PDA

Tüm Versiyonu Göster : Bilgisayar - Internet



Sayfalar : [1] 2

whitesnow
28 06 2005, 17:00
http://www.ntvmsnbc.com/news/331043.asp (http://<a target=new href=http://www.ntvmsnbc.com/news/331043.asp]Çin’de internet nüfusu 100 milyon)

Çin’de internet nüfusu 100 milyon

Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’de internet kullanıcısı sayısı 100 milyona ulaştı. Ancak, kullanıcılar hükümetin sıkı denetimi nedeniyle internetin özgür ortamından yararlanamıyor.

BBC / LONDRA - Nüfusu 1 milyarı aşan Çin, 100 milyon kullanıcı ile dünyanın ikinci en kalabalık ‘online nüfus’una sahip. Gözlemciler bu rakamın gelecek 5 yıl içinde iki katına çıkabileceğini belirtiyor.
Çin’de internet ekonomik gelişmeye paralel olarak hızla yaygınlaştı. Ülkenin kıyı kesimlerinde yaşayan, ticaret ve finansla uğraşan kentli nüfus gelişmiş ülkelere yakın bir bilgisayarlaşma oranına ulaştı. Kişisel bilgisayarların devlet desteğiyle düşük fiyatla pazara çıkması sayesinde milyonlarca kişi PC kullanıcısı oldu.

İNTERNETE ‘ÇİN SEDDİ’
Ancak Çin’de devletin bilgisayarlaşmaya desteği sadece düşük fiyatlı PC’den ibaret. İnternetin özgür tartışma ortamını bir tehdit olarak algılayan hükümet, kullanıcıları sıkı gözetim altında tutuyor. Çinli gençlerin internet üzerinden Batı kültürüyle tanışmasını önlemek için uluslararası siteler sansürleniyor. Gençler, internet kafelere girişte yetkililere kimliklerini bırakıyor ve internette gezindikleri siteler yetkililer tarafından teker teker izleniyor. Hükümet ayrıca, ‘ahlaka aykırı’ şeklinde nitelediği birçok siteyi kapatıyor ve moderatörlerini hapis cezasına çarptırıyor.

Imbat
29 06 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=73780]Bu bilgisayar yürüyor[/url]

Japon Bilgisayar Şirketi ICA, özel tekerlekleriyle yürüyebilen bir bilgisayar geliştirdi. Teknoloji harikası bilgisayar, sesli komut ve uzaktan kumandayla hareket edebiliyor


TEKNOLOJİDE sınır tanımayan Japonlar, bu kez yürüyen bir PC geliştirdi. Japon Bilgisayar Şirketi ICA’nın ürünü robot şeklindeki PC’nin adı ‘White Box’. Özel dizayn edilmiş tekerlekleri üzerinde uzaktan kumanda ve sesli komutla hareket edebiliyor. Üzerine yerleştirilen kameralarla etraftaki görüntüleri kaydeden robot bilgisayar, resim ya da videoları başka bir bilgisayar ya da cep telefonuna aktarabiliyor. ‘White Box’ ses ve görüntü teknolojisi sayesinde uzaktan kumandalı güvenlik görevi de yapıyor. Sese duyarlı kameralar, görüntüleri belirlenen güvenlik birimine aktarmak üzere tasarlandı. Robot bilgisayarın ileride özellikle ev güvenliği için kullanılması planlanıyor.

30.06.2005

Imbat
29 06 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.btnet.com.tr/haber.phtml?yazi_id=520000416]Makineciler sanal ortamdan dünyaya açılacak[/url]

E-ticaretin nimetlerinden yararlanarak dünya pazarlarına açılan sektörler kervanına makine üreticileri de katıldı. Makine imalatçıları, kurdukları e-ticaret platformu Ortak Satınalma Organizasyonu (OSO) ile alım güçlerini birleştirip, ihracatlarını artırmak için harekete geçtiler.
Orta Anadolu Makine İhracatçıları Birliği üyelerinin desteği ve katılımıyla kurulan OSO ile, makine ihracatçıları e-ticaretle dünya pazarlarındaki yerlerini almak için ilk adımlarını attılar.
OSO’ya katılan şirketler, ilerleyen dönemlerde bu organizasyon vasıtasıyla dünya çapındaki makine tedarikçilerini ve üreticilerini sistemleriyle bütünleştirerek, sanal ortamdan dünyaya açılmayı hedefliyorlar.
Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanvekili ve Dalgakıran Kompresör Genel Müdürü Adnan Dalgakıran, 2000 yılında makine imalatçıları olarak ortak sorunlarını tartıştıkları bir platformda, OSO’nun bir fikir olarak ortaya çıktığını belirtti. Dalgakıran, bu projenin sorunlarına bir çözüm olması ve dünya pazarlarında rekabet ortamı yaratabilmesi amacıyla hayata geçirildiğini kaydetti.
Organizasyonda şirketler, tedarikçiler ve finans kuruluşlarının yer aldığını aktaran Dalgakıran, “Şirketlerin satın alacakları ürünlerin detaylı teknik özellikleri, kalite ve miktarları tek bir merkezde toplanıyor. Şirketler ve OSO tarafından belirlenecek tedarikçiler, tamamı ile açık ve şeffaf olan sanal ortamda hızlı ve seri bir şekilde açık eksiltme yöntemiyle tekliflerini verecekler. Dünyada ve Türkiye’deki tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. E-ticareti teşvik edici girişimlerde bulunup, kalitemizi sanal ortamlara taşımayı hedefliyoruz. E-ticaret ile dünya pazarlarında yerimizi almaya çalışıyoruz. Bunun en büyük adımını OSO ile attık” diye konuştu.

Imbat
02 07 2005, 17:00
- <a target=new href=http://www.sabah.com.tr/2005/07/03/dun109.html]Sanal bağımlılara şokla tedavi[/url]
İnternet; hacker, sörfçü ve chat'çilerden sonra hastalarını da yarattı. Çin'de sanal bağımlılar için resmi bir klinik açıldı.
Amerika'dan sonra en fazla internet kullanan nüfusa sahip Çin'de internet bağımlıları için resmi bir klinik açıldı. Başkent Pekin'deki klinikte internet yüzünden okulu ve işi bırakan, insanlarla iletişim kuramaz hale gelen, günlerce bilgisayarın başından kalkamayan hatta yemek yemeyi bile unutan insanların tedavisine başlandı. Sanal dünyanın hastaları klinikte ilaç, terapi, akupunktur ve spor gibi yöntemlerle hastalar tedavi ediliyor. 12 hemşire ve 11 doktorun görev yaptığı klinikte genellikle 14-24 yaş arası hastalar tedavi görüyor. Günlüğü48 dolar olan klinikteki tedavi süresi ise 10 ila 15 gün.
KENDİNİ BELLİ EDİYOR

Peki internet bağımlısı kimdir? Çinli uzmanlara göre, işyerinde kendini işine veremeyen, internetle ilgili hayaller kuran, eve geldiğinde ilk işi ailesiyle ilgilenmek ya da zorunlu ev işlerine yönelmek yerine hemen bilgisayarı açan kişi bağımlıdır... Uzmanlar, bağımlıları da beş gruba ayırıyor. Sanal seks meraklıları, web'te arkadaş arayanlar, kumarbazlar, bilgi bağımlıları, teknoloji ve oto yarış meraklıları...


- <a target=new href=http://www.sabah.com.tr/2005/07/03/dun110.html]Büyük birader sizi hâlâ izliyor![/url]
ABD internetin kontrolünü bırakmıyor! 13 hizmet sağlayıcısının (server) bağımsız olacağının gündeme gelmesinin ardından Beyaz Saray şu açıklamayı yaptı: Ülke güvenliği için server'ları izlemeye devam edeceğiz... Guardian gazetesine konuşan Japon yetkililer durumdan Rahatsızız dediler.


- <a target=new href=http://www.milliyet.com.tr/2005/07/03/dunya/dun02.html]İnternete 'büyük gözaltı'[/url]
ABD'de George W. Bush yönetimi, küresel muhalefeti engellemek için dünya internet trafik akışını sağlayan kök sağlayıcılar olarak da bilinen 13 merkezi bilgisayarı uluslararası bir kuruluşa devretme kararından vazgeçti.
ABD'ye karşı artan güvenlik tehditleri ve küresel iletişimde internete güvenin artması dolayısı ile böyle bir yola başvuran Beyaz Saray, hükümet onaylı 260 civarı internet alan isimlerinin (com,co.uk,org vb.) de bulunduğu büyük bir internet ağına hükmediyor.

Sansli
04 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezun.com/icerik/us_news/display_news.cfm?ID=24484]http://www.mezun.com/icerik/us_news/display_news.cfm?ID=24484[/url]

ODTÜ Türkiye'nin ilk süper bilgisayarı için harekete geçti. Saniyede yaklaşık 4 trilyon işlem yapan süper bilgisayar için bu alanın öncü isimlerinden Profesör Deng ile birlikte çalışılacak

ODTÜ, 30 ülkede 500 örneği bulunan süper bilgisayarı Türkiye'de de üretecek. Saniyede 4 trilyon işlem yapabilen süper bilgisayar için, dünyanın ilk süper bilgisayarlarından birini geliştiren Prof. Yuefan Deng ile çalışılacak. ABD'li Deng, ODTÜ'yü ziyaret ederek, rektör Prof. Dr. Ural Akbulut'tan bilgi aldı.

Akbulut, Süper bilgisayarlardan dünyada 30 ülkede 500 tane var. Daha çok ilaç dizaynı ile fizikte moleküler dinamikte ve bilgisayar geliştirmede kullanılıyor. Bir ülkenin bilim ve teknoloji üretebilmesi için süper bilgisayarlara ihtiyaç var. Bunun için bu alandaki önemli isim Prof. Deng'i davet ettik dedi. Süper bilgisayarın Türkiye'nin bütün üniversitelerinin ihtiyacı olduğunu belirten rektör Akbulut, DPT, Savunma Sanayii veya TÜBİTAK'ın kaynaklarından yararlanarak Prof. Deng'in desteğiyle bu bilgisayarı düşük bir maliyetle üreteceğiz. Birkaç milyon doları önümüzdeki günlerde bulabileceğimizi umuyorum. Üreteceğimiz makine, saniyede yaklaşık 4 trilyon işlem yapacak. 1946'da yapılan dünyanın ilk bilgisayarı saniyede 5 bin 300 işlem yapıyordu. Bir yıl içinde süper bilgisayar ülkemizin tüm kurumlarının hizmetinde olabilir. İhtiyaca göre yapımı iki yıl sürebilir dedi.

Ben, tüm dünyayı seviyorum. Bu, toplumsal bir hizmettir, insanlığa hizmettir diyen Prof. Yuefan Deng ise yaptığı ilk süper bilgisayarın öyküsünü anlattı.

Hesaplama 700 yıl sürecekti
Deng, şöyle konuştu: 1983 yılında New York Colombia Üniversitesi'nde fizik alanında doktoraya başladığımda tezi yürütebilmem için bir süper bilgisayara ihtiyaç duydum ve böyle bir bilgisayar yapmaya giriştim. Süper bilgisayar denilen aslında bilgisayarların birbirine bağlanması... O gün sadece 16 bilgisayarın kapasitesine eşit, 16 prosesörü birbirine bağlayan bir bilgisayar yaptık ve bu bilgisayar, bugün süper bilgisayar alanında tarihe geçti. Bugünkü süper bilgisayarlar ise ondan çok daha işlevsel. O günkü bilgisayarlarla bazı teorik hesaplamaları yapmak 700 yıl alabilirdi, geliştirdiğimiz süper bilgisayarla biz süreyi 3.5 yıla indirdik. New York'ta çalıştığım üniversitede iki tane daha süper bilgisayar yaptık. Benzer bir makineyi Çin'de de geliştirdik. Çin'deki süper bilgisayarın kapasitesi ise 800 bilgisayara eşit, bu makine dünyadaki 500 süper bilgisayar içinde 42. sırada.

MAZI
22 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.nethaber.com/?h=22697]Google, harita hizmetine ay yüzeyini de ekledi[/url]

Dünyanın en büyük arama motoru Google, Neil Armstrong ve Edwin “Buzz” Aldrin'in ayda yürümelerinden tam 36 yıl sonra, harita hizmetine ay yüzeyini de ekledi.
(22 Temmuz 2005 Cuma)

http://moon.google.com adresinde başlatılan yeni hizmet sayesinde, 6 Apollo uçuşunun indiği yerleri de görmek mümkün oluyor.

Google'ın http://maps.google.com adresinden verdiği hizmet daha önce tartışma konusu yapılmış; hizmetin teröristler açısından ciddi değer taşıdığı, bu yüzden de yaygın biçimde kötüye kullanılabileceği iddia edilmişti.

ARŞİV HABERİMİZ

1 Haziran 2005


Google'ın ücretsiz harita hizmeti tartışmalara yol açtı

Internet'in en bilinen arama motoru durumundaki Google'ın, haritada aranan yer ya da binanın en ince ayrıntılarına kadar uydu görüntülerini veren yeni bir hizmet başlatması tartışmalara yol açtı

Pazartesi akşamından beri http://maps.google.com adresinde servise konan uydu görüntülerinin hem güvenlik çevreleri hem de mahremiyete önem veren çevrelerde eleştirilere yol açtığı kaydediliyor.

Keyhole isimli şirket tarafından hazırlanan dijital uydu görüntülerinin daha önce ücret karşılığı görülebildiği belirtilirken, Google'ın ilk defa bu hizmeti parasız olarak kullanıcılara sunduğu ifade edildi.

Google'ın harita hizmetine başvuranlar yine ilk olarak haritaları görüyorlar, ancak istenirse, aranan yer ya da binanın uydu görüntülerini büyüterek daha yakından ve olduğu gibi görebiliyorlar.

Keyhole Genel Müdürü John Hanke, uydu görüntüleri hizmetinin güvenlik endişelerine yol açmasına mahal olmadığını belirterek, 'Bu haritalar konusunda paranoyak olmak için çok az sebep var. Çünkü görüntüler genellikle altı ila on iki aylık. Ayrıca bu görüntülerden bir araç plakası okumak ya da görüntüdeki kişinin ne yaptığını görmek mümkün değil' dedi.

Google'un bedava uydu görüntülü harita hizmetinin sadece Kuzey Amerika ile sınırlı olduğu ve ABD'nin de yarısını kapsadığı ifade edildi. Google'ın henüz test yayını yaptığı uydu görüntülü harita hizmetinin Time Warner'ın işlettiği ve bugün yol ve yön bulmada en fazla başvurulan Mapquest harita servisine büyük tehdit oluşturacağı kaydediliyor.

MAZI
22 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0%2C%2Csid~12@nvid~607519%2C00.asp]Türkiye'nin ilk e-imza portalı açıldı[/url]

Elektronik imza ile ilgili toplumu bilinçlendirmek amacıyla hazırlanan Elektronik İmza Portalı, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun ACARER tarafından resmen açıldı. www.e-imza.gen.tr adresinden yayınlanan Elektronik İmza Portalı, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun ACARER tarafından resmen açıldı. Elektronik İmza Portalının amacı, kamuoyunu e-imza, elektronik sertifika teknolojileri ve hizmetleriyle ilgili doğru, güvenilir ve sürekli olarak bilgilendirmek.


Portalda güncel haberlerin yanı sıra, konusunda uzman, araştırmacı, yazar ve akademisyenlerin yazı, görüş ve makalelerine yer veriliyor. Kapsamlı araştırmalara dayanan bir bilgi bankası niteliğinde hazırlanan elektronik imza portalında, konuyla ilgili tüm mevzuat, sunumlar, araştırma dosyaları, ses ve görüntü arşivi ile yayınlar bulunuyor.

e-Dönüşümün Anahtarı sloganıyla yayınlanan Portalda, e-imza ile ilgili ulusal ve uluslararası tüm kişi, kurum ve kuruluşların bu teknolojilerle ilgili faaliyetlerine yer veriliyor. Elektronik İmza Portalı, sektör hakkındaki tüm gelişmelerin takip edilebileceği kapsamlı bir kaynak olma özelliği de taşıyor. Portalın, özellikle üyelik, anket ve forum platformlarıyla e-imza konusunda toplumun nabzını tutması ve bu yönüyle de araştırmacılara kaynak oluşturması bekleniyor.

whitesnow
22 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=24842&TYPE=2]Tarihin en büyük gizli servisi:Google[/url]

Google, tüm internet kullanıcılarının faaliyetlerini saklayan, dünya tarihinde hiç görüşmemiş dev bir veritabanı. Ancak, buraya yapılacak hacker saldırıları da aynı oranda internete güveni sarsabilir.

Google 1998’de arama motoru olarak başlamıştı, şimdi ise e-posta ve blog servisi, e-ödeme özelliği ve dijital kütüphanesi ile internet içinde kendine ayrı bir dünya yarattı. Kullanıcılar bu servisleri kullanırken kendilerine ait birçok kişisel bilgiyi bilgisayada giriyor. Aranan sözcükler, okunan kitaplar, yapılan alışverişler Google’ın dev veritabanında saklanıyor. Google arama motoru ve buna bağlı diğer servisler kullanıcının önceki aramalarına göre yeni aramaları kişiselleştiriyor. Ancak, kişisel bilgilerin internete teslim edilmesi ne kadar sağlıklı?

Kullanıcılar diğer şirketlerden farklı olarak Google’a karşı oldukça olumlu yaklaşsa da, şirketin hızla yeni alanlara yayılması ve bireylerin internet kullanımları hakkında geniş bir bilgi hazinesine sahip olması kimi çevrelerde şüpheyle karşılanıyor. Durumu “Pek çok kişisel bilginin tek bir sepette toplanması” şeklinde değerlendiren ABD’de bilgi güvenliği kuruluşu Electronic Privacy Information Center (Elektronik Özel Alan Bilgi Merkezi) danışmanı Chris Hoofnagle, “Google, özel alanla ilgili internetteki en büyük risk olmaya başladı” diyor.

HACKER’LAR VEYA HÜKÜMET SIZABİLİR
Mesele Google’ın elindeki veritabanını kötüye kullanacağı şüphesi değil. Asıl sorun, bu veritabanına dışardan hacker’ların sızabilme ihtimali. Google en güçlü kurumsal korumalardan birine sahip, hatta Microsoft, Amazon ve Yahoo’dan çok daha güvenilir. Ancak, dijital kod kırma eylemlerinde hiçbir güvenlik önlemi yüzde yüz garanti vermiyor. Bir diğer olasılık ise, şirket içinden kötü niyetli çalışanların veritabanına girerek bilgi sızdırması. Son olarak ise, hukuk soruşturmalarında devlet yetkililerinin internet arşivlerine girmesi. Özellikle ABD’de terör olaylarından sonra FBI’ın soruşturmaları ile benzer şikayetler ortaya çıkmıştı.

BİLGİLER SONSUZA DEK SAKLANIYOR
Google otomatik olarak her bir aramanın kaydını tutuyor, yapılan arama ile kullanıcının internet adresini eşleştiriyor. Bu eşleştirmeler veritabanında sonsuza dek saklanabiliyor, çünkü bilgiyi dijital olarak saklamak fiziksel saklamaya göre oldukça ucuz. Google’da bir serviste kullanılan kişisel bir veriyi diğer servislerine de transfer edebiliyor. Bu verilerin bir bölümü reklamverenlerle belli gizlilik anlaşmaları uyarınca paylaşılabiliyor.

Google gelecek yıllarda tüm internet kullanıcılarının faaliyetlerini saklayan, dünya tarihinde hiç görüşmemiş dev bir veritabanına dönüşecek. Bu bilgilerin saklanması şirket büyük sorumluluk yükleyecek, hacker’ların veya içerden çalışanların sızması hem şirketin hem de internete güvenin sarsılmasına neden olabileceği belirtiliyor.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 23.07.2005

whitesnow
22 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~12@nvid~607502,00.asp]Ay internetle keşfedilecek[/url]

Dünyanın en büyük arama motoru Google, Neil Armstrong ve Edwin “Buzz” Aldrin'in ayda yürümelerinden tam 36 yıl sonra, harita hizmetine ay yüzeyini de ekledi.


Google Moon hizmeti, “Google Maps” gibi en yakındaki lokanta veya kullanılacak yolları göstermemesine karşın, ay yüzeyine “zoom” yapılmasına ve etrafa bakılmasına olanak sağlıyor.


http://moon.google.com adresinde başlatılan yeni hizmet sayesinde, 6 Apollo uçuşunun indiği yerleri de görmek mümkün oluyor.


Bu yeni hizmetin, Google'ın “Maps” ve “Earth” gibi diğer hizmetleriyle birlikte özellikle öğrenim çağındakilerin ilgisini çekeceği sanılıyor.

whitesnow
22 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~12@nvid~604755,00.asp]Web sayfaları yeniden tanımlanıyor[/url]

Internet İçerik Ölçüm Birliği (ICRA), Web site sınıflandırma sistemini yeniden tasarladı. Yeni sistem sayesinde farklı içeriğe sahip olan ve farklı kişilere hitap eden siteler birbirlerinden daha kolay bir şekilde ayrılabilecek.


Yürürlüğe sokulacak olan sistem, Kaynak Açıklama Çatısı (RDF) isimli bir teknolojiyi kullanıyor. World Wide Web Konsorsiyumu tarafından geliştirilen sistem Web site tasarımcılarına sitelerini kapsadıkları içeriğe göre uygun bir şekilde derecelendirmesini sağlıyor.

Örneğin yeni sistem sayesinde tıbbi ve pornografi siteleri birbirinden daha kolay bir şekilde ayırt edilebiliyor. Sistem ayrıca 'kısayollar' içeriyor ve böylece pornografi ve kumar siteleri için spesifik tanımlamalara sahip özel etiketler üretilebiliyor.

Yeni sistem içeriğe daha hızlı, kolay ve isabetli bir şekilde ulaşmaya yardım ederken çocukları da uygunsuz kaynaklardan uzak tutmayı amaçlıyor. RDF, RSS ve 'blog' gibi İnternet'in yeni yeni şekillenen alanlarının da sınıflandırılmasını sağlıyor.

Sansli
28 07 2005, 17:00
E-postanýn modasý geçti
Ýnternet kullanýcýlarýnýn büyük bir çoðunluðunu gençler oluþturuyor.
Güncel bir araþtýrmaya göre ise bu gençlerin çoðunluðu, Ýnternet'in en
eski iletiþim araçlarýndan birisi olan e-postanýn yaþlýlara göre olduðunu
düþünüyor. Nethaber

http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberadres.asp?3A915FB

Imbat
31 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=24615&TYPE=2]ABD'de elektrik şebekesinden internet erişimi sağlayan sistem deneniyor[/url]

ABD'de bir elektrik dağıtım şirketi, elektrik şebekesi üzerinden hızlı internet erişimi sağlayan bir sistemi deniyor.

BPL (broadband over power lines) adı verilen sistemin denenmesi için Houston kentinin Greenwway bölgesini seçen CenterPoint Energy şirketi, son derece hızlı olan kablo modem internet erişiminden 1,5 kat daha hızlı erişim sağlıyor.

Aslında bu sistemi uzun bir süredir elektrik şebekesinin denetlenmesi ve kontrolü için kullanan şirket, sistemi ilk kez yüksek kalitede veri, görüntü ve ses transferi için kullanmaya karar verdi.

İnternet bağlantısı için evlerdeki elektrik prizleri dışında herhangi bir alt yapı gerektirmeyen sistem, yüksek hızlı geniş band internetin büyük kitlelere ucuza ulaştırılması açısından önem taşıyor.

Elektrik şirketi, Houston'daki pilot projeyi Amerikan bilgisayar devi IBM ile ortaklaşa yürütüyor.

Imbat
31 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=24564&TYPE=2]Intel, internetten film satacak[/url]

Aktör Morgan Freeman ve dünyanın en büyük çip üreticisi Intel, Hollywood filmlerini DVD’de çıkmadan önce internetten ücretli yayınlanması için işbirliği yapıyor.

ABD’nin Idaho eyaletinin Sun Valley adlı küçük bir kasabasında devam eden ve dünyanın en güçlü şirketlerinin başkanlarının katıldığı zirvede bir araya gelen Intel yetkilileri ve Friedman, dijital medya alanında yeni bir dönem açacak anlaşmaya imza attı. Intel, Friedman’ın sahibi olduğu ClickStar şirketine filmlerin dağıtımı için maddi destek verecek.

Hollywood film şirketleri, filmlerin dijital kopyalarının internete konması ile ilgili olarak şimdiye dek olumsuz tavır koyuyordu. Dijital içeriğin internete girmesi halinde korsan kopyalarının hızla yayılacağından endişe eden film şirketleri, son derece sıkı telif koruma teknolojileri talep ediyor.

Friedman ise yeni girişimin korsana karşı mücadelede en iyi alternatif olduğunu savunarak, ücretli film indirme ile müzik piyasasında yaşanan internet bunalımının film piyasasında yaşanmayacağını iddia etti.

Friedman, internetten ücretli film indirme hizmeti verecek ClickStar’ın başına film şirketi Sony Pictures üst düzey yöneticilerinden Nizar Allibhoy’un geçeceğini söyledi. ClickStar bir süredir film şirketleri ile sıkı pazarlık yürütüyordu, ancak şimdiye dek hiçbir bir film şirketinin olumlu yanıt vermediği biliniyor. Film şirketlerinden Warner Bros ve Sony kendi sitelerini kurarak, filmlerini bu mecralardan satmayı planlıyor; hatta söz konusu sitelerin bu yıl sonuna kadar yayına başlayacağı söyleniyor.

Intel sözcüsü Bill Calder de, şirketin Dijital Ev stratejisinin filmlerin bilgisayara indirilmesini öngördüğünü, bu alanda işbirliğinin artacağını ifade etti.

Imbat
31 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=2516]Dizüstüyle tatilde...[/url]

Harris Interactive'in araştırması, dizüstü (laptop) bilgisayar sahiplerinin yüzde 51'inin tatile de bilgisayarlarını taşımak istediğini ortaya çıkardı. Sonuçlara göre yüzde 72'lik dilimle kullanıcılar en çok tatilde de e-mektuplara bakmak için dizüstünü ***ürmek istiyor. Oyun oynamak, seyahat hakkında güncel bilgi almak, iş yapmak, çekilen fotoğrafları aktarmak ve yollamak gibi başlıklarsa diğer beklentiler. Dizüstü sahiplerinin yüzde 62'si daha uzun pil ömrü, 58'iyse daha hafif ve ince tasarım istiyor.

MAZI
31 07 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=24931&TYPE=2]Bilgisayar şifresi koruma ürünü icat edildi[/url]

Kimlik hırsızlığı alanında görülen artış sonucu, Stanford Üniversitesi’nden iki profesör bilgisayar şifrelerini internet hırsızlarından koruyacak bir yazılım geliştirdi.

’Pwdhash’ adını verdikleri yazılımı önümüzdeki hafta Baltimore’da yapılacak Usenix Güvenlik Sempozyumu’nda tanıtacak olan John Mitchell ve Dan Boneh, Pwdhash’ın Web sitelerine yazılan şifreleri değiştirerek her ziyaret edilen site için kendine özgü bir şifre oluşturduğunu açıkladı.

Pwdhash adlı yazılım, sahte internet bankacılığı ya da elektronik ticaret siteleri oluşturarak insanların şifrelerini çalan sanal suçlular tarafından yapılan girişimleri bertaraf etmek için gerçekleştirilen projelerin sonuncusu. Sanal suçlular kurbanlarını kendi hazırladıkları sahte sitelerin yasal olduğuna inandırarak onların şifrelerine ulaşıyor ve şifre sahibinin banka hesabından para çalıyor.

Geçen yıl Mitchell ve Boneh, web site kullanıcılarının site ziyaretlerini ve sitenin sahte olup olmadığını denetleyen SpoofGuard adlı yazılımı geliştirmişti. Söz konusu teknoloji tek tip kaynak konumlandırıcılar (URL), grafikler ve linkleri derinlemesine tarıyor ve herhangi bir sorunla karşılaştığında kullanıcıyı uyarıyor.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 27.07.2005

whitesnow
10 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=25182&TYPE=2]Yahoo, Alibaba’ya ortak oldu[/url]

Dünyanın en fazla tercih edilen ikinci internet arama motoru Yahoo, elektronik ticaret platformu Çinli Alibaba’nın yüzde 40 hissesini 1 milyar dolara aldı.
Dünyanın en fazla tercih edilen ikinci arama motoru niteliğindeki Yahoo, Çinli e-ticaret sitesi Alibaba.com’un yüzde 40 hissesini, 1 milyar dolara satın aldı. İki şirketten yapılan ortak açıklamada, operasyon sonrasında Yahoo’nun Alibaba.com’da en büyük stratejik ortak olacağı ve yüzde 35 oy hakkı bulunacağı duyuruldu. Yahoo’nun Çin’de hisse alarak dünyanın en büyük elektronik ticaret şirketi eBay’le olan rekabet aşamasında da güçlendi.

Yeni yapıya Yahoo’nun geçen yıl 120 milyon dolara satın aldığı Çince arama motoru 3721.com’un da dahil edileceği ifade edildi. Yahoo CEO’su Terry Semel, “Bu yatırımla Çin pazarının geleceğine olan güvenimizi vurguluyoruz. Alibaba ile işbirliğinin, bu bölgede kazanmak için en iyi yaklaşım olduğuna inanıyoruz” dedi.

15 MİLYONDAN FAZLA ABONESİ VAR
Alibaba’nın dünya genelinde 200 ülkede 15 milyondan fazla kayıtlı abonesi bulunuyor. Web sitesinde geçen yıl gerçekleştirilen işlem tutarının 4 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Şirket, 2004 yılında 46 milyon dolar ciro elde ettiğini açıkladı.

Yahoo’nun rakibi Google da, geçen ay Çin’de ürün araştırma-geliştirme merkezi açmayı planladığını duyurmuştu. Ebay ise, Alibaba’nın iştiraki Taobao.com karşısında hızla pazar kaybediyor.

1.3 milyar nüfusu olan Çin’de halen 106 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Fakat pazarın hızlı büyüdüğü ülkede yıl sonundabu rakamın 120 milyon olması bekleniyor.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 11.08.2005

Sansli
17 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler&alt=&trh=20050818&hn=202934]Net kafelere kimlik kartı ile girilecek [/url]

İngiltere ve Mısır’da yaşanan saldırıların ardından uluslararası terörün yeni hedefi olduğunu düşünen İtalya güvenlik tedbirlerini artıyor.

Bu çerçevede İtalya İçişleri Bakanı Giuseppe Pisanu’nun başkanlığında toplanan Ulusal Asayiş ve Güvenlik Komitesi (UAGK) ülkeye yapılabilecek herhangi bir terör saldırısına karşı alınacak tedbirleri görüştü. Ülkenin emniyet, jandarma ve istihbarat birimlerinin üst düzey görevlilerinden oluşan UAGK’nin toplantısında ilginç kararlar alındı. Teröristlerin daha çok internet üzerinden haberleştiğini düşünen UAGK umuma açık internet kafelerde internete girmek isteyenlere kimlik gösterme zorunluluğu; internet kafe sahiplerine de nete girenlerin kaydının yapılması şartını getirdi.

MAZI
19 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.vatangazetesi.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=19.08.2005&Newsid=58977&Categoryid=30]Dünya devlerini çökerten virüsü bir Türk mü yazdı?[/url]

New York Times ve CNN gibi medya kuruluşlarının yanı sıra dünyanın en büyük kredi kartı şirketlerinden Visa'nın da bilgisayarlarına giren Zotob virüsünü Diablo kod adlı bir Türk'ün geliştirdiği iddia edildi


ABD'nin ve dünyanın en büyük şirketlerinde işlem yapmayı imkansız hale getiren Zotob virüsünün bir Türk tarafından geliştirilmiş olabileceği öne sürüldü. Wall Street Journal gazetesi, virüsü 'DiablO' kod adlı kişinin geliştirdiğini, bu kişinin isminin de Türk sitelerinde sık sık geçtiğini yazdı. Habere göre 'DiablO' bu sitelerde Türkçe yazışmalar yapıyor. Zotob virüsü geçen hafta Time Warner şirketinde CNN'in, Walt Disney'de ABC televizyonunun ve Daimler Chrysler'da Chrysler grubunun bilgisayarlarını kullanılamaz hale geldi. New York Times gazetesinin bilgisayarları da virüsten etkilendi.

1 milyar kredi kartı tehlikeye girdi
Ancak en büyük endişeyi Visa kredi kartlarının bilgisayarlarına girilmesi yarattı. Dünyada toplam 22 bin üye bankasıyla l milyardan fazla kredi kartını kontrol eden Visa, virüsün müşterilerine zarar vermediğini açıkladı. Virüs, Microsoft'un Windows progr***** giriyor, buradan tüm ana bilgisayarı etkiliyor. Dolayısıyla şirket işlem yapamaz hale geliyor. Microsoft, pazar günü yayılmaya başlayan virüse karşı koruma programı çıkardı. Ancak virüsün birkaç gün içinde 11 versiyonu daha üretildi. Farklı hacker grupları tarafından geliştirilen bu yeni virüslerin hepsiyle birden baş etmenin daha uzun bir süre alacağı tahmin ediliyor.

Imbat
26 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.byte.com.tr/haberler/?Gorev=HaberAyrinti&Haber=218]Internet kullanımı çığ gibi büyüyor ![/url]

Türkiye'de ise 2000 yılı sonunda 2 milyon olan internet kullanıcısı sayısı, son 4,5 yılda yüzde 263,5 ile, yüzde 160 olan dünya ortalamasının üzerinde arttı. 7 milyon 270 bin internet kullanıcısı olduğu hesaplanan Türkiye, dünyada 24'üncü sırada yer alıyor.

“internetworldstats”ın araştırma şirketi ACNielsen'e dayanarak yayımladığı verilere göre, halen dünyada yaşayan 6 milyar 420 milyon insanın yüzde 13,9'u (938 milyon 711 bini) internet kullanıyor. Son 4,5 yılda dünyada internet kullanıcılarının sayısı yüzde 160
arttı. Fakat bu oran Türkiye'nin de içinde bulunduğu Ortadoğu'da yüzde 312, Karayipler ve Latin Amerika'da yüzde 277 ve Afrika'da yüzde 258 olarak gerçekleşti.

İnternetin daha önce de hızlı geliştiği ve bu nedenle pazarın kısmen doyuma ulaştığı Kuzey Amerika'da ise son 4,5 yılda internet kullanıcılarının sayısı sadece yüzde 106,7, Avusturya ve Yeni Zelanda'da yüzde 116 ve Avrupa'da yüzde 161 artabildi.

Ülkelere bakıldığında ise yaklaşık 203 milyon ile dünyada en fazla internet kullanıcısına sahip ABD'yi 103 milyon internet kullanıcısıyla Çin, 78 milyon internet kullanıcısıyla Japonya ve 47 milyon internet kullanıcısıyla Almanya izliyor.

Türkiye ise 73.5 milyon olduğu tahmin edilen nüfusuna rağmen 7 milyon 270 bin internet kullanıcısıyla dünyada 24'üncü sırada yer alıyor.

Türkiye, bu alanda Tayland, Filipinler ve Arjantin'in ardında kalırken, İsveç, Portekiz, Belçika, İsviçre ve Yunanistan gibi Avrupa ülkeleri yanında Pakistan, Vietnam ve İran gibi kalabalık Asya ülkelerini geride bıraktı.

İnternetin ilk olarak 1993 yılında girdiği Türkiye'de 2000 yılı sonunda 2 milyon olduğu hesaplanan internet kullanıcısı sayısı, son 4,5 yılda yüzde 263,5 ile, yüzde 160 olan dünya ortalamasının hayli üzerinde artarak 7 milyon 270 bine ulaştı. Buna rağmen Türkiye'de internet kullananların oranı, toplam nüfus dikkate alındığında, yüzde 13,9 olan dünya ortalamasının altında kalarak yüzde 9,9 oldu.

İnternet kullanıcılarının ana dilleri dikkate alındığında ise Türkçe, ilk 10 dil arasına giremedi. İngilizce'nin 296,5 milyon internet kullanıcısı ile başı çektiği listede, 124 milyon ile Çince ikinci, 78 milyon ile Japonca üçüncü, 60 milyon ile İspanyolca dördüncü ve 55 milyon ile Almanca beşinci oldu. Dünyadaki internet kullanıcıları dikkate alındığında ilk 10'a giren diğer diller ise 38,3 milyon ile Fransızca, 31,6 milyon ile Korece, 28,6 milyon ile İtalyanca ve Portekizce, 14,7 milyon ile de Hollanda'ca oldu.

Dünyada internet kullanıcı sayısı en yüksek 25 ülke şöyle:

Nüfus İnternet Nüfusa Oranı
Ülke (milyon) Kullanıcısı (Yüzde)
----- -------- ---------- ------------

1. ABD 296,2 202,9 68,5
2. Çin 1.282,2 103,0 7,9
3. Japonya 128,1 78,0 60,9
4. Almanya 82,7 47,1 57,0
5. Hindistan 1.094,9 39,2 3,6
6. İngiltere 59,9 35,8 59,8
7. Güney Kore 49,9 31,6 63,3
8. İtalya 58,6 28,6 48,8
9. Fransa 60,6 25,6 42,3
10. Brezilya 181,8 22,3 12,3
11. Rusya 144,0 22,3 15,5
12. Kanada 32,1 20,5 63,8
13. İspanya 43,4 15,6 35,8
14. Endonezya 219,3 15,3 7,0
15. Meksika 103,9 14,9 14,3
16. Tayvan 22,8 13,8 60,1
17. Avustralya 20,5 13,8 67,2
18. Hollanda 16,3 10,8 66,2
19. Polonya 38,1 10,6 27,8
20. Malezya 26,5 9,5 37,9
21. Tayland 65,7 8,4 12,8
22. Filipinler 84,2 7,8 9,3
23. Arjantin 37,6 7,5 20,0
24. Türkiye 73,6 7,3 9,9
25. İsveç 9,0 6,7 73,6

whitesnow
28 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=2552]Dünyayı saran ağ [/url]
İE'yi durdurun

Windows kullanıcılarının büyük bölümü içinde yüklü gelen İnternet Explorer ile internete bağlanıyor. Ve güvenlik raporları gösteriyor ki sistemlere bulaşan casus ve virüslerin neredeyse tamamı bu yazılımdaki güvenlik boşlukları yüzünden içeri sızıyor. Bu site de kullanıcıları bu

açıklara karşı uyarmak ve ellerindeki alternatifleri sıralamak için hizmet veriyor.(http://stopie.com)


Dünya dönüyor

Yaşadığımız çağ 'bilgi çağı' olarak adlandırılıyor. Ancak ortada o kadar çok bilgi var ki aradığımızı bulmak ve yorumlamak bile başlı başına bir uzmanlık alanı. Bu site dünyamızla ilgili kategorik olarak ayrılmış birçok 'canlı' veriyi sunuyor. Dünya nüfusu ne kadar, kaç bilgisayar satıldı, kaç kitap basıldı, ne kadar petrol harcandı, hepsi bu adresin ucunda.

(http://www.worldometers.info)


Sen de mimle

Google'ın bir Türk tarafından geliştirilen alt hizmetlerinden Orkut.com benzeri bir sosyal ağ olan I meem, kendi ilgi alanlarınızı ve arkadaşlarınızı tanımladığınız ve kendinizle uyumlu diğer üyelerle iletişim kurabildiğiniz özel bir ağ. Kendi kulvarında henüz ismi fazla duyulmamış olmasına rağmen üye sayısı hızla artıyor. Kullanımı bedava ve yeriniz şimdiden hazır. (http://imeem.com)


Google rehberi

Arama motoru Google'ı duymayan internet kullanıcısı yoktur desek yeridir. Ancak onu tüm özellikleriyle kullanan kişi sayısının aynı oranda olduğu söylenemez. Bu site Google'ın sahip olduğu bu sırları kullanıcılara basit bir dille anlatıyor. Kimilerine aşina olabilirsiniz ancak içinde mutlaka şu ana kadar bilmediğiniz ilginç yetenekler keşfedeceğinize bahse girebiliriz.
<a target=new href=http://googleguide.com/]http://googleguide.com/[/url]

Imbat
30 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.btnet.com.tr/haber.phtml?yazi_id=525000266]Öğrencilerden örnek e-devlet uygulaması[/url]

ÇKK projesi vatandaşların farklı kaynaklardan ulaşmaya çalıştıkları e-uygulamalar yüzünden yaşanan kaybı en aza indirmeyi ve vatandaş merkezli bir anlayışı etkin kılmayı amaçlıyor. ÇKK ile bir yandan kamu kurumlarının bilgi akışının veritabanı yönetim sistemleri yardımıyla bir merkezde toplanması, böylece kurumlar arasındaki bilgi güvenliği, tutarlılığı ve paylaşımının en verimli hale getirilmesi sağlanırken, öbür yandan da otomatik hizmet makineleri vasıtasıyla hizmetlerin vatandaşlara ulaştırılması planlanıyor.

ÇKK projesinin kamu hizmetlerini özelleştirmek suretiyle bu hizmetlerin getireceği yükü devletin üzerinden kaldırmayı hedeflediğini belirten Koç Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr. Deniz Aksen, “Projenin, DPT’nin halihazırda projelendirmiş olduğu ve önümüzdeki senelerde uygulanması planlanan e-devlete geçiş sürecinden en önemli farkı, kamu hizmetlerini özel kamu hizmeti sağlayıcıları devretmesi ve vatandaşın hizmetlere ulaşım şeklini tümüyle değiştirmesidir. Sonuçta ÇKK projesi, AB’ye uyum döneminde öngörülen kamu hizmet standartlarına ulaşmayı, kamu kurumları arasında koordinasyonu sağlamayı ve böylelikle vatandaşa daha iyi bir kamu hizmeti vermeyi mümkün kılacaktır” dedi.

Projede öğrencilerine referans olması için akıllı kartlarla ilgili bir sunum dosyası verdiğini ifade eden Aksen, “Bu dosyada, 2003 itibarıyla akıllı kartların üretim maliyeti, kart okuyucularının tedarikçileri ve fiyatları gibi güncel bilgiler bulunuyordu. Projenin geri kalan araştırmasını öğrencilerim gerçekleştirdi. Dönem sonunda yaptıkları sunumun ve proje web sitesinin (home.ku.edu.tr/~keryavuz/ ) içerik zenginliğini görünce, bu çalışmayı Koç Üniversitesi’nin düzenlediği 25. Yöneylem Araştırması / Endüstri Mühendisliği Ulusal Kongresi YA/EM’de (www.yaem2005.org ) değerlendirmelerini istedim. Onlar da bir yıl boyunca projenin özellikle maliyet analizini daha da detaylandırarak Temmuz 2005’te kongrenin yönetim bilişim sistemleri başlıklı oturumunda sundular” dedi.

Imbat
30 08 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.btnet.com.tr/haber.phtml?yazi_id=525000257]E-secime adim adim[/url]

Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi (SEÇSİS), Havelsan tarafından üstlenildi. Seçmen kayıtlarını elektronik ortama aktaracak olan projenin 270 günde bitmesi planlanıyor. Temmuz 2005'te başlayan proje, 11 Nisan 2006'da teslim edilecek. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kurum ağı üzerinde çalışacak web tabanlı bir sistem olan SEÇSİS’in uygulama yazılımları Havelsan tarafından geliştirildi. Bu kapsamda sistem çözümleme, sistem tasarımı, yazılım gerçekleştirme ve test yapılması işi ihaleyi alan şirketin sorumluluğuna giriyor. Ayrıca Havelsan, YSK’nın elindeki veritabanı yönetim sistemini piyasadaki en son sürüme yükseltecek. Daha önceki yıllarda da tartışmalara neden olan ve bir türlü bitirilemeyen proje yüzünden mevcut sistemle mükerrer oy kullanımının önüne geçilemezken, bazı yerlerde ölülere bile oy pusulası gönderiliyordu.
Gerçekleştirilecek olan SEÇSİS uygulama yazılımı, Ankara’nın merkez ilçesi Çankaya başta olmak üzere merkezle iletişimi sağlanmış toplam 5 ilçede en az iki ay süreyle pilot uygulamaya tabi olacak. İhaleyi alan Havelsan, merkezi seçmen veritabanının bir kopyasını, Internet üzerinden sorgulamaya açacak, portalın tasarımını da gerçekleştirecek. Öte yandan Unisys A16 sistemi üzerinde tutulan çevrimdışı seçmen kayıtlarının, T.C. kimlik numaraları eklenerek yeni geliştirilen sisteme aktarılacağı, yani sistemin MERNİS ile bütünleştirileceği belirtildi.

Proje maliyeti 980 bin YTL

3 Kasım 2002 tarihinde gerçekleşen Milletvekili Genel Seçimi için Hindistan’dan getirilen 188 bin şişe seçim boyasına, 2 trilyon 400 milyar lira, 28 Mart’taki yerel seçimler için de 200 bin şişe boya ile birlikte toplam ödenen para 3 trilyon lirayı geçerken, Havelsan’ın üstlendiği SEÇSİS Projesi 980 bin YTL’ye bitirilecek.

Öte yandan merkezle ilçeler arasında modem bağlantısını sağlayacak olan yaygınlaştırma işlemi tamamlanamadığından, 2001’de 1,5 trilyon lira harcanarak Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğü’nde kurulan bilgisayar sistemi de atıl bir şekilde bekliyor. Havelsan yetkililerin iddiasına göre sistemi,n tamamlanmasıyla seçmen sayımı için insanlar evlerine kapatılmayacak. Ankara’dan diğer il ve ilçelere evrak ***ürülüp getirmeye gerek kalmayacak. Devlet ekonomik anlamda büyük bir tasarruf sağlayacak. En önemlisi de MERNİS kapsamında Nüfus Genel Müdürlüğü ve diğer kurumlarla irtibatlı çalışacak olan bilgisayar sistemi sayesinde seçmen kütükleri sürekli olarak kendiliğinden güncellenecek.

whitesnow
05 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=25613&TYPE=2]Microsoft internetten sese giriyor[/url]

VOIP şirketi Teleo ile anlaşmaya varan Microsoft, internet üzerinden sabit hatlara ve cep telefonlarına ulaşacak bir ses hizmeti başlatacak.

Microsoft, VOIP hizmeti veren küçük özel bir şirket olan teleo ile yaptığı anlaşma ile şu anki mevcut internet iletişim hizmetlerini artırmayı hedefliyor. Yeni hizmet sayesinde kullanıcılar sabit ve GSM hatlarını internet üzerinden arayabilecekler.

Yahoo ve Google gibi arama motoru kategorisindeki dünya markalarının da internet üzerinden ses iletişimi sektörüne girmesi son dönemlerde internet devleri arasında bir rekabetin yaşanmasına neden oldu. Şirketler anında mesajlaşma hizmetlerini bir bütün iletişim platformuna dönüştürme çabası içindeler. Yahoo’nun 2 ay önce Dialpad’le anlaşması, Google’ın da geçen hafta içinde Google Talk hizmetini kullanıcılara sunmuş olması sektörü giderek daha da büyütüyor.

Microsoft’un Teleo, Yahoo’nun da Dialpad’le yaptığı anlaşmalar kullanıcıların anında mesajlaşma hizmetleri ile daha geniş telefon network’lerine bağlanmalarını sağlamayı amaçlıyor. Telefon networklerine erişim konusunda en gelişmiş sisteme sahip şirket ise Skype. Skype halen yüzden fazla ülkedeki sabit hat ve GSM operatörüne internet üzerinden çok ucuz fiyatlarla ulaşılmasını mümkün kılıyor.

Microsoft’un anlaştığı Teleo şirketinin telefon hizmeti, şirketin internet kolu olan MSN tarafından yönetilen anında mesajlaşma hizmeti Messenger üzerinde kurulu olacak.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 02.09.2005

whitesnow
07 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.milliyet.com.tr/2005/09/08/guncel/agun.html]Başarı, parlak fikir ve internetle geliyor[/url]

Ekonomik krizlerde işsiz kalan kadınlar, içindeki girişimciyi keşfedince 'evden çalışmak' kavramı doğdu. Uzmanlara göre ev-ofiste başarının ilk koşulu iyi bir iş fikri. Başlangıç için de internete bağlanmak şart
Evimde iş kuruyorum - 1 / Şükran Pakkan

Başlarken...

İş hayatındaki kadınların başlıca iki derdi var; biri erkek egemen yapı, diğeri ise ekonomik krizler. Özellikle 1999 yılında başlayıp, etkileri halen hissedilen ekonomik sarsıntıların ardından en çok yarayı alan yine kadınlar oldu. İşsiz kaldık, iş bulamadık, ekonomik özgürlüğümüzü bu krizler ve erkekler birçok kez elimizden aldı.
Sonuçta, işsiz kalan eğitimli, yetenekli ve akıllı kadınların çoğu kendine yeni bir yol çizmek zorunda kaldı. Hatta, öylesine zekice bir yol buldular ki, şimdi fırsat çıksa da, asıl işlerine geri dönmüyorlar.
Tutundukları dal; İngilizcesi home - office, Türkçe'de ise, tam bir karşılık konulmasa da, şimdilik ev ofisi denilen yöntem. Daha önce çalıştıkları alanda, ya da hiç tanımadıkları bir iş dalında maceraya yelken açıp, evin bir kısmını atölye ya da ofis haline getirip, para ve prestiji evden kazanan kadınlar, herkese meydan okuyor; en başta da ev kadınlığına ve 09.00 - 17.00 sistemiyle çalışmaya...
Peki, işsiz kadınlar evden hangi işleri yapabilir, nasıl bir yol izlemeliler? Evden çalışan profesyonel iş kadınları neler öneriyor? Dört gün boyunca evinizde yapacağınız işleri irdeleyeceğimiz bu dizi sonunda, mevcut işlerinizden ayrılıp, kendi işinizin patronu olmak isteyebilirsiniz. Home - office kadınları mutlu, özgür ve zengin olacağınızı garanti ediyor.

Psikoterapist Nathaniel Branden Kadının Özgüveni isimli kitabında şöyle diyor: Bir kadın bir diğerinden daha zeki ve daha yaratıcı fikirlere sahip ama daha az başarılı olabilir. Başka bir kadın ise kendi fikirlerini çok daha fazla ciddiye aldığı için onları besler, geliştirir ve işyerinde kabul ettirmek için savaşır. Fark beyin gücünde değil, gayret ve motivasyonda, yani kendini adamada yatar.
Her şey doğru ve gerektiği gibi yapılsa bile, ilk fikirle kazanmak her zaman mümkün olmayabiliyor. İlk zaferden önce birçok fikir yaratmak ve sunmak zorunda kalındığı gibi, çoğu için günler, hatta aylar boyunca verilen tüm uğraşlar çöpe atılabiliyor.
Unutmamalı, sabır, üstün başarılı insanların en belirleyici özelliğidir.

İlk başarısızlıkta yılmayın
Başarısız olunsa da üzülmeye gerek yok çünkü kurulan her işletmenin neredeyse yüzde 90'ı ilk 5 yıl içinde kapanıyor. Bu nedenle, kendi işini kurmak isteyen kadınlara ilk dileğimiz: İyi şanslar...
Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi'nin (ABİGEM) verdiği bilgileri göre, Türkiye'de kadının zorunlu çalışma hayatına katılımı 1955 yılından 2001 yılına kadar yüzde 72'den yüzde 28'e kadar indi. Kadın iş gücünün çalışma hayatına katılımı azalarak devam etmekte. Nüfusun yüzde 11-12'sini çalışan kadınlar oluşturuyor ve bunlardan yalnızca yüzde 7'si işveren.
Amaç, kadınların çalışma hayatına katılımını artırabilmek olduğu kadar, işsiz kalmış ya da hayalindeki iş ortamını bulamayan kadınların kendi fırsatlarını yaratabilmelerini sağlamak.

Sermayeniz kısıtlıysa en cazibi evden çalışmak

Girisimci.org'un kurucusu, ekonomist Aysan Doğaner, evinde iş kuran kadınların en belirleyici özelliklerinin başında, çalışma sistemine karşı durmaları geldiğini söylüyor. Ücretli olmanın ve saatlere bağımlı çalışmanın, yeteneklerinin ve potansiyelinin farkında olan birçok kadın için dezavantaj yaratabileceğini söyleyen Doğaner, şöyle devam ediyor:

Ne değil, nasıl?
Kendi işini kurmak isteyen kadınlar, ne yapması değil, nasıl yapması gerektiğine uzmanlaşmalılar. Sonuçta, ellerindeki sermaye kısıtlıysa, en cazibi evden çalışmak. Zaten bir evdeki çalışma odası, bir ofisin tüm donanımına sahip. Başlangıç için, internete bağlanmak, ayrı bir telefon hattı çekmek ve bir de web sitesi kurmak, istediği işi yapabilir duruma getirebiliyor kadınları.
En büyük desteği de, kendisi gibi çalışma arzusu içerisinde olan kadınlardan alacaklardır. Yeter ki, yapabilecekleri ve evden yürütebilecekleri işin ne olacağına karar versinler.

Motivasyon
İş kurabilmek için gerekli motivasyona sahip olmak en önemli ve birincil adım. Finansman dahil tüm diğer gerekli etkenler, güçlü bir motivasyondan daha gerekli değil.
Kariyerini ücretli bir işte çalışarak gerçekleştirmeyi hedefleyen iyi eğitimli bazı kişilerin yaptıkları işle bir türlü motive olamadıkları gözleniyor. Aslında bunun nedeni, çoğu zaman içlerinde var olan ve keşfedilmeyi bekleyen girişimcilik tutkusu. Bu tutkuyu keşfedip, kendi işini açan girişimci inanılmaz bir potansiyeli de harekete geçirmiş oluyor.

Başarılı bir iş fikri nasıl belirlenir?

Evinde, kendi işini kurma motivasyonuna sahip kadınlar için başarının ilk koşulu iyi bir iş fikri oluşturmak.
İş fikri belirlenirken, öncelikle bugüne kadarki iş deneyimleri, ustalıkları ve becerileri göze alınmalı. İş fikirleri, deneyimlerden ibaret de olmayabilir. Önemli olan tüm fırsatları değerlendirebilmek.
Ekonomist Aysan Doğaner'in önümüzdeki günlerde yayımlanacak Girişimci olmak ya da olmamak isimli kitabında, kadınların bir arayış içinde olması ve etraflarında olup biteni gözlemlemesi gerektiği anlatılıyor. İş örneklerini incelemesi ve analiz etmesi gerektiğini söyleyen Doğaner, şöyle diyor:
Bir gün, hem de hiç beklemediğiniz bir anda haftalar boyu yaptığınız gözlemler bir kristal gibi değerli bir iş fikri olarak karşınıza çıkacak. Yollarda, alışveriş merkezlerinde, eğlencelerde geçirdiğiniz zamanın ödülü, bir piyasa sezgisi olacak. Kendi öz gözlemlerinizden kaynaklanan bu sezgi, bu içinizden gelen ses, her kritik dönemeçte size doğru yolu seçmenizi sağlayacak.
İşe başlamadan önce yerine getirilmesi gereken yasal prosedürlerin öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Doğaner, Kadınlar kendilerinin temin edemeyeceği bilgi, beceri, ustalık ve işgücü girdileri var mı, finansman yeterli mi, diye de sormalılar diyor.

'Evden çalışıp, kızımı istediği zaman parka ***ürüyorum'

Öğrenciliğine hiç ara vermemiş bir eğitim uzmanı 36 yaşındaki Sema Alpaytaç Usman... Londra'da işletme eğitimi aldı, ardından Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nden mezun oldu. Halen yüksek lisans tez çalışmalarını tamamlamaya çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu annesi Usman, hayalindeki işi evinde kurdu ve başarısının sırlarını anlattı.

Neden bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışmak değil de, kendi işinizi, hem de evinizin içinde kurmak daha cazip geldi?
Birçok çokuluslu firmalarda çalıştım. Bu arada sürekli, İngiltere'de okuduğum okuldan beni arayıp 'Buraya gelip okumak isteyenler var, aracı olur musun?' diye rica ediyorlardı. Bir, iki derken vaktimin çoğu bu öğrenci görüşmeleriyle geçmeye başladı. İngiltere'den bu işi sürekli yapmam için teklif geldi.
Kendi çalışma saatlerimi belirleyebilmek ve sürekli kendimi geliştirebileceğim bir iş yapma isteği kararımda etkili oldu ve kabul ettim. Eğitim danışmanı oldum ve 18 yıldır bilfiil eğitimin içindeyim.

İşlerinizi evden yürütmek zor olmuyor mu? İş görüşmelerinizi nerede yapıyorsunuz?
Evimiz iki katlı. Alt katta bir çalışma ofisim var. Ayrıca tek başıma yönettiğim bir de web sitem bulunuyor. Zaten artık internet sayesinde her şey çok daha kolay oldu. Pek çok öğrenciye okullarla ilgili tüm bilgileri e-posta yoluyla gönderiyorum. İlerleyen aşamalarda karşılıklı görüşmeler gerekebiliyor.
İstanbul dışından başvuran öğrencilerim de oluyor tabii, onlarla da telefonda gerekli bilgi alışverişini yapıyoruz. Bu işin güzel yanı, çalışırken kızım anne parka gidelim deyince, gidiyoruz. Ya da gece yarısı oturup, gereken yazışmaları yapabiliyorum.

Gereken altyapıyı kurmak zor oldu mu?
Bence bu işi iyi yapabilmek için sadece eğitimini yurtdışında yapmış olmak yeterli değil. Gerek yurtdışındaki, gerekse Türkiye'deki eğitim sistem ve süreçlerini sürekli takip etmek şart. Bu yıl üniversite sınavına bile girdim ki seneye yeni sistemle karşılaştırma şansım olabilsin diye. İşin temeli öğrenci için en uygun olanı belirleyebilmek, bu da ancak öğrenciyi anlarsanız mümkün olabiliyor.

Kendi işinizi kurmanın önemi ve size getirileri nedir?
Kişisel tatmin çok önemli bence. Bir şeyleri severek yapmak, başarmak insanı mutlu ediyor. Her işte olduğu gibi benim işimde de karşılıklı güven çok önemli. Güvenilir bir kişi olmaktan daha prestijli ne olabilir?

Az sermayeyle kendi işini kurmak isteyen kadınlara ilk öneriniz ne olur?
Cesaret ve sabır! Ama hepsinden önemlisi sevdikleri işi yapmaları. İnsan ancak sevdiği işi yaparsa huzurlu ve başarılı olabiliyor. Ben ailemden çok destek gördüm. Eşim de işimi ne kadar sevdiğimi bildiği için bana hep yardımcı oldu. Her işte olduğu gibi bu işte de kriz dönemleri oluyor, mühim olan pes etmemek.

Siz ne tür engellerle karşılaştınız işinizi kurarken? Ya da çevrenizdeki evden çalışan kadınlar bu süreçte nelerden yakınır?
Fikirlerinin saygı görmediğinden yakınıyorlar. Bence bunun bir sebebi de fikirlerini sunuş şekilleri. Eğer bir iş kurmak istiyorlarsa o işi en ince ayrıntısına kadar araştırmalı, konuya hâkim olmalılar. Ve tabii bir de bilgisayar bilgisi şart.

YARIN

Kadınlara yönelik iş fırsatları
5 bin dolar sermayeyle iş fikirleri
Düğme dikmesini bile bilmiyordu, evinde çeyiz dükkânı açtı
Çikolata kutusu üretip başarıyı yakaladı

whitesnow
07 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://haber.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=95822]Evden çalýþtýlar milyon dolarlýk þirket kurdular[/url]

Burak ve Serkan, üniversite hayatlarý boyunca aldýklarý eðitimi düþünmeyip mimarlýk yapmaktan vazgeçtiler. Kurulu düzenlerini bozdular. Evden çalýþtýlar. Sýkýntý çektiler. Birlikte gittigidiyor.com adýndaki hayallerinin peþine düþtüler.

Imbat
13 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://TÜBİTAK'ın liseler arası proje yarışması, bilimadamı adaylarını günışığına çıkardı. 273 projenin katıldığı yarışmada 2 icat finale kaldı ve Moskova'daki AB Genç Bilimadamları Yarışması'na katılmaya hak kazandı. ]İnternet devrimcileri[/url]

Sanal 'yap işlet, sat'çı

İnternette kurdukları Kazaa adlı siteyi üç yıl önce 1 milyon dolara satan iki kafadar şimdi de web'de bedava konuşturan Skype'yi 2.6 milyar dolara sattı.

İnternet devrimcileri

İnternetten ücretsiz telefon görüşmesi sağlayan Skype'nin yaratıcıları Zennstrom ile Friiz, yazılımlarını 2.6 milyar dolara E-bay'e sattı. İki başarılı adam daha önce de dosya paylaşım yazılımı KaZaA'yı icat etmişti. 370 milyon kez indirilen bu yazılım 1 milyon dolara satılmıştı.

Online dünyanın en büyük açık artırma sitesi E-bay'in, internet ses iletişiminin en büyük markası Skype'yi satın almak için 2.6 milyar doları gözden çıkarması, yazılımın mimarları Niklas Zennstrom ve Janus Friis'i dünyanın en önemli adamları haline getirdi. İnternet'te 370 milyon defa download edilerek rekor kıran popüler dosya paylaşım yazılımı KaZaA'nın yaratıcısı iki arkadaş kısa sürede ikinci defa çok sağlam ve karlı bir çıkış yaptı. İsveçli Niklas (39) Zennstrom ve Danimarkalı Janus Friis (29) dünyaçapında milyonlarca kullanıcısı bulunan; müzik, film ve oyun başta olmak üzere her türlü dosyanın paylaşılabildiği KaZaA adlı yazılımı 2002 yılında Avustralya merkezli Sharman Networks'a 1 milyon dolara sattı. Ve ardından 2003 yılında Skype adlı bir yazılım üstünde çalışarak turnayı ikinci kez gözünden vurdu. Hedefleri aynı KaZaA gibi bireyler arası özel bir ağ kullanan ve ücretsiz sesli iletişim kuracak bir yazılım oluşturmak olan iki dahi, Skype'nin deneme sürümlerini 2003 yılında dağıtmaya başlamasıyla biryıl içinde 1 milyon (bugün 53 milyon) üyeye ulaşmayı başardı. Bugün bu yazılımı 53 milyon kişi kullanıyor.

İKİSİ DE KUZEYLİ
90'lı yılların ortasında İsveç Telekom şirketinde tanışan iki meslektaş, 2001'de bir restorandan esinlenerek KaZaA adlı projeleri için istifa ederek başladıkları maceranın onları bu noktaya getireceğinden habersizdi. Anne babası öğretmen olan ve ABD'de işletme ve fizik okuyan Niklas eşiyle sade bir yaşam sürüyor. Janus ise liseyi terk ettikten sonra teknolojiye merak salmış.

Sansli
21 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=25997&TYPE=2]Google kalıntıları buldurdu[/url]

Bir numaralı arama motoru Google'ın uydu görüntülerinin yer aldığı Google Earth sayesinde, İtalya'da eski bir Roma binasına ait kalıntılar tespit edildi.

İngiliz London Telegraph gazetesinin haberine göre, bilgisayar programcısı Luca Mori, yaşadığı yer olan Sorbelo'nun uydu görüntülerine bakarken, evinin yakınında alışılmadık bir gölge fark etti.

Google Earth görüntülerine bakarken yakınında dikdörtgen çizgiler bulunan yaklaşık 500 metre uzunluğunda oval şekilli bir arazi gördüğünü söyleyen Mori, hemen Parma'daki Ulusal Arkeoloji Müzesi ile temasa geçtiğini belirtti.

Gazetenin haberine göre, Luca Mori'nin verdiği bilginin ardından arazide inceleme yapan arkeologlar, bunun Hazreti

İsa'nın doğumundan kısa süre önce inşa edilen Roma villası oluduğunu belirlediler. Arkeologların önce sit alanının Bronz Çağı'na ait olduğunu düşündüklerini, ancak daha sonra yapılan yakın incelemede bulunan seramik ve taş parçaların bunun bir Roma villası olduğunu gösterdiğinianlatan bilgisayar programcısı Mori, keşfinden dolayı mutluluk duyduğunu söyledi.


Kaynak: SABAH
Tarih: 22.09.2005

Imbat
22 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~12@nvid~634182,00.asp]Opera artık ücretsiz[/url]

İlk sürümünün yayınlanmasından 10 yıl sonra, Norveçli yazılım şirketi Opera Software tarafından üretilen ve kendine has bir kullanıcı kitlesine sahip olan Opera Web tarayıcısının artık ücretsiz bir şekilde dağıtılacağı açıklandı. Bu tercihin sebebi olarak ise ücretsiz tarayıcı Firefox'un elde ettiği başarı gösteriliyor.


İnternet kullanıcıları arasında hızlı olma özelliğiyle tanınan, alternatif Web tarayıcısı denince akla gelen ilk isimlerden birisi olan Opera, artık ücretsiz. Bu hareketiyle pazar stratejisini değiştiren Opera Software, tarayıcının temel sürümünde bulunan reklamları kaldıracak ve reklamsız premium sürümü için artık lisans ücreti almayacak.

Opera tarayıcısının üreticisi Opera Software tarafından yapılan duyuruda, tarayıcının artık ücretsiz olarak dağıtılmasının ana nedeni olarak Firefox Web tarayıcısının elde ettiği başarı gösterildi.

Mozilla Vakfı tarafından açık kaynak kod mantığıyla geliştirilen Firefox, tarayıcı piyasasının hakimi İnternet Explorer'a güçlü bir alternatif olarak ortaya çıktı ve bir sene içinde geniş bir kesim tarafından beğeni kazandı. Bu sürede İnternet Explorer'ın yüzde 90'ın üzerinde olan piyasa payını yüzde 87'ye çeken Firefox kısa sürede yüzde 8'lik bir pay elde etti.

Çözüm gelir paylaşımında

Reklam banner'ları ve lisans ücretleri Opera Software'in 2004'te elde ettiği gelirlerin yaklaşık olarak yarısını teşkil ettiği tahmin ediliyor. Şirket yaptığı açıklamada, bu durumun yaratacağı problemlerin üstesinden gelmek için gelir paylaşımı yöntemini kullanacağını bildirdi. Gelir paylaşımı yapılacak şirketler arasında ise Google, Amazon ve eBay gibi dev şirketler bulunuyor.

Firefox'un da kullandığı gelir paylaşımı yöntemi, kullanıcılar dahil pek çok parti için avantajlara sahip. Bu çerçevede, örneğin, Opera tarayıcısında bir Google arama çubuğu bulunabilecek ve kullanıcı bu çubuk üzerinde gerçekleştirdiği her arama sonunda karşısına çıkan Google reklamlarından birine tıkladığı taktirde, Opera Software bir reklam geliri yüzdesi alacak.

Imbat
22 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~12@nvid~631840,00.asp]İnternet adresleri Türkçe de yazılabilecek[/url]

Kore'de başlatılan internette bütün diller için adres bulma hizmeti sayesinde Türkçe karakterlerin internet adreslerinde de kullanımının önünün açıldığı bildirildi.


Türkiye Bilişim Derneği'nin yanı sıra Türkiye'deki ilk bilgisayar mühendisliği bölümünü Hacettepe Üniversitesi'nde kuran Prof. Dr. Aydın Köksal, sanal ortamda dil kullanımı konusundaki uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla ilgili olarak AA muhabirine bilgi verdi.


Latin alfabesi kullanan dillerde, her dile özgü sesleri ve vurguları belirtmek için bazı özel damgaların ve imlerin kullanıldığını belirten Köksal, Türkçe'de de ç, ı, ğ, ö, ü ve ş gibi yazı damgalarının yer aldığını kaydetti.


Latin abecesinin anası sayılan İtalyanca başta olmak üzere, İspanyolca, Fransızca, Almanca gibi birçok dünya dilinde de özel damga ve imlerin kullanıldığına işaret eden Köksal, bilgisayar ortamında kullanılan dillerin İngilizce'den ibaret olmadığını vurguladı.


Latin alfabesini kullanan diller içinde Türkçe alfabenin en yalın, dilin seslerini hiçbir karışıklığa yer bırakmaksızın bire bir gösteren, en çabuk öğrenilir, en kolay kullanılır örneği oluşturduğunu belirten Köksal, bu durumun dille özel olarak ilgilenen, Dil Devrimi'nde Türkçenin gelişmesi için alınan kararlar sırasında derinlemesine incelemeler yaptıran Atatürk'ün çabalarından kaynaklandığını vurguladı.


“İSTEMEK YETERLİ...”


Türkçe'nin internette kullanımı konusunda ise iki ayrı kavramdan söz edildiğini, öncelikle internet üzerinden gönderilen belgelerin içeriğinde kullanılan “damga” ya da karakterlerin Türkçe olmasının önemli olduğunu anlatan Köksal, internette bir ileti yazarken Türkçe harfleri kullanmayı istemenin yeterli olduğunu ifade etti.


Dünyanın her tarafında üretilen bilgisayarlarda, isteyen herkesin bilgisayarında Türkçe kullanmasının olanaklı olduğunu vurgulayan Köksal, istenilmesi halinde Türkçe'ye göre hazırlanmış F tuş düzenli klavyenin de edinilebileceğini belirtti. Köksal, şöyle devam etti:


“İnternette Türkçe kullanmak demek, iletinizi, mektubunuzu Türkçe harflerle yazmak demektir. İnternet iletilerinizi dünyanın her yanında Türkçe yazabilirsiniz. Dil olarak Türkçe tanımlandıktan sonra, yazınızı F klavyede mi, Q klavyede mi yazacağınıza kendiniz karar verebilirsiniz.


Öte yandan, internette Türkçe kullanmak, adreslerde Türkçe kullanmak anl***** da gelir. Adım Aydın Köksal. Adımı internet adresi olarak yazmak için bunu ı ve ö ile mi yazacağım, yoksa İngilizce'deki sınırlı harfleri mi kullanacağım? İnternette adresler yakın zamana kadar hep İngilizce yazıldı. Aslında bu durum çok büyük bir zorluk getirmiyor. Yine de internet adreslerinde de Türkçe kullanmak isteriz...

Şimdi bu sorun da aşılmış durumda. Örneğin Kore'deki bir firma, yalnız Türkçe değil, Latin harfleriyle yazılan bütün dillerdeki özel damgaları da tanıyan bir arama motoru geliştirdi ve bütün bu dillerde adres bulma hizmetini başlattı. Sitenizin adını, e-posta adresinizi oradan alırsanız, adınız kendi dilinizde nasılsa öyle aranarak bulunabilecektir. Bu uygulama çok yakın bir zamanda yaygınlaşacaktır.”


“TÜRKÇE'NİN SORUNU YOK”


Türklerin birçok konuda pratik ve hoşgörülü davrandığını oysa İspanyol, Fransız, İtalyan, Alman, Macar, Çek, Polonyalı gibi birçoklarının ulusal dilleri, adları söz konusu olduğunda hiçbir ödün vermediklerini kaydeden Köksal, bu nedenle söz konusu uygulamanın önümüzdeki dönemde hızla yaygınlaşmasının beklendiğini ifade etti.


Köksal, yabancı dille öğretim yapıldığında bunun “Türkçe'de iş yok” gibi değerlendirildiğini, gençlerin yanlış düşüncelere kapıldığını ifade etti.


Türkçe'nin internet üzerinde ve yazınsal birikim bakımından yetersiz bir dil olmadığını vurgulayan Köksal, “internette Türkçe kullanımı konusunda aşırı alçak gönüllülük, giderek 'kendini aşağılama' duygusuyla Türkçe'nin sorunları varmış gibi düşünülüyor. Bütün bu düşünceler, yabancı dille öğretim yanılgısının doğurduğu bir sonuçtur. Türkçe'nin hiçbir sorunu yoktur. Türkçe dünyanın en sağlam, en gelişmiş dillerinden biridir” dedi.


Bir dilin yaygınlaşması için o dili kullananların öncelikle kendilerine saygı ve güven duymaları gerektiğine dikkati çeken Köksal, ”İnternetin varlığı Türkçe'yi zedelemeyecek, tam tersine Türkçenin hızla dünya dili olmasına, gelişmesine büyük katkı verecektir. Bu süreç ne zaman başlayacak ve yoğunlaşacak derseniz? Atatürk'ün izinde, üniversitelerimizde Türkçe ile öğretim yapmaya yeniden başlayıp bilim ve sanatla daha yoğun ve daha kapsamlı biçimde uğraşmaya başlayınca olacaktır” diye konuştu.

whitesnow
23 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=78325]Her öğretmene bilgisayar kampanyasında rekor[/url]

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Vakıfbank desteğiyle gerçekleştirdiği ‘Her öğretmene bir dizüstü bilgisayar’ kampanyasında Toshiba, 75 bin adetlik notebook satışıyla rekor bir rakam yakaladı. Toshiba, bu kampanya ile Türkiye’deki pazar payını da yüzde 44’e çıkardı


MİLLİ Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmen, emekli öğretmen, öğretim görevlisi ve özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlere yönelik Vakıfbank’ın kredi desteğiyle gerçekleştirilen ‘Her öğretmene bir dizüstü bilgisayar’ kampanyası, ulaştığı satış rakamıyla dünya çapında bir rekora ulaştı. Eylül ayında sona ermesi gereken kampanya, gelen yoğun istek üzerine 2005 yılı sonuna kadar uzatıldı. Kampanyada, 79 bin adet Toshiba bilgisayar satışı yapıldı.


PAZAR PAYI ARTTI

KAMPANYADA satılan 79 bin 213 dizüstü bilgisayardan 75 bin adedini Tosbiha’nın oluşturduğunu söyleyen Toshiba TNB A.Ş. Genel Müdürü Aytaç Biter, Türkiye’deki pazarı büyütmek için kampanyaya girdiklerini, 75 bin adetlik notebook satışıyla pazar payını yüzde 44’e çıkardıklarını belirtti.

BİTER, yılsonuna kadar uzatılan kampanyada toplam 150 bin adet notebook satışı hedeflediklerini söyledi. 75 bininci Toshiba marka bilgisayarı satın alan öğretmene bilgisayarını teslim etmek ve kampanyadaki desteğinden ötürü Vakıfbank’a teşekkür plaketi sunmak amacıyla Türkiye’ye gelen Toshiba Corporation Kişisel Bilgisayar ve Network Dünya Başkan Yardımcısı Masahiko Fukakushi, böylesine geniş bir kitleye ulaşmaktan mutlu olduklarını kaydetti.


FAİZ YÜZDE 1.60

Fukakushi, ‘Benzer projeler daha önce İngiltere’de yapıldı. Ancak bu proje, kendi sınıfındaki en özel, başarılı projedir’ dedi. Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı Tosun Karay da, kampanyadan yararlanan 79 bin 213 kişinin 63 bin 504’ünün yüzde 1.60 faizli krediyle bilgisayar aldığını söyledi.

24.09.2005

Sansli
25 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26075&TYPE=2]Internet birleşmelerle büyüyor[/url]

Teknoloji şirketleri arasında, internet sektörü başta olmak üzere, yaşanan şirket evliliklerinin hacmi 70 milyar doları aştı.

Teknoloji firmaları arasında yaşanan birleşmelere neredeyse her gün bir yenisi ekleniyor. E-bay’in 2,6 milyar dolara VOIP pazarında lider konumda bulunan Skype’yi alması, bir buçuk saat sonrasında Oracle’ın 5,85 milyar dolara Siebel Systems’i alacağını açıklaması son zamanlarda yaşanan birleşmelere en sıcak örnekler.

Thomson Financial’a göre eskiden sadece Amerika’da gerçekleşen teknoloji şirketi birleşmeleri toplam birleşmelerin yüzde 21’ini oluşturuyordu, büyüklüğü ise 358 milyar dolar düzeyindeydi. Bu rakam 2002’de yüzde olarak tek haneye düşse de yeniden bir yükselişe geçti. Sadece son günlerde duyulan birleşmeler toplam birleşmelerin yüzde 10’unu oluştururken değeri ise 70 milyar doları buldu. En çarpıcı olanı ise Amerika’daki teknoloji işbirliklerinin geçen sene 1 milyar dolardan 38 milyar dolara yükselmesi.

1999’da teknoloji endüstrisinde yapılan atılımlar daha çok hevesli gençlerin sabırsızlıklarını andırıyordu ancak bugünkü işbirliklerine bakıldığında daha hassas evlilikler olduğunu gözleniyor.

Son dönemlerde yapılan “teknoloji evliliklerinin” daha çok internet’le ilgili olduğu gözleniyor. Interactivecorp’un arama motoru Ask.jeeves’i 1,85 milyar dolara alması, New York Times’ın About.com’u 410 milyon dolara bünyesine katması, news corp.’un video streamıng hizmeti veren IGN Entertaınment’ı ve Myspace.com’u toplam 1,3 milyar dolara satın alması interneti daha da çekici hale getiriyor. Microsoft’un 37,8 milyar doları, Intel’in 12,6 milyar doları, Dell’in 9 milyar doları, IBM’in de 8,7 milyar doları olduğu düşünülürse ileride daha çok birleşmelerin olması kaçınılmaz gibi gözüküyor. Teknoloji sektörü olgunlaştıkça da birleşme bu oyunun adı haline gelecek.

Teknoloji dünyasında yaşanan bütün bu birleşmelerin iyi gidip gitmeyeceğini zaman gösterecek ama daha fazla iş birliklerinin olacağına kesin gözüyle bakılıyor.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 26.09.2005

Sansli
25 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26078&TYPE=2]Şifrenizi sessiz yazın[/url]

Bilgisayar kullanıcılarının en büyük korkusu şifrelerin başka ellere geçmesi. Bunun için antivirüs yazılımı ve benzeri güvenlik önlemleri kullanıyor olsanız dahi korsanlar yeni bir teknikle yine de şifrenize ulaşmayı başarıyor.

ABD Kaliforniya Üniversitesi'nden bir grup, geliştirdiği bir cihazla klavye tuşlarından çıkan sesi dinleyerek yazılanı tespit edebiliyor. Yapılan testlerde şifreler yüzde 96 oranında bir yaklaşımla bulundu. Çalışma grubunun iddiasına göre sistem geliştikçe kusursuz çalışacak. Tek sorun boşluk ve silme tuşundaki başarısızlığı. Geleceğin güvenli bilgisayar listesine bir de ses çıkarmayan klavye eklemek gerekecek gibi görünüyor.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 26.09.2005

Imbat
28 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26141&TYPE=2]BM İnternet Zirvesi Tunus’ta[/url]

Gelişmekte olan ülkelerde internet erişimini hızlandırmak için düzenlenen zirve insan hakları ve internet özgürlükleri konusundaki siciline rağmen Tunus’ta düzenlenecek.

BM, gelişmekte olan ülkelerin internet erişimini hızlandırma konusunda Kasım ayında düzenleyeceği bir zirveyi, insan hakları ihlalleri ve internet kullanımına getirdiği kısıtlamalar yüzünden tepki alan Tunus’ta yapmakta kararlı olduğunu açıkladı.

Hafta başında bir rapor yayınlayan insan hakları örgütlerinin koalisyonundan oluşan Tunus İzleme Grubu, internet kullanıcılarının insan hakları örgütlerinin web sitelerine girişine izin vermeyen, internet kafeleri ve e-posta aracılığıyla yazışmaları polis denetiminde tutan Tunus’un böyle bir zirveye ev sahipliği yapmak için uygun bir ülke olmadığını savunuyor.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric ise yaptığı açıklamada, BM’nin söz konusu zirveyi Tunus’ta yapmaya kararlı olduğunu belirterek, zirvenin bu ülkede yapılacak olmasının insan hakları ihlalleri ve internet kullanımıyla ilgili engellemenin kaldırılması konusunda Tunus yönetimiüzerinde bir baskı da oluşturacağını ileri sürdü.

Tunus, 1998 yılında, BM’ye bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (UTB) zirvelerinden birini Tunus’ta yapması önerisinde bulunmuş ve üye ülkeler 2003 yılında yapılacak zirvenin Cenevre’de, 2005 Kasımı’nda yapılacak zirvenin ise Tunus’ta düzenlenmesine karar vermişti. Bu karar, BM Genel Kurulu’nda yapılan oylama da hiçbir itiraz almadan onaylanmıştı.

Tunus, 1987 yılında Zeynel Abidin Bin Ali’nin kansız bir darbe iledevlet başkanlığı görevine gelmesinden bu yana çeşitli insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor.

ABD HAKİMİYETİNDEN BM YETKİSİNE
Öte yandan, söz konusu zirvede internet üzerindeki ABD hakimiyetinin ortadan kaldırılarak internetin yönetim, gözetim ve denetim görevinin BM’ye verilmesinin tartışılacak olması da ABD’den tepki çekiyor. BM’nin bu yetkiyi üstlenmesine karşı çıkan Amerikalı çevreler, bunun gerçekleşmesi halinde ABD’nin online güvenliğinin de tehlikeye düşeceğini ileri sürüyor.

Söz konusu çevreler, ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı olarak kar amacı gütmeden faaliyet gösteren Tahsis Edilmiş İsimler ve Sayılar Şirketi’nin (ICANN), internette alan adları ve numaraları belirlemede tek yetkili olmaya devam etmesini istiyor. Telekomünikasyon Birliği’nin 2003 yılında yapılan zirvesinde, üye ülkelerin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’dan, internetin uluslararası kontrolüne yönelik teklifler geliştirmek üzere internet yönetimine dair çalışma grubu oluşturmasını istemeleri ve bu grubun internete uluslararası kontrol öneren raporunu Temmuz ayında sunması, ABD’de tedirginlik yaratmıştı.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 29.09.2005

Sansli
29 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26002&TYPE=2]Google'dan şimdi de kablosuz internet![/url]

Online aramanın dünya lideri Google, şimdi de kablosuz internet hizmetine hazırlanıyor.

Şirketin web sayfasında belirtildiğine göre, Google Wifi adı verilen yüksek hızlı internet bağlantısı hizmeti, Google Secure Access adlı ürünün ücretsiz indirilmesiyle daha güvenli bir internet bağlantısı sağlayacak.

Arama motorlarının lideri şirket böylece diğer internet servis sağlayıcıları ve telekomünikasyon şirketleriyle rekabete girişecek. Google, Nisan ayında San Francisco’nun Union Meydanı’nda kablosuz internet hizmeti vermeye başlamıştı.

Bu arada, Google’ın Harvard, Michigan ve Stanford üniversitelerinin kütüphanelerindeki milyonlarca kitabı tarayarak bir sanal kütüphane oluşturma projesinin de devam etmekte olduğu haber veriliyor.

Sansli
29 09 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0%2C%2Csid~1@w~12@nvid~637546%2C00.asp]MIT'den 'mucize' bilgisayar[/url]

MIT (Massachusetts Institute of Technology) tarafından, üçüncü dünya ülkelerindeki çocukları için geliştirilen 100 dolarlık dizüstü bilgisayar sonunda tanıtıldı. Özel olarak hazırlanarak üretim masrafları düşürülen bu bilgisayar, sağlamlık ve esneklik kadar pek çok 'mucizevi' özelliğe de sahip.


MIT tarafından geliştirilen bu ucuz bilgisayarlar her türlü zor koşul düşünülerek tasarlanmış. Bilgisayarlarda bulunan AC adaptörleri gerektiğinde bir taşıma kulpu olarak kullanılabiliyor ve hatta elektriğin bulunamadığı zamanlarda bir çevirme koluyla bilgisayarlara güç sağlanabiliyor. Geleneksel dizütü bilgisayarının aksine bu bilgisayarlar birden fazla pozisyonda katlanabiliyor ve sıra dışı bir şekilde ince bir yemek kutusu olarak da işlev görebiliyor.

Bu bilgisayarların diğer özellikleri arasında günümüz standartlarına göre pek hızlı olmayan fakat pek çok temel işlemin gerçekleştirilmesine olanak sağlayan 500 MHz'lik, AMD markalı işlemci ve bir sabit disk yerine hareket edebilir parçalara sahip bir flaş bellek bulunuyor. Yazılım tasarrufu olarak da bilgisayarlarda, Windows yerine, ücretsiz bir şekilde elde edilebilen Linux işletim sistemi kullanılıyor.

Imbat
02 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.nethaber.com/index.php?h=31525]Yahoo, Google'a karşı öne geçmek için sanal kütüphane kuruyor[/url]

Yahoo sanal alemde 'kıran kırana' rekabet ettiği Google'a karşı bir adım öne geçmek için kuracağı 'sanal kütüphaneyle' yüz binlerce kitap ve akademik çalışmayı tam metin olarak internette yayımlamayı planlıyor.
Kullanıcılarının ücretsiz olarak faydalanacağı hizmet sayesinde Yahoo'nun, aynı konuda benzer bir projeyi henüz hayata geçirmeyi başaramayan Google'a büyük darbe vuracağı belirtiliyor.

Kitapların, akademik çalışmaların, görüntü ve ses kayıtlarının dijital versiyonlarını sağlamak üzere, birçok kuruluşun da Yahoo'ya destek verdiği kaydediliyor.

Yahoo'da tam metin olarak yayımlanacak malzemeler arasında, telif hakları yayıncılar ve yazarlar tarafından gönüllü olarak verilen yayınlar da bulunacak.

Yahoo'nun sanal kütüphane kurma projesindeki diğer ortakları arasında ise Adobe Systems, Hewlett-Packard, Internet Archive, O'Reilly Media, California ve Toronto üniversiteleri de yer alacak.

Yahoo, bu yayınlara ulaşılmasını sağlamak için 'www.opencontentalliance.org' sitesine bir arama motoru koyacak, ancak yapılacak listeleme ve endeksler sayesinde, bu sitedeki bütün yayın ve kitaplara, Google da dahil olmak üzere diğer arama motorları aracılığıyla da ulaşılabilecek.

Yahoo'nun, yayıncısı ya da yazarı tarafından açıkça telif hakkı verilmemiş hiçbir eseri yayımlamayacağı belirtilirken, Google'ın da Harvard, Stanford ve Michigan üniversiteleriyle işbirliği içinde, telif hakkı için 1 Kasım'a kadar itiraz edilmemiş milyonlarca kitabın endekslerini yayımlayacağı kaydedildi.

Telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle uzun zamandır hukuki sorunlarla karşı karşıya bulunan Google hakkında, son olarak 8 bin civarında yazarı temsil eden Yazarlar Birliği tarafından dava açılmıştı.

Google ise endekslerinde kullanıcılarına sadece kısa özetlerin verildiğini ifade ederek, bunun telif haklarını ihlal etmediği savunmasında bulunmuştu.

Sansli
03 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.zaman.com.tr/?bl=haberler&alt=&trh=20051004&hn=216077]Köy ve şehir okulları arasındaki farkı internet kapatacak [/url]

Milli Eğitim Bakanlığı, köy, varoş ve geri kalmış bölgelerdeki eğitim kurumları ile gelişmiş şehir okullarındaki eğitim farkını internet üzerinde hazırladığı ‘bilgiye erişim portalı’ ile aşacak.

Bir ay içinde devreye girecek portal sayesinde öğrenci, öğretmen ve veliler hem yeni müfredatla ilgili verilerin tam***** ulaşabilecek hem de bilgi paylaşımı ve tartışma gruplarıyla eğitime katkı yapabilecek. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Doç. Dr. Nizami Aktürk, şu anda ilk ve ortaöğretim müfredatının her ünitesinden bir konunun bütün yönleriyle işlenecek şekilde portala konduğunu belirterek, “İnternet bağlantısı ile köy ilkokulundaki bir öğretmen veya öğrenci, portaldaki animasyonlarla ve oyunlarla konunun nasıl işlendiğini ve anlatıldığını görecek. Bilgiler paylaşıldığı için köy okulu ile şehir okulu arasındaki fark ortadan kalkacak.” dedi.

Öğrenci ve öğretmenlerin her gün 24 saat boyunca ulaşabilecekleri ‘bilgiye erişim portalı’nda bir de elektronik kütüphane olacağını anlatan Doç. Dr. Nizami Aktürk, 2 yıl içinde bu sistemin öğrenci, öğretmen ve velilerin yararlandığı büyük bir eğitim portalına dönüşeceğini ifade etti. Bilgiye erişim portalında ayrıca öğrencilerin devam, devamsızlık durumları, sınav notları, işlediği dersler, soru paylaşımları gibi bilgiler de bulunacak. Öğrencinin notlarında değişiklik olduğu veya devam sorunu yaşadığında velilere e-posta veya kısa mesaj yöntemiyle bilgi verilecek. Pilot uygulama ilk etapta 100 okulda başlayacak. Tuncer Çetinkaya, İstanbul

MAZI
03 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26229&TYPE=2]Yahoo sanal kütüphane kuruyor[/url]

Google’la rekabet içerisinde olan Yahoo yüz binlerce kitap ve akademik çalışmayı tam metin olarak internette yayımlamayı planlıyor.

Kullanıcılarının ücretsiz olarak faydalanacağı hizmet sayesinde Yahoo’nun, aynı konuda benzer bir projeyi henüz hayata geçirmeyi başaramayan Google’a büyük darbe vuracağı belirtiliyor.

Kitapların, akademik çalışmaların, görüntü ve ses kayıtlarının dijital versiyonlarını sağlamak üzere, birçok kuruluşun da Yahoo’ya destek verdiği kaydediliyor.

Yahoo’da tam metin olarak yayımlanacak malzemeler arasında, telif hakları yayıncılar ve yazarlar tarafından gönüllü olarak verilen yayınlar da bulunacak. Yahoo’nun sanal kütüphane kurma projesindeki diğer ortakları arasında ise Adobe Systems, Hewlett-Packard, Internet Archive, O’Reilly Media, California ve Toronto üniversiteleri de yer alacak.

Yahoo, bu yayınlara ulaşılmasını sağlamak için “www.opencontentalliance.org” sitesine bir arama motoru koyacak, ancak yapılacak listeleme ve endeksler sayesinde, bu sitedeki bütün yayın ve kitaplara, Google da dahil olmak üzere diğer arama motorları aracılığıyla da ulaşılabilecek.

Yahoo’nun, yayıncısı ya da yazarı tarafından açıkça telif hakkı verilmemiş hiçbir eseri yayımlamayacağı belirtilirken, Google’ın da Harvard, Stanford ve Michigan üniversiteleriyle işbirliği içinde, telif hakkı için 1 Kasım’a kadar itiraz edilmemiş milyonlarca kitabın endekslerini yayımlayacağı kaydedildi. Telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle uzun zamandır hukuki sorunlarla karşı karşıya bulunan Google hakkında, son olarak 8 bin civarında yazarı temsil eden Yazarlar Birliği tarafından dava açılmıştı.

Google ise endekslerinde kullanıcılarına sadece kısa özetlerin verildiğini ifade ederek, bunun telif haklarını ihlal etmediği savunmasında bulunmuştu.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 04.10.2005

Sansli
04 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26257&TYPE=2]Google coştu[/url]

İnternet devi Google, San Francisco şehrinin tamamını hiçbir ücret almaksızın kablosuz internet erişimi kaps***** almayı önerdi. Deprem riski altındaki 750 bin nüfuslu kentin tamamını ücretsiz kablosuz internet kaps***** almaya karar veren Belediye Başkanı Gavin Newsom, Google dahil 24 şirketten ihale teklifi aldıklarını açıkladı.

whitesnow
11 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26374&TYPE=2]Google, 'sosyal araştırmalar' fonu oluşturacak[/url]

İnternetin en büyük arama motoru Google, küresel yoksulluk, enerji ve çevre gibi sosyal konularda yapılacak araştırmalar için fon oluşturacak.

Katkıda bulunacağı 'hayır işlerini', oluşturacağı 'google.org' çatısı altında gerçekleştireceğini açıklayan Google, araştırmaların daha çok yoksulluk, enerji ve çevre konularına odaklanacağını belirtti.

Google Başkan Yardımıcısı Sheryl Sandberg, oluşturulan fonla yapılacak sosyal araştırmalarla, yoksulluk, enerji ve çevre gibi büyük problemelere odaklanarak, bunlar için sürdürülebilir ve kalıcı çözümler bulmayı amaçladıklarını söyledi.

Fonun, halka arzlardan elde edilen gelirin yüzde 1'inin aktarılmasıyla oluşacağını ifade eden şirket yetkilileri, bu payın şirketin yıllık karının yüzde 1'ine denk geldiğini kaydettiler.

Google yetkilileri, 'Google.org'un oluşumunda, 'eBay' adlı internet açık artırma sitesinin sahibi ve kurucusu Pierre Omidyar tarafından kurulan 'Omidyar Network' isimli hayır fonunun temel alındığını belirttiler.

Dünyanın en zengin adamı unvanını koruyan Bill Gates tarafından da 'Bill ve Melinda Gates Fonu' adıyla 11 yıl önce benzer amaçlarla bir fon oluşturulmuştu.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 12.10.2005

Sansli
13 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26422&TYPE=2]IBM'den yaşlılar için kolay bilgisayar[/url]

IBM, yaşlı kişilerin bilgisayar kullanımını kolaylaştıracak bazı yeni yazılım ürünleri geliştirdi. IBM’in yeni çözümleri, ekrandaki sayfanın içeriğini otomatik büyütüyor, yazıları ses kaydına çevirip okuyor ve farenin ekrandaki imlecini el titremesine karşı sabitliyor.

IBM’in araştırmasına göre özellikle batı ülkelerindeki işgücü hızlı bir şekilde yaşlanıyor.

Amerikan İşgücü Lojistik İstatistik Bürosu’nun araştırmasına göre 2040 yılına kadar gelişmiş ülkelerdeki nüfusun %45’i 60 yaşını geçecek. Aynı araştırma, Amerika’daki 65 yaş ve üstü nüfusunun üçte ikisinin yakın gelecekte yaşa bağlı olarak çeşitli görme, duyma, hareket ve konuşma bozuklukları yaşayacağını gösteriyor. IBM, geliştirdiği yeni çözümleriyle özellikle ileri yaş ve çeşitli fiziksel engellerden dolayı bilgisayar kullanamayan nüfusa yardımcı olmayı hedefliyor.

IBM’in yeni çözümleri ise şöyle:

- Klavye Etkinleştirici (Keyboard Optimizer): Klavyeyi tek ya da çift elle kullanılabilecek konfigürasyona getiriyor.

- Web Uyum Teknolojisi (Web Adaptation Technology): Web sayfalarını otomatik olarak kullanıcının görebileceği bir hale getiriyor. Yazılım, sayfadaki yazı veya resimleri ya da sayfa düzeninin tamamını büyütüyor, görme sıkıntısı çekenler için sayfadaki yazıları sesli okuyor, yazım hatalarını otomatik düzeltiyor.

- Fare Yumuşatma Yazılımı (Mouse Smoothing Software): İlerleyen yaşlarda artan el titremesine karşı, fotoğraf makinelerindeki sarsıntı önleyici sistemlere benzer bir yöntemle ekrandaki imleci sabitliyor.


Kaynak: HÜRRİYET
Tarih: 14.10.2005

whitesnow
16 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26440&TYPE=2]HP, 135 bin dizüstü bilgisarayı geri çağırdı[/url]

Dünyanın ikinci büyük personel bilgisayar üreticisi Hewlett-Packard (HP) şirketi, 135 bin dizüstü bilgisayarında kullanılan pilleri yanma tehlikesi nedeniyle geri çağırdı.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, HP ve Comp** modellerindeki lityum iyon yeniden doldurulabilir pillerdeki bir kısa devrenin pil hücrelerini aşırı ısıtarak plastik kabı eritebileceği, bunun da yanma tehlikesi yaratabileceği belirtildi.

HP, dizüstü bilgisayar pillerinin aşırı ısındığına dair 4’ü ABD’de olmak üzere 16 şikayet alındığını, 4 vakada bilgisayarların küçük zarar gördüğünü, ancak yaralanan olmadığını kaydetti.

Geri çağrılan pillerin barkod serilerinin GC, IA, LO ve L1 ile başladığını ve bilgisayarların 2004 yılının Mart ayıyla 2005 yılının Mayıs ayları arasında satıldığını belirten HP,, bazı pillerin ise bilgisayarlardan ayrı tek tek satıldığını bildirdi.

HP, pillerin Çin ve Tayvan’da yapılan Pavilion, HP Compacq, Presario ve Evo modeli dizüstü bilgisayarlarda kullanıldığını, iade edilen piller için para talep edilmeyeceğini, müşterilerin pil değiştirme programının ayrıntıları için www.hp.com/support/BatteryReplacement. internet adresine başvurabileceğini açıkladı.

Merkezi ABD’nin California eyaletinin Palo Alto bölgesinde olan HP, 135 bin bilgisayarın yaklaşık 80 bininin ABD’de satıldığını da bildirdi.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 15.10.2005

Sansli
20 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26553&TYPE=2]Google’ın karı 7 kat arttı[/url]

Dünyaca ünlü arama motoru Google’ın karı yılın üçüncü çeyreğinde 7 kattan fazla artışla 381 milyon dolara çıktı.

Dünyanın bir numaralı internet arama motoru Google, son açıkladığı bilanço ile hissedarlarını sevindirdi. Google, üçüncü çeyrekte net karının 7 kattan fazla artarak 381 milyon dolara yükseldiğini açıkladı. Şirket, gelirlerin ise ikiye katlanarak 1 milyar 580 milyon dolara çıktığını kaydetti.

ABD’li şirket, böylece halka açıldığı 2004 yazından bu yana arka arkaya beşinci dönem tahminleri aşan bir bilanço ortaya koymuş oldu. Haberin ardından Google’ın hisse senedi elektronik işlemlerde yüzde 10’un üzerinde prim yaparak rekor düzeye ulaştı.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 21.10.2005

Sansli
21 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.chip.com.tr/haber/oku.asp?ID=2182]Google Print Avrupa’da başlıyor![/url]

Google, Google Print hizmetini başlattı. Bunun sonucunda üzerinde büyük tartışmalar yapılan kitapların dijital ortama aktarılması projesi de Avrupa’da hayata geçirildi. (21.10.2005)

Google, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’daki web sayfaları ile beraber gerçekleştirilen projeyi Financial Times’ın haberine göre Frankfurt’taki kitap fuarında duyuracak.

Google’ın asıl amacı Google Print ile yayınevleri ve kütüphanelerdeki tüm kitapları dijital ortama aktarmak ve online tam metin aramalarında kullanmaktı. Ancak kopyalama hakkı sorunlarından sonra bu tür kitapları taramayı bıraktı.

Sansli
21 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyet.com.tr/teknonet/3418396.asp?gid=58]Yaşasın İnternet’ projesi başlıyor[/url]

Türkiye’nin gelişmesinde en büyük rolü, bilgisayar kullanabilen, İnternet okuryazarı olan bireylerin oynayacağı bilinciyle, e-kolay.net, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile önemli bir işbirliği çalışması yürütüyor. “Yaşasın İnternet” olarak adlandırılan bu proje kapsamında, Türkiye’nin çeşitli illerinde, e-kolay.net’in sunacağı imkanlar ve TOG gönüllüsü gençlerin verecekleri eğitim sayesinde, çeşitli nedenlerle henüz İnternet’le tanışmamış olan ya da İnternet’ten en verimli şekilde faydalanmanın yollarını öğrenmek isteyen herkes bilgi çağına bir adım daha yaklaşacak.
Herkesi İnternet okuryazarı yapmayı hedefleyen Yaşasın İnternet projesi, Türkiye’nin çeşitli illerinde, e-kolay.net’in desteği ve TOG gönüllüsü gençlerin çabalarıyla, her yaştan insanımıza İnternet eğitimi verilmesini hedefliyor. Bilgisayarın günlük hayatın her noktasında ihtiyaç haline geldiği günümüzde, İnternet’in yaşamı nasıl kolaylaştırılabildiğini tüm yaş gruplarına göstermeyi hedefleyen proje kapsamında, Toplum Gönüllüsü gençler eğitimler verecekler. Projenin ilk etabı İstanbul, Van, Diyarbakır ve Samsun’da hayata geçirilecek. Aralık ayında ikinci etabına geçilecek olan projeyle, zaman içinde Türkiye’nin dört bir yanında İnternet okuryazarları yetiştirilecek.




Bu çalışmanın bir anlamı da şudur: İnternet, gelir düzeyi, eğitim düzeyi, sosyal konum gibi sınırları aşıp herkese ulaşacak. Yıllardır hayalini kurduğumuz İnternet toplumunun yaratılmasında büyük bir adım olacağına inandığımız bu proje, sonraki etaplarında da aynı heyecan ve hızla devam ederek, ülkemizi bilgi çağına taşıyacak.



İçinde bulunduğumuz çağda İnternet, isteyen ve imkanı olan herkese dünyanın kapılarını açıyor. Yaşasın İnternet projesi ise, imkanı olmayanlara da bu fırsatı veriyor. Bu proje aslında, Türkiye’ye ve Türk insanına büyük bir hizmet sunuyor. Her yaştan insana, İnternet’in faydalarını, bilişimin kazandıracağı katma değerleri, çağdaş dünyaya ayak uydurmanın birincil koşullarından biri olan İnternet okuryazarlığına kavuşma olanağını getiriyor.

whitesnow
26 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.btdunyasi.net/index.php?module=news&news_id=1786&cat_id=3]Hızlı Feribotta Kablosuz Internet Keyfi[/url]

İstanbul Deniz Otobüsleri Yenikapı-Bandırma Hattında çalışan feribotlarda Kablosuz Internet erişimi sunmaya başladı. Talep olursa İstanbul şehirhatları vapurlarında da kablosuz internet sunulacak.

Son günlerde mobil tabanlı bilet satışı, internet üzerinden online bilet rezervasyon – bilet alımı konularında hem sistemini geliştiren hem de yenileyen İDO, hızlı feribot hatlarında kablosuz internet erişimi hizmetini başlattı.

Kablosuz internet erişimi ile ilgili olarak düşüncelerini dile getiren İDO Genel Müdürü Dr. Ahmet Paksoy, “Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımız devam ediyor. Bir yaşantı şeklini alan interneti, hızlı feribotlarımıza taşıyarak dünya da bu alanda bir ilki yaşamanın ve yaşatmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Paksoy, dünyada ilk defa deniz üzerinde kablosuz internet erişimi sağladıklarını belirterek şunları ekledi : “ Bandırma – Yalova hattında seyahat etmek isteyen işadamlarımız bundan böyle bağlantı hızı yüksek internet imkanı ile webten online olarak iş dünyasını takip edebilecekler. İnternet üzerinden iş ve eğlence keyfini yaşamak isteyenlerin bağlantıları hep açık olacak.”

İDO, hareketli bir ortamda en yüksek hız ile internet bağlantısı sağlarken, değişen hava şartları ve feribot rotalarına rağmen aynı kalitede hizmetini kesintisiz sunabiliyor. Seyahat eden yolcular, karada (Yenikapı – Bandırma – Pendik – Yalova) bulunan bağlantı cihazları( access point, anten ) ile feribottan bu noktalara 2 MBps hızla bağlanarak internete açılabilecekler. Sistem kullanıcıları en iyi randıman alacakları noktaya yönlendirerek bağlantının kesilmesini önlüyor. Kablosuz internet eirişimi Yenikapı – Bandırma, Yenikapı – Yalova ve Pendik – Yalova hatlarında uygulamaya başladı.

Yakında terminal ve vapurlarda

Yolcular tarafından talep olduğu takdirde İstabul'da şehir hatlarında da çalışan vapurlara ve deniz otobüslerine de Kablosuz Internet erişimi sunulması gündemde. Ayrıca kısa süre içinde Hızlı Feribot terminallerinde de kablosuz internet erişimi sunulacak.

MAZI
27 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.mezunusa.com/icerik/news/display_mezun_news.cfm?ID=26694&TYPE=2]Microsoft sanal kütüphane kuruyor[/url]

Google ve Yahoo’dan sonra Amerikan yazılım devi Microsoft da sanal kütüphane kuruyor.

Microsoft şirketinden yapılan açıklamada, “taranarak” internet ortamında sayısal hale getirilecek milyonlarca kitap ve belgenin aramamotoru “MSN Search” ile kullanıcıların hizmetine sunulmasının planlandığı belirtildi.

“MSN Book Search” adı verilecek yeni sanal kütüphane arama motorunun, 2006 başında denenmesine başlanacağı belirtilen açıklamada,MSN’nin öncelikle piyasadaki eserlere ulaşma olanağı sağlayacağı, dahasonra telif hakları sahipleriyle görüşme yaparak, “bu tip korunan malzemelerin taranmasına” başlayacağı kaydedildi.

Microsoft, böylece rakibi Google’ın sanal kütüphanesinde telif hakları yasalarını göz önüne almadığı gerekçesiyle açılan davalardan kaçınmak istiyor. “MSN Book Search” ile, kitaplar, üniversite yayınları ve periyodik yayınlara ulaşmak mümkün olacak.

Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 28.10.2005

Imbat
28 10 2005, 17:00
<a target=new href=http://www.hurriyet.com.tr/teknonet/3454293.asp?gid=58]Google online alışverişe giriyor’[/url]

Google’ın, deneme sürecini başlattığı “Google Base” isimli yeni hizmeti çeşitli spekülasyonlara neden oluyor. Google tarafından yapılan açıklamaya göre yeni hizmet, içerik sahiplerinin içeriklerini Google’a kolay bir şekilde göndermesini sağlıyor. Bazı çevreler ise, arama devinin bu hizmetiyle eBay açık artırma sitesi ve Amazon alışveriş sitesine rakip olabileceğini düşünüyor.


Arama devi Google’ın bu hafta deneme sürecini başlattığı “Google Base”, çeşitli dedikodulara neden oluyor. Google deneme sürecini başlattığı yeni hizmetini, içerik sahiplerinin içeriklerini kolay bir şekilde yayımlamalarını sağlayacak bir oluşum olarak nitelendiriyor.



Fakat arasında analistlerin ve Google takipçilerinin de bulunduğu geniş bir kesim, hizmeti, eBay ve Amazon’un karşısına çıkabilecek güçlü bir açık artırma ve alış veriş sitesinin ilk adımı olarak görüyor. Google yetkilileri ise dedikodular karşısında sessizliğini koruyarak bu düşünceleri güçlendiriyor.



‘Güçlü’ ipuçları



Çeşitli sitelerde yayımlan Google Base ekran görüntüleri, kullanıcıların “içeriklerini” ücretsiz bir şekilde yayımlayabilecekleri bir veri tabanı şeklinde gözüküyor. Veri tabanındaki bilgiler arasında parti davetiyesi veya kullanılmış araba satışı dizini bulunuyor.



Çeşitli otoriteler, elde bulunan her bir ipucunun dedikoduları doğrular nitelikte olduğunu savunuyor. Buna göre Google, yavaş yavaş şekillendireceği yeni hizmetiyle pek çok açık artırma sitesine bağlantı sağlayan bir hizmet başlatabilir.



Ayrıca, Google’ın milyonlarca kişiden oluşan kullanıcı tabanının Google’a bu alanda büyük bir güç sağlayabileceğinin üzerinde duruluyor. Google’ın, çeşitli aşamalarına yerleştireceği reklamlarla bu hizmetten oldukça büyük miktarlarda kazanç sağlayabileceği vurgulanıyor.

MAZI
30 10 2005, 18:00
<a target=new href=http://www.sabah.com.tr/2005/10/31/eko112.html]Milyarları internetten 'indirdiler'[/url]
Amerikan ekonomi dergisi Forbes'in her yıl açıkladığı Amerikan'ın en zengin 400 kişisi listesinde bu yıl kısa yoldan yani internet dünyasında yaptıkları yatırımlarla para kazananların yer alması teknoloji çağının milyarderlerinin ilgi odağı yaptı. Forbes elektronik ortamın para avcılarını mercek altına aldı. İnternet ortamında açık artırma ile satış hizmeti veren Ebay sitesi, İnternet yayıncılığının devlerinden Broadcast.com, İnternette kitap satışı denince ilk akla gelen Amazon.com ve pek çoğumuzun interneti ilk açtığımızda kullandığı yegane arama motoru Google sahiplerinin Amerikan'ın en zenginleri arasına sokan şirketlerden sadece bir kaçı. İşte kısa zamanda 'köşeyi dönen' teknoloji çağı zenginleri ve servetleri. Pierre Omidyar 1995 yılında kurduğu Ebay ile 10.2 milyar dolarlık bir servete sahip oldu. David Filo ve Jerry Yang bir üniversite kampüsünde hobi olarak adım attıkları internet arama motoru tasarımcılığında, 1996 yılında Yahoo adını verdikleri arama motorları ile 4 yıl içinde milyarderlerin renkli dünyasına 'jet hızıyla' girdiler. Toplam servetleri 5.5 milyar dolar. Jeff Bezos ve internet ortamında kitap denince akla Amazon.com gelir. 1994 yılında yılında kurduğu sanal kitapçı Amazon. com ile Jeff Bezos, 4 yılda 4.8 milyar dolarlık servetin sahibi oldu.Sergey Brin ve Larry Page: 1996 yılında temellerini attıkları Google arama motoru ile toplam serveti 11 milyar doları buluyor.

Imbat
02 11 2005, 18:00
ADSL bugünden itibaren daha hızlı

Yeni ADSL tarifesinde en düşük hız bugünden itibaren geçerli olmak üzere 512 Kbps’ye yükseltildi. Yeni aboneler için en ucuz sınırsız bağlantı ise 99 YTL’ye çıkıyor.

Türk Telekom’dan yapılan açıklamaya göre, bugünden itibaren başlanacak uygulamayla 256/64 Kbps hızında 3 GB limitli ADSL kullanan müşterilerin tarifeleri ve kullanım miktarları aynı kalmak kaydıyla bağlantı hızları 512/128 Kbps’ye yükseltilecek. 256/64 Kbps hızında sınırsız internet bağlantısına sahip kullanıcılar ise isterlerse aynı hızda kalacak ya da ekstra para ödeyerek üst tarifelere geçebilecekler.

256 Kbps hızla ADSL’e bağlanan limitli müşteriler, bugünden itibaren aynı ücrete mevcut hızlarından daha yüksek hızda internete bağlanacak. 512/128 Kbps 5 GB limitli ADSL müşterilerin tarifeleri ve hızları sabit tutulmak kaydıyla kotaları da 6 Gigabayta çıkacak.

9 GİGABAYTLIK YENİ SEÇENEK
Bunun yanı sıra, 512/128 Kbps limitli erişime 9 Gigabaytlık yeni bir seçenek eklendi. Bu tarife seçeneğini müşteriler 69 YTL aylık ücretle kullanabilecekler.

Uygulamanın başlamasıyla birlikte Türk Telekom’un 256/64 Kbps limitsiz ADSL müşterileri mevcut hızlarında hizmet almaya devam edebilecekleri gibi yürürlükteki tarifelerden birine de geçiş yapabilecekler. Ancak, bugünden itibaren 256/64 Kbps hızında yeni müşteri kaydı yapılmayacak. Böylece en ucuz sınırsız ADSL aboneliği 99 YTL’ye çıkmış olacak.

whitesnow
03 11 2005, 18:00
İnternette sitesi olmayan şirketin müdür ve ortakları hapse girecek


Yeni Ticaret Kanunu Tasarısı'yla iş dünyasında şeffaflığın sağlanması için anonim ve limitet şirketlere internet sitesi açma zorunluluğu getiriliyor.

Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan ve önümüzdeki günlerde Meclis'e gönderilecek olan tasarının yürürlüğe girmesinin ardından yaklaşık 1 milyon 200 bin şirketin tamamı internette site açmak zorunda kalacak. Web adresi almak da dahil internette bir site açmanın maliyeti, niteliğine göre 250 ile 1.000 YTL arasında değişiyor. Yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde web sayfası oluşturmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limitet şirket müdürleri ve anonim şirketlerin komandite ortakları 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılacak. Ayrıca bu sorumlular hakkında yeni gün para cezası sistemine göre 100 günden 300 güne kadar, yani 2 milyar liradan 30 milyar liraya kadar adli para cezası uygulanacak. Tasarıyla ayrıca, şirketlerin yönetim ve genel kurul toplantılarının internet üzerinden yapılması ve üyelerin elektronik ortamda oy kullanması imkanı getiriliyor.

Tasarının ‘Web sitesi' başlıklı 1524. maddesine göre şirketlerin internet sitelerinde kanunen yapılması gereken ilanlar, pay sahipleri ve ortaklar açısından önem taşıyan açıklamalara yer verilmesi mecburi olacak. Aynı zorunluluk, yönetim ve genel kurul toplantılarının hazırlık bilgileri ve pay sahiplerine sunulması gereken belgeler için de getiriliyor. Ayrıca, finansal tablolar, bunların dipnotları, ekleri, yönetim kurulunun yıllık raporu ve denetçi raporları internette yayınlanacak. Sitede şirketle ilgili her türlü çağrı, oy verme, şeffaflık ve kamuyu aydınlatma yönünden zorunlu duyurularla, bilgi toplumu bağlamında yararlı görülen tüm hizmetlere ilişkin bilgiler bulunacak. Düzenlemeye göre şirketle ilgili bilgi almaya yönelik sorular ile bunlara verilen cevapların da web sayfasında yer alması gerekiyor. Şirketin finansal tabloları ile her türlü raporun sitede en az 3 yıl kalması mecburi. Web sitesinde bulunması gereken bilgi ve belgelerin konulmaması halinde bundan sorumlu olan şirket yetkilileri, 3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Ayrıca söz konusu bilgi ve belgelerin sitede yer almaması halinde hapis ve para cezasının dışında ortak veya pay sahiplerinin talebiyle genel kurul kararları iptal edilebilecek. Sitede şirketle ilgili özel bilgi ve belgelere sadece ortaklar ve pay sahiplerinin ulaşması öngörülüyor. Sitenin herkese açık olacak bilgi toplumu hizmetlerine ayrılmış kısmında ise ticaret sicili kaydı ile genel bilgilere yer verilmesi isteniyor.

Şirketlere internette site açma mecburiyeti, ticaret hukukunda da AB'ye uyum sağlama hedefi kapsamında getiriliyor. Tasarının gerekçesinde, uyum sürecinde şirketlerin rekabet gücünün artırılması ve şeffaflığın sağlanması amacıyla birtakım yeni düzenlemelerin yapıldığı belirtiliyor. Avrupa Komisyonu'nun 4 Kasım 2002 tarihli ‘Avrupa'da Modern Şirketler Hukukuna İlişkin Çerçeve Şartlarına Dair Rapor'unda da şirketlere web sitesi açma zorunluluğu getirilmesinin önerildiğine dikkat çekiliyor. İnternet sitelerinin şeffaflık için önemli bir araç olduğu vurgulanan gerekçede şu değerlendirme yapılıyor: Şeffaflığın anonim şirketler hukukundaki yeni aracı, internet, elektronik ortamda aktarmalar ve açılması zorunlu bulunan web siteleridir. Her sermaye şirketinin bir web sitesi olması, bu sitenin şeffaflık sağlayıcı bir mekanizma olarak çalışması gerekir.

Avrupa Komisyonu'nun raporu doğrultusunda tasarıda yer verilen yeni bir düzenleme de şirketlerin yönetim ve genel kurul toplantılarının internet üzerinden elektronik ortamda yapılmasına imkan sağlanması. Şirket sözleşmesinde yer almak şartıyla müdürler kurulu ile yönetim kurulu üyeleri kurul toplantılarına görüntü ve ses aktarılması yoluyla elektronik ortamda katılabilecek ve oy kullanabilecek. Kolektif, komandit, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş şirketlerde elektronik ortamda ortaklar kuruluna ve genel kurula katılma, öneride bulunma ve oy verme imkanı bulunacak.

whitesnow
03 11 2005, 18:00
<a target=new href=http://www.ntvmsnbc.com/news/348234.asp]Google’dan sanal kütüphane[/url]

İnternetin bir numaralı arama motoru Google, sanal kütüphanesi “Google
Print”in kapılarını dünyaya açtı.

ANKARA - Merkezi California-Mountain View’da bulunan Google firmasından yapılan açıklamada, ‘http://print.google.com” adresine giren kullanıcıların, sanal kütüphanenin şimdilik “küçük bir bölümünden” yararlanabilecekleri belirtildi.
Sanal kütüphanenin bu ilk aşamasında, telif hakları yasası haricindeki kamuya mal olmuş eserlerin dijital versiyonlarının kullanıma açık olduğu belirtilen açıklamada, bunların arasında Michigan, Harvard, Stanford üniversiteleri ile New York Halk Kütüphanesi tarafından sağlanan tarihi ve siyasi eserlerin bulunduğu bildirildi.
Google firması, ünlü Amerikalı yazar Henry James veya ünlü New Yorklu yazarların biyografilerinin şu anda kullanıma açık olduğunu belirtirken, telif haklarına dahil kitaplarla ilgili ilerdeki tutumunun ne olacağını açıklamadı.
Önde gelen Amerikan ve İngiliz üniversite ve kütüphanelerindeki tüm kitapları “tarayarak” internet kullanıcılarının hizmetine sunma projesi Google Print, birçok yazar ve yayıncının tepkisiyle ve açtıkları davalarla karşı karşıya kalmıştı.
Yazın askıya alınan kitapları tarama işlemi, Google’ın telif hakları yasasına dahil kitaplara dair güvence vermesi üzerine 1 Kasım’da yeniden başlamıştı.

whitesnow
03 11 2005, 18:00
<a target=new href=http://www.milliyet.com.tr/content/teknoloji/tek015/axtekno02.html]İş makinesi gibi 'cep'ler[/url]

Nokia iş dünyasına hitap eden 3 yeni model telefonu tanıttı. Hedef, bilgisayarda yapılan işleri laptop'tan cep telefonlarına taşımak

İş dünyasında son trend bilgisayardaki işleri laptop (dizüstü bilgisayar) yerine cep telefonundan halletmek. Özellikle PC hızında e - posta alışverişi yapılmasını sağlayan mobil cihazlar, ABD ve Avrupa'da işadamları tarafından yoğun olarak kullanılıyor. Pazardaki bu gelişmeyi gören üreticiler de, hızla ürünlerini iş dünyasına adapte etme çabasında.
Sony Ericsson piyasada bulunan P910i ürünüyle hayli iddialı ancak pazarda bu telefonun gelişmiş özelliklere sahip versiyonu beklenmekte. Pazarın lider firması Finlandiyalı Nokia ise, tanıttığı 'E' serisi 3 yeni modelle mobil iş dünyasına hızlı bir giriş yaptı.

Blackberry destekli
Nokia'nın tanıttığı E60, E61 ve E70 modelleri tamamen iş dünyasına özel olarak tasarlanmış ve içerisinde pek çok teknolojiyi bir arada bulunduruyor. 'Akıllı telefon' olarak da adlandırılan kategoride yer alan telefonlar, hızlı mobil e - posta çözümü Blackberry bağlantısı ve Nokia İş Merkezi adlı uygulama paketi ile pazara çıkacak. Türkiye'de Turkcell ve Avea'nın da başlattığı Blackberry servisi ile kullanıcılar, e - postalarına her an her yerde otomatik olarak ulaşabiliyor. Telefonlarda şu an kullanılan sistemde ise, kullanıcı e - postalarını almak istediğinde her seferinde sisteme bağlanıp, 'e - posta al' tuşuna basması gerekiyor.
Gelişmiş seviyede ekran çözünürlüğü ve geniş ekranlı telefonların özelliklerine gelince. Nokia E60, internet üzerinden sesli görüşme yapılmasını sağlayan VoIP destekli. Ürün ayrıca cep telefonunu telsize çeviren 'Push to Talk' özelliğine de sahip.

Net'ten sesli görüşme
E61 ise, bilgisayarı andıran tam tuş takımlı bir ürün. Cihazda Q klavye düzeneği bulunuyor. Hızlı e - posta desteği de bulunan telefonu şarkı yükleyip MP3 çalar olarak kullanabilmek mümkün.
Firmanın tanıttığı son model E70 ise, özellikle hızlı mesajlaşma için tasarlanmış. Bunun için sağa ve sola açılan tuş takımı bulunan E70, VoIP destekli ve 256 bin renkli ekrana sahip. Telefonların 2006 yılının ilk aylarında pazara çıkarılacağı açıklandı.

DİJİTAL OYUNCAKLAR


Güneşe bırak, şarj etsin!
Solarstyle'ın geliştirdiği şarj cihazları, güneş enerjisi kullanarak, mobil cihazları şarj edebilme özelliğine sahip. Türkiye pazarında da yer almaya başlayan cihazlar, güneş ışığını, özel paneller aracılığı ile çekerek, elektrik enerjisine çeviriyor. Bu cihazlar ile yaz aylarında her an her yerde cep telefonları, dijital kamera veya el bilgisayarlarına enerji yüklenebilmekte.
Telsiz destekli kol saati
Teknolojide moda, farklı teknolojiler bir arada sunulduğu 'tek bir cihaz' konsepti. Son olarak, Uzakdoğu'da geliştirilen bir saate telsiz özelliği eklendiği duyuruldu. Böylelikle kullanıcılar artık kol saatleri üzerinden telsiz görüşmesi yapabilecek. 2.5 kilometrelik bir alanda karşılıklı olarak uyumlu çalışıp ses taşıyan saatler, radyo özelliğini de destekliyor. Saatin ağırlığı 83 gram.

İstanbul'da 'iPod' günleri
Sahip olduğu teknoloji kadar tasarım odaklı ürünleriyle de öne çıkan Apple firması, 27 - 30 Ekim 2005 tarihleri arasında İstanbul Harbiye'de bulunan Lütfi Kırdar'da 'Apple Günleri' adlı bir etkinlik düzenliyor. Etkinlikte katılımcılarla, müzik çalar pazarının iddialı ürünü iPod ile ilgili yenilikler de paylaşılacak. Ayrıca, geçtiğimiz ay tanıtılan, oldukça ince tasarımlı iPod Nano da etkinlikle birlikte Türkiye'de satışa sunulacak.

MAZI
13 11 2005, 18:00
İnternete gir, tüketici kredisini 1 günde al

Kredix.net ile internet üzerinden yapılan başvuruyla artık bir günde tüketici kredisi almak mümkün olacak. ABD'de yılda 150 milyar dolarlık konut kredisi verilen bu sistemle Türkiye'de önümüzdeki yıl 200 bin tüketicinin kredi alması bekleniyor

Başvurduktan bir gün sonra tüketici kredisi aldıran sistem ABD ve Avrupa'dan sonra Türkiye'de de hayata geçirildi. Kredix.net'e giren bir kişi, internet üzerinden kendine uygun krediyi seçip, başvuru yaparak formu dolduruyor, onayını bir-iki gün içinde alarak, bankaya doğrudan kredisini almaya gidiyor.

Kredi alışveriş anında alınıp kullanabilecek

Kredix.net Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Taboğlu, sistemle bugün bir-iki gün içinde kredi alınabildiğini ancak bu sürecin birkaç dakikaya kadar ineceğini söyledi. Taboğlu şöyle konuştu: ABD'de, mağazada kredi kullanarak bir şey almak istiyorsanız kasada başvuru formunu dolduruyorsunuz. Aranda onaylanan krediyi o anda kullanıyorsunuz. Türkiye'de de 2006 yılında bankalar teknik altyapılarını buna uygun hale getirince ABD'deki hıza ulaşacağız. Sistem ile iş yerlerinin müşterilerine hızlı kredi sunmalarıyla daha çok satış yapabileceklerine dikkat çeken Taboğlu, Şimdiden 135 üye işyerimiz var. Bu rakamın üç ayda bini bulmasını bekliyoruz. Alışveriş tutarının ve kredi kullanımının yüksek olduğu otomotiv, beyazeşya, konut gibi sektörleri hedefliyoruz dedi.

Tüketiciden hiçbir ücret alınmıyor

Kredix.net projesinin hayata geçirilme fikrinin Türkiye'de tüketici kredisine olan talebin katlanarak artmasından kaynaklandığını belirten Tapoğlu şu bilgileri verdi: Gobal çapta tüketici kredilerinde ciddi bir artış yaşanıyor. Türkiye, tüketici kredilerinde biraz geri kalmıştı ama şimdi burada da ciddi bir artiş görülüyor. Kredi karti sayısı 2000'de 10 milyondu. Bugün 27 milyon. Tüketici kredileri 2001'de l milyar YTL'nin altında idi. 2004 itibarıyla 17 milyar YTL. Şimdi rakam 40 milyar YTL'ye çıktı.

Sadece konut kredilerinin 10 milyar YTL olması bekleniyor. Artışa rağmen Türkiye'nin hâlâ yolun başında olduğunu belirten Taboğlu, Tüketici kredilerinin GSMH'ya oranı yüzde 10'un altında. 2010 yılında GSMH'nın yüzde 20-30'una oturacağını tahmin ediyoruz. ABD'de bu oran yüzde 90 dedi.

Kredix.net'te tüketiciler işlemlerini ücretsiz yapıyor. Sisteme entegre olmak isteyen banka ve işyerlerinden ücret alınmıyor. Kredix.net sadece bankalardan, yapılan işlem üzerinden komisyon alıyor. Banka şubeleri, katlanarak artan taleplere yetmiyor. Ayrıca tüketiciye kredi vermek uzun olduğu kadar pahalı da bir süreç diyen Taboğlu, bankanın, bir tüketiciyi elde etmesinin maliyeti 20-70 dolar arasında değiştiğini söyleyerek, Biz bu maliyet ve iş yükünü azaltıyoruz dedi.

Alışveriş merkezinde Kioksta kredi verilecek

Tüketiciler çok yakında kredi başvurularını bilgisayarlarının yanı sıra, alışveriş merkezlerinde kurulacak Kredix.net kiokslarından da yapabilecek. İlk kiosk yıl sonunda Capitol'e yerleştirilecek.

Siteyi teyzemin kullanabileceği sadelikte kurdum

Kredix.net için Mart ayında çalışmalara başladık. Milyonlarca dolarlık bir yatırım yaptık diyen Fazıl Taboğlu siteyi herkesin anlayacağı şekilde hazırladıklarını belirtti ve Tüketici gözü kapalı kredi kullanmak istemiyor. Ancak internet sitelerinde terimler, kredi seçenekleri çok karışık. Bu konuda benim için en iyi ölçü teyzem. Onun için siteyi teyzemin kullanacağı şekilde kurdum dedi.

ABD'de 150 milyar $ tutarında konut kredisi bu sistemle verildi

Türkiye'de bir ilk olan sistem ABD'de 10 yıldır kullanılıyor. 11 trilyon dolarlık ABD tüketici kredisi pazarının 8 trilyon dolarını konut kredisi oluşturuyor. Bunun 3 trilyon doları her yıl yenileniyor. 2002'de ABD'de konut kredilerinin yüzde 1'i bu sistem üzerinden verildi. 2005'te bu oranın yüzde 5'e, 2007'de ise yüzde 8'e ulaşması bekleniyor. ABD'de konut kredisi pazarının yüzde 5'i, 150 milyar dolar diyen Taboğlu, ABD'de bizim gibi 5-6 şirket var. Bu şirketler üzerinden 150 milyar dolarlık konut kredisi verilmiş. Türkiye'de 2006'da 200 bin adet kredinin Kredix.net'le verileceğini tahmin ediyoruz diye konuştu.

Imbat
14 11 2005, 18:00
Bu transparan diğerlerinden farklı !

Toshiba’nın yeni laptop’u görenleri hayrete düşürdü.

Japon teknoloji şirketi Toshiba'nın ürettiği dizüstü bilgisayar, transparan ekranıyla görenleri şaşırtıyor. Bu bilgisayarın saydam ekranına bakan kullanıcılar, arkasını görüyor. Toshiba, henüz deneme aşamasında olduğu belirttiği bu modelin piyasaya çıkış tarihini açıklamıyor. Ama internet sitelerine bakılırsa, şeffaf bilgisayarın şimdiden binlerce hayranı bulunuyor.

MAZI
16 11 2005, 18:00
DİE, internet araştırmasını açıkladı: Türkiye'deki her 100 evden 9'unda İNTERNET var

2005 yılı Haziran ayında yapılan Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması sonuçlarına göre hanelerin yüzde 8.66'sı internete erişim imkanına sahip bulunuyor.
(16 Kasım 2005 Çarşamba)

Foreks'in Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından yayınlanan araştırma sonuçlarına dayandırdığı haberine göre, bu oran bir önceki yılın aynı döneminde yüzde 7.02 olarak tespit edilmişti. Araştırma kapsamında, 16-74 yaş grubundaki hanehalkı bireylerinin 2005 yılı Nisan-Haziran döneminde bilgisayar ve internet kullanım oranları sırasıyla yüzde 17.65 ve yüzde 13.93 oldu. Bu oranlar sırasıyla kentsel yerleşim yerlerinde yüzde 23.16 ve yüzde 18.57 kırsal yerleşim yerlerinde ise yüzde 8.28 ve yüzde 6.05 olarak hesaplandı. Bir önceki yılın aynı döneminde bilgisayar ve internet kullanım oranı yüzde 16.80 ve yüzde 13.25 olarak gerçekleşmişti. En yaygın kullanılan İnternet bağlantı türü, yüzde 52.27 ile modem (normal telefon üzerinden bağlantı) ile yüzde 19b27 ile DSL (ADSL, SDSL vb.) oldu.
Araştırma sonuçlarına göre internet erişim imkanı olan hanelerin yüzde 67.65'i internet erişimini kişisel bilgisayar üzerinden sağladığı görüldü.

Araştırma sonuçları, Türkiye'de internetin büyük ölçüde işyerlerinde kullanıldığını gösterdi. Araştırmaya katılanların yüzde 43.28'i interneti işyerinde kullandığını söylerken, evde kullananların oranı yüzde 27.68 oldu. İnternet kafede kullanım oranı yüzde 36.62 olurken, eğitim alınan yerlerde yüzde 8.77, arkadaş, akraba ve başkalarının evinde yüzde 7.17, diğer yerlerde ise yüzde 1.54 oldu.
Kentlerde işlerinde kullanım oranı artarken, kırsal yerlerde ağırlığın internet kafelerde olduğu görüldü. Kentlerde işyerinde internet kullanımı yüzde 44.28, kırsal bölgelerde yüzde 38.06 olurken, kentlerde internet kafelerde kullanım oranı yüzde 34.56, kırsal yerlerde yüzde 47.37 oldu.

Araştırmaya katılanların yüzde 50.57'si interneti hergün kullandığını açıkladı. Haftada en az bir defa kullananlar yüzde 33.29 olurken, ayda en az bir defa kullananlar yüzde 12.67, 2-3 ayda bir kullananlar ise yüzde 3.48 oldu.

İnternet kullanımında amaç en fazla yüzde 90.16 ile bilgi arama ve çevirimiçi hizmetler olarak gösterildi. İnterneti iletişim için kullananlar yüzde 78.23 olurken, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iletişim yüzde 39.97 olarak gerçekleşti.

İnternetten mal ve hizmet siparişi vermek ve satmak ile bankacılık için kullananlar ise yüzde 15,95'te kaldı. Yüzde 30.71'lik bir bölüm interneti eğitim için yüzde 22.97'lik bir bölüm ise sağlık için kullandığını belirtti.

Exkonda
16 11 2005, 18:00
en baba torrent sitesi

www.torrentportal.com

Exkonda
17 11 2005, 18:00
Soru

HACKERLAR VE BAKANLIKLAR HANGİ İŞLETİM SİSTEMİNİ KULLANIRLAR?

A-WINDOWS İLE LINUX

B-LINUX İLE UNIX

C-WINDOWS ILE UNIX

Sansli
20 11 2005, 18:00
* Exkonda;
Sen soyler misin?
Biz bilemedik.

Sansli
20 11 2005, 18:00
Printer gibi, bilgisayara ek bir cihazla interneti koklamak mümkün...
Japon icadı: İnternet artık KOKULU...

Artık internetten koku da 'indirilebiliyor...' Japonya'nın NTT Communications adlı telekom firması, ekrandan seçilen kokunun internetten 'indirilmesine' imkan veren hizmet başlattığını açıkladı.
(18 Kasım 2005 Cuma)

Anadolu Ajansı - Firmanın açıklamasına göre, kullanıcılar bu hizmetten herhangi bir bilgisayarla internete bağlanarak yararlanabilir, yeter ki bilgisayar, koku esansları içeren özel kutucuğa bağlı olsun... İnternet kullanıcısı, arzuladığı kokuyu bulunduğu ortamda duymak istediğinde, sadece NTT Communications'ı 'tıklıyor.' İstenen kokunun kompozisyonuna ilişkin veriler, internet üzerinden PC'ye bağlı esans kutusuna iletiliyor, bu veriler ışığında oluşturulan koku kutudan yayılıyor. İnternet kullanıcısı, koku 'indirerek' sözgelimi hoş bir uyku ya da daha güzel bir çalışma ortamı yaratabiliyor.
PC'ye bağlanacak koku kutucuğu 900 YTL'den satılıyor.

Sansli
20 11 2005, 18:00
100 dolarlık laptop'lar 2006'da çıkıyor

Gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların eğitimine yardım amacıyla üretilecek 100 dolarlık dizüstü bilgisayarların üretimine gelecek yıl başlanacak.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Nicholas Negroponte, 2006 yılı sonuna kadar milyonlarca dizüstü bilgisayar üretmeyi planladıklarını söyledi. Elektrikle çalışan bir adaptörün yanı sıra, elektriğin olmadığı durumlar için bir dinamoya da sahip olacak 100 dolarlık dizüstü bilgisayarlar, çocukların bir yandan öğrenirken bir yandan da birbirleriyle etkileşim içinde olmalarını sağlayacak.

'Yeşil makine' olarak adlandırılan dizüstü bilgisayarlar, normal bir bilgisayar veya notebook gibi kullanılabilecek. Kullanımı kolaylaştırmak için makinenin arkasında bir imleç veya önünde dokunmatik bir alan bulunacak. Makineler ayrıca, elde kullanılan oyun makineleri gibi kullanılabilecek ve televizyon olarak da görev yapacak.

Heyecanlandıran pasta

150 milyon adet üretilmesi planlanan 100 dolarlık dizüstü bilgisayarların üretimine henüz başlanmasa da, bu büyük yatırım dünyanın dev bilişim firmalarının da ilgisini çekiyor. Profesör Negroponte, bu konuda en istekli iki ülke olan Brezilya ve Tayland'dan, şubat ayında ilk dizüstü bilgisayarlar üretilmeden önce harekete geçmemelerini istedi.

Minimal tasarım

100 dolarlık dizüstü bilgisayarlarda maliyetler mümkün olduğunca düşük tutuluyor. Bilgisayarda standart dizüstü bilgisayarların aksine sekiz inçlik bir ekran bulunuyor. İki işlevli olan ekran yazı yazarken yüksek, internette gezinirken ise düşük çözünürlüklü çalışıyor.

Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 19.11.2005

Sansli
20 11 2005, 18:00
Sanal âlemin dümeni ABD'de

BM'nin Tunus'ta dün başlayan ve 'küresel dijital uçurumu' azaltmayı amaçlayan üç günlük bilgi toplumu zirvesinde ABD'nin sanal âlemin dümenini elinde tutmasına isyan eden ülkeler yenilgiye uğradı.

170 ülkenin katıldığı zirvede, varılan uzlaşıya göre ABD, 'alan isimlerini' belirleme yeteneğini koruyacak. Bu konuda 'İnternet Yönetimi Forumu ' adlı bir uluslararası forum oluşturulacak. Çin ve İran gibi ülkeler alan isimleri tahsisini kontrol eden Kaliforniya'daki Tahsis Edilmiş İsim ve Numaralar İçin İnternet İşbirliği'nin (Icann) rolünün uluslararası bir kuruma devrini istiyor.

Exkonda
20 11 2005, 18:00
<< * Exkonda;

Sen soyler misin?

Biz bilemedik. ]]

tabi ki

Linux ve Unix

ilerde biz ve bizim gibi genç kuşaklar bunları daha ileri noktaları taşıyacaklar ve microsoft tekeline son verilecek
ve haberlerde şu başlık yazılacak bir imparatorluğun çöküşü;microsoft zararda

kahrolsun kapalı yazılımlar yaşasın açık kaynak kodlu yazılımlar

MICROSOFT GEL SENDE AÇIK KAYNAK KODLU YAP ŞU YAZILIMLARINI :D

MAZI
06 12 2005, 18:00
Microsoft, Güney Kore'de mahkum edildi

Dünyanın bir numaralı yazılım şirketi Microsoft, piyasa hakimiyetini kötüye kullanmaktan Güney Kore'de mahkum edildi. Güney Kore rekabet kurumu, Amerikan devini ticaret kurallarını ihlal etmekten ötürü 32 milyon dolar para cezasına çarptırdı.

Gazetecilere açıklama yapan rekabet kurumu başkanı, Microsoft'un uygulamalarının piyasada rekabeti engellediğini, tüketicilere zarar verdiğini söyledi. Rekabet kurumu, yazılım devinin Windows XP'den, rakip ürünlerine ulaşmayı engelleyen MSN Messenger sohbet programını çıkarmasını istedi. Microsoft'un, bu programı işletim sisteminden çıkarmak için 180 günü var. Şirket, bu süre sonunda Messenger ve Media Player'i içermeyen ve içeren Windows sürümlerini ayrı ayrı satacak.

Microsoft, Amerikalı rakiplerinden RealNetworks'e, tekelcilik davasını geri alması için ekimde 761 milyon dolar ödemişti. Amerikan devi, geçen ay ayrıca Güney Kore'de bir internet portalına aynı gerekçeyle 30 milyon dolar ödemiş bulunuyor.

Avrupa Komisyonu da Microsoft'u 2004 martında tekelcilikten 497 milyon avro para cezasına mahkum etmişti.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 07.12.2005

whitesnow
19 12 2005, 18:00
Internette yeni akım: Vlog

Kişisel günlük blog’lar ve sesli podcast mesajlarından sonra, görüntü ve sesi birleştiren video-blog akımı hızla yayılıyor.

Tüm dünyada artan bant genişliğinin bir sonucu olarak video ve blog’ları birleştiren vlog’ların yaygınlaşmasıyla, amatör internet tutkunları, iletişim olanağını artırarak, kendilerini daha iyi ifade etme olanağı bulacak.

Vlog’lar sayesinde Bombay kentinin sokaklarında bir çekçekle yapılan gezintiyi veya Filipinli bir genç kızın yaşamından bir kesidi izlemek mümkün olurken, video-blog’lar, daha çok güncel konu ve olayları öznelerinin bakış açısından gözler önüne seriyor.

Vlog, blog ve podcast’lerin ortak noktaları, büyük medya kuruluşlarınca yayınlanan haber zincirinden kurtulmak olarak açıklanıyor. Blogger ve vlogger’lar kendilerini “vatandaş-gazeteci” olarak tanımlıyor.

New York’ta çok moda olan “Rocketboom” adlı video-blog sitesininsahibi ve sunucusu Amanda Congdon, her gün 4 saatini sitesine ayırdığını belirterek, “İnsanlar özgünlük istiyorlar, sürekli daha gelişmiş şeyler görmekten bıkıyorlar ve somut, gündelik şeyler arıyorlar” diye konuştu.

“Vlogging”in gelişmesi, video kameralarının demokratikleşmesini, yazılımların artmasını ve internet bağlantısının hızlanmasını da beraberinde getirecek. “The Carol and Steve Show” adındaki bir vlog’un sahibi Steve Garfield da, bazen insanların video-blog’ların televizyon programları gibi olmadıkları için sıkıcı olduklarını söylediklerini, ancak vlog’ların amacının bu olmadığını söyledi. Garfield, vlog’ların hedefinin günlük yaşamın geçici anlarını yakalamak olduğunu ifade etti.

IPOD’DAN DOPİNG ETKİSİ

Vlog ve blog’larda bu gelişme, büyük şirketleri de gelecekte bu yönde adım atmaya zorluyor. Apple şirketinin devrim yaratan “iPod” adlı ürününün geçen Ekim’de görüntülü modelini piyasaya sürmesi de, “vlogging” kültürüne doping etkisi yaptı.

Özellikle felaket zamanlarında altın çağlarını yaşayan vlog’lar, 26 Aralık 2004’teki tsunami faciası ve yaz sonunda ABD’yi vuran Katrina kasırgası sırasındaki görüntüleriyle, BBC gibi büyük medya kuruluşlarının da kapılarını kendilerine açmalarını sağladı.

Sadece doğal felaketlerdeki başarılarıyla sınırlı kalmayan vlogger’lar, normal yaşamda da büyük bir izleyici kitlesine hatip ediyor. Bu yeni modanın en büyük örneği olan ve 2004’te kurulan Rocketboom, günde 100 bin hit alıyor.


Kaynak: NTVMSNBC
Tarih: 20.12.2005

whitesnow
19 12 2005, 18:00
'Google Earth' bazı ülkeleri endişelendiriyor

Dünyanın bir numaralı arama motoru Google'ın uydu ve hava görüntülerinden oluşan 'Google Earth' adlı ayrıntılı harita hizmetinin tüm dünyada beklenmedik ilgiyle karşılanması, bazı ülkeleri endişelendirmeye başladı.

New York Times gazetesinde yayımlanan habere göre, Eyfel Kulesi, Big Ben veya Mısır Piramitleri gibi bazı turistik yerlerin kuş uçuşu yüksek çözünürlüklü görüntülerine reklam açısından bakılırken, bazı ülkelerin yetkilileri, hükümet binaları ve askeri tesisler ile sınırları içindeki bazı hassas noktaların ayrıntılı görüntüsünün kolayca elde edilebilmesi nedeniyle endişe duyduklarını dile getiriyorlar.

Bu konudaki endişesini dile getiren ve uydu ile havadan fotoğraf çekmenin kesinlikle yasak olduğu ülkelerden Hindistan sivil makamları, Google'ın bu hizmetinin ülkelerinin güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye düşürdüğünü savunurken, Hint askeri makamları da 'Hizmeti başlatmadan önce bize sorsalar iyi olurdu' diye konuştular.

Benzer endişeleri paylaşan ülkelerden Güney Kore yetkilileri, Google Earth'ün askeri tesislerin 'çıplak ayrıntılarını' ortaya koyduğunu söylerlerken, Tayland makamları da Google'dan hassas hükümet binalarının görüntülerine engelleme getirilmesini isteyeceklerini açıkladılar.

Rus İtar Tass ajansının haberine göre, bir FSB (eski KGB) uzmanı da Google Earth ile ilgili olarak 'Artık teröristlerin hedefleri için keşif yapmalarına gerek yok. Bir Amerikan şirketi onlar için çalışıyor' diye konuşuyor. İnternet uzmanlarıysa bu ülkelerin bu yöndeki endişelerini dile getirmelerine karşın, görüntüleri engellemek için yapacakları pek bir şey bulunmadığını belirtiyorlar.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 20.12.2005

MAZI
21 12 2005, 18:00
Bir internet hizmeti: Gelecekteki kendinize bir eposta atın

Her türlü yeniliğin ve ilginç fikirlerin dolaştığı internette bir site, 'gelecekte almak üzere kendisine elektronik posta göndermek' isteyenlerin bu talebine yanıt veriyor.
(21 Aralık 2005 Çarşamba)

'www.futureme.org' adresindeki sitede, gelecek yıllarda almak üzere kendisine e-posta göndermek isteyen, önce göndereceği elektronik posta adresini, ardından da konuyu ve göndereceği tarihi yazdıktan sonra, kendisine postalayacağı mesajı kaleme alıyor.

112 binden fazla mesajın yer aldığı sitede, insanların kendilerine gelecekte gönderdikleri bu elektronik postalar da okunabiliyor.
İnternette ayrıca 'www.mylastemail.com' veya 'www.lastwishes.com' gibi siteler aracılığıyla, öldükten sonra başkalarına e-posta göndermek de mümkün.

Imbat
22 12 2005, 18:00
İnternethaber.com adresini çalan kişi, CEZAEVİNDE

2 yıl önce Nethaber'in başına gelen olay bu kez internethaber.com'da yaşandı... Sitenin alan adı, ODTÜ'de okuyan bir kişi tarafından eposta şifresi kırılarak ele geçirildi... Sitenin sahibi şikayetçi olunca, IP numarasından 'hırsız' bir gün içinde yakalandı:

İnternethaber.com'da konuya ilişkin olarak şu haber verildi:

Cumhur Onat İnşaat bölümünde okusa da O'nun için Bilgisayar dehası diyor arkadaşları.

Cumhur dehalığını önceki gün, İnternethaber üzerinde denedi, email şifresini kırdı ve hiç kimsenin yapamadığını yaptı. İnternethaber'i sessiz sedasız kendi hesabına geçirdi. Tabii İP'ini çektiğini bilmiyordu. Polisin bir İP numarası ile yola çıkarak kendisini kıskıvrak yakalayacağını hiç hesap etmemişti genç Cumhur!

Ankara'da oturan Cumhur Onat, yaptığına pişmanlık duydu ve İnternet Haber Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Özışık'tan defalarca özür diledi. Özışık ise, genç bir kişinin geleceğini yakmamak için, şikayetinden vazgeçti.

Özışık davasından vazgeçti ama, Cumhur'un işlediği suç, kamu davasına dönüştü kendiliğinden. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Cumhur'un cezaevi serüveni bu andan itibaren başladı.

Ankara Cumhuriyet Savcısı Adil Kubat, ilk sorgusunu yaptıktan sonra Cumhur'u tutuklanmak üzere, 5. Sulh Cezea Mahkemesi'ne sevk etti. Hakim karşısına çıkan Onat, ne kadar pişman olduğunu söylese de, cezaevine girmekten kurtulamadı.

Tutuklandıktan sonra Ulucanlar Cezaevi'ne gönderilen Cumhur Onat, çok pişman olduğunu söyledi ve bir kez daha Yönetim Kurulu Başkanımız Hadi Özışık'tan özür diledi. Genç Cumhur bu olayın kendisine ders olduğunu da kabul etti ve bir daha böyle bir hataya düşmeyeceğini söyledi.

(22 Aralık 2005 Perşembe)

whitesnow
26 12 2005, 18:00
Yılın Terimleri

26/12/2005


IMEI: Cep telefonunuzda *#06# tuşlarına bastığınızda ortaya çıkan 15 haneli seri numarası. International Mobile Equipment Identity (Uluslararası Mobil Cihaz Kimliği) teriminin baş harflerinden oluşan bu kod her telefonda farklı olan bir parmak izi gibidir.


3G: Üçüncü kuşak cep telefonu altyapısı. Özel bir frekans gerektiren bu yapı ülkemizde 2006 yılında yapılacak ihale sonucu başlayacak. Mevcut yapıya getirdiği yenilikse daha hızlı ve geniş kapasiteli internet erişimi. Bu da gelişmiş uygulamalar, görüntülü iletişim gibi birçok yeni hizmeti beraberinde getiriyor.


EDGE: Yine 2005 yılında tanıştığımız EDGE, Enhanced Data Rates for GSM Evolution (GSM Evrimi için Gelişmiş Veri Oranı) teriminin kısaltması. Cep telefonlarımızla saniyede 384 kbit veri aktarmamızı sağlayan iletişim teknolojisi. GPRS'in saniyede 30 ile 80 kbit aktardığı hatırlanırsa süratin farkı da ortaya çıkıyor.


EMV: Çipli kredi kartları ve yeni nesil kart okuycuları temel alan bir ödeme sistemi. EMV kullanan kartlarda internet alışverişleri de dahil olmak üzere tüm harcamalarda şifre girilmesi gerekiyor. Mastercard ve Visa tarafından geliştirilen bu teknoloji ulaştığı her ülkedeki kredi kartı sahtekârlıklarını ciddi oranda düşürdü. 2006'da Türkiye de EMV'ye geçmiş olacak.


HDTV: ABD, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerinde kullanılmaya başlanmış yeni nesil televizyon yayın standardı. Bugünkü yayından yaklaşık 5 kat daha net; DVD'den bile daha yüksek kaliteli görüntü bu standartla televizyonlara geliyor. Ancak hem televizyon istasyonu, hem de izleyicilerin bütün sistemi yenilemesi gerektiği için yayılması yavaş kaldı. Bu formattaki ilk uluslararası yayın 2006 yılında Almanya'daki Dünya Futbol Kupası'nda gerçekleştirilecek.


Blu Ray: Önümüzdeki sene yürürlüğe girmesi beklenen yeni nesil DVD formatı için Sony'nin geliştirdiği standart. Tek yüzeyde 27, çift yüzeyde 54 gigabayt veri saklayabiliyor. Şu an kullandığımız DVD'lerin kapasitesi 4.7 GB. Blu Ray'in avantajı daha kaliteli görüntü, ses ve gelişmiş DVD özellikleri olacak. Ancak okuyup yazmak için yeni cihazlar almamız gerekecek.


HD-DVD: Blu Ray'e karşı Toshiba'nın geliştirdiği DVD formatı. Tek yüzeyde 15, çift yüzeyde 30 GB kapasiteye sahip. Blu Ray'e karşı avantajı daha düşük maliyetli olması ve şu an üretime geçecek düzeyde olması. Apple, Intel ve Microsoft bu formatı destekleyeceğini açıkladı.


Phising: İngilizcede balık tutma anl***** gelen 'fishing' kelimesinden türetilen ve aynı şekilde okunan (fişing) bu terim internetten sahte mektuplarla kullanıcıların kod ve şifrelerini çalmayı anlatıyor. 2005, bu yöntemle en fazla mağdur yaratılan yıl olarak tarihe geçti.


Podcast: Radyo programlarına internet üstünden abone olmaya karşılık gelen podcast, patlamasını 2005 yılında yaptı. Şu an internet üstünden abone olunabilecek 5 binden fazla profesyonel ve amatör radyo programı ve milyonlarca podcast dinleyicisi bulunuyor. (Sanal Âlem podcast'ini dinlemek için podcastrehberi.com/sanalalem.php adresini kullanabilirsiniz)


Media Center PC: Microsoft'un televizyonlara bağlanacak PC'ler için 2005 yılında özel olarak geliştirdiği Windows XP Media Center Edition'ı kullanan bilgisayarların ortak adı. Daha büyük yazı karakterleri, uzaktan kumandayla yönetilebilen arayüz, TV'den programlanabilir kayıt, DVD oynatma gibi özelliklere sahip sistem. Türkiye'de de satışına başlandı.


WiMAX: WiFi kodlu kablosuz iletişim standardını oturtan Intel'in daha geniş ölçekli ve daha hızlı kablosuz iletişim altyapısı. WiMAX kurulan bölgelerde kullanıcıların bu ağdan internete bağlanarak telefon görüşmesi yapmasıysa cep telefonu sektörünün korkulu rüyası.

MAZI
05 01 2006, 18:00
Windows'daki açık için Microsoft beklenen yamayı yayınladı

Microsoft şirketi, Windows işletim sisteminde bazı grafik dosyalarına karşı ortaya çıkan açığı kapatacak yamayı yayınladı. Beklenenden bir hafta önce yayınlanan yamayı indirmek için kullanıcıların Microsoft'un anasayfasına girerek, sağ üst köşedeki 'Security Update for WMF Vulnerability' bölümünü tıklamaları gerekiyor. Burada, kullanıcılara yamayı nasıl indirecekleri ve kuracakları anlatılıyor.

Microsoft, açığın ortaya çıktığı 27 Aralık'tan bu yana hackerların saldırılarına alet olan 'Windows Meta File veya WMF'deki açığı giderecek yamanın en erken 10 Ocak'ta hazır olacağını açıklamıştı. Tüm dünyada 1990'dan bu yana kullanılmakta olan Windows işletim sistemlerini tehdit eden açık nedeniyle bilgisayarlar, 'spyware veya virüs' tehlikesi altında bulunuyordu.

ABD'de interneti izleyen Computer Emergency Response Center (Cert) ve web güvenlik firmaları, geçen hafta yaptıkları açıklamada, Windows'da yeni tespit edilen bir açığın bilgisayarları saldırılara açık hale getirdiği konusunda uyarıda bulunarak, 'Windows Metafiles' adı verilen bazı görüntü dosyaları konusunda dikkati çekmişlerdi.

Uzmanlar, çok sayıda web sitesinin ve bilgisayar korsanının, bilgisayarlara sızmak ve kullanıcının izni olmadan tanıtım, kişisel bilgi toplama veya bilgisayarın yapılandırmasını değiştirmek için 'spyware' yerleştirmek amacıyla bu açığın avantajını kullandıklarını belirtmişlerdi. Söz konusu görüntü dosyalarının '.wmf' uzantısıyla geldiği ve bunların vektör ile bitmap (resim datalarının pixel grafikler halinde yazılması) temelli oldukları uyarısı karşısında, Microsoft gerekli incelemeyi başlattığını açıklamıştı.

Bu uyarının ardından, özellikle bir grup bilgisayar korsanının, bu açıktan faydalanmak için kullandıkları kod kaynağını yayınlamalarıyla potansiyel saldırı tehdidi iyice artmıştı. Açığın kapatılması için İlfak Guilfanov isimli bir Rus bilgisayar programcısı da hafta sonunda resmi olmayan bir yama hazırlamıştı.

MİCROSOFT'TAN GÜVENLİK ÖNERİLERİ

Açığı kapatacak yamayı yayınlayan Microsoft ve diğer bilgisayar güvenlik şirketleri, bilgisayarları güvenli kılacak şu önerileri yapmayı sürdürüyorlar:

-Bilmediğiniz web sitelerinden uzak durun, bu sitelerin virüs ve diğer zararlı yazılımları içeriklerinde bulundurabileceklerini unutmayın.
-Bilinmeyen bir kaynaktan gelen elektronik postaları görmezden gelin.
-Kişisel 'firewall' (güvenlik duvarı) kurun.
-Antivirüs ve antispyware yazılımlarınızı sürekli güncel tutun.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 06.01.2006

MAZI
05 01 2006, 18:00
Google'dan yeni video hizmeti

Dünyanın bir numaralı arama motoru Google, kullanıcılara internet üzerinden Amerikan CBS, NBA gibi televizyonlardan görüntü satın almalarını sağlayacak bir hizmet sunmaya hazırlanıyor.

Amerikan iş çevrelerinin gazetesi The Wall Street Journal'ın haberine göre, televizyon görüntülerinin satışında yeni bir yöntem olarak kabul edilen hizmetin Google tarafından bugün Las Vegas'taki elektronik fuarında açıklanması bekleniyor.

Amatör video görüntülerinin yer aldığı ücretsiz bir görüntü hizmetini geçen yıl başlatan Google, yeni hizmetinde anlaştığı televizyon şirketlerinin görüntülerini küçük bir ücret karşılığında kullanıcılara satışına hazırlanıyor.

CBS ve NBA ile anlaşmalarını kamuoyuna açıklaması beklenen Google'ın yetkilileri, gazetenin haberini doğrulamaz veya yalanlamazken, 'şirketin kurucusu Larry Page'in bugün elektronik fuarında yapacağı konuşmada birçok heyecan verici açıklama yapacağını' söylediler.


Kaynak: MİLLİYET
Tarih: 06.01.2006

Sansli
08 01 2006, 18:00
Sony elektronik kitap dönemini başlatıyor

ABD'de 400 dolardan satışa sunulacak olan Sony Reader'ın kitapların pabucunu dama atacağı belirtiliyor. Reader'ın hafızasına internetten 300 kitap yüklenebiliyor

ABD'nin Las Vegas kentinde başlayan dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı International Consumer Electronics Show'da çığır açacak yeni ürünler tanıtıldı. 130 bin teknoloji tutkunu tarafından ziyaret edilen fuara damgasını vuran ürünlerden biri Sony'nin elektronik kitabı oldu. Reader adı verilen cihazın, kitap okuma alışkanlıklarını ve yayıncılık sektörünün kökünden değiştirmesi bekleniyor. Sony Reader'ın hafızasına internetten ortalama 300 kitap yüklenebiliyor. 6 inç büyüklüğünde LCD ekrana sahip Reader, mükemmel görüntü kalitesi sunuyor. Kullanıcı 'ileri' tuşuna basarak sayfaları kolayca çevirebiliyor.

Tatilde rahatlık
Bir şarjla 7500 sayfa görüntüleyebilen Reader, ünlü yazarların da ilgisini çekti. Da Vinci Şifresi'nin yazarı Dan Brown, ABD'de 400 dolara satılacağı açıklanan Reader'ın, kitapların tahtını sarsacağını belirterek, Bu muhteşem bir buluş. Ben tatile giderken 5-6 kitap taşırdım. Şimdi sadece Reader'ı alıp yeni kitaplar yükleyeceğim dedi.

Sansli
08 01 2006, 18:00
Google, dizi filmler ve NBA maçları servisini HİZMETE SUNDU

Google, internet üzerinden video filmi, televizyon programları aranmasını ve yüklenmesini sağlayan yeni servisi ’Google Pack’ı hizmete soktu. BAKIN BU İDDİALI HİZMETTE NELER VAR:
(8 Ocak 2006 Pazar)

Google’ın kurucularından Larry Page, Las Vegas’ta düzenlenen ’Müşteri Elektroniği Fuarı’nda şirketin yeni hizmetlerini tanıttı. Google kullanıcıları ABD dahilinde 1.99 dolar ödeyip bilgisayarları üzerinden ünlü filmleri ve dizileri izleyebilecekler. ABD dışında yaşayanların Google’un yeni hizmetinden ne şekilde yararlanacağı ise açıklığa kavuşmadı.

Larry Page, şu anda Google’da 3 bin adet video filmi bulunduğunu, bu filmlerin on line veya doğrudan satışının Google aracılığıyla yapılacağını ve fiyatın filmlerin sahipleri tarafından belirleneceğini söyledi. Google bir yıldır sınırlı ölçüde görüntü yüklemeye ücretsiz olarak izin veriyordu, ancak ilk kez ücretli servisini devreye soktu.

Google ile internet üzerinden verilen hizmetler alanında rekabet eden Yahoo ve Microsoft da internet üzerinden görüntü sağlayan servisleri devreye sokma çalışmaları yapıyor. Google’un sağladığı içerikler Windows ve Mac işletim sistemleri ile Sony Play Station ve Apple iPod ile uyumlu olacak.

Google, devreye sokacağı yeni servisi daha güçlü hale getirmek Amerikan televizyon kanalı CBS ve ulusal basketbol ligi NBA ile anlaşma imzaladı. Google’ın kurucusu Page, video lisanslarına ilişkin telif hakları yasalarının ülkeden ülkeye çok önemli farklılıklar gösterdiğini belirterek, Yeni hizmetimizi nerede devreye sokacağımıza, ülkelerin telif yasalarına bakarak karar vereceğiz dedi. Uzmanlar, internet üzerinden film yüklemenin yeni gelişen bir alan olduğunu hatırlatarak, bu filmleri yükleyecek dijital cihazların kapasitesinin verimli sonuç alınması için çok önemli olduğunu belirttiler.

Google ve Yahoo internet üzerinden verdikleri hizmetleri cep telefonlarına da taşımak için Motorola ile anlaşma yaptı. Yapılan anlaşma gereği Motorola kullanıcıları tek tuşla Google’un internet arama motoruna ve Yahoo’nun elektronik posta, messanger, adres defteri, elektronik takvim gibi hizmetlerine ulaşabilecekler. Uzmanlar, Google ve Yahoo’nun geçmişte, mobil cihazlar üzerinden ulaşılacak kişiye özel servisler sunduğunu ancak her iki şirketin şu anda, bütün cep telefonu kullanıcılarına ulaşmayı hedeflediğini söylediler.

İnternet dünyasında arama motorları arasında artan rekabet bu şirketlerin kişisel bilgisayarlarda verdiği hizmetleri mobil cihazlara taşımasına neden oluyor. Motorola Mobil Cihazlar Başkanı Ron Garriques, Motorola kullanıcılarının cep telefonları ekranından Google ikonunu tuşlayarak doğrudan internete bağlanacaklarını, bunun mobil ortamda internet dünyasına ulaşmak isteyenler için büyük kolaylık olduğunu söyledi. Garriques, yeni servisin önümüzdeki mart ayında hizmete gireceğini, yeni servisin devreye girmesiyle birlikte abonelerin veri servislerine daha fazla ilgi göstereceğini belirtti.

Sansli
08 01 2006, 18:00
Bilgisayarı dikkatli açın!

Bilgisayar güvenlik uzmanları, Microsoft'un Windows işletim sisteminde yeni tespit edilen açık nedeniyle yüzmilyonlarca bilgisayarın 'spyware veya virüs' tehdidi altında olduğu uyarısında bulundular



Uzmanlar, 1990'dan bu yana kullanılmakta olan tüm Windows işletim sistemlerinin bu açık nedeniyle 'büyük virüs' riski altında bulunduğuna işaret ettiler.

Microsoft şirketi yaptığı açıklamada, 10 Ocak'tan önce açığı kapatacak yamanın hazır olmasının beklenmediğini bildirdi.

Finlandiyalı anti-virüs şirketi F-Secure'ün baş araştırmacısı Mikko Hyppönen, Windows'daki yeni tespit edilen açığın, hackerların hedefi haline geldiğini belirterek, 'Potansiyel güvenlik tehdidi çok büyük. Belki de şimdiye kadar hiç görmediğimiz kadar büyük. Windows'un tüm versiyonları şu an tehdit altında' diye konuştu.

ABD'de interneti izleyen Computer Emergency Response Center (Cert) ve web güvenlik firmaları, geçen hafta yaptıkları açıklamada, Windows'da yeni tespit edilen bir açığın bilgisayarları saldırılara açık hale getirdiği konusunda uyarıda bulunarak, 'Windows Metafiles' adı verilen bazı görüntü dosyaları konusuna dikkat çekmişlerdi.

Uzmanlar, çok sayıda web sitesinin, bilgisayarlara sızmak ve kullanıcının izni olmadan tanıtım, kişisel bilgi toplama veya bilgisayarın yapılandırmasını değiştirmek için 'spyware' yerleştirmek amacıyla bu açığın avantajını kullandıklarını belirtmişlerdi. Söz konusu görüntü dosyalarının '.wmf' uzantısıyla geldiği ve bunların vektör ile bitmap (resim datalarının piksel grafikler halinde yazılması) temelli oldukları uyarısı karşısında, Microsoft gerekli incelemeyi başlattığını açıklanmıştı.

Bu uyarının ardından, özellikle bir grup bilgisayar korsanının, bu açıktan faydalanmak için kullandıkları kod kaynağını yayınlamalarıyla potansiyel saldırı tehdidinin iyice arttığı belirtiliyor.

Microsoft: Dikkatli açın

Microsoft da web sitesinde yaptığı açıklamada, açık uyarısı konusunda gerekli incelemelerin yapılmakta olduğunu, ancak 10 Ocak'tan önce resmi bir yama hazırlanmasının beklenmediğini bildirdi.

Dünyanın en büyük yazılım şirketi, bu arada müşterilerine de güvenilmeyen kaynaklardan gelen elektronik postaları veya bunu izleyen web linklerini dikkatli açmaları çağrısı yapmayı sürdürdü.

Bu arada, bazı güvenlik uzmanları, açığın kapatılması için Rus bilgisayar programcısı İlfak Guilfanov tarafından hafta sonu yazılan, ancak resmi olmayan bir yamanın kullanılabileceği önerisinde bulundular.

MAZI
10 01 2006, 18:00
Bir gün herkesin mutlaka e-imzaya ihtiyacı olacak

Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Eczacıbaşı, Bundan 5 yıl önce e-imza bir bilim kurgu hayaliydi. 5 yıl sonra e-imza tıpkı vatandaşlık ve vergi numarası gibi yaygın olarak kullanılacak dedi

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı, İister devlet, ister özel sektör olsun, internet üzerinden iş ve yazışma yapacak kişi ve kurumların hepsi e-imzaya ihtiyaç duyacak dedi. Eczacıbaşı, Telekom'dan belge alan özel ve kamu şirketlerinin özel sektör ve vatandaşlara yasal nitelikli elektronik sertifika, güvenli elektronik imza (e-imza) ve zaman damgası vereceğini, TBV'nin kurduğu Elektronik Bilgi Güvenliği A.Ş' nin (e-Güven), e-imza vermekle yetkili 3 kurumdan biri olduğunu belirtti.

e-imza'nın Türkiye'nin bilgi toplumuna geçiş sürecindeki en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Eczacıbaşı, şunları kaydetti: İnternet kullanarak yaptığınız işlere nasıl imza atacaksınız? Dijital imza, e-imza dediğimiz şey işte bu ihtiyacı karşılayacak. Yakın bir gelecekte, isteyen herkes internet üzerinden ön başvuru yapabilecek. Başvuru sahiplerine e-imza kiti kurye ile veya anlaşmalı şirket tarafından iletilecek'

Yeni pazar yaratacak
e-devlet uygulamaları arttıkça, bürokrasinin ve vatandaşların yeni uygulamaları hızla benimseyeceğini vurgulayan Eczacıbaşı, şöyle devam etti: Bunun örnekleri şimdiden var. Sosyal Sigortalar Kurumu'nu ilgilendiren e-bildirge yürürlüğe girdi. Kamu ihalelerini ilgilendirene-ihale uygulaması, e-imzanın yaygınlaşmasını sağlayacak. Örneğin, e-ihale yöntemi için pilot uygulama, kamu alımlarının yüzde 30'unu oluşturan ve sık sık suçlamalara konu olan ilaç alımlarında yapılacak. Böyle bir uygulama, e-imzasız yapılamazdı. Aynı şekilde, ihracatçılar ihracat işlemlerini e-imza kullanarak internet üzerinden yapmaya başladı' Uygulamanın yeni bir pazarın oluşmasına yol açacağını vurgulayan Eczacıbaşı, e-Güven şirketi için 5 yılda 25 milyon dolarlık bir ciro hedeflediklerini ifade etti.

e-imza hangi alanlarda kullanılacak?
TBV Başkanı Eczacıbaşı, e-imzanın en çok internet bankacılığı, borsa, sigortacılık, mobil ticaret, şirketlerin her türlü internet faaliyeti, ticari sözleşmeler, elektronik alışveriş, oy verme işlemleri, haberleşme ve internet üzerinde yapılacak her türlü işlemde, telif hakları gibi alanlarda kullanılacağını belirtti. Eczacıbaşı, e-imza, teminat sözleşmeleri dışında kalan her türlü bankacılık hizmetini daha güvenli hale getirecek. Şifre veya parola kullanımından kaynaklanan riskler önlenecek dedi.

Nüfus cüzdanı internet üzerinden alınabilecek
Estonya' da geçen aylarda yapılan yerel seçimde seçmenlerin internet üzerinden de oy kullanabildiklerini belirten Eczacıbaşı, şunları kaydetti: Bu, her seçmene verilen, üzerinde kendi e-imzası bulunan bir kimlik kartıyla sağlandı. Bundan 5 yıl önce e-imza bir bilim kurgu hayaliydi. Bugün ise gerçek. Bir 5 yıl sonra e-imza ülkemizde de yadırganmayacak. Tıpkı vatandaşlık ve vergi numarası gibi yaygın olarak kullanılacak, örneğin, nüfus kağıdı yenileme talebi başvurusunu internet üzerinden yapmak mümkün olacak. Bu başvuruyu kişinin bizzat imza atarak muhtarlıkta yapması gerekirken, e-imza, bu gereği ortadan kaldıracak.

Islak imzadan daha güvenli çünkü taklidi yok
e-imza kullanıldığı zaman, internet üzerinden işlem yapan kişinin gerçekten o kişi olduğunun kanıtlandığını dile getiren Eczacıbaşı, 'ıslak imza'da olduğu gibi özel bilgilerin üçüncü kişiler tarafından görülmediğini, değiştirilemeyeceğini ve gönderilen ve alman yazılar inkar edilemeyeceğini söyledi. Eczacıbaşı, Elle atılan imza taklit edilebilir. Yazı uzmanları, sahte ile gerçeği ayırt edebilir. Ama ayırt edemedikleri durumlar da pek çoktur, e-imzada ise taklit mümkün değil. Çünkü karmaşık bir şifreleme sistemi uygulanıyor dedi.

MAZI
10 01 2006, 18:00
İnternet'li akıllı sokak lambaları

Hürriyet İnternet

İnternet erişimi sağlayan akıllı sokak lambaları İskoçya'nın dördüncü en büyük şehri olan Dandee'de bu ay denenmeye başlayacak. İlk başta öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu pilot bölgelerde denenecek olan güneş enerjisiyle çalışan akıllı lambalar, bir yandan sokakları aydınlatırken bir yandan da kablosuz İnternet erişimi sağlayacak.


İskoçya'nın Dandee kentinde içinde bulunduğumuz ayda enteresan bir teknoloji denenecek. Akıllı lamba olarak tanımlanan ileri teknoloji destekli sokak lambaları bir yandan sokakları aydınlatırken bir yandan da çevresinde bulunan mahalle sakinlerine kablosuz İnternet erişimi sağlayacak.

İlk etapta Abertay Üniversitesi'nde denenecek olan akıllı lambalardan 6 tane kurulacak. Yıl sonunda ise üniversite için kurulacak olan öğrenci köyünde 4 bin adet akıllı lamba kurulması planlanıyor. Eğer her şey yolunda giderse akıllı lambalar kısa bir süre sonra şehrin çeşitli yerlerine kurulmaya başlanacak.

Akıllı sokak lambaları enerjilerini güneşten sağlayacaklar. Akıllı lambalar aydınlatma işlemini gerçekleştirmek için, güneş enerjinsin biriktirildiği solar hücrelerden faydalanarak ışık yayan diyot (light emitting diyote- LED) teknolojisini kullanacak. Işık yayan diyot teknolojisi, düşük enerji kaynağına karşın parlak ışık verme özelliğiyle tanınıyor.

MAZI
10 01 2006, 18:00
Cepten internete girmeye alışın



2006 yılında kablosuz internet erişimi konusunda rekabet artacak gibi görünüyor. Kablosuz yerel ağlar (WLAN) konusunda da gelişmeler oldukça hızlı. Pekçok kafe ve restoranda kablosuz internet yaygınlaşıyor. 2005 yılında 400 binin üzerinde dizüstü bilgisayar satıldığı tahmin ediliyor. Bunların yarıdan fazlası kablosuz internet bağlantısı özelliğine sahip. Sadece dizüstü bilgisayarlar değil, cep telefonları da WiFi özelliği ile yerel ağ üzerinden (WLAN) kablosuz internet bağlantısına sahip. WIMAX ve 3G (3'üncü nesil cep telefonu) lisanslarının dağıtılacağı konuşuluyor. 3. Nesil telefonlar hazır, ancak hızla yaygınlaşması beklenmiyor. 2 yıl önce Vodafone Başkanı Arun Sarin'in yakındığı 3. Nesil uyumlu telefon eksikliği kalmadı. Piyasada oldukça çok telefon var.Üstelik uygulamaların sayısı da artıyor. Ayrıca teknolojiyi geliştiren birden fazla firma var. Yani tek firmaya bağımlılık söz konusu değil.

WIMAX HAZIR DEĞİL
Intel tarafından standartları geliştirilen WIMAX teknolojisi için deneme izni alan internet servis sağlayıcılar ortaya çıkmaya başladı. Üstelik Yozgat'ta ilk deneyi yapıldı. Ancak hâlâ dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları konusunda üretimde belirsizlik sürüyor. Sadece Samsung ilk prototipi Las Vegas'ta tanıttı. İlk yatırım yapanlar cihazların hazır olmaması yüzünden zarar görebilir ve teknoloji geliştirmede tek firmaya bağımlılık ileride ciddi krizlere neden olabilir. Ayrıca yerleşmiş bir ticari uygulama yok.

Nokia N80
3 megapiksel fotoğraf özelliğinin yanı sıra en önemli özelliği kablosuzinternet (WiFi) bağlantısı. Ayrıca 3. Nesil telefon özelliğine sahip. Yani hızlı internet bağlantısı için farklı alternatiflere sahip oluyorsunuz. Bu yılın ilk çeyreğinde piyasaya çıkması bekleniyor.

Sony Ericsson P990
SONY Ericsson P800'ün gördüğü ilgi telefonun iyice gelişmesine neden oldu. Telefon hem kablosuz internet erişimine açık hale geldi hem de 3. Nesil uyumlu bir telefon oldu. En önemli yanı da aylardır yeni uygulamalarla destekleniyor olması.

İlk WIMAX telefon
SAMSUNG WIMAX istasyonlarının üretimini yaptığı için telefon konusunda ilk adım atan şirketlerden biri oldu. Ancak prototip telefon hakkında çok detaylı bilgi yok. İlk olarak Las Vegas tüketici elektroniği fuarında görücüye çıktı.

MAZI
10 01 2006, 18:00
Bilgisayarlar ucuzlayıp hafifledi ve dizüstüne indi

Türkiye'de 2005 yılının ilk yarısında satılan bilgisayarların yüzde 34'ü dizüstünde. ABD ve Avrupa'da ise dizüstü satışı masa üstünü geçmiş durumda.

Masaüstü bilgisayarların fiyatlarına yaklaşan dizüstü bilgisayarların bu yılın ilk yarısında kampanyalı satışlarında büyük artış oldu. Amerika'da geçtiğimiz yıl dizüstü bilgisayar satışları masaüstünü geçmişti. Avrupa'da bu gelişmeyi takip etti. Türkiye'de 2003 yılında toplam bilgisayar pazarının yüzde 21'i dizüstü olmuştu. 2004 yılında ise oran yüzde 23'e yükseldi. Bu yıl ise tam bir patlama yaşanıyor. Toplam satışlar içindeki payın yüzde 35'e ulaşacağı tahmin ediliyor.

1.5 MİLYON PC
Yılın ilk yarısında başlayan öğretmenlere dizüstü bilgisayar kampanyasında başvurular 90 bine ulaştı. Böylece dizüstü bilgisayarların toplam satışlar içindeki payının yüzde 35'e ulaşması bekleniyor. Türkiye'de yaklaşık 11 yıldır en kapsamlı pazar araştırmalarına imza atan IDC, 2005 yılında toplam bilgisayar satışlarının 1 milyon 427 bin adede ulaşılacağını tahmin ediyor. Bilgisayar satışlarının artışındaki en önemli nedenlerden biri de döviz kurlarında artış olmaması. Türkiye'de doların değişimine en hızlı reaksiyon gösteren sektörlerin başında bilişim geliyor. Pazar hala sığ ve al-sat ilişkisine dayalı hareket ediyor. Öğretmenlere dizüstü bilgisayar kampanyasında ihaleyi kazanan Toshiba ve Casper firmaları ilginin böylesine büyük olacağını tahmin edemediklerini belirtiyor. Özellikle siparişlerin büyük çoğunluğunun yöneldiği Toshiba'da teslimatta yaşanan gecikmelerin bir sebebi de kampanyanın gördüğü büyük ilgi. Toshiba sadece bu kampanyayla dizüstü bilgisayar satışında açık ara liderliği ele geçirmiş durumda. Arkasından İş Bankası'nın çalışanlar ve emekliler için HP ile gerçekleştirdiği kampanya izledi. Ancak önceki başarıyı yakalayamadı. Dizüstü bilgisayar alanlar başlarına bir iş geldiğinde ortaya çıkan maliyetlerden çok yakınıyor. Çünkü tamir için aynı markanın parçalarına mahkumsunuz. Örneğin üstüne portakal suyu dökülürse ve anakarta bir şey olmadıysa şanslısınız, sadece tuş takımını yaklaşık 150 dolara değiştiriyorsunuz. Eğer ekranınız kırılırsa yenisini almayı düşündürecek kadar çok maliyet kaşınıza çıkıyor. Üstelik tamiri için uzun süre beklemek gerekiyor.

whitesnow
12 01 2006, 18:00
En pahalı interneti Türkiye kullanıyor

İnternet kullanımında 15 ülke 100 KB için ortalama 2.22 dolar Türkiye ise 14 dolar ödüyor.

Avrupa'da en düşük hızlı internet bağlantısı 2005 yılı verilerine göre ortalama 3 MB seviyesinde. En çok hızlı internet kullanıcısının olduğu 15 ülkede 100 KB başına ödenen ortalama ücret 2.22 dolar. Türkiye'de ise 100 KB bağlantı için 14.06 dolar yani tam 7 katı ücret ödüyor. Üstelik bu rakam Türk Telekom'un 2005 yılında ve bugün için geçerli bir ücret. Tüm dünyada belediyeler ve üşke politikasıyla hızlı internet erişimi yaygınlaştırırken Türkiye'de internet erişimi bu fiyatlarla ayrıcalıklı kesime sunuluyor. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (International Telecomunication Union, ITU) internet sitesinde yer alan araştırmada fiyatların rekabet nedeniyle sürekli düştüğü belirtiliyor. 2003 ile 2004 arasında erişim ücretleri yaklaşık ortalama yüzde 36 düştüğü belirtiliyor. Aynı raporda rekabetçi yapının tam oluşmadığı ülkelerde erişim ücretlerinin yüksek olduğu veya düşüşlerin hızlı olmadığı vurgulanıyor. Türkiye'de rekabet koşulları henüz tam sağlanamadığı için tüketici 7 kat fazla ücret ödemek zorunda kalıyor. Aslında 2005'te erişim ücretleri düşmeye devam ediyor. Türkiye'de ise ISP'ler risk alacak büyük yatırımlar yapmaktan kaçınıyor. Türk Telekom'un altyapısını kullanarak Türk Telekom'a rakip olmaya çalışıyor. Ancak birkaç yüz milyon dolarlık yatırım yapmayı göze alan girişimci yok. Ancak Vodafone ve Turkcell'in internet konusundaki yatırımları pazarda hareketlenmelere neden olabilir. Bu konuda Telekomünikasyon Kurumu'nun (TK) vereceği kararlar ve kararların hızı büyük önem taşıyor.

whitesnow
12 01 2006, 18:00
Cep’le internet üzerinden daha ucuza konuşulabilecek
Kablosuz yeni telefon modelleri ile desteklenen yeni bir teknoloji sayesinde internet üzerinden daha ucuza konuşmak mümkün. Cep telefonu özelliği de taşıyan kablosuz ev ve ofis telefonları DECT’ler bilgisayara yerleştirilen küçük terminal aracılığıyla, PC ile kablosuz ortamda iletişime geçiyor ve kablodan bağımsızlaşmış kullanıcı, geniş bir alanda VOIP konuşma yapılabiliyor.

İNTERNET üzerinden adaptör ve kablolu telefon kullanılarak yapılan konuşmaların DECT (Kablosuz ev veya ofis telefonu) veya cep telefonu ile yapılmasını sağlayacak yeni teknoloji Las Vegas’ta düzenlenen ’Tüketici Elektroniği Fuarı’nda tanıtıldı. Yeni uygulama internet üzerinden konuşma yapanlara veya yapmak isteyenlere çok önemli kolaylıklar sağlıyor ve VOIP (İnternet Protokolü üzerinden Paket Konuşma) teknolojisi kullananların sayısını hızlı bir şekilde arttıracak özellikler taşıyor.

DEVLER DESTEKLİYOR:

Motorola ve Panasonic’in ürettiği kablosuz telefon modelleri ile desteklenen yeni teknoloji sayesinde VOIP konuşma yapanların kullanmak zorunda oldukları adaptör ortadan kalkıyor, adaptörün yerini bilgisayarlara monte edilmiş küçük terminaller alıyor. Cep telefonu özelliği de taşıyacak DECT telefonlar bilgisayara yerleştirilen bu küçük terminal aracılığıyla PC ile kablosuz ortamda iletişime geçiyor ve kablodan bağımsızlaşmış kullanıcı geniş bir alanda VOIP konuşma yapılabiliyor. Uzmanlar, yeni teknolojinin sadece evlerde ve ofislerde değil, otellerde ve restoranlarda da kullanılabileceğini, böylece internet üzerinden konuşma yapanların sayısının hızla artabileceğini belirttiler.

TELEFONLAR 80 DOLAR:

Piyasaya çıkacak olan VOIP özelliği taşıyan DECT telefonların 80 ile 200 dolar arasında fiyatla satılacağı ve yıl sonuna kadar cep telefonu özelliği de taşıyacak bu telefonların yeni modellerinin piyasaya sürüleceği bildirildi. ABD’de 2003 yılı verilerine göre 118 milyon hanede kablo bağlantısı bulunuyor, ancak bu hanelerin sadece 5 milyonu internet tabanlı telefon hizmeti kullanıyor. ABD’li sektör analistleri VOIP telefon kulanımının önümüzdeki 2 yılda 20 milyon kişiye çıkmasının beklendiğini belirtiyor.

66 MİLYON VOIP’Cİ VAR:

Dünyada 66 milyon kişi bilgisayarları aracılığıyla bedava veya ucuz konuşma yapmayı sağlayan Skype teknolojisi kullanıyor. Kablolu ve kablosuz teknolojierin birleştirilmesi, çok amaçlı telefon modellerinin geliştirilmesi amacıyla ABD’li Sprint Nextel şirketi; Time Warner, Comcast, Cox Communications gibi internet ve telekomünikasyon altyapısı kuruluşları ile geçtiğimiz Kasım ayında 200 milyon dolarlık ortaklık kurmuştu.

TEK FATURA OLACAK:

Bu ortaklık devreye girdiğinde evlerde ve işyerlerinde cep telefonları kablolu servisler üzerinden de kullanılabilecek ve son kullanıcılara tek bir fatura gelecek. Yahoo’da geçtiğimiz günlerde VTech Holding ile bir anlaşma yapmış böylece Yahoo abonelerine hem Yahoo Messenger hem de geleneksel telefon hatları üzerinden konuşma yapma olanağı sağlayan telefonların piyasaya sürülmesi olanağı doğmuştu.

2005’te 7.5 milyon adet yeni cep telefonu satıldı

NOKIA Türkiye Pazarlama Müdürü Ülkem Kırımlı, 2005 yılında Türkiye’de tahmini olarak 7.5 milyon adedin üzerinde yeni cep telefonu satıldığını ve Nokia’nın piyasadaki büyümenin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl dünyada cep telefonu pazarı büyüklüğünün 780 milyona, Nokia’nın dünya cep telefonu pazarındaki payının ise yüzde 33’e ulaştığını belirten Kırımlı, Türkiye’de de Nokia’nın önceki yıl yüzde 65 olan pazar payının arttığını bildirdi. Kırımlı 2006 yılında Dünya Cep Telefonu Pazarı’nda yüzde 10’luk bir büyüme beklediklerini Türkiye pazarında da aynı oranda bir büyümenin tahmin edildiğini dile getirdi. Kırımlı, dünyada ve Türkiye’de kameralı cep telefonu talebinin arttığını,pazardaki büyümenin kaynağının kameralı, MP3’lü yeni tip cep telefonları olduğunu söyledi.

Tew’in sitesinin son dilimi de rekor fiyata gitti

İNTERNET sitesini dilim dilim satışa çıkaran Alex Tew, son dilimi de rekor fiyata satarak internet sitesinden 1 milyon dolardan fazla para kazandı. Sanal alemin en ilginç internet sitelerinden ’milliondollarhomepage.com’ adresi rekor kırdı. Üniversite masraflarını karşılamak için 1 milyon piksellik internet sitesinin her piksellik dilimini 1 dolara satarak 1 milyon dolar kazanmayı hedefleyen site sahibi Alex Tew, sitesinin son bin piksellik dilimini 38 bin 100 dolara sattı. Dünyaca ünlü sanal müzayede sitesi ebay.com üzerinden yapılan açık artırma kıran kırana geçti. 1 Ocak’ta başlayan ve 11 Ocak’ta sona eren açık arttırma sonucunda normal bedeli bin dolar olan bir piksellik dilim 38 bin 100 dolar karşılığında Great Deals Depot şirketi tarafından alındı.

Johnson&Johnson, Guidant için 23.2 milyar dolar önerdi

KALP tedavisi malzemeleri üreticisi Guidant Corp, sağlık ve bakım üreticisi Johnson&Johnson’ın 23.2 milyar dolarlık yeni teklifini kabul etti ancak şirket bu teklifi kabul ederken, Johnson&Johnson’ın rakibi olan Boston Scientific Corp’a kapıyı açık bıraktı. Bu durumda Guidant’ı satın almak isteyen 2 şirket arasındaki rekabetin kızışması ve fiyatın daha da yukarı çıkması bekleniyor.

Guidant’ın anlaşmanın nihai halinin kabulü için 31 Ocak’ta konunun hissedarlar toplantısında görüşüleceği ve son kararın bu Olağanüstü Genel Kurul’da verileceği belirtildi. Bu arda, Johnson&Johnson geçtiğimiz Kasım kasım ayında sunduğu 21.5 milyar dolarlık teklifi hangi sebeple artırdığı konusuna açıklık getirilmedi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi durumunda Johnson&Johnson, Guidant için hisse başına peşin olarak 68.06 dolar ödeyecek. Johnson&Johnson’ın teklifi, halen rakibi Boston Scientific Corp.’un 25 milyar dolarlık önerisinin altında bulunuyor.

whitesnow
17 01 2006, 18:00
Bilgisayar dersi zorunlu olmalı


Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu ilköğretimin 6, 7 ve 8. sınıflarında uygulanan ve haftalık ders çizelgesinde yer alan seçmeli derslerin bir saatinde 'Rehberlik-Sosyal Etkinlikler' yapılmasına karar verdi. Önceden rehberlik dersi yapılmadığı için iki saat bilgisayar dersi veriliyordu. Bilgisayar öğretmenleri uygulamaya tepkili: 'Bir saatte nasıl öğreteceğiz?'

Öğretmenler karara tepkilerini gazetelere ve internet sitelerine mail atarak dile getiriyor. Bilgisayar öğretmeni Rıfat Acar, bilgi teknoloji sınıflarının çoğaldığı bir dönemde ders saatinin azalmasına şaşırdıklarını belirterek, Ders saatinin ikiye çıkarılmasını ve zorunlu ders haline getirilmesini istiyoruz diyor. Niğde'den adını vermek istemeyen bir başka bilgisayar öğretmeni ise Derse girdi çıktı ve bir önceki dersin tekrarı 20 dakika sürüyor derken Ankara'da sözleşmeli olarak çalışan bir diğer öğretmen de şunları söylüyor: Sınıfta 60 öğrenci, bilgisayar odalarında 20 bilgisayar var. Zaten bütün sene bilgisayar açmayı ve kapamayı öğretmekle geçiyor.



Kaynak: RADİKAL

whitesnow
17 01 2006, 18:00
Gates 30 Ocak’ta Türkiye’de

Microsoft Yönetciler Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a gelecek Microsoft Başkanı, iş dünyası, öğrenciler ve basınla da bir araya gelecek.

Microsoft Başkanı ve Baş Yazılım Mimarı Bill Gates, İstanbul’a geliyor. Gates’in ziyaretinde gündemin ilk sırasında, ülkelerdeki bilgiye ve İnternet’e erişim oranlarındaki farklılıklar nedeniyle oluşan sayısal uçurumun kapatılmasına yönelik çabalar yer alıyor. Ziyaret kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilere hitap edecek Gates, basın mensuplarıyla da bir araya gelerek, Türkiye’nin bilişim potansiyeli ve teknolojinin geleceğine ilişkin görüşlerini paylaşacak.

XP STARTER EDİTİON TÜRKÇE SÜRÜMÜNÜ DUYURACAK

Microsoft’un bilgisayar kullanmaya yeni başlayanlara yönelik ürünü Windows XP Starter Edition’ın Türkçe sürümü, kullanıcılara ilk olarak Bill Gates tarafından duyurulacak. Windows XP Starter Edition, bilgisayar kullanımı ve okuryazarlığın arttırılması açısından önem taşıyor.

Microsoft Başkanı Gates, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 2500 öğrenciye Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da hitap edecek ve öğrencilerin sorularını yanıtlayacak.

GATES’İN ÜÇÜNCÜ TÜRKİYE ZİYARETİ

Microsoft Başkanı ayrıca İstanbul’da düzenlenen Microsoft Yöneticiler Zirvesi’ne de ev sahipliği yapacak. Ortadoğu, Afrika ile Orta ve Doğu Avrupa’nın önemli şirketlerinden 150 yöneticinin katılımıyla gerçekleşecek olan zirve, Türkiye’de ilk kez organize ediliyor. Bill Gates, bu ziyareti ile, Ankara ziyareti ve yaz tatilinin ardından üçüncü kez Türkiye’ye gelmiş olacak.

ÇAĞLAYAN ARKAN: DEV BULUŞMA

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan konu ile ilgili açıklamasında, ziyaretin Türkiye’nin bilişimle kalkınması vizyonu için büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Arkan, şunları söyledi: “Bill Gates, Ocak 2005’te geldiğinde daha uzun süreli bir ziyaretin sözünü vermişti. Şimdi ise bunu bir ziyaretin ötesinde, dev bir buluşma olarak yaşayacağız. Microsoft’un geniş bir coğrafyadaki önde gelen iş adamlarını Türkiye’de buluşturması, bilişimin ülke gündemimizde hak ettiği yeri alması açısından önemli bir adımdır.“


Kaynak: NTVMSNBC

whitesnow
23 01 2006, 18:00
Böylesi bilgisayar dünyasında bir ilk: Bilgisayarınızdaki virüsleri temizlemek için geliyor; ama aslında bizzat kendisi VİRÜS

Yeni bir virüs çıkmış. Aslında virüs de değil; casus (spyware). Yani ekranınızda havai fişek gibi reklam pencereleri açan, yetmez gibi bir de sizin bilgisayarınız üstünden sağa sola istenmeyen mektup yollayan bir 'e-pislik'. Radikal'der SERDAR KUZULOĞLU yazıyor:

En sevdiğim güvenlik blog'larından sysinternals.com/Blog/ adresinde rastladım. İlgimi çeken yanı, kullandığı teknik. Önce bilgisayarınızda sahte bir uyarı yaratıyor. 'Sizin alete virüs girmiş, casus dadanmış hemen bir anticasus yazılımı yükleyin' diyor. Kapılıp da tıklarsanız bir adrese gidip Spyware Cleaner (Casus Temizleyici) adlı bir yazılım yükletiyor. Bu yazılım görünüşte hamarat bir temizlik aracı izlenimi verse de aslında sırf kendini haklı çıkarmak için sahte uyarılar veren bir hurafe. İçinde hiçbir zararlı yazılım olmayan bir sisteme dahi kursanız var olmayan casus yazılımları bulup temizler gibi yapıyor. Siz de yalandan bir huzura kapılıyorsunuz. Sonrasında bitmek bilmez dertlerle baş başa kalıyorsunuz. Kendi çektiğiniz yetmez gibi kendine yeni kurbanlar bulmak için kendini mektupla dağıtıyor (Detaylar için tinyurl.com/a36fy).

Dolayısıyla bilişim dünyasının ebedi ve efsanevi iddiasını da doğruluyor: anti casus yazılımı üreticileri onlara mecbur kalalım diye virüsleri bizzat kendileri yazıyor. Elbette bu çok çarpık bir örneği. (Yoksa Symantec, Panda gibi firmaların böyle şeylerle uğraştığını sanmıyorsunuz, değil mi?)
Buraya kadar güzel hoş ama benim merakım öyle kolay doyurulacak türden değil. Kurcalaya kurcalaya sonunda bu illeti kendi bilgisayarıma da bulaştırdım! Yani Allahtan patlayıcılarla ya da zehirlerle ilgili bir araştırma yapmıyormuşum...

Bilgisayarımda Norton antivirüs, Microsoft ve SpyBot'un anticasus yazılımları yüklü. Ayrıca veri akışını denetleyen ayrı bir güvenlik yazılımım var. Gelgelelim bulaştı. Ama ne bulaştı! Cumartesi günü saat 17:00 sularında başıma musallat olan bu beladan ancak yarım saat önce kurtulabildim (Şu an Pazar günündeyim ve saat 07:32!). Dolayısıyla hayatımın yaklaşık 14 saatini Look2me ve Pack kod adıyla nam salan bir virüse feda ettim. Öyle perişan bir haldeyim ki zaferin tadını bile çıkaramıyorum. Beni 14 saat uğraştıran illetin herhangi birine çektirebileceklerini düşünmek bile ürpertici.

Evimde kullandığım Apple'da böyle bir şey yaşamadım. O bilgisayarda antivirüs, anticasus yazılımı bile yok. Bu durumu 'kaç kişi Apple kullanıyor, virüs yazarları Apple ile uğraşmıyor' gibi Windows ağzıyla geçiştirmek mümkün. Bense doğru dürüst yazılmış işletim sistemlerinde böyle şeyler olmayacağını savunuyorum. Yoksa Apple'da da güvenlik açığı yok değildi. Vardı, farkına varıldı, kapatıldı. Intel tabanlı sisteme geçişle birlikte eminim o cepheyi daha makul düzeyde karşılaştırabileceğiz.
İşin ilginç yanı sürekli karıştırılıyor olsalar da Linux yüklü bilgisayarlarımda da böyle sorunlar yaşamadım. Peki Microsoft Windows'un sorunu nedir?

13 yıllık geçmişe sahip Microsoft Araştırma/Geliştirme Birimi (Ar-Ge diyelim) dünyanın en büyük bütçesine sahip organizasyonlarından. Her fırsatta böbürlenerek altını çizdikleri üzre yıllık 7 milyar dolarlık bütçeye sahipler. Tekrar ediyorum: yıllık 7 milyar dolar. Dünyanın 50 bölgesinde 700'den fazla kişi bu birime bağlı çalışıyor. Peki ne yapıyor bu insanlar? 700 kişi, 7 milyar dolar bütçeyle güvenilir bir işletim sistemi yaratamıyor. Oysa Windows kullanıcılarının başına musallat olan dertlerin neredeyse tamamı Microsoft'un yazılım ve platformlarının açıklarını kullanıyor. İnternet Explorer, Outlook, vs...

Firmanın Seattle'daki merkezinde Ar-Ge'nin en tepesindeki isim Jack Breese'ye bu kadar parayla neden en azından İnternet Explorer'ı güvenilir bir yapıya kavuşturamadıklarını sormuştum. Cevap kem küm... Oysa Bill Gates'in her şeyi bir kenara bırakıp güvenilir bilişime trustworth computing - microsoft.com/mscorp/twc/) odaklanma kararı alındığında takvimler 2002 yılını gösteriyordu. Microsoft'un kurulduğu zaman da takvimlerin 1975 yılını gösteriğini hatırlayalım. 27 yıl sonra akla gelen bu temel kavramın gerçeğe dönmesi umarım bir o kadar sürmez.

Bunca para, bunca mühendis, bunca tecrübe, bir işletim sistemi ve parçalarını güvenilir kılmaya yetmiyor olabilir; kabul. Bunun için Microsoft önce bir anti casus yazılımı şirketi (GIANT) satın alarak kendi kalkanını yarattı ve ücretsiz dağıtmaya başladı (Fakat o yazılım benim illet casusu tanıyamadı bile). Ardından bir de antivirüs yazılımı hazırladığını duyurdu.

Ortada dolaşan bir söylentiye göre deneme sürecinin ardından bu hizmetin ücretli hale getirilmesi söz konusu. Yani para verip bir sistem satın alacak, daha sonra onu güvenle kullanabilmek için üreticisine ek para vereceğiz. Microsoft böyle bir karar alabilir mi? Bana olası gelmiyor. Aldığımız buzdolabının soğutması için üreticisine ayrıca bir para vermek gibi değil mi bu?

MAZI
26 01 2006, 18:00
Tek ihtiyaç cep ile web

ABD'de yapılan bir araştırma, internet kullanımının insanların sosyal çevresini genişlettiğini, hatta telefonla ya da yüz yüze görüşmeyi teşvik ettiğini ortaya koydu.

The Pew İnternet ve American Life Project şirketlerinin ortak yürüttüğü çalışma, internet kullanan Amerikalıların genişleyen sosyal çevreleri sayesinde, başta sağlık ve finans konuları hakkında yardım almaya daha eğilimli hale geldiğini de gösterdi. Elektronik postanın diğer iletişim şekillerinin yerini almadığını, tam tersine tamamlayıcı bir rol üstlendiğini ortaya koyan araştırmacılar, en yakın arkadaşlarına ve akrabalarına haftada en az bir kere elektronik posta gönderen insanların yakınlarıyla haftalık telefon görüşmelerinin, göndermeyenlere oranla yüzde 25 daha fazla olabildiğini de belirtti.

Çalışma internet kullanıcılarının, kullanmayanlara göre yüzde 7 daha geniş bir sosyal ilişkiler ağına sahip olmaya ve bu çevresinden yardım almaya eğilimli olduğunun da altını çizdi.

Gözünün önünden ayırmayan var

Britanya'da yapılan bir başka araştırma da cep telefonu sahiplerinin, uzun süre telefonlarından ayrı kalınca stres ve endişeye kapılabildiğini ortaya koydu. Bir internet sitesinde 2 bin kişi arasında yapılan araştırma, cep telefonu kullananların yüzde 90'ının saatte en az bir kere telefonunu kullandığını ortaya çıkardı.

Araştırmaya göre, beş telefon kullanıcısından dördü, telefonu uzun süre elinin altında değilse kendini rahatsız ve huzursuz hissediyor. Kullanıcıların yüzde 84'ü de, telefonunu gözünün önünden ayırmıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 60'ı, cep telefonunu kaybetmenin cüzdan ya da ev anahtarını kaybetmekten daha kötü olacağını düşünüyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Dr. David Nott, İnsanlar cep telefonlarını canlı varlık gibi algılamaya başlıyor. Çünkü telefon temas, dostluk ve dikkat anl***** geliyor dedi.

Imbat
09 02 2006, 18:00
Hem mesaj hem sohbet

Google, e-posta servisi ile anında mesajı, diğer adıyla 'chat'i, aynı sayfada buluşturuyor. Bu hizmetle Google'ın e-posta hizmeti Gmail'den yararlananlar buradaki kontak listelerindeki kişilerle anında sohbet imkânından da yararlanacak. İsteyenler sohbetleri kaydedebilecek ve metinler arasında arama yapabilecek. Hizmet 'kademeli' olarak devreye girdi.

Sansli
13 02 2006, 18:00
Internetten okul kaydı


Milli Eğitim Bakanlığı gelecek yıl Ankara, İstanbul ve İzmir'de internet üzerinden kayıt uygulamasına geçiyor. Bu sistem sayesinde veliler bağış parası vermekten kurtulacak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okul kayıtlarının artık internet üzerinden yapılacağını açıkladı. Çelik, gelecek yıl Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere üç büyük ilde pilot olarak başlatılacak uygulamanın, bağış sorununa kökten çözüm getireceğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği yeni kayıt sisteminde veli ve okul yönetimi, kayıt işlemi sırasında hiç karşı karşıya gelmeyecek. Veli kaydı, internet aracılığıyla okul adına açılan link üzerinden yapacak. Bakanlığın yeni formülü, 'En iyi okul eve en yakın okuldur' sloganından hareketle hem servis, hem de bağış sorununu çözmeyi amaçlıyor.

Velinin korkulu rüyası bitiyor

Her yıl kayıt döneminde yeniden gündeme gelen bağış meselesine çözümü 'internette' bulduklarını açıklayan Çelik, okul kayıtlarının artık internet üzerinden alınacağını belirterek, Gelecek yıl İstanbul, Ankara ve İzmir'de uygulamaya başlayacağız. Daha sonra da sistemi yeniden gözden geçirip, ülke çapında yaygınlaştıracağız. Veli ve okul yönetimi kayıt sırasında karşı karşıya gelmeyecek. Böylece veli 'Acaba benden bağış isterler mi?' sıkıntısını yaşayacak, ne de okul yönetimi zan altında kalacak dedi. Çelik, internet üzerinden kayıt uygulamasıyla birlikte, servis sorununun çözümü için de 'beyanname formülü'nün devreye konulacağını dile getirerek, şunları söyledi: Veli, internet üzerinden kayıt işlemini tamamladıktan sonra, okula gidecek ve verdiği bilgilerin doğruluğunu kabul eden bir beyanname imzalayacak. Gelecek yıl, velilerin çocuklarını evlerine en yakın okula göndermeleri mecbur kılınacak. Yatılı okullarla, özel okullar bu uygulamanın dışında tutulacak. Önceki yıllardaki gibi, başka ikametgâh adresi gösteren, yanlış beyanda bulunanlar da yeni Türk Ceza Kanunu'nun evrakta sahtecilik yapma maddesine göre cezalandırılacak. Bakanlığın geliştirdiği yeni kayıt sistemine göre, her okulun bir internet adresi olacak. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin internet siteleri üzerinden açılan linkler aracılığıyla okullara ulaşılabilecek. Veli, evine en yakın okulu tespit edecek ve internet üzerinden kayıt işlemini gerçekleştirecek. Okula gitmeden, çocuğun bilgilerini tek tek sisteme girecek. Daha sonra okula giderek istenen evrakı okula teslim edecek ve sisteme girdiği bilgilerin doğruluğunu kabul eden bir beyanname imzalayacak.

Bölge dışı okula gitmek yasak

Milli Eğitim Bakanlığı, okulu evinden uzak olan öğrencileri de göz önüne alarak kar tatilinin uzatılması, okul yolunda yaşanan kazalarda öğrencilerin yaşamlarını yitirmesi gibi olumsuz nedenleri dikkate alarak, servis sorununu da çözüm için ele aldı0. Çelik, velilerin çocuklarını en iyi okula gönderme yarışına girdikleri için evlerinden uzak okullara servisle gönderdiklerini belirterek, İlköğretim Genel Müdürlüğümüz bütün okulları aynı standartlara ulaştırmak için çalışmalar başlattı. Aileler, bu havada servislere güvenemiyor, çocuklarını okula yollayamıyor gibi kaygıları 'her öğrenciyi yaşadığı bölgedeki okulda okumaya zorlayan' yeni formülle ortadan kalkacak diye konuştu.

Matematiği başarmak için...

MED Dershanesi uzmanları Radikal okurlarına matematik ve biyolojiye nasıl çalışılması gerektiği konusunda bilgiler verdi. Uzmanlara göre ezber en büyük yanlış. Çok soru çözerek ve şekil çizerek çalışmak gerekiyor.

Sansli
15 02 2006, 18:00
10 bilgisayar oyununu 17 yaþýndan küçüklerin oynamasý sakýncalý
Günümüz çocuk ve gençlerinin raðbet gösterdiði bilgisayar oyunlarý pek
çok tehlikeyi de beraberinde getirdi.
Zaman
http://www.haber.gen.tr/habera...aberadres.asp?420E901
(http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberadres.asp?420E901
)

Imbat
07 03 2006, 18:00
Google 'herşey'i internete sığdıracak

İnternetin en büyük arama motoru Google'ın, milyonlarca kullanıcının dosyalarını internette saklayacak dev bir 'online depolama sistemi' kurmayı tasarladığı ortaya çıktı.

SAN FRANCISCO - 'Bütünsel Online Depolama' olarak tanımlanabilecek sisteme dair bilgiler, Google CEO'su Eric Schmidt'in verdiği bir sunumdan alındı. Kurumsal amaçla yapılan sunuma ait PowerPoint dosyasının bir hata sonucu internete sızdığı belirtiliyor.

Kullanıcıların sabit disklerindeki tüm içeriği internette saklanmasına olanak verecek sistemle ilgili internete sızan notlar arasında, Google CEO'su Eric Schmidt'in kendi sözleri var. Schmidt, kurum çalışanlara yönelik mesajında, Sonsuz depolama ile tüm kullanıcıların dosyalarını saklayacağız, e-postalar, internet geçmişi, resimleri ve diğerleri... cümlesini kullanıyor.

Google'dan yapılan açıklamada ise, internete sızan söz konusu notların silindiği belirtilirken, Firmamızın yeni depolama teknikleri üzerinde çalıştığı doğru, ancak şu noktada bir açıklama yapılmayacaktır ifadesine yer verildi.

GENİŞBANT ERİŞİM GEREKEBİLİR
Google'ın tasarım aşamasında olduğu belirtilen depolama sisteminde, kullanıcı, bilgisayarında bir sorun çıksa dahi, kaybolan içeriği internetten geri kazanabilecek. 'Bütünsel Online Depolama' olarak tanımlanabilecek sistemin, genişbant internet erişimi ile çalışacağı, diğer erişim tiplerinde sorun çıkarabileceği belirtiliyor.

GDrive adı verilen proje daha önce birçok internet çevresinde dile getirilmişti.

Imbat
04 04 2006, 17:00
Yasal film indirme dönemi

Hürriyet İnternet

ABD'de kapsamında İnternet'ten yasal bir şekilde film indirme hizmeti başlamak üzere. Hizmet ile film tutkunları DVD'lerinin piyasaya çıktığı anda sevdikleri filmleri belli bir ücret karşılığında İnternet'ten indirip bilgisayarlarında tutabilecekler. Yakın bir zamanda başlayacak olan hizmet için stüdyolar, 'dijital dağıtım için atılmış dev bir adım' nitelemesi yapıyor.


Online film dağıtımı yapan Movielink ve CinemaNow şirketleri, kısa bir süre içerisinde dev Hollywood filmlerinin İnternet üzerinden indirilebilmesini sağlayacak. Yeni sistem ile kullanıcılar indirdikleri filmlerin sahibi olarak bilgisayarlarında tutabilecekler.



İki şirket şuana kadar kiralama yöntemiyle film indirme hizmeti yürütüyorlardı. Movielink ve CinemaNow şirketleri; Universal Pictures, Warner Brothers ve Twentieth Century Fox gibi dev Hollywood stüdyolarıyla anlaşmış bulunuyor.



Hizmet dahilinde eski filmlerin yanı sıra yeni filmler de indirilebilecek. İndirilen filmler yazılımsal koruma sistemiyle korunarak çoğaltılmasının ve optik disklere kaydedilmesinin önüne geçilecek. Daha önce pek çok Hollywood stüdyosu böyle bir yöntemi hayata geçirmeyi düşünmüş fakat korsanlık çekinceleri nedeniyle böyle bir hizmetten uzak durmayı tercih etmişlerdi.

MAZI
19 04 2006, 17:00
Türkçe İnternet Müjdesi
http://www.habertekno.com/inde...view&id=1011&Itemid=9
(http://www.habertekno.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1011&Itemid=9
)
Netpia, başlattığı yeni kampanya ile, İnternet sitesi bulunan profesyonel girişimcileri Türkçe İnternet Adresi ile tanıştırıyor. Doktor, cerrah, diş hekimi, serbest mali müşavir, avukat, mimar ya da herhangi bir dalda meslek sahibi olanlar, 10 YTL lik abonelik ücreti karşılığında mesleki unvanları, ad ve soyadlarından oluşan TİA larını alabilecekler. Netpia nın İnternet güvenliğini artırmak için ücretsiz sunduğu PC Clean yazılımı ise büyük ilgi görüyor. Türkiye�yi Ana Dilde İnternet Adresi (ADİA) sistemi ile tanıştıran Netpia, Türkçe İnternet Adresi nin (TİA) avantajlarını geniş kesimlere yaymak için gerçekleştirdiği kampanyalara bir yenisini ekledi. Artık meslek sahipleri de, mesleki unvanları, ad ve soyadlarından oluşan TİA larını 10 YTL lik abonelik ücreti karşılığında alabilecekler. Temmuz sonuna kadar sürecek kampanya çerçevesinde alınacak TİA lar bir yıl süre ile geçerli olacak.

TİA nın Türkiye de İnternet erişiminin artırılmasında önemli bir rol üstleneceğine inandıklarını belirten Netpia Genel Müdürü Koray Kocagöncü, gerçekleştirdikleri kampanyalarla bu sürece yaptıkları katkıyı daha da artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Kocagöncü sözlerini şöyle sürdürdü:

Doktor, cerrah, diş hekimi, serbest mali müşavir, avukat, mimar ya da herhangi bir meslek sahibi olanlara, İnternet siteleri üzerinden daha fazla kişiye ulaşma imkanını sunuyoruz. Her geçen gün artan TİA sorgulama sayıları, sistemin İnternet kullanıcıları arasında hızla benimsendiğini gösteriyor. Meslek sahiplerini indirimli fiyatlarımızla bu fırsattan yararlanmaya davet ediyorum.

TİA ile İnternet te dolaşmak çok daha kolay
ADİA sistemi İnternet adreslerinin herhangi bir eke (www, com, net, nokta, vb.) gerek kalmadan, Türkçe karakterleri de içerecek şekilde, bilinen, gerçek isimlerden oluşturulabilmesini sağlıyor. Sistem bir yandan kullanıcılara İnternet te kendi dillerinde dolaşma rahatlığı sunarken, firmalara da kendilerini gerçek isimleriyle ve ürünleriyle, doğru bir şekilde tanıtabilme avantajı sağlıyor. ADİA sistemi, kullanıldığı ülkelerde, İnternet kullanımını artırarak, e-ticaretin gelişmesinde ve e-devletin canlanmasında önemli bir rol üstleniyor.

Netpia dan İnternet güvenliğinde önemli bir adım: PC Clean
Şirketin Türk İnternet kullanıcılarına sunduğu bir diğer hizmet ise İnternet güvenliği alanında. Netpia tarafından hazırlanan PC Clean programının Türk İnternet kullanıcıları için Türkçeleştirilen sürümü, casus yazılımlar ve reklam yazılımları gibi zararlı kodlara ve TİA sisteminin işlemesini engelleyen programlara karşı bilgisayarlara tam koruma sağlıyor.

Aynı işlevi gören diğer programların aksine, tümüyle ücretsiz olan PC Clean, sunduğu Türkçe arayüz ile, kullanıcılara önemli bir kolaylık da sağlıyor. Yeni çıkan zararlı kodlara karşı sürekli olarak güncellenebilen PC Clean, Netpia nın www.netpia.com.tr adresinden ve anlaşmalı diğer birçok İnternet sitesinden ücretsiz olarak indirilebiliyor.

PC Clean, Türk İnternet kullanıcıları tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Kullanıma sunulduğu 19 Mart 2006 tarihi ile 31 Mart 2006 tarihleri arasında, sadece Netpia nın İnternet sitesinden 15.000 e yakın kullanıcı tarafından indirilen PC Clean in, yüklendiği bilgisayarı TİA ile tam uyumlu hale getirmesi de, programın sunduğu bir diğer avantaj.

MAZI
19 04 2006, 17:00
e-Devlet kapısı geliyor
http://www.habertekno.com/inde...=view&id=993&Itemid=9
(http://www.habertekno.com/index.php?option=com_content&task=view&id=993&Itemid=9
)
OYAK Teknoloji tarafından yürütülen ve zaman kaybını sona erdirecek 'e-Devlet Kapısı' projesi önümüzdeki yıl tamamlanacak. OYTEK Genel Müdürü Altay Elbek, devletin tüm kurumlarında kullanılan internet uygulamalarının tek çatı altında birleştirilerek kurumlararası bilgi ve belge paylaşımının sağlanacağını söyledi.
Hyatt Regency Oteli'nde yapılan bilgilendirme toplantısında konuşan Elbek, 'e-devlet kapısı' tüm web servislerine bağlantıyı içinde barındıran, aradaki bütünleşmeyi sağlayan ve birleşik servisler mantığıyla hareket eden bir platform özelliği taşıyor dedi. Proje, birçok kamu kuruluşuna kolaylıklar sağlayacağı gibi, vatandaşlara da pasaport işlemlerinde olduğu gibi birçok müracaatın tek bir arayüz üzerinden yapabilmesi olanağını sağlayacak.

'e-Devlet Kapısı' projesi hayata geçtiğinde, pasaport müracaatında gerekli tüm belgeler ilgili kurumların sitelerinden otomatik olarak çekilecek ve başvuran kişinin belge alma konusunda herhangi bir işlem yapması gerekmeyecek. Ulaştırma Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülen projenin alt kollarını ise Kimlik Paylaşım Sistemi, VEDOP, UYAP gibi projeler oluşturuyor.

Altay Elbek, Türkiye'de yapılmış tüm e-devlet uygulamalarının da arka uygulama olarak sistemde yer alacağını söyledi. Projeyi, Singapur'un CrimsonLogic şirketiyle ortak olarak yürüttüklerini anlatan Elbek, CrimsonLogic'in birçok farklı ülkede gerekli e-dönüşüm çalışmalarını yaparak başarılı olmuş ve başarısını tüm dünyada kanıtlamış bir şirket olduğunu anlattı.

Elbek, yürütülen çalışmaların sonucunda, Türkiye'de de dünyanın en iyi e-devlet uygulamalarından birini gerçekleştireceklerine inandığını belirtti.

'e-Devlet Kapısı'na ilk aşamada dahil olacak kurumlar:
Adalet Bakanlığı, Adli Sicil, Maliye Bakanlığı, SSK, Emniyet Müdürlüğü, İŞKUR, ÖSYM, MERNİS, Emekli Sandığı, BAĞKUR, Milli Kütüphane, TCDD, THY, DT.

Nasıl başladı?
Şubat 2005 tarihinde yapılan ihaleyi OYTEK kazandı. OYTEK proje ile ilgili çalışmalarına kasım 2005'te başladı. Proje, ilk aşamada Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonunda OYTEK ile Türk Telekom tarafından yürütülüyordu. Ancak ihalenin sonuçlanmasından kısa bir süre sonra Türk Telekom'un özelleştirilmesi ile Bakanlar Kurulu projenin daha sağlıklı yürütülmesi için Ulaştırma Bakanlığı'na devredilmesi kararı aldı. OYTEK bu kapsamda çalışmalarını sürdürüyor. Projenin 2007 yılında hayata geçmesi planlanıyor.


Kaynak:internethaber.com

MAZI
19 04 2006, 17:00
Her eve İnternet müjdesi
http://www.habertekno.com/inde...=view&id=974&Itemid=9
(http://www.habertekno.com/index.php?option=com_content&task=view&id=974&Itemid=9
)
14 Nisan 2006 Cuma
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ''İnternet işi iyi iş, herkese lazım. Pazara gittiğinizde satıcılar, 'Çaya çorbaya limon' diye bağırıyorlar. Demek ki bundan sonraki slogan; her eve, herkese internet'' dedi. İnternet Haftası nedeniyle, İnternet Medyası Derneği ve Haliç Üniversitesi'nce düzenlenen ''İnternetin Günlük Yaşamdaki Etkileri'' konulu panel, Haliç Üniversitesi'nin Mecidiyeköy'deki yerleşkesinde yapıldı.
Bulgaristan'dan Türkiye'ye geç döndüğü için panele yaklaşık 1.5 saat gecikmeyle katılan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, iletişim ve bilişim teknolojisinin sadece kendi sektörüyle sınırlı olmadığını, tüm sektörleri kapsadığını söyledi. Yıldırım, dünyada internet kullanımının 1995 yılı sonu itibariyle 16 milyon olduğunu, bu sayının 2006'da 1 milyarı aştığını belirterek, Türkiye'de de buna benzer bir durumun yaşandığını kaydetti. Daha önce ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin milli gelir, okur-yazarlık oranı gibi göstergelerle ölçüldüğünü hatırlatan Yıldırım, Türkiye'de düzenlenen okur-yazarlık seferberliğiyle belli bir noktaya gelindiğini anlattı. Yıldırım, şimdi önlerinde bilgisayar okur-yazarlığı gibi yeni bir kıstas bulunduğunu belirterek, ''Bu konuda gidecek çok yolumuz var. Nasıl okur-yazarlıkta yüzde 90'ın üzerine çıktıysak, bilgisayar okur-yazarlığında da aynı oranları yakalamamız gerekir'' diye konuştu.

'SİNSİ PROJE'
İnternet kullanımının bir alışkanlık olduğunu, bu alışkanlıkları değiştirecek mekanizmaların bulunması gerektiğini anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:
''Bizim okullardaki hızlı, geniş internet projemizin esası, gerek eğitimde, gerekse halkın genelinde bilgisayar okur-yazarlığını artırmaya yönelik çok sinsi bir projedir. Sinsi diyorum, çünkü önce öğrencilerimiz okulda başlayacak, sonra eve gelecek, anne ve babalarını, bizleri zorlayacak. Biz de bu işin içine gireceğiz. Ortaöğretimde okulların yüzde 90'ı, yani 25 bin okul geniş bant internete ulaştı. Diğer yüzde 10 da tamamlanacak.'' Türk Telekom özelleştirilmeden önce çıkardıkları ''Evrensel Hizmet Kanunu'' gereğince oluşturulan fonda 350 milyon YTL'lik ciddi bir kaynak biriktiğini açıklayan Yıldırım, ''Okullardaki bağlantı ücretlerini bu fondan karşılayacağız'' dedi.

ELEKTRONİK İMZA
Elektronik İmza Yasası'nın çıkartıldığını, bu yasanın tam olarak uygulanmasıyla klasik mühür, ıslak imza ve bürokrasi saltanatının sona ereceğini ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti: ''Burada da ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Devletin en büyük gücü sarsılıyor. Kim sarsıyor? İnternet denen şey sarsıyor. Bu bizim için ciddi bir sorun. Bununla yaşamaya alışmamız lazım. Islak imza işinde kağıt, işlemler, bürokrasi kalkıyor. Yıllardan beri her şeyi eleştiriyoruz. Şimdi eleştirme devri bitti, e'leştirme devri başladı. İnternet öyle garip bir şey ki biz politikacıları da çok büyük sıkıntıya sokuyor. 'Niye?' derseniz, bir yerde bir konuşma yapıyorsunuz, millet toplanmış hamasi nutuklar çekiyorsunuz., dinleyicilerin arasındaki gençler 'Ne palavralar sıkıyor, internete baktım doğru değil' diyor. Anında görüntü... Yanlışı anında öğrenip yüzünüze vuruyor. Nasıl siyaset yapacaksınız? Doğru şeyleri söylemek mecburiyetindesiniz.''

E-DEVLET PROJESİ
E-devlet çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Yıldırım, ''Vatandaşa bu yılın sonunda e-devlet kapısında 19 hizmeti verebilecek hale geleceğiz'' dedi.
Yıldırım, bu alanda da sıkıntılar yaşandığını anlatarak, ''Burada zihniyet ve mevzuatın değişmesi gerekiyor. İşin özü, yaşayarak öğreniyoruz'' diye konuştu.
''E-Dönüşüm Türkiye Projesi''ni kaynak israfını önlemek için başlattıklarını, bu proje kapsamında bilgi ve iletişimde Türkiye'nin 2010 yılına ilişkin hedeflerinin bulunduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:
''Kamu hizmetlerinin yüzde 70'i elektronik ortamda yapılır hale gelecek. İhaleler, yolsuzluk ve şeffaflık toplumumuzun en çok konuştuğu, en hassas olduğu alanlardan bir tanesi. Siyasi iktidarlar ya bununla geliyor ya bununla gidiyor. Kamu, belediye, bakanlık alımlarının hepsinin bu ortamda yapılması halinde, bu şeffaflık tam anlamıyla sağlanacak. Bu konuda da yolsuzluk algılaması ortadan kalkacak. Bunu bile başarsak hepsine bedeldir. Batı ülkelerinde bütün sektörlere, işlere göre firmalara endeks numarası vermişler. Endeks numarasıyla herkes teklifini oraya veriyor. Bilgisayar kendisi tasnif ediyor, filan numaralı firma kazandı diyor. Ne insan eli değiyor ne de yolsuzluk iddiası oluşuyor. Bu biraz zaman alacak.'' Bakan Binali Yıldırım, e-imzayla ilgili Maliye Bakanlığı'nın harekete geçmesini eleştirerek, ''e imzalı belgelerden de damga vergisi almamız lazım diyor. Yahu kağıt yok, kalem yok, imza yok, pul yok. Nereden çıktı bu vergi'' dedi.
Yıldırım, vatandaşın devlete ulaşmasının tek noktadan olması gerektiğini, bu sayede vatandaşın işlerinin kolaylaşacağını söyledi.

KULLANICI SAYISI
''İnternet işi iyi iş, herkese lazım. Pazara gittiğinizde satıcılar, çaya çorbaya limon diye bağırıyorlar. Demek ki bundan sonraki slogan; her eve, herkese İnternet'' diyen Yıldırım, bu konuda gençlere büyük iş düştüğünü bildirdi.
Yıldırım, geniş bant internet erişiminin hızla artmaya devam edeceğini dile getirerek, ''Şu anda 1 milyon 900 bin internet kullanıcısına ulaştık. Bir yıl içerisinde bu iki katına çıkacak'' diye konuştu. Salonda panelist olarak bulunan gazeteci-yazar Mehmet Ali Birand'a espri yapan yıldırım, ''Bizi rahat bırakmayın, biz zaten bu işe gönülsüzüz. Şimdi bir de internet medyası çıktı başımıza. Ne siyasetin ne gazeteciliğin tadı tuzu kalmadı. İnternet icat oldu her şey değişti'' dedi.

İNTERNET SUÇLARI
Yıldırım, internet suçlarıyla ilgili Adalet, Maliye ve Ulaştırma bakanlıklarının çalışmalarının devam ettiğini söyledi. İnternet fiyatlarının adım adım ucuzladığını ifade eden Yıldırım, ''Daha fazla da ucuzlayacak. Ucuzlama süreci başladı ama gittikçe ucuzlayacak. Hedef artık rekabet. Eskiden Türk Telekom vardı, şimdi herkes var. Rekabetle ve biraz da önümüzdeki yıllarda vergi yükünü hafifletmek suretiyle internet daha da ucuzlayacak, kalitesi de artacak. İnternette pahalı ülkeler arasında değiliz.'' Cep telefonlarından alınan iletişim vergisinin sıfırlanmayacağını da açıklayan Yıldırım, ''Vergilerde iyileştirme yapmak için bir çalışma içerisindeyiz. Maliye ve genel bütçe dengesiyle ilgili bir konu'' dedi. Yıldırım, vergi iyileştirmelerinin, başarılabilirse önümüzdeki bütçe yılında gerçekleştirileceğini bildirdi.

'HALİÇ'İ NASIL UNUTTUM, ONU DA ANLAYAMADIM'
Konuşmasının sonunda paneli düzenleyenlere teşekkür etmek isteyen Yıldırım'ın, Haliç Üniversitesi yerine Kadir Has Üniversitesi demesi üzerine salonda gülüşmeler oldu. Bunun üzerine Yıldırım, şunları kaydetti:
''Hepsi üniversitemiz, ne olacak. Ona da teşekkür ediyoruz, size de teşekkür ediyoruz. Yani şimdiye kadar yaptığımız konuşma güme mi gitti? Haliç Üniversitesi ya... Ben Haliç mektebinde okudum. Yıllarca Haliç Tersanesi'nde çalıştım. Kasımpaşa'da büyüdüm. Haliç'i nasıl unuttum, onu da anlayamadım. Şimdi Haliç Üniversitesi Haliç'te olur kardeşim. Mecidiyeköy'de Haliç Üniversitesi olursa, biz de karıştırdık kardeşim. Haliç Üniversitesi'ne bir kez daha teşekkür ediyorum.''

PANEL
İnternet Medyası Derneği Başkanı Hadi Özışık da Türkiye'de her ne kadar anlaşılmasa da internetin demokrasinin bir aracı olduğunu söyledi. Panelde konuşan Kanal D Grup Başkanı gazeteci-yazar Mehmet Ali Birand da bilişim sektöründe muazzam bir devrim yaşandığını ifade ederek, büyük televizyonların internette görüntülü olarak yayına tam olarak başlamasıyla birlikte arşivlerin açılacağını, programların izleyicilerin talepleri doğrultusunda gerçekleşeceğini kaydetti. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk ise internetteki hizmetlerine ilişkin bilgi verdi.


Kaynak:internethaber.com

Sansli
02 05 2006, 17:00
Elektrik hattından internet

ABD'nin California eyaleti, kullanıcılara elektrik hatlarından geniş bant yüksek hızlı internet hizmeti verilmesi için denemelere başladı.

California eyaleti Kamu Hizmetleri Komisyonu (CPUC), eyalet çapında ''broadband over power lines-BPL'' (elektrik hattından geniş
bant) internet hizmetinin test edilebilmesi için bir uygulama planını devreye soktu.

CPUC üyesi Rachelle Chong, BPL'nin, telefon, kablo ve uydu üzerinden verilen internet hizmetlerine rakip olacağını belirterek, internet hizmeti bedellerinin tüketici lehine düşmesine de yardım edeceğini kaydetti.

Elektrik hattından geniş bant yüksek hızlı internet hizmeti BPL, hali hazırda döşenmiş elektrik kablolarını geniş bant sinyallerini
evlere kadar iletmek için kullanıyor.

ABD'de 40 milyon kişi, telefon, kablo ve uydu üzerinden verilen geniş bant internet hizmetinden faydalanıyor.

Sansli
02 05 2006, 17:00
Otobüslerde internet servisi

Avea'nın yolculukta internet servisi uygulaması Kamil Koç otobüslerinde başladı.

Avea'dan yapılan açıklamaya göre, Avea'nın çözüm ortağı As
Teknoloji Güvenlik ve Elektronik Sistemleri (Astech) tarafından geliştirilen Speednet IP9200 modem cihazı Avea'nın GPRS/EDGE şebekesinden aldığı sinyalleri otobüsün içine Wi-Fi sinyali olarak dağıtıyor.

Yolcuların, Wi-Fi destekli dizüstü bilgisayarlarıyla internete bağlanabildikleri ve online yolculuk keyfini kesintisiz olarak yaşadıkları belirtilen açıklamada, hiçbir ücret ödemeden taşıt içindeki kablosuz ağ üzerinden yolculara sınırsız internet iletişim olanağı sunan bu sistemde, cep telefonları açık tutulmadığı için taşıtların fren sistemleri gibi hassas elektronik parçalarının olumsuz
etkilenmediği bildirildi.

Imbat
02 05 2006, 17:00
Geleceğin bilgisayarları küçük, sessiz ve güçlü

10 yıl içinde bilgisayarlar daha az enerji tüketecek; internete ve diğer elektronik cihazlara kolayca bağlanacak, daha sessiz olacak.

Geleceğin platformları Intel İş Geliştiriciler Forumu (Intel Developer Forum IDF)'nda uzmanların görüşüne sunuldu. Yeni teknolojiler bilgisayar dünyasının geleceğine şekil vermeye başladı. Intel yöneticileri gelecekte platformları şekillendirecek gelişmenin internette yattığının altını çizdi. Sadece bilgisayarların değil, internete bağlanan televizyonun, buzdolabının, hatta her kıyafetin bir internet kimliği olacak. Böylece aileler çocuğunun nerede olduğunu takip edecek. Yaşlı ve hasta yakınınızın sağlık durumunu doktor ve her hasta yakını rahatlıkla izleyecek. Yıllardır konuşulan bu uygulamalar artık hayal veya prototip olmaktan çıkıyor. Artık her cihazınbir internet numarası olacak. Tıpkı dijital bir kimlik gibi... Intel İş Geliştiriciler Forumu'nda tüm bu sistemlerin nasıl çalışacağı teknolojisiyle ortaya koyuluyor. Forum sırasında dünyanın her yerinden gelen iş geliştiriciler ve gazeteciler geleceğin teknolojilerini yakından takip ediyor. Dizüstü bilgisayarlar sürekli mobil çalışmayı sağlayacak şekilde yenileniyor. Kullanılan çift çekirdekli işlemciler performansı artırırken elektrik tüketimini düşürüyor. Intel çok çekirdekli işlemci platformunu daha da ileri taşıyor. 5-10 yıl içinde bilgisayarlarda 10 ile 100 arasında çekirdekli işlemci kullanılacak.


DİĞER TEKNOLOJİ HABERLERİ

http://www.sabah.com.tr/2006/0.../tek101-20060319.html
(http://www.sabah.com.tr/2006/04/29/tek101-20060319.html
)
Üçüncü nesil için ihale sonbaharda
40 bin adet iPod'a 12 milyon $ ödedik
İnternetteki anlık sohbet cep telefonlarına taşındı
AB internet TV'ye geçecek Türkiye dijitalde emekliyor
Kadına amatör, erkeğe profesyonel kamera
Vestel hem satıyor hem de kullanıyor
Kulağınıza küpe bilgisayarınıza bilgi
Gates önce Başbakan sonra Mustafa Koç ile görüşecek
BenQ-Siemens telefonları Bingöllü Hasan'a emanet
Otomobil yarışları 'dizüstü'ne taşındı
Playstation'lar da tehdit altında
Otobüslerde internet servisi
Lisans verilmeden 700 bin kişi yeni nesil telefon aldı
Microsoft, Apple için Media Player geliştirmeyi durdurdu
Cep telefonunu müzik ve fotoğraf tutkusu sattırıyor
Mobil kitap devri
Apple son çeyrekte 14 milyon iPod sattı
Videolar artık internetten alınıyor
Cepten internete girmeye alışın
Geleceğin dünyası Vegas'ta göründü
Google'dan yeni video hizmeti
Kadın şıklığa, erkek teknolojiye düşkün
İnternette yeni moda: Vlog
Ekmel hoca interneti 100 kat hızlandıracak
Türkiye 100 $ laptop projesine katılıyor
Yazı, resim, müzik parmak ucunda
Intel, Türkiye'de yatırıma eğitimle başladı
Dijital kamerayla korkmadan çekiyoruz
'Avrupa'yı hedefledik Türkiye'ye yetişemiyoruz'
Nokia'dan cepte 3 megapiksel ve TV
Çinliler, ABD'li IBM'i satın aldı, 300 dolara PC yaptı
Skype artık görüntülü
Google 'cep'te
Microsoft Vista'nın 6 ayrı sürümü olacak
Logo ve melodiye vergi tartışması
Tüm şehre bedava kablosuz internet
''Google Mars'' hizmete girdi
Trenlerde kablosuz internet hizmeti geliyor
Windows Vista'nın çıkışını yine erteledi
2006' da cep telefonlarının bilgisayardan farkı yok
Cepten harita üzerinde arkadaş bul!
İnternette karakol!
Saç telinden mikroçip
Kameralar suçluları yüzünden tanıyacak
Türksat 3A ile yeni teknoloji çağı
AB ile Microsoft kavgası yargıda
Doany: Bu yaz interneti 2 kat hızlandıracağız
LCD ekran mezar taşı
Türkler cepten müziğe 100 milyon dolar yatırdı
23 Nisan netten yayınlanacak
Okulların internet ücreti Bakanlıktan
Net kurulu yapılandırılıyor
İngiltere'de ayda yüzde 5.3 artış gösterdi
Elektrik hattından internet
''Knight Online'' oyununa dikkat!
Cep telefonları artık yol tarif edecek
Akıllı aynalarla kıyafet denemek sona eriyor
Bill Gates'e özel bilgisayar
Net'ten alışveriş artıyor
Nette telden görüşme yayıldı
Yakıt hücresiyle çalışan tren!
Gençler internet tutkunu
Teknoloji tutkununun çantası bu yaz toplam 2 bin dolara...
Filmleri yanınızda taşıyın
IFC: İstihdamı teknolojiye yatırımla çözün
'Cep'çiler golü Dünya Kupası'nda atacak

MAZI
08 05 2006, 17:00
Okulların internet ücreti Bakanlıktan

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, yılda yaklaşık 40 trilyon lirayı bulan ortaöğretim kurumlarındaki internet kullanım ücretlerini, bundan böyle Ulaştırma Bakanlığı'nın vereceğini açıkladı.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, 23 Nisan etkinliklerine katılmak üzere geldiği Erzurum'da, Valilik tarafından Sanayi ve Ticaret Odası'nda 'İnternet Haftası' dolayısıyla düzenlenen 'Dünyada ve Türkiye'de İnternet Kullanımı' konulu panelin açılışına katıldı.

Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, internetin günümüzde bir yaşam şekline dönüştüğünü ve bu alandaki teknolojilerin çok hızlı bir şekilde geliştiğini ifade etti. 1970'li yıllardaki öğrencilik döneminde bilgisayarla ilk tanışmasını anlatan Yıldırım, aradan geçen 35 yılda kıyaslanmayacak bir ilerleme kaydedildiğini, gelişim hızının 'baş döndürücü' diye nitelendirilebileceğini belirtti.

Türkiye'nin, Cumhuriyet'in kuruluşundan beri çağdaşlaşma ve kalkınma mücadelesi verdiğini, bunun için okuryazarlığın artırılmaya çalışıldığını anlatan Yıldırım, okuryazarlık oranının yüzde 90'ın üzerine çıktığını, ancak bu sefer bilgisayar okuryazarlığı konusunun gündeme geldiğini söyledi.

Artık ülkelerin gelişmişliğinin bilgisayar okuryazarlığına göre ölçüldüğünü, bazı ülkelerde bu alanda yüzde 60-70 oranında okuryazarlık sağlandığını belirten Yıldırım, Avrupa ülkelerinde yaşayanların günlük işlerinde bilgisayarın nimetlerinden daha etkin yararlandığını ifade etti.

İnternet kullanım oranlarına da değinen Yıldırım, 1995 yılında dünyada sadece 16 milyon kişinin internet kullandığını, bugün bu sayının 1 milyarı aştığını söyledi.

TÜM OKULLARA ADSL BAĞLANTISI PROJESİ

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Türkiye'de yeni nesillerin internet teknolojileriyle tanışabilmeleri için bütün okullara geniş bant internet erişimi (ADSL) projesini başlattıklarını, bu sayede öğrencilerin eskiden söylenen 'İlim Çin'de de olsa öğreniniz' sözünün ötesine geçerek, bütün bilgilere parmaklarının ucuyla ulaşabildiğini belirtti.

Yıldırım, Türkiye'deki 45 bin okulun yüzde 65'ine ADSL bağlantısı ***ürüldüğünü, bu proje sayesinde, bölgeler arasında bilişim teknolojileri kullanımındaki sayısal uçurumun da giderileceğini bildirdi.

İnternetin ülkenin en ücra köşelerine kadar ***ürülebilmesi için internet hizmetlerinin 'Evrensel Hizmet Kanunu' kaps***** alındığını, sosyal devletin gereği olarak her vatandaşa internet hizmetinin ***ürülmesinin hedeflendiğini anlatan Yıldırım, gençlere müjde vermek istediğini belirterek, 'Bundan böyle ortaöğretimde internet kullanım ücretlerini, Ulaştırma Bakanlığı verecek. Okullarınızda internete istediğiniz kadar bağlanın, parasını biz ödeyeceğiz' dedi.

Ortaöğretimde yılda 40 trilyon lirayı bulan internet kullanım ücretinin daha önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılandığını hatırlatan Yıldırım, zaman zaman ödenek olmadığında Okul Aile birliklerince ödeme yapıldığını söyledi.

'TÜRKİYE'DE İNTERNET KULLANICILARININ SAYISI 11.5 MİLYON'

Türkiye'deki internet kullanım oranlarına da değinen Yıldırım, 1997 yılında 30 bin bilgisayarın internete bağlı olduğunu, son 3 yıldaki büyük artışla internet kullananların sayısının 11.5 milyona ulaştığını kaydetti. Yıldırım, 'Hedef 2 yıl içinde bu sayıyı ikiye katlamak. Nihai hedef ise en az AB ortalamasını yakalamak, hatta üzerine çıkmaktır' diye konuştu.

Vatandaşlara 19 ayrı hizmetin tek bir portal üzerinden verilebilmesine imkan sağlayacak 'e-devlet' projesiyle ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü, bu çalışmanın yıl sonunda tamamlanmasıylabirçok hizmetin bilgisayar ortamında tek bir kapıdan yapılabileceğini belirten Yıldırım, '(İnternet, her derde devadır) diyebileceğimiz günler de gelecek' dedi.

İnternetin siyaseti de değiştirdiğini, yalan söylemeyi ortadan kaldırdığını ifade eden Yıldırım, vatandaşların, siyasetçilerin verdikleri bilgileri sanal ortamda kontrol edebildiklerini kaydederek,'İnternet, eski moda siyasetçileri tarihe gömdü' dedi.

'TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR ÜLKE OLMALIYIZ'

Türkiye'nin, ithal ettiği yaklaşık 80 milyon cep telefonuna, 40 milyar dolara yakın para harcadığını belirten Yıldırım, benzer şekildeparası verilerek uydular satın alındığını, bu gidişi değiştirmek istediklerini söyledi. 'Parayı verdik, uyduları aldık, fiyakayı yaptık' diye espri yapan Ulaştırma Bakanı, Türksat 3A uydusunun üretiminde Türk mühendislerinin de görev alacağını ve bundan sonraki uyduların Türkiye'de üretilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Yıldırım, Türkiye'nin sadece teknoloji satın alan değil, üreten bir ülke olması gerektiğini vurgulayarak, Hükümet'in, araştırma geliştirme faaliyetlerini artırmak amacıyla TÜBİTAK'a 430 trilyon liraaktardığını, bu yıl ise bu rakamı 650 trilyon liraya yükselttiğini ifade etti.

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, konuşmasının ardından Türk Telekom'un ADSL aboneliğine kaydolan 5 kişiye, ADSL modem hediye etti. Bu arada Yıldırım, panel öncesinde valilik tarafından İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nde düzenlenen 'Geçmişten Günümüze Bilişim Teknolojileri' sergisinin açılışını gerçekleştirdi.

Bakan Yıldırım, panelin ardından ise Cemal Gürsel Stadı'nda Erzurumspor ile Ankara Demirspor kulüpleri arasındaki futbol karşılaşmasını izledi.

Kaynak: SABAH

Yayın tarihi: 05.05.2006

MAZI
20 06 2006, 17:00
Cep telefonu fiyatına bilgisayar

Dolarda son dönemde kaydedilen yükselişe rağmen öğrenciler için karne kampanyaları düzenleyen bilgisayar firmaları kuru sabitledi. Marifetli cep telefonlarına ödenen paraya kaliteli bir bilgisayar bulmak mümkün


18.06.2006



Ülkemizde cep telefonu kullanım yaşı 12'ye kadar geriledi. Türk halkı her 3 ayda bir cebini yeniliyor. Kameralı, mp3 çalarlı telefonlara ödenen 1 milyarı aşan ücretlerle orta performanslı bir PC ya da dizüstü bilgisayar almak mümkün.Karne kampanyaları yapan firmalar dolar kurunu da sabitledi. Türkiye'de 2001'de 400 binle sınırlı kalan PC satışları 2004'e gelindiğinde 1 milyon 200 bine yükseldi. İnternetin yaygınlaşması ile birlikte kişisel bilgisayar satışlarında rakam 2 milyona dayandı. Türkiye'de dizüstü satışlarında da yüzde 158'lik artışla geçtiğimiz yıl patlama yaşandı. Laptop satışı 570 bine ulaştı.

whitesnow
22 06 2006, 17:00
500 bin öğretmene bilgisayar kursu

Intel CEO'su Otellini, Türkiye'de 2011'e kadar yarım milyon öğretmene bilgisayar eğitimi vereceklerini açıkladı. Otellini'ye göre, Türkiye'de bilgisayar ve internet fiyatları 'çok yüksek'.

Dünyanın en büyük çip üreticisi Intel CEO'su Paul Otellini, gelişmekte olan ülkelerde eğitim projelerine destek vermeyi hedefleyen 'World Ahead' projesinin Türkiye ayağını başlatmak için İstanbul'daydı. Otellini, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte 2011 yılına kadar 500 bin öğretmene bilgisayar eğitimi vereceklerini açıkladı. Otellini, ilköğretim öğrencileri için tasarlanan ucuz fakat tam fonksiyonel dizüstü bilgisayarların bir örneğini katılımcılara gösterdi. Intel CEO'su, bu dizüstüleri 2007'den itibaren yerel firmaların üreteceğini ve Milli Eğitim Bakanlığı vasıtasıyla okullara dağıtılacağını ifade etti.

Otellini, Intel'in tüm dünyada eğitim projeleri için gelecek beş yılda 1 milyar dolar harcayacağını, 10 milyon öğretmene bilgisayar eğitimi vereceğini belirtti. Intel CEO'su Türkiye'de şimdiye dek 60 bin öğretmeni eğittiklerini, dünya çapında ise 35 ülkede 3 milyon öğretmene ulaştıklarını dile getirdi.

BİLİŞİM İÇİN UCUZ BİLGİSAYAR ŞART

Otellini Türkiye'nin son 5 yılda ciddi bir bilişim atılımı gerçekleştirdiğini, ancak dijital uçurumun devam ettiğini söyledi. Otellini, Türkiye'deki dijital uçurumun en önemli nedeni olarak ise, bilgisayar ve internet erişiminin yüksek maliyetini gösterdi. Otellini, Türkiye'yi küresel ekonomide bilişim potansiyeli olan Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya ile birlikte değerlendirdiklerini, ancak Türkiye'nin bu ülkelere göre ciddi bir 'pahalılık sorunu' yaşadığını belirtti.

Türkiye'de internet ve PC yaygınlığının artmasında karşın hala yüzde 10 civarında kaldığını belirten Otellini, bunu aşmanın tek yolunun bilgisayarı pazar fiyatının altında satılması olduğunun altını çizdi. Otellini, bilgisayar üreticileri, hükümet ve sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek kampanyalar düzenlemeleri gerektiğini, Intel'in bunlara yerel bazda destek verdiğini ifade etti. Örneğin Intel, KOSGEB'in yürüttüğü, KOBI'leri iki yıl sıfır faizli krediyle bilgisayar sahibi yapmayı amaçlayan bir projeye destek veriyor.

'OKULLARA INTEL'DEN UCUZ DİZÜSTÜ'

Intel'in, Microsoft ve Türk Telekom ile birlikte yürüttüğü 'İlk Bilgisayarım' projesinde, düşük fiyatlı ve ADSL bağlantılı dizüstüler Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla okullara dağıtılacak. Intel ile birlikte yürütülen projeyi anlatan Milli Eğitim Bakanı Dr. Hüseyin Çelik sözlerine şöyle başladı: Kanımca 20'inci yüzyılın en büyük buluşu internettir, bugün küreselleşme dediğimiz olgu, internet sayesinde gelişti. Eskiden sınıf denince akla karatahta, sıra ve tebeşir gelirdi. Şimdi ise bunların arasına bilgisayar da katıldı. İnterneti gençlere yaygınlaştırmanın gerekliliğine inanıyoruz.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, 'eduwise' adlı bu dizüstü bilgisayarın 400 dolar olan maliyetinin farklı yöntemlerle karşılanabileceğini ve ilk bilgisayarın sınıfa girmesinin 2008'den sonra olacağını belirtti. Çelik, Türk Telekom özelleşmeden önce imzalanan bir protokolle okullara ADSL erişimi sağlanması için başlayan çalışmaların devam ettiğini, ADSL bağlantısı ulaştırılmayan ücra noktalar için ise, Intel'in geniş erişimli kablosuz WiMax teknolojisini kullanacaklarını dile getirdi.

SAAT HIZI YERİNE ÇOKLU ÇEKİRDEK

Otellini, saat hızını artırmak yerine son yıllarda çekirdek mimarisinde tasarım değişikliklerine yöneldiklerini şu sözlerle dile getirdi: Saat hızını artırınca ısı artıyor, bu durumda daha büyük fanlar kullanmak gerekiyor, o zaman da bilgisayar daha gürültülü oluyor. Bunun yerine çok çekirdekli mimariye geçtik, artık çipin güç ölçütü saat hızı değil, watt başına performans olarak değerlendirilecek. Vestel ile ortaklıklarına da değinen Otellini, Temmuz ayında çıkacak şirketin beklenen işlemci serisi Intel Core 2 Duo'nun tüm dünyayla aynı gün Vestel marka dizüstü bilgisayarlarla da Türkiye'de de satışa çıkacağını ifade etti.

Kaynak: NTVMSNBC
Yayın tarihi: 22.06.2006

Imbat
05 07 2006, 17:00
İnternet ile tanışıklığınız yeni ise ve 'sık sık' eposta alışverişi yapıyorsanız, bu KURALLARI okuyun

E-MAIL YAZARKEN UYULMASI GEREKEN KURALLAR...
(6 Temmuz 2006 Perşembe)

İHA - Mektupların anılarda kaldığı, postacıların adreslere sadece fatura teslim ettiği günümüzde, iletişimin en hızlı ve yaygın yollarından biri de e-mail, yani elektronik posta. Ancak, elektronik posta yoluyla mesaj göndermenin de bir adabı bulunmaktadır. İşte, e-mail yazarken uyulması gereken kurallar.

İnternete bağlı tüm bilgisayarlar, aynı işletim sistemlerini kullanmadıkları için Türkçe karakterleri okuyamayabilir. Bu nedenle elektronik posta yazarken mümkün mertebe Türkçe karakterler (ç,Ç,s,S,ğ,Ğ,i,İ,ö,Ö,ü,Ü) kullanmayın. Mesaj gönderdiğiniz kişinin elektronik posta programının ve bilgisayar sisteminin Türkçe karakterleri görüntüleyebileceğinden yüzde 100 eminseniz sorun yok. Fakat özellikle yurtdışına gönderilen mesajlarda bu kurala titizlikle uymak gerekiyor. Bunun dışında e-mail yazarken uyulması gereken kurallar şu şekilde:

- Mesajlarınızı imla kurallarına uygun yazın.

- Mesajlarınızın tamamını büyük harflerle yazmayın. Büyük harf, bağırmak, kükremek, parlamak anl***** geliyor.

- Mesajlarınızda gerçek isim ve elektronik posta adresinizi kullanın.

- Elektronik postanızı nereye gönderdiğinize dikkat edin. Bunun için mesaj göndereceğiniz kişinin elektronik posta adresini mesajı göndermeden önce mutlaka kontrol edin. Özellikle de, arkadaşınıza göndereceğiniz mesajı yanlışlıkla bir listeye göndermemeye özen gösterin. Aynı listeye üye bir arkadaşınızın mesajını alınca, ona özel yazdığınız bir mesajı yanlışlıkla listeye gönderebilirsiniz. Listelere gönderilen özel mesajların liste üyelerince pek hoş karşılanmayacağını unutmayın.

- Subject, yani konu kısmı boş mesaj göndermeyin. Bu alana yazacaklarınız, mesajınızın içeriğine uygun anahtar kelimeler ve kısa bir tanım olabilir.

- Elektronik posta programınız, yazı karakteri, renk seçeneği, mesaj içinde animasyonlar, resimler, ses ve benzeri bazı formatlama seçenekleri sunabilir. Ancak karşı tarafın elektronik posta programı bunları desteklemeyebilir. Dolayısıyla, karşı tarafın elektronik posta programının bu tip formatları desteklediğinden emin olmadan özel formatlı mesajlar göndermeyin.

SORULARINIZA HEMEN CEVAP BEKLEMEYİN

- Gelen mesajlara yanıt yazarken, orijinal mesajdan gerektiği kadarını cevabınıza ekleyin. Yanıtınızı gelen mesajın ilgili yerlerinin hemen altına yazarsanız, içeriğin dışına çıkmamış olursunuz. Günümüzde kullanılan hemen hemen tüm elektronik posta programları, cevaplarda orijinal mesajı da gönderilecek mesajın sonuna otomatik olarak getiriyor.

- Birine, bir gruba veya listeye bir konu hakkında soru sorduğunuzda, lütfen demeyi unutmayın. Sizin için biri cevap yazmış, probleminizle ilgilenip çare üretmeye çalışmışsa, bir mesaj ile ilgili kişiye teşekkür ederim demeyi ihmal etmeyin.

- Sorularınıza hemen cevap beklemeyin. Elektronik posta gönderdikten dakikalar sonra hala bir cevap almadıysanız, kimsenin sizi önemsemediğini düşünmeyin.

- Eğer elektronik posta ile bir soru soracaksanız, sorunuzu sade bir dille ve net bir ifadeyle yöneltin.

- Hiçbir zaman elektronik postanızın sadece siz ve gönderdiğiniz kişi tarafından okunacağını zannetmeyin. Bu nedenle, söz gelişi telefonda söyleyemeyeceğiniz şeyleri elektronik posta ile de ifade etmeyin.

- Özellikle listelere, tartışma gruplarına, o anki kızgınlığınızla çabucak yazdığınız yanıtlar göndermeyin. Bu tip elektronik postaların, çoğunlukla gönderildikten hemen sonra çok ters tepkilere yol açtığını en öfkeli anınızda bile hatırınızdan çıkarmayın.

- Her gün düzenli olarak, mesaj gelip gelmediğini kontrol edin ve postalarınızı, limitinizi aşacak kadar sistemde tutmayın. Gereksiz mesajları posta kutunuzdan hemen silin.

- Elektronik postanızı uzun süre okuyamayacağınız durumlarda, üye olduğunuz listelerden geçici olarak kaydınızı sildirin. Aksi takdirde, gelen çok sayıda mesaj posta kutunuzu dolduracaktır.

- Mesajlarınızda kredi kartı numarası, şifre gibi özel bilgilerinizi yazarken dikkatli olun. Unutmayın ki elektronik posta hala çok güvenli değil.

- Güvenliğiniz için şifrenizi kimseye vermeyin ve zaman zaman değiştirin.

- Aldığınız elektronik postalarla beraber gelen attachment'leri açarken çok ama çok dikkatli olun. Unutmayın ki virüsler en çok bu şekilde bulaşıyor. Siz de başkalarına dosya göndermeden önce mutlaka virüs taramasından geçirin.

whitesnow
17 07 2006, 17:00
MEB'den internetten TV yayını

Milli Eğitim Bakanlığı internet televizyonculuğuna başlıyor. Açık ilköğretim ve liselerinde okuyanlar, derslerin yanı sıra eğitici film ve belgeselleri ücretsiz olarak seyredilebilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı iki hafta içinde internet televizyonculuğuna başlıyor. www.egitim.gov.tr adresinden ulaşılabilecek sitede, açıköğretim derslerinin yanısıra eğitici ve tanıtıcı filmler de izlenebilecek.

Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, bu hizmetin öğrencilere büyük bir kolaylık sağlayacağını söyledi.

Aktürk, Açıköğretimde okuyan öğrencilerimiz eskiden hep tv programını, akış şemasını izlerlerdi. 'Acaba bizim ders ne zaman başlayacak', 'Kaçırdık mı kaçırmadık mı'. Artık öyle bir dert yok. Kaçırsalar da kaçırmasalar da istedikleri zaman derse girip bağlanıp seyredeblecekler. Anlamadıkları yeri geri dönüp tekrar izleyebilecekler. Çok iyi bildikleri bir kısım varsa orada zaman geçirmeyecekler, hızlıca orayı zaplayabilecekler dedi.

YAYINLAR KOPYALANAMAYACAK
Siteye, yıllardır bakanlığın arşivinde biriken belgeseller, radyo programları ve diğer yayınlar da eklenecek. Fakat bunlar kopyalanamayacak, isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'ndan satın alabilecek.

HEDEF TELEVİZYON KANALI KURMAK
Bakanlığın bir sonraki hedefi ise dijital yayıncılıkla faaliyete geçecek, interaktif bir eğitim televizyonu kurmak.

Aktürk, Modern televizyonculuk ne gerektiriyorsa ona uygun altyapıyı şimdiden hazırlıyoruz. Daha sonra bir televizyonumuz olursa, bütün materyallerimiz hazır olacak dedi.


Kaynak: NTVMSNBC

Yayın tarihi: 18.07.2006

Sansli
31 07 2006, 17:00
Türkiye 100 $ laptop projesine katılıyor

Massachusetts Institute of Technology (MIT) Media Laboratuvarı Başkanı Profesör Nicholas Negroponte, tarafından tasarlanan 100 dolara dizüstü bilgisayar (Laptop) projesine Türkiye'de katılmak istiyor. Geçtiğimiz hafta Tunus'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ile ürün ilk kez tanıtılmıştı. Türkiye ancak 2007 yılından itibaren bu projeden faydalanacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Teknolojileri Daire Başkanı Nizami Aktürk Tunus'taki toplantıları takip ettiklerini ve projeyle yakından ilgilendiklerini söyledi.

Aktürk projenin yepyeni konsepte sahip olduğunu belirterek, Biz projeye dahil olmak istediğimizi belirttik. MIT yetkilileri bu önceliğin az gelişmiş ülkelerle başlayacağını 2. aşamada Türkiye gibi ülkeleri dahil edeceklerini belirtti. Yani 2007 yılına kadar beklememiz gerekiyor. Proje çok heyecan verici. Bu çalışma dışında da Microsoft ve Intel gibi firmaların da bu konuda çalışma yapacağını düşünüyoruz. Fuarda Microsoft'unda 200 dolarlık bilgisayar projesi vardı. Bizim Öğretmenler için dizüstü bilgisayar projesinde fiyatları aşağı çekmeyi başardık ortalama 900 dolara mal ettik dedi.

Elektirğini Üretiyor

Televizyon, internet ve oyun için kullanılabiliyor. 500 Mhz işlemci bu uygulamaları sorunsuz çalıştıracak şekilde tasarlanmış. Bu yönüyle diğer dizüstü bilgisayarlardan tamamen farklı. Üstelik geri kalmış ülkelerdeki elektrik problemi düşünülerek mobil çözüm geliştirilmiş. Yanındaki kolu elinizle birkaç defa çevirdiğinizde yaklaşık 10 dakika kullanılacak kadar elektrik üretiyor.

Kaynak:SABAH
Yayın tarihi: 01.08.2006

Sansli
31 07 2006, 17:00
http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=1733

Artık serbestçe indirebileceksiniz!

20 milyar şarkının indirildiği, korsan müziğin en önemli sitesi Kazaa, 100 milyon dolar cezayı ödeyip yasal statüye geçti...

BBC

İnternet üzerinden dosya paylaşım sitesi Kazaa, uzun süren bir dizi davanın sonucunda yasal statüye geçti. İnternet üzerinden müzik dosyalarının paylaşımına olanak tanıyan site, yasadışı işlemleri dolayısıyla zarara uğrattığı dört müzik şirketine 100 milyon doları aşkın para ödemeyi kabul etti.

Kazaa, bir dönem müzik korsanlığında en önemli araç olarak görülüyordu.

Jüpiter Araştırma Şirketi uzmanlarından Mark Mulligan, Kazaa'nın ödemeyi kabul ettiği meblağın, şirketin ne kadar büyüdüğünün göstergesi olduğunu söylüyor.

Uluslararası Fonografi Sanayileri Federasyonu (IFPI), korsanlığa karşı süren savaşta bir çarpışmayı daha kazandıklarını bildirdi.

Müzik sektöründe yapılan bir araştırmaya göre sadece geçen yıl 20 milyardan fazla şarkı internet üzerinden yasadışı yollardan paylaşılmış.

Araştırmada, bu durumun en önemli nedeninin, dosya paylaşımı ve müzik korsanlığına olanak tanıyan internet siteleri olduğu belirtiliyor.

Kazaa'nın yasal platformda faaliyet kararı şirket aleyhinde açılan bir dizi davayı izliyor.

Avustralya Federal Mahkemesi geçen yıl Kazaa'nın operatörü Sharman Networks firmasını, telif hakkı yasalarını ihlal etmeye teşvik etmekten suçlu bulmuştu.

2005 yılında da Amerikan Yüksek Mahkemesi, kullanıcılarını müzik korsanlığına teşvik ettikleri gerekçesiyle şirketlerin de suçlanabileceklerine hükmetmişti.

Mahkeme kararı üzerine, Kazaa'nın yazılımında korsanlığı önleyecek değişiklikler yapıldı.

Kazaa programı bugüne dek 239 milyon kez internetten indirildi.

Zirvede olduğu dönemde Kazaa'nın aynı anda dört milyon kullanıcısı vardı.

Kazaa'dan önce Napster müzik paylaşım sitesi de yasalara uygun şekilde hizmet vermeye başlamıştı.



Diğer İnternet Haberleri


Murdoch'un gözbebeği!
En sevdiğinize kafa tutun!
Sanal alemde 'YouTube' rüzgârı
Casus programlardan bedava korunma yolları
Türkiye yükselen yıldız
İnternet spor Oscar'ının sahibi belli oldu
ABD'de internette bahis yasaklanıyor
İnternetten çiçek koklayın!
'Google' kelimesi sözlüğe girdi...
Google, Louis Vuitton'a 300 bin euro tazminat ödeyecek

whitesnow
06 08 2006, 17:00
Herkese bedava yazıcı

Bilgisayar yazıcılarının fiyatları neredeyse içlerindeki kartuşlarından bile ucuz hale geldi. Ancak hâlâ her kullanıcıda bir tane yok. Üstelik herkesin bir yazıcıya sahip olması da ayrı bir kaynak israfı olarak yorumlanabilir. Bu sitedeki küçük yazılımı yükleyerek sizin gibi bütün üyelerin yazıcıları kullanımınıza açılıyor, sizin dünyanın her tarafında bir yazıcınız oluyor.

Haberle ilgili siteler
http://printeranywhere.com/

MAZI
15 08 2006, 17:00
Google en büyük kütüphaneyle anlaştı

Google, California Üniversitesi'yle anlaşma yaptığını ve üniversite kütüphanesini internet ort***** aktaracağını açıkladı.

California Üniversitesi kütüphanesinin sanal ortama taşınması, yeryüzündeki bütün basılı kitapları internette yayımlamayı tasarlayan Google'ın bu iddialı ve tartışmalı projesi doğrultusunda atılmış adım oldu.

Dünyanın en büyük kütüphanelerinden birine sahip olan California Üniversitesi'nin yetkililerine göre, 10 kampüsteki 100'den fazla kütüphanede dünyanın en geniş akademik çalışma ve araştırma arşivi bulunuyor.

Google'ın açıklamasında, ister öğrenci ister profesör olsun, herhangi birinin California'dan binlerce kilometre uzakta bile olsa, internette bir tıklamayla üniversite kütüphanesine girebileceği belirtildi.

Dava açılabilir
Google'a göre, kütüphane sanal ortama taşındığında telif hakkı da gözetilecek ve internet kullanıcılarına bazı kısıtlamalar getirilecek.

Harvard ve Stanford üniversiteleriyle ABD Kongresi kütüphanesi de Google'la daha önce benzer anlaşmalar yapmıştı.

400 kadar Fransız yayınevini bünyesinde barındıran Ulusal Yayıncılar Birliği ise Google'ın bu projesine itiraz ediyor ve telif hakları yüzünden şirketi mahkemeye vermekle tehdit ediyor.


Kaynak: MİLLİYET

Yayın tarihi: 15.08.2006

Sansli
01 10 2006, 17:00
90 dolara bilgisayar


02/10/2006 (910 defa okundu)

Apple'ın Mac Mini modelleri sayesinde masaüstü bilgisayarların ne kadar küçülebileceğini görmüştük. Ardından geleneksel PC modelleri de bu alandaki örneklerini sıralamaya başladı. Northec firmasıysa MicroClient Jr. adlı avuçiçi kadar modeliyle zirveye bayrağı dikti. X86 tabanlı işlemci, 128 MB bellek içeren MicroClient Jr. Linux, Windows CE ya da gömülü Windows XP işletim sistemlerini kullanabiliyor. Yan bağlantı seçeneklerinde COM, Ethernet ve USB gibi seçenekler de bulunuyor. Cihazın adet başı fiyatıysa sadece 90 dolar.

http://getir.net/0f

Sansli
01 10 2006, 17:00
Dizinizin üstünde bir bomba olabilir!

1991'de Sony tarafından geliştirilen ve milyarlarca cihaza yerleşen pillerin 'enerjisi' tehlikeli sınırlara ulaştı

Kimi zaman gördüğünüz 'Falanca marka pilleri değiştirme kararı aldı' başlıklı haberlerin hiçbiri boşuna değil. Milyonlarca ürün satan dev markalar bir iki doların hesabı için birbirini yerken fiyatı ortalama yüz dolar olan pilleri ücretsiz değiştirmek için can atmıyor. Ancak kullandıkları teknoloji nedeniyle enerji üretirken girdikleri kimyasal reaksiyonlar kimi şartlarda bir bomba gibi patlamalarına yol açıyor. Şu ana kadar ciddi bir yaralanma olmamış olsa da patlama anında ve sonrasında çekilen fotoğraflar o anda kullanıcının kol ya da bacağının ciddi şekilde yaralanması; hatta kopmasına yol açabileceğini gösteriyor.
Şu ana kadar Apple, IBM/Lenovo, Sony, HP ve Dell gibi büyük markaların hepsi sattıkları ürünlerin pilinde değiştirme kampanyaları düzenledi. Bunların tamamının pillerini bu alanda dünya lideri olan Sony tarafından üretiliyordu. 1991 yılında ilk Lityum-iyon pilini üreten marka aslında bu tehlikenin farkındaydı. Alınan önlemlerse kısa sürede cep telefonu, taşınabilir bilgisayarlar gibi milyarlarca cihaza yayılan bu teknolojinin 'yan hasar'larına engel olamadı. Sorunun temelindeyse pil ömrünü uzatmak için içlerine karıştırılan yanıcı sıvıların artırılması ve kalan maddelerin çok küçük alanlara sıkıştırılması yatıyor.


Milyonlarca değişim
Şu ana kadar dizüstü bilgisayar üreticilerinin bu risk yüzünden ücretsiz değiştirdiği pil sayısı 7 milyonu geçti. Diğer yandan birçok havayolu şirketi bu yüzden belirli bilgisayar markalarının dizüstü modellerini kabine almamaya başladı. Örneğin Virgin Havayolları'na Dell ve Apple bilgisayarlar sadece pilleri kargo bagajına güvenli bir paketin içinde yerleştirildiği takdirde alınıyor.
Taşınabilir bilgisayar sahibiyseniz bugünlerde üretici markanızın web sitesine giderek pillerle ilgili bir uyarı ya da kampanya olup olmadığını öğrenmenizde fayda var.

http://getir.net/i7

MAZI
16 10 2006, 17:00
Milli Eğitim, internet TV kurdu

Milli Eğitim Bakanlığı internet televizyonculuğuna başladı. Öğrenciler, derslerin yanı sıra eğitici film ve belgeselleri internet üzerinden ücretsiz seyredebiliyor



Özellikle açık ilköğretim ve liselerinde okuyan öğrencileri yakından ilgilendiren internet televizyonculuğuna www.egitim.gov.tr veya doğrudan http://internettv.meb.gov.tr adresinden ulaşılabilecek.

Teknolojiyi en iyi kullanan kurumların başında gelen Milli Eğitim Bakanlığı, bu alanda bir ilke daha imza attı. Bakanlık, bilgisayar ortamında hizmet verecek olan internet TV yayınına başladı. Bu amaçla yeni bir web sitesi kuruldu. Örgün ve yaygın eğitimdeki öğrencilere ders destek materyalleri sunmak amacıyla hazırlanan sitede, öğretmen ve velilere yönelik kişisel ve mesleki gelişim programları, eğitim programları, belgeseller, okulöncesine yönelik programlar, çizgi film ve masallar, çeşitli slayt filmleri ve fotoğraflar yer alıyor. Yeni ilköğretim ve lise müfredatına uygun ders materyalleri yayınlayacak siteye, yıllardır bakanlığın arşivinde biriken belgeseller, radyo programları ve diğer yayınlar da eklenecek. Fakat bunlar kopyalanamayacak, isteyenler Milli Eğitim Bakanlığı'ndan satın alabilecek. Bakanlığın bir sonraki hedefi ise dijital olarak hizmet verecek interaktif bir eğitim televizyonu kurmak.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in 'teknolojinin en üst seviyede kullanılması' talimatı doğrultusunda hazırlanan site hakkında bilgi veren Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Prof. Dr. Nizami Aktürk, internet televizyonculuğu hizmetinin öğrencilere büyük bir kolaylık sağlayacağını belirtti. Modern televizyonculuk ne gerektiriyorsa ona uygun altyapıyı şimdiden hazırladıklarını anlatan Aktürk, Açıköğretimde okuyan öğrencilerimiz eskiden hep televizyonun program akış şemasını izlerdi. 'Acaba bizim ders ne zaman başlayacak? Kaçırdık mı kaçırmadık mı?' tasasını yaşarlardı. Artık öyle bir dert yok. Kaçırsalar da kaçırmasalar da istedikleri zaman internete girip diledikleri derse bağlanıp seyredebilecekler. Anlamadıkları yeri geri dönüp tekrar izleyebilecekler. Çok iyi bildikleri bir kısım varsa orada zaman geçirmeyecekler, hızlıca orayı zaplayabilecekler. dedi.

MAZI
16 10 2006, 17:00
Gördüğünüz her yer ekran

JAPON elektronik devi Toshiba görüntü teknolojisini bir adım daha ileri ***ürüyor. Bu üç kiloluk kaskın içindeki 40 santimlik ekran sayesinde, normal bir bilgisayar ekranında göreceğiniz görüntü gerçek hayattaki gibi 360 derecelik bir görüş açısına sahip oluyor. Kaskın 3 yıl içinde piyasaya çıkması bekleniyor.

Imbat
18 10 2006, 17:00
http://www.sabah.com.tr/2006/10/18/tek99-20061017.html

Google 'güneş enerjisi' ile tasarruf edecek

İnternette ünlü arama motoru Google, Silikon Vadisi'ndeki kampüsünde güneş enerjisinden faydalanmak için güneş enerjisi panelleri yerleştireceğini bildirdi.

Google, yerleştireceği güneş enerjisi panellerinin bu konuda Amerika'daki en büyük sistem olacağını, dünyanın da iş yerlerindeki en büyük güneş enerjisi şebekelerinden birini teşkil edeceğini kaydetti.

California'da Mountain View'de bulunan Googleplexte kurulacak şebekede 1,6 megavat elektrik üretileceği açıklandı.

Bu rakamın California'da bin evin harcadığı elektrik enerjisine denk olduğu belirtildi. Şirket, bu uygulamayla enerji harcamalarında yüzde 30'luk tasarrufa gitmeyi planlıyor.

Imbat
18 10 2006, 17:00
http://www.chip.com.tr/haber/oku.asp?id=2733

Uçağa Binebilen Tek Dizüstü Bilgisayar HP
Dünyada bazı havayolu şirketleri, pillerin patlama ihtimalinden dolayı, belli üreticilere ait dizüstü bilgisayarları uçaklara almama kararı aldı. (16.10.2006)

Şu anda uçakta kullanılabilen tek dizüstü bilgisayar markasının üreticisi olan HP, bataryaların incelenmesi için üretici firma Sony ile ortak bir çalışma yürütmüş ve pillerin güvenli olduğunu açıklamıştı.

Aralarında Virgin Atlantic'in de bulunduğu pek çok havayolu şirketi, bataryaların patlama ihtimalini göz önünde bulundurarak, belli marka dizüstü bilgisayarları uçağın içine almama kararı aldı. Şu anda HP, uçak içinde kullanımına izin verilen tek dizüstü bilgisayar markası.

Havayolu şirketleri, diğer üreticilere ait dizüstü bilgisayara sahip yolcuların, cihazları uçak içinde kullanabilmeleri konusunda yeni uygulamalar geliştirdi. İlk adım olarak bataryaların seri numaraları kabin ekibi tarafından kontrol ediliyor. Eğer piller hatalı üretilen grup içinde yer alıyorsa, bataryanın bilgisayardan ayrılması gerekiyor. Dizüstü bilgisayar, bazı uçaklarda, koltuk yanlarında bulunan güç kaynağına bağlı olarak kullanılabiliyor. Eğer bu imkan yoksa, cihazların uçaktan inene kadar açılmaması gerekiyor.

HP ve Sony: Piller Güvenli!

HP, geçtiğimiz günlerde dizüstü bilgisayarlarında kullanılan Sony bataryaların incelenmesi konusunda, Sony ile ortak bir çalışma yürütmüştü. Araştırma sonucunda şirketler, HP dizüstü bilgisayarlarda kullanılan pillerde aşırı ısınmadan kaynaklanan bir güvenlik sorunu olmadığını açıklamıştı.

Yapılan çalışma sonucunda HP ve Sony, şu anda 2.4Ah veya 2.6Ah Sony batarya ile çalışan dizüstü bilgisayarların güvenlikle ilgili problem yaratmayacağı konusunda fikir birliğine vardılar. Bunun sonucunda HP, Sony'nin başlattığı global batarya değiştirme progr***** katılmasının gerekli olmadığını duyurdu.

HP bugüne kadar, Sony'nin 28 Eylül 2006'da başlattığı global batarya değiştirme progr***** dahil ettiği Sony bataryaları ile çalışan HP dizüstü bilgisayar kullanıcılarından, aşırı ısınma üzerine bir şikayet almadı.

HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Direktörü Serdar Urçar, HP tarafından kullanılan bataryaların, riski en aza indirmek ve uzun dönem batarya performansını yükseltmek için, uzmanlar tarafından özenle seçildiğini ve zorlu testlere tabi tutulduğunu ifade ediyor ve ekliyor: HP bataryalarının içinde birden fazla güvenlik devresi bulunuyor. Hepsi, müşterilere ulaşmadan önce hem cihazlar üzerinde, hem de bağımsız olarak farklı güç testlerinden geçiyor. Sık seyahat eden kullanıcılarımız, bilgisayarlarını uçaklarda da gönül rahatlığıyla kullanabilirler.

whitesnow
25 10 2006, 17:00
Gazi Üniversitesi e-öğrenmeyi benimsiyor

2006-2007 öğretim yılında uzaktan eğitime başlıyor. Üniversite bu proje için e-öğrenme sektörünün lider firması ve bir Probil iştiraki olan enocta'dan, içerik üretimi, eğitim, danışmanlık ve destek hizmetlerini alıyor. 2006-2007 öğretim yılında iki ön lisans programı ile uzaktan eğitime başlayacak olan Gazi Üniversitesi'nin eğitim programından başlangıç yılında 600 öğrenci yararlanabilecek.

Teknoloji sayesinde, öğrenciler, çalışan kişiler ya da serbest meslek sahipleri eğitimlerine yer ve zaman sınırlaması olmaksızın Türkiye'nin her yerinden devam edebilecekler. Gazi Üniversitesi'nin uzaktan eğitim çalışması YÖK'ten de onay aldığı için, programdan mezun olan kişiler üniversite diplomasına sahip olabilecekler.

Gazi Üniversitesi'nin öğretim görevlilerinden oluşan Uzaktan Eğitim Projesi İçerik Hazırlama Ekibi çalışmalarını, e-öğrenme sektörünün öncüsü ve lideri, bir Probil iştiraki olan enocta ile beraber sürdürüyor. İlk etapta enocta'dan Web Tabanlı İçerik Geliştirme ve Üretimi eğitimi alan öğretim görevlileri, Genel İşletme, Matematik, Teknolojinin Bilimsel İlkeleri, Entegre Ofis gibi dersleri Web ortamında animasyonlarla destekleyerek, eğitici dersler hazırlıyorlar.

Gazi Üniversitesi Bilişim Komisyonu başkanı Prof. Dr. Çetin Elmas, uzaktan eğitim ile Gazi Üniversitesi'nin bu alanda öncü olacağına ve enocta'dan aldıkları profesyonel eğitim desteği ile e-öğrenme (uzaktan eğitim) çalışmalarına bir adım önde başladıklarına inandığını belirtti. Gazi Üniversitesi, 80 yıla ulaşan uzun ve köklü geçmişi, çağdaş ve laik bilim anlayışı, kültürel ve düşünsel boyuttaki nitelikleri ile deneyimin dinamizmle sentezlendiği bir kurum olma özelliğini uzaktan eğitim alanındaki öncü girişimiyle de sürdürüyor.

Kaynak: Hürriyet

Yayın tarihi: 26.10.2006

Sansli
29 10 2006, 18:00
Dünyaya günde 480 milyon 'çöp-posta' gönderiyoruz

Her gün e-postalarımızı dolduran gereksiz reklam mailleri artık sanal trafiğin yüzde 80'ini oluşturuyor. Türkler de 'spam' liginde zirveye tırmanmaya başladı


Elektronik posta hayatımıza artık çıkmamak üzere yerleşmiş durumda. Ancak maille haberleşme kolaylığını işkence haline getiren spam kâbusu her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Spam, her gün e-posta kurumuzu dolduran gereksiz reklam maillerine verilen genel isim.

Her ne kadar Hotmail, Mynet gibi servis sağlayıcılar filtre kullansa da hep bir yolunu bulup bize ulaşmayı başarıyorlar.

Bu işin arkasında ise ürünlerini en ucuz yoldan tanıtıp size satmak isteyen açıkgöz satıcılar var. AOL tarafından yapılan araştırmaya göre dünya mail trafiğinin yüzde 80'i spam maillerden oluşuyor.

Yani bize ulaşan her 10 mailden ortalama 8'i gereksiz. Dünyada her gün atılan mail sayısının 60 milyar olduğu düşünüldüğünde bu günde 48 milyar adet spam atıldığı anl***** geliyor. Sophos adlı güvenlik firması tarafından yapılan araştırmaya göre ilk 10'a giremese de Türkiye, gönderilen spam sayısında son yıllarda büyük bir atağa kalkmış durumda.

Spamlerin yüzde l'i Türkiye kaynaklı. Yani her gün Türkiye'den 480 milyon kişiye çöp posta gidiyor, İnternetteki bir çok yabancı forumda da kullanıcılar, Türkçe reklam maillerinden bıktık diyerek bu alandaki şikayetlerini dile getiriyor.

Sansli
26 11 2006, 18:00
http://www.mezun.com/icerik/us...lay_news.cfm?ID=31218
(http://www.mezun.com/icerik/us_news/display_news.cfm?ID=31218
)

'E-öğrenme'de Yeni Bir Atılım

Turkticaret.Net'in son hizmeti online eğitim sayesinde bireyler veya kurumlar istedikleri yerden, istedikleri zaman İnternet üzerinden eğitim alma fırsatına sahip oluyorlar. Online eğitim hizmetleri, kişisel gelişim, finans, kalite sistemleri ve bilişim teknolojileri alanında eğitimleri içeriyor.

Turkticaret.Net tarafından sunulan online eğitim hizmetlerinin kayıt işlemleri İnternet üzerinden yapılabiliyor. Her kullanıcının eğitimler, sınavlar, değerlendirmeler gibi kişisel eğitim planını takip edebileceği bir ana sayfası da mevcut. Kullanıcılar, başladıkları eğitimler ve konular ile ilgili detaylı durum bilgisi, giriş adedi ve süresi gibi bilgileri görüntüleyebiliyorlar.

Ayrıca Turkticaret.Net İnternet sitesine ücretsiz üye olan tüm kullanıcılar Kazanan Takım, Bugünün Lideri, Finansal Yönetim ve Çalışanlar için Stres Yönetimi online eğitimlerinden ücretsiz yararlanabiliyorlar.

Neden online eğitim?


- Çalışanlar eğitimlere İnternet üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabiliyorlar.

- Kullanıcılar zaman ve mekandan bağımsız olarak İnternet bağlantısı olan her yerden kurumlarına özel kullanıcı adı ve şifre ile eğitimlerini alabiliyor ve eğitimlerindeki durumlarını takip edebiliyorlar.

- Ekstra donanım veya yazılım hizmeti gerektirmiyor.

- Kısa sürede uygulanıyor ve kullanıma geçiliyor.

- Ekonomik bir çözüm. Ne kadar kullanılırsa o kadar ödeniyor.

- Sistemin kurulması ve işletilmesi aşamalarında kurum içinden insan kaynağı ayrılmasını gerektirmiyor.

- Hazır Eğitim Katalogu; Microsoft yazılımları, Finans, Kalite Sistemleri, Kişisel ve Profesyonel Gelişim kategorileri altında çalışanların kullanımına sunuluyor.

- e-öğrenme için ihtiyaç duyulan; yazılım, donanım ve eğitim içeriği tek bir noktadan sağlanıyor.

Kaynak: Hürriyet

Yayın tarihi: 24.11.2006

Imbat
27 11 2006, 18:00
AB'deki e-postaların yüzde 80'i çöp

Avrupa Birliği Komisyonu'nun raporuna göre, Avrupa'da atılan e-postaların yüzde 80'e yakını çöp-posta.


BRÜKSEL - AB Komisyonu'nun medya ve teknolojiden sorumlu üyesi Viviane Reding'in başkanlığında hazırlanan rapor, AB sınırları içinde atılan e-postaların yüzde 80'ine yakının çöp-posta olduğunu gösteriyor. Reading, spam posta, casus yazılım ve internetteki diğer illegal unsurlara karşı AB hükümetlerinin önlem alması için çağrı yaptı. AB raporuna göre, sadece Finlandiya ve Hollanda spam-postaya karşı gerekli mevzuatı yerine getiriyor. AB raporu, spam posta gönderiminde ABD'yi birinci, Çin'i ikinci ve Fransa'yı üçüncü sırada gösterdi.

Imbat
27 11 2006, 18:00
Online video TV'yi unutturuyor

YouTube, MetaCafe, Google, Yahoo ve DailyMotion gibi video paylaşım siteleri, internetten video izlemeyi popüler hale getiriyor, televizyon izleme alışkanlığı azalıyor.

LONDRA / NEW YORK - Kullanıcılar milyon dolarlık bütçeli filmler kadar, kendileri gibi kullanıcıların da amatör videoların merak ediyor ve zevkle izliyor. BBC'nin anketine göre, internetten video izleme özellikle 16-24 yaş aralığında çok yaygın; gençlerin yüzde 28'i haftada birkaç kez online video izliyor. Aynı oran 45 yaş ve üzerinde yüzde 4'e düşüyor. Kısaca televizyonun pabucu dama atılacak gibi görünüyor.

Pazar analiz şirketi ICM'in BBC için yaptığı ankete göre, İngilizler'in yüzde 43'ü internetten veya cep telefonundan en az haftada bir kez video izliyor. Ankete katılanlar, TV izlemek yerine internetten video izlemeyi tercih ettiklerini dile getirdi. Katılımcılar internetten video izlemeye daha çok vakit ayırdıklarını belirtiyor; bu TV izlemenin giderek daha da düşeceği şeklinde yorumlanıyor. Ankete katılanların yüzde 23'ü internetten video izlemeye daha çok vakit ayırdığı için TV'ye daha az zaman bıraktığını belirtti.

İnternetten video henüz teknoloji meraklılarının rağbet ettiği bir uygulama. İngiltere'de nüfusun sadece yüzde 9'u düzenli olarak internetten video indiriyor. İngiliz toplumunun yüzde 13'ü ara sıra online video izlerken, yüzde 10'u da en yakın fırsatta izlemeyi düşünüyor. Ancak katılımcıların 3'te 2'si internetten video izlemeyi tercih etmediğini belirtti.

ABD'DE 'CEP'TE YOUTUBE DÖNEMİ
ABD'nin en büyük mobil operatörlerinden Verizon, YouTube sitesinde yayınlanan videoları cep telefonlarına indirilmesi için yeni bir servis başlattı. Verizon Aralık ayından itibaren bu hizmeti mevcut bir servise entegre edecek. Videolar cep telefonuna MMS olarak gelecek. YouTube ile Verizon arasındaki anlaşma uyarınca, videoların mobil kullanım hakları Verizon'da bulunacak.

Imbat
27 11 2006, 18:00
Microsoft'tan üç boyutlu harita hizmeti

Microsoft, kullanıcıların Web tarayıcıları aracılığıyla çeşitli şehirlerin üç boyutlu modellerini inceleyebilmelerini sağlayan harita hizmeti Virtual Earth 3D'yi tanıttı. Microsoft, Live Local isimli iki boyutlu harita hizmetinin yerini alan gelişkin Virtual Earth 3D hizmeti ile popüler Google Earth yazılımının liderliğini elinden almayı planlıyor.


Yazılım devi Microsoft, arasında önde gelen İnternet şirketlerinin bulunduğu sanal harita yarışında önemli bir adım atarak, geliştirdiği Virtual Earth 3D hizmetini tanıttı. Kullanıcılarına şehirlerin üç boyutlu modelleri içinde dolaşmayı sağlayan hizmet, benzer bir hizmet olan Google Earth'ün aksine Web tarayıcısı üzerinden çalışıyor. Virtual Earth 3D, bir üç boyutlu harita hizmeti olarak Google Earth ile karşılaştırıldığında pek çok yenilik getiriyor.



Virtual Earth 3D'nin doğrudan Web tarayıcısı üzerinde çalışmasının dışında dikkat çeken bir diğer özelliği de fotogerçekçilik. Microsoft tarafından bu hizmet için geliştirilen özel bir uygulama, gene özel kameralar tarafından havadan ve uzaydan çekilmiş fotoğrafları birleştirerek şehirlerin daha gerçekçi bir üç boyutlu modelini çıkarıyor. Google Earth'ün uç boyutlu haritalarında binalar gri kutular tarafından temsil ediliyor...



Virtual Earth 3D, fotogerçekçi şehir modellerini canlı trafik raporlarıyla birleştiriyor. Modellerde şehirdeki o anki trafik yoğunluğu renk kodlarıyla bildiriliyor. Virtual Earth 3D, Live Local hizmetinin tüm özelliklerini barındırıyor ve Live Search arama hizmetiyle paralel bir şekilde çalışıyor.



Microsoft, Virtual Earth 3D ile şehir modellerinde sanal reklam uygulaması düzenleyecek. Firmalar, şehir modellerinin çeşitli yerlerinde sanal reklam tabelaları aracılığıyla reklam yapabilecekler.



Virtual Earth 3D, hizmete girdiği anda 15 ABD şehrinin üç boyutlu modelini sunacak. Bu sayının 2007 yazına kadar 100 çıkması bekleniyor. Ayrıca gelecekte diğer ülkelerden şehirlerin de hizmete dahil edilmesi planlanıyor.



Virtual Earth 3D'nin en büyük dezavantajı ise sadece Internet Explorer tarayıcısıyla çalışacak olması.


Teknonet Haberleri
http://www.hurriyet.com.tr/teknonet/5396911.asp?gid=58

MAZI
29 11 2006, 18:00
E-öğrenmede yeni bir atılım

Turkticaret.Net'in son hizmeti online eğitim sayesinde bireyler veya kurumlar istedikleri yerden, istedikleri zaman İnternet üzerinden eğitim alma fırsatına sahip oluyorlar. Online eğitim hizmetleri, kişisel gelişim, finans, kalite sistemleri ve bilişim teknolojileri alanında eğitimleri içeriyor.



Turkticaret.Net tarafından sunulan online eğitim hizmetlerinin kayıt işlemleri İnternet üzerinden yapılabiliyor. Her kullanıcının eğitimler, sınavlar, değerlendirmeler gibi kişisel eğitim planını takip edebileceği bir ana sayfası da mevcut. Kullanıcılar, başladıkları eğitimler ve konular ile ilgili detaylı durum bilgisi, giriş adedi ve süresi gibi bilgileri görüntüleyebiliyorlar.




Ayrıca Turkticaret.Net İnternet sitesine ücretsiz üye olan tüm kullanıcılar Kazanan Takım, Bugünün Lideri, Finansal Yönetim ve Çalışanlar için Stres Yönetimi online eğitimlerinden ücretsiz yararlanabiliyorlar.



Neden online eğitim?



- Çalışanlar eğitimlere İnternet üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabiliyorlar.



- Kullanıcılar zaman ve mekandan bağımsız olarak İnternet bağlantısı olan her yerden kurumlarına özel kullanıcı adı ve şifre ile eğitimlerini alabiliyor ve eğitimlerindeki durumlarını takip edebiliyorlar.



- Ekstra donanım veya yazılım hizmeti gerektirmiyor.



- Kısa sürede uygulanıyor ve kullanıma geçiliyor.



- Ekonomik bir çözüm. Ne kadar kullanılırsa o kadar ödeniyor.



- Sistemin kurulması ve işletilmesi aşamalarında kurum içinden insan kaynağı ayrılmasını gerektirmiyor.



- Hazır Eğitim Katalogu; Microsoft yazılımları, Finans, Kalite Sistemleri, Kişisel ve Profesyonel Gelişim kategorileri altında çalışanların kullanımına sunuluyor.



- e-öğrenme için ihtiyaç duyulan; yazılım, donanım ve eğitim içeriği tek bir noktadan sağlanıyor.

MAZI
29 11 2006, 18:00
ABD'de 150 gazete, Yahoo ile işbirliğine gidiyor

ABD'de yedi gruba ait 150 gazetenin, internet sitelerinde iş ilanları yayınlamak ve arama fonksiyonu hizmeti sunmak için internet medya şirketi Yahoo'nun teknolojisinden yararlanacağı bildirildi

20 Kasım 2006 Pazartesi

Aralık ayında faaliyete geçecek anlaşma kapsamında, gazetelerin internet sitelerine iş ilanı verenler, aynı ilanları Yahoo'nun HotJobs başlıklı iş ilan kısmına da vererek ilanların çekiciliğini potansiyel olarak arttırmış olacaklar.

Gazeteler, kendi internet sitelerinde reklam yayınlamak, yerel bilgiler, arama fonksiyonu ve harita hizmeti sunmak için Yahoo'nun teknolojisini kullanacak. Gazetelerde yer alan makaleler de Yahoo'nun haberler bölümünde yer alacak.

Yahoo'dan yapılan açıklamada, şirketin, okuyucuların internet ve diğer kitle iletişim araçlarını tercih etmesi sebebiyle tirajlarda düşüş olan gazete endüstrisi için önemli bir büyüme kanalı olarak görülen yerel pazarlara ulaşmayı hedeflediği belirtildi.

Anlaşmayı imzalayan medya grupları Belo, Cox Newspapers, Hearst Newspapers, Journal Register, Lee Enterprises, MediaNews grubu ile E.W. Scripps'in gazeteleri 38 eyalette dağıtılıyor.

Yahoo'nun açıklamasından iki hafta önce, internet arama motoru Google da 50 büyük gazete ile benzer bir anlaşma imzalamıştı. Bu girişimlerin, tiraj sorunu olan gazete endüstrisinin reklam gelirlerini arttırmayı hedeflediği belirtiliyor.

whitesnow
03 12 2006, 18:00
MSN sözlüğü hizmetinizde

Resmi açıklamalara göre Türkiye Microsoft'un MSN hizmetinin en çok kullanıldığı 5. ülke. 12 milyona yakın abonesi bulunan hizmetin mesajlaşma yazılımının aboneleri için ilginç işlevlerden biri de ODTÜ Enformatik Enstitüsü'nden Süleyman Özarslan tarafından geliştirildi. Listenize (X harfi yerine 1 ile 5 arası bir rakam koyarak) msn_sozlukX@hotmail.com adresini eklediğinizde mesaj olarak yolladığınız İngilizce kelimelerin Türkçe karşılığı otomatik olarak geliyor. Denemesi de kullanması da bedava.

whitesnow
03 12 2006, 18:00
Panda Antivirüs çocukları düşünüyor 2 Aralık 2006

Panda Software'in 'Çocuklar ve İnternet' kampanyası sayesinde çocuklarınızı İnternet'te sinsice dolaşan tehditlere karşı koruyabilirsiniz. Sistem; şiddet, pornografi, terörizm, savaş, uyuşturucu, kumar ve benzeri içerikli sitelere engelleyerek başta çocuklar için herkese 'temiz' bir sörf imkanı sağlıyor.


Panda Software'in yeni geliştirdiği filtreleme özelliği çocukları İnternet'teki uygunsuz sitelerden korumak için sadece tek ve etkin araç olarak verimli bir şekilde çalışarak İnternet'i güvenilir bir ortam haline getiriyor. Bu sayede çocukların oyun sayfaları gibi girebilecekleri siteler seçebiliyor, pornografi ve şiddet içeren sitelere girişleri engellenebiliyor.


Panda Software'in 'hepsi bir arada' Platinum Internet Security 2006 yazılımının başlıca özellikleri ise şunlar:


Antivirüs: Her tipte virüs, solucan veya truva atına karşı tam koruma

TruPrevent: Güncellemeye gerek kalmadan bilinmeyen virüsleri bloklama

Firewall: Bilgisayarınıza izinsiz girmeye çalışanları engelleme

Antihacker: Kablosuz bağlantılarınızı diğer tehditlere karşı koruma

AntiSpyware: Bilgisayarınızı casus yazılımlardan uzak tutma

Antiphising: Online sahtekarlığa karşı koruma

Gizlilik Kontrolü: Özel bilgileri koruma

Antispam: Gereksiz e-postaları engelleme

Web Filtreleme: Uygun olmayan içerik filtrelemesi

Otomatik GÜncelleme: Son çıkan İnternet tehditlerine karşı koruma

Teknik Destek: Günde 24 saat, yılda 365 gün teknik servis

Gelişmiş konfigürasyon seçenekleri: Çalışma alanınıza uygun

En çok kullanılan işletim sistemlerinde etkin kullanım: Win XP /

2000 Pro / Me / 98

Imbat
09 12 2006, 18:00
Çift ekranlı dizüstü bilgisayarlar geliyor

Hafif, daha hızlı, yüksek depolama kapasitesi konusunda yarışan dizüstü bilgisayarlarda son trend çift ekran....

Dizüstü bilgisayarlarda en önemli değişiklik çift ekranlı dizüstü bilgisayarlar oldu. Bilgisayarı aç, kablosuz internet ağını bul komutunu verirken kaybedilen zamanı düşünen bilgisayar firmaları çift ekranlı tasarımlara başladı. AsusW5Fe bu tür tasarımların öncülerinden oldu. Ancak dizüstü bilgisayarlarda çift ekran dışında, hafiflik, güvenlik, hızlı kullanım için çift çekirdekli işlemci diğer dikkat çekici özellikler arasında yer alıyor.

İŞTE İDEAL DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR
* Çift çekirdekli daha hızlı: Çift çekirdekli işlemci ile birden fazla uygulamayı bilgisayarda aynı anda kullanma özelliği dikkat çekiyor. Yani bilgisayar kullanırken bir yandan müzik dinleyipdiğer yanda fotoğraflar düzenlenebiliyor.

* Hafifledi ve inceldi: Dizüstü bilgisayarlar performans kaybetmeden ve tüm özellikleri kullanılarak 1.5 kilonun altına düştü. Eğer DVD sürücüsünü dışardan takarsanız daha da hafiflemesi ve incelmesi mümkün.

* Yeni işletim sistemi Vista olacak: Önümüzdeki yıl satılacak olan bilgisayarların yüzde 80'den fazlasında Windows Vista çalışacak. Bu yüzden donanım tercihlerinde uyumlu ürünler seçmek gerekiyor.

* Daha çok müzik ve resim olacak: Dijital müzik ve resimle birlikte bilgisayarlarda depolanan veri sayısı ve çeşidi arttı. Yani daha çok fotoğraf çekiyoruz, müzik çalarımızda farklı müzikler dinlemekistiyoruz. Bu yüzden verilerin depolandığı sabit diskin 100GB, belleğin de 1 GB'ın üstünde olması gerekiyor.

* Parmak iziyle tanıyor: Dizüstü bilgisayarların çalınmasını, kişisel bilgilerin yanlış kişilerin eline geçmesini önlemek için parmak izi taramasıyla bilglsayar açılıyor.

* Fiyatlar bin doların altına düştü: Artık yeni bir dizüstü bilgisayar alırken bin doların çok üstünde ödeme yapmak gerekmiyor. Ancak seçeceğiniz ürün özelliklerine göre de fiyat katlanabiliyor.

* Çok şık olsun: Tasarım dizüstü bilgisayarlarda tercih edilme nedeni olarak öne çıktı. Özellikle Apple ve Sony Vaio tasarımıyla öne çıkıyor.

http://arsiv.sabah.com.tr/2006.../tek101-20061210.html
(http://arsiv.sabah.com.tr/2006/12/10/tek101-20061210.html
)

Sansli
12 12 2006, 18:00
Bilgisayarlı Mevlevi kültürü tanıtımı

Türkiye'de etkileşimli eğitim, kültür ve hobi yazılımları geliştiren EuroSoft, BigSoft markasıyla Mevlana - Mevlevi Ayini DVD'si ile dünyaya damgasını vuran bilge Hz.Mevlana ve Mevlevi Ayinleri hakkında benzersiz bir kaynak sunuyor..



EuroSoft'un öncülüğünde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Müziği Bölümü'nde Sanatçı Öğretim Üyesi, Türk Musikisi İcrA Heyeti Şef yardımcısı Gürsel Koçak tarafından uzun yılların birikimi ve araştırmanın eseri olan Mevlana - Mevlevi Ayini DVD'si 1 saat 27 dakika boyunca Mevlevi ayinlerinden ve semazenlerin gösterilerinden en bilinen semalar sizi farklı dünyalara taşıyacak ve kültürel birikiminizi arttırmanızı sağlayacak.




Mevlevi Ayinleri, mevlevihanelerde Sema' Töreni esnasında mutrıb adı verilen mûsiki topluluğunun çalıp söylediği, Mevlevi bestekArlarca sema'a eşlik amacıyla bestelenmiş eserlerdir. Mevlevi Ayini formu XV-XVI.yüzyıllarda kalıp halinde oluşturularak, günümüze kadar gelerek son şeklini almıştır.



EuroSoft Pazarlama Müdürü Mahmut Karcı, Kültür Serisi ürünlerinde Türk kültürünü hem görsel hem de doğru bilgilerle derleyerek aktarmayı amaçladıklarını belirterek, EuroSoft Kültür Serisi Çerkesler ve Sıra Gece'si ile başladı. Şimdi bu serinin devamı olarak Mevlana ve Mevlevi Kültürünü yakından tanıtmaya çalışıyoruz. Tüm insanların kardeş olduğunu ve dünyanın bütün insanların ortaklaşa, barış içerisinde yaşaması gereken bir ülke olduğunu söyleyen, dergahına kim olursan ol, gel diyen yüreğinden ve hayatından aşkı bir olsun eksiltmeyen Mevlana'yı anlatmaya çalıştık dedi.



EuroSoft Kültür Serisi'nde yer alan Mevlana - Mevlevi Ayini DVD'sini 15 YTL'den satışa sunuyor.



www.bigsoft.com.tr

Imbat
14 12 2006, 18:00
Sanal suça büyük gözaltı; İnternet Takip Merkezi geliyor

Küçük çocuklara yönelik istismarların yaygınlaşması üzerine denetim ve cezalandırma unsurlarını da içeren çalışmada sona gelindi.
Sanal âlemdeki olumsuzlukları takip amacıyla Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde İnternet Takip Merkezi kuruluyor. Sistemin uygulamaya sokulmasıyla internetin kötü amaçlı kullanımında, hem servis sağlayıcıya hem de kullanıcıya ağır cezai yaptırımlar uygulanacak. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, interneti disiplin altına almak amacıyla Ulaştırma Bakanlığı'nın başkanlığında bir ekip kuruldu. Ekipte, Ulaştırma, İçişleri ve Adalet bakanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı, Telekomünikasyon Kurumu, Haberleşme Genel Müdürlüğü, MİT ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nden yetkililer bulunuyor. Ekip, olumsuzlukların tespiti ve yok edilmesi için günlük düzenli toplantılar yapıyor. İnternet Takip Merkezi'nin başında bir cumhuriyet savcısının görevlendirilmesi planlanıyor. Bilişim dünyası ise projeyi gerekli ve faydalı bulmakla birlikte sakıncalı noktalarına da dikkat çekiyor. Telekulak skandalını örnek gösteren bilişimciler, uygulamanın özel alana müdahale ve özgürlükleri kısıtlama noktasına varmaması gerektiğine işaret ediyor.

Türkiye'nın uluslararası internet erişimine ulaştığı noktanın Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) olması nedeniyle merkez Ankara'da faaliyet gösterecek. Öncelikle güçlü server ve programlarla donatılacak olan merkez, ODTÜ ile eşgüdüm içinde çalışacak ve aynı zamanda filtre görevi üstlenecek. Filtre, olumsuz internet kullanımının da hangi bilgisayar ya da web adresinden yapıldığını anında tespit edebilecek. Hazırlanan yasa tasarısında, internetin kötü amaçlarla kullanılmasına ağır cezai yaptırımlar bulunacak. Tasarı, hapis ve ağır para cezaları öngörüyor. Verilecek cezalar henüz kesinleşmedi. Genel ahlaka uymayan bir yayın yapıldığında hem servis sağlayıcı hem de kullanıcı ceza alacak. Yurtdışı bağlantıları da denetlenecek. Yurtdışından yapılan gayri ahlaki yayınların da önüne geçilecek. Ancak internetten olumsuz yayın yapılması amacıyla kurulan ekibi en çok düşündüren konu, yurtdışından 20 YTL'ye alınabilen web adresleri. Yurtdışından olumsuz yayın yapanlara da ceza verilmesi amacıyla hazırlıklar yapılıyor. İletişim Takip Merkezi, uluslararası girişimlerde de bulunarak bu siteleri alanlar hakkında takip yürütebilecek. Verilecek cezalarla ilgili ise Adalet Bakanlığı, bir çalışma grubu oluşturdu. Cezaları bu grup belirleyecek ve oluşturulan ekibin bilgisine sunacak. Kurulan ekip şimdiden özellikle ABD ve Avrupa ülkelerindeki yaptırımları incelemeye aldı. Üst düzey kaynaklar, merkezin örneklerinin ABD'de bulunduğunu belirtiyor.

Başkent polisi geçtiğimiz günlerde bir okul müdürünün şikâyeti üzerine Kızılay'daki internet kafelerde denetim gerçekleştirmişti. 17 internet kafede yapılan denetimlerde bu kafelerden hiçbirinin gayri ahlaki yayınları önleyici filtre program kullanmadığı saptanmıştı. Polis, geçtiğimiz günlerde bu kafeleri haklarında cezai işlem yapması amacıyla Çankaya Belediye Başkanlığı'na bildirdi.

'Adam gibi yapın yoksa tepenizdeyiz'

Başbakan Erdoğan, internetin olumsuz kullanımıyla ilgili olarak internet kafeleri uyararak işlerini doğru yapmalarını istemiş ve şu sözlerle uyarmıştı: Özellikle internet kafelere sesleniyorum: Bir defa kendinize çekidüzen verin. Adam gibi bu mesleği icra edecekseniz ne ala. Ama adam gibi bu mesleği icra etmeyecekseniz bundan sonra gerek güvenlik güçleri gerekse hazırlayacağımız yasalarla bir defa tepenizdeyiz, bunu bilesiniz. Ne gerekiyorsa bunu sonuna kadar yapacağız. Zira biz nesillerimizi bunların basit çıkarlarına, hesaplarına feda edemeyiz. Bunların ahlaki noktada yoksun anlayışlarına feda edemeyiz. Ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Onun için de arkadaşlarımızla her şeyi görüştük ve yoğun bir şekilde, süratle de bunun adımını çalışarak atacağız.

İnternet Takip Merkezi kurulacak

Pornografik siteleri takip ederek suçüstü yapmak için öncelikle Telefon Dinleme Merkezi (TİB) gibi bir İnternet Takip Merkezi kurulacak. Savcılık kararı ile pornografik site üretenler ya da sahip olanlar takip edilecek. Takip, Türk Telekom'un sağladığı internet altyapısı üzerinden gerçekleştirilecek. Türk Telekom'da konunun uzmanı bir isim, çocuk pornosu üretenlerin internette bıraktığı izler sayesinde takip edileceğini söylüyor. Uzmanın verdiği bilgiye göre, takip sonucu IP numarası belirlenen kişinin Telekom ve GSM'deki kayıtlarından kimliği tespit edilir. Kişi bilgisayarındaki verileri silse bile geçmişte yapılan faaliyetler ortaya çıkarılır.

Adalet Bakanlığı, yasa taslağı hazırladı

Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı taslağın amacı, 'içerik, yer, erişim ve hizmet sağlayan ve toplu kullanım sağlayıcılarının sorumlulukları ile bilişim sistemleri veya bilim ağı kullananlar, işlenen suçları bu suçların soruşturması ve kovuşturulmasına ilişkin esas ve usulleri' kapsıyor. Bakanlık verilecek cezalarla ilgili bir de çalışma grubu oluşturdu. Kurulan ekip, 23 Kasım 2001'de Budapeşte'de yapılan 'Uluslararası Siber Suç Sözleşmesi ve Uzay Suçları' hakkındaki sözleşmeyi inceliyor. Bunun yanında, ABD ve Avrupa ülkelerindeki yaptırımlar inceleniyor. Üst düzey kaynaklar, kurulacak merkezin örneklerinin ABD'de bulunduğunu belirtiyor.

Bakanlık, kafelere çekidüzen getiriyor

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, hükümetin çocuk pornografisine karşı başlattığı mücadele hakkında TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerine bilgi verdi. Bu suçu işleyenlere karşı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlemeler bulunduğunu kaydeden Aksu, Bunları yeterli görmüyoruz. Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla ortaklaşa yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyoruz. Bu alandaki yasal boşluk süratle doldurulacaktır. TCK'daki cezalar var ise de bunlar daha kapsamlı olarak ele alınacak. dedi. Aksu, özellikle Ankara, İstanbul, İzmir ve Diyarbakır'daki internet kafelerde çocuk pornosunun yaygın olduğuna dikkat çekti. Bu illerdeki internet kafeleri yakın takibe aldıklarını vurgulayan Aksu, yasal sınırlar dışına çıkanlar hakkında yaptırım uyguladıklarını belirtti. Aksu, hükümetin pornografiyi engelleyici çalışmaları sürdüreceğini vurguladı.

Porno sitesi sahibine 10 yıl hapis talebi

İnternet kanalıyla çocuk ve yetişkinlere ait pornografik görüntüleri yayınladığı öne sürülen Hakan Yılmaz hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Hakan Yılmaz'a ait siteden çok sayıda siteye link verilerek çocuk ve yetişkin pornografisine ilişkin görüntülerin aktarıldığının tespit edildiği anlatıldı. İddianamede, Hakan Yılmaz'ın ifadesinde, sitenin kendisine ait olduğunu kabul ettiğine yer verildi. İddianamede, Hakan Y.'nin, ''çocuk ve yetişkinlere ait pornografik görüntüleri yayınlamak'' suçundan 6 ile 10 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istendi.

Almanya'nın ihbar ettiği avukata dava

Antalya Barosu avukatlarından M.K. hakkında, 'bilgisayarına internet kanalıyla çocuk pornosu görüntülerini indirdiği ve CD'lerde çocuk pornosu görüntüleri bulundurduğu' suçlamasıyla dava açıldı. Avukat M.K.'nın bilgisayarına çocuk pornosu indirmesinin Almanya Brandenburg Eyaleti Kriminal Dairesi Çocuk Pornografisi Birimi tarafından tespit edildiği bildirildi. Savcılık iddianamesinde, Türkiye'ye bildirilen listede yer alan bir IP numarasının avukat M.K.'ya ait olduğu kaydedilirken, 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianame üzerine M.K.'nın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacağı bildirildi.

Villalara polis baskını

Şişli, Etiler, Nişantaşı, Sarıyer, Beykoz ve Kadıköy'deki 18 ayrı adrese yapılan baskında çocuk pornosu ve porno yayın yapan siteleri yönettiği ileri sürülen 14 kişi gözaltına alındı. İki hafta önce aynı suçtan yakalanan Hakan Yılmaz'ın yeğeni Murat Y.'nin de yakalanan kişiler arasında olduğu kaydedildi. Bilişim Suçları Büro Amirliği ve Güvenlik Şube Müdürlüğü'nden oluşturulan özel bir ekip, Türkiye'de yayın yapan bu internet sitelerinin IP numaralarını tespit etti. Önceki gün sabah saatlerinde belirlenen adreslere baskın yapan polis 14 kişiyi gözaltına aldı.

Imbat
14 12 2006, 18:00
http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2052

Evdeki ADSL şifresiyle sokakta kablosuz internet

SmileADSL aboneleri sokaklara kurulacak olan kablosuz bağlantı erişim alanlarına girdiklerinde, kullanıcı adlarını ve şifrelerini girerek taşınabilir bilgisayarlarından da internete bağlanabilecekler

MAZI
14 12 2006, 18:00
Yerde de Google, Uzayda da Google!
http://www.chip.com.tr/konu.asp?id=2515
Google ile anlaşan British Sky Broadcasting, müşterilerine arama, e-posta ve bir çok servis verecek.

MAZI
14 12 2006, 18:00
En uzun internet adresi 58 harften oluşuyor

Dünyanın en uzun internet adresi Galler'in kuzeyindeki Llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantysilio gogogoch kasabasına ait. Kasabanın internet adresi, www.llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantys iliogogogoch.com olarak geçiyor.

Bu isim Türkçeye çevrildiğinde ise söyle bir anlam çıkıyor: Kırmızı mağaralı aziz Tysilio'nun yaptığı hızlı girdabın yanındaki beyaz fındık ağaçlarının olduğu boşluktaki Azize Mary Kilisesi. Kasabanın adını doğru telaffuz etme yarışları düzenlenip ödüller bile veriliyor. Aynı kasabada 67 harfli bir tren istasyonu bile var. 58 harften oluşan kasabanın web alan adı Internetters firması tarafından tescillendi. Kasaba halkı ise bu uzun isim yerine llanfair ve Llanfairpwllyı kullanma taraftarı.

Sansli
16 12 2006, 18:00
İnternete kimlik numarasıyla girilsin teklifi

Emniyet Genel Müdürlüğü, bilişim suçlarının önüne geçmek için internete şifre ile girilmesini istiyor. Sanal ortamda işlenen suçları engellemek amacıyla oluşturulan komisyona katılan emniyet yetkilileri, internete TC kimlik numarası ve şifre ile girilmesini önerdi.


Otellerde, iş merkezlerinde ve evlerde kablosuz modemle sağlanan internet erişiminin de yine şifreli hale getirilmesi gündemde.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla oluşturulan komisyonun önceki gün yapılan toplantısında, İnternet Takip Merkezi'nin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı bünyesinde kurulması kararlaştırıldı. Merkezin tüm internet ortamını denetim altına alması amacıyla hazırlanan Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilicim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı'na da özel maddeler konuldu. Buna göre servis, hizmet ve yer sağlayıcılara kayıtları bir ile beş yıl arasında tutma zorunluluğu getiriliyor. İnternet kullanıcılarının yaptıkları işlemlerin kayıtlarının tamamının tutulabilmesi amacıyla da komisyon toplantısında internete ulaşımın şifreli hale getirilmesi gündeme getirildi. Buna göre herhangi bir internet kafe ya da çalıştığı kurumda internet kullanmak isteyenler TC kimlik numarası ve şifre ile sanal ortama girebilecekler. Böylelikle yaptıkları tüm işlemlerin kayıtları da tutulmuş olacak.

Kablosuz internete de şifre

Son yıllarda özellikle dizüstü bilgisayarların kullanımıyla yaygınlaşan kablosuz internet erişimine de benzer denetimler getirilmesi planlanıyor. Büyük alışveriş merkezleri, iş merkezleri, oteller, siteler ve kurumlarda kullanıcıların hizmetine sunulan kablosuz internetin de şifreli hale getirilmesi istendi.

Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca bilişim suçlarıyla ilgili hazırlanan kanun tasarısına göre erişim sağlayıcılara önemli sorumluluklar yükleniyor. Kullanıcılarla ilgili bilgileri 5 yıla kadar depolama yükümlülüğü getirilen hizmet sağlayıcılar, olumsuz yayınları da tespit etmeleri halinde müdahale etmeleri gerekiyor. Tasarıda, 'hacker' olarak adlandırılan internet korsanlarına da ağır cezalar geliyor. Bilişim sistemine giren hacker'ler 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezaları ile karşı karşıya kalacak. Çocuk pornografisi üretenlere ise 8 yıldan 12 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilecek.

MSN'de kişileri yanıltanlara ceza

Bilişim ağı üzerinden, kendi kimliğini gizleyerek bir başkası gibi davranarak, kendisi veya başkası için yarar temin etmek veya başkasına zarar vermek amacıyla kişileri yanıltarak bilgi toplayanlar da ceza alacak. Bu kişiler, bir yıla kadar hapis veya iki yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile karşı karşıya kalacak.

whitesnow
17 12 2006, 18:00
Yahoo'ya resti ceken 22`lik internet dehasi

Henüz 22 yaşında olan ABD'li Mark Zuckerberg, dehasını paraya çevirerek dünyanın en zengin adamı olma yolunda hızla ilerliyor. Microsoft'un kurucusu Bill Gates'e benzetilen Zuckerberg, 10 yaşında program yazmaya başladı ve 19 yaşında Harvard Üniversitesi'ni 'eğitimini beğenmediği' için bıraktı. İnternetteki ününü ise, 2004 yılında kurduğu 'Facebook' isimli arkadaşlık sitesine borçlu. Sitenin başarısıyla Businessweek'e kapak olan ve Wall Street Journal'a röportaj veren Zuckerberg'e, dev portal Yahoo'dan 1 milyar dolarlık teklif geldi. Ancak, bu fiyatı vererek Facebook'u almayı garantilediğini düşünen Yahoo, sert kayaya çarptı. Zuckerberg, 'Siz benim sitemi batırırsınız' diyerek teklifi reddetti. Bu cevabın üzerine, teklif 1.6 milyar dolara yükseldi. Zuckerburg, Facebook'un gerçek değerinin 8 milyar doların bile üstünde olduğunu açıkladı. Facebook'un yönetim kurulundaki 3 isimden biri olan Peter Thiel de, Facebook'un 11 milyon 600 bin genç ziyaretçiye ulaştığını söyledi.

SABAH 08.00'DE KALKMAM!

Mark Zuckerberg, ABD'nin en iyi üniversitelerinde konferanslar veriyor ve devlet başkanlarından çok dinleyici topluyor. Microsoft'la görüşmesini 'Sabah 08.00'de uyanamam' diyerek reddeden Zuckerberg'in arkadaşlık sitesi 'Facebook'un fiyatı, ünlü video sitesi YouTube'u bile solladı. Facebook, internet pazarında, özellikle 14-35 yaş aralığındaki müşteriye ulaşmak isteyen firmalar için en etkin tanıtım kanallarından biri.

whitesnow
17 12 2006, 18:00
Wikipedia'dan bedava internet sitesi ve reklam geliri!..

Wikipedia'nın kurucusu, websitesi kurmak isteyen kullanıcılar için ücretsiz bir hizmet başlattı

12 Aralık 2006 Salı

İnternet kullanıcılarının geliştirdiği online ansiklopedi Wikipedia'nın kurucusu, websitesi kurmak isteyen kullanıcılar için ücretsiz bir hizmet başlattı.

İnternetin başarı hikayelerinden birisi olarak kabul edilen Wikipedia'nın kurucusu Jimmy Wales şirketinin başlattığı wikia.com hizmetinin yazılım, depolama ve ağ girişi olanağı sunduğunu, websitesinin ayrıca kullanıcılarına reklam gelirlerinden pay alma imkanı sağladığını belirtti.

Wikia araçlarıyla kurulan sitelerin reklamlardan para kazanan şirketin web sayfasına link vermeleri gerekiyor.

Herkese düzeltme, ekleme, silme veya bir girişi değiştirme olanağı sağlayan bir açık kaynak yazılımı olan wiki programı kullanarak websitesi kurma olanağı sağlayan Wikia, kar amacı gütmeyen Wikipedia'nın ticari karşılığı olarak görülüyor.

whitesnow
17 12 2006, 18:00
Video paylaşım siteleri, dünyada sınırları kaldırıyor

İletişim alanındaki yeniliklerle dünyanın dört bir yanındaki insanları buluşturan internette kurulan 'www.youtube.com' ve 'www.izlesene.com' gibi bazı siteler kullanıcılarına farklı imkanlar sunuyor

16 Aralık 2006 Cumartesi

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, kısa bir süre önce dünyaca ünlü video paylaşım sitesi 'www.youtube.com'un Google tarafından 1,650 milyar dolara satın alınmasının ardından, internette bu ve benzeri video paylaşım sitelerinin sayısı giderek artıyor.

Türkiye'de de bu alandaki boşluğu gören birçok site tasarımcısı tarafından yabancı video paylaşım platformlarına alternatif olarak dünyanın dört bir yanından herkesin amatör ve profesyonel olarak çekilen videolarını yayınlayabileceği www.izlesene.com, www.pikniktube.com, www.goruntulerim.com, izlebe.com, www.videbu.com gibi siteler kuruldu.

Kullanıcıya çok çeşitli olanaklar sunan sitelerin temel özelliklerinin başında üye olan her kullanıcının 10 dakikaya kadar çektiği tüm video görüntülerinin, ücretsiz olarak internette yayınlanabilmesi göze çarpıyor. Bu sayede bir kişinin siteye yüklediği video ile dünyanın dört bir yanındaki internet kullanıcılarına, özellikle yakınları ve arkadaşlarına ulaşabiliyor.

Türkiye'deki yerli video paylaşım sitelerine gönderilen görüntülerin büyük bölümünü ise yoğun talep görmesi dolayısıyla TV dizileri, futbol takımlarının gol görüntüleri oluşturuyor. Bunların dışında sitelerde kişisel görüntüler, yarışan otomobiller, hayvanların ilginç hal ve hareketleri ile amatör olarak çekilen aile görüntülerine de sıkça rastlanıyor.

Görüntü yükleme sitelerinden bazıları, üyelikte 13 yaş sınırı, görüntülemede aile filtresi gibi kısıtlamalarla küçük yaştaki çocukların olumsuz görüntülerden etkilenmesini engellemeye çalışıyor.

GÖRÜNTÜLER TİTİZLİKLE İNCELENİYOR
Türkiye'de bu alanda ilk kurulan sitelerden www.izlesene.com sitesini sahibi Şenel Şahin, AA muhabirine, sitelerine günde 400 bini aşkın internet kullanıcısının ziyaret ettiğini belirtti.

Halen sitede 25 bin civarında videonun yayınlandığını ifade eden Şahin, şunları kaydetti: Sitemize günde 500 civarında video gönderiliyor. Gönderilen videoların ağırlığını TV dizisi ve gol görüntüleri oluşturuyor. Bunların dışında aile içinde çekilen görüntüler ve otomobil görüntüleri de siteye gönderiliyor. Şiddet ve porno içeren, sosyal dengenin bozulmasına neden olacak görüntüleri yayına vermiyoruz. Bunun dışında tarafımızdan sakınca görülmeyen görüntüler 24 saat içinde yayına veriliyor. Yayındaki görüntüler, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılar tarafından izlenebiliyor. Şu anda Türkiye'de en büyük 20 siteden birisi duruma geldik. Hedefimiz ilk 5 site arasına girmek.

Şahin, sitelerin adeta ülkeler arasındaki sınırları kaldırdığını vurgulayarak, Türkiye'de bir kişi yeni doğan çocuğunun güzel görüntülerini siteye koyabiliyor. Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun siteye giren yakını görüntüleri izleyebiliyor. Önceden çekilen birkaç fotoğrafla yetiniliyordu dedi.

Sansli
22 12 2006, 18:00
Google uzayı internete taşıyacak

NASA ve Google arasında yapılan anlaşmayla, uzay fotoğrafları internete taşınacak, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun konumu internetten eşzamanlı izlenebilecek.

MOFFETT FIELD - Uzay ve internetin iki devi arasında yapılan orijinal adıyla 'Space Agreement Act' anlaşması, NASA'nın görsel içeriğinin internete taşınmasını öngörüyor. NASA, Google'a hava durum bilgisi, Ay ve Mars'ın üç boyutlu fotoğrafları ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nun Dünya yörüngesinde gerçek zamanlı konumunu gösteren görüntüleri sağlayacak.

Sansli
22 12 2006, 18:00
Diyanetten sanal fetva

Diyanet İşleri Başkanlığı, ''sanal fetva'' hizmeti vermeye başladı. İnternette ''www.diyanet.gov.tr'' adresini ziyaret eden vatandaşlar, dini konularda on-line soru sorabilecek, cevaplar kişilerin elektronik posta adresine gönderilecek.

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, internet kullanıcılarına ulaşmak ve gelişen teknolojiden yararlanmak için ''sanal fetva'' hizmetini başlattıklarını söyledi.

Sistemde çeşitli konularda formüle edilmiş sorularla cevaplar bulunduğunu, bunların anında ekrana geleceğini anlatan Yeprem, ilave bilgi almak isteyen vatandaşların, sorularını interaktif olarak yazıp gönderebileceğini ifade etti.

Konu üzerinde gerekli çalışma yapıldıktan sonra cevapların, hem soru sahibinin elektronik posta adresine gönderileceğini hem de sisteme gireceğini belirten Yeprem, ''Vatandaşların sorduğu her soru, sisteme bir katkı olacak'' dedi.

Yeprem, bu sistemi, dini sorulara Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri ve kurulda raportör olarak görev yapan uzmanlarca verilen cevaplarda standardizasyonu sağlamak amacıyla kurduklarını vurgulayarak, ''Bu, tüm dünyaya açık bir sistem. Şu anda Türkçe hizmet veriyoruz. Sistemi geliştirmek için çalışmalarımız devam ediyor. İlerde bir Batı dili ile Arapça hizmet vermeyi de düşünüyoruz'' diye konuştu.

MAZI
25 12 2006, 18:00
http://www.sabah.com.tr/2006/1.../tek100-20060118.html
(http://www.sabah.com.tr/2006/12/13/tek100-20060118.html
)
Otobüslerde internet servisi

Avea'nın yolculukta internet servisi uygulaması Kamil Koç otobüslerinde başladı.

Avea'dan yapılan açıklamaya göre, Avea'nın çözüm ortağı As
Teknoloji Güvenlik ve Elektronik Sistemleri (Astech) tarafından geliştirilen Speednet IP9200 modem cihazı Avea'nın GPRS/EDGE şebekesinden aldığı sinyalleri otobüsün içine Wi-Fi sinyali olarak dağıtıyor.

Yolcuların, Wi-Fi destekli dizüstü bilgisayarlarıyla internete bağlanabildikleri ve online yolculuk keyfini kesintisiz olarak yaşadıkları belirtilen açıklamada, hiçbir ücret ödemeden taşıt içindeki kablosuz ağ üzerinden yolculara sınırsız internet iletişim olanağı sunan bu sistemde, cep telefonları açık tutulmadığı için taşıtların fren sistemleri gibi hassas elektronik parçalarının olumsuz
etkilenmediği bildirildi.

whitesnow
01 01 2007, 18:00
Büyüklerin gözü popüler sitelerde

Tüm dünyada YouTube, MySpace, del.icio.us, Flickr, Bix.com, Second Life gibi internet sitelerinin önce efsaneleştiği, sonra da milyarlarca dolara el değiştirdiği hareketli bir yılı geride bıraktık.

Bu yeni dönemin bağımsız ve popüler siteleri, Yahoo, Microsoft ve Google gibi internet devlerinin gözdesi oldu. Rakip siteleri ele geçirmek isteyen bu büyük şirketler, siteleri satın almak için yarıştı. 2006'ya damgasını vuran YouTube, yarattığı video paylaşım çılgınlığının yanında, Google tarafından satın alınmasıyla da konuşuldu. Web dünyasındaki el değiştirmeler Türkiye'de ulaştı. Mynet ve Nokta.com şirketleri, alanındaki lider Türkçe siteleri sessiz sedasız satın aldı.

İnternet devlerinin kendilerine rakip ve popülaritesi yüksek siteleri satın almaları 2006'da alışıldık bir durum haline geldi. 2004'teki Yahoo-Google ayrılığı, bu rekabeti kızıştıran, site satışlarını hareketlendiren bir gelişme oldu. Yahoo, uzun süre arama motoru hizmetini aldığı Google ile işbirliği iki yıl önce bitirdi. Bu ayrılıktan sonra arama hizmetlerinde kendi teknolojisini kullanma kararı alan Yahoo, Google'a rakip oldu. Ve iki şirket arasında internete hakim olma mücadelesi başladı.

En son Google'ın YouTube'u satın almasıyla gündeme gelen web sitelerinin el değiştirme işi büyük bir rekabete dönüştü. Örneğin internet devi Yahoo, bu yıl da web sitesi satın almak için 2 milyar dolardan fazla para harcadı. Şimdi hedefleri yeni nesil internete öncülük eden genç ve popüler siteleri elinde toplamak. Google, geçen ekimde iddialı bir hamle yaparak Yahoo, Microsoft, Viacom gibi şirketlerin peşine düştüğü video sitesi YouTube'u 1.65 milyar dolara (2.3 milyar YTL) satın aldı. Microsoft ise, daha çok bilgi teknolojilerinde yenilikler üreten ve kurumsal çözümler sunan şirketleri satın alıyor.

SİTELER EL DEĞİŞTİRİRKEN AKILDA KALANLAR

Son olarak YouTube'u alan Google, YouTube'un yılın ilk altı ayındaki ziyaretçi sayısıyla Yahoo'nun video sitesini 90'a, MSN'inkini 40'a katladı. YouTube'la video paylaşımında rakiplerine fark atan Google, 2003'te de blog hizmetini başlatan Blogger.com'u satın almıştı.

Blog dünyasına girişte rakiplerinin gerisinde kalan Yahoo, Mart 2005'te blog, fotoğraf ve müzik paylaşımı, anında mesajlaşma gibi hizmetler sunan Yahoo 360 servisini tanıttı. 360 bünyesinde fotoğraf paylaşımı hizmeti de veren Yahoo, bu alandaki en büyük rakibi Flickr.com'u Mart 2005'te satın aldı. Etiketleme (tagging) yöntemiyle fotoğraf arama işine büyük yenilikler getiren Flickr.com'da, halen 320 milyon fotoğraf paylaşımda bulunuyor. Google'ın 2004'te satın aldığı Picasa.com bu alanda Yahoo'nun Flickr'ıyla rekabet ediyor.

Rakipleri gibi Web 2.0 uygulamalarına yönelen Yahoo Flickr'ın ardından del.icio.us.com'u satın aldı. Favori adreslerinizi kaydedip, sık kullandığınız sitelere internet üzerinden ulaşmaya imkan veren del.icio.us.com geçen yılın en popüler sitelerinden biriydi. Aralık 2005'te Yahoo bünyesine katıldı.

Yahoo, daha önce bünyesinde kişisel web siteleri yaratmaya imkan veren GeoCities'i, 1.36 milyar dolara ticari arama motoru Overture'u, e-ticaret aracı sitesi Kelkoo'yu, takvim oluşturma ve paylaşma sitesi Upcoming.org'u, e-ticaret sitesi Alibaba.com'u satın almıştı.

Açık artırma sitesi E-Bay'in PayPal ve Skype'ı, American Online'ın, internet tarayıcısı Netscape'i satın alması, üç büyük şirketin dışındaki diğer satın almalar.

TÜRK SİTELERİNİN DEĞERİ AÇIKLANMIYOR

Google'ın ekim ayında video sitesi YouTube'u satın almasının üzerinden çok az geçmişti ki, Türkiye'de de benzer bir satış gerçekleşti. Ankara merkezli Nokta.com, popüler Türk video paylaşım sitesi izlesene.com'u satın aldı. İnternet sitelerini ölçümleyen Alexa Research'a göre izlesene.com Türkiye'de en çok tıklanan 32. web sitesi durumunda.

Nokta.com'un satın aldığı bir diğer site fotokritik.com. Bu amatör sitede, üyeler çektikleri fotoğrafları yükleyip birbirlerini eleştirebiliyor. İnternet alanında yatırım yapan Mynet ve Nokta.com şirketleri, yeni bir site kurup, belli bir popülerliğe ulaştırmanın, olgun bir siteyi satın almaktan daha maliyetli olduğu görüşünde.

En ünlü Türkçe portallardan Mynet de dünyadaki bu akımından geri kalmadı ve üç Türk sitesini bünyesine kattı. Mynet, Alexa Research'ün verilerine göre dünyanın en çok tıklanan ilk 500 sitesi içinde yer alıyor. 4 buçuk milyon üyesi bulunan Mynet'in sayfaları ayda 180 milyon kez görüntüleniyor. Mynet, içeriğinde sinema bölümü bulunmasına rağmen beyazperde.com'u, film fragmanları yayınlayan fragman.tv'yi ve 600 bin üyesi bulunan popüler yarışma sitesi bilgiyarismasi.com'u bünyesine kattı. Ekrem Teymur ve Gültekin Gülses'in kurduğu bilgiyarismasi.com'un Mynet bünyesindeki ismi bilenkazanir.com oldu. Mynet, satın aldığı siteleri halihazırda sunduğu servisleri zenginleştirmek için kullanacak.

Burak EVREN / MYNET Pazarlama ve Ürün Geliştirme Yöneticisi

SİTE ALMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

İnternette interaktivite ve tüketici bağlılığı artıyor, giderek daha etkili bir iletişim mecrası haline geliyor. Bu durumda site satışlarının hızlanması da sürpriz değil. Bu hareketlilik, önümüzdeki birkaç yılda artacak. Popüler internet sitelerinin el değiştirmesinde kilit bir nokta var: Bu siteler çok kısa sürede büyük bir kitleye en etkin şekilde ulaşımı sağlıyor. Bu sebeple, hem reklamverenler hem de bu internet kullancılarına mal ve hizmet ulaştırmaya çalışan markalar açısından bu siteler büyük önem taşıyor.

El değiştiren sitelerin reklam gelirlerine bakıldığında çok büyük rakamlara ulaşmadığı görülüyor. Aslında burada yatırım bu sitenin yakın gelecekte yaratacağı gelir potansiyeline yapılıyor. Sıfırdan bir site kurmanın ve başarıya ulaştırmanın maliyeti, popüler bir siteyi satın almaktan daha yüksek. Beyazperde.com Türkiye'de yaratıldı ve dünyada kendi alanındaki en iyi 10 site içinde gösteriliyor. Daha kaliteli bir sinema servisi verebilmek için beyazperde.com'u ve onu tamamlayan fragman.tv'yi satın aldık. Gizlilik anlaşması gereği sitelerin değerini açıklayamıyoruz. Ancak, yurtdışında konuşulan rakamların çok altında.

Burçin DİDİNEDİN / NOKTA.COM Genel Müdürü

AMAÇ REKABETİ YOK ETMEK

İnternette bireyin, iletişimin ve paylaşımın ön plana çıktığı bir sürece geçiliyor. Fotoğraf, video, blog içeriği ve sosyal ağ platformları ön plana çıkıyor. Google, Yahoo, Microsoft gibi bu alandaki büyük şirketler kullanıcı odaklı içerik sunan hizmetleri yani Web 2.0'a öncülük eden projeleri bünyelerine katıyor. Örneğin Google'ın YouTube'u almasındaki temel hedef rekabeti yok etmek. Çünkü başarısı kanıtlanmış siteleri satın almak rakipler için bir tehdit oluşturur.

Biz de yatırımlarımızı aynı yönde yapıyoruz. Bu alanda İlk giren avantajı çok önemli, sonradan girenler tutunamıyor ve pazardaki harcamaları artıyor. 2004'te arama teknolojileri geliştirmeye başladık. Bilgi.com arama motorumuz hizmete girdi. Arama servisinin yanında kaliteli içerik sunabilmek için, kullanıcı sayısını ve gelirlerini geliştirebileceğimiz siteler satın aldık. Yurtdışındaki hizmetlerle rekabet edebilen, fark yaratan sitelerle ilgilenmeye devam edeceğiz. Satın aldığımız fotokritik.com ve izlesene.com'u da bu sebeplerle seçtik. Sitelerin satış rakamlarını açıklayamıyoruz. Bence 2007, web sitesi alım ve satışlarının artacağı, girişimcilerin çoğalacağı bir yıl olacak ve sitelerin ticari değerleri de artacak.

Sansli
12 01 2007, 18:00
'100 dolar dizüstü'ler herkese satılacak

ABD'nin önde gelen üniversitesi MIT ve gelişmekte ülke devletlerinin yürüttüğü 'Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesinde, 100 dolarlık bilgisayarlar kamuya da satılarak gelir sağlanacak.

İSTANBUL - 'Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesinin kurmaylarının tasarladığı plana göre, gelişmiş ülkelerde kullanıcılar iki dizüstü satın alacak, biri kendisi için kullanırken ikincisini gelişmekte olan ülkelerde bir çocuğa bağışlayacak. Böylece gelişmiş ülkelerdeki kullanıcılar dolaylı sponsor olacak.

Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesi bu yıl içinde gelişmekte olan ülkelere 5 milyon dizüstü gönderecek. Ayrıca internetin en büyük açık artırma sitesi eBay ile işbirliği yapılacak. 'Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesinin kurucu Başkanı Massachusetts Institute of Technology profesörü Nicholas Negroponte, esas amaçlarının gelişmekte olan ülkelerdeki çocukları bilgisayarla tanıştırmak olduğunu, ticari satışın sadece destek amaçlı olduğunu vurguluyor.

GOOGLE İŞBİRLİĞİ
'Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesi ayrıca arama motoru Google ile çeşitli işbirlikleri yaparak, çocukların bilgisayar okuryazarlığını artırmayı amaçlıyor. İşbirliği kapsamında Google, çocukların yapacağı resim, şiir, öykü gibi içerikleri internete taşıyacak. Gelişmekte olan ülke gençleri bu sayede internete açılacak.

DİZÜSTÜLER MALİYETİNİN ALTINDA SATILIYOR
'Her Çocuğa Bir Dizüstü' projesi dahilinde verilen dizüstü bilgisayarlar, 100 dolara ulusal hükümetlere satılıyor. Bilgisayarın maliyeti ise 150 dolar. Dizüstü bilgisayar açık kaynak işletim sistemi Linux ile çalışıyor ve piyasadaki bilgisayarların birçok özelliğini barındırıyor. Dizüstüler çocukların birbirleriyle iletişime girebilmesi için dahili kablosuz bağlantı ve video konferans özelliğine de sahip. Şimdiye dek Arjantin, Brezilya, Libya, Nijerya, Pakistan, Tayland ve Uruguay projeye katılma kararı aldı.

Imbat
14 01 2007, 18:00
İnternet evin her yerinde
http://www.hurriyet.com.tr/e-yasam/5763084.asp?gid=54

Evinizde ya da ofisinizdeki ADSL bağlantısını kablosuz olarak paylaştırmak istiyorsunuz, ama kablosuz yönlendiricilerin karışık menüleri gözünüzü mü korkutuyor?

Merak etmeyin, 2007 yılının modemleri yetenekli sihirbazlarla sizi bu süreç boyunca yalnız bırakmıyorlar. Yeni yılla birlikte raflara dizilen yeni ADSL modemlerin birbirinden farklı özelliklere sahip beş tanesini sizler için derledik.

Türkçe kurulum rahatlIĞI:

Airties RT-205

Airties'in bir çok modelinde kullandığı şık ve kompakt bir tasarımla sunulan RT-205, bütünüyle Türkçe arayüz ve dokümanlarıyla ilgi çekiyor. ADSL2+ standardını destekleyen modemin kendine özgü bir diğer özelliğiyse, uygun kablosuz donanımlarla birlikte kullanıldığında 125 megabit hızında bağlantılara olanak sağlaması. Çeşitli güvenlik özelliklerini içeren modem, Türkçe sesli etkileşimli bir kurulum CD'siyle birlikte sunuluyor. Ayrıca kotalı ADSL kullanıcıları için modemin bir ADSL sayaç programı da mevcut. Ürün, ADSL bağlantısını çok geniş alana yaymak isteyenler için Mesh teknolojisine de sahip.

Yaklaşık fiyatı 159 YTL

USB telefon hedİyelİ:

USRobotIcs 9111

Kısa bir sessizlik döneminin ardında iletişim arenasına çok hızlı dönüş yapan USRobotics firmasının 9111 model numaralı ürünü, ufak bir kasa içinde ADSL2+ özellikli modem ve kablosuz erişim özelliklerini bir araya getiriyor. ADSL bağlantınızı kablosuz paylaşıma açan modem, gerek kurumların, gerekse kişilerin gerek duyacağı güvenlik teknolojilerini de içeriyor. Önceden belirlenmiş saatlere göre İnternet erişimine izin veren ebeveyn kontrolü özelliği, çocuklarınızın ödevlerini yapmadan bilgisayar başına geçmelerini engellemenize yardımcı olabilir. Üstelik, 9111'e ek bir çoklayıcı ekleyerek, kablolu bağlantı olanaklarını artırabilmek de mümkün. 9111, bu aralar Skype telefon hediyeli olarak satılıyor.

Yaklaşık fiyatı 132 YTL

HIz canavarI:

NETGEAR DG834PN

Teknolojisi kadar ürünlerinin estetiğiyle de ilgi çeken NETGEAR'ın, MIMO adı verilen yeni teknolojiyle donatılmış 108 megabit hızında kablosuz iletişim sağlayan DG834PN modeli Türkiye'de de satışa sunuldu. Ürün halihazırda mevcut kablosuz ürünlerle bütünüyle uyum sağladığı gibi, uygun araçlara sahip olduğunuzda kablosuz bağlantı hızınızı birkaç misline katlayabiliyor. ADSL2+ modem içeren ürün, çift güvenlik duvarı sistemiyle ev ya da ofisinizin güvenliğini de ciddiye alıyor. Modemin her türlü ortamda en yüksek kalitede kablosuz iletişim kurabilmesinin sırrı, dahili olarak 6 adet antene sahip olmasında yatıyor. Antenlerin gizli oluşu, ürünü konumlandırırken alabildiğine esneklik sağlıyor.

Yaklaşık fiyatı 280 YTL

Yenİ standarda uygun:

Linksys WAG300N

Linksys'in WAG300N modeli ADSL modemi, kablosuz iletişimde Wireless-N koduyla bilinen yeni hız standardına hazır bir ürün. Çift anteniyle oldukça etkileyici bir kapsama alanına sahip olan modemin bir anteni de dahili olarak konumlandırılmış. Tüm güncel güvenlik teknolojilerini destekleyen modem, düşük ve yüksek hızdaki kablosuz aygıtları otomatik olarak algılayıp, her aygıtla o aygıt için uygun hızda iletişim kurabiliyor. Modemin ilginç bir özelliği de İyi komşu moduna sahip olması. Bu özellik sayesinde, modem çevredeki benzer kablosuz yönlendiricileri fark ediyor ve sinyallerini onların iletişimlerini aksatmayacak şekilde ayarlıyor.

Yaklaşık fiyatı 310 YTL

KonuŞmaya bayIlanlara:

SpeedTouch 780 WL

Thomson firmasının SpeedTouch 780 WL modeli, ADSL modem ve kablosuz ağ özellikleriyle olduğu kadar sesli görüşme özellikleriyle farklılaşan bir ürün. Ürün 2007'de çok yaygınlaşacak olan Internet üzerinden sesli görüşme teknolojisini dahili olarak barındırıyor. Modem hem görüşme kalitesini arttıracak teknolojilere, hem de var olan telefonunuzu İnternet telefonuna çevirecek bağlantı noktalarına sahip. Ürünle birlikte Panda firmasının güvenlik yazılımları da hediye ediliyor. 780 WL hem ADSL bağlantısını kablosuz olarak paylaştırmak, hem de telefon maliyetini düşürmek isteyen ev ve küçük ofisler için uygun bir çözüm sunuyor.

Yaklaşık fiyatı 280 YTL

Imbat
14 01 2007, 18:00
Müzik arşivinize bilgisayarlı doping
http://www.hurriyet.com.tr/e-yasam/5763087.asp

DÜZENLEMEK İçİn:

MediaMonkey

Kullanıcılar ve yazılım dağıtıcısı siteler tarafından yüksek puanlarla ödüllendirilen MediaMonkey, bilgisayarınızdaki ve CD'lerinizdeki müzik arşivlerinizi kolayca düzenleyebileceğiniz bir yazılım. Yazılım sadece sizin gireceğiniz albüm bilgilerini saklamakla kalmıyor, aynı zamanda bilgisayarınızdaki tüm müzik parçalarını tarayarak sınıflandırıyor ve eş parçaları ayıklıyor. İnternet bağlantılı veritabanı desteği sayesinde, program bilgisayara taktığınız müzik CD'lerinde yer alan parça bilgilerini İnternet üzerinden otomatik olarak alarak arşivine dahil edebiliyor. CD'lerden MP3 oluşturma, parçaları CD'ye aktarma, ses dönüştürme, sabit disk arşivinizden seçtiğiniz parçaları anında dinleyebilme ve çalma listeleri oluşturabilme gibi özellikler de programın yetenekleri arasında.

Adres: www.mediamonkey.com

dönüŞtürmek İçİn:

dBpowerAMP

dBpowerAMP Muisc Converter, veya kısa adıyla dMC, müzik arşivlerini sayısal formatlara dönüştürme konusunda kendini ispatlamış ve gayet becerikli bir yazılım. Yazılımın en büyük özelliğini kolay kullanımı oluşturuyor. Programı çalıştırıyorsunuz, CD'yi takıyorsunuz, bilgiler İnternet'ten alınıyor ve seçtiğiniz sayısal formata uygun olarak dönüştürülen dosyalar müzik arşivinize kaydediliyor. dMC'nin öne çıkan bir özelliği, Windows ile entegrasyonu ve geniş bir eklenti desteğine sahip olması. Windows ile entegrasyon sayesinde, bilgisayarınızda herhangi bir ses dosyasına sağ tıkladığınızda programın sunduğu ses dönüştürme ve sıkıştırma seçeneklerine anında ulaşabiliyorsunuz. Eklentiler ise indireceğiniz küçük dosyalar yardımıyla, programın bugün ve gelecekte yaygın olarak kullanılan sayısal formatlara dönüşümü destekler hale gelmesini sağlıyor.

Adres: www.dbpoweramp.com

Dİnlemek İçİn:

iTunes

Aslında bilgisayara kaydedilmiş müzik arşivlerinizi dinlemek için sayısız seçeneğiniz var. Ancak iTunes sağladığı bir çok özellikle diğerlerinden ayrılıyor. Öncelikle iTunes, parça listeleri hazırlamanız ve favori listelerinizi oluşturmanız için parça puanlama konusunda gayet güzel seçeneklere sahip. Ses çıkışında ekolayzır ayarlarını gayet güzel kullanabiliyor ve geniş bir ölçekteki sayısal ses dosyalarını tanıyabiliyor. Bunun yanında, entegre olarak podcast adı verilen İnternet yayınlarını dinleyebilme ve iTunes müzik dükkanına ulaşabilme yeteneğine de sahip. iTunes müzik dükkanından henüz Türkiye için müzik satın alma şansınız yok, ancak diğer bir ülkeyi seçerek arşivdeki milyonlarca parça arasından dilediğinizi seçip 30 saniyelik bir bölümünü dinleyebiliyorsunuz. Bu da programı bir müzik çalar olmanın yanında, yeni müzik parçaları keşfetmek için benzersiz bir platform haline getiriyor.

Adres: www.itunes.com

Imbat
17 01 2007, 18:00
Üniversiteli genç, köyünün sitesini kurdu

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Demirbilek köyü sakinlerinden üniversite öğrencisi Mehmet Ali Aldemir, köye ait bir web sitesi kurdu.

Kurmuş olduğu www.demirbilekkoyu.net.tc adresli web sitesinde köye yapılan yatırımlar, doğum, ölüm, düğün, nişan, asker uğurlama törenleri gibi tüm gelişmeleri yayınlayacaklarını kaydeden Aldemir, böylelikle önemli bir kısmı büyükşehirlere ve yurtdışına göç eden köylülerini de sürekli bilgilendirmiş olacaklarını söyledi.

Imbat
27 01 2007, 18:00
Ders Kitapları İnternete Geliyor

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ders kitaplarının internetten yayınlanmasını amaçlayan 'e-Kitap Projesi' üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

Çelik, 'e-Okul Bütçeleri Projesi'nin tanıtımı amacıyla MEB Başöğretmen Salonu'nda düzenlenen toplantıda konuştu.

Okul kayıtlarının, sınav başvurularının, öğretmen atamalarının ve diğer birçok işlemin internet üzerinden gerçekleştirildiğine işaret eden Çelik, şimdi de 'e-kitap' projesi üzerinde çalışıldığını anlattı. Okulların yüzde 85-90'ında internet bağlantısı bulunduğunu kaydeden Çelik, 'Bu projeyle öğrencilerimiz internete girdiği zaman bütün ders kitaplarından örnekler görecekler ve interaktif olarak bundan yararlanma şansı elde edecekler' diye konuştu.

e-Okul bütçesi

e-Okul Bütçeleri Projesi'ni anlatan Çelik, eğitimin finansmanının ve eğitimle ilgili harcamaların kayıt altına alınacağını söyledi. Eğitim finansmanının ve harcamaların sadece konsolide bütçeden ibaret olmadığını belirten Çelik, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin önemli olduğunu, bu nedenle e-Okul Bütçesi'nin önemli bir rol üstleneceğini kaydetti. Çelik, kayıt altına alınmazsa, hesap verilebilirlik olmazsa kamu yönetiminin şaibeden kurtulamayacağını ifade etti.

Eğitim için ayrılan bütçeye değinen Çelik, konsolide bütçeden eğitim yatırımları için 1.3 milyar YTL ayrıldığını, ilköğretim yatırımları için illere yaklaşık 500 milyon YTL göndereceklerini kaydetti.

Eğitime katkılar

Eğitime, kurum ve kuruluşların yaptığı katkıları anlatan Çelik, TOKİ'nin 250 okul yaptırdığını, Türk Telekom'un geçen yıl 100 milyon YTL aktardığını, bu parayla 23 ilde okul inşa ettirilerek gelecek eğitim-öğretim yılında hizmete açılmasının planlandığını ifade etti. Türk Telekom'un bu yıl 100 milyon YTL daha aktaracağını söyleyen Çelik, 'Bununla ilgili planlamamızı da yaptık. Bu parayı 17 ilde okul yapımına ayıracağız' dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaptırdığı 50 spor salonunun yakında kendilerine teslim edileceğini kaydeden Çelik, Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası kapsamında 23 bin derslik yaptırıldığını anlattı. Okul aile birliklerinin de bütçesi olduğunu, okul ürettikleri kendi ürettikleri kaynaklar bulunduğunu ifade eden Çelik, tüm bu kaynakların kullanımında şeffaf olunmasının önem taşıdığını vurguladı. e-Okul bütçesinin bunu sağlayacağını belirten Çelik, bundan önce okulun kasasında toplanan paralar nedeniyle çeşitli ithamlarda bulunulduğunu, ancak artık bunun ortadan kalkacağını söyledi. Çelik, 'Bir toplumda eğer yolsuzluk birçok kitle tarafından, geniş bir kesim tarafından paylaşılıyorsa kolay kolay üstesinden gelemezsiniz. Geniş bir kitle tarafından paylaşıldığı zaman o yolsuzluğun üstüne gitseniz de sonuç alamıyorsunuz, çünkü minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Çalışma arkadaşlarımızı, okullarımızı böyle birşeyden tenzih ederim' dedi. Çelik, bütün okulların müstakil bütçesi olmasını hedeflediklerini söyledi.

'Şeffaflık sağlanacak'

Eğitim harcamaları ve finansmanı konusunda UNESCO, OECD ve EUROSTAT (AB İstatistik Ofisi) gibi kurumlara Türkiye'nin gönderebileceği sağlıklı verileri bulunmadığını kaydeden Çelik, 'OECD'de Türkiye'nin karşısı nokta nokta geçerdi. Ama biz biliyoruz ki insanlar eğitim harcamasından kesinlikle çekinmiyorlar, fedakarlık yapıyorlar. Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası kapsamında 3 yılda 2.5 milyar YTL'dir' diye konuştu. Çelik, e-Okul bütçeleri Projesi ile her türlü bağışın, katkının, harcamanın kayıt altına alınmış olacağını, şeffaflık sağlanacağını söyledi.

'Karne parası' konusuna da değinen Çelik, genelge yayımladığını belirterek, 'Veliler kesinlikle karne parası vermeyecek' dedi. Ancak gönüllü bağışta bulunmak isteyenlerin de engellenmeyeceğini belirten Çelik, 'Velilerimiz ödedikleri paraların yerini bulduğuna inanırlarsa kesinlikle gönüllü bağıştan çekinmeyeceklerdir' diye konuştu.

'İnternetten zararlı yayın önlenecek'

Bilişim altyapısının Türkiye'de yaygınlaştığını söyleyen Çelik, internetin getirebileceği bazı olumsuzluklar olabileceğini ancak Ulaştırma Bakanlığı'nın koordinasyonunda, servis sağlayıcılardan itibaren özellikle zarar verici yayınların servisinin kesilmesi yönünde ciddi bir mevzuat çalışması yapıldığını anımsattı. Çelik, 'Kesin çözüm bunu kaynağından kesmektir. İnternet bu anlamda olumsuz kullanılıyor. İnsanlar eskiden tuvaletlerin kapısının arkasına yazacakları şeyleri şimdi internet ortamında yazıyorlar' dedi.

e-Okul Bütçeleri Projesi'nin yürütecek olan Hacettepe Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen de 'duvarların içine kapalı bir üniversite olmamak için gerek toplumun gerekse kamunun ve devletin ihtiyaçlarına cevap veren bir üniversite olmak gerektiğine inandıklarını' belirterek, bu anlayışla projeye katkı yaptıklarını anlattı. Özgen, bu projenin, MEB ile ortaklaşa yürüttükleri üçüncü proje olduğunu söyledi. Projeye finansman desteği sağlayan TÜBİTAK'ın Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Cebeci de yürütülen projeler hakkında bilgi verdi.

Projenin amacı

Proje, 'Türkiye genelinde eğitim-öğretim kurumlarına aktarılan kaynaklar ile kaynakların harcanmasının takip edilmesini, okullar bazında yapılan harcamaların belirlenerek denetlenmesini, okullara yapılan bağışların/katkıların izlenmesini, kamu kaynaklarının ihtiyaç olan yerleşim birimlerine yönlendirilmesini, harcamalarda şeffaflık sağlanmasını, eğitim harcamalarına yönelik güncel veriler üretilmesini ve bunun uluslararası kurum ve kuruluşlarla paylaşılmasını' hedefliyor.

Kaynak: Milliyet

Imbat
27 01 2007, 18:00
İnternet salona ve cebe giriyor

http://www.hurriyet.com.tr/e-yasam/5834205.asp?gid=54

Imbat
05 02 2007, 18:00
'Yazdığınız bütün email'leri Amerika topluyor'

ABD'nin bir numaralı bilgisayar güvenlik şirketi Hacker Safe'in Türkiye Temsilcisi, başlıktaki iddianın bir iddia değil GERÇEK OLDUĞUNU savundu

DEVRİM SEVİMAY, bu kez ABD'nin bir numaralı bilgisayar güvenlik şirketi Hacker Safe'in Türkiye Temsilcisi İnan Taptık ile konuştu. İşte Vatan'daki söyleşiden bazı bölümler:

* Siz, dünyanın en önemli bilgisayar güvenlik firmalarından birinin temsilcisisiniz; e-mail'lerinizin okunmaması için siz nasıl tedbir alıyorsunuz?
Ben okunduğunu biliyorum, onun için hiçbir şey yapmıyorum. Yazdığınız e-mail'in sadece siz ve gönderdiğiniz kişi tarafından okunması diye bir şey yok. Bütün e-mailler istenirse okunabilir. MSN'deki yazışmalar dahil...

* Sıradan bir vatandaşın e-mail'ini kim okur ki?
Okumaz, ama bir kopyasını saklar.

* Kim?
ABD.

* Her işin altından ABD çıkar diye mi, yoksa gerçekten ABD mi?
Gerçekten ABD. Çünkü dünyanın internet yapısına sahip olan ülkesi ABD. İnternetin doğduğu topraklar orası. Bu işi 1970'lerde çözdüler. Bütün standardı belirleyen de ABD.

* Avrupa?
Avrupa bu durumun farkına varıp, kendi internet omurgasına sahip çıktı. Devlet kurumlarının port'larını, IP'lerini kesinlikle dinlettirmiyor. Bunu vatandaşlarının, şirketlerinin kullandığı internet ort***** yaymaya çalışıyor.

* Onlar ABD'den kaçabildi yani?
Bir yere kadar. Çünkü bir Avrupalı Yahoo'ya ya da Gmail adresine e-mail attığı zaman yine yakalanıyor. Ne de olsa bu adreslerin hepsinin ana server'ı, hostingi ABD'de. Asıl posta kutusu orası.

* Peki ABD bu kadar bilgiyi ne yapıyor?
Aradıkları bazı belli kelimeler var. O yüzden sürekli tarama yapıyorlar. Mesela bir elektronik postanın içinde El Kaide kelimesi geçiyorsa o posta taramaya takılıyor. Taramadan kaçmak isteyenler kripto yöntemini kullanıyor, ama o da çözüm değil. Çünkü tarama sırasında ardışık kelime düzeneklerine sıklıkla rastlanırsa, sistem bunun bir kripto olduğunu anlayıp, onu da kenara ayırıyor. Tabii dünyada çözülemeyecek hiçbir kripto da olmadığı için kaçmak mümkün olmuyor.

* Asla hack'lenmeyecek bir internet sitesi var mıdır?
Her an savaşa hazır bekleyen Amerikan deniz piyadeleri vardır, onların marines.com sitesi... 2003 yılından beri dünyanın en fazla atak alan sitesidir. Bütün Afganlılar, İranlılar, Iraklılar kırmaya çalışmıştır, ama kırılamadı. Yahoo ve VISA da aynı şekilde... Çünkü hack'lenmemenin bir çözümü var. Ama Türkiye'de bu çözüme önem verilmiyor.

* En güvenliği olmayan bilgisayar?
Wireless, yani kablosuz internetten mümkün olduğu kadar kaçınmanız gerekiyor. Hakikaten güvenlik istiyorsanız bunu kullanmayacaksınız. Çünkü artık o bilgileriniz havada. Hacker'ların en çok izlediği bilgiler bu tür bilgilerdir.

* En güvenli bilgisayar?
Dünyanın ikinci büyük temel işletim sistemi LINUX'ı yazan Linus Torvalds der ki, En güvenli bilgisayar fişi çekilmiş bilgisayardır.

Imbat
05 02 2007, 18:00
Oyun endüstrisi artık gerçeğe çok yakın!

Bilgisayarların Vista'ya geçiş hazırlığı ve konsolların art arda piyasaya çıkışı oyun piyasasını hareketlendirdi. 2007'de pazara çıkacak oyunların ortak özelliği üst seviyede grafik özelliği sayesinde çok daha gerçekçi oluşları

http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2181

Imbat
05 02 2007, 18:00
Yahoo, üzerindeki yükü atıyor

Yahoo, önde gelen 100 farklı eğlence markasına özel olarak yeni web sayfaları oluşturmayı planlıyor.

http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2189

Sansli
09 02 2007, 18:00
E-postalar çöplüğe döndü

İnternete bağlı 1 milyondan fazla bilgisayar korsanlar tarafından sahiplerinin haberi olmadan ele geçirilmiş durumda. Zombi adı verilen bu bilgisayarların hepsi ele geçirenler tarafından istenmeyen mektuplar yollanmak için kullanılıyor. Postini firmasının yıllık raporuna göre geçtiğimiz aralık ayında internette dolaşan her 100 mektuptan 94'ü 'spam' adı verilen istenmeyen reklam ve pazarlama mektuplarından oluşuyordu. Hem kişiler hem de kurumlar için büyük zaman ve kaynak kaybına yol açan spam mektupların elebaşılarından biri geçtiğimiz gün Güney Kore'de yakalandı. 21 yaşındaki kullanıcı 2003 yılından bu yana trilyonlarca spam yollamakla suçlanıyor. Bu mektuplar için devlete ait 318 web sunucusu kullanılmış.

http://www.radikal.com.tr/ek_h...php?ek=sa&haberno=3335 (http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=3335)

Sansli
10 02 2007, 18:00
Türklerin gezegeni Gazogen

Gazogen.com, 2003'ten beri yayında olan, bir üç boyutlu sohbet ve eğlence platformu. Gazogen'e üye olup kendinize bir karakter oluşturuyor, sitenin diskotek, okul, kumsal gibi farklı bölümlerinde geziyor, diğer üyelerle sohbet edip, yeni arkadaşlar edinebiliyorsunuz. 500 bin üye sayısına ulaşan Gazogen'in kendi para birimi ve gazetesi bile var.

Sitenin yaratıcıları Selçuk Safçı ve Murat Canbaz, sohbet programları ve chat odalarının sunduğu sadece satırlar ve kelimelerden oluşan chat ortamını değiştirmek, sohbet edilen kişi sanki yanınızdaymış hissi verecek yeni bir platform kurmak istediler. Gazogen'i internette var olan bir yaşam alanı gibi tasarladılar. Site için, interaktif web projeleri hazırlayan Designs 4 Designs (D4D) şirketinden 20 kişilik bir ekip çalışıyor.

Gazogen, Gazoo adı verilen bir halkın yaşadığı sanal bir gezegen. Siteye üye olurken, sizi en iyi şekilde ifade edecek üç boyutlu bir karakter oluşturuyorsunuz. Sistemin sunduğu onlarca kafa, gövde ve ayağı birleştiriyorsunuz. Karakteriniz hazırsa, artık Gazoo halkı içindeki yerinizi alabilirsiniz.

Siteye giriş yaptığınızda kullanıcı bilgilerinin güncellenebileceği bir bölüm, forum, blog, mesajlaşma alanları ve İzogen adındaki özel sohbet mekanlarıyla karşılaşıyorsunuz. 16 izogenden birine tıklayarak mekana giriyor, diğer Gazoo vatandaşlarıyla karşılaşıyorsunuz. Bu mekandaki objelerle etkileşime geçebiliyor, selamlaşma, oturma, dans etme gibi fonksiyonları kullanarak tipinizi kontrol edebiliyor, bir yandan da diğerleriyle sohbet ediyorsunuz.

Kumsal, diskotek ve konser alanı gezegenin en kalabalık mekanları. Çoğu zaman izogen dolu mesajıyla karşılaşıyor ve kapıda kalıyorsunuz. 25 yaş üstü, 14 yaş altı veya sadece kadınlar için hazırlanmış farklı izogenler de var.

Karakterinizi geliştirmek veya yeni bir şeyler denemek için Second Life'taki kadar bol imkanınız yok Gazogen'de. Gezegendeki etkinlikler ve gelişmeler çoğunlukla kullanıcılar tarafından kontrol edilemiyor. Gazogen'de size düşen, sosyalleşmek ve eğlenmek!

2003'TE KEŞFEDİLDİ

Bu sanal gezegenin bir yaradılış öyküsü var: Gazogen, dijital dünyada yüzen, binlerce yıllık keşfedilmemiş bir gezegendi. Dijital Kaşifler, bu gezegeni 2003'te keşfetti. Gazogen adını verdikleri gezegende Gazoo isimli bir halkın yaşadığını gördüler.

Bu gezegende insanlar, robotlar, kovboylar, cadılar, semazenler, sevimli yaratıklar, hatta çizgi roman kahramanları ve sinema karakterleri de var. Hepsinin ortak noktası sohbet etmeyi, dans etmeyi ve eğlenmeyi çok sevmeleri. Murat Canbaz, Dijital Kaşifler'in Türk olduğuna dikkat çekiyor: Kaşifler Türk olduğu için, Gazogen halkı Türk gelenek ve göreneklerini yakından takip ediyor.

Gazogen, gerçek hayatla paslaşan gündemi, olayları ve etkinlikleriyle hızla sanal bir topluma dönüşme yolunda ilerliyor. Gündemin önemli olayları Gazogen'de de yaşanıyor, hatta özel günler de kutlanıyor. Popüler kişiler hemen bu dünyada yerini alıyor: Atatürk'ün ölüm yıldönümünde Gazogen'deki karakterleriyle saygı duruşuna geçen üyeler, yılbaşı gecesi süslü şapkalarıyla Gazogen'in diskosu Danza'da halay çekip, dansöz oynattı. 23 Nisan'da trampet ve borazanlarla resmi geçit yapıldı. 30 Ağustos'ta gazi karakterlerinin katıldığı törenler düzenlendi. İstanbulpark pistiyle aynı anda Gazopark pisti açılıp, Formula 1 otomobil yarışları yapıldı. Rock müzik festivali Rock N Coke'a alternatif Rock N Gazoz festivali, orijinal festivalle aynı tarihte düzenlendi. Rock'çı Gazoolar günlerce bu sanal festivalde eğlendi.

Hele ramazan ayı Gazogen'de çok renkli geçti. Bir ay boyunca geceleri gezen sanal ramazan davulcusu, mani okuyup, bahşiş topladı. Son dönemin en popüler televizyon karakteri Gaffur (solda) da Gazogen'de yerini almış. Onlarca karakter arasından kendinize çizgili pijamalı Gaffur'u seçip, ona Çakkıdı dansı yaptırabiliyorsunuz. Gezegenin konser mekanı TopRockKaya'da bugünlerde merhum sanatçı Barış Manço anılıyor.

NÜFUSU 500 BİN

Gazogen vatandaşı olabilmek için kayıt yaptırdıktan sonra, sitenin cep telefonu için hazırlanan sembollerinden birini kısa mesaj yoluyla satın almanız gerekiyor. Bunun bedeli dört kısa mesaj/sekiz kontör. Her mesaj atışınızda gezegendeki hesabınıza 50 gümüş veya bir altın gazoz kapağı yükleniyor.

Sitenin şu anda 500 bin üyesi var. Bunun yarısını 15-25 yaş grubundaki öğrenciler oluşturuyor. 2003'te ilk kurulduğunda, site üyelerinin yalnızca yüzde 20'si kadındı. Şu anda bu oran yüzde 35'e yükseldi. Öğrenciler dışında kalan kesimde doktor, avukat ve bankacılarla bilişim sektöründe çalışanlar ağırlıkta.

PARALARI GAZOZ KAPAĞI

Bu gezegende en değerli şey gazoz kapağı. Gazogen'in para birimi gazoz kapaklarının bakır, gümüş ve altın olanları var. Bunları karakterinizin kıyafetini değiştirmek, izogenlere girmek, mesajlaşmak, hediye göndermek ve arkadaşlık teklifinde bulunmak için kullanıyorsunuz. Siteye her girişinizde 10 bakır gazoz kapağınız oluyor. Geçen haftalarda, Gazogen üyeleri ilk kez gerçek hayatta bir araya geldi. Partiye katılan tüm Gazogen'ciler içkilerinin ücretini gazoz kapaklarıyla ödedi. Böylece sanal para birimini gerçek hayata taşıdılar.

İddialı bir görüntüye sahip olmak isterseniz, 10-15 altın gazoz kapağı harcamanız gerekiyor. Üstelik satın aldığınız parçaları sadece bir ay kullanabiliyorsunuz. Sonra karakteriniz ilk baştaki gösterişsiz haline dönüyor.

Sitede ayrıca; aylık beş altın kapak karşılığında fotoğrafınızı yükleyebileceğiniz bir profil sayfası oluşturabiliyor, gezegen içinde çiçek ve hediyeler gönderebiliyorsunuz. Gazogen'in Gazotte adıyla bir de gazetesi var.

MURAT CANBAZ

İlişkileri ikinci hayata taşıdık

Second Life sitesiyle birlikte sanal topluluklarda ikinci bir hayata sahip olmak, yeni bir internet akımı haline geldi. İnternet günlük hayatımızda bu kadar büyük yer edinmişken, arkadaşlarımızı da sanal dünyadan seçmek pek çoğumuza garip gelmiyor artık. Arkadaş seçmenin ötesinde ilişkilerimizi de orada yaşayabiliyoruz. Üstelik bu ilişkileri fantastik öğelerle süsleme şansımız var. Böylesine cazip bir dünya elbette bir akım yarattı. İkinci hayatlar sanal dünyanın gerçek bir trendi.

Sansli
12 02 2007, 18:00
Youtube'da izlediklerinizi, bilgisayarınıza kaydetme imkanınız var...

http://www.nethaber.com/NewsDetails.aspx?id=11983

Imbat
12 02 2007, 18:00
Dünyanın en geniş içerikli internet ansiklopedisi Wikipedia küçük bir köyden yönetiliyor
http://www.nethaber.com/NewsDetails.aspx?id=11905

Patron ise 38 yaşında, üç çocuklu, tarım uzmanı bir anne

Adı Florence Devouard. Yaşı 38. Üç çocuk annesi bir Fransız. Fransa'nın orta bölgesinde bulunan, dokuz yüz kişilik sakin bir köy olan Malintrat'ta yaşıyor.

Ancak komşularından küçük bir farkı var. O, dev internet ansiklopedisi Wikipedia'yı yönetiyor.

Florence Devouard, iki yüzden fazla dilde hizmet veren, içeriğindeki altı milyondan fazla makaleyi her gün artıran Wikipedia'daki en yüksek mevkiye geçtiğimiz ekimde geçti.

Devouard Wikipedia ile kendi uzmanlık alanı olan, genetik olarak değiştirilmiş organizmalarla ilgili makaleleri düzeltmeye başlayarak tanışmış. Üç yıl içinde Devouard önce Wikipedia'yı yöneten Wikimedia Vakfı'nın yönetim kuruluna girdi ve geçtiğimiz ekim ayında Wikipedia'nın yönetim kurulu başkanı oldu. Üç çocuk annesi Devouard, Bu, şehirde bir ofiste 12 saat çalışmaktan çok daha ilginç diyor. Çocuklarını yatırır yatırmaz, laptop'unu açan Devouard diğer yönetim kurulu üyeleriyle iletişime geçiyor. Genelde geceleri çalışıyorum. Wikipedia topluluğu da o saatlerde çevirimiçi oluyor zaten diyor.

Altı haftada bir yönetim kurulu bir Avrupa ya da ABD şehrinde bir toplantıda buluşuyor. Devouard Malintrat'ın Microsoft'un Washington eyaletindeki kurumsal merkezinden uzak olduğunu kabul ediyor, ama Wikipedia'nın büyük iş dünyasına göre bambaşka bir dünya olduğunu vurguluyor.

Dünyanın her köşesinden gönüllüler tarafından internete bağlı herhangi bir bilgisayardan ekleme, çıkarma, düzeltme yapılarak oluşturulan açık ansiklopedi Wikipedia'nın Türkçe kolu 2003'te kuruldu.

http://www.nethaber.com/Topics.aspx?id=260

Imbat
12 02 2007, 18:00
Sanal ortamda gerçek soygun

http://www.vatangazetesi.com.t...id=108367&Categoryid=1 (http://www.vatangazetesi.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=13.02.2007&Newsid=108367&Categoryid=1)

Imbat
12 02 2007, 18:00
İnternet suçlarına ceza geliyor
İnternet dahil elektronik iletişim araçlarının sağladığı olanaklarla işlenen suçlarla etkin mücadeleyi öngören kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu

http://www.vatangazetesi.com.t...d=108323&Categoryid=1
(http://www.vatangazetesi.com.tr/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=13.02.2007&Newsid=108323&Categoryid=1
)

Imbat
12 02 2007, 18:00
Elektrik Prizinden İnternet

Bu yazıda elektrik prizi üzerinden ağ kurmanın ve internete bağlanmanın inceliklerini bulacaksınız

http://www.chip.com.tr/konu.asp?id=3230

Sansli
13 02 2007, 18:00
Kişiye Özel bilgisayarlar

HP, kullanıcılarına içi dışı tamamen kişiselleştirilebilen bilgisayarlar sunuyor. Kullanıcılar, www.hp.com.tr/bilgisayarinhayatindir sitesinden sevdikleri fotoğraflar veya özel görseller ile masaüstü ve dizüstü bilgisayarları için kişiket (kişisel bilgisayar etiketi) tasarlayabiliyorlar.



Ayrıca, sitede aralarında Nil Karaibrahimgil'in fotoğraflarının da bulunduğu kişiketlerden birini de seçebiliyorlar.

HP, ürün çeşitliliği, yenilikçi teknolojileri, global çapta deneyimiyle kişisel bilgisayar pazarının taleplerine en hızlı ve güçlü şekilde cevap veriyor. Kişisel bilgisayar trendinin öncüsü HP, çözümleriyle kullanıcılarına tamamen kendi beklentilerini karşılayan bilgisayarı sunmaya hazır. HP, kullanıcılarına kişisel zevk ve tarzlarını yansıtan kişisel bilgisayar etiketleri kişiketlerle bilgisayarlarının dış yüzeylerini kaplama olanağı tanıyor.




HP Türkiye Kişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü Serdar Urçar, kullanıcıların tüketimle değil kendilerini farklı hissedecekleri kişisel deneyimler yaşayarak tatmin olduklarını ifade ediyor: Günümüzde özellikle genç tüketiciler, yenilikleri deneyimlemekten ve bunları birbirleriyle paylaşmaktan zevk alıyorlar. Bilgisayar oyunlarıyla büyüyen yeni nesil, çözüme ulaşana dek yeni yolları denemekten çekinmiyor ve bu süreci keyifli bir şekilde yaşıyorlar. Biz de bilgisayarlarımızı kişiselleştirilebilecek şekilde kullanıcılarımıza sunuyoruz. Biliyoruz ki bilgisayar artık sadece bir araç değil, kullanıcılarımızın benliklerinin ve hayatlarının önemli bir parçası.



Hem görüntüsüyle hem sesiyle HP kişiketlerinin tanıtım yüzü olan Nil Karaibrahimgil de bilgisayarını kendi istediği gibi tasarlamayı tercih ediyor. Kişiket kampanyasında yaptığı jingle ve kişiketlerdeki özel fotoğraflarıyla önplana çıkan Karaibrahimgil kişiketli HP bilgisayarların ilk kullanıcılarından. Nil Karaibrahimgil, HP'nin kişiket tanıtım kampanyası kapsamında bu yıl iki defa konser verecek ve imza günleri düzenleyecek.



Kişiketlere özel teknoloji

HP Kişiket Projesinde 3M'in Mikro-complytm yapışkan teknolojisi ile üretilen Scotchcaltm 180 Complytm Version2 baskı folyosu kullanılıyor. Scotchcaltm 180 Complytm Version2 baskı folyosunda bulunan görünmez hava kanalcıkları sayesinde folyo kolaylıkla yapıştırılabiliyor ve üzerinde hava kabarcıkları oluşmuyor. Scotchcaltm 180 Complytm Version2 bilgisayar üzerinde iz bırakmadan istenildiğinde çıkarılıp tekrar yapıştırılabiliyor. HP dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarında kullanılabilen folyonun üzerindeki güçlü laminasyon, yüzeyde meydana gelecek çizilmeleri ve renk solmalarını engelliyor.

Tüm HP masaüstü ve dizüstü bilgisayarları için tasarlanabilen kişiketler kullanıcılara en fazla 4 gün içerisinde ulaştırılıyor. HP, 15 Mart'a kadar HP Pavilion bilgisayar alan kullanıcılarına kişiketlerini de ücretsiz veriyor.

whitesnow
21 02 2007, 18:00
Google'dan yeni Türkçe hizmet

Google, Docs&Spreadsheets'i Türkçe olarak kullanıcıların hizmetine sundu.

http://www.ntvmsnbc.com/news/400540.asp

whitesnow
21 02 2007, 18:00
Dergiler artık internette

Basılı dergilerin internetten ücret karşılığı okunan dijital versiyonlarına fiyat avantajları nedeniyle ilgi artıyor.

http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2269

whitesnow
21 02 2007, 18:00
Her öğrenciye e-posta

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, ''Her Öğrenciye e-posta Adresi'' uygulaması kapsamında, e-posta adresinin nasıl kullanılacağını, hangi tür yazışmalar yapılabileceğini, tüm kuralları ve cezai hükümleri bakanlığın belirleyeceğini belirterek, ''Bunların dışında kullanım olursa disiplin suçu teşkil edecek'' dedi.

Aktürk, yaptığı açıklamada, bu yıl başlatılacak uygulama kapsamında, ilköğretim 4. sınıfı bitiren yaklaşık 10 milyon öğrenciye ücretsiz e-posta adresi vereceğini, bu adresin lise son sınıfa kadar kullanılabileceğini söyledi.

Uygulamanın, ''e-okul'' projesi ile gündeme geldiğini belirten Aktürk, e-okul projesi kapsamında her öğrencinin devamsızlık ve notlarını öğrenebilmesi için bir şifreye ihtiyacı olduğunu ifade etti. Aktürk, şifrelerin deşifre olmaması için öğrencilere bir e-posta adresi vermeyi kararlaştırdıklarını anlattı. E-posta adresi aracılığıyla öğrencilerin birbirleriyle ve öğretmenleriyle de haberleşeceklerini, MEB'in eğitim portalına bağlanabileceklerini dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

''Dolayısıyla yaptıkları işler takip edilecek.Öğrencilerin mailleri, MEB tarafından denetlenecek.Uygulama kapsamında, öğrenciler mail grubu şeklinde değil, kendi arkadaşları arasında mesajlaşacak. Çünkü mail grubuna yönetici gerekiyor. Mail gruplarında neler tartışıldığı, sıkıntı olur. Bu nedenle mail grubu şeklinde değil, arkadaşlar arasında mailleşme şeklinde olacak.''

YÖNETİM TELEKOM'DA, KONTROL MEB'TE

E-posta uygulaması için Türk Telekom'un alt yapısından yararlanacaklarını belirten Aktürk, iki kurum arasında konuyla ilgili bir protokol imzalanacağını bildirdi.

Sistemin, Türk Telekom'un merkezinden yönetileceğini, ancak kontrolleri MEB'in yapacağını ifade eden Aktürk, ''e-posta adresinin nasıl kullanılacağını, hangi tür yazışmalar yapılabileceğini, tüm kuralları ve cezai hükümleri MEB belirleyecek. Bunların dışında kullanım olursa disiplin suçu teşkil edecek'' diye konuştu.

http://www.sabah.com.tr/2007/0.../tek100-20070221.html
(http://www.sabah.com.tr/2007/02/22/tek100-20070221.html
)

MAZI
22 02 2007, 18:00
Gerçek değil ama gerçeği kadar güzel

Bu resim görenleri hayrete düşürüyor. Bilgisayarda çizilmiş bu fotoğraf gerçeğinden ayırt edilemiyor


http://www.chip.com.tr/konu.asp?id=3295

Imbat
03 03 2007, 18:00
BBC de YouToube aleminde

İNGİLİZ televizyon kanalı BBC'nin 3 kanalı bundan böyle internet video paylaşım sitesi YouTube'ta yayın yapacak. Tlegraph gazetesinin haberine göre www.youtube.com/bbc ve www.youtube.com/bbcworldwide adreslerinde bundan böyle, BBC'nin yayına koymayı planladığı yeni programların tanıtımlarının da önceden yayınlayacağı belirtildi.Açılacak 3. kanalda ise her gün BBC kanalına ait en az 30 görüntülü haber yayınlanacak.

Imbat
03 03 2007, 18:00
Bilgisayar başında uzun süre yanlış pozisyonda oturmak bel ve boyun fıtıklarına yol açıyor. Sinir dokularının el bileğinde sıkışıklığa uğraması sonucunda bilek kanalı sendromu oluşuyor.

http://www.hurriyet.com.tr/teknonet/6040306.asp?gid=58

MAZI
06 03 2007, 18:00
İnternetten İl İl tanıtım

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 81 ilin doğal ve kültürel zenginliklerini, tanıtım filmi ile birlikte internet sitesinde ziyarete sundu

06.03.2007

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 27 Şubattan itibaren bakanlığın resmi
internet sitesinde yayınlanan sayfada, ziyaret edilmek istenilen iller, Türkiye
haritası üzerinden seçilerek, bu illerin kültürel detayları ile ''nasıl gidilir,
ne yenir, yapmadan dönme, sit alanları, yerel etkinlikler, fotoğraf galerisi''
bölümlerine ulaşılabiliyor. Her il için ayrı ayrı hazırlanan sayfalarda, ayrıca
illerin müzik kültürlerinden yemek kültürlerine kadar bütün kültürel detaylarına
yer veriliyor.

Sayfanın ''Yapmadan Dönme'' bölümünde Ankara'da, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmeden, II. TBMM Binası'nı görmeden, Anıtkabir'i ziyaret etmeden, kaplıcalar, Roma Hamamı ve Gordion Müzesi'ni ziyaret etmeden dönülmemesi tavsiye
ediliyor.

İstanbul'da ise dini mimari şaheserlerden Süleymaniye Camii ve Sultanahmet
Camii ile Ayasofya ve Kariye Müzesi'nin ziyaret edilmesi öneriliyor. Sayfada
ayrıca, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve Rumeli Hisarı'nı gezmeden, Boğaz'da
ve adalarda vapur gezisi yapmadan, Galata Kulesi'nden ve Pierre Loti'den İstanbul
manzarası seyretmeden, Ortaköy pazarına uğramadan, Büyükada'da fayton turu
yapmadan, Boğaz'da, Kumkapı'da, Çiçek Pasajı'nda balık, Kanlıca'da yoğurt,
Beyoğlu'nda profiterol yemeden, Kapalıçarşı'da halı, mücevherat, deri giyim
eşyaları, Mısır Çarşısı'nda lokum, baklava, pastırma, şekerleme almadan
''dönmeyin'' uyarısı yapılıyor.

Diyarbakır'da surları gezmeden, Malabadi Köprüsü'nü ve eski Diyarbakır
evlerini görmeden, Selim Amca'da kaburga yemeden, meyan kökü içmeden ve
Diyarbakır hasırı almadan dönülmemesi tavsiye edilen sayfada, Hakkari'de ''Meydan
Medresesi'ni gezmeden, Kaya resimlerini görmeden, yöreye özgü yemekleri yemeden
dönmeyin'' deniliyor.

Erzurum'da ise Palandöken'de kayak yapmadan, Çifte Minareli Medrese'yi
görmeden, İspir'de rafting yapmadan, Tortum Şelalesi'ni görmeden ve kadayıf
dolması yemeden dönülmemesi tavsiye ediliyor.

İstanbul için ayrılan sayfada, bu ilin mutfağının dünyanın önde gelen
mutfaklarından olduğuna işaret edilerek, imparatorluk başkenti olan kente ülkenin
her yanından gelen malzemeler, ustalar, tarzlar ve lezzetlerin Osmanlı Türk
mutfağının ortaya çıkmasına neden olduğu ifade ediliyor. İstanbul'da çeşitli
milletlerin lokantalarının da bulunduğu belirtilen sayfada, bazı yemek
tariflerine de yer veriliyor.

MAZI
06 03 2007, 18:00
Zengin eden saçma site fikirleri

Parlak fikirler sayesinde internetten büyük paralar kazanmak artık pek de ilgi çekmiyor. Bir de kimsenin başarı ihtimali vermediği şeylerden zengin olanlar var. En popüler dört örneği inceledik:

http://www.radikal.com.tr/ek_h...hp?ek=sa&haberno=3376
(http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=sa&haberno=3376
)

Imbat
18 03 2007, 18:00
Sözlükte 'net' dönem

İnternetin yaşamımıza getirdiği yeniliklerden biri de online sözlükler. İngilizce'den Türkçe'ye, Türkçe'den de İngilizce'ye çeviri yapan online sözlüklere bir yenisi daha eklendi.

Zargan ve Sesli Sözlük'ün ardından İngilizce - Türkçe çeviri yapan online sözlükler arasına Tureng de dahil oldu.


Toplam 1.570.502 sözcük bulunduran Tureng, aradığınız kelimenin karşılığını kullanıldığı alana göre sınıflandırarak görüntülüyor.

www.tureng.com


Diğer İnternet Haberleri
http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=2406

whitesnow
23 03 2007, 18:00
2006'nın en iyi YouTube videosu seçiliyor
YouTube'un birinci geleneksel :) video ödülleri kullanıcıların oylarıyla belli olacak.

Son günlerde Türkiye'de de krize yol açan Google'ın popüler video paylaşım sitesi YouTube, 2006'nın en iyi videolarını kullanıcıları yardımıyla seçiyor.

İzleyiciler bu hafta içerisinde 2006'da gönderilen videolar arasından favorilerini seçip birinciyi belirleyebilecekler.

YouTube Awards başlığıyla yeni bir sayfa açan YouTube, en yaratıcı video, en parlak fikir, en iyiler serisi, en iyi komedi, en iyi müzik, en iyi yorum gibi çeşitli kategorilerde kullanıcıların oylarıyla kaz***** belirlenecek yarışmada 2006'nın en iyi videosunu ilan edecek. Oy kullanmak için son gün ise 23 Mart 2007.

whitesnow
26 03 2007, 17:00
YouTube'dan 7 kategoride ödül

Dünyanın en çok izlenen online video paylaşım sitesi YouTube, ilk ödüllerini açıkladı. 7 kategoride onar adayın katıldığı YouTube 2006 ödül yarışmasında birinci olan videolar dün ilan edildi.

YouTube ödüllerinin ne olacağı şirket tarafından daha sonra açıklanacak. İlk YouTube ödüllerini kazanan videolar ise kategorilerine göre şöyle:

En Yaratıcı: OK Go'' Bu videoyu 13 milyon kişi izledi. En İyi Güldürü: Smosh'' takma adlı Anthony Padilla ve Ian Hecox adlı üniversite öğrencilerinin yaptığı her şeyi yaklaşık 70 bin kişi izliyor. En İyi Müzik: Terranaomi En İyi Yorum: The Winekone. Kanadalı bir kişi her konuda yorum yapıyor. En Sevimli: Kiwi.

whitesnow
26 03 2007, 17:00
YouTube, Amerikan ordusunun hizmetinde!

Amerikan ordusu, saflarına gençleri katmak için popüler video paylaşım sitesi YouTube'ü kullanıyor.

Bu amaçla çekilen ve bir Hollywood savaş filmini aratmayan Vanguards (Öncü Güçler) adlı 6,5 dakikalık bir kısa filmi YouTube'de yayınlayan Amerikan ordusu, 'web 2.0' adı verilen platformu izleyen kuşağın gönüllerini ve akıllarını fethetmeye çalışıyor. İnterneti bir platform olarak kullanarak, işbirliği yapanların bir araya geldiği web 2.0 ortamındaki gençlerin ilgisini çekmek isteyen Amerikan ordusu, yakında daha az konuşmalı başka klipler ve başka reality programlarını YouTube'de yayınlamayı planlıyor. Amerikalı askerî yetkililerin, bu amaçla 'Survivor' adlı reality gösterisinin yapımcısı Mark Burnett ile anlaşabileceği de gelen haberler arasında bulunuyor. YouTube içinde özel bir sayfa veya bir kanala sahip bulunan Amerikan ordusu, en geç haziran ayına kadar yeni bir platform oluşturarak, Irak, Afganistan veya başka yerlerde görev yapan Amerikan askerlerinin 'yaşamdan gerçek kesitleri' gösteren kendi çektikleri videoları yayınlamayı planlıyor. Amerikalı askerî yetkililer, şu anda YouTube'de bulunan ve bazıları Amerikan askerlerinin Iraklı sivillere kötü muameleleri ve onlarla alay etmelerini gösteren videoların yeni açılacak platformda gösterilmeyeceğini belirtiyor.

whitesnow
26 03 2007, 17:00
Laptop'lara şekerle çalışan batarya

Bilimadamları, laptoplarda kullanılabilecek, her türlü şeker içeren madde ile çalışabilen batarya geliştirdi

ABD'de St. Louis Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen batarya, ağaç özsuyundan içeceklere şeker içeren her tür malzeme ile çalışabiliyor. Bilimadamları tek bir şarj ile günümüzde kullanılan lityum iyon pillerden 3-4 kat daha fazla enerji depolayabilen pillerin gelecekte tüm lityum iyon bataryaların yerini alacağını ve laptop dahil tüm elektronik cihazlarda kullanılabileceğini iddia etti.

whitesnow
26 03 2007, 17:00
Milyon dolarlık dizüstü bilgisayar

İngiltere'nin ünlü firması Lvaglio işlevselliği, içine yerleştirilen elmaslarla artırılmış bir dizüstü bilgisayar üretti.

İNGİLİZ lüks mal üreticisi Luvaglio dünyanın ilk milyon dolarlık dizüstü bilgisayarını piyasaya çıkardı. 17 inç geniş ekrana sahip olan bilgisayar, sadece pahalı olması için üzerine elmaslar yerleştirilmiş bir alet değil. İşlevsel olarak bilgisayarın içine yerleştirilen elmaslar güvenlik ve hız artırımını sağlıyor. Luvaglio firması yarattığı bu elektronik başyapıtın dünyanın performans olarak en üstün dizüstü bilgisayarı olduğunu açıkladı.

Imbat
28 03 2007, 17:00
Google 100 dilde çeviriye hazırlanıyor

Dünyanın en büyük internet arama motoru şirketi Google, otomatik çeviri alanına da göz dikti.

Google'ın Los Angeles yakınlarında görece küçük ve sade bir büroda yürüttüğü otomatik çeviri çalışmalarının en önemli özelliği, otomatik çeviri konusunda yeni bir mantığın benimsenmesi.

İstatistiksel otomatik çeviri adı verilen bu mantığa göre, eskiden dil bilimcilerin çeviri yapılacak dillerin gramer kuralları ve sözlüklerini bilgisayarlara yüklemesinin yerine, iki dil arasında daha önce insanlar tarafından yapılan mümkün olduğu kadar çok çeviri bilgisayara yükleniyor.

Kullanılan programın kaynak metinde (dilde) karşılaştığı cümleleri, bu cümlelerin eski çevirilerini bularak hedef dile çevirmesi bekleniyor.

Google'ın otomatik çeviri çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarların başındaki Alman asıllı mühendis Franz Och, sonuçta elde edilen çevirilerin kalitesi mükemmel olmasa da önceki otomatik çevirilere göre bir ilerleme sağlandığını söyledi.
Och, Uzun zamandır otomatik çeviri işi içinde olan insanlar bizim Arapça-İngilizce çeviri çalışmalarımızı gördüklerinde, sonuçların 'şaşırtıcı' ve 'çığır açıcı' olduğunu söylediler dedi.

Och'un açıklamalarına göre, otomatik çevirinin ne olduğunu bilmeyen başkaları ise yapılan çevirileri okuyunca burada, beşinci satırda hata var. İşe yarıyor görünmüyor, çünkü burada bir hata var gibi itirazlarda bulunmuşlar.

Google'ın Rusça konuşan çalışanları ise İngilizceden ana dilleri Rusçaya yapılan otomatik çevirileri gördüklerini, bu çevirilerin anlaşılır ama biraz garip olduğunu belirtiyorlar.

2002'de Almanya'dan ABD'ye göç eden Och, Almanca, İngilizce ve biraz İtalyanca biliyor.

BM ve AB dokümanlarından aldıkları yüz milyonlarca kelime tutan Arapça ve İngilizce metinleri bilgisayara yüklediklerini belirten Och, bilgisayarlara ne kadar çok çeviri metni yüklenirse otomatik çevirinin o kadar iyileştiğini belirtiyor.

Bu nedenle kayda değer miktarda çevirileri olmayan, bazı Afrika dilleri gibi dillerde ise otomatik çeviri konusunda daha fazla sorun yaşanıyor.

Diplomatik gaflar son bulacak mı?

Och, istatistiksel analiz yöntemini kullanan kendi çeviri programlarının bazı diplomatik gafları da önleyebileceğini belirtiyor.

Och, buna örnek olarak, bir görüşme sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in tercümanının eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'e Almanya'nın Führeri diyerek yarattığı sıkıntıyı gösterdi. Führer kelimesinin Nazi lideri Adolf Hitler ile özdeşleştirilmesi nedeniyle konuşmanın bağlamında uygunsuz olduğunu belirten Och, kendi çeviri programlarının, ileride böyle bir durumla karşılaştığında, bu bağlamda Führer Gerhard Schröder ifadesinin çok seyrek olarak kullanıldığını ama Bundeskanzler (Şansölye) Gerhard Schröder ifadesinin Führer ifadesinden muhtemelen 100 kez daha fazla kullanılmış olduğunu göreceğini ve doğru kararı vereceğini umduğunu söyledi.

Otomatik çevirinin sınırları

Google'ın projesinde geçen yıl boyunca çalışan Edinburg Üniversitesinden Prof. Miles Osborne, Google'ın otomatik çeviri çalışmalarını takdir ettiğini ama otomatik çevirinin hala sınırları olduğunu söyledi.

Osborne, En iyi sistemler (örneğin Google'ınkiler), Arapça-İngilizce gibi dil çiftlerinde gerçekten çok iyi iş çıkarabilir. Ya da örneğin bir Japonca patent belgesine bakıp sizin aradığınız özelliklere uygun olup olmadığına karar verebilirsiniz dedi.
Osborne, buna rağmen otomatik çeviri yazılımlarının satrançta olduğu gibi uzman çeviri alanında insanları yenemeyeceğini, çeviri yazılımlarının güzel bir çeviri yapmasının beklenmesinden çok, metni anlamada kullanılması gerektiğini söyledi.

Otomatik çevirinin siyasal sonuçları

Google Başkanı Eric Schmidt ise otomatik çeviri alanındaki gelişmelerin, siyasi sonuçları olabileceğini belirtiyor.

Schmidt, konferansta yaptığı konuşmada, 100 dilden eş zamanlı olarak çeviri yaptığımızda ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Google ve başka şirketler, her istendiği anda çeviri yapabilelim diye istatistiksel otomatik çeviri konusunda çalışıyorlar demişti.
Google Başkanı Schmidt, Çok çok sayıda toplum, dilin belirlediği, birbirlerini anlamayan topluluklar halinde yaşıyor ve dil engeli nedeniyle diğer insanların ne söylediğine gerçekten sempati duymuyorlar. Bu engeli aşmak üzereyiz ve bu gerçekten de muazzam bir şey dedi.

Imbat
28 03 2007, 17:00
Yahoo Mail'den herkese sınırsız alan

Rakipleri 2GB civarında depolama alanı sunarken, Yahoo Mail'de herkese limitsiz alan verilecek.

Önceki gün yaptığı açıklamayla Yahoo herkesi şaşırttı ve e-posta dünyasında yeni bir rekabetin sinyalini verdi. Buna göre tüm Yahoo Mail kullanıcılarının sınırsız bir hesabı olacak.

Çeyrek milyar kullanıcıya hizmet veren serviste kullanıcılar sınırsız e-posta depolama alanları sayesinde fotoğraf, müzik veya video dosyaları gibi çok yer tutan içeriği diledikleri boyda eklenti olarak gönderme şansı da yakalayabilecekler.

Microsoft kullanıcılarına 2GB, Google ise Gmail üzerinde 2.8GB'lık depolama alanı sunarken Yahoo'nun daha önce 1GB olan sınırlarını kaldırması ise ortalığı kızıştıracak gibi görünüyor. Yeni uygulamaya Mayıs ayı başında geçilecek.

MAZI
01 04 2007, 17:00
İnternette yabancı dil devrimi!

İnternetin en büyük arama motoru Google, 100 dilden akademik düzeyde eksiksiz çeviri yapacak bir program geliştirdiğini açıkladı
İnternet dünyayı değiştirdi, Google ise interneti yeniden yarattı. Bu konuda artık kimsenin şüphesi yok. Stanford Üniversitesi'nden iki genç kafadarın kurduğu Google şimdi tarihi bir devrime daha imza atmaya hazırlanıyor. İnternet, günümüzde bir bilgiyi aramak için kullanılan en etkili yol, ancak o bilginin yazıldığı dil bilgiye ulaşmaktaki en büyük engellerden biri. İnternetin yaklaşık yüzde 65'i İngilizce yazılmış dokümanlardan oluşuyor. Ancak Arapça, Rusça, Çince gibi Latin Alfabesi kullanmayan dillerdeki bilgilere ulaşmak bu dili konuşmayan kişiler için çok zor. Bu konuda Google gibi birçok arama motoru dilden dile çeviri programları ile kulanıcılara yardımcı olmaya çalışıyor, ancak Almanca bir dokümanın İngilizce çevirisi bile anlaşılmayacak düzeyde olduğu için bu yöntem hiç etkili değil. İşte bu sorun önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Google tarafından ortadan kaldırılıyor.

BM ve AB destekliyor
Google'ın Los Angeles laboratuvarında geliştirdiği sistem şu an internette yer alan çeviri programlarından/sayfalarından çok farklı bir şekilde çalışıyor. Varolan sözlükler ya da simultane tercüme programları çeviri yaptıkları dilin gramer kuralları dahilinde cümle içindeki kelimelerin teker teker anlamlarına bakarak çeviri gerçekleştiriyor. Google'ın geliştirdiği sistem ise şimdiye kadar bire bir çevrilen milyonlarca dokümanı referans alarak çeviri yapacak. Google bilgisayarlarına aylardan beri Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin dünyanın çok değişik dillerine çevrilmiş olan binlerce dokümanı yükleniyor. Bu metinler daha sonra yeni çeviriler için kaynak olarak kullanılacak.

Çığır açıcı ve şaşırtıcı
Yani siz Çince bir metni Google'e girdiğinizde Google bilgisayarları hemen o metinde yer alan ifadeleri daha önce veritabanına kaydettiği metinlerde arayıp hemen karşılığını bularak size ulaştıracak. Tabi ki bu bahsettiğimiz çeviri işlemi 1 saniyeden daha kısa bir sürede gerçekleşecek. Tek bir tıklama ile tamamı Çince olan web sitesini karşınızda Türkçe olarak, hem de mükemmel bir çeviri ile göreceksiniz. Google'ın otomatik çeviri çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarların başındaki 3 dil bilen Alman asıllı mühendis Franz Och var. Özellikle Çince, Arapça ve Rusça'da büyük başarıya ulaştıklarını söyleyen Och, Uzun zamandır otomatik çeviri işi içinde olan insanlar bizim Arapça-İngilizce çeviri çalışmalarımızı gördüklerinde, sonuçların 'şaşırtıcı've 'çığır açıcı'olduğunu söylediler dedi. Google'ın hedefi projeyi aralarında Türkçe'nin de olduğu 100 dilde çeviri yapacak şekilde genişletmek. Arapça, Çince ve Rusça çeviriyi denemek için adres:

http://www.google.com/language_tools?hl=en n DIŞ HABERLER

Dip Not
Google, yeni sistemle Arapça-İngilizce çevirisini deneme hizmeti olarak sunmaya başladı.

Sansli
02 04 2007, 17:00
REKTÖRÜ ESKİ MISIR UZMANI ARKEOLOG!
Siber üniversite açıldı

Japonya'nın ilk online üniversitesi Cyber University (siber üniversite) dün eğitime başladı. Şimdilik enformasyon teknolojisi ve dünya mirası branşlarında eğitim veren Cyber University'nin 516 öğrencisi derslerini geniş bant internet ağına bağlı bilgisayarları aracılığıyla alacak, sınavlara yine bilgisayarlarında girecek. Cyber University'nin rektörlüğünü ironik bir şekilde, eski Mısır uzmanı arkeolog Sakuji Yoshimura yapıyor.

MAZI
07 04 2007, 17:00
İnternet kullanırken dikkat

Faydalı bir internet kullanımı için ailelerin dikkat etmesi gerekenler, İnternette Güvenlik kitapçığında toplandı.

ANKARA - Kitapçıkta, internet bağlantısı olan bilgisayar ve oyun aygıtlarının, tüm ailenin kullandığı bir odaya ya da merkezi bir konuma yerleştirilmesi tavsiye ediliyor. Çocuğun kişisel hiçbir ipucu içermeyen ve hiçbir kişisel anlamı temsil etmeyen bir rumuz ya da e-posta adresi seçmesi öneriliyor. Çocuğun kişisel bilgilerini açıklarken dikkatli olması yönünde uyarılması isteniyor.

Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, İnternette Güvenlik Kampanyası çerçevesinde, internetteki zararlı içerikli siteler, internetin sunduğu teknolojik olanaklar, internet bağımlılığı ve korunma yöntemleri hakkında bilgi veren bir kitapçık hazırladı.

İnterneti, Bir taraftan, sıcak evinizden çıkmadan birçok işinizi yapan bir uşak, diğer yandan ise evinizin bir köşesinde canavarları barındıran tehlikeli bir silah olarak tanımlayan kitapçıkta, faydalı bir internet kullanımı için ebeveynlere şu öneriler yapıldı:
İlgi çekici ve eğlenceli web sitelerini çocuğunuzla beraber bulmaya çalışın. İnterneti keşfetmeye yönelik bu olumlu tavır, gelecekte internetle ilgili çocuğun yaşayacağı olumlu ya da olumsuz deneyimleri paylaşabilmeniz için bir fırsat olacak.
İnternet bağlantısı olan bilgisayar ve oyun aygıtlarını tüm ailenin kullandığı bir odaya ya da merkezi bir konuma yerleştirin.
Aile güvenliği yazılımı kullanın. Bu, internet etkinlikleri hakkında konuşmak istemeyecek ilkokul çocukları ve ergenlik dönemindeki çocuklar için özellikle yararlıdır.
Çocuğunuzun kişisel hiçbir ipucu içermeyen ve hiçbir kişisel anlamı temsil etmeyen bir rumuz ya da e-posta adresi seçmesine yardımcı olun.
Çocuğunuzla evde internet kullanımının koşulları hakkında anlaşın.
Çocuğunuzu kişisel bilgilerini açıklarken dikkatli olması gerektiği konusunda uyarın.
Bir e-arkadaşla yüz yüze birlikte olmanın riskleri hakkında konuşun.
Çocuğunuzu internetteki kaynaklar hakkında daha eleştirel olmaları için eğitin.
Yasa dışı olduğunu düşündüğünüz online materyalleri yetkililere bildirin.
Çocuğunuzun internet kullanımını bilin.
İnternetin iyi yanlarının kötü yanlarından daha baskın olduğunu daima aklınızda bulundurun.
Çocuklarınızla internette yaptıklarını konuşun.
Güvenlik duvarı kullanın, işletim sisteminizi en son güvenlik güncellemeleriyle yenileyin. Antivirüs ve spyware önleme yazılımları kullanın.
Çocuklarınızın size bir şeyler öğretmesine izin verin. İnternet ortamında neler yaptıklarını, kimlerle tanıştıklarını size göstermelerini isteyin.

MAZI
19 04 2007, 17:00
Blogger artık Türkçe
Dünyanın en büyük blog sitesi Blogger, artık Türkçe olarak da hizmete başladı.
http://www.haber.gen.tr/habera...haberemail.asp?50D8BB0 (http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberemail.asp?50D8BB0)


Google'dan Sesli Arama Servisi
Google'dan yeni bir hizmet. Herhangi bir telefondan yalnızca sesinizle aradığınızı bulabilirsiniz
http://www.haber.gen.tr/habera...haberemail.asp?50D8BB0 (http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberemail.asp?50D8BB0)

Sansli
21 04 2007, 17:00
Ve Google, biz Türkleri de logo yaptı

Google'den 23 Nisan Bayramı'na özel logo: Google Türkiye ana sayfası www.google.com.tr adresinde 23 Nisan'da Türkiye için özel tasarımlı logo yayınlanacak.

Google'den yapılan açıklamaya göre, Google, ana sayfa logosunun yerine, Türk çocuklarının Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayan özel tasarımlı bir logo kullanılacak.

'Doodle' olarak nitelendirilen özel tasarımlı logolar 1999 yılından itibaren Google'nin kurucuları Larry Page and Sergey Brin tarafından kullanıldı. Doodle uygulamaları, tüm dünya ülkeleri için önemli gün ve tatillere, kültürel olaylara ve tarihte yer alan önemli kişilere bu platformda yer vererek, dikkat çekmeyi amaçlıyor. Ayrıca internet kullanıcıları bu özel tasarımlı logonun üstüne tıklayarak, o güne/kişiye/konuya özel daha ayrıntılı bilgiye erişebiliyorlar.

Imbat
22 04 2007, 17:00
Gelir rakamları dudak uçuklatıyor

Tüm dünyaya ücretsiz ve kaliteli hizmetler sunan Google'ın ne kadar kazandığını duydunuz mu?

Yılın ilk çeyreği sonunda şirketlerin gelir gider tabloları ve borsadaki dengeleri değerlendirilip kazançları da ortaya konmaya başlandı. İnternet üzerinde kullanıcılara ücretsiz ve kaliteli hizmetler sunan Google ise %69'luk bir büyüme göstererek yılın sadece ilk çeyreği içerisinde geçen seneye oranla 1 milyar dolar daha fazla gelir elde etti. Şirket yeni reklam projeleri ve süregelen temel işlerine yapmayı düşündüğü katkı planlarıyla yılın geri kalan kesiminde gelirini katlayarak artıracak gibi görünüyor.

Başkan Eric Schmidt, ilk çeyrekteki bu gelir tablosunun şirketin finansal açıdan kararlı bir seviyede ilerlemesini sağladığını ve önümüzdeki dönem uygulamaya sokulacak işler veya alınacak riskler için iyi bir kaynak olduğunu dile getirirken Rakamlar bizi daha iyisini yapmak adına zorluyor diye konuştu.

Özellikle YouTube'un satın alınmasının ardından çok hızlı yükselişe geçen Google, Clear Channel Communications ile yaptığı radyo reklamları anlaşması, Microsoft'a rakip olarak çıkaracağı PowerPoint benzeri yazılımı, DoubleClick'i satın alması ile internet reklamcılığı üzerine yaptığı girişimler gibi pek çok atılımın içerisine girdi. Tüm bu adımlar da borsadaki kararlı duruş ve yükselişleri için önemli kilometre taşları olarak geri döndü.

Google'ın yılın ilk çeyreğinde elde ettiği gelir ise dudak uçuklatacak cinsten; tam t***** 3.66 milyar dolar olarak açıklandı.

whitesnow
23 04 2007, 17:00
Kablosuz internet beyin hücrelerini öldürüyor mu?

Şimdi de kablosuz internet bağlantıları için geniş bir araştırma başlatılıyor. İddialara göre Wi-fi beyin hücrelerini öldürüyor

Şehir merkezleri, kafeler ve havaalanları kablosuz internet (Wi-fi) eşiriminin bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, 2015 yılında dünyadaki tüm büyük şehirlerde Wi-fi bağlantısının olacağını ifade ediyor. İsveç merkezli Karolinska Ensitisü, Wi-fi bağlantıların tıpkı saatli bomba gibi olduğunu açıkladı. Uzmanlara göre, Wi-fi bağlantıları yüzünden şehirlerin üzerinde Manyetik bir bulut oluşuyor. Bu manyetik alan dünyanın çevresindeki doğal manyetik alandan tam 1 milyar kat daha güçlü... Karolinska'nın yaptığı araştırmanın ön sonuçlarında manyetik dalgaların beyin hücrelerini öldürdüğü, sinir sistemi rahatsızlıklarına yol açtığı ve hatta kanseri tetikleyebileceği ortaya çıktı. Özellikle kafatası yapıları ince ve sinir sistemleri gelişme sürecindeki çocukların risk altında olabileceğine dikkat çekildi. Uzmanlar evlerde kullanılan bağlantıların da tehdit oluşturabileceğini öne sürdü. İngiltere Sağlık Bakanlığı'na bağlı Kamu Sağlığını Koruma Kurumu (HPA), Başbakan Tony Blair'e mektup yazarak, 21'inci yüzyılın sigarası ile karşı karşıya olabiliriz. Resmi araştırma başlatılsın. Eğer araştırma sonucunda olumsuz etkileri kanıtlanırsa, Wi-fi bağlantıların yasaklanmasını isteyeceğiz uyarısında bulundu. Avusturya okullarda kablosuz ağ bağlantısını yasakladı.

Imbat
02 05 2007, 17:00
İnternet telefonuyla özlem bitiyor

Okul, iş gibi bir nedenden dolayı çocuklarından ayrı kalan ebeveynlerin özlemi son buluyor.




Doya doya çocuklarıyla konuşmak isteyip yüksek telefon faturaları nedeniyle bunu yapamayan anneler ve babaların yardımına USRobotics'in yeni telefonu yetişiyor. USR9630 model numaralı bu telefon, ev içinde normal bir ev telefonu olarak kullanılabiliyor. Bunun yanı sıra, İnternet bağlantılı bir bilgisayar aracılığıyla dünyanın her yeri ile ücretsiz ve sınırsız konuşma imkanı sağlıyor.



Diyelim ki, çocuğunuz Ankara'da üniversite öğrenimi görüyor ve kaldığı yerde İnternet bağlantılı bir bilgisayarı var. Anne babasının da evinde İnternet bağlantılı bir bilgisayar varsa tek kuruş ödemeden saatlerce konuşabiliyorsunuz. USR9630 telsiz telefonunuz varsa bunu bilgisayarın başında olmadan, elinizde mikrofon olmadan, kanepenizden, koltuğunuzdan, mutfağınızdan yani dilediğiniz her noktadan yapabiliyorsunuz.



Cihazın sunduğu bir başka avantaj, normal Türk Telekom hatları için de kullanılabilmesi. Yani ev içinde cihaz kalabalığına yol açmadan, tek cihazla hem İnternet üzerinden, hem sabit hat üzerinden telsiz telefon konforuyla doya doya görüşebiliyorsunuz.



Kullanım Kolaylığı Ön Planda

Ürünün kurulumu da kullanımı da son derece kolay. Genç-yaşlı herkesin rahatça kullanması dikkate alınarak tasarlanan telefonun baz istasyonuna dilerseniz 3 adede kadar ek ahize bağlamanız mümkün. Baz istasyonunun bilgisayara bağlantısı ise USB girişi üzerinden yapılıyor. Ürünler, Windows 2000 ve XP işletim sistemleriyle kullanılabiliyor.



· Güçlü DECT 6.0 teknolojisi sayesinde 802.11a/b/g kablosuz ağ, Bluetooth cihazları ve diğer elektronik cihaz frekanslarını bozmadan çalışma

· Uzun süreli konuşma için tasarruflu enerji kullanımı

· Kapalı alanda 50 metre, açık alanda 300 metre konuşma menzili

· Ahizeye entegre hoparlör ile ahizeyi kullanmadan görüşme yapabilme

· Kendinden aydınlatmalı LCD ekran

· Batarya ömrü göstergesi ve menzil dışı uyarı sinyali

· Arayan numarayı gösterme

· Sesin yankılanmasını engelleme



Cihazın Türkiye'de satış fiyatı KDV dahil $129 + KDV.

MAZI
17 05 2007, 17:00
Google, 'kapsamlı arama'ya geçiyor

İnternet arama motoru devi Google, daha bütünleştirici ve kapsamlı olarak tanımladığı 'Universal Search' sistemine geçtiğini duyurdu.

Google, bundan böyle arama sonuçlarını haber, video, imaj, lokal ve kitap arama sonuçlarının karışımı olarak listeleyecek. Çarşamba günü kullanımına başlanan yeni sistem, İngilizce Google.com erişimi olanlarca görüntülenecek. Sistem, ilerleyen günlerde tüm Google kullanıcılarına sunulacak. Universal Search sayesinde tek bir konu ile ilgili çok daha detaylı arama sonuçları alınacak. Örneğin Star Wars karakteri Darth Vader hakkında yapılan bir aramada, sadece web siteleri değil, karaktere ait resimler, gazetelerde çıkan haberler, onu canlandıran aktör James Earl Jones ile ilgili bilgiler de bir set olarak kullanıcıya sunulacak.

Sansli
22 05 2007, 17:00
İnternette yeni dönem

İnternetteki yayınlara yeni düzen getiren yasayı Cumhurbaşkanı Sezer onayladı.

Yasaya göre içerik sağlayıcıları, internette yayınladıkları her türlü yayından sorumlu olacaklar. TCK'da yer alan intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş ile Atatürk'e hakaret içeren suçların erişimi Telekomünikasyon Kurumu'nca engellenecek. İnternette kişilik haklarına saldırıda bulunanların, bu nitelikteki içeriğin yayından çıkarılması ve cevap hakkının kullanılması, Basın Kanunu hükümleri doğrultusunda sağlanacak.

MAZI
27 05 2007, 17:00
Veli toplantısı tarih oluyor

Milli Eğitim Bakanlığı, e-okul Projesi kapsamında 14 milyon öğrencinin bilgilerini elektronik ortama taşıyor.

Şu anda 11 milyon öğrencinin nüfus ve okul bilgileri elektronik ortama aktarıldı, diğer öğrencilerin bilgileri de sisteme taşınıyor.

e-okul projesi ile veliler, öğrencilerin devam ve not bilgilerini internet üzerinden takip edebilecek. Öğrencilerin nakil işlemleri de elektronik ortamda yapılmaya başlandı. e-okul projesi ile öğrenci bilgileri ve yer değişiklikleri anında sistemde görülecek. Öğrencilerin adres, not ve devamsızlık bilgileri dahil tüm bilgileri sisteme aktarılacak. Not defteri, devamsızlık, öğrenci listesi gibi defter ve standart formlar internet üzerinden merkezî bilişim sisteminde tutulacak.

Ayrıca öğrenci, veli ve öğretmenlerin tüm bilgileri internetten takip etmesine imkan sağlanacak. Projenin oturmasından sonra okullardan istatistikî bilgi alma ihtiyacı kalmayacak. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen e-okul Projesi ile okulların kullandığı, kâğıt ve deftere ihtiyaç kalmayacak. Bunun yanı sıra, elektronik ortamda kayıt tutmaya yönelik farklı yazılımlar da ortadan kalkacak. Sonraki dönemlerde tüm sınav sonuç ve rehberlik bilgileri yetkilendirme düzeyine göre öğrenci velisi tarafından görülebilecek. Böylece öğrenci velisi, internet üzerinden çocuğunun durumunu takip etme imkanına kavuşacak.

MAZI
30 05 2007, 17:00
Klavye ve fareyi çöpe atın: Microsoft'un 'masa gibi' bilgisayarı

Microsoft şirketi, sehpa şeklinde tasarladığı dokunma duyarlı ekranla çalışan yeni bilgisayarını basın mensuplarına tanıttı.

BBC - Surface (Yüzey) adı verilen bilgisayarda fare ve klavyeye gerek yok, çünkü kullanıcı ekran yüzeyine parmaklarını dokundurarak komut veriyor.

Surface'ın bir başka özelliği üzerine yerleştirilen cep telefonlarıyla interaktif etkileşime girebilmesi.

Microsoft bu yeni bilgisayarı öncelikle iş dünyasına pazarlamayı düşünüyor.

Oteller, kumarhaneler, telefon satan mağazalar ve lokantalar olası müşteriler arasında görülüyor.

Microsoft bu son ürünüyle 'çoklu dokunma duyarlı (multi-touch interface)' diye bilinen ekran teknolojisini müşterilerine sunmayı amaçlıyor.

Bilgisayar kullanıcısı, fareyle yürüttüğü imlecin ve mönünün yerine, birden fazla parmağını aynı anda oynatarak komutlarını aktarabiliyor.

Yeni teknoloji bir süredir bilgisayar çevrelerinde heyecanla konuşuluyor.

Herkesin merakla beklediği örnek, Microsoft'un rakibi Apple firmasının Haziran'da piyasaya sürmesi planlanan iPhone adlı ürünü.

Hewlett-Packard'ın da aynı teknolojiyi geliştirmek için yeni ürünler üzerinde çalıştığı biliniyor.

Evlere girmesi zaman alacak

Yaklaşık 75 santimetrelik bir ekranı olan Surface başlangıçta 5 ila 10 bin dolar arasında değişen fiyatlarda satılacak.

Fakat Microsoft önümüzdeki üç-beş yıl içinde evde şahsi kullanıma hitap eden daha ucuz versiyonlarını da üretmeyi hedefliyor.

Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gelecekte salondaki masanın yüzeyinden holdeki aynaya değin uzanan geniş bir eşya yelpazesinde bu teknolojinin kullanılıyor olabileceğini ve bunun milyarlarca dolarlık yeni bir pazar anl***** geldiğini söylüyor.

Microsoft, Surface makinelerini etrafında oturan birden fazla kişinin aynı anda kullanabileceğine dikkat çekiyor.

Ancak gözlemciler Microsoft'un son zamanlarda piyasaya sürdüğü ürünlere tüketiciden gelen tepkinin, şirketin bazen öngörülerinde yanıldığını ortaya koyduğunu söylüyor.

Microsoft'un oyun konsolu Xbox başarılı satış rakamlarına ulaşmış olsa da, Zune adını verdiği müzik çaları Apple'ın iPod'unu çok gerilerden izliyor.

MAZI
30 05 2007, 17:00
Google'dan kentlerde sanal gezinti

Google ve Microsoft, bazı kentlerdeki sokakların ayrıntılı resimlerinin yer aldığı ve internet kullanıcılarının sokaklarda yaya gibi gezmesini sağlayan servislerini hizmete soktu.

SAN FRANCISCO - Google Earth yetkililerinden John Hanke, Google'ın hizmete giren Street View hizmetinin şu anda ABD'nin San Francisco, New York, Las Vegas ve Denver kentlerinin bazı caddelerini kapsadığını, yakında başka kentleri de ekleyeceklerini söyledi.irebilecek, otobüs duraklarını yakından görebilecek ve yönlerini belirlemek için sokaklardaki işaretleri inceleyebilecek dedi.Microsoft'un hizmete soktuğu Live Search Maps servisi de 3 boyutlu fotoğraflarla caddelerde sanal gezinti imkanı sağlıyor.Microsoft'un İngiltere, Kanada ve ABD kentleri için bu hizmeti sunduğu ve yaz sonuna kadar hizmetini diğer ülkelerin kentlerini de katarak genişletmeyi planladığı belirtildi.Street View ve Live Search Mapsdeki gerçek sokakların ayrıntılı fotoğraflarında, buralardaki kişi, araç ve binalar da yakından görülüyor.

Hanke, Street View ile internet kullanıcıları, caddelerde sanal olarak yürüyebilecek, bir restorana bakıp içeri girebilecek, otobüs duraklarını yakından görebilecek ve yönlerini belirlemek için sokaklardaki işaretleri inceleyebilecek dedi.

Microsoft'un hizmete soktuğu Live Search Maps servisi de 3 boyutlu fotoğraflarla caddelerde sanal gezinti imkanı sağlıyor.

Microsoft'un İngiltere, Kanada ve ABD kentleri için bu hizmeti sunduğu ve yaz sonuna kadar hizmetini diğer ülkelerin kentlerini de katarak genişletmeyi planladığı belirtildi.

Street View ve Live Search Mapsdeki gerçek sokakların ayrıntılı fotoğraflarında, buralardaki kişi, araç ve binalar da yakından görülüyor.

whitesnow
03 06 2007, 17:00
Başka türlü bir şey benim aradığım

http://www.haber.gen.tr/habera...haberemail.asp?52315B3 (http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberemail.asp?52315B3)

Imbat
04 06 2007, 17:00
İnternette virüs yayan kelimeler

Bilgisayar güvenliği uzmanlarından virüs uyarısı geldi. Uzmanlar, internette herhangi bir arama motorundan bulunan sitede, yüzde 4 virüs veya casus yazılım olabileceğini açıkladı. Anti virüs yazılım şirketi McAfee'nin webdeki aramaların yüzde 93'ünü oluşturan Google, Yahoo, MSN, AOL ve Ask'ta yaptığı araştırmada, webde yapılacak en tehlikeli aramaların, dijital müzik paylaşılan siteler olduğu ortaya çıktı. Araştırmada, diğer riskli arama kelimelerinin de yüzde 42 ile screensavers (ekran koruyucu) ve yüzde 31.1 ile wallpapers (duvar kağıdı) olduğu tespit edildi.

Imbat
11 06 2007, 17:00
Bilgisayarı aratmıyor

http://www.haber.gen.tr/habera...haberemail.asp?526C22A (http://www.haber.gen.tr/haberadres/haberemail.asp?526C22A)

whitesnow
13 06 2007, 17:00
Bilinen tüm canlı türleri internette toplanıyor

Dünyadaki bilinen 1.8 milyon canlı türü ve bu türler hakkında bilinen herşey internete geliyor.

BONN - Bilim adamları, dünyadaki bilinen bütün bitki ve hayvan türlerini kapsayan bir ansikopediyi internette oluşturacaklar. Yaşam Ansiklopedisi diye anlandırılan proje, dünyanın önemli bilim kurumlarının katkısıyla oluşacak ve herkese açık olacak.

100 milyon dolarlık projeden, biyoloji ödevini yapan çocuklardan soyları tükenme tehlikesi içindeki türleri korumayı amaçlayan hükümetlere kadar herkesin faydalanabileceği belirtiliyor. Projenin mimarlarından James Edwards, Yaşam Ansiklopedisi'nin bilinen tüm türleri kapsayacağını söylüyor.

Ücretsiz ulaşılabilecek ansiklopediye, keşfedilecek yeni türler de sürekli eklenecek. 10 yılda tamamlanması beklenen proje, interaktif bir hayvanat bahçesi görünümünde olacak. Bitki ve hayvan türlerinin fotoğrafları, haritalar ve videolar bulunacak.

Ansiklopedi kirlilik, küresel ısınma ve yaşam alanlarının tahribatı yüzünden yok olma tehlikesi içindeki türlerin belirlenmesine de yardımcı olacak.

Ansiklopedinin toplamı 300 milyon internet sayfasını aşacak. Sayfalar uç uca eklendiğinde, ekvatoru iki kez dolaşacak. Sayfalarda ana bölümler bilimadamlarınca yazılacak. Amatörler ise kendilerine ayrılmış özel bölümlere yazacaklar.

Birçok önde gelen araştırma kurumunun desteklediği ansiklopedi projesi 25-30 kadar uzman tarafından yönetilecek. Şimdiden proje için iki vakıftan 12.5 milyon dolar toplandı. Bu paran ilk iki buçuk yılda harcanacak.

Bilim adamları 10 yıl önce canlı türlerinin yalnızca listesini yapmaya calışmış ancak başarı kazanamamışlardı. Şimdi daha gelişmiş internet arama motorları ve daha büyük mali kaynaklarla ansiklopedinin tamamlanması umuluyor.

Imbat
20 06 2007, 17:00
Microsoft'tan ödül alan site

Kan bankası internet sitesi, kan arama konusunda örnek oluşturacak bir toplumsal dayanışmayı sağlıyor.

www.kanbankasi.com adlı sitenin kurucusu Kemal Özer, dünyada kan arama, bulma ve bağışlamanın belirli bir sistem dahilinde sorunsuz yürüdüğünü, ancak Türkiye'de bu sorunun aşılamadığını söyledi.

Kan vermenin tamamen gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Özer, yapılan araştırmalara göre kan bağışlayanların yüzde 95'inin, yakınına kan verdiğinin ortaya çıktığını bildirdi.

1998 yılında başkent Ankara'da ün yapmış büyük bir hastanede tedavi görürken, hastane içinde kan anonsu yapıldığını duyduğunu anlatan Özer, şunları kaydetti:

Düşünün, yurt dışından bile hasta çeken büyük bir hastanedesiniz ve yattığınız yerden kan anonsu duyuyorsunuz. Ameliyat yapılacak ve ortada kan yok. Ellerinden gelse hastalardan isteyecekler. Bu durum beni çok üzdü. Bu yüzden o dönemlerde yeni yaygınlaşan internetin toplumsal sorunlarda yararlı olabileceği düşüncesiyle kan bankası sitesini kurdum.

O dönemde www.kanbankasi.com sitesi Türkiye'nin ve dünyanın ilk sanal kan bankasıydı.

Microsoft'tan bile ödül aldı

Özer, sitenin Microsoft'tan 2000 yılında en iyi proje ödülü aldığını belirterek, bunun yanı sıra sitenin birkaç ödülünün daha bulunduğunu söyledi.

Şu anda sitenin 10 bin gönüllüye ulaştığını vurgulayan Özer, şöyle devam etti:

Günde ortalama 10 yeni gönüllü katılıyor. Siteye katılan gönüllü kan vericilere ulaşmak zor olmuyor. İl ve ilçe bazında kan araması yapılabiliyor. Kişiler listeleniyor. Gönüllülerin ev, iş ve cep telefonu kayıtları bulunuyor. Bu kişiler arandığında hemen kan veriyor. Site, kan veren kişiyi otomatik olarak 60 gün askıya alıyor. 60 gün geçince kişi tekrar listeye alınıyor. Yurt dışından şimdilik 300 üyemiz bulunuyor. Yurt dışında biraz daha fazla tanıtıma ihtiyacımız var.

En çok A RH ( ) bulunuyor

Sitenin ülkede toplumsal dayanışmayı sağlamada örnek olduğunu ifade eden Özer, Kan bağışı ve bulunması konusunda belirli bir sistemin oturması gerekiyor. Bugüne kadar asker ve öğrenci yurtları adeta kan temin merkezi olmuş dedi.

Özer, siteye kayıtlı gönüllü 10 bin kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre en fazla A Rh ( ) kanın bulunduğunu belirterek, Rakamlar ülke genelindeki gönüllülere göre oluştu. 10 bin kişinin, yüzde 8'ini A Rh (-), yüzde 30,7'sini A Rh ( ), yüzde 4,5'ini B Rh (-), yüzde 12,2'sini B Rh ( ), yüzde 4,5'ini AB Rh (-), yüzde 7,05'ini AB Rh ( ), yüzde 8,59'unu 0 Rh (-) ve yüzde 24,5'ini 0 Rh ( ) oluşturuyor dedi.

İnternete ulaşma imkanı olmadığında, acil durumlarda cep telefonlarından da kan aranabilmesine olanak sağlayacak bir çalışma yapmayı düşündüğünü, bunun için GSM operatörlerinden destek beklediğini belirten Özer, Kan arayanlar, cep telefonlarından on binlerce gönüllüye ulaşabilir. Ayrıca herkese bir kan kimlik kartı vermeyi de planlıyorum diye konuştu.

Özer, sitede kimlerin kan bağışı yapıp yapamayacağı, ülkedeki il bazında bütün hastanelerin kapasite kayıtları ile sağlık konusunda birçok bilgiye ulaşılabileceğini sözlerine ekledi.

Imbat
23 06 2007, 17:00
- Bağlan Beyoğlu ile ücretsiz internet

http://www.chip.com.tr/konu.as...etsiz-internet&id=3914 (http://www.chip.com.tr/konu.asp?b=Ba%F0lan-Beyo%F0lu-ile-%FCcretsiz-internet&id=3914)

MAZI
02 07 2007, 17:00
Microsoft direkt işe yerleştiriyor

Microsoft Türkiye Bilge Adam Bilgi ile birlikte bu projeyi daha da kuvvetlendirmeye karar verdi. S2B programı çerçevesinde Türkiye'nin 15 üniversitesinden 18 öğrenci önce eğitilip, sonra iş sahibi yapılıyor. Böylelikle bugüne kadar öğrencilere sadece iş ortağı olan teknoloji firmalarında staj imkânı sunan Microsoft, bu kez öğrencileri doğrudan işe yerleştirmiş oluyor.

whitesnow
03 07 2007, 17:00
Sihirli Gözlük' Myvu

http://www.bilgisayarbulteni.com/

Sansli
05 07 2007, 17:00
Uzaydan görünen Türk bayrakları

İnternet arama motoru Google'ın uydu görüntülerinin yer aldığı ''Google Earth'' programında uydudan görünen Türk bayraklarının sayısı her geçen gün artıyor. Daha önce uydu görüntülerinde tespit edilen Şırnak'ın Cizre ilçesindeki dağlara işlenen Türk bayrağı ve Büyük Önder Atatürk'ün ''Ne Mutlu Türküm Diyene'' sözünün ardından, Ankara, Samsun, Elazığ, Yozgat ve KKTC'deki Türk bayrakları da net bir şekilde görülüyor.

whitesnow
09 07 2007, 17:00
OLPC'den Elektriksiz Okula Bilgisayar

Amerikan Her Çocuğa Bir Dizüstü Bilgisayar Derneği (OLPC), Nijerya'da elektriğin verilemediği bir okula 300 dizüstü bilgisayar verdi.

Gelişmekte olan ülkelerde yeni teknolojilerin kullanımını desteklemeyi amaçlayan Amerikan Her Çocuğa Bir Dizüstü Bilgisayar Derneği (OLPC), Nijerya'da elektriğin verilemediği bir okula 300 dizüstü bilgisayar verdi.

Projenin koordinatörü Ndidi Nnoli-Edozien, başkent Abuja'daki Galadima İlköğretim Okulu'nun, derneğin bu yardımından yararlanan ilk okul olduğunu belirterek, öğrencilerin bilgisayarlarını ancak okula elektrik verildiği zamanlarda kullanabileceklerini söyledi.

Öğrenciler ise elektriğin ender verilmesine karşın internete girebileceklerini, bu nedenle mutlu olduklarını bildirdiler. Dünyanın 6. büyük petrol ihracatçısı olan Nijerya'da elektrik başlıca sorun. Kentlere elektrik arasıra verilebiliyor. Bu nedenle çok sayıda kişi ve şirket jeneratör kullanıyor.

Sansli
22 07 2007, 17:00
Bilgisayarı, damada yenilmez yaptılar

Bilim adamları, yaklaşık 500 milyar kere milyar kombinasyonun tamamını yükleyerek, bilgisayarı dama oyununda yenilmez kılmayı başardı.

WASHİNGTON - Amerikan Science dergisinin son sayısına göre, Kanada'daki Alberta üniversitesinden yazılım uzmanları, bilgisayara Chinook adını verdikleri bir yazılım yükledi. Damadaki bütün varyasyonlar yüklenen bilgisayar, böylece bileği bükülmez hale geldi.

Uzmanlara göre, usta bir dama oyuncusu, Chinooku asla yenemeyecek.

Ekibin başkanı Jonathan Schaeffer, bilgisayar teknolojisi ve yapay zeka alanında çıtayı yükselttiklerini belirtti. Schaeffer, yazılımı hazırlarken, dünyanın önde gelen damacılarının tecrübelerinden yararlandıklarını bildirdi.

Dama programı için 1989 yılından beri günde ortalama 50 bilgisayarda çalışılıyordu.

Sansli
22 07 2007, 17:00
Evlere İnternet Kameralı Güvenlik

Neotech'in Temmuz ayında Türkiye pazarına sunacağı yeni ürün D-Link IP (İnternet Protokolü) güvenlik kamerası, hem güvenlik ihtiyacı duyan kurumlara, hem de çocuğunu izlemek isteyen çalışan ebeveynlere aradıkları çözümü sunuyor.

İletişim ve tüketici elektroniği alanında faaliyet gösteren Neotech, Türkiye pazarına yepyeni bir ürün sunmaya hazırlanıyor. Temmuz ayında piyasaya sürülecek olan D-Link 10x optik zoom'lu ve IP (İnternet Protokolü) tabanlı güvenlik kamerası, kurumsal ve bireysel kullanım için ideal bir çözüm sağlıyor. Başka bir deyişle ürün, hem güvenlik ihtiyacı duyan kurumlara, hem de çocuğunu izlemek isteyen çalışan ebeveynlere hitap ediyor. Ürünün KDV hariç satış fiyatı 199 dolar.

D-Link güvenlik kamerası, evinde kablosuz ADSL bağlantısı olan herkese, hiçbir kablolamaya ya da bilgisayara gerek duymadan, kamerayı evin uygun bir köşesine konumlandırarak, birkaç dakika içinde evi İnternet'ten sesli olarak izleme imkanı sağlıyor. İzleme yapılacak bilgisayara bir program yüklenmesi gerekmiyor. Kameranın çektiği görüntüler, Internet Explorer olan herhangi bir bilgisayardan seyredilebiliyor.

Ürünün 10x optik zoom özelliği sayesinde çok detaylı ve kaliteli görüntü alınabiliyor. Ayrıca Pan/Tilt özelliğiyle, kamerayı yatay ve dikey olarak istenen noktaya odaklamak için İnternet üzerinden hareket ettirmek mümkün oluyor. Hareket sensörü, bir hareket olduğunda kayda başlıyor, resim çekip e-posta gönderiyor ya da mevcut bir alarm sistemini harekete geçiriyor.

Paketin içinden çıkan ücretsiz kayıt ve izleme yazılımıyla, 16 kamera aynı ekranda izlenebiliyor ve kayıt edilebiliyor. Kayıt ve İnternet'ten izleme için herhangi bir ek donanım gerekmediğinden, kullanıcılara ciddi bir maliyet avantajı sunuluyor.

MAZI
25 07 2007, 17:00
POLİTİKADA NET DEVRİMİ

http://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=6537

MAZI
25 07 2007, 17:00
Dünyayı internetten 3 boyutlu izleyin

ARAMA motoru Google, Google Earth sistemi ile sanal dünya turu düzenlemeye hazırlanıyor. Uydulardan alınan görüntülerin 3 boyutlu animasyon görüntü teknolojisiyle birleştirilmesi ile oluşturulan yeni peyzaj teknolojisiyle tüm dünyayı oturduğumuz yerden gezmek mümkün olacak. Böylece, ülkelere ait parlamento binaları, Eyfel Kulesi, Arizona'daki dev kanyonlar ya da Sidney'deki Opera Binası üç boyutlu olarak izlenebilecek.

DeliKasif
04 08 2007, 17:00
<img src=http://www.bornaray.com/images/pocket_parsa2001.jpg

Körfez ülkelerinde işletim sistemi pazarının %70'ine sahip Windows Parsa 2001 !!

MS Windows'u kırarak Farsça-Arapça desteği eklenmiş....

http://www.bornaray.com/en_par...a2001&parent=Main
(http://www.bornaray.com/en_parsa2001.asp?fn=per_parsa2001&rfn=en_parsa2001&parent=Main
)

DeliKasif
04 08 2007, 17:00
Dünyada hangi ülke hangi Linux işletim sistemini kullanıyor;

Dünyanın pek çok aklı başında ülkesi, kamu ve güvenlik alanlarındaki açık kaynak kodlu olmayan sistemlere tepki göstermeye başladılar.

Ordu ve istihbarat birimlerinin kapalı koda dayanan işletim sistemlerine karşı duydukları kuşku, üç yıl önce bulunan ve kod satırlarında alenen NSA Backdoor adı verilmiş olan bir arka kapının (işletim sisteminin adını vermeyelim) bulunmasıyla ayyuka çıkmıştı. (DK. bu işletim sisteminin hangisi olduğunu tahmin etmek güç olmasa gerek).

Bu yüzden aralarında Türkiye'nin de bulunduğu bazı ülkeler, kritik noktalarda dost ve müttefik ülkelerin yazılımlarını kullanmak yerine, Linux ve benzer açık kaynak kodlu sistemleri tercih etme sürecine girdiler.

Çin:
Hong Kong hükümeti, son üç yılda çeşitli kritik noktalara yüz'den fazla Linux sunucu yerleştirdi. Pekin'de kamu kurumları Red Flag (Kızıl Bayrak) Linux ile donatılıyor. Çin, bunun dışında Sun Microsystems ile JAva tabanlı ve kaynak kodunu görebileceği yeni bir işletim sistemi üzerinde anlaşmaya vardı. 10 yıllık bir anlaşma sonunda Çin, yaklaşık 100 milyon Java tabanlı ev bilgisayarına sahip olacak!

Yunanistan:
12 bin kadar ortaöğretim kurumunun laboratuvarına hem linux hem de Windows kurulu durumda. Böylelikle, Yunan hükümeti genç kuşaklarını şimdiden bir alternatif işletim sistemine alıştırmaya başladı. Sekiz yıl içinde dünyanın en deneyimli sistem yöneticilerine sahip olacağı söyleniyor.

İspanya:
İspanya'nın en fakir bölgesi Estremadura'nın eyalet meclisi, bölgede eğitim hamlesi başlatmak için bir ihale açara. İlk ihaleye, aralarında Microsoft iş ortaklarının da bulunduğu çeşitli konsorsiyumlar, çift haneli milyon dolarları aşan teklifler verir. Linux'cıların teklifi ise rakiplerinin yaklaşık sekizde biridir.
Hikaye, burada daha da ilginç bir hal alıyor. ihalenin Linux'a gitmesinden korkan Microsoft cephesi kesenin ağzını açar: size 8 bin işletim sistemini hediye edelim!.
Penguen dişlerini gösterir ve geceli gündüzlü çalışılarak bir haftada 80bin CD'ye Linux işletim sistemi yazılarak belediye binasının önüne kamyonla bırakılır !
ihalenin kimde kaldığını söylememize gerek yok heralde...

Finlandiya:
Linux işletim sisteminin ilk tohumlarının atıldığı bu ülkede, kamu kurumlarında sadece Linux'ın kullanılmasına ilişkin olarak çeşitli çalışmalar başlatıldı. Fin hükümeti, memurlarına ücretsiz Linux dersi veriyor. Dünyanın bu en zengin ülkesinde, kamu kurumlarında Linux'ın kullanılmasına ilişkin bir de tavsiye kararı çıktı!

Güney Kore:
Güney Kore'de kamuda en çok kullanılan Hancom Office paketi, bir yerli firmanın ürünü. Hancom Office, 120bin ek paket satın alınarak Kore'nin dörtbir yanındaki kamu kurumlarına dağıtıldı. 2003 yılında Hancom sayesinde kamuda 26 milyon dolar tasarruf sağlandı.

Almanya:
Alman Teknoloji ve Eğitim Bakanlığı dört yıldır ülkelerinde yapılan tüm Linux konferanslarına sponsorluk sağlıyor. Dünyanın en güçlü şifreleme programı olduğu iddia edilen OpenPGP'yi geliştiren Alman yazılım uzmanlarına da ciddi bir destek söz konusu. Geçtiğimiz yıl alınan bir karar ile Alman Parlamentosu'ndaki 150 Windows sunucu, Linux ile değiştirildi. IBM ile Almanya İçişleri Bakanlığı arasında varılan bir anlaşmaya göre de SuSe Linux yüklü sistemler hükümete yüksek bir indirimle satılacak.
Almanya'nın ordusunda tamamen Linux'a geçeceği haberi Microsoft'un gösterdiği sert tepki nedeniyle yalanlanmış olsa da, Alman Genelkurmay'ının bir alternatif arayışında olduğu biliniyor.

Ve Türkiye:
Kavramsal hazırlığı 2003 baharına dayanan Uludağ Projesi, aslında 2002 yılının son günlerinde Türk Genel Kurmay Başkanı'nın bir dergide yayınlanan Ulusal İşletim Sistemleri konulu makaleyi ilgi çekici bulmasıyla başladı.

Türk Genelkurmay'ı konuyu araştırdıkça, açık standart ve açık yazılım çevrelerinin güvenlik konusundaki kuşkularını kavramaya ve bu konuda bazı adımlar atmaya karar verdi.

Genelkurmay'ın konuyu Başbakanlığa, Başbakanlığın da TÜBİTAK'a taşıması sonrasıda, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) öncülüğünde geliştirilecek bir yerel işletim sisteminin yazılması ve bu işletim sisteminin etrafında oluşturulacak yeni bir güvenlik politikasının çalışmaları başlatıldı.

İşte bu çalışmaların ürünü olan Pardus uzun süredir bizim için de ücretsiz olarak indirilebilir.

<img src=http://www.pardus.org.tr/resim/baslik_ana2.png


Pardus Yeni Sürüm 2007 Çıktı !!!! (http://www.pardus.org.tr/)

MAZI
19 08 2007, 17:00
Sahibine gülen sempatik bilgisayar!

ABD'deki Ohio eyaletindeki University of Cincinnati'de görevli uzmanlarca geliştirilen bilgisayar, kullanıcısının kurduğu cümlelerdeki her bir kelimenin gerçek anlamının, cümlenin tamamıyla uyumlu olup olmadığını kontrol ediyor. Eğer herhangi bir kelimenin cümlenin anlamıyla uyuşmadığı fark edilirse bilgisayar, veri tabanından bu kelimeye benzer telaffuza sahip bir sözcük bularak, aynı işlemi bu kez bu sözcüğü kullanarak tekrar ediyor.

Bilgisayar bu kelimenin cümlenin genel anlamıyla uyumlu olduğunu tespit ederse, bunun bir espri olduğunu anlıyor ve kullanıcısına gülerek karşılık veriyor.

Geliştirilen bilgisayarın yapay zekâ çalışmalarında önemli bir aşama olduğu belirtiliyor. Ayrıca bu teknolojinin, gelecekte yaşlıların bakımında yaygın olarak kullanılması beklenen robotların daha sempatik hale getirilebilmesi için kullanılabileceği belirtiliyor.

MAZI
19 08 2007, 17:00
Google, son sürat Türkçeleşiyor

İnternet kullanıcılarının en çok tercih ettiği arama motoru Google, sunduğu hizmetleri Türkçeleştirmeye devam ediyor. Şimdi de Google Web Geçmişi servisini Türkçe olarak kullanıma hazır hale getiren şirket bu hizmeti 26 farklı dilde sunuyor.
Google Web Geçmişi Türkçe sürümü ile kullanıcılar eski arama sonuçlarına yeniden dönme imkânını elde edecek, geçmişte ziyaret ettikleri siteleri süratli bir şekilde bulacak, bu sayfalardaki metinlerin tamamını gözden geçirebilecek, metin üzerinde değişiklikler yapabilecek veya çıkarmak istedikleri bölümleri silebilecekler.
Bu yeni servisten yararlanmak için kullanıcıların bir Google hesabına sahip olmaları ve hizmetleri kullanma yönünde tercih belirtmeleri yeterli olacak.
Google'ın Web Geçmişi Türkçe sürümü, kullanıcılara aramalarında kişiselleştirilmiş sonuçlar elde etme ve arama motoru kullanım geçmişleri üzerinde daha fazla denetim oluşturmalarını sağlamaya yönelik sürdürdüğü çalışmaların bir bölümünü temsil etmektedir. Kullanıcıların hizmetleri kullanma yönündeki tercihleri doğrultusunda Google, arama sonuçlarını bu kullanıcıların önceki dönemde gerçekleştirmiş oldukları aramalar bazında kişiselleştirmekte, bir anlamda kullanıcıya özel bir arama opsiyonu sunmaktadır.
Örneğin, bir kullanıcının internette yaptığı aramaların geçmiş sorgulama bilgisi otomobiller değil de daha çok bilimle ilgilendiğine işaret ediyor ise, bu kullanıcı arama motorunda GM terimini aradığında, Google sonuçlarda genetik yapısı değiştirilmiş besinlerle ilgili konu başlıklarını General Motors ile ilgili konuların öncesinde listeleyecektir. Böylelikle, arama işleminin sonuçları kullanıcının beklentisi ile ilgili daha ilintili, daha efektif ve hızlı olacaktır.
Web Geçmişi işlevi kullanıcının istediği ölçüde kişiselleştirilebilecektir. Örneğin, bir kullanıcı internette yaptığı aramaları geçmiş sorgulama bilgisinde gizli tutmak istiyor ise, Web Geçmişi servisi ile arama seçeneklerini değiştirme veya silme imkânına sahip olacaktır. Kullanıcılar Web Geçmişi işlevlerinden istedikleri zaman çıkabileceklerdir.
Google Mühendislik Bölümü Kişiselleştirme İşlemleri Sorumlusu Sep Kamvar yaptığı açıklamada; İnternette daha önce ilgiyle okuduğunuz bir konuyu sonradan bulamadığınız oldu mu - örneğin eğlenceli bir video filmini, bir çikolatalı pasta tarifini, çok iyi yazılmış bir gazete makalesini? Google Geçmişi bu sorunu ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Web Geçmişi işlevi ile kullanıcılar herhangi bir bilgisayarı kullanarak ilgilendikleri konulara hızlı bir şekilde erişebilecekler. Search History işlevinin geliştirilmiş bir versiyonu olan bu yeni servis ile kullanıcılar daha önce arama yaptıkları sitelere geri dönebilecek ve yeniden kolaylıkla arama yapabilecekler.''
Web Geçmişi hizmetini kullanmak için kullanıcıların, bir Google hesabına kayıtlı olmaları ve PageRank işlevini içeren Google Toolbar'ı devreye sokarak, Web Geçmişi hizmetini kullanma yönünde tercih belirtmeleri gerekiyor. Tarayıcıya entegre edilmiş olan Toolbar Google kullanıcılarının Google hesapları yolu ile ziyaret ettikleri internet sayfalarının belirlenmesini sağlıyor.
Google Web Geçmişi hakkında daha fazla bilgi veya programa başlamak için, http://www.google.com.tr/history adresindeki kayıt talimatlarını yerine getirmeniz gerekmektedir.

MAZI
02 09 2007, 17:00
'Virüs'le 38 milyar dolarlık pazar doğdu

25 yıl önce şaka olsun diye 'virüs' programı yazan Rich Skrenta, bugün bilgisayar güvenliğiyle ilgili 38 milyar dolarlık endüstrinin doğmasına neden oldu

Bilgisayar virüslerinin ilki, 25 yıl önce bir lise öğrencisi tarafından arkadaşlarına 'küçük bir şaka' için yazıldı. Şimdi bilgisayarları bu virüslerden korumak için dünyada 38 milyar dolarlık endüstri oluştu.
Rich Skrenta adlı öğrenci, bilgisayar şakaları yüzünden kendisine zaten şüpheyle yaklaşan arkadaşlarını kandırmak için geliştirdiği yazılımla, dünyada ilk virüsü kullanıma sokan kişi olarak kötü bir üne kavuşmuş oldtu.


Şimdi 40 yaşında
Skrenta, kış tatili sırasında Apple II bilgisayarında ilk olarak, şimdi 'boot sector' virüsü diye bilinen virüsü yazdı. Skrenta, yazdığı virüsü 1982'nin ilk aylarından itibaren okuduğu lisede ve yerel bir bilgisayar kulübünde yaymaya başladı. Virüs daha sonra dünya çapında yayılan ilk virüs oldu. Şimdi 40 yaşında olan Skrenta, aradan geçen 25 yılda online haber şirketi Topix'i kurdu. Time Warner'ın sahibi olduğu bir web adres rehberinin kurulmasına yardımcı oldu ve sayısız bilgisayar programı yazdı.
Ama ilk bilgisayar virüsü 'Elk Cloner'ı yazan ve dünyaya salan kişi olma etiketinden kurtulamadı. Skrenta, ilk virüs için, Aptalca bir şakaydı. Eğer hiç tanınmamakla bu işi yapmış olmaktan dolayı tanınıyor olmak arasında bir tercih yapacak olsam, bu şekilde tanınmayı tercih ederim.
Ama bütün yaptıklarıma bakınca garip bir tanınma biçimi dedi.
Günümüzde artık yüz binlerce, hatta virüsü nasıl tanımladığınıza bağlı olarak milyonlarca virüs türü var. Microsoft işletim sistemi kullanan bir bilgisayara ilk virüs 1986'da, Pakistan'da iki kardeşin şimdi 'Brain' (Beyin) diye adlandırılan bir boot sektör programı yazdıklarında bulaştı.
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte virüslerin yayılması için ideal yöntem ortaya çıktı: e-mail, yani elektronik posta. 'Melissa' (1999), 'Love Bug' (2000) ve 'SoBig' (2003) gibi virüsler kendilerine bilmedikleri bir kaynaktan gelen e-mail'i açan milyonlarca insanın bilgisayarına bulaştı ve bu kişilerin bilgisayarlarından başkalarına virüslü e-mail gönderen bir programı otomatik olarak harekete geçirdi. İlk virüslerle şimdiki virüslerin temeldeki teknolojileri aynı olsa da, değişiklikler görülüyor.

* * * * *


İlk virüs 'Elk Cloner'
Symantec şirketi, Skrenta'nın ilk virüs olan 'Elk Cloner'i yaymaya başladığı 1982'de kuruldu, ancak 1989'da Apple'ın Macıntosh bilgisayarları için ilk antivirüs programlarını satışa sundu. Bilgisayar güvenliğiyle ilgili donanım, yazılım ve hizmet sektörü dünya çapında 38 milyar dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Bu rakamın 2010'da 67 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Aslında 'Elk Cloner'dan önce de bazı bilgisayar virüsleri vardı ama bunlar ya deneysel olarak yazılmıştı ya da çok az yayılmıştı. Skrenta'nın ilk bilgisayar virüs yazıcısı olarak kabul edilmesinin nedeni, yazdığı virüsün zamanının en yaygın ev bilgisayarları arasında çılgın bir hızla yayılmış olmasıydı.

whitesnow
02 09 2007, 17:00
Çin'de internet sanal polise emanet


İnternette uyguladığı sıkı kontroller ile sık sık gündeme gelen Çin, yeni uygulamasında, ekranda belirip kullanıcıları uyaran sanal polisleri kullanacak.


Çin'in başkenti Pekin'de uygulamaya konulacak yeni uygulama ile animasyon karakterleri şeklinde tasvir edilen polis ekipleri, internet sayfalarında devriye atacak.

Bir nevi sanal polis gibi çalışacak olan animasyon karakterleri, ekrandan yaya, motorsikletle ya da polis aracı ile geçerek, kullanıcılara internette yer alan yasadışı içerikten uzak durmaları ile internet güvenliğine yönelik belli başlı ipucu uyarıları yapacak. Kullanıcıları yasadışı içerik konusunda korkutma yöntemini benimseyecek ve yetkililerin gözlerinin devamlı üzerlerinde olduğu göstermeyi amaçlayacak olan uygulamaya, 1 Eylül itibari ile başlanacak.

Başlangıçta, Çin'in en büyük 13 sitesinde, her yarım saatte bir belirecek olan sanal polisler, daha sonra Pekin'deki sunuculara kayıtlı tüminternet siteleri gezilirken görünecek. Kullanıcılar, polise ihtiyaç duyduğunda, sanal polis görüntülerine tıklayarak yetkili mercilere ulaşma imkanına da sahip olacak.

Çin internet üzerinde baskıcı ve sansüre dayanan politikası gereği politik ya da ahlaki olarak zararlı bulduğu siteleri sık sık yasaklıyor. Ülkede uygulanan bu kontrollere rağmen, içeriğinde çıplaklık, küfür, yasadışı kumar ile korsan müzik, kitap ve film bulunan sitelerin sayısında artış olduğu gözleniyor.

Sansli
16 09 2007, 17:00
@istanbul.com E-postanızı Aldınız mı?

istanbul.com ve Google, İstanbul markasının dünyaya tanıtımı için güçlerini birleştirdi.

İstanbul.com ile Google, güçlerini İstanbul'un tanıtımı için birleştirdi. Bu işbirliğinin ilk adımı, Gmail altyapısıyla İstanbul tutkunlarının hizmetine sunulacak ücretsiz @istanbul.com uzantılı e-posta servisi olacak. Tüm dünyadaki Google operasyonları içinde bir kentin adına özel olarak sunulan ilk e-posta servisi olan bu örnek projenin yanı sıra, Google'ın diğer servisleri tarafından desteklenen uygulamalar da bu işbirliği kapsamında yakın bir zamanda hayata geçirilecek. Hemen @istanbul.com uzantılı e-posta adresinizi almak için buraya tıklayın.

http://www.istanbul.com/Member/Signup.aspx

MAZI
23 09 2007, 17:00
ABC ve NBC'den internet TV atağı

ABD'nin önde gelen televizyon kanallarından ABC ve NBC, beğenilen programlarının internetteki ücretsiz yayınını genişletmeyi planlıyor.


ABD'nin iki büyük televizyon kanalı ABC ve NBC, internet üzerinden ücretsiz yaptıkları yayınları daha da genişletmeyi planlıyor. İki şirket bu sayede izleyicilere, zaman geçirdikleri her yerde ulaşmayı hedefliyor.

ABC, daha önce sadece kendi internet sitesi üzerinden ücretsiz olarak yayınladığı beğenilen şov ve dizilerini, ilk defa AOL gibi üçüncü parti bir internet hizmet servisi üzerinden de sunacak.

ABC'nin aldığı bu karar, geçen hafta bu konuda adım atan NBC'den hemen sonra geldi. NBC, geçtiğimiz hafta aldığı kararda; beğenilen programlarını internetten ücretsiz yayınlama kararı almış ve sadece internet yayınına özel iki yeni dizi planladığını açıklamıştı. NBC, internetten yayınlanan reklam destekli programlarını bir hafta yayında kalacağını ve kiralama, satın alma ya da taşınabilir cihazlaraindirilmesi ile ilgili seçeneklerin ise 2008'de geleceğini söylemişti.

Bu iki kanal ile birlikte CBS de yaklaşık bir yıldan beri, programlarını internette ücretsiz yayınlamanın ne getirip, ne ***üreceği ile ilgili test yayınları yapıyor. Başlangıçta bu yayınların TV izleyicisini azaltacağı beklentisine sahip olan kuruluşlar, daha sonra durumun aksine geliştiğini, ve bu yayınların TV izleyicisini artırdığını farketti.

Gelişmeler değerlendirildiğinde; TV programlarının zamanlamasının artık yayıncı kuruluştan, yavaş yavaş izleyiciye geçtiği bir döneme doğru gidildiği görülüyor. İnternetteki TV yayınlarının yaygınlaşması izleyicilere, istedikleri anda ve istedikleri internet bağlantılı cihazlarından bu yayınlara ulaşma imkanı tanıyor.

Sansli
29 10 2007, 18:00
Google'dan 'Cumhuriyet Bayramı' sürprizi

İnternet arama motoru Google, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 84. yıl dönümü nedeniyle ana sayfasına Türk Bayraklı logo koydu.


ANKARA - Dünyanın en büyük internet arama motorlarından biri olan Google'ın Türkiye sayfası www.google.com.tr adresine girenler, Doodle olarak nitelendirilen özel tasarımlı logoyla karşılaştı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 84. yıl dönümü nedeniyle hazırlanan özel tasarımlı Google logosunda, l harfinin yerine Türk Bayrağı yerleştirildiği görüldü.

Bazı özel günlerde kullanıcılarına farklı logo tasarımlarıyla hizmet veren Google'un Türkiye'deki kullanıcıları, geçen sene 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda da özel bir logo ile karşılaşmışlardı.

Imbat
02 12 2007, 18:00
Fanlı fare

OptiWind adındaki fare istendiğinde kapatılabilen bir fana sahip.

Kablosu 1.2 metre uzunluğunda. 800 dpi çözünürlüğünde çalışıyor ve 109 gram ağırlığında. OptiWind'in ebatları 12 x 66 x 40 mm.

Çevrimiçi mağaza usb.brando.com.hk üzerinden temin edilebiliyor ve yaklaşık fiyatı 22 Dolar.

bsmclskn
29 12 2007, 18:00
Hastaneler, tıp merkezleri, gebelik ile ilgili laboratuvarlar, doktorlar, klinikler için ideal alan adları.

9ay10gun.org , 9ay10gun.tv , 9ay10gun.biz , 9ay10gun.info

4'ü bir arada 1000 YTL.

Bonus card'a 3 taksit

http://www.gittigidiyor.com/main/urun.php?id=7332431

whitesnow
05 01 2008, 18:00
Fotoğraf arama ve saklama derdine son

Dijital fotoğrafçılığın ve paylaşımın yaygınlaşması ile kişisel bilgisayarlarda daha çok yer tutup, düzenlenmediğinde karmaşa neden olan fotoğrafların, internet üzerinde kategorilerine göre düzenlenmiş şekilde saklama hizmeti veren www.resimuploading.com, Türkçe menüsü ile benzer hizmeti veren yabancı sitelere alternatif yaratıyor.

Kişisel arşivinizde biriktirdiğiniz ya da internetten indirip derlediğiniz resimleri her yerden ulaşılabilecek şekilde depolamayı sağlayan site, bu hizmeti üyelik yöntemi ile ücretsiz olarak veriyor.

Site, benzer hizmeti veren yabancı siteleri Türkçe menüsü olmadığı için kullanmakta zorlanan kullanıcı kitlesine, kolay kullanılan arayüzü ile hizmet vermeyi hedefliyor.

Teknolatte

http://teknolatte.mynet.com/default.aspx

Imbat
12 01 2008, 18:00
Yakında klavye ve fare tarih olacak

http://www.sabah.com.tr/2008/0...0B925DFE97C7EC981.html (http://www.sabah.com.tr/2008/01/08/haber,CA06427009354220B925DFE97C7EC981.html)

MAZI
13 01 2008, 18:00
E-posta güvenliğinin dört altın kuralı

İnternet üstünden kayıt olduğunuz siteler ve kullandığınız hizmetlerin tamamı e-posta adresinizle bağlantılı. Onu kaybetmek gerçek hayattaki birçok kayıptan beter. Önlemlerse gayet basit

İnternette kayıt olmanızı isteyen hizmetlerin sayısı arttıkça elektronik postanızın önemi de artıyor. Çünkü birçoğu onay için mutlaka gerçek adresinizi istiyor ve herhangi bir sebeple şifrenizi unuttuğunuzda hatırlamak için yine e-posta adresinizi kullanıyorsunuz. Ancak son dönemde yaşanan ve acı sonuçlar doğuran olaylara bakınca kullanıcıların adeta bir sanal maymuncuk haline gelen e-posta kutularını koruma konusunda en basit önlemleri bile almadığını gösteriyor.
Posta kutunuza girmeyi başaran birisinin sitelerin şifre hatırlatma bölümünü kullanarak hemen her üyeliğinizi ele geçirebileceğini ya da kapatabileceğini unutmamakta fayda var. Özetlemek gerekirse adresiniz, sanal âlemde sahip olduğunuz en değerli varlığınız. Ve işte onları koruyabilmek için alabileceğiniz 5 öncelikli tedbir.


1- Şifreyi iyi seçin
Herhangi bir amaçla e-posta hesabınıza girmek isteyenlerin ilk yapacağı şey farklı şifre kombinasyonları kullanarak denemeler yapmaktır. Bazı posta hizmetleri art arda yanlış şifre denemesi olduğunda şüphelenerek otomatik olarak hesabı belirli bir süre donduruyor. Ancak bu genel bir uygulama olmadığı için buna güvenmek de mantıklı değil. Dolayısıyla her şey için aynı şifreyi kullanıyorsanız bile en azından e-posta için mutlaka ayrı bir şifre kullanmayı ihmal etmeyin. Ayrıca sizi biraz tanıyan herkesin kolayca tahmin edeceği kelimeleri de şifre olarak seçmeyin. Örneğin isminiz ve doğum tarihiniz avcılar için en kolay lokmadır. Ama örneğin 1985 doğumlu Ahmet isimli birisinin 1985ahmet ya da ahmet1985 yerine ikisinin karışımı olan 1a9h8m5et gibi bir karışımı kullanması hem hatırlanabilir hem de 'düşman' için zor tahmin edilebilir bir seçimdir.
Korsanlar daha çok sözlük saldırısı yöntemini kullanır. Yani örneğin Türkçe ve İngilizce kelimeleri içeren dosyaları rakamlarla karıştırarak bir yazılım yardımıyla tek tek dener. Yani ahmet1985'e ulaşmak pek de uzun sürmez. Aynı sebepten dolayı a harfi yerine @ (at) ya da i yerine ! (ünlem) gibi semboller kullanmak sözlük kullanan saldırganların işini hayli zorlaştırır.
Son olarak şifrenizin 8 haneden az olmamasına özen gösterin. Ne kadar kısa olursa rastlantısal olarak ona ulaşmak da o kadar kolay olacaktır.


2- Her mektubu açmayın
Çoğunlukla büyüklerin çocuklara tanımadığın kişilerle konuşma,
bilmediklerine kapıyı açma şeklindeki uyarılarını andırsa da bir e-postayı açmadan önce mutlaka düşünmekte fayda var. Özellikle sizinle hiçbir ilgisi olmayan kişilerden gelen şüpheli başlıklara sahip mektupları doğrudan silmek en akıllıca yöntemlerden biri olabilir. Çünkü hemen her gün bir tanesi beliren güvenlik açıkları yüzünden özellikle web tabanlı kimi e-posta hizmetlerinin şifreleri yollanan bir mektubun açılmasıyla bile karşı tarafa yollanabiliyor. XSS adı verilen bu yöntem sayesinde kısa süre önce birçok Gmail kullanıcısı mağdur edilmişti.


3- Çıkarken kapıyı kapayın
Birçok kullanıcı mektuplarını okuduktan sonra pencereyi kapattığı zaman hesaptan da çıkış yaptığını sanıyor ancak işin aslı öyle değil. Çünkü bazı hizmetlerde çıkış (logout) linkine tıklamadığınız sürece bir dahaki açılışta şifre sormadan doğrudan mektuplarınıza giriş yapılabiliyor. Özellikle paylaşarak kullandığınız bilgisayarlarda, internet kafe, şirket ya da okul gibi ortamlarda hangi hizmette olursa olsun çıkış yapmadan masanın başından kalkmamaya özen gösterin.


4- Sanal klavyeyi sevin
Klavyeye çok hâkim; şifrenizi bir çırpıda yazıyor olabilirsiniz ama pekâlâ kullandığınız bilgisayarda bütün bastığınız tuşları bir bir kaydeden bir virüs de olabilir. Kendinizi karşı tarafın yerine koyunca örneğin hotmail.com ya da falancabanka.com yazdıktan sonra girdiğiniz metinler kullanıcı adı ve şifreniz olacaktır. Bütün bunlar da olduğu gibi karşı tarafın eline düşecektir. Her işletim sisteminde yer alan sanal klavye bu konuda hayatınızı kurtarabilir. Windows için bunu Başlat / Programlar / Donatılar / Erişebilirlik menüsü altında bulabilirsiniz.
En azından şifrenizi buradan girmek bile bu planı etkisiz kılacaktır.

Sansli
01 03 2008, 18:00
Hem internet hem TV! İşte IPTV

KABLOSUZ ağlar ve genişbant internet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren AirTies, IPTV alıcısını üretti.

ABD'de teknolojiye yön veren 10 kişiden biri kabul edilen Bülent Çelebi'nin şirketi AirTies televizyon alışkanlıklarını kökten değiştirecek ürünü IPTV alıcısını yılsonunda Türkiye'de satışa sunacak.

KABLOSUZ ağlar ve genişbant internet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren AirTies, mevcut televizyonların internet üzerinden yayınları almasını sağlayan ve isteğe bağlı program izlemeyi mümkün kılan IPTV alıcısını üretti. Evlerdeki kablo kirliliğine de son veren M-140, Sabancı Üniversitesi işbirliği ile tamamen yerli kaynaklarla üretildi. Bu fikri geliştiren uzun yıllar yaşadığı ABD'de 'Teknolojiye yön veren 10 kişiden biri kabul edilen ve ABD'de kendisine Mr. Chip denen AirTies'ın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çelebi, televizyon alışkanlıklarımızı kökten değiştiren ürün hakkında sorularımızı yanıtladı.

IPTV'nin geçmişinden bilgi verir misiniz? Şu anda dünyada kaç kişi IPTV kullanıyor?
Geçmişi sadece 2.5 yıl öncesine dayanıyor. Berlin'de yapılan Genişbant Dünya Forumu'nda açıklanan rapora göre dünyada IPTV servislerini kullanan kişi sayısı 2007 sonu itibariyle 7.9 milyona ulaştı. IDC'ye göre 2011 yılında bu rakamın 65 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Geçmişi daha 2.5 yıl olan IPTV'de kullanıcı sayısındaki artış hızı çok yüksek. IPTV'de geçtiğimiz bir yıl içindeki en büyük artış yüzde 231 ile Avrupa'da yaşandı; abone sayısı Fransa'da 2 milyon kişiye ulaştı.

IPTV neleri değiştirecek?
İstenilen program istenilen yerde ve istenilen zamanda seyredilebilecek. Tüm dünyadan sınırsız TV kanalı izlenebilecek. eğitim, oylama, oyun gibi interaktif hizmetlerden yararlanılabiliyor. Tek faturası olacak. Reklam verenler için de kişiye özel reklam uygulaması, böylece hedef kitleye ulaşma garantisi olacak.

Sizin ürününüz M-140'ın özelliği nedir?
M-140'lar fiberoptik kabloyla internet bağlantısı olan yerlerde verimli şekilde kullanılabiliyor. Normal bakır tellerle sağlanan hızlı ADSL bağlantısında da sorunsuz bir şekilde internet üzerinden TV yayınları izlenebiliyor. Son kullanıcı açısından kurulumu ve kullanımı çok kolay, az yer kaplayan, sessiz, düşük maliyetli bir kutu. Bununla birlikte, internet kullanımı, uzaktan yönetim ve güncelleme, tak çalıştır gibi özellikleri var. Opsiyonel olarak eklenebilecek bir USB adaptör sayesinde ev içerisinde kablosuz video aktarımına imkan veren bir ürün olmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. AirTies ile televizyon yayını internetten gelecek, evin içinde tek tuşla dolaşacak. Kablosuz video aktarımında genelde karşılaşılan görüntü kalitesi problemlerini çözen, patent başvurusu yapılmış, AirTies'a özgü 'Mesh' teknolojisini kullanıyor. Bunun yanında, güvenlik ve kaliteli kablosuz iletişim ayarlarını otomatik olarak yapıyor. Kullanıcının bir düğmeye basması yeterli. Bu yönleriyle, servis sağlayıcılarının kurulum ve kullanıcı desteği maliyetlerini de minimumda tutmalarına büyük destek veriyor. İleride M-140'ın yazılımını geliştirerek gittiğiniz yere ***ürme imkanı da olacak.

Türkiye'de ne zaman kullanmaya başlayacağız?
Özellikle internet servis sağlayıcıları ve içerik üretenler tarafından beklenen IPTV'nin, Türkiye'de de içerik ve dağıtım açısından 2008 yılının son çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor. İnternet üzerinden yüksek çözünürlüklü (HD) yayınlar yapmak için VDSL gerekiyor. VDSL2 altyapısı ile Türkiye de HD yayınlara geçebilecek.

Türkiye ile mi sınırlı kalacaksınız?
Hedefimiz, Türkiye sınırları içinde katma değer yaratan, Türkiye'nin örnek şirketi olarak dünyaya açılmak. Çünkü AirTies'ın Türkiye'deki başarısı, Ar-Ge gücünden kaynaklanıyor. Biz Türkiye'nin 'teknoloji alanında dünya markası yaratma' hedefi için talibiz. M-140'ın bu hedef için çok önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyoruz. Bugüne kadar Türkiye pazarında önemli başarılara imza attık, hızla büyüdük. Önümüzdeki 5 yıl içindeki hedefimiz ise Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika'yı kapsayan EMEA bölgesinde liderlik.

Nasıl kuruluyor?
ADSL sağlayacısının abonelik sırasında ücretsiz vereceği M-140'ı kurmak için bir televizyon (ya da iki, üç, dört) ve internete bağlanmayı sağlayan AirTies Axespoint yani modem gerekiyor. Modem cihazı internet hattının geldiği noktaya bağlanıyor. Televizyona da M-140 bağlanıyor. Sonrası çok kolay. Televizyonu açtığınızda karşınıza AirTies AirMagic programı çıkıyor. Ekrana iki cihaz arasındaki bağlantıyı kurmanız için bir uyarı geliyor. Bu durumda modemin düğmesine basıyorsunuz. İki cihaz birbirini buluyor. Ve yayın başlıyor. Bu her televizyon için aynı şekilde yapılıyor.

STAR

MAZI
17 03 2008, 18:00
İnternetten nasıl para kazanılır?
http://www.chip.com.tr/konu/in...a-kazanilir_5959.html
(http://www.chip.com.tr/konu/internetten-nasil-para-kazanilir_5959.html
)
Günümüzde internetten para kazanmanın yeni yollarını ve ilgili web sayfalarını bir araya getirdik.

1- İnternetten nasıl para kazanılır?
http://www.chip.com.tr/konu/in...-kazanilir_5959.html#
(http://www.chip.com.tr/konu/internetten-nasil-para-kazanilir_5959.html#
)2- Tıklama başına ödeme sistemi
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...e-sistemi_5959_2.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Tiklama-basina-odeme-sistemi_5959_2.html
)3- CPM modeli
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...PM-modeli_5959_3.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-CPM-modeli_5959_3.html
)4- Satış ortaklığı
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...ortakligi_5959_4.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Satis-ortakligi_5959_4.html
)5- Widgets (küçük araçlar)
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...k-araclar_5959_5.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Widgets-kucuk-araclar_5959_5.html
)6- İş ilanları ve RSS reklamlar
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...reklamlar_5959_6.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-is-ilanlari-ve-RSS-reklamlar_5959_6.html
)7- Bağışlar (donations)
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...donations_5959_7.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Bagislar-donations_5959_7.html
)8- Pop-up pencereler
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...encereler_5959_8.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Pop-up-pencereler_5959_8.html
)9- Sesli reklamlar
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...reklamlar_5959_9.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Sesli-reklamlar_5959_9.html
)10- Türkiye'deki reklam ortaklığı
http://www.chip.com.tr/konu/Ne...rtakligi_5959_10.html
(http://www.chip.com.tr/konu/Netten-para-kazanmak-Turkiye-deki-reklam-ortakligi_5959_10.html
)
Çoğu kişi internetin de yardımıyla oturduğu yerden para kazanmayı ister. Ancak bunu çok azı başarabilir. Bugüne kadar pek çok yerde bir web sitesi açıp ayda birkaç yüz dolar para kazanabilen kullanıcılarla karşılaşmış olabilirsiniz.

Tam da bu noktada akıllara madem internetten kazanılıyor, neden herkes bu işe girmiyor? türünde bir soru gelebilir. Cevabı aslında basit. İnternetten para kazanmanın pek çok yolu var. Ama bu yolları kullanarak sabit bir gelir elde etmek veya daha çok kazanmak için biraz özveri gerekiyor. Kısacası herkes aynı özveriyi göstermiyor. Yani bir siteden para kazanabilmek ile o siteden kazanılan miktarı artırmak farklı şeyler. Bu yüzden örneğin Google reklamlarına üye olarak ilgili kodları sitenize koymak para kazanmak için atılmış bir adımdır. Ancak daha çok para kazanmak için yeterli değildir. Yapılması gereken bazı işler vardır.

Reklamlar veya içerikler yardımıyla açılan bu gelir kapısına siz de dahil olmak isterseniz derlediğimiz listeye göz atmanızda fayda var. Hemen belirtelim burada aktaracağımız tüm modeller dünya üzerinde internetten nasıl para kazanıldığı konusundaki yeni eğilimleri aktarmak amacıyla hazırlandı. Bir kısmı Türkiye için geçerli sistemler değiller.

Elbette listenin tamamı bu kadarla sınırlı da değil. Yazıda göremediğiniz ve bildiğiniz farklı yollar varsa yorum bölümüne ilgili adresleri ve kısa açıklamasını yazarak içeriğe siz de katkıda bulunabilirsiniz. Böylelikle daha güncel ve geniş bir listeye ulaşmış oluruz.

whitesnow
17 03 2008, 18:00
Okula gitmeyin, okul size gelsin...

Globalleşen dünyanın vazgeçilmezi olan internet artık eğitim ve öğrenim için de oldukça önemli. Uzaktan eğitim ya da e-eğitim programları her geçen gün biraz daha yaygınlaşıyor.


İnternet, gün geçtikçe hayatımıza daha fazla giriyor. Bundan 20 sene önce internet gibi bir gereksinim bile duymazken, bugün internet vazgeçilmezimiz olmuş durumda.

Eğitim ve öğretim de internetten elbette daha fazla uzak kalamazdı. Dil öğrenmek için kurslara para harcayanlar, artık interaktif öğretim CD'leriyle kursu evinde, iş yerinde, yani istediği her yerde istediği zaman alabiliyor ve tabii ki internet üzerinden alınan bu eğitimlerin bir kısmından ücret talep edildiği gibi, ücretsiz hizmet sunan siteler de bulunuyor.

Uzak mesafeleri uzak olmaktan çıkaran, dünyanın globalleşmesinin bel kemiği sayılabilecek internetin bugün eğitime olan katkısını burada tartışacağız.

Artık günümüzde sınıfta ders almak yerine, evden hiç çıkmadan internet üzerinden dersleri takip edebilmek mümkün. Bu sistem henüz ülkemizde oturmamış olsa da, gelişmiş ülkelerde bu yönde çalışmaları son senelerde daha çok görmeye başladık.

Öğretim üyeleri daha fazla gelir kazanabilir
İnternet üzerinden eğitimi elbette artıları ve eksileriyle bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. O nedenle salt internetten eğitim almanın olumlu yanlarından bahsetmek doğru olmaz.

Sloan Consortium'un Araştırma Yöneticisi olan Jeff Seaman'a göre bugün yaklaşık 3,5 milyon öğrenci online kurslarda eğitim görüyor ve online öğretmenlere olan talep gün geçtikçe hızla artıyor.

Tom Ermolovich Northeastern Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor ve derslerini internet üzerinden izlenebilecek şekilde videolara kaydederek öğrencilerine izlettiriyor.

Bir diğer isim ise Robert Vernon. Indiana Üniversitesi'nde profosör olan Vernon, verdiği seminerlerini öğrencilerle sanal dünyada paylaştığını dile getiriyor.

Genel olarak, öğrenciler ve öğretmenlerin aynı anda internette olmaları pek mümkün olmuyor. Bu nedenle öğretim üyeleri ve profosörler ders materyallerini internet üzerine koyarak öğrencilerin diledikleri zaman bu derslerden faydalanabilmelerini sağlıyor.


İnternet: Geleceğin vazgeçilmez eğitim aracı
Regis Üniversitesi M.B.A'de görev alan profosör Peter Bemski, internetin bu anlamda nasıl vazgeçilmez olduğunu bakın nasıl anlatıyor: Ben Regis Üniversitesi'nde derslerimi hep sınıfta verirdim, yani buna zorunluydum, çünkü başka bir alternatifim yoktu. Ancak internet hayatımıza iyice yerleştiğinde, başta tereddüt etsem de interneti kullanmaya karar verdim. Bazen benim başka üniversitelere seminer vermek için gitmem gerekebiliyor, ama Regis Üniversitesi'ndeki öğrencilerime de burada olmadığım süre boyunca ders vermeme gibi bir lüksüm olamazdı. O nedenle ben de sınıfta ders vermemin mümkün olmamasından dolayı internet üzerinden öğrencilerime ders verdim. Böyle anlarda gerçekten internet ilk yardım çantam gibi.

İnteraktif eğitimi destekleyenler olduğu gibi bunun aksini düşünenler de var. Stephen Ruth, George Mason Üniversitesi'nde profosör olarak görev yapıyor. Ona göre internet üzerinden dersleri izleyen öğrenciler, geleneksel yöntemlerle, yani normal sınıftayken aldığı dersteki gibi o ambiansı, havayı yakalayamıyor. Ruth sözlerine şu şekilde devam ediyor: Birebir öğretmenden ders almakla araya bir bigisayarın girmesiyle alınan dersin yarattığı etki kanımca aynı olamaz.

E-eğitim gittikçe yaygınlaşıyor
Sloan Consortium'un Araştırma Yöneticisi Seaman'a göre internet üzerinden yapılan eğitimde patlama yaşanan alanlar daha çok önlisans, yani iki senelik eğitim veren bölümler.

Phoenix Üniversitesi'nden Hector Leal ise görüşünü şu şekilde ifade ediyor: Öğretim üyeleri internet sayesinde çok daha fazla gelir kazanabilir. İnternet, öğretim üyelerine daha fazla boş zaman tanıyacağından, ikinci bir kariyer yapma şansları da var.

Maryland Üniversitesi'nden Merrily Stover'a göre ise e-öğrenim, bir öğretim görevlisi için üniversiteden uzak olduğu zamanlarda derslerine devam edebilmesine olanak tanıyor.

Dünyada durum böyleyken ülkemizde internet, eğitim aracı olarak ne kadar yoğun kullanılıyor peki? Sistem şimdilik yurtdışındaki üniversitelerde olduğu gibi işlemiyorsa da, yakın gelecekte ülkemizdeki üniversitelerin büyük çapta interneti kullanacağını öngörmek zor değil.


Türkiye'de uzaktan eğitim veren üniversiteler

Maltepe Üniversitesi
İlk katılımcılarını 2006/2007 Güz Döneminde bünyesine katan program, 2007/2008 Bahar Dönemi'nde kayıtlarına devam ediyor. 10 Mart 2008 tarihine kadar devam edecek olan kayıtlara, 4 yıllık lisans derecesine sahip tüm MBA adayları, programın web sitesi üzerinden online olarak başvurabiliyor. Programın toplam eğitim ücreti 6.500 YTL (KDVdahil) olup, ödemeler %15 peşin + 12 taksit olarak da yapılabiliyor. Taksit fırsatının yanı sıra, peşin ödemelerde de %10 indirim uygulanıyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://embamaltepe.e-universite.org/

Anadolu Üniversitesi
Türkiye'de de uzaktan eğitime geçen üniversitelerimiz var. Bunların en başında Anadolu Üniversitesi geliyor. Açık Öğretim Fakültesi (AÖF), öğrencilere e-MBA, e-sertifika ve ilgi yönetimi önlisans programı sunuyor. Bunun yanında çevrim içi dersleriyle de bilinen AÖF'nin, ders videoları internetten indirilebiliyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://cevrimici.aof.edu.tr/

Gazi Üniversitesi
Gazi Üniversitesi de uzaktan eğitim progr***** sahip olan üniversitelerimizden. İşletme bölümü için verilen uzaktan eğitim programının iki yıllık eğitim süresi var.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://www.gazi.edu.tr/

Sakarya Üniversitesi
Sakarya Üniversitesi Adapazarı Yüksek Meslek Okulu da uzaktan eğitim progr***** sahip. Vize sınavları internet üzerinden yapılabilirken, final sınavları ise kampüslerde yapılıyor.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://www.adamyo.sakarya.edu.tr/

Çukurova Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Adana Meslek Yüksekokulu'nun bazı bölümlerinde uzaktan eğitime geçilmiş durumda.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://e.cu.edu.tr/

Ankara Üniversitesi
Uzaktan eğitim ayağında Ankara Üniversitesi'nin, Avrupa Bilgisayar Yetkinlik Sertifikası, İlahiyat Lisans Tamamlama Programı ve Müzelerde Önleyici Koruma programları var.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...
http://www.ankuzem.ankara.edu.tr/menuler/index_2.htm

Bu üniversiteler dışında, Mersin Meslek Yüksek Okulu'nda bazı programlar ve ODTÜ'de değişik kurslar şeklinde uzaktan eğitim programları da mevcut.

Imbat
21 04 2008, 17:00
http://www.samanyoluhaber.com/haber-98977.html

Hem cep telefonu hem dizüstü
Cep telefonuyla dizüstü bilgisayar birleþiyor, fiyatlar ucuzlayacak.

Amerikalý ve Uzakdoðulu bilgisayar üreticileri, yeni bir teknoloji üzerinde çalýþýyor. Önümüzdeki günlerde piyasaya çýkacak 4. nesil bilgisayar, cep telefonu ve dizüstü bilgisayarýn birleþiminden elde edildi. 7 ile 10,2 inç arasýnda tasarlanan dört ayrý ürün, 400 dolardan satýþa sunulacak.

Türkiye'de ürünü hazýrlayan biliþim þirketi Casper'ýn Yönetim Kurulu Baþkaný Altan Aras Fakýlý, yýlýn ikinci yarýsýnda pazara sunacaklarý düþük maliyetli bilgisayarlarýn tüketiciden büyük ilgi göreceðini söylüyor. Fakýlý, Telefonla bilgisayar arasýnda yeni bir segment geliyor. Çok popüler olacaðýný düþünüyoruz. diyor.

Ýnternet kullanýmýnýn yaygýnlaþmasýyla birlikte hem masaüstü hem de dizüstü bilgisayar satýþlarýnda talep patlamasý yaþanýyor. Yoðun ilgi karþýsýnda HP, Apple, Acer, Comp**, Dell, LG, Fujitsu Siemens, Datron ve Sony gibi dev firmalarýn hemen hepsi Mevcut teknolojiyi nasýl daha iyi hale getirebiliriz? diye ciddi araþtýrma ve geliþtirme çalýþmalarý yapýyordu. Þirketlerin çaðrý merkezlerine gelen istekler ve saha çalýþmalarý neticesinde ortaya yepyeni bir ürün çýktý. Blackberry'nin oluþturduðu pazarý da fýrsat bilen firmalar, cep telefonu ve dizüstü bilgisayarý birleþtirerek yeni bir teknoloji geliþtirdi. 'Low cost' þeklinde tanýmlanan düþük maliyetli bilgisayarlarýn büyük beðeni toplayacaðýný düþünen sektör temsilcileri, söz konusu ürün grubunu bir bilgisayarla sýnýrlý tutmayarak dört modele tamamladý. 7 ile 10,2 inç þeklinde hafif ve dizüstü bilgisayarýn biraz daha küçüðü þeklinde tasarlanan yeni modeller bilgisayarýn tüm iþlevlerine sahip. Ýnternet üzerinden sesli ve görüntülü görüþme de mümkün. Pocket PC olarak adlandýrýlan cep bilgisayarýnýn ekranýnýn küçük olmasý sebebiyle dosya üzerinde iþlemlerin ve yazýlarýn rahatlýkla yazýlamadýðýný belirten Casper'ýn patronu Fakýlý, bu tür ürünlerin bir noktada bilgisayar olarak iþ görmediðini söylüyor. Masaüstü, dizüstü ve cep bilgisayarýndan sonra cep ve laptop karýþýmý yeni bir segmentin oluþtuðunu kaydediyor. Özellikle 10.2 inç modellerin notebook olarak iþ gördüðünü kaydeden Fakýlý, yýlýn ikinci yarýsýnda bu alana doðru odaklanma olacaðýna dikkat çekiyor. Yeni segmentte var olacaklarýný dile getiren Fakýlý, çalýþmalarýn tamamlandýðýný ve Amerika ile ayný anda Türkiye'de ürünlerin satýþa sunulacaðýný bildiriyor. Ürünlerin 400-500 dolar arasýnda satýlacaðýný, ancak fiyatlarýn ileriki aþamalarda 300 dolara kadar düþebileceðini ifade ediyor. Tüketici her zaman yanýnda taþýyacaðý küçük bir laptop olsun istiyordu. Biz de ihtiyaca göre tasarýmý yaptýk. Dünyada büyüyen bir pazar var. Ýþe 15 inçle baþladýðýmýzda 'Daha küçüðü yok mu?' diye sordular. Dokunmatik ekran istediler. Kiþilerin isteklerini dinlemek zorundayýz. Daha hafif ürün talebine karþýlýk biz de yeni ürünleri hazýrladýk. diye konuþan Fakýlý, telefonla bilgisayar arasýnda oluþan yeni bilgisayarlarýn çok beðenileceðini düþünüyor.

Dokunmatik ekranlý laptop
Beþ yýl öncesine kadar masaüstü bilgisayarda firmalarýn tek ya da iki modeli vardý. Þimdi ise modeller çoðaldý. Hem yerli hem de yabancý üreticiler masaüstü ve dizüstü modellerde artýk tasarýma da aðýrlýk veriyor. Casper'ýn da iki ürün grubunda toplam 7 modeli bulunuyor. Bu yýlýn sonuna doðru üç yeni modelin satýþa sunulacaðýný aktaran Fakýlý, özellikle dokunmatik ekranlara aðýrlýk verdiklerini ifade ediyor. 180 derece dönen ekraný ve dokunmatik özelliði ile rakiplerine fark atan þirket, modele ilginin fazla olmasý sebebiyle reklam filmi çekti. Masalardaki bilgisayarlarýn da dokunmatik ekrana dönüþeceðini kaydeden Fakýlý, kullanýlan teknolojinin yüksek ve kaliteli olduðunu söylüyor. Bu ürünler piyasada 1.400 yeni liraya alýcý bulacak. Deneyimli iþadamý, þu an 2009'un modelleri üzerinde çalýþma yaptýklarýný ve geleceðin yüksek teknolojiye kaydýðýna iþaret ediyor.

Krizler aþýlacaktýr, 2008'den umutluyuz
2007'yi pazar lideri olarak kapatan biliþim devi Casper, 2008'e daha umutlu bakýyor. Global piyasalardaki krizin beklenen bir durum olduðunu ve þirket olarak tedbir aldýklarýný anlatan Altan Aras Fakýlý'ya göre, sorun rahat aþýlacak. Tüm bunlara raðmen agresif bir büyüme hedefi ile yola çýkan þirket, 2013'te bir milyon adet bilgisayar satýþý hedefliyor. Geçen yýl 242 bin bilgisayar satýþý gerçekleþtiren Casper, yüzde 63 büyüdü. Bu yýl 370 bin bilgisayar satmayý planlayan þirket, ilk çeyrekte 73 bin adet sattý. Türkiye'de 3 milyon adet bilgisayar satýldý. Bunun 1 milyon 200 bini dizüstü, geri kalaný masaüstü bilgisayar þeklinde gerçekleþti. Baþarýnýn sýrrýný marka bilinirliðine borçlu olduklarýný aktaran Fakýlý, Amerikalý araþtýrma þirketinin sektör sonuçlarýný örnek gösteriyor. Nielsen'e göre marka bilinirliðinde Casper yüzde 26,3 oranýyla birinci sýrada yer alýyor. Yakýn rakipleri HP, Philips, Vestel , Toshiba ve Arçelik'in toplamý Casper'e eþit deðil.

ZAMAN

Sansli
13 07 2008, 17:00
Süper hızlı bilgisayar ister misiniz?


Windows'un yavaş yavaş hantallaşmaya, ardından dakikalarca açılmasını ya da bir uygulamayı çalıştırmak için beklemek zorunda kalıyorsanız...

Bilgisayarınızı gözle görülür bir şekilde hızlandırabilmeniz için ihtiyacınız olan yöntemleri CHIP derledi.



http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/1266

Sansli
01 12 2008, 18:00
Google'den sessiz devrim

Geçtiğimiz haftalarda dünya yayıncılık tarihi için, Türkiye'de pek ses getirmeyen bir devrim gerçekleşti.

İnternet devi Google şirketi ile Amerikan Yayıncılar Birliği arasında üç yıldır süren kitap yayın hakları davası, yayıncıların ve yazarların Google tarafından önerilen 125 milyon dolarlık teklifi kabul etmesiyle sonuçlandı. Bunun anlamı şu: Google artık Amerikan kütüphanelerindeki kitapların büyük kısmının tam metnini yayımlayabilecek. Stanford gibi köklü üniversitelerin devasa kütüphanelerindeki beş milyonu aşkın kitap bundan böyle Google'ın belleğinde yer alacak. Amerika'da yayımlanan kitapların, baskısı tükenmiş eserlerin büyük kısmına tam metin olarak internet aracılığıyla ulaşmak mümkün olacak.

Sözleşme, şu günlerde Manhattan'daki federal mahkemede onaylanmayı bekliyor. Karar mahkemeden çıkar çıkmaz, Google önce 'yayın hakkı süresi' dolmuş kitapları dijital ortama aktaracak. Ardından, anlaşmaya varılan yayıncıların ve yazarların kitapları, telif hakkı ödenerek arama motorunda yer alacak. Yazarıyla anlaşmaya varılan yeni kitapların da Google'da yayımlanacağı belirtiliyor.

Google hegemonyası mı?

Google ile yayıncılar arasındaki anlaşmadan en çok okurların kazançlı çıkacağına kuşku yok. Yazarlar ve yayıncılar da düzenlemeden memnun görünüyor. Şimdilik sadece kitabevleri, yayın dünyasında da kendini göstermeye hazırlanan Google hegemonyasına karşı seslerini yükseltmeye başladı. Bu anlaşmanın Amerika Birleşik Devletleri'yle sınırlı kalmayacağını da tahmin etmek zor değil. Düzenlemenin 'şok dalgaları' şimdiden Avrupa'ya ulaştı. Avrupa Kitabevleri Federasyonu Başkanı Françoise Dubruille, yapılan anlaşmanın halkın ayağını kitapçılardan kesecek, çok tehlikeli bir gelişme olduğu görüşünde. Öte yandan Avrupa Kitabevleri Federasyonu, benzer bir gelişmenin Avrupa'da yaşanması durumunda konuyu Avrupa Komisyonu'na taşıyacağını duyurdu.

Söz konusu düzenleme, dünya yayıncılığının seyrini sonsuza dek değiştirebilir. Kâğıt kokusunun, kitabı elde tutmanın zevkini yaşayanlar, bu zevklerin birkaç kuşak sonra tarihe karışacağı yönündeki endişelerinde haklı olabilir. 'Google devrimi', geleceğin yayın dünyasını nasıl etkileyecek? Kitap yayıncılığı kadar kitap ekleri, edebiyat dergiciliği de dönüşüme uğrayacak mı? ABD yayın dünyasının seçkin isimlerine sorduk.

İki taraf da kazançlı çıktı

Sam Tanenhaus (New York Times kitap eki editörü): Google düzenlemesinin, sonuçtan iki tarafın da kârlı çıktığı nadir kazan-kazan durumlarından biri olduğunu düşünüyorum. Düzenlemenin, gazetelerde ya da edebiyat dergilerindeki kitap eleştirilerine doğrudan etkisi olacağını zannetmiyorum. Bence gazete ve dergilerdeki kitap eleştirileri, gittikçe daha dijital olan çağımızda yazılı basın okurluğunun azalmasının başı çektiği birçok başka şey tarafından çok daha ciddi boyutta tehdit ediliyor.

Carlin Romano (The Philadelphia Inquirer kitap eleştirmeni /Ulusal Eleştirmenler Derneği eski Başkanı): Hem Google hem de yazarlar bu işte kazançlı gibi görünüyor. Google'ın bu hizmeti şüphesiz baskısı olmayan kitaplara olan talebi azaltacaktır. Kitap eleştirileri ve edebiyat gazeteciliği ABD'de küçülüyor, çünkü birçok büyük gazetenin -muhtemelen çoğu, mesleğin edebi olmayan yanından gelen- yayın yönetmenleri ve yayıncıları, ciddi okurlara hitap edecek içeriğin gazetenin satışını, prestijini ve reklamlarını artıracağını fark edemeyecek kadar kafasız. En çok satan Amerikan gazetelerinin (Wall Street Journal, USA Today, New York Times, Washington Post) gerçekten de en çok kitap haberi ve tanıtımı yapan gazeteler olması tesadüf değil. Nihayet, bence, gazetelerdeki edebiyat gazeteciliği artık internete taşınacak.

Peter Osnos (Public Affair Books editörü): Anlaşmaya göz gezdirdiğimde çözülmesi gereken birçok sorun olduğunu gördüm. Örneğin, sadece dijital halde bulunan bir kitap basılmış sayılabilir mi? Eserin çıktısını alma ya da iletme hakkına karşılık, bu esere sadece bir kez ulaşım nasıl sağlanabilir? Yazarlarla yayıncılar arasında uygun bir lisans ayrımı sağlanabilecek mi? Bu hâlâ sürmekte olan bir pazarlık aslında ve müzakere eden tarafları tebrik etmenin yanında ufak ayrımlar konusunda da özenli olmak çok önemli. Bence asıl önemli olan, Google'ın büyük bir meblağ ödeyerek bilginin bedava olmadığını kabul etmesi.

Frank Wilson (The Philadelphia Inquirer kitap eki editörü): Gazeteler, en azından ABD'de, kitap tanıtımına gittikçe daha az yer ayırıyorlar. Burada bunun neden böyle olduğu konusuna girmenin pek de gereği yok. Günlük Amerikan gazetelerinin çoğunun edebiyattan, tiyatrodan ve üç dakikadan uzun süren müzikten hoşlanan insanların ilgisine çok az hitap ettiğine dikkat çekmek yeterli olacaktır. Yazılı basın için her zaman bir yer kalacaktır. Ancak çekim merkezi çoktan sanal gerçekliğe kaydı bile. Bu çelişkili gibi görünse de başarılı olan yazılı basın bundan faydalanmayı da bilecektir.ZAMAN


02.Aralık.2008 07:49:08

MAZI
21 12 2008, 18:00
http://www.guncel.net/teknoloj...m-den-konusan-web.htm
(http://www.guncel.net/teknoloji/internet/2008/12/05/ibm-den-konusan-web.htm
)
IBM'den 'Konuşan Web'IBM, internetin bilgisayar kullanmadan da erişilebilir hale gelmesini sağlamak için Konuşan Web'i geliştirdi.

IBM'in, internetin bilgisayar kullanılmadan tüm dünyada erişilebilir ve yaygın hale gelmesini sağlamak amacıyla, Konuşan Web*(Spoken Web) teknolojisini geliştirdiği bildirildi.

IBM'den açıklamaya göre konuşan Web, cep telefonu üzerinden ses etkileşimi aracılığıyla, insanların bilgiye erişmesini ve işlem yapmasını sağlıyor. Yeni teknoloji, bilgisayar ve metin ara birimleri yerine cep telefonu ve sesin kullanılmasıyla, insanların yaratma, oluşturma ve bilgiyle etkileşme yolunu tamamen değiştirmeye hazırlanıyor.

Konuşan Web hayata geçtiğinde insanlar, otomobil kullanırken telefonla gitmek istediği yerin tarifini dinleyebilecek. Yakın çevredeki restoranlardan birine rezervasyon yapıp, mekanla ilgili eleştirileri öğrenebilecek. Yemek yaparken en sevdiği yemeğin tarifini bulup, fırın sıcaklığını ya da eksik malzemeleri kontrol edebilecek. En sık kullandığı arkadaşlık sitesini veya web günlüğünü kolayca güncelleyebilecek. İşten eve dönerken, ihtiyaçlarını sesli olarak sayıp, internet üzerinden markete sipariş verebilecek. Tüm bu taleplerinin cevabını web üzerinden sesli olarak alabilecek.

IBM açıklamasında daha sonra, şu bilgilere yer verildi:

Günümüzde, dünya nüfusunun sadece yüzde 17;si internet erişimine sahip bulunuyor. Geriye kalan yüzde 83;ü, fakirlik, okuma yazma bilmeme, bilgisayar kullanmayı bilmeme veya bilgisayar alacak maddi güce sahip olmama gibi nedenlerle internete erişemiyor. Oysa bir telefonun maliyeti bilgisayardan çok daha düşük ve telefonu kullanmak için gerekli olan bilgi birikimi de bir bilgisayara kıyasla çok daha az. Sesli Sitelerin (VoiceSites) yaygınlaşmasıyla; bir bilgisayara sahip olmayan, internete erişemeyen ya da okuma-yazması olmayan kişiler de web;in sunduğu tüm avantajlardan yararlanabilecek. Web;e sesle erişim yaygınlaştıkça, herkes tarafından kullanılması da kolaylaşacak.

whitesnow
16 01 2009, 18:00
Bilgisayar gözle kontrol edilebilecek
http://www.teknopolitan.com/bi...-kontrol-edilebilecek
(http://www.teknopolitan.com/bilgisayar-gozle-kontrol-edilebilecek
)
Bilgisayarların gün boyu el ağartan mouse'ler yerine, gözle kontrol edilebilmesi için kolları sıvayan Eun-Gyeong Gwon ve Eun-Jae Lee, geliştirdikleri projenin ilk görüntülerini ünlü tasarım sitesi Yanko'da yayınladı.

Bir lens ve alıcı sayesinde hayata geçirilmesi planlanan, üzerinde çalışmaların devam ettiği I Contact adlı proje sayesinde bilgisayar kullanımında yeni bir dönem başlayacak. Kullanıcı lensi taktığı andan itibaren göz hareketlerini takip eden alıcı, hareketleri ekran üzerinde mouse'un oynatmasıyla tepki veriyor. İşlemlerin onaylanması ise, göz kırpmasıyla gerçekleşiyor. Çoğu uzmanın hoşuna giden gelişme akıllarda soru işaretleri bırakmıyor da değil. Bu soruların başında lensin nasıl güç alacağı, insan sağlığına zarar verip vermeyeceği geliyor.

Imbat
02 03 2009, 18:00
Saniyede 4 trilyon işlem yapabilen bilgisayar

Çin'de, saniyede 4 trilyon işlem yapabilen masa üstü bilgisayar tanıtıldı.

Halkın Günlüğü gazetesinin haberine göre, ülkenin bilgisayar endüstrisinin en son ürünlerinden olan ve saniyede 4 trilyon işlem yapan masaüstü bilgisayar Yitian, Lançao firması tarafından geliştirildi.

Normal bilgisayar boyutlarına sahip yeni bilgisayar Yitian, bir saniyede 200 normal masaüstü veya 40 IBM server bilgisayarının yaptığı işlemi yapabiliyor.

Maliyeti, geleneksel yüksek işlemcili bilgisayarların beşte biri oranında olan Yitian'ın perakende satış fiyatı 50 bin yuan (7300 ABD Doları) olarak açıklandı.

Sansli
08 03 2009, 18:00
Bebelere 'Messenger'

Dünyaca ünlü yazılım şirketi Microsoft, çocuklara özel, güvenli mesajlaşma yazılımı geliştirdi. Ücretsiz indirilebilen çocuk 'messenger'ında yabancıların çocuğa erişimi imkânsız.

İnternet kullanma yaşının giderek düşmesi, internetten gelebilecek tehlikeler nedeniyle aileleri tedirgin ediyor. Çocukların internet kullanırken, özel bilgileri yabancı kişilerle paylaşma, birden bire şiddet ve istenmeyen içeriklerle karşılaşma riski, yazılım şirketlerini yeni çözümler üretmeye itiyor. Dünyaca ünlü yazılım şirketi Microsoft da, bu noktadan hareketle, çocukların internetten anında mesajlaşma yazılımını güvenli bir şekilde kullanabilmeleri için, özel bir sürüm geliştirdi. Çocuk Messenger'ı adı verilen yeni yazılımla, oyunlar ve iletişim bağlantıları sırasında kontrolün ebeveynlerde olmasını ve çocukların tehlikelerden uzak tutulması hedefleniyor.

DESTEK EKİBİ DEVREDE

Microsoft'un Almanya Ofisi tarafından ilk kez Hannover'de CeBİT Bilişim Fuarı'nda tanıtımı yapılan 'Çocuk Messenger'ında, çocuklar, sohbet için yabancı kişileri arayamıyor ve tanınmayan kişiler onunla temas kuramıyor. Buna rağmen sorunla karşılaşılırsa o zaman çocuklar 'Johanniter' adlı yardım kuruluşunun acil danışma hattına online başvurabiliyor. Bu durumda danışma hattındaki görevli, çocukla temasa geçmeye çalışan bu istenmeyen kişiye karşı yardım ediyor.


KONTROL TAMAMEN AİLELERDE

Ebeveynler, Messenger'ı çocukları için açıp, süresini ayarlayıp, zaman kısıtlaması getirebiliyor, en önemlisi, görüştüğü kişilerin listesini kontrol edebiliyorlar. Çocuk Messengerında büyüklerde olduğu gibi fotoğraf ya da dosya değiş-tokuşu yapmak mümkün değil. Çocuklar sadece ailelerinin izni ile oyun alabiliyorlar. Arkadaşlarla karşılıklı oyun oynamak da yine yalnızca ailenin engeli kaldırdığı kişilerle olabiliyor. Güvenlik nedeniyle 'Webcam' ile görüntülü konuşma da mümkün değil.

http://www.kinder-messenger.de


09.03.2009

MAZI
16 03 2009, 18:00
Gelibolu Yarımadası internet ortamında

''www.360tr.com'' adlı multi medya grubu, ''Yürekten Kaleler Efsanesi: Çanakkale Zaferi'' konsepti çerçevesinde, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını, ''Virtual Reality (VR) Panoramik Fotoğraf Teknolojisi'' ile internet ort***** taşıdı.


Proje yönetmeni İmdat Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir dedesini bu savaşta kaybetmiş birisi olarak proje üzerinde çalışmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Demir, proje ile savaşın geçtiği Gelibolu Yarımadası'nı göstermeyi ve şehitliklerin bir nebze olsun hatırlatılmasına çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

''Çanakkale'yi görme şansı bulunmayan, yurdumuzun dört bir yanından milyonlarca vatandaşımıza, sanki oradaymış gibi Gelibolu Yarımadası'nı gezme imkanı sunarak, özellikle genç nesiller üzerine internetin rolünü de kullanarak farkındalık yaratmak istedik. Gelibolu Yarımadası'nı görmek isteyenlerin, şehitlerimizin hangi zor şartlar altında canlarını bu ülke için feda ettiklerini hissedebilecekleri 'Yürekten Kaleler Efsanesi: Çanakkale Zaferi' projesi, askeri bir zaferin sonuçlarını yeni zamanlara taşıması, hissettirmesi anlamında kendi alanında, 'Kar altı hayatlar: Sarıkamış' projesinden daha da büyük bir proje olma özelliğini taşıyor.''

''www.360tr.com/gelibolu'' internet adresinden ulaşılan ''Yürekten Kaleler Efsanesi: Çanakkale Zaferi'' projesi, Gelibolu Yarımadası'nda bulunan şehitlik ve anıtları, hepsinin ayrı ayrı işaretli olduğu sayısal harita üzerinden bir gezinti imkanı sunuyor.

Sansli
01 05 2009, 17:00
Bilgisayarınızda bunlar mutlaka olsun


http://www.samanyoluhaber.com/haber-148352.html


http://fotogaleri.samanyoluhaber.com/galeri/3411

MAZI
09 12 2009, 12:24
Google'ın yeni teknolojisi Goggles, tüm hayatınızı baştan aşağıya değiştirmeye geliyor.

Google'ın yeni Goggles arama teknolojisi, hayata damgasını vuracak. Goggles servisiyle Google, marketten alışveriş yapmayı bile tamamen değiştirecek.

7 Aralık itibariyle Android telefonlar üzerinden kullanılabilecek olan Google Goggles, cep telefonu kamerası ile fotoğraf çekmeyi ve bu görseli Google'da aratmayı mümkün kılacak. Diğer bir deyişle, telefon ile çekilen bir obje Goggles'a gönderildiğinde Google bu objenin resmini tanımlayarak bu objeye uygun arama sonuçlarını ekrana getirecek.

Google dünyayı nasıl değiştirecek?

Google Goggles ile cep telefonu kamerası ile fotoğraf çekmek ve bu görseli Google'da aratmak mümkün oluyor. Bulunan şey görsel ile alakalı bilgiler. Nasıl mı işliyor? İşte cevabı...

1. "Acaba bu mal gerçekten bu fiyata mı?"

Alışverişten önce internet araması yapmak, kazıklanmaya karşı en sağlam önlem. Goggles ile bir dükkana girip de almayı daha önce akıl etmediğiniz bir ürünle karşılaşırsanız, ürünü cep telefonuna göstererek fiyatını internetten anında öğrenebileceksiniz. Belli bir ürünü daha ucuza satan bir yer var mı bulunca, pazarlık etmek veya oraya gitmek size kalmış.

2 "Burada yemek yenir mi?

Artık yolda bir dükkan görünce hemen fotoğraflayıp arama yaparak, anında bilgi edinmek, o dükkan hakkındaki yorumlar bulup okumak mümkün olacak. Dükkanlar bir yana özellikle yemek için önemli. Gördüğünüz kebapçı gerçekten temiz bir yer mi? Daha önceden Sağlık Bakanlığı'ndan uyarı almış mı? İnsanlar orada zehirlenmiş mi? Mesela gazetelere bile çıkan bir rezalet var ve sizin haberiniz yok! Artık cebinize gösterip sorabileceksiniz.

3. "Şu kızın adı neydi?"

İçiniz içinizi kemirmesin, unuttuysanız çaktırmadan o insanı cebinize gösterin. Sosyal ağlar üzerinden fotoğraf karşılaştırması ile ismini öğrenin. Onlar da sizin için aynısını yapacak, kim kimdir, nedir ne değildir bilecek.

4. "Cebim olmadan yaşayamam!"

Cep telefonu bu kadar çok işe yaradıktan sonra ve bu lükse alıştıktan sonra elden bırakmak mümkün olmayacak.

5. Kimse kanundan kaçamayacak

Herkes devamlı fotoğraf çekip durursa ve bu iletişim takip edilirse ortada sır diye bir şey kalmayacak. Suçlular kanundan kaçamayacak.

6. "Tur rehberi nerede?"

Tur rehberi cebinizde, çıkartıp cebinize gösterdiğiniz tarihi eserler, yapılar ve daha fazlası hakkında, gezdiğiniz bölge hakkında bilgi edinebileceksiniz. Google Maps entegrasyonu sağlanırsa, adres bulmak çocuk oyuncağı olacak.

7. "Çince mi? Dert değil"

Google'ın çeviri hizmetleriyle birleşimi inanılmaz imkanlar sunar. Amerikan askerleri hali hazırda Irak'ta iPhone'u çeviri için kullanıyor. Goggles da, yabancı dilde menüleri çevirmekten tutun da uyarı levhalarını ve tur kitapçıklarını okumaya kadar her işte kullanılabilir.

8. Turizm patlayacak

Turistler Goggles ile daha rahat ve güvende hissedecek, bilmedikleri yerleri keşfedecek ve böylece pek turizm almayan yerler de daha çok gelir elde edecek.

9. "Aa bu mağazada indirim var!"

Goggles günlük hayatın standart bir parçası haline gelirse, mağazalardan restoranlara bütün dükkanlar değişecek, bu teknolojiden yararlanarak bilgi ve avantajlı kampanyalar sunacak. Dükkan c***** indirim yazma devrinin yerini, siteye yazma alacak.

10. "Google paraya para demeyecek"

Bu hizmeti sunan Google, hafif hafif reklam göstererek gelirlerini inanılmaz arttıracak. Tüketiciler üzerindeki Google etkisi katlanacak.

09.12.2009

whitesnow
16 06 2010, 13:23
Türkiye'deki internet kısıtlamaları tartışıladursun, ABD'li dev arama motoru Google, bilinen televizyon teknolojisi ile internetin özgür ve güçlü dünyasını birleştiren Google TV'nin önümüzdeki sonbaharda satışa sunulacağını duyurdu.

Google'dan yapılan açıklamada, Intel, Sony, Logitech, Best Buy, Dish Network ve Adobe firmaları ile birlikte çalışıldığı, 2010 sonbaharından itibaren Google TV için gerekli cihazların Sony ve Logitech'ten sağlanabileceği kaydedildi. Televizyonlarına takılan ve internete bağlanabilen bir cihaz ile Google TV'den faydalanabilecek olan kullanıcılar, Chrome tabanlı tarayıcısı sayesinde, bütün kablolu ile uydu televizyon kanallarında arama yapabilecek, istedikleri kanal veya programları izleyebilecek, aynı anda internete girebilecek. Kaydettikleri dizi, film ve diğer şovları istedikleri zaman izleyebilecek olan Google TV sahipleri, You Tube'daki videolara da bu platformdan ulaşabilecek. Boyutları küçültülen televizyon yayını, ekranın bir köşesine çekilebilecek. Bu sayede kullanıcı, ekranın kalan kısmında internette sörf yapabilecek. Televizyonlarına müzik ve fotoğraf indirebilecek olan kullanıcılar, dünyanın her yerindeki radyo kanallarına buradan ulaşabilecek. "Televizyonu kişiselleştirmeyi" amaçladığını bildiren Google, 50 binin üzerinde program paketi ve daha fazla özgürlük vaat ediyor. Önce ABD'de satışa sunulması beklenen Google TV'nin fiyatı konusunda henüz kesin bir açıklama yapılmadı. Ancak internetteki bazı yabancı haber siteleri, fiyatının 299 dolar civarında olacağını iddia ediyor.

whitesnow
07 11 2011, 12:34
Amerika Birleşik Devletleri'nde geliştirilen kontakt lensler, insanlığı biyonik göz hayaline bir adım daha yaklaştırdı.

Geliştirilmekte olan yeni lenslerle internete girmek bile mümkün olacak.
Geliştirilmekte olan kontakt lenslere elektronik devreler, antenler ve iletişim devreleri ilave edildi. Böylece görüntüler yakınlaştırılacak, internete bağlanılabilecek, görüntüler hafızaya alınabilecek.

Lense eklenebilecek dedektörler sayesinde de tansiyon, kolestrol, sodyum ve potasyum ölçülebilecek.

Lensin içine çip olarak yerleştirilmiş elektronik devrenin elektriğini güneş enerjisi hücreleri sağlayacak ve telsiz frekansıyla bağlantı kuracak.

Yeni lenslerin şimdiye kadar 20 dakika süreyle bir tavşanda denendiği, bir sorun yaşanmadığı, 5-10 yıl içinde insanlar üzerinde denenecek hale getirilebileceği bildiriliyor.

gurup
04 03 2012, 13:42
Çocuklara bilgisayar kullanmayı öğretmeyi amaçlayan kredi kartı büyüklüğündeki bilgisayar ilk kez internet üzerinden satışa sunuldu.

Son derece basit ve ucuza mal edilen Raspberry Pi bilgisayarlarını 35 ABD doları, yani 61 Türk lirasına satın almak mümkün.

Ancak ilerleyen dönemde, 25 ABD doları, yani 43 Türk liralık bir modeli de satın almak mümkün olacak.

Şirket bilgisayarı TSİ satışa sunduğunda, yoğun talep nedeniyle satışın yapıldığı internet sitelerinin kilitlendiği belirtiliyor.

Halihazırda bilgisayarı satın almak isteyenlerin kişisel bilgileri kayda alınıyor.

Raspberry Pi bilgisayarları klavyesiz ve monitörsüz olarak satılıyor.

Projeyi destekleyenler, bunun çocuk ve gençlerde bilgisayar programlama kabiliyetinin geliştirilmesine yardımcı olmasını umuyor.

Raspberry Pi üzerinde altı yıldır çalışılıyordu.

Bilgisayar, Linux gibi açık kaynak koduna sahip işletim sistemleriyle çalışıyor.

Tipik bir bilgisayar monitörüne bağlanabiliyor, klavye, fare gibi diğer parçalar eklenebiliyor. Ayrıca ethernet ağına da sahip, dolayısıyla yüksek hızda internet bağlantısı sağlayabiliyor.

Imbat
28 03 2012, 09:37
İnternet güvenlik yazılım firmaları, bir internet tarayıcısında zararlı eklentiler keşfetti.

Kendisini bir Facebook uygulaması veya Flash Player gibi gösteren zararlılar, tarayıcının eklenti mağazasında yer alıyor.

Zararlı, çalıştığında bir Flash Player yükleyicisi gibi görünüyor ancak bunun yerine bilgisayarınıza bir trojan indiriyor.

İndirilen bu trojan, Facebook profilinize arkadaşlarınızın aynı zararlıyı indirmesi için çekici yazılar gönderiyor ve bazı sayfaları otomatik olarak "beğeniyor".

Otomatik beğenme, dolandırıcıların para kazanmasına yardımcı oluyor.

Genellikle Brezilya ve Portekizce konuşan ülkelerin hedefte olduğu açıklandı.

Uzmanlar, tarayıcı yüklerken son derece dikkatli olunması konusunda uyardı.

Sansli
06 04 2012, 04:04
Sürekli internete bağlı, fotoğraf çekiyor, komutları algılıyor ve ne isterseniz yapıyor. İşte uzay çağını başlatacak icat;

Google, kameralı ve ekranlı bir internet gözlüğü yaptı. Gözlüğü takan Terminatör filmlerindeki gibi ihtiyacı olan bilgiyi gözünün önünde görüyor. Gözlük sesli komut alıyor, fotoğraf çekiyor ve yön buluyor.

ABD'li internet devi Google, üzerinde çalıştığı internet gözlükleriyle hayata bakışımızı değiştirmeye hazırlanıyor. Google bünyesindeki sosyal paylaşım ağı Google+ sitesindeki Project Glass (Cam Projesi) sayfasına dün yerleştirilen bir video Google'ın gerçek dünya ile sanal alemi birleştirecek bir gözlük üzerinde çalıştığını ortaya çıkardı.

SÜREKLİ İNTERNETE BAĞLI GÖZLÜK

Siteye yerleştirilen videoda gümüş çerçeveli özel gözlük dikkati çekiyor. Bu gözlükte küçük bir kamera ve ekran yer alıyor.

Sürekli internete bağlı bu gözlükle yön bilgileri, hava tahminleri ve hatta arkadaşlardan gelen mesajlar gözünüzün önünde beliriyor. Komutlar gözlükte yer alan mikrofon yardımıyla sözlü veriliyor.

HENÜZ SERİ ÜRETİM YOK

Google, gözlük konseptinin henüz seri üretim aşamasından çok uzak olduğunu belirtiyor. Proje üzerinde çalışan ekip videoya, "Teknoloji sizin için çalışmalı. İstediğinizde yanınızda olmalı. İstemediğinizde önünüzden çekilmeli.

Google X Laboratuarı'ndan bir grup böyle bir teknoloji geliştirmek için Project Glass'ı başlattık. Bu proje dünyayı keşfetmenize ve paylaşmanıza yardımcı olacak" notunu ekledi.

SÜRÜCÜSÜZ OTOMOBİL GELİYOR

Google'ın kurucularından Sergey Brin, Kaliforniya merkezli X Labs ile çok yakından ilgileniyor. X Labs'in en bilinen bir diğer çalışması ise büyük ilgi gören sürücüsüz otomobil. Google'ın hazırladığı videoda New York sokaklarında internet gözlüğü takan bir kişinin perspektifinden görüntüler var. Bu kişi sözlü komutla fotoğraf çekiyor, fotoğrafları Google+ sitesine yüklüyor, yol tarifi alıyor, hava durumunu öğreniyor ve kendisine yakın bir yerde olan arkadaşlarından haberdar oluyor. Gözlükle videokonferansa katılmak bile mümkün.

HALKIN ARASINA ÇIKIP TEST YAPACAKLAR

Google'ın proje üzerinde iki yıldır çalıştığı ve yakında Google ekibinin halk arasına bu gözlüklerle karışıp testlere başlayacağı belirtiliyor. Ancak internet gözlüklerine getirilen en büyük eleştiri insanların dikkatini dağıtarak yolda ve trafikte ciddi kazalara yol açabileceği yönünde.

Kuzey Bati Turk
06 04 2012, 05:47
| Satellite system |< ------ > Environment < -------- > | Receiving / Transmitting system |

Model environment ( nonlinear system ) to compensate for signal distortion and noise interference.

| Environment | = | H(x) | = ?

x < ---- > | H(x) |< ----- >

H(x) = a0(x(exp0)) + a1(x(exp1)) + a2(x(exp2)) + ... + aN-1(x(expN-1))

a0 = ? ; a1 = ? ; a2 = ? ; ... aN-1 = ? for interger N

caliman
06 04 2012, 21:34
| Satellite system |< ------ > Environment < -------- > | Receiving / Transmitting system |

Model environment ( nonlinear system ) to compensate for signal distortion and noise interference.

| Environment | = | H(x) | = ?

x < ---- > | H(x) |< ----- >

H(x) = a0(x(exp0)) + a1(x(exp1)) + a2(x(exp2)) + ... + aN-1(x(expN-1))

a0 = ? ; a1 = ? ; a2 = ? ; ... aN-1 = ? for interger N

Ne sacmalamassin sen burda ya? Sacma sapan yalan dolan yorumlarindan sonra sacma sapan code lari mi buraya copy paste yapiyorsun kendini zeki gostermek icin?
bana senin cok ciddi sorunlarin var gibi geliyor. Kanada da tedavi ucretsizmis diye duydum. bir gidi ver doktora.

noirdez
07 04 2012, 00:20
Ne sacmalamassin sen burda ya? Sacma sapan yalan dolan yorumlarindan sonra sacma sapan code lari mi buraya copy paste yapiyorsun kendini zeki gostermek icin?
bana senin cok ciddi sorunlarin var gibi geliyor. Kanada da tedavi ucretsizmis diye duydum. bir gidi ver doktora.

Kod degil, transfer fonksiyonu signal processing, elektronik icin. Bu baslikta cok anlami yok tabii,
hedef kitle okumayacagi icin.

Kuzey Bati Turk
07 04 2012, 03:23
Kod degil, transfer fonksiyonu signal processing, elektronik icin. Bu baslikta cok anlami yok tabii,
hedef kitle okumayacagi icin.

Coefficients a0, a1, a2, ... aN-1 need to resolved ( solved ). Also the power of integer N needs to be determined to minimize a tolerance of error. Resolving the solutions to the coefficients are not as straight forward as would be if the system is simply considered to be linear or piece-wise linear ( unrealistic ). Sometimes to solve the coefficients chaotic mapping is used but the iterations can be tedious. Thus a less iterative computational algorithm is ideally sought.

Note: H(x) needs to be periodically updated ( modified ) for real-time use since the environmental factors are naturally undergoing changes as signal x passes through the medium ( environment ). Eventually for the most ideal operation(s) some sort of intelligence needs to built into H(x) for optimal real-time operation(s).

I have been one of the few researches who has undertaken the mind boggling nonlinear area as there are no simple closed equations to resolve most systems. Generally a mapping of coefficients are used with iterations applied to determine convergence to poles and zeros. However as mentioned previously the iterations can be time consuming which tends to be unrealistic in real-time operation(s). I presume the best compromise would be estimates ( prediction ) of the signal weighting coefficients as determined by long term observations coupled by some sort of faster computational methods.

Kuzey Bati Turk
07 04 2012, 17:12
code,sinyani vs vs... her ne ise? burda isi ne? iyicene sacmaladin sen KBT simdi boyle seyleri copy paste yapiyorsun diye sana bu sitedekiler saygi mi duymasini istiyorsun? kendini akilli mi gostermeye calisiyorsun? Ne alaka simdi burda?

vaoww adama bak. bir tomar bizim bilmedigimiz seyi biliyor! bir takim seyler yaziyor burda, silikon vadisinde konferanslara katiliyo AMAAA bak sen $50 3 gunlugune bir otel odasi tutamiyor ucuzundan beles "konut ariyor" Kaybeden takimi, insan uzuluyor dogrusu.

abuk sabuk seyler yazacagina, copy paste ler yapacagina... otur da kanada daki turkleri bilgilendir biraz.

bu yazdiklarindan sonra forumdakilerden baya bir mesaj aldim. iyicene komik vaziyete dusurmussun kendini baya gulduk dogrusu.

You don't know a word of English do you caliman. It's obvious you don't understand a word about what I'm talking about ! Most of you on this forum seem to be the same way ... ignorant is the word for it !

whitesnow
08 04 2012, 01:52
Fare ve klavye tek üründe...

Fare ve klavye ile masanız çok dağınık görünüyorsa bu ürün size göre.

Logitech'in, Wireless Touchboard k400 adlı yeni klavyesi oldukça akıllı bir tasarım. Fare kullanma derdinden kurtaran ve masasının üstünü derli toplu görmek isteyenler için tasarlanmış ürün televizyona bilgisayar bağlayanlar için de son derece faydalı.

Bildiğiniz gibi akıllı televizyonların büyük çoğunluğu klavye desteği veriyor. Yazı yazmak kumanda da son derece zor olduğu için Logitech klavye-mouse bu konuda bir tercih sebebi.

MAZI
01 05 2012, 12:06
Kırıkkale Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı öğrencisi Osman Ferdi Ölmez ile Bilgisayar ve öğretim teknolojileri bölümü öğrencisi Halit Fethi Kesici Türkiye'nin ilk yerli antivirüs programı üretti.

Gençler programı önümüzdeki günlerde piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Ürettikleri program hakkında bilgi veren Osman Ferdi Ölmez "6 yıl önce lisede okurken bu program üzerine çalışmalar başlattım. Amatör düzeyden profesyonel düzeye kadar geliştirmeye çalıştım. Türk Antvirüsi halkımıza arz ediyoruz. Çünkü yurt dışındaki piyasalarda bir çok antivirüs programı mevcut farklarımızda var. Fakat bizim birazcık da Türk olarak iç piyasaya yönelerek kendimizin üretmiş olduğu antrivirüsün uygun olduğunu düşündük. Biz de bu iş için hayata atılarak baya bir emek verdik" diye konuştu.

Antivirüs programının diğerlerinden farklı ve daha kapsamlı oludğunu vurgulayan Halit Fethi Kesici, "Türkiye de ilk kez olarak üretime geçirmek istediğimiz Antivürislerden çok farklıyız. Çok ileri düzeydeyiz. Diğer Antivürislerle yarışabilecek seviyedeyiz. Onların bulduğu tespit ettiği virüsleri aynı dakika içinde biz de tespit ediyoruz. Onların bulamadığı virüsleri bile bulabiliyoruz. Hatta bizim kendi stratejimiz olarak anlık kurma gibi bilgisayar koruması dışında flaş bellek koruması, diğer aygıt tarama özellikleri ekledik ve eset antivirüsde diğer antrivüsler olsun onlarda bu gelişmeleri sonradan takip etmeye başladılar. Biz diğer antivürüslerden farklıyız. Çünkü biz Türk yapımıyız. Türk antivirüs olmasının sebebi de buradan geliyor ilk defa bir yazılım üretildi. İsminin Türk olmasına karar verdik. Piyasaya açılmaya hazırız. Fotoğraf virüslerinin içinde gömülü olan video içinde gömülü olan virüsleri buluyoruz. Yazılılara gömülü olan virüsleri tespit edebiliyoruz. Ekstra olarak bulut koruma özelliği yükledik. Artı sosyal paylaşım üzerinde bulunan özellikler ekledik" dedi.

gurup
03 05 2012, 08:59
Gmail'de artık e-postalarınızı bir dilden diğerine otomatik olarak çevirebileceksiniz.

Gmail'in otomatik e-posta çeviri özelliği başlıyor. "Mesajı çevir" butonuna tıklayarak istediğiniz herhangi bir dile kolayca e-postalarınızı çevirebileceğiniz özelliğin önümüzdeki günlerde hizmete girmesi bekleniyor.

Ayrıca özelliği kullanmak istemeyen kullanıcılar için bu özelliği kapatma imkanı da sunuluyor.

Sansli
24 05 2012, 14:17
Bilgisayar mause'ları tarihe karıştıracak teknoloji geliştirildi. Yani bilgisayarınızın faresi ile vedalaşmanın vakti geldi.

Bilgisayar kullanıcılarını fare (mouse) kullanmaktan kurtarmak için üretilen teknolojilerde gelinen son noktada, insan eli, dijital kontrol aletine dönüşüyor.

Bu tür cihazlarda amaç bilgisayarları fareyle tıklamadan ya da ekrana doğrudan dokunmadan kontrol edebilmek. Böylece hem hâlihazırda bilgisayarda yapılan işlemleri kolaylaştırmak, hem de üç boyutlu modeller oluşturma ya da ameliyat sırasında hiçbir şeye dokunmadan hastaların durumunu incelemek mümkün olabiliyor.

Kızılötesi ışıkla çalışan ve üç boyutlu bir kullanım alanı sağlayan bu teknolojinin ilk örneklerinden biri, Leap Motion isimli cihaz oldu.

Dün piyasaya sürülen ürüne 69.99 dolara sahip olan kullanıcılar, bundan böyle, ellerini ve parmaklarını havada hareket ettirerek herhangi bir bilgisayara komut verebilecek.

Bir paket sakız boyutundaki cihazı kullananlar, bilgisayarda zoom ve yön komutlarını gerçekleştirebilecek, ayrıca, hem yazı yazılabilecek hem de resim çizebilecek.

Microsoft'un da Windows PC'ler için bu yıl piyasaya sürdüğü Kinect isimli benzer bir ürünü var. Kinect, kullanıcının tüm bedeninin hareketlerini algılayabiliyor. Ancak şirketten yapılan açıklamada, yeni yazılımla Kinect'in kafa, boyun ve kol gibi spesifik eklemlerin hareketlerini de algılar hale geleceği ifade edildi.(Teknolojinews)

MAZI
30 05 2012, 06:29
Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketler ile bireysel kullanıcıların faydalanabileceği ‘com.tc’ domaini (alan adı) kullanıma açıldı.

Türkiye’de 2.5 milyona yakın ‘com.tr’ uzantılı internet sitesi bulunduğunu aktaran reklamcı Haldun Evecan, “Yaklaşık 2 milyon da ‘tr’ uzantılı site bulunuyor.

Türkiye’deki dağıtımını Atlas Online ile birlikte gerçekleştireceğiz. Daha önce com.tr uzantısını alabilmek için, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne gidip pek çok bürokratik engelle karşılaşıyordu. Şimdi ise sadece 20 lira bedelle bu isim hakkını kolaylıkla alınabilecek. Bu yıl sonuna kadar en az 2 milyon com.tc uzantılı yeni internet sitesinin tescillenmesini bekliyoruz” dedi.

7 YILDIR BEKLİYOR

Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden ‘T.C’ kısaltmasının özellikle siyasi partiler tarafından ciddi bir ilgi görmesini beklediklerini anlatan Evecan şunları söyledi: “Bugüne kadar Türkiye’nin tanıtımı için ‘T.C.’ logosunun bu kadar çok kullanılacağı düşünülmemişti. Biz 7 yıldır bu ismi kullanmak için bekliyorduk. Türkiye’nin T.C.’sine herkesin en fazla sahip çıktığı zamanın geldiğini düşündüğümüz için bu ismi tanıtmaya karar verdik. ‘com.tc’ uzantısının, bir kaç yıl içinde ‘com.tr’yi geride bırakacağına inanıyoruz. Başvuruların çoğu, soyadını kaptırmak istemeyen kişiler tarafından gerçekleştiriliyor.

whitesnow
07 06 2012, 21:02
Ülkemizdeki Twitter kullanıcı sayısı arttıkça, dolandırıcılık haberleri de sıklaşmaya başladı.

Bunun en son örneği ise Twitter'da @BukrtK kullanıcı adını kullanarak takipçilerinden para sızdıran B.Kurt oldu. Söz konusu şahıs, 'Kızım cüzdanını çaldırmış, maddi durumum iyi değil bana bir miktar para yollayabilir misiniz?' diye mesaj atıp insalardan hatırı sayılır miktarda para toplayarak Twitter hesabını kapattı.

@BukrtK kullanıcı adına sahip B.Kurt, öncelikle profilindeki kişisel bilgilerinin yer aldığı 'bio' alanına 'Zamanının çoğunu çocuklarına ayıran klasik ev hanımı...' yazarak ve zaman zaman'da İslami profil resimleri kullanarak oldukça geniş bir 'Following' listesi oluşturuyor.

Daha sonra listesindeki insanlara önce günaydın ve iyi akşamlarla başlayan daha sonra da 'nabza göre şerbet' veren mesajlar yolluyor. Bir süre tek taraflı devam eden bu diyaloglar, bir süre sonra karşı tarafın da ilgisini çekiyor ve bu sayede kendisini takip etmelerini sağlıyor.

İşte dolandırıcılık aşaması da tam bu noktadan itibaren başlıyor. Kurbanının kendisini takip (follow) etmeye başlaması ile birlikte, 'Direkt Mesaj' bölümünden daha samimi mesajlar yollayan Twitter dilencileri, karşısındakine güven telkin eden mesajlar yazıyor.

Diğer kullanıcıların göremediği DM alanında gerçekleşen konuşmalar, bir süre sonra 'Kızım cüzdanını kaybetmiş. Maddi durumum da pek parlak değil, bana bir miktar para yollayabilir misiniz?' diyerek sürüyor.

Baştan beri samimi sohbetlerine aldanan ve 'bio'sundaki 'Zamanının çoğunu çocuklarına ayıran klasik ev hanımı' vurgusuna aldanan kişiler, iyilik yaptıklarına inanarak para yolluyorlar.

Twitter dilencilerinin ana hedefinde kadınlar var. Burada ilginç bir tarife de ortaya çıkıyor. Maddi durumunun iyi olduğuna inandıkları kişilerden ve iş kadınlarından 150-200 lira isterken ev hanımlarından 50 lira istiyorlar.

Kendisinden para istenen Canan Aydın adlı kullanıcı, Twitter üzerinden şu uyarıyı yaptı: "Üç günlük tanıştığı insandan DM ile para isteyen insana rast geldim, inanamadım. Sizin başınıza geldi mi? Yeni bir dolandırıcılık mı? Arkadaşlar, B.Kurt isminde bir bayan, DM'den 'kızımın cüzdanı çalındı' diye para istiyor dikkatinize. Lütfen bu isme para göndermeyin, benimle beraber galiba herkese aynı şeyi söylemiş, para istemiş, RT lütfen."

Aytekin Karataş adlı kullanıcı, "Kesinlikle dolandırıcıdır inanmayın, direkt olarak engelleyin. Ben bu tür insanlarla birçok kez karşılaştım." diye yazdı.

Twitter dilencisine para gönderen Özlem Özcan ise dolandırıldığını öğrenince büyük bir yıkım yaşamış. Özcan, yaşadıklarını Twitter üzerinden şöyle paylaştı: "Öğreniyorum ki hanımefendi herkesten aynı şekilde istemiş. Paraya değil üzüntüm. İyi niyeti suiistimal etmek çok çirkin. İnsan dehası sınır tanımıyor kötü niyette. Duygu sömürüsü yaparak bu şekilde sosyal mecradan para toplamak çok ayıp. Üzgünüm, kendimi kötü hissettim şu an. İşin en kötü yanı da kadınları seçiyor 'anneleri'. Kızını kullanıyor. Bu daha acı. O kadar kırıldım, o kadar incindim ki."

Dolandırıldığı bayana tweet atan Özlem Özcan, "Ben size inandım, iyi niyetle yolladım. Allah'a havale ediyorum. Herkesten istemişsiniz, bu dolandırıcılıktır, sizi savcılığa veriyorum. Bize uzanan eli boş çevirmek yakışmaz. Allah bilir kul bilmese de." ifadesini kullandı.

Kullanıcı adını değiştiriyorlar

Paraları toplayan dolandırıcılar twitter'daki kullanıcı isimlerini değiştirerek izlerini kaybettiriyor. Kullanıcı adını değiştiren dolandırıcılara twitter kullanıcılarının ulaşması biraz zor görünse de, izini kaybettirdiğini düşünen dolandırıcı arkasında oldukça kalın bir DİJİTAL İZ bırakıyor.

Dilenciler aynı zamanda güvenlik güçleri tarafından para transferi için verdiği hesap numarasından da tespit edilebilir. Son örnekte B.Kurt adı ile dolandırıcılık yapan şahsın hesap numarası şöyle: B.Kurt adına Ziraat Bankası 0060 5498 **** **02 (numaranın tamamı bizde mevcut).

Telefonunu da vermiş

Acemi dilenci(!) B.Kurt, para istediği kişikerin güvenini sağlayabilmek için 0505 54* ** *4 numaralı telefonunu da vermiş. (numaranın tamamı bizde mevcut). Telefonla aradığımız B.Kurt olduğunu iddia eden kişi, 'hakkınızda dolandırıcılık gibi ciddi bir iddia var, söylemek istediğiniz bir şey varsa görüşlerinize yer vermek istiyoruz' dediğimizde telefonu kapattı. İkinci kez aradığımızda ise 5 çocuğu olduğunu ve okutmak için böyle bir şey yaptığını aktardı.

B.Kurt, 10 gün önce kızının cüzdanını çaldırdığını o yüzden Twitter'da samimi olduğu insanlardan para istediğini iddia etti. Kendisine aynı bahane ile 1,5 ay önce de farklı kişilerden para istediğini hatırlatılması üzerine kaçamak cevaplar verdi.

İnternete ev bilgisayarından ve cep telefonundan bağlandığını söyleyen B.Kurt'a en düşük tarifedeki internet paketlerinin bile ciddi rakam tuttuğunu bu faturaları nasıl ödeyebildiğini sorduk ama cevap veremedi.

Zaman

whitesnow
07 06 2012, 21:19
13 yaş sınırını aşağıya çekmeyi planlayan Facebook'un çocuklar için ebeveynlerinin sayfalarına bağlı hesap oluşturmayı planlıyor.

Wall Street Journal Gazetesi, Facebook'un çocuklar için ebeveynlerinin sayfalarına bağlı olarak ek hesap oluşturulması seçeneğini test ettiğini yazdı.

AİLELER TAKİPTE!
Aileler bu yöntemle çocuklarının kiminle arkadaşlık ettiğini ve hangi uygulamaları kullandığını takip edip sınırlayabilecek. Halihazırda Facebook’a üye olabilmek için en az 13 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor, bunun için üyelik başvurusu sırasında kullanıcıya yaşı soruluyor.


Kullanıcının 13 yaş altı olduğunu belirtmesi halinde üyeliğe izin verilmiyor. Ancak kullanıcı 13 yaşından büyük olduğunu belirtirse kolayca üye olabiliyor.

ÇOCUKLARIN FAVORİ SOSYAL AĞI
Consumer Reports’a göre 2011’de Facebook kullanıcılarının 7.5 milyonunu 13 yaşından küçükler oluşturdu. Bunların 5 milyonunun da 10 yaşın altında olduğu ileri sürüldü. Microsoft’un yaptırdığı bir ankete göre ailelerin yüzde 36’sının çocuklarının 13 yaşından önce Facebook kullanmaya başladıklarını biliyor.

Imbat
14 06 2012, 09:47
Mobil cihazlar için geliştirilen yeni bir uygulama, telefonunuzun internet bağlantısını yakınınızdaki insanlarla bedava paylaşmanızı sağlıyor.

OpenGarden adındaki uygulama, aynı ortamda bulunan mobil cihaz kullanıcılarına oluşturduğu ağ ile internete bağlanma fırsatı veriyor. Bunun için ağa katılacak mobil cihazlarda OpenGarden uygulamasının yüklü olması gerekiyor.

Uygulamayı geliştiren San Francisco merkezli Open Garden şirketinin CEO’su Micha Benoliel, “Her akıllı telefon bir bilgisayar ve bir ağ yönlendiricidir (router). Open Garden ile akıllı telefonları aynı yerde aynı ağda toplayabileceğimizi düşündük” dedi.

Benoliel, “Cihazlar yeterli yakınlıkta oldukları sürece kendilerini sorunsuzca algılayabiliyor. Eğer ağı oluşturacak telefonlardan bir tanesinin internete erişimi varsa, diğer cihazlar bu bağlantıdan faydalanabiliyor” bilgisini verdi.

İNTERNET ERİŞİMİ BULMAK KOLAYLAŞACAK

Wi-Fi bağlantısı olmayan bir cafe, havaalanı veya oteldeyseniz, OpenGarden yazılımı kullanan bir telefon tespit edip artık internete bağlanabileceksiniz. Benoliel, uygulamalarının özellikle sıkça seyahet eden ve yüklü internet faturası ödeyen akıllı telefon sahiplerinin işine yarayacağını belirtti.

OpenGarden, ağa doğrudan bir bağlantı bulunmadığı zaman diz üstü bilgisayar ve cep telefonları gibi diğer cihazlar aracılığıyla internete erişim sağlıyor. Eğer internete erişimi sağlayan telefon sahibi ağı terk ederse, uygulama hemen en iyi ikinci bağlantı alternatifini arıyor.

VERİ PAYLAŞIMI OLANAĞI OLACAK

OpenGarden, Android tabanlı mobil cihazlar, Windows ve Mac ile uyumlu. Uygulama, mobil cihazların kapsama alanında bulunan ve OpenGarden yüklü diğer cihazlarla peer to peer (P2P) bağlantısı kurulan bir ağ oluşturulmasını sağlıyor. Kısaca, bir cihaz ağdaki diğer cihazlar için sunucu görevi görüyor.

Uygulama aynı zamanda, iPhone ve tablet bilgisayarlar gibi farklı mobil cihazlara bağlanılmasını da mümkün kılacak.

NTV

gurup
23 06 2012, 10:16
IBM şirketinin süper bilgisayarı Sequoia, en hızlı işlem yapma listesinde Japonya 'nın Fujitsu firmasını tahttan indirdi.

Sequoia eskiyen nükleer silahların ömrünü uzatmak için simülasyonlar oluşturmakta kullanılacak. Bu sayede yeraltında nükleer denemeler yapılmasına gerek kalmayacak.

Yeni süper bilgisayar ABD 'nin Californiya eyaletindeki Enerji Bakanlığı'na ait Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'na yerleştirildi.

Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi Yöneticisi Thomas D'Agostino ''Sequoia en hızlı bilgisayar ve sahip olduğu potansiyel ülkemizin nükleer caydırıcılığına duyduğumuz güveni artırdı. Ayrıca Sequoia ABD 'nin bilgisayar üretimi konusundaki devam eden liderliğini de pekiştirdi'' dedi.

Bilgisayar bir saat içinde 6.7 milyar kişinin hesap makinesi kullanarak 320 yılda yapabileceği kadar hesap yapabiliyor.


ABD bu yeni teknoloji sayesinde dünyanın en hızlı bilgisayarına sahip olmuş olsa da genel olarak bakıldığında bu alanda güç kaybetti.

Altı ay önce dünyanın en hızlı on bilgisayarından beşine sahip olan ABD, şu anda ilk onda sadece üç bilgisayara sahip.

Çin ve Almanya ikişer süper bilgisayara sahip. Japonya, Fransa ve İtalya'da ise birer tane süper bilgisayar bulunuyor.

Ancak bilgisayar üreticisi IBM süper bilgisayar üretme konusunda neredeyse rakipsiz olduğunu kanıtladı.

Dünyanın en hızlı on bilgisayarından beşini IBM üretti.

IBM'den David Turek şirketlerinin iki yıldır dünyanın en hızlı bilgisayarının üreticisi ünvanını geri almak için çalıştıklarını söyledi.
Turek ''Buraya ulaşabilmek için çok planlı çalıştık. Bir gün bunun gerçek olacağını biliyorduk'' dedi.Sequoia, Fujitsu'nun bilgisayarından 1.55 kat daha hızlı.Süper bilgisayar 1.5 milyon işlemci kullanıyor.

ENERJİ TASSARRUFU
IBM'in yeni süper bilgisayarı Fujitsu'nunkine oranla enerji tasarrufunda da oldukça başarılı. Sequoia sadece 7.9 megawatt enerji kullanırken Fujitsu'nun modeli 12.6 megawatt enerji harcıyor. Turek ''Avrupa'daki hükümet laboratuvarları daha şimdiden Sequoia ile ilgilenmeye başladı'' dedi.

Dünyanın en hızlı bilgisayarları listesi altı ayda bir Alman Profesör Hans Meuer ve ABD'li Profesör Jack Dongarra tarafından yayınlanıyor.
BBC'ye konuşan Dongarra gelecek yıl içinde herhangi bir üreticinin IBM'in bu son bilgisayarından daha gelişmiş bir model üretmesini beklemediklerini söyledi. Dongarra ''Sequoia oldukça etkileyici'' dedi.

273,930 KAT DAHA HIZLI
Listenin tarihindeki ilk bir numara 1993 yılında dünyanın en hızlı bilgisayarı ilan edilen Thinking Machines tarafından üretilmiş olan CM-5/1024'ti. Prof Dongarra'ya göre Sequoia bu bilgisayardan 273,930 kat daha hızlı. Dongarra ''1993 yılında Thinking Machines'in bilgisayarında üç günde ancak yapılacak bir hesap bugün Sequoia tarafından bir saniyeden kısa bir sürede yapılabilir'' dedi.

Kuzey Bati Turk
23 06 2012, 13:45
Voyager I ve II artik uzayin baya uzaklarina varmislar ve bizim gunes sistemin disina cikiyorlarmis ( heliosphere ). Bu bir iLK ! Voyager I ve II 1977'de uretilmis ve uzaya gonderilmis. 35 sene gecti ve halen o zamanda yapilan bilgisayarlari calisiyormus ve daha halen data geri yolluyormus. Ancak 2025 veya 2035'de bilgisayarlarin calismalari sona ericekmis.

MUKEMMEL bir muhendislik ! Bu gunun teknolojisi daha halen eski temmellere dayaniyor. ASIL olarak yeni bir sey yok. Sadece eski temmellere dayanip yeni seyler ( oyuncaklar ) uretiliyor. 30 - 40 sene evel zamanlarda kafalar ASILINDA calisiyormus. Zaten su zamanlarda epey bos kafa etrafda dolaniyor belli.

Dusunun ... 35 sene evel yapilmis TUM sistemleri calisiyormus ... THRUSTER'lar bile !!!!!!!!!!!!!!

http://www.npr.org/2012/06/21/155442322/a-final-voyage-into-the-wild-black-yonder

http://www.nasa.gov/mission_pages/voyager/index.html

gurup
24 06 2012, 00:09
İnternette bir dakika içinde olan veri akışı bir araya getirildi.

İnternet dev bir dünya. Milyonlarca kullanıcı bu dünyada sayısız içerik paylaşıyor ve istedikleri bilgiye anında ulaşabiliyor. Peki ya internet ortamında bir dakika içerisinde ne kadar veri üretildiğini hiç merak etmiş miydiniz?

İşte rakamlarla internet;

YouTube kullanıcıları 48 saatlik video yüklüyor,

WordPress kullanıcıları 347 yeni yazı yayınlıyor,

571 yeni web sitesi kuruluyor,

Foursquare kullanıcıları 2,083 check-in yapıyor,

Flickr kullanıcıları 3,125 yeni fotoğraf paylaşıyor,

Facebook’ta markalar ve kuruluşlar 34,722 ‘like’ topluyor,

Facebook kullanıcıları 684,478 içerik paylaşıyor,

204,166,667 adet elektronik posta gönderiliyor,

İnternetten yapılan alışverişlere 272,070 dolar harcanıyor,

100,000 tweet gönderiliyor,

App Store’dan 47.000 uygulama indiriliyor,

Instagram kullanıcıları 3,600 resim paylaşıyor.

www.teknolojinews.com

MAZI
01 07 2012, 13:12
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türk Telekom'un DSL internet hizmetlerinde indirim öngören tarife değişikliği ve yeni kampanya teklifini onayladı.

Alınan bilgiye göre, Türk Telekom tarafından toptan seviyede DSL internet tarifelerinde yapılacak değişiklikle, yüksek hızlı DSL paketlerinde yüzde 13'e varan oranlarda indirim öngörülüyor.

Ayrıca başlatılacak yeni kampanya ile yüksek hızlı DSL paketlerinden hizmet alan abonelere yüzde 15'e varan oranlarda ilave indirim yapılacak.

Türk Telekom tarafından uygulanacak olan tarife değişikliği ve kampanya toptan olarak internet servis sağlayıcılarını kapsıyor. Ayrıca Türk Telekom, yüksek hızlı DSL paketlerine kazandıracakları her abone için belirli şartları sağlayan internet servis sağlayıcılarına 50 ile 150 lira arasında katkı sağlayacak.

Türk Telekom'un tarife değişikliği ve kampanyası kapsamında yapılan indirimlerin, internet servis sağlayıcıları tarafından, yüksek hızlı internet hizmeti alan kullanıcılara yansıtılması bekleniyor. Böylece yüksek hızlı internet hizmeti alan vatandaşlar hızlı interneti daha uygun fiyatlarla kullanabilecek.

AA

Imbat
05 07 2012, 06:11
FBI, 9 Temmuz'da internetin fişini çekiyor. Dünya genelinde hissedilecek bu kesinti neden yapılıyor?

Hacker'ların Windows'daki bir açık yoluyla dünya çapında 570.000'den fazla bilgisayara zararlı yazılım yüklediğinin ortaya çıkmasıyla birlikte FBI, 9 Temmuz'da internetin şalterlerini indiriyor; zira bu tarihte söz konusu virüs bu tarihte harekete geçeceğinden FBI DNS sunucularını kapatarak önlem almayı planlıyor.

DNSChanger ismini taşıyan virüsün sebep olduğu tehdit ortadan kalktığında kapatılan sunucular tekrar hizmete girecek.

Söz konusu virüs, kullanıcıların tarayıcılarını hacker'ların sahte sitelerine yönlendiriyor.

FBI, kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen dcwg.org web sitesini ziyaret ederek zararlıya sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor.

MAZI
12 07 2012, 13:56
New York belediyesi, bugün için pek de kullanılmayan ankesörlü telefonları WiFi noktasına çeviriyor. Bu sayede New York caddelerinde yürüyen herkes bu cihazları internete bağlanmak için üstelik ücretsiz olarak kullanacak.

Cep telefonlarının pek de yaygın olmadığı günlerde rağbet gören ve caddelerde kullanılabilen ankesörlü telefonlara artık ihtiyaç oldukça azaldı. Bunu gören New York belediyesi ise halihazırda caddelerde bulunan bu noktaları bugünün teknolojisiyle donatıyor.

Şimdilik Manhattan, Queens ve Brooklyn şehirleri pilot bölge seçildi ve tamamlandığında eyalet genelindeki ankesörlü telefonlar WiFi hotspot noktasına dönüşecek. Ücretsiz olması beklenen bu noktalar ile kullanıcılar telefonlarıyla tabletleriyle internete girebilecek.

New York'ta halihazırda 12 bin 360 adet ankesörlü telefon bulunuyor.

whitesnow
22 07 2012, 18:47
Dünya'nın ilk bilgisayarı böyle yapıldı

J. Presper Eckert görev ve John Mauchly top mermisinin yörüngesini hesaplamak için ENIAC tarafından tasarlanmıştır.

Makine 2.Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, Şubat 1946 yılına kadar piyasaya sürülmedi, ancak bilgisayar devrimini başlattı.

ENIAC yaklaşık 18,000 vakum tüpleri olan ve 1.500 metrekarelik odayı doldurdu. Programlamak için, farklı akümülatörlerin birbirlerine kablolu bağlanması gerekiyordu.

-Bu makine bir güç tüketen canavar gibiydi, ENIAC 170.000 watt enerjiye ihtiyaç duyuyordu.

Pennsylvania Üniversitesi'yle patent konusundaki anlaşmazlık sonrasında Mauchly ve Eckert, Eckert-Mauchly Bilgisayarı'nı geliştirmek üzere ayrıldılar. Marka daha sonra Unisys adını aldı.

France Blias ve Elizabeth Jennings ENIAC'Tta. O dönemde pek kıymeti bilinmese de bilgisayarın gelişirilmesinde kadınlar matematiksel hesaplar ve programlama teknikleri konusunda oldukça önemli bir iş başardı.

Herman Goldstine, ENIAC proejesine dahil ettiği Von Neumann'ı Eckert ve Mauchly'nin fikirleri üzerinden prim yapmakla suçladı.

Profesör John Atanasoff bir kafede otururken vakum tüplerindeki sinyallerle matematiksel işlemleri çözebilen elektronik bir cihazın konsepti çizdi. ABC bilgisayar 1941'de geliştirildi. Ne var ki Pearl Harbour baskınından sonra Atanasoff bir daha proje üzerine çalışamadı.

Mauchly, Atanasoff'un fikirlerini çaldı mı? Mauchly taraftarları ABC ve ENIAC arasında büyük farklar olduğunu savunuyor. Ne var ki bir mahkeme ABC'nin tüm patentlerini geçersiz kıldı.

Sansli
26 07 2012, 10:16
Bankalararası Kart Merkezi, e-ticareti 'patlatacak' bir sistemi tanıttı. ...

'Express' adı verilen uygulama, sisteme üye internet sitelerinde tek bir şifre ile alışveriş olanağı sağlayacak.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), elektronik ticareti (e-ticaret) güvenli şekilde geliştirme iddiasını taşıyan bir sistem kurduğunu açıkladı.

'Dünyada bir ilk'

Genel Müdür Soner Canko, Ekspres adı verilen sistemin hem 'dünyada bir ilk' olduğunu hem e-ticareti 'patlatacağını' söyledi. Djital cüzdanın önemli bir aşaması olan sistem, banka ve kredi kartı kullanıcılarının 'bkmexpress.com.tr' sitesine ücretsiz üye olmaları ve belli bilgilerle kendilerini tanımlamaları temeline dayanıyor. Bu tanımlamadan sonra kullanıcıların her alışveriş sitesi için ayrı ayrı kart bilgisi ve numarası bildirmesine gerek kalmayacak.

'Sorumluluk bizde'

Halen sistemde kart pazarının yüzde 90'ına sahip 9 banka ve Türkiye'nin önde gelen 21 sanal alışveriş sitesi bulunuyor. Genel Müdür Canko, sistemin tüm bankalara ve sanal POS sistemi olan şirketlere açık olduğunu söyledi.

Sistemle ilgili hukuki sorumluluğun BKM'de olacağını da belirten Canko, kullanıcılarından sınırlı özlük ve kart bilgisi alacaklarını, bu açıdan da uygulamanın çok güvenli olacağını açıkladı.

Para gönderme imkanı da olacak

BKM ekibinin bu proje için büyük çaba harcadığını belirten Soner Canko, yılın sonuna doğru sistemin para gönderme işlevinin de olacağını açıkladı. Zamanla sisteme mobil uygulama ve temassız ödeme de eklenecek.

whitesnow
27 07 2012, 22:25
Vint Cerf ve Bob Kahn: İnternetin babaları sayılır. Bob Kahn, Vint Cerf ile birlikte TCP/IP paketini hazırladı. Bunlar, bilgisayarların birbirleriyle konuşmasını sağlayan bir dildi.

Tim Berners-Lee: Tim Berners-Lee 1989'da CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek Dünya Çapında Ağ (WWW) olarak da tanımlanan bilgi paylaşım sistemini kurmuş olan bilgisayar profesörüdür.

Ray Tomlinson: E-Posta'nın babası. Programcı Tomlinson, farklı yerdeki bilgisayarlar arasında mesaj alışverişini yaptı. Kullanıcı adı ve adresini birleştirmek için, birçok sembol arasından "@" sembolünü seçti.

Michael Hart: E-kitabın doğuşu. Yaptığı proje, dünyanın ilk elektronik kütüphanesi olarak kabul ediliyor.

Gary Thuerk: İlk E-posta spamı. Günümüzde başımızın belası olan spam mail'leri bu adama borçluyuz.1978 yılında Digital Equipment Corp.'un satış departmanında çalışan Gary Thuerk, ARPANET'e yüzlerce ismin bulunduğu bir liste yollamış ve böylece dünyadaki ilk spam mail'i yollayan insan olmuştur.

Scott Fahlman: İlk gülücük. ASCII tabanlı gülen yüz ifadesini bulan kişidir. Şimdi herkes, Messenger, sohbet ve e-postalarda bunu kullanıyor. :-)

Marc Andreessen: 1993 yılında, internet tarihi açısından çok ileri bir gelişme olarak görülen, ilk grafiğe dayalı tarayıcı Mosaic, Marc Andreessen ve ekibi tarafından geliştirildi. Andreesen daha sonra, Microsoft'un Internet Explorer'i geliştirmesine kadar en popüler grafik tipi tarayıcı ve servis sağlayıcı olarak bilinen Netscape firmasına katıldı.

Jarkko Oikarinen: Metin tabanlı ilk chat programı olan IRC'nin geliştiricisi.

Robert Tappan Morris: İlk solucan virüsü bu kişi tarafından gönderildi.

David Bohnett: David Bohnett John Rezner ile birlikte, 1994 yılında Geocities'i kurdu.

Ward Cunningham: İlk Wiki. İlk wiki uygulaması olan WikiWikiWeb'i 25 Mart 1995 tarihinde başlattı.

Sabeer Bhatia: Hotmail. .Web tabanlı Hotmail'in kurucularından biri. Daha sonra Hotmail'ı Microsoft satın aldı.

Larry Page ve Sergey Brin: Google. Bu kişiler bizim internette arama alışkanlığımı değiştirdi. Yani Google'ı kurdular.

Bill Gates: Microsoft. Şirketi kurdu. Amerikalı girişimci Gates iki kişilik şirketini (Microsoft) başta gelen bir yazılım şirketine dönüştürdü. Gates 20. yüzyılın son döneminde en başarılı şirket patronlarından biri oldu.

Steve Jobs: Apple. Şirketin kurucusu ve ölümünden 5 hafta öncesine kadar da CEO'luğunu yaptı. Vizyonel yenilikçi yaklaşımlarla bilgisayar endüstrisinde çığır açan bir çok yeniliklere imza atmıştır. Bilgisayar endüstrisinin önderlerinden olarak kabul edilir.

David Filo ve Jerry Yang: Yahoo. Yahoo'yu ilk olarak arama motoru olarak kurdular. Şimdi e-posta, chat vb hizmetler için kullanılıyor.

Brad Fitzpatrick: LiveJournal. Brad Fitzpatrick, erken blog platformlarından biri LiveJournal'ı kurdu.

Shawn Fanning: Napster. Müzik severleri bulmak ve müzik ticareti yapmak için tasarlanmış bir dosya paylaşım platformu.

Peter Thiel: Paypal. Kişinin anında başkalarına para transferini sağlayan bir platform. 31 yışandayken kurdu ve dört yıl sonra 1,5 milyar dolara eBay'a sattı.

Pierre Omidyar Morad: Ebay. İnsanların birbirleriyle alışveriş yaptıkları site.

Jimmy Wales: Wikipedia. İnsanların bilgi elde ettiği bir platform olan Wikipedi'yi kurdu.

Stewart Butterfield ve Caterina Fake: Flickr'in kurucuları. Yahoo, 2005 yılında bu şirketi satın aldı.

Jonathan Abrams: Friendster. Sevilen filmleri ve kitapları oluşturabileceğiniz bir platform.

Niklas Zennstrom: Skype. Tarihin en hızlı büyüyen iletişim platformlarından biri. Bilgisayar üzerinden üstün kalitede görüşme yapmak için kullanılıyor.

Bram Cohen: Bit Torrent. Torrent, popüler bir dosya paylaşım sistemi platformu.

Reid Hoffman: LinkedIn. Paypal'ın eski başkan yardımcısı. Kayıtlı kullanıcıların bilgilerini kullanarak bu platformu oluşturdu.

Matt Mullenweg: WordPress. Dünyanın en büyük internet sitelerinden biri. İfade özgürlüğü anlamında nimet olarak görülüyor.

Chad Hurley, Steve Chen, and Jawed Karim: Youtube. Bu üç kişi bir araya geldiler ve günlük 100 milyondan fazla videonun izlendiği bu siteyi kurdular. Chad Hurley, sitenin logosunu tasarladı. Steve Chen ve Jawed Karim de sitenin teknik işleriyle uğraştılar. Site daha sonra 1.65 milyar dolara Google tarafından satın alındı.

Craig Newmark: Craigslist. Craigslist, bir reklam hizmet ve tartışma forumları olarak düzenlenmiştir evrensel bir veritabanı, genellikle seri ilanlar İnternet eşdeğer olarak kabul edilir. Gazeteler için bir korku nesnesi oldu.

Julian Assange: WikiLeaks. Dünya çapında çalınan gizli belgeleri yayınlayan bir site.

Dick Costolo: FeedBurner. 2004 yılında kurulan bir web besleyicisi yönetim sağlayıcısı. 2007'de Google tarafından satın alındı.

Mark Zuckerberg: Facebook. Birbirleriyle iletişim halinde bulunmaları için üniversite öğrencileri için kurduğu site, onu dünyanın en zenginleri arasına soktu.

Jack Dorsey: Twitter. Dorsey'in, 'insanların ne yaptığınızı bilmesi' düşüncesi, dünyanın en hızlı büyüyen iletişim aracını ortaya çıkarmasına yardımcı oldu.

Christopher Poole: 4chan. Dil olarak İngilizceyi kullanan resim tabanlı forum. 1 Ekim 2003 tarihinde kuruldu.

Joshua Schachter: Delicious. Yahoo tarafından sağlanan bir sık kullanılanlar koleksiyonu. Sık kullanılan internet sitesi bağlantılarını depolamak, paylaşmak ve yeni siteleri keşfetmek için kullanılan bir sosyal sık kullanılanlar hizmeti.

Jeff Bezos: Amazon. Büyük internet alışveriş sitesi. İşe önce kitap satarak başlayan bir elektronik ticaret öncüsü. En büyük atılımı elektronik kitap okuyucusu Kindle'ı piyasaya sürmek oldu.

Matt Drudge: Drudg. Haber toplama sitesi Drudge'u kurdu.

Imbat
28 07 2012, 21:44
Google, ABD’nin Kansas bölgesinde denediği ultra hızlı internet servisiyle genişbantlı internet hızının 100 kat üzerine çıktığını duyurdu.

Yani neredeyse bir saniyenin de altında bir sürede 700 MB'lık bir film internetten indirilebiliyor. Google Fiber olarak da bilinen yeni internet servisi şuan için sadece Kansas’ın bazı bölgelerinde denenebiliyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada ultra hızlı internet servisini kullanacak olanların saniyede 1 gigabit veri transferi yapabileceğini ve bu nedenle artık internette bekleme devrinin sona ereceği belirtildi.

Kullanıcılar Google’ın yeni teknolojisi sayesinde büyük dosyaları çok hızlı bir şekilde paylaşabilecek ve online eğitim ya da sağlık hizmetleri gibi alanlar için gereken yüksek hızlı internet teknolojisini elde edebilecekler. Kansas’taki okullar, kütüphaneler ve hastanelerin de faydalanacağı bu hizmeti alacak ilk evler sonbaharı, çevre yerleşimler de 2013 yılının sonunu bekleyecek.

Şirket yetkilileri ultra hızlı fiber internetin aylık ücretinin ayda 70 dolar olacağını, buna ek olarak Nexus 7 tablet bilgisayarlı TV paketini de almak isteyenlerin ayda 120 dolar ödeyeceğini belirtti. Öte yandan, hizmetten faydalanmak isteyenlerin 300 dolarlık bir yapılandırma bedelini ödedikten sonra normal geniş bantlı interneti ücretsiz olarak seçme şansı da olacak.

whitesnow
02 08 2012, 15:23
Windows 8'de Türk Lirası'nın yeni TL simgesi de yer alıyor.

Windows 8'in merakla beklenen RTM (Release to Manufacturing /Üreticiler İçin Sağlanan) sürümünde yeni TL simgesi de yer alıyor. Windows 8'in gelişiyle birlikte, Türkçe klavyelerde artık Türk Lirası'nın yeni sembolü de kullanılabiliyor olacak.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) yeni sembolü duyurmasının ardından Microsoft Türkiye'nin TCMB ile başlattığı ortak çalışma sonucu öncelikle Unicode organizasyonuna gerekli başvurular yapılarak yeni sembol Unicode karakter kümesine dahil edildi.

Ardından Windows mühendisleri yeni karakteri Windows 8'in içine eklemek için gerekli çalışmalarını tamamladılar. Yeni TL sembolüne Türkçe Q ve Türkçe F klavyelerde ''AltGr T'' tuş kombinasyonu ile ulaşılıyor. Bunun yanı sıra yeni sembol sanal klavyede de yer alıyor.