslayan ve sampiyon olan kac kisi taniyorsunuz?


saircon bu sekilde bir degerlendirme yapmis, oncelikle bir cok azerbaycanli arkadasa sahip biri olarak unu belirtmeliyim ki, dogu bolku ulkelerinde Halter, powerlifting, gures ve strongman gibi ulkelerde bu sporla ugrasan sporcular cok kucuk yaslrda bu steroidleri almaya basliyorlar, yas ortalamasinin kac oldugunu merak edenler icin hemen yazayim, 15 yasinda steroid ile tanisan bir cok spordu vardir, sadece dogu bloku ulkelerin de degil iskandinav ulkelerin dede, ozellikle norvecte steroid kullanimi kucuk yaslarda basliyor. dogu ulkelerinde bu sporlarla ugrasanlar icin dianabol cere niyetine cignedikleri bir oral steroiddir. turkiye de sporcu sagligi ve doping denilince akla gelen ilk ve belkide tek isim olan, dunya da bu konu uzerine bir cok konferansa konusmaci olarak katilan ozer baysalingin doping konusun daki tespitlerine baktiginda simdiki dusuncelerinden cok farkli bir tablo gorecegini simdiden belirtmek isterim. ayrica bugun strongman dunya sampiyonalarinin bir nolu ismi olan polonyali sporcu-ismina google da bakmaya usendim, kusura bakmayin- ile ilgili bir yazi okumustum, gencligine dair bilgiler veriliyordu, 17 li yaslarinda kurlere basladigindan, kendisi icin onceligin uzun sureli dayaniklilik oldugunu ve buna uygun bir antreman, beslenme ve steroid kullanma programi oldugunu anlatan bir yazi. buna dair yazilabilecek cok farkli seyler mutlaka var... sunu belirtmek istiyorum ki, ister guc sporlariyla ugrasin, ister gunumuzde populer olan sporlari yapin... genel anlamda guc ve dayaniklilik her spor icin bir gerekliliktir. ve her sporun kendine has temel calisma prensibleri vardir, bir halterci ile bir futbolcu ayni idman tarzini benimsemez, ya da bir jimnastik yapan ile bir guresci ayni idmani yapmaz, o sporun kendine has dogasina uygun antremanlar yaparlar, ve bu bir kultur olarak algilanir, yapilan spora dair genel bir perspektif anlayisi olusur, ve o spora yeni baslayan bir insanda alt yapi olusturmak icin o perspektif uygulanir, sporcu bu perspektifi ozumsedikten sonra kendini gelistirerek ve vucudunu taniyarak kendine has antreman stilleri gelistirir. yani bu anlamda her sporun kendine has bir ic dinamigi vardir, olusturulmasi gereken bir alt yapi tarzi vardir, bir jimnastikciyi ya da bir futbolcuyu 120 kg lara cikarmazsiniz, cunku bu kilo bu sporlarin dogasina uygun degildir, ama bir halterci, bir guresci ve ya bir strongmanciyi 120 kg da gormek alisilagelmis bir olaydir. bu anlamda bir sporun fiziksel kriterlerine uygun bir evrim plani icine sokulan bir sporcuya, o sporun dogasina uygun bir antreman programi uygulanir. bu anlamda guc ve antreman teknikleri denildiginde bunlari tek bir kavram olarak degerlendirmek yanlistir.


Diger konu da steroidin ulkelere ve sporlara gore dagilimi. Bunu su anda kimse tam olarak bilemiyor. Ben zaten sporlar arasi anabolic steroid kullanimi oranlamasi yapmadim. Sadece Amerika'da yasadigim ve lise ogrencilerini calistirdigim icin burada steroidin ne kadar daha sik kullanildigini bildigimden, haberlerde her gun bir spor dalindan meshus bir sporcunun steroid skandalini duydugumdan o yorumu yaptim. Bir istatistige gore her 10 gencten birisi, spordan ya da vucut gelistirmeden bagimsiz olarak, steroid kullanmakta Amerika'da. Oyle olunca da vucut gelistirme gundeme gelince yatkinlik daha da artacaktir. Benim kinadigim konu buydu, kisa yola kacma, disaridan yardim arama ve cheating yatkinligi. Bu bahsedilen diger ulkelerde bu kadar degil. Hem olsa bile, bu sporlarin bazilari, steroidler piyasaya cikmadan cok daha once de vardi. Steroidlerin mazisi ne kadar, 30-40 sene. Olimpic sporlarda dogu alman, rus ve balkan ustunlugu ne kadardir var? Cok daha uzun suredir. Benim demek istedigim buydu.

sen steroidin abd de daha yaygin oldugunu belirtiyorsun, kendi deneyimlerine dayanarak bu sekilde bir sonuc ortaya cikariyorsun. bende tam aksini iddia ediyorum dogu ve balkan ulkelerin de steroid cok daha fazla yaygin. bende bunu kendi deneyim ve gozlemlerimden yola cikarak yapiyorum. ve kaldi ki bu ulkeler de doping yapmayan sporcularin cok nadir oldugunu dusunuyorum. ayrica steroidlerin mazisinden bahsetmisin, steroidlerin mazisi 40 yildan fazladir. deca ikinci dunya savasinda askerlerin yaralarinin daha cabuk iyilesmesi icin kullanilmis bir steroiddir. sadece deca degil. bir cok ilacin kimyasal karisimlariyla steroid turevinde ilaclar uretilmistir. deca ile ilgili verdigim bilgiyi nette arastirabilirsin.
steroidlerin tarihinin 30 seneden daha eskilere dayandigina dair olarak cahit yukselin su alintisini eklemek yeterli olacaktir.

''Yüzyıllar boyunca insan oğlu iş verimini arttırarak başarıya ulaşmak, zaferler kazanmak için çaba harcamıştır. Bazı doğal maddelerin fiziksel gücü arttırdığını bulan güney Amerika ve Afrika yerlileri bunları uzun seyahatlerde, savaşlarda ve avcılıkta kullanmışlardır. İrlanda'da yeni evlilere bir çeşit fermente balı içirmek adettir. 1865'ler de Hollanda'da kanal işçilerine yorgunluğu azaltan bazı maddeler verildiği bilinmektedir. 2. dünya savaşında askerlere uykuyu engelleyen ve gece savaşlarını sağlayan ilaçlar verilmekteydi.
Sporda ilk uygulama ise bugünkü modern tanımlara uymamakla birlikte eski Roma'da savaş arabaları yarışlarında atlara su ve bal karışımı bir sıvının verilmesidir. Doping teriminin kaynağının güney Afrika kabilelerinde kuvvetli bir uyarıcı içki olan ''dop'' olduğu kabul edilmektedir.
Büyük paralar getiren at ve tazı yarışlarında başlayan doping kullanımının son yıllarda spora kaydığını görmekteyiz. Uluslar arası arenada başarı kazanmak, sosyal ve ekonomik ödüllere ulaşmak için sporcular kendilerini kolay zafere ***üren dopingi kullanmaya başlamışlardır. 1952,1956,1960,1972,1968 doping kullanımı resmi kayıtlara geçmiş bulunmaktadır.
Doping ile savaş çalışmaları 1900' lü yılların başında atların salyalarından madde saptaması ile başlamıştır. Daha sonra doping kullanımının yalnızca sağlık değil aynı zamanda ahlaki açıdan da ele alınması kararlaştırıldı. Çünkü spor kamuoyunda spor kahramanları değil doping maddelerini ortaya çıkaran doktorlar suçlanıyordu. Doping analiz yöntemleri oldukça pahalı labaratuarlar ve nitelikli elemanlar gerektirmektedir. Ayrıca her doping maddesi farklı yapıda olduğu için yöntemlerde değişmekte ve bir doping testi oldukça zaman almaktaydı''

cahit yukselin arastirmasini daha onceden okumayanlar icin su linki ekliyorum.

linki yeniliyorum.



http://www.atletik.org/ABTD-ma...0arttirmak%20icin.htm
(http://www.atletik.org/ABTD-makaleler/makale-abtd0245-sayi27-sayfa17-performansi%20arttirmak%20icin.htm
)

mesaja devam edecegim. saglicakla kalin.

makinedeff
29 03 2009, 17:00
Eger akademik olarak Amerika'da bu isin icerisinde olsaydin, iskembeden sallanan ne kadar eser oldugunu farkederdin. Amerika'da amac GERCEK'e ulasmak degil, PARA KAZANMAK. Tamam elbette bu senin isinse ve senelerce egitimini almis isen para kazanmak da bir parcasi olmali muhakkak. Ama ne yazik ki arastirmacilarin %95'i arastirma yaptiklari urunun firmasi tarafindan destekleniyor. Boyle olunca da gercek kolayca saptiriliyor, bazi kurallar yumusatiliyor, insanlara daha cazip gosteriliyor vs vs. Bence bir ulkenin herhangi bir konuda lokomotif olabilmesi icin, once tarafsiz olmasi lazim. Ondan sonra da bu sonuclari uygulamaya koyabilmesi. Olimpiyatlarda Kanada'dan, Dogu Arupa'dan, Asya'dan sporcu satin alip Amerikan uyruguna gecirip kursuye tasimak degildir sporculuk. Bilmem duymusmuydun, ugun Amerika'da askere basvuran her iki gencten birisi fitness yetersizligi yuzunden red ediliyor. Ki Amerika 130 kusur farkli ulkede askeri ussu olan, her bir televizyon kanalinda gun boyu askere gelmeyi tesvik edici reklamlari veren bir ulke. Buna ragmen bu kadar sinifta kalan genc olduguna gore ulkenin genel saglik ve kuvvet durumunu sen dusun artik.




saircon bu sekilde yazmis. bilimsel gerceklige dair yazdiklarina katilmamak mumkun degil, bu anlayisin neye dayandigini alman filozof kant'in ''fakulteler catismasi'' isimli tezinden bahsederek guclendirmeye calisacagim. gunumuz deki bilim nlayisinin tohumlarinin nesekilde atildigini, bilimsel gerceklik denen argumanin ne oldugunu kant cok iyi aciklamistir.

Kant bu eserde, tehtit ve baskılarına maruz kaldığı, ciddi tartışmalar içerisine girdiği prusya hükümetinin, üniversiteler üzerinde ki tahahhkümünü ve fakülteler arasında bir hiyerarşi yaratmasını eleştirel akıl ile ele almıştır. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu eseri okumak demek, günümüzde ki üniversite anlayışını besleyen paradigmanın çıkış noktasını keşfetmek demektir. Descartes ile başlayan bir dönemin, yani felsefeyi ve bilimi, insanın doğaya hükmetmesini sağlayacak bir tarzda evrimleştirip, teknik bilgiyi '' aslolan bilgi'' seviyesine çıkararak, günümüze kadar devam eden Üniversite anlayışının geçirmiş olduğu süreci, ve bu sürecin sonunda da ethos temelli üniversitelerin yokedilip, teknik üniversiteleri yaratan anlayışı kıyasıya eleştiren Kant, fakülteler çatışmasıyla, üniversiteleri fayda ve çıkardan bağımsız, hakikatin araştırıldığı ve hakikatin kamuya sunulmasıyla yükümlü bir mekan haline getirilmesinin mücadelesini vermiştir.
Eserden kısaca bahsedecek olursak, prusya hükümeti fakülteleri alt ve üst fakülteler olarak ikiye ayırmıştır. Üst fakülteler tıp, teoloji ve hukuk, alt fakültelerse felsefe ve diğer tin bilimleridir.
şimdi bu şekilde yapılandırılan bir üniversite anlayışından, akademisyen ve bilim adamı çıkmayacaktır, bunların yerine statükonun belirlenimlerine hizmet etmekle yükümlü memurlar ortaya çıkacaktır, çünkü üst fakültelerin tüm araştırma konuları ve müfredatları prusya hükümeti tarafından belirlenmekte ve sadece onların izin verdikleri konular üzerinde araştırma yapılabimektedir. Ve bulunan tüm gerçeklikler, statükoya uygun bir hale sokulup, kamuya aktarılmak zorundadır.
Prusya hükümetinin üst fakülte olarak tıp, teoloji ve hukuk'u seçmesi, bu bölümlerden mezun olan kişilerin halk üzerinde bir sempatilerinin olmasından kaynaklanmaktadır.
din adamları, insanların din ile ilgili belirlenimlerini etkilerler. Hukukçular özel mülkiyetin güvencesini sağlarlar. Doktorlar insanların sağlıklarıyla ilgilenirler.. bu mesleklere mensup kişiler toplumda ki bu işlevsellikleriyle statükonun birer memurudurlar, halk mutluluğun güvencesinin, eşitlik ve özgürlük değilde, özel mülkiyet, sağlık ve manevi huzur olduğunu düşünür.
işte tüm bu nedenlerden ötürü üst fakülteler tüm otonomilerini yitirirler, artık üzerlerinde bir tahhakküm vardır, böyle bir anlayış altında hakikatin peşinde koşan bir bilim anlayışını inşaa etmek mümkün değildir.
işte tüm bu durumları gözönünde tutan kant, felsefe ile üst fakülteler arasında bir çatışmanın başladığını düşünür, zira akıl'ın üniversitede ki imgesi felsefe fakültesidir, işte bu noktadan sonra kıyasıya bir teknik üniversite eleştirisine girişir Kant.
Bu eser okunursa günümüzdeki üniversite anlayışının, ilk tohumlarının nasıl atıldığı ve eleştirel üniversitenin tesisinin neden gerekli olduğu en ince ayrıntısına kadar öğrenilebilir.

gunumuz dunyasinin bilim anlayisinin bu sekildedir, bu sadece prusya ya i bugunku almanyaya ozgu bir durum degildir, avrupa ve abd de ayni anlayis hukum surmektedir. ama elbette gercege ulasmak ve bilimsel ahlak denen durtuyu hala icinde barindiran bir cok bilim adami vardir, ancak bu bilim adamlarinin gundemde yeredinebilmek gibi bir snslari olmamakta, ancak arastirarak bu kisilerin calismalarina ulasilabiliyoruz. bugun universiteler firmalarin ihliyaclari dogrultusunda arastirmalar yapmaktadir, onlarin kendi urunlerini mesrulastirici calismalar yapmalarini emir buyurmaktadirlar.



Relative strength training, yani kisinin bireysel kuvvet gelisimi soz konusu oldugunda, bir kaynak olusturmasi acisindan tek gececegim eserlerden birisi Mel Siff'in kitabi, Supertraining'dir. Bu kitabin bibliyografyasina bakilacak olursa Amerika kokenli tek tuk arastirma cikar. Eserlerin buyuk bir cogunlugu, Rusca ve Almanca'dan ceviridir. Bu da bana bu kitapta yoruma ya d pazarlamaya yer verilmedigi, sadece ve sadece GERCEK'e ulasilmaya calisildigi hakkinda bir fikir vermektedir.

yani saircon kantin almanya daki bilimsel anlayis konusun daki degerlendirmesinin ozunu genel anlamda yazdim, artik bundan sonra almanca ceviriler konusunda ne dusunursun bilmiyorum. ama bu tarz bir bilim anlayisinin ciktigi yerin almanya oldugunu unutmamak gerek. guc ve dayaniklilik konusunda bir cok kisi icin mike mentzer in calismalarida incil kadar deger ve kabul gormekte. ama kimileri mike nin tarzini benimsememekte. insanlar verim aldiklari her turlu dusunceyi ve teoriyi bir gerceklik olarak algiliyorlr, ama biliyoruz ki ayni etkiye maruz birkilan herkeste ayni snuclar olmuyor spor dunyasinda, yani determinizm pek islememekte.

Yani once temelini saglamlastirmali. Hareketleri ogrenmeli, defalarca tekrar etmeli ki merkezi sinir sistemi artik onu uykusunda bile yapacak hale gelsin.

diye yazilmis, buna dair cevabimi vermistim. her sporun kendi perspektifi vardir, ve bu perspektif spordan spora degisir.


Hayir, Bulgaristan Sofya sokaklarinda dolasmadim. Sen dolastin mi? Ama dunyaca unlu Naim'i Bulgaristan'dan aldigimizi biliyorum. Ayrica daha once dedigim gibi Amerika'da her 10 lise ogrencisinden birisinin spordan bagimsiz olarak, kisisel kendine guven nedenleriyle steroid tercih ettigini de biliyorum. Bu da bana yetiyor



hayr bende dolasmadim, yanlizca tr de calistigim salonun sahibi ve yardimci ant. ikiside bulgar gocmeni olan kisilerdi. salon sahibi yilda 5-6 defa bulgaristana gidip sup. ve ek urunler getiren biriydi, onun ora daki body anlayisina dair anlattiklari, bizimle paylastigi resimler aklima geldiginde sofya ornegini vermek ihliyacini duydum. ha bu arada kendisi 49 yaslarinda olup, 27 yila yakindir bu sporun icinde olan bilgisi su goturmez bir hocadir. ayrica turkiye deki cogu yarismada hakem olarak bulunmustur.


Burada sen pro olmayi dusunen, yarismalara katilmak isteyen, vucut gelistirmeyi bir kariyer arti hayat plani haline getirmek isteyen arkadaslar seklinde kavramlardan bahsetmis misin? Yoksa direkt kur yapmayi dusunen arkadaslar diye mi gecmissin? Benim o senin hafif alayli sekilde ele aldigin, kur yapan tanidiklarini ne kadar detayli taniyorsun sorumun nedeni de oydu. Boyle ozendirici bir yaziya baslamadan once, eger seslendigin toplulugu daha iyi tanimlasaydin, bu anlasmazliga gerek olmayacakti.


bu konuya dair dusuncelerimi MASTEER a yazdigim cevapta aktarmistim, hala ayni fikirdeyim.


Bundan yaklasik 7-8 ay once senden fiziksel goruntunu gosteren bir foto istemistim. Merak ediyorum acaba simdi buna hazir misin? En azindan kur konusuna daha sicak bakan benden daha genc olan birisinin vucudu nerelere kadar gelebilirmis, ve ben hayatim boyunca kur yapmadan calismis birisi olarak acaba yaninda nasil dururum diye merak ediyorum. Eminim bunu diger forum arkadaslari da merak ediyordur. Bunu da once de dedigim gibi sadece fikir ve informasyon amacli istiyorum



bu aslinda hzir olup olmama ile ilgili bir durum ya da kazanim degil, aslolan bunu gerekli gormem ya da gormemem. simdiye kadar forum da uslubu ve bilgi seviyesi ne olursa olsun kimsenin su haldeyim, bu da resimlerim seklinde bir yaklasimda bulundugunu gormedim, haaa belki ben bunu yaparak bir ilk olabilirim, ama belirttigim gibi oncelikle benim bunu bir gereklilik olarak algilyip o sekilde dusunmem gerekiyor. ama bilgi olarak elbette kendime dair birseyler yazayim,

suan 108 kg mim, kolum sicak olarak 47 cm , en uzun suren antremanim 45 dk, inandigim prensip; altinda kalacakmis gibi hissettigin agirliklarla calis, 140 kg bench ile 8 tekrar yapmak yerine 160 kg ile 3 tekrar cikarmak bana daha olumlu sonuclar vermekte. haftanin 4 gunu calisirim, son 2 sene boyunca kisitli sup kullanimi disinda birsey kullanmiyorum, estetik goruntu benim icin tek basina pek yeterli degil, olculu ve hacimli olmak, olmaya calismak, olmaya calistigim seyin olmasi icin cabalamak..genel anlayisim bu sekilde.
asla bir partner ile calismam, set aralarinda en az 2 dk beklerim, 2 lt reye yakin su icerim...vs....

evet, gundeme dair yazacaklarim bunlar, yeni konular, anlayislar olursa elbetteekleyecek birseylerimiz olur.

makinedeff
29 03 2009, 17:00
quote:Originally posted by: emvey
Herkese merhaba,



Saircon ile Machinedeff..detaylı yazılarınız için tekrar teşekkür ediyorum.



Spesifik bir soru sorucam,normalde kullanım olarak whey proteini antremandan 1-2 saat önce alırım 1 ölçek, antremandan hemen sonra da 1 ölçek olmak kaydıyla kullanırım.Sizce optimum kullanım şekli bu mudur?



Öte yandan, süt ile kullanmak mı daha etkilidir yoksa suyla mı?ben damak tadıma daha uygun olması sebebiyle süt ile kullanıyorum, ancak fazla gaz yapiyor :) öte yandan süt sayesinde kana karışması daha yavaş olduğu için, suyla tüketmeyi savunanlar da var.(Gece yatarken süt ile içilmesi tavsiye ediliyor,gece boyunca yavaş emildiği için)



Sizlerin düşünceleri nelerdir?



Saygılar,






oncelikle gece yatmadan once sut icmek bir bodycinin kendine ypacagi en buyuk kotuluktur, bunu kendi deneyimlerimden de biliyorum, ayrica protein tozunu sut ile birlikte almak konusunda da farkli dusunuyorum. su ile almak benim anlayisima daha uygun.


ayrica antreman oncesi protein tozu icmeni cok onermem, onun yerine farkli kaynaklardan protein al. ama antreman sonrasi mutlaka whey ic. olcek konusuna gelince, bir olcegin icinde barindirgigi miktar konusunda bir detay yok, ama cok onemli degil.. eger protein tozunu ictikten hemen sonra yemek yiyip o sekilde de protein almayacaksan benim sana onerim kilonun yarisi kadar olacak sekilde lmandir, yani 80 kg san, 40 gr protein almani oneririm, ve bir saat sonra yemek yemeni, bir saat sonraki yemektede 40 gr protein alabilirsin. benim genel prensibim budur.

ama ictikten hemen sonra yemek yiyeceksen kilonun 1/4 u kadar almani oneririm, yani 80 kg san 20 gr kadar, zira hemen ardindan yemek yediginde yine kilonun yarisi kadar protein alman gerekecek.

sana onerim kilonun yarisi kadar whey ic ve 1 saat sonra yemek ye.

ben gun icinde kilom x 3 gram protein almaya calisiyorum. yani gunde 300 gr a yakin oluyor.

ama bunu rutunlik haline getirdigim soylenemez, bu rutunlik haftanin en fazla 3 gunu bu sekilde oluyor, digr gunler 200 ya da 230 larda kaliyorum. ama bu miktarlarda kalmam bilincli bir secim degil, sadece bu donemki olanaklarla ilgili.

emvey
30 03 2009, 17:00
Machinedeff, teşekkür ederim cevabın için.sanırım ben de genel kullanımda sütten suya doğru kayacağım.

casein protein hakkında ne düşünüyorsun?Sence gerekli bir ürün mü?yoksa firmaların pazarlama faaliyetlerinin bir sonucu mu?

Bir de, squat ile deadlift i aynı programda yapmanın bir fayda/zararı olup olmadığını merak ediyorum.Belim de geçmişte problem olduğu için bu hareketlere uzak kaldım, ancak dengeli bir gelişim için de elzem hareketler olduğunu biliyorum.Squat yapmaya başladım, ancak deadlift hayatımda hiç kaldırmadım...

emvey
30 03 2009, 17:00
quote:Originally posted by: runnerman
Emvey ayni soruyu sormustum ben Serkan sagolsun cevaplamisti 3-4 sayfa geride olmasi lazim. Hatirladigim su ayni gun yapma demisti. Ben de cok gec de olsa ikisine basladim ve bacak kaslarinda gozle gorulur gelisme oldu dedim ki bosuna leg extension hack squat leg curl ile vakit harcamisiz.

Ama deadlift cok dikkatli yapilmasi gereken bir hareket iyice arastir yapilis sekillerini hareketi tam oturtmadan da agir girme. Squat yapma makinede yap, hack squat yap, smith machine de yap diye sagda solda vıdı vıdı edenler olursa da hoca dahil kulak asma.

cevabın için teşekkür ederim runnerman,

peki bacak programında squad/deadliftin yanında hack squat leg curl/extension gibi hareketlere de yer veriyor musun?yoksa ekstradan sadece calf mı çalışıyorsun?(yazından edindiğim izlenimim artık bu hareketleri yapmadığın yönünde,ancak yine de sorma gereği hissettim.)

Saygılar,

emvey
30 03 2009, 17:00
quote:Originally posted by: emvey
quote:Originally posted by: runnerman

Emvey ayni soruyu sormustum ben Serkan sagolsun cevaplamisti 3-4 sayfa geride olmasi lazim. Hatirladigim su ayni gun yapma demisti. Ben de cok gec de olsa ikisine basladim ve bacak kaslarinda gozle gorulur gelisme oldu dedim ki bosuna leg extension hack squat leg curl ile vakit harcamisiz.



Ama deadlift cok dikkatli yapilmasi gereken bir hareket iyice arastir yapilis sekillerini hareketi tam oturtmadan da agir girme. Squat yapma makinede yap, hack squat yap, smith machine de yap diye sagda solda vıdı vıdı edenler olursa da hoca dahil kulak asma.



cevabın için teşekkür ederim runnerman,



peki bacak programında squad/deadliftin yanında hack squat leg curl/extension gibi hareketlere de yer veriyor musun?yoksa ekstradan sadece calf mı çalışıyorsun?(yazından edindiğim izlenimim artık bu hareketleri yapmadığın yönünde,ancak yine de sorma gereği hissettim.)



Saygılar,


Sorumun cevabını 335. sayfada aldım, mükerrer oldu kusura bakmayın :)
bütün sayfaları okuyorum ama unutuyor arada insan..


Saygılar,

Saircon
30 03 2009, 17:00
Makinedeff,

1) Cumlelerimin yarisini cikartip yorumlarsan biryere ulasamayiz. Ben bahsi gecen bir ukede gecirilen alelade bir omurden bahsetmedim. Cumlemin ikinci yarisinda saglik ve fitness sektoru icerisinde bulunmus olmaktan da bahsettim. Bu, cevreden duymaktan, filanca hocadan anlatilmis olmaktan cok farklidir. Bizzat program yazdim, bizzat antrenman yaptirdim, bizzat kurslarini aldim ve bizzat aratirma yapip yazi yazdim. Kac tane fitness/body building salonunda bulundun? Amerika'da 4 farkli eyalette bircok fitness ve vucut gelistirme salonunda gorev yapmis ve agirlik calismis biri olarak soyluyorum, hicbir local gym'de ya da Golds Gym'de halter platformu bulamazsin. Halter platformu ise Rusya ve Balkanlarda tipik salon gerecidir. O yuzden yine soyluyorum, yaptigin yorumlarin bircogu kulaktan dolma hikayeler, ve bu hikayelerden yola cikarak insanlara steroid kullanmayi ozendirici yazilar yazman cok yanlis.

2) Japonya ve Cin'in kulturlerini bahane ederek benim senin (kalabaliklik ve modernlik = beslenme zorlugu) denklemini curutmemi elestirmissin. Demek ki kalabaliklik ya da ileri ulke olmak bahane degilmis iyi beslenememek ya da saglik siralamasinda gerilerde olmak icin. Isterse Amerika da bunu kulturune asilayabilir, 4 Temmuzlarda deliler gibi bir araya geliyor ve havai fiseklerle kutlayip patriot olmayi beceriyorlar ya... Sagligi temel sart yapmayi da becerirler o zaman isteseler. Olay tercih meselesi, zorunluluk degil ben bunu demek istedim. Hem konu kultur konusu dahi olsa, zaten konumuz saglik konusunda Dogu yu mu Batiyi mi ornek almak konusuna geldigine gore, bu durumda hangi kulturleri ornek almamiz dogru olur sorusuna zaten otomatikman yanit gelmis oluyor.

3) Disarida yemek yememenin nedeninin saglikli yasamak oldugunu kim soylemis? Kendi kendine yorumlar uydurma. Ben senin Amerika'da insanlarin sagliksiz olmasinin nedeninin cok calismak oldugunu soyledigin, ve problemlerin genelde fakir kesim halkinda goruldugunu soyledigin icin o ornegi verdim. Yani her fakir sagliksiz demek degildir, cunku ozel dersi odeyebilen bircok zengin Amerikali musterim uc ogun Mac Donalds yiyebiliyor iken, salonda camasirci olarak calisan Meksikalilar evde pisirdikleri tacolari ve taze salatalari getirip yiyorlar.

1-2-ve3. siklarin ozeti) Heterojen kultur olmak, zengin olmak, modern olmak, yogun nufusa sahip olmak vs. vs. vs. Amerika'nin bugun icinde bulundugu sagliksiz, sisman ve steroid ozentisi bir toplum olmasina BAHANE DEGILDIR.

4) Masteer'in gerek tecrube gerekse egitimine dayali olarak sana soyledigi tavsiyeye, dalga gecer gibi sac jolesi ornegini gostermissin. Bir insan saci olmadan yasar, ama karacigeri olmadan yasayabilir mi?

5) Herhangi bir insani steroid kullanmaya tesvik etmek icin, steroid cok onemli, mutlaka kullanin demene gerek yok. Spesifik tavsiyelerde bulunmaya basladigin ve yurt disinda herkes kullaniyor dedigin anda bu ayni anlama geliyor zaten. Sen steroid konusunda uzman degilsin, doktor degilsin, antrenor degilsin, herseyden onemlisi, o kisinin yaninda degilsin. Onun saglik ozelliklerini bilmiyorsun, antrenman gecmisini bilmiyorsun, aile risklerini bilmiyorsun vs. vs. vs. Kisi ister pro olmak istesin, (ki kisi eger bu konuda pro olacak ise forum koselerinde tesvik ya da bilgi almaya calismasinin ne anlami var o da ayri konu) ister bu isi amatorce yapsin, yapacagin en mantikli hareket, onu steroid konusunda uzman bir doktor ile gorusmesi konusunda uyarmaktir. Sende, Ahmet de Veli de calisan, baskasinda calismayabilir. Bunu hicbir zaman bilemeyiz. O nedenle sozlerine cok dikkat et, birisinin hayatiyla oynuyor olabilirsin.

6) Kavram karistirmakta bire birsin. Doping baska sey, Steroid baska... Foruma gelen arkadaslar balli sut icmenin nasil olacagini sormuyorlar. Ayrica ben steroidlerin bulundugu tarihlerden degil, sporda kullanildigi tarihlerden bahsediyorum. Vucut gelistirmenin tarihi 1800'lu yillara dayanir, (Eugene Sandow babasidir, ve evet kendisi Almandir, yani dogu bloku) onun icinden turedigi halter sporu ise cok daha eskidir. Anabolik steroidlerin sporda kullanilmaya basladigi zamanlar ise tas catlasa 1950'lere gider. Vucut gelistirme steroidsiz en az 150 sene yapildigina gore, simdi niye yapilamasin???

7) Kendine guveniyor isen, ve soyledigin olculerde isen, fotonu gostermek konusunda tercihin i zaten simdiye kadar yapmis olurdun. Unutma, ogut vermek baska seydir, liderlik baska. Eger salik verdigin trapez isimli arkadasin seni ciddiye almasini istiyor isen, once nasil bir lider oldugunu gostermen lazim.

8) Bu son maddede cok ciddiyim. Simdiye kadar bunu belirtmemistim, ama artik bu foruma 2004'ten beri yazan ve kendini en cok sorumlu ve borclu hisseden kisi olarak soyluyorum. Su andan sonra steroid tesvik edici ya da uzman olmadigi halde sunu su kadar kullan, bunu bununla birlikte al vs. seklinde onerilerde bulunan olur ise forum yetkililerine sikayetimi iletecegim. Bu olay kafaya jole surme olayi, balli sut icme olayi ya da protein tozu kullanma olayi degil.

runnerman
30 03 2009, 17:00
Emvey ayni soruyu sormustum ben Serkan sagolsun cevaplamisti 3-4 sayfa geride olmasi lazim. Hatirladigim su ayni gun yapma demisti. Ben de cok gec de olsa ikisine basladim ve bacak kaslarinda gozle gorulur gelisme oldu dedim ki bosuna leg extension hack squat leg curl ile vakit harcamisiz.
Ama deadlift cok dikkatli yapilmasi gereken bir hareket iyice arastir yapilis sekillerini hareketi tam oturtmadan da agir girme. Squat yapma makinede yap, hack squat yap, smith machine de yap diye sagda solda vıdı vıdı edenler olursa da hoca dahil kulak asma.

masteer
30 03 2009, 17:00
Selam Arkadaslar,

Gene cok yazmıssınız yahu :D

Tamam dopıng bır realıte, ancak bunu ıste dogru bulmamak ve ınsanlara da sankı dogruymus gıbı sunmamak boynumuzun borcu.

Gencken ınsan gercektende hıc yaslanmayacakmıs gıbı sırf o anı dusunuyor, bende 50sınden sonra ne olacagı cok onemlı degıl sımdı karızmayı yuksek tutayım dıye dusundugumu baya net hatırlıyorum :)
Halbukı artık 50 yas cok ılerı bır yas degıl, tam parasal sorunlarını cozmus oldugun cocukları buyuttugun ve konumunun daha rahat yasamaya musaade ettıgı zamanda saglık problemlerı ıle ugrasmamak lazım.

Dopıng dozla ılgılı durum aynı sentetık uyusturucular gıbı. Etkısını gormek ıcın hep daha fazla alman gerekır, bu yuzden ıste lımıtlerıne gelmeden bunları kullanmamak lazım dıyorum.
Kabaca soyle anlatayım, bırbırıne denk goruntude gucte ıkı kısı ele alalım, bırı 130 kg bench basabılıyorken dopınge baslayıp ılk kurunu yapıp bunu 160 a cıkarmıs olsun, dıgerı dogal yoldan devam etsın.
Dopıngcı ılk kuru bıttıkten bır sure sonra 140 kga dusecek gene, 2.kurunde dozajı arttırsın ve sureyı uzatsın , agırlıkta 170 kga cıksın, bırakınca da 150 rahat basıyor durumda olsun, bu sekılde uzunca bır sure devam etsın, dopıngcı 5. saglam kurunde artık oldukca oturaklı dozaj alacak ve 200 kg bench presı gorecek dıyelım, dogal yoldan lımıtlerını zorlayan kardesımız ıse butun bu surec boyunca dogal takılıp ılk kurunu 170 kg dogal basabılıyorken yaptıgında dopıngcı ıle aynı sevıyeye gelecek, ve dogal kardesımız 2.kurunde 230 kglara cıkarken dopıngcı eleman artık ne yutarsa yutsun o kılolara cıkamayacak, cunku
vucut kaldırmayacak.

Konuyu net gorunsun dıye kglarla kabaca anlattım, olayın tabıkı basılan agırlıktan cok daha onemlı olan goruntu boyutu var.
Bırde unutmamanız gereken bır tıyo vereyım, omur boyu powerlıfter gıbı calısarakta ılerleme katedılmez, bır lımıtte takılırsınız, arada cusseye kıyıp yarısmacı gıbı dıyet yapmalısınız, guzel 8-10 haftalık bır defınısyon programından sonrakı kış donemınde cok daha buyudugunuzu ve guclendıgınızı goreceksınız :)
Kazandıgınız sekılde yanında kaymaklı kadayıf :)
Hadı optum :)

Saircon
31 03 2009, 17:00
Makinedeff,

Laf kalabaliginde bakiyorum cok uzmansin. O nedenle uzman aramamiza gerek yok sen adayligini koy garanti uzman olursun. Internet koselerinden sayfa sayfa bilgi kesip kopyalayarak kisisel eksiklikleri ortmek de cok kolay zaten o nedenle problem de yasamazsin. Ben yine soyledigimin arkasinda duracagim ve gelecek sefere steroid kullanimini dogrudan ya da dolayli destekleyen, olmazsa olmaz yonde gosteren ve insanlara yontem anlatan mesajlari forum yonetmeligine bildirecegim.

Ayrica benim gayet samimi sekilde fotograf istememi, gaza getirme olarak algilamayi basardin ya helal olsun sana. Bu sporun en buyuk nedeni zaten gosteris, show ve sergi. Hem olcu olayina merakli olmasan, ya da gosteris meraklisi olmasan, foruma yazdigin ilk mesajda durup dururken kimse sormamisken olculerini yazar mi insan? Bunun foto gostermekten mutevazilik acisindan farki ne?? Konunun mutevazilik olmadigi, baska nedenlerin oldugu gun gibi asikar gerci ama hadi yedik bakalim.

Sana saglikli ve basarili bir spor kariyeri dilerim.

masteer
31 03 2009, 17:00
Nıckel,

Ac valla, ozellıkle kişisel gelışım aç, vucutcuları da alma, onlar anlamaz o ıslerden :D

Arkadaslar,

Eskıden bu platformda çokça didişmiş biri olarak size bir şey diyeyim.

Didişmeyin yahu :)

Vallahi boş, kardeş kardeş yazın iste niye birbirinizi yiyorsunuz.

Steroid konusu gerçekten ciddi bir konu oldugu için ısrarla karşı koyuyoruz, çunku geri donusu olmayan zararlara sebep oluyor, ınsanlara bakın herkes kullanıyor su sekılde kullanınca bır sey olmuyor gıbı fıkırler verınce olay bıraz mesru ve sıradan hale gelıyor. Ben vucuda zararı kesın olan bu maddelerın hırs sebebı ıle genc yaslarda alınmasının cok kolay oldugunu bılıyorum, bırılerının bu asamada cıkıp oyle aptal
yorumlarla -orn.adamın bırı kullanmıs yesıl terlemış, organı fındık kadar olmus (bır dergıde vardı bu :) )-
degıl bılınclı , her turlu acıdan degerlendırebılecek sevıyede ve en onemlısı bızzat kullanmıs bır kısı olarak yapılacak kurlerın anlamsızlıgını haykırması lazım.
Ben daha 19 yasında ıken ve ınanılmaz bır hacım-guc-şekil aclıgı yasarken guvendıgım dunya2. olmus bır arkadasım bana kür programları yazdı, Allahtan gene de bıraz tırsıyordum da o programları hep hafıfletıp uyguladım, ama genede bu ısın geregı budur dusuncesı bende kesın olusmustu.
Halbukı bundan seneler sonra bazı ınsanların sadece proteın tozu ıle creatın glutamın ıle hem guc hemde sekılı yakalayabıldıklerını gorunce ınanamadım ve bunların da bır suru sey kullanıp gızledıgını dusundum, ama oyle degıldı ve onlardan dogal yollarla neler yapılabılecegını gordum.
Musabık olmayacaksanız hıc kur uygulamamanız en ıyısı, ama ıllede formunuzun zırvesıne gercekten gelmıs ve kur nasıl bır sey goreyım dıyorsanız yapılabılecek en hafıf kürü hemde cok kısa surelı denersınız.Ne sonuc alırsanız alın bı sure sonra tarıhte bır sayfa olacaktır bunu asla unutmayın.

Dogu blogu sporcularına gelınce bende bır yorum yapmak ısterım, evet dogu blogu konusunda ıkınızde haklısınız, yanı hem pure guc antrenman formu buralarda gercekten cok revastadır ve antrenman seklı buna yonelıktır, dıger yandan dogu blogu dopıngı sever.
Burda ufak bır ayrıntı var- dopıng hıc yapmayanda guce yonelık ve makınalardan zıyade halter dumbella
calısmayı daha cok sever
Bızlere de yıllarca bulgarıstandan kacırılmıs cesıtlı ılaclar geldı- ama bunları hep gerı cevırdık- cunku tarıhlerı hep gecmıs olur :) ama tarıhı gecmemıs bır kutuda sıze sunulur :)

Kalın saglıcakla - bu lafa da bayılıyorum :)

bron
31 03 2009, 17:00
Makinedeff,

Doğrudan steroidi tavsiye etmemiş olabilirsin fakat bu hassas bir konu. Verdiğin örnekler ''15 yaşında sterodie başlıyorlar'' yanlış anlaşılabilir. Benim birçok arkadaşım var, 1 defa kür yaptırcam sonra bırakcam diyen, fakat sahip oldugu güç ve kütleyi kaybetmemek için daha sonradan sterodin esiri oldular. Bunun yanında psikolojik olarak sağladığı aşırı güven, 2 misli seks hazzı gibi duygulardan da vazgeçilemiyor

Çoğu kişi bu işi amatör olarak yapıyor dolayısıyla burayı hormon bankasına çevirmek bence doğru değil. Pro düşünen birisinin zaten akıl alacağı hocaları vardır. Burda bu konuyu bu kadar dile getirmesek daha iyi olur diye düşünüyorum.

Bunun dışında ben Makinedeff'in söylediği ölçülerin gerçek oldugunu da düşünüyorum. Burda ne zamandır vaktini ayırıp yorum yapıyor ayrıca teşekkür ederim kendisine. Fakat kendisinden hepimiz resim bekliyoruz. Burdaki birçok kişiyi de teşvik edecektir. Internet ortamında resmini paylaşmak istemeyebilirsin ama yüzünü paintten boyayıp vücut resimlerini koyabileceğini hatırlatırım.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
Maddeler halinde dile getirmis oldugun fikirlerini teker teker itin ile degerlendirmeye gecmeden once, kisisel bir degerlendirme yapmanin faydali olacagi kanaatindeyim; foruma baktigimda ortada sana dair bir takim olgular oldugunu gorebiliyorum,nedir bu olgular; 10.09.2004 yilinda bu foruma uye oldugun,suana kadar 1144 mesaj attigin. sana dair net olarak sahip olunan 2 olgu bu. forumun sadece spor bolumune degil diger bolumlerinede yazan birisi olarak senin baska bir baslik altina mesaj yazdigini gormedim ya da gozmumden kacti, ama gormedigime eminim. 114 mesaji spor bolumune ve bunun buyuk cogunlugunuda bodybuilding basligina yazmissin, bu da sana dair ucuncu olgu. bu durumun degerlendirilmesi yapildiginda ortaya su sekilde bir dusunumun cikmasi oldukca doga; bu adam bu ise emek veriyor, kafa yoruyor, zamanini ayirip buraya yaziyor, elinden geldigince kisilerin sorularina cevap vermeye calisiyor...vs.. buda sana dair dorduncu oldu. bu dort olgunun disinda sana dair 5. bir olgu yok. beslenme uzmani oldugunu imzanda belirtmen, su kadar yil salonlarda trainer olarak calisiyorum diye belirtmen. bu son iki durum bir olgu degil, bu ikisi hayatinda diger seylere nazaran oncelik verdigin iki sey, iki eylem, yani bir bakima bilincli ya da bilincsiz bir sekilde mevcut kosullar icerisinde senin isteminin ya da istemsizliginin sonucunda kendine agirlik merkezi yapmis oldugun 2 durum. ister spor konusunda olsun ister baska konuda olsun yeryuzun deki hicbir vatandasin senden 1 gr bile farki yok, insan bilincli ya da bilincsiz, istemli ya da istemsiz, gonullu ya da mecburi olsun bir eylemin icindedir, hicbir is yapmadan sabahtan aksama kadar yatan bir adamda bir eylemin icindedir, en azindan hergun yaptigi eyleme dair bir soru geldiginde oyle bir eylem icinde olmanin iyi ya da kotu taraflarini anlatabilir.

bu genel anlamda cizilmis bir tblo idi, simdi bu genel olani senin kendini bir uzman olarak icinde dusundugun bir alt basliga yani spor meselesine getirelim. ayni senin gibi istemli ya da istemsiz, bilincli ya da bilincsiz... kendi tercihi ya da zorunlulugu... herneyse ayni senin gibi bu isin icinde olup kendini bu konuda yetistirdigine inanan kac kisi ile hemfikirsin? bu iste otorite oldugunu mu dusunmektesin, senin yazmis olduklarina farkli bir sekilde bakan kisileri gordugunde sekeri elinden alinmis cocuk gibi davranmanin bir nedeni var mi? yoksa 5 seneye yakin bir suredir burada olup, senin yazdiklarinla bir bilgilenme surecinin icine giren insanlardan olusturmus oldugun bu kominite deki etkinlik vede otorite katsayinin azaldigi izlenimine mi kapildin? kisinin bodybuilding gibi ucsuz bucaksiz bir okyanus kadar genis bir cografyaya sahip, ve herkesin her tarafa kulac attigi bir sporda sadece seni mi otorite olarak kabul etmelerini istiyorsun? bu otorite kabullenisini beslenme ve spor uzmani oldugunu iddia etmenle mi temellendirmektesin? bugun biyoloji, fizik, kimya basta olmak uzere binlerce profosorun ve kendinin uzman oldugunu iddia eden binlerce insanin bile bilimsel veriler konusunda bir hemfikirliligi yokken, devamli arastirma pesinde kosup birbirlerini yanlislamaya hayatlarini adamak gibi bir amaclari varken, sen gelipte burada beslenme ve spor gibi iki genis disiplini tek bir otorite anlayisina mi indirgeyeceksin?

yani bu durum ayni suna benzedi;

birsey tanri tarafindan yapilmasi emir buyuruldugundan dolayi mi iyidir, yoksa iyi oldugundan dolayi mi tanri tarafindan istenmistir...

yani bu cumleyi su sekilde bir revizyona sokmak mumkun mu

birsey saircon tarafindan buyuruldugu icin mi gercektir, yoksa gercek oldugu icin mi saircon tarafindan buyurulmustur.

bu anlamda ben olayi bilimsel tartisiyorum, arastiriyorum, tum bunlari yaptigim icin bu sekilde bir otorite talebinde bulunmak benim hakkim tarzinda -baskalarini bilmem ama bana sokmeyecek- bir talepte bulunmani statunun sarsildigini dusunmene mi vereyim? ki benim icin zerre kadar onemi yok bu durumun, ben gelip yazarim, elestiri yapan olursada adam akilli bir sekilde bu elestiriyi degerlendiririm, ki bu zamana kadarda boyle yaptim, ama bu sekilde sidik yarisina cevirme cocukluklarinin icinde olacak adam degilim.

birakalim bilim dunyasin daki kendini uzman olarak goren kisiler arasin daki hemfikirliksizligi, spor gibi kendine bilimin nimetleri ve ongorulerini referans alan bir yasamsal faaliyet alaninda bile kendini uzman olarak goren kac kisi hemfikir. ben bu adamdan okudum, bu adamin yazdiklari bana mantikli geldi ve bende bu goruse kendimi yakin hissettim, bence bilimsel gercek budur, sporla ugrasan herkeste bunu yapmali....seklin deki oznel motto ya insanlari uydurmaya calismak gibi bir hakki sana kim verdi? antik yunan da bizim bilmedigimiz bir spor tanrisi mi vardi, o mu sana bu asil gorevi verdi?

bu anlamda okudugu herseyi evinin bir odasina kurdugu laboratuvar da inceleyip, ondan sonra ise yarayip yaramadigini kontrol eden biri edasiyla yazmak ve kendini otorite olarak kabul etmek yerine, kendi mantiginin sinirlarinin disina cikabilme cesaretini gosterip baskalarida ne diyor acaba merakni kendinde yaratmadan bu iste uzaman falan olamazsin. ANAMORFOZ bakis acisi yetisine sahip olmayan kimse bir konuda uzman olamaz. gorunenle yetinip, aslinda olan seyin pesinde kosabilen insan ancak o isin ozune ve gizine ulasir.

bu anlamda felsefi bakis acisina sahip olmadan, ozu ve gizi merak etmeden bir iste otorite oldugunu iddia eden kisilere ben sadece ufak bir tebessum ile bakarim. tohumu bilmeden, agacin nedenini bilemezsin....bu anlamda arastirmaya direk agacin kendisinden baslayip ozu ve gizi kavramaya calisan bir adamin agaca dair bilecegi tek sey, onunda duran masa ve sandalyenin bir agactan yapildigi olacaktir. iste bugun bilimsel anlayislarin sadece sonuca endeksli olup, nedene dair bir bulgu bulabilme gayretinde olmadiklarindan dolayi bilim bugun sadece gunu kurtarma ve statukonun gunluk ihliyaclarina cevap vermekle yukumlu bir etkinlik halini almistir.


ben cok onceleri yazdigim bir yazimda da belirtmistim, ben psikoloji denen disiplini bile cok kucuk ayrintilar disinda gerekli gormeyen biriyim, yine ayni sekilde beslenme uzmanligi denen disipline hayatimin hicbir doneminde itimat etmedim. diyetisyenlik denilen ve bugun maddi getirisi cok fazla lan populer bir meslegi icra eden cogu kisiyi ahlaksiz olarak nitelendirdim, cunku bu gibi meslekler size arzu ve beklentilerinizi vermezler, sadece ve sadece sizin neyi arzulamaniz gerektigini gosterirler ve buna inandirirlar. cunku fiziksel olarak hos gorunme denen, hemen hemen her insanin icinde olmak istedigi bir durumu yasamak isteyen kisileri bu diyetisyen denen kisiler maymun haline sokmaktalar. kisiye ozel bir beslenme programi yazdignii iddia edip, tamamen kendi goreceligine uygun bir hale getiririp, kisa donemler icine sikistirilmis ve bundan dolayida etkisi kisa surede gececek bir kisisel begeni durumu yaratip, bu kisisel begeni durumu son bulup, kisi tekrar eski haline dondugunde, yine ayni begeni durumunun icinde olmak adina o diyetisyene ya da baska bir diyetisyene gidecektir. ve bu bir dongu haline gelecektir. beslenme bilgisi uzerine kurulu sektor dunyanin en buyuk sektorlerinden biridir, ve hergun bu isten zengin olmak adina farkli farkli kisiler kendini diyetisyen olarak pazarlamaktadirlar. bugun cok taninmis A isimli bir diyetisyene gidip kendinize bir beslenme programi yazdirin, sonra yine cok taninmis B isimli diyetisyene gidin ve programi gosterin, B kisisinin A kisininin yazmis oldugu programa kayitsiz sartsiz nasil olumsuz elestiriler getirecegini ve kendi programini onerecegini goreceksiniz. bu dev sektorde hergun farkli farkli yayin cikmakta, ben bumnu yaptim sizde yapin , ben bunun mantikli oldugunu dusunuyorum sizde yapin... kendini bilimsellik uzerinden temellndiren bir disiplinde bu sekilde didaktik soylemler olmaz. bu pazar ekonomisinin sozleridir, bir pazarlayis taktigidir.....

ben spor konusunda felsefi bir bakis acisini tutturmadan yapilan degerlendirmeleri cok onemseyen biri degilimdir, spor felsefesi denilen etkinlikten yararlanmayi bilmeden spor konusunda uzman olmak pek mumkun gorunmuyor, cunku elestirel bir bakis acisina sahip olmadan herseyi koru korune kabul etmek bana uygun bir tutum degil. ben kendi yazdiklarima bile kendi icimde bir parca suphe koyarak buraya aktariyorum, ben sunu biloyorum ki benim suan buraya yazmis oldugum cogu sey benim kendi deneyim -gozlem ve arastirmalarimin sonuclari uzrine dayali seyler, ama bunlarin cogu kendi icinde her an yanlislnma potansiyelini tasiyorlar. bilmsellik denen etkinlikte tam olarak bu zaten. bu anlamda karsiniz daki kisnin yazdiklarini elestirirken cocukca bir uslup yerine akilsal elestiri uzerine dayali bir uslubu benimeyip, ben merkezcilikten uzak durmakta fayda var.


devam edecegim.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
1) Cumlelerimin yarisini cikartip yorumlarsan biryere ulasamayiz. Ben bahsi gecen bir ukede gecirilen alelade bir omurden bahsetmedim. Cumlemin ikinci yarisinda saglik ve fitness sektoru icerisinde bulunmus olmaktan da bahsettim. Bu, cevreden duymaktan, filanca hocadan anlatilmis olmaktan cok farklidir. Bizzat program yazdim, bizzat antrenman yaptirdim, bizzat kurslarini aldim ve bizzat aratirma yapip yazi yazdim. Kac tane fitness/body building salonunda bulundun? Amerika'da 4 farkli eyalette bircok fitness ve vucut gelistirme salonunda gorev yapmis ve agirlik calismis biri olarak soyluyorum, hicbir local gym'de ya da Golds Gym'de halter platformu bulamazsin. Halter platformu ise Rusya ve Balkanlarda tipik salon gerecidir. O yuzden yine soyluyorum, yaptigin yorumlarin bircogu kulaktan dolma hikayeler, ve bu hikayelerden yola cikarak insanlara steroid kullanmayi ozendirici yazilar yazman cok yanlis.

boyle buyurmus saircon. burada takinilmis olan ben egitimini aldim, ben kursuna gittim, ben program yazdim..vs.. seklin deki tutumu cok cocukca buldugumu itiraf etmeliyim. bilmiyorum saircon kendini bir milos sarcev, bir brian dobson, bir mike mentzer, charles glass mi sanmakta? oyle saniyorsa fena halde yanilmakta. bu isimleri bir yabanci hayranligindan dolayi vermedim, bu isimler dunya capinda sampiyonlari yetistirmis ve bu ise dair olarak otorite kabul edilen insanlar, ozellikle milos sarcev ve charless glass bu sektorun e onemli isimleri olarak kabul edilmektedirler. muhtemelen saircon buna bir itirazda bulunacaktir, ama bu itirazi bana degil, gidip ronnie coleman, dennis wolf, flex wheeler,gustavo badell, silvio samuel, dennis james,Hidetada Yamagishi..vb.. gibi mr.olympia nin gedikli isimlerine ypmasi gerekecek, zira yazdigim bu isimler binlerce dolar paralar vererek bu kisileri kendilerine antranor olarak tayin etmislerdir, ozellikle dennis wolf un milos sarcev hakkin daki goruslerini bir arastirmakta fayda var. bu anlmada 4 farkli eyalette bulunmak, hocalik yapmak...vs.. bunlar bir insanin kendisine uzman gozuyle bakmasini gerektirecek vasiflar degildir, tr deki salonlarda antrenorluk yapan cogu kisiyi animsiyorumda 20 yil bu isin icinde olupta zerre kadar bilgisi olmayan insanlarda gordum. ki simdi ki salonda da kendine antrenor diyen elemanin birinin durumunu gorunce senin burada kendine dair yazmis oldugun referanslar benim icin kesinlikle bir baglayicilik tasimamakta...tr deki yarismalar da hakemlik yaptigi halde, glutamin gorse bomba sanip karakola kosacak kendine hocayim diyen kisilerde var...seni onlarla ayni klasmanda tuttugum gibi bir yanilgiya dusmenide istemem, fakat verdigin refernslar beim icin pek bir anlam ifade etmemekte.
ozellikle; Halter platformu ise Rusya ve Balkanlarda tipik salon gerecidir. O yuzden yine soyluyorum, yaptigin yorumlarin bircogu kulaktan dolma hikayeler, ve bu hikayelerden yola cikarak insanlara steroid kullanmayi ozendirici yazilar yazman cok yanlis..

seklin deki degrelendirme cok zorlama olmus, zira konu bu degildi, ve aslinda farkinda olmadan dogu blokunda steroid kullaniminin daha fazla oldugunu belirtmektesin. ayrica hikaye olarak degerlendirmen beni cok rencide etmedi acikcasi, zira bende senin yazdigin cogu seyi hikaye olarak gordugumden dolayi zaten sana cevap verme ihliyacini duyup yorumlar yaziyorum, yoksa seninle hemfikirde olsam, cogu konu daki fikirlerin benim icin bir inandiricilik tesgil etseler neden zaman harcayipta buraya cevaplar yazayim. yani ayni kulvardayiz, bu konuda bir endise olmasin.ve hala insanlari steroide ozendirici yzilar yazdigimi yazarak, acaba bu adam monitoru ters ceviripte mi okuyor diye senin hakkinda kurgular kurmama neden olmaktasin. yani su iddiani ciddiye bile almamaktayim. ayrica hemen belirteyim steroid konusunda ki bilincin tipik turk doktoru bilinci ve bu bana sunu gosteriyor ki steroidler konusun da cok fazla bir bilgin yok. aslinda bunu yazmakla hata yaptim sanirim, simdi bu cumleyide ozendirici bir yorum olarak dusunebilme potansiyelin cok fazla.

2) Japonya ve Cin'in kulturlerini bahane ederek benim senin (kalabaliklik ve modernlik = beslenme zorlugu) denklemini curutmemi elestirmissin. Demek ki kalabaliklik ya da ileri ulke olmak bahane degilmis iyi beslenememek ya da saglik siralamasinda gerilerde olmak icin. Isterse Amerika da bunu kulturune asilayabilir, 4 Temmuzlarda deliler gibi bir araya geliyor ve havai fiseklerle kutlayip patriot olmayi beceriyorlar ya... Sagligi temel sart yapmayi da becerirler o zaman isteseler. Olay tercih meselesi, zorunluluk degil ben bunu demek istedim. Hem konu kultur konusu dahi olsa, zaten konumuz saglik konusunda Dogu yu mu Batiyi mi ornek almak konusuna geldigine gore, bu durumda hangi kulturleri ornek almamiz dogru olur sorusuna zaten otomatikman yanit gelmis oluyor.


Demek ki kalabaliklik ya da ileri ulke olmak bahane degilmis iyi beslenememek ya da saglik siralamasinda gerilerde olmak icin......
simdi bu ifadeni okurken aklima soyle bir profilde insan oldugun geldi.
soruyu sorup, sordugu sorunun cevabini almadan sordugu soruya kendisi cevap veren ve sonrada kendi verdigi cevabi kendisi elestiren bir adam..
cin ve japonya orneklerini vermem deki temel amaci hala kalabalik olmak ve saglikli yasamak arasin daki iliskiyi gostermek istemem gibi algiliyorsun. bunun kalabaliklikla bir iliskisi yok, cinin nufusu 1 milyar degil 5 milyon olsun, japonyanin ki 200 milyon degil 3 milyon olsun..vs.. genel anlam bu degil, bu ulkelerde olan binlerce yillik bir devlet toteminden bahsediyorum ben, bir kulturden, bir algilamadan bahsediyorum.japonya ve cin orneklerinin bu konuda verilebilecek en yanlis ornekler oldugunu belirtti, bu belirtme ihliyecini duymanin nedenide buydu, ama sen olayi kalabalik-saglik seklinde bir iliskilendirme olarak algiliyorsun. bu toplumlarin cocuklarina bir miras gibi biraktiklari bir kultur ile abd gibi hicbir konuda tarihsel bir kulturu olmayan bir ulke ile mukayese ediyorsun. iste bu yuzden verdigin ornek kumdan kale gibi dagiliyor.
ben abd nin nufusu 400 milyon..vs.. diye yazdigimda bura daki genel hayat anlayis, bura daki genel irade, hyatin rutinligi, kulturel farkliliklar, farkli kimlikler, farkli kulturler..vs,..,.uzerinde durup kisiler uzerinde genel bir devlet totemi olusturulamayacagini, cunku kisilerin icinden geldikleri kulturu ayakta tutmaya calistiklarini, devlet totemine uyduklarinda kulturel bir asimilasyon yasayacaklarini dusunduklerinden dolayi abd de genel bir beslenme anlaysinin olamayacagindan bahsettim, heterojen bir kulturun genel yapisini ortaya sundum, sen bun;ara karsilik cin ve japonya gibi 2 homojen kulturun orneklerini koydun. tamamen alakasiz konular.


ayrica su sekilde skandal bir cumleye imza atmissin

Isterse Amerika da bunu kulturune asilayabilir, 4 Temmuzlarda deliler gibi bir araya geliyor ve havai fiseklerle kutlayip patriot olmayi beceriyorlar ya... Sagligi temel sart yapmayi da becerirler o zaman isteseler...

milliyetcilik uzerinden temellenen ve bir toplumsal birlik izlenimi yaratip, dunyaya biz hala gucluyuz, bizi kimse yikamaz, gecmisimize sahip cikiyoruz seklin deki bir dayanisma birlikteligi, bir toplumsal rexleks ile saglikli beslenme, saglikli yasamak gibi tamamen kisisel secimleri ayni skala da ele almak skandal otesi bir durum. milli benlik anlayisi ile kisisel bir benimseyis arasinda bu sekilde bir iliskilendirme yapmak...ilginc. daha dun izledigim programda biri 510 lbs, biri 340 lbs, biri 370 lbs olan 3 tane bayan cikti, 510 lbs olan bayanin sevgilisi 90 kg larda oldukca fit bir afro amerikandi, bu kadinin gunluk yasamini gosterdiler, kadin sabah kahvaltisin da 200 gr a yakin yag yedi, yapilan roportaj da bu halini sevdigini ve daha fazla kilo almak istedigini soyledi, sevgilisinden henuz yeni cocuk sahibi olmus, sevgiliside idealin deki kadinin bu oldugunu soyluyor, kadin orada tartiya cikti ve biraz kilo verdigini bunun icin uzgun oldugunu soyledi, sonra diger kadinlar, kadinin biri sevisirken bile kocasinin kednine yemek yedirdigini soyledi, adam benin idealim bu sekilde bir kadindir, zayiflarsa bana cekici gelmez dedi..vs..

hadi simdi bir degerlendirme yapalim, burada ikinci kadin halinden cok fazla memmun degildi, zayiflamak istedigini ama kocasini kaybetme korkusundan dolayi bunu yapamadigini soyledi, adamda direk , eger zayiflarsan seni birakirim dedi...simdi bunu ne sekilde izah edebiliriz, belkide adam kadini elinden kacirmamak icin, baskasi ona bakmasin diye, kendine ihanet edmesin diye bu sekilde bir yol bulmus. hadi bu sekilde bir senaryo yazalim.
peki ya ikinci kadin, bu ikinci kadin daha fazla kilo almak istiyor, yeni cocugu oldugu halde sagligini dusunmeden, yani cocugunun gelecegini gormek adina bile olsa saglikli bir yasami benimsemiyor, aksina daha fazla kilo almak istiyor....simdi bunada mi bir senaryo yazacagiz, diyelim yazdik, ve yazdigimiz senaryo bu konuya dair yazilabilecek en mantikli senaryo olsun..peki kisinin kararinda bir degisme var mi, saglikli yasamayi arzu ediyor mu? hayirr...
bu anlamda saglikli beslenmek ve spor yapmanin kisisel bir bilincten cikma bir tercih oldugunu, milli benlik dusuncesinin ise daha kolektif vir olgu oldugunu iyi ayirmak gerekmekte. bu anlmada sistemin tesviki, yonlendirmesiyle olacak isler olmadigini idrak edebilmek gerekmekte.


ayrica dogu mu bati mi konusuna gelince, hic oryantalis bir tutum bile sergilemeden direk dogu diye cevap vermen dogu nun insan ve varlik anlaysina dair pek fazla birsey bilmedigini gostermekte, ve buna ragmen hala bilimden yanayim diyebilmektesin. aslinda bu konu hakkinda en guzelini ozdemir asaf usta soylemis.

bir insani alir,onun yerine bir anlam oturtur; dogu
bir anlami alir, ustune bir insani oturtur;bati


dogu ile bati arasin daki demokratik, bilimsel farklar iste buradan kaynaklanir ve kaldi ki kultur. bu cok genis bir konu ama suan icin degil...

3) Disarida yemek yememenin nedeninin saglikli yasamak oldugunu kim soylemis? Kendi kendine yorumlar uydurma. Ben senin Amerika'da insanlarin sagliksiz olmasinin nedeninin cok calismak oldugunu soyledigin, ve problemlerin genelde fakir kesim halkinda goruldugunu soyledigin icin o ornegi verdim. Yani her fakir sagliksiz demek degildir, cunku ozel dersi odeyebilen bircok zengin Amerikali musterim uc ogun Mac Donalds yiyebiliyor iken, salonda camasirci olarak calisan Meksikalilar evde pisirdikleri tacolari ve taze salatalari getirip yiyorlar.

birde bu var, ben abd deki sagliksizligin tek nedeninin cok calismak oldugunu degil, nedenlerden birinin bu oldugunu belirttim, bu anlamda bir seyi anlamlayip yorumlamak icin anlayana kadar okumak gosterilecek en erdemli tavirdir. ayrica dunya genelin de fakir kesimlerin yeterli besin alamama, insana yarasir kosulllarda yasayamama, gerekli saglik denetiminden gecememe..vs.. seklin deki nedenlerden dolayi daha sagliksiz bir yapiya sahip olduklarini gorememekteysen dunyanin gercekliklerine dair olarak farkli bir gozle dunyaya bakmani onerecegim. ve kaldi ki abd de bundan farkli degil, ayrica ben her fakir sagliksizdir diye de yazmadim, sanirim farkli yerleri okuyorsun ve bana karsi bir dejavu yasiyorsun. zengin ogrencilerinin mcdonalds yemelerini neye bagliyorsun, zaman sikintisina mi, kisisel yemek zevkine mi, spor yapiyorum zaten yakarim birsey olmaz dusuncesine mi..vs..? neye bagliyorsun, ayrica neye baglarsan bagla sonuc olarak ortaya ne cikacak. ben her zengin insan bilinclidir, bundan dolayi daha saglikli beslenmeye gayret eder ve bu duusnceyi benimser seklinde bir cumle yazsaydim su yazdigin bir anlam ifade edebilirdide, bu sekilde sadece havada kalmis bir cumle olmaktan ileri gidemiyor.
yazdiklarimi anlamlandirabilme konusunda ya cok basarisizsin ya da on yargili okumaktasin. ben maddi acidan durumu iyi olan kisilerin saglikli bslenme konusunda daha avantajli olduklerini ve bu avantaji daha fazla kullandiklarini yazdim, sense buna karsilik meksikali bir aileyi alip getirdin. yani simdi ben buna ne yazayim.

4) Masteer'in gerek tecrube gerekse egitimine dayali olarak sana soyledigi tavsiyeye, dalga gecer gibi sac jolesi ornegini gostermissin. Bir insan saci olmadan yasar, ama karacigeri olmadan yasayabilir mi?

gelelim yazmis oldugun su cumleye, ben bunu masteeta yazdigim halde o bile bu sekilde dusunmemis, neden, cunku ora daki ironiyi anlayabilmis, diger kislerde buna dair birelestiri yazmamislar, zaten masteerin olayi anlayabildigini verdigi cevaptan anlamak guc degil. burada vurgulanan sac ile karaciger arasin daki deger farki degil, kisilerin arzu ve ideaallerine ulasmak adina, bir kisi icin degerli gorunen ve bu degerin korunmesi gerektigi hususunda yapilan oneriyi ciddiye bile almadan, bana bu simdi lazim mantigiyla davranmasinin elestirisiydi, iste bu adamlara akli basinda denmez diye zaten belirtiyorum. biraz daha sakin bir kafa ile okumani tavsiye etmekten baska bir oneride bulunmayacagim. zira ironiden anlamayan bir nesile cok asina oldugum soylenemez. ayrica olay ironi bile degil aslinda, cok yalin bir sekilde dile getirilmis bir ornek. ayrica steroidlerin cogu sacida dokuyor, bu anlmada hem jole hemde diger etkileride uzerinde bulunduruyor...bak bu komik, evet komik ama gercek. buda mi ozendiriciydi.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
aslinda daha 4 tane daha gundem madeesi var, ama cok yorgun oldugum icin uyumayi dusunuyorum, fakat sairconun yazmis oldugu 6. gundem maddesine birseyler yazmadan uyuyabilmem pek mumkun degil, bu yuzden 5.yi atlayip 6.ya geciyorum. 5. yi yarin degerlendirecegim.

6) Kavram karistirmakta bire birsin. Doping baska sey, Steroid baska... Foruma gelen arkadaslar balli sut icmenin nasil olacagini sormuyorlar. Ayrica ben steroidlerin bulundugu tarihlerden degil, sporda kullanildigi tarihlerden bahsediyorum. Vucut gelistirmenin tarihi 1800'lu yillara dayanir, (Eugene Sandow babasidir, ve evet kendisi Almandir, yani dogu bloku) onun icinden turedigi halter sporu ise cok daha eskidir. Anabolik steroidlerin sporda kullanilmaya basladigi zamanlar ise tas catlasa 1950'lere gider. Vucut gelistirme steroidsiz en az 150 sene yapildigina gore, simdi niye yapilamasin???


once su steroid olayina bir deginelim, aslinda verdigim link herseyi son derece aciklayici bir sekilde ele almisti. ama doping ve steroid farkli seyler diyerek burayi atlamaya calismisin. ..tamam bunuda gectim, ben sana decanin 2.dunya savasin da askerlerin yaralarinin cabuk iyilesmesi icin kullanilan bir madde oldugunu yazdim, anlasilan senin gozunde deca bir steroid degil!!! yani dmek ki 30 sene oncesine dayanmiyor steroidlerin gecmisi. 2.dunya savasinda kullanilan bir deca var karsimizda.


oncelikle sandow u bana ve kamuoyuna tanittigin icin tesekkur ederim, bense bu sporun atasi kimdir diye uzunca bir suredir dusunmekteydim, yani belki sakaya aldigimi dusuneceksiniz, aslinda sakaya almiyorum, ama bana sandow u anlatmak..bilmiyorum ne desem..garip geldi sadece....

ayrica hemen 2 tarihsel yanlisi daha duzeltelim, bu 2 tarihsel yanlisa ne sekilde bir cevap gelecek fena helde merak etmekteyim.
oncelikle vucut gelistirme sandow dan cok daha oncelere, antik yunana dayanir. sokrates zamanin da Gymnasium adi verilen mekanlar insaaa edilmis ve burada halk ve savascilar birlikte spor yapmislardir. bugunku GYM dedigimiz kavramda buradan turemektedir. antik yunan doneminden kalma heykellere bakilirsa neden bir cogunda muhtesem vucutlarin resmedildigi gibi bir soru akla gelebilir, iste bu sorunun cevabi antik yunan donemin deki estetik ve gorsellik anlayisidir. ayrica antik yunan mitlerinde atlasin dunyayi omuzlarinda tasimasi guce ve gucluye karsi sahip olunan dusuncenin urunudur.
bu konuyla ilgili olarak gecmiste baska bir platforma yazmis oldugum bir yaziyi buraya ekliyorum.
insan doğası gereği hep gücün peşinde koşmuştur,ister maddi,ister manevi,isterse fiziksel olsun insan gücün peşindedir ve doğası gereği güce tapar,gücün imgeye dönüştüğe herşey saygı görür,marksın''tarih sınıfların savaşımının anlatısıdır'' tezini,herderin''insanın kendi yapıp etmelerinden ortaya çıkan kültür,o yapıp etmeleri vareden gücün tarihini oluşturur ve güç tikelden hareketle kendi tikel tarihini vareder''saptlamasının son durağındaki adornonun''tarihin en başına dönüp baktığımızda vahşilikten insanlaşmaya yönelik insani bir gelişim göremeyiz,onun yerine topla,mızrakla,sapanla başlayıp atom bombasına doğru ilerleyen bir tarih görürüz'' vecizesi üzerinden bir sağlama yapabilme şansımız olduğunu kavradığımızda ''güç''kavramının tarihe yön veren kavram olduğunu görürüz,tüm tarihsel yaşanımlar gücün yanında olabilmenin anlatısıdır,az bir ibni haldun araştırması bunun doğruluğunu anlama açısından yeterli olacaktır,bunların neden yazıldığı konusunda kafasında soru işaretli ve bol ünlemli düşünceler doğan arkadaşlara bunun cevabını verebilmem mümkün değil,zira vucut geliştirme terminolojisin içinden bakma curetini göstermedikten sonra bunu anlamlandırabilmek pekte mümkün değil..ama küçük bir örnekle olayı ifade etmeye çalışayım,hristiyanlığın ilk dönemlerindeki hz.isa tasvirlerine bakıldığında isa çok çelimsiz,zayıf ve düşkün bir tarzda ele alınarak topluma sunulmuştur,burada amaç acıma duygusu üzerinden bir hürmet yaratmaktır,daha sonraki dönemlere bakıldığında hz,isa figürleri baştan aşağıya değişmiştir,isa geniş omuzlu,six pack mideye sahip,fitness salonlarından fırlamış bir peygamber edasıyla bizi karşılar,oda o çağın en etkin kavramı olan güç kavr***** uygun bir tutumla törpülenip topluma sunulur,güç ve estetikten yola çıkılarak bir hürmet ortaya çıkarılır,güç ve görüntünün önemli olduğu mutlak bir olgudur....

yani insanin guclu ve fit gorunme durtusunun gecmisi sanilandan cok daha eskidir. patristik ve skolastik hristiyan donemlerin deki anlayis farki sadece dinsel motiflerde kendini gostermez, o zamanlar kurulan ordularda, askerlerin calistirilma metodlarindada kendini gosterir. bu anlamda sandow bu sporun oncusu ve atasi degildir. o bu isi bir sektor haline getirmis ve bu isten devasa paralar kazanmis ilk kisidir.

gelelim ikinci tarihsel hataya, soyle yazilmis;
Eugene Sandow babasidir, ve evet kendisi Almandir, yani dogu bloku) ..

oncelikle sandowun yasadigi donemlerde almanya denen bir ulke yoktur, prusya kralligi vardir, ve prusya kralligi kendi icinde dogu bloku seklinde bir ayrima ugramamistir, tarihe dair dip notlar duserken arastirarak aktarmak en mantikli tavirdir.
dogu bloku terimi sscb ile muttefiklik kuran ulkelerin girmis oldugu bir kavramdir, 1917 ekim devrimi bunun baslangicini olusturur ve 2.dunya savasi sonrasin dada tam anlamiyla bu yapi olusur.. yani sandow zamaninda boyle bir durum soz konusu degildir, zira almanya denen bir ulke yoktur o zamanlarda. sandow prusya kralligin da dogmustur.
dogu ve bati almanya olmanin simgesi berlin duvarida malumunuzdur. simdi bati almanya ile dogu almanya mantalite olarak birbirlerinden tamamen farkli 2 ulke idi. dogu almanya da sscb politikalari, bati almanya da abd politikalari gecerliydi... ayrica simdiki almanya bir dogu ulkesi olarak degil bir bati demokrasisi olarak kabul edilir ve abd politikalari gecerlidir. bilmiyorum saircon cok onemli bir detay yakaladigini mi dusundu, ama durum aynen bu sekildedir. bu anlamda simdi sandow almandir, yani dogu blokudur cumlesi fevkalade skandal bir cumle olmus. bilimsel arastirmacilarin iskembei kubradan atmalarini elestiriken, buna benzer bir tavir ile bir tarih katliami yapmak cokta farkli tutumlar degil. buda iyi aslinda, daha ileri gidip sandowu, STASI nin bir ajani olarakta takdim edebilirdi.

Eugene Sandow babasidir, ve evet kendisi Almandir, yani dogu bloku) ..
bu cok talihsiz bir cumle olmus...

makinedeff
31 03 2009, 17:00
5) Herhangi bir insani steroid kullanmaya tesvik etmek icin, steroid cok onemli, mutlaka kullanin demene gerek yok. Spesifik tavsiyelerde bulunmaya basladigin ve yurt disinda herkes kullaniyor dedigin anda bu ayni anlama geliyor zaten. Sen steroid konusunda uzman degilsin, doktor degilsin, antrenor degilsin, herseyden onemlisi, o kisinin yaninda degilsin. Onun saglik ozelliklerini bilmiyorsun, antrenman gecmisini bilmiyorsun, aile risklerini bilmiyorsun vs. vs. vs. Kisi ister pro olmak istesin, (ki kisi eger bu konuda pro olacak ise forum koselerinde tesvik ya da bilgi almaya calismasinin ne anlami var o da ayri konu) ister bu isi amatorce yapsin, yapacagin en mantikli hareket, onu steroid konusunda uzman bir doktor ile gorusmesi konusunda uyarmaktir. Sende, Ahmet de Veli de calisan, baskasinda calismayabilir. Bunu hicbir zaman bilemeyiz. O nedenle sozlerine cok dikkat et, birisinin hayatiyla oynuyor olabilirsin.


benim spesifik tavsiyelerde bulundugumu sana dusunduren sey muhtemelen, yazdiklarimi spesifik bir gozle okumus olman olabilir. zira steroidlerin yol acacagi zararlari 11 eylulde ikiz kulelere carpan ucaklarin o binaya verdigi zarar ile es degerde tuttum, ama hala duz bir mantikla, bir acik yakaladim, ataklari bu kanattan siklastirirsak gol atabiliriz mantigiyle yazmaktasin. steroid konusunda uzman olup olmamaya gelince; buna cevap bile vermiyorum, herseyden once sen steroidlere karsi oldugunu ve kesinoikle kullanilmamasi gerektigini belirtiyorsun, bu anlmada karsinda ki insan steroid konusunda ister uzman olsun isterse tek bir bilgisi olmasin, senin icin ikiside es degerde olmali. ayrica antrenorluk konsun daki fikirlerimi daha onceki mesajlarimda yazmistim. oyle antrenorler var ki, dusman basina diyorum....


kur yapmayi kafasina koyan, bunu bir varolus meselesi olarak algilayan bir kisinin hayatina dair detaylar
bilmek ile kur konusunda nasil bir baglanti kurdugunu kesinlikle anlamlandiramadim, sor bakalim masteera kuru kafaya koydugunda gozu birsey gormus mu, sana diyecegim suki kuru kafasina koymus bir adama ne turlu telkinde bulunursan bulun bir sonuc alabilme sansin cok cok azdir. bu anlamda bu sekilde bir realiteye sahip bir konuda, bu sekil deki yaklasimlar ile bor sonuc alinmaz. kur yapacam diyen bir adami kimileri yapmasi konusunda tesvik eder, kimisde sakin yapma diye telkinde bulunur... bu 2 farkli eylemi yapmak icinde o adamin aile yasantisi...vs... bilmek zorunda degilsin. eger diyorsan ki belki o adamin ailesinde, aile uyelerinden bir kacinin olmesine neden olmus ayni hastalik varsa, belki steroidler ileerde bu kiside de o hastaligin nuksetmesine sebep verecektir...belki bunu anlayabilirim, anlamaktan ote kabulde ederim, ama belittigim gibi kur yapan o kadar cok kisi taniyorum ki, birak telkinde bulunmeyi, olursun geberirsin demeyi, kafasina silah daya 2.gun bildigini yapmaya devam ediyor. bu bir ego meselesi, kafasina koymus ve kendini bu sekilde motive etmis bir adami bundan cevirmek cok kolay degil.

Kisi ister pro olmak istesin, (ki kisi eger bu konuda pro olacak ise forum koselerinde tesvik ya da bilgi almaya calismasinin ne anlami var o da ayri konu) ister bu isi amatorce yapsin, yapacagin en mantikli hareket, onu steroid konusunda uzman bir doktor ile gorusmesi konusunda uyarmaktir

bu ifadeyi jay cutleri gordugumde animsarsam eger ona mutlaka bir telkinde bulunur ve doktora yollrim, bk sana baska bir ornek vereyim, steroidler olum riski tasiyor, kullanmamak gerek diyoruz...pro olma amacin daki adam bu tehlikeleri goze alip, hayatina yon vermek, para kazanmak, bu isi kendine meslek edinmek adina bunlari kullaniyorlar. bu adamlar hayatlarini bu isten kazaniyorlar. ve bu adamlar uzerine kurulu dev bir sektor var, bu dev sektor bu sporcularin onune inanilmaz kontratlar uzatiyorlar, bu kontratlar da yazan rakamlar bile bu adamlarin gozune sagligi knci plana atabiliyor.
bir baska ornek, madenlerde caklisan, yerin binlerce metre altina inen madenciler, bu adam hayatini bundan kazaniyor, cocuklarina ve ailesine bu sekilde bakiyor, her an olumle burun buruna...bu adamada sen madene inme be kardesim mi diyeceksin....umarim bu sefer ironiyi anlayabileceksin.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
7) Kendine guveniyor isen, ve soyledigin olculerde isen, fotonu gostermek konusunda tercihin i zaten simdiye kadar yapmis olurdun. Unutma, ogut vermek baska seydir, liderlik baska. Eger salik verdigin trapez isimli arkadasin seni ciddiye almasini istiyor isen, once nasil bir lider oldugunu gostermen lazim.


soyle lise yaslarinda olsam, yeni ergenlige adim atmis yaslarimda bir adam olsam belki su ifadelerin beni gaza getirirdi ve resim eklerdim, ama iste insan olgunlastikca bu sekil deki cocukca meydan okumalara pek aldiris etmiyor. anlasilan verilen olculer senin icin agzini acik birakacak olculer, halbu ki benim boyuma ve kiloma oranla cok normal geliyor bana. inan bana ben simdiye kadar ne bu forumda nede yazdigim baska ortamlarda kimsenin vucudunu merak edipte resim ekle demedim, benim zerre kadar umrumda degil cunku, ve sen hala foto ekle diyorsun. animsiyorumda ben senin bir videonu izlemistim, tas atiyordun, onu izledigimde, hella olsun cocuga, ozguveni ne kadarda yuksekmis ..gibi birsey dusunmemistim, oylesine izledim ve altina kucuk bir yorum yazdim. yani vucudun soyle, vucudun boyle vs... demedim. ki beni ilgilendirimiyor cunku.

ogut vermeye gelince, ogut, zamnainda taze yenilmemis ekmegi, bayat bir sekilde bir baskasina sunmaktan baska bir sey degildir. ama hayat tecrubesiyle kendini varetmis bir durumu aktarmak daha farkli bir tavirdir. bu anlamda kimin ogut verip vermedigini yazilanlardan yola cikarak anlayabilmek cok guc degil. liderlik konusuna gelince, bu olayda ilginc geldi bana,!!!! lkisnin hayata dair tutumu, ideolojisi, bilgi olarak kapladigi alan, gecmisini..vs.. bilmeden, liderlik gibi bir degerlendirmenin icine dahil etmek, harbi ilginc.

oyle hacimlerde olupta , tek kelime bilgisi olmayan , tamamen dis yonlendirmelerle kendini gelistiren o kadar cok kisi var ki, demek bu adamlar buraya 2 resim ekleseler, lider adam bu deyip biat mi edeceksin.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
8-) Bu son maddede cok ciddiyim. Simdiye kadar bunu belirtmemistim, ama artik bu foruma 2004'ten beri yazan ve kendini en cok sorumlu ve borclu hisseden kisi olarak soyluyorum. Su andan sonra steroid tesvik edici ya da uzman olmadigi halde sunu su kadar kullan, bunu bununla birlikte al vs. seklinde onerilerde bulunan olur ise forum yetkililerine sikayetimi iletecegim. Bu olay kafaya jole surme olayi, balli sut icme olayi ya da protein tozu kullanma olayi degil.


evet, dogru bir soylem. bence bir an once foruma bir uzman tayin etmek gerekiyor, forumda bir uzman eksikligi oldugu acik, uzman birini ikna edelim, haftada 2 gun foruma girsin ve sorulari cevaplasin.
maas+sigorta+yol parasi+yemek ... verelim adamin hakkini.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
master, aslinda senin yazdiklarin bile steroid konusnnda yeteri kadar bir bilgi veriyor. ben senin ydiklarindan su sekilde bir sonuc cikariyorum; kardesim bende zamaninda cesitli faktorlerden dolayi kullanmak istedim, kullandim, istedigim sonuclara ulastim, ama sonra giordum ki bunlar kalici degil, bir sure sonra eskiye donuyiorsunuz, sonra yeniden kullanmaya basliyorsunuz...vs.. o yaslarimda bende bu hatayi yaptim, ama simdi yas ilerleyip olgunlastikca bunun pismanligini yasiyorum, keske yapmasaydim dedigim oluyor, sagligin ne kadar onamli oldugunu anladim..vs.. demektesin. yani insanin kaninin kaynadigi yaslar ile olgunluk caglarin daki dusunceleri cok farkli oluyor. ama iste is isten gecmis oluyor. bu anlamda iradenize hakim olup kullanmamak sizin seciminiz.


15 yasinda bsliyorlar ornegine gelince;ben 15 yasinda yapmaya baslayanlar var diye yazdim, yani her 15 yasindaki adam yapiyor diye yazmadim. o ornegi vermemnin nedenide uc bir ornek oldugu icin ve gercektende bu yaslarda baslayanlar oldugu iicindi. yani dogu da bu durumun siklikla karsilasilan bir durum oldugunun altini cizmek istedim.

nickel, vucut gelistirmede bir nevi ruhi gelisimi tetikleyen bir spor. bir terapi gibi degrlendirmek mumkun.

makinedeff
31 03 2009, 17:00
smd ben szlere antreman, sporcu pskolojs gb konularda baz eklemeler yapacagm,burada sorulmus hemen hemen butun sorularn cevaplarn yazdgm metnlerde bulacaksnz, hatta cogu konuda soru ble sormanza gerek kalmayacak... bu cumlenn tamamnn bu kadar oldugunu dusunmeyn, devam gelecek, ama once eklemeler yapalm.



sporcu pskolojs le lgl olrak

İnsan vücudu, blndğ gb fzyolojk, pskolojk ve sosyolojk br saç ayağı üzernde ç ve dış dengesn kurmuştur. Bu ayakların her br, nsanın sağlıklı br yaşam sürmesn ve sağlıklı davranışlar serglemesne neden olmaktadır. Aşağıdak satırlarda spor pskoloj le lgl bazı temel kavramların tanımlarını bulacaksınız.
1-Başarının pskolojk önkoşulları nelerdr?
Sportf başarı bedensel performans zhnsel performans ve pskolojk performansın toplamlıdır. Özellkle derby maçları olarak tanımlanan, üstün fzk kondsyon ve mükemmel teknğe sahp en y sporculardan oluşan takımlar arasındak müsabakalar aslında pskolojk maçlardır. Bu gb durumlarda başarılı olmak çn gereken ön koşullar blen ve uygulayablen sporcu le antrenör başarılı olacaktır. Kazanmak, galp gelmek ya da yenlmemek olarak düşünülmemeldr. Sadece sonucu düşünmek ve ne olursa olsun galp gelmeye çalışmak sporcunun doğru düşünmesn ve doğru davranmasını engeller. Sporcu sadece mevcut potansyeln serglemey düşünmeldr. Rakbn gücü, maçın önem, seyrcnn tezahüratı, basının zlemes, sporcu zn vermedğ sürece performansını etkleyemez. Sporcu başarısını sağlayanında, engelleyennde yalnızca kends olduğunu blmeldr. Tek rakp vardır, o da sporcunun kends kendsn yendğ zaman, yan zleycnn, basının, rakbnn, hakemn, hatta hava ve saha durumunun başarısına tanık olmaya hazır bekledğne nandığı zaman kazanmış demektr. Ve sonuç kendlğnden gelr. Bu güvenle sahaya çıkan sporcu her şeyn kend kontrolünde olduğuna nandığı çn ne gerekyorsa yapacaktır. çünkü, beyn le vücudu arasında önlenemeyecek br letşm vardır. Aksn düşünürse vücut da o şeklde hareket eder ve vücut nasıl davranırsa beyn o şeklde düşünür. Pank halnde hareket eden, koordnasyon bozuk, telaşlı davranışlar sergleyen, hakeme snrle el kol hareketler yapan, takım arkadaşlarına bağıran br sporcunun beyn, o gün kötü br günde olduğunu, her şeyn ters gttğn, bu kadar şansız br günde kazanmanın mucze olacağına düşünmeye başlar. Düşüncesnde yenlgy kabullenen, kazanacağı konusunda şüpheler olan sporcu, asla kazanamaz. Başarılı sporcu mücadeley seven, zorluklarla başa çıkmayı zevkl hale getreblen, yaratıcı, büyük düşünen ve hayaller kurmaktan korkmayandır. En yen teknklerle, en y koşullarda ve en blgl antrenörlerle çalışan, benzer yetenekl brçok sporcudan sadece bazılar şampyon veya yıldız sporcu olur. çünkü, onlar pskolojk olarak başarmaya hazırdırlar. Kendne güvenr, yenmek ya da yenlmemek çn oynamaz, sadece elnden gelenn en ysn yapmaya çalışır. Yaptığı şten zevk alır ve kends zn vermedkçe hçbr şey ya da kmsenn başarısını engelleyemeyeceğn blr. Kends le lgl asla olumsuz düşünmez. Sadece o anı yaşar ve hata yapmaktan korkmaz. Olumlu davranışlara yol açacağına nanır. Neşel rahat ve kendnden emndr.
2-Sporda pskolojk blg ednme nedr?
Br antrenör sporcularını seçerken ve antrenman planlaması yaparken onların fzksel özellkler kadar, pskolojk özellklern de göz önünde bulundurmalıdır. Brçok antrenör sporcuların neler hssettğn çok y bldğn, onları anlayabldğ çünkü daha önce (sporcuyken) benzer şeyler kendsnn hssetmş olduğunu düşünür. Ancak bu tür subjektf değerlendrmeler yanıltıcıdır. Sporcular hakkında doğru blgler elde edeblmek çn blnçl yöntemler seçlmeldr. Spor pskolojsnde en çok kullanılan tanı koyma yöntemler; vaka tarhçes, gözlem, deney, test ve sosyometrdr.
Vaka tarhçes: Br sporcunun hayatı ve özgeçmş hakkında blg toplamayı fade eder. Blgler genellkle anket yöntem le toplanır. Gerekl olduğu hallerde sporcuya yakın kşlerle görüşme yapılır.
Amaç sporcunun umutları, hobler, spor geçmş, ulaşmak stedğ hedefler, evndek yaşam koşulları, alesnn tavrı ve eğtm tarzı, geçmştek başarı ve başarısızlıkları le okul ve meslek durumunu tespt edeblmektr.
Gözlem: Yen blgler ednmek çn planlı br şeklde sporcunun gözlenmesdr. Bu yöntem sporda vazgeçlmez tanı yöntemlernden brdr. Sporcunun br başkası tarafından gözlenmes (dış gözlem) sonucu, yorgunluk belrtler, saldırgan tepkler, öğrenmedek lerlemes, korkuları, etkleşm şekller ve belrl durumlardak duygusal tepkler saptanablr. Bunun yanı sıra sporcunun da kendsn gözleyerek (çebakış) ne zaman heyecanının yükseldğn, hang durumlarda dkkatn tam olarak toplayabldğn özel antrenman ve yarışmalarda ne düşündüğünü, neler hayal ettğn saptaması yararlı olur
Deney: Br olayın planlı ve kasıtlı olarak gerçekleştrlmesdr. Sporda deney ve test kesn olarak brbrnden ayırmak olası değldr. Deneyde dama bağımlı bağımsız değşkenler bulunur. Bağımsız değşken deney yöneten kş tarafından tespt edlp düzenlenr. Bağımlı değşken se tespt edlmş koşulları bağlı olarak gözlemlenen değşkllerdr. Örneğn, uykusuzluğun basketboldek sabet yüzdes üzerne etks araştırıldığında, uykusuzluk bağımsız değşken, sabet yüzdes bağımlı değşkendr.
Test: Sporda test yöntemleryle hem yetenekler hem de kşlk özellkleryle lgl blgler toplanır. Örneğn zeka testler, fzksel uygunluk testler v. b Bu testlern kullanım, uygulama ve değerlendrlmes lgl test prosedürüne uygun yapılmalıdır.
Sosyometr: Br grup veya takımın öncelkle duygusal yapısını belrlemeye yarayan tüm çalışmaların ortak adıdır. Bu çalışmalar bell krterlere göre kabul görme veya reddedlme yoluyla gerçekleşr. Böylece gruptan dışlananlar ve sevlen kşler le grup ç lşkler ve sorunların nedenler tespt edleblr
Antrenörlern, ancak tanı koyma yöntemleryle sporcuları hakkında doğru blglere ulaşmaları ve buna dayanarak sporcuların gelecektek davranışlarını hem tahmn etmeler hem de sevk ve dare etmeler olasıdır
3-Sporda düşünce süreçler nelerdr?
Sporda düşünce sürecnn özellklernn ve çeştlernn blnmes hem antrenörün, hem de sporcunun teknk ve taktğ blnçl olarak uygulayablmes açısından yararlıdır. Yarışmalar sırasında son derece heyecan duyulan ortamlarda ve her an beklenmedk durumlarla karşı karşıya olan sporcunun her şeye rağmen kendnden stenen yapablmes hç de kolay değldr.
Yarışma devam ederken bulunduğu pozsyon çersnde hedef, kend durumunu, takım arkadaşlarının ve rakbn durumunu süratle değerlendrerek doğru hareket etmek zorundadır. Yapılan her hatayı veya olası daha uygun hareket dışarıdan kolaylıkla gözleyp eleştrmek olasıdır. Sporcudan yoğun yüklenme çersnde ve süratle hareket ederken mantıklı ve doğru hareket etmes beklenr.
Antrenörler genellkle antrenmanlar çnde söyledklerne uygun davranan sporcunun yarışmalarda bunları unutmuş gb davranmalarını anlamakta güçlük çekerler. Oysa blnme gerekr k yarışmalarda gerçekleştrlmes stenen düşünce süreçler ancak yarışmaya benzeyen anlam ve önem olan ortamlarda öğretleblnr. Ve sporcunun deneyn geçrdğ hazırlık sezonu le sporun türü, düşünme şekln etkler. Sporda görülen düşünce çeştler aşağıda örneklenmeye çalışılmıştır.
Somut düşünce: Özellkle küçük yaştak sporcuların düşünme şekl, somut olarak algılanablene bağlıdır. Bu yüzden oyun çndek olası gelşmeler önceden zhnde canlandırarak soyutlamaları olası değldr. Ancak 10-12 yaşından tbaren sporcudan somut düşüncey gerçekleştrmeler bekleneblr.
Yenden üretlen düşünce: Yen lşkler kavrama ve yen çözümler gelştrmede büyük yarar sağlar. Yen hareketler bulunması bunlar arasında bağlar kurulması yeteneğdr. Ve hayal gücüyle yakından lşkldr. Özellkle dans, artstk patnaj, rtmk cmnastkte yaratıcı düşünce yeteneğne gereksnm vardır.
Ama genelde tüm performans sporcuları çn yaratıcı düşünce zorunludur
Kavram düşünces: Hareketlern öğrenlmes ve uygulanmasında temel oluşturur. Sözlü olarak yapması gereken anlayablen sporcu, becerlern daha net ve stenen hedefe yönelmş olarak gerçekleştreblr.
Her kavramın br çerğ vardır. Bu kavramın açık ve net olarak ortaya konması daha çabuk öğrenlmesn sağlar. Bu antrenör ve sporcunun brbrn anlayablmes çn şarttır.
Soyut düşünce: Sporcunun edndğ deneymler göz önünde bulundurarak karşılaştığı benzer sorunların üstesnden geleblmesn sağlar. Bu sayede sporcu var olan yetenek ve becerlern sonuç elde etmey sağlayacak şeklde organze edeblr.
Sezgsel düşünce: Sporcunun daha önceden edndğ benzer br deneym olmamasına karşı yen olan sorun le lgl çabuk ve doğru karar vereblmesdr. Örneğn sporcunun uygulanmakta olan taktğe uygun olmayan br harekete bulunarak takımına sayın kazandırması ya da antrenörün y br oyuncuyu görünen br neden olmaksızın değştrmes gb.
Kontrollü düşünce: Sporcunun kend hareketlern analz edeblmes ve hatayı kend dışındak nedenlerle(rakp, antrenör, takım arkadaşları, hakem v. b)aramak yerne, kend yanlışlarını tespt etmeye yönelmesdr. Bu sayede sporcu kendsn blnçl olarak zleyerek var olan yanlışlarını düzelteblr.
Batıl düşünce: Bu düşünce şeklnde, arasında lşk bulunmayan olay da nesnelerle başarı ya da başarısızlık arasında lşk kurulmaktadır. Örneğn bell br forma, maskot, muska, v. b Bağımlı şekle gelmedkten sonra özellkle genç sporcularda duygusal dengenn korunması açısından yararlı olablr.

4-Sporda hedef belrlemenn önem nedr?
Sporda hedef belrleme, sporcunun amacına ulaşablmek çm öncelkle elde edlmes gereken özellklern ortaya konulması anl***** gelr. Hedeflern belrlenmes, sporcunun performansını gelştrmek çn planlamalar yaparken antrenöre yol gösterr.
Sporcudan beklenenlern neler olduğunu açık ve anlaşılır bçmde ortaya koyacağı çn de sporcunun motvasyonunu artırarak, çalışmanın kaltesn yükseltr. Sporda hedefler belrlenrken sporcunun sahp olduğu fzksel ve pskolojk becerler göz önünde bulundurulmalıdır.
Ulaşılması çok zor olan hedefler ya da hemen başarılablecek kolay hedefler br yarar sağlamaz. Sporda yen başlamış, kend kapastes ve spor branşıyla lgl yeterl blgs olmayan genç sporcularda hedef belrlemey antrenör yapılmalıdır.
Ancak, lerlemş sporcularda, hedefn sporcunun kends tarafından belrlenmes sporcunun daha stekl ve sorumlu davranmasını sağlar. Bu durumu antrenör ve sporcu arasında samm ve güvene dayalı br lşk bulunmalı, sporcunun hedeflern belrlemesne ona yardımcı olmalıdır.
Sporcunun eğer varsa o andak hastalık veya sakatlık gb problemler unutulmamalı, onlar da göz önüne alınmalıdır. Hedeflern ne zaman ve ne düzeyde olduğu blnmeldr. Örneğn; hafta sonu oynanacak basketbol maçında 5 tane üç sayılık atış yapablmek veya 10 savunma rbauntu alablmek gb.
Genelde sporcular ve antrenörler hedefler maçı kazanmak olarak belrler. Oysa maçı kazanmak sporcuların kend dışındak başka faktörlere de bağlıdır. Örneklersek ; rakbn durumu, zleyclern etks, hakem, hava durumu v.b
Bu nedenle sonuç yerne performans düzey le lgl hedeflern belrlenmes daha doğru olablr. Performans hedeflernn gerçekleşmes sonucunda başarı kendlğnden gelecektr
Hedefler ulaşıldıkça basamaklı olarak yükseltleblr. Hedefler sadece yarışmalar çn değl, antrenmanlar çn de belrlenmeldr. Sporcu yarışmadan daha uzun br sürey antrenmanlara ayırmaktadır. Hedeflern belrlendkten sonra not şeklnde yazılarak sporcunun sürekl görebleceğ br yere asılması yararlı olur.
Hedefler başarıldıkça abartılı olmayan ödüller verlmes sporcunun motvasyonunu devam ettrecek ve kendne olan güvenn artıracaktır.
Sporcunun hedefler yanımda takımlar çn de hedefler belrleneblr. Ancak takım hedeflernn sporcu hedefleryle lşk olmasına dkkat edlmeldr.
Takım hedeflernn belrlenmes sporcuların brlkte çalışma ve başarma steğn artırır. Belrlenen hedeflere ulaşılablmes çn sporcunun antrenörü yanında, takım arkadaşları ve ales tarafından da desteklenmes gerekr. Hedeflern zhnsel hayal edlmes onların gerçekleştrlmesnde etkl br yoldur.
Belrlenen hedeflern neler olduğu, ne zaman gerçekleştrlmes bekledğ kartoteksler üzernde yazılarak takp edlmel ve kaydedlen lerleme le lgl blgler sporcuya bldrmeldr.
Ama her şeyden önce sporcu ve antrenörü hedef belrlemenn yararına ve zorunluluğuna nandırmak gerekr.
5-Motvasyon nedr?
Sportf yüksek performansın elde edlmes çn sporcunun uzun ve yoğun antrenmanlara katlanması, ulaşılmış olduğu performansı değşk hava koşulları altında, rakp ve seyrc etksne rağmen sergleyeblmes onun motvasyonu le lgldr.
Değşk nedenlere bağlı olarak br davranışta bulunmak veya bulunmamak, br ş yapmak ya da yapmamak motvasyonun hang yönde ve ne kadar kuvvetl olduğu le bağlantılıdır.
Burada motv, breyn çnde yaşadığı byolojk ve sosyal ortamda varlığını sürdürmeye yönelk davranışlarının nedendr.
Motvasyon se blnçl ve blnçsz, kalıtımsal ve öğrenlen pskolojk seyr ve durum çn kullanılan br termdr.
Kısacası motvasyon, durumun şartları ve motv arasındak oyundur.
Motvasyon performansı olumlu yönde etkleyecek şeklde kullanablmek çn antrenörün sporcularını yakından tanıması, onların lg ve gereksnmler konusunda lglere sahp olması gerekmektedr. Bu konuda olanak var se br pskologla çalışmak en yararlı şekldr.
6-Yeterl motvasyon nedr?
Sporcunun fzyolojk ve pskolojk açıdan yarışmaya hazır olma durumudur.
7-Yetersz motvasyon nedr?
Burada motvasyon düzey düşüktür. Yetersz motvasyon durumundak sporcu keyfszdr, nedensz yorgunluk hsseder, yarışmayı bırakma eğlmnde veya br an önce yarışmanın btmes steğndedr. İşte bu ortamda sporcuda start tembellğ söz konusudu
8-Start tembellğ nedr?
Sporcunun br yarışmada yetersz motvasyona sahp olması nedenyle ortaya çıkan durumdur. Bu arada sporcu stekszdr, yarışmayı bırakmak ster, savaşım steğ yoktur, sahp olduğu motor yetenekler tam verm le kullanılmaz.
9-Start tembellğnden nasıl kurtulunur?
Start tembellğ durumundak br sporcuda yapılması gereken ruhsal gerlm artırmaktadır. Bnun çn pskotonk antrenman uygulanmalıdır.
10-Aşırı motvasyon nedr?
Aşırı motvasyon durumundak sporcu snrl ve telaşıdır. Bacaklarda halszlk, ellerde ttreme görüleblr. Start telaşı olarak smlendrln br durum söz konusudur. Sporcunun davranışlar kontrolsüzdür.
11-Start telaşı nedr?
Sporcunun br yarışmada aşırı motvasyona sahp olması nedenyle ortaya çıkan durumdur. Burada sporcu kontrolsüz davranış ve aşırı gergn br davranış bçm sergler.
12-Start telaşından nasıl kurtulunur?
Start telaşı durumundak br sporcuda yapılması gereken ruhsal gerlm azalmaktır. Bunun çn pskoayarlama antrenmanı uygulanmalıdır.
13-Pskotonk antrenman nedr?
Pskotonk antrenman, sporcuların pskolojk durumunu ayarlamak çn kas tonusunun (germnn) blnçl olarak ayarlanması prensbne dayanır. Uygulamaya bakıldığında br çok kas tonusunu ayarlama teknğ vardır. Bunlar sırasıyla, otojenk antrenman teknğ, progresf (gttkçe artan) rahatlama teknğ, pskofzk antrenman teknğ, aktf tonus ayarlama teknğ v. b dr
14-Pskoayarlama antrenmanı nedr?
Pskoayarlama antrenmanı, sporcuların pskolojk durumunu br uzman denetmnde ve onun yönlendrmesyle ayarlamak çn kas tonusunun (germnn) blnçl olarak kontrol edlmesdr. Pskosomatk problemlern azaltılması veya yok edlmes hedeflenr. Pskoayarlama yoluyla yarışma çn uygun zhnsel durum elde edleblr, gereksz enerj kaybı önleneblr, sporcuda başarı le lgl kendne güven duygusu gelştrlr.
15-Otojen çalışma (tranng) nedr?
Sporcuların pskolojk yönden yarışmalara hazırlanması çm kullanılan pskoregülasyon (pskolojk düzenleme) teknkler çnde en yaygın olanı otojen tranng (otojen antrenman)dır.
Ruhsal ve bedensel gevşemey sağlayarak dnlenme süresn kısaltır. Otojen tranng, fazla ışık ve gürültüden uzak br odada yatar ya da oturur halde yapılablr. Oturur durumda drsekler dzlerde dayanmalı, baş öne doğru eğlmeldr.
Daha sonra son derece sakn ve huzurlu olduğu düşünülerek dğer bütün düşünceler kafadan uzaklaştırılır.
Ve aşağıdak sırlanan altı pskofzk alıştırması uygulanmayı başlanır:
a-Kolların gderek ağırlaştığı ve sıcaklık hssyle kaplandığı düşünülür.
b-Bacakların gderek ağılaştığı ve sıcaklık hssyle kaplandığı düşünülür.
c-Karın bölgesnn üst kısmının ve gderek tüm vücudun sıcaklık hssyle kaplandığı düşünülür.
d-Nefes alıp vermeye dkkat keslerek, kontrol edlr.
e-Kalp atışlarına dkkat keslerek düzenllğ kontrol edlr.
f-Alnın sernlk hssyle kaplandığı düşünülür.
Otojen tranng (otojen antrenman) tek başına uygulamayı öğrenene kadar deneyml br uzman eşlğnde çalışılmalıdır.
16- Byofeedback(Byolojk Ger Bldrme) le gevşeme
Byolojk ger bldrme gevşeme, sporcuların pskoenerj yöntemlerne ve enerjlerne yaptıkları aktvtelere göre optmal(en uygun) kullanımlarına yardımcı olur. Eğer sporculardan üst düzeyde verm almak styorsak onların fzksel ve pskolojk kapastelern gelştrmelerne yardımcı olmak gerekr. Sporcular vücutlarındak gergnlklerle lgl yeterl blgye sahp değllerse byolojk ger bldrmle gevşeme çalışmaları gerekldr. Kas gergnlğn öğrenmede üç çeşt byolojk ger bldrm kullanılablr.
a- Der sıcaklığı: Der sıcaklığı genel gergnlk düzeyn şaret etmede öneml br göstergesdr. Kaslar gevşek olduğundan derde daha fazla kan akışı olduğundan derde sıcaklığı yükselr, kaslar gergn olduğundan derde daha az kan akışı olduğundan der sıcaklığı azalır.
b- Der yüzeynn elektrk aktvtes: Derdek elektrksel aktvtey ölçen brçok yol vardır. Bunların çndek en kullanışlı olangalvank der tepksdr (Galvanc Skn Responce-GSR). Vücut gergn olduğunda. ter bezler gergn kaslarda meydana gelen ısıyı kaybetmek çn daha aktf olur. Derde nem olduğunda elektrk aktvtesnn br noktadan, dğer br noktaya akışı daha kolaylaşmaktır. GSR le derdek br noktadan dğer br noktaya olan br dakkalık elektrk aktvtes ölçülür. Bu ölçüm sporcuya ştsel veya görsel uyaranlarla bldrlr. Sporcular kaslarını gerdrme ve gevşetme çalışmalarıyla derdek nem oranlarını alçaltıp, yükseltmey öğrenmeldr. Bunun sporcular tarafından öğrenlmes çok zaman almaz.
c- Kasların elektrksel aktvtes: Kaslarla çok düşük düzeyde olan elektrksel aktvtelerelektromyograf EMG le ölçülerek gergnlk tespt yapılır. EMG yöntemyle kas gergnlğ ölçmek özellkle sporcuların özel kas gruplarında gergnlkler yaşandığında ve GSR le sonuç alınmadığında oldukça yararlıdır.
Byolojk ger bldrmle gevşeme sportf becernn öğretmne benzer. Öncelkle öğretlecek becer tespt edlmeldr. Öğretlecek becer genel kas gevşemes le veya özel kas gevşemes le lgl olablr. Belrlenen becernn, byo ger bldrmle gevşeme olarak nasıl çalışacağı sporcuya açıklanır ve gösterlr. Sporcu sakn br odaya getrlr, malzemeler tanıtılır ve nasıl kullanılacağı açıklanır. Sonra sporculara blnçl olarak der sıcaklığının veya GSRn nasıl değştrlebleceğ gösterlr. Kas kasılmaları byolojk-ger bldrmle çalışılacaksa, sporcular EMGye bağlanarak aracın kullanımı gösterlmeldr. Araçların kullanımı öğretldkten sonra, sporculardan hayal becerleryle gergnlklern kontrol altına almaları ve steklerne göre yönlendrmeler stenr. Elektronkte blmsel gelşmeler, yukarıda sözünü ettğmz araçların bast, kullanışlı, portatf olarak üretlmesn ve bunların antrenman
Veya yarışmalar sırasında kullanmalarını daha pratk hale getrmştr.
17- Zhnsel antrenman nedr?
Zhnsel antrenman yapılacak olan hareketn uygulama olmaksızın yoğun br şeklde zhnde canlandırılmasıdır. Vücut blnçl hareketlernn tamamında beynn verdğ emrlere uymak durumundadır.
Bu yüzden zhnsel antrenman, fzksel antrenman le brlkte düşünülmel ve antrenman programları kapsamında mutlaka yer almalıdır.
Br hareketn zhnde canlandırılması sırasında lgl kaslarda, o hareketn uygulamalı olarak yapıldığı zaman olduğu gb elektrk akımlarının oluştuğu tespt edlmştr.
Bu yüzden sporcuların kend spor dallarında öğrenmek veya gelştrmek stedkler becerler doğru şeklyle zhnde canlandırmaları, daha çok tekrar yapmalarını sağlayacağı çn yararlıdır.
Hareket durmadan, korkmadan doğru ve akıcı br şeklde zhnde canlandırma uygulamalı olarak yapmaktan daha kolaydır. Hareketn mükemmelğ zhnde sağlandıktan sonra se bunu pratkte gerçekleştrmek kolaylaştırır
Bu nedenle zhnsel antrenman koordnasyon gelşmde etkl br yöntemdr.
Ayrıca zhnsel antrenman sporcunun yapacağı hareket yoğunlaşmasını engelleyen faktörler ortadan kaldırarak konsantrasyonu sağlamaktır. Zhnsel antrenman spora yen başlayanlarda de ler düzeydek sporcularda da rahatlıkla uygulanablr. Sporcunun uygulayacağı teknk ve taktk karmaşıklaştıkça zhnsel antrenman daha da önem kazanır. Zhnsel antrenmanın uygulanmasını sporcu aşağıdak basamakları zleyerek kolayca öğreneblr.
a-Rahatça oturarak veya uzanarak gözler kapatılır ve brkaç kez dern nefes alınıp vücut serbest bırakılır.
b-Ayaklardan başlayarak yukarı doğru vücut parçalarının rahatlamaya başladığı ve br sıcakla çevrelendğ düşünülerek hssedlr.
c-Zhn sorunlardan uzaklaştırılıp, yapılmak stenen hareket ve yarışma pozsyonu hayal edlr.
d-Zhnde canlandırılan hareket net ve ayrıntılı olarak düşünülerek, bu esnada ne hssedldğ ve nasıl davranıldığı yaşanır
e -Hayal edlen harekette sporcu kendn her zaman başarılı olarak düşünüp görmeldr,
f -Hareketn mükemmel olarak yapıldığı zhnde canlandırıldıktan sonra sporcu başarılı olduğunu ve uyguladığı hareket kusursuz olarak yaptığını kend kendne söylemeldr.
g. -Brkaç dern ve yavaş nefes aldıktan sonra gözler açılır
-Zhnsel antrenman günde - 2-3 kez uygulanır ve başlangıçtan tbaren yararı gderek daha etkl ve çabuk hssedlr.
18- Medtasyon nedr?
Medtasyon konsantrasyonu gelştren blnçl br zhn çalışmasıdır. doğu kültüründe günlük yaşamın br parçası olan medtasyon, günümüzde dünyanın pek çok ülkesnde kullanılır. Medtasyon yoluyla rahatladıkları, daha huzurlu ve mutlu oldukları blnmektedr.
Spora medtasyon kendne güvenme motvasyonu yükseltme olumlum düşünce gelştrme ve stres azaltarak deal performansa ulaşmak amacıyla zhnsel antrenman olarak kullanılmaktadır.
Medtasyon kolaylıkla herkes tarafından uygulanablr. Etkl olablmes çn günde en az k kere mümkünse aynı saat ve aynı yerlerde tekrarlanmalıdır. Medtasyona skn br ortamda ve rahat br pozsyonda dern nefes alıp vererek başlanır. sembol olarak br obje veya sözcüğe yoğunlaşılır. Medtasyon yapılırken uykulu durumda olmamalı zhn berrak olmalıdır
19- Sbervzyon nedr?
Gelşmş ülkelerdek spor pskologlarının, sporcuların performansını gelştrmek amacıyla kullandıkları zhnsel teknklerden brdr. Özellkle gelşme dönemndek sporcularda son derece faydalı br teknktr.
Bu teknkle lgl spor dalındak şampyonlardan br model olarak alınır. Zhnde o sporcu canlandırılır. Hareketler, teknğ, başarıları canlıymış gb net ve parlak görülür. sporcu belrl br sevyeye ulaştıktan sonra model aldığı sporcu yerne kendsn koyarak düşünür.
Aynı mükemmel teknk ve başarıları kendnn sergledğn, zhnde canlandırılır.
Böylece kendne güvenme, kend hakkında olumlu düşünceler gelştrme, başaracağından emn olma gb duygular hakm olmaya başlar.
20- Swsh (değştr) teknğ nedr?
Sporcu ancak kendne güvenl, rahat ve olumlu düşüncelere sahp se deal performansını sergleyeblr. Bunun yoluda kendn rahatsız eden düşüncelerden ve davranışlardan kurtulmasından geçer.
Swsh teknğ nsanın mükemmel davranışı gerçekleştrmek amacıyla kend kendne letşm kurmasına dayanan NLPde (Neuro Lngustc Programmng) kullanılan br teknktr.
Bunun çn sakn br ortamda rahat br şeklde oturulur. Sporcu beğenmedğ, değştrmek stedğ durumunu veya davranışını zhnde canlandırır (olaylara çabuk snrlenmek veya yanlış yaptığında kend kendne kızmak gb). Bu hayal zhnndek ekranının sol üst köşesnde büyük ve net olarak yerleştrr. Sonra sahp olmak stedğ durumu veya davranışı zhnnde canlandırır. (Sakn olmak hatalara rağmen kendne güvenn kaybetmemek, başaracağına nanmak gb). Bu hayal de zhnndek ekranın sağ alt köşesne küçük ve net olmayan şeklde yerleştrr. Daha sonra da soldak görüntüyü gderek küçültüp kaybederken, sağdak olumlu ve stenen görüntüyü büyütüp, net ve parlak br şeklde tüm zhn ekranına yerleştrr. Bu anda büyük br başarı elde etmş gb sevnçle görüntüyü hssederek ve duyarak pekştrmeye çalışır.
Bu çalışmanın her seferndek brkaç kez ve sank gerçekten yaşıyormuşcasına hssedlerek yapılması gerekr. Etks, şaşırtıcı şeklde olumlu sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.
21- Duyguların performansa etks nedr?
Duygular sözle anlatılması güç olan ve coşku, sevnç, neşe, kızgınlık, öfke, hddet, endşe, korku v. b smlerle anılan yaşantıları kapsar. Duyguların blnçl olarak yönetleblmes çn antrenman planlaması sırasında ele alınması gerekr. Duyguların kontrol altına alınmasından kasıt, onların bastırılması değldr. çünkü duygular deneym ve öğrenme süreçlernn kontrolü altındadır, Duygularını tanımayan ve yönetemeyen sporcu, sahp olduğu gerçek performans düzeyn sergleyemez.
Sporcunun duyguları kendne yönelk olablr. Genellkle genç sporcular br yandan yetersz kendne güven, br yandan da beğenlme, kabul görme steğ arasındak farklılık düşük performans ortaya konmasına neden olablr. Burada sporcu o gün havasında olmadığı ya da her şeyn ters gttğ gb fadelere olası başarısızlığına kılıf hazırlamaya çalışır. Başta br şeklde sporcu duygularını çevredek kş ve olaylara yönelteblr. Sporcu hava durumunu, zemn , ulaşım koşullarını, yakım arkadaşlarının yaptığı hataları kend başarısızlığının neden olarak göstereblr. Hayal kırıklığı ve teslmyetn sonucu şansızlıktan kurtulamamak olarak açıklayablr.
Bu noktada antrenöre büyük görev düşmektedr. Antrenör sporcunun duygularının yarışmandan önce ortaya çıkmasına olanak sağlayacak planlamalar yapılmalıdır. çünkü, kşsel farklılık nedenyle sporcuların duygusal yönelmler ve bunların yönetm farklı olacaktır. Bunların yarışma sırasında tespt ederek çözümlemek olası değldr.
Sporcunun duyguları neşe, endşe veya kızgınlık düzeynde se gösterdğ tepkler performansını engelleyecek aşamada değldr. Antrenör sporcuya açıklayıcı konuşmalar yaparak veya örnekler göstererek ona yardımcı olablr. Ancak bu duyguların alışkanlık halne gelmes, yarışmanın haffe alınması ve önemsenmemesne yol açacağından göz ardı edlmemeldr.
Sporcunun duyguları sevnç, korku veya öfke düzeynde se dkkat, koordnasyonu ve taktk davranışları olumsuz yönde etkleneleblr. çünkü bu duygular sporcunun yarışma çn hedefledğ teknk ve taktk davranışlarının önemn kaybetmesne yol açar. Kendsne faul yapıldığında veya rakp öne geçtğ durumlarda sporcu yukarıdak duyguların etksnde se rakbne düşmanca duygular sergleyeblr veya yarışmayı kazanma ümdn kaybederek çaba göstermekten vazgeçeblr. Ya da yarışma sırasında bu duygularla hareket eden sporcu, eğer yarışmada y durumda se erken sevnç nedenyle teknk, taktk davranışı önemsemeyerek sürprz yenlgler alınmasına yol açablr. Antrenör y gözlem yaparak sporcunun bu duygularını hemen tespt edp algılama, düşünme ve karar vermesnde blnçllğn devamını sağlamalıdır.
Sporcunun duyguları coşku, dehşet veya hddet düzeynde se başta düşünme ve algı yeteneğ olmak üzere pek çok zhn fonksyonu zayıftır ve hareketlern blnçl olarak gerçekleştrmes olası olmaz. Sporcunun sahp olduğu psko-fzk denge durumuna kavuşması çn yoğun duyguların ortadan kaldırılması gerekr. Aks takdrde sporcuya oyunda tutmaya devan etmek ve sonuç beklemek büyük hata olur.
22- Sporcuya duygusal yardım nedr?
Sporda, hemen her durumda duygusal açıdan yaklaşılablr ve eğer doğru yöntemler kullanılablrse sporcunun duygularını tanıması ve kontrol etmes öğretleblnr.
Duyguların öneml br özellğ var olan durumun algılanmasına bağlı olarak ve subjektf yargılama sonucu ortaya çıkmasıdır.
Bu nedenle antrenör yarışmada yaşanan durumları, antrenman planlaması sırasında benzer şeklde yaratarak, sporcunun deneymlern artırmalı ve olumlu duygular, doğru algılama, mücadele steğ uyandırmayı sağlayarak, olumsuz tepkler başından engellemeldr. Bunun çnde öncelkle yapılacak olan antrenörün anlayışlı ve güven verc davranarak sporcunun duygularını rahatlıkla açıklayableceğ br letşm kurmasıdır.
Sporcuya yanlış tepklerde suçlamak ve yapması gereken doğruyu söylemek yerne davranışının nedenn bulma konusunda yardımcı olmak gerekmektedr. Genellkle sporcuda neden gereken yere pas vermedğn, uygun pozsyonlarda atış yapmadığını yada belrl durumlarda tereddütler yaşadığını açıklamakta güçlük çeker. çünkü kends de nedenn farkında değldr. Bunları anlamsını sağlamak, benzer durumlarda, başka sporcuların duyguları hakkında blg vermek ve sonuçtak değşk olasılıkları sıralayarak sporcuyu blnçlendrmek gerekr. Sporcudan yapmasını stedğmz teknk ve taktk hareketler br başka sporcuya yaparken gözletmek, stenenn zor olmadığını anlamasını sağlar. Ayrıca sporcunun hayran olduğu ve örnek aldığı brn zlemes sağlandığında, o sporcuya güçlü br duygusal bağ kurulacağından henüz kends o kapastede olmasa da spor yaşamı boyunca olumlu etklenecektr. Bu durum özellkle ergenlk dönem sporcularında görülür.
Sporcunun kendne, arkadaşlarına ve antrenörüne güven duyarak mutluluk çnde hareket etmes sağlanmalıdır. Bunları sağlayablecek br antrenörün öncelkle kend duygularını tanıma ve yönlendrme konusunda yeterl olması gerekr, duyguların bulaşıcı olduğu unutulmamalıdır.
Sporcunun hedeflenen sonuçlara ulaşablmes çn uzun ve yorucu antrenmanlarla dış fzksel engeller aşması daha güçlü daha çabuk ve daha mükemmel teknk taktk davranablmes çn uğraşılmaktadır. Oysa sporcunun yorgunluk, stekszlk, kendne güvenszlk gb ç pskolojk engeller aşmadan duygularını tanıyıp, yönlendreblme yeteneğn gelştrmeden yapılan çalışmalar her zaman antrenörler hayal kırıklığına uğratablr.
Bu nedenle duygusal eğtme çocuk ve gençlern fzksel antrenmanlara başladıkları lk andan tbaren başlamak gerekr. Bu da antrenörün antrenman planlaması yaparken fzksel ve pskolojk hazırlıkları brlkte düşünmes ve uygulanması anlamındadır.
23-Stres nedr?
Organzmanın ruhsal ve bedensel olarak zorlanması sonucu ortaya çıkan bedensel, zhnsel, pskolojk ve davranışsal rahatsızlıklar şeklnde ortaya çıkan durum stres olarak adlandırılır
24- Stresn performans üzernde etks nedr?
Her nsan belrl durumlarda kaygı duyar. Bu normaldr ve kendn koruması ya da ulaşması çn gerekldr.
Ancak kaygı uzun sürel ve yoğun yaşandığında strese dönüşür. Kaygı, olayları algılama durumuna bağlı olarak farklı düzeylerde yaşanır. Bazıları kşlk özellğ olarak kaygı duymaya meylldr. Bu kşlern belrl durumlarda yaşanacak olan kaygıyı daha yoğun yaşadıkları görülmektedr.
Ayrıca duruma bağlı olarak yaşanan kaygının yaş ve tecrübe le de lgl olduğu blnmektedr.
Blndğ gb stres organzmanın ruhsal ve bedensel olarak zorlanması sonucu ortaya çıkan bedensel, zhnsel pskolojk ve davranışsal rahatsızlıklar şeklnde ortaya çıkan durumdur. Mlyonlarca nsana br anda coşku ya da hüzün yaşatablen spor müsabakalarında başrolü oynayan sporcu da hem bedensel hem ruhsal olarak yoğun yüklenmeler altındadır. İstenen performansı sergleyeblmek çn, uzun sürel antrenmanlara katlanmak zorundadır. Özel yaşamı dahl her hareket kontrol altında tutulan sporcudan tek stenen kazanmaktır. Her yarışma sporcu çn sosyal ve ekonomk açıdan büyük önem taşır. Böyles br ortamda sporcunun fzksel özellkler ne kadar mükemmel ve geçrdğ antrenman sürec ne kadar kusursuz olursa olsun başarıya ulaşması stresle başa çıkablme yeteneğne bağlıdır.
Stres altındak br sporcuda şu değşklkler görülür.
Fzyolojk olarak kan basıncını (tansyon arteryel), kas gergnlğ(germtonus) ter bez faalyetlernn ve kalp vurum sayısının (pulsenabız)arttığı görülür. Solunum (resprasyon) sıklaşır ve gözbebeklernde büyüme olur. Beyne ve kaslara daha fazla oksjen gerektğ çn kanda alyuvarlar (ertrost) sayısı artar, ç organlardak kan mktarının azalması nedenyle sndrm yavaşlar, zhnsel olarak dkkat azalır, algılamada yanılgılar ve unutkanlık görüleblr. Pskolojk olarak güvenszlk hsseder, huzursuz ve karamsardır, yeterszlk duygusuna bağlı olarak korku başlamıştır. Bütün bunlar antrenman veya yarışma sırsında sahp olduğu performansı sergleyememesne neden olur. Konsantre olamaz, koordnasyon bozulur, teknk ve taktk hareketlerde hatalar sergler.
Sporcuların kşlk özellklern y blen br antrenör, sporcunun bu durumunu hemen tespt edeblr ve stresle başa çıkablmes çn yardımcı olur. Aks halde kends de sporcunun beklenmedk hataları karşısında acımasıza eleştrp normal performansını gerçekleştreceğ beklentsyle oyun çnde tutmaya devam edecektr. Bu da sporcunun stresnn artmasına neden olur.
Stresle başa çıkma yolları arasında nsanlar en çok önerlen fzksel egzerszler sporcuda stresn kaynağı olduğu ç geçerl değldr. Bunun yerne doğru nefes alma egzerszler byolojk ger bldrm, otojenk gevşeme, progresf gevşeme uygulamaları ve poztf düşünmey sağlayacak zhnsel çalışmalar yapılmalıdır
25- Yerkes - Dodson yasası nedr?
Ters çevrlmş u hpotez olarak blnr. Bu hpoteze göre sporcunun stenen performansı sergleyeblmes çn uygun br uyarılmışlık dolayısıyla belrl br gergnlk düzeynde bulunması gerekr. Bu düzeyn altı ve üstü performansı gerekr. Bu düzeyn altı ve üstü performansı olumsuz yönde etkler Yerkes ve Dodso (1908) fareler kullanarak bu hpotezn deneysel doğruluğunu kanıtlayan lk kşlerdr.
Burada düşük uyarılmışlık k durumda görülür. İlk genele sporcunun kendnden çok güçlü rakplerle karşılaşması durumunda ne yaparsa yapsa da kazanamayacağına nandığı durumdur. İkncs se rakbn kendsnden çok zayıf bulduğu ve rahatça kazanacağına nandığı durumdur. Her k durumda da sporcu yetersz uyarılma sonucu başarısız olacaktır
Aşırı uyarılmışlık durumunda se sporcu sonuca yoğunlaştığı ve sadece galp gelmey düşündüğü çn normal performansını sergleyemez. Aşırı gergnlk, güvenszlk ve korku doğurur. Bu durum yne başarısızlık getrr.
26- Sporcu le letşm nasıl olmalıdır?
Sporcular yüksek performans hedefleyen uzun ve yorucu yolda başta antrenörler olmak üzere kulüp darecler zleycler, basın, takım arkadaşları ve doğal olarak alesnden destek görmek ster. Olumlu ve etkl br letşm poztf düşünme, güven duyma, doğru davranışları pekştrme ve övme hatta ödüllendrme le olur. Etkl br letşm se sözlü olduğu kadar sözsüz mesajdır(jestler, mmkler, el-kol hareketler v. b)önemn blerek doğru ve yernde kullanmaya dayanır. Ayrıca etkl br letşm çn gönderlen mesajlar, doğru br şeklde algılanablmeldr.
Genelde antrenörler sporcularına sürekl talmatlar gönderr. Ne yapması gerektğ ve yapmaması gerektğ ne yemes gerektğ ne zaman yatması gerektğ v. b ama sporcuyu nadren dnlerler. Oysa sporcular görev ve sorumlulukların farkındadır. Hçbr sporcu başarısız olmak stemez. Başarısızlık durumunda hatalarını blrler. Hataların nedenlern açıklayacak durumdadırlar. Antrenörlern sadece kendler konuşmak yerne sporcuyu dnlemeye de önem vermeler gerekr. Sporcu kend tesptler ve kend düşüncelerne önem verldğn hssetmeldr. Sporcuyla letşm kurma, olumsuzluklarını söyleyerek yermeye değl, blg vermeye yardım etmeye kendne güvenn pekştrmeye yönelk olmalıdır.
27- Byortm nedr?
Günümüzde antrenman programları uygulanırken ya da müsabık takım lstes belrlenrken göz önünde olan konulardan brde sporcularının byortm eğrlerdr. Byortm eğrler fzksel duygusal ve düşünsel sstemler yöneten enerj dalgalarının seyrn gösterr. Her organzma fzksel, duygusal ve düşünsel olarak peryodk br dalgalanma çnde canlanma ve dnlenme evreler geçrr
Bu konu 20. y. y başlarından tbaren tıp, hava ve kara trafğ, sanay, sgorta ve gderek spor alanlarında dkkate alınmaya başlanmıştır. Bu alanlarda yapılan pek çok araştırma, alınan sonuçların byortm grafklernn durumları le yakından lşkl olduğunu ortaya koymaktadır.
Fzksel devre 23 gün sürer. Bu sürenn lk yarısında fzksel güç ve dayanıklılık yüksektr. İknc yarısında se fzksel kapaste düşük olduğundan organzma çabuk yorulur. Hal böyle se sporcunun durumunu blerek değerlendrmek, yüklenme yoğunluğunu azaltamayacağımız br zamanda ya da müsabakada se uygun laçlarla destekleyerek, hasta olma, sakatlanma v. b rskler azaltmak gerekr.
Duygusal devre 28 gün sürer. Bu sürenn lk yarısında snr sstem le lgl sevg, zeka, duygu gb durumlar olumludur. İknc yarısında se snrl, alıngan davranışları bakımından olumsuzdur. Bu durumlarda sporcuya karşı tahammül gösterp, anlayışlı davranmak ve motve etmek çn uygun yolları seçmek gerekr.
Zhnsel devre 33 gün sürer. Bu sürenn lk yarısında kş öğrenmeye daha yatkındır. Kolay kavrar ve net düşüneblr, hafıza y çalışır. İknc yarıda se düşünme kapastesnn tamamı kullanılmadığı çn öğrenme zordur. Yaratıcı düşünemez ve çözüm yolları bulmada güçlük çeker. Bu durumdak sporcunun özellkle süratle devam eden müsabaka çnde zekce ve çabuk kararlar vermes beklenmemeldr.
Her üç devrenn brn, sonuncu ve ortasındak günler krtk günlerdr. Bu günlerde kşnn özellkle dkkatl olması mecbur kalmadığında öneml kararlar almaması, öneml ve yen denemelerde bulunmaması gerekr. Özellkle fzksel devrenn krtk günü çakışan dğer krtk gün var se kl krtk günoluşmuştur. Ve son derece rskl br durumdur. Araştırmacılar böyle kl krtk günlern yılda en çok altı kez ortaya çıkableceğn ve bu sayının azlığının şans olarak görülmemes gerektğn belrtmektedrler.
Byortmk devrelern grafğn çıkartmak çn kşnn doğduğu günden tbaren byortm görülmek stenen aynı lk gününe kadar yaşadığı süre bulunarak bazı hesaplar yapılır.
Bu hesaplamaların pratk olarak yapılablmes çn gelştrlmş tablolar bulunmaktadır. Ancak byortmn kullanımının, yaygınlaşmasına bağlı olarak hazırlanan blgsayar programları en kısa yoldur.
Doğum tarh ve stenen tarh blgsayara grldğnde ekranda her üç devrenn grafklern görmek mümkün olmaktadır.
28- Crcudan rtm nedr?
Crcudan rtm, günün 24 saat çndek pek çok fzyolojk ve pskolojk süreçtek rtmlern tümüdür.
Bunların nöro-müsküler (snr-kas) koordnasyon, fzksel çalışma kapastes (PWC-Physcal work capacty) reaksyon süres (reacton tme) kas dayanıklılığı, kavrama kuvvet, ana eklemlerdek hareketllk, vücut ısısı, kalp vurum sayısı, kan plazma volümü, oksjen kullanımı ve proten konsantrasyonu v. b
Lteratürde 24 saatlk br gün sürec çnde br süre yüksek verm ve yavaşlama gösteren üçyüzbnn üzernde fzyolojk fonksyon olduğu görülmektedr. Antrenman planlanırken bu konu göz önüne alınmalıdır.
Acl enerj kaynağı olan karacğer glkojen deposu sabahın geç saatlernde en yüksek düzeydedr. Gecenn ortasına doğru da azalmaya başlar.
Zorlu egzerszlern şddetne vücudun şddetne adaptasyonunu sağlamak çn kas tonusu ve kuvvetne etk eden endokrn sstemnde özel crcudan rtmler vardır.
Bu tür etk gösteren hormonları başında kortsol gelr. Kortsol her sabah uyandıktan sonra maksmum düzeye çıkar ve akşam mnmum düzeye ner.
Yorgunlukla yakından lgl br hormon olan melatonn yemek yeme alışkanlıkları le gece ve gündüz sklusuna bağlıdır.
29- Jet Lag (zaman değşm)sorunu nedr?
Jet lag belrl zaman farklılıkları olan bölgeler arasında yapılan uçak yolculuğu sonrası ortaya çıkan fzksel ve mental (zhnsel) uyumsuzluk sorunlarıdır. An zaman değşm çsel vücut rtmlern etkleyerek, karışıklık yaratır. Özellkle doğu ve batı yönünde uzun uçuşlar yapılmış se uyuma ve uyanık olma sklusu bozulduğundan meydana gelen fzyolojk değşklkler sonucu jet lag oluşur.
Bunun sonucunda yorgunluk, depresf (saldırgan) duyguların oluşması, baş ağrısı, konsantre olamama, ştah kaybı, uyku bozukluğu, kuvvet kaybı ortaya çıkar.
Vücudun esk durumuna kavuşması ve esk rtmn yakalaması çn brkaç gün gerekeblr.
Jet lag, breyler farklı derecelerde kavuşması ve farklı şekllerde etkler. Bu etklemede çeştl faktörler söz konusudur. Bu faktörler şunlardır:
a. Yaş, b. Öncek uyku alışkanlığı, c. çedışa dönük kşlk.
Burada uyum süres uçuş yönüne bağlıdır. Batı yönüne doğru yapılan br uçuş sonrası uyum, uçulan k yer arasındak saat farkının yaklaşık yarısı kadar br sürede sağlanablmektedr. Doğu yönünde doğru yapılan uçuşta se uyum, uçulan k yer arasındak saat farkının 1. 5 'e bölümü sonucu ortaya çıkan sürede gerçekleşr. Kuzey veya güney yönüne doğru yapılan uçuşlarda bu uyum, br duş alınarak, yemek yenlerek ve kısa br uyku le sağlanablmektedr. Bu nedenle ülkemz koşullarında özellkle Amerkadan gelen oyuncularda bu konu göz önüne alınmalıdır.
Onların uçuş yönü batıdan doğuya doğru olduğu çn en az k ülke arasındak saat farkının 1. 5e bölümü sonucu ortaya çıkan süre, o sporcunun uyumu çn gerekr. Bu konu uluslararası yarışmalarda ülkemz temsl eden takımların veya sporcuların deplasmanlarında da geçerldr. Burada uçuş yönler, süreler ve saat farklılıkları göz önüne alınıp ona göre seyahatler ve günlük programlar yapılmalıdır. Bu tür seyahatlerden br gün önce sporculara karbonhdrat yönünden zengn besler verlmeldr. Uzun uçuşlar sırasında sporcuların dehdratasyonlarına (su kaybetmelerne) engel olmak çn meyvesuları, madensuları çmeler sağlanmalıdır. Sporcuların bu tür seyahatlerde dehdrata(su kaybı) neden olablecek ve onu artırablecek çay, kahve ve alkol gb çeceklerden kaçınmalarına dkkat edlmeldr.
30- Spor yaralanmalarının pskolojk yönler nelerdr?
Spor yaralanmalarının oluşum nedenlernden brde pskolojk nedenlerdr. Bu durumun blnmes ve ortadan kaldırılması spor yaralanmalarındak br oluşum nedenn ortadan kaldırablr.
Sporcunun zaman zaman ortaya koyduğu kontrolsüz, saldırgan ve rskl davranışlarının nedenlern çşartlara (pskofzk) bağlamak gerekr.
Kends yarışmanın heyecanına kaptıran sporcu, objektf olarak algı alanı çnde olmasına rağmen, bazı sakatlayıcı unsurları görmeyeblr. Bu da gerek rakp, gerekse sahadak bazı maddelere çarpmasına neden olablr.
Spor yaralanmalarının meydana gelme olasılığını artıran kşlkle lgl pskolojk durumları; duygusal nedenler, zhnsel nedenler ve sensomotrk (duyu-hareket) nedenler olarak üç ana başlıkla altında toplayablrz.
Duygusal nedenler: Saldırganlık, korku, hırs, rekabet, pskolojk yüklenme ve duygusal çatışmalardır.
Zhnsel nedenler: Algı bozukluğu, zhnsel yüklenme, tehlkey göze alma yatkınlığı ve zhnsel çatışmalardır.
Sensomotork nedenler: Yorgunluk, duyarsızlık,, kondsyon eksklğ le güdü ve becer arasındak uyumsuzluk olarak ele alınablr.
Başarısızlıktan duyulan toplumsal korku sürekl takımda kalablme çabası çnde olan sporcunun sözü edlen bu nedenlerle başa çıkablmes çn antrenörünün blnçl br yönlendrme ve daresne gereksnm vardır.


smdde antreman blgs

ANTRENMAN BİLGİSİ
Bu bölümde temel antrenman blgs le lgl sık kullanılan kavramları ve bazı temel blgler bulacaksınız. Konu le lgl daha detaylı blgler kaynaklarımızdan alablrsnz. Sorularınız var se bze e-malmzden ulaşablrsnz. Blgmz çerçevesnde yanıtlamaya çalışırız.

1- Performans nedr ?
Br fzksel aktvte sırasında, o fzksel aktvtenn gerektrdğ fzyolojk, byomekank ve pskolojk verme performans adı verlr. Bu vermn yarışma sırasında ortaya koyulablme düzey de performansın düzey hakkında blg verr.

2- Performansı oluşturan öğeler nelerdr?
Performansı oluşturan öğeler Astrand ve Rodalha göre üç ana başlık altında toplanır. Bunlar sırasıyla şunlardır:
a-Enerj oluşumu (aerobk-anaerobk), b-Nöro-müsküler(snr-kas) let, c-Pskolojk faktörler (motvasyon)

3-Performansı etkleyen faktörler nelerdr?
Performansı çeştl faktörler etkler. Bu faktörler öncelkle ç ve dış faktörler olmak üzere kye ayrılırlar.
İç faktörler veya nternal (kşsel) faktörler adını verdğmz faktörler şunlardır:
a. Antrenman düzey, b. Yaş, c. Cnsyet. d. Fzksel uygunluk (physcal ftness), e. Irksal faktörler, f. Stres düzey, g. Motvasyon durumu, h. Beslenme, ı. Ergonomk destekleycler, j. Sağlık durumu, k. İlaç kullanımı
Dış faktörler veya eksternal faktörler se şunlardır:
a. İrtfa, b. Nem c. Sıcaklık, d. Zemn durumu
Yukarıda sıralanan faktörler durumlarına göre performansı olumlu ya da olumsuz yönde etklerler.

4- Antrenman nedr?
Belrl br sstem çnde hedeflenen sportf performansı elde etmek çn br program çerçevesnde, sportf performans öğelern gelştrmeye yönelk çalışmaların tümüdür. Fzyologlar antrenmanın tanımını şöyle yapmaktadır:
Vücuda yapılan tüm yüklenmelerde fonksyonel ve morfolojye uygunluk, yüklenmeler sonucu organzmada br değşklğn meydana gelmes ve sonuçta verm artışına neden olunma. Br başka antrenman tanımını se şöyle görmekteyz:Alıştırmalar yardımı le sporcuların fzksel, teknk, taktk, zhnsel, pskolojk ve motorsal hazırlığıdır.

5-Antrenmanın etkler nelerdr?
Doğru ve ssteml yapılan br antrenman le tüm performans öğeler gelştrleblnr. Antrenman enerj oluşum sstem üzernde olumlu etklerde bulunur. Bu şeklde kardyo-vasküler (kalp-damar) sstem antrenman le gelşerek sporcunun aerobk gücü (oksjenl-güç) aratırılır. Yorgunluğa karşı drenç artar. Nöro-müsküler (snr-kas)let antrenmanla yleştrlr. Kuvvet artırımı sağlanır. Koordnasyon, esneklk gelşr. Hareketllk ve becer gb özellkler, yleştrlr. Ayrıca sporcunun, teknk, taktk, zhnsel ve pskolojk özellkler de gelşr. Özet olarak antrenman le sporcuların enerj oluşum sstemler, kuvvetler ve motork özellkler gelştrleblnr.

6- Aerobk enerj oluşumu nedr?
Organzmanın oksjenl enerj oluşum sstemdr. Burada hücre düzeynde kan aracılığı le gelen oksjen, enerj verc maddeler yakar. İnsan organzması genelde aerobk yaşam (oksjenl ortamda) süren br canlıdır. Burada solunan hava akcğerde alveoller (hava keseler) doldurur. Alveollern (hava keseler) çevres kapller (kılcal) damarlarla örümcek ağı gb örülüdür. Burada kılcal damarların çndek kanda bulunan ve ertrostlere(alyuvarlar) kırmızı rengn veren br demrokst bleşm olan hemoglobn, alveollern(hava keseler) çndek havada bulunan oksjenle dfüzyon yolu (az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçş)le brleşr ve okshemoglobn yapar. Bu madde kan çnde kalbe gelr ve kalp onu hücre düzeyne kadar pompalar. Hücre düzeyne kadar pompalar. Hücre düzeynde hemoglobn karbondokstle brleşp, oksjen bırakır ve tekrar kalbe gelp, krlenmş kanın temzlenmesn sağlar. İşte burada hücre düzeyne gelen oksjen, enerj verc maddeler öncelkle karbonhdrat(şekerler) yakar ve aerobk yolla (oksjenl yol) enerj (atp)oluşur.

7- Aerobk güç nasıl gelştrlr?
İnsan organzmasının, aerobk gücünün (Bu uygulamada dayanıklılık olarak blnr), yan oksjenl enerj oluşum sstemlernn güçlendrlmes çn gelştrlen çeştl antrenman yöntemler vardır. Bu yöntemler genelde şu ana başlıklar altında toplanır:
a-Maraton tp antrenman :Burada kısmen yavaş uzun mesafe koşular (Spor türüne göre yüzme de olablr) söz konusudur.

b-İnterval antrenman:Aralı antrenman adı da verlen nterval çalışma, sporcuların aerobk güçlern en süratl gelştren antrenman metodudur. İnterval çalışmanın dört temel unsuru vardır. Bunlar sırasıyla mesafe, ara, tempo ve tekrar sayısıdır. Kısaca MATT le fade edlr. İnterval antrenman k çeşttr.
Bunlar extensv (yaygın) nternal ve ntensv (yoğun)nterval.
c-Fartleks:Tempolu oynaş koşusu dye de adlandırılan bu antrenman şeklnde sporcular mnmum 30-45 dakka arasında engebel arazde, çeştl çıkışlar, nşler yaparlar.

8- Anaerobk enerj oluşumu nedr?
Organzmanın oksjensz enerj oluşum sstemdr. İk bölümü vardır: ATP-CPl sstem (alakst) ve laktk astl sstem (laktast). Tüm fzksel aktvteler sırasında önce kas hücres çnde bulunan hazır ATP (adenozntrfosfat) devreye grer. Daha sonra eğer ortamda yeterl oksjen yoksa enerj verc maddeler oksjensz olarak yakılırlar. Bu şlem sonunda laktk ast (süt asd) adı verlen br yan ürün ortaya çıkar. İşte bu ssteme de laktk astl sstem de laktk astl sstem denr.

9- Anaerobk güç nasıl gelştrlr?
İnsan organzmasının anaerobk gücü genel olarak, aerobk güçten daha zor gelştrlen br özellktr. Burada temelde k noktadan hareket edlr. Bu noktalar;supramaksmal (maksmalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodudur. Özellkle supramaksmal (maksmalüstü) yüklenmeler ve tekrar metodu le organzmanın laktk asde (süt asd) olan dayanıklılığı artırılır. Bu yüklenmeler devamlı yüklenme yöntemnden daha kısa sürel, fakat daha yoğundur.

10- Steady state (hazır durum) nedr?
Steady state (hazır durum);br fzksel aktvte sırasında o fzksel aktvte çn gerekl olan enerjnn sağlandığı, alınan oksjen le kullanılan oksjenn dengeledğ durumdur. Fzksel aktvte sırasında aktvteye uyum çn kalp vurum sayısında lneer (çzgsel) br artış görülür. Bu artış eğer steady state (hazır durum) sağlanmış se durulur, kalp vurum sayısı dengelenr ve değşklkler mnmale ndrgenr. Burada alınan ve harcanan oksjenn dengelenmes söz konusudur. Genelde fzyologlar tarafından organzmanın steady state (hazır durum) halne gelmes, kalp vurum sayıları arasındak farkın dakka 5n altına düşmes olarak kabul edlr.

11- Kalp vurum sayısı (nabız) nasıl sayılır?
Kalp vurum sayısı antrenman sırasında genelde k noktadan alınır. Bu noktalar el bleğnde arteroradals ve boyundak arterocarotstr. Kalp vurum sayısı normalde br dakka süre zarfında sıfırdan başlamak koşuluyla alınır. Ama antrenman pratğ çnde br dakkalık sürede kalp vurum sayısında düşme görüleceğnden, genelde 10 veya 15 sanyelk sürelerle kalp vurum sayısı alınır. 10 sanye alındığında bulunan sayı 6, 15 sanye alındığında bulunan sayı 4 le çarpılır. Burada unutulmaması gereken nokta 10 sanye alındığında + 6, 15 sanye alındığında +4 hata payı olacağıdır.

12- Hang spor dalında, hang enerj oluşumu etkndr?
Spor dallarında enerj oluşum sstemlernn hangsnn etkn olduğu çeştl araştırmacılarca ortaya konulmuştur. Kuşkusuz br fzksel aktvte sırasında tüm enerj oluşum sstemler kullanır. Ama burada öneml olan hangsnn etknlğnn daha yoğun olduğudur. İşte bu aşamada spor dalları enerj oluşum yolları açısında çeştl sınıflandırmalara ayrılmıştır. Süresel olarak değerlendrldğnde, br dakka ve altında süren tüm aktvtelerde etkn olan enerj oluşum şekl anaerobk enerj oluşumudur. Örneklemek gerekrse 100 m, 200 m 400 m, uzun atlama, yüksek atlama, sırıkla yüksek atlama. gülle atma, 50 m ve 100 metre yüzme, bsklet pst yarışları, crt atma, dsk atma, çekç atma, kayakta slalom ve nş yarışları v. b gb spor dalları da etkn olarak kullanılan enerj oluşumu anaerobktr. 5. 000 m, 10. 000 m, 20. 000 m, maraton bsklet yol yarışları, yürüyüş, kayak kros, kürek çekme v. b gb spor dalları da aerobk enerj oluşumunun etkn olduğu dallardır.
Futbol, basketbol, voleybol, hentbol gb takım oyunları göz önüne alındığında, burada her k oluşum sstemnn de etknlkler söz konusudur. Örneklemek gerekrse br futbol, basketbol veya hentbolde hızlı hücum sırasında atılan deparlarda yoğun olarak anaerobk enerj oluşumu devrededr. Ama bu deparların ardından gerye jog le dönüşürler, savunma alanından hücum alanına geçşte paslaşmalar, süratl olmayan top sürmelerde aerobk enerj oluşumu devrededr. Sportf oyunlarda kullanılan enerj oluşum sstemler ç çe geçmştr. Brlkte kullanılır. Ama bu takım oyunlarını süresel olarak değerlendrdğnzde 2 x 45 dakka süren br fotbolun, 2 x 20 dakka süren br basketbolun ve 2 x 30 dakka süren br hentbolün aerobk etknlğnn tartışılmaması gerekr.

13- Kaç çeşt kas vardır?
İnsan vücudunda üç çeşt kas vardır. Bunlar, düz kas, çzgl kas ve kalp kasıdır. Bunlardan düz kas, stem dışı çalışan kaslardır. Ve bu kaslar ç organlarımızın çevresnde yer alır. çzgl kaslar steml olarak kasılan kaslardır. Kalp kası se çzgl kas görüntüsünde olan, ama düz kas gb çalışan özel br kastır.

14- çzgl kaslar kaç çeşttr?
Vücudumuzda steml olarak kasılan çzgl kaslarımızı oluşturan lfler, beyaz ve kırmızı lfler olarak kye ayrılır. Burada beyaz lfler, çabuk kasılan lflerdr ve FT veya Tp 2 dye adlandırılır. Ayrıca bu lfler kend arasında da Tp 2 a veya Tp 2 b olmak üzere kye ayrılır. Bu lfler sürat ve kuvvet gelştrmede öneml olan lflerdr, çabuk kasılır. Özellkle sıçrama, sürat koşuları gb alanlarda etkldr. Ayrıca süratl yavaş kasılan fbrller arasında br geçş şekl olan Tp 2 cden de söz edlmektedr.
Kırmızı lfler se ST veya Tp 1 olarak adlandırılan lfllerdr. Bu lfler dayanıklılık lflerdr. Kısaca araştırmalarda sürat koşucularında beyaz lflern, dayanıklılık koşucularında kırmızı lf sayılarının daha fazla olduğu görülmüştür.

15-Kas lf sayısı artar mı?
Kas lf sayısı doğuştan geldğ sayı le devam eder. Kas antrenmana bağlı olarak belrl oranda enne kestnde kalınlaşır. Kas kütles büyür. Buna hpertrof adı verlr. Kütlenn büyümes, her kas lfnn kalınlaşmasıyla, bu da myofbrl sayısının artmasıyla oluşur. Bunun yan hpertrofnn br başka neden de belrl gerlm dalgası MSS (merkez snr sstem)nn kasılmaya katılmasıyla görüldüğüdür. Hettngere göre her 2mc kas 6 kg ağırlık kaldırablmektedr. Dolayısıyla kasın enne kest arttıkça üreteceğ kuvvet de artmaktadır. Temelde kas lf sayısı artmaz. A m a Goldberg ve arkadaşları 1975 yılında, kas lfnn enne kestnn belrl br değere geldkten sonra çatallandığını tespt etmşlerdr. Bu dallanmaya da hperplaz adı verlmştr

16-Kasların ortak özellkler nelerdr?
Kasların beş ortak özellğ vardır. Bu özellkler şunlardır:a. Uyarılablme, b. İleteblme c. Kasılablme, d. Elastk olma, e. Vskoz ktle olmalıdır. Her canlı doku gb kaslar kendlerne yapılan uyarana yanıt verr. Bu yanıt kasılma şeklndedr. Genelde kaslar snr yolu le uyarılırlar. Ve bu uyarıyı leteblme özellğne sahptr. Kasın kendsne gelen uyarılara yanıt verme şekl, kasılablmedr. Kası strahat uzunluğundan daha öteye germeye çalışırken, br drenç le karşılaşırız ve kası gerp uzatan kuvvet kesldğnde, kas esk boyuna döner. Bu elastkyet özellğdr. Kas, şekln değştrmek steyen kuvvete karşı, ç sürtünmelere bağlı br drenç gösterr. Bu k kuvvet arasında br süre çnde denge oluşur. Bu kasın vskozte(akışkanlık) özellğdr.

17-Kuvvet nedr?
Kuvvet tanımı çeştl blm alanlarında, değşk şekllerde yapılır. Sportf bağlamda br drenc yeneblme kuvvet adı verlmektedr.

18-Kaç çeşt kuvvet vardır?
Üç çeşt kuvvet vardır. Bunlar maksmal (brm kuvvet, kaba kuvvet, temel kuvvet), çabuk kuvvet ve de kuvvete devamlılıktır.

19-Maksmal kuvvet nedr?
Maksmal kuvvet breyn br seferde üretebleceğ en büyük kuvvet mktarıdır. Br başka deyşle nöromüsküler (snr-kas) sstemn stemmzle kasılması sonucu kaldırılablecek en büyük ağırlığın kaldırılmasıdır. Maksmal kuvvet, sprnt ve büyük sıçramalarda sürat le brleştrlebldğ gb, kürek sporunda dayanıklılıkla da brleştrleblr.

20-Maksmal kuvvet nelere bağlıdır?
Maksmal kuvvetn büyüklüğü genelde beş faktöre bağlıdır. Bu faktörler sırasıyla şunlardır:
a. Kasın fzyolojk kestnn büyüklüğü, b. İnter-müsküler koordnasyon (yapılan hareketlere katılan kaslar arasındak koordnasyon), c. İntra-müsküler koordnasyon (kas ç koordnasyon), d. Kas fbrl türü (FT domnant-baskın-olanlar daha fazla kuvvet üretr), e. Motvasyon

21-çabuk kuvvet nedr?
çabuk kuvvet, en kısa sürede oluşturulablen en büyük kuvvettr. Ya da nöro- müsküler (snr-kas sstem) sstemn br drenc en kısa sürede yeneblme yeteneğdr. Br kşnn vücudunun farklı bölümler, farklı çabuk kuvvet üretr.

22-çabuk kuvvet nelere bağlıdır?
çabuk kuvvet şu faktörlere bağlıdır: a. İntra-müsküler koordnasyon (kas ç koordnasyon), b. Aktf hale getrleblen lflern kasılma hızına (burada aktf halr gelen lflerdek FT-hızlı kasılan ve ST, yavaş kasılan lf oranları önem taşımaktadır), c. Devreye gren kas lflernn kasılma kuvvetne. Burada patlayıcı kuvvet ve çabuk kuvvet karıştırılan kavramlardır. Ama brbrler le yakın lşks olan kavramlardır. Patlayıcı kuvvetn, çabuk kuvvetle yakın lşks vardır. Patlayıcı kuvvet mümkün olduğu kadar dkey artışı sağlayablme yeteneğdr. Burada brm zamandak kuvvet artışı gündemdedr.

23-Kuvvette devamlılık nedr?
Kuvvette devamlılık, br ağırlığın uzun süre kaldırılablme yeteneğdr. Br başka deyşle, uzun süre devam eden kuvvet uygulamalarında organzmanın yorgunluğu yeneblme, yorgunluğa karşı koyablme yeteneğ de deneblr

24-Kuvvette devamlılık nelere bağlıdır?
Kuvvette devamlılıkta k ana faktör etkndr. Bu faktörler sırasıyla şunlardır:a. Uyarının şddet ve uyaranların kapsamı b. Kassal yorgunluk.

25-İzometrk kas kasılması nedr?
İzometrk kas kasılması, kas boyunun sabt kaldığı br kasılmadır. İzo;eşt, metrk;uzunluk demektr. Bu tür kas kasılmasında kasın boyu sabt kalırken, tonusu(germ) artmaktadır. Buna statk kas kasılması adı verlr. Örnekleme gerekrse, ayakta dk durma, yerçekmne karşı (antgratvte)kaslarının zometrk kasılması le gerçekleşr. Sabt br duvarı tmeye çalışma da bu kasılma türüne br örnektr. Sportf aktvteler çnde zometrk kasılmaların en yoğun görüldüğü spor dalı güreştr.

26-İzotonk kas kasılması nedr?
Bu kasılma şeklnde kasın boyu değşrken, germ sabt kalmaktadır. Burada zo;eşt, tonk;germ, demektr. Bu kas çalışmasında kas boyu kısalır (konsantrk) ve uzar (eksantrk). Dnamk kas kasılması da denr. Hareketn hızı değşeblr.

27-Eksantrk kas kasılması nedr?
Eksantrk kas çalışması sırasında kasın boyu uzar. Örneklem

Nickel
31 03 2009, 17:00
Ne Bodyci varmış be ABD de :) nezaman bu spor konusuna girsem yeni mesajlara bakmak için hep sadece bukonuda yeni yazı oluyor ne hit aldı valla bukonu :) bende karşı konumu açsam sizinki vücut geliştirme benimkide kişisel gelişim veya ruhi beyinsel gelişim olsun :)

Saircon
01 04 2009, 17:00
Uyesi bulundugum ucretli sitelerden birisinden Paul Chek'in steroidlerle ilgili bir soruya cevabini buldum. Internette olmayabilir cunku uye olmak gerekiyor, asagida yapistiriyorum. Ceviri konusunda yardim isteyen olursa belirtin hemen ceviririm:

Answer:

Dear Coach, please print off the pictures in this article and show them to your athlete with this letter.

Today, the world is full of apparent short cuts: stealing is easier than working and cheating on tests is apparently less work than studying (30% of high school students were found to cheat on a recent survey!). Taking steroids will get faster results in the area of workout recovery and can give you about a 5% increase in strength, but they will also give you:

liver stress
hormonal imbalance that could alter your bodily function for years
elevated sex drive followed by decreased sexual performance due to the stress on the system!
radical mood swings
acne!
increased sweating, even with low output tasks
increased risk of muscle and tendon injuries (torn peck major and hamstring muscles are common)
Do you need steroids to be a starter in high school football? No. Do you need steroids to be strong and fast? No. I know of no lions, tigers or alligators on steroids. Have you ever seen a little badger fight? Awesome, and with no roids! After all, do you actually think the Roman gladiators fighting tigers, lions and multiple men to the death used steroids? No. Herbs only.

Please look at the pictures of Eugene Sandow (above). He was for many years the strongest man in the world during the late 1800s and early 1900s. This guy could put 301 pounds over his head with one arm... and no steroids. They didn't have any! Not even whey protein or any of the so-called performance stuff used today. Just sound training and a will of steel - the will of a badger! Check out Sandow's body. If you train right, rest right and think right, these are the types of healthy results you can expect. Check out Arthur Saxon, also the strongest man in the world at one time. No steroids, yet you'd be very unlikely to find any man alive today, regardless of the drugs they take, that could match the performance of Sandow or Saxon. Check out John Grimek as he military presses just under 300 pounds from a stand still. Grimek was a champion Olympic lifter and body builder, before steroids were around!

At 43, training with free weights and eating an all organic diet, I can still run the 40 in 4.5 seconds, can pull 500 in the deadlift for a triple, lunge 315 for two x 3 sets and can put a 160 pound dumbbell over my head with my left arm and right arm individually... no steroids needed! In his book, Life Is Movement (1919), Eugene Sandow stated at least six times, no man can achieve maximum strength until all his internal organs are healthy. Taking steroids will give you short-term gains and long-term losses. I've seen it over and over in my business as a consultant to professional athletes and teams around the world. It is ever so sweet to eat right, sleep right, train right and think right so that you can give your opponents maximum opportunity to lose. In this case, it is more important than ever that you show your team and every opposing team player to stand across from you that REAL MEN DON'T COME IN A BOTTLE!

The choices we make say everything about who we are!

Saircon
01 04 2009, 17:00
Selam em-whey :)

Sorun arada kaynadi simdi gordum gecmis sayfalari tararken. Zaten sorunun bacak egzersizleri ile ilgili kismina yanit almissin. Whey proteini ile ilgili soruna gelince:

Proteinin vucuduna bu kadar gramajla alinmasi gerektigi konusundaki tavsiyelere uyma. Bu hem kisiden kisiye, hem de proteinin biyolojik elverisliligine gore degisir. Kisi protein tipi mi karbonhidrat tipi mi, kilo mu vermek istiyor kilo mu almak istiyor, sindirimi kuvvetli mi zayif mi, proteinin alindigi kaynak nerde yetismis, nasil yasamis, nekadar saglikli, canlinin neresinden alinmis vs vs suruyle faktor var bilinmeyen. Bir gram tavukta bir gram protein var mentalitesyle yurur bu tavsiyeler, halbuki bu bir gram tavugun kanadinda farklidir, gogus etinde farklidir, yavas pismis tavukta farklidir, kizarmis tavukta farklidir, koyde buyumus tavukta farklidir, buyuk modern ciftlik tavugunda farklidir....

O nedenle senin icin en mantiklisi, vucudunun tolere edebilecegi en dusuk dozda baslayip bunu yavas yavas arttirarak degisimi gozlemlemendir.

Bunun disinda ikinci tavsiyem, normal beslenmeni her zaman on planda tutmandir. Whey protein urunlerini hicbir zaman ogun degistirme gereci olarak dusunme. Olabildigince dogal protein kaynaklari olan acik deniz baligi, koy tavugu, koy yumurtasi, ot besili hayvan etleri ve islatilarak eski usullerle pisirilmis baklagilleri tercih et.

Ucuncu tavsiyem, kullandigin urunun kalitesi. Whey isolate orani whey concentrate'e gore daha yuksek olan bir urun tercih et. Bir urunun uzerinde %97 whey isolate yaziyor olmasina aldanma. Bu kullanilan isolate'in saflik yuzdesidir, urun icindeki bulunma orani degil. O nedenle senin en iyi arastirma noktan, icindekiler kismini okumandir. Ideal olan, isolate'in concentrate'den once yazilmis olmasi. Bu isolate'in daha fazla olduguna tek kesin isarettir. Ayrica piyasadaki whey proteinlerinin %99'u sicak islem gorerek uretilir. Asiri isi, proteinin yapisini bozar. Buyuk zahmetler ve paralar vererek aldigin urunu daha kaslarina ulasamadan tuvalette birakiverirsin. O nedenle soguk islem ile uretilmis, ve saglikli hayvanlardan uretilen whey urunlerini tercih et. Paul Chek'in tavsiye ettigi uc yuksek kaliteli whey urununu asagida veriyorum:

1. Imuplus
2. Eclater de Sante (Essence of Life)
3. Pro-optimal whey

...bunlari elde edebilmek elbette herhangi bir urune gore cok daha zor. Ama bence deger.

Sutu sut olarak degil, sut urunu olarak tuket. Cunku ictigin sut cig sut degil ise vucuduna buyuk ihtimalle yarardan cok zarar getiriyor. Bunun yerine bol bol sade yogurt ye, Ezine peyniri tuket ya da halis sapsari tereyagi kullan.

Son olarak whey urunlerinin zamanlamasi konusu. Whey urunleri diger protein urunlerine gore daha hizli absorbe edildigi icin bence en mantiklisi hemen idman sonrasi kaslar proteine ac iken kullanilmasi. Idman hemen oncesinde de alinabilir ancak Charles Poliquin'e gore idman oncesi alindiginda karbonhidrat orani cok daha dusuk olmali. Diger bir anlatimla eger shake yapiyor isen idman oncesi icecegi icine muz koymuyorsun, ama idman sonrasi icecegine koyabilirsin ;)

Iyi calismalar...

makinedeff
01 04 2009, 17:00
Oncelikle karsim da yine alistigim tablolardan birini gormekteyim. ben kustum oynamiyorum seklinde bir tavir...
ayrica yazdiklarimi kopyala yapistir olarak belirtmissin, ben her zaman alinti yaptigimda nerden alinti yaptigimi link olarak yazdim.ayrica cokda fazla boyle bir tavrim olmadi., ayrica onceden bazi forum ve sozluklere yazdigim yazilari buraya eklerkende, bunlarin benim yazilarim oldugunu ve ekleme yapacagimi her zaman belirttim, kaldi ki bircok sozlukte yazan biriyim, benim kendi yazilarimdan baska yazilari buraya kopyaladigimi ispatlarsan ben bir daha buraya yazmayacagim, ispatlayamazsan sen yazmayacaksin, var misin? bak bende seni gaza getirmeye calisiyorum. anlasilan yazilan yazilar senin algi dunyanin cok uzerinde yorumlar oldugu icin bunlarin benim degerlendirmelerim olmayacagini duusnuyorsun,belirttigim gibi, bunu ispatlarsan ben bir daha buraya yazmiyorum. ayrica ben sadece spor konusunda degil, felsefe, politika,bilim,hayat...vs.. gibi konulardada farkli platfiormlarda yazan biriyim. yani tek duze bir idrak alanim yok.

nelere laf kalabaligi diyorsun ;

sandowun alman oldugunu iddia edip, dogu bloku sporcusudur demene mi
deca nin 2.dunya savsinda kullanildigini yazmama mi
4 temmuz ile saglikli beslenme bilincini ayni skalada ele almana mi
ve daha onlarca talihsiz cumlene mi?

resim konusuna gelince, harbi buna cok guluyorum. cok saglam yerden yakaladin, buraya calisirsan devirebilirsin beni. resim ve liderlik, immmm?
elbette olcu olayina merakliyim, seninde belirttigin gibi ilk yzdigim mesajda olculerimi ve bastigim kilolari yazdim, cunk biliyoum ki bu konular hakkinda illaki sorlar sorulacakti, bende onceden cevabini vermis oldum.yanlis bir tavir mi?uzmanlik gibi bir iddiam yok. ben bir marangoz ciragiyim, ustam beni buraya odunlar hakkin daki bilgim ve gorgum artsin diye gonderdi, bu konuya yogunlasirken arada bir gelip buraya yaziyorum. yani sen beni marangoz ciragi olup, ayriyatende body ile ugrasan bir olumlu dunyali olarak kabul et. gosteris meraklisi olmaya gelince, sen kac yasindasin? soruyorum,cunku ona gore bir tavir takinacagim.
gosteris; yok ben saclarim uzasin diye body yapiyorum, birde marangozhaneye gelen agaclari kaldirirken zorluk cekmeyeyim diye.
aynen bende sana mutlu ve huuzrlu bir hayat diliyorum.

tzoko
01 04 2009, 17:00
Makinedeff, selam

Yazılarını okuyorum ilk başlarda bir yazın vardı. Dışardan kütle olarak büyük ama kafası basmayan biri olarak gözükmek istemiyorum her alanla ilgili okuyor araştırma yapıyorum demiştin, bu çok hoşuma gitmişti bravo demiştim farklı alanlara ilgi duymak kendini geliştirmek güzel bir şey. Ama bizim burada aradığımız bunlar değil yani burası body ile uğraşanların birleştiği bir forum ve bu alanla ilgili tecrübeli insanların bilgilerinden faydalanmak istiyoruz. Senin edebiyat veya felsefe konularında başka forumlarda yazılar yazman bizi çok ilgilendirmiyor. Amacın insanlara yardım etmek ise body ile ilgili bilgilerini paylaşabilirsin yaptığın programları, beslenmeni hatta resimlerini bizimle paylaşabilirsin tavsiye verebilirsin ama insanların kişisel özelliklerini, geçmiş yaşantılarını dikkate alarak. Bu şekilde olay biraz, ben şunuda bilirim ben bunuda bilirim gibi oluyor. Senin neleri bildiğini arka arkaya sıralaman aynı google de bilgi aramak gibi bir şey yazdıkların belirttiğin kaynaklarda ve nette var ama insanlar bunu istemiyor karşılıklı konuşmak bilgi almak istiyorlar. Bunu yaparken de karşısındaki insana güvenmek istiyorlar burda herkes birbirine yardım etmek istiyor görüşlerini kendi yaşadıklarını anlatıyor, amaç ne insanlara yardımcı olmak, ben her şeyi bilirim değil. Bu foruma uzman aramaya gerek yok bence çünkü Serkan bu Konuda uzman çünkü cevaplarıyla görüntüsüyle yazılarıyla insana o güveni veriyor. Aman bana ne, ne yaparsan yap demiyor yardımcı oluyor ilgileniyor. Sakın beni yanlış anlama samimi olarak duygularımı belirttim. iyi çalışmalar.

emvey
02 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: Saircon
Selam em-whey :)



Sorun arada kaynadi simdi gordum gecmis sayfalari tararken. Zaten sorunun bacak egzersizleri ile ilgili kismina yanit almissin. Whey proteini ile ilgili soruna gelince:



Proteinin vucuduna bu kadar gramajla alinmasi gerektigi konusundaki tavsiyelere uyma. Bu hem kisiden kisiye, hem de proteinin biyolojik elverisliligine gore degisir. Kisi protein tipi mi karbonhidrat tipi mi, kilo mu vermek istiyor kilo mu almak istiyor, sindirimi kuvvetli mi zayif mi, proteinin alindigi kaynak nerde yetismis, nasil yasamis, nekadar saglikli, canlinin neresinden alinmis vs vs suruyle faktor var bilinmeyen. Bir gram tavukta bir gram protein var mentalitesyle yurur bu tavsiyeler, halbuki bu bir gram tavugun kanadinda farklidir, gogus etinde farklidir, yavas pismis tavukta farklidir, kizarmis tavukta farklidir, koyde buyumus tavukta farklidir, buyuk modern ciftlik tavugunda farklidir....



O nedenle senin icin en mantiklisi, vucudunun tolere edebilecegi en dusuk dozda baslayip bunu yavas yavas arttirarak degisimi gozlemlemendir.



Bunun disinda ikinci tavsiyem, normal beslenmeni her zaman on planda tutmandir. Whey protein urunlerini hicbir zaman ogun degistirme gereci olarak dusunme. Olabildigince dogal protein kaynaklari olan acik deniz baligi, koy tavugu, koy yumurtasi, ot besili hayvan etleri ve islatilarak eski usullerle pisirilmis baklagilleri tercih et.



Ucuncu tavsiyem, kullandigin urunun kalitesi. Whey isolate orani whey concentrate'e gore daha yuksek olan bir urun tercih et. Bir urunun uzerinde %97 whey isolate yaziyor olmasina aldanma. Bu kullanilan isolate'in saflik yuzdesidir, urun icindeki bulunma orani degil. O nedenle senin en iyi arastirma noktan, icindekiler kismini okumandir. Ideal olan, isolate'in concentrate'den once yazilmis olmasi. Bu isolate'in daha fazla olduguna tek kesin isarettir. Ayrica piyasadaki whey proteinlerinin %99'u sicak islem gorerek uretilir. Asiri isi, proteinin yapisini bozar. Buyuk zahmetler ve paralar vererek aldigin urunu daha kaslarina ulasamadan tuvalette birakiverirsin. O nedenle soguk islem ile uretilmis, ve saglikli hayvanlardan uretilen whey urunlerini tercih et. Paul Chek'in tavsiye ettigi uc yuksek kaliteli whey urununu asagida veriyorum:



1. Imuplus

2. Eclater de Sante (Essence of Life)

3. Pro-optimal whey



...bunlari elde edebilmek elbette herhangi bir urune gore cok daha zor. Ama bence deger.



Sutu sut olarak degil, sut urunu olarak tuket. Cunku ictigin sut cig sut degil ise vucuduna buyuk ihtimalle yarardan cok zarar getiriyor. Bunun yerine bol bol sade yogurt ye, Ezine peyniri tuket ya da halis sapsari tereyagi kullan.



Son olarak whey urunlerinin zamanlamasi konusu. Whey urunleri diger protein urunlerine gore daha hizli absorbe edildigi icin bence en mantiklisi hemen idman sonrasi kaslar proteine ac iken kullanilmasi. Idman hemen oncesinde de alinabilir ancak Charles Poliquin'e gore idman oncesi alindiginda karbonhidrat orani cok daha dusuk olmali. Diger bir anlatimla eger shake yapiyor isen idman oncesi icecegi icine muz koymuyorsun, ama idman sonrasi icecegine koyabilirsin ;)



Iyi calismalar...


Saircon,

Zaman ayırıp cevapladığın için çok teşekkür ederim.Aslında nickimi o şekilde hiç düşünmemiştim, ilk kez sen yorumladı, çok da güzel oldu :)

Tavsiyelerin, %100 mantığıma yatan şeyler öncelikle onu belirteyim, bu sporu öncelikle fiziksel görünümü iyileştirmek amaçlı yapıyor olsak da, yaşam biçimi haline getirerek, bir ömür boyu sağlıklı, fit ve zinde kalmaya motive olmalıyız diye düşünüyorum.Bunu gerçekleştirirken de, en sağlıklı ve doğal besinlerden takviye almamız tabiki, sporun amacına hizmet edecektir düşüncesindeyim.

Yazdığın whey proteinleri çok ilgimi çekti, çünkü isimlerini ilk kez duyuyorum, hemen internetten araştırdım, pro optimal whey in sitesine girdim.Ürün tamamen doğal ve hakikaten fiyat iade garantisi veriyorlar, ancak bir o kadar da pahalı :) 1,5 kg 110 USD civarında.

BSN nin Noxplode ürününü kullanmaktayım, whey proteinin yanısıra.Kullanma sebebim, yoğun mesai temposunun ardından antremandan önce hızlı enerji verici creatine türevi bir ürün olması.Ürün ekstra motivasyon ve güç artışı sağlıyor,benim tespitlerim bunlar.Senin görüşlerin nedir?Bu ürünle ilgili bir yorumun veya bilgin varsa öğrenmek isterim.

Teşekkür ederim.

runnerman
02 04 2009, 17:00
BSN Nox Plode diger forumlarda cok ragbet gormus bir urun ben kullanmadim. Fakat icerik olarak bazi sikintilari var icindeki CEM maddesi sorun olusturdugu icin AVT ile degistirmisler.
Bir de soyle ilginc bir ozelligi varmis suyla karistirinca bardagi sallayinca patliyormus :!! :)

Serkan ın dedigi pro-optimal i arastirdim netten ama TR ye getirtme ihtimali yok gibi. Sen nerede gordun, su an hangi ulkedesin? TR ye urun getiren bazi yerler var bunlarin basinda netrition geliyor ama netritionda yok bu marka.

runnerman
02 04 2009, 17:00
Kendi sitesinden baktım dedin ben mercola dan baktım. Sen link verebilir misin?
Fiyat olarak diger piyasada satilanlar ile kiyaslanmayacak duzeyde.

TR de satilan en pahali toz muscletech nitro 900 gr. 210 milyon. Ama netrionda (USA)30 dolar civari. Bunun 500 grami 40 dolar civari. Yani en pahalidan 2 kat fazla gibi. Hic bir distributor getirmez. Amerika dan biri vasitasi ile getirtilir ancak. Bizim kullandigimiz muscletech ler optimum lar herhalde Serkan dedigi isitilan protein kategorisine giriyor.

herbivora
02 04 2009, 17:00
Arkadaslar ben de bi soru sormustum daha cevap gelmedi arada kaynadıysa hatırlatayım dedim.Daha once konusu tabi ki gecmistir ama ben spesifik olarak cevap almak istiyorum.Bir de d vitamini ile ilgili merak ettigim seyler var.Bi cok yerde her derde deva gibi lanse edilmeye baslandı.Kemiklere yararları dısında bicok yararından bahsediliyor(kanserden,yüksek tansiyona,bagısıklık sisteminden kas kuvveti artırmaya kadar).Normal tavsiye edilen dozun cok daha yukseginde alındıgı takdirde tabi yani gunde 4.000 IU falan gibi.Bu konu hakkındaki bilgileriniz,dusunceleriniz nelerdir? Paylasırsanız sevinirim.

herbivora
03 04 2009, 17:00
Unal,

Cevabın icin tesekkurler.Ben d vitaminiyle ilgili aklımdakileri yazarken bircok insanda (yaslılarda ve cocuklarda daha fazla) bu vitaminin eksik oldugu gercegini kabul ederek yazmıstım ki bircok arastırma da bunu destekliyor.Ayrıca gunluk tavsiye edilen dozlarda alınan d vitamininin bir insanın optimum saglık seviyesinde tutmak icin hic de yeterli olmadıgı anlasıldı ve yaz dısında bircok insanın d3 vitamini takviyesi alması gerektigine deginiliyor.Tabi ki once kan testi yaptırarak bundan emin olmak gerekiyor ama bircok kiside yeterli cıkmayacagı kesin.Zaten benim amacımda kan seviyelerini optimum seviyelere cıkartarak yılın her zamanı yeterli seviyede koruyabilmek.Bir de senin degindigin gunluk takviye almak yerine depoyu doldurarak uzun sure idare etmek konusunda celiskili yazılar var yani gunluk al diyende var senin dedigini savunan da.Benim de bu yuzden aklımda sorular olustugu icin sorma ihtiyacı hissettim.D vitaminin yararları pekcok doktor tarafından da goz ardı ediliyor ve sadece kemik saglıgını koruma gorevi oldguna deginilerek en az kemik saglıgı kadar onemli olan diger yararları hic konusulmuyor.İnsanlar sadece yaslandıkca kemiklerinde problem ortaya cıktıgında bakma ihtiyacı hissediyorlar.Bunla ilgili bilincin artırılması gerektigini dusunuyorum.

unal
03 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: Saircon
Unal,



Tesbitinde haklisin, fitness egitmeni ve yasam kocu olarak calisiyorum. Son 8 senedir USA'dayim. Senin endustri ile ilgin nerden geliyor?



Runnerman'in verdigi linklere yaptigin aciklamalara katiliyorum. Yalniz bizi dinleyenlerin seviyesine inersek izlemeleri daha kolay olacak gibime geliyor. Eskiden ben de bu sekilde cok aciklardim, seminer vermeye basladiktan sonra anladim insanlarin dikkati cok cabuk dagiliyor. Benim linklerle ilgili yorumum su:

İlk mesajımdan sonra 1 ay geçmiş. Geçen bu süre içinde işimle ilgili çok yoğun bir dönem yaşadığım için foruma göz atamadım.

Saircon, yazılarından fitness konusunda eğitim aldığını tahmin etmiştim. Ben de bir yönüyle bu endüstrinin içindeyim diyebilirim ama pozisyonum seninkinden biraz farklı :) . Ben doktorum. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanıyım. Hayatımın değişik dönemlerinde amatörce değişik spor dalları ile ilgilendim. Son birkaç yıldan beri de düzenli olarak ağırlık çalışıyorum. Yani sporcu olarak amatörce, hekim olarak da profesyonelce konunun içindeyim. :)

unal
03 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: herbivora
Arkadaslar ben de bi soru sormustum daha cevap gelmedi arada kaynadıysa hatırlatayım dedim.Daha once konusu tabi ki gecmistir ama ben spesifik olarak cevap almak istiyorum.Bir de d vitamini ile ilgili merak ettigim seyler var.Bi cok yerde her derde deva gibi lanse edilmeye baslandı.Kemiklere yararları dısında bicok yararından bahsediliyor(kanserden,yüksek tansiyona,bagısıklık sisteminden kas kuvveti artırmaya kadar).Normal tavsiye edilen dozun cok daha yukseginde alındıgı takdirde tabi yani gunde 4.000 IU falan gibi.Bu konu hakkındaki bilgileriniz,dusunceleriniz nelerdir? Paylasırsanız sevinirim.

Herbivora,
D vitamini desteği almak için öncelikle D-vit seviyesinin ölçülmesi gerekir. Kan seviyesi normal sınırlar içerisinde ise ek bir desteğe ihtiyacın olmaz. Eğer güneş ışığından yeterince faydalanabiliyorsan vücut ihtiyacı olan D vitaminini kendi sentezler. D vitamini azlığından şüpheleniyorsan öncelikle depo D-vit miktarını gösteren 25-OH-D (okunuşu yirmibeş hidroksi D) tetkiki yaptırmalısın. Bu tetkikin sonucu 45 ng/ml nin üzerindeyse desteğe ihtiyacın olmaz. Çünkü önümüz yaz mevsimi. Güneşten bol bol faydalanma imkanı olacak. Eğer daha düşük ise o zaman D-vit deposunun doldurulması gerekir. Bu durumda günlük düşük dozlar almak yerine bi seferde yüksek doz yüklemesi yapmak daha mantıklı olur (mesela bir seferde 300 000 Ünite). Çünkü D vitamini depolanabilen bir vitamindir. Depoyu doldurunca uzun süre vücudu idare eder. D-vitamini eksikliği olmadan yüksek dozda vitamin yüklemesi toksisiteye yol açar ve bunun düzeltilmesi de kolay değildir. Sözün özü bu işler el yordamı ile yapılmaz.... :)

emvey
05 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: runnerman
BSN Nox Plode diger forumlarda cok ragbet gormus bir urun ben kullanmadim. Fakat icerik olarak bazi sikintilari var icindeki CEM maddesi sorun olusturdugu icin AVT ile degistirmisler.

Bir de soyle ilginc bir ozelligi varmis suyla karistirinca bardagi sallayinca patliyormus :!! :)



Serkan ın dedigi pro-optimal i arastirdim netten ama TR ye getirtme ihtimali yok gibi. Sen nerede gordun, su an hangi ulkedesin? TR ye urun getiren bazi yerler var bunlarin basinda netrition geliyor ama netritionda yok bu marka.

runnerman,

NOXPLODE ile ilgili dediğini ben de duydum, hatta özellikle çalkalamayın yazıyor kutuda :) ben de çalkalamadan kullanıyorum :)

pro optimal i ben de internetteki sitesinden gördüm, ben tr deyim bu arada

emvey
05 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: unal
quote:Originally posted by: Saircon

Unal,







Tesbitinde haklisin, fitness egitmeni ve yasam kocu olarak calisiyorum. Son 8 senedir USA'dayim. Senin endustri ile ilgin nerden geliyor?


Ünal Bey,

Aramıza hoşgeldiniz, aramızda bu konuda uzman bir doktorumuzun olması çok sevindirici..

Saygılar,




Runnerman'in verdigi linklere yaptigin aciklamalara katiliyorum. Yalniz bizi dinleyenlerin seviyesine inersek izlemeleri daha kolay olacak gibime geliyor. Eskiden ben de bu sekilde cok aciklardim, seminer vermeye basladiktan sonra anladim insanlarin dikkati cok cabuk dagiliyor. Benim linklerle ilgili yorumum su:



İlk mesajımdan sonra 1 ay geçmiş. Geçen bu süre içinde işimle ilgili çok yoğun bir dönem yaşadığım için foruma göz atamadım.



Saircon, yazılarından fitness konusunda eğitim aldığını tahmin etmiştim. Ben de bir yönüyle bu endüstrinin içindeyim diyebilirim ama pozisyonum seninkinden biraz farklı :) . Ben doktorum. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanıyım. Hayatımın değişik dönemlerinde amatörce değişik spor dalları ile ilgilendim. Son birkaç yıldan beri de düzenli olarak ağırlık çalışıyorum. Yani sporcu olarak amatörce, hekim olarak da profesyonelce konunun içindeyim. :)

Saircon
05 04 2009, 17:00
Selamlar Unal,

Boyle her yorumun ya da yanitindan once 1 ay gececek ise seninle isimiz var :) Yoksa masteer ile beraber mi calisiyorsunuz :) Saka bir yana ben de senin fizik dedavi ile bir ilgin oldugunu tahmin ediyordum, ikimiz de tahminlerde yanilmamisiz demek ki. Bu forumun ve benim senden faydalancagi cok sey olacak.

Saircon
05 04 2009, 17:00
Herbivora,

Sorunu atlamisiz evet. Unal'in verdigi cevaba, bu konuda yeni okudugum Mercola ve Ahmet Aydin'in sitelerindeki bilgilerden yola cikarak olusturdugum kisa kisa notlari ekliyorum:

1. D vitamini herseyden once bir vitaminden cok, onarim ve yapi islerinden sorumlu bir steroid hormonu olarak aniliyor alternarif medikal cevrede.

2. Insanoglunun tahminlerini bosa cikaran, yuzbinlerce farkli genden olustugumuzu beklerken sadece 30.000 farkli genden olustugumuz bulusundan sonra ozellikle D vitaminine verilen onem artti. Cunku D vitamini nerdeyse 2000'in uzerinde farkli geni regule eden bir vitamindir. (15'te biri)

3. Bazi alternatif medikal uzmanlar daha da ileri giderek, vitaminleri bulan ve ozellikle C vitaminine verdigi onem ile hatirlanan Linus Pauling'in aslinda vitaminler ile ilgili butun soylediklerinde hakli oldugunu, ancak harflerde hata yaptigini soylemektedirler. (Yani saka ile karisik aslinda Linus'un C yerine D demesi gerektigini ima ediyorlar)

4. Senin de soyledigin gibi sadece kemik sagligi icin diye bilinen d vitamini yararlari aslinda saymakla bitmiyor:

- Kalsiyum absorpsiyonu (d vitamini varliginda %80 absorpsiyon, yoklugunda sadece %10-15)
- Vucut agirligi kontrolu (obezler kulaklarini acsin)
- Hipertansiyon kontrolu
- Otizm (Amerika'da bugun nerdeyse her 10 cocuktan birisi)
- Otoimmun hastaliklari
- Soguk alginligi ve yukari solunum hastaliklari tedavisi
- Yaslanmayi geciktirici
- Deri hastaliklari
- Uyku problemleri (insomniya)
- Miyopluk durumu
- Sinir sistemi problemleri (depresyon ve alzaimers gibi)
- Kanser (meme, prostat, akciger, kolon, vb.)

5. D vitaminin en dogal ve en ucuz yolu aynen Unal'in dedigi gibi gunes gormek. Gunesin iki farkli UV isini bulunuyor, UVA ve UVB. D vitamini acisindan degerli olan ve vucudumuzun kullandigi UVB olani. 4 UVB fotonu, 1 kolesterol molekulu ile birleserek once kullanmaya hazir D3 vitaminine, oradan sonra 25(OH)D3'e, son olarak da 1,25(OH)2D3'e cevriliyor.

(Burada kolesterol konusunu uzun suredir arastirmis ve kitabimda da belirtmis bir kisi olarak su notu eklemeden gecmek istemedim. Goruldugu gibi vucut kolesterolu oyle ocu gibi korkulacak bir molekul degil, tersine vucutta bircok hayati islevi yerine getiriyor. Ustune ustluk D vitamini eksikliginin artmaya basladigi zamanlarin, kolesterol dusurucu statin ilaclarinin kullanilisindaki artmayla nasil paralel gelistigi de umarim dikkatleri ceker)

6. Unalin da belirttigi gibi test edilmesi gereken vucut D vitamini degeri, deposu olan 25(OH)D3 turevi. Ancak bircok saglik merkezi ya da doktor bilincsizce diger iki turev sonuclarini dikkate alan testler uyguluyor. O nedenle hasta olarak, ya da bilincli bir tuketici olarak test yaptirirken dogru degere bakilmasi salik veriliyor. Bu degerin en az 40-50 ng/ml olmasi gerektigi soyleniyor. Ancak kisinin belli komplikasyonlarina gore bu deger buyuk araliklarda degisebiliyor. Mesela optimali yakalamak isteyen daha once hic D vitamini almamis insanlarda 50-60 ng/ml tavsiye edilirken, pigmentasyonu yuksek olan Hintli ya da Afrikalilarda 85 ng/ml'lerden bahsedilirken, kanser hastalarinda istenen degerler 90 ve uzeri ng/ml'ler dahi olabiliyor.

7. D vitaminin toksikligi konusu da onemli, ozellikle oral yollardan saglaniyor ise. Bunun izlenmesinde kullanilan ipuclarindan birisi serum kalsiyum seviyesi. Eger serum kalsiyum seviyeniz onemli olculerde artma gostermisse D vitamini toksikligi baslamis olabilir. Cunku bilindigi gibi bu vitamin kalsiyum absorpsiyonunu arttiriyor.

8. Komik konulardan birisi de deri kanseri dilemmasi. 1980'lerde basgosteren halki deri kanseri haberiyle korkutarak guneslerden kacirtan ve bilmem kac faktorlu kremlerle satis rekorlari kiran batili devletler, bu kremlerin cogunun aslinda kanser riski tasiyan UVA fotonlarini degil, vucut icin gerekli UVB fotonlarini bloke ederek kansere onlemden cok neden olusturdugunu aciklayamiyorlar. SPF 8 faktorlu krem vitamin D emilimini %97,5 azaltirken, SPF 15 krem ise %99,9 azaltiyor. Bu nedenledir ki gunesten korunmanin basladigi 70'li ve 80'li yillardan beri deri kanseri (yani melanoma) 18 kat, Otizm ise 5-9 kat artis gostermis. O nedenle bircok arastirmaci aslinda gunesten kacmak yerine guneslenmeyi soyluyor ve sadece cildi gunes yanigi yapmayacak kadar dikkat etmemiz gerektigini oneriyor. Gunes gormek ile gunes yanigi nin farkli seyler oldugunun altini ciziyorlar. Peki deri kanserlerinin en buyuk nedeni nedir diye soruldugunda da alternatif uzmanlar artan omega 6 yaglarinin ve azalan omega 3 yaglarinin en buyuk rolu oynadigini savunuyorlar. Yani nebati yaglari azaltmak icin bir neden daha :) (Eskiden kisi basina yillik omega 6 yagi miktari 1 pound u gecmez iken, simdilerde 60-80 pounda kadar tuketildigi gosteriliyor)

9. Dedigimiz gibi gunes gormek D vitaminin en saglikli ve hesapli elde edilis yontemi. Ancak bazi puf noktalar belirtiliyor. Mesela yilin herhangi bir zamani degil, ozellikle yaz aylari olmasi lazim. Kisin gunesten alabilecegimiz pek bir UVB yardimi yok. Ayrica gunun tam ortasi, yani gunesin en tepede oldugu zaman olmali. Bunu anlamanin bir yolu da golgemize bakmak. Golgemiz kendimizden kucuk olmali, UVB den tam olarak faydalanabilmek icin. Tabii vucudun en az %40'inin ciplak olmasi gerekiyor. (Hangi %40'i konusuna baktim birsey soylememisler :) ) Yani eger sen en dogru zamanda en dogru mekanda dahi bulunsan, vucudun carsafla ortulu ise vucudun D vitamini sentezleyemeyecek demektir bu. Kapali bayanlarin dikkatine diyorlar o nedenle. Bundan baska bir de pencereden ya da arabanin camindan gunesi gorerek kendini avutanlar icin not gecilmis, bircok ofis/ev/araba cami, UVB fotonlarini bloke ediyormus. Oyle kolaya kacma yok anlayacaginiz. BU konuda son olarak gunese cikmanin hemen sonrasinda vucudu sabunla ve suyla yikamayin diyorlar, soyle 30-60 dakika bekleyin. Ozellikle disarida kosu, egzersiz vb. yapanlar icin onemli bu tavsiye. Idmandan sonra eve gelince optimum 1 saate yakin bekleyin ki deri vitamin sentezini tam olarak yapabilsin. Esiniz ya da kiz arkadasiniz neden pis pis koktugunuzu sordugunda yanitiniz hazir artik :p (Sehnaz, lutfen rahatsiz etme, su an vucudum D vitamini sentezliyor ...)

10. Guneslenme yoluyla bu onemli vitamini saglayamayanlar icin (ya ekvatordan cok uzakta yasamak, ya asiri kapali bir dini pratik etmek, ya 24/7 gibi kapali bir ofis yasantisina sahip olmak ve bunun gibi nedenlerden dolayi) ikinci oneri, guvenli guneslenme yataklari. (Safe tanning bed) Bunun magnetik olani yerine elektrik versiyonu tavsiye ediliyor ve ayni sekilde daha az kalarak ayni faydayi almak icin UVA/UVB orani 100/1 olanlari yerine 100/10 olanlari daha cok tutuluyor. Fiyatlar da yaklasik 1000 dolarlar civarinda.

11. Eger sirasiyla bu her iki opsiyon da olmuyor ise, oral D vitamini destegi son care olarak gosteriliyor. Tabii burda son care olmasinda bazi etkenler de var, mesela kisinin yasi arttikca, obesitesi yukseldikce, ekvatordan uzaklastikca, kanser riski ya da hastaligi orani arttikca, deri pigmenti arttikca oral supplementasyonu olasiligi da artis gosterebiliyor. Yalniz bu konuda cok onemli bir noktanin alti ciiziliyor, kullanilacak supplement D3 cholecalciferol olmali, kesinlikle D2 olmamali. Cunku D2 aslinda absorpsiyonu dusurucu etkiye sahip, faydadan cok zarar yapiyor. Bu D2'nin yapay yollardan en cok eklendigi urunler ise soya, pirinc ve badem sutleri. Pastorize sute alternatif diye uretilen bu sutler (ve bunlarin yogurtlari) aslinda D2 acisindan oldukca toksik. Mentaliteye tebessum etmemek imkansiz degil mi, insanlara taze sut ve saglikli yogurt yedirmeyecegiz de elimizden ne geliyor ise yapacagiz hesabi. Haaa sen pastorize istemiyor isen, al bu toksinden yak abi :)

12. Son olarak da tasiye edilen degerlerden bahsedecegim.

Normal sagligi bulunan insanlara vucudun her 100 lbs (45 kilosu) basina 3000 IU
Kanser ve otoimmun hastalarina vucudun her 100 lbs (45 kilosu) basina 5000 IU (Ancak ilk bir iki hafta cok daha yuksek degerler de tasiye edilebiliyor)
Akut infeksiyonlarda (soguk alginligi vb) normal saglikli insan dozuna gecmeden once ilk uc gun vucudun kilogrami basina 2000 IU

Bu degerlere soyle bir bakinca Batili medikal cevrelerin gozlerinin faltasi gibi acilacagini siz de benim kadar tahmin ediyorsunuzdur. Bunun buyuk bir nedeni de farmakolojik cevrelerin bu onemli vitaminin arastirmasinda yeterince liderlik-destek olma girisiminde bulunmamasi. Siz siz olun, bu yazimdaki degerleri dikkate alarak hemen vucudu vitamin bombardimanina tutmadan once Unal'in dedigi gibi 25(OH)D3 seviyenizi bir olcturun. Biraz da sagduyunuzu kullanin, biraz da arastirin, sonra normal saglikli insana onerilen degerle bir baslayip gelisimi gozlemleyin.

NOT: Sagduyuyu kullanma konusunda soyle bir ornek vereyim, son 8-9 senedir Kaliforniya'da short ve t-shirt ile yasamis olan, yasi henuz 30 ortalari olan, haftanin 6 gunu gunde 3-4 musteriye arti kendisine outdoor egzersizleri yaptiran, agzina bir gram bile nebati yag girmemis, gunes yaginin ne oldugunu bilmeyen, en son ne zaman hastalandigini hatirlamayan hayali !! bir kisinin D vitamini supplementi almasina ne kadar ihtiyaci vardir, tartisilir.. :) :)

taday
05 04 2009, 17:00
sizi gidiler... yediniz tabii mexican, cin falan demeden hup hup. tabii got gobek bi tarafa gitti. sonra da bir de 40 yas sendromu... sonra burda tirmalayin nasil vucut yapicam diye :)

bakmayin siz bana... ama kesin bole tipler vardir buraya yazan...onlara dedim sadece

unal
06 04 2009, 17:00
quote:Originally posted by: emvey

Ünal Bey,

Aramıza hoşgeldiniz, aramızda bu konuda uzman bir doktorumuzun olması çok sevindirici..

Saygılar,


Emvey, hoşbulduk. :)


Saircon,
D vitamini hakkındaki tespitlerinin çoğunluğuna ben de katılıyorum. Özellikle güneş ışınının deri kanserinin oluşmasında predispozan faktörlerden biri olduğu görüşünü mutlak bir kaide olarak ben de kabul etmiyorum. Tabii ki güneş ışınlarından faydalanırken ciltte tahriş ve yanık yapmayacak şekilde bazı temel kurallara dikkat etmek gerekmektedir. Bu arada solaryum ve benzeri cihazları pek tavsiye etmiyorum. Bunların kalibrasyon kontrollerinin sağlıklı olarak yapılmadığı durumlarda faydadan çok zararları olabilmektedir. :)

runnerman
13 04 2009, 17:00
1 haftadır kimse mesaj yazmıyor. Laf olsun torba dolsun bir sey yazayım dedim. Bir forumda okudum millet ne zaman steroid kürlerine başlanılmalı onu tartışıyor şu laf güzelmiş:

Güzel bir laf vardır kür yapmanın zamanıyla ilgili. Zaten kür yaptığın düşünülüyorsa o zaman kür yapmaya başlayabilirsin

Bu arada merak ettim body dışında özellikle haftada en 1-2 kere yaptığınız başka spor var mı? Mesela ben 1-2 kere masatenisi oynarım haftada.

Romantikus
19 04 2009, 17:00
Selam herkeze!

foruma yazi yazmasamda hergun girip takip ediyorum.

Serkan hocamin verdigi programı neredeyse 1,5 aydır uyguluyorum..gercekten cok faydasını gordum.
suan deadliftte 115 kilo 5 tekrar yapabiliyorum ve hic parmak agrisi yok.

cok faydasını gordugum 2 harekette suda islatarak havlu kurutma ve Captains of Crush hareketi oldu
yanliz Captains.. benim parmaklardan cok on kolu gelistirdi..biraz daha yaparsam kol estetigi diye birşey
kalmicak :p

Runnerman, bende masa tenisi oynarim ama bizim eve biraz uzak oldugu icin 2.haftada bir anca..bb'den
baska spor yapmaya vakit bulamiyorum maalesef.

son olarak buraya 1, 2 resmimi koymaya karar verdim, bizim salondaki hoca hicbirseyden anlamiyor..
adamdan program istiyorum biraz daha devam et yazariz diyor, neredeyse 6ay oldu basliyali bana hala 1ve2. aylik programi yap diyor.. cildirmaya az kaldi doktorum nerde!

replikas
19 04 2009, 17:00
wal-mart ve onun gibi buyuk alisveris merkezlerin de satilan body fortress isminde bir firmanin protein tozu, creatin ve glutamine nini aldim, fiyat acisindan degerlendrildiginde diger firmalara oranla daha hesapli, yanliz walmart ayni firmanin urunlerini baska yerlere oranla urun basina 5 dolar daha ucuza satiyor.

2 lbs lik protein tozu 15 dolar, 300 gr mlik creatine 7 dolar,300 gramlik glutamine 8 dolar...acikcasi cok fazla birsey beklemiyordum, ama urunler gercektende iyi cikti, protein tozundan 3 kutu bitirdim, suan 4.deyim, c ve g henuz bitmedi, ama bittiklerinde yine ayni firmanin urunlerine devam edecegim. sunu soylemeliyim ki unlu firmalarin urunleri burada da ucuz degil. abd olan arkadaslara body fortres i oneririm, cok iyi olmasada hesapli ve ise yariyor.

runnerman
20 04 2009, 17:00
Serkan ve diğerleri uzun zamandır uğramıyorlar bir soru yazayım belki görüp yazarlar bir şey :)

Aslında bench konusu kafama takılıyor bayağıdır. Sorun şu Serkan demişsin ki,

bench de vücut ağırlığı + 50 kilo, dips de +20 kiloyu 4-6 tekrar yardımsız basmak..

Bunlar senin birkaç defadır tekrar ettiğin baz aldığın ölçüler. Düzgün çalışan, beslenen, dinlenen kişiler kürsüz ve supplementsiz bu değerleri yapabilmelidir diyorsun yanlış diyorsam düzelt lütfen.

Şimdi ben 90 kiloyum. Sorum dips ve benche yönelik. Aralarındaki fark nedir? Dipsi nizami yapıyorum, ağırlıksız 15 tekrarı geçebiliyorum, 12 kilo ile 12 tekrar, 16 kilo ile 8 tekrar yapabiliyorum. Tamam. Ama benchde durum facia.Senin hesaba göre 90+50 = 140 kilo 6 tekrar girmem gerek. Mümkünatı yok!. En fazla 110 o da 4-5 tane ben, bir iki tane de yardımlı. Benchde kiloları arttırmak ile ilgili birçok kaynak var, bu forumda da belirtildi zaten. Ben benchde nasıl artış sağlarım diye sormuyorum merak ettiğim şu genetik faktörler engelliyor olabilir mi, vücut yapısı gibi. Mesela sağ-sol arası çok fark var bende hem kolda hem de maalesef gözle görülür bir şekilde göğüste. :( Salonda çalışan çoğu kimse ile ve diğer forumlardakiler karşılaştırıyorum kendimi, özellikle bench press de geriyim diğer hareketler baz alınca.

Saircon
21 04 2009, 17:00
Runnerman,

Once sorayim sana, squat ve deadlift te 180 kiloyu yardimsiz 5 tekrar basabiliyor musun ??

Bunu sormamin nedeni, vucudununun genel kuvvetinin gelisebilmesi icin, once comelme ve dogrulma kuvvetinin oturmus olmasi gerektigindendir. Bir bakima bir bilgisayar oyununda veteran level'i bitirmeden professional level'i oynayamamak gibi... Iyi bench basabilmek icin once iyi squat ve deadlift yapiyor olman lazim.

Progressive ve dogru planla yavas yavas arttirdiktan ve istedigin rakamlara geldikten sonra squat ve deadlift de, bench press kuvvetinin de arttigini goreceksin.

Ayrica bir diger unutulan faktor bench artisi icin, uzun aralar vermektir. Bazi hocalar 12 hafta bench yaptirmazlar, omuz presi yaparsin, sinav cekersin, tek kol ya da cift kol dumbbell gogus presleri yaparsin vs. ama barbell bench pressi unutursun. Sonra geri dondugunde feci kuvvet artisi goreceksin. Cesitlilik burada anahtar kelime anlayacagin.

Dedigin gibi daha bircok yontem var bench kuvvetini arttiracak konu tam olarak bu degil diye inmiyorum. Ama bahsettigin durum tamamiyle normal bazi vucut yapilari (benimkisi de buna ornek) bench press icin yaratilmamistir. O nedenle artis cok daha yavas olur. Ama yine de vucut agirligi arti 50 kilo kurali bence minimum gereklidir ve dogru periyodlama ve bel/omurga/kalca kuvvetlendiren squat ve deadlift kuvvet artisiyla paralel gelisir.

Saircon
21 04 2009, 17:00
Runnerman,

Ben yerinde olsam ne bu kadar kalirdim o salonda, be de gelecek ayi beklerdim. Squat rack i olmayan salon salon degildir. Iyi yapiyorsun degistirmekle, yeni salona gecer gecmez basla squat calismalarina.

Eger stiff legged ya da Romanian kastetseydim bunu muhakkak belirtirdim. Deadlift in kendisini kastediyorum. Yani comelik pozisyonda baslayip bari kavrayip ayaga kalktigin. Bircok kisi bunu squat ile ayni diye algiliyor halbuki kuvvet antrenmanlari literaturunde hem hareket yonu hem de barin tasinma sekli goz onune alindiginda mekanik tamamen farkli. O nedenle ikisine de ihtiyac var. Bu iki egzersizin de dogru formda yapilmasi cok onemli, cunku omurgayi strese sokan egzersizler. Bu stres dogru yerlestirilirse faydasi cok buyuk.

http://startingstrength.wikia....tarting_Strength_Wiki
(http://startingstrength.wikia.com/wiki/Starting_Strength_Wiki
)
Bu linkteki hocayi cok tutuyorum, klasik ogretiyor ve bilimsel yaklasiyor. Bu sayfadadan squat ve deadlift in yapilisini bir guzel ogren.

Basarilar

runnerman
21 04 2009, 17:00
Squat ı düzenek olmadigi için yerden aliyorum, ama salonda birkaç kişiyle kavga ettim, ekonomik kriz diye salon ucuzlattılar abuk subuk adamlar doluştu, değiştireceğim ay sonu, yeni gideceğim yerde düzenek var orada denerim.
Deatlift de kastettiğin hangisi stiff mi romaian mı ikisinde ağırlıklar fark ediyor sonuçta. Bacaklar düz olanda yani eğilmeden 110-120 kiloyu 10 tekrar yapıyorum ama 180 i 4 tane çıkaramam gibi geliyor yavaş yavaş arttırıyorum deadlift çünkü uzun süreler yapıyor olmama rağmen deadlifte çok geç başladım.

runnerman
21 04 2009, 17:00
Serkan daha iyi bilir tabi de ben hep oturarak ve sırtı da tam 90 derece dik olmasa da atıyorum 70-80 derece dik bir sehpada yaptım herkes de oyle yapıyor salondaki. Obur turlu ayakta yaparken mesela 34 sag 34 sol alıp atmak mumkun degil sırta destek olmadan. Hadi aldın hareketleri ayakta nasıl arkaya ucurmadan yapacan? Belki ayakta daha az kilo yapılır sırta destek olmadigi icin omuzlar daha iyi calisir onu bilemem.

tzoko
21 04 2009, 17:00
Merhaba arkadaşlar.

Serkan sana bir sorum olacak dumbbella omuz press yapıyorum ayakta yapmayla oturarak yapma arasında fark varmı. Ayakta daha rahat yapıyorum. Son dönemde 3 kilo verdim 78 oldum ama bariz bir şekilde göbekten erittim. Beslenmeme dikkat ediyorum ekmeği tamamen bıraktım bel 101 cm'den 97cm düşürdüm. Vucudumda gözle görülür bir gelişme var ama kas olarak fazla artmıyor. Her gün yumurta, tavuk, et, protein alabileceğim ne varsa yiyorum. 3 litre su içiyorum biceps 38 cm oldu 2 cm'lik artış var.

Göğüs için dumbbell flys yapıyorum 4*10 haftada iki gün. Benc press yaparken çok iyi bir gelişme vardı ama şekilsizdi şimdi çizgiler ortaya çıktı ama gelişme azaldı. dumbbeller 15'er kilo malum evde çalışıyorum şuan 20 kiloda olsa kaldırabilirim.

Squat ve deadlift 30 kilo ile yapıyorum, ileri geri lunge yapıyorum ama çok zorlandığım için bence lunge çok yorucu bir hareket 15 kilo+barla yapabiliyorum (bendeki bar 7 kilo geliyor standartı heralde 10 kilo). Bu hareketler için sana ne kadar teşekkür etsem az olur serkan şu an dizimde ağrı kalmadı merdivenleri rahatça inip çıkabiliyorum. Bacaklarımdada kas olarak gelişme var.

Sırt için bent over dumbbell rov hareketi yapıyorum çok faydalı değil gibi ama devam ediyorum. Zorda olsa aldığım barfiks demirini tavana sabitledim üstüme çakılmazsa proğramıma sırt için sadece barfiksi koysam yeterli olurmu acaba?

Forma bende hergün mutlaka giriyorum yeni bir şey yoksa eskileri okuyorum.

runnerman
25 04 2009, 17:00
Serkan, yanlış hatırlamıyor isem barbell row senin beğendiğin hareketlerden biriydi. Bu hareketin yapılış şekillerine yönelik bazı sorularım var. Youtube da bir sürü video var ama hangisi doğru karar veremedim.
Acaba barbell row ve bent over row farkli hareketler mi.

Kimisi 90 derece eğilip barbelli yere değdiriyor deadlift gibi, kimisi 45 derece yapıyor. Bir de ağırlığı çekerken nereye değdirmeye çalışacağız, mide gibi gözüküyor. Ama bunda sanki göğüse doğru gibi:

http://www.youtube.com/watch?v...IbXy8&feature=related
(http://www.youtube.com/watch?v=6CNtPvIbXy8&feature=related
)
Bazı videolarda ağır girenler sırtın stabilitiesini bozuyor, ağırlığı çekerken kendini arkaya atıyor mesela:
http://www.youtube.com/watch?v=MZAlFj9MGcA

veya

http://www.youtube.com/watch?v=dN0uT-wIhhA

ikisinde de sırt tam hareketsiz değil, ağırlığı çekerken sırt oynuyor.

Şimdi sen ne diyorsun, bu hareket de ağır girilmeli mi deadlift gibi? Yani ağır gir, sırt biraz oynayabilir mi, yoksa sırt tamamen stabil olmalı, eğer videolardaki gibi oynuyorsa ağır geliyordur düşük ağırlığa mı geç dersin?

Bir de eller nasıl olmalı kimisinde avuçlar bize bakıyor kiminde dışarı, ben uzun süredir avuçlar bize bakacak şekilde yaptım, değiştireyim mi? Herhalde dönüşümlü yapmak daha iyi 1 ay içeri 1 ay dışarı?

Daha önce bir adres vermiştin çok sağol o çok işe yarayacak deadlift ve squat için ama sanırım bu hareket yok.


Ben uzun süredir şu şekildeki gibi yapıyorum:
http://www.youtube.com/watch?v=QWDurM5wxPU&NR=1

Düşük kilolalarla başlıyorum 5 set yapıyorum. Bir yere kadar videodaki gibi gidiyor ama 45 + 45 + 20bar girince bozulmaya başlıyor. Ayrıca bunların hiçbirinde kemer kullanmıyorum yanlış hatırlamıyor isem kemere karşı idin eğer çok çok ağır girilmiyor ise.

runnerman
25 04 2009, 17:00
Bir de anlamadığım bir şey var. 2-3 tane çok büyük vücut geliştirme forumu var Türkçe. Bunların isimleri burada da geçti. Bu forumlarda nedense kimse hareketlerin yapılış tarzına değinmiyor veya çok az değiniyor. Birçok hareketin püf noktası var, sırt nasıl olacak, eller nasıl olacak,.. gibi. Ama kimse bunları tartışmıyor, millet hangi markanın tozu iyi handi kreatin ile kombine edilir, anaplon küründen sonra PCT olarak ne kullanılmalı, deca ise winstrol birlikte gider mi tartışıyor. Hem de bu tartışmalar sayfalar sürüyor ve sürtüşmelere dek gidiyor. Halbuki birçok hareketin farklı yapılışları var ve belki de hepsi için tek bir doğru yok. Herhangi bir hareketin videosunu aratınca farklı farklı yapılışlar çıkıyor ve insanın kafası karışıyor. Bazılarını görünce acaba şimdiye kadar yanlış mı yaptık diyor insan, mesela barbell curl ve z-barbell curl lerde ben aşağıya kadar indirirdim, halbuk indirip germek doğru değilmiş. Ya da fark çok önemli değil artık bunu yorum eklemek isteyenlere bırakıyorum. Ama gittiğim salondaki hoca ve yardımcı hocalar ki aralarında müsabık olanlar da vardı, tam indir aşağıda ger, beklet, ama tam kaldırma yani doksan dereceyi geçme derlerdi.

tzoko
25 04 2009, 17:00
Selam arkadaşlar.

www.zorhane.com diye bir site var üye olarak dergileri inceleyebiliyorsunuz çok güzel bilgiler var.

Karluk
27 04 2009, 17:00
Değerli forumcular,

Bu başlığı bir kaç senedir bilir ve takip ederim, bugüne kadar herhangi bir katılımım olmamıştı. Şimdi de bir katılım yapacağımı sanmayın, çünkü bu başlığın tam***** yakınını okumuş biri olarak, bu başlıkta söz söyleyenlere katabileceğim bir nokta henüz bulunmamakta.

Ancak size bir duyuru ve davet yapabilirim. Bir önceki mesajda Türkçe bodybuilding sitesi olduğunu iddia eden ortamların eksikliklerine dikkat çeken runnerman başta olmak üzere herkese BodyTR (http://www.bodytr.com) sitesine katkıda bulunmalarından memnunluk duyacağımı bildiririm. Bu sitenin Türkçe en iyi egzersiz sitesi olmasını amaç edindim. Bu başlıkta yüzlerce mesajı bulunan egzersiz uzmanı Sayın Serkan Yimsel'in de bodytr.com sitesinde yazılarını yayınladığını biliniz.

Konunuzda resmen uzmansanız sitedeki uzman yazarlar bölümünde, değilseniz yazarlar bölümünde kendinize bir köşe oluşturabileceğinizi söylemek istiyorum. Sağlıklı yaşam hakkında sitenin konularına uygun her yazı sitemizde yayınlanabilir. Yakında da sitenin anasayfasından yazarlık davetini yayınlayacağım, belki de siz bu yazıyı okuduğunuzda ben yayınlamışımdır bile.

Site hakkında her türlü soru ve önerilerinizi mutlaka okuyacağım. İsteyen sitede verdiğim adreslerden de yazabilir hatta bu başlığı kirletmemek adına o adreslerden iletişime geçerseniz daha iyi olur.

Destek, katılım ve eleştirilerinizi bekliyorum. Özellikle eleştiriler hakkaniyet sınırları içerisinde olup hakaret içermediği müddetçe benim için çok önemlidir.

Saygılarımla

İlşad ÖZKAN

Karluk
29 04 2009, 17:00
Arkadaşlar bahsettiğim duyuruyu yaptım, ilgilenenler bir kaç gün boyunca anasayfadan ilana ulaşabilirler, anasayfadan kaydıktan sonra siteye girdiyseniz sitedeki yazarlar bölümünü tarayarak da bu ilana ulaşabilirsiniz.

Saircon
02 05 2009, 17:00
Runnerman,

Bend over row pozisyon ve hareket belirtir. Barbbell row ise kullandigin agirlik tipini. Bend over row hareketini dumbbell ile de yapabilirsin cunku.

Bend over row tarzi egzersizler gercekten guzel egzersizler olmasina ragmen, bircok insanin kolayca form problemi yasayabilecegi egersizlerdir. Bel kuvveti bircok insanda yeterince kuvvetli olmadigi icin sirt henuz yorulmadan bel kaslari koyverir. Bu arayi kapatmak icin de insanlar cheating yapmaya baslarlar, momentum kullanirlar, sirti kamburlastirirlar vs vs.

O yuzden ben insanlar dogru durust squat ve dead-lift ogrenmeden (ki bununla ne demek istedigimi hepiniz artik biliyorsunuz) bu hareketin gereksiz oldugunu dusunuyorum. Yerine barfiksler ve seated rowlar yeterli diye dusunuyorum.

Senin ornek aldigin videodaki form guzel. Ama o guzel formda 10-15 tekrarlik agirliklarin uzerindeki agirliklarda er ya da gec bozulmalar olacaktir. O nedenle sana tavsiyem squat deadlift ve barfiks agirliklarini arttirman, bend over row hareketini ise daha cok hipertrofi amacli kilolar ve tekrarlar icin kullanmandir.

Sly
09 05 2009, 17:00
HerkeS'e merhaba,

Serkan selam epedir ugrayamiyordum, messenger'i da sildim gorusemez olduk. Ne var ne yok nasilsin?

Surekli bb'den bikan bunalanlar icin ufak bir video koyuyorum:

http://www.youtube.com/watch?v...7lWvI&feature=related
(http://www.youtube.com/watch?v=V5Hfc47lWvI&feature=related
)
Guc ve hirs boyle olmali. Bu videoyuda aslinda salonlarda haftada bir yayinlamali. Izlemeyenler icin ek bilgi: Bu sporcunun adi Fedor Emelianenko.

Demek ki hacim goruntu hersey degilmis diye dusunuyor insan. Salona ilk basladigim zamandan bu yana insan bir yolculukta oldugunu anliyor. Hedefleri, agirlik calisma amaclari degisebiliyor.

Serkan bu adamdaki nasil bir stamina'dir ? :)

yaz geliyor, salondaki plajci tayfasi yakinda birakir salonu. Herkese kalabalik olmayan salonlar dilerim.

Karluk
10 05 2009, 17:00
Adamı ilk kez izledim. Rus herhalde? Adından öyle anlaşılıyor?

Videonun sonundaki brezilyalı zenci hiç kalıbının adamı değilmiş doğrusu :-D o adamda boy da varsa rahat 110kg+

runnerman
17 05 2009, 17:00
Serkan

bir arkadaşım 2-3 hafta içerisinde amerika dan gelecek. Senin o tavsiye ettiğin zor bulunur dediğin protein tozlarının satıldığı senin de tavsiye edebileceğin, alis veris yaptigin bir site var mı, o alsın usa dan atar bavuluna getirir. Hani su isitilmamis olan whey lerden. Fiyati onemli degil.

Bir de su interval kosusu ile ilgili bir sey soracagim. Bu yontem iyice populer oldu hem diger body forumlarinda hem de youtube da cok var bununla ilgili yazi yorum. Sana sunu soracagim hiz olarak nasil ayarlamak gerekli? Simdi kosu bandinda kostugumuzu varsayalim. İnsanlar genelde 6-16 veya 6-20 (km/s) arasi calisiyor 1dk yavas 1 dk hizli ile 6 set yapiyorlar. Benim kosu bandim 13 km/s e cikiyor maalesef. Interval icin az mi bu deger? 16 ya cikan bir kosu bandi alayim mi? Veya interval surelerini mi oynayayim mesela 1dk dusuk 1 dk yuksek yerine 1 dk dusuk 1.5 yuksek? Veya egimini mi arttirayim? Bosver kosu bandini disarida kos diyecegini biliyorum ama her zaman olmuyor disarisi. Hiz gostergesi zaman gostergesi olmadan zor oluyor bir de. 3 gun kardiyo yapiyorsam 1ini disarida normal tempoda yapiyorum evde kosu bandinda iken interval ile kosuyorum.

runnerman
17 05 2009, 17:00
Serkan sunu aldiriyorum:

http://shop.mercola.com/Supple...iety_3_Pack-P380.aspx
(http://shop.mercola.com/Supplements-Pro_Optimal_Whey___Variety_3_Pack-P380.aspx
)

Saircon
18 05 2009, 17:00
Karluk,

Evet Fedor Rus dovuscusudur. Kendisine verilen isimlerden birisi de bunu daha net soyler zaten: Russion Experiment :) Bir diger ismi de The Last Emperor yani son imparator :)

Runnerman,

Ben de sana zaten o urun paketini onerecektim. Arkadasin gelirken getirebilecek ise en mantiklisi o. Ben genelde icine meyve vs de kattigim icin sirf sade tercih ediyorum. Ama sadece suyla karistiranlar icin farkli aromalar almak ideal.

Interval soruna gelince...

Disarida kos. :)

Kosu temposu band hizina, egime, vs gore degil, kisinin kondusyonuna gore ayarlanmali. Bunun icin en iyi teknik de eger kisinin farkindaligi kuvetli ise solunum sikligi ve bezginlik dereceleri kullanilarak, yok eger farkindaligi zayif ise nabiz olcer kullanilarak belirlenmeli. Nabiz olcer kullaniliyor ise genelde tavsiye edilen sprint araligi %80-100 kalp atisi iken, dinlenme araligi ise %50-70 secilir. Senin de takdir edecegin gibi A kisisinin 13 hizla kosmasi ile, B kisisinin 13 hizla kosmasi arasinda fark olacaktir.

Bir onemli husus daha..

Disarida kos :)

Patiska,

Guzel yorumlarin icin tesekkur ederim. Senin yerinde olsam barbell row u barfiks ile, enseye press i ise one press ile degistirirdim. Setler ve tekrarlar konusu da tamamen kisinin amacina ve kondusyonuna gore ayarlanir. Bu konuda sana ne desem yanlis olacaktir. En mantiklisi his bir zaman sabit program varyasyonlariyla calismamak, surekli degistirmek olacaktir. Bence bu konuda periyodizasyon adli makalemi okuyabilir ve birebir bir antrenorden yardim alabilirsin.

Iyi calismalar.

patiska
18 05 2009, 17:00
Selamlar hepinize 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramınız kutlu olsun!

Bu adı her ne kadar body building formuda olsa ben de bir body builder olmasam da eskilerden beri arada bir okur hatta bazen de hareretli konuları takip ederdim, maşallah ritm aynen devam ediyo.. :)

ben de öncelikle Serkan hocama sonrada formda bulunan diğer arkadaşların tecrübelerinden istifade etmek istiyorum; ben eskiden aikido ile uğraşıyordum oldukça uzun bir süre yaptım sonra wingchun

sistemine geçtim yaklaşık 1 senedir de bu sistemi severek çalışıyorum, ben 32 yaşındayım kilomda 73 boyumda 174 cm wingchun haricinde de serbest çalışırken de kendi ağırlığımı kullanıyorum genelde,

şuan da wingchuna ilaveten serbest ağırlık çalışmak istiyorum bana ne tavsiye edebilirsiniz? mesela 6 temel hareket tavsiye ediliyo ; bench press, squat, dead lift, barbell curl, barbel rowing, neck press

bu hareketler uygunmudur? ve çalışma için set vs konularında tavsiyeniz neler olur? teşekkür ederim görüşmek üzere....

runnerman
20 05 2009, 17:00
Serkan sana link sordugum gun bir bakivermistim siteye yurt disina da gondermeye baslamislar. Daha evvel baktigimda 1-2 ay once yurt disina gondermiyorlardi. Sali aksami siparisi verdim daha 2 gun olmadan elime ulasti. Merak eden diger arkadaslar da deneyebilir. UPS vasitasi ile geliyor. Urun 50 dolar civari idi kargo da 30 dolardi. Sonucta TR den herhangi bir eczeneden veya siteden alacaginiz urunler ile ayni paraya geliyor. Bir de tabi sahte mi degil mi suphesi olmuyor. Aslinda 2 kutu da alabilirdim sonucta kargo fiyati degismeyecek, kutu basina ucuza gelecekti ama gumruge takilma riski var. Forumlarda dediklerine gore 4lbs ve 100 dolar siniri var. Bir de yer kaplamasi olayi var. 2 kutu sinirda kalsa bile kapladigi alan yuzunden takilabiliyor. Insanlar genelde buyuk yer kaplayan tozlar yanında vitamin hapi gibi az yer kaplayan seyeler seciyor. Bu urun 2lbs gozukuyor kargo olarak. Memnun kalirsam abd den gelen arkadasa 3 luyu aldiracagim.

runnerman
20 05 2009, 17:00
Piyasada envai cesit whey var. Ama burada sozunu ettigim whey digerlerinden farkli ve zaten body sitelerinde ve forumlarinda ne adi geciyor ne de tutuluyor. Cok dogal ve islemden gecirilmemis ben kendi sitesinden ayrintili arastirdim. Zaten Serkan onermezdi boyle olmasa. Kendisinin ne kadar dogal beslenme fanatigi oldugunu biliyoruz. Sonucta whey kulllanmayin ama ille kullanacaksaniz bunu kullanin dedi. Hicbir zaman dogal besinin yerini tutmaz ama 5 ogun yemek presibili ile yola cikarsak is yerinde saat 3 gibi bir olcek bahsi gecen whey den alinabilir diye dusunuyorum. Tabii en ideali hic bu tip seyler kullanmamak ama is hayatinda ogle tatili disinda ben yemek yiyecegim diyemiyorsunuz.

unal
20 05 2009, 17:00
Protein tozu ve supplementler konusunda söylenecek çok şey var.... Daha geniş bir zamanımda bu konuya girebilirim. Whey gerekli mi değil mi veya vücut geliştirmek için çok abartılı miktarlarda protein almak gerekir mi tartışmaları bir yana, whey diye aldığımız ürünün içinde ne tür katkılar olduğunu hiç düşündünüz mü? Fayda beklerken zararını görmek de var. Proteinin ana maddesi azottur(nitrojen). Sentetik bir madde olan melaminin de ana maddesi azottur. Bu iki maddeyi rutin laboratuvar testleri ile birbirinden ayırt etmak de çok kolay değildir. Birisi size protein tozu diye melamin satmaya kalksa sizi temin ederim ki bunu anlamanız mümkün değildir. Bir süre önce uzak doğu ve Afrika ülkelerinin bazılarında melamin katkılı çocuk mamasından ölen bebeklerin olduğunu duymuşsunuzdur. Avrupa ve Amerikada da protein katkılı bazı ürünler için aynı şüphe söz konusudur. Araştırırsanız bu konuda çok döküman bulabilirsiniz.

http://www.associatedcontent.c...s_protein_powder.html
(http://www.associatedcontent.com/article/1163544/poison_melamine_sold_as_protein_powder.html
)
http://www.phac-aspc.gc.ca/tmp...na_chine-eng.php#about (http://www.phac-aspc.gc.ca/tmp-pmv/2008/mel_china_chine-eng.php#about)

Saircon
23 05 2009, 17:00
Selam herkese,

Supplement ve protein konularinda dusuncelerime ses getirdigi icin tesekkur ederim Unal'a. Piyasada saglik gidasi adi altinda satilan ama aslinda faydadan cok zarar getiren o kadar cok supplement ve protein tozu var ki. Urunlerin icerisine eklenenleri birakin, urunun kendisi dahi vucut icin kullanilabilecek formdan cikartiliyor ve supplement diye insanlara yutturuluyor. Zaten protein tozunun uretilmesindeki ana nedenin atletik performans olmadigini, sut endustrisi yan urun temizleme mantigi oldugunu anlasa insanlar, bizlerin ne demek istedigini daha iyi anlayacaklar. Tipki soya endustrisinin baslamasinda oldugu gibi, topu topu 3-5 ana sut urunu var iken bundan 40-50 sene once, endustri sutten onlarca yeni abuk subuk urunler cikartinca (yok pastorize, yok UHT, yok yari yagli, yok yuzde 1 yagli, yok vitamin bilmemne katlili, yok homojenize, yok meyvali vs vs vs) ellerinde o kadar atik kalmaya basladi ki bu fazlalik kati malzemeden kurtulma masraflari astari yuzunden pahaliya gelen bir uygulama oluyordu. Bunun sonucunda nitrojen orani yuksek olan bu kati maddeyi alacali bulacali kutulara doldurup whey protein diye kakalamaya basladilar.

Zaten soyle azicik mantigi olan bir insan, protein tozlarinin gecmisinin nasil 50 seneden az oldugunu, dovus/halter/vucut gelistirme vs ata sporlarinin ise gecmisinin nerdeyse yuzlerce yil oldugunu dusunup, eger whey protein gercekten atletik performansa bir cevap olsaydi simdiye kadar cok daha onceden sporcularin bir yolunu bulup sutu kurutup sadece whey kismini kullanarak arti bir beslenme sekline gitmeleri gerektigini anlardi.

Unal'in verdigi linklere bakinca inanin hic sasirmadim. Zaten urunun kendisi dogalliktan cikmis iken, neden biraz daha kimyasal eklemenin bir kusuru olsun ki? Inanin bu ne ilk ne de son olacak beslenme ile ilgili gordugumuz sarlatanliklara. Snelerdir icinde bulundugum endustri bana oyle seyler gosterdi ki, artik hic mi hic sasirmiyorum.

Gelelim Runnerman'in sozunu ettigi Pro-Optimal Whey urunune. Bu malzeme benim yaklasik 6 senedir cok yakindan takib ettigim birkac alternatif tip uzmaninin tavsiye ettigi bir supplement. USA'daki sut urunlerinin %99,999'u pastorizasyondan gecirilirken, bu urun belli bir sicakligin altinda isleme tabi tutuluyor ki icindeki besin ogeleri zarar gormesin diye. Bence en buyuk artilarindan birisi de kullanilan ineklerin tamamen yesil ot pasturunde yasamis olmasi. Yani gunes goruyorlar, hareket edebiliyorlar ve kendi dogal gidalarini yiyebiliyorlar. O nedenle bu kadar ozel kosullarin hazirlanarak uretildigi bu urune boyle katki malzemelerinin eklenmis olmasi ihtimali cok dusuk. Urun uretilirken orda bulunmadim elbet, katkilar konusunda hicbir seyi garanti edemem. Bunlar sadece genel dusuncelerim. Yalniz su bir gercek, eger kisi illaki protein tozu kullanacak ise, benim tavsiye edecegim urunlerden birisi budur. Kisi yine de supplement kelimesinin altini cizerek kullanmali bu urunu, yani hicbir zaman ana ogununu atlamamali, surekli olarak kullanmamali, sik sik ara vermeli, vucudunun tepkisini olcmeli ve ona gore dozaji ayarlamali.

Bu arada runnerman, ogle tatilinda bir olcek yemek aliyor isen, bir bucuk olcek yemek alabilir, o yarim porsiyonu paketleyebilir ve ogleden sonra aciktigin bir saatte 5-10 dk ara verip yiyebilirsin. Birisi birsey soyleyecek olursa da illa ki kas gelistirmek istediginden bahsetmene gerek yok. Benim kan sekeri problemim var, ogleden sonra muhakkak kucuk bir ogun yemem lazim der gecistirirsin. Ne yani, kan tahlili mi isteyecekler senden? Ben acikcasi su yeni ofis yasantisi konusunun yemek yemede bir engel olusturmasini anlayamiyorum. Cozum o kadar cok ki... Insan sadece istemeli diye dusunuyorum. Beni yanlis anlama bu yakinmam sana degil.. Ama bence iste yemek yiyememe , protein tozu kullanmak icin bir bahane degil. Haa, ben idman sonrasi sivi bir yiyecek kaynagina daha iyi yanit veriyorum daha iyi gelisme aliyorum diyorsan, o zaman baska...

Herkese super bir hafta dilerim.

unal
25 05 2009, 17:00
quote:Originally posted by: runnerman
Cok dogal ve islemden gecirilmemis ben kendi sitesinden ayrintili arastirdim.

Protein organik bir maddedir. Organik maddeler işlem görmemiş halleriyle doğal şartlara maruz kaldıklarında mikroorganizma ve mayaların etkisiyle kısa bir süre içinde bozulurlar (Örneğin sütün ekşimesi ve etin kokması v.s). Bozulmanın geciktirilmesi için ısıl işlem veya dondurma işlemi uygulanabilir ancak bu uygulamalar da dayanma süresini hiçbir zaman 2-3 yıl gibi uzatmaz. Doğal şartlarda yıllar boyunca bozulmayan bir proteinin işlemden geçmemiş olması, hele hele doğal halinde kalmış olması mümkün değildir. Gıda mühendislerinin gıdaya bakış açıları ile beslenme alanında çalışan hekimlerin bakış açısı farklıdır. Gıda mühendisleri besinlere kimyasal madde gözüyle bakarlar yani olayı
in vitro değerlendirirler, halbuki hekimlerin bakış açısıin vivo dur.
[İN VİTRO. Deney koşullarında oluşan biyolojik reaksiyonlara verilen addır: Kelimenin anlamı, cam tüp içindedir. Bu*nun karşıtı olan in vivo, hayat için*de demek olup, canlı organizmalarda oluşan reaksiyonlar için kullanılır. Be*lirli bir ilacın, in vivo ve in vitro etkile*rinin aynı olması gerekmez.]. .
Besin maddesi canlıdır. İçindeki enzimler, vitamin ve mineraller, ve özellikle de içindeki kendi doğal yağı vücudun bu gıdadan faydalanabilmesi için çok elzemdir. Gıdalar işlendikten sonra makro ve mikro nutrient konfigürasyonu değişir. İşlemden geçmiş gıdaya gıda mühendisinin cephesinden bakıldığında (in vitro) biyokimyasal olarak denklem kurulmuş gibi görülebilir ancak kurulan bu denklemin in vivo olarak vücudumuzun işletim sistemi tarafından çözümlenememe ihtimalini de hesaba katmak gerekir. Genellikle beslenme konusunda fikirlerin çatışması bu nüans dikkate alınmadığı için olmaktadır. Bu kadar gevezelikten sonra haydi olayı basite indirgeyip biraz daha somutlaştıralım.... :) Kimyasal analiz olarak melamin ile protein birbirine benzese dahi vücudumuzu buna inandırabilmek ya da başka bir deyişle metabolizmamıza bunu yutturabilmek mümkün değildir. Milyonlarca yıllık tecrübeyi genlerinde saklayıp devam ettiren insan, metabolizmasındaki farklılığı hemen ayırt edebilir. Eğer şansınızı daha fazla zorlarsanız vücudun savunma mekanizmalarını aşırı uyarırsınız. Yabancı moleküllerin saldırısı karşısında aşırı reaksiyon gösterip hassaslaşan bağışıklık sistemi bir süre sonra vücudun doğal yapı taşlarına da yabancı molekül muamelesi yapmaya başlar ki, ortaya çıkan bu duruma biz tıp biliminde otoimmün hastalıklar deriz. Şimdilik bu kadar, kalın sağlıcakla.... :)

Not: Forumun eski sayfalarında beslenme ile ilgili Serkan'ın yazdıklarının çoğunu okudum. Onunla hemfikir olduğumu, bu konudaki görüşlerinin tam***** katıldığımı da belirtmek isterim. :)

Karluk
25 05 2009, 17:00
... İçim gidiyor şu başlığa ne zaman girsem.

Bu foruma katkısı olan herkese sesleniyorum; bana basit bir reklamcı gözüyle bakmayın ama daha önceki mesajlarda tanıttığım sitede yazmanızda ısrar ediyorum. Siteyi beğenmiyorsanız bari onu söyleyin nerede eksik, hata var bileyim. Yani güzel bir düşüncenin de iyi bir katkı olacağını düşünüyorum.

İçim gidiyor demiştim, niye içim gidiyor biliyor musunuz? Şu forumu kaç kişi oturup da benim gibi baştan sona kadar okuma zahmetine girer? Ben bile tamamını okumayı başaramadım. Bizim okuma âşığı milletimiz nasıl becersin? Şu 340 küsür sayfalık başlığı okumanın ne kadar zor olduğunu bir düşünün. Güzelim yazılar arada adeta heder olup gitmiş. Emin olun buradaki bir çok yazı gün yüzü göremeyecek, anca benim gibi 3-5 meraklı bunlara bakacak, o da belki... Ben sitede Serkan Hocamın tanıtım sayfasından bu başlığa bağlantı verdim ama o bağlantı buradaki 340 sayfayı düzenlemeye yetmez.

Diyoruz ki, ya hu bizim halkımız cahil saçma sapan şeylere inanıyor, e inanır tabi! Çünkü meydanı yalan yanlış adamlara bırakmışız. Biz 40 kişiyiz 40'ımız da birbirimizi biliriz bize ne mi diyorsunuz yoksa? Hiç sanmıyorum çünkü ne kadar diğergam olduğunuzu yazılarınızdan biliyorum.

Emin olun bana izin verseniz ve ben de becerebilsem yazılarınızı derler derler yayınlarım. Ama o kadar çok yazı var ki, kaldı ki sizin bilgi birikiminiz ben de yok, yani derlemekte bir bilgi ister. Hani biraz elimden gelir ama illa ki bi tarafları da eksik kalır.

Şu an benim dediğim siteye günde 300 gerçek ve farklı kişi giriyor, son bir haftadır 300'ü geçiyoruz. Bu sayı artacaktır. Zamanla bu güzel yazılar daha çok okunacaktır. Şunu kabul ediyorum: güzel yazılar pek okunmuyor, bunun çeşitli sebepleri var, editörlükte becerilerim arttıkça bu az okunma oranlarını en aza indireceğim inşallah. Yani evet, bugün az okunuyor, ama okunuyor. Siteye güvenip en iyi vücut geliştirme sitesi diyen okumuş yazmış adamlar çıkmaya başladı. Siteyi birbirine tavsiye edenler var. Neden? Çünkü bakıyorlar ki bu sitede çıkar gözetmeksizin inandığı doğruları yazan adamlar var. Sağolsunlar hepsi yazılarını yayınlamama izin verdi, ben de onların siteye getirdiği kaliteden faydalanıyorum, arada kendi kıytırık yazılarımı da yayınlıyorum.

Diğer body sitelerinden birinin site hesabını ele geçirme teşebbüsünde bulunduğunu da size bildireyim. Adlarını şimdi vermeyeceğim, bir daha saçmalarlarsa ben de her türlü karşılığı vereceğim. O sitelerde her türlü saçmalık var ve bizim yükselişimiz adamları gerçekten rahatsız ediyor demek ki. Ama bir çok insan siteden memnun, siteye kurtarıcı gözüyle bakanlar var. Merak eden olursa bana gelen ilginç e-postaları gösteririm, öyle mektuplar alıyorum ki, okuduklarım beni daha da kamçılıyor. Siz neden böyle bir oluşuma böyle bir çabaya destek vermek için elinizi taşın altına sokmuyorsunuz?

Yine burada yazın ama bana da biraz destek verin. Yakında (1-2seneye kalmaz) google'a girip vücut geliştirme yazanlar ilk bu siteyi bulacaklar inşallah. Ama sitede ne bulacaklar bu biraz da sizlerin desteğine bağlı.

Bilmiyorum, belki bana kızıyorsunuz, belki zırvaladığımı düşünüyorsunuz. Olabilir. Ama ben bu güzel başlığa ne zaman girsem aklıma bir şey geliyor bu yazılardan, bu bilgilerden mahrum kalanlar ben de bu ülkede spor bilincinin gelişmesine biraz olsun katkıda bulunabilmek için dandirik bi site açtım. Dandirik diyorum çünkü öyle, hazır wordpress temasına kurduk. Bu siteden önce ben html'nin h'sini bilmezdim, şimdi de zaten l'sine kadar öğrenebildim. Ama niyetimin ve özenimin sağlam olduğuna inanıyorum ve desteklenmeye değer buluyorum. Gülen gülsün, Ata'nın bir sözü vardır bu gülenlerle ilgili... Sonra da ben güler geçerim o sözde söylendiği gibi. (Bu son sözüm meclisten dışarı)

patiska
27 05 2009, 17:00
selamlar,

verdiğiniz cevap için teşekkür ederim Serkan hocam tavsiyelerinizi dikkate alarak programımı düzenliyeceğim, bir de malt içecekleri ile ilgili fikriniz nedir antremanlardan önce veya sonra içmek performansa fayda sağlarmı? Ayırca eklemleri destekleyen glikozamin sülfat vd. kapsül destekleri haricinde doğal yoldan alınabilecek gıdalar varmıdır? Teşekkürler....

runnerman
29 05 2009, 17:00
Evet tzoko aynı sorun bende de var. Hem kolda hem goguste. Ozellikle sol kolda anormal bir gu farkı var.
Concentration curl, cable curl, dambıl curl cogunda tek kol yapilan hareketlerde solda anormal fark var maalesef. Aynı agırlık ile calisinca, sag kol 8 zor cıkarken ki sagı ilk yapıyorum dinlenikken, solda 12 yi rahat goruyorum. Goguste tek taraf yapılan hareket olmadıgından farkı guc olarak goremiyorsun ama sekil olarak bariz fark var. Genetik sanırım. Ama gecenlerde bir sey dikkatimi cekti, concenctration u negatif yaptım yani normal concentration da yapmayacagin yuksek agirlikta bir kilo ile, kaldirirken diger elle destek aliyorsun, tam kaldirinca cok cok cok yavas indiriyorsun, sonra yine elle destek alip kaldiriyorsun, yine oldugu kadar yavas indiriyorsun.

http://www.youtube.com/watch?v...Cchftswc&feature=fvst
(http://www.youtube.com/watch?v=UheCchftswc&feature=fvst
)
Tabi salondaki mallar hoca da dahil olm yanlis yapiyorsun elle destek alma agir o sana diye geliyor 2 saat laf anlatiyorsun. İnterval kardiyoda gelip olm karar ver bi yavas bi hızlı mnkoydun kosu bandının motorunun diyen adamadan ne beklenir. Neyse bu negatifte sag kol daha guclu cıktı. Sanırım tekdüze calismanın sonucu bunlar.

runnerman
29 05 2009, 17:00
Bu arada saircon bu adamın videoları nasıl sence youtube da verdigim linkteki kol programı nası benim hosuma gitti cunki degisik. Surekli yapılmaz tabi ama 1 ay deniyim diyorum.

tzoko
29 05 2009, 17:00
Merhaba arkadaşlar Serkan bir sorum olacak.

Benim sorunum sol göğsüm daha çok şişik ve daha toplu özellikle üst tarafı daha şiş ama sağ göğsüm o kadar şiş değil ama aşağı doğru daha uzun bu son dönemde böyle oldu daha önce böyle bir şey yoktu. Evde çalıştığım için sehpa olarak iki tane yastık kullanıyorum biraz geniş ve benc press tam olarak yapamıyorum acaba ondanmı sebebi ne olabilir. Nasıl düzeltebilirim. Hafta da bir gün iznim var acaba haftada bir günde olsa salona mı gitmelimiyim faydası olurmu. Evde çalıştığım için alt ve üst göğüs çalışması yapamıyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

Runnerman yanılmıyorsam daha önce sen buna benzer bir sorundan bahsetmiştin şimdi ne durumdasın.

Herkese iyi çalışmalar.

tzoko
31 05 2009, 17:00
Runnerman selam,

Bu durumu nasıl düzeltebilirim sence salonamı gitmeliyim. Ben sebep olarak evde çalışmış olmamı görüyorum salonda çalışma yapsam düzelirmi.

runnerman
01 06 2009, 17:00
Ben düzeltemiyorum göğüste çok zor. Serkan bu konuda bir şeyler yazmıştı ama sanırım geçmişle alakası var demişti. Tabii gidebiliyorsan salona mutlaka git. En azından motivasyon ve konsantrasyon açısından.

aslihan06
04 06 2009, 17:00
Selamlar,
Siteyi uzun zamandır incelememe rağmen yeni üye oldum. Birçok yazılanı okudum yalnız ismen bilemicem.
Danışmak istediğim konu :)
Stereoidlerle ilgili ben 28 yaşında bekar bir bayanım. Kullanmaya başladığım stereoidler var. Cevabınızı bekliyor olucam

aslihan06
04 06 2009, 17:00
Arkadaşlar ( konuya hakim olanlar),
__Primabolan Depot (haftada2) + __Sustanon (10 günde1) + __Proviron Tablet (günde 2) kullanmaya başladım. geçtiğimiz hafta ilk haftam. Bunları kilo almam için ( 42 kiloyum) sporcu bir arkadaşım önerdi. Öneriye, Öneren kişiye yapacağınız eleştiriler kalsın ben bilgilerinizi merak ediyorum.

runnerman
05 06 2009, 17:00
?????
Şaka yapıyor olmalısınız. Ya da o sporcu arkadaşınız ile ilgili ortak miras durumunuz var. Sizi ortadan kaldırmak için boyle bir yol seçmiş. Cinayete teşebbüs resmen. O dediklerinizin ne olduklarının farkında değilsiniz. Hepsini bir torbaya koyun cope atın ve o sporcu!! arkadasınız!! ile bir daha gorusmeyin.

Daha sonra da forumu okuyun vakit ayırıp. Size soyle soyliyim kisaca, o soyledikleri seyler,
vucut gelistirmeyi profesyonel olarak yapan, en az 90-100 kg da, yarismalara hazirlanan ve bu ise en az 5 yilini ayiran kisilerin doktor kontrolunde bir cok YAN ETKİLERİNİ bile bile aldıkları, ki bu kisiler agir supplement kurlerinden sonra bu tip sterodilere girerler, vucutlari bir nebeze zaten dis kaynaga yiprana yiprana alismistir, onlarin bile bunyelerini dagitan seyler. Yan etkilerini gidermek icin uzun kontroller ve tedaviler yaparlar. Anabolik steroidleri 42 kilodaki bir bayana onermek inanilir gibi degil. Bence şaka bu.

Saircon
06 06 2009, 17:00
haha ha ha ha ha ha ha

unal
06 06 2009, 17:00
quote:Originally posted by: aslihan06
Selamlar,

Siteyi uzun zamandır incelememe rağmen yeni üye oldum. Birçok yazılanı okudum yalnız ismen bilemicem.

Danışmak istediğim konu :)

Stereoidlerle ilgili ben 28 yaşında bekar bir bayanım. Kullanmaya başladığım stereoidler var. Cevabınızı bekliyor olucam

Yüksek doz erkeklik hormonu kullanan bekar bir bayana verebileceğim tek cevap var. Eğer bu ilaçları bir süre daha kullanırsanız düğün davetiyenizde anne ve babanızın adı erkek tarafı olarak yazılır.... :p

butters
07 06 2009, 17:00
Serkancim (saircon)

neredesiniz? US, Turkiye?

aslihan06
07 06 2009, 17:00
evet arkadaşım haklısın bıraktım ben o iğneleri çok ter ve ateş yaptı 2 gündür kötüydüm şimdi iyi gibiyim 2 iğne vuruldum birde sustanon etkisi ne zaman geçer ne yapabilirim kilo almak için

Saircon
10 06 2009, 17:00
aslihan06,

Agirliklar ile egzersiz yapiyor musunuz?

butters,

Ikisi de degil, Kaliforniya'dayim :p

aslihan06
11 06 2009, 17:00
hayır saircon ağırlık çalışmıyorum egzersiz de düzenli diil neden sordun

Saircon
12 06 2009, 17:00
Aslihan,


Neden mi sordum? Boyunu uzatmak isteyip de bir insanin agirlik calismasini hesaba katmamasi, hele hele egzersizi duzenli yapmamasi mantigima sigmiyor da ondan.

Insan vucudunun boyunu ne belirler? Metabolizma ve iskelet yapi... Hem metabolizmanin (testosteron) hem de iskelet yapinin (kemikler ve kemik yapilari destekleyen dokular) bir numarali tetikcisi egzersizdir, ozellikle eklemlere yuk bindiren egzersizler. Iki numarali tetikci de gunesden saglanan D vitaminidir. Siz butun gun ofis yerinde gunes gormeyin, dogru durust egzersiz de yapmayin, sonra bozuk posturle oldugunuzdan da kisa gorunun... Sonra da karacigeri ve ic organlari harab eden steroidlerde care arayin. Olacak is mi bu ???

wamblee
15 06 2009, 17:00
arkadaslar,

kilo vermekten oturu karin bolgesinde sarkan deriyi toplayip, o bolgeyi daha cok kasa nasil cevirebiliriz? Ne tavsiye edersiniz?

unal
18 06 2009, 17:00
quote:Originally posted by: wamblee
arkadaslar,



kilo vermekten oturu karin bolgesinde sarkan deriyi toplayip, o bolgeyi daha cok kasa nasil cevirebiliriz? Ne tavsiye edersiniz?

Sarkmış olan deri normal haline gelebilir de, gelmeyebilir de. Böyle bir durumda sonucu etkileyen birçok parametre var. Derinin ne kadar esnediği ve bu durumda ne kadar süre kaldığı, ciltte çatlaklar olup olmaması, kişinin yaşı, cinsiyeti, genetik faktörler v.s. sonucu etki eden faktörlerden bazılarıdır. Deri, yapısı itibarı ile belli sınırlarda bir miktar esneyebilir ve eski haline dönebilir. Ancak ciltteki esneme deforme olma limitini aşarsa ve bu durumda uzun süre kalır ve cilt yapısı bu yeni duruma adapte olur ise bu durumda sarkma kalıcı olabilir. Yani aşırı kilolu kişiler bu durumda uzun süre kaldılarsa zayıfladıktan sonra belli miktarlarda cilt sarkması olması kaçınılmazdır. Belli limitlerde kalmak şartıyla hızlı kilo alıp verme durumunda cildin eski haline gelme ihtimali daha fazladır. Genç yaş, düzelme konusunda bir avantajdır. Tabii ki kişinin genetik özellikleri de sonucu belirler. Örnek olarak hanımların hamilelik dönemlerinden sonra ortaya çıkan durumu verebilirim. Bazı hanımlar doğumdan sonra karın ciltlerinde hiçbir deformasyon olmadan eski hallerine gelebilirken, kimilerinde de çatlaklar ve sarkmalar kalıcı olmaktadır.
Büyüme hormonunu artıran direnç egzersizleri doku yenilenmesini hızlandırarak belli oranlarda deformasyonun düzelmesini olumlu etkileyebilir.

stormsel
18 06 2009, 17:00
herkese slm foruma yeni katildim.benim sormak istedigim bisey var yardimci olan olursa sevinirim.turkiyede kisisel egitmenlik yapabilmek icin yurtdisindan alinmis olan nasm va ymca certifika ve baska diplomalar gecerli oluyomu.bide aranizda bi gymde kisisel egitmen olarak calisan varsa tr de bu nasil isliyo yani kendi musterilerinizi bulup sonra gym e kira mi odeniyor.bide tr de kisisel egitmenlik ve nutrition(diet) advice gibi seyer seyler yayginmi.arkadaslar bilgisi olan ve paslasmak isteyen varsa cok memnun olurum simdiden tesekkurler

Karluk
20 06 2009, 17:00
stormsel;
Kendi salonu olanlar genelde yapıyor ama bir eğitmen müşterisini bulduktan sonra istediği yerde çalıştırabilir. Salonla anlaşmaya gerek yok ki.

Türkiye'de bu pek yaygın değil. Lüks salonlarda kişilerle özel ilgilenme şekli tam anlamıyla kişisel eğitmenliğe girmiyor ama nispeten daha yaygın.

Bir de uçuk fiyatlar isteyenler var (saati 150 Avro vb.) kişisel eğitmenlik için. Konu hakkında bildiklerim bu kadar.

unal,
Gel bizde de yaz :-)

doc40
26 06 2009, 17:00
4-5 yıldır foruma girmedim sanırım. Çok emin de değilim. Serkan'ın hala burada yazıyor olmasına da çok sevindim. Sormak istediğim çok konu birikti. Derli toplu olunca yardımlarınızı almak için aktaracağım. Şu an için uyguladığım çalışma sistemini revize edebilirmiyim onu merak ettim.
ÇALIŞMA PROGRAMIM:
Haftada 4 gün çalışıyorum.
PZT: BACAK
SA; BOŞ-ABS
ÇRŞ: GÖĞÜS-OMUZ-Pump TRİCEPS-BALDIR
PRŞ:BOŞ-ABS
CU: SIRT-TRAPEZ-Pump BİCEPS-BALDIR
CTS: BOŞ-ABS
PZ: TRİCEPS-BICEPS-ÖN KOL
Çalışmam; ısınma soğuma dahil 80-90 dk civarında sürüyor ve hiç kardiyo yapmıyorum. Kardiyo beni sıkıyor. Onun yerine daha hızlı ve pump çalışmayı tercih ediyorum.

BESLENME VE SUPPLEMENT PROGRAMIM:
Şeker (Tip 2 DM) hastasıyım. Sık ve küçük porsiyonlarla yemek sağlığımın devamı için önemli. Kış döneminde kilo kontrolünü kaçırıyorum ama rejim yapmaya başlayınca sağlıklı insanlara göre daha kolay kilo verebiliyorum. 1 Nisan itibarı ile 107 kg dım (1.92 cm). Bu gün itibarı ile 93.4 kg'ım. Şeker hastası olduğum için her 2-3 saatte bir bir avuç fındık, badem, muz ya da elma tüketiyorum. 1 Nisan itibarı ile yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı beslendim. Karbonhidrat rejimimde de kbh siklusu uyguluyorum. 6 gün düşük kbh, pz günleri ise alkol de dahil ne olursa... :) )
1 nisandan başlayarak her sabah uyanır uyanmaz
07:00 1 ölçek protein- bir muz
08:00 SİMİT-PEYNİR-ÇAY-MULTİVİTAMİN-1 gr CLA
10:00 1 avuç fındık-500 ml su
12:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (kısıntı yok)-1 gr CLA
14:00 1 avuç badem-500 ml su
16:00 1 elma-5 tb GNC Aminoburst 3000
18:00 1 muz ve 5 gr BCAA(Çalışma günlerimde)--çalışma (1000 ml su)
19:30 1 ölçek protein-1 muz-1 kaşık diabetik marmelat
20:00 AKŞAM YEMEĞİ-1 gr CLA
22:00 1 bardak tam yağlı sütle, fındıklı üzümlü müsli
24:00 uyku
1 haziran itibarı ile sabah 07:00 ve 16:00'ya 2 kapsül Lipo6X ekledim. 1 nisandan beri bir defa bile hipoglisemi atağı geçirmedim. Halsiz kalmadım. İşim ayakta kalmamı gerektiren işlerden.

Her iki programım için önerilerinize ve yorumlarınıza açığım. Teşekkür ederim.

doc40
30 06 2009, 17:00
Serkan;
Boyum 1.92, kilom da şu an 94 civarında. Bulk ve definisyon dönemlerinde uygulanabilecek şekilde, içinde rack squat olmayan 2 ayrı bacak programı önerebilir misin? Haftada 1 gün bacak çalışabilirim. Teşekkür ederim.

Saircon
01 07 2009, 17:00
Doc40,

Seni tekrar forumda gormek cok guzel. Arayi bu kadar acma artik :)

Sorun icin tesekkur ederim, zaman verip olabildigince detayi aktarmissin. Ozellikle calisan kesimde, ustelik stresli ve yogun calisan kesimde duzgun beslenebilmenin, uzerine bir de duzenli antrenman yapabilmenin ne kadar zor oldugunu biliyorum. Ancak yine de Unal Bey'in soylediklerine tamamen katiliyor, ve ustune su tavsiyeleri ekliyorum:

1. Musabik bir vucutcu olmadiktan sonra bence bir bireyin vucut kaslarini bolerek calismasi cok gereksiz. Eger illa ki bolerek calisma isteniyor ise, ust ve alt olarak bolunmeli. Ust vucut gunune de itise ve cekise ikiser hareketten fazla olmayacak sekilde toplam 4 ana hareket, ve bir iki de izolasyon hareketi (ozellikle omuz rotator kaslari icin egzersizler) yeter de artar bile.

2. Abdominal kaslarinin ayri olarak calistirilmasi bence anatomimize uygun degil. Yaptigimiz butun fonksiyonel hareket kaliplari ister istemez abdominal kaslari harekete gecirir. O nedenle bence abdominal egzersizleri bacak gunune koymak cok iyi bir yol olacaktir. Ustune ustluk squat ve deadlift gibi hareket kaliplari extension agirlikli oldugu icin, bunu dengeleyecek flexion a ihtiyac var. Yalniz agirlikli ve agirliksiz diye iki farkli abdominal gunune gerek var. Bir gun agirlikli karin egzersizleri yapiliyor ise (goguse dumbbel yasli mekikler, cable duzenegi ile yapilan flexion hareketleri vs.) bir diger gune vucut agirligi ile yapilan ya da static core stability egzersizleri eklenmeli. Ki her iki guruptan da fayda saglanabilsin.

3. Idmanini 50 dakikanin altinda tut. Sunu hic bir zaman unutma, idman uzadikca hem kalite duser, hem de katabolizma artar. Ani gir, yuklu calis, kisa tut :)

4. STRENGTH ve ENDURANCE ayri konulardir. Eger yazdiklarindan yanlis anlamadiysam, agirlik calismani hafif kardiyoya benzeterek calisiyorsun ve her iki faydayi birden almaya calisiyorsun. Sakin su aerobic hocalarinin dustugu yanlisa sen de dusme. Kuvvet calisirken maksimal yuzdeye yakin ve bol dinlenmeli bir calisma yapman lazim. Kardiyo icin ise Unal Beyin soyledigi sekilde kisa sureli sprint interval sistemi ile yapilan bir calisma en ideali. Hem bu seni sikmayacaktir. Ancak 3. kurala uymak sartiyla. Yani ayri gunlerde :)

5. Beslenme konusunda da Unal'a tamamen katiliyorum. Yemek duzenin daha cok snack yani atistirma uzerine kurulu. Anliyorum, bunu diyabetik oldugun icin tercih ediyorsun ancak tasima suyla degirmen gercekten donmuyor. Senin daha oturakli ogunlere ihtiyacin var. Soyle bir ornek vereyim, benim bir haftada yedigim muzu sen bir gunde yiyorsun :) Ayrica simit de besin degildir, bence kus yemidir :) Bu konuda www.beslenmebulteni.com daki tas devri diyetini soyle bir derinlemesine incele. Sonra yine konusalim.

Simdilik kisa kesiyorum, ama bacak idmani ornegiyle ve gida konusunda tekrar konusalim.

Kolay gelsin herkese...

unal
01 07 2009, 17:00
quote:Originally posted by: doc40
4-5 yıldır foruma girmedim sanırım. Çok emin de değilim. Serkan'ın hala burada yazıyor olmasına da çok sevindim. Sormak istediğim çok konu birikti. Derli toplu olunca yardımlarınızı almak için aktaracağım. Şu an için uyguladığım çalışma sistemini revize edebilirmiyim onu merak ettim.

ÇALIŞMA PROGRAMIM:

Haftada 4 gün çalışıyorum.

PZT: BACAK

SA; BOŞ-ABS

ÇRŞ: GÖĞÜS-OMUZ-Pump TRİCEPS-BALDIR

PRŞ:BOŞ-ABS

CU: SIRT-TRAPEZ-Pump BİCEPS-BALDIR

CTS: BOŞ-ABS

PZ: TRİCEPS-BICEPS-ÖN KOL

Çalışmam; ısınma soğuma dahil 80-90 dk civarında sürüyor ve hiç kardiyo yapmıyorum. Kardiyo beni sıkıyor. Onun yerine daha hızlı ve pump çalışmayı tercih ediyorum.



BESLENME VE SUPPLEMENT PROGRAMIM:

Şeker (Tip 2 DM) hastasıyım. Sık ve küçük porsiyonlarla yemek sağlığımın devamı için önemli. Kış döneminde kilo kontrolünü kaçırıyorum ama rejim yapmaya başlayınca sağlıklı insanlara göre daha kolay kilo verebiliyorum. 1 Nisan itibarı ile 107 kg dım (1.92 cm). Bu gün itibarı ile 93.4 kg'ım. Şeker hastası olduğum için her 2-3 saatte bir bir avuç fındık, badem, muz ya da elma tüketiyorum. 1 Nisan itibarı ile yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı beslendim. Karbonhidrat rejimimde de kbh siklusu uyguluyorum. 6 gün düşük kbh, pz günleri ise alkol de dahil ne olursa... :) )

1 nisandan başlayarak her sabah uyanır uyanmaz

07:00 1 ölçek protein- bir muz

08:00 SİMİT-PEYNİR-ÇAY-MULTİVİTAMİN-1 gr CLA

10:00 1 avuç fındık-500 ml su

12:00 ÖĞLEN YEMEĞİ (kısıntı yok)-1 gr CLA

14:00 1 avuç badem-500 ml su

16:00 1 elma-5 tb GNC Aminoburst 3000

18:00 1 muz ve 5 gr BCAA(Çalışma günlerimde)--çalışma (1000 ml su)

19:30 1 ölçek protein-1 muz-1 kaşık diabetik marmelat

20:00 AKŞAM YEMEĞİ-1 gr CLA

22:00 1 bardak tam yağlı sütle, fındıklı üzümlü müsli

24:00 uyku

1 haziran itibarı ile sabah 07:00 ve 16:00'ya 2 kapsül Lipo6X ekledim. 1 nisandan beri bir defa bile hipoglisemi atağı geçirmedim. Halsiz kalmadım. İşim ayakta kalmamı gerektiren işlerden.



Her iki programım için önerilerinize ve yorumlarınıza açığım. Teşekkür ederim.

İçinde ne olduğu belli olmayan ve supplement adı altında pazarlanan abuk subuk şey!!lerden medet uman ve bunları kullanan sağlıklı insanları dahi anlamakta zorluk çekerken Tip 2 diabetli birisinin bunları kullanmasına söyleyecek söz bulamıyorum. CLA preparatlarının (Konjuge Linoleik asit) insülin rezistansını artırdığına yani diabetin kontrolünü zorlaştırdığına dair yapılmış bir sürü araştırma var. Ha keza Lipo6x adıyla pazarlanan ve yağ yaktığı iddia edilen üfürükten preparatın içindeki CLA'nın yanısıra Yohimbin ve Synephrin'in de birçok ciddi yan etkisi olup Diabet hastalarında ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca Diabet hastalarında kan şekerinin dengelenebilmesi için düşük glisemik endeks ve yükü olan gıdalar tercih edilmesi gerekirken posadan yoksun, kana hızlı geçen rafine gıdalardan uzak durulması gerekir. Basit şekerler kadar olmasa da rafine edilip bir dizi işlemden geçirilmiş ve doğal yapısı bozulmuş olan protein tozları v.s nin de diabet hastaları için sakıncalı olabileceği kanaatindeyim.

Yazılmış olan 1 günlük diyet listesinde sabah kahvaltısının glisemik endeksi yüksek simit ile yapılması, ara öğünlerde posa oranı yüksek çiğ sebze ve glisemik endeksi düşük meyveler (domates,salatalık, portakal,greyfurt,elma v.s) yerine amino asit, protein tozu, içinde zararlı yapay tatlandırıcılar olan diabetik marmelat gibi gıdaların tercih edilmesi de kanaatimce uygun olmamış.

Ağırlık proğr***** Saircon daha profesyonelce yardımcı olacaktır ama, benim gördüğüm kadarı ile yazdığın çalışma programı okuyana pek ipucu vermiyor. Pazartesi günü bacak çalıştığını söylüyorsun ama hangi hareketleri kaçar set ve hangi sırayla yapıyorsun? Ha keza gögüs ve sırtta da aynı şey geçerli. Ben kendi adıma söyleyeyim göğüs çalıştığım gün tricepslerim zaten yorulduğu için ayrı bir triceps çalışmasından verim alamadığım için biceps çalışmayı tercih ediyorum, sırt günümde de aynı gerekçeden dolayı triceps çalışıyorum. Aynı gün göğüs, omuz ve triceps çalışmasının tricepsin aşırı yorulmasına bağlı kullanılan ağırlıkları düşüreceği ve antrenman verimini azaltacağı kanaatindeyim.

Göğüs+Biceps
Sırt+Triceps
OFF
Bacak+Omuz
OFF şeklinde düzenlenmiş 5 günlük döngünün daha verimli çalışmaya zemin hazırlayacağı kanaatindeyim.

Progr***** squat, deadlift, lunge, bar rowing, barfiks gibi core bölgesiyle birlikte birden çok eklem ve kası bir seferde etkileyen hareketleri eklersen ayrıca izole karın kası çalışmana da gerek kalmayacaktır.

Son olarak şunu da ekleyeyim. Özellikle diabetiklerde aerobik kapasitenin de bir miktar artırılması insülin sensitivitesinin artması üzerine olumlu katkıda bulunacaktır. Cardiodan sıkıldığından bahsetmişsin ancak sürenin uzun olmasına gerek yok. 20-25 dakikalık iyi ayarlanmış yüksek yoğunluklu intervali bir çalışma aerobik kapasiteyi artırmak için yeter de artar bile. Hatta sürenin kısa olması katabolizmaya yol açmadığı için uzun süreli kardiyoya göre daha da iyi olur. Sürenin uzaması ağırlık çalışmasında da aynı katabolik etkiye yol açacağından ağırlık antrenmanını mümkünse 50-60 dakikayı geçmeyecek şekilde sınırla. Katabolik süreç diabet için hiç arzu edilen bir durum değildir. Kardiyo çalışmasını mümkünse ağırlık gününden ayrı bir günde, tercihan Off günlerinde yapmanı tavsiye ederim.

Yazdıklarım tamamen genel anlamda yazılmış bilgilerdir, tıbbi tavsiye değildir. Diabet hastalığının aşaması ve tedavinin şekli, kullanılan ilaçlar (oral antidiyabetik,insülin v.s) kişisel özellikler farklı öneri ve tavsiyeleri gerektirir.

doc40
01 07 2009, 17:00
Serkan;
Teşekkür ederim. Çalışma programı sorularını zaten ayrıntılı yazamamıştım ama cevaplar çok işime yarar. Ayrıntılandırınca görüşlerine tekrar başvuracağım.

Ünal;
Teşekkür ederim. Tüm önerilere açığım dediğimi kabul ediyorum. Ama sanırım benim de bir hekim olduğum gerçeğini atlamışsınız. Bahsettiklerinizin tamamı DM hastaları için doğrudur. Yanlış ya da eksik olan; bu doğruların Tip 1 DM hastaları için olduğu gerçeğidir. Zaten tüm bahsi geçen preparatların da üzerinde Tip 1 DM'da kontrendike olduğu yazar. Ek olarak; ülke farkı olabilir ama genelde ülkemizdeki marmelatlar (reçel değil!) tatlandırıcı ile yapılmaz. Kıvam farkından da hemen anlarsınız zaten. Diabetik reçellere o akışkanlığı veren sıvı tatlandırıcılardır. Uzun aramalardan sonra bulduğum ve kullandığım marka DOĞA. Elma suyu ile tatlandırılmakta ve hiç bir katkı maddesi içermemektedir. CLA ve DM ilişkisi konusunda ise akademik verilerle aklınızı karıştırmak istemem. Ama sizin ifade ettiğiniz durum ile akademik veriler birbirini tutmuyor maalesef. Google'a basitçe CLA and Diabetes yazarak siz de bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Nihayetinde demem o ki; Tıp'da 2+2 çok ender 4 eder. Sizin de takdir edeceğiniz gibi tüm Tip 2 DM hastaları (Tip1 değil) beslenme düzenlerini, en stabil oldukları duruma göre yıllar içinde ayarlarlar. Preparatların çoğunun dandik olduğu konusunda size ben de katılıyorum. Ama bunlara; multivitaminler, kreatin, glutamin, aminoasitler ve hidrolize protein tozları dahil değil. Hem Tip 2 DM hastası, hem hekim hem de akademisyen olarak bu preparatları çok uzun süre incelediğime emin olabilirsiniz.
Kardiyo konusunu biraz açmam da fayda var sanırım. Her ikiniz de sağlıklı insanların fizyolojileri üzerinden düşünüyorsunuz çok doğal olarak. DM tanısı aldıktan sonra önce kademeli kilo verdim (132.4 kg'dım da :) ))). Arkasından da 4-5 yıl boyunca kardiyo yaptım. Bazen HIIT, bazen LILDC bazen de her ikisini de. Kan şekerim hep oynadı durdu. Ne zaman ki Ağırlık kaldırmaya başladım, kan şekerim stabillendi. Anaerobik çalışma DM'lu hastalar için zararlı! tezini de çöpe yolladım. Katabolizmayı da aminoasit ve protein takviyesi ile önlüyorum zaten. İnanın bana; katabolizma denen o illeti, hekimler de dahil hiç kimse DM hastalarından daha iyi bilemez. Tekrar teşekkür ederim.

unal
02 07 2009, 17:00
doc40,
Hekim olduğunuzu bilmiyordum. Eğer bilmiş olsaydım yazdıklarım daha hekim lisanında olabilirdi ancak tavsiyelerim yine de değişmezdi. Supplementler konusunda ben kendi inandığım doğruları yazdım, size uymayan varsa tabii ki davranışınızda özgürsünüz. Benim çekincem gıdaların içindeki doğal CLA ile ilgili değil, kutulanarak satılan madde !! içindir. Bunu özellikle vurgulamak isterim. CLA ile ilgili birçok çelişkili yazı var. Bunların arasında supplement üreten firmaların sipariş üzerine yaptırdığı araştırmalar da var. Yalnız kesin olan birşey var ki o da CLA'nın heterojen bir yapısının olduğu ve birçok izomerinin bulunduğudur. Farklı izomerlerin birbirinin tam tersi etki gösterebildiği de ifade edilmektedir. Bu çelişki dahi CLA preparatlarının güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretlerini akla getirmektedir. Sonuç itibarı ile supplement olarak pazarlanan birçok ürün ilaç gibi ciddi olarak incelenip takip edilmez. Bunların bir kısmı izinsiz ve kaçak yollarla getirilir ve menşei belli değildir, bir kısmı da Tarım Bakanlığından besin desteği adı altında izin alınarak pazarlanır. Hatta piyasada satılan bazı supplementlerin Tarım Bakanlığından hayvan yemi katkısı olarak izin alınarak ithal edildiğini de duymuştum. Reçetesiz ve kontrolsüz direkt elden satılan bu ürünlerin hangi teknolojik şartlarda üretildiği ve içindeki aktif maddelerin etkinliği, standardizasyonu, dozajı v.s gibi önemli parametreleri hakkında sağlıklı veriler bulunmaz. İstediğiniz taktirde size CLA'nın Tip2 diyabette açlık kan şekerini yükselttiğine ve insülin direncini artırdığına dair linkler verebilirim. Bu konuda eminim ki sizde olumlu ve olumsuz sonuçlar veren yazılar okumuşsunuzdur. Benim itirazım vücudumuza besinler yoluyla doğal halleriyle aldığımız besin öğelerine değil, kutulanarak pazarlanan ne olduğu belli olmayan ürünlere. Sağlıcakla kalın. :)

Karluk
02 07 2009, 17:00
Merhaba,
Muhabbetin içine etmek istemem ama bir şey söylemek istiyorum. Türkiye'de internette ve bazı ECZANELERDE zayıflatıcı ürün diye tonla ürün satılıyor. Bir doktor ve sanırım bir biyolog olarak sizlerin bu ürünlerin gerçek yüzünü insanlara anlatabileceğinizi düşünüyorum.

Yazacağınız yazılarla, umutlarıyla oynanarak parası sömürülen insanlara yardımcı olacağınıza inanıyorum. Yazacağınız yazıların google aramalarında çıkması için gerekli düzenlemeleri yapabilirim ve kısa sürede ilgili ürünlerde ilk sayfaya gireriz diye düşünüyorum.

İran iksiri hakkında yazdığım bir yazı pek çok insanın bu ürünü almaktan vazgeçmesine neden olduğu için çok mutluyum.

Ancak sanıyorum kilo aldırdığını iddia eden iran iksiri ürünü, zayıflatma hapı diye satılan acı cehre, rx-1 ve benzeri ürünler kadar tehlikeli değil(?)

Bu ürünler hakkında, size basit gelen bilgileri ve yorumlarınızı aktaracağınız- kısa zamanda yazacağınız bir yazı gerekli düzenlemelerle birlikte çokça insanın daha doğru bilgilenmesine ve daha sağlıklı yaşamasına sebep olabilir.

İlgilenirseniz yazı adresi bodytradmin at gmail com

Ben sizin kadar bilemiyorum bu ürünlerin içerik ve etkilerini.
Örneğin şu anda bu sitede- sizde de çıkıyor mu bilmiyorum ama İstanbul'dan giriyorum ve bende çıkıyor- acı çehre rejlamı var yanda kocaman. otomatik google reklamı sitenin yapabileceği bir şey yok.

doc40
02 07 2009, 17:00
Ünal;
Teşekkür ederim. Yazacaklarım kesinlikle size cevap değil. Sadece foruma girip te Tip2 DM'lu bir hasta, neden CLA kullanıyor diye merak edenlere. Sayımız katlanarak artıyor çünkü :) ). Özellikle fast food kültürünün tavan yaptığı ve ortalığın obes çocuklarla dolduğu ABD gibi ülkelerde.
Tip 1 ve 2 arasındaki farkları kabaca özetleyecek olursam; Tip 1 DM'da kişinin insülin miktarı yeterli değildir. Tek tedavisi dışarıdan insülin alınmasıdır ve ömür boyu da almak zorundadır. Tip 2 DM'da ise vücutta insülin vardır. Miktarı da yeterlidir. Ama vücutta insülin etkisine karşı direnç vardır. Bu direnci oluşturan en önemli neden de yağlanmadır. Özellikle de göbek çevresi yağlanma. Kadın ve erkeklerin yağlanma bölgeleri (basenler-göbek çevresi) farklıdır. Bu nedenle erkeklerde Tip 2 DM'un daha fazladır. Kontrollü olarak kilo vermeleri ve ideal kilolarını korumaları Tip 2 DM hastalarının yegane tedavisidir. Hap şeklinde kullanılan antidiabetik ilaçlar; en kaba tabiri ile boğazını tutamayan diabetiklere verilir. 5 yıldır 1 defa bile antidiabetik ilaç almadım. Dünya üzerinde hiç bir sporcu Tip 2 de ilaç kullanmaz zaten. Sadece kilo kontrolü ve düzenli, vücuda uygun aktivite! Tek tedavi bu.
Bana ve CLA KONUSUNA GELİRSEK; ailemde ne Tip 1 ne de Tip 2 DM hastası yok. Soyağacımızın hiç bir yerinde de yok. Büyük bir nimet olarak oğlumda da yok. Şükrediyorum! Ben DM'u kendim yarattım. Kontrolsüz yedim, inaktif bir hayat sürdüm. Ayakkabı bağlayamaz hale gelmiştim. Karşıdan bakıldığında neresi önüm, neresi arkam anlaşılmıyordu. Plaja gittiğimde mayo giymeme bile gerek kalmamıştı :) ))). Aşırı yağlanma vücudumdaki insülini iş göremez hale getirdi. Kademeli kilo verdim.132.5--115, 115--104, 104--90. Bu forumu da 104 kilodan aşağıya inmeye çalışıken keşfetmiştim zaten. Serkan sağolsun! Önerileri hem kilo vermemi kolaylaştırdı, hem de kas-yağ doku değişimim daha rahat oldu. Son 5 yıldır 102-92 bandında dolaşıyorum. Kışın çıkıyorum, yazın iniyorum.
CLA; Lipoprotein Lipaz enziminin çalışmasını engeller. Bu enzim ne yapar? Özellikle göbek çevresine yağ depolar. Bu bölgeye yağ depolanması da insülin direnci dediğimiz olayı yani Tip 2 DM'un oluşumunu hızlandırır. Mevcut ise de arttırır. Bu konuda Karnitin ve Alfa Lipoik Asid (ALA)'i de önerenler çok. Denedim geçmişte her ikisini de. ALA kullanımını; özellikle kan değerlerimle karşılaştırarak kontrol ettim. İnsüline benzer bir etkisi var ama Tip 1 DM'lu hastalarda daha çok işe yarayacağına inanıyorum. CLA ise benim preparatım. Sağlıcakla kalın!

doc40
03 07 2009, 17:00
Sokartess;
1) Yaş, boy ve kilonuz kaç acaba?
2) MRI raporunuzun sonuç bölümünde aşağıdaki ifadelerden hangisi yazıyor?
Bulging
Protruzyon
Extrudasyon
2) L ve S harfleri ile bölge tarif edilmiştir. Yanındaki rakamlarla beraber (L4,S1, vs) yazarsanız size ayrıntılı yol gösterebilirim.
Sağlıcakla kalın!

sokartess
03 07 2009, 17:00
bende bel fıtığı başlangıcı var ve doktor bel ve göbek kaslarımı geliştirmem gerektiğini söyledi. bunu en etkili nasıl yapabilirim? açıkçası çokta bilimsel çalışan spor salonları yok. ve ev ortamında çokta disiplinli çalışmak mümkün olmuyor fakat yine de yapabileceklerimi öğrenmek istiyorum. ufak tefek 5 tane basit hareket yapıyorum şu an. ayakları kaldırma, yüzüstü başı kaldırma, belde havlu sıkıştırma, yatarken dizleri kendine doğru çekme falan. hem beslenme olarak hem hareket olarak bir tavsiyeniz olacak mı?

osman30
03 07 2009, 17:00
arkadaşlar her türlü press squat lunge deadlift ,chin up, dip hareketlerini yapmak için eve power rack almak istiyorum. bu alet hakkında bilgisi olan ve nerden bulabilecegim konusunda yardımı dokunacak biri var mı acaba

Karluk
04 07 2009, 17:00
quote:Originally posted by: doc40
Karluk;

Siz söyleyene kadar farketmemiştim. Gerçekten de var o reklam :) ). Google'ın halt etmelerinden biri de bu. Eğilimlerimizi tespit edip, uygun reklamı bir köşeye attırıyor :) ).

Bu tarz ürünleri kullananların uyarılması konusunda beni ümitsizliğe iten 2 konu var:

1) Mayıs ayından itibaren ister amatör, ister profesyonel hiç bir body'ci salonda antreman yapmaktan zevk almaz bana göre. Plajcılar dediğim kitle salonları işgal eder çünkü. Bütün kışı hominigırtlak geçirip, yat yat semirip deniz sezonuna 1.5 ay kala fit olacağız umudu ile salonlara akarlar. Salon sahipleri de bunlara bizim güldüğümüz gibi gülerler ama para yine de paradır. En dirayetlisi bile 2, bilemediniz 3 hafta içinde egzersizle o dombili vücudun düzelemeyeceğine ikna olur. ikna olma aşamasını geçeni kötü yola düşürmek daha kolaydır. Gelsin acı cehreler, gitsin İran iksirleri. Nato kafa, nato mermer! Yırtsanız inandıramazsınız!

2) Bizim halk egzersiz sevmediğinden iksirler macunlar, içecekler devreye giriyor. ABD gibi egzersiz manyaklığının tavan yaptığı ama dengesiz beslenmeninde dünya üzerindeki merkezi olan ülkede bu tip saçmalıklara ek olarak abgymnic, abrocker, abstimulus, tens vs gibi saçma alet pazarlaması da tepe yapmış durumda. Slogan aynı; ye, ye , ye, yat yat yat, her gün bu aletle 10 dk egzersizle dümdüz karın, kalça, basen vs vs.

Dostum yani demem odur ki;

Tembellik tüm dünyada bir hastalık. Kendine iyi bakma bir iç disiplin. Erken yaşta verdin verdin, veremezsen neye inanıyorlarsa o! En entellektüeline, en okumuşuna bile ya arkadaşım bu madde üfürük, senin hedeflerini sömürüyorlar de, cevap %90 aynıdır. Biliyorum. Ama ne kaybederim ki?

En kaba tabiri ile; Kasmayın! derim. Salağa laf anlatmak başka, cahile öğretmek başka! Sağlıkla kalın.

doc40,
Geçen gün Nihan Genç denk geldi televizyonda, konuşmalarını severim, dinlemeye başladım. Konuşmasının sonunda dedi ki, ben küçükken arkadaşımla sahilde otururdum, çocuktum, denizi seyrederdik. O karanlığın içinden gemiler geçerdi bazen, karanlığı yararak, ben de el sallardım. Arkadaşım sorardı ya sen niye el sallıyosun göremezler ki, ben de derdim ki ya görürlerse. Şimdi yaşım oldu bilmem kaç, bazen terasta oturuyorum, yanımda arkadaşlar da oluyor, bir uçak geçiyor, ben arkadaşlara göstermeden el sallıyorum, ya görürlerse diye. Bu konuşmalarım da buna benziyor, halkımıza el sallıyoruz, belki görürler diye.

Nihat Genç aynı cümlelerle olmasa da bu konuşmayı yaptı. Şimdi ben size diyorum ki, gelin bi el sallayalım, belki görürler.

Görenler de oluyor, kaç kişi iran iksiri almaktan vazgeçmiş siteye girip bir bakın. Çok değil ama bir kaç kişinin geçmesine neden olmamız bile bence yeterince büyük bir iş. Hem inanın bu tip yazılar kulaktan kulağa yayılabilirler.

Gelin bir el sallayın siz, kaybettiğiniz biraz vakte değer mi değmez mi bir bakalım.

Saygılarımla.

doc40
04 07 2009, 17:00
Karluk;
Siz söyleyene kadar farketmemiştim. Gerçekten de var o reklam :) ). Google'ın halt etmelerinden biri de bu. Eğilimlerimizi tespit edip, uygun reklamı bir köşeye attırıyor :) ).
Bu tarz ürünleri kullananların uyarılması konusunda beni ümitsizliğe iten 2 konu var:
1) Mayıs ayından itibaren ister amatör, ister profesyonel hiç bir body'ci salonda antreman yapmaktan zevk almaz bana göre. Plajcılar dediğim kitle salonları işgal eder çünkü. Bütün kışı hominigırtlak geçirip, yat yat semirip deniz sezonuna 1.5 ay kala fit olacağız umudu ile salonlara akarlar. Salon sahipleri de bunlara bizim güldüğümüz gibi gülerler ama para yine de paradır. En dirayetlisi bile 2, bilemediniz 3 hafta içinde egzersizle o dombili vücudun düzelemeyeceğine ikna olur. ikna olma aşamasını geçeni kötü yola düşürmek daha kolaydır. Gelsin acı cehreler, gitsin İran iksirleri. Nato kafa, nato mermer! Yırtsanız inandıramazsınız!
2) Bizim halk egzersiz sevmediğinden iksirler macunlar, içecekler devreye giriyor. ABD gibi egzersiz manyaklığının tavan yaptığı ama dengesiz beslenmeninde dünya üzerindeki merkezi olan ülkede bu tip saçmalıklara ek olarak abgymnic, abrocker, abstimulus, tens vs gibi saçma alet pazarlaması da tepe yapmış durumda. Slogan aynı; ye, ye , ye, yat yat yat, her gün bu aletle 10 dk egzersizle dümdüz karın, kalça, basen vs vs.
Dostum yani demem odur ki;
Tembellik tüm dünyada bir hastalık. Kendine iyi bakma bir iç disiplin. Erken yaşta verdin verdin, veremezsen neye inanıyorlarsa o! En entellektüeline, en okumuşuna bile ya arkadaşım bu madde üfürük, senin hedeflerini sömürüyorlar de, cevap %90 aynıdır. Biliyorum. Ama ne kaybederim ki?
En kaba tabiri ile; Kasmayın! derim. Salağa laf anlatmak başka, cahile öğretmek başka! Sağlıkla kalın.

doc40
04 07 2009, 17:00
Sokartess;
Öncelikle bahsettiğiniz egzersizlerin hiç birini yapmayın. Yani bu dönemde yapmayın. Disk dediğimiz yapı; içi sıvı dolu keseciklerdir. Kemikler arasında sürtünmeyi önlemede ve basınç artışını azaltmada fonksiyon görürler. BULGING; en basit tabiri ile pırtlama dır! En iyi tarafı; henüz sinire bası yapmaması ve cerrahi gerektirmeksizin geri dönebilir olmasıdır. Yapacağınız yegane şey; eğer işiniz izin veriyorsa, en az 2 hafta katı (Sadece tuvalet için kalkacak şekilde) yatak istirahatıdır. Bu şekilde;
1) Dik pozisyonda iken vertebraların diske uyguladıkları ve onu pırtlattığı basıncı sıfırlayacaksınız.
2) Bu pırtlama; sinire bası yapmaz ama vücut kendini pırtlamayı sınırlamak için sırt kaslarını kasarak korur. Lordoz düzleşir! Yatmak; kaslardaki spazmı çözer! Ama MRI raporunuza göre siz de lordoz normal. Bu çok iyi! Sadece yatak istirahati işinizi görecektir.
Bulging sorununuz tam olarak çözülene dek yapacağınız herhangi bir egzersiz, durumunuzu kötüleştirmekten başka işe yaramaz! Eski sağlığınıza kavuşunca;
1) Kilo verip vermemek size kalmış. Vermek çok zordur. ..t ister :) ). Bildiğim için ısrar etmiyorum. Ama karın ve bel kaslarınızı mutlaka güçlendirmelisiniz.
2) Çok ihmal ediliyor ama kol kaslarınızı da mutlaka güçlenmelisiniz.
3) Ağırlık merkezinizi aşağılara düşürmeyi öğrenmelisiniz Çok komik gelecek biliyorum ama; oturmayı, çömelmeyi, yerden eşya almayı yeniden öğrenmelisiniz. Aksi taktirde her an yeniden sakatlanabilirsiniz.
Tüm bunlar içinde bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanından yardım almalısınız. Belirttiğim tüm örnekler için size programlar hazırlayacaklardır. Sağlıklı kalın!

sokartess
04 07 2009, 17:00
yaş 24 ve kilo boydan 20 fazla.

LOMBER MRG İNCELEMESİ
İNCELEME YÖNTEMİ: SE T1 sagittal, FSE T2 sagittal, SE T1 aksiyel planda elde olunan kesitlerin değerlendirilmesinde;
Lomber lordoz normaldir.
Lomber vertebraların korpus yükseklikleri ve sinyal intensitesi normaldir.
Spinal kanal ön-arka çapı normal sınırlardadır.
Spinal kord L1 seviyesinde sonlanmakta, formu ve sinyal intensitesi normal izlenmektedir.
L3-L4 intervertebral aralığı ve diski normal olup epidural yağ planı açık, tekal kese düzgündür.
Nöral foramenler açık izlenmektedir.
L4-L5 intervertebral aralığı normaldir. Disk sinyali ılımlı azalmıştır. Disk posterioru diffüz kabarıktır. Epidural yağ planı açık, tekal kese düzgündür. Nöral foramenler açık izlenmektedir.
L5-S1 intervertebral aralığı ve diski normal olup epidural yağ planı açık, tekal kese düzgündür.
Nöral foramenler açık izlenmektedir.
Posterior kemik elemanlar ve paravertebral yumuşak dokular normaldir.
SONUÇ: L4-L5 bulging

tşk :)

sokartess
04 07 2009, 17:00
Cevabınız için teşekkür ederim. Öncelikle geri dönebilir olması ile kasıt tamamen bu hastalığın iyileşmesi midir? Çünkü şimdiye kadar(bir ay içerisinde) iki doktora gittim ve ısrarla öğrenmek istediğim, bu hastalığın tamamen geçip geçmeyeceği idi. Doktorlar bana, bu bozukluk hiç bir şekilde düzelmez, sadece ağrıyı yok edebiliriz diyorlardı. İlk gittiğim doktor çok ilgi gösteren biri gibi gelmediği için diğer gittiğim doktoru biraz daha ciddiye aldım. Fizik tedavi için randevu verdi ve 2 hafta boyunca fizik tedaviye gittim. Şu an ilk baştaki gibi keskin bir ağrı yok ama hala ağrılar devam ediyor. Verilen hareketleri yaparsam birkaç saat ağrı gidiyor gibi oluyor ama sanırım bu hareketlerden değil, bedenin ısınmasından dolayı oluyor. Çünkü sıcak havluyuda bele koyunca aynı etkiyi gösteriyor. İki hafta boyunca istirahat çok zor açıkçası. Ben bıraksamda iş bırakmaz. Ayrıca maalesef çok fazla süre araba kullanmam gerekiyor. Günde sanırım ortalama 1-2 saat arası. En çok ağrı da zaten araba sürerken oluyor. Belime destek için yastık koysamda, çok değiştirmiyor. Kilo vermek istiyorum ama hareket yapmadan da nasıl kilo vercem bilemiyorum :) Kondisyon bisikleti almayı düşünüyorum ama en az bir saat sürmek gerektiği için acaba bel ağrısı artar mı diye de korkuyorum. Zaten en çok korktuğum bu fiziksel bozukluğun daha ileri gitmesi.

doc40
05 07 2009, 17:00
Karluk;
İnanın bana vakit kaybetmekten imtina ettiğimden değil çekincem. Vermeye çalıştığımız mesajı %90-95'i zaten biliyor. Ama o çaresizlik yok mu.....! Kilo vermesi de lazım. "Oram kötü görünmesin, göbeğim düz olsun, vs., vs. düşüncesi". "Ulaşılamaz kitle" diyorum ben onlara. Tümünün üfürük olduğunu biliyorlar ama denemekten başka da ellerinde bir seçenekleri yok! Tüm açıklamalarımızı can kulağı ile dinleyip, onay da verdikten sonra eve gidip aç karnına acı çehre ya da iran iksirini alırlar:):):). Sağlıkla kalın!

doc40
05 07 2009, 17:00
Sokartess;
Evet. Kesinlikle geri dönebilir bir rahatsızlıktır. Nerden biliyorum? Ben de "damdan düşen adamım:))". Asistanlığımın ilk yılında bir hastayı sedyeler arası transfer ederken başıma geldi. 3-5 gün sallamadan ara ara şiddetli ağrıyla devam ettim ama sonra canıma tak etti. Ortopedi beni Beyin Cerrahisine, onlar da FTR'a gönderdiler. Bulging+paravertebral kas spazmı (Lordoz düzleşmesi) tanısı aldım. İş çok fiziksel ve izin almak da çok zor olmasına karşılık, ilerlemesi durumunda "çişimi tutamayacağımı ve daha da önemlisi kuşu uçuramayacağımı :):):)" bana anlayacağım dilden anlattı abilerim ablalarım. "Kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla". 3 haftalık yatak istirahatı sonrası klinik ve radyolojik olarak tamamen düzeldim. 16 yıldır da herhangi bir şikayetim yok! Biz hekimler kapıyı açarız, girip girmemek size kalmış! Sağlıklı kalın!

Karluk
06 07 2009, 17:00
quote:Originally posted by: doc40
Karluk;

İnanın bana vakit kaybetmekten imtina ettiğimden değil çekincem. Vermeye çalıştığımız mesajı %90-95'i zaten biliyor. Ama o çaresizlik yok mu.....! Kilo vermesi de lazım. "Oram kötü görünmesin, göbeğim düz olsun, vs., vs. düşüncesi". "Ulaşılamaz kitle" diyorum ben onlara. Tümünün üfürük olduğunu biliyorlar ama denemekten başka da ellerinde bir seçenekleri yok! Tüm açıklamalarımızı can kulağı ile dinleyip, onay da verdikten sonra eve gidip aç karnına acı çehre ya da iran iksirini alırlar:):):). Sağlıkla kalın!

Bazen bu ısrarcı yönümü sevmiyorum, huyum kurusun diyorum.

Biz o geri kalan %5-10'luk kesim için yazsak nasıl olur? :-)

Kaldı ki bana kalırsa o %90-95'lik kesim de sizin bildiklerinizi bilemez, bilirse birçoğu olası zararları göze alamaz. Siz yazın ben istediğiniz adla yayınlayayım çünkü bu ümit tacirleri manyakça davranabiliyorlar, mahlas kullanmak isteyebilirsiniz.

Yani yazmak isterseniz de falanca bir hapa özel olmasın, genel bir yazı yazabilirseniz zaten o neredeyse bütün zayıflama haplarını kapsayacaktır. Ya hu sağda solda duymaya başladım, falanca almış acı çehreyi deli gibi kusuyormuş. Gülelim mi, üzülelim mi? Elma kromlar, rx-1'ler, x-trageller, fx15ler, lahana kapsülleri, acı çehreler havada uçuşuyor.

Bir de merak ediyorum ben bunları satan eczaneleri şikayet edebilir miyim acaba?

Bu da size en son ısrarım, bunaltmak istemem sizi :-)

Saygılar.

Saircon
09 07 2009, 17:00
Merhaba Sokartes,

doc40'nin de dedigi gibi baslangicta yatak istirahati cok onemli. Iki secimin var: Ya isine devam edecek ve bu sorunu omur boyu cekeceksin, ya da bir iki hafta izin alip olayi kokunden cozup sonra rahat rahat isine gideceksin. Sana kalmis...

Doktorunun mantigi ve egzersizler dogru yolda, ancak arada birkac adim atliyorlar. Istihrahatten sonra, hatta sirasinda senin ilk yapman gereken postur durumunu duzeltici aliskanliklar edinmendir. Yatarken, otururken, yururken vucut halini surekli ideale yakin tutman lazim. Basin one cikik oldugu, omuzlarin one yuvarlanmis bulundugu ya da sirtin kamburlastigi bir postur iyilesmeni hep geciktirir. O nedenle postur bilimini iyi bilen ve bu konuda analizler yapan bir fizyoterapist ya da spor egitmeni ile calismani kesinlikle tavsiye ederim. Bu analizlerden sonra kisa postur kaslarini esnetici ve yumusatici kopuk silindir yuvarlamali egzersizler ve diyafram nefesini ogrenme egzersizleri sana cok yardim edecektir.

Ucuncu adim, pasif mobilizasyon egzersizleridir. Diskin pirtlamasi durumlari icin en cok tavsiye ettigim egzersiz turu, McKenzie ekstansiyonlaridir. Pirtlama posterior (geriye dogru) oldugu icin onu ortalayacak yani anterior (ileriye dogru) dogrultuda otelemek icin yumusak ve pasif ekstansiyonlara ihtiyacin olacak. Bu konuda sana youtube'de bir video buldum.

http://www.youtube.com/watch?v=wBOp-ugJbTQ

Bundan sonra yavas yavas bahsettigin egzersizlere baslayabilirsin. Ic karin duvarini aktive edecek pilates vb. egzersizler de yardim edecektir. Ancak dedigim gibi, ilk uc asama, yani dinlenme, postur duzeltimi ve pasif mobilizasyonlar gerceklestikten sonra.

Tekrar gecmis olsun diyor ve basarilar diliyorum.

doc40
13 07 2009, 17:00
Saircon;
Oğlum şu anda 12,5 yaşında. 1.65 cm, 68 kg. Kalın kemikli bir yapısı var. "Bodybuilding.com" sitesinden okuduğum makaleler ışığında 11 yaşından itibaren pilometrik egzersizler yaptırmaya başladım. Bu yıl boyunca da haftada 2 gün basketbol antremanına gitti. Şimdi ise sezon başladı ve havuzlar açıldı. Yunus gibi yüzüyor:)). Haftada 3 gün olacak şekilde hafiften ağırlık çalıştırmaya başladım. Zorlamış değilim. Ben salonumda çalışırken sürekli yanımda olurdu. Baktım ilgisi de var 12 yaşını bitirmesini bekleyip başladım.
1) Asla ayakta press yaptırmıyorum. Sırtını sürekli bench sehpasına ya da yere veriyorum. (Her ne kadar makaleler 8 yaşından sonra ağırlık+pilometrik çalışmanın boy kısalması yan etkisinin olmadığını iddia etseler de, ben biraz eski kafalıyım:)), vertebrasına direk baskı olmasın istiyorum)
2) Sadece 1 ve 2 kg lar ile çalıştırıyorum. 1 kg ları açma hareketlerinde, 2 kg ları ise presslerde kullanıyorum.Amacım tendonlarını esnetmek, CNS'e hareketleri öğretmek, kaslarında ve doğal olarak kemiklerinde esneme sağlamak.
3) Her seansta tüm vücut çalışmasının onu yorduğunu gördüm (sadece 1 set ve 15 tekrar bile olsa). Ve kafama göre 3 güne böldüm. Gün içinde ben işte olduğum ve eve 19-20 gibi gelebildiğim için bu saatlerden sonra 35-45 dk da bitiriyoruz. (üst-alt-oblik-kombo karın 1 set de dahil).
4) Bacak gününde; öncelikle aikido çalışıyoruz. Temel teknikler, dönüşler, kalça hareketleri yoğunluklu oluyor. Ardından star jump, forward jump, lateral jump ile devam edip jump squat ile bitiriyoruz. Sonra BW Squat ve BW lunge yapıyoruz. En sonda ise; bileklerindeki 3'er kg lık ağırlıklarla leg extansiyon ve leg curl yapıp esniyoruz. Bacakların ardından 2 set 15 tekrar 1 kg ile; omuz lateral raise yapıyoruz. Omuz press'den vertebralarına yük bineceğini düşünerek ısrarla kaçınıyorum.
5) Göğüs ve Sırtı aynı gün çalıştırıyorum. 1'er set ve 15 tekrar olacak şekilde;
Push up (Dizler yerde)
İncline DB press
İncline DB flye
Bench DB press
Bench DB fly
Wide Grip Pulldown
Reverse Grip Pulldown
Straight arm Pulldown
DB pullover (Bazen benchte, bazen Swiss ball üzerinde)
Ardından 1 set circuit training olacak şekilde abs training
6) Kol gününde ise;
İncline DB curl
Cable curl
Lying DB Extansion
Triceps Cable Pulldown

PZT: DİNLENME
SA : BACAK-OMUZ
ÇRŞ: DİNLENME
PRŞ: GÖĞÜS-SIRT
CU: DİNLENME
CT: KOL
PZ: DİNLENME

Ben PZT-ÇRŞ-CU siklusu ile çalıştığım için onun programını da diğer günlere böldük.
Tüm öneri ve düzeltmelerine açığım. O benim en değerlim! En iyisini, en iyisinden öğrensin istiyorum! Selamlar.

sokartess
18 07 2009, 17:00
doc40, Saircon merhaba.
Şu an sizin tavsiyeniz üzerine yatak istirahatine başladım. Açıkçası bugün kadarda bu istirahate başlayabilmek için hazırlıklar yaptım. Fakat benim ilk ağrımdan bu güne 3 ay kadar bir zaman geçti. Şu an fiziksel olarak herhangi bir ilerleme var mı yok mu bilemiyorum, tekrar MR çektircem bu istirahatten sonra. Ayrıca bel ağrısı olanlar için üretilmiş sert bir yatak satın aldım, onu kullanıyorum şu an. Fakat yatarken dikkat etmem gereken neler bilmiyorum. Sürekli sırt üstümü yatmam gerekiyor, dizlerimi kırıp yukarı kaldırarak yatmam problem olur mu, yan veya yüz üstü yatabilir miyim? Sürekli bilgisayar kullanmam gerektiği için "laptop laidback" isminde bir alet var, ondan esinlenerek marangoz bir tanıdığımıza o aletin çok benzerini yaptırdım ve şu an onun üzerinde yazıyorum. Açıkçası herkesede tavsiye ederim, harika oluyor. Ayrıca kullanmamı tavsiye edeceğiniz ilaçlar vs var mıdır. Gün boyu yatarak mı geçireyim zorunlu kalkış ve ihtiyaçlar dışında yoksa, aralarda bir kaç ufak egzersiz yapmalı mıyım? Yardımcı olursanız sevinirim. 31 temmuza kadar hiç bir şeyi ve hiç kimseyi takmadan yatmayı planlıyorum. Tekrar teşekkürler.

İyi günler.

Saircon
19 07 2009, 17:00
Selamlar Doc40,

Sorun icin tesekkur ederim, sorunun sonunda yazdigin guzel jest icin de. Kesinlikle kendimi bu konularda en iyisi diye gosteremem ama elimden geldigince birseyler vermeye calisirim. Yaklasik 2 haftadir Canada'ya gelmistim bir arkadasi ziyarete, o nedenle foruma giremedim. Kisa kisa notlarla yine fikirlerimi soyleyecegim:

1. Kemik kalinligi, uzerine binen vertical yukun miktari ile dogru orantilidir. Ne kadar vertical yuk biner ise, kemik o kadar kuvvetlenir ve kalinlasir. Bunun boy uzamasina hicbir negatif etkisinin olmadigi da NSCA kuvvet koclari tarafindan defalarca kanitlanmistir. O nedenle ben senin yerinde olsam, ayakta yapilan hareketlerden bu kadar kacmazdim. Sirtin bir yere yaslanmasi zaten sirt ve karin duvari kaslarinin gevsemesine neden olmaktadir, o nedenle ozellikle boyle kucuk agirliklari kullandigin donemlerde muhakkak oglunu ayakta calistirmaya alistir.

2. Eger amacin gercekten merkezi sinir sistemine birseyler ogretmek ise, neden "hareket" yerine "kas" calismasini baz aliyorsun? Oglunun tum vucut gununde yorulmasinin nedeni, kas bolgelerine gore dusunup cok fazla hareket vermendendir. Yoksa tum vucut calistigi icin degil. Ornek bir 3 gunluk program veriyorum fikir vermesi acisindan:

ProgramA:

1.Bos kucuk bar ile dead-lift (10 kg)
2. Cable wood chop
3. Push ups
4. Oturarak babayla halat cekme yarismasi
5. Stabilite topu ile duvara yasli squat pozunda bekleme
6. Sit ups

ProgramB:

1. 15 dk. Aikido ya da MMA calismasi
2. Lunge with medicine ball press
3. Pull ups
4. Bench jump ups
5. Swiss ball Russion Twists
6. 3 dk Prone cobra (mumkunse yarisma seklinde, kim uzun duracak)

ProgramC:

1. Front squat
2. One arm cable row
3. Dips
4. Swiss Ball Leg Curl
5. Medicine Ball Toss (Babayla arada 3-4 adim mesafede ayni yone bakarak agirlik topunu birbirine savurma)
6. Prone iso abs (yine yarisma seklinde)

Boyle bir calismada vucudun topuktan boyuna her yeri calisir. Hem halter kavrami da bilinmemis olur, cocuk daha cok halat, saglik topu, stabilite topu, vucut agirligi, vb. gibi nesnelerle kendini sinirlandirmadan calistirir. Agirlik yarisina erkenden girmemis, daha cok sure, form ya da yakalama becerisi gibi diger ozelliklerin yarisina girmis olur.

Bu program sadece bir ornektir, oglunun posturu, kondusyon ve beceri seviyesi, sakatlik gecmisi, zevkleri vs. testler ile anlasilmadan yazilmistir. Bir fikir vermesi ve yardimci olmasi dileklerimle.

MrMelancholy
25 07 2009, 17:00
Arkadaslar eylulde ilk defa salona calismaya gidecegim.
Bugune kadar hic agirlik calismadim. Acaba diyorum salona gidene kadar agirliksiz evde calissam bir yarari olur mu ? Ham gitmek istemiyorum. Boyle yapsam nasil bir programla calismaliyim ? Bana akil verecek birilerine ihtiyacim var :)Simdiden tesekkur ederim.

Karluk
26 07 2009, 17:00
Serkan Hocam sorunuzu yanıtlarsa doyurucu bir yanıt verecektir. Ama muhtelif şekillerde tanıtımını yaptığım güzide sitemde :-) "sen bir enkazsın" adlı bir programı yürütüyorum, amacım hareketsiz yaşayanlara bir çıkar yol göstermek.

Serkan Hoca program verirse benim bu bahsettiğim yazıya da "gaza getirmesi" için olsun göz atmanızı öneririm.

Saircon
27 07 2009, 17:00
MrMelancholy

Egzersizi salona hazirlik icin yapma, kendine yarari icin yap. Aletsiz calismanin yarari olmaz olur mu?? Kisaca televizyon ya da bilgisayar karsisinda gecirdigimiz zamani azaltacak her aktivitenin bize yarari var. Kos, ip atla, sinav cek, barfiks cek, comelme hareketini yap, vs vs. Hatta bana kalsa salona gelen her yeni uyeye en az bir sene vucut agirligi calismasi zorunlulugu getirirdim. Agirliklarin odasi ile serbest calisma odasi arasina da bir elektronik cihaz yerlestirirdim, uzerinde tasidigin kart o kapiyi ancak ve ancak sen belli bir mertebeye erdikten sonra acabilirdi :)

Karluk arkadasimiz dalginligina getirmis olmali. Ben program vermiyorum, program ornegi gosteriyorum. Arada fark yokmus gibi gorunebilir ama aslinda fark cok buyuk: Program calismadiginda kisi antrenoru suclar... Ornek calismadiginda ise kendini ;)

Kolay gelsin.

Karluk
28 07 2009, 17:00
Evet dalgınlığıma gelmiş :-) Çok uykusuzdum ve yanlış bir söylem oldu. Yoksa internetten program vermediğinizi biliyorum, bunu da daha önce bu forumdaki birçok mesajınızda nedenleriyle birlikte açıkladınız. Fikir vermesi açısından örnek programlar veriyorsunuz.

"Serkan Hoca program verirse benim bu bahsettiğim yazıya da "gaza getirmesi" için olsun göz atmanızı öneririm. "

Cümlesini;

"Serkan Hocanın bilgilendirme ve önerilerinden sonra benim bu bahsettiğim yazıya da "gaza getirmesi" için olsun göz atmanızı öneririm."

olarak düzeltiyorum.

Saircon
03 08 2009, 17:00
Rica ederim doktorum :)Keske her baba, ve her doktor spora merakli olsa ve sevdiklerini de tesvik etse. Iyi calismalar dilerim.

doc40
03 08 2009, 17:00
Saircon;
Mükemmel olmuş! Anlayıp sindirmem zaman aldı biraz, ama çok haklısın! Örnekleme de süper olmuş. Çok teşekkür ederim.

tzoko
20 08 2009, 17:00
Merhaba arkadaşlar

Ramazan ayında iftardan 2 saat sonra çalışmak iyi olurmu veya gündüz mü çalışma yapmalıyız. Tabi beslenmede biraz sorun olacak gibi ne yapmak lazım. Ramazan boyunca biraz azaltsammı çalışmaları.

Saircon
22 08 2009, 17:00
Tzoko,

"Ac ayi oynamaz" diye bir soz vardir bilir misin?

Ramazan ayi yuksek siddetli egzersizler icin iyi bir donem degildir. Bu donem, daha cok beyin ve ruhsal gelisim icin ayrilmalidir. Daha once bu forumda yazdigim gibi, ruhsal gelisim icin dua, meditasyon, namaz, yoga, yavas uzak dogu sporlari (tai-chi ve chi-gong) ya da siddeti %40'i gecmeyecek dinlenme kardiyolari oneririm sana. Ozellikle muslumanlik orucunda vucuda uzun sure hicbirsey girmedigi icin ne iftar oncesi, ne de iftar sonrasi agirlik calismalari ya da yuksek siddet interval calismalari bir fayda getirebilir cunku cortizol hormonunu fazla salgilatip asiri kas hucresi yipranmasi olusacaktir.

Dusuk siddet kardiyo calismasi ya da yoga benzeri bir calismayi da, mumkun ise iftara yakin bir saatte yapip, iftari daha cok hafif ve sivi bir gida ile acip (evde yapilan bir shake gibi) yaklasik bir saat kadar sonra da kati olan ana yemegi yemek kanimca en iyi uygulama olacaktir.

Umarim bir yardimi olur. Kolay gelsin.

bron
24 08 2009, 17:00
Bende çok az bel düzleşmesi var. Düzeltmek için hangi egzersizleri yapmalıyım? t-bar, dead-lift gibi hareketleri yapmam tehlike yaratır mı?
Esenlikler..

tzoko
25 08 2009, 17:00
Serkan teşekkür ederim cevabın için çok rahatlatıcı oldu benim için. Canım çalışmak istiyor ama kendim de o gücü bir türlü bulamıyordum. Beslenmede çok büyük bir sorun benim için, oruç süresi uzun olduğu için daha çok sıvı tüketmeye ağırlık veriyorum.

Tekrar teşekkürler herkese iyi çalışmalar.

Saircon
29 08 2009, 17:00
Bron,

Bir sey kirik degilse onarma. Hafif bel duzlesmesi bende de var. Agrin, sizin, bir problemin var mi? Yok ise karin ve bel bolgendeki butun kaslari kuvvetli tut. Romanian Dead liftler, squatlar ve lungelar, stability topu ile yapacagin karin hareketleri, vs gibi butun hareketler sana yardimci olacaktir. Bu isler biraz da psikolojik. "Bel duzlesmesi var, onarmam lazim" diyip durursan vucut bunu problem yapacaktir. Ama dedigim gibi herhangi bir patolojik olusum, agri, uyusma vs yok ise takma kafana.

Kolay gelsin

Saircon
29 08 2009, 17:00
Rica ederim tzoko, durumunu cok iyi anliyorum. Ama bazen dinlenmek, calismaya gore daha cok fayda getirebiliyor. Bunu unutmamak lazim. Bir kac hafta sonra acisini cikarirsin :)

Iyi calismalar.

come-closer
18 09 2009, 17:00
Serkan abi merhabalar,

benim sorum face fat le ilgili olucak.
duzenli olarak salona gidiyorum ve haftada 3 kez cardio yapiyorum vucutla ilgili bir problem yok fakat yuzum kilolu gorunuyor yanaklar falan tam olarak chubby olmasada rahatsiz oluyorum, yuzu inceltmenin bir yolu varmi..

Sly
20 01 2010, 15:00
Serkan hocam selam,
Bir soru sormak istiyorum. Simdi baslasam haziran basina kadar hayvan gibi olur muyum? Yeller gibi esmek, arslanlar gibi kukremek istiyorum ama 5 ayda Ronnie Colleman gibi de olmayayim istiyorum. Nasil yapariz hocam? :) Avuc avuc whey yutsam, kollarima bacaklarima aminolar, dominolar baglasam olur mu dersin?

Saka maka epey oldu yazismayali. Umarim iyisindir Serkan.

Bu sirada su linkteki salonunu hic duymus gormusmuydun? 300 "ispartali" filmiyle pek bi populer oldular ama yine de bakarsin diye gonderiyorum: http://www.youtube.com/watch?v=kUaNHvJm_60

soyle duzgun bi salon bulamadik gitti a.k.

Sabrindan oturu de ayrica kutluyorum.

Not: Hocam yaza kadar ne olurum? Bi program yazar misiniz? Ozellikle kol (ne demekse a.k.)

Serkan CA'ya selamlar hala oradaysan..

lovely_caner
01 02 2010, 07:45
Arkadaslar dogru nefes nasildi. Agirligi kaldirirken mi nefes aliyorduk yoksa agirlik indirilirken mi?

b_real
02 02 2010, 02:52
Arkadaslar dogru nefes nasildi. Agirligi kaldirirken mi nefes aliyorduk yoksa agirlik indirilirken mi?

caner, agirligi kaldirirken NEFES VERIYORSUN, indirirken nefes aliyorsun.

Karluk
08 02 2010, 06:25
Arkadaşlar, siteye forum açtık, mezun.com'dan vakit bulduğunuz zamanlarda girebilirsiniz :-)

lovely_caner
08 02 2010, 08:29
Arkadaşlar, siteye forum açtık, mezun.com'dan vakit bulduğunuz zamanlarda girebilirsiniz :-)

Hangi siteye kanki?

Saircon
08 03 2010, 21:51
Come closer,

Sen de uzak dur milletten yakin duracagina gormesinler yuzundeki yaglari :)

Bolgesel yaglar daha cok hormon salgilarimizla ilgilidir. Bunu duzeltmenin sarti da hayat tarzi aliskanliklarimizi degistirmekten gecer. Haftada uc gun kardiyo sadece salondaki makinalari calistirir, metabolizmani degil... Haftada uc gun kisa ve siddetli agirlik antrenmani gireceksin. Erken yatip gun ile birlikte kalkacaksin. Un ve sekeri azaltacak, tas devri diyetine yakin besleneceksin. Gerekirse omega-3 takviyesi alacaksin. (Mumkunse dogal deniz baligi kaynaklarindan) Stresle mucadelede bire bir dusunce gucu, motivasyon, kendini gelistirme, meditasyon ve benzeri egitimleri alacaksin. Dis gorunusle ilgili ufak detaylari da pek kafaya takmayacaksin. Eminim yuzu hafif tombul erkeklerden hoslanan bircok bayan da vardir. :)

Iyi calismalar.

bodybuilding2011_2011
12 03 2010, 10:17
Arkadaşlar bu vereceğim linkteki siteden protein tozu sipariş ettim.1 haftada geldi.Ve fiyatıda çok uygun.Sadece 99,90.Bu fiyattan daha uyguna twinlab protein tozunu alabileceğim başka site var mı acaba?
http://urun.gittigidiyor.com/Twinlab-100-Whey-Protein-tozu-cikolatali-2268-gr_W0QQidZZ25126604

Karluk
12 03 2010, 14:39
Arkadaşlar bu vereceğim linkteki siteden protein tozu sipariş ettim.1 haftada geldi.Ve fiyatıda çok uygun.Sadece 99,90.Bu fiyattan daha uyguna twinlab protein tozunu alabileceğim başka site var mı acaba?
http://urun.gittigidiyor.com/Twinlab-100-Whey-Protein-tozu-cikolatali-2268-gr_W0QQidZZ25126604

O ürün iherb'de 36 dolar... Ama kargoyla birlikte kaça gelir bilmem.

cega
27 03 2010, 09:34
Bu protein tozu kriterleri neye gore belirleniyor ? Kac cesidi vardir ? Yeni baslayanlar icin hangi cesit onerilir ?

ergonex
31 03 2010, 06:12
MERHABA ARKADAŞLAR

size sormak istediğim şey şu , ben (musltech)hydroxycut hardcore almak istiyorum,
geçen sene normal hydroxycut kullandım fakat arkadaşlarım illa hardcore kullan diyor.
söylediklerine göre şuan en iyisi o
daha önce kullanan varmı , yan etkileri neler bilgi verirseniz sevinirim, ona göre sipariş edicem
kullanan ark. uykusuzluk yapıyo ve çok susatıyor diyorlar doğrumu ?

ebaydan getirtmeyi düşünüyorum.ingilterede yasak olduğu için oradan alamadım,
cevaplarınınz için teşekkür ederim.

aspirem
11 04 2010, 19:05
Bu protein tozu kriterleri neye gore belirleniyor ? Kac cesidi vardir ? Yeni baslayanlar icin hangi cesit onerilir ?

Yeni başlayacaksan hemen protein tozuna sarılma çünki fayda etmez. En az 6 ay sonra başlamanı öneririm.

drengin
25 05 2010, 11:36
Merhaba arkadaslar,
4 aya yakin vucut gelistirme ile ugrasiyorum sormak istedigim konu bu bel kisminda yaglanmalar var acaba normal diet ve antremanla kurtulabilir miyim yoksa ekstra cardio yapmam mi gerekiyor? Cardio yapcaksamda hafta da kac defa ve kac dakika olmalidir. Duyduklarim ve søylenenlere gøre asiri cardio kas kaybina sebep oluyormus. Bilgilendiriseniz sevinirim

fernande
12 06 2010, 00:15
Yeni başlayacaksan hemen protein tozuna sarılma çünki fayda etmez. En az 6 ay sonra başlamanı öneririm.

yok böyle bi şey, yeni başlayan birisi 6-7ay veya 1 sene düzenli çalışan birine göre adele yapısı zayıf ola bilir yanlız bu onun kg. başına 1.5- 2 gr protein almaması anl***** gelmez protein ihtiyacını normal besinlerden karşıladıkdan sonra whey protein rahatlıkla kullanabilir..

tabiki gidip 3-5 aylık adam no veya nox ürünleri kullanmamalı bu ürünler vucudu için çok erken ürünler. whey protein yada amino rahatlıkla kullana bilir..

Karluk
16 06 2010, 16:44
"Lafınızı balla kesiyorum" diyerek muhabbetin içine ediyorum belki ama bu forumdaki Ünal abi Bodytr forumlarına başvurdu fakat mailine bir türlü posta yollayamıyorum. Abi, okuyorsan bil ki üyleiğin halloldu ve de merka etme forumun yedeği her gün alınıyor :) Fakat Mezun'daki olayların seninle ilgisi yoktur.

Bi de foruma üye olurken acbaa yanlış adres mi verdin, yanlışsa düzelteyim.

aspirem
16 06 2010, 17:06
Ben bu tip şeylere karşıyım aslında, herşeyin doğalı en iyisi yani daha nizami hareketleri yapamayan birisine protein tozu kullandırmak çok saçma kan tahlili yaptırmadan bile kullanılması yasak olmalı karaciğerde, damarda sorun yaratabilir.

Bunun yerine güzel bir beslenme yapılabilir hem yemek yerken zevk alırsınız.:D
Program yapın kendinize böyle tozlar maddeler kullanan kişilerde sarkmada olur. En iyisi et ve süt ürünlerini bolca tüketmek.

Sonuçta yarışmalara katılmayacaksınız hiç gereği yok geç olsun doğal olsun. :D


yok böyle bi şey, yeni başlayan birisi 6-7ay veya 1 sene düzenli çalışan birine göre adele yapısı zayıf ola bilir yanlız bu onun kg. başına 1.5- 2 gr protein almaması anl***** gelmez protein ihtiyacını normal besinlerden karşıladıkdan sonra whey protein rahatlıkla kullanabilir..

tabiki gidip 3-5 aylık adam no veya nox ürünleri kullanmamalı bu ürünler vucudu için çok erken ürünler. whey protein yada amino rahatlıkla kullana bilir..

Kuzey Bati Turk
10 07 2010, 00:12
Kimdir su Jennifer Romanov ? Bir Rus mu ?

kaya12
21 08 2010, 17:44
evet rusdur

Canlı Maç İzle (http://www.derbiizle.net)
Maç İzle (http://www.derbiizle.net)Bedava Maç İzle (http://www.derbiizle.net)Online Maç İzle (http://www.derbiizle.net)

tzoko
26 01 2011, 04:47
Arkadaşlar öncelikle merhabalar...

Forum benim için iyi bir motivasyon aracı idi ama son dönemlerde katılım pek olmadığı için motivasyonumda azaldı acaba geçmişte bu formu canlı tutan arkadaşlarımız şu an ne yapıyor spora devam ediyormu, tekrar formu canlandırabilir yeni paylaşımlarda bulunabiliriz. Ben tüm amatörlüğümle çalışmaya evde devam ediyorum bazen belki 1 hafta 10 gün zorunlu ara verdiğim oluyor sebebide sakatlanmam ama düzeldimmi mutlaka devam ediyorum. Bu sporda ilerlemek çok kolay olmuyor ama ara verdinmi hemen olumsuz etkileniyorsun. Umarım tekrar forumu o eski haline getirebiliriz.

Saygılarımla...

tzoko
26 01 2011, 04:59
Serkan forumu okuyorsan sana ve takip eden tüm deneyimli arkadaşlara bir sorum olacak;

geçmişte bel gibi yumuşak doku olan yerlerde sakatlıktan sonra iyileşmenin 500 gün sürdüğünü belirtmiştin. Çok şükür belimde bir sorun kalmadı ama dizlerimde bazen ağrı ve acı oluyor çok defa doktora gittim ama hepsi önce film sonra mr çektiriyor sonrada hiç bir şey demeden kas gevşetici ve ağrı kesici veriyor, birde resimli hareket listesi veriyorlar. merak ettiğim dizde aynı bel gibi kendini toparlarmı yoksa halk arasında kireçleme denilen durum dahada kötü olarak devammı eder.

Haftada bir gün evde bacak çalışması yapıyorum, yaptığım zamanlar eskiye göre daha iyi oluyorum ama ağırlıkla çalıştığım için şundan korkuyorum bir müddet sonra abi keşke çalışmasaydın dizdeki kıkırdaklar tamamen bitmiş sende denirmi...

şimdiden teşekkürler.

justrudy
26 01 2011, 19:08
Serkan forumu okuyorsan sana ve takip eden tüm deneyimli arkadaşlara bir sorum olacak;

geçmişte bel gibi yumuşak doku olan yerlerde sakatlıktan sonra iyileşmenin 500 gün sürdüğünü belirtmiştin. Çok şükür belimde bir sorun kalmadı ama dizlerimde bazen ağrı ve acı oluyor çok defa doktora gittim ama hepsi önce film sonra mr çektiriyor sonrada hiç bir şey demeden kas gevşetici ve ağrı kesici veriyor, birde resimli hareket listesi veriyorlar. merak ettiğim dizde aynı bel gibi kendini toparlarmı yoksa halk arasında kireçleme denilen durum dahada kötü olarak devammı eder.

Haftada bir gün evde bacak çalışması yapıyorum, yaptığım zamanlar eskiye göre daha iyi oluyorum ama ağırlıkla çalıştığım için şundan korkuyorum bir müddet sonra abi keşke çalışmasaydın dizdeki kıkırdaklar tamamen bitmiş sende denirmi...

şimdiden teşekkürler.

kardeş destekliceksin bel için kemersiz diz içinde olan ekipmanları kullanmadan bodybuilding insanı sakatlar...ve dizde olan sorun için bir lastik mi ne vardı piyasada ismini bilmiyorum ben suanda bisiklet ve koşu yapıyorum ağırlıkta dumble seklinde devam ediyorum yani sadece bodybuilng ile bir yere varılcağını sanmıyorum dizlerini zorlama bence sonra kötü durumlar olur mazallah:(

tzoko
02 02 2011, 10:25
justrudy İLGİN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Aslında spor yaptığım zaman çok sıkıntım olmuyor merdivenleri rahatça çıkabiliyorum ama bazen ani bir hareketimde dizimin cız ettiği oluyor, ben hemen kas gevşetici ile 1-2 günde normale dönüyorum, benim esas korkum 1 ay önce annem dizinden ameliyat oldu protez takıldı dizine kireçlemeden dolayı ve hiç memnun değil artık eskiye dönme şansıda kalmadı tabi bende mütiş bir vijdan azabı herşeyi ben ayarladım çokda araştırdım aslında ama iyi bir sonuç almadık. bende şundan korktum tamam sporumu yapıyorum ama ordaki kıkırdaklar sürekli sürtünmeden dolayı aşınmaya devammı ediyor ağrı olmadan yoksa kendini yenileyebilirmi. Allah göstermesin o ameliyatı göze alamam ve bununla ilgili hiç bir doktordan cevap yok. Bol bol ağrı kesici veriyorlar yani burdaki dokular kendini toplamazmı? Bazıları sıvı bitmiş olabilir diyor mr da sıvının var olduğu ortaya çıktı.

Tüm arkadaşlara iyi çalışmalar...

justrudy
03 02 2011, 17:00
justrudy İLGİN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Aslında spor yaptığım zaman çok sıkıntım olmuyor merdivenleri rahatça çıkabiliyorum ama bazen ani bir hareketimde dizimin cız ettiği oluyor, ben hemen kas gevşetici ile 1-2 günde normale dönüyorum, benim esas korkum 1 ay önce annem dizinden ameliyat oldu protez takıldı dizine kireçlemeden dolayı ve hiç memnun değil artık eskiye dönme şansıda kalmadı tabi bende mütiş bir vijdan azabı herşeyi ben ayarladım çokda araştırdım aslında ama iyi bir sonuç almadık. bende şundan korktum tamam sporumu yapıyorum ama ordaki kıkırdaklar sürekli sürtünmeden dolayı aşınmaya devammı ediyor ağrı olmadan yoksa kendini yenileyebilirmi. Allah göstermesin o ameliyatı göze alamam ve bununla ilgili hiç bir doktordan cevap yok. Bol bol ağrı kesici veriyorlar yani burdaki dokular kendini toplamazmı? Bazıları sıvı bitmiş olabilir diyor mr da sıvının var olduğu ortaya çıktı.

Tüm arkadaşlara iyi çalışmalar...

tabiki haklısın doktorlar nedense hep ağrı kesici krem veriyorlar yaw ağrıyorda bir düzgünce söleyin demi ne olcak dizim...
bence yapman gereken yüklenmeden dizini güçlendirmek 2-3 ay sürekli yürümen hızlı tempoda tabii bu normal biri için günde 45 dk sen 30 ile baslayıp her hafta 15 dk ekle sonunda 2 saate ulasınca yavas tempoda koşu ve km sayısını artır benimde dizimde sorun vardı sağ dizim hep böle ağrıyordu bende doktora gittim ilaç verdi.sonra bir arkadaş bana böle yapmamı söledi yaptım düzeldi...tabii vucudunu gene calıstır oturarak dizine yüklenmeden ins düzelir...tabii sıkıcı olabilir yürümek ama kesinlikle suanda yasadıgım ağrı yok kilon varsa onuda veriyorsun ben gecen sene hastalandım yani sehir değişikliği olsun alınan besinler falan derken yatağa düştüm grip falan ne varsa yedim yattım 1-2 ay spora basladıgımda tekrar 125 kilo idim:D 35 kilo verdim 90 kiloyum suanda...dizimdeki ağrı kilo almadan öncede vardı ama yürüyerek bundan kurtuldum:)

runnerman
05 02 2011, 08:32
tzoko ve diğerleri selam

hatırlarsanız eskiden forum iyi gidiyordu saircon vardı o gitti sonradan da foruma ilgi azaldı.
ben askerdeydim yeni geldim bayağı güç ve fizik kaybı oldu bakalım nasıl toparlayacağız. keşke saircon ve eskiden aktif olanlar geri dönebilse.

herkese iyi çalışmalar.

tzoko
05 02 2011, 11:14
RUNNERMAN SELAM

Sana katılıyorum foruma eski katılan arkadaşlar tekrar katılabilirse gayet güzel olacak. Belki 11 in geri dönme şansı yok ama foruma emeği geçmiş başta Serkan olmak üzere tüm arkadaşlar tekrar paylaşım yapabilirler. Geçmi,şi düşündüğümüz zaman şimdi hem daha tecrübeli hemde daha bilgiliyiz bodybulding de bilgiler sürekli güncelleniyor. Bu forumda geçmişte yumurtanın beyazını ye, sarısı dokunur fazla yeme gibi ifadelerde kullanılıyordu:)) ama o zamanlar o doğruydu veya protein tozunun birebir oranında süt tozuyla karıştırılıp içilmesi gibi (çok komik geliyor şimdi) şeyler yazılıyordu şimdi bilgilerimiz arttı kendimiz tecrübe kazandık bunları tekrar paylaşabiliriz. Birde bu forumda 10 yıllık bir günlükten bahsediyoruz zaman ne kadar çabuk geçiyor. Düşünsenize 10 yıl önce paylaştığımız bir yazı hala orada. Ben daha önce biçok kez ölçülerimi yazdım ama hep kaybettim şimdi foruma yazmayı düşünüyorum gelişimimi buradan takip edecem. Kim bilir belki 10 yıl sonra bakıp vay be neler yazmışım diyeceğim. Allah hepimize sağlık, mutluluk ve spor dolu uzun ömürler versin.

justrudy tavsiye ne uyacağım ağırlık çalışmadığım günler yürüyüş artı bisiklet yapacağım. Yalnız 35 kilo vermek mütiş bir irade tebrik ederim.

Sağlıcakla kalın...

lovely_caner
11 03 2011, 08:37
Bahar aylari geldi catti, yaza fazla kalmadi. Tempoyu ufak ufak arttirmaya basladim. Hayirlisi diyelim :)

justrudy
11 03 2011, 09:36
bende sol dizi omuzu ve kamurgaları her yerimi sakatladım:( karaciğere baskı var arkadaşlar kas gevsetici kullandım şimdi de pamuk gibiyim...kürekte sakatlanan tek insan benimdir.

lovely_caner
11 03 2011, 09:46
Baba seviyeni bilmem ama cok yuklenme. Bu sporda bazi kilit noktalar var. Bunlardan bir tanesi "kontrollü arttirim". Sabirli hareket ederek yavas yavas arttirmak lazim agirliklari. Cevremde izliyorum salonda, habire yukleniyor. 10 gun, en fazla 2 hafta sonra o arkadas bir daha hic gorunmemek uzere kayboluyor :)

justrudy
11 03 2011, 10:00
Baba seviyeni bilmem ama cok yuklenme. Bu sporda bazi kilit noktalar var. Bunlardan bir tanesi "kontrollü arttirim". Sabirli hareket ederek yavas yavas arttirmak lazim agirliklari. Cevremde izliyorum salonda, habire yukleniyor. 10 gun, en fazla 2 hafta sonra o arkadas bir daha hic gorunmemek uzere kayboluyor :)

hehe:D haklısın ısınmadım bide...sanıyorum ki eskisi gibiyim daha vücut toparlamamıs neyine yuklenirsin iyiyim şimdi ama dediğin gibi 1 hafta gitti 15-20 dk icin:(

lovely_caner
25 03 2011, 04:01
Normalde spor günlerimde gündüzleri ağırlık kaldırmamaya bile dikkat ediyorum kendimi yormamak için :) Nedendir bilmem dün o kadar zorlandım ki antremanda anlatamam yani neredeyse yarim birakacaktim. Carsamba da dinlenme gunum aslinda, yani dun dinlenmis olarak gittim. Onceki gunden uykusuzluk da yoktu. Korktum valla yaw, bugun bakalim ne yapicaz...

11
30 05 2011, 14:18
Vay Be sayfamiz biz gormeyeli almis basini gitmis.Selam millet nasilsiniz?

tzoko
01 06 2011, 10:06
Saol abi biz çok iyiyizde sen nerelerdeydin seni tekrar aramızda görmek çok güzel şaşırdım valla görünce tekrar hoşgeldin.

scrmnto
04 06 2011, 03:18
Selam Arkadaslar bende body e gidiyorum protein tozlarindan da 4 aydir kullaniyorum bunlari nasil alacaz tam olarak birisi sabah ogle aksam al diyor birisi gym e gitmeden once sabah kalktiginda al sonra gym den cikar cikmaz al diyor. bilen birisi varsa yazabilir mi bi de bu protein tozlari degisiyor mu onerebileceginiz marka var mi protein tozlarindan ?

aspirem
06 06 2011, 06:42
Selam Arkadaslar bende body e gidiyorum protein tozlarindan da 4 aydir kullaniyorum bunlari nasil alacaz tam olarak birisi sabah ogle aksam al diyor birisi gym e gitmeden once sabah kalktiginda al sonra gym den cikar cikmaz al diyor. bilen birisi varsa yazabilir mi bi de bu protein tozlari degisiyor mu onerebileceginiz marka var mi protein tozlarindan ?

kaslarda gelişme varsa kullan tozu. ayrıca en çok kullanılan whey diye biliyorum

akileus
11 06 2011, 07:46
Gidin bir yere temizlikçi hammal girin çalışın hem para yapın hem spor. Boşu boşuna yoruluyorsunuz hemde paranızı veriyorsunuz bu yüzyılın scamı. Hammallardaki kas değme bodyci de yok alayı piyasa insanların parasına göz dikmişler yok aletler haplar cartı curtu hepsi paraylan.

runnerman
18 07 2011, 07:19
Gidin bir yere temizlikçi hammal girin çalışın hem para yapın hem spor. Boşu boşuna yoruluyorsunuz hemde paranızı veriyorsunuz bu yüzyılın scamı. Hammallardaki kas değme bodyci de yok alayı piyasa insanların parasına göz dikmişler yok aletler haplar cartı curtu hepsi paraylan.

bilmeden yorum yapınca böyle oluyor. ne yazık ki moderatör yok forumda temizleyecek.

11 hoş geldin. bir de saircon gelse tam olacak.

11
21 07 2011, 17:15
Biraz gecte olsa Hosbulduk.

akileus
02 08 2011, 15:55
bilmeden yorum yapınca böyle oluyor. Ne yazık ki moderatör yok forumda temizleyecek.

11 hoş geldin. Bir de saircon gelse tam olacak.

sen yemek yiyip boş işle yakarken afrikada açlar ölüyor madem sporcusun git iki dinamo kolu çevir şarj olsun pil elektirk tasarrufu olsun hep ziyan heeeep

runnerman
02 09 2011, 05:05
sen yemek yiyip boş işle yakarken afrikada açlar ölüyor madem sporcusun git iki dinamo kolu çevir şarj olsun pil elektirk tasarrufu olsun hep ziyan heeeep

yok bu forumdan bir cacik olmayacak belli oldu burasi eski gunlerine asla donemeyecek. evet spor yapiyorum batiyor mu sana? herkes gibi kahvede oturup bahis oynamiyorum veya tv deki abuk subuk sacma sapan dizileri de izlemiyorum vakitmin cogunu spor ile harciyorum.

biyococuk
03 09 2011, 06:46
yok bu forumdan bir cacik olmayacak belli oldu burasi eski gunlerine asla donemeyecek. evet spor yapiyorum batiyor mu sana? herkes gibi kahvede oturup bahis oynamiyorum veya tv deki abuk subuk sacma sapan dizileri de izlemiyorum vakitmin cogunu spor ile harciyorum.

dostum bakma sen, son zamanlarda foruma musallat olmuş bir kaç adam var, herkesin yazdığına muhalefet etmeyi görev edinmişler. tartışmak gereksiz.

lovely_caner
10 09 2011, 08:53
Hayirlısiyla orucu ve ramazani bitirdik. Nasipse bu hafta tekrar basliyorum 3 aylik aradan sonra. Ilk 2 hafta hafif hafif isinma turlari olur. Ondan sonra baslariz yukseltmeye...

sinema45
12 10 2011, 06:14
hehe:D haklısın ısınmadım bide...sanıyorum ki eskisi gibiyim daha vücut toparlamamıs neyine yuklenirsin iyiyim şimdi ama dediğin gibi 1 hafta gitti 15-20 dk icin:(

15-20 dk icin ??

gerçekten küçük --- en az 1 saat

ısınma
kuvvet
dayanıklılık
;)

olives
09 11 2011, 20:56
mantelite yanlis.

balboa
16 11 2011, 22:17
çok saygı duyduğum 11'in açtığı sayfanın hala yaşıyor olması duygulandırıcı.

masteer
25 11 2011, 18:38
Selam mıllet,

Harbı harbı burada yazılanları buyuk zevkle okur, saatlerce sıtelerde verecegımız cevaplara kaynak arar , bır suru arkadasımızla arada geyık yapardık , amma zaman gecmıs, sımdı eskı yazılara goz gezdırdım de o yazıları nerelerde yazdıgımı o gunlerde neler yaptıgımı hatırladım, hatıra defterı okur gıbı oldu , ozlemısım resmen, ozellıkle eskılerden arkadaslarım bu yazımı gorurlerse lutfen muhakkak cevap versınler , bıraz yad edelım o gunlerı

runnerman
08 12 2011, 11:46
saircon la ne kapışırdınız ama :)

Romantikus
31 03 2012, 18:57
Uzunca zamandır bende buraya giremiyordum, özlemişim. :)
11 hocam hoş geldin seni buralarda görmek ne güzel bu topiği unuttuğunu zannediyordum, ama insan var ettiği birşeyi nasıl unutur :)

masteer hocam sizede selam, sizde görünmüyodunuz uzun zamandır. :) runnerman ın dediği gibi ne didişirdiniz serkan hocamla :)

herkeze selamlar kendinize iyi bakın sağlıcakla kalın.

11
20 05 2012, 07:35
10 yil gecmis ilk post'umdan bu yana.
Zaman ne cabuk gcmis ;-)

aliyalim
09 06 2012, 10:14
11 hoşgeldin, senin sayende bu forumda çok bilgi edindim, gerçekten seni burada görmek harika :...)

big_white_shark
28 06 2012, 19:09
Selam arkadaşlar ,benim konuyla ilgili öncelikle merakettiğim şey şu; yakın zamanda İngilizce dil eğitimi için en az 6 aylığına yurtdışına gideceğim.Henüz karar aşamasındayım ,seçeneklerim sırasıyla ;İngiltere ,Amerika ve Malta.Türkiye'den ayrılırken yanıma alacağım vücut geliştirme ilaçları (mesela growht hormonu) bu ülkelere girişte sıkıntı çıkarır mı? Yani makul miktarda ilacı yanımda ***ürebiliyor muyum?

Bunu soruyorum çünkü bildiğim kadarıyla bu tip ilaçlar Türkiye'ye kıyasla orada daha pahalı.

calibird
28 06 2012, 20:45
Selam arkadaşlar ,benim konuyla ilgili öncelikle merakettiğim şey şu; yakın zamanda İngilizce dil eğitimi için en az 6 aylığına yurtdışına gideceğim.Henüz karar aşamasındayım ,seçeneklerim sırasıyla ;İngiltere ,Amerika ve Malta.Türkiye'den ayrılırken yanıma alacağım vücut geliştirme ilaçları (mesela growht hormonu) bu ülkelere girişte sıkıntı çıkarır mı? Yani makul miktarda ilacı yanımda ***ürebiliyor muyum?

Bunu soruyorum çünkü bildiğim kadarıyla bu tip ilaçlar Türkiye'ye kıyasla orada daha pahalı.

Amerika da yasadigim icin buranin sistemi icin konusabilirim. Ingiltere ya da malta da farkli olabilir.

Amerika da HGH satisi yasak degil. kullanmak da yasak degil. fakat internette okur isen, cin den gelip sinir kapisinda tutuklanmis pek cok haber var ya da internetten satmaya calisip ceza yiyenler var.

Ben bodybuilding.com dan ismarlamistim. bir sorun yasamadim.
sen giris yapmak istiyorsun bu urunler ile. ben senin yerinde olsam. amerika ya bu urunler ile gelmez idim. tehlikesi cok fazla. gumruk de seni ulkene geri yollayabilirler.

My Prerogative
29 06 2012, 11:59
merhaba arkadaşlar..

supplement kullanımı hakkında sizden görüş alacağım.
Protein tozu ve Creatine Ethyl Ester ürünleri aldım. Creatine Ethyl Ester'i antreman günlerinde hap olarak alacagım, kutusunda 5 hap kullanmamı yazıyor, bunu gün içinde dagıtacagım, atıyorum uyanınca 1, öğlen 1, antremandan önce 1 gibi.. Protein tozunu da antremandan 30 dk önce ve sonra kullacağım. bu ürünlerin kullanımı doğru mudur sizce? Ve kas kütleini arttırmak, kaslanmak güçlenmek için ekstradan amino acid almalımıyım veya ne tavsiye edersiniz? şimdiden teşekkür ederim Body ci arkadaslara..

NC-usa
07 07 2012, 13:44
selam arkadaslar istanbulda 1 sene bady calisiyodum sonra vize falan evlilik birakmak sorunda kaldim 75 kiloydum yaklasik 9-10 aydir amerikadayim ve 83 kilo oldum baslamak istyorum yine hangi proten onerirsiniz yan etkisi olmiyanlar

justrudy
09 07 2012, 23:41
insanity work out,hip hop abs gercektenn guzel vucudu gelistiriyor...once bunu bitirmek istiyorum abs 6 gun sonra insanity:)

big_white_shark
10 07 2012, 16:52
@calibird

yanıtınız için teşekkür ederim

erichehe
11 08 2012, 07:29
selam arkadaslar istanbulda 1 sene bady calisiyodum sonra vize falan evlilik birakmak sorunda kaldim 75 kiloydum yaklasik 9-10 aydir amerikadayim ve 83 kilo oldum baslamak istyorum yine hangi proten onerirsiniz yan etkisi olmiyanlar

Nature's Best® Isopure Low Carb - Dutch Chocolate
tek gecerim

kartal822
19 08 2012, 23:10
ilac kullanmadan vucut gelismiyor mu, neden hormonluyorsunuz kendinizi. Simdi olmasa bile ilerde mutlaka yan etkileri olacaktir.

11
21 09 2012, 00:45
Gelişiyor tabii.

erichehe
22 09 2012, 08:29
ilac kullanmadan vucut gelismiyor mu, neden hormonluyorsunuz kendinizi. Simdi olmasa bile ilerde mutlaka yan etkileri olacaktir.

ilac demiyelimde , takviye diyelim. protein sonucta yani.kilolarca et yeyecegine , 1 olcekle aliyosun ayni proteini. vucud gelistirmek icin sart mi dersen , bnce kesinlikle sart.

turkishdragon
31 05 2013, 17:54
11 hocam 5 senedir vücut geliştirme yapıyorum göbek gitmiyor birtürlü. ne yapmalıyım
saygılar

ne_sir
01 06 2013, 06:03
http://www.bodybuildingmania.com]
genotropin satıyor musunuz

unista
01 06 2013, 14:22
ilac demiyelimde , takviye diyelim. protein sonucta yani.kilolarca et yeyecegine , 1 olcekle aliyosun ayni proteini. vucud gelistirmek icin sart mi dersen , bnce kesinlikle sart.

protein powder vicut gelistirmek icin kesinlikle sart. bir sureden sonra kilolarca et yiyemiyorsun. mesela he ogun carbs yersin fakat her ogun ben tavuk et yiyemiyorum. bir sureden sonra bayiyor ordan kalan eksikligi protein powder larla kapatiyorum.

unista
01 06 2013, 14:27
11 hocam 5 senedir vücut geliştirme yapıyorum göbek gitmiyor birtürlü. ne yapmalıyım
saygılar

kac yasindasin?
35 yas sonrasi gobek bolgesinin kilo vermesi cok zordur. yaglar kalici olarak toplanir.
kilo boy endeksin nedir?
1. abdominal exercise lerden gobek bolgesine agirlik ver
2. carbs lari kes. ekmek, unlu gidalar vs yeme
3. sekeri kes
4. fazla protein iyi degil. protein iyi fakat fazlasi karacigerde yag olarak depolanir sonrasi karin bolgesinde yaga donusur.

turkishdragon
03 06 2013, 11:37
Cevabın için tşkkr dostum. Yanlız o dediğin şeylerden fazlasını zaten yapıyorum. Yaş 39, kilo 100, boy 185

ege1969
24 10 2013, 16:00
Bence kendınıze dürüst değilsiniz. Haziran da 192-116 kg idim. O önerilere ek olarak her aksam kosu bandında sabit hız ile 30 dk tempolu yürüdüm. 23ekim 2013: 192 cm- 97.4kg. Mutlaka kaçağınız oluyordur

ege1969
24 10 2013, 16:03
Yaşım da 44 bu arada. Uygun beslenme-kardiyo-body ile kilo veremiyorum diyene hep şüphe ile yaklaşırım. :-))