PDA

Tüm Versiyonu Göster : HZ MUHAMMED'IN TURKLER HAKKINDA SOYLEDIKLERI



Sayfalar : [1] 2

The_Last_Ninja
31 05 2004, 17:00
..

*khan
31 05 2004, 17:00
Hz.Muhammedin Turklere ucu dokunan tek sozu;istanbul hakkinda sarfettigi `O’nu feth eden komutan ne güzel komutan ve O’nu feth eden asker ne güzel askerdir` sozleridir..bu sozun soylendigi bile su an sadece bir rivayettir.. yukarida paste edilmis olan zirvalar ne idugu belirsizdir.`muhammed soyle demis ehuehu` tarzinda yaklasimda bulunan arkadasa da mesajinin altina `muhammed dedim hem bak `hz.` de kullanmadim amma piyasa yaptim simdi` diye not dusmesini oneririm..

StudioCity
31 05 2004, 17:00
Topicinde HZ.MUHAMMED yazmissin .. ama mesaj iceriginde sadece Muhammed yazmissin hep.
Acikcasi mesajinda ilgimi ceken tek tek bu oldu.

GRANITE
31 05 2004, 17:00
HZ.Muhammedin Veda Hutbesi

Ey insanlar!

Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

Insanlar!

Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil

mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden

korunmustur.

Ashabim!

Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski

sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,

bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis

olur.

Ashabim!

Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah

böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin

anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

Ashabim!

Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen

kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin

Rabia'nin kan davasidir.

Ey insanlar!

Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun

disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da

sakininiz.

Ey insanlar!

Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in

emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde

hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic

kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki

haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler!

Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi

Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar

kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse

o baskadir.

Ey insanlar!

Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet

etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.

Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,

meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet

ve sehadetlerini kabul eder.

Ey insanlar!

Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. ARABIN ARAP OLMAYANA, ARAP OLMAYANINDA ARAB OLANA KARSI BIR USTUNLUGU OLMADIGI GIBI; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin

da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda

en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.

Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu

dinleyiniz ve itaat ediniz.

Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine

suclanamaz.

Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:

Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.
Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
Zina etmeyeceksiniz.
Hirsizlik yapmayacaksiniiz..


Insanlar!

Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

Saheb-i Kiram birden söyle dediler:

Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye

sehadet ederiz!

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:

Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!

GRANITE
31 05 2004, 17:00
:)

margarita
31 05 2004, 17:00
Neden dualarin Turkce edilmegini anlasin bazilari ;)

fatimafatih
31 05 2004, 17:00
selamun aleykum turk mılletı .. hahaha.. gulun len gulun.. herıfın tekı saklabamlık yapmıs.. cıddıye alırsanız kendıne fasulyeden nımet sayar.. arabcası kendını bır bok zanneder.... ulen ne manyak adammıs bu yawwww ısı gucu yok bu zırwalarla ugrasıyor... ben hatunları cok sewerım... we en cok gunaha onlar sebeb bırakır ınsanı .. dındar derler bana ama daha cok dunyadarımdır.... ama bunun gıbı sapuk supuk adamlar war yaaaaa benım cok komıgıme gıdıyor.. bız turkler asıl mılletız.. ovuncluyuz... bızde hılafet mızacı war halen... kıralların cocuklarıyız halen... en cıbıkımız bıle bunu boyle bılır we serfı we haysıyetı wardır.. arabları yuzyıllarca bılrık ıcınde tutan bız.. tımıur kıbbırlılıgımızden dolayı kıcımıza tekmeyı wurdu... awrupayı kaybettık.. bızı tekrar topraklarına dawet eden yın onlar.. ama kalite dusunce kıcımıza tekmeyı wurdular tabıkıne... bız cok hızmetkar ınsanlarız.. toplmun efendısı hızmet edendır hesabı.. efendılıgı basklarını dusunerekten kazandık... peygamber olan ınsan hep dogru soyler.. eger hepımız ınanıyorsak hx muhammad sav son peygamber.. bu herıfın dedıklerı zırwa.. cunku turkler yaramaz adam degıldır we peygamer boyle dememısytır . olay bu abııııııı yaaaa. akıllı adamlar bu adama krıtık bıle yazma.. en aptalınız benı bu arada

bngst
31 05 2004, 17:00
Kur'an Kehf (18:83-101)
Kur'an Enbiya (21:96)
ve bunlarla iliskin Sahih-i Buhari Muhtasari'nda -ki dogru kabul edilen
hadisler ve etraflarindaki olaylari anlatir- hadisleri okursaniz goreceksiniz ki bu
sureleri okudugumuz her zaman bilerek veya bilmeyerek, ceddimize lanetler
yagdirmisizdir. Bu hadislerin bir kismi o kadar cok kullanilmistir ki Arap
Atasozu haline gelmistir. Mesela

Utruk al-Turka ma tarakuka in ahabbuka va'in gadibuka kataluka. Yani: Size
yanasmadikca siz de Turklere yanasmayin, cunku sizi severse sizi yer-soyar
(hirsizlik eder), sevmezse sizi gebertir.

Bunun gibi bir baska hadis Utruku'l-Habasa, ma tarakukum seklinde iken
Habasa sozcugunun al-Turka olarak yer degistirmesiyle su anlama gelir olmustur:
(Turkler) Ac olduklari zaman hirsizlik yapar, calarlar, tok olduklarinda da har
vurup harman savururlar (sehvetle ugrasirlar).
Muhammed'in Turkler aleyhindeki hadislerini: Yakut-i Hamevi'nin Mu'cem
ul-buldan adli yapitinda (Misir baskisi 1323-1324), I.ci cilt, sh 378); Imam Ebu
Davud'un Kitabu-Sunen adli yapitinda (Misir baskisi 2.ci cild); Imam Huseyn
ul-Bagavi'nin Mesabih us-Sunne adli kitabinda (Misir 1294, 2nci cilt s:139) ve asil
al_Suyuti'nin al-la'ali al-Masmu'a adli kitabi ile al-Cami-Sagir min ahadis
al-basir ka'l-nazir adli yapitinda (ki Bayazid kitapliginda 1110'a kayitlidir)
ve bu kitabin Bab'lara gore yeni bir tertibini hazirlayan al-Muttaki
(1480-1567)nin Kanz al-Ummal fi subut sunan al-Akval va'l-a'fal (Bulak 1286, Kahire
1321 ve Haydarabad 1312-1313 baskilari vardir. Turkceye de 1632 yilinda
cevrilmistir.

Gelelim Araplarin Milliyetciligine. Asagidakiler irkcilik degilse hic kimse
irkci degildir: Ozellikle Imran 67, En-am 161, Bakara 135


Insanligin en mukemmel sinifi Arap'lardir; Araplarin en mukemmeli
Kureys'lilerdir; Kureys'lilerin en mukemmeli de Beni Hasim'dir.

Soyleyen kim mi? Elbette Muhammed! Bilindigi gibi Beni HAsim Muhammed'in
mensup oldugu asirettir. Ve iste Araplar derken Muhammed'in dudundugu budur. Bu
hadisin yorumlari icin bkz Yasar Nuri Ozturk, kendi Dilinden Son Peygamber
(Kirk hadis serhi), Istanbul 1984, sh 17 V3 d; Ayrica ozturk'un Hz Fatima, ve
Hamdullah'in Islam Peygamberi adli kitaplarina da bakiniz.

Muhammed, bir baska Hadisinde soyle demis::

Araplari sevmek su uc nedenden sarttir: cunku ben bir Arap'im, cunku Kur'an
Arapca inmistir, cunku cennet sakinleri Arapca konusur.

ve eklemis:

Araplari sevmek demek iman sahibi olmak demektir; onlardan nefret etmek
imansiz kalmak demektir. Araplari seven beni seviyor demektir. Kim ki Arap'tan
nefret eder, benden nefret ediyor demektir.

Sonra da soyle demis:

Araplara hakaret eden, Arap hakkinda kotu konusan, Arap'i asagilatan kisi
musrik sayilir; zira Araplari kucultmek Islam'i kucultmek demektir.

Araplari sevin ve onlarin yer yuzundeki varligina destek olun, cunku onlarin
yasami ve varligi demek Islamiyet bakimindan isik demektir; onlarin yok
olmasi demek Islam'in karanliga dalmasi demektir.

Bir baska irkci hadis: (Not: Mevali Arap soyundan olmayan Musluman demektiur)

Araplar Araplarin esitidir; mevali de Mevali'nin Ey mevali, icinizde
Araplarla evlenenler suc islemis olurlar, kotu yapmis olurlar. Ve ey Araplar,
icinizde mevali ile evlenenler kotu davranmis olurlar. (Muttaki, VIII, 240-28
-ceviri- Lewis, II:98)

Ey Arap! Kendinden olanla ve kendi denginle evlen; ve yapacagin cocuklarin
(gelecek kusaklarin) safiyeti bakimindan dikkatli ol ve asla zenci ile evlenme.
Cunku zenciler bozuk/carpik yaratik olduklarindan onlarla evlenenlerin
cocuklari sakat ve carpik dogar. (Muttaki, VIII, 240-28 -ceviri- Lewis, II:98)

Araplari Islam'in en ustun Ummet'i olarak tanimlayan sozleri icn bk:

Buhari Sahih-i (L.Krehl, Leyden, 1862-68) ozellikle Kitab-i Enbiya Bab 46,
Kitab Manakib, Cild I, Bab 2; Kitab Ahkam, Bab 51; Kitab Nikah, Bab 12; Kitab
Nafakat, Bab 10

Muslim'in Sahih'ine (Kahire 1283) ozellikle Kitab imara, 5-10 ve ayrica
Fazail al-Sahaba'sina.

al-Tiurmizi'nin Kitab Manakib (Kahire 1313, Cilt I, sh 64, 81, 171, 176, 183)

al-Muttak'l Hindi'nin Kanz al-Ummal fi sunan al-Akval (Haydarabad 1312) adli
kitabinin VIci cildinin 66, 203-204, 207, 214-215 sayfalari. Muttaki'nin bu
kitabi Suyuti'nin al-Cami al-Kabir adli yapitinin Bab'lara gore yeni bir
tertibidir.

Muttaki'nin yukaridaki kitabinin Ingilizce cevirisi icin bk B. Lewis, Islam,
From the Prophet Muhammed to the capture of Constantinople (Edited and
translated by B. Lewis) Vol II Religion and Society, Harper and Row, New York 1974,
sh 195-197 Suyuti'nin yapitlarina bakiniz. Ozellikle Mustafa al-Sihabi,
al-Kavmiyya al-Arabiyya (Kahire 1959 s.346)
Kucuk gozlu, kirmizi yuzlu, yassi burunlu ve... yayvan suratli.. Turklere
karsi zaferler kazanilmadikca hukum gunu gelmis olmayacaktir.
Arap Peygamberi Muhammed (VII. yuzyil)

sinner
01 06 2004, 17:00
rahmetli dedem hep derdi,
domuzdan post araptan dost olmaz diye..
cocuklariniza Turk ismi verin arap degil..

sakaron
01 06 2004, 17:00
şimdi,baylar hadis-i şerif üstüne yazılan yazılar nitekim müslümanlığı yüceltme üstüne yazanların yanında ayrıca kendi öz çıkarları için yazanlarda olması sonucu islamda hadis-i şerif lerin tümü yakılıp yok sayılmadıkça ne yazıkki mezhepçilik ve müslümanların biribirini kırma girişimleri daimi devam edecektir bu hadislerin büyük kısmı bilgisayara verilen virüs gibidir . ben bir tarikatler ile ilgili bir milliyet yayını kitap okudum orada bir mezhep lideri 250000 hadisten 80000 ini kabul ettiğini yazar şimdi peygamberimiz 40 yaşında peygamber oldu yani 611 ve 634 yılı vefat etti 23 yıl 250000 i böl 23 yıla günde 32 hadis yapar bunun öğrenilmesi tam günde 32 cümle öğrenecen ve tam 23 yıl yani akıl almıyor,geçenlerde balıkesirde incirli camii imamı hadis tahtasına tavla oynayan dini reddeder diye yazmış ve tabiiki böyle hadis varmı diye müftüye şikayet eden esnaf müftüden imam iyi kalple yazmış cevabı aldığına göre insanlarımız ne yazıkki din mantığına ulaşmamasındaki en büyük sorun bu olacağını zannediyorum.
ardından arpların üstün olduğuna dair yazılar ise osmanlı arap milletini üstün sayr ama şimdi özgür düşünen fikri hür vicdanı hür olan milletimiz artık böyle olayları çoktan aşmıştır ve türkler Atatürk e KADAR DİN kitabı hakkında bir şey bilmiyorlardı, sevrim onlara bunu öğretti.

evet türk milleti daima asimilasyonlarla yok olmaktadır tarih boyunca bu böyle olmuştur ve fikir üretemeyen yani boşvermiş ve benim gibi milletime nasıl faydalı olabilirim hastalığına tutulmamış insanların denetiminde hep asimile olacaktır.
amerikaryı tekrar keşfetmeğe gerek yok yahudiler veya araplar dil-din ortaklığı sonucu asla asimilasyon olmayacaktır.

yani bir milleti yok etmenin en iyi yolu inancını yok etmektir ve türk milletinin inancı ile dilini aynılaştrmadığı sürece hep asimile olacaktır
tabiiki aşırı dinciler olmaz der aşırı dinsizler olmaz der ama sonuçta uzlaşmacı yol ile türk milleti uyanıp Atatürk ün yapmak istediklerini tamamlayacağını umarım.

kemik gibi olmak için bir inanç ve bir dil din dili öz be öz türkçe vede avrupa gibi rönesans reformdan geçmiş,

aksi halde bugünkü söylemler karsışında yenilgi kaçınılmaz olacaktır........

anlayana davulmuydu,,,neyse.........................

Cowboy
01 06 2004, 17:00
bngst misin nesin git propogandalarini baska sitelerde yap..buraya sacma sapan seylerini yazip durma...peygamberler bir kere millete gore gelmemistir tum insanliga gelmistir.

Savasan Sahin
01 06 2004, 17:00
Gelelim Araplarin Milliyetciligine. Asagidakiler irkcilik degilse hic kimse

irkci degildir: Ozellikle Imran 67, En-am 161, Bakara 135


Su ayetlerin enelerden bahsettigini merak ettim... Irkcilikla ilgili bi nokta var da, ben mi goremedim? Yoksa gizli bi mesaj mi veriliyor?
Neyse, ayetleri asagiya yaziyorum:


(Yahudiler ve hristiyanlar Muslumanlara: ) Yahudi ya da hristiyan olun ki, dogru yolu bulasiniz, dediler. De ki: Hayir! Biz, hanif olan Ibrahim'in dinine uyariz. O, musriklerden degildi. (Bakara 135)


Ibrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyan idi; fakat o, Allah'i bir taniyan dosdogru bir musluman isi; musriklerden de degildi. (Al-i Imran 67)


De ki: Suphesiz Rabbim beni dogru yola, dosdogru dine, Allah'i birleyen Ibrahim'in dinine iletti. O, ortak kosanlardan degildi. (En'am 161)

Irkcilikla ve milliyetcilikle alakasi yok bu ayetlerin. Aliskanlik oldu, adetten oldu bari ben de diyeyim: Bir deli kuyuya tas atmis...


Bir de, garip bir sey dikkatimi cekti... Demek hala Turan Dursun ve Ilhan Arsen okuyanlar var... Bu devirde, boyle bagnaz ve orumcek kafalilik... uzuldum...

altinci_gol
01 06 2004, 17:00
nicknick misterno- yalancinin peygamberi- Mehmet Oguz ***** Houston

Marijuana
01 06 2004, 17:00
bu olaylar hep yazin olur nedeni gayet acik ... sacmalik

Topla Dagel
01 06 2004, 17:00
Islam ve Osmanli dusmanligiyla karizma yapma modasi gecti zannediyordum, tam gaz devam ediyormus demekki. Bir de 1-2 kitap okuyup elde ettikleri sig bilgileri ve ozurlu dusunce fonksiyonlarinin urunlerini boyle gizemli bir havaya burunup ortaliga sunmalari yok mu, evlere senlik...

The_Last_Ninja
01 06 2004, 17:00
Hepiniz bol keseden salliyosunuz, bisey bildiginiz yok

~gsteen~
01 06 2004, 17:00
iyibirisi2006
keske dedigin gibi bunlar safsata olsa ama degil, ben yillar once Turan Dursun'un kitaplarini okudugumda ogrenmistim bunlari ...
Ayrintili bilgi sahibi olmak istersen www.ilhanarsel.org dan bulabilirsin ...
Yalniz ikaz edeyim, girip te okuyunca inanc baglaminda sikintiya girebilirsin, bu notu da merak uyandirma amacli yazmiyorum!

StudioCity
01 06 2004, 17:00
<a target=new href=http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=149478]Bir haber[/url]

bAdEm-AgAcI
01 06 2004, 17:00
bir deli birgun bir kuyuya tas atmistir. bu tasi atmasinda belli bir sebep yoktur, zira kendisi delidir ve ne yapsa yeridir. ama deli olmasina ragmen bakar ki, bir suru akilli insan o tasi kuyudan cikarmakla mesguldur. bunu eglenceli ve enteresan bulan bu deli, birkac delinin daha kendisine katilmasiyla kuyuya tas atmaya devam ederler ki akillilar mesgul olsunlar. bu sayfada yazan akillilara selam olsun. islam dini herseyden once okumayi emreder ve arastirmasini, bilmesini emreder insana. akli basinda olan, yargilama ve dogru ile yanlis arasindaki cizgiyi ayirt edebilme yetenegindeki insanlar ne kadar uclarda da olsa okuduklari, farkli seyler ogrenir ve gelistirirler kendilerini. bu yetenege sahip olmayan insanlar ise farkli birsey okuduklarinda veya duyduklarinda bunu hazmetmeden anlatmadan yutarlar. ve sonra da orta yerlerde sacmalarlar. burada sacmalayan arkadaslar, eger amaciniz islam dinine laf soylemek, onu kucuk dusurmeye calismaksa zahmet etmeyin. zira akli basinda hic bir insan kendi inancini birkac soz uzerine degistirmez. Turan Dursun kimdir? biz hadislerin sahihliginden bahsederken, bunu tartisirken ki tartistigimiz insanlar sahabelerdir, Turan Dursun gibi bir insanin yazdigi kitaplardan ilham alan birkac arkadas zaten temeli ve dayanagi olmayan inanclarinda sikintiya dusmusler. Peygamber efendimizden bahsederken, asker arkadasindan bahseder gibi bahseden arkadaslar, acaba amcanizi, patronunuzu veya komutaninizi ayni samimiyetle cagirabiliyor mu? cagirdiginda ne gibi bir tepki aliyor bunu merak ediyorum. sizinle Peygamber efendimiz bunlari demistir dememistir tartismasina girmiyorum bile. aklin yolu birdir. hepinize sevgiler...

bAdEm-AgAcI
01 06 2004, 17:00
sayin savsan sahin

hata ortaligi bulandirmak isteyen orumcek beyinlilerde mi? yoksa bizde mi? bilemiyorum. zira tamamiyle zirva ve martavaldan olusan ornekler ve sahis isimleri verilmis, e hal boyleyken, biz kalkip muhattap alip karsilik verdik. gerci susmaktan iyidir ama olsun. turan dursun okuyanlar, turan dursunun karsit dusuncelerini de okuyorlar mi bu arada?

GRANITE
01 06 2004, 17:00
Butun peygamberlere saygimiz buyuktur.

spy-s
01 06 2004, 17:00
<< Muhammed sasirmis kendini demekki ]]

senin de ne denli kendinde oldugun ortada !!

-dreamer-
01 06 2004, 17:00
ya arkadaslar arastirin biraz, okuyun, inanmayin bu safsatalara
bir peygamberin bunlari demis olmasi ne demektir, boyle birisi peygamber olabilir mi?

dipnot: ayrica hangi dinden olursak, hangi inanci paylasiyor olursak olalim peygamberlerden bahsedilirken onlerine HZ. ibaresi ilave edilir.

alperalpoglu
01 06 2004, 17:00
son peygamberimiz hakkinda kendini sasirmis gibi bi seyi
soyleme hakkini nerden buluyosun ayrica ateist dahi olsan
saygı gostermek zorundasin ve basina hz getirerek konusmalisin

alperalpoglu
01 06 2004, 17:00
margarita senin goruslerine bu konuda sonona kadar katiliyorum

alperalpoglu
01 06 2004, 17:00
ben ayrica peygamberimizin bir irk ayrimi yapmis olacagini sanmiyorum cunku o tum insanliga gonderildi
araplarin su anki haline bakarsak eger peygamberimiz araplardan bahsediyorsada bu
araplardan bahsetmiyordur diyorum
cunku bizim peygamberimiz ummetinin rezil degil vezir olmasini ister................

borgie
01 06 2004, 17:00
onlar peygamberin olumunden yuzlerce sene sonra uydurulmus, uyduruk hadisler
arastirin, okuyun biraz.

bngst
01 06 2004, 17:00
From :
Reply-To : TurkishAmerica@yahoogroups.com
Sent : Wednesday, June 2, 2004 4:01 PM
To : TurkishAmerica@yahoogroups.com
Subject : Re: [TurkishAmerica] Turk Kimdir?



In a message dated 6/2/2004 10:25:50 AM Central Daylight Time,
kutigin@hotmail.com writes:


Bu yaziya baslamadan once sunu belirtmeliyim ki, bu platformda veya baska
herhangi bir ortamda kimse ile agiz dalasina, ilkokul munazarasina girismeye
niyetim yok.
Falan filan.. Fakat benimle daha once tartismada bulundugunu yazmissa da
ismini vermekten nedense gocunmus. Aydinlatma (!) acisindan getirdigi bilgiler de
apartma oldugu, kaynak falan da gostermiyor, ne denli aydinlatici oldugu
okuyucunun bilgisine birakilmistir.

Yecuc Mecuc meselesine gelince:

Buhari'nin Zeynep Bint-i Cahs'in nakline dayali olarak belirttigi bir Hadis'e
gore Muhammed (Sahih-i Buhari Muhtasari, C.9, sh. 95-96): ...vukuu yaklasan
bir serden, buyuk bir fitneden dolayi vay Arabin haline? Bugun Ye'cuc ve
Me'cuc'un seddinden sunun gibi bir delik acildi diyerek bas parmagi ile sahadet
parmagini halkalamis, bunun uzerine Zeynep kendisine Icimizde bu kadar salih
kimse varken biz helak olur muyuz? diye sormus ve buna karsi Muhammed:Evet,
Fisk-i fucur, fuhs ve ma'siyet cogaldigi zaman (helak olursunuz) yanitini
vermistir.

Bir baska hadiste (al-Mutakki, ingilizce ceviri Lewis, II. sh 197): Bir gun
akrep sokan parmagini bezle sardiklari sirada soyle der: Dusman diye bir sey
yok diyorsunuz. Fakat sizler, yaygin suratli, kucuk gozlu ve kizil sacli bir
millet olan Ye'cuc ve Me'cuc'larla karsilasincaya kadar dusmanlarla savasmis
olmayacaksiniz. Bunlar giderek cogalan ve yuzleri dovulu kalkana benzeyen
kimselerdir.

...Kucuk gozlu, kirmizi yuzlu, basik burunlu, ve suratlari kalin deriden
yapilmis kalkanlara benzeyen Turklere karsi savasmadikca hukum gunu
gelmeyecektir. Ve hukum gunu gelmeyecektir ki ta sizler kivrik kildan yapilmis sandal giyen
bir millete karsi savasana kadar. Ebu Hureyre'nin rivayetine dayali bu Hadis
Buhari'nin Sahih'inin Kitab-i Cihaddindan alinmistir. Bu hadisler icin bkz:
Buhari, Sahih (Ed. L. Krehl. Leiden 1862-1908, III, 177); Kitab-i Cihad, Bab
95,96; Kitab-i Manakib, bab 25; Muslim, Sahih (Kahire 1283, Cilt V); Kitab-i
Fitan Hadis No. 63, 64, 66. Buhari'nin Arapca'dan Fransizcaya cevirisi icin
bkz El-Bokhari, Les Traditions Islamiques )Par O. Houdas et W. Marcais; Paris
MDCCCVIII, Tome II, 322-323; ayrica bk Tome I ve Tome III. Ayrica Arap
cografyacisi Abu Zayd Ahmed b. Sahl al-Belhi (Balhi)'nin )olumu 934) Kitab al-bad'
va'l-tarih adli yapitina bakiniz. Mutahhar b. Tahir al-Makdisi tarafindan yazilmis
fakat al-Belhi'ye izafe edilmis bu kitabin Fransizcasi icin bk Le Levre de la
Creation et de l'Histoire de Motahher Ben Tahir al-M**disi, Attribue a Abou
Zeid Ahmed Ben Sahhl al-Balkhi, (Ceviri M. Cl. Huart, Tome VI, Paris 1919 s. 58)

Arap Milliyetciligi ve Turkler adli yapitinda Prof Dr Ilhan Arsel durumu
soyle anlatiyor:

.... Her ne kadar bazi yazarlarimiz, Turk'un Ye'cuc ve Me'cuc efsanesi
seklinde kotulenmesini ve iftira konusu yapilmasini Islam'in ozunden gelme olmayip
Arap yazarlarin kasitli ve Turk dusmanligini gelistirmek amaciyla yoneldikleri
bir girisim olarak gorurlerse de (Ornegin Danismend'in kitabninin 112-113uncu
sayfalarinda ibretle okuyacaginiz gibi -NY) biraz ileride deginecegimiz gibi,
bu goruslerin saglam bir temeli yoktur ve Kur'an'da adi gecen Ye'cuc ve
Me'cuc sozcukleri, Muhammed tarafindan Turkler karsiligi olmak uzere
kullanilmistir.

Nitekim yukaridaki hadisleri Turkler sozcugune yer vermeden yayinlayan
Diyanet Isleri Baskanligi dahil, her ne kadar Dahhak, ve Suddi ve Katade gibi
yorumcularin goruslerine dayali olarak Zulkarneyn'in karsilastigi kavmin Turkler
oldugunu soyleyerek sanki Turklerin Ye'cuc ve Me'cuc karsi sed insa ettiklerini
belirtirse de (Sahih-iBuhari, 2. baski, c.9, sh 95, 100 ve d) Ye'cuc ve Me'cuc
ile Turkleri, babalari musterek kardes yani Yafis'in ogullari olarak tanitmis
ve Muhammed'in fiziki bakimindan tanimini yaptigi irkin Turklerden baskasi
olamayacagini farkina varmadan kanitlamistir.

Nitekim Ye'cuc ve Me'cuc'un, Turk'un oz kardesleri olarak Yafis'in ogullari
olduklarini aciklayan Diyanet Isleri Baskanligi Turk halkina sunlari ogretir:
...Peygamber efendimiz 'Yaklasan bir fitnenin serrinden vay Arabin haline...
Su saatte Ye'cuc ve Me'cuc seddinden bir menfez acilmistir' buyurup Ye'cuc ve
Me'cuc'dan eriserek musibeti Arab'a tahsis buyurmuslardir.. (Ayni eser sayfa
100) (...)

Ye'cuc ve Me'cuc ile Turklerin kastedilmedigi iddia edilmeye devam edilirse
bu konuda Islami kaynaklardan, seriatcilarin dahi itiraz edemeyecegi kaynaklar
getirmeye devam edecegim.

Acik ismini yazan

Neriman Yuce

sakaron
02 06 2004, 17:00
baylar.ister inanalım ister ınanmayalım ama bedenlerımızde bir damla türk kanı taşıyorsak toplumda daima huzur ve mutluluğa bakalım.

evet, keşke bu konuya bir cevap yazmasaydım ama yazdım ama bir daha böylesi konularda iki defa düşüneceğim ne olursa olsun.....hatta 3 belkide 4

bu işleri araştırmaktaydım belki bunun etkisi var bende..ama bitti...........

çüzzzz....

TT Boy...
02 06 2004, 17:00
...

The_Last_Ninja
02 06 2004, 17:00
“Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumlarin, kisilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayislari bile degisiyor. Böyle bir dünyada, asla degismeyecek hükümler getirdigini iddia etmek, aklin ve ilmin gelismesini inkâr etmek olur...”

Mustafa Kemal Atatürk

qqq-yobaz-q
02 06 2004, 17:00
dikkat edin arkadaslar, susturmak icin gelir el kaide itleri

~gsteen~
02 06 2004, 17:00
<< keske dedigin gibi bunlar safsata olsa ama degil, ben yillar once Turan Dursun'un kitaplarini okudugumda ogrenmistim bunlari ... Ayrintili bilgi sahibi olmak istersen www.ilhanarsel.org dan bulabilirsin ...
Yalniz ikaz edeyim, girip te okuyunca inanc baglaminda sikintiya girebilirsin, bu notu da merak uyandirma amacli yazmiyorum! ]]

Benden sonra yazanlarin yorumlarini okudum. Benim yukarida yazdigim sadece uc adet cumleden,
1. deli oldugumu, diger bir kac deliyle beraber akilli arkadaslari mesgul etmek icin kuyuya tas atmaya devam ettigimi,
2. akli basinda hic bir insan kendi inancini birkac soz uzerine degistirmez diye fikir beyan eden arkadasin benim dinimi degistirdigimi yada Turan Dursun'un yazdigi kitaplardan ilham aldigimi dusundugunu,
3. zaten temeli ve dayanagi olmayan inancimda sikintiya dustugumu,
4. bu devirde halen Turan Dursun ve Ilhan Arsen okudugumdan dolayi bagnaz ve orumcek kafali oldugumu ve bu yorumu yapan arkadasi bilmeden uzdugumu ogrenmis bulunmaktayim.

Oncelikle tum ailem, sulalem ve cevrem gibi Turkum ve muslumanim.
Ama deli degilim, gorusleri hepimizin inanciyla celisen ve hadislere dayanarak bilgi veren ve sizin deli diye nitelendirdiginiz nicklerle de hicbir tanisikligim yada organize bir baglantim yoktur, tanimiyorum onlari.
Dinimi degistirmis degilim ve boyle bir dusuncem de olmadi hicbir zaman!
Turan Dursun'un yazdigi kitaplardan ilham almadim, olduruldugunde elden ele gezen kitaplarindan birini0 okumus, inanmamis, daha sonra da tum kitaplarini okumustum ve acikcasi o donem icimde olusan birtakim celiskiler canimi sikmisti.
Ayni can sikintisini yillarca Osmanli tarihi okumamiza ragmen Padisahlarimizin hemen hemen tumunun eslerinin yabanci olusunun bizden gizlendigini ogrendigim anda da hissetmistim. Yine ayni sekilde cin seddinin bize karsi yapilmadigini yada aya ayak basan astronotun ezan sesini duydugunun bir yalan oldugunu ogrendigimde de canim cok sikilmisti.

*** Benim, kisisel olarak Allah ile aramda olan inancim ile ilgili, hakkimda hicbirsey bilmemene ragmen, 'zaten temeli ve dayanagi olmayan inancin' seklinde bir ifade de bulundugun icin senin adina uzuldum. Dilegim odur ki affolunursun!
Evet, okudugum bircok kitap arasinda yerlesik hayat tarzimiza, alisilmis-bilinen dinsel ve dusunsel fikirlerimize aykiri birkac kitap zaman zaman beni rahatsiz etti, inanc baglaminda sikintiya girdigim zamanlar da oldu, bu dogru, bunu inkar etmiyorum zaten. Yine Allahin bana verdigi akil ve zeka ile ve epey ugrastiktan sonra tanistigim aydin bir din ogretmeninin yardimiyla aradigim bircok soruya cevap bulabildim, 'zaten temeli ve dayanagi olan inancimi' da bir kat daha saglamlastirdim. Sevgili badem agaci, sanirim anlatabildim ...

Ama savasan sahin'in -eger yanlis anlamadiysam- bu devirde halen Turan Dursun ve Ilhan Arsen okumanin bagnaz ve orumcek kafalilik olduguna dair yorumunun bilakis kendi icinde tam bir bagnazlik oldugunu dusunuyorum.
Her ne olursa olsun, herhangi birsey okuyan bir insanin bagnaz ve orumcek kafali oldugu dusuncesine ise hicbir sekilde katilmiyorum ... Herkes okusun, ne okursa okusun !!!
Ayrica bu arkadasi bilmeden uzduysem eger, istemeden birini uzmekten dolayi benim daha cok uzuldugumun bilinmesini isterim.

bAdEm-AgAcI
02 06 2004, 17:00
sevgili gsteen

sanirim hassas bir zamanina denk geldi. eger yazimi tum forumu okuyarak degerlendirirsen sana bir cevap olarak degil, bu konuda tahrik edici ve dayanaksiz konusanlardi asil kastim. dikkat edersen Turan Dursun okumana birsey demedim. sadece okuduklarini direk olarak hazmetmeden yutanlaraydi lafim ki senin okuduktan sonra inanc konusunda karmasaya dusebilirsin sozundu, benim bu yorumuma sebep olan. kimsenin inanci kimseyi ilgilendirmez ama belli bir yere kadar. nereye kadar? baska insanlarin ozel ve kutsal kabul ettikleri seylere dil uzatana ve onlar hakkinda ortada tahrik edici yorumlar yapana kadar! sen gereksiz yere uzerine alinmissin. sen de ailen de cok iyi birer Musluman ve de Turk olabilirsiniz. hatta cogu kisiden de, ondan da benden de daha iyi olabilirsiniz. ben sana bu konuda da laf atmadim. Yalniz sana soyleyebilecegim sudur ki, her yazilani dogru kabul edersen, o zaman herseyin dogru oldugunu kabul etmek zorunda kalirsin. ve hic degismeyecek bir dogru istersen, derim ki maalesef yalan olanlar dogru olanlardan fazladir. ve hersey dogru degildir! Osmanli padisahlarinin eslerinin yabanci oldugunun senden niye saklandigini anlayamadim. benden saklamadi kimse onu. hatta devsirme diye anahtar sozcuk verirsem sanirim orta okul ve lise tarih derslerinden birseyler animsarsin. Cin Seddinin bize karsi yapilmadigini, daha dogrusu Orta Asya Turklerine karsi yapilmadigini ilk defa duyuyorum. Cine karsi baska bir tehlike yoktu diye biliyorum, nerde okudun bunu? ben de merak ettigim icin soruyorum. aya ilk ayak basan Neil Armstrong olayini Neil Armstrongdan duymadigim icin ezan sesini ne duyduguna ne de duymadigina dair bir fikrim yok. Cok da buyuk bir olay degildir bu. yani geneli etkileyecek bir olay degil bu. lutfen bir daha ki sefere gereksiz yere uzerine alinma. eger incittiyse sozlerim seni kusura bakma. seni sadece dolayli olarak ufak bir nokta hedef almisti. onun da aciklamasini yaptim. herkes kendine iyi baksin...

polis
03 06 2004, 17:00
Yaw bu çagda insanlar hala bu dinlere nasil gozu kapali bir sekilde hiç kuskuya dusmeden inaniyorlar bunu bir turlu anlayamiyorum.Okumus kafasi çalisan bir insan nasil boyle seyleri kabul eder aklim almiyor vesselam.

VeCToR
03 06 2004, 17:00
gsteen konu nerelere geldi farkındasın değil mi??

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
Neil Armstrong ay'da ezan sesi duydu mu?
Yine, benzer şekilde, bazı müslümanlar, astronot Neil Armstrong'un aya ayak bastığı sırada ezan sesi duyduğu iddiasını ortaya atmışlardır. Bu da gerçekdışı bir iddiadır. Nitekim, 14 Nisan Temmuz 1983 tarihinde, Neil Armstrog'un ofisinden yapılan açıklamada aşağıda görüldüğü gibi, bu iddia da yalanlanmaktadır.

NEIL A. ARMSTRONG

LEBANON, OHIO 45036
July 14,1983

Mr. Phil Parshall Director
Asian Research Center
International Christian
Fellowship 29524 Bobrich
Livonia, Michigan 48152

Dear Mr. Parshall;
Mr. Armstrong has asked me to reply to your letter and to thank you for the courtesy of your inquiry.
The reports of his conversion to Islam and of hearing the voice of Adzan on the moon and elsewhere are all untrue.
Several publications in Malaysia, Indonesia and other countries have published these reports without verification. We apologize for any inconvenience that this incompetent journalism may have caused you.
Subsequently, Mr. Armstrong agreed to participate in a telephone interview, reiterating his reaction to these stories. I am enclosing copies of the United States State Department's communications prior to and after that interview.

Sincerely
Vivian White
Administrative Aide

================================================== ===============================================

Kaptan J**ues Yves Cousteau müslüman oldu mu?
Bazı müslümanlar, 1997 yılında vefat eden ünlü deniz araştırmacısı J**ues Yves Cousteau'nun Kuran'da yazılı bulunan bir ayeti görünce müslüman olduğunu iddia etmişlerdir. Onlara göre, Cebelitarık boğazında tatlı su ile tuzlu suyun birbirine karışmadığını bilen Cousteau, Kuran'daki Rahman Suresininin 19.ayetini görmüş de, 1400 yıl önce yazılan bu kitap bu gerçeği nasıl bilebilir? diye düşünüp, bu büyük gerçek sayesinde müslümanlığı kabul etmiş... (Rahman 19: İki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar,(20) Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.(21)Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Bu iddia'nın gerçekle ilgisi yoktur. Kaptan Cousteau (Kusto), müslüman olmamıştır. 1997 yılında vefat eden Kaptan Kusto, Paris'teki Notrdam Katedrali'nde yapılan Hristiyan töreni ile defnedilmiştir. cenazesi, bir Cami'den cenaze namazı ile kaldırılmamıştır.
Kaptan Kusto'nun müslüman olduğu yalanına en güzel cevap Kapton Kusto'nun Vakfı bir yazıyla, Kaptan Kusto'nun hiçbir zaman müslüman olmadığını açıklamistir.

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
biliyorum badem agaci, biliyorum :)
misyoner bir calisma degil cunku tum dinlere karsi tavir aliniyor.
Yaziyi ilk kullanan sumer kaynaklarinda ne varsa oradan tevrata, tevrattan incile, incilden de Kuran-i Kerime aktarildigi belirtiliyor.
Aynen aktariyorum ... ( Aktariyorum bak bir daha soyluyorum :) baska anlam yuklemeyelim ...)

Tüm dinler bir masaldır. Günümüzdeki tek tanrılı dinler, çok tanrılı dinlerin değişimi sonucu meydana gelmişlerdir. Bilinen en eski çok tanrılı din, günümüzden 5000 yıl önce yaşamış olan (bir başka deyişle İ.Ö 3000 yıllarında yaşamış ) Sumerler'dir. Sumerlerin öncesine ait tarih bilinmiyor, çünkü yazılı ilk bulunan en eski eserler Sumerler'e aittir.

Sumerler'den Tevrat'a, Tevrat'tan Incil'e, Incil ve Tevrat'tan Kur'an'a geçen 6 konu şunlardır.
(kaynak: Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın Kuran İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni adlı eseri):

Sümerlerin dini
Adem'in Cennet'ten kovulması
Yaratılış
Tufan
Başörtme adeti
Eyüp Peygamber'in Sabrı Hikayesi'nin Kökeni


SUMER DİNİ
Sumer dini çoktanrılı bir dindi. Dünyada, evrende, doğada görülen, hissedilen her nesnenin bir Tanrısı vardı. Tanrılar insan görünümünde, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı. İnsanlar gibi, onlann da çocuklan ve eşlerinden oluşan aileleri bulunuyordu. Bu aileler kral gibi bir Baştanrı altında toplanmışlardı. Tanrılar da insanlar gibi sever, üzülür, kızar, kıskanır, kavga eder, kötülük yapar, hastalanır, hatta yaralanabilirlerdi. Yer, Gök, Hava, Su Tanrılan yaratıcı, diğerleri yönetici ve koruyucu Tanrılardı.
Her şehrin bir koruyucu Tanrısı vardı. O Tanrı, şehrinin iyi yaşam sürmesinden sorumlu idi. Onun gücü, şehrinin iyi veya fena olduğuna göre değişirdi. Bunlara aym zamanda diğer şehirlerde de tapılırdı. Bu şehir Tanrıları, evrenin yönetimini aralannda bölüşmüşlerdi. Tanrılara ait listelerde 1500 kadar Tanrı adı bulunması, Sumerlilerin ne kadar çok Tanrı yarattığını göstermektedir.
Tanrıları insan şeklinde algılamalan, Tanrıları şehirlerin dışında evren ve doğa Tanrısı olarak geliştirmeleri ve onlan uyumlu bir sistem içine almalan, Sumerlilerin önemli ruhsal başanları olarak kabul edilmektedir. Tanrılar yalnız evrende değil, insanlarm yaş***** da girerler. Örneğin, yorulmak bilmeden gezen Güneş Tanrısı Utu, her şeyi görür, adaleti korur, insanlara yardım eder, ciğer falı bakanlann piridir. Bilgelik ve Su Tanrısı Enki, insanlann ve sihirbazlarm koruyucusudur. Venüs yıldızını simgeleyen Tanrıça İnanna, âşıklann ve savaşçılann koruyucusudur (10).
Sumer'de Tanrılar istediklerini yapar; onlar, insanlara ne istediklerini bildirmez. Ancak insanlar onlara, kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilir. Bu, kurban edilen hayvanlann karaciğerlerindeki işaretlere göre anlaşılır. Bu işaretlerin ne olduğu, neyi anlattığı, bu hususta yazılmış kataloglarda bulunur; rahipler ona göre onlan yorumlar. Ayrıca rüya ile de Tanrı istediğini bildirir. Tanrının yapılacak bir işi uygun görüp görmediğini anlamak isteyen; mabede gider, kurban keser, dua eder ve uykuya yatar. Gördüğü rüyanın olumlu veya olumsuz olduğunu da ancak rahip yorumlar.
Sumerliler, bu Tanrılar dünyası üzerine pek çok efsane geliştirmişler; şiirler yazmış, ilahiler bestelemiş, törenler düzenlemiş ve bütün bunlan yazıya geçirerek zamanımıza kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Onlann kurduklan çokTanrılı din, yavaş yavaş tektanrıya dönüşerek, bugünkü dinlerin temelini oluşturnuştur. Fakat bu arada diğer Tanrılar da tamamıyla yok olmayarak bu dinlerde melekler, şeytanlar, cinler olarak varlıklarını korumaktadır.

DİNLERİN KARŞILAŞTIRILMASI
Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman dinleriyle Sumer dini arasındaki ortak noktalar şunlardır: Tanrının yaratıcı ve yok edici gücü; Tanrı korkusu; Tanrı yargılaması; kurbanlar, törenler, ilahiler, dualar ve tütsülerle Tanrıyı memnun etmek; iyi ahlaklı, dürüst ve haktanır olmak; büyüklere ve küçüklere saygı göstermek; sosyal adalet; temizlik.
Temizlik Sumerlilerde çok önemli idi. Tapınağa gidenlerin, dua edenlerin, kurban kestirenlerin vücutça temiz olmaları gerekti. Düşmanlann yıktıklan şehirler için onlann yazdıklan ağıtta:
Artık karabaşlı (Sumerliler) halk tören için yıkanamıyor, kirliyi beğenmek onlann kaderi oldu, görünüşleri değişti denmektedir (11). Yeni yapılan binalar, içine girmeden önce dinsel bir temizlikten geçirilirdi. Temizlik, atasözlerine bile, Yıkanmamış elle yemek yeme! olarak girmiş.
Sumer Tanrıları, insanlara ne istediklerini bildirmez; fakat hoşlarına gitmeyecek bir işi yapan insanları cezalandırırlar. Buna karşılık diğer dinlerde Tanrı bazı kimselere ne istediğini bildirir. İnsanlar da ona göre hareket ederler. Tanrı bildirilerini alan kimselere Farsçada peygamber, Arapçada resul denir. İlginç olan, peygamberlik olayı, Yahudilerden Asurlulara geçmiş. Çiviyazıli metinlere göre bu düşünce Asur ve Filistin'de politik ve ekonomik krizlerle başlamış. Asur'da Tanrıdan bir insan (peygamber) yoluyla alınan haberler tabletlere yazılmış. Onlara göre Tanrı ile iletişime giren insanlar çeşitli şekilde trans haline giriyorlar. Bu kimseler aslinda aşağı tabaka sayılıyor ve büyücülükle bağlanıyor. Konuşan Tanrıça ise, onun ağzından söyleyen de kadın oluyor. Özellikle Aşk Tanrıçası İştar'dan haber getirenler. Bunlar ya Tanrılardan üçüncü şahıs olarak buyruğunu alır veya birinci şahıs olarak kendisini, konuşan Tanrı ile bir yapar. (A. Leo Oppenheim, Ancient Mesopotamia, Chicago, 1964, s.221.) Kur'an'da da aym ifadeyi buluyoruz. Allah bazen üçüncü şahıs olur, bazen doğrudan konuşur (12).
Sumerlilere göre Tanrılar, şehirleri ve bütün kültür varlıklarını meydana getirmiş ve insanlara vermiştir. Aynı düşünceyi Kur'an'da da buluyoruz.
A'râf Suresi, ayet 26:
Ey Ademoğullan! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Tekva (iman) elbisesi daha hayırlıdır.
Nahl Suresi, ayet 81:
Allah yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı, dağlarda sizin için barınaklar yarattı ve sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, savaşta koruyacak zırhlar yarattı.
Yâsîn Suresi, ayet 42:
Gemilerin benzerlerinden, binmekte olduklan ve ileride binecekleri şeyleri onlar için biz yarattık.
Bu üç ayette Allah hem birinci şahıs olarak konuşuyor, hem de ondan üçüncü şahıs olarak söz ediliyor.
Yâsîn Suresi, ayet 82:
Onun işi, bir şeyi yaratmak istediği vakit 'ol' demektir, o şey hemen olur.
Sumer'de de Tanrılar Ol der ve her şey oluverir.
Her üç dinde de Tanrıların var edici güçleri yanında yok edici güçleri de var. Sumer'de Tanrı Enlil, Tanrılar meclisinde Ur şehrinin yıkılmasma karar vermiştir. Şehrin Tanrısı buna ne kadar üzülse elinden bir şey gelmez. Gelen ordular Tanrının dünyadaki araçlarıdır. Aynı deyimi Kur ân da da buluyoruz:
Enfâl Suresi, ayet 17:
Savaşta siz onlan öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın, Allah attı.
Sumer'de Tanrı kızmaya görsün, kendi ülkesi bile olsa yakıp yıktırır. Sumer Tanrılannın babası Tanrı Enlil, Akad krallarının yaptıklarına kızarak gözlerini dağlara çeviriyor ve oradan barbar ve vahşi Gutileri çekirge sürüleri gibi getirterek Agade'yi ve hemen hemen bütün Sumer'i kırıp geçirtiyor. (S.N. Kramer, The Sumerians, s.66.)
Tevrat'tada birçok kez Yahve'nin (Yehova) insanlara kızarak onlara yok edici felaketler verdiği, seçtiği , komşu milletleri İsrail'in üzerine saldırttığı bildirilmektedir.
Ayni olayı Kurân'da da göıüyoruz. Birçok sure içindeki ayetlerde Allah'ın çeşitli milletleri nasıl yok ettiği yazıliyor. Bunlardan bazılari:
Hacc Suresi, ayet 44:
Ey Muhammed! Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Âd milleti, Semûd, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış, Musa da yalanlamıştı. Ama ben, kâfırlere önce mehil verdim, sonra onları yakalayıverdim, beni tanımamak nasılmış görsünler!
Furkan Suresi, ayet 38:
Âd, Semûd ile Ress'lileri ve bunlann arasında birçok milleti de yerle bir ettik.
Ankebût Suresi, ayet 38:
Âd ve Semûd milletlerini de yok ettik.
Fussilet Suresi, ayet 13:
İşte sizi, Âd ve Semûd'un başına gelen kasırgaya benzer bir kasırga ile uyardım.
Fussilet Suresi, ayet 16:
Rezillik azabını onlara dünyada tattırmak için üzerlerine dondurucu rüzgâr gönderdik. (Âd milleti hakkında bkz. Sadi Bayram, Kaynaklara Göre Güneydoğu Anadolu'da Proto Türk İzleri, Ankara, 1980, s.54.)
Muhammed Suresi, ayet 13:
Biz halkı seni yurdundan çıkaran nice şehirleri yok ettik. Fakat onlara bir yardım eden çıkmadı.
Ahkaf Suresi, ayet 27:
Ant olsun biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik.
İsrâ Suresi, ayet 15, 16:
Bir ülkeyi yok etmek istediğimizde, o beldenin şımarmış olanlanna önce emrimizi ulaştınnz. Yine kötülük ederlerse biz de orayı yerle bir ederiz.
Sumer'de krallann nasıl sarayları varsa Tanrıların da öyle evleri olmaliydı. Bunun için Tanrı evi adı altında görkemli tapınaklar, yanlarında Tanrılarla insanlan yaklaştırdığı düşünülen basamaklı kuleler yapılmıştı. Daha sonra bu Tanrı evleri sinagoglara, kiliselere, camilere dönüştü (l3). Camilerin ve minarelerin üstündeki yarım ay, Sumer Ay Tanrısının sembolüdür (l4)
Sumer krallan, Tanrılann yeryüzündeki vekili sayılıyordu. Bu inanç Hıristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek sürmüştür.
Bakara Suresi, ayet 30:
Rabbin meleklere, 'ben yeryüzünde bir halife yaratacağım' dedi. Onlar da, 'biz hamdinle sana tesbih eder ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun' dediler.
Sumer kanunu, Babil Kralı Hammurabi'nin yaptığı kanuna temel olmuş, ondan Musa'nın ve Yahudi kanunu, ondan da İslam kanunu etkilenmiştir. Hammurabi nin (İÖ 1750) Güneş Tanrısından kanunu alışı, Musa'nın Tanrıdan kanunu alışına örnek olmuştur. İlginç olanı İslam'da hukukun, ancak, Araplann Irak topraklannı ele geçirdikten sonra kurallaşmasıdır. Sumer, Babil hukuksal geleneklerinden çıkan sözler, İbrani kanunu Talmud'da bulunuyor. Ortodoks Yahudi'deki boşanma terimi Sumerce bir kelime. Sinagogda Tevrat okunurken dinleyenler şallannın saçakları ile onu izlerler. Bu, Sumer'de hukuksal bir belgenin onaylandığım göstermek için tablete elbise kenarıyla basılmasını yansıtmaktadır. (Samuel Noah Kramer, Cradle of Civilization, New York, 1967, s.160.)
Musa'nın kanununda bulunan anaya babaya saygı, kimseyi öldürmeyeceksin, zina yapmayacaksın, çalmayacaksın, yalan tanıklık etmeyeceksin, komşunun kansına ve malına göz dikmeyeceksin gibi kurallar Sumer kanununda da aynı. Yalnız Sumer Kanunu daha insancıl; göze göz, dişe diş yok cezalarda. Ne yazık ki, Sumer kanunlannın yazılı olduğu tabletler çok kırıklı, belkn de toprak altından daha çıkarılamayanlar da var. Bu yüzden tam karşılaştırma yapılamıyor. Buna karşın daha sonra Samiler tarafından yapılan kanunlann, Sumer kanunlarına dayandığı kuşku ***ürmez. Buna açık bir örnek olarak, lbrahim Peygamber'in karısı ile cariyesi arasındaki olayı gösterebiliriz. Sumer kanununa göre kısır bir kadının kocasına verdiği cariyesi çocuk doğurunca, hanımına karşı büyüklük taslayamaz, öyle yapmaya kalkarsa cezalandırılır.. Tevrat ve Kur ân da yazıldığına göre İbrahim Peygamber'in kısır olan kansı Sara, cariyesi Haceri çocuk yapmak üzere kocasına veriyor. Cariye, çocuk doğurup kendisini üstün görmeye başlayınca, oğlu İsmail ile çöle ***ürülüp atılıyor kocası tarafından (15).
Tevrat'a göre büyük erkek çocuğa mirastan özel bir pay verilir. Çocuklar isterse babanın sağlığında bu payı alabilirler. Tekvin bap 25: 32- 34'te Yakup büyük kardeşi Esav'a isteği üzerine payını veriyor. Aynı kural Sumer'de de var. Sumerce yazılinış Lipit-İştar kanununda bu madde, tabletin kırıklığı yüzünden tam değil (Sumer, Sabil, Asur Kanunlan, s.69, madde 2). Fakat Hammurabi kanununda bunun tümünü buluyoruz: Madde 165: Eğer bir adam büyük oğluna tarla, bahçe ve ev hediye eder, ona bir belge yazarsa, baba öldüğünde o payını ayrıca alır ve baba malının diğer kısmını kardeşleriyle eşit bölüşecektir.
Araplarda zina yapan kadınların taşlanması, Tevrat'ta olmasına karşın (Tesniye 13-23), Kur'an'da böyle bir ceza yok. Zina cezası ile ilgili dört ayet bulunuyor. Bunlar:
Nisâ Suresi, ayet 15-16:
Kadınlarınızdan zina yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp ***ürünceye kadar, yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evinizde tutun. İçinizden zina yapan her iki tarafa ceza verin! Eğer tövbe edip uslanırsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazğeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden ve çok esirgeyendir.
Nûr Suresi, ayet 2:
Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz sopa vurun. Müminlerden bir grup da onlara şahit olsun!
Nûr Suresi, ayet 3:
Zina eden erkek ancak zina eden veya putperest olan kadınla, zina eden kadın da zina eden veya putperest olan erkekle evlenebilir.
Taşlanma cezası Sumerlilerin eski çağlarında varmış. Fakat değişik bir nedenden İÖ 2200'lerde Lagaş Kralı Urukagina tarafından yapılmış sosyal reform metninde, geçmiş zamanlarda olduğu gibi iki koca almaya kalkan kadınlar ve hırsızlann; bu fena hareketleri yazılı taşlarla taşlanacakları bildirilmektedir (l6). Daha sonra yazılan kanunlarda bu taşlanma konusu bulunmuyor.
Sumer kanunlannda zina ile ilgili maddeler, kırıklıkları dolayısıyla (olsa gerek), yok. Buna karşın Hammurabi kanununda bulunuyor.
Sumer, Babil, Asur Kanunları, s.198:
129. Eğer bir adamın kansı bir başka bir erkekle yatarken yakalanırsa onları bağlayıp suya atacaklar. Eğer kadının kocası yaşatırsa, kral da yaşatacak.
130. Eğer bir adam başka bir adamın babasının evinde oturan karısını zor kullanıp koynunda yatırırken yakalanırsa, o adam öldürülecek, kadın özgür.
Sumer'de bekâret konusu önemli görünüyor. Sumer kanunlarının yazılı olduğu tabletler kırık ve okunamayan yerleri çok. Okunabilen iki madde bunu kanıtlıyor: Bunlardan birinde, bir kölenin zorla bikrini bozan 5 şekel (tahminen 40 gram) gümüş vermek zorunda. Diğerinde dul olarak evlenen bir kadın, kocasından boşandığında kız olarak evlenen kadının alacağı tazminatın yarısını alabiliyor (l7)
Tevrat'ta kural daha katı. Bir kız evlendiğinde bakir olmadığı kanıtlanırsa taşla öldüıülüyor (Tesniye 22:13-21). Buna karşın, Kurân'da bekâret konusu ele alınmamış.
Sumer'de tecavüz de fena sayılmış. Hür bir adamın kızı yolda tecavüze uğrarsa; anne, babası onun sokakta olduğunu bilmemişlerse, kız onlara 'tecavüze uğradım' derse, anne, baba onu zorla erkeğe karı olarak verecekler. (The Ancient Near East, Supplementary Texts and pictures Relating to old Testament, Editted by James B. Pritchard, Princton, 1969, s.89, 90.)
Tecavüz, Sumer efsanesine bile konu olmuş. Tanrı Enlil, Tanrılann başı olduğu halde, evlenmeden önce karısını aldatarak zorla tecavüz ettiği için Tanrılar meclisince yeraltı dünyasına sürülmüş (18).
Aynı olay Tevrat'ta (Tesniye, 22:28, 29) şöyle:
Eğer bir adam kız olan nişanlanmamış bir genç kadınla yatarsa ve onları bulurlarsa, adam genç kadının babasına 50 şekel (şekel Sumerlilerden Akadcaya geçen bir ağırlık ölçüsü birimi) gümüş verecek ve kadın onun karısı olacak.
Eğer adam, nişanlı bir kızla şehirde yatarsa her ikisi de taşlanarak öldürülüyor.
Kur'an'da bu konu yok.
Sumer'de sosyal adaleti koruyan Tanrıça, senede bir kere insanlan iyi veya fena hareketlerinden dolayı yargılar, kötüleri cezalandırır. Bu inanış İslam dinine, Şaban ayının on beşinde Berat Kandili olarak girmiştir (l9).
Sumer Tanrılannın esas adlarından başka, niteliklerine göre diğer adları da vardı. Babilliler bu adlardan 50'sini yeni yarattıkları Tanrı Marduk'a vererek tek Tanrı düşüncesine doğru bir adım atmışlardı.
İslam dininde Allah'a verilen 99 ad, aynı geleneğin bir devamı gibi görünüyor.
Sumerlilere göre ölüler, kur adlı karanlık, dönüşü olmayan bir yeraltı dünyasına gidiyorlar. Tevraı'ta bu; Şeol, Yunan'da Hades, İncil'de cehennem, İslam'da ahret olarak devam etmektedir. Sumerlilere göre burada tekrar dirilme yok. Fakat yeraltı dünyası, Tanrıları, rahipleri, ölenlerin gölgeleriyle oldukça hareketli bir yer. Buradan bazı özel durumlarda gölgeler yeryüzüne çıkabiliyor. Gılgamış'ın çağrısı üzerine arkadaşı Enkidu'nun gölgesi çıkarak iki arkadaş konuşuyorlar. Tevrat Samuel I:28'de Kral Saul'un isteği üzerine Samuel'in gölgesi yeraltından çıkıyor.
Sumer dininde yeraltındaki ölülerin ruhları için yiyecek ve kurbanlar sunulmazsa, onlar yeryüzüne çıkarak insanlara rahatsızlık veriyorlar. Ölenlerin arkasından çok fazla ağlayıp sızlanmak onları sıkıyor. İslamiyette de ölüler için yapılan dualar, kurbanlar bu inanışın bir devamı. Türkiye'de de çok ağlayıp ölünün ruhunu rahatsız etmeyin sözü vardır.
Yahudilere, Babil tutsaklığından sonra Perslerin etkisiyle, Zerdüşt dininden; ölülerin tekrar dirileceği, cennet, cehennem ve Sırat Köprüsü girmiştir. (Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, İstanbul, 1966, s.361.)(20) Kurân'da Sırat Köprüsü yok. (Ama, müslümanlar nesdense inanırlar)..
Sumerliler, kendilerinin, Tanrılar tarafindan seçilmiş üstün bir halk olduğunu yazmışlar. Tevrar'ta Yahve, Kur'an'da Allah, İsrailoğullarını üstün bir kavim yapmıştı. Tevrat Tesniye 14:6; Kur'an Câsiye Suresi, ayet 16; Bakara Suresi, ayet 27.
Sumerliler kadınları bir tarlaya benzetmişler. Aynı deyim hem Tevrat, hem Kur ân da var. Kur'an da kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın yazılı (Bakara Suresi, ayet 223).
Sumerliler, dünyadaki bütün olayların ve Tanrıların isteklerinin gökte yıldızlarla yazılı olduğuna inanırlardı. Kurân'da aynı inanış Levh-i Mahfuz olarak süıüyor. (Dipnot 23'e bakımz.)
Neml Suresi, ayet 75
Gökte ve yerde göze görünmeyen hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta da (Levh-i Mahfuz) bulunmasın.
Bürûc Suresi, ayet 17, 18:
Orduların haberi geldi mi sana? Onlar Firavun ve Semûd orduları idi (nasıl helak oldular?).. Bilakis inkârcılar bir başka çeşit yalanlamanın içine düştüler. Allah onları arkasından kuşatmıştı. Hakikatte onların yalanladıkları Levh-i Mahfuz'da bulunan şerefli Kur'an'dır.
Bu ayete göre Kurân bile gökte yazılı bulunuyor. Sumer'den kaynaklanan bir inanç!
Sumerlilerde 7 sayısı çok önemlidir. 7 gün geçmek, 7 dağ aşmak, 7 ışık, 7 ağaç, 7 kapı gibi. Aynı şekilde Tevrat ve Kur'an'da da 7 sayısı bolca bulunmaktadır. İslam'a göre cennetin 7 kapısı vardır; Sumer yeraltı dünyasının da 7 kapısı bulunuyor.
Yahudi dinsel törenleri Babil'den alınmıştır. Onların bu törenlerde söyledikleri şarkılar, Mezopotamya'da yeniyıl bayramlarında söylenen şarkılara benzemektedir. Cinlerin yok edilmesi dualan da Babil kökenlidir.
Sumerliler, Tanrılarını sevindirmek, onlardan bir istekte bulunmak, hastalıklardan kurtulmak için veya yaptıkları adaklara karşılık kurban kestirirlerdi. Bu kurbanlar sakatsız ve hastalıksız olmalı ve kurban sahibi vücutça temizlenmeliydi. Kurbanlar, rahipler tarafindan özel dualarla kesilirdi. Kurbanın sağ kalçası ve iç organlan Tanrıya takdim edilir, gerisi etrafta olanlara dağıtılırdı. İslamiyet'te de kurbanlar aynı koşullarda kesiliyor. Yalnız hocanın kesmesi zorunlu değil. Kurbanın sağ kalçası ile iç organlan Tanrı yerine kurban sahibine bırakılır, gerisi dağıtılır.
Sumer'de Erhanedan devrinde Ur Kral mezarlanna göre, Kral ve Kraliçeler askerleri ve etrafındakilerle birlikte gömülürdü. Fakat metinlerde her türlü kurban yazılmasına karşı insan kurbanı yok. Buna mukabil İsrail'de, Yunan'da insan kurbanı yapılmış. (Cyrus Gordon, The Common Background of Greek and Hebrew Civilization, New York, 1966, s.225.) İbranilerde ölü veya dirileri kıvandırmak veya şahıslann sağlığını korumak için Tanrı ile bir tür anlaşma olarak insan kurbanı yapılmış. (Tevrat, Sauel N 21: 6-9; Hayrullah Örs, Musa ve Yahudilik, İstanbul, 1966, s.142.)
Sumerlilerde, okul tabletlerine göre 6 gün çalışma, 7. gün dinlenme var. Bu Yahudilere Sabbat olarak geçmiş. On emirde Sabbat'ı düşün, onu kutsal gün olarak gör! deniyor. 6 gün çalıştıktan sonra, yedinci gün Tanrıya adanmış bir dinlennıe günü oluyor. Yahudilere ve Kur'an'a (dipnot 28'e bkz.) göre Tanrı 6 günde dünyayı yaratıp yedinci gün dinlenmiş. Bu günün cumartesi olması da Babillilerden geçmiş. Babilliler her ayın 7. gününde (Şapatu) bir kutlama yaparlardı. Bu üzgünlüğü ve nefis terbiyesini ifade eden ve Satürn gezegenine adanmış bir gündü (İngilizce'de Saturday, Satürn gezegeninden gelen bir gün adı, yani Cumartesi). Satürn kötü güçlerin temsilcisi idi. Yahudiler bu günün anlamını değiştirerek onu neşeli bir hale koymuşlardır. Onlar Cumartesi gününü Tanrı'ya dua ederek, kitaplar okuyarak çeşitli eğlencelerle geçirirler ve en ufak bir işe el sürmezler. İslamiyete bu gün Cuma'ya dönüştürülerek daha hafıfletilmiş kuralla alınmıştır.
Sumer yazarlarına ve ilahiyatçılanna göre her insanın ve ailenin bir şahsi Tanrı'sı veya Tanrısal baba yerine geçen iyi bir meleği vardı. Bu, bir fal, bir rüya veya görünen Tanrı ile bir anlaşma yapılarak belirlenirdi. Bunun görevi, Baştanrılardan, ait olduğu kimse için sağlıklı ve uzun ömür dilemek ve onun isteklerini Tanrılar meclisine iletmek. Tevrat'ta (Tekvin 31:53), İbrahim'in, Nahor'un Allah'ı, babaların Allah'ı aramızda hükmetsin!) deniyor. Bu da Sumerlilerin şahsi Tanrısının bir yansıması. İbrahim'in Allah'ı, İbrahim ile; onu tanıyacağına, kendine Allah yapacağına dair bir ahit yapıyor, onu da sünnet yapılmak suretiyle pekiştiriyor.
Kur'an'da(Kaf Suresi, ayet 17, 18). Hiç kimse yoktur ki, onun üzerinde bir koruyucusu ve denetleyicisi bulunmasın denmektedir ki, bu da Sumerlilerdeki bireylerin özel Tanrılarını yansıtıyor.
Sumer Tanrılarının gökte toplandıkları Duku adında bir yerleri var. İslam inanışına göre de Allah yedi kat göğün üzerinde Arş'ta oturuyor. (Hûd Suresi, ayet 7; Furkan Suresi, ayet 59; Secde Suresi; ayet 4.)
Kur'an'a göre (Şûrâ Suresi, ayet 51) Allah, bir insana ancak vahiy yoluyla, perde arkasından veya bir elçi gönderip emirlerini ona bildirir.
Tevrat'ta Tanrı ile şahıslar (peygamberler dışında Musa'nın kardeşi, kölesi İbrahim'in karısı gibi) karşılıklı konuşuyorlar veya insan şekline girmiş melekler Tanrı'dan haber getiriyor veya Tanrı istediğini rüyada bildiriyor.
Sumer'de Tanrı sadece bir kez duvar arkasından konuşuyor (Bilgelik Tanrısı Enki, Tufanın olacağını, Nuh'un karşılığı olan Ziusudra'ya duvar arkasından söylemiş). Tanrılar insanlara yapacakları işleri rüyalarda bildiriyor. Bunlardan başka fal ve kehanet yoluyla insanlar, Tanrılann isteğini öğreniyorlar.
Tevrat'daki ilahiler, atasözlen ve deyimlerin Sumerlilerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır (21). Sumer atasözleri Tufan kahramanı Ziusudra'ya babası Şuruppak tarafından, Tevrat'ta Süleyman'a babası Davud tarafından söyleniyor. Kur'anda ise Lokman tarafından adı verilmeyen oğluna öğüt veriliyor. Lokman'ın kimliği hakkında çok çalışılmış; bazıları onun peygamber olduğunu, bazıları da çok dindar olduğundan Tanrı tarafından uzun ömür verildiğini, yaşamı boyunca bilgisinin arttığını söylüyor. O, 560 yıl yaşamış ve bir adı da Sumerce Ziusudra gibi ölümsüz anl***** gelen Lubad imiş. Arami edebiyatında Ahiqar, Bizans'ta Planudes olarak ortaya çıkıyor. Bunların hepsi Sumer'deki Ziusudra'ya dayanmaktadır (Paul Lunde, Aesop of the Arabe, Aramco, 1974, March-April, s.2).
Sumer'de rüyalar Tanrı bildirisi olarak yorumlanıyor. Bu rüyalardan bazılannın etkisi Tevrat ve Kur'an'da görülmektedir. Bunlardan en ilginci Yakub'un oğlu Yusufun rüyasıdır. Yusuf Rüyamda tarlanın ortasında demetler bağlıyorduk. Benim demetim kalktı dikildi. Sizin demetiniz onun etrafını kuşatıp benim demetime eğildiler deyince, kardeşleri Bu bizim üzerimize kral mı olacak? dediler. Yusufun ikinci rüyasında güneş, ay ve 11 yıldızın kendisine eğildiklerini söylemesi üzerine, kardeşleri onu öldürmeye karar veriyorlar. (Tekvin 97:7,9.)(22)
Aynı şekilde Sumer Kralı Urzababa'nın yanında çalışan Sargon, gördüğü rüyayı Krala söyleyince, Kral Benim yerime kral olacak korkusuyla Sargon'u öldürmek istiyor. (Jerrold S. Cooper, Sargon and Joseph, Dream Come True, Biblical and Related Studies, Presented to Samuel Iwry, Indiana, s.33-35.)
Sumer mabet ve saraylarının yapılışında izlenen yol, bunlar hakkında yazılan ilahilerde belirtilmiş.Yapıya başlamak için önce Tanrının önermesi gerek. Bu da genellikle rüyada bildiriliyor. Bundan sonra yapı malzemesi ve sanatkârlar toplamyor. Yapıya başlamadan ve bittikten sonra temizlik törenleri yapılıyor. Bu yapıların görkemliliği övülüyor, adanma hikâyesi anlatılıyor. Bazı ilahilerde yapıyı yaptıran Tanrı tarafindan kutsanmak suretiyle ödüllendiriliyor(23). Tevrat'ta da aynı yol izleniyor.
Sumer Tanrı evleri hangi Tanrı için yapılmış ise o Tanrının ve ailesinin heykelleri içine konurdu. Kiliselerdeki İsa ve Meryem'in heykel ve resimleri bu âdetin bir uzantısı.
Sumerlilerde rahibeler tapınaklara Tanrının gelini olarak çeyizleriyle girerlerdi. Bu, Hıristiyanlikta devam etmektedir. Törenlerde Meryem'in heykelinin taşınması, Sumer törenlerinde Tanrı heykellerinin gezdirilmesini yansıtıyor..
Hıristiyanlıkta olduğu gibi Sumer'de de günah çıkaran rahipler vardı, bunlar kırmızı elbise giyerlerdi.

M.K'nun notu: Görülüyor ki; gerek Musevilik, gerek Hristiyanlık, gerekse de İslamiyet'te bulunan çeşitli uygulama ve inançların kökeni Sumer dininden kaynaklanmaktadır. Tüm peygamberler, kendilerinden önce gelen ve kendilerini Tanrı elçisi olarak tanıtan ve böylece saygı ve güvenirlik uyandırmak isteyen peygamberlerin uydurdukları dinlerden şu ya da bu şekilde esinlenerek yeni bir din uydurmuşlardır ???

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
Kaptan Kusto icin hayirlisi neyse o olsun, soylenebilecek artik tek sey, allah rahmet eylesin, insanliga faydasi olmus bir bilim adamidir ...

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
ADEMİN CENNETTEN KOVULMASI
Sumer'de, Dilmun adında, saf, temiz, parlak Tanrıların yaşadığı bir ülke var. Hastalık ve ölüm bilinmeyen yaşam ülkesi. Fakat orada su yok. Su Tanrısı, Güneş Tanrısına yerden su çıkararak orasını tatlı su ile doldurmasını söylüyor. Güneş Tanrısı söyleneni yapıyor. Böylece Dilmun meyve bahçeleri, tarlaları ve çayırları ile Tanrıların bahçesi haline geliyor. Bu cennet bahçesinde Yer Tanrıçası 8 bitki yetiştiriyor. Bu ağaçlar meyvelenince Bilgelik Tanrısı Enki her birinden tadıyor. Buna Yer Tanrıçası çok kızıyor, Tanrıyı ölümle lanetleyerek ortadan yok oluyor. Bilgelik Tanrısı çok ağır hastalanıyor. Diğer Tanrılar büyük güçlüklerle Yer Tanrıçasını bularak Bilgelik Tanrısını iyi etmesi için yalvarıyorlar. Tanrıça, Tanrının 8 bitkiye karşı hasta olan 8 organı için birer Tanrı yaratıyor. İlginç olan, yaratılan Tanrılardan beşi Tanrıça (bu doktorlukta ilk uzmanlaşmayı da göstermesi bakımından önemli). Hasta olan organlardan biri kaburga. Onu iyi eden Tanrıçanın adı, kaburganın hanımı anl***** gelen Ninti dir. Bu kelimede Nin hanım, ti kaburgadır. Ti'nin bir anlamı da hayat'tır.
Eğer ikinci anlamıyla tercüme edersek Tanrıçanın adı hayatın hanımı olur (31)
Bu hikâye Tevrat'ta da var: (Tekvin 2:5-23.)
Ve henüz yerde bir kır fıdanı yoktu ve bir kır otu henüz bitmemişti; çünkü Rab Allah yerin üzerine yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işlemek için adamı yoktu ve yerden buğu yükseldi ve bütün toprağı suladı. Ve Rab Allah yerin toprağından Adamı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu. Ve Rab Allah şarka doğru Aden'de bir bahçe dikti ve Adam'ı oraya koydu ve Rab Allah, görünüşü güzel ve yenilmesi iyi olan her ağacı ve bahçenin ortasına da hayat ağacını, iyilik ve kötülüğü bilme ağacını yerden bitirdi ve bahçeyi sulamak için Aden'den bir ırmak çıktı ve oradan bölünerek dört kol oldu: (Bunlardan ikisi Dicle ve Fırat-M.İ.Ç.) Ve Rab Allah baksın ve onu korusun diye Adam'ı oraya koydu ve Rab Allah Adam'a, 'bahçenin her ağacından ye, fakat iyilik, kötülük bilme ağacından yemeyeceksin, yersen ölürsün' dedi. Ve Rab Adam'ı yalnız bırakmamak için bütün hayvanları topraktan yaptı ve onlara ad koymak için Adam'ı getirdi. Fakat Adam yalnız idi. Rab Adam'a derin bir uyku verdi, onun kaburga kemiklerinden birini aldı, ondan bir kadın yaptı ve onu adama getirdi ve adam dedi: Şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir, buna nisa denilecek.
Bundan sonra yılanın kadını kandırarak yasak meyveyi yedirdiği ve bahçede olan Allah ile konuşmaları geliyor. Allah yılanı lanetliyor. Allah, Adem (burada Adam yerine Adem deniyor)(32) ve karısına giymeleri için kaftan yapıyor. Kadını ağrılı çok çocuk yapması ve Adem'i de toprakla uğraşması ile cezalandırarak onları Aden bahçesinden kovuyor. Buraya kadar nedense karısının adı verilmemiş. Ancak dördüncü babın başında, karısının adının Havva olduğu ve Habil, Kain'i doğurduğu yazılı.
Görüldüğü gibi Tevrat'ta (bap 1:27) yaratılışın altıncı ve son gününde Allah insanı erkek ve dişi yaratmış olduğu halde, Adam'ı tekrar yerin toprağından, eşini de onun kaburgasından yaratıyor. Buna göre bap 2: 4-23'te anlatılanlar, Sumer hikâyesinden alınmadır.
Kuran'da bu konu çok yüzeysel ve çeşitli surelerde parça parça anlatılıyor. Sure sırası ile:
Bakara Suresi, ayet 31: Allah Adem'e her şeyin ismini öğretti.
Bakara Suresi, ayet 32: 'Ey Adem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat' dedi.
Bakara Suresi, ayet 35-37: 'Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olanlardan istediğiniz yerden bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz' dedik. Şeytan orada ikisini.de ayarttı, onları bulundukları yerden çıkarttı. Onlara 'birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet içip yerleşip geçineceksiniz' dedik. Adem Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi, Rabbi de bunun üzerine tövbesini kabul etti.
A'râf Suresi, ayet 19-26: Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.' Şeytan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: 'Rabbinizin sizi bu ağaçtan men etmesi, melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.' 'Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim' diye ikisine yemin etti. Böylece onların yanılmalarını sağladı. Ağaçtan meyve tattıklannda kendileıinin ayıp yerlerini gördüler. Cennnet yapraklanndan onlan örtmeye koyuldular. Rabbi onlara, 'Ben sizi o ağaçtan men etmemiş miydim? Şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?' diye seslendi. Her ikisi, 'Rabbimiz kendimize yazık ettik, bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz' dediler. 'Birbirize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz, orada yaşar, orada ölürsünüz, orada dirilirsiniz' dedi.
Tâhâ Suresi, ayet 115-122: Ant olsun ki, biz daha önce Adem'e ahd vermiştik, fakat unuttu, onu azimli bulmadık. Meleklere 'Adem'e secde edin demiştik, İblisten başka hepsi secde etıniş, o çekinmişti. 'Ey Adem! Doğru bu, senin eşinin düşmanıdır, sakın cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın, orda ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın' dedik. Ama şeytan ona vesvese verip: 'Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve sana çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?' dedi. Bunun üzeriine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem Rabbine başkaldırdı. Rabbi yine de onu seçip doğru yolu gösterdi.
Görüldüğü gibi bu hikâye, Sumer ve Tevrat'ta birbirine oldukça paralel. İkisinde de bir Tanrı bahçesi, dikilmiş ağaçlar, bahçeden su çıkanlması, yasak meyvenin yenmesi, lanetlenme. Sumer'de kaburgayı iyi etmek için Tanrıça yaratılıyor; adı Kaburganın Hanımı. Hikâye Tevrat'a geçerken kadın kaburgadan yaratılmış ve adı Sumer'deki ikinci anlamı olan Hayatın Hanımı'nın (yaşatan hanım) İbranice karşılığı Havva olmuştur.
Kuran'da cennet bahçelerine âit değişik surelerde çeşitli ayetler var.(33) Yasak ağacın sonsuzluk ağacı olduğu yalnız Tâhâ Suresi'nin 20. ayetinde belirtilmiş. Cennetten yılan değil şeytan çıkartıyor ve ne Havva'nın adı, ne de kaburgadan yaratıldığı yazılı.
Kur ân, Kamer Suresi, ayet 49: Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.
Ayet 48: Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.
Ayet 50: Bu cennetlerde akan iki kaynak vardır.
Ayet 62: Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır. İkisinde de fışkıran iki su vardır.
Saff Suresi, ayet 12: İşte o takdirde, O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere Adn (Aden) cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.
Muhammed Suresi, ayet 15: Müttekîlere vaat olunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişemeyen sütten ırmaklar, içenlere kuvvet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Bunlardan da öte, Rablerinden bir bağışlama vardır.

Kuran'ın cennetindeki bu dört ırmak Tevrat'ın cennetindeki dört ırmak olmalı
Meryem Suresi, ayet 61, 62: Tövbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunanlar hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete, yani çok merhametli Allah'ın kullarına gıyaben vaat ettiği Adn cennetlerine girecekler. Şüphesiz O'nun vaadi yerini bulacaktır.
Sâd Suresi, ayet 49, 50: Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır. Kapıları yalnız kendilerine açılmış Adn cennetleri vardır.

İslam mitolojisinde, Adem'in yaratılması ve cennetten kovulması daha değişik (Meydan Larousse, Adem). Allah, Cebrail, Mikail, Azrail, İsrafil adlı meleklerine 7 kat yerden 7 avuç toprak getirmelerini emretti. Fakat yeryuvarlağı bu toprağı vermeye razı olmadı. Azrail toprağı zorla aldı. Allah bu toprak üzerine günlerce yağmur yağdırdı, onu yumuşattı, melekler yoğurdu. Ve Allah şekillendirdi. Adem 80 yıl şekilsiz toprak olarak, 120 yıl da ruhsuz bekledi. Şekil ve renk kazandıktan sonra meleklere, Adem'e secde etmesi emredildi. Bu emri yalnız şeytan dinlemedi. Bu yüzden cennetten kovuldu. Cennetteki iyiyi kötüden ayırmaya ölçü olan elma ağacından yemesi Adem'e yasak edilmişti. Cennetten kovulmasına kızan şeytan, yılan ile anlaşıp Adem ile Havva'yı, yasak meyve yedirterek cennetten kovduruyor. Adem yaptığına pişman olarak yalvarıyor, Cebrail vasıtasıyla affedilip Mekke'de Arafat'a gönderiliyor. Orada Havva ile buluşuyor. Adem'e Mekke'yi yapması emrediliyor. Cebrail de Hac merasimini öğretiyor ve böylece insan nesli türüyor.
Bunda Havva'nın nasıl yaratıldığı bildirilmemiş. Görüldüğü gibi, bu efsane ile Kur'an arasında oldukça büyük farklılık var. İlginç olan, insanın yaratılmasında Allah'a dört melek yardımcı oluyor. Sumer'de de, dört önemli Tanrı. Burada cennette bulunan elma ağacı. Bu ağaç, Sumer efsanelerinde çok geçen, özellikle Aşk Tanrıçası ile ilgili bir ağaçtır. Kuran'da bir defa bunun sonsuzluk ağacı olduğu yazılmış. Sumer'de yasak meyveyi, Bilgelik Tanrısı Enki'ye, ikiyüzlü olan veziri İsimut veriyor. Bu işi Tevrat'ta yılan, Kur'an da şeytan, bu efsanede ikisi birden yapıyor. Burada, Adem'in Allah tarafından affedilmesini Cebrail sağlıyor. Sumer'de Tanrılann yalvarması ile, Ana Tanrıça, Bilgelik Tanrısıriı iyi ediyor.
Sumer'de Bilgelik Tanrısı Enki, insanlara, diğer Tanrı'lardan haber getiriyor. İslamda aynı işi Cebrail yapıyor. Cebrail'in kudret sahibi olması, kemale eriştiricilik nitelikleri de (Meydan Larousse, Cebrail) Bilgelik Tanrısına uymaktadır. İslam efsanesinde Havva'nın nasıl yaratıldığı belirtilmemiş.

Adem ve Havva'nın çocuklan Habil ve Kain hikâyesi:
Tevrat, Tekvin, bap 4:1: Ve Adem karısı Havva'yı bildi ve gebe kalıp Kain'i doğurdu ve yine kardeşi Habil'i doğurdu. Habil koyun çobanı oldu. Fakat Kain çiftçi oldu. Ve Kain günler geçtikten sonra, toprağın semeresinden Rabbe takdime getirdi. Habil de sürüsünün ilk doğanlarından ve yağlarından getirdi. Ve Rab Habil'e ve onun takdimesine baktı, fakat Kain'e ve onun takdimesine bakmadı. Ve Kain çok öfkelendi. Ve Rab, Kain'e dedi: 'Niçin öfkelendin ve suratını astın? Eğer iyi davranırsan o yükseltilmeyecek mi? Ve iyi davranmazsan günah kapıda pusuya yatmıştır. Ve onun isteği sensin, fakat sen ona üstün ol.' Ve Kain kardeşi Habil'e söyledi ve vaki oldu ki, kırda olduklan zaman Kain kardeşi Habil'e karşı kalktı ve onu öldürdü.
Bu konu Kur ân'da yine çok kısa ve bu adlar da yok.
Mâide Suresi, ayet 27-31: Onlara, Adem' in iki oğlunun haberini gerçek oku: Hani bir kurban takdim etınişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. 'Ant olsun seni öldüreceğim' dedi. Diğeri de 'ancak sakınanlardan kabul eder' dedi. Ant olsun ki, sen öldürmek için bana elini uzatsan, ben sana öldürmek için el uzatacak değilim: Ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkanm.' 'Ben istiyorum ki, sen hem benim günahımı, hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın: Zalimlerin cezası budur' dedi. Nihayet nefsi, onu, kardeşini öldürmeye itti de onu öldürdü. Bu yüzden de kaybedenlerden oldu. Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gösterdi: 'Yazık bana! Şu karga gibi olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz mi oldum' dedi ve ettiğine yananlardan oldu.
Tevrat ve Kuran'da Havvâ'nın biri kız biri oğlan doğan ikiz çocuklarından söz yok. Bunlar efsanelerde olmalı.
Sumer'de bu hikâye iki ayn şekilde görülüyor: Birisinde Çoban Tanrısı, Dumuzi ile Çiftçi Tanrısı Enkimdu, Aşk Tanrıçası İnanna'ya âşık olurlar. Her biri İnanna'ya kendi ürününü över ve sonuçta Tanrıça, Çoban Tanrısı Dumuzi'nin ürünlerini beğenerek onunla evlenir. Enkindu bu seçimi dostça kabul ederek onlarla arkadaş olur.
Diğer bir hikâye de şöyle: Emeş yaz, Enten kış. Hava Tanrısı Enlil'e, Kış, çeşitli hayvanları, yavrularını, yağ ve süt getiriyor. Yaz da ağaçlar, bitkiler ve değerli taşları getiriyor. Her ikisi kendi getirdiklerinin daha değerli olduğunu söyleyerek tartışıyorlar. Bu kavgayı gören Tanrı, Kış'ın getirdiklerini daha üstün buluyor. Yaz da bunu kabul ederek Kış'a boyun eğiyor. Sumerliler, sığır ve tahıl, kuş ve balık, ağaç ve kamış, gümüş ve bakır, kazma ve saban gibi varlıkları, her biri kendi özelliklerini ortaya koyarak tartıştırmışlardır. Bu tartışma tarzı, ortaçağın sonlarına doğru Avrupa halkı arasında yapılan tartışmaların ilk örnekleri sayılıyor.
Havva'nın ikiz çocukları - belki söylence olarak bunlardan çıkarılmıştır (34).

Suların Kana Çevrilmesi Konusu
Tevrat, Çıkış bap 7:14-25: Rab Musa'ya dedi: 'Firavunun yüreği inatçıdır, kavmi salıvermek istemiyor. Sabahleyin nehrin kenarına çıkan Firavun'a git, ona 'çölde bana ibadet etmeleri için kavmimi salıver, diye İbranilerin Allah'ı beni sana gönderdi, ben elimdeki değnekle ırmaktaki sulara vuracağım ve kana dönecekler.' Musa Rabbin dediğini yaptı. Değneğini ırmaktaki sulara vurdu. Bütün sular kana döndü. Mısırlılar içecek su bulamadılar.
Bu olay A'râf Suresi nin 132. ve 133. ayetlerinde şöyle geçmektedir: 'Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster; sana inanmayacağız' dediler. Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, güveyi, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat ettik, yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.
Bu olayda müşterek nokta, Tanrı'nın ülkede tek bir şahsa kızıp (Mısır'da Firavun) bütün insanlara felaketler vermesi ve bunlardan birisinin de suların kana döndürülmesidir. Öyle ki, halk kandan başka içecek bulamıyor.
Sumer efsanesinden geçen bir konu da, birine kızan Tanrının, bütün ülkeye çeşitli felaketler vermesi. Sumer'de Aşk Tanrıçası İnanna, bir bahçenin kenannda uyuyakalıyor. Bunu gören bahçenin sahibi gidip Tanrıçaya tecavüz ediyor. Buna kızan Tanrıça, ülkeye çeşitli felaketler veriyor. Bu konu, çok güneşli olduğu için bahçesinde bir şey yetiştiremeyen bir bahçıvanın, geniş yapraklı ağaçlar dikerek bahçeyi yararlı hale getirmesini anlatan şiirin bir bölümünde yazılı:

Bir gün kraliçem, göğü dolaştıktan, yeri dolaştıktan sonra
İnanna göğü dolaştıktan, yeri dolaştıktan sonra
Kutsal fahişe (İnanna) yorgunluk içinde (bahçeye) yaklaştı
Derin uykuya daldı
Onu bahçemin köşesinde gördüm
Tecavüz ettim ona, öptüm onu
Bahçemin köşesine döndüm
Şafak attı, güneş doğdu
Kadın korku ile etrafına bakındı
İnanna korku ile etrafına bakındı
Sonra kadın nasıl bir felaket yaptı
İnanna utancından ne yaptı
Ülkede bütün kuyulan kan ile doldurdu
Odun taşıyan köleler kandan başka bir şey içemediler
Su dolduran köleler (kadın), kandan başka bir şey dolduramadılar

(Bu metnin tümü için, bkz. Tarih Sumer'de Başlar, s.59-62.)

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
YARATILIŞ
Sumer efsanesine göre evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük uçsuz bucaksız bir su vardı. Tanrıça o sudan büyük bir dağ çıkarıyor. Oğlu Hava Tanrısı Enlil, onu ikiye ayırıyor. Üstü gök oluyor, Gök Tanrısı onu alıyor, yer olan altı da Yer Tanrıçası ile Hava Tanrısının oluyor. Bilgelik Tanrısı ile Hava Tanrısı yeri bitkiler, ağaçlar, sularla donatıyor. Hayvanlar yaratılıyor ve hepsini idare edecek Tanrılar meydana getiriliyor (27)
Tevrat Tekvin 1:2-9.
Suların yüzü üzerinde Allahın ruhu hareket ediyordu: Allah 'suların ortasında kubbe olsun, suları ayırsın' dedi ve Allah kubbeyi yaptı. Altta olan suyu üstte olan sudan ayırdı ve Allah kubbeye 'gök' ve alttaki kuru toprağa 'yer' dedi.
Bundan sonra yerin, bitkiler ve hayvanlarla donatımı geliyor. Enbiyâ Suresi, ayet 30:
Gökler ve yer yapışık iken onlan ayırdığımızı, bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi?
Burada Sumer ve Tevrat hikâyesi birbirine çok yakın. Kurân da çok yüzeysel. Fakat ana fıkir, gök ve yerin başlangıçta bitişik olması, bunlann sudan çıkması aynı. Kuran'da da aynen Tevratta olduğu gibi altı gün yer alıyor.(28).

İnsanın Yaratılışı
Sumer'de: Tanrılar, özellikle dişi Tanrılar çoğalmaya başlayınca işlerin çokluğundan, yiyeceklerini hazırlamanın zorluğundan yakınıyorlar ve bütün Tanrıları var eden Deniz Tanrıçası Nammu'ya bir çare bulması için yalvarıyorlar. O da Bilgelik Tanrısına bilgeliğini ve marifetini göstermesini söylüyor. Bilgelik Tanrısı yumuşak kilden şekiller yapıyor ve Tanrıçaya sesleniyor: (29)
Ey annem! Adını vereceğin yaratık oldu,/Onun üzerine Tanrılann görüntüsünü koy (30),/Dipsiz suyun çamurunu karıştır,/Kol ve bacakları meydana getir./Ey annem! Yeni doğanın kaderini söyle!/İşte o bir insan!
Bu iş esnasında bütün Tanrıların annesi, Yer Tanrıçası, Doğum Tanrıçası ve Bilgelik Tanrısı olmak üzere 4 Tanrı birlikte bulunuyorlar. Tevrat Tekvin 2-7: Rab Allah yerin toprağından adamı yaptı ve onun yüzüne hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu.

Tevrat'ta insanın yaratılışı iki türlü anlatılmış:
Tekvin bap 1: 26:
Allah yeri, göğü, yıldızlan, bitkileri hayvanları yarattıktan sonra Allah dedi: 'Suretimizde benzeyişimize göre insan yapalım! O yeryüzünde her şeye hâkim olsun.' Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı ve onları erkek ve dişi olarak yarattı.
Böylece yaratılmanın son günü; 6. gün bitiyor. Talmud'a göre bu ilk Adem'le birlikte yaratılan kadının adı Lilith'dir. Bu kadın kendini Adem'le eşit görüp, onun sözünü dinlememiş ve bir dişi cin olmuş, erkeklere sataşmaya başlamış. Yakaladığı bir erkeği bırakmazmış. Özellikle ayın yedinci günü erkekler için büyük tehlike imiş. Bu Lilith, Sumer Aşk Tanrıçası İnanna'nın ağacına yuva yapıp onu kestirmeyen bir cinin adı. (Bkz. Hartmut Schmökel, Das Land Sumer, Stuttgart, 1962, s.141.)
Allah daha sonra Adem'i topraktan, karısını da kaburgasından yaratıyor. Görüldüğü gibi Tevrat'ta insan altıncı günde erkek ve dişi olarak yaratıldığı halde, tekrar erkek çamurdan, kadın onun kaburgasindan yaratılıyor.
Tevrat'ta birbirinden ayrı iki yaratılış efsanesini özetleyecek olursak (Tekvin, Bap 1:31): Yaratılış altı günde oluyor. Birinci günde Tanrı gökleri ve yeri yaratıyor, gece ve gündüzü meydana getiriyor. İkinci gün, suları ayıran bir kubbe yapıyor ve bu kubbeye, Tanrı, Gök diyor..
Üçüncü gün, suların altından toprağı çıkarıyor, ona, yer diyor. Suları bir yere toplayarak onlara deniz diyor. Yerden ağaçlar, bitkiler çıkartıyor. Dördüncü gün, gökkubbesinde güneş, ay ve yıldızları yapıyor. (Halbuki birinci günde gök ve yer yaratılmış, gece ve gündüz güneş ve ay'sız meydana gelmiş, hatta ikinci günde bitkiler ve ağaçlar bile çıkmıştı.) Beşinci gün, suda yaşayam hayvanlarla kuşlar yaratılıyor. Altıncı gün sığırlar, sürüngenler, yerde yaşayan bütün hayvanlar yaratılıyor. Yaratılan bütün hayvanlara egemen olması için Tanrı, insanı kendi görünüşünde ve erkek, dişi olarak yaratıyor. Ve onlara, Çoğalın! diyor. Böylece, altıncı günde yaratma bitiyor. Yedinci gün Tanrı dinleniyor.
Bap 2:4'ten itibaren, yaratma değişik olarak anlatılıyor. Yukarıda, her türlü bitki ve insan çift olarak yaratıldığı halde, burada yağmur henüz yağmadığı için, bir kır otu ve fıdanı yoktu, deniyor. Yerden bir buğu yükseliyor ve Tanrı yerin toprağından Adam'ı yapıp hayat nefesini üflüyor. Ve Adam; yaşayan can oluyor. Bundan sonra, Tanrı, doğuda Aden'de bir bahçe yapıyor, Adam'ı oraya koyuyor ve o yalnız kalmasın diye, kaburgasından kadını yaratıyor. Bu gösteriyor ki, bu hikâye iki ayrı kaynaktan alınmış. İkincisi Sumerlilere dayanıyor. İlginç olanı, Babilliler daha sonra yaşamış olmalarına rağmen, onların yaratılış efsanesinden iz olmaması.

Kuran'da insanın yaratılışı çeşitli surelerde değişik tarzda geçiyor:
Mü'minun Suresi, ayet 12: İnsanı süzme çamurdan yarattık.
Rahman Suresi, ayet 14: Allah insanı pişmiş çamura benzeyen balçıktan yarattı.
Âli İmran Suresi, ayet 19: Allah'ın nezdinde İsa'nın durumu Adem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı.
Secde Suresi, ayet 7: O ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.
En'âm Suresi, ayet 2: Çünkü bizi çamurdan yaratan, ölüm zamanını takdir eden ancak odur.
Hâcc Suresi, ayet 5: Ey insanlar! Şunu bilin ki, biz sizi topraktan, nutfeden, sonra pıhtılaşmış kandan, sonra hilkati belirsiz bir lokma et parçasından yarattık.(Burada, Kuran ayetlerindeki çelişkiye dikkat ediniz. İnsanın yaratılmış olduğu madde nasıl da değişiklikler gösteriyor)
Hicr Suresi, ayet 26: Ant olsun ki, biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş cıvık bir balçıktan yarattık.
Bu ayetin diğer bir çevirisi de; Ant olsun ki, insanı balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
Ayet 27-28: Rabbin meleklere, 'Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım, onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın' demişti.
Ayet 30-31: Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. Allah, 'Ey İblis! Seni secde edenlerle beraber olmakta alıkoyan nedir?' dedi.
Ayet 33: 'Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem' dedi.
Ayet 34: 'Öyle ise defol oradan sen artık kovulmuş birisin, doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır dedi. (Bu ayetlerde de görüldüğü gibi, şeytan aslında bir melek, ama 'itaatsiz' bir melek.)

*** Görüldüğü gibi her üç dinde de insan çamurdan yaratılmış. Fakat Sumer'de insanın yaratılma nedeni ve nasıl yaratıldığı aynntılı olarak anlatılmış.
R. Cooper kitabının 209. sayfasında 150 yıl önce şunlan yazmış: Bir insanın çamurdan meydana geldiğine ve hayat nefesi verilerek canlandığını düşünmek, kadının erkeğin kaburgasından yaratılmış olduğıınu kabul etmek, ancak barbarların yaşadığı çağa ait olmalı. Bunlara inananlar, ayın küflü peynirden yapıldığı din kitaplarında yazılsa ona da inanırlar. İnsanlar Adem ile Havva'dan üremiş olsalar bu kadar farklı ırklar nasıl meydana gelir?
Tevrat'a göre yaratılış 6 bin yıl önce olmuş. Hıristiyanlık da bu tarihi kabul etmiş. Kur'an'da bu yok. Fakat İslam inanışına göre 5 bin yıl önceymiş. Buna karşılık Sumer Kral listesine göre, 241200 yıl öncesine gidiyor. Çinliler 49 bin yıl önce diyorlarınış. Mısırlılara göre 13 bin yıl önce, Heredot ise 17 bin yıl önce diyor. Bunlara göre tek Tanrılı dinlerin yaratılış başlangıcı olarak verdikleri tarihler, ne tarihsel kaynaklara, ne de biliınsel kanıtlara uyuyor. Bugün 4 milyon yıl önceye ait insan fosilleri bulundu. Allah-varsa eğer- neden doğrusunu yazdırtmadı acaba?

Kaynakça ve dipnotlar:
27. Tarih Sumer'de Başlar, s.64-69.
28. Kur'an'da yaratılış ile ilgili diğer ayetler:
Tevbe Suresi, ayet 3: Şüphesiz ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri 6 günde yaratan, sonra da işleri idare ederek arşa yerleştirendir.
Hûd Suresi, ayet 7: O, arşı su üzerinde iken gökleri ve yeri 6 günde yaratandır.
Furkan Suresi, ayet 59; Secde Suresi, ayet 4: (iki ayet de ayni) Gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri 6 günde yaratan, sonra arşa yerleşen Rahmandır.
Sâffât Suresi, ayet 11: Ey Muhammed! Allaha eşkoşanlara sor! Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında biz kendilerini özlü çamurdan yaratmışızdır.
Fussilet Suresi, ayet 9, 11-12: Ey Muhammed! Size yeri iki günde yaratanı mı inkâr ediyorsunuz ve ona eşkoşuyorsunuz?
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi ve ona ve yeryüzüne 'isteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin' dedi . İkisi de 'isteyerek geldik' dediler. Allah bunun üzerine 2 gün içinde 7 gök yarattı ve her göğün işini kendisine bildirdi. Yakın göğü ışıklarla donattık ve bozulmaktan koruduk. (Burada hem Allah, hem üçüncü şahıs konuşuyor!)
29. S.N. Kramer, The Sumerians, s.150, 151. Giovanni Pettinato, Das altorientalische Menschenbild und die Sumerischen und Akkadischen Schöpfungsmythen, Heidelberg, 1971.
30. Buradan anlaşılacağı üzere, Sumer'de, Tanrılar insanı kendi görünüşleriyle yaratmışlardı. Bu da onların Tanrıları insan gibi düşündüklerine bir kanıt oluyor. Aynı deyimi Tevrat'ta buluyoruz.
Tekvin bap 1:27 Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onlan erkek ve dişi olarak yarattı.
Tekvin bap 9:6 Çünkü Allah kendi suretinde Adam'ı yaptı.
Kur'an Mâide Suresi, ayet 64: Yahudiler 'Allah'ın eli sıkıdır' dediler. Dediklerinden ötürü elleri bağlansın. Lanet olsun! Hayır! Onun iki eli de açıktır, nasıl dilerse sarf eder.
Âli İmrân Suresi, ayet 115: Doğu da batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır.
Sâd Suresi, ayet 71: Rabbin meleklere demişti ki, 'Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp içine ruhumdan üfürdüğüm zaman derhal ona secdeye kapanın!' Melekler toptan secde ettiler. Yalnız İblis secde etmedi, zira o büyüklük tasladı, kâfirlerden oldu. Allah, 'Ey Iblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi , yoksa yücelerden mi oldun?' dedi. lblis, 'Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın' dedi.

Görülüyor ki, tüm dinlerde Tanrı, insana benzer şekilde tarif edilmiş.

Not: Bu makale büyük ölçüde Sn. Muazzez İlmiye Çığ'ın Kuran İncil ve Tevrat'ın Sumerdeki Kökeni adlı kitabından alınarak hazırlanmıştır

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
TUFAN
Çok eski çağlarda, insanları yok etmek amacı ile Tanrı tarafından büyük bir tufan yapıldığı hikâyesinin, yalnız, ilk kutsal kitap Tevrat'ta yazılı olduğu sanılıyordu. Fakat geçen yüzyıl içinde Ninive'de yapılan kazılarda çıkan Asur Kralı Asurbanipal'ın kütüphanesi içindeki bir tablette aynı hikâye okununca (1872) büyük bir şaşkınlık yaşanmış ve bu inanç kökünden sarsılmıştı. Gılgamış Destanı'nın son kısmını oluşturan bu hikâye, ölümsüzlüğü arayan Gılgamış'a, tufandan kurtulup Tanrılar tarafından ölümsüzlük veriilen Utnapiştim tarafından anlatılmıştı.
Buna göre kısaca: İnsanlar öyle çoğalmıştı ki, Tanrılar onların gürültü ve şamatasından uyuyamaz olmuşlar. Bunun üzerine dört büyük Tanrı, bu insanları bir Tufan ile yok etmeye karar veriyorlar. Bilgelik Tanrısı (Enki), yarattıkları insanların ortadan kaldırılmasına çok üzülüyor ve Şuruppak şehrinde yaşayan Utnapiştim'in evinin duvarından seslenerek, Tanrılann bir tufan yapmaya karar verdiklerini, bir gemi yapmasını söylüyor. Geminin tarifıni veriyor. Adam söylendiği şekilde gemiyi 7 günde tamamlıyor. Gemi yapıldığı müddetçe çeşitli hayvanlar kesiliyor; beyaz, kırrnızı ve su katılmamış şaraplar nehir suyu gibi bol olarak içiliyor, adeta yılbaşı törenlerine benzer şenliklerle işler yapılıyor. Utnapiştim geminin içine ailesini, akrabalarını, sanatçıları, kırların evcil ve yaban hayvanlarını dolduruyor. Bu arada altın da almayı unutmuyor. Geminin kapısı kapanır kapanmaz şiddetli bir fırtına ile birlikte yağmur boşanıyor. Sular yalnız gökten boşanmakla kalmıyor, Yer Tanrıları da yerden fışkırtıyor suları. Tufan öyle azgınlaşıyor ki, onu yaptıran Tanrılar bile korkuyor. Bu kıyamet 6 gün 6 gece sürdükten sonra yedinci gün gemi Nisir Dağına oturuyor. 7 gün bekledikten sonra Utnapiştim bir güvercin salıyor dışarı. O konacak yer bulamadığı için geri dönüyor. Daha sonra bir kırlangıç gönderiyor, fakat o da geri geliyor. Son olarak uçurduğu kuzgun geri dönmeyince dışan çıkıyorlar. Utnapiştim dağın tepesine kurbanlarla içkiler sunuyor. Altlarında çeşitli ağaçların odunları yanan ocaklara 7 kazan konarak kurban etleri pişiriliyor. Onların tatlı kokusunu duyan Tanrılar üşüşüyorlar. Tufanı yaptıran Tanrı Enlil gelip gemiyi ve insanlan görünce çok kızıyor, kim bunlan kurtardı diye. Bilgelik Tanrısı ona karşı çıkarak, günah yapanı, kurallara karşı geleni cezalandır ama bu kadar ağır ve ölümcül olma diye onu yatıştırıyor. Böylece Utnapiştim ve karısı ölümsüz bir yaşam ile nehrin ağzındaki Tanrılar bahçesine yerleştiriliyorlar (35).
Bu hikâye Sami bir dil olan Akadca ile yazılmıştı. Halbuki, içinde geçen adlar başka bir dile aitti. Buna göre bu hikâye, o dili konuşan Sumerliler tarafından yaratılmış olmalıydı. Hakikaten daha sonra Philadelphia Üniversitesi Müzesi'nde bulunan yarısı kırık bir tablet bunu kanıtladı. Bu tablette Tufan Hikâyesi Sumerce ve şiir tarzında yazılıydı. Ne yazık ki, metnin en az yarısı yoktu. Fakat bulunan kısımlar konu hakkında oldukça aydınlatıcıdır. Bunda da Tanrılar insanlara kızarak bir Tufan yapmaya karar veriyorlar. Ziusudra isimli birine bir Tanrı tarafından durum bir duvar arkasından bildiriliyor.
Bu satırlar şöyle:
Alçakgönüllü, saygılı olan/Her gün Tanrısal görevlerine dikkat eden/Ziusudra'ya Tanrı Enki, /'Duvardan bir söz söyleyeceğim, sözümü tut!/Kulak ver söyleyeceklerime! /Bizden bir Tufan kült merkezlerini kaplayacak, /İnsanlığın tohumu yok olacak, /Tanrılar meclisinin sözü karardır, /An ve Enlil'in emirleriyle /Krallık hükümdarlık son bulacaktır.'
Bundan sonra tabletin kırık kısmı geliyor. Burada geminin nasıl yapılacağı bildirilmiş olmalı. Metnin yine okunan kısmında Tufan'ın bütün şiddetiyle memleketi kapladığı, 7 gün, 7 gece sürdüğü, bittiğinde Ziusudra'nın Tanrılara kurbanlar yaptığı yazılı.
Sonunda: Ziusudra, kral,/Tanrı An ve Enlil önüne attı kendini. /Onu sevdiler, bir tanrı gibi yaşam verdiler, ona,/Bitkilerin adını, insanlığın tohumunu, koruyan, /Ziusudra'yı güneşin doğduğu yere, /Dilmun ülkesine yerleştirdiler.(36)

Aynı olayın Tevrattaki anlatılışı:
Tevrat'ta (Tekvin bap 6-9) bu konu çok uzun: İnsanlar fena ve bozulmuş olduklarından Rab onlan yok etmeye karar veriyor. Nuh, Allahı tanıyan, onunla birlikte giden biri. Rab, ona insanlan yok etmek için bir Tufan yapacağını, kendisine bir gemi yapmasını söylüyor ve geminin nasıl yapılacağını, içine neler alacağını bildiriyor. Nuh söyleneni yerine getiriyor. Tufan başlıyor ve 40 gün sürüyor. Yeryüzünde her şey yok oluyor. Sular ancak 150 günde azalıyor. Gemi 7. ayda ve ayın 17. gününde Ararat dağına oturuyor. Tekrar 40 gün bekliyor Nuh. Sonra suların tamamıyla çekilip çekilmediğini anlamak için önce bir kuzgun salıyor dışan. O geri gelince bekliyor, bir güvercin uçuruyor. Üçüncü defa gönderdiği güvercin dönmeyince karaya çıkıyorlar. Kurbanlar kesiyor Nuh. Rab hoş kokular duyunca artık tekrar Tufan yapmamaya karar veriyor. Nuh ile konuşarak bir daha yeryüzünde Tufan yapmayacağına ahdediyor.

Tekvin bap 9:12: Ve Allah dedi: Benimle sizin ve ebedi devirlerce sizinle beraber olan her canlı mahlukun arasında yapmakta olduğum ahdin alameti şudur: Yayımı buluta koydum ve benimle yerin arasında bir ahit alameti olacaktır. Yerin üzerine bulut getirdiğim zaman, yay da bulutta görünecektir.

Nuh 950 yıl yaşadıktan sonra ölüyor. Kurtulan canlılardan ve Nuh'un oğullanndan yeni insanlar türüyor.

Görüldüğü gibi bu üç hikâye temelde birbirinin aynıdır. Tanrıların insanlara kızması ve Tufan'a karar vermesi, gemi yapılması önerisi, geminin yapılması, canlılann içine alınması, Tufan'ın olması, gemidekilerin kurtulması, kurbanlar, bunlann kokusuna Tanrı veya Tanrılann gelişi.

Ayrılan noktalar: Babil efsanesinde Tanrılar, insanların çoğalması dolayısıyla gürültülerinin artarak Tanrıları rahatsız ettikleri için Tufan yapmaya karar veriyorlar. Sumer ve Tevrat'ta ise insanlann fena olması yüzünden. Sumer ve Babil metninde bu kararı gizlice bildiren Bilgelik Tanrısı. Tevrat'ta Allahın kendisi. Tufan, Sumer'de 7 gün sürüyor, Babil'de 6 gün, 6 gece sürüp 7. gün bitiyor. Tevrat'ta 40 gün sürüyor, gemiden çıkmaları için de aylarca bekliyorlar. Babil'de Tufan'ı başlatan Tanrı Enlil kurtarıldıkları için çok kızıyor, fakat Bilgelik Tanrısı onu yatıştırıyor ve kurtulana ölümsüz bir yaşam verilerek Tanrıların bahçesine gönderiliyor. Tevrat'ta, Tufan'a karar veren, Nuh'u kurtaran, yaptığına pişman olan, Nuh'u uzun ömürle ödüllendiren hep tek Tanrı.

Kur'an'da bu olay çok yüzeysel yazılmış. Ankebût Suresi'ndeki çeşitli ayetlerin çoğu, Nuh'un, kavmi ile olan inanç problemleri ile ilgili. Tufan kelimesi yalnız bir kere geçiyor. Tufan ile ilgili ayetler sırasıyla şöyle:
A'râf Suresi, ayet 59: Ant olsun ki, Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki, 'Ey kavmim Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu ben üzerinize gelecek azaptan korkuyorum.'
Yunus Suresi, ayet 73: Yine de onu yalanladılar. Biz hem onu, hem de gemide onunla beraber bulunanları kurtardık ve onları halifeleri kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu.
Hûd Suresi, ayet 36-44: Nuh'a vahyolundu ki, artık kavminden iman etmiş olanlardan başkası asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklan günahlardan üzülme. Bizim gözlerimiz önünde bildirdiğimiz gibi gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana söyleme, çünkü onlar mutlaka boğulacaktır. Nuh gemiyi yaparken kavminden ileri gelenler her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki, 'Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki, siz nasıl alay ettiyseniz biz de sizinle alay edeceğiz.' Nihayet emrimiz gelip sular kaynayınca Nuh'a dedik: 'Her cinsten birer çifti ve aleyhinde hüküm verilmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri gemiye yükle.' Pek az kimse onunla birlikte iman etmişti. Nuh dedi ki, 'gemiye binin, onun yüzüp gitmesi de, durması da Allahın izniyledir.' Gemi dağlar gibi dalgalar arasında olanlarla birlikte yüzüp gidiyordu. Nuh gemiden uzakta bulunan oğluna 'yavrucuğum bizimle beraber bin, kâfırlerle beraber olma diye seslendi. Oğlu 'beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım' dedi. Nuh, 'bugün Allahtan başka koruyucu yoktur' dedi. Aralarına dalga girdi. Oğlu da boğulanlara karıştı. 'Ey yer, suyu yut, ey gök sen de suyu tut!' denildi. Su çekilip azaldı, iş bitti, gemi Cudi'ye oturdu. 'Haksızlık yapan millet Allah'ın rahmetinden uzak olsun' denildi.
Mü'minûn Suresi, ayet 26-29: Nuh, 'Rabbim beni yalancı çıkarmalarına karşı bana yardım et!' dedi. Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: 'Gözcülüğümüz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap, bizim emrimiz gelip sular kaynayınca her cinsten birer çifti, içlerinden daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanlar hakkında bana hiç yalvarma. Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır. Sen yanındakilerle o gemiye yerleştiğinde 'bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamt olsun' de ve de ki, 'Beni bereketli bir yere indir, sen konuklatanlann en hayırlısısın!'
Şuarâ Suresi, ayet 117-120: Nuh, 'Rabbim! Kulum beni yalanladı. Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver, beni ve beraberimdeki inananlan kurtar!' dedi. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri yüklü geminin içinde kurtardık, geri kalanları suda boğduk.
Ankebût Suresi, ayet 14, 15:
Ant olsun ki, biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, O, 950 yıl onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken Tufan kendilerini yakalayıverdi. Ama biz Nuh'u ve gemide olanları kurtardık ve bunu âlemlere ibret kıldık.
Zâriyât Suresi, ayet 46: Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir kavimdiler.
Yâsîn Suresi, ayet 41-43: Onlara bir delil de, soylarını dolu bir gemiye taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binerleri yaratmış olmamızdır. Dilesek onları da suda boğardık, ne kurtaran bulunur ne de kendileri kurtulabilirdi.

Görüldüğü gibi bu hikâyeden, 7 sure içinde, 20 kadar ayette değişik şekillerde söz edilmiş. Bunlarda yalnız bir kez Tufan kelimesi geçiyor. Geminin nasıl yapılacağı, Tufan'ın ne kadar sürdüğü, gemiden nasıl çıktıkları, Nuh'un neden 950 yıl yaşadığı bildirilmemiş. Buna karşılık Tanrının insanlara kızması, olayın bir kimseye bildirilmesi, gemi, gökten ve yerden suların taşması, geminin bir dağa yanaşması, bir kısım insanların kurtulması, uzun ömür, Sumerlilerden gelen izlerdir (37).

Dipnot ve kaynakça:
35. N.K. Sanders, The Epic of Gilgemesh, Revised Edition Incorporating New Material, Penguen Books, 1972, s.108-113.
36. Tarih Sumer de Başlar, s.128-132. Sumer şairleri Tufanı yalnız hikâye olarak anlatmakla kalmamışlar, ayrıca onun yaptığı felaketi başka konulara ait kompozisyonlarda da sözgelişi anlatmışlardır. Ele geçen böyle iki metinden Tufan ile ilgili satırlar:

1. Numun bitkisinin meydana gelişi hakkındaki şiirden:
Rüzgâr yağmur getirdikten sonra,/Bütün yapılmış duvarlar yıkıldıktan sonra, /Kudurmuş fırtına yağmur getirdikten sonra,/Bir adam, ikinci bir adama karşı çıktıktan sonra, /Tahıl yetiştikten, ot bittikten sonra, /Fırtına yağmuru getireceğim dedikten sonra,/ O, yağmuru yapılmış duvarlann üzerine boşaltacağım dedikten sonra, /Tufan her şeyi silip süpüreceğim dedikten sonra, /Gök emir verdi, yer doğurdu, /Numun bitkisini doğurdu, /Yer doğurdu, gök emir verdi, /Numun bitkisini doğurdu.

2. Lagaş şehrinin başlangıcından Guda'nın zamanına kadar (İÖ 2150) olan olayları kapsayan yarıtarihsel bir belgedeki Tufan ile ilgili bölüm:

Tufan her şeyi silip süpürdükten sonra,/Ülkenin yıkılması tamamlandıktan sonra, /İnsanlık sonuna kadar dayandıktan sonra,/İnsanlığın tohumu korunduktan sonra, /Karabaşlı Sumer halkı kendisini yeniden kalkındırdıktan sonra,/An ve Enlil insanı adıyla çağırdıktan sonra, /ensi-lik kurulduktan sonra, /Fakat henüz gökten krallık inmemişti.

(S.N. Kramer, In the World of Sumer, an Autobiography, Detroit, 1986, s.99. )

Bu iki belge, Sumer şair ve ozanlarının Tufanın getirdiği felaket ve etkilerini bildiklerini gösteriyor. Kramer'e göre, güney Mezopotamya'da zaman zaman büyük su baskınları olmuş. Bu yüzyıl içinde 1925, 1930, 1954 yıllarında büyük felaketlere neden olmuş su baskını. 7. ve 8. yüzyıllarda Abbasiler zamanında; 10, 11. ve 12. yüzyıllarda önemli ve yazıya geçmemiş su baskınları olmuş.

Tufan'ın oluşumu hakkında yeni bir varsayım Cumhuriyet Bilim ve Teknik dergisinde yayımlandı. Aynı konu birkaç yıl önce lstanbul Üniversitesi' ndeki bir konferansta anlatılmıştı. Jeologlara göre, Nuh Tufanı Karadeniz'de olmuştu. Buzullar erimeden önce Karadeniz, Boğazın tabanından 85 metre derinlikteymiş ve Marmaranın suyu Karadenize akmıyormuş. 11 bin yıl önce buzullar eriyince denizler birdenbire yükselmiş ve sular, Boğaz'dan büyük şelaleler halinde denize boşalmış. Bu boşalma ile deniz kıyısında olan yerler su altında kalıyor. Bundan kurtulanlar veya bu felaketi görenler Mezopotamya'ya göç ediyor. Yazı icat edildikten sonra da ağızdan ağıza ulaşan bu olay yazıya geçiriliyor diye düşünülüyor.

37. Sumerlilerin yazdığı kral listesine göre (bkz. C.L. Woolley, The Sıımerians; S.N. Kramer, The Sumerians, s.328), Tufan'dan önce binlerce yıl yaşayan 8 kral saltanat sürnüş. Tevrat'ta da (Tekvin 5) Adem'den başlayarak Nuh'a kadar 365-930 yıl aıasında yaşayan 9 şahsın adı var. Bunlardan birini Allah almış ve yok etmiş. Geride, Sumerlerdeki gibi 8 ad kalıyor. Tevrat'ta bunlara kral denmiyor, peygamber olarak da belirtilmiyor.
R. Cooper s.213'te; Tevrat'taki ölçülere göre yapılan Nuh'un gemisinin o kadar yolcuyu, hayvanı ve onlara aylarca yetecek yiyecek ve içeceği taşımasına imkân olmadığını, ayrıca gemide bir pencere olduğunu ve onun da kapalı bulunması ile bu kadar canlının havasız yaşayamayacağını, bu yüzden bunların Tanrı bildirisi değil uydurma olduğunu yazıyor.

Kaynak: Bu makale büyük ölçüde Sn. Muazzez İlmiye Çığ'ın Kuran, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni adlı kitabından alınmıştır.

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
DİNLERDE BAŞ ÖRTMEK
'Sumer tapınaklarında rahibeler genel kadın görevi yapıyorlardı. Bunlar Tanrı n***** seks yaptıklarından kutsal sayılmış ve diğer kadınlardan ayrılmaları için başları örttürülmüştür(24). Daha sonraları, İÖ 1500 yıllarında bir Asur Kralı, yaptığı bir kanunun kırkıncı maddesi ile evli ve dul kadınları da başlarını örtmeye mecbur etmiştir. Fakat kızlar, cariyeler ve sokak fahişelerinin örtünmesi yasak; örtünürlerse ceza var. (Prof. Mebrure Tosun-Doç. Dr. Kadriye Yalçav, Sumer, Babil, Asur Kanunları ve Ammi- Aduqa Fermanı, Ankara, 1975, s.252, madde 40.) Böylece meşru seks yapan evli ve dul kadınlar da mabet fahişeleri düzeyinde saymışlardır.

Bu gelenek Yahudilere geçmiş, dindar Yahudi kadınları evlenince saçlarını traş ettirip bir peruk veya başörtüsü ile başlannı örtmüşler. Hıristiyanlık'ta rahibeler aynı şekilde başlarını örtüyorlar. İlginç olan Tevrat'ın son yazıldığı zamana kadar Yahudiler arasında Tanrı n***** fuhuş yapan kadın ve erkekler varmış.. Tevrat Tesniye 23: 18'de İsrailoğullarından ve kızlarından kendilerini fuhşa vakfetmiş kimseler olmayacaktır. Kadınlar! Fuhşun ücretini herhangi bir adak için Allah'ın Rabbin mabedine getirmeyeceksin, çünkü bunların ikisi de Allah'ın Rabbe mekruhtur şeklinde yazılıyor. Yahudi fahişeleri yüzlerine peçe koyuyorlarmış. (Tevrar, Tekvin 38:15.)(25) Bunun Araplarda da olduğunu duydum; ama yazılı bir kanıt bulamadım. İslam'a örtünme, erkekten kaçma şeklinde geçmiş. Buna karşın erkeksiz bir yerde Kurân okunurken veya dua ederken kadınların başını örtmesi, Sumer geleneğinin bir devamıdır.

Kur'an'da Örtünmeyle İlgili Ayetler

A'râf Suresi, ayet 26-27:
Ey Ademoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Tekva (iman) elbisesi ise daha hayırlıdır. Ey Ademoğulları! Her mescide gidişinizde ziynetli elbiseler giyinin. Yiyin için, fakat israf etmeyin.
Nûr Suresi, ayet 31:
Mümin kadınlara söyle: Gözlerini korusunlar, namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üstüne örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ellerinin altında bulunan, erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte olduklan ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar.

Bu ayetteki ziynetler nedir? Bu, çeşitli şekilde yorumlanmış. Kimi kadının vücudu, kimi de takılan ziynettir, demiş. (Ayaklar yere vurulunca anlaşılma tehlikesi olan ziynet nedir? Şangırdayan, şungurdayan metal ve taş ziynetler mi, yoksa kadının göğüsleri, gerdanı gibi örtünmesi güya emredilen beden kısımları mı? Hangisi daha mantıklı?)

Nûr Suresi, ayet 60: Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş kadınların ziynetlerini göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmalan kendileri için daha hayırlıdır.

Burada ziynetin; kadının vücudu, göğüsleri olduğu daha belirgin. İslamiyetten evvel Arap kadınları yarıbellerine kadar çıplak gezerlermiş. Hatta İslamiyetten sonra da cariyeler, köleler giyinmezlermiş çalıştıklan için. Bizde kadınlar yaşlanınca daha çok kapanıyorlar.

Ahzâb Suresi, ayet 59: Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlanna (bir ihtiyaç için dışan çıktıklannda) örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Onlann tanınmaması ve inciltilmemesi için en elverişli olan budur.

Bu ayete göre kadınlar örtününce ne okullara gidebilecek, ne de çalışabilecekler. Kurânda, bazı hocaların uydurduğu gibi, başlarını örtmeyen kadınların cehennemde saçlanndan asılacaklan şeklinde bir ayet olmadığı gibi, örtünenlerin de cennete gideceği yazılmıyor.

Bazı Sumer rahibelerinin, evlenseler bile çocuklan olmamalı idi. Kazara böyle doğan çocuklar öldürülürdü. Çünkü bu kadınlar Allah'ın karısı olduğundan, doğan çocuklar da Tanrı'nın çocuğu sayılıyordu. Sumerler bir ölümlüden Tanrının çocuğunu istemiyorlardı. Bu ve Kur'an'daki bir ayet, İsa'nın neden Tanrının oğlu olarak kabul edildiğine bir açıklık getiriyor.

Âli İmrân Suresi, ayet 35-37: İmran'ın karısı şöyle demiş 'Rabbim karnımdakini azatlı bir kul olarak sana adadım. Adağımı kabul buyur. Rabbim onu kız doğurdum, ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu sana ısmarlıyorum' dedi. Rabbi ona hüsnükabul gösterdi ve güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı (teyzesinin kocasını) Rabbi onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriya onun yanına, mabede her gelişinde orada bir rızk bulur 'bu sana nereden geliyor?' derdi. O da'Allah tarafından' derdi.

Bu ayetten anlaşıldığına göre o zaman mabetler vardı. (Tevrat ve İncil'de de mabetlerin bulunduğu yazılı.) Meryem, mabede adanmış ve orada yetişmiş bir kızdı. Herhangi bir şekilde, bazı kitaplara göre de nişanlısı Yusuftan hamile kalmıştı (26). Onu gidip ücra bir yerde doğurması, Tanrının çocuğu diye öldürülmesinden korktuğu için olmalı. İsa büyürken Tanrının oğlu olduğu kendisine aşılanmış bulunduğundan ben Tanrının oğluyum' diyerek ortaya çıkması geç de olsa ölümüne neden olmuş olmalı.

Mezopotamya'da eski çağlardan başlayarak Yeni Babil devrine kadar adak olarak veya kıtlıktan korumak üzere çocuklar mabede verilirdi. Meryem hikâyesinde bu geleneğin sürdüğü anlaşılıyor. (L.O. Oppenheim, Ancient Mesopotamia, Chicago, 1964, s.107.)

Kur'an'da İsa ile ilgili bir ayet: Mâide Suresi, ayet 110: Allah o zaman şöyle diyecek: 'Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimeti hatırla! Hani seni mukaddes ruh ile desteklemiştim. Sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun ve benim iznimle kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü, alacayı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) önlemiştim. Kendilerine apaçık deliller getirdiğinde bu bir sihirden başka bir şey değildir, demişlerdi.'

Bu ayete göre Allah, İsa'ya İncili öğretmiş. Halbuki İsa yaşadığı sürede ne bir şey yazmış, ne de yazdırtmış. İncil çok sonra çeşitli kimseler tarafından yazılmış. İncil'lerin yazılma tarihleri ve yazanlar hakkında çeşitli varsayımlar ortaya atılmış. Özellikle geçen yüzyıl. Aynca Apostol Barnabas, İsa'nın çarmıha gerilmediğini, gerilenin Judas olduğunu; Hıristiyan öğretmen Bassilides de çarmıha gerilenin Simon of Sirene olduğunu; Mosheim da İsa'nın aslında bulunmadığını, yalnız hayal edildiğini söylüyor. İsa'nın yazılan mucizslerini de asla kabul etmiyorlar. (R. Cooper, The Inquirer's Text-Book, Being Substance of Thirteen Lectures on the Bible, s.150 ve Meydan Larousse, İncil).

Kaynakça:

24. Hartmut Schmökel, Kulturgeschichte des Altenorient, Stuttgart, 1961, s.37.

25. Tekvin 38: 5-26'da bulunan hikâye bunu açıklıyor. Buna göre, Yahuda'nın oğlu ölüyor: Geleneğe göre gelinini ikinci oğluna veriyor. O da ölünce adam üçüncü oğluna almıyor gelinini. Buna kızan gelin dulluk elbisesini çıkarıyor. Yüzüne peçe takıp ken disini fahişe gibi yaparak kaynatası ile yatıyor. Karşılığında kadın adamın mührünü, kuşağını ve değneğini istiyor. Kadın gebe kalıyor; bunlarla, çocuğun kaynatasından olduğunu kanıtlıyor.

26. İncil, Mattaya bap I, 18-25:

Anası Meryem Yusufa nişanlı olduğu halde buluşmalarından önce Ruhulkudüsten gebe olduğu anlaşıldı. Nişanlısı Yusuf salih bir adam olup onu âleme rüsvay etmek istemeyerek gizlice boşamak niyetindeydi. Fakat bunlan düşünürken Rabbin meleği ona rüyada görünüp sen Davut oğlu Yusuf, Meryemi kendine karı olarak almaktan korkma. Çünkü kendisinde doğmuş olan Ruhulkudüstendir ve bir oğul doğacaktır. Onun adını lsa koyacaksın. Çünkü kavmini günahlarından kurtaracak olan odur. Yusuf uykusundan uyandı. Rabbin meleğinin kendisine buyurduğunu yaptı. Karısını alıp doğuruncaya kadar onu bilmedi ve adını İsa koydu. Bu konu hakkında, R. Cooper 1846 yılında yazdığı ve daha önce sözü geçen kitabının 148. sayfasında, Bugün birinin gelip böyle bir olayı mahkeme önünde söylemesi herkesi güldürür. Bakireliğin söz konusu olduğu çağ ve toplumlarda rahipler böyle bir şeyi yakıştırıyorlar. Eğer doğan bir mevki sahibi olursa iyi, olmazsa da Allah onu istemedi deniyor diye yazmış. O zaman Sumer metinlerinden ve kültüründen haberi yoktu ki.

İlginç olanı; Kur'an'ın Tevbe Suresi, ayet 30'a göre, Yahudiler Üzeyir isimli birine de Allah'ın oğlu diyorlarmış. Buna Tevra'ta rastlayamadım.

Meryem'den den önce de Tanrı'dan gebe kalma hikâyeleri var. Hintlilerde bakire Rohini bir Tanrı oğlu doğuruyor. Çin'de de Tanrı Foe'nin annesi güneş ışığından gebe kalmış. Siyamllılara göre evreni koruyacak Tanrı'nın annesi bakireymiş. (Robert Cooper, s.149.) Moğol Buyan Han'ın kızı Alankowa kapıdan giren ay ışığından gebe kaldığını söylüyor. Sözde ışık girerken sembolik bir hayvan şekli almış; bu, Tanrı'nın kendisi veya elçisiymiş. (Bahaattin Ögel, Türk Mitolojisi, Kaynaklan ve Açıklamaları ile Destanlar, Ankara, 1989, c.l, s.131.) Kitan efsanesinde kadının karnına bir ışık düşüyor. Bu ışıkla birlikte Tanrı tarafından bir de çocuk gönderiliyor. Uygur efsanesinde gökten düşen bir ışıkla bir kayın ağacı gebe kalıp beş çocuk doğurmuş. Bir Moğol efsanesinde bir kadın dolu tanesini yutarak gebe kalmış. Birçok Çinli kralın anneleri, gökten ışık gelerek gebe kalmışlar. Böyle türeyen nesiller kutsal sayılmış veya nesilleri kutsal yapmak için böyle hikâyeler uydurulmuş. (Ögel, s.85, 558.)

İlginç olanı, bunlara benzer olaylar Kızılderililerde de bulunuyor. Kuzey Amerika'da yaşayan Hopi yerlileri arasındaki bir öyküde, hiçbir erkekle beraber olmayan bir kız sabaha karşı odasına giren güneş ışınlanndan gebe kalıyor. Doğan çocuk, güneşin oğlu oluyor. (Coming to Light, Contemporary Translations of the Native Literatures of North America, Edited and with an Introduction by Brian Swann, New York, 1994, s.663. The Boy who went in Search his Fathen) Kolombiya Kızılderililerinde de bir kabile reisinin son derece güzel kızı, bir ormanda oturuken bir bulut arasından sızan güneş ışınlanndan gebe kalıyor. Ve bir oğlan doğuruyor. Bu çocuk, güneşin oğlu olarak Zak Kızılderililerinin atası oluyor. (Kolombien Land der Legenden adlı bir broşürden.)

Kaynak: Muzzez İlmiye Çığ, Kuran Tevrat ve İncil'in Kökeni

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
EYÜP PEYGAMBER HİKAYESİ
Dilimizden pek eksilmeyen, din kitaplanna girmiş, Eyüp Peygamber'in Sabrı hikâyesinin de, Sumerlerden kaynaklandığı ancak bu yüzyılın ikinci yarısından sonra anlaşılabilmiştir. Bu metnin yazıldığı tabletin bir kısmı Philadelphia Üniversitesi'nde, diğer kısmı İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulundu. Bunlar ayrı ayrı okunup birleştirilince 135 satıra ulaşan, şiir tarzında yazılmış bir hikâye ortaya çıktı. Fakat parçalann birçok yeri kırık veya bozuk olduğundan metnin tümü tam olarak elde edilemedi.

Hikâyenin ana fıkri; insanın felaketlere uğradığı zaman, bunu yapan Tanrıya lanetler saçacağı yerde, onu yücelterek, ona yalvarıp yakararak kalbini yumuşatıp, bu felaketlerden kurtulabileceğidir. Sumer'de yalvarılan Tanrı, insanın kendi Tanrısıdır. O, Tanrılar meclisine bu duaları ***ürerek iyi sonuç alıyor.

Bu şiir, evvela insanın Tanrısını övmesini, yüceltmesini, ağlayıp sızlamalarla kalbini yumuşatmasını öğüt vererek başlıyor. Ondan sonra adı verilmeyen bir adama, akraba ve arkadaşlan tarafından yapılan fena davranışlar anlatılıyor. Adam başına gelen felaketlerden söz ediyor. Arkadaşlarının da kendi üzüntülerine katılmasını istiyor. Bundan sonra başına gelen bu hallerin kendi günahları yüzünden olabileceğini söyleyerek, Tanrısına affetmesi için yalvarıyor. Şiir, Tanrısının onu affettiğini bildiren bir kısımla son buluyor.

Sumer şiirinden bazı bölümler: (Tarih Sumer'de Başlar, s.96-98.)

Ben anlayışlı insandım, şimdi bana kimse değer vermiyor
Doğru sözüm yalana döndü
Hilenin adamı beni güney rüzgân gibi sardı, ona iş yapmaya zorlandım.
Bana saygı duymayan, senin önünde beni utandırdı
Bana durmadan yeni üzüntüler verdin
Eve girdim ruh ağır, sokağa çıktım kalp sıkıntılı.
Cesur, dürüst çobanım bana kızdı, düşmanca baktı.
Düşmanı olmadığım çobanım bana fenalık aradı,
Yoldaşım doğru bir söz söyleyemedi bana,
Arkadaşım dürüst sözümü yalanladı.
Hilenin adamı bana tuzak kurdu,
Ve sen Tanrım ona engel olmadın!
Ben bilgin, neden genç cahiller içine sokuldum?
Ben anlayışlı, neden bilgisizler arasında sayıldım?


Her yerde yiyecek var, şimdi benim aşım açlık,
Herkese paylar verilirken benim payım üzüntü oldu.
Tanrım önünde durmak istiyorum,
İniltili sözlerimi söylemek istiyorum,
Acılarımı bildirmek istiyorum.


Tanrım gün ışıdı, benim günüm karanlık,
Gözyaşları, ağıt ve sıkıntı sardı beni.
Gözyaşlanmdan başka bir seçeneğim yokmuş gibi üzüntü kapladı beni.
Kötü kader eline aldı beni, çalıyor yaşam soluğumu,
Fena hastalıklar yakıyor bedenimi.


Tanrım, beni var eden babam, yüzünü kaldır,
Ne zamana kadar beni ihmal edecek, beni korumayacaksın?
Ne kadar zaman beni rehbersiz bırakacaksın?


Bir doğru söz söylüyor akıllı bilginler,
'Asla günahsız bir çocuk annesinden doğamaz,
Günahsız bir genç, en eski zamandan beri yoktu.'


Bundan sonra mutlu sonuç şöyle:
İnsanın Tanrısı onun acı gözyaşlanna ve ağlamalarına kulak verdi.
Genç adamın yalvarış ve yakarışları tanrısının kalbini yumuşattı.
Söylediği doğru sözü Tanrısı kabul etti,
Adamın dua dolu tövbeli sözünü.
Tanrısı fenalıklardan elini çekti.
Kanatlarını geren hastalık cinlerini uzaklaştırdı.
Adamın üzüntüleri sevince döndü,
Tanrısı yanına koruucu bir cin koydu,
Ona müşfık bir melek verdi.

Tevrat'ta bu hikâye, birçok bilge dolu sözle süslenmiş 1040 satırı kapsayan bir şiir halinde anlatılmıştır. (Tevrat, Eyüb.)

Hikâyenin başında Rab, şeytana, Eyüb'ün iyi bir kul olduğunu söylüyor. Şeytan da, Eğer onu fena duruma düşürürsen bak sana nasıl lanet edecektir diyor. Şeytan, Eyüb'ün vücudunu tabanından tepesine kadar çıbanlarla dolduruyor. Eyüb sesini çıkarmıyor. Karısı ona Bunu veren Allah'a lanet et! diyor. Eyüb de Allah'ın iyiliğini nasıl kabul ediyorsak, kötülüğü de öyle üstlenmeliyiz karşılığını veriyor.

Bundan sonra Eyüb başına gelen felaketleri, dünyaya gelmemesi gerektiğini, Allah'ın bunu haksız olarak kendisine verdiğini şiir halinde anlatıyor. Arkadaşları ise Tanrının haksız iş yapmayacağını, kendisinin bunu hak ettiğini söyleyerek Allah'ı savunuyorlar. Bundan sonra Allah ile Eyüb karşılıklı tartışıyorlar. Her ikisi de kendi yaptıklan iyi işleri sayıp döküyor. Sonunda Eyüp söylediklerine pişman olup tövbe ediyor. Allah da onun tövbesini kabul ederek sağlığına kavuşturuyor ve mal mülkünü de iki kat yapıyor. Böylece Eyüb arkadaşlannın yanında saygınlığını kazanıyor.(38)

Tevrat'taki şiirden, Sumer şiirine paralel olan bazı satırlar:
Bap 63:15-16:
Kardeşlerim hainlik ettiler, bir vadi gibi,
Akıp giden vadilerin yatağı.
Bap 7:3:
Miras olarak bana sefalet ayları verildi,
Pay olarak da meşakkat geceleri.'
Bap 7:11:
Ruhumun sıkıntısı ile söyleyeyim,
Canımın acılığı ile şekva edeyim.
Bap 7:11:
Niçin günahımı bağışlamaz,
Fesadımı gidermezsin?
Bap 10:2:
Allah! diyeyim, beni mahkum etme!
Niçin benimle çekişiyorsun bana bildir!
Bap 13:1:
Bana günahımı ve suçumu bildir,
Niçin yüzünü göstermiyorsun?
Bap 13:23:
Fesatlarım ve suçlanm ne kadar? Bana günahımı ve suçumu bildir!
Bap 16:6:
Ağlamaktan yüzüm kızardı.
Bap 19:2:
Ne zamana kadar canımı üzecek,
ve beni sözle ezeceksin?
Bap 19:13:
Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı
ve tanıdıklarım bana bütün bütün yabancı oldular.
Bap 19:14:
Akrabalanm gelmez oldu,
Yakın dostlarım da beni unuttu.
Bap 19:19:
Hep sırdaşlarım benden ikrah ediyorlar,
Sevdiklerim de yüz çevirdiler.
Bap 30:1:
Yaşça benden küçük olanlar üzerime gülmekte!
Bap 34:5:
Hakkım varken yalancı sayılmaktayım.
Bap 30:26:
Ben ışık beklerken karanlık geldi,
Ruhum kırıldı, günlerim karardı.
Bap 34:6:
Hakkım varken yalancı sayılmaktayım. .
Bap 42:
Şiirin sonu. Eyüb Allah'a söylüyor:
Sen her şeyi yaparsın!
Anlamadığım şeyleri söyledim,
Benden üstün olanı bilmediğim, şaşılacak şeyleri
Niyaz ederim, dinle de ben söyleyeyim!
Sana sorayım da bana anlat!
Senin için kulaktan işitmiştim,
Şimdi ise seni gözlerim gördü.
Bundan ötürü kendimi hor görmekteyim,
ve tozda külde tövbe etmekteyim.

Daha önce de belirtildiği gibi, Eyüb'ün tövbesi Tanrı tarafından kabul edilerek, daha büyük mutluluğa erişiyor.
Görüldüğü gibi, Sumer ve Tevrat metinleri, konu olarak aynı. Tevrat'taki, Sumer, şiirinden en az bin yıl daha geç yazılmış. Daha derin ve kapsamlı, şiirsel bir dil ve bilgi dolu sözlerle donatılmış. Sumer şiiri daha yalın.. Fakat Sumer metninde (tablet) birçok yerin kırık olmasından okunamayan, anlaşılamayan bir hayli satır var. Her ikisinde de bu felaketlerin kendi günahları yüzünden ceza olarak verildiği söyleniyor. Yalmz Sumer inancına göre, zaten her çocuk günahı ile doğuyor. Ötekinde bu belirtilmemiş. Tevrat'ta Eyüb Allah'ı görüyor.

Kurân'a gelince, bütün konularda olduğu gibi, bu da çok yüzeysel; ancak dört sure içinde birkaç ayette bulunuyor. Nisâ Suresi, ayet 163 ve En'âm Suresi, ayet 84'te, İbrahim'den başlayarak bütün peygamberler arasında Eyüb'e de vahiy edildiği yazılı.

Enbiyâ Suresi, ayet 83-94:
Eyüb'e gelince: O Rabbine 'başıma bu dert geldi, sen merhametlilerin en merhametlisisin!' diye niyaz etmişti. Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik. Kendisinden dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.
Sâd Suresi, ayet 41-44:
Kulunuz Eyüb'ü de an! O Rabbine nida etmiş ve 'doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve azap verdi' diye seslenmişti. 'Ayağını yere vur! İşte yıkanacak, içilecek soğuk su!' Bizden bir rahmet ve olgun akıl sahipleri için de bir ibret olmak üzere ona, hem ailesini hem de onlarla beraber bir mislini bağışladık. Eline bir sap al da onunla vur, yeminini bozma! Gerçekten biz Eyüb'ü sabırlı bulmuştuk.. O ne iyi bir kuldu, daima Allah'a yönelirdi.
Konu çok kısa yazılmış olmasına rağmen şeytanın azap vermesi, sabır, Tanrıya yakarış, duanın kabul edilmesi, ödüllendirilme, diğer kaynaklarla paralel.
Tevrat araştırıcılarını yüzlerce yıldan beri meşgul eden ve nedenini bulamadıklan bir konu da, yine Sumer metinlerinin çözülmesi ile açıklanabildi. O da Tevrat'ta bulunan, Süleyman'ın Şarkılar Şarkısı bölümü. Açık saçık şiirlerden oluşan bu bölüm Tevrat'ta niçin bulunuyordu? Görünüşe göre onlar ne dinle, ne de tarihle ilgiliydi. Bu şiirlerde bir seven bir de sevilen vardı. Bunu, kilise papazları, İsa'yı seven, kiliseyi sevilen; İbraniler ise Yahveyi seven, İsrail'i sevilen olarak yorumlamışlardı. 19. yüzyılda ise bunlann İsrail düğünlerinde yapılan tören ile ilgili olduğu söylenmiş.
Bu yüzyılın ilk yarısından sonra, özellikle İstanbul Arkeoloji Müzeleri arşivindeki Sumer edebi metinleri okunup çözülünce, Süleyman'ın Şarkılar Şarkısındaki şiirlere benzer şiirler bulundu. Yapılan incelemelerde bunların, Sumerlilerin yeniyıl bayramlarında, sazlar eşliğinde söylenen şarkılar ve ilahiler olduğu anlaşıldı.(39)

Sumer ekonomisi tarıma dayalı olduğundan, onlar için tarımla ilgili konuların en önemlisi, ülkelerinde bolluk ve bereketin olması idi. Bunun için onlar, Aşk Tanrıçaları İnanna ile Çoban Tanrısı Dumuzi'yi (bu başlangıçta bir kral idi, sonradan Tanrı yapılmış nasılsa) evlendirirlerse, onların verimlilik gücünü ve ölümsüzlüklerini paylaşacaklarına ve bu yolla ülkelerinde bolluk ve bereketi sağlayacaklanna inanmışlardı. Bu inanca uyarak Sumer şair ve ozanları onlarla ilgili uzun bir efsane yaratmışlar ve bunu yazıya geçirerek zamanımıza kadar ulaştırmışlardır. Bu hikâyeyi kısaca özetleyelim:

Aşk Tanrıçası İnanna ile Dumuzi birçok zorluktan sonra evleniyorlar. Bu evlilikten sonra Tanrıça yeraltı dünyasına gidiyor. Fakat orası gidip de dönülmeyen ülke. Kurala göre, Tanrıça olmasına rağmen, yeryüzüne bırakılmıyor. Bilgelik Tanrısı Enki'nin yardımı ile Tanrıça, kendi yerine birini göndermek üzere, yeraltı yaratıkları ile dışarı çıkıyor. Tanrıça her gittiği yerde Tanrı ve Tanrıçaların, kendisinin yokluğundan çuvallar giyerek, yerlerde sürünerek yas tuttuklannı görüyor ve hiçbirini göndermeye kıyamıyor. Fakat kocasının bulunduğu şehre gelip, onu, karısının yokluğuna aldırmayarak keyifle tahtında oturduğunu görünce, büyük bir kızgınlıkla alın bunu diyerek cinlere veriyor. Daha sonra yaptığına pişman olan, fakat kocasının cezasız kalmasını da istemeyen Tanrıçanın yardımıyla, Dumuzi in kız kardeşi Rüya Tanrıçası Geştinannan'ın, kardeşi yerine yarım yıl yeraltında kalması, Tanrılar meclisinde kabul ediliyor.

Böylece Dumuzi kış aylarında yarım yıl yeraltında kaldıktan sonra bahar zamanı dışarı çıkıp tekrar karısı ile birleşiyorlar.

Bu birleşmeyi zamanın kralı ile bir başrahibe evlenerek kutluyorlar. Bunun için büyük törenler yapılıyor. Artık yeni bir yıl başlamıştır; ortalık uyanıyor, ağaçlar yeşilleniyor, hayvanlar çoğalıyor.

İşte bu törenlerde okunmak üzere kralın ve rahibenin veya Tanrının ve Tanrıçanın ağzından birbirlerine karşılıklı söylemeleri için aşk dolu, sevgi dolu, açık saçık şiirler yazılmış ve bunlar bestelenerek şarkı haline getirilmiştir.

Sumer bereket kültünü oluşturan bu törenler, bugün Kutsal Evlenme Törenleri olarak nitelendirilmiştir.

Bu bereket kültünün İsa'nın zamanına kadar, hatta daha geç zamanlara kadar sürdüğü anlaşılıyor. İşte bu yüzden Tevrat'tan birçok dinle ilgili olmayan konu çıkarıldığı halde, bu şiirler bırakımış olmalı. Bu törenlerin Süleyman zamanında büyük bir ihtişamla devam ettiği, şiirlerin ona ait olarak gösterilmesi ile kanıtlanabilir.

Sumer ve Tevrat şiirlerinden bazı bölümleri karşılaştıralım: İstanbul Arkeoloji Müzesi arşivinde bulunan ve bir rahibe tarafından Kral Şusin'e söylenmek üzere yazılmış bir şiirden bölümler:

Güvey kalbimin sevgilisi,
Senin neşen hoştur, bal tatlısı!
Arslan! Kalbimin sevgilisi,
Senin neşen hoştur, bal tatlısı!
Beni büyüledin, karşında titreyerek durayım!
Güvey! Senin tarafından yatak odasına ***ürüleyim!
Beni büyüledin, karşında titreyerek durayım,
Arslan! Senin tarafından yatak odasına ***ürüleyim.
Güvey seni okşayayım!
Yatak odasında bal dolu,
Senin güzelliğinle neşelenelim,
Arslan! Seni okşayayım!

Tevrat: Neşideler Neşidesi, bap 1:2-4:
Beni kendi ağzının öpüşleriyle öpsün:
Çünkü okşamaların şaraptan daha iyidir.
Kokuca ıtırın ne güzel;
Senin adın kabından dökülen ıtır gibidir,
Bundan ötürü seni kızlar seviyor.
Beni kendine çek, biz senin ardınca koşarız,
Kral beni iç odalarına ***ürdü
Seninle biz ferahlanıp seviniriz,
Senin okşamalarını şaraptan ziyade anarız,
Seni sevmekte onların hakkı var.

Bap 4:9-11:

Kaptın gönlümü, kız kardeşim, yavuklum!
Gözlerinin bir bakışı ile,
Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın.
Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum!
Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların,
Itırın güzel kokusu da her çeşit baharattan! .
Ey yavuklum! Bal damlatır dudakların.
(Sumer'de Tanrı Dumuzi, İnanna'ya kız kardeşim der.)

Bap 3:11:
Ey Sion kızları! Çıkın, Kral Süleyman'ı taç ile görün,
O taç ki, onun düğünü gününde ve yüreğinin sevinci gününde,
Anası onun başına giydirmişti.
Bu satırlar, kutsal evlenme törenlerinin Kral Süleyman zamanında devam ettiğini kanıtlıyor. Tevrat'a göre Süleyman'ın her dinden 700 karısı varmış ve onların dinlerini de Süleyman sürdürürmüş.

Bap 2:10-12:
Sevgilim cevap verdi ve bana dedi: Sevgilim, güzelim, kalk da gel.
Çünkü, işte, kış geçti:
Yağmurlar geçip gitti;
Yerde çiçekler göıünüyor;
Terennüm vakti geldi.

Bu satırlar da kutsal evlenme töreninin baharda yapıldığını anlatmaktadır.
Bap 6:10:
Bakışı seher gibi,
Ay gibi güzel,
Güneş gibi temiz,
Sancak açmış ordu gibi korkunç,
Bu kadın kim?

Bu satırlar da Tanrıça İnanna'nın niteliklerine uymaktadır.
Bap 2: 5-6:
Kuru üzümle bana kuvvet verin, elma ile beni canlandırın,
Çünkü aşk hastasıyım ben.
Sol eli başımın altında olsun,
Sağı da beni kucaklasın.
Sumerce'de buna paralel olan satırlar:
Sevgilim, kalbinin adamı,
Sağ elini vulvama koydun,
Sol elin başımı okşadı,
Ağzını ağzıma dayadın,
Dudaklarımı başına bastırdın.

Görüldüğü gibi, birkaç Sumer şiirinde bile paralellikler bulunuyor. Kuşkusuz bunlar gibi pek çok şiir vardı Sumer'de. Fakat bunlann büyük kısmı hâlâ toprak altında olmalı. Belki bazı müzeler ve koleksiyonlarda da henüz okunmayanlar vardır.

Sumer Aşk Tanrıçası İnanna; Akadlarda İştar, İsrail'de Astarta, Yunanlılarda Afrodit, Romalılarda Venüs adı altında saygı görmüş ve varlığını sürdürmüştür.

Bugün de İsa'nın annesi Meryem'e, İnanna'ya ait nitelikler yakıştırılıyor. O da İnanna gibi, göğün hâkimesi, sosyal adaletin savunucusu, fakirlerin, ezilenlerin koruyucusu sayılıyor. Bazı çevrelerde Tanrıça seviyesine getirildiğinden, oğlundan daha çok ona tapıldığından; annelerin, savaşanlann, üzüntü çeken ailelerin yardım için ona dua ettiklerinden söz ediliyor. (The Search of Mary, Richard N. Ostling, Handmaid or Feminist, The Time, Aralık 1991, s.52-56.)

İsa'nın durumu da Dumuzi ye benziyor. Damuzi'nin dövülerek, eziyet edilerek yeraltına ***ürülüşü, tekrar yeryüzüne çıkışı, İsa'ya yapılanlar ve her yıl yeryüzüne çıktığı düşüncesi, Dumuzi'nin serüvenini andırıyor.

Safevilerde Ali'nin dünyaya yeniden geleceği inancı da Dumuzi efsanesinden kaynaklanıyor demektir.

Dumuzi, takvimimizde Temmuz adı olarak sürüyor. Musevilerde de Tammuz şeklinde. Bu ayın 17'sinde İsrail kadınlannın oruç tutarak mabet kapısına gidip ağlamaları, Dumuzi'nin yeraltına ***ürülüşü dramını canlandınyor.

Ülkemizde Mayıs ayı başında bahçelerde, hatta mezarliklarda (Tahtakuşlar köyünde) kutlanan Hıdırellez şenlikleri, bu kutsal evlenme törenlerinin bir devamı gibi görünüyor. Çünkü şenlik, Hızır ile İlyas Peygamber'in bir araya gelmesi nedeniyle yapılıyor. Aynca bu günlerin gecesinde yapılan bir niyetin olacağı, iki yıldızın birleştiğinin görülmesine bağlıymış. Bunun için niyet yapanlar sabaha kadar bu olayı beklerlerniş (Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'nden).

Bu kutsal evlenme törenlerinin izleri, bir Çağatay şairi tarafından Hicri 950'de mesnevi şeklinde yeniden kaleme alınmış olan Bediül- cemal ve Seyfelmuluk hikâyesinde bulunmuştur. (Bkz. Gönül Tekin, Seyfelmuluk ve Bediülcemal Hikâyesinde Eski Yakın Doğu Kültüründen Kalma Unsurlar Hakkında, Journal of Turkish Studies, Türk Bilgisi Araştırmaları, Massachusetts, 1985, s.277-300.)

Bütün bunlardan anlaşılacağına göre Sumerlilerin kurduklan din ve yarattıkları zengin edebiyat Ortadoğu milletlerine büyük etki yapmış, hatta dinlerinin temelini oluşturmuştur.

Yalnız, bu etki, Sumerlilerden İsraillilere doğrudan doğruya olmamıştır. Çünkü İsrail'in tarih sahnesinde görülmeye başlamasından en az bin yıl önce Sumerliler varlıklarını yitirmişti.

Öyle ise bu kültür onlara nasıl ulaşmıştı? Bu ulaşmanın çeşitli yollarla olduğu bugün kanıtlanabiliyor.

Sumer devletinin, güçlü olduğu çağlarda, sınırları doğuda Hindistan'a (Dilmun?), batıda Akdeniz'e (Ebla, Martu) hatta Kıbrıs'a, kuzeyde Orta Asya'nın batısına (Aratta, Hurrum), güneyde Mısır ve Habeşistan'a (Magan, Meluhha) kadar genişlemişti. Oralara giden asker ve tüccarlar, oralardan ticaret amacı ile gelen insanlar Sümer kültürü ile bir bağlantı kurmuşlardı.

İÖ 2400 yıllannda lsrailliler gibi Sami bir ırktan olan Sargon, Sumer'i ele geçirerek bir Akad Krallığı kurmuştu. Onun ve ondan sonra gelen sülalesi zamanında, Samiler Mezopotamyadan Ortadoğuya kadar yayılmaya başlamış ve Akad dili de konuşulan dil haline gelmişti.

Bir müddet sonra Sumerliler yeniden canlanarak bir Sumer devleti kurdular. O da oldukça kısa bir süre sonra parçalandı. Yine Sami bir halk olan Amoritler, Babil Krallığı adı altında bütün Sumer ülkesine egemen oldular. Bu geçiş devrinde Sumer okulları ve akademilerinde Sumer dili ve yazısı en yüksek düzeye çıkanldı. Buralarda, Sumerlilerin yarattıklan dinsel ve edebi yapıtları birçok kopya halinde yazılarak, diğer şehirlerdeki eğitim kurumlarına, kütüphanelere gönderildi. Ülkede gittikçe çoğalan Samiler, Sumerce'yi öğrenmek, Sumerliler de Akadca'yı öğrenmek zorunda kaldıklarından, okullarda her iki dilde eğitim yapıldı. Babil devleti kurulduktan sonra, Sumerce halk dili olmaktan çıktı. Fakat Sumerlilerin eğitim tarzı, dinleri, efsaneleri ve edebi yapıtlan Babil okullannda öğretilmeye devam edildi. Sümerce, ortaçağdaki Latince, eskiçağdaki Yunanca gibi dinsel bir dil olarak hemen hemen İsa'nın doğumuna kadar sürdü.

Babilliler Sumer Tanrılarını, adlarını değiştirerek kendilerine Tanrı yapmışlar; bu Tanrılara ait mabetler, dinsel törenler korunmuş, ilahiler, dualar Sumerce okunmuştur.

İÖ 1500 yıllarında Akadca ve çiviyazısı Ortadoğu'da uluslararası bir dil ve yazı haline geldi ve o ülkelerde, en azından yazarların bu dili öğrenme zorunluluğu ortaya çıktı. Bu yüzden Sumer okulları ve programlan oralarda uygulandı. Böylece Babillilerin Sümerlilerden aldıklan kültür, dilleri ve yazısı yoluyla o ülkelere yayıldı.

Yahudilerin, Hıristiyan ve Müslümanlann atası olarak kabul edilen İbrahim Peygamber ve ailesi, Tevrat'a göre, Mezopotamya'da Kaldealı Ur'dan Harran'a göçmüş, oradan da bir tüccar kolonisi olarak Filistin'e girmişti. Onun askerleri ve parasal gücü ile kendi şahsi Tanrısını onlara Tanrı olarak kabul ettirmiş ve bu arada Mezopotamya'dan getirdiklerini halka aşılamıştı.(41).

En son olarak Babil Krali Nabukadnezzar'ın (604-562) Filistin'i ele geçirip bütün Yahudi bilginlerini Babil'e sürgün ***ürmesi, bu bilginlere Babil kütüphanelerini inceleme olanağı verdi.

Görüldüğü gibi, Sumer dini ve edebiyatı İsraillilere çeşitli çağlar ve yollardan ulaşmıştır. 12. yüzyılda yaşayan Yahudi otoritesi Eben Ezra ve 16. yüzyılda yaşayan Yahudi fılozofu Spinoza, Tevrat'ın, özellikle Musa tarafindan yazıldığına inanılan ilk beş kitabın, Musa tarafından yazılmadığını, ancak Babil tutsaklığından sonra yazılmış olduğunu söylemişlerdir (Robert Cooper, Thirteen Lectures on Bible, s.107). (Yahudilere Babil tutsaklığının yaptığı etkiler hakkında daha geniş bilgi için, bkz. Max I. Dimont, Jews, God and History, New York, 1962, s.69-72.)

Bu çalışmamızla, din kitaplarına Sumerlilerden geldiğini açıklamaya çalıştığımız konular hakkındaki bilgilerimizi, yine onlann icat ettiği yazıya ve yazı malzemesi olarak kullandıklan kile borçluyuz. Onlar bozulan veya eriyen bir nesne üzerine yazmış olsalardı, bunların hepsi çözülemeyen bir sır olarak kalacaktı.

(M.Kemaloglu'nun notu: Muhammed, Islam dininin temellerini, Yahudilerden almıştır. Muhammed'den 3400 yıl önce yaşamış olan Sumer'lerin günümüze kadar gelen yazılı eserleri var iken, Allah'ın-varsa eğer- gönderdiği iddia edilen Kura'n'ın orijinalinin (yazıya ilk geçirilmiş halinin) bulunmaması garip görünmüyor mu? Allah-varsa eğer- Sumer'ler kadar akıllı mı değil, yoksa Kur'an'ı Muhammed ve arkadaşları mı hazırladı? Bu durumda da, Kur'an'ın yazılı ilk geçirildiği orijinal hali yok? Spekülasyona açık olsun diye mi? Kur'an bu durumda değişmemiş olarak kalabilir mi?)

Kaynakça:

(38). Robert Cooper, aynı eser, s.110'da, bu hikâyenin Yahudi kompozisyonu olamayacağı yazılı. Bu Tevrat'ta bulunan kitaplardan hiçbiriyle ilgili değil. 'It stand alone in its glory' (O, kendi ihtişamı içinde başlı başına duruyor). Birçok Yahudi bilginleri bu kanıda. Bu muhakkak ki, başka bir dilden Yahudiceye çevrilmiştir. Dâhice yazılmış bir kompozisyon ve onda anlatılan drama Yahudilere ait olamaz deniyor. Kutsal hayalet tarafından yazılmış diyenler de varmış.

(39). Tarih Sumer'de Başlar, s.252-260.

(40). Samuel Noah Kramer, The Sacred Marriage Rite, Aspects of Faith, Myth, and Ritual in Ancient Sumer, Indiana, 1969.

Matta İncili, 22:1-14'te aı:analatılan Gök krallığımn düğünü Sumer'in Kutsal evlenme törenini yansıtıyor gibi. Tevrat, Hezekiel bap 14'te anlatılan fahişe, Sumer'in Aşk Tanrıçası İnanna gibi ve onun kültünün kaldınlması çabaları ile ilgili görünüyor.

(41). Tevrat, G Tekvin bap 14'te, İbrahim'in dövüşçü, tüccar prens olduğu yazılıyor. Evin de bulunan 308 uşak ve askerini, kardeşi oğlu Lut'u kurtarmak için çeşitli krallarla savaştırmış. Cyrus Gordon'a göre (The Common Background of Greek and Hebrew Civilizations, s.26.) bu tür topluluklar, askeri olduğu kadar tüccar da oluyorlar ve bulunduklan ülkenin sınırlarını koruyorlarmış.

(Kaynak: Bu makale, Muazzez İlmiye Çığ'ın Kuran İncil Ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni adlı kitabından alınmıştır.)

~gsteen~
03 06 2004, 17:00
farkindayim vektor,
2 gun once sikinti dedim, haydaaa az daha gomuyorlardi beni :)
bir paragraf yazinca anlasilmaz diye, hepsini aktardim, hepimiz yetiskin insanlariz, okuyunca biraz rahatsiz ediyor ama cumburlop sumer dinine gececek yada tumden reddedip ateist olacak degiliz heralde !
bu konu ilginc ama ...

bAdEm-AgAcI
03 06 2004, 17:00
su anda islamiyetin en buyuk sorunu geri kafali ve orumcek beyinli insanlardir. bu tur insanlar da iki gruba ayrilirlar. birincisi el-kaide gibi extreme gruplarda yer alanlardir. bunlarin amaci islamiyeti olabildigince geriye goturup, insanligin gozunde islamiyeti teror olarak gostermektir. ikinci gruptaki insanlar ise bilmeden arastirmadan surekli yorum yapanlardir. bunlar da iki gruba ayrilirlar ki bir grup lehte konusur diger grup aleyhte. iki grupta temelsiz dayanaksiz seyler soyler. bu aciklama uzerine alinacaklardan baskasina yazilmamistir.

Mustafa Kemal Ataturk'un guzel bir sozunu yazmissin. ama bunun bir de yorumunu yapsaydin keske. yani Ataturk bunu neden soylemistir, amaci nedir soylerken. oyle bir yerde yazmissin ki insanin aklina ilk gelen Kuran uzerine soylenmis oldugudur. cunku hukum indiren Allah'tir ve hukumlerin yer aldigi kitap ise Kuran'dir. Kuran'in hukmu degismeyecektir ama bu Kuran hep geridedir anlamina mi geliyor? tabii ki hayir. en guzel ornek Kaptan Kusto'nun musluman olmasina sebep olan olaydir. Mustafa Kemal Ataturk dar dusunceli bir insan degildi ve en onemli ozelligiydi ileri goruslu olmasi. bu sebeple her turlu gerilige karsiydi. ama burada geriligin tanimi cook genis olabileceginden, herkes kendi kafasina gore bir yorum yapabilir. bence Mustafa Kemal Ataturk'u bu sekilde dini konularda antitez olarak sunarak, insanlarin Ataturk'e isinmasina engel oluyorsunuz.

bAdEm-AgAcI
03 06 2004, 17:00
sevgili polis

yorumun akla iki sey cagristiriyor. aslinda cok sey cagristiriyor ama en once su ikisi geliyor.

1-) bu cagda insanlar hala bu dinlere nasil gozu kapali bir sekilde hic kuskuya dusmeden inaniyorlar bunu bir turlu anlamiyorum demissin. soylediginden bu cagin oncesinde yasayan insanlar icin saftilar, salaktilar, dunyadan haberleri yoktu anlami cikarabilir miyiz?

2-) Inanan bir insan da bu cagda akil sahibi bir insanin nasil olup da inanmadigini anlamiyordur. yani duygular karsilikli. hal boyleyken anlayamadigimiz seyleri pek kurcalamayalim. burada saptiran ve carptiran cok insan oldugu icin (konuyu saptiran ve carptiran kimse baska bir yerinden anlamasin) bu konuyu tartismak istersen seninle maillesebiliriz. eger seviyeyi koruyacaksak. heee bu arada belirteyim de, sadece tartismak, konusmak, bilgi alisverisi bulmaktir amacim. inanirim ama siradan bireysel bir muslumanim. hicbir grupla ozel veya tuzel kisiyle alakam da yoktur. bu aciklamayi da beni yanlis anlayabilecekler icin yapiyorum. haa bir de en kral Ataturkcuden de daha Ataturkcuyumdur o da ayri konu.

bAdEm-AgAcI
03 06 2004, 17:00
gsteen alintisini yaptigin asagidaki iki kaynagin anakaynagi islamiyet aleyhinde calisma gosteren bir kurumun veya organizasyonun web sitesidir. kaptan kusto musluman olmustur olmamistir, armstrong ezan sesi duymustur duymamistir. bunlar soylenen seyler ve dedigim gibi kaynagini bilmiyoruz. ama o sayfayi iyi incelediginde islamiyetin yalan bir din oldugunu iddia ettiklerini ilk bakista anlayacaksin. yani misyoner bir calisma oldugunu anlamak zor degil. ki orada Allahin varligina bile supheyle bakiliyor.
Kendisini Tanrı-varsa eğer- elçisi olarak ilan eden Arabistan'ın Kureyş Kabilesi'nden Muhammed'in, okur-yazar olmayan birisi olduğuna inanılır. Islamiyetin kitabı Kuran'ın, Tanrı-varsa eğer- tarafından gönderildiğini savunanlar, okur-yazar olmayan birisinin nasıl kitap yazabileceğini sorarak, Kuran'ı Muhammed'in yazmadığını güya savunmaktadırlar
bu da senin asagidaki alintilari yaptigin web sitesinden alinmistir.
burada ise baska bir kaynak farkli birseyi soyluyor.

Türk basınında ilk defa Zafer Dergisi, (Mayıs 1982) Kaptan Kusto'nun İslama teslim olduğunu haber verdi. Arkasından diğer bazı yayın organları da haberi doğruladılar. Fakat bunlardan bir kısmına göre Kaptan Kusto, Kur'an'ın mücızeligini, Allah kelamı oluşunu tasdik etmiş; fakat din değiştirmediğini, bununla birilkte îslam'a büyük bir saygı duyduğunu söylemiştir.

Bir gazete haberine göre, Katolikliğin Fransa'da en

yüksek makamı olan Paris Arşovekliği tarafından da doğrulanan şudur:

Kaptan Kusto Müslüman olmuştur ve ölen oğlunun acısını îslamla dindirmeye çalışmaktadır.


bunlar gibi sana yuzlerce kaynak bulabilirim. bir kismi musluman der. diger bir kismi hayir der. onemli olan baskalarinin musluman veya hristiyan olmasi degildir. onemli olan senin aklinla bunlari arastirman arastirirken de yargilayabilmendir. ama sunu da bilmek gerekir, din ve rasyonalizm birbirlerine cok da yakin seyler degildir. yani dini yuzde yuz akil ile kavramak mumkun degildir.

bAdEm-AgAcI
03 06 2004, 17:00
jellyboy iyi o zaman sevdigin konularin listesini yap. biz hepimiz ona gore tartisalim. bu arada yorumlarimizda, cevaplarimiz da ve tartismalarimizda, hosuna giden ve gitmeyen tarzlari ve kelimeleri de bildirirsen seviniriz. yeter ki senin hosuna gitsin ne demek...

JellyBOY
03 06 2004, 17:00
Birakin bu muhabbetleri ya.Bunlar ince mevzular inan sevmiyorum bu konuları!!!!

rainface
04 06 2004, 17:00
Bak simdi bu konu yukarilara cikmasin diye yazmadim kac gundur ama yeter artik.
Herkes haddini bilsin, dinin temelleri heleki kuranda yazanlar tartisilmaz.
Dinle ilgili tartisilacak bisey varsa;
inancla ilgili temeller degil, uygulamayla ilgili esneklikler olabilir ancak.
Inanmayan inanmaz ama kimse dine camur atamaz milllet kendini futbol macinda saniyo galiba herkeste bi erman toroglu havalari.

polis
04 06 2004, 17:00
Ha soyle. Iyi yazmisin baba.Avrupalilar gibi bizde dini tabu olmaktan çikarmamiz lazim.Insanlara gerçekler boyle arastirmaya ve bilime dayali bir sekilde anlatilsin ondan sonra inanan inanir inanmayanda inanmaz.Aslinda bunlarin okullarda da okutulmasi gerekir.

*khan
04 06 2004, 17:00
folderi copy-paste manyagi yapmissiniz afferin..hanginiz yollamadan once okudu onlari acaba..varsa oyle bir delikanli,bana ozelden ulassin alnindan opucem.valla.

benekli-mantar
04 06 2004, 17:00
bngst denen ne idugu belirsiz mahlukat yalan ve iftiralarla dolu bir mesaj yazip kaybolmus.
Hz peygamber istanbulun fetyihle ilgili hadisiyle Turk milletini ovmustur.

bAdEm-AgAcI
04 06 2004, 17:00
sevgili gsteen

herseyden once zahmet edip caopy paste apip, bir suru yer isgal edecegine, linki verseydin okumak isteyenler zaten ordan okurdu. yazdiklarinin hepsini okumadim. goz attim bastan asagi sadece ve kendi yuzeysel bilgimle buna cevap verebilirim. birinci celiski, aktardiklarinin en ust kisimlarinda bu uc dinde de tanrilar... diye bir kisim var. eger kastedilen 3 din hristiyanlik musevilik ve islamiyet ise bu uc din de tek tanrilidir ve uc dindeki Tanri da aynidir. diger bir konu ise, anlatilan tum hikayelerin tevrat, incil ve kuranda yer ettigi hatta sumerlerde de var oldugudur konusudur. arkadasim cok fazla bilgisi olmayan biri bile bilir ki, uc mukaddes din de farkli zamanlarda Allahin varligini ve kurallarini insanlara anlatmak, insanlari bu yola cagirmak uzere varolmustur. hatta oncesindeki peygamberler de, Allah'in elcisiydiler ve anlattiklari seyler cok farkli degildi. farkli zamanlarda ortaya cikan peygamberler de ve onlarla indirilen kitaplar veya suhuflar da gecmisten ornekler veriyordu. Hz. Nuh'un ne zaman yasadigini bilmiyorum ama sumerler zamanindaysa veya ona yakin tarihlerdeyse, sumerlerin bunu yaziya dokmesi, islamiyetin ve kuranin gerceklerini golgeleyebilir mi?

ayrica seni kimse gommedi. dedigim gibi hassas bir anina denk gelmis ama su an diyorum ki hassas durumun hala devam ediyor ki gaza gelip sayfalarca copy paste yapmissin. bayan olsan muayyen bir zamanina denk gelmistir diyecegim, ondan boyle soylenenleri cok buyutmussundur diyecegim ama degilsin. sana son soz olarak sunu soyluyorum. Kuran'i hic okudun mu? arapcasini degil tabii ki. anlayacagin dili, yani turkce mealini hic okudun mu? eger okumadiysan sana okumani tavsiye ediyorum. cunku daha Kuran'i okumamisken, onun hakkinda kasitli yapilan yorumlari okuman cok da saglikli olmayacaktir. ornek vermek gerekirse, ben daha seninle konusmadan, seni tanimadan, seni arastirmadan, senin hakkinda bir baska insanin ki belki de seni cekemeyen ve senden nefret eden bir insanin, senin aleyhindeki yorumlarini elestirilerini dinlersem.. sence nasil olur?

o kullandigin tek! kaynakta sadece dinlere Allah inancina karsi yapilan bir saldiri var. ve kullandiklari cok basit yontemler var. mesela burda kullandiklari en goze carpani duz mantiktir ki bu sekilde kendin hicbir kanit ve somut ornek getirmeden, sadece belli bir olgunun butununu degil de belli yerlerini alarak, onlari inceleyerek, onu curutme cabasidir. Kuran'da gecen, cezalarla ilgili kisimlari sadece ele alarak, islamiyet zalimlerin dinidir, ceza dinidir de diyebilirsin. ama kac yerde de af ile ilgili odul ile ilgili kisimlar var eger bunlari ortaya koymazsan denge kaybolur. islamiyet denge dinidir. unutmamak lazim ki sucun oldugu yerde ceza da vardir. bu su an dunya uzerinde de tum hukuk kurallarinda boyledir.

dini sadece akilla aciklamak imkansizdir. dolayisiyla sadece bilimle inceleyemez arastiramazsiniz dini. sonucta inanan inanir ve inanmayan inanmaz kimse kimseyi zaten zorlamiyor hicbirsey icin. ve zamani gelince kimlerin inandiklarinda hakli oldugu da belli olacaktir (bu sozum buradaki kimseye atfen yazilmamistir. kimse sazanlik yapip sacma yorumlar yapmasin). sana dedigim gibi gsteen, senin kullandigin tek! kaynagin tam zitti kaynaklar da var. eger bir sonuca ulasmak istiyorsan her iki tarafi da oku ki arti ve eksileri iyi degerlendirebilesin ama bence once Kuran'i oku ve ondan sonra yorumlarina goz at.


sevgiler...

borgie
04 06 2004, 17:00
(gsteen, bunca zaman geyik yaptiktan sonra oturmus ciddi bir seyler okumus arastirmissin, ancak bunu bu ciddi dosyalarin asagilara jet hiziyla dustugu havadan sudan yerine kultur sanat'ta yapsan cok daha iyi olurdu. Yine de tebrik ediyorum seni, anaokulu seviyesinde aptal kelime oyunlari ve geyiklerle vakit harcamak yerine cok onemli bir konu olan tarihi arastirip okudugun icin)


<< Sumer'de, Dilmun adında, saf, temiz, parlak Tanrıların yaşadığı bir ülke var. Hastalık ve ölüm bilinmeyen yaşam ülkesi. Fakat orada su yok. Su Tanrısı, Güneş Tanrısına yerden su çıkararak orasını tatlı su ile doldurmasını söylüyor. Güneş Tanrısı söyleneni yapıyor. Böylece Dilmun meyve bahçeleri, tarlaları ve çayırları ile Tanrıların bahçesi haline geliyor. Bu cennet bahçesinde Yer Tanrıçası 8 bitki yetiştiriyor. Bu ağaçlar meyvelenince Bilgelik Tanrısı Enki her birinden tadıyor. Buna Yer Tanrıçası çok kızıyor, Tanrıyı ölümle lanetleyerek ortadan yok oluyor. Bilgelik Tanrısı çok ağır hastalanıyor. Diğer Tanrılar büyük güçlüklerle Yer Tanrıçasını bularak Bilgelik Tanrısını iyi etmesi için yalvarıyorlar. Tanrıça, Tanrının 8 bitkiye karşı hasta olan 8 organı için birer Tanrı yaratıyor. İlginç olan, yaratılan Tanrılardan beşi Tanrıça (bu doktorlukta ilk uzmanlaşmayı da göstermesi bakımından önemli). Hasta olan organlardan biri kaburga. Onu iyi eden Tanrıçanın adı, kaburganın hanımı anl***** gelen Ninti dir. Bu kelimede Nin hanım, ti kaburgadır. Ti'nin bir anlamı da hayat'tır ]]
Bu kisim dogru yazilmamis, bir suru olaylar es gecilmis. Enki'nin bitkileri tattigi icin degil, ensest iliskiyle kizini, torununu, torununun torununu.... bastan cikarip hamile biraktigi icin karisi tarafindan lanetlendigi soylenir. Olaylarin neden-sonuc iliskisi uzerinde cok tartisilmistir. Metin okunursa, neden tartismaya acik oldugu gorulur. Metnin ingilizce cevirisi <a target=new href=http://www-etcsl.orient.ox.ac.uk/cgi-bin/etcslmac.cgi?text=t.1.1.1&charenc=j#]buradan okunabilir[/url]

Ayrica, Sitchin'e gore oradaki 'kaburga' lafi ayni zamanda 'hayat' anlamina geliyor, kelime oyunu yapilmis (bunu henuz arastirmadigim icin birsey diyemeyecegim, ama ilginc bir yorum)
Bu tabletlerin bire bir cevirisi Oxford universitesi arsivlerinde mevcuttur. Aslini merak eden, gidip oradan okuyabilir.


Daha baska yanlis, eksik, yuzeysel gecilip aciklanmamis ve zorlama yorum yapilmis cok yer var ama ben sahsen bunlari burada tartisip vaktimi ziyan etmek istemiyorum. Bunlarin yeri kultur sanat sosyal hayat basligidir, orada bir tartisma acilirsa seve seve katilir kendi bildiklerimi de paylasirim.

Sumer kaynaklarini cok degisik yorumlayanlar olmus, yaratilis efsanesinin detayli olarak incelenmesi The Babylonian Genesis isimli kitapta mevcut. Ayrica Zecharia Sitchin'in kitaplarini da degisik bakis acilari bakimindan tavsiye ederim.


Yalniz antik inanislar ve rituellerle gunumuzdeki dinler arasinda paralellik kurarak inanaclara saldirirsaniz, o dinlerin inanirlari size 'ilahi soz hep vardi, gecmis kavimler tek tanrili dini cok tanrili hale getirmis, ilahi sozu degistirerek bozmus, tanri da bizim dinimizi/kutsal kitabimizi indirerek mesajini yenilemis, toparlamis' derler.


Sumer Tanrilarinin ilginc tarafi, insanlarin arasinda yasamalari ve isi gucu idare etmeleridir. Tanrilarla bire bir kontak iceren sahneler resmedilmis, olaylar canli bir sekilde anlatilmistir.


Tevrat'ta gecen, tanrilarin ogullarinin insan kizlariyla evlenmesinin dunyayi sular altinda birakan buyuk tufanin sebebi oldugu anlatilir. Sumer tufan hikayesinde de tanrilarin ogullari, dunyalilarin kizlarini es olarak alir, bunda da basi Marduk ceker, diger ust duzey tanrilar (basta Enlil) ofkelenir ve dunyayi sular altinda birakirlar. Insanlari seven ve korumak isteyen Enki ise Utnapistim'i uyarip gemi yapmasini ogreterek amacini gerceklestirir. Sumer tabletlerinde gemiye alinan hayvanlarin kendilerinin degil tohumlarinin alindigina dair ipuclari var, Sitchin bunu hayvanlari yeniden olusturacak sperm, yumurta hucrelerinin toplanmasi (daha sonra genetik muhendisliginden anlayan Sumer tanrilarinin bunlardan hayvan nesillerini Jurassic Park'taki gibi yeniden ortaya cikarmasi)seklinde yorumlamis. Sumer yaratilis efsanelerinde camurdan insan yaratma olayi var, ancak ilk yaratilan insanlar kusurlu ve sakat, mukemmele ulasmalari biraz zaman almis. En sonunda camurla (ki Sumerce'de camur olarak kullanilan kelime baska anlamlara da gelebiliyormus) Sumer tanrilarinin genetik malzemesi karistirilarak (kan ya da meni kullaniyorlardi, tabletleri okuyali uzun zaman oldu, aklimda kalmamis pek, vaktim kisitli oldugu icin kaynaklarimi acip bakamiyorum) bu karisim on dort tane dogum tanricasinin rahmine konuyor ve tanrilarin ozelliklerini tasiyan ve onlarin suretinde on dort insan (yedisi disi, yedisi erkek) dunyaya geliyor ve insanlar bunlarin soyundan turuyor.

Sumer tabletlerinin yorumlari degil, cevirileri okunursa daha objektif bir sonuca varilabilir.


Senin astigin yazilar baskalarinin yaptigi yorumlar, tabletlerin bire bir cevirilerini bulup okursan bu yorumlarin sadece yorum oldugunu ve her zaman gercegi yansitmadigini gorebilirsin.

Her ne ise, havadan sudan'da dosyalarin omru cok kisa oldugu icin buraya yazmak istemiyorum.
Kultur Sanat'a gelin orada tartisalim.

borgie
04 06 2004, 17:00
<< M.Kemaloglu'nun notu: Muhammed, Islam dininin temellerini, Yahudilerden almıştır. Muhammed'den 3400 yıl önce yaşamış olan Sumer'lerin günümüze kadar gelen yazılı eserleri var iken, Allah'ın-varsa eğer- gönderdiği iddia edilen Kura'n'ın orijinalinin (yazıya ilk geçirilmiş halinin) bulunmaması garip görünmüyor mu? Allah-varsa eğer- Sumer'ler kadar akıllı mı değil, yoksa Kur'an'ı Muhammed ve arkadaşları mı hazırladı? Bu durumda da, Kur'an'ın yazılı ilk geçirildiği orijinal hali yok? Spekülasyona açık olsun diye mi? Kur'an bu durumda değişmemiş olarak kalabilir mi?) ]]

gitmeden once bunu da aciklayayim bari.

Bu paragrafi almis oldugun kaynak ya cok eski, ya da yazari gundemi takip etmemis.


Sanaa'da bir caminin tamiri sirasinda isciler tarafindan peygamber devrinden (7.yy) kalma Kuran yazmalari bulunmustur. Saarbrucken Universitesinden Dr. Gerd Puin'in bu yazmalar konusunda makaleler arastirilirsa bulunabilir. Bu konuda Yeni Safak ve Radikal yazilar yazdi, konu tum dunyada buyuk yanki buldu. (Basin Dr. Puin'in sozlerini carpitarak bundan sonra roportajlara soguk bakmasina neden oldu ya neyse) Calismalar halen surmekte ve Dr. Puin kitap yayinlayacak bu konuda. Dr. Puin'in roportajlari ve yazilari objektif bir sekilde incelendiginde (basinda yapilan yorumlar ve carpitmalar es gecilerek) Kuranin imla (harekelerin eklenmesi) ve kelimelerin anlam kaymasina ugramasi/yanlis okunmasi vs. disinda degismedigi sonucu cikarilabilir. Ancak calismalar henuz bitmedigi ve ortada detayli bir inceleme olmadigi icin, etrafli bir yorum yapmaya mahal verecek yeterli kanit yok henuz.


Gerd Puin'in iddialari, ozetle;


Arapca metindeki bazi kelimelerin Aramca asli alinirsa anlasilmayan yerlerin sip diye anlasiliverdigi.
Kuranin 5'te birinin yanlis okundugu, dolayisiyla da anlasilamadigi.
Kuranin Muhammed doneminde bile dogru durust anlasilamadigi.
Uzun lafin kisasi, ortada 7. yy'dan kalmis kuran nushasi var ve kac senedir tartisiliyor.
Dr Puin'in calismalariyla ilgili linkler:


<a target=new href=http://idw-online.de/public/pmid-16522/zeige_pm.html]http://idw-online.de/public/pmid-16522/zeige_pm.html[/url]


Campus dergisinde cikan makale:
<a target=new href=http://www.uni-saarland.de/verwalt/presse/campus/1999/3/20-UdS_neues_zentrum-f.html]http://www.uni-saarland.de/verwalt/presse/campus/1999/3/20-UdS_neues_zentrum-f.html[/url]


Puin ve von Bothmer'in arastirmalari:


<a target=new href=http://www.uni-saarland.de/verwalt/kwt/f-magazin/1-99/Neue_Wege.pdf]http://www.uni-saarland.de/verwalt/kwt/f-magazin/1-99/Neue_Wege.pdf[/url]
The Guardian'da konuyla ilgili cikan yazi:

<a target=new href=http://www.guardian.co.uk/Archive/Article/0,4273,4048586,00.html]http://www.guardian.co.uk/Archive/Article/0,4273,4048586,00.html[/url]

borgie
04 06 2004, 17:00
baskalarinin yorumlari kafanizi karistirdiysa
yorumsuz asillarini okuyun
kendi yorumunuzu kendiniz yapin
baskasinin sizin yerine kafa patlatip yaptigi yorumlari alip hazircilik etmeyin

tartismak isteyenleri kultur sanat sosyal hayat'a bekliyorum.

borg
05 06 2004, 17:00
Bu arada, bu kadar Sitchin lafi ettim ama onun goruslerinin yuzde doksanina katilmam.
Ama degisik bakis acilarini gormek bakimindan takdire sayandir.
Tabletlerin orijinallerinin bazilari oyle bir dille yazilmistir ki, nereye cekerseniz oraya gider.

zyx
05 06 2004, 17:00
Muslumanlik, Hristyanlik ve Museviligin kaynagini eski Sumerlerden aldigi iddiasi
sadece evrim terorisinin sosyal alana uygulanmasi sebebiyle ortaya atilmis bir tez.
Yani adamlara gore insanoglu oncelikle tabiattaki gorunen devasa varliklara (gunese, aya)
tapiyordu ama daha sonra gorunmeyen guclere ve en nihayet gorunmeyen tek guce
inanmaya basladi. bunun baslangicinin da Hz. Ibrahim(a.s) ile oldugunu soyleyip onun tek
tanrili dinlerin kurucusu oldugunu iddia ediyorlar.

Ama bademagaci arkadasin dedigi gibi musluman inancinda ilk peygamber Hz. Adem(a.s)
ile birlikte getirilen inanc sistemi Son Peygamber'e kadar ayni gelmistir, tabi toplumlarin
ihtiyaclarina gore gunluk yasamda uymalari gereken kurallar farkli olmustur. bu nedenle
Islamdaki bir kuralin veya inancin eski ile benzer veya ayni olmasi onun bir yerlerden kopya
oldugunu degil aslinda ezelden beri tutarli bir mesajin devami oldugunu gosterir inancindayim.
tabi burada inanmak isin icine girdigi icin israr etmenin bi anlami yok, fakat ortada bir suru
desteksiz iddia oldugu icin fikrimi sizlerle paylasmak istedim. desteksiz sozunu ozellikle kullandim
cunku buraya mesaj yazan ilk kisinin buldugu hadislerle Turkler kotulenir gosteriliyor ama dikkat
edilirse bilincli bir sekilde belirsiz zamir olan yerlere Turk kelimesi konularak ortam bulandirilmis.
Neticede Peygamber Efendimiz(sav)'in hayatinda onun yanibasinda takdirlerini kazanmis Arap
olmayan Selman-i Farisi(Iranli), Suheyb-i Rumi(Bizansli) Bilal-i Habesi gibi bircok sahabeler bulunmustur.

Din dusmani siteler dusmanlik yaparken akil mantiklarini bir kenara atip oyle konusmasalar hersey
daha seviyeli olacak ama ortada bir gercek var ki bilimsel bilgiye ulasmadaki mantik ile dini bilgiye
ulasmadaki mantik 100% ayni degildir, olamaz. bilimde ulasilan her bilginin yanlis olabilecegi bastan
kabul edilmistir. mesela newton kanunlari adi kanun olmasina ragmen kuantum fiziginin etkili oldugu
sartlarda gecerliligini yitirir. buradaki bilimsel mantigi aynen dini konulara aktarmak istemenin sakincasi
yaraticinin varligini kabul eden kimselerin ayni sekilde onun varligindan da kusku duymalari gerekmesidir.
oysa dine inanmak belli bir noktadan sonra teslimiyeti gerektirir. simdi teslimiyet sozunu duyunca bazilari
gozu kapali herseyi kabul ediyorsunuz deyip itham edebilir ama normal bir insanin yapmasi gereken
iyice dusunup tasinip bir dine inanmaya karar verdi ise onun gereklerine teslim olup o yolda devam etmesidir.
ondan sonra da birkac kisi bu kalkip bu devirde bu dine inanilirmi diye sorarlarsa benim cevabim pekala inanilir.
asil bana gore de bu devirde insanin bir dine inanmamasi sacma ama bunu boyle birbirimizin gozune parmak
sokarcasina soylemenin bir manasi yok.
Son olarak buraya ilk mesaj atan kisi arastirmaya cok hevesli ise biraz mantikli yerlere bakarsa
Hadislerde Kuzey ashabi olarak bahsedilen ve Peygamberimizin onlar size saldirmadikca siz de onlara
saldirmayin diyerek ileride bu kuzey eshabinin (tarihin akisina bakarsak bu kisilerin Turkler olmasi nerede ise kesin gibi)
Islama buyuk hizmetleri olacaklarini belirtmistir.

Kamyoncu
05 06 2004, 17:00
insanlarin kayitsiz sartsiz inandiklari seylerde bile(bu dini konular da da olabilir baska konularda da) , beyninin bir kosesinde az da olsa suphe payi birakmasi gerekir...ozellikle de gsteen'e tesekkur etmek gerek durustlugunden oturu...

biscuit
05 06 2004, 17:00
ara ara girip saglam yazilar yazip,sonra kabuguna cekilen zyx e tesekkur ederim..keza badem agaci da laf salatasindan uzak guzel bir aciklama getirmis..
burada atip tutan bazi sahislara gerekli cevap 'kultur sanat' ta film gibi insan manzaralari dosyasinda verilmistir..<a target=new href=http://forum.mezun.com/messageview.cfm?catid=7&threadid=16846&start=21](Bkz.)[/url]
hak etmedigini dusundugum sahislarla polemige girmemek icin artik kultur sanatta yaziyorum..

biscuit
05 06 2004, 17:00
Sevgili kamyoncu..
gsteen'in yazdiklarini dinimize koru korune inandigimiz icin elestirmiyoruz zaten..zyx arkadasimiz gsteen'in soylediklerinin tutarsiz olmasinin sebebini cok guzel aciklamis..ustune eklicek ufak bir kelime bile bulamadim acikcasi...

Ama bademagaci arkadasin dedigi gibi musluman inancinda ilk peygamber Hz. Adem(a.s)
ile birlikte getirilen inanc sistemi Son Peygamber'e kadar ayni gelmistir, tabi toplumlarin
ihtiyaclarina gore gunluk yasamda uymalari gereken kurallar farkli olmustur. bu nedenle
Islamdaki bir kuralin veya inancin eski ile benzer veya ayni olmasi onun bir yerlerden kopya
oldugunu degil aslinda ezelden beri tutarli bir mesajin devami oldugunu gosterir inancindayim

~gsteen~
05 06 2004, 17:00
Ya arkadaslar, kimseyi incitmek degil amacimiz ...
Ben bunlari ilk ogrendigimde uzuldum, cok canim sikildi ve sonra da bir din ogretmenimin aciklamalariyla astim olayi diyorum, kimse bunu dinlemiyor ki !
bunlara su an inaniyorum demedim ki ?
wallaha askolsun ya ?
bir daha yazmiyacagim buraya, son ki uc dort ...
selametle :)

california
06 06 2004, 17:00
muminlerin zekasini sinamak isteyen bir adam hakkinda:
adam cileciligin vecibelerini yerine getirmeye ve sahte derin dusunceler telaffuz etmeye baslamis.kisa bir zaman sonra ,uydurma ogretilerini vaaz ettigi binlerce murit toplamis etrafinda.onu aziz ilan etmisler.derken birgun ,kendisine inananlara nasil kolayca aldandiklarini gostermek icin kendilerine ogrettigi her seyin zirva oldugunu aciklamis.inanclari olmadan yasayamayacaklari icin onu taslayarak oldurmusler ve ogretilerine inanmaya devam etmisler.

boylemi buyurmustu zerdust?

Kamyoncu
06 06 2004, 17:00
<< kamyoncu suphenin kuskunun oldugu yerde huzur olamaz.... ]]
aslinda konuya cok fazla girmek istemiyorum ama bu cumleyi yanitlamak istedim..peki suphenin kuskunun olmadigi yerde yeni bir sey ogrenmek mumkun olabilir mi?..ben sadece dini konularla ilgili de yaklasmadim olaya ama ornegin din konusunda herseyi biliyor muyuz?..bilmedigimiz konular biz de suphe uyandirmayacak mi?..ve en onemlisi ve olumlu yani da, bu bizi daha cok sey ogrenmeye yoneltmez mi?..
zaten benim cumlem soyle idi:<< insanlarin kayitsiz sartsiz inandiklari seylerde bile(bu dini konular da da olabilir baska konularda da) , beyninin bir kosesinde az da olsa suphe payi birakmasi gerekir... ]]

bAdEm-AgAcI
06 06 2004, 17:00
kamyoncu suphenin kuskunun oldugu yerde huzur olamaz. ve huzuru bulamamissan inancinin sana bir getirisi de olamaz. son olarak gsteen, son soyledigini en basindan soylemedin. yani bir din hocasiyla gorusup bunlari astigini. bu onemli de degil. senin inancin sana digerlerinin de kendilerine. burada biz ilk basta konuyu acan uzerine yorum yaptik, last ninjanin da sacma bir yorumu vardi. ama aralarindan bir sen ciktin ve copy paste yapip durdun. baskalarinin goruslerini okumak lazim, bilmek lazim ama tartisirken copy paste yapmak degil de, kendi fikirlerimizi belirtmek lazim. cunku obur turlu ben seninle tartismis olmuyorum ki! ayrica bir daha yazmayacagim demissin buraya, acaba kim ne kaybedecek bu isten? onu da merak ediyorum acikcasi. sadece soru sorarak neden ve nasillarla giderek her seyin aleyhinde bir tez uretebilir ve supheye mahal verebilirsin. insanin icinde suphe olmasi evet ama o suphe hic mi mukemmel bir sekilde hazirlanmis yasam denen bu sistemin nasil olustuguna dair sorular getirmiyor da, Hz. Muhammed turklere soyle demistir, sumerler sunu yapmislar da muslumanlar yahudiler hristiyanlar onlardan calmislar bunu gibi temelsiz sorular cikariyor!? mesele budur. burada yapilan yorumlar da senin inanc sistemine veya dusuncene degildi. ama insanin yaratilisinda vardir, kendine ait olanlari, sahip olduklarini koruma gudusu. kendi icinde istedigini yasarsin, istediklerini yazarsin ortaya ama baskalarina saygisizlik olmayacaksa. burdaki son yazdigimda ilk mesaj etrafinadir. bu acikalamayi bana surekli yaptirmak zorunda biraktigin icin sagol gsteen. seni forumun enleri kismina yazmak lazim. en hassasi ve yazilan herseyden gerekli gereksiz kendine pay cikarani diye. sevgiler.

DaRBuKa
06 06 2004, 17:00
<< bir deli birgun bir kuyuya tas atmistir. bu tasi atmasinda belli bir sebep yoktur, zira kendisi delidir ve ne yapsa yeridir. ama deli olmasina ragmen bakar ki, bir suru akilli insan o tasi kuyudan cikarmakla mesguldur. bunu eglenceli ve enteresan bulan bu deli, birkac delinin daha kendisine katilmasiyla kuyuya tas atmaya devam ederler ki akillilar mesgul olsunlar. bu sayfada yazan akillilara selam olsun. islam dini herseyden once okumayi emreder ve arastirmasini, bilmesini emreder insana. akli basinda olan, yargilama ve dogru ile yanlis arasindaki cizgiyi ayirt edebilme yetenegindeki insanlar ne kadar uclarda da olsa okuduklari, farkli seyler ogrenir ve gelistirirler kendilerini. bu yetenege sahip olmayan insanlar ise farkli birsey okuduklarinda veya duyduklarinda bunu hazmetmeden anlatmadan yutarlar. ve sonra da orta yerlerde sacmalarlar. burada sacmalayan arkadaslar, eger amaciniz islam dinine laf soylemek, onu kucuk dusurmeye calismaksa zahmet etmeyin. zira akli basinda hic bir insan kendi inancini birkac soz uzerine degistirmez. Turan Dursun kimdir? biz hadislerin sahihliginden bahsederken, bunu tartisirken ki tartistigimiz insanlar sahabelerdir, Turan Dursun gibi bir insanin yazdigi kitaplardan ilham alan birkac arkadas zaten temeli ve dayanagi olmayan inanclarinda sikintiya dusmusler. Peygamber efendimizden bahsederken, asker arkadasindan bahseder gibi bahseden arkadaslar, acaba amcanizi, patronunuzu veya komutaninizi ayni samimiyetle cagirabiliyor mu? cagirdiginda ne gibi bir tepki aliyor bunu merak ediyorum. sizinle Peygamber efendimiz bunlari demistir dememistir tartismasina girmiyorum bile. aklin yolu birdir. hepinize sevgiler... ]]

alki$ alki$

son noktayi koymussun .... fazla soze gerek yok
herkesin bildigi gibi yorum yapmayi sevmeyen DaRBuKa

amedyan
07 06 2004, 17:00
<< Ya simdi avrupalilarin çogunlugu dinlere inanmiyor.Hatta Isa diye birinin o devirde yasamis olmasindan dahi suphe duyuluyor çunku yapilan kazilarda onunla ilgili hiç bir sey bulunamiyor.

Simdi bizim inançli vatandaslarimiz avrupalilardan daha mi akilli oluyor? ]]

Ne alakasi var simdi kimin daha akill olduguyla. Voltaire okumus (en azindan lafini imza edinmis) adamsin daha mantikli birseyler beklerdim senden.

california
07 06 2004, 17:00
aslinda konuya cok fazla girmek istemiyorum ama bu cumleyi yanitlamak istedim(kamyoncu)
aman ha arkadasim olayi zaten cok buyuttun .sen nasil suphe kelimesi ile islam dini ni ayni paragrafta kullanirsin ha?suphe seytan isidir.butun buluslar seytan icadi.

sonucta olayin vardigi nokta sudur:halen hazimsizlik duyanlar var.neye inanirsan inan sonucta baskalarinin inanislarina saygili olunmali(bu cumleyi hep soyleyip hic boyle davranmayiz)kimilerinin aciklamalari sorulari supheleri olabilir,hic inanmayadabilirler bu cok dogaldir bazilari hic inanmasada.ama siz bunlari deli kendini bilmez kuyuya tas atan laf salatasi yapan tahrikci diye hemen damgaladiniz.ozgur dusunce diye birseyin sizinle varolmayacagini bagira cagira dile getirdiniz.sorun yine inanclarinizdan cok diger inanclara olan yaklasiminizda cikti.tek dogru benim ki gerisi yalan triblerine girdiniz.turan dursun u susturdugunu sananlarlada ayni hisleri paylastiginizi ispat ettiniz.
saldirmak yerine insanlarin suphelerini gidermek icin yapici ifadelerle aciklamaya calissaniz hem kendinize hemde inanclariniza faydali olursunuz.

polis
07 06 2004, 17:00
Ya simdi avrupalilarin çogunlugu dinlere inanmiyor.Hatta Isa diye birinin o devirde yasamis olmasindan dahi suphe duyuluyor çunku yapilan kazilarda onunla ilgili hiç bir sey bulunamiyor.
Simdi bizim inançli vatandaslarimiz avrupalilardan daha mi akilli oluyor?

polis
07 06 2004, 17:00
Simdi amedyan belki cumlem biraz ustu kapaliydi ama anlayan anladi.Cumleyi daha degisik bir biçimde kullanalim;
Inanmayan insanlara veya sadece suphe duyanlara bizim toplum çok kotu gozle bakar.Yani bu konu tartisilmaz bile ve tabudur.Bilimde kulturde sanatta...vs bizden çok çok ilerde olan avrupa da ise tam tersi inananlara alayci bir gozle bakiliyor.Bu açiklamanin isiginda soru suydu;
BIZIM GIBI MUSLUMAN TOPLUMLAR ALLAH IN IPINE SIKI SIKI SARILIRKEN AVRUPALILAR GIT GIDE BU IPI BIRAKIYORLAR.
ACABA BU ADAMLAR BIZE GORE DAHA MI SALAK?
VEYA SAYIN INANANLAR SIZ KENDINIZI AVRUPALILARDAN DAHA MI AKILLI GORUYORSUNUZ?

bAdEm-AgAcI
07 06 2004, 17:00
bu soyledigin bana daha cok merak gibi geldi ki bilirsin merak ve suphe farkli seylerdir.

rainface
08 06 2004, 17:00
polis; amerikayi new york ve los angelestan ibaret saniyosan azicik kalan yerleride dolasta gor bakalim
amerikalinin dine bakis acisi nasil, dincimi degilmi? onlarda bizdeki gibi imam hatip basortusu v.s gibi sorunlar yok cunku kimse dini bir tehdit,bir sorun olarak gormuyor kendine dert etmiyor, etmeye curet bile etmiyor fransanin basortusunu yasaklamasini dumur bi sekilde izliyorlar. dinede sonsuz saygi duyarlar sen hic bir rahibenin devlet dairesine girerken basortusunu cikardigini gordunmu? din pasifize edilmemis basustune konulmusturda oyuzden din sorunlari yasamiyorlar! yani din tabunun en onde gideni hemde daniskasi ama insanlar bunuda dert etmiyorlar cunku zaten burda oldugu gibi kimse dine camur atmiyor isteyen dini kendine tabu yapiyor isteyen sallamiyor ama saldirmiyorda! ha kimse dini istismar etmiyor o da ayri bi olay ama bizdeki durumun suclusu kesinlikle din degil yine biziz bunuda herkes biliyor iste.
ayrica geri kalmisligimizin suclusu niye dinimiz oluyor bunuda anlamis degilim. ya okumadan bilmeden salliyosunuz boyle meydanlarda yada maksatiniz sirf camur atmak. Ya kuranin ilk kelimesi oku dur ilimle ve okumakla ilgili bi dunya hadis, ayet vardir.
hic bilenle bilmeyen bir olurmu, ilimi cinde bile olsa arayiniz vs. vs.
bugunku bircok bilimin temelleri islam alimleri tarafindan atildi yada cok buyuk katkilari oldu.
Kendi suclarimizi dinde aramayalim, biz bu kafalari degistirmedikcede o dedigin fersahlari ruyamizda goruruz.

X_X
08 06 2004, 17:00
Polis, her seyi Avrupa'dan ogrenmek , butun dersleri Avrupa'dan almak gibi bir zaruret yok. Kaldi ki din konusunda veya tanri inanci konusunda gelismis , zengin ulkelerin halkini ornek gostererek bakiniz onlar bizden daha akilli o zaman dine inanmak sacma demek Aristo'yu mezarinda dans ettirecek bozuk mantikli tumden gelme yontemini siar edinmek demektir. Siddetle kacinilmasi ruh sagligi adina yapici olacaktir. Senin orneginden yola cikacak olursak soyle bir onermede dogru olabilir:


Amerika bugun dunyanin en gelismis(!) ve zengin(!) ulkesi ve Amerika'nin aslinda baya dinci , baya mutassip kesimleri vardir ve ulke su an bu tutucu veya goreceli olarak daha dindar olan ve tanriya inanan kesim tarafindan yonetilmektedir . Bu serait dahilinde Turkiye gibi gelismekte olan ulkelerin kendini daha cok dine vermesi veya tipki amarka modeli bir sistem kurmasi ve veya onlar gibi dinin , tanrinin ipine sarilmasi cikarlarina olacaktir , bu ulkeler tez zamanda gelisip , serpilecek hatta 8 yasina geldikleri zaman bu ulkelerle halvet olunacaktir mi diyelim?


Kisacasi salaklik, gerizekalilik gibi tamamen izafi olan hususlarda boylesine yuksek zeka ornegi karsilastirmalar yapmamak gerekir. Yapanlari papa Jean Paul kucagina alip sever , baslarini oksar onlarin. Michael Jackson ise oyunundadir o esnada.


Turan Dursun meselesine gelince: bu adamin hayatini bilmeden kendisini bilgisizlikle , cahillikle suclamak bana gore art niyetin tavan yaptigi noktadir. Turan Dursun sanirim hepimizden daha vakif , ozellikle din ve dinler tarihi , arapca ve Kuran-i kerim konusunda bilgili bir kisiydi. 50 yasina kadar aramizda ki dindar , mutassip kesimden cok daha dinine sagdik bir bicimde yasadi . Muftuluk yapti , 8 yasinda Kuran-i Ezberledi v.s. ... Din alaninda sayisiz odulu olan saygin bir teologdu. Icinizde ki mutaassiplar acik konusuyorum bu kisinin etegini opmeye , icazet almaya giderdi. ha isler bu adam dinden donup , ateist olunca degisti. Zaten Kuran ve dinler konusunda bilgili oldugu icin ve hadis konusunu yalayip yuttugu icin oyle kitaplar yazdi ki teolog camiasi cevap vermekte zorlandi zira adam kaynaklariyla , atip tutmadan catir catir tezlerini ortaya koydu. Elinizi vicdaniniza koyun konusun simdi: bu adam bu kitaplari yazdiktan sonra olduruldu. Daha bircok dusunur , aydin , dini elestirmis eski din adami katledildi bu ulkede. Hangi kesimin neler yaptigi ortada. Niye birgunde ateistler adina bir din adami oldurulmuyor hic dusundunuz mu? Polis arkadasin imzasinda sakli olay . Hadi bakalim bugunluk bu kadar . Bir baska susam sokaginda bulusmak umidiyle.

X_X
08 06 2004, 17:00
Insanin sistemi , kurumlari dinleri ve hatta tanriyi elestirmesi dun baslamis ve yarin bitecek bir hadise degildir. Yuzyillardan beri varolan karsit dusunceleri ve fikri tartismalari hakaret olarak algilamak sadece cahilligin getirdigi bir davranis bicimi olarak algiliyorum ama yadirgamiyorum. Kaygusuz Abdallari anadolu'da , Omer Hayyamlari ile arap collerinde tanriyi ve dini yuzyillardir elestiren insanlik bugunde bunu yapmaya devam edecek cunku ortada bir iddia , tez ve buna bagli inanclar sistemi ve digerlerinin ozgurlugunu kisitlayan guc varsa ona karsit dusuncede gelisecektir. Jean meslier, Voltaire, Nietzsche ve daha niceleri elestirdi cunku artik din insanligin yasama , gelisme alanini kisitlar olmustu. Polis arkadasin sozunu ettigi reform ve dinin karar mertebesi , aforoz mekanizmasi olmaktan cikarilmasi dusuncesi mantiklidir. Avrupa'nin teknik ve felsefi acidan gelismesinin onunu actigida soylenebilir. Mustafa Kemal'de Fransiz Devriminin bir benzerini 1923'de yapmistir, bu anlamda zaten Turkiye devlet ideolojisi olarak Avrupadan almasi gerekeni zaten almistir. Avrupa'nin bu reformist hareketini 150 yil geriden takip etmenin getirdigi sanci ve sorunlar bugun ulkemizde halen devam ediyor.

Elestirilmeyecek kurum , devlet , ideoloji ve inanc yoktur. Buna TSK, allah, babaniz, aileniz, kendiniz, TC, avrupa, amerika ve bilcumle felsefe dahildir. Sorun elestiriyle hakareti birbirinden ayirt edebilmek. Eger birisi size cicek verirse sakin sasirmayin diye bir reklam vardi bundan yillar once. Bu konuda o hesap eger biri dininizi , allahinizi elestirirse sakin sasirmayin , nedeni kutsal kitaplarda yazanlarin ta kendisidir. Inananlarin bir ispata veya aciklamaya ihtiyaci yoktur. Adi ustunde inanc: yani hic bir bilimsel veriyle, gozlemle ilgi alakasi olmayan bir konu. Digerleri elbette bu inanclari , dinleri , kutsallari sorgulayacaklar , cunku iddia buyuk ve butun insanliga geldigi soyleniyor. E insan olan herkesi muhattap almis bir konu tabii ki konusulacak , tartisilacak , bunda sasiracak, panik yapacak bir durum goremiyorum.

badem , Turan Dursun'u kim oldurdu bilmiyorum ama buyuk ihtimal ataturkcu dusunce klubu uyeleri veya ayrilikci tamil gerillalari yapmistir . Bu ikisi degilse kesin ismet inonu'nun yahudi yegenleri kiymistir Dursun'a.

polis
08 06 2004, 17:00
simdi babacigim; hersey avrupa dan alinmaz demissin dogrudur hersey alinmaz ama bu dedigimiz sey kesinlikle oradan ornek alinmalidir.Cunku bu adamlarin basarisi oradan gelmistir.Orta çag karanliginda yasayan avrupa dinden kurtulduktan sonra bilimde ve diger alanlarda buyuk hamleler yapip bizide fersah fersah geçmistir.Bunu ornek almazsak hiç bir seyi onlardan ornek almamamiz gerekir.

Amerikada ki dinci kesimle bizim dinci kesimi kesinlikle karsilastiramayiz.Onlarda ne imamhatip sorunu var, ne basortusu sorunu ne de irtica sorunu.Bush ickisini de içer, kariyida goturur.Onlarda sistem oturmus dinciler pasifize edilmistir.Din de tabu mabu degildir.Zaten hristiyanlik dinide tatlisu dini gibi birseydir.Isa o kisacik omrunde sunu yapin bunu yapmayin diye insanlarin ozel hayatina fazla girmemistir.

bAdEm-AgAcI
08 06 2004, 17:00
arkadaslar sanirim en buyuk sorun kisisel yorum ve yargi arasindaki farki anlayamamaktan kaynaklaniyor. islam dini inananlari icin kutsal bir dindir ve bu kutsaliyetleri arasinda peygamberi ve Allahi saygiyla anmak da vadir. simdi buna inanan insanlarin arasinda, eger bu kutsaliyete saygisizlik yapilirsa, bu kisisel yorumdan ziyade tahrik ve taciz edici bir yargi olur. ben inanmiyorum diyebilir bir insan, buna en azindan ben laf soylemem, ama kendi inanclarini farkli sekilde ortada kullanirsa sorun cikar o zaman. buradaki ince farki ornekleyeyim ki, her seviyeden insan anlayabilsin. ben Allaha inanmiyorum ve Allah diye birsey yoktur cumleleri ilk bakista ayni anlamda gorunse de ikisi de farkli anlamlar tasimaktadir. cunku ozel olduguna inandigimiz degerleri biz koruruz ve yanlis bir soz kabul etmeyiz. ornek vermek gerekirse forumdan arkadasin biriyle konusurken, Turkiyede bir resmi ve onemli bir kurum adina okudugum ve soylenen birkac seyi aktardim. ilgincti ki, konustugumuz sadece bir kurum olmasina ragmen, ve yine bazi yazarlar kitaplarinda bunu anlatmasina ragmen! arkadas bu kurumumuza karsi saygiya davet etti ve bu sekilde dusunmemem gerektigini belirtti. e simdi eger bir devlet kurumu bile bu etkiyi birakabiliyorsa, birakin da din ve inanc da bir etki biraksin ve insanlar savunsun bunu. bu muhabbeti gecen degerli arkadasimin ismini ve muhabbetin detaylarini yazmiyorum. kendisi gerek duyarsa o zaman konusuruz.

Amerika ve avrupa konusuna gelince. avrupa iyi durumda ve dini sallamiyor diyen arkadasima soruyorum. eger ki, avrupa yine iyi durumda olsa, ve dine simsiki sarilsaydi, o zaman bakin bakin avrupa dine sariliyor biz de sarilalim mi diyecektin? bence birak avrupayi sen kendi dogrularini edinmeye basla. yarin cok gec olmadan. baska yere cekmesin kimse, kendi dogrularin dedim. yani kendi dogru gordugun seylere, benim dusuncelerimle alakasi yok. Amerika ise bilmeyenlerin kurguladiklari bilenlerin ise sasirdiklari bir mekandir. imam hatip sorunu yok demis bazi arkadaslar. benim yasadigim yerde (NY) zengin cocuklari genellikle Katolik okuluna giderler. Liseler imam hatip Lisesi degildir ama universitelerin pek cogunda dini bir ibare gorebilirsin. ornek mi istediniz, Southern Methodist University (methodist mezhebine ait olanlarin okuludur) St. Peter's College (judaist bir okuldur, St.=saint=aziz), Concordia University System (pek cok universiteyi icinde bulunduran Lutheran mezhebine ait bir okul zinciridir). yani neymis? amerikada birak liseyi universitede varmis bu olay ama amerika bunu dunyanin kurtulusu olarak gormuyor. bu okullara yazilmak icin illaki hristiyan olmak, veya o mezhebe bagli olmak geekmiyor. bildigim kadariyle kendi mezheplerindekilere daha cok burs veriyorlar, olay bu yani. soyledigim okullar da bilinen saygin okullardir. ozellikle SMU cok iyi bir okuldur.

bir arkadas demis ki iste inanmayanlara kizmak yerine onlarin zittinda birseyler soyleyin ve kendi inanciniza yararli olun. benim inancim bana baskasinin inanci da baskasinadir. bana hakaret etmedikce, saygisizlik yapmadikca kendi inancini herkes istedigi gibi yasar. benim sorunum veya bu sayfada benimle ayni gorusu paylasan kimsenin sorunu inanmayanlar degil. inanmayip, inananlara satasanlar. ilk basta dedigim gibi. ben inanmiyorum cunku sunun soyle oldugunu dusunuyorum demekle Alah yoktur inanmiyorum demek farkli seylerdir. ben dahil herkesin kendi sig bilgisiyle yazdigini, hepimizin kisiliginin oturacak yasa geldigini, ve hicbirimizin de teolog olmadigini dusunursek, bu tartismanin sonu yoktur.

pira Turan Dursunu kimin oldurdugunu tahmin mi ediyorsun? yoksa bu kanitlandimi? yok sen bana bir onusma sirasinda komplo teorilerine prim tanimam demistin de, acaba fikir mi degistirdin diye soruyorum.

twilight
09 06 2004, 17:00
O mesaji ve ilgili satirlari ilk okudugumda, Benekli-mantar'in neyi ifade etmeye calistigini acikladigi sekilde algiladim, ve diger iki arkadasin yazdigindan farkli dusundum. Kendisi bir yasam gercegini sunuyor, tekrar ederekte aciklamis bence iyi etmis cunku neredeyse oyle bir hava var ki sanki silah cekme heveslisi, savunucusu esintisini gondermis iki arkadas mesajlarinda...veya ben farkli algiladim gercek yuz ve yakismamis denen satirlari... bunu parantez icinde belirtmek istedim, gorebildigim kadariyla, izninizle. << ]
ne yani dediklerimde gercek payi yokmu orda burda peygambere kurana saygisizca laflar ederseniz bir gun celalinin birine rastlarsaniz o da size burda benim yaptigim gibi laf anlatmak yerine kafanizi kirar! ]]

rainface
09 06 2004, 17:00
inananlarin inancini tartismiyorum diyosun ama inananlarin inandigi seyi tartisiyosun arada fark yok sadece ilk cumle daha sempatik . Bide eger biseyler ogrenmek amacli tartisoyorsan konu soru cevap seklinde ilerlerdi ogrenme amacli olmayan ve dini gunlik konular gibi tartismak ve aksakliklari oldugunu iddia etmek inananlari incitir buda cok normal.

X_X
09 06 2004, 17:00
Allah yoktur ve ben allaha inanmiyorum istedigi kadar farkli anlamlar icersin bu iki cumleyi de bir insan istedigi ortamda sarfetmek ozgurlugune sahiptir. Eger inananlar allah yoktur lafindan rencide oluyorsa karsi tarafta allah var lafindan rencide olabilir. Rencide olmaya , tahriklere kapilmaya , otel filan yakmaya musait bir yapiniz varsa gazdan nem de kapabilirsiniz.

Su kadarini soyliyeyim; her insanin allahi farklidir, insan sayisi , dusunce sayisi kadar allah vardir. Sen babanin tasavvur ettigi allahi bilemezsin. Ayni kitabi okusanizda , ayni gelenekten gelsenizde allah kavrami hayalgucuyle sinirli oldugu icin her kafada farkli bir duygu uyandirir. Dolayisiyla bir tane degil milyarlarca allah vardir. Bu isin felsefi boyutu. Fasulyenin faydalarina gelecek olursak dinde zorlama olmadigi katii bir yalandir. Bunu sadece bir din icin soylemiyorum butun dinler zorbadir. Eger zorba olmasalardi , iclerinde yaptirimlar , oculer olmasaydi belli cografyalarda belli dinlerin hakimiyetini gormezdik. Mesela niye irlandali cocuklar katolik olurlar? Mesela niye Turkiye'de dogan cocuklar buyuk olasilikla musluman olur? Tatli tatli zorbadir din , sen daha akil baglik degilken yikanirsin o ninniyle , o kulturle... Bunda yanlis bir sey yok tabii , bu olayin gercek tarafi.

Burada ilginc olan sey su; bir iddia ve talep var . kuran-i kerimi okuyun hep iddia , talep, ceza , odulden soz eder. E bu kadar duzenlemeci , hayatin bir cok alanina el atma iddiasindaki metin de elestirilir. Bu sorulari niye hakaret olarak algiladiniz?

Badem olabildigince birebir tartismadan kaciniyorum o yuzden fazla salata yapmiyacagim , ekmekle doyuracagim karnimi bugun. Turan Dursun'la ilgili bir kac mesaj gordum dosyanin basinda o yuzden yazdim bunlari . hayatiyla ilgili kisa bilgi verdim . Bu bilgiler; kaptan custoe muslumandi , yuri gagarin uzayda namaz kildi tarzi havada kalan bilgilerde degil. Arastirma yaparsan istedigin bilgiye ulasirsin. Olayi ben -sen davasina getirmeye gerek yok. Demagoji yapmaya da gerek yok ; irlanda'da dogmus olsaydin bugunku badem olabilir miydin? O zaman daha genis seyleri tartisalim.

X_X
09 06 2004, 17:00
Bademcik sen ne kadar benim kutsalim o tartismam desende bu konular daha ilk mesajimda anlattigim gibi yuzyillardir tartismaya , elestiriye aciktir. Kaygusuz Abdal , Omer hayyam , Voltaire v.s. tartismis, konusmus bu forumda niye konusulmasin?

Turan Dursun ve sanirim Ilhan Arsel'in yazilarindan alinti yapmis vatandasin biri ve dosya acmis, bizde dilimiz dondugunce tartisiyoruz mevzuyu... Ben senin inancini tartismiyorum bademcik , genel anlamda dinin felsefesini tartisiyorum, senin yanlis anladigin konu bu. Sen vatandas Badem olarak neye inaniyorsan inan ama burada kimse dini , inanci elestiremez diyemezsin. Ben inananlarin inancini tartismiyorum -inanc tartisilmaz cunku bilimsel degildir- sadece butun insanliga gelen yani beni de muhattap alan bir konuda dusuncelerimi acikliyorum.

X_X
09 06 2004, 17:00
E iyi bademcik sen tartisma o zaman , ben dosyaya genel olarak yaziyorum . Basindan olayi kisisellestirmeye gerek yok dedim zaten. Sordugun sorular nedir? Mesela eger turan Dursun musluman olsaydi onun kitabini alir okur muydun demissin. Illa ki okurdum. Zaten her iki taraftan bir cok kitap okudum , kaldi ki en onemlisi kutsal kitaplarin tumunu okudum. Okumaktan korkma sende oku bence.

Kurani okumak ve anlamak icin teolog olmaya gerek yok. Zaten kuranin kendisi akil baglik olan herkesin anlayabilecegi sekilde yazildigini soyler. Kuran sadece bir topluluga veya zaman dilimine gelmedi . Kuranin iddiasi evrensel oldugu ve herkese teblig edildigiydi . o zaman bu tartismayi yapmak icin teolog veya musluman olmak sart degildir.

Ben sizin inancinizi filan sorgulamiyorum, zaten sorgulayacak halimde yok inan. Neye inaniyorsan inan , beni uzaktan yakindan alakadar etmez. Veda hutbesi var mesela orada ilk sayfaya koymus birisi. Sirf orada yazanlar celiski obegi. Hem arabin araba ustunlugu yoktur deniliyor , hem de kolelerden bahsediliyor. Kadin yine ikinci sinif muamele gormus , muhattap bile alinmamis. Gorevi evde cocuklara bakmak diye zikredilmis. Bunlari tabii ki elestirecegiz , konusacagiz , tartisacagiz. Saygi: yanlislari gormemek , celiskileri anlatmamak degildir . Onun adi aymazliktir .

X_X
09 06 2004, 17:00
Aminita-muscaria,

Peh peh gominist bozuntusu allahsizlar diye cumlenin kafasini gozunu iyi yarmissin haa. Bende arap yalakasi, emperyalizm dostu kapotolostlar diye mi girsem acaba cumleye?
Ateistlerin de cesit cesiti vardir dostum. Hem ateist hem kapitalist olanlar vardir mesela , mesela hem musluman olup hem raki icenler, parasini faize yatiranlar, mesela hem hiristiyan olup hem de tokadi yiyince diger yanagini donmeyenler vardir. Evet aminita dunyamizda cesit cesit kus , obek obek yabanil ot ve mantar vardir.

Onyargili olma, Omer Hayyam'in inandigi Allah'la senin Allah'in ayni degildir, Usame'nin muslumanligiyla Erbakan'inki de farklidir muhakkak. Cesit cesit mezhepler, kultler , farkli farkli yorumlar vardir ayni konu uzerinde . mesela bir suru tarikat, seyh vardir , bir suru ayri ayri yorum. Dinlere inanmamak onun ilgilendigi konulara dair bir karsi tezle, iddiayla gelmeyi zorunlu kilmaz. Mesela bir insan dinin hayatin baslangici tanimini kabul etmezse ona tamam o zaman sen soyle , hadi soyle bebek denilmez. Denilirse abesle istigal olur bu. Ateistlerin hayatin nasil basladigi hakkinda bir gorusu benimsemesi sart degil.

X_X
09 06 2004, 17:00
<< dikkat edin bir gun t.dursun basina gelen sizinde sonunuz olmasin!

. ]]

Vay aba altindan sopa ha. Gercek yuzunuzu gormek adina yararli oldu bu.

Kamyoncu
09 06 2004, 17:00
<< ............ ama dikkat edin bir gun t.dursun basina gelen sizinde sonunuz olmasin! ]]
bu cumle hosguru dini mensubu birine yakismayacak bir ifade olmus...

benekli-mantar
09 06 2004, 17:00
benim bu gominist dokuntusu Turkce konusan ateistlere sorum var madem butun dinler masal Allah yok o zaman kaniat nasil meydana geldi,insan nedir nereden geldi ve nereye gidiyor yasamin amaci nedir? maden bu sorulara islamin verdigi cevaplar sizi tatmin etmiyor yada ogrenmek icin yeterli caba sarf etmemissizniz o zaman ateist dusuncenin alternatif cevaplari olmali.eger bu sorulara dogru durust cevabiniz yoksa derdiniz nedir?
ben bu turan dursun uyuzunun kitaplarini on onbes sene evvel okumustum o zaman bayagi etkilenmeme ragmen kalbimde hep Allah inanci oldu ama kafamda epeyce soru olusmustu.arastirarak okuyarak dinleyerek Allah bu sorularin ve terddutlerin cevabini bana ogretti çok sukur .
pan yayincilik tarafindan yayinlanan lutfi filizin noktanin sonsuzlugu adli eserini okumanizi tavsiye ederim gizli sakli kalmis iyi anlatilamamis bir cok konuyu sade gunumuz Turkcesiyle anlatiyor dort ciltten olusan bu eserden vaktim olursa alintilar yaparim.lutfi filizin kitabinda islamiyetle ilgili ceviz ornegi var .
cevizin dis yesil kabugu seriat,sert kabugu tarikat,ici hakikat ve tümü marifettir.
cevizin dis kabugu acidir ama o kabuk cevizin korunmasini saglar o kabuk olmaza ceviz yetismez ama cevizin yenecek kismi o kabuk degildir.
simdi sizin gerici yobaz seriatci vs dediklerinin bu dis kabuga yani seriate takilip kalmis hakikat ve marifete ulasamamis kisilerdir.genclerde boylelerininden islami duyunca ya dinsiz oluyor ya hiristiyan ya da budist oluyor.

benekli-mantar
09 06 2004, 17:00
arap yalakasi olamam bir yana arapciliga ,islamla arap milliyetciligini karistiranlara karsiyimdir.
sordugum sorulara asla cevap veremezsiniz ancak peyganberlere hakaret etmeye kalkisirsiniz ama dikkat edin bir gun t.dursun basina gelen sizinde sonunuz olmasin!
Allaha ister inanin ister inanmayin hepimizin O ndan geldik ve sonra O na dondurulecegiz .insan yuksek alemlerde yaratildi sonra asagilarin asagisina atildi deniyor kur'anda inasan bu dunyaya gelerek kirlenmistir ,bu kavusma icin ya bu dunyada din ile temizlenmemiz yada cehennem atesi ile yanarak temizlenmemiz gerekecek .ilk ayetinyaradan rabbinin ismi ile oku olmasi insanin ogrenmesi istendigini gosterir iki dinsizin yazisini okuyarak tamam iste herseyin aciklamasini buldum diyorsaniz kendinize yazik ediyorsunuz.

benekli-mantar
09 06 2004, 17:00
]


Vay aba altindan sopa ha. Gercek yuzunuzu gormek adina yararli oldu bu.


ne yani dediklerimde gercek payi yokmu orda burda peygambere kurana saygisizca laflar ederseniz bir gun celalinin birine rastlarsaniz o da size burda benim yaptigim gibi laf anlatmak yerine kafanizi kirar!

~gsteen~
09 06 2004, 17:00
<< mesela gsteene sormustum, kuran hakkinda yazilan elestirilerden once kurani okudun mu diye? sizce de bir olayi, kurumu veya inanisi tanimadan, bilmeden, onun hakkinda yapilan elestirileri okumak sagliksiz degil midir? sadece merak ettim, turan dursunun yaninda zit gorusleri de okudunuz mu, ve neleri okudunuz mesela? ]]
bAdEm-AgAcI
Cok kiymetli isirganotu (bu daha iyi oldu) :)
adimi zikretmissiniz, cevap vereyim dedim ...
Kuran-i Kerim'i okudum, hatta fikih, kelam ve kismen arapca da biliyorum! ( nasara-yensuru-nasran-fehime nasiru-vezeke mensur ) ....
cunku ben imam hatip lisesi mezunuyum, alinabilecek en yogun din egitimini de aldim, merak etme, sikinti da bu noktada basliyor ya zaten ...
Oyle uc kulhu bir fatiha bileydim heralde pek bi canim sikilmazdi !!!
tekrar selametle :)

bAdEm-AgAcI
09 06 2004, 17:00
Insanin sistemi , kurumlari dinleri ve hatta tanriyi elestirmesi dun baslamis ve yarin bitecek bir hadise degildir. Yuzyillardan beri varolan karsit dusunceleri ve fikri tartismalari hakaret olarak algilamak sadece cahilligin getirdigi bir davranis bicimi olarak algiliyorum ama yadirgamiyorum.

Pira karsit dusunceler ve fikri tartismalar konusunda ben yazdim o kadar ama sanirim anlatamamisim ki, hala cahillik sonucu bir davranis olarak algiladigini soyluyorsun. sana ve algina saygi duyuyorum, ama cehaletten soz ederken bence biraz daha yazilanlari okumali ve tartmalisin. bir kere daha soyluyorum ben Allaha inanmiyorum demekle Allah yoktur cumleleri farkli anlam tasirlar. bu ayrimi yapabilecek kapasitede hic kimsenin goruslerini, kisisel fikirlerini cehalet olarak algilamaz kimse. ben Deistlerin inanci bostur, hayati bir Sim oyunu olarak goruyorlar, tatminsiz ve amacsiz bir yasam suruyorlar desem, bu deism hakkinda zit bir gorustur ama tacizkar bir zit gorustur. bu ben buna inaniyorum ve senin inandigin da sacmadir anlamina gelir. eger inanc sistemleri dinler veya Allah sizin icin olmayan seyler ise, gereksiz seyler ise, bunu kendi gorusunuz olarak, kendi zittiniza saygi duyarak yapin (bu lafim ortayadir, isteyen uzerine alinabilir). ama eger zit dusuncemi aciklayacam diyerek, size zit olan goruse saldirirsaniz, ve bui saldiridan rahatsiz olanlari cahilliklerinden bunu yaptiklarini soylerseniz, kendinizle celisirsiniz. Islam inancini eger bilirseniz, bu inancta supheye yer yoktur. yani Alahin varligini birligini kabul ederek zaten islama girersiniz, simdi burada ilkokul din kulturu dersine girmeyeyim. imanin 6 sarti vardir ve bunlarin 6sina da inanmadan musluman olmus sayilmazsin. e simdi inaniyorsan suphen yoktur, suphen varsa inanmiyorsundur ve dogru cevabi ariyorsundur. eger buldugun dogru cevap inanmani saglarsa musluman olursun, olmazsa desit veya atesit olursun veya baska bir dini veya felsefeyi secersin. buradaki arkadaslar, siz inanmama tercihini veya sorgulama tercihini kendi basiniza mi aldiniz? veya birileri zorlami aldirdi. eminim ki kendi dusunce ve iradenizle aldiniz. demekki dinde de ozgurluk var. ayrica inanan arkadaslarin da ozgur bir iradeyle inandiklarini dusunuyorum. yani kendi adima konusursak bir zorlama hic gormedim, din ile ozgurlugum de hic kisitlanmadi. dinin getirdigi gereklerse ozgurlukleri kisitlayan, bu da tercih meselesidir. eger buna inanirsan, kendini kisitlamak sorun degildir. eger kisitlamak sorunsa da inanmazsin veya yapmazsin.

ayrica merak ettigim bir konu var, duyulan suphe neden hep Allahin ve dinin var olmadigina dairdir? neden var olduguna dair suphe duyulmaz? en azindan burada yazilanlar itibariyle. suphe duyan arkadaslar, turan dursun ve benzeri insanlari okudunuz, okumak guzeldir, zit goruste olsa guzeldir. akilli olan insan kendine en tehlikeli gorunen seyden de fayda cikarabilen insandir. peki kendi zit goruslerinizi okudunuz mu hic? mesela gsteene sormustum, kuran hakkinda yazilan elestirilerden once kurani okudun mu diye? sizce de bir olayi, kurumu veya inanisi tanimadan, bilmeden, onun hakkinda yapilan elestirileri okumak sagliksiz degil midir? sadece merak ettim, turan dursunun yaninda zit gorusleri de okudunuz mu, ve neleri okudunuz mesela?

Pira son cumleyi de ilk cumle gibi sana ayirdim. yerin ozeldir yanimda. bi onceki mesajinda Turan Dursunu kokten dincilerin oldurdugunu soylemissin, sonraki mesajinda ise kimin oldurdugunu bilmedigini. nasil yani? bir de kokten dincileri ornek vermek ne kadar dogru olabilir ki beni anlatirken. kokten dincileri ben dine en buyuk tehlike olarak goruyorum. Usame bin Laden islamiyete kimsenin vermedigi kadar buyuk bir zarar vermistir. Islam dini terorle anilmaya baslamistir. ne kadar kokten dinci grup veya insan varsa, her ne yapiyorlarsa, islama ornek teskil edilemez bu. kotu ornek ornek olamaz. bir ailenin bir ferdinin yanlis bir insan olmasi ailenin kotulenmesini saglamamalidir. bence bu da cehaletten kaynaklanan bir sorundur. Turan Dursun'u firsatim oldugu ilk anda okuyacagim. merak ettigim birsey daha, ayni insan, yani iste su kadar sene muftuluk yapmis, kurani ezberlemis, dedigin kisi atesit olmayip da aynen yoluna devam etse ve inanc uzerine kitap cikarsa yine alir okur etkilenir miydin? yoksa sadece senin goruslerinle bagdastigi icin mi takdir ediyorsun?

herkese sevgiler saygilar. gereksiz olsa bile belirtmek isterim ki, burada sadece tartisiyoruz. kavga degildir bu. hafif gergin gibi gorunse de, gerginlige luzum yoktur. fikirler dusunceler hakaret icermedikce kavga sebebi olamaz.

bAdEm-AgAcI
09 06 2004, 17:00
sevgili gsteen sadece sormustum ki bu bir sorgu degildi merakti. eger iki tarafi da okuyorsan bu tabii ki mantikli bir arastirmadir. tesekkurler verdigin cevap icin. ayrica sweetener gibi laflarla sempatik bir hava yaratmanin da anlami yok. ben pek tatli degilimdir.

Pira demagojiden laf salatasindan bahsetmissin ama emin ol bu konuda seninle yarismak degil benim hickimsenin haddi degildir. olayi kisisel boyuta indirgemeyecegim demissin de, biz nasil tartisiyoruz bu olayi? yani ben kendimi temsil ediyorum kisi olarak ve seninle diyalog kurdugumu dusunuyorum. piracigim, ayni seyleri tekrarlayip ve 3 cumleyle anlatilacak seyleri kelimelerle zenginlestirip anlatiyorsun. sorulara cevap vermek yerine asil demagojiyi sen yapiyorsun. dinin icinde kisitlamalar vardir ama dini tercih etmek kisisel bir olaydir. sen futbol oynuyorsun, antrenorune, hergun antrenman yapmak zorunda degilim diyor musun? hayir cunku basarili olabilmek icin antrenman yapmalisin. antrenman zor mudur? evet. antrenman yaptigin zamanda kendine farkli ve eglenceli seyler yapabilir misin? evet. hayatin her alaninda farkli bir zorlama vardir. anarsizmin kisisel bir felsefe olmaktan oteye gittigi gorulmemistir. kim vatandasi oldugu devletin anayasasini kabul etmiyorum diyebilir? evet diyebilir, peki sonucu ne olur? o yasaya aykiri birsey yaptigi zaman, kabul etmedigi yasanin ongordugu sekilde cezalandirilir. her ne kadar yasayi kabul etmese ve onu ozgurlukleri kisitlayici olarak gorse de. ozellikle resmi kurumlardaki hiyerarsi ve kisitlamalar da birer ornek olabilir. ben ailemden birsey almadim piracigim. kendi hissettiklerimi, arastirdiklarimi bildiklerimi yasiyorum su anda. ailemin hoslanmayacagi, kabul etmeyecegi yanlislarim da var ama bu benim hayatim ve benim yanlislarim. sorumlulugu bana ait. dolayisiyla nerede dogdugum degildir onemli olan. burada butun olay ilk mesaji yazan sahsin ortaligi karistirmasidir. dikkat edilirse kendisi daha yazmamis. ona karsi yazilanlari gsteen uzerine alinmis ve biraz dallanip budaklanmisti olay. hala o sahistan ses yok, yani ezik birinin gereksiz ve niteliksiz bir klonu. ben hala inanmayanlar inanmayabilir dedikce, sen inananlarin inancini tartisiyorsun pira. sana gore sacmaysa, zorbaysa, kabul etmezsin. ama kalkip bunlari bize sacma zorba diye anlatmamalisin. kacinci defadir bilmiyorum. bizim icin kutsal seydir bunlar. duz mantikta baktigin zaman puta tapan insanlarin gereksiz bir is yaptigi, taslara guvendigini dusunursunuz ama onun ic dunyasinda is farklidir. elestiremezsiniz kimsenin yasadiklarini ve inandiklarini. cunku kimsenin inanci bir baskasina mantikli ve dogru gelmek zorunda degil. isin felsefe boyutuna girersek isin icinden hic cikilmaz. zira hepimiz biliyoruz ki felsefe cevap aramaz, felsefe soru sorar. dedigim gibi, bizim inancimizda inanmak insanin icinden gelir, suphe duymaz ama merak edip ogrenir. suphenin olmamasi merakin olmadigi, ogrenmenin bittigi anlamina gelmez. senin kafanda milyarlarca Allah olabilir. bu senin kendi inancindir. bizim inancimizi da bize birak. olur mu? sevgiler

bAdEm-AgAcI
09 06 2004, 17:00
Bademcik sen ne kadar benim kutsalim o tartismam desende bu konular daha ilk mesajimda anlattigim gibi yuzyillardir tartismaya , elestiriye aciktir. Kaygusuz Abdal , Omer hayyam , Voltaire v.s. tartismis, konusmus bu forumda niye konusulmasin?

dikkat edersen ben tartismam demisim. yuzyillardir tartisilmamistir demedim. olay karsilikli saygidir pira. ornek mi istiyorsun benim inanclarla ilgili dusunceme? buyur burdan yak piracik, okulumdaki tek turk ogretim gorevlisi atesit oldugu soylenir. gidip o insana sormadim, cunku beni ilgilendirmez bu, onun kendi yasantisidir. ve ben cok sevdigim saydigim hocamla, ki okulda herkes cok sever, konusurken insallah demem umarim derim. ben umarim diyerek birsey degistirmem icimde, yine Allah'tan umarim herseyi ama ona saygimdan da birsey eksiltmemis olurum. cunku inanmayan bir insana sanki inat edermiscesine insallah demek, o insanda farkli tepkiler uyandirabilir. kimine gore gereksiz olabilir, kimi farkli sekilde elestirebilir, bu benim kendi icimden geeln bir saygiydi, gerekli olmasi, hocanin fikri degildi buna sebep. yani saygi sadece hakaret etmemek degilmis, kendi inanciyla karsisindakini incitmemekmis de.

surekli tartisirim tartisiriz tartisirlar diye yazmana ragmen benim sorularima cevap vermedigini goruyorum piracik. benim her soyledigim seye farkli kelimelerle benzer anlamda yorumlar yapiyorsun. bu sekildeki bir tartisma, benim babam senin babani dover tartismasindan cok da farkli degildir. rainfacein dedigi gibi, soru cevap seklinde olmamasi paylasma amaci olmadigini gosterir. sordugum hicbir soruya da cevap alamiyorum zaten. e benim inancim senin inancindan ustundur tartismasina da gerek yok. isteyen istedigi gibi tartissin. ama celiskilerden uzak dursun... sevgiler...

amedyan
10 06 2004, 17:00
Benekli mantar o sozleri sarfetmeye hic gerek yoktu. Insanlari tehdit etmek hicbir zaman sonuc getirmemistir. Hatta insanlari kemiklestirmistir.

insanlarin Islam dinine olan elestirel bakislarinin diger bir nedeni senin gibi dusunenlerdir. Dedigi baska pratigi baska olandir. Diger bir deyisle fikri baska zikri baska olanlardir. Islam hosgoru dinidir denir ama senin yaptigina bak. Sadece senin degil musluman gecinip insanlari dolandiranlara, oldurenlere, tehdit edenlere bak. Sakin yanlis anlamayin elestirim daha dogrusu bu elestirim Islam dinine degildir. Bazi mensuplarinadir. Bu tehditkar mesaja bak. Bu celiskiye, bu tutarsizliga bak.

Verdigin ceviz orneginden Seriat duzenini tercih ettigin sonucunu cikarttim. Olabilir bu senin dusuncen. Ancak sunu da hatirlatmak isterim Laiklik dinsizlik degildir. Laiklik tum dinlere esit yaklasim tum dinlere saygidir. (Gerci Turkiye'de tam laiklik oldugundan bahsedilemez o ayri bir konu) Sen gavur icadidir da diyebilirsin. Bu duzeni getiren de Ataturk'tur. Seriat duzenini kaldiran da Ataturk. Lafim Ataturkcuyum deyip de seriati savunanlaradir.

Forumda mesajlarinla karsilasiyorum ve Asik Veysel'e olan ilgini de farkettim. Asik Veysel ne ulkucudur ne de seriatci. Farkli goruslere sahip olmaniza ragmen Asik Veysel hayrani olman cok guzel. (Ancak Asik Veysel'i oldugundan farkli gostermemek gerekir. Asik Veysel Pir Sultan Abdal barisin kardesligin sembolleridir. Bu sembollerin ici bosaltilmasin. Bu soz soylediklerine karsi yazilmis degildir. Icimdem geldi sadece)

---------------

Kac gundur yazilanlari takip ediyorum. Sunu da belirtmek isterim; Kimse bir baskasina, sizin hitap ettiginiz sekilde hitap etmek zorunda degildir. Zorundadir diyorsaniz bunun adi despotluktur. Sizin hitap ettiginiz sekilde hitap etmeyenleri de sozkonusu sahsa hakaret olarak algilamaniz col ilginctir. Sanirim neden bahsettigimi anladiniz ama biraz daha acik olayim. Nasil kimse Marx'a, Lenin'e, Stalin'e, Rosa'ya sayin veya saygideger Marx, Lenin vs. demek zorunda degilse ve bu bir hakaret degilse, kimse Hz. Muhammed'e Hz. Muhammed olarak hitap etmek zorunda degildir ve kanaatimce bu saygisizlik ve hakaret de degildir. Isterseniz gidip Turk Mahkemeleri'nde dava acin. % 100 kaybedersiniz. 50 tane dava acin yine kaybedersiniz. Ha Iran'da, Suudi Arabistan'da acarsaniz o farkli.


Yeri geldiginde insanlarin kendi devletine iyiniyetli sitemlerini vatana ihanet olarak ve bu sahislari devleti bolmek isteyen sahislar olarak etiketleyen insanlar ki bu insanlar yeri geldiginde Ataturk'u andiklari zamanlar Ulu Onder sozunu eksik etmezler, neden Ataturk'un getirdigi Laikligi ve Cumhuriyeti hazmedemezler. Ya da hesaplarina geldigi sekilde algilarlar. Ve Ataturk'e (kendi algiladiklari sekilde) muslumanlik damgasi vurmaya calisirlar.


Son olarak sunu soylemek isterim Dileyen diledigini dusunur. Dusunce hurriyeti ve bunun ifade edilmesi en temel insan hakkidir. Hakaret etmek dusunce hurriyetini tabii ki kapsaminda degildir. Ancak hakareti de herkes diledigi sekilde yorumlayamaz, yorumlar belki de ama bu birsey ifade etmez. Kendilerini uzerler. Hukuki anlami onemlidir. Konuyla alakali oldugu icin bir ornek vermek isterim.

Vakti zamaninda Suleyman Demirel'e vatandasimizin biri Allah belani versin demis ve Demirel o sahsa karsi hakaret davasi acmistir. Tabii kiminiz bunu hakaret olarak nitelersiniz ancak mahkeme Dilek ve temenniler hakaret olarak nitelendirilemez diyerek davayi reddetmistir.
Unutmayin ki Turkiye'de Hz. Muhammed'e, Muhammed diye hitap etmek degil, Seriat duzenini getirmeye yonelik faaliyetler suctur.

Tesekkurler

amedyan
10 06 2004, 17:00
zyx yazdiklarin cok guzel seyler.

Ancak gecmis tecrubelerimden yola cikarak sunu ongorebiliyorum ki Hz. Mumammed'e sadece Muhammed olarak hitap eden sahsa veya sahislara, bu sahislar Peygamberiniz Muhammed seklinde hitap etseler dahi belki farkli sekilde ancak nihayetinde dusmanca tavir alinacakti. En azindan bazi kisiler.

Pirahinulayn'in Allah'tan bahsederken kucuk harf kullanmamasi gerekirdi cunku Turkce yazim kurallarina gore ozel isimler buyuk harfle yazilir. Tanri genel isim Allah da ozel isim olduguna gore bence buyuk harfle yazilmasi gerekirdi. Senin gerekcen farkli ve saygi duyuyorum ama bu da benim gerekcem. senin cozum yolu yani Allah yerine tanri kelimesini kullanma da guzel bir cozum.

Dogru yolu bulma konusunda soylediklerin de cok guzel. Belki ben belki Pirahinulayn belki bir baskasi dogru yolu ariyoruz, belki Turan Dursun koru korune inanmaktansa bu sefer kendisi arayip dogru yolu bulmak istiyordu. Su da bir gercektir ki dogru yolda oldugunu dusunen bazi koru korune inananlarin veya bagnazlarin Islam'i savunduklari dusuncesiyle soylediklerinin veya usluplarinin dogru yolu arayan dediginiz insanlari bu yoldan uzaklastirmaktadir.


Tabu konusunda soylediklerine de katiliyorum. Allah yoktur deyip bunu tartismamak da tabudur. Ancak ben su ana kadar Allah yoktur ben bunu tartismam diyene pek rastlamadim. Ateistler bunu hep tartisirlar. En azindan benim tanidiklarim. Diger yandan Allah vardir bu tartisilmaz tartisan kafirdir, cehennemliktir diyenlere tartisanlardan nefret edenlere cok rastladim.

tesekkurler

amedyan
10 06 2004, 17:00
<< Bundan sonra Badem Agaci, Ataturk'un basina Ulu Onder eklemesse saygisizlikla suclayalim ]]

Bu konuyla ilgili soylediklerim forumdaki hicbir sahis hedef alinarak soylenmemistir. Lutfen provakasyon yapmayalim

amedyan
10 06 2004, 17:00
pardon rainface. Sildim mesaji

rainface
10 06 2004, 17:00
al iste en uyuz oldugum sey,
kardesim ataturkculuk dinin alternatifi degiltir, ataturk ateistlerin tekelindede degildir, ataturkculuk dinsizlikte degildir. biraz sikisinca insanlar neden hemen ataturkun ismine siginir anlamiyorum ya.

rainface
10 06 2004, 17:00
amedyan lafim sana degildi neye ustune alindinki. kaldiki kastettigim seyi anlamamissin anlasan sende uyuz olursun.
benim lafim ataturkcu dusunceyi kavrayabilmek icin once ateist olup din dusmanligi yapmak gerekirmis gibi anlasilmasi.
bir insan hem dinibutun hemde ataturkcu dusunceye sahip olabilir.
ninja o zaman neden su konunu icine ataturku soktun simdi durup dururken yani peygamberin alternatifi ataturkmu?

zyx
10 06 2004, 17:00
Amedyan, haklisin inanmayan hic kimse Hz. onekini Peygamberimiz icin kullanmak zorunda degil
ama biliyoruz ki Turk kulturunde sadece isimle hitap etmek ozel durularda gecerli. Yani forumdaki
bazi arkadaslar Hz. onekini kullanmak istemedinde sadece diger inananlara saygi acisindan
Peygamberiniz veya benzer kelimeler kullanirsa ortamin gerilme olasiligi azalir.

Cogunlukla buraya mesaj yazmamama ragmen, Pira'nin yazilarini ilgi ile okuyorum. Pira'nin
yaziklarinin sadece anlik bir tepki olarak degil dusunce urunu oldugu bir gercek ama gonul isterdiki
Pira yazilarinda kucuk a ile Allah yazma yerine tanri gibi kelimeler kullansa idi. Yani detaylarda bogulmak
faydali degil ama din gibi konularda detaylar olayin genelini etkiliyor. Ben sahsen bu konuda yazmak istememe
ragmen inanclarim geregi birilerini kizdirip onun daha yanlis inanclara saplanmamasi icin mumkun oldugunda
yazmiyorum ama bu sefer bari bu kadar yazdik biraz daha uzatsak da olur herhalde.

Tartismak gorus alisverisinde bulunmak tabi ki dogruya ulasmak icin gerekli ama unutulan bir sey var ki
bazen tabulara karsi mucadele ediyorum derken gorunmez baska tabularin etkisi altina giriyoruz.
Mesela yaratici vardir yoktur tartismasinda evreni yaratan bir guc var olabilir denilince hemen bu bir tabudur,
bilimsel arastirmalarda yeri olamaz diye itiraz ediliyor (en azindan benim gordugum bazi kisilerce).
Fakat bu itirazi temel alip evreni yaratanin olmadigi tezinden baska alternatif dusunmeyip calisan (evrim teorisi v.s)
calismalarda aslinda tabunun krali bastan kabul ediliyor. Yani dusunelim, tasinalim ama sonunda cikar yol
olarak yaraticinin varligini kabul etmis kisilere hitap ederken siz tabular altinda yasiyorsunuz terimini kullanmayalim.

Bir de Irlanda da dogmus olsak simdiki gibi konusup konusmayacagimiz konusu acilmisti. bence tabi ki bu sekilde
konusmayacaktik cunku Turkiye'de yanyana yasayan iki kisinin dunyayi algilamasi farkli oldugu gibi Irlanda'da katolik
olarak dogan birinin dunyayi algilamasi ayni olamaz. Zaten sorun bizim muslumanligi tapulayip baskalarini kapi disari
etmek istememizden kaynaklaniyor. eger bir kisi Irlanda'da dogmus ise ona dusen de Turkiye'de dogan bir kisi gibi
en dogruyu arastirip bulmasidir. bulur bulamaz veya bulabilcegi maksimum dogru ayri konu ama benim inancimda
ahirette bu kisiler yargilanirken ayni sartlarda yargilanmayacak, imkanlarini ne olcude degerlendirdiklerinden mesul olacaktir.

Buradaki cogu arkadas Kur'an'dan haberdar oldugu icin hatirlarlar, Hz. Ibrahim (a.s) kissasinda, kavmi putlara tapan
Hz. ibrahim(a.s)'in kendi mantigi ile yaraticinin varligini bulmasi anlatilir. Yani Kur'an'in kendisinde bile cok ovulmus birinin
dusunerek arastirarak dogruyu bulmasi anlatilirken bizim dogustan veya sonradan bazi kavramlari hic dusunmeden kabul etmemiz
mantikli olmuyor. yeterki mumkun oldugu kadar kisa zamanda(deadline: olum) bizi sonsuz mutluluga goturecek
yolu bulmak. bu yol aslinda gorundugu kadar basit degil ve Necip Fazil'a Cile'yi yazdiracak kadar izdirapli, o nedenle
bu yolun yolcularina iyi sanslar diliyorum, umarim bir gun mutlulugu yakalarsiniz ve yakalariz.

candy_girl
10 06 2004, 17:00
Valla cok hos dosyayi acan nicknick ama bir mesaj attiktan sonra adam yokolmus :D diger tayfa almis sazi eline tingirdatiyor :D

X_X
10 06 2004, 17:00
Degerli arkadaslar,
Malesef yazilari olabildigince cabuk yaziyorum bu da bircok imla ve yazim hatasina yol aciyor. Allah yazarken kucuk harfle baslamamamda art niyet yok . Dikkat ederseniz bazen cumle basinda da buyuk harfle baslamamisim ama duzeltmekte fayda var. Tesekkur ederim uyari icin.

X_X
10 06 2004, 17:00
Katilmiyorum bu tip komplo teorilerine. O zaman Sivas'ta cuma namazi cikisinda tekbir getirip otel yakanlarda aslinda din dusmani komunist cin ajanlariydi. Veya ne bileyim Anitkabir'de putlara tapmayin diyerek saygi durusunu bolen , elinde Kuran olan sahista Papua Yeni Gine kurtulus orgutu uyesiydi. Sincan'da o abuk tiyatroyu sahneye koyanlarda aslinda Nietzche severler dernegi uyesiydi... Komplo teorisi uretmek kolaydir, zor olan suclulari yakalamak bu isleri cozmek. Oyle bir tablo ciziyorsunuz ki goren sutten cikmis ak kasik sanacak ve bu faili mechul cinayetleri , domuz baglarini , Hizbullah'in orgut evlerinde ki toplu mezarlari da hep uzaydan gelen dis mihraklarin yaptigina inanacagiz. Hukukun ustunlugunden filan bahsederken en azindan bu suclari isleyip , yakalananlara bakin; DGM'de otel yaktiklari icin tutuklananlarin kim olduguna bakin ondan sonra konusun. Laf-i guzaftir yani bu beyhude cabaniz. Dedigim gibi bunlari yapanlar aslinda hep CIA ajanlaridir, KGB seysidir. Mesela deprem oldu Izmit'te o da askerler kokteyl duzenledigi icin oldu , yok yok sey yuzunden oldu o bu Israil ve amarka Turkiye'nin gelismesini istemedigi icin denizaltilariyla seyetti seysini. Rahmetli Custoe'da zaten o yuzden oldurulmustu , bir de bu Yuri Gagarin'i komonistler ezan sesi duyup musluman oldugu icin ortadan kaldirdilar. Bir de amarka aslinda uzaya hic gitmedi , aya ayak basmadi. Eltimgiller soyledi sey oldu , sey...

X_X
10 06 2004, 17:00
Degerli arkadasim ulkenin civisi zaten cikmis. O polis ve itfaiyenin ne tip bir kadrolasma ne tip bir egitim seviyesinde olduguna da dikkat buyurunuz.

polis
10 06 2004, 17:00
Ulan Ben ekli mantar dogru durust konus benim bayramlik agzimida açtirma ayi.Burada insan gibi tartisacaksan tartis yoksa ******ol git.Burada insan gibi tattisan adamlara hakaret edecek adamin ta sulalesinden baslarim....

polis
10 06 2004, 17:00
Hatta hizimi alamam yedi ceddine kadar inerim.

The_Last_Ninja
10 06 2004, 17:00
Huzur İslamda derler ama Benekli ve Bademcik pek bulmus gibi gelmediler bana...

The_Last_Ninja
10 06 2004, 17:00
Bundan sonra Badem Agaci, Ataturk'un basina Ulu Onder eklemesse saygisizlikla suclayalim

The_Last_Ninja
10 06 2004, 17:00
Rainface konuyu neden saptiriyorsun. Ben Muhammed'in basina Hz koymadim diye agzını bozan insanlar var. Bende bu insanlardan Ataturkten bahsederken basina ulu onder koymalarini istiyorum bundan sonra. Bunun Ataturk'e siginmakla ne alakasi var?

The_Last_Ninja
10 06 2004, 17:00
jellyboy ozelime gel sana neye inandigimi soyleyeyim

biscuit
10 06 2004, 17:00
<< badem , Turan Dursun'u kim oldurdu bilmiyorum ama buyuk ihtimal ataturkcu dusunce klubu uyeleri veya ayrilikci tamil gerillalari yapmistir . Bu ikisi degilse kesin ismet inonu'nun yahudi yegenleri kiymistir Dursun'a. ]]

Osama Bin Ladin'in populer oldugu siralarda 9/11 olayi patlak verdi,yikilan binalarin hesabi hic bir kanita gerek duymadan 'osama bin ladin' den soruldu..peki boyle buyuk bir eylemi gerceklestiren osama miydi?her ne kadar israil ve amerika olayi kapatmaya calissa da aklini kullanan ve bir takim ipuclarindan yola cikan bir cok kisi osama'nin boyle bir eylemi gerceklestirmedigi sonucuna varabilir..
bunun yukarida yapistirdigim yaziyla arasindaki iliskiye gelelim..kanit olmadan bir takim insanlarin ustune atmak kolaydir..isin kolayina kacmaktir...ortada kanit olmadigina gore ben de o zaman pira ninda on ayak oldugu bir mantik ortaya atabilirim..dusunmesi,inanmasi size kalmis bir mantik.. 'Turan Dursun'u oldurenler din dusmanlari da olabilir...dindar insanlari katil,terorist olarak lanse etmek isteyen bir takim din dusmanlari,Turan Dursun'u bu ugurda kurban secmis olabilirler...' 9/11 olayinda 'islam=teror' mantigini islamiyetten bihaber olan insanlara yerlestirmek isteyen bir takim kotu emelli insanlar gibi...

biscuit
10 06 2004, 17:00
'komplo teorisi' diyip kestirilip atilamaz...sebebini ise gerceklere dayali bir ornekle acik bir sekilde izah ettim..kaldi ki burasi 'turkiye'..
'turan dursun'u dindar kesimin hedef sectigi biri oldugu icin,dindar kesim tarafindan olduruldu' mantigi cok sig ve duz bir mantiktir..ortada 'kanit' olmadigi icin komplo teorisi diye tabir edilen dusuncem,halen gecerliligini korumaktadir..
Hizbullah ornegi iyi olmus...aklima yeni bir ornek daha getirdi..Bir ara domuz bagi seklinde baglanip diri diri gomulen cesetler cikariliyordu ve Hizbullah yapti bunlari deniyordu..Hizbullah 'asiri dindar teror orgutu' olarak tanitildi bize..domuz bagiyla oldurulenlerden biri arkadasimin DINDAR babasidir.. asiri dindar bir orgutun dindar birini oldurmesi ilginc degil mi sizce???
burada dindar kesimin sutten cikmis ak kasik oldugunu savunan yok..badem arkadasimiz bunu osama bin ladin ornegiyle dile getirmis zaten...sadece biraz daha genis dusunelim...

~gsteen~
10 06 2004, 17:00
<< Degerli arkadasim ulkenin civisi zaten cikmis. O polis ve itfaiyenin ne tip bir kadrolasma ne tip bir egitim seviyesinde olduguna da dikkat buyurunuz. ]]
hocaefendi duyuyor musun, sana laf sokuyorlar, sana diyorlar ...
istihbarat duskunu ve hernedense sadece amerikan cikarlarinin oldugu balkan, kafkas ve ortadogu vb. ulkelerinde okul acan,
nefret ettigi yahudilerin masonik orgutlenme tekniklerinin aynisini kullanan,
yalandan da olsa muritlerine surekli gulumseme emri veren,
hosgoru ve sevgi pinari gorunumlu cia ajani, truva ati ...
ne hikmetse ateistleri attin cehenneme de, konu amerikanin iraklilara, israilin de filistinlilere yaptigi eziyetlere gelince hic sesin cikmiyor, haberin yokmuscasina yorum da yapmiyorsun !!!
eee hocaefendi oturursan amerikanin kucaginda iste boyle, cliplerinde bir zeytin tanesine bakarak salya-sumuk aglarsin ama is ezilen muslumanlara geldi mi basin one duser, foyan cikar ortaya !!!

~gsteen~
10 06 2004, 17:00
<< diger tayfa almis sazi eline tingirdatiyor ]]
he he he, saz olsa iyi candy, sirtinda piyano tasiyor millet :)

bAdEm-AgAcI
10 06 2004, 17:00
sozlerime baslamadan once burada gorus belirten tum arkadaslara tesekkur ediyorum. ben ve piranin karsilikli konusmasiyken olay, su anda genel bir tartisma halini aldi. bazi ne dedigini bilmeyenler de aramizda olsa bile, genel olarak herkes cok guzel ve seviyeli bir sekilde fikir alisverisinde bulunuyor. ki benim bir daha yazmayacagim dememin sebebi de budur. fayda gormedigim ve fayda vermedigim bir tartisma gereksiz bir zaman kaybidir. yazilanlarin hepsini okudum teker teker cevap yazmak istedim. ayrica bunu ayricana belirtme geregi duydum, her ne kadar fikirlerimizi sertce carpistirsakta pirayla aramizda 5 aylik bir muhabbet ve bunun getirdigi saygi ve sevgi vardir, sadece yanlis anlayabilecekler icin yaziyorum.

sevgili PIRA,

sana sordugum soru sadece okudugun kitaplarla ilgili degildi. zaten okumayan bir insanin yazacaklari tek cumleyi gecmeyecek ve kendini belli edecektir. cevapladigin icin saol ama daha onemli sorum vardi benim. mesela sen din zorbaliktir ve hayati kisitlar anatemali bir yorum yaptin. ben de bunun uzerine senin hayatindaki kisitlamalari ve bu kisitlamalara karsi tepkini sordum. senin futbol oynadigini biliyoruz. ve takimin da belli kisitlamalari oldugunu, ornek vermek gerekirse, icki icmemek, esrar kullanmamak, duzenli antrenmana katilmak, derslerde basarili olmak, vs.. bunlar da birer kisitlama degil midir? bu kisitlamalara karsi da koca veya yonetime bunlar kisitlamadir ve ben kisitlamalara karsiyim diyor musun? tabii ki basari icin gerekli olan kisitlamalardir, kendini bu yola vuran kisinin kabul ettigi seylerdir ama benim inancim da bu sekildedir. kisitlamalar vardir ama beni inandigim anlamda basariya goturecek bir kisitlamadir. bu kisitlamalara uymama sansim da vardir ama cezasi da vardir. daha ilk zamanlardan baslamaz mi kisitlamalar anne babamizla? suna dokunma, suraya gitme, onu agzina koyma, o sicak ve biz buyudukce bu uyarilari yapanlar da uyarilarin cesitleri de degisir. demek ki insan oglu direktiflerle yasiyor bebekliginden bu yana. herneyse piracik, sordugum sorular bu ve bunun tarzindaydi. tartismiyorum artik diye neden soyledigimi de acikladim. yazdigim yorumlar ve sorduklarim haricinde cevaplar aldigim icin bu tartismayi sonsuzlukta yol alan ve hic kesisecek gibi durmayan iki dogruya benzettigim icin vazgecmistim ama hem soz hakki dogdu hem de zevkli bir hal aldi tartisma.

Benekli Mantar

yazdigin uslupla burada hic bir sekilde savunulacak birsey birakmadin. yaptigin girizgahtan sonra hickimsenin antitez cikaramayacagi dogrulari bile yazsan, ne sana ne de soyleyeceklerine itimat kalmamistir. Turan Dursunu kim oldurmusse kendi sapikligindan oldurmustur. olduren kisinin savunmasini kimse yapamaz. katliam islama terstir. yapanlar var midir? hem de islam adini kullanarak ama onlar islamin bir numarali dusmanlaridir ve kimse tarafindan kabul edilemez. komunizm, kapitalizm birer dunya gorusleridir ve hic kimseyi dunya gorusunden dolayi yargilayamaz hic kimse. demin saygisizliktan anlayistan bahsederken senin bu yazdiklarin, seninle ayni paralelde yaziyormusum gibi gorunen ben ve benim gibilerin tum yazdiklarini cope atmaktan baska birsey degildi. yanlisa dogru demek en buyuk yanlistir. umarim tartistigim insanlar ayni kefeye koymuyorlardir beni ki akli basinda olanlar ve beni taniyip yazdiklarimi okuyanlarin bu hataya dusecegini sanmiyorum.

Sevgili Kamyoncu

dediginize katilmakla beraber eklemeliyim, inansin veya inanmasin hic kimseye yakisacak bir yargi degil o. yanlis anlasilmis veya yanlis anlatmis da olabilir. ama ne olursa olsun cumle haddini asan bir cumledir.

The_Last_Ninja

yukarda yazdigim gibi benekliyle tarzimin ve tartisigim seylerin farkli oldugunu akli basindakiler anladilar, anlamayanlara bir kere daha anlattim umarim anlasilir. Pira bana bademcik diye hitap etmekle bir bakima aramizdaki samimiyeti gostermistir ama seninle benim iki kelime konusmam yokken bu ne samimiyet gosterisidir anlamadim? eger nickimi yazmak zor geldiyse sadece badem yazabilirsin. bademcik zoruma giden birsey degil ama samimiyet gostergesini birak samimi olduklarim kullansinlar. genellikle 1 cok nadir zamanlarda 2 satir yazarak ve genelde bu yazilarinda bir kisiye aklin sira laf sokarak kendi sinirlarini da ortaya koymussun. bu sinirlar lafina alinma lutfen aciklayacagim...

1-) islamiyet ile ilgili bir tartismada, Hz Muhammed ile ilgili bir tartismada Ataturku ortaya atarak ne kadar aslan bir Ataturkcu oldugunu belli etmissin. ama kacirmissin sanirim, Ataturk de muslumandi, ve dikkat edersen devleti laiklestirdi halki degil ve Ataturk dine karsi degildi geri kalmisliga karsiydi.
2-) Ataturk siradan bir isim bir soyad degildir. Ataturk, meclisin Yuce onder, ulkemizin kurtaricisi, devletimizin ve milletimizin bugunku seviyeye gelmesine sebep olan Gazi Mustafa Kemal'e, baska hickimsenin bu soyadini alamamasi yasasini getirerek, ona bir unvan olarak vermistir bu soyadi. Ataturk basli basina saygi icerir, Ataturk tek basina yeterli bir kelimedir. Hic merak etme basina sonsuz unvan ve ovgu koyabilirim. bundan gocunacagimi mi sandin? yoksa Buyuk Onder'i Ata'yi tek senin mi sevdigini dusundun? hadi gel seninle kim daha Ataturkcu yarismasi yapalim. sen bana Ataturk icin yaptiklarini anlat ben burda anlatayim. ondan sonra ortaya ciksin kimin Ataturkcu oldugu. Amerikada okuyorum 3 senedir, buyur gel okuluma Pakistanlidan, Hindistanliya, Amerikalidan, Brezilyaliya, Arjantinliye okulda bulabilecegin beni taniyan herkese sor, Ataturk kimdir diye. alacagin cevaptan sonra bir de bunlari kimden duyduklarini sor. Turkiyenin yerini bile bilmeyen insanlar su anda Turkiye hakkinda Ataturk hakkinda pek cok sey biliyorlar. kendi cebimden gidip Turkiye ve Ataturkle ilgili kitaplar aldim ve bagisladim kutuphaneye, okulumuzda 2 sene once Turkiye turu yapildi hocalarin ve ogretmenlerin katilimiyla, bireysel olarak pek cok insan Turkiyeyi ziyaret etti. donduklerinde bana soyledikleri sey, Turkiyenin ne kadar gelismis ve guzel bir ulke oldugu ve Ataturkun gercektende bambaska bir ulke yarattigiydi. peki sen ne yaptin arkadasim Yuce Atamiz icin? alakasiz yerlerde Buyuk Onder'in adini kullanarak insanlari provake etmekten baska? ayrica Yuce Onder'in ismi ile ilgili yorumunda sadece benim ismimi yazarak da gercekten Yuce Ata'ya duydugun saygidan ziyade sirf bana laf sokma cabasi, sidik yaristirma telasi cok belli oluyor. eger samimi olsaydin. genel olarak bu istekte bulunurdun. yeteri kadar samimi olduktan sonra birseyleri savunmalisin bence.
3-) seninle ilgili olan tartisma Hz. diye yazip yazmaman degil Muhammedde sasirmis o zaman diye yaptigin yorumdu. eger bu yorumu dogru buluyorsa burada tartisanlar o zaman ben ozur diliyorum ama sunu da biliyorum ki, birakin cok kutsal degerleri, sevdiginiz bir dostunuz veya abiniz veya babaniz icin bile bu cumle kullanilsa cogu kisinin gocunacagidir.
4-) Huzuru buldugum veya bulmadigim konusunda nerden bir fikir sahibi oldugunu hic bilmiyorum. Bulmam veya bulmamam seni neden alakadar etti ki. ben benim inancim en dogrudur bu boyle bilinsin demedim hic. bu benim inancimdir ve bunu kendim icin en dogru oldugu icin sectim. buna da kimsenin itirazi olmayacaktir sanirim. sonrasinda huzuru bulup bulmamamsa sanirim beni ilgilendirir.

Sevgili Amedyan

yazilarinda pek cok tas atmissin ama maalesef hic isim vermemissin. belli bir yere kadar tek ben tartistigim icin emin olamadim yazdiklarin bana mi baskasina mi? sanirim itham ederken isim vermek en dogrusu.

forumda yazdigim hicbir konuda yanlis yazdiysam veya yanlis oldugum soylendiyse kanitlayamadikca itiraz etmedim. yazarken kimseyi incitmeyenleri yorumlarimla incetmemeye calistim kelimeleri secerek kullandim. yazilarimdan farkli veya yanlis anlamlar cikaranlar, veya alinanlar, kizanlar, once bana bir sorsunlar burada ne ima ediyorsun diye, eger surc-i lisan etmissek affimizi da isteriz, eger savundugumuz birseyse arkasinda da durur aciklamasini da yapariz.

ve tekrar sevgili Pira

adet oldu ilk ve son sozlerim hep sana Piracik. Sivasta aydinlari yakanlar kimse kendi ezikliklerini disa vurmuslardir, cehaletlerini, hicbir konuda bilgi sahibi olmadiklarini ve tek bildiklerinin siddet oldugunu ortaya cikarmislardir. Islam dinini bu tur sapiklarla da dusunmek mumkunken, Mevlana ile de dusunmek mumkundur. benimki kanar, senin parmagina cop batsa dir benim felsefem. Aziz Nesin de farkli inanclari olan ve bunu dile getiren bir insandi ama zevkle okudugum bir insandi ki onun bir siirinden esinlenerek almisimdir badem-agaci nickimi. ben okumaktan korkmam. okumaktan korkan insan kendinden korkuyordur. Devletler de kendilerinden korktuklari icin sansure basvururlar. halbuki karsindakini, rakibini tanimanin en iyi yoludur, rakibini okumak. Ingiltere'nin izledigi bir yoldur bu. bizde yasadisi denilen yayinlar orada serbesttir ki kimin ne dusundugu ne istedigi ortaya ciksin bilinsin. dediklerim anlasilmiyor ve ben kendi uzerime aliniyorum bu anlasilmamayi. tartismak icin ortada yargi olmamali, soru ve cevaplar olmali. Allah var midir? sorusu yorumlanabilir ama Allah yoktur bir yargidir ve tartisilamaz. cunku tartisma vardir-yoktur tartismasi olacaktir. beni radikal islamci veya belli bir gruba bagli biri sanan arkadaslara da sozum sudur, ben kendi dogrularimi yasiyorum. dogrularim bana dogrudur, dolayisiyla baskasina yanlis gelmesi gayet dogaldir. bir baskasinin soylemleriyle asla hareket etmedim. sadece tartismayi seven ve inandiklarinin arkasinda durmak isteyen siradan bir sokak muslumaniyim ben. su anda belki sakalli cubbeli tesbihli biri geliyor akliniza ama dis gorunus itibariyle de yasam tarziyla da cogunuzdan farkim yok. hayatim boyunca burjuva dendi, solcu dendi, lavuk dendi, su dendi bu dendi ama kimse burada savunduklarim paralelinde bir yorum getiremedi. sanirim bunun suclusu da modernlikle islami iki zit kavram olarak ortaya atanlar ve bunu sekilde yasamaya calisanlardir. hepinize sevgiler.

kiziroglu
10 06 2004, 17:00
keske daha once ugrasaymisiz foruma bu ilginc bi tartisma ve dalardik bizde onceden.simdi kim nedemis ne olmus hepsini bilmiyorum ama sanirim asagi yuakri 3-4 konu etrafinda yazilanlar.bizde fikrimizi soyleyelim eksik kalmasin.
birkere bir peygamberin yada oyle oldugu iddiasinda birinin sadece kendi milletini ustun tutup baska bir irkida yerden yere vurmasi hicde akillica bir is degil ve islam peygamberi hakkinda fikriniz ne olursa olsun enazindan cagina gore buyuk bir devrimci ve kitleleri pesinden suruklemis olan birnin zekasindan suphe duymamak gerekir saniyorum.Bence Turkler hakkinda soyledigkleri denilen seyler Arap milletinin-ki turkleri pek sevmedikleri bizimde onlarin hastasi olmadigimiz bilinmeyen birsey degil-atasozleri filandir.
ilhan Arsel 'in sitesi ne yazikki bir mizah sitesi gibi..Elestirelim evet,sorgulayalim arastiralim eyvallah ama sacmalamiyalim.isimize gelen hadise inanip gelmeyene inanmamazlik cinligi bilimede sigmaz insanligada..Milyonlarin degistirilemeycegi konusunda hemfikir oldugu bir kitabin cok eski zamanlarda geldigine ve degistirilmememis olmadigina inanmayacaksin..sacma sapan cumleleri gercekler,hadisler gibi sunacaksan,vay vay vay...Ozellikle muslumanlik sinavi bolumunu oldukca eglenceli buldum.hepsini okuyacagim zaman olursa ama olmazsada ben uydururum mesela:
SORU:Hitler'in Himmler ile yiyistigine ve yahudileri katletmesina islamin sebep olduguna inanirmisiniz?
CEVAP:Bunu soyleyen kisiye karsi kicinizdan alevler cikararak uc kere ziplayip nayirr nolamazz benim dinim yapmaz oyle sey diyeceksiniz biliyorum..Ama bakalim panomuzda ne var?dirilllililli Kutad gu Bilig ve Ibn ul kukuri gibi kaynaklarin bildirdigine gore Muhammedo ne buyuk komutandir ki biyigi biraz acaiptir ama yahudiden sabun yapip ummetimi arindiracaktir demistir
Bundan bile sacmalari var..insaf..
Turan Dursun'un olumune deginilmis birde..Bence onun olumu C 4 lerin havalarda ucustugu bir doneme gelmistir ve hicbirseyden ,kimin kimi oldurdugunden emin olmamak gerekir..tabii adimiz Mehmet Agar filan degilse...Oldugunde uzulmustum yasadiginda ise pek sevmezdim..yazdiklarindan degilde tarzindan dolayi..Milyonlarca insanin kutsalina boyle paldir kuldur saldirmayi dogru bulmuyorum..
Peygambere nasil hitap edilecegide kisiye kalmis birsey elbette..hazreti dememek saygisizlik degilsede kendini sasmis filan demek ayip hatta ahmaklik..
Tartisilacak hersey tartisilacak ...Ama adam gibi,Pirahinulayn gibi,Amedyan gibi..Gerizekali tehditler,onyargilar olmadan..

kiziroglu
10 06 2004, 17:00
O zaman TRT haber bulteninde ne dinliyorsk dogrusu odur gerisi komplo teorisi.Bahsettigimiz ulke 3,5 darbe gordu arkadaslar..Susurluk gordu..Yillarca suren tarihin en kirli savaslarindan birine sahne oldu..Asker uniformali gerillalar..gerilla kiyafetli ozel timler gordu koy basip ocak sonduren..Abdullah Catlilar,Yesil ler ,Mehmet Agarlar,Ortulu odenekler..Sivas taki kahreden yangina gec mudehale eden poliste bizimdi,itfaiyede...
Ve ben komplo teorisi diye bana ne sunuluyosa ona inanip,arkasinda olup bitene burun kiviracagim....baska?

JellyBOY
10 06 2004, 17:00
Lastninja sen hangi dindensin? ;)

amedyan
11 06 2004, 17:00
sevgili bAdEm-AgAcI


Isim vermememin nedeni birebir tartismalara girmek istemeyisimdir.

Benimki genel bir sitemdi. Uzerine alinacak birsey yok. Ozellikle seni kasteddigim herhangi bir cumle kurmadim. Onun disinda uzerine alinanlar varsa lafim onlaradir da ayni zamanda

amedyan
11 06 2004, 17:00
<< amedyan demimki yazimda da dedigim gibi, belli bir sure tek tartisan kisi oldugum icin ister istemez sordum. ama bence birebir tartismaktan kaciniyorsan, hic tartismamalisin. cunku burada insanlarla diyalog halindeyiz ve herkes bireysel hareket eder burada. ortaya laf atip insanlarin uzerine almasini beklemek de cok dogru degil diye dusunuyorum ki bu yuzden deminki yazimda kime yazdiysam nickini de ekledim. boylesi daha saglikli bence. ]]

Hakli da olabilirsin.

benekli mantara diyecegim vardi ve zaten ismini de yazdim soyledim. Birebir tartisma konusuna gelince, ozellikle forumlarda birebir tartisilarak kimsenin ikna edildigine sahit olmadim. Sadece gorus alisverisi yapilir. Ben de yazilanlar dogrultusunda gorusumu ve rahatsizlik duydugum konulari belirttim. Benimkisi ortaya laf atip birilerinin uzerine alinmasini beklemek degil. Dedigim gibi gorusumu belirttim. Uzerine alinanlara diyecek birsey yok.

Uyarin icin tesekkurler

The_Last_Ninja
11 06 2004, 17:00
Badem,

2 gundur arkadaslarla kamptaydik, o yuzden girmedim foruma, şimdi okuyorum. Genelde senin gibi insanlarla muhattap olmam ama yaziyim biraz daha. Muhammed sasirmis lafi icin herkesten ozur dilerim, kotu bi anima gelmiştir. Ama hala Muhammedin basina Hz getirmem gerektigini dusunmuyorum. Senin yazinda en kizdigim nokta Ataturk icin ne yaptın demen oldu. Benim Ataturk sevgimi sinama,haddini asiyorsun. Ben Ataturk ve cevresini taniyan bir aileden geliyorum, o yuzden onun icin ne yaptigimizi sana ve senin gibilere anlatmak zorunda degilim. Neyse.. benden bu kadar...

bAdEm-AgAcI
11 06 2004, 17:00
amedyan demimki yazimda da dedigim gibi, belli bir sure tek tartisan kisi oldugum icin ister istemez sordum. ama bence birebir tartismaktan kaciniyorsan, hic tartismamalisin. cunku burada insanlarla diyalog halindeyiz ve herkes bireysel hareket eder burada. ortaya laf atip insanlarin uzerine almasini beklemek de cok dogru degil diye dusunuyorum ki bu yuzden deminki yazimda kime yazdiysam nickini de ekledim. boylesi daha saglikli bence.

bAdEm-AgAcI
11 06 2004, 17:00
mesajin yerine ulasmasi bakimindan da isim vermek onemlidir. bak mesela ben The_Last_Ninja ya isim vererek yarim sayfa yazi yazmama ragmen ya ustune alinmamis ya da yazacak birsey bulamamis.

amedyan
12 06 2004, 17:00
Himmmmmmmmmmmmmm. :confused:

zyx
12 06 2004, 17:00
Godless,

mesajlari guzel guzel okuyordum deyip soze girmissin ama bakiyorum
senin tarzin da oyle karsidakilere saygili oldugunu gostermiyor. Ben de senin
gibi Benekli mantar'in mesajini tehdit icerikli anladim ama kendisi farkli sey kasdettigi
icin tartismaya dahil olmadim. Tabi senin veya baskasinin Benekli mantar'a a itiraz etme
veya onun sahsi ile ilgili yorumlar yapmaya hakkin var ama yorumunda milletin kitabina
falan laf soyleyemessin. Benekli mantar muslumanlarin basindaki lider degil, soyledigi sozler
kendini baglar, hemen onun bir lafi (ki kendisi baska manada soyledigini iddia ediyor)
uzerine tum din tarihi hakkinda sizli bizli yorumlara girmissin.

Ateistsin inan ona hic bir lafim yok, hatta bazi insanlik sevdalisi muslumanlar gibi
tum ateistler musluman oldun dilegim falan da yok. kendi dusen aglamaz mantigi
ile bu dunyada neye inaniyorsan ona gore gelecegini belirle benim umurumda degil.
ama tekrar ediyorum Benekli mantar birini tehdit etti ise bile senin dedigin gibi bu sana inananlarin beynini uc kurusluk hurafelere teslim ettigi gibi sozleri kullanma hakki vermez.
eger bu sozlerle belirli bir zumreyi kastetti isen mesajini tekrar okuyup orayi duzelt yok tum muslumanlari kasdediyorsan bana da senin fikirlerini ayni seviyede kelimelerle yorumlama hakki dogar. ben su anda mesajini degistirecegini umarak boyle bir yorumda bulunmuyorum ve bulunmak da istemiyorum.

Ayrica sunu da belirteyim hacli seferleri dinsel bir savas olmaktan cok dogunun zenginliklerini
yagmalamak icin din adi kullanilmis savaslardir. yapilanlar tamamen kisilerin kendini baglar.
Hristyanlikta (daha dogrusu katoliklerde) papanin sozu Tanri'nin dilegini temsil ettigine inanildigi
icin bu savaslarda papanin rolunu dinin svastaki rolu adina tartisabilirsin ama Peygamberimiz'den sonraki muslumanlarin tarih boyunca yer aldigi hicbir savasta boyle bir yorum yapamassin.

yani senin yorumundan anladigim din insanlari birbirine dusman edip kullanan bir arac ama benim demek istedigim yanlis yapan varsa bunlar insanlar. bu yanlisi cok ovulmus, sanli sultan denilen birileri de yapmis olabilir ama bunu Islam'a maletmek cok basit dusunceli insalarin yapabilecegi bir mantik. O nedenle elestiri yaparken sadece ve sadece kisileri ve onlarin yaptiklarini elestrin.

bir de onceki mesajlarda yok su sahis muslumandi veya su sonradan dondu onun icin yorumlarimiz soyle oluyor falan dendi. Yani eger bir kisi muslumansa veya muslumanligi biliyorsa sunu bilmeli ki Yaradan'in kimsenin kulluguna ihtiyaci yok. Ne Kaptan Kusto'nun sularin karismadiginin kesfine, ne Armstrong'un ezani duymasina gerek yok. o kisiler musluman olsalar ancak kendilerini kurtaririlardi. olmadi iseler yine kendi sorunlari. ortadaki en mantiksiz sorun sanki unlu kimselerin musluman olmasi bu dinin dogrulugunun artmasini sagliyor gibi bir anlayis var. yani bu insanlarin kendi supheleri nedeniyle uydurduklari kuruntular. ben bir dine inaniyorsam ancak kendi mantigim dogru dedigi icindir. yoksa baskasi inaniyor diye bir seylere inaniyorsam gercek bir musluman olamam. o nedenle hem muslumanlarin bu konuda kendilerini test etmeye hem de musluman olmayanlarin bu durumdaki insalnlari elestirirken olcuyu kacirip tum dini karalamaya calismamaya zorunlu olduklarini dusunuyorum.

zyx
12 06 2004, 17:00
iste benim de hala anlayamadigim Benekli mantar'in veya herhangi bir din mensubunun
belki de sinirli bir aninda soyledigi sozunun hemen referans alip din konusunda
nasil yorum yapabildigin.

Zaten ayni metodu devam ettirince tarih boyunca kendi menfaatlerini din
olarak kullanan bir cok kimsenin yaptigi cinayet, iskence veya katliam gibi seyleri
bulmak cok kolay. sonrasi sana kalmis tabi, eger din insanlari bu hale getirdi
diyorsan senin fikrin ama insanlar icinde oylesi var ki Inandigi gibi degil
yasadigi gibi inaniyor ve sonunda kendi yasam sekli ne olursa olsun onun dinin
kurali oldugunu savunuyor. (bakiniz el-Kaide vs.). buna tutup sen de destek verirsen
dini anlamadan dini yargilamis oluyorsun ve bence yanlis yapmis oluyorsun...

zyx
12 06 2004, 17:00
topladagel,

hatami hatirlattigin icin cok tesekkurler. Sevgili Bademagaci, bir kac kere soylemedigin
bir sozu sana atfettigim icin hakkini helal et. arada tartismalar uzayinca
nedense senin adin aklimda kalmis. mesajlarimdaki isimleri hemen
duzeltiyorum. selamlar,

zyx
12 06 2004, 17:00
bazilari kendi fikrini belirtmek yerine gidip sagdan soldan sayfalarca
olmadik uydurmalar getirip cok buyuk bir is yaptigini saniyor.
Her lafin icine bu Buhari'de Taberi'de vardir deyince millet her carpittiginiz
yalana inanacak degil mi? ne de olsa hic kimsenin tum kitaplari tam bilecek kadar
bilgisi yok ve o nedenle yazdigin seylerle cok buyuk is basardin queendinequeen, bravo.

zyx
12 06 2004, 17:00
benim uydurma dedigim seyler ayetler degil senin kopyaladigin
yorumlardi. eger bunu bile anlamiyorsan asagida yazdiklarimi anlaman daha zor olabilir
ama sansimi deneyeyim. kopyaladigin sacmaliklardan birinde Abdullah bin Selam'in cennetle mujdelenen on kisiden biri oldugunu cunku kur'an in yazilmasina yardim ettigini soylemissin. oncelikle bahsettigin kisi hayatta iken cennetle mujdelenenlerden birisi degildir kendisi ve Selman'i Farisi
musluman olmadan once bir cok ayet nazil olmustur.

ayetler konusunda ise oncelikle sectigin daha dogrusu kopya yaptigin yerde secilen ayetler bilincli olarak bir butun bozularak secilmis. islam'da savasa izin verilmistir evet ama savasmak icin gerekli sartlar ve nelerin yapilamayacagi da ozellikle belirtilmistir. mesela senin cok vahset dedigin ayetlerden Tevbe 4'e yanlizca bakmak yerine oncesi ve sonrasina bakarsan Tevbe suresi soyle baslar


1. Allah ve Resûlünden,kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ültimatomdur:

2. Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkârcıları perişan edecektir.

3. Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!

4. Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

5. Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

6. Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.

goruluyorki buradaki savas emri anlasma yapildigi halde anlasma sartlarina uymayan kisiler hakkindadir, diger inanmayanlar icin tutun hepsini oldurun gibi bir durum yoktur. ama tabi tutup tek ayete bakinca siz farkli seyler anliyorsunuz. ayrica cihad kelimesi sadece savas anlamina gelmez ayetlerde gecen cihat kelimesi Islam adina yapilan her turlu calismayi kapsar. yani insanin kendi ailesine helal kazanc saglamak icin ugrasmasi bile cihad hukmune girebilir. siz hic bir sekilde insan olumune izin vermeyen bir din istiyorsaniz tamam Islam sizin aradiginiz din degil ama bence gerekli durumlarda savasmak insan aklina son derece uygun.

Godless Commie
12 06 2004, 17:00
<< ]


Vay aba altindan sopa ha. Gercek yuzunuzu gormek adina yararli oldu bu.


ne yani dediklerimde gercek payi yokmu orda burda peygambere kurana saygisizca laflar ederseniz bir gun celalinin birine rastlarsaniz o da size burda benim yaptigim gibi laf anlatmak yerine kafanizi kirar! ]]

Benekli Mantar,
Guzel guzel mesajlari okuyordum, aslinda birseyler yazmamaya da karar vermistim..
Ammmaaa.. Senin o aba altindan sopa gosteren mesajini okuyunca, su dingile iki laf ediim dedim..
Hatta, sana da kitabina da... diye bi guzel gecirdim. Ne dedigimi tahmin etmissindir, buraya yazmiyorum.

Sen cikip din propagandasi yaparsan, bana da dinsizlik propagandasi yapma hakki dogar elbette..

Ta, bi tarihlerde din nedir?' diye bir mesaj yazmistim.. Simdi cok arkalarda kalmistir, gidip arastirip bulman da uzun surer, onun icin ben buraya aktariim sevabina..
.......

Neden din konusunda bu kadar duygusal, alingan olur insanlar?
Din nedir?

Insanlarin sormaya, cevap vermeye korktuklari sorularin (Neyim, nereden geldim/ nereye gidecegim/ neden yasiyorum/ amacim ne/ ben olunce bana ne olacak/ bu hayat zaten kisa, bunu devami var mi bir yerlerde..) bir baslik altinda ortak aciklamasidir..

Sorular ve cevaplar konusunda da anlasan insanlar birlik olur, bir araya gelir, sorduklari ve soramadiklari sorulara artik bir cevap aramamanin verdigi hazla yasar ve sistemli olarak diger birlikolmus insanlari yok etmenin yollarini ararlar. Insanlik tarihi de, dinimanallahkitap adina birbirini katletmis insanlarin hikayeleri ile doludur.(Bkz Hacli Seferleri, vs)

Ayrica din, direk olarak insanlarin korkularina hukmettigi icin, bu insanlari yonetmesi, cesitli vaatlerle (cennet mesela) omurlerini kendine adatmasi da dogaldir..

Din, bir kulturun hem uzantisi hem de en onemli etkenlerinden biri olmustur tarih boyunca..
Yani, Italya'da dogan bir bebek, cok buyuk bir ihtimalle hristiyanligi secer, Turkiye'deki de muslumanligi.

Herkez de bildiginin, inandiginin en dogrusu olduguna olesiye inanir. Ama bu olesiye inanc, cografik, kulturel, sosyal kosullara ve kimin kimi ne zaman isgal ettigine gore degisir.
Hal boyleyken de, adam kalkip ben senin kitabina diyebilir dogal olarak.
Bunda kizacak bir sey yok, bu sadece bu lafi eden insanin o sormasi ve cevap vermesi cok zor ve korkulu olan sorulara baska bir yaklasimi oldugundandir,o kadar.
Cok dellenirseniz, yeni bir hacli seferi baslativerin. Ne demisler, tarih tekerrurden ibarettir.

.....

Sen, bir olcek korku, bir olcek doldurus, bir miktar da kafani kaldirip etrafinda gercekten nelerin olup bittigini gorebilecek meraka ve cesarete sahip olamamanin verdigi eziklikle, o can havliyle sarildigin iman cansimidine daha siki bi saril.. Hatta, kafanin uzerinde sallayip benim gibi kafirlere tehditler savur..

Burasi babanizin ciftligi degil imanli beyefendi.. Beyninizi uc kurusluk hurafelere teslim ettiniz diye sizin takimi saksaklamayanlara tehditler savurmaniza hic gerek yok.
Ayrica, sizin neye inanmak istediginiz, kimlerin onunde yerlere kapandiginiz da beni hic ilgilendirmiyor, o yuzden size ve her neye inaniyorsaniz en ufak bir saygi gostermek zorunda da degilim.
Dikkat ederseniz, benim sozlerimde en ufak bir tehdit emaresi dahi yok.. Halbuki sizler sadece bana ve benim gibi dusunenlere dusman gozu ile bakmakla kalmayip, bir de kalkmis sonumuzu planliyorsunuz..

Bu dunyanin gorup de gorecegi en karli endustrisinin zavalli piyonlari, ve gonullu saksakcilarisiniz.. Yazik.


Ha, bi de Atheist bir kufur sifati degildir. Ben de elhamdilullah Atheistim.

Godless Commie
12 06 2004, 17:00
Sevgili zyx,
Benim lafim muslumanlara degil, butun dinlere.

Din, masum ve iyicil bir kavram degil.
Altinda korku, zorlama, dislama, tehdit, aforoz, esaret, esitsizlik, bekaret muayeneleri, iskence, cinayet, hatta katliam dahi var.
Ve, maalesef, iyi niyetli insanlarin bu yollarda alet edilmeleri de var.

Ve, bana harcanabilir fetvasini veren her kim olursa, ki tekrar altini ciziyorum, bu hangi dinden gelirse gelsin kesinlikle bir farki yok, bence kendileri beyinlerini uc kurusluk hurafelere teslim etmislerdir.

X_X
12 06 2004, 17:00
queen islamda siddet yoktur , bu vatandaslar siddet uyguluyorsa kendi kafasindan uyguluyordur diyenlere ithafen hic bir sekilde degistirilmemis Allah'in sozunden ornekler vermis. Bence gayette iyi yapmis. Turan Dursun'da boyle yaptiktan sonra allahsiz cin ajanlari , komunistler tarafindan katledilmisti hatirlarsaniz. Hadi bir cok tarikat ve mezhep tarafindan en guvenilir hadislerden oldugu halde buraya ornek olarak yazilanlara karsi cikiyorsunuz , uydurmadir diyorsunuz . Bu ayetlere de karsi mi cikacaksiniz?

Topla Dagel
12 06 2004, 17:00
Zyx bahsedilen cumleyi sarfeden Badem-agaci degil Benekli Mantar'di.

Topla Dagel
12 06 2004, 17:00
Savaslarin, kotuluklerin nedeni dinmidir? Yoksa farkli dinlere ve inanclara veya inancsizliklara karsi duyulan hazimsizlikmidir?

Din bir aractir, ustelik istismara acik bir aractir. Ama dinler olmasa her sey cok guzel olurdu demek ne kadar mantiklidir, kotu olan din midir yoksa insanmidir? Eger bir insan kotu ise dini de istismar eder, herhangi baska birseyi de, her turlu araci kullanima sokabilir emeline ulasma yolunda.

Dinler olmasa soyle olurdu boyle olurdu demenin gercek hayata uygulanabilirligi nedir? Dinler inanclar toplulugudur, bu yuzden konuyu dini olusturan parcalar olan 'inanc' lara indirgeyerek incelemek yanlis olmaz kanimca.
Insanlar aciklayamadigi konularda bazi kabullenmeler yapar ve bu kabullenmeleri referans olarak alarak dusunce dunyalarini olustururlar. Dunya uzerinde aciklanamayan hic bir sey kalmadigi gune kadar insanlar inanclara sahip olucaktir. Bu bakimdan ornegin semavi dinler hic olmasa yine bunlarin yerlerini dolduracak birseyler olucaktir buyuk ihtimal.
Tanriya inananlarin da inanclari vardir, ateistlerinde inanclari vardir. Ateistlik inancsizlik degildir, cunku ateistlerde kendilerine gore yasamin-dunyanin olusumunu aciklarlar ve bunlarin bazilarini ispatlayamadiklari halde bunlara inanirlar. Bu bakimdan ateist kisi kendisini dinlere inananlardan ayri tutarsa ve bunlari kotuluklerin kaynagi olarak gosterirse bence hata eder, cunku en basite indirgendiginde hepsi birer inanc sahibidir.

Kamyoncu
12 06 2004, 17:00
<< Benim Ataturk sevgimi sinama,haddini asiyorsun. Ben Ataturk ve cevresini taniyan bir aileden geliyorum.. ]]
bu da Benekli'nin lafinin bir baska versiyonu olmus.. :)

The_Last_Ninja
12 06 2004, 17:00
Tamam sen diyosan dogrudur, ben diyecegimi dedim, size iyi tartismalar

smooth
12 06 2004, 17:00
Din, masum ve iyicil bir kavram degil

goddless kardesim bence insanlar fiillerinden kendileri sorumludur, dinin sucu yoktur.

yani din olmasa din adina kan dokulmes gibi bir dusunce yanlis bir yaklasim tarzi. zira dunyada islenen suclarin buyuk bir bolumu mal mulk uzerine islenmektedir, o zaman kimse mal sahibi olmasinmi yani? cok basite indirgedim belki ama boyle bir sonuc cikiyo ortaya.
butun kutsal kitaplar insanlara iyi bireyler olmalarini ogutler, adil olmalarini, ahlaki degerler cercevesinde hayatlarin surdurulmesi istenir..
eger insanlar birbirlerini dogruyorsa bu dinin sucu degil ki, akil sahipleri kendileri mesuldur bu davranisalrindan.. yaniliyormuyum yoksa?

smooth
12 06 2004, 17:00
Islamda haksiz yere adam oldurmek en buyuk gunahlardan birisidir.. queen in yaptigi koca bir makaleden bir cumleyi alip yorumlamaya calismak gibi bisey olmus. butun halinde ele alinirsa bu ayetler inaniyorumki daha iyi anlasilacaktir..

Maide 32 “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bir bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur...”

o zaman alin bende size bunun gibi sir duzine ornek veriyim haksiz yere oldurmenin dinen nasil karsilandigiyla ilgili..

sanirim dinde siddet yoktur denmedi, saptirmayalim konuyu. hz muhammedin yasadigi devir insan haklarinin en guzel vede ornek bicimde yasandigi bir devir olmayabilir ama insaf kac yuzyil oncesinden bahsediyoruz..

bAdEm-AgAcI
12 06 2004, 17:00
The_Last_Ninja

keske farkli bir cevap vererek beni yaniltsaydin ama yaniltmadin. Ataturk'u taniyan bir aileden geliyorsun demek ve o yuzden ne yaptigini anlatmayacaksin bana. umarim bu cumlede ne anlatmak istedigini kendin anlamissindir. Ataturkculuk, ben Ataturkcuyum demekle olmaz. eger yaptigin hatiri sayilir birseyler olsaydi cekinmeden yazardin. unutma Ataturku tanimak veya taniyan bir aileden olmak Ataturkcu olmak icin yetmez. unutmaki Ataturke ihanet edenlerin bircogu yakin cevresinden insanlardi...

guzel bir soz vardir biliyorsan konus ilham alsinlar, bilmiyorsan sus da adam sansinlar.

sevgiler...

Baykush
12 06 2004, 17:00
bu folderi basladigi gunden beri merakla takip ediyorum,bugune kadar sahane gidiyordu ama queendinequeen'in yorum ve mesajlarinin bu folder'a $IK durmadigi kanaatindeyim.benim nacizane gorusum bu.

-dreamer-
12 06 2004, 17:00
Bilindigi gibi Turkler Islam dunyasinin koruyuculuk ve onderlik gorevini ilk kez Selcuklu doneminde yapmislardir.Bunun ardindan bu miras uzerine kurulan Osmanli Imp. ise Islam ulkelerine yapilan saldirilari kendi ulkelerina yapilmis gibi kabul etmislerdir. Dunya tarihinde ise donum noktasi olarak kabul edilen olaylardan biridir Turklerin Islamiyeti kabul edisi..Tek Tanri inancina sahip olan Turklerle ilgili Islamiyeti kabullerinden once Hz. Muhammed'in soyle bir yaklasimi vardir; Turkler size dokunmadikca siz de onlara dokunmayiniz

eger arastirilacak olursa buna benzer ornekleri cogaltmak mumkundur, fakat oncelikle asil onemli olan seyin O'nun bizim hakkimizda ne diyip ne demedigi degildir, cunku Islamiyet evrenseldir, tek bir topluluga yada arab halkina gelmemistir, bu sebeple peygamberin her firsatta Turklerden ozel olarak bahsetmesi yada onlari kayirmasi mumkun gozukmemektedir ayrica vakti zamaninda Yavuz Sultan Selimin Memluklerin yonetimine son vermesiyle Islam dunyasinin manevi onderligi Turklere gecmistir. Turkler Islamiyete cok buyuk hizmetler yapmis, Araplar 400 yil boyunca Turklerin idaresi altinda yasamislardir, tum bunlar yasanirken hz. Muhammed'in turkler aleyhinde soyledigi sozler(!) bilinmiyordu da simdi mi ortaya cikti, ya da Turkler amann biz Islamiyeti kabul ediyoruz ama peygamberimiz bize $unu, bunu demis, ne onemi var diyerek mi topluca atalarinin dinini birakarak Islamiyet'i sectiler??asagida buldugum iki hadis-i serif'i aynen paylasiyorum sizlerle, hadislerin dogruluguna inanmayanlar tabiki olabilir, ama tarihsel gercekleri gozardi etmemek gerekiyor..

Horasan'da Arap olmayan, güzel yüzlü hâkim bir insan zuhur edecek; onun adı da benimki gibi Muhammed olacak ve Büveyhilerin baskısına son verecektir. Horasan'dan Büyük Dervazat'a kadar fetihler yapacak. Irak, İran ve Mekke hutbelerinde adı okunacaktır

İstanbul muhakkak fetholunacaktır.Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askerleride ne güzel askerlerdir

hijyenik solucan
12 06 2004, 17:00
<< eger insanlar birbirlerini dogruyorsa bu dinin sucu degil ki, akil sahipleri kendileri mesuldur bu davranisalrindan.. yaniliyormuyum yoksa? ]]
smooth; yaniliyorsun :)

KURANDAKI SIDDET AYETLERI

Bakara/2/191. Onlari buldugunuz yerde oldurun.

Ali Imran/3/85. Kim Islamiyet'ten baska bir dine yonelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir.

Maide/5/33. Allah ve peygamberiyle savasanlarin ve yeryuzunde bozgunculuga ugrasanlarin cezasi oldurulmek veya asilmak yahut capraz olarak el ve ayaklari kesilmek ya da yerlerinden surulmektir. Bu onlara dunyada bir rezilliktir. Onlara ahirette buyuk azab vardir.

Maide/5/35. Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, O'na ulasmaya yol arayin, yolunda cihad edin ki kurtulasiniz.

Maide/5/38. Erkek hirsiz ve kadin hirsizin, yaptiklarindan oturu Allah tarafindan ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin. Allah Guclu'dur, Hakim'dir.

Maide/5/51. Ey Inananlar! Yahudileri ve hiristiyanlari dost olarak benimsemeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandir. Allah zulmeden kimseleri dogru yola eristirmez.

Tevbe/9/5. Hurmetli aylar cikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayip hapsedin; her gozetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.

Tevbe/9/29. Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gunune inanmayan, Allah'in ve peygamberinin haram kildigini haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarini bukup kendi elleriyle cizye verene kadar savasin.

Tevbe/9/41. Isteyen, istemeyen, hepiniz savasa cikin. Allah yolunda mallarinizla, canlarinizla cihat edin.

Tevbe/9/73. Ey Peygamber! Inkarcilarla, ikiyuzlulerle savas; onlara karsi sert davran. Varacaklari yer cehennemdir, ne kotu donustur.

Tevbe/9/113. Cehennemlik olduklari anlasildiktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar icin magfiret dilemek Peygamber'e ve muminlere yarasmaz. ???

Tahrim/66/9. Ey Peygamber! Inkarcilarla ve ikiyuzlulerle savas; onlara karsi sert davran. Onlarin varacaklari yer cehennemdir, ne kotu donustur !

Bakara/2/ 193. Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.

El Kaide, Hizbullah, IBDA-C, ve diger islam örgütleri teror ve şiddet eylemlerini bu yukaridaki ayetlere dayandırıyorlar.
Güçlerini, bu ayetlerden alıyorlar.
Allah'tan gelen Kuran ayetlerinden !!!

hijyenik solucan
12 06 2004, 17:00
<< asagida buldugum iki hadis-i serif'i aynen paylasiyorum sizlerle, hadislerin dogruluguna inanmayanlar tabiki olabilir, ama tarihsel gercekleri gozardi etmemek gerekiyor.. ]]
iyibirisi2006, dogru soyluyorsun, gercekleri gozardi etmemek lazim. Bak baska hadislerde var, ne guzel degil mi ? :)

MUHAMMEDIN TURK DUSMANLIGI

Kendilerini müslüman sayan Türkleri Muhammed, müslüman saymak şöyle dursun; düşman diye ilan etmiştir.
İslam dünyasında en sağlam kabul edilen hadis kitaplarında da bu var.
Hem de başlı başına bir bölüm olarak.
Bölümün adı da çok ilginç: Kıtalu't-Türk. Anlamı da: Türklerle öldürüşmek(savaş).
Buhari'de, Ebu Davud'da ve Tirmizi'de bölümün adı bu. Ibn Mace'de Babu't-Türk, yani Türkler Bölümü. Müslim'deyse, Kıyamet alametleri arasında yer alıyor.

Muhammed, Peygamberliğinin bir kanıtı olarak, gelecekten haber verirken, Kıyametin bir alameti olarak Türklerle nasıl çarpışılacağını, müslümanların, Türkleri nasıl öldüreceklerini de anlatıyor. Hem Türk diye ad vererek, hem de tarif ederek, yüzlerinin, gözlerinin, burunlarının, derilerinin, renklerinin nasıl olduğunu anlatarak. Anlaşılan o ki, Türkler konusunda kendisine bir takım bilgiler verilmiş. Muhammed'in anlatmasına göre, Türklerle öldürüşme, taa Kıyamete dek söz konusu. Kıyametin bir alameti olarak da müslümanlar, yeryüzündeki Türkleri öldürüp temizleyecekler. Yoksa kıyamet kopmayacak.

İşte hadislerden bir kesim:

- Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş(kalın) derili olan bu toplumla.... kıl giyerler.( Bkz. Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis no:2912; Ebu Davud, Sünen, Kitabu'l-Melahim/9 Babun fi Kıtali't Türk, hadis no: 4303; Nesei, Sünen, Kitabu'l-Cihad/Babu Gazveti't-Türk...)

-Siz (müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan toplumla öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. (Buhari, e's-SAhih, Kitabu'l-Cihad/96; Müslim, e's-Sahih, kitabu'l-Fiten/62 hadis no: 2912; Ebu DAvud, Sünen, hadis no: 4304; Tirmizi, h. no: 2251; İbn Mace, h. no: 4096-4099)

- Şu da kıyamet alametlerinden: Kıldan(keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste derili toplula vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyamet alametlerindendir. Siz(müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz.( Bkz. Buhari, e's-Sahih, kitabu'l-Cihad/95; Müslüm, e's-Sahih, Kitabu'l-Fiten/66, hadis no: 2912; İbn Mace, h.no: 4097-4098).

- Sizinle(siz müslümanlarla), küçük(çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası'nda karşılaşacaksınız. Birincide, onlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.(Ebu DAvud, sünen, hadis no: 4305.)

Muhammed'in, bugün kendisine Peygamberimiz, efendimiz diyen Türklere bakışı tutumu budur işte.

İnsanlara insan olarak bakmak gerekir. Hangi ırktan, hangi renkten ve hangi dinden olurlarsa olsunlar ya da hiçbir dinden olmasınlar. Ama dinler, dinliler, ırkçılar böyle bakamamakta. Yahudisi, Hristiyanı, İslam inanırı hep birbirine düşman.
Irkçılar da kendi ırklarından olmayanlara karşı böyle.
Bugün dünyamızın yaşadığı nice acı olaylarda, bu ilkelliğin payı az değildir.
Bunlardan arınmalı artık insanlık. Yoksa acımasızlıklar, acılar, gözyaşları sürüp gidecektir.
BINGO !!!

hijyenik solucan
12 06 2004, 17:00
Bize bir Müslüman millet gösteriniz ki, bu dini kabul etmeden önce sefil ve perisan iken kabul ettikten sonra ilerlemiş, gelişmiş, mesut ve müreffeh olmuştur. Bir tek örnek verin, kâfi.

Osmanlı döneminde müslümanlık propagandası için giden Japonya'ya giden elli kişilik bir kurula Japonlar'ın sorduğu soru.
(Dünya Gazetesi, 2.5.1963)

Yıl 2004. Islamiyetin Muhammed tarafından uyduruluşundan bu güne kadar 1405 yıl geçti. Bugün, hâlâ böyle bir Islam memleketi yok !!!

hijyenik solucan
12 06 2004, 17:00
MUHAMMED ve ARKADASLARI KURAN'I NASIL HAZIRLADILAR ?

Kendisini Tanrı elçisi olarak ilan eden Arabistan'ın Kureyş Kabilesi'nden Muhammed'in, okur-yazar olmayan birisi olduğuna inanılır. Islamiyetin kitabı Kuran'ın, Tanrı-varsa eğer- tarafından gönderildiğini savunanlar, okur-yazar olmayan birisinin nasıl kitap yazabileceğini sorarak, Kuran'ı Muhammed'in yazmadığını güya savunmaktadırlar.

Muhammed'in okur-yazar olması ihtimali de var.. Muhammed, okur-yazar olmasa bile, kör ya da sağır da değildi ve kendisine anlatılanları Kuran'a koyacak kadar becerikli idi.. Kendisine kimler yardımcı oluyordu hazırladığı kitap için.

Bel'am, Yaiş, Addas, Yessar, Cebr ve Iranlı Selman (Farisi) ve İman adındaki yardımcılarından söz edilir.
Bunlardan Bel'am, Yunanlı bir köleydi.
Yaiş ve Cebr (Yemenli) de birer köle idiler.

Muhammed katiplerini genellikle Yahudilikten ya da Hristiyanlıktan dönme ya da İbranice ve Süryanice bilen kişilerden seçerdi. Bu dillere vakıf değil iseler, öğrenmelerini isterdi. Örneğin, Hicret'in dördüncü yılında katiplerinden Zeyd bin Sabit'e Yahudi yazısını öğrenmesini söylemiştir.

Söylendiğine göre, en ziyade yararlandığı kimselerin başında, Hristiyanlıktan dönme Selman-ı Farisî ile, Yahudilikten dönme Abdullah İbn-i Selam gelirdi.
Siyer'in yazarları İbn-i İshak, İbn Hişâm ve Tabakat yazarı İbn-i Sa's gibi (ya da benzeri) kaynakların bildirmesine göre, Selman-ı Farisî, Iranlı bir Mecusî iken çok genç yaşta Hristiyanlığı kabul ederek Suriye'ye gelmiş, daha sonra Bedevîler tarafından esir alınıp bir Yahudi'ye satılmış ve onun tarafından Medine'ye getirilmiştir.
Kölelikten kurtulmak için Muhammed'e başvurup da onun tarafından satınalınmasıyla İslam'a girmiş ve azad olmuştur.
Hristiyan ve Yahudi dinlerini en iyi bilen birisi olarak Farisi, Muhammed'e sadece din konusunda değil, yönetim ve savaş konusunda da Muhammed'e yardımcı olmuştur.
Hendek Savaşı olarak bilinen savaşta, Muhammede'e hendek kazılmasını öneren kişinin Farisi olduğu söylenir.

Abdullah İbn-i Selam'a gelince, Tevrat'ı en iyi bilen yahudi'lerden birisiydi. Muhammed'in Medine'ye hicretinden sonra Islamiyete girmiştir. Tevrat konusunda, Muhammed'e en fazla bilgi verenlerden biri olduğu kabul edilir. O kadar ki, Muhammed onu, muhtemelen bu yardımlarından dolayı, Cennetlik olan on kişinin onuncusu olarak tanımlamıştır. (Bkz. Sahih-i Buhari ... c.IX, s.81, ve c.X, s.25 vd.)

Muhammed bu kaynaklardan aldığı bilgileri, kendi günlük siyasetine uyduracak şekilde değişikliklere sokmuştur.
Ancak, bunu yaparken, kıssaları (masal ve hikayeleri) bir teviye ya da belli bir sıra ve silsile esasına göre değil, fakat Kuran'ın çeşitli surelerine ve bu surelerin ayetlerine dağıtmıştır. Bazılarını da hadis olarak ifade etmiştir.

Kuran'ın okur-yazar olmayan Muhammed tarafından hazırlanması bu şekilde mümkün olmuştur.
Ne var ki, Muhammed'in Kuran'ı, daha sonra bizzat halife Ebu Bekir tarafından yaktırılmış ve sonra da değişikliklere uğramıştır.

Muhammed, Allah'in sözü olduğunu iddia ettiği Kuran'i nasil ve kimlerle yazdi. Hristiyanlik, Musevilik, tarih ve efsanelerden alintilar yaparak celiskilerle dolu Kuran'i nasil yaratti

Kuran Nasıl Yazıldı? Muhammed'in Öğretmenleri mi? Bel'am, Yaiş, Addas, Yessar, Cebr, Iranlı Selman

Konuya iliskin Kur'an ne diyor?

Kur'an'daki Tanrı, her zamanki gibi ant içerek açıklama yapıyor:

And olsun ki biz, onların:'O'na (Muhammed'e) bir insan öğretiyor kesinlikle.' Dediklerini biliyoruz. Savlarını dayandırdıkları kimsenin dili yabancıdır. Buysa (Kur'an), apaçık bir Arapça'dır.(Nahl, ayet:103)

Bundan sonraki ayetlerde, inanmayanlar korkutuluyor, yalancı, iftiracı olarak nitelendiriliyor ve işkenceli bir cezayla cezalandırılacakları bildiriliyor.

Yukarıdaki ayette, Muhammed'e öğreticilik ettiği söylenen kimsenin, Arap olmadığı, yabancı olduğu belirtiliyor.

Yunanlı Bel'am, Yaiş..

Kimilerine göre, Muhammed'in öğretmeni, bir Yunanlı köleydi. Bel'am adında bir köle.

Ibn Abbas anlatıyor:
Peygamber, Mekke'de köle olan birine öğretimde bulunuyordu. Yabancıydı. Puta tapardı. Adı da Bel'am'dı. Peygamberin yanına girişinde ve çıkışında putataparlar görüyorlardı. 'Muhammed'e her şeyi öğreten Bel'am'dır..' diye konuştular. (Bkz. Taberi, Cami'ul-Beyan, 14/119)

Ya da Yaiş'ti üzerinde durulan köle. Bel'am için söylenen, Yaiş için de söyleniyordu. Yaiş, Muhammed'e öğretmenlik yapıyor deniyordu. (Bkz. Aynı yer)

Ya da, Muhammed'e öğreticilik eden köle, Cebr'di. (Bkz. Aynı yer)

Ya da, Yemenli CEBR, YESSAR, ADDAS.

Hadrami'lerin iki genç köleleri vardı. Yemen halkından olan bu iki köleden birinin adı Yessar, öbürünün adı Cebr'di diye aktarılır. Bu iki kölelerin sahiplerinin tanıklığı şöyle:
Bizim iki genç kölemiz vardı. Kendi dilleriyle kitaplarını okurlardı. Peygamber de bunlara uğrar, durup bunları dinlerdi. İşte bunun için, putataparlar, 'Muhammed, bunlardan öğreniyor..' dediler. (Taberi, 14/119)

Fahruddin Razi'nin yer verdiği aktarmada, bunların yanında bir üçüncü köle daha var: Huvaytıb'ın kölesi Addas. (Bkz. F.Razi, tefsir, 24/50)
Görülüyor ki, ister Yunanlı, ister yemenli olsunlar, kölelerin Muhammed'le ilişkilerine bakışlar değişik açılardan:
Müslümanların bakışları ve savları başka, putatapar dedikleri inanmazların bakışları ve savları başka.

Müslümanlardan kimine göre: Muhammed'le köleler arasında bir öğretme ve öğrenme ilişkisi vardı, ama öğreten Muhammed'di, öğrenenlerse köleler. Inanmayanlara göreyse bunun tam tersi gerçekti. Yani, öğreten kölelerdi. Muhammed'se öğreniyordu onlardan.

Müslümanlardan kimine göre de, aradaki ilişki, okuma ve dinlenme ilişkisini geçmiyordu. Köleler, kutsal kitaplarını kendi dillerinde okuyorlar, peygamber de dinliyordu yalnızca.

Müslümanların bu savları karşısında şu soru yanıtsız kalıyor:
Dillerini bilmiyorduysa, Muhammed'in bu köleler arasındaki sürekli işi neydi? Ve kendi dilleriyle okuduklarını Muhammed'in dinlemesinin ne yararı oluyordu?

Kısacası, müslümanların savları, akla sığacak türden değil. Iman nereli?
Muhammed'in kendisinden bir açıklaması bu konuda oldukça ışık tutucu: Iman, Yemen'lidir.

Bu hadis, Buhari'nin e's-Sahihinin de içinde bulunduğu en sağlam kabul edilen hadis kitaplarında yer almıştır.
Hadis'e göre, hikmet (bilgi, bilgelik) de Yemen'lidir. Dahası: Fıkıh da Yemen'lidir, hadise göre. (Bkz.Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l-Meğazi/74; Tecrid, hadis no:1362; Müslim, e's-Sahih, Kitabu'l-Iman/81-91, hadis no:51-52, ve öteki hadis kitapları.)

Bu hadis, incelemecilere göre, sağlamlığın en yüksek basamağında olan mutevatır hadisler arasındadır, ve peygamberin arkadaşlarından onbir kişi tarafından aktarılmıştır. (Bkz.Ebu'l-Feyz Muhammed, Lukatu'l-Lai'l-Mütenasire Fi Ahadisi'l-Mutevatıre, Beyrut,1985, s.42-43,hadis no:10)

Kimi yorumcu, buradaki Yemeni, birtakım zorlamalı yorumlarla, Mekke ve Medine olarak göstermeye çabalar. (Bkz.Tecrid,1362 no.lu hadis,Kamil Miras'ın izahı.) Ne var ki, hadisin kimi aktarılışında Yemenlilerden de açıkça sözedilir. Yani, buradaki Yemen, coğrafyada herkesin bildiği Yemen'dir.

Demek ki, bu hadise göre, imanıyla, hikmetiyle ve fıkhıyla (buradaki 'fıkh', sözlük anlamında olmalı) Islam, yabancı kökenlidir, Yemenlidir.

Muhammed'e öğreten, Iranlı Selman'dır ya da.. (Selman Farisi).

Kimileri de, Nahl Suresi'nin 103.ayetinde sözü edilen yabancının, Iranlı Selman olduğu görüşünde.(Bkz. Taberi,aynı yer.)

Sonradan Müslüman kimliğiyle ortaya çıkan ve müslümanlar arasında büyük ün kazanan Selman'ın, Muhammed'le son derece sıkı bir ilişki ve işbirliği içinde bulunduğu, herkesçe biliniyor. Müslüman olması, Selman'a çok şey sağlamıştır. En başta, özgürlüğü, yani, kölelikten kurtulmayı. Sonra da ünü, saygınlığı ve maddi, manevi çıkarları..

Ya da, sözü edilen yabancı, önc Müslüman olup sonra Islam'ı bırakan bir vahiy katibidir.

Bunu ileri sürenler de var. (Bkz. Taberi, aynı yer)

Vahiy katibinin başına gelenler: Adam, önce müslüman olmuştur. Selman gibi o da Muhammed'le işbirliği halindedir. Ama sonra ne olursa olur, bırakır Islam'ı.
Ve bir de açıklama yapar: Muhammed'e ben öğretiyordum, ve benim öğrettiklerim Kur'an'a vahiy olarak yazılıyordu.. !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Sonra, adam ya öldü, ya da öldürüldü. Ölüsüne gelince, bir türlü gömüldüğü yerde kalmıyordu. Muhammed'in adamları şunu yayıyordu:

Bu olay, Tanrı'nın gazabının yansımasıdır. Adam, Tanrı'yı çok öfkelendirdi. Şimdi durum ortada. Gömülüyor, toprak da kabul etmiyor, edemiyor, Tanrı'dan korkuyor. Onun için de kafiri, mezarının dışına fırlatıyor. 'Ibret almak' gerek..

Gerçekten de adam gömülüyordu, ama, birkaç gün sonra, sabahleyin bakılıyordu ki, adam mezarın dışında. Birkaç kez olmuştu bu.

Muhammed'in arkadaşlarından Enes (Malik Oğlu), çok sonra, şöyle anlatacaktır olayı:
Bir adam vardı. Neccaroğullarından..Hristiyan'dı, Müslüman olmuştu. Bakara ve Ali İmran surelerini okumuştu. Peygambere de vahiy yazıyordu. Sonra, yeniden Hristiyan oldu ve kaçıp Hristiyanlara katıldı. 'Ben ne öğretip kendisi için yazdımsa, Muhammed yalnızca onu bilir, başka bir şey bilmez,' demeye başladı. (Bkz.Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l Menakıb/25,c.4,s.181-182;Tecrid, hadis no:1477) !!!!!!!!!!!!!!!

Enes'in anlattığına göre, Tanrı adama öfkelenmiş, boynunu kopararak öldürmüş. Hristiyanlar, gömmüştur adamı. Ama sabah bakmışlar, ölüsü ortada. Ve kefensiz. Hristiyanlar, Muhammed adamları kefenini soymuş, kendisini de işte böyle ortada bırakmışlar.. diye konuşmuşlar. Adamı bir daha gömmüşler. Bu kez biraz daha derince. Ertesi gün sabah yine aynı durum. Sonra aynı konuşmalar. Sonra yeniden ve daha derine gömme. Sonra aynı durum ve aynı yorumlar. Bir kez daha ve derince gömme. Aynı durum. Bakmışlar ki bu böyle sürüp gidecek, adamı gömmekten vazgeçmişler artık.

Bu adamın söylediğini söylemiş, yani ben ne diyorsam, ne yazıyorsam o vahiy oluyor.. demiş, muhammed'in Tanrı'dan falan vahiy almadığını söyleyerek, Islam'ı bırakmış birisi daha vardı: Ebu Serh Oğlu Sa'd Oğlu Abdullah. Ama , onun başına yukarıdaki olay gelmedi nedense..Muhammed tarafından id***** karar verilmişti. Ne var ki, Halife Osman'ın süt kardeşiydi. Ve Osman'ın araya girmesiyle, bağışlandı. Sonra, Mısır Valisi bile oldu. (Ölm.656-657. Bkz. Islam Ansiklopedisi.)

Ayetteki Cevap

Muhammed'e ögreten Tanrı değil, insandır.. diyenlere, ayette verilen cevap ne ölçüde doyurucu?

Cevap, yukarıda verilen ayetin anlamında da görüleceği gibi şöyle:

1) Muhammed'e öğrettiği söylenen kişi, Arab değildir, yabancı biridir.
2) Kur'an'sa apaçık Arapça'dır.
3) Öyleyse, Muhammed'e sözü edilen kisi ögretmis olamaz.

Oysa, Arapça'yı bilen yabancı biri de Muhammed'e eskilerin söylencesinden, Tevrattan, Incilden, başka kutsal metinlerden birtakım bilgiler verebilirdi.
Ileri sürülen de bu. Muhammed, aldığı bilgileri, Arapça kalıplara döküp, kendi uslubu içinde sunmuş olamaz mıydı?
Kaldı ki, apaçık Arapça diye nitelenen Kur'an'da; Yunanca, Süryanca, Ibranca, Koptça.. gibi dillerden birçok sözcük bulunduğunu, müslüman incelemeciler bile örnekleriyle yazıyor. (Bkz. Suyuti, el Itkan Fi Ulumi'l-Kur'an, Arapça, Mısır, 1978, 1/178-185)

Kur'an'da bu denli değişik yabancı sözcüklerin bulunması da Muhammed'e yabancının (ya da yabancıların) bilgi verdiği, öğrettiği yolundaki savı desteklemez mi?

Muhammed'e bir yabancının ya da yabancıların yanında, bir ya da birkaç Arap da ögretmiş olabilir.

Islam için çok önemli bir kaynak, Müseyimedir.

Müseylime, müslimcik demektir. Müslümanlar, onu küçümsemek için böyle demişler, ayrıca da kezzab yani çok yalancı demeyi uygun görmüşlerdir. Müslümanların bir sövgüsüdür bu. Anlaşılıyor ki, onun kendi adı Müslimdi.
Bu adı taşımış olması çok önemlidir. Islam ve müslim sözcüklerinin kaynağına ***ürür niteliktedir.

Müslümanlarca sövülen, aşağılanan bu kişiye, Rahman, Yemame Rahmanı (Yemameli Rahman da deniyordu. Yani adam aslında böyle ünlüydü. Bu da çok ilginç.

Bir başka ilginç olan da, Mekke'lilerin, Muhammed'e söyledikleri şu sözler:
Bize ulaşan bilgiye göre, sana öğreten (Tanrı değil), Yemame'deki şu adamdır. Rahman denen adam. Tanrı'ya ant içerek söyleriz ki, biz Rahman'a inanmayız. (Bkz. Ibn Ishak, Siyer, tahkik ve ta'lik: Muhammed Hamidullah, Arapça, Konya, 1981, s.180, fıkra: 254) !!!!!!!!!!!!!!

Mekkeli'lerin bu söyledikleri nedensiz miydi?
Müseylime, daha doğrusu Müslim, bir başka adıyla Rahman, Yemame'nin Hanifeoğulları kabilesindendi.

Ilgiç üç ad: Müslim, Hanife, Rahman.
Bu adlar, hele ilk ikisi bir araya gelince daha da ilginçlik kazanıyor: Kur'an'da islam inanırlarının, müslimlerin ad babası olarak tanıtılan Ibrahim (bkz.Hacc,ayet:78) için hem Hanif hem de Müslim denir. (Bkz.Bakara:135; Ali Imran:67,95; Nisa:125; En'am:161; Nahl:120,123.)
Peygamber olarak yer alan Ibrahim, kısa anlamı ile yıldız tapımı demek olan Sabiilik Dini'nin peygamberiydi. Islam kaynaklarından yaptığım incelemelerden vardığım sonuç bu.
Muhammed de ilk ortaya çıktığında Sabii olarak niteleniyordu. (Bkz.Buhari,e's-Sahih,Kitabu't Teyemmüm,/6,c.1,s.89)
Sabii'liğin dili Süryanca'ydı. Allah, Kur'an, Furkan, kitab, melek ve daha bir çok sözcük gibi Islm, müslim, hanif, ve Rahman da bu dilden geliyordu. (Bkz.Aziz Günel,Türk Süryaniler Tarihi,Diyarbakır,1970,s.46-48;Suyuti el Itkan,1/180-184;Doğubilimci Arthur Jeffery,The Foreign Vocabulary of the Quran,Kahire,1938,s.12 ve ötk.)
Yine benim incelemelerimden vardığım sonuca göre: Yıldız tapımı, Sabiilik adı altında, Yahudilik ve Hristiyanlık dinlerine de kaynaklık eden bir din olarak kurumlaşırken, özellikle Ortadoğu'da MüslimlerI ve Hanifleri içine alıyordu.
Önce, Müslimler vardı, sonra Hanifler kolu meydana geldi. Ibrahim, bu kolun peygamberiydi.
Işte, Yemame Rahmanı diye ünlü Müslim (Müseylime) ve ondan çok şey öğrendiği anlaşılan Muhammed de bu kola bağlıydı. (Sabiilik konusunda geniş bilgi için, bkz.Eren Kutsuz-Turan Dursun, 'Saçak Dergisi', Subat 1988, sayı 49.)

Yemame Rahmanı, Muhammed'in yararlandığı kaynaklardan yalnızca biri olabilir.

Yukarıda adı geçenler ve daha başkaları, tek tek de, tümü birden de Muhammed'in öğretmenleri olabilirler. Furkan sures'nin 4.ayetine göre, Muhammed'in yardımcılarından, yani öğretmenlerinden kavm, yani topluluk diye sözedilmistir. Bu ve bunu izleyen iki ayetin anlamı şöyle: (Diyanet'in resmi çevirisi)
Inkar edenler, 'Bu Kur'an, Muhammed'in uydurmasıdır. Ona başka bir topluluk yardım etmiştir.' Diyerek haksız ve asılsız bir söz uydurdular. 'Kur'an öncekilerin masallarıdır. Başkalarına yazdırılıp, sabah akşam onu okunmaktadır' dediler. Ey Muhammed, de ki: 'O'nu göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, merhamet edendir. (Furkan, ayet:4-6)

Buna göre, Kur'an'ın uydurma olduğunu söyleyenler, şunları da söylüyorlar:

1)Muhammed'e bir topluluk yardımcı oluyor,
2)Muhammed, Kur'an ayetlerini, başkalarından alıp yazdırıyor,
3)Muhammed'e sabah akşam okunuyor
4)Ayetler, eskilerin masallarından oluşuyor.

Buna karşılık, Kur'an'ın cevabı şudur:
Yalan ve haksızca iddia. Kur'an'ın ayetlerini Tanrı indirmiştir. O, göklerin ve yerlerin gizini bilir..

Hars Oğlu Nadr, Muhammed'in kendisini Tanrı'nın elçisi, yani Tanrı'yla insanlar arasında yer almış, Tanrı'nın bildirilerini insanlara iletme görevini üstlenmiş biri olarak tanıtmaya yöneldiğinde, ve Kur'an ayetlerini sunması karşısında Mekkelileri uyarma yoluna gitmişti. Ve şöyle demişti:

Sakın inanmayın bu adama. 'Tanrı'dandır' diye ileri sürdüklerinin tümü, eski masallardır. Ben size, onunkilerden daha güzellerini söyleyebilirim.. Iran krallarına, Iran'lı masal kahramanlarına ait söylencelerden örnekler aktarabileceğini söylüyor, anlatıp duruyordu Nadr.(Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyan,18/137-138)

Nadr, haklımıydı? Eskilerin masallarından varmıydı Kur'an'da?

Bilindiği gibi,Kur'an'da kıssa denen birçok öykü var. Bir çoğu; başta Tevrat; Yahudi kaynaklarında, kimileri Incil'lerde yer alır. Incelendiğinde görülür ki, bunların bir kısmı, Tevrat'tan da çok önceki çağların söylencelerinde aynen var.
Örneğin, Nuh Tufanına ilişkin öykü, Gılgamış Destanında hemen hemen aynıdır. Daha başka örnekler de verilebilir.

Mekke'de, Medine'de ve çevrelerinde çeşitli din ve inançların inanırları vardı.
Çeşitli toplumların söylencelerini, kutsal metinlerini bilenler az değildi. Muhammed'in özgürlüklerini söz verdiği ve işbirliği yoluna gittiği kölelerden de bu nitelikte olanlar bulunduğu biliniyor.
Daha önce adlarına yer verilen Bel'am, Yaiş, Yessar, Addas, Cebr, Iran'lı Selman.. da bunlardan.

Bunların ya da başkalarının, Kur'an'ın oluşması için Muhammed'e yardım etmiş, öğretmenlik etmiş olmalarını düşünmek akla uzak değil. Aklın ve mantığın kabul edemeyeceği şey, Tanrı'nın, insanlara gökten mesaj göndermesi ve bunun için şu ya da bu insanı aracı olarak seçmesidir. Bunu insan aklı değil, ancak, akılla ilgisi olmayan iman kabul eder.

hijyenik solucan
12 06 2004, 17:00
<< .. sagdan soldan sayfalarca olmadik uydurmalar .. her carpittiginiz yalana .. ]]
zyx, uydurma mi diyorsun kuran ayetlerine, en saglam kabul edilen hadislere, o zaman sozum yok, sustum ..
Oyle amacsizca tartismak yok artik, ayetse al sana ayetler, hadisse al sana en saglam hadisler, kendi ayetine / hadisine inanmiyorsan ben napayim, o senin inancsizligin ..

pira, insan davranislarinin icinde en belirgin olani gercegi reddetmektir, kendi inandigi dururken gercege inanmak agir gelir, bindigi dali kim keser ki, eger o dali kesersek nolur halimiz, bu saatten sonra samanist mi olacagiz tekrar ? :D

Savasan Sahin
13 06 2004, 17:00
Arkadaslar,

Dogru durust okumadim yazilanlari... Okumak gerekiyor mu, emin degilim... Ama uc asagi, bes yukari nelerin yazilip cizildigi konusunda yuzde seksen, doksanlari asan bir emin olma olcusu var bende... 10 seneyi askin zamandir, bu internet denilen meret icad olundu olunali, hele bi de forumlar bu internetin aci-tatli meyvesi olarak gun yuzune ciktigindan beri, Islamiyet'e, Allah'a, Hazret-i Muhammed'e, dinlere, Muslumanlara ve bunlar gibi bir cok kutsal degere saygisizca, sinirsizca, dusuncesizce saldiran, akli sira bir sey elde ettigini sanan insanlarla yuz goz olup durdum. Yazdiklari seylerin bin tanesinin bir para etmediginin de canli sahidiyim.

Simdi, bu kadar bir tecrube varken, su kadar yazilan seyleri okumak icin vakit kaybetmemek gerekir diye dusunuyorum.

Degerleri olan arkadaslar yanlis anlamasinlar. Onlarin yazdiklari her cumle, bir cok gercegi anlatiyor. Demogojiden uzak, yikmaktan cok yapmaya yonelik, olumlu yonde yaklasimlari olan kisilerin yazdiklarinin okunmasi, hic bir zaman vakit kaybetme olarak gorulmemeli... Ben gormuyorum... Bundan dolayi, yukarida soyledigim vakit kaybetme konusunu, degerleri olan arkadaslar ustlerine alinmasinlar. Daha cok demogoji uzerine kurulu yikma sistemi icinde kendilerine yer edinmeye calisan, hayatindan memnun olmayan ve bu memnuniyetsizliginin sebeplerini kendilerinde degil de, baska yerlerde arayan, sistemin muhalefeti olduklarini sanan kisilerin yazdiklari icin soylenmis bir sozdu o vakit kaybetme konusu.

Din, Islamdir. Hazret-i Adem'den Hazret-i Nuh'a... Hazret-i Ibrahim'den Hazret-i Musa'ya... Hazret-i Isa'dan Kainatin adi icin yaratildigi hazret-i Muhammed'e kadar... Din, Islam'dir... hepsi ayni ilahtan, Allah'tan aldiklari elcilik goreviyle hareket etmistir dunyada... Hepsi bulunduklari yorenin insanlari tarafindan hor gorulmus... Hepsi azmetmis, sabretmis... Hic bir tanesi Bir Allah dogrusundan sasmamis. Ne firavunlar, karunlar, atesperestler, atesitler, markslar, leninler, komunistler, kapitalistler, ne de aman bana neci gecinip, camur at, izi kalsincilar, Allah'in Elcileri'ne karsi bir arpa boyu yol alamamis. Sebebi de basit arkadaslar... Allah bir, mesaj bir, soylenilenler bir, din bir, dogru bir...

Bu kadar bir varken, hic saniyo musunuz, bu birlerin sahibi olan Allah'in dini olan Islam, bir kac selsefirin, saklabanlara sorsan sirittiriacak cinsten safsatalariyla zerre miktar hasar gorsun?

10 kusur senelik tecrubemle sabittir ki, saklabanlik bedavayken, Islamiyet hala dimdik ayakta ve vakur bir sekilde dunyadaki hakimiyetine devam ediyor.


Sonucta bizim dinimiz bize... Baskalarinin inanaclari baskalarina...

Bildigim bir sey daha var... Ben inaniyorum... Inanmayanlardan bir adim ondeyim... Inanmayanlarla esit sartlarda degiliz...

Kisaca inaniyorum ve ustunum!

Var mi bundan otesi?

Godless Commie
13 06 2004, 17:00
Bademagaci,
Ben cok acik bir sekilde belirttim.. Daha ne belirteyim?

Godless Commie
13 06 2004, 17:00
Sevgili Iyibirisi,
Osmanli Imparatorlugu gercegini yok sayamayiz..
Hatta kurulmasini, gelismesini ve ardindan cokmesini de yok sayamayiz.

Godless Commie
13 06 2004, 17:00
<< << bir de sunu merak ettim. ozellikle queendin**ueen ve diger arkadaslar. madem inanclari tartisiyoruz, siz de inancinizi belirtin. esit sartlarda tartisma olsun. ben sizin neye inandiginizi bilmiyorum ki cevap vereyim. ondan sonra kalkip inanciniz soyle surasi boyle demeyin. bizim gozumuzu kapatip hadi kavga edelim demeye benziyor bu. ]]
katılıyorum. queendinequeen ne tarafta olduğunu belirtmeni rica ediyorum. Godless Commie zaten belli... ]]

Fislendik diyosun yani...

Godless Commie
13 06 2004, 17:00
Seni de sevsinler, ustunlugunu de..

VeCToR
13 06 2004, 17:00
<< zyx, uydurma mi diyorsun kuran ayetlerine, en saglam kabul edilen hadislere, o zaman sozum yok, sustum ..Oyle amacsizca tartismak yok artik, ayetse al sana ayetler, hadisse al sana en saglam hadisler, kendi ayetine / hadisine inanmiyorsan ben napayim, o senin inancsizligin .. ]]

tartışma kimin ayeti daha sağlam,kiminki daha gerçek noktasına gelmiş. olmaz böyle...

VeCToR
13 06 2004, 17:00
Biz Türkler tarih boyunca çeşitli dinlere girmişizdir. Ancak bu dinler halk arasında değil daha çok idareci kesimde kabul görmüştü. Buna rağmen İslâmiyet dışındaki dinlere girenler Türklüklerini koruyamamışlardır. İslâm dini, millî yapıya uygun olduğu içindir ki Türkler kitleler hâlinde bu dini kabul etmişler ve Türklüklerini korumuşlardır. Türklerin İslâmiyet'i kabul etmeleri hem İslâm âlemi hem de dünya tarihi açısından büyük sonuçlar doğurmuştur. Türkler, karışıklık içinde bulunan İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlendiler. Selçuklular, Abbasi halifelerini himaye ettiler.
Batıda Haçlı Seferleri'ne, doğuda Moğol akınlarına karşı Türkler tarafından set oluşturuldu . Böylece İslâm dünyası dağılmaktan kurtulmuştur . Bin yıla yakın bir süre Türkler, İslâmiyet'in bayraktarlığını yapmıştır. Gazneli Mahmud'un Hindistan'a kadar yaptığı seferler neticesinde İslâmiyet Hindistan'a kadar ulaşmıştır. Böylece yakın dönemlerde kurulan Pakistan ve Bangladeş'in temelleri atılmıştır. Osmanlı döneminde ise Türkler Balkanlara yerleştiler. Arnavutlar, Bosna-Hersekliler (Boşnaklar) bu dönemde Müslüman oldular.
Türklerin İslâmiyet'e hizmetleri sadece siyasî ve askerî alanla sınırlı kalmamıştır. Devlet idaresi ve askerî yapılanmada bütün İslâm dünyasını etkileyen Türkler, İslâm medeniyetinin gelişmesinde de inkâr edilemez hizmetlerde bulunmuşlardır. Bilim, sanat ve edebiyat alanında İslâm rönesansı, Türklerin katkıları ve sağladıkları huzur ve emniyet sayesinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla İslâm dininin ve medeniyetinin, dar Arap ve Fars çevresine sıkışıp kalmayarak, evrensel hâle gelmesi yine Türkler sayesinde mümkün olmuştur, demek yanlış olmaz.Meselâ, Selçuklu veziri Nizamülmülk tarafından Bağdat'ta kurulan Nizamiye Medreseleri , öyle büyük bir üne sahip oldu ki, bu medreseler İslâm medreselerinin ilk örneği olarak kabul edilmişti. Halbuki Samanoğulları ve Gazneliler devrinde de medreselerin bulunduğu bilinmektedir. Ancak Nizamiye Medreseleri dinî bilimler yanında müspet ilimlerin de okutulduğu ilk medreseler olmakla, modern üniversitelere öncülük etmiştir.
Abbasiler zamanında başlayan eski Yunan ve Helen medeniyetlerine ait eserler ve felsefe akımlarının çevirileri, Türk hâkimiyeti devresinde zirveye ulaşmış idi. Böylece İslâm medeniyetinde büyük gelişmeler olmuştur. Batıda unutulmuş olan Yunan ve Helen medeniyeti, Haçlı Seferleri sayesinde İslâm medeniyeti ile birlikte tekrar Avrupa'ya taşınmıştır. İslâm medeniyetinin öncüleri durumunda olan Türk bilginler (Farabi, Birunî ve İbni Sina) bütün dünya tarafından tanınmış ve eserleri yüzyıllarca bilime rehberlik etmiştir.
şimdi bütün bunları yapan bir millet için peygamberimiz yazılan cümleleri kurduğuna inanmıyorum, inanasım gelmiyor.
+
Godless Commie;

Sevgili Iyibirisi,

Osmanli Imparatorlugu gercegini yok sayamayiz..

Hatta kurulmasini, gelismesini ve ardindan cokmesini de yok sayamayiz.
her imparatorluk gibi Osmanlı İmparatorluğuda çökmeye mahkumdu (abd de yakın zamanda buna dahil olacak).Çünkü fiziksel olarak kontrol edemeyecekleri sınırlara ulaştılar, buna birde kötü yönetim eklenince tabiyatıyla çökmeleri kaçınılmazdı.

Ama çökmelerinin Müslümanlıkla bir ilgisi yoktur.

VeCToR
13 06 2004, 17:00
<< bir de sunu merak ettim. ozellikle queendin**ueen ve diger arkadaslar. madem inanclari tartisiyoruz, siz de inancinizi belirtin. esit sartlarda tartisma olsun. ben sizin neye inandiginizi bilmiyorum ki cevap vereyim. ondan sonra kalkip inanciniz soyle surasi boyle demeyin. bizim gozumuzu kapatip hadi kavga edelim demeye benziyor bu. ]]

katılıyorum. queendinequeen ne tarafta olduğunu belirtmeni rica ediyorum. Godless Commie zaten belli...

VeCToR
13 06 2004, 17:00
sen etiketini üzerinde taşıyorsun zaten.

~gsteen~
13 06 2004, 17:00
bakiyorum ne guzel anlasiyorsunuz.
WeCToR, guzel yazmissin, yada alinti yapmissin :)

<< millet gösteriniz ki, bu dini kabul etmeden önce sefil ve perisan iken kabul ettikten sonra ilerlemiş, gelişmiş olsun.
sevgili arkadaşım, o zaman osmanli imparatorlugu gercegini yok saymak gerekiyor degil mi? ]]
iyibirisi,
ama arkadasim biz Turkler islamiyeti kabul etmeden once sefil ve perisan bi halde degildik ki, onceden dis kapinin dis mandaliydik ta, islam dinini kabul ettikten sonra mi ilerledik sence ? Damarlarimizdaki asil kana, genlerimizdeki savascilik yetenegimize ne oldu ?
Bu mantikla yukaridaki soruya cevap Osmanli Devletimiz olamaz, mumkun degil hey !

<< Cin Seddinin bize karsi yapilmadigini, daha dogrusu Orta Asya Turklerine karsi yapilmadigini ilk defa duyuyorum. Cine karsi baska bir tehlike yoktu diye biliyorum, nerde okudun bunu? ben de merak ettigim icin soruyorum. ]]
badem agaci,
bu konuyu arastirdim, anladigim kadariyla eger bu Mogollar denen cirkin seyler Turk ise ben yaniliyorum, yok degilse hakliyim.
Sana cevap vericem diye mogol-cin seddi manyagi oldum ya, ruyamda seddin yikilan bolumlerini tamir etmeye basladim artik :)

Simdi bu set, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanan dünyanın en uzun savunma duvaridir. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.
İlk set, M.Ö.7. yüzyılda Chu Krallığı tarafından, günümüzdeki Henan eyaletinde yapılmış olup fazla uzun değildir. M.Ö.3. yüzyılda Hun, Tunguz ve Moğolların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını korumak için İmparator Qin Shin Huang (Çe-Huang-Ti), burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. M.Ö.221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirek uzattı. M.Ö.3. yüzyıldan M.S.17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.
Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 10.000 kilometreyi bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 3.000 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M.Ö.221 ile M.S.608 yılları arasında yapılmıştır.
Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Genellikle duvarın yüksekliği 7-10 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Duvar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya imkan verecek şekilde bir kaç sıra halinde yapılmıştır.
Çin Seddi, en uzun sürede yapılan ve en çok insan çalıştırılan yapıdır. M.S.555'te Beijing ile Datong arasındaki 500 km.lik duvarın yapımında 1.800.000 kişi çalıştırılmıştır. Badaling dağının üzerinden geçen seddin sadece 200 metrelik kısmını yapmak için bile binlerce kişi çalıştırılmış ve bu kişilerin isimleri bir taşa yazılmıştır.
* Bir dönem inşaatında eş zamanlı olarak 7.300.000 kişinin çalıştığı belgelerle kanıtlanmış ve üzerinden yanyana altı atlı savaşçının geçebileceği genişlikte inşa edilen uçsuz bucaksız surlar sanılanın aksine uzaydan görünmez, nedeni de dağlık bir arazide, bitki örtüsü arasında olmasıdır, uzaydan farkedilmez bile.
Sed farsça'dan gelme bir kelime olup engel demektir, seddin Cince'deki anlami onbin koyun uzun kalesidir.

** Bizlere tarih kitaplarinda ve derslerinde Cinlilerin Turklerden tirsipta bu yapiyi insa ettikleri anlatilir , ancak bir Cinliye, uzakdoguluya veyahutta tarihe ilgisi olan birine olayi sordugunuzda bu duvarin barbar saldirilarina karsi yapildigi cevabi alinir ...
Bu, ayni soydan (ural altay ailesinden) gelen Mogol ve Turk boylarini ikisi de birbirinin ayni! diye tarih hocalarimizin bize hatali bir bicimde sunmalari yuzunden ortaya cikmis bir yanilgidir.
Bu, Romalilar ile Yunanlilar'i esit tutmak, Almanlarlan Norsklari esit tutmak, hatta Zulular ile Etiyopyalilar'i, Aztekler ve kuzey Amerika yerlilerini, Inkalar, Mayalar ve digerlerini birbirleriylen esit tutmak kadar hatalidir.
Zira onlarin aralarindaki fark, Turkiye ile Azerbaycan, arasindaki fark kadar degildir. Portekiz ile Ispanya arasindaki mesafe kadardir yaklasik olarak.
* Herkesin Hunlar'a, diger adlariyla Turkler'e karsi yapildigini sandigi, halbuki Mogollar'a karsi yapilmis olan duvar diyenler de vardir. Merak edilesi bir nokta da o rahat durmayan Turk'lerin duvarin yapimi sirasinda, duvarin yapimina nasil izin verdigidir ( ILGINC)
Sanilanin aksine aslinda Cine saldiranlarin saldiramamasi icin degil, saldirip yagmaladiktan sonra saldiranlarin elindeki mallarla imparatorluk ordusundan kacmalari zorlassin diye yapilmistir. (Baska bir gorus)
Mogollar gemilerle Japon denizi'ni gecip Japonya'yi istilaya kalkmis fakat basarili olamamislardi, hatta her zaman iclerinde ukte kalan Kore'yi yagmalama girisimleri de, Kore'yi cevreleyen yuksek daglarin dogal birer set olmalari nedeniyle hep basarisiz kalmisti.
* Belki dippatlicani olan bu Cinlilerin boy kompleksleri yuzunden de yapilmis olabilir, ne bileyim, badem agaci, al oku, sen de ruyanda set tamir edesin isssssallah :)

bAdEm-AgAcI
13 06 2004, 17:00
herkese sevgiler. eger kurani parca parca alirsaniz. istemediginiz kadar kotu sey cikarabilirsiniz. ama fotomontaj yapmaktan farksiz bu seylerden vazgecmelisiniz. sadece bir ornek verecegim. onu da googledan arattigimda buldum.

siddetle ilgili ayetler verilmis. ama bu ayetlerin basi ve sonu nedir? anlatilmamis. tefsiri nedir? dokunulmamis.

tek ornegim bakara suresi 191. ayete dairdir.

190- Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez.

bakin o ayetin hemen onceki ayetinde de size savas acanlarla carpisin diyor. ve ekliyor haksiz saldirida bulunmayin. ve uyariyor. Allah haksiz saldirida bulunanlari sevmez.

burasi kisir bir dongu icerisinde ilerliyor. ve burada yapilan tartismadan cok, karsilikli atismalar seklinde giden bir laf kavgasi. islamin veya diger dinlerin siddetten yana oldugunu dusunenler, bosa oldugunu dusunenler, kiyametin biz Turkler katletilmeden kopmayacagini dusunenler, ve diger inanmayan arkadaslar. herkes kendi inancini ozgurce yasiyorsa bunda bir sorun yok diye dusunuyorum. baskalarinin inancini sorgulamaya gerek yok. ha tartisalim diyeceksiniz. tartisiriz ama bir yere varamayiz. ben ve benim gibi yazan birkac kisi hosgoruden bahsettikce, mesajinin basinda ve sonunda sevgi mesajlari yolladikca, siz bizim inancimizi bir safsata ve katliam olarak goreceksiniz. ayrica eger copy paste'ler ile gideceksek bizim tartismamizin bir anlami yok. bilgisi olanlar ki yeterince oldugunu biliyorum, okuduklarinin ve arastirdiklarinin isigi altinda kisisel dusuncelerini yazsinlar. yoksa daha tam okumadigi kaynaklari buraya copy paste etmek, tembelliktir, bilgi acizligidir. benekli mantarin yaptigi yoruma ben de zyx de gerekli cevabi verdik ve kinadik. ama hickimse bizim bu mesajlarimizi okuyup da harbiden bu adamlar yanlis onlarla ayni paralelde yazan insandan da olsa yanlis oldugunu kabul ediyorlar demedi ve sanki biz kendimizi tenzih etmemisiz gibi geneli kapsayan yorumlar yazdi.

evet islamiyette siddet vardir, evet islamiyet kotu bir dindir, evet islamiyet canilerin ve oculerin dinidir, evet islamiyet tehdit eder, evet kiyamet Biz Turkler oldukten sonra kopacaktir, ben herseye koru korune inanan cahilin biriyim, ben akli mantigi olmayan moderniteden uzak biriyim, ve ben herseye ragmen islamiyete inanan biriyim, siz bu yanlislara inansaniz da! buna itirazi olan biri var mi?

herkese sevgiler

bAdEm-AgAcI
13 06 2004, 17:00
bir de sunu merak ettim. ozellikle queendin**ueen ve diger arkadaslar. madem inanclari tartisiyoruz, siz de inancinizi belirtin. esit sartlarda tartisma olsun. ben sizin neye inandiginizi bilmiyorum ki cevap vereyim. ondan sonra kalkip inanciniz soyle surasi boyle demeyin. bizim gozumuzu kapatip hadi kavga edelim demeye benziyor bu.

bAdEm-AgAcI
13 06 2004, 17:00
sevgili gsteen

aradan bir hafta gecmis, ben birak cin seddini, cinlileri bile unutmak uzereyken, sen yememis icmemis ve arastirip soruma cevap bulmussun. e sagolasin emegin icin. ben sadece nerden okudun diye sormustum, zahmet etmeseydin keske. ;)

-dreamer-
13 06 2004, 17:00
Bize bir Müslüman millet gösteriniz ki, bu dini kabul etmeden önce sefil ve perisan iken kabul ettikten sonra ilerlemiş, gelişmiş, mesut ve müreffeh olmuştur. Bir tek örnek verin, kâfi.

Osmanlı döneminde müslümanlık propagandası için giden Japonya'ya giden elli kişilik bir kurula Japonlar'ın sorduğu soru.
(Dünya Gazetesi, 2.5.1963)

Yıl 2004. Islamiyetin Muhammed tarafından uyduruluşundan bu güne kadar 1405 yıl geçti. Bugün, hâlâ böyle bir Islam memleketi yok !!

sevgili arkadaşım, o zaman osmanli imparatorlugu gercegini yok saymak gerekiyor degil mi?

-dreamer-
13 06 2004, 17:00
Godless Commie;
Sevgili Iyibirisi,
Osmanli Imparatorlugu gercegini yok sayamayiz..
Hatta kurulmasini, gelismesini ve ardindan cokmesini de yok sayamayiz.


bende oyle dedim zaten :)

Godless Commie
14 06 2004, 17:00
Ne sazan millet be.. Birine laf edersin, oteki atlar aninda..

Evet, godlessim. Sizin gibilerde bi sikinti yarattiysam da memnun oldum efendim..
Kendi adiniza dusunebileceginiz gunlerin ruyalerini gorebilmeniz dilegi ile...

Godless Commie
14 06 2004, 17:00
Diyelim ki yakinina geldiiiim, hatta gelmekle kalmadim, tuttum kapini da caldim diyelim..
Sonra?

Godless Commie
14 06 2004, 17:00
<< bu olay özelden devam eder artık. ]]



WeCToR
Postalandığı Tarih: 15 Haziran 2004 12:33 AM
hiç düşünmeden kafayı koyabilecek çeviklikteyim...
başta saygı falan dedim, ama şimdi kafa atmak için can attığım bi pozisyondasın...


Cevapla Sil Yukarı Asağı Sonraki Önceki


Buyurmus dinibutun mumin..

Simdiiii..

Bu dusuncelerimden dolayi bana yonlendirilmis ilk tehdit degil, bu biiiir.
Bunca zaman bunca tehditten sonra hala hayatta, neseli ve ille de saglikliyim (bilmem anlatabildim mi?) bu ikiiiiii.
Sen sadece benim bu dosyanin yedinci sayfasinda aba altindan sopa gostermek konusunda yazdiklarimi dogrulamakla kalmadin, bir de nasil direk tehdit ve siddet kullanilacagini paslar gibi teshir ettin, bu konuda sana ne kadar tesekkur etsem azdir.. Oldu mu uuuuuc?
Kim tutar seni be? Bulmusun bi kafir, gazan mubarek olsun anam.

X_X
14 06 2004, 17:00
Sevgili badem verdigin ornekler dunyevidir yani hukukun kapsami alanindadir. Bugun dunya uzerinde hukukunu ,suc ve suclu tanimini dinlere , kutsal kitaplara dayandiran cok az ulke vardir. Turkiye ne mutlu ki bu ulkelerden birisi degil! Benim kendi yasantimi etkiliyecek kararlari verirken kendi deger yargilarima gore cesitli kararlar vermemle dini ve dinleri elestirmem ayni duzlemde tartisilacak hadiseler degildir zira din evrensel oldugunu , seni beni ve butun bir evreni yaratmis olan yaratici tarafindan kaleme alindigini iddia eder. Butun bir evreni yaratacak kapasitede olan ve hatta insanin bu degersiz kucuk gorgusuyle tasavvur bile edemiyecegi buyuklukte oldugu soylenen tanrinin daha once ornekleri verilen ayetlerde ki gibi siddet iceren ve siddeti kutsayan ifadeler kullanmasini tanima bakarak elestiririm. Onlar inananlara gelmis, tabii ki bir yaptirim olmali diye susmami bekleme cunku yarin o ayetleri beni de yargilamakta kullanacaklari dunyevi hukuk duzeni olarak getirmek isteyenleri bu ulke gordu ve gormeye devam ediyor. Dedigim gibi kisi olarak istedigin kadar abes seylere inan beni ilgilendirmez ama bir sistem olarak butunu elestirme hakkimi benden alamazsin. Kaldi ki orada ornegi verilen ve benim hatirladigim ayetlerde inancsizlarla arkadaslik edilmemesi , bulunduklari yerde oldurulmeleri filan da soylenir. Inanan birnin bu emire uyup , bu tip davranista bulunmasini siz onlarin kisiligine bagliyorsunuzda bu ayetler ne oluyor peki? Ha butunune bakin diyorsaniz eger , bende iyi ornek verdiginizde bu iyi ornekleri kabul etmem , butune bakin geldigi zamana bakin derim. Geldigi zamana bakin demekte aslinda cok sacma bir savunma bicimi zira Kuranin kendisi evrensel oldugunu , tum zamanlari kapsadigini ve ondan daha sonra baska kutsal kitap gelmeyecegini belirtir.

Sevgili badem ve cemaati muslim,

Kuranda ki o sozu gecen ayetlerin benzerlerini bugun TC'de bastirdiginiz bir kitaba cumle olarak aktarin yargilanirsiniz zira sizden olmayanlarin katlini vacip gormektesiniz o sozleri soylemekle. Bu ayetlerin gercektende savunulacak bir tarafi yok zaten icinden bir kac ayet haric cevapta veren cikmamis.

[/i] ]]<< 1-) islamiyet ile ilgili bir tartismada, Hz Muhammed ile ilgili bir tartismada Ataturku ortaya atarak ne kadar aslan bir Ataturkcu oldugunu belli etmissin. ama kacirmissin sanirim, Ataturk de muslumandi, ve dikkat edersen devleti laiklestirdi halki degil ve Ataturk dine karsi degildi geri kalmisliga karsiydi. ]]

Ataturk'un musluman olup olmadigini bilmiyoruz badem.

X_X
14 06 2004, 17:00
Arkadaslar ve badem-agaci ,

Ben musluman hanefi bir aileden geliyorum, yani muslumanlardan nefret etmem diye bir sey soz konusu degil. 16 yasina kadar bir musluman Turk evladi nasil davrandiysa , nasil yetistirildiyse oyle yetistirildim. O zamanlar orucumu tutar, bayram namazlarini kilar, icki icmez, param olmadigi icin faize de koymazdim. Goz zinasi yapardim bu donemde, bazi muzir nesriyati israrla takip ettigim, televizyonda gece jimnastigini izlemek icin uykusuz kaldigim olmustur. Lafin kisasi averaj bir muslumandim , daha henuz inandigim kitabi bile okumamistim (tanidigim muslumanlarin bir cogu Kurani okumamistir).

Ben 16 yasindayken, Lise din kulturu ve ahlak bilgisi hocamizin Kurandan ayet getirip okursaniz size her ayet icin bir arti verecegim temali odul sistemi yuzunden ilk defa Kuran-i kerim'in Turkce mealini okumaya basladim. O yil Kuran-i Kerim'i iki kere okudum ve sasirdim. O gune kadar gozumde tabu olan , hep barisla , kardeslikle , cicekle bocekle esdeger gordugum bu evreni yaratmis tanrinin kelami beni son derece rahatsiz etti. Kendinden 3. tekil sahis olarak bahseden, kadinlari kesinlikle ikinci sinif goren , erkeklerin onlarin patronu oldugunu hitap sekliyle ortaya koyan , kadinlar bir kabahat islediklerinde onlari once uyarmamizi , sonra , yataklarimizi ayirmamizi ve sonra da allah adina dovmemizi oneren bir tanrinin bu evreni yaratmayi birak sapkadan tavsan bile cikaramiyacagina kanaat getirdim. Tabii benim dinsizlesmemde sadece bu ornek etkili olmadi. Daha bir cok yerde aslinda tanimini yaptigim tanrinin boyle birseyi kaleme almasinin mantiksizligini gordum. Boburlenmesi, ceza vermesi, odullendirmesi , taraf tutmasi , ofkelenmesi yani insana , hatta orta yasli kel ve gobekli kompleks yigini bir erkege benzemesi beni sasirtti. Bu sekilde dinsiz oldum. Daha sonra felsefi olarak bir yaraticinin var olup olamayacagi sorusuna kafa yordum . Farkettim ki benden yuzyillar once zaten bu sorulara kafa yorulmus, geregi dusunulmus...

Evreni yaratmis olan bir tanrinin cok ustun bir varlik olmasi gerekir. Boyle bir varligin once a sonra b sonra c peygamberlerini ve kitaplarini gondermesine akil sir erdiremem. En sonunda tamam bu son kitap ve peygamber demesini anlayamam. Tanri hic bir sekilde ofkelenmez, sevinmez , odul veya ceza vermez cunku bu ozellikler insana aittir . Mesela badem ofkelenir ve yakarim ciranizi diye nara atabilir veya sevinir ulen size serbetten nehirler akitirim diyebilir zira insandir ve alkollu olmasi da muhtemeldir ama ya bu evreni yaratan tanrinin bu sekilde davranmasi ne derece aciklanabilir?

Felsefi olarak dinlerin tanimladigi tanriya inanmiyorum , eger bir yaratici varsa onu da bu yarattigi duzen icin sonuna kadar elestiriyorum ve karsiliginda ya sen mi beni elestiren: al sana cehennem , altlarindan irmaklar akan seyde yok sana , hur muri de yok diyorsa zaten kendisini cok ayipliyorum zira bu tarz davranis bicimini tanriya yakistiramiyorum .

Su futbol ornegine filan gelince: benim dinsiz olmamda dinin bana yapilmasini emrettigi ve karsiliginda beni cennete koyacagini soyledigi seylerin agirliginin payi hic yok . Bu tip odul karsiligi inanclari zaten kucuk goruyorum , benim gozumde kutsalligi filan yoktur onlarin . Asil inanc: odul istegi ve ceza korkusu olmadan yerine getirilen inanctir. Eger inansaydim o emredilen seyler benim icin sorun temsil etmezdi ama bir de hem inanip hem de bu zorunlu olan seyleri savsaklayan kimseler bana ilginc geliyor. Yani soyle dusunun: siz sansli insanlarsiniz, bu evreni , seni , beni , tavsanlari , mandrakeyi ve fenerbahseyi yaratan tanri bir kitap kaleme almis ve size peygamber araciligiyla teblig etmis . Bu kitapta uyulmasini sart koydugu bir takim kurallar ve yapmamaniz gereken seyler var . Eger ben bunlara inanan biri olsaydim sabah aksam o kitabi okur ve yapilacaklari , yapilmayacaklari yapiskan notlar olarak her yere asardim. Bakin bu kitabi yazan bu evreni yaratan tanri , yani babaniz , amca oglunuz veya din kulturu hocaniz degil . Onlarin koydugu kurallara uymamak sizin gunluk yasantinizda cok seyi degistirmez ama tanrinin kitabini sanki istemem yan cebime koy anlayisiyla tasimak sizi cehenneme kadar goturebilir. Bu stres bu yuk insani surekli kurani okumaya itmez mi?

Kimlik meselesine gelince : zaten bu cagda kimlik belgesinde dini hanesi olmasi kadar ayrimci , gerici bir anlayis olamaz. Bu hanenin tumden kaldirilmasi taraftariyim . Bir laf vardir bilirsiniz , paranin ve imanin kimde oldugu belli olmaz diye...

X_X
14 06 2004, 17:00
Haydaa,

Sana niye inanmadigimi , hatta kucuk tarihcemi anlattim bademim , daha ne yapayim . Ben kaldirim taslarinin olusturdugu cizgiye basmamaya inaniyorum. Boyle iyi mi? Benim nufus cuzdanimda islam yazmiyor ama parasi faizde olan , yetim hakki yiyen , zinasiz gecesi olmayan bazi boyuklerimizin raki bardagina dusmus kimlik kartlarinda da islam yaziyor , naber?

Valla ben anlattim dilim dondugunce ama her halde sen anlamadin. Din propagandasi yapabilirsin bu dosya da veya baska bir dosya da. Icimden gelirse sana karsit dusuncede birseyler yazip , elestirebilirim... Dedigim gibi ben senin dusuncelerini ve inanclarini elestirebilirim tipki senin benim dusunce veya inanclarimi elestirebilecegin gibi.

Inanmadigim birseyi niye elestirmeyeyim ki? Ben Kuran yoktur demiyorum , allah inanci yokturda demiyorum... Bunlar var milyarlarca insan bunlara inaniyor ... Bunlar yok mu simdi? Benim dinlerin tanimladigi tanriya inanmiyor olmam niye bu tartismaya katilmamami gerektirir anlayabilmis degilim. Boslukta felan kaldigimda yok bu arada, gayet iyiyim, huzurluyum. bence boslukta kalanlar kurani okumadan musluman oldugunu soyleyen ortalama Turkiye muslumanlaridir.

X_X
14 06 2004, 17:00
Demek bana inanmadin? Yaralandim dostlar , o zaman hemen photoshopta nufus cuzdani yaratip sana yolluyayim , belki inanirsin.Islamin sartlarini biliyorum bademim, bu saydigim gunahlarin seni dinden cikarmiyacagini da biliyorum . Ben samimiyetsizlige isaret etmek icin yazdim onlari... Benim demem o ki: evreni yaratan tanrinin kitabini sular seller gibi hatmetmeli kisi cunku bu ders kitabi degil ab-i hayat kaynagi.

Kuran yani senin inandigin kitap ve inancinin kaynagi onune geleni yargiliyor ve elestiriyor da ben niye senin inancinin kaynagini elestirmiyeyim? Puta tapanlari elestiriyorsun , baska dinden olanlari da , hatta buraya ornegini getirdik yeri geldikce bunlara siddette uygulanmali diyor senin inancinin kaynagi . o zaman onu elestirme bunu elestirme denilemez. Benim yaptigim hic bir insan yapisi hukukta suc degildir. hakaret yok , sadece kaynagindan elestiriyorum ... Senin ve milyarlarcasinin inancini.

Bagabu
14 06 2004, 17:00
Guzel Turkiyemize yaptigimiz geziden dun aksam donduk.
Gittigim kadar geldigimede sevindim....


Suralarda bir raki masasi kuracaz deseler, ilk davet ediceklerim (kavorka ve cekmeyt disinda) Godless Commie ve Pira olur herhalde...
Bende dini inanclari zayif olanlar sinifindanim. Benekli arkadasimizin bir kizginlik anindada olsa yazdigi yaziyi kabul etmek mumkun degil... Sasirmadim desem yalan olur!! Kiniyorum...

Godless'in verdigi cevaplarada cok uzuldum dogrusu...
Allahsizlik yanliz muslumanlarin dine soverek olmuyor malesef... Ayni cesareti yahudi ve hiristiyanlar icinde gostermelisiniz.....
Ustelik Yahudiler ve Hiristiyanlar muslumanlardan daha barbardir....Onlarida belleyin ki! isminizin hakkini verin derim....

VeCToR
14 06 2004, 17:00
Esas seni sevsinler. Godless miş.....

VeCToR
14 06 2004, 17:00
<< Kendi adiniza dusunebileceginiz gunlerin ruyalerini gorebilmeniz dilegi ile... ]]

yazdıklarımın hepsi kendi fikrim, birgün yakınımda olman temennisiyle...

VeCToR
14 06 2004, 17:00
bu olay özelden devam eder artık.

VeCToR
14 06 2004, 17:00
<< nasil direk tehdit ve siddet kullanilacagini paslar gibi teshir ettin, bu konuda sana ne kadar tesekkur etsem azdir.. ]]

yazdılarımın sonuna kadar arkasındayım.

senin fikirlerine değil onları söyleyiş biçimine ve saçma sapan konuşmalarına uyuzum. ör: elhamdilullah Atheistim.

bunu diyen adama kafayı da çekinmeden atarım...

benekli-mantar
14 06 2004, 17:00
selam

ben kimseyi tehdit falan etmedim kardesim laflarimdan baska mana cikararak beni afaroz etttiniz.ben t,dursunun ne oldurulmesini nede oldurulme seklini tasvip ediyorum ama olmesine uzulmedim sadace imanszi gitti o kotu oldu iste sonucta telef oldu yani benim dile getirdigim gercekte budur.

nargilesiz cocuk bu formdan niye gitti bu kadar dinsizlerin oldugu bir formda artik yazmak istemiyorum diye.simdi bu formda ateizm degilde islamiyet propagandasi iceren bir yazi yazin .yazdirmazlar sayin bazi demirbaslar basta olmak uzere hemen o dosyaya mudahale ederler. denemesi bedava.

forumda bayram mesajlarindan bile gocunanlar oluyor simdide hz muhammedin pecesiz resmi diye dosya aciyorlar peceyi kadinlar takar bir kere guya dalga geciyor.

eger bir gram olsa bile biraz Turk kulturunden almissaniz peygamberi anarken saygi ile hitap edersiniz.

eger sozlerim tehdit gibi filan alasilmissa ozur diliyorum.gomunist dokuntusu lafim ise artik gomunist kalmadigi sadece boyle hala sapik dusunceleri savunmakta israr eden dokuntulere.
polis agzini topla oyle internette erkelenmek kolay senmi beni ****** edeceksin?benimle sorunun varsa gel long island city Queense halledlim.ne oyle alilemi karistiriyorsun isin icine terbiyesiz.sen kim oluyorsunki benim ceddime laf ediyorsun sen Turk degilsin galiba . bak carpilirsin sonra.
badem agaci

benden sanki vebali gibi bash etmissin yazilarini okurum ara sira sabirli sabirlli yazmana hayranim.merak etmek inasnlar senle beni ayni kefeye koymaz fikirlerimizin farkli oldugu acik zaten.

ahmedyan


<< Forumda mesajlarinla karsilasiyorum ve Asik Veysel'e olan ilgini de farkettim. Asik Veysel ne ulkucudur ne de seriatci. Farkli goruslere sahip olmaniza ragmen Asik Veysel hayrani olman cok guzel. (Ancak Asik Veysel'i oldugundan farkli gostermemek gerekir. Asik Veysel Pir Sultan Abdal barisin kardesligin sembolleridir. Bu sembollerin ici bosaltilmasin. Bu soz soylediklerine karsi yazilmis degildir. Icimdem geldi sadece)
]]

asik veyselin nasil icini bosaltip oldugundan farkli gosteriyorum siirler uydurup onun adinami yaziyorum

asik veysel asla pir sultanla ayni tutlamaz asagida Yavuz Bülent Bakiler'in ASIK VEYSEL adlikitabindan bir pasaj.

(Sayfa: 22, Satır: 13)
As¸ık Veysel, Aleviydi. Alevi, yani Müsliman! Gönül gözü açık,yüregi aydınlık, Vatan ve millet sevgisiyle bezenmis¸ bir saz ve söz ustası.

Okuması yazması yoktu. Önce yıllarca usta malı aldı sattı. Sonra kendisine destur verilince,bütün o bölge s¸airlerinden tamamen ayrı bir s¸ahsiyetle kars¸ımıza çıktı. S¸iirin hasını yazdı. Türkçenin sütünü sag?dı ve o kendine has sesi ve sazıyla, yüreklerimizi nakıs¸lamaya bas¸ladı. Ama ne kadar s¸as¸ırtıcı ve ne kadar güzel...
Çünkü Alevi bölgesinde dogmasına, büyümesine, yas¸amasına ve orada, Aleviligi, bitmez tükenmez bir kan davasının ates¸iyle tutus¸turan as¸ıkların türküleriyle, agıtlarıyla daglanmasına ragmen, bir tek s¸iiriyle, hayır hayır bir tek mısrasıyla, bu bos¸, bu korkunç, bu faydasız kavgaya katılmadı. Bu bakımdan onun s¸iirlerinde dis¸ gıcırtısı yoktur! Kerbela yoktur. Bela yoktur. S¸iirlerinde isyan bayragı açan, kılıç çeken, bas¸ kesen, kan döken, sövüp sayan ne kadar bölge s¸airi varsa, hepsini elinin tersi ile bir tarafa itmis¸tir.
As¸ık Veysel, bundan 1400 yıl kadar önce, Arap topraklarında, tamamen siyasi sebepler yüzünden çıkan kanlı bir iktidar kavgasının suçlularını, Türkiye’de kendi soydas¸ları arasında aramanın korkunç sonuçlarını bilen, duyan, duyuran bir s¸uur ve idrak abidesidir. Kanaatime göre onun Türkçeye hakimiyeti, güzel s¸iir söylemesi yanında, asıl büyüklügü bu özelliginden dogmaktadır.
Sivas toprag?ının iki büyük Alevi s¸airinden birisi As¸ık Veysel’dir. Ötekisi Pir Sultan Abdal!
I?kisi arasındaki fark, geceyle gündüz gibidir.
As¸ık Veysel, Topragımıza inen bir sevgi yagmurudur; Pir Sultan Abdal, ruhumuza düs¸en bir yıldırım!
Veysel, her s¸iirinde ayrı bir güzellik, ayrı bir tazelikle kars¸ımıza çıkar. Pir Sultan, bir noktaya takılıp kalan paslı Gramafon ignesi gibi hep aynı konuları, aynı kelimeleri, aynı tabirleri tekrarlayıp durarak bize ‘‘Illallah’’ dedirtir.
‘‘Ali, Hasan, Hüseyin, Oniki Imam, Kerbela, Yezid, Kafir, Ibni Mülcem, S¸ah, vah, eyvah, aman ha, kes ha, kır ha, öldür ha’’ gibi çıg?lıklarla s¸iirlerini mezbaha meydanına çevirir.
Veysel, kucaklayan, kaynas¸tıran, seven, sevdiren bir s¸airimizdir. Pir Sultan, tekmeleyen,parçalayan, bölen, nefret eden, nefret ettiren bir s¸air.

Veysel, Aleviligi gerçek yüzüyle ve incelig?iyle bilen bir gönül adamıdır. Pir Sultan ise, binbir tezat içinde çırpınan bir kavgacı...
iste bu yuzden solcu sarkicilar Turkuculer pir sultan abdalidilinden dusurmez. asigidaki sozleri asik veysel degilde biz soylesk bize fasist dersiniz.
Turklerdir bizim atamiz

Halis Turkuz kani temiz

Sarki gazeldir hatamiz

Turkuz turku cagiririz
yine baska siirinde asik veysel
Kuran'a bak incil'e bak

Dort kitabin dordu de Hak

Hakir gorup irk ayirmak

Hakikatte yuz karasi
diyerek birlik beraberli cagrisi yapmistir.simdi aleviligi ayri bir dinmis alevileri ayri bir millet gostermek istiyenler asik veysel bir cok siirini gormezden gelirler.pir sultan apdal senliklerine ateisleri cagirirlar alevilkle ateistligin alakasi nedir?neyse islamiyeti kurtaymayi birakin islamiyetle kurtulun, diyenler dogru soyluyor biz kendimize bakalim.sizede hayatta basarilar arkadaslar.

bAdEm-AgAcI
14 06 2004, 17:00
godless commie

tarzinla burada tahrik edici bir hava yarattiginin farkindasindir umarim. aba altinadn sopa gosteren sahsa herkes gerekli tepkiyi verdi. ama sen o sahsa tepki vermek yerine genele laf attin. bakiyorum da ozel muhabbetleri genele post etmek de moda olmus. unutma taciz veya tehdit kullandigin cumlende fiziksel anlatimla olmaz sadece. insanlari rahatsiz etmekten zevk aldigini soylemen ise senin zaten amacini belli ediyor. umarim birgun anlarsin, insanlarin inanci sana mantikli gelmek zorunda degildir. inandigim hersey sana yanlis gelmesine ragmen inaniyorum ve arkasindayim! bir itirazin var mi? veya rahatsiz edici bir noktasi?

bAdEm-AgAcI
14 06 2004, 17:00
selamlar sevgiler

Bagabu tarzin ve yazdiklarin cok hos. benim kac mesajdir anlatmaya calistigimi orneklemek icin cok uygun bir yazi.

Pira, queendin**ueen ve diger arkadaslar. bir kere daha soruyorum. siz de inandiginiz seyi aciklayin karsilikli carpistiralim fikirlerimizi. bizim inancimiza soylemediginizi birakmadiniz, kendi inancinizi soyleyin de biraz da biz nasiplenelim. Godless seni sormaya gerek yok. benimki belli demene gerek yok yani :) . oyle bir durum oldu ki, ben ve paralelimde yazanlarin eli kolu bagli, millet yazip elestirip duruyor ve ancak savunabiliyoruz kendimizi. nasil karsilik verebilirsin rakibini gormeden bilmeden.

Piracigim, evrensel olan herseyi elestirmek zorunda hissetme kendini, zaten inanmiyor ve kabul etmiyorsan tartisman sadece karsindakini taciz eder. eger tartismaysa iki taraf da kendini belli eder. ve soru cevap verir. ama bizim tartismamizda sadece islamiyete elestiri var ve elestirenler zahmet edip de ben suna inaniyorum da demiyor. hadi bakalim biraz samimi olun da kendi inandiginizi ortaya soyleyin. heee bunu soyleyecek samimiyette olmayanlar kalkip burada elestiri yapmasinlar. Ataturk musluman degildir tamam veya muslumandir. benim o mesajimda vurgu Ataturkun dini degildi, herseyin icine Ataturkun atilmasiydi. ayrica alinti yapacaksan orada Ataturkle ilgili yaptigim seyler de var, onlari alsaydin. elestirmeye gelince laf atmaya gelince herkes var bakiyorum. soru sorunca da ya cevap verilmez geri cekilinir ya da baska seyler ortaya atilir.

eger inanip inanmamak arasinda olan birinin elestirileri olsa, eyvallah diyecem ama inanmadigini soyleyen birinin inanc sistemini elestirmesi abeste istigalden baska birsey degildir. cunku zaten inanmiyordur. dolayisiyla tartismasi bilmek ogrenmekle alakali degil, aha senin inancin budur demektir. unuutmayin duz mantikla ve akilla dunya uzerinde elestiremeyeceginiz hicbirsey yoktur. felsefenin din uzerinde biraktigi soru isaretlerinin de sebebi budur. cunku dini sadece akil ile kavrayamazsiniz.

sevgili pira sana daha once iki kere sordugum ama cevap alamadigim soruyu ucunce kez soruyorum. artik cevap versen iyi olacak. yok sadece ben elestiririm diyorsan birsey diyemem. dinler zorbadir dedin, ve insanin hayatini kisitlar dedin. ben de sana futbol takiminda antrenorune, ben sizin kurallari takmiyorum, ben zorbaliga gelemem diyebiliyor musun? futbol takiminda oynamanin sartidir, alkolden uyusturucudan uzak durmak, antrenmanlara duzgun katilmak vs.. sen hocana diyor musun, hoca antrenman zorlamadir ben dinleri de bu yuzden biraktim, zorlamaya gelemem ben diye? ayrica bir soru da burada inanc sistemlerine sert elestirilerde ve hakaretlerde bulunanlara, TC vatandasi olanlarin kimliginde din kisminda hala islam mi yaziyor? eger gercekten samimiyse inanmayan bir insan o haneyi ya bos biraktirmistir, ya da degistirmistir.

NOT: dedigim gibi sizin de inanciniz nedir bilmek, tartismanin tek tarafli dovus olmamasi bakimindan iyi olacaktir.

bAdEm-AgAcI
14 06 2004, 17:00
pira dedigim gibi soruma hala cevap vermedin. yine farkli bir yere goturdun soruyu ama neyse. 3. kere de cevap vermiyorsan ben daha konusmuyorum. neye inandigini ise hala soylemedin veya ben anlamadim. sadece anarsist bir anlayisla elestiriyor ve inkar ediyorsun. belki de sen de bilmiyorsundur neye inandigini veya inanmadigini. kimlikte din ibaresinin olmasi kotudur veya ayiptir bu cagda ama bu ayri mesele. ben inanmadigim birseyi icimde tasimadagim gibi kimligimin uzerinde de tasimazdim, cagdisi bir uygulamayla kimlikte yer alsa bile, ve bu kadar hararetle karsisindaysam o dinin. ben samimiyetten yanayim sadece.

dini propaganda olayina ben de katiliyorum, islama karsi elestiri ve hakarette bulunanlarin ki dini propaganda olmuyor mu? neye inandiklari bilinmese de, kendi inandiklari veya inanmadiklari veya kendilerinin de anlayamadigi seylerin propagandasi sayilmaz mi? ne olursak olalim, kim olursak olalim, objektif olalim ve at gozluklerini cikaralim.

din evrenseldir tabii ki. bu yuzden elestiririm demissin pira, ve sana ters gelen seyleri siralamissin. sen inanmadigin birseyin aleyhinde konusuyorsun. yani sevmedigin bir futbol takimini elestirir gibi. cunku inanmiyorsan. inanmadigin birseyi neden tartisirsin ki? sana gore zaten yanlistir, sana gore zaten ortada dogru birsey yoktur. sana sacma gelse de, yanlis gelse de, sana gore zorbalik ve katliam dini olsa da, senin bu sekilde dusunmeye hakkin da varsa, ayni seyler karsi taraf icin de gecerlidir. dogru gormeleri, dogru kabul etmeleri ve senin bosluklarda kalmis biri oldugunu dusunmeleri de gayet normaldir.


sevgiler...

bAdEm-AgAcI
14 06 2004, 17:00
pira senin nufus cuzdaninda islam yazmiyor? pek inandirici gelmedi ama neyse. bu arada belki bilmediginden yanlis yazmissin ama bilmemek degil ogrenmemek ayiptir. islam dini esnek bir dindir. insanin hata yapmaya meyili neticesinde hatalara karsi cezalar getirilmistir hatta pismanliktan dolayi (tabii samimiyse kisi) bir af da soz konusudur. ayrica hata yapmak gunah islemek dinden cikarmaz. bunlar sadece cezasi olan hatalardir. imanin sartlari dedigimiz olaya karsi isen eger islamla imanla alakan yoktur. inandigin halde hata yapiyorsan, bu ise gunahtir ve cezasi vardir af olunmaman durumunda. yani neymis? icki icen de zina yapan da muslumanmis. ama hata yapan muslumanmis. dolayisiyla nufus kagidinda islam yazmasi da gayet dogaldir! senden naber? hava nasil oralarda?

bir cizgiyle ayirayim. simdiye kadar evrenseldir geneldir elestiririm diyorsun, simdi de senin inancini elestiririm demissin. hoop dedik orada dur pira. sen benim inancimi elestiremezsin. kendi kendine ne elestiri yapiyorsan yap ama yaptigin elestirilere bana hitaben senin diye baslama ve mumkunse beni kastedip 2. tekil sahis kullanma. ben kimsenin inancini elestirmiyorum. anlayanlara anlattim anlamayanlar bir kere daha anlamayacak ama anlatayim yine, benim dinim bana sizin dininiz size

boslukta kalmamis olmana sevindim. ayrica endiseni de o ortalama turkiye muslumanlarina soyle belki kendilerini duzeltirler.

bAdEm-AgAcI
14 06 2004, 17:00
pira sana elestiremezsin diyorum ama sen elestirmiyorsun. direk bunlar yanlistir diyorsun. elestiri neden yapilir? kotu giden, yanlis oldugu dusunulen bir seyin eksiklerini gidermek, onu tamamlamak icin. herseyden once dinler insanlarin yorumlariyla iyi veya kotu diye yargilanamaz cunku dinler de iyi ve kotu kavramlari gibi goreceli kavramlardir. herkesin farkli algilamakta oldugu bir olgu da, normal olarak farkli sekilde dogru ve yanlis olarak algilanacaktir farkli insanlar tarafindan. ayrica senin elestiri tarzin, yararli bir tartisma yerine, kendi inancini omer cavusoglunun galatasaraya elestirmesi gibi cikiyor ortaya.

ben inanmiyorum diyorsun, sizin Allahiniz diyorsun, sizin kitabiniz diyorsun ve ardindan da ekliyorsun, zorbadir, yargilayicidir, ceza vericidir. evet oyledir. ve ben bu zorba dine, bu ceza verici dine inaniyorum! godless commieye sordugum gibi, bunda rahatsizlik verici bir durum var midir? yoksa tartismanin anlami yoktur. Pira yanlis, celiskili veya herneyse ne, en azindan ne oldugum nerede oldugum belli. senin aklindaki soru isaretlerinden baska birseyin var mi? haa bi de benim dinim zorbadir ama zalime, ceza vericidir ama aptallara ve hata yapmaktan cekinmeyenlere. ben yeterince akilli oldugumu, belli basli hatalari yapmadigimi dusunuyorum ve birak zalim olmayi, gucum olmasa bile zalime karsi sessiz kalmam. yani korkacagim birsey yok. Kuran icin ab-i hayat kaynagi veya hayat suyu kaynagi yorumun da hostu ayrica, nereden geldi yaw.

GRANITE
14 06 2004, 17:00
İnsanda Tanrı'nın aklen ve mantıken var olması gerektiği kanaatinden daha güçlü bir düşünce olamaz. Gözlerimizi kamaştıran âlem karşısında O'nun varlığını reddetmek mümkün değildir. Her şeye rağmen insanın önüne inançsızlık dahi çıksa onu fazla büyütmemek ve problem etmemek gerekir. İnsan aklı bazı dalgalanmalardan sonra doğruda karar kılacak ve şüpheyle yaşanamayacağını anlayacak güçtedir. Yeterki şartlandırılmasın. Bunu yaparken de (inançsızlığı sorgularken) dış dünyada görülen her şey yaratıcının lehine kanıtlık yapacaktır.

efes_pilsen
14 06 2004, 17:00
ne söylemis bu adam türkler hkkinda bu kadar önemli?

efes_pilsen
14 06 2004, 17:00
i believe in a thing called love,

Savasan Sahin
15 06 2004, 17:00
Pira'yi anliyorum...

Onun derdi, elestirisi dine, imana, islamiyete degil.. Onun elestirisi, benim gibi dinini tam yasamayan ve muslumanim diyip, etrafta dolasan kisilere... Bu konuda kendisine hak veriyorum... Gercekten dinimizin kacta kacini biliyoruz... ve hatta bildigimizin kacta kacini yasiyoruz? iste burda iyi bir oto-kritik yapmak gerekiyor... Allah'in gonderdigi Kuran, elcilik vazifesi verdigi Peygamberler tamamen kusursuzlar... Asil kusur, Kuran'i ve Peygamberi tam olarak anlamayip, yasamayan benim gibi kisilerde...

Yani, Pira kizarken, soverken, doverken islam'a, Kuran'a, peygamber'e, Allah'a degil... Resmen Savasan Sahin'e ve Savasan Sahin gibi duzmece muslumanlara kizip, sovuyor...

Yuzde yuz haklidir kizmasinda!


Bir de madalyonun obur yuzu var... Islam'in, Iman'in sartlarini bilen, Kuran'in ruhunu hisseden, peygamberin hayatini kendisine model olarak alan kisilere reva gorulenlerden bahsediyorum... Para kazansa yesil sermaye... Namaz kilsa irticaci... Allah-peygamber dese seriatci... Okula gidip egitim alsa, devleti yikmayi planlayan bir terorist... basini ortse, orumcek kafali...


Ne yapsin Musluman? Asagi tukurse sakal, yukari tukurse biyik... Oyle veya boyle elestirilecek...

Bana soracak olursaniz, yarim yamalak bilip, muslumanlik taslayacagima... tam tamina yasayip, degisik isimlerle damgalanmayi tercih ederim!

biscuit
15 06 2004, 17:00
<< Kaldi ki orada ornegi verilen ve benim hatirladigim ayetlerde inancsizlarla arkadaslik edilmemesi , bulunduklari yerde oldurulmeleri filan da soylenir. Inanan birnin bu emire uyup , bu tip davranista bulunmasini siz onlarin kisiligine bagliyorsunuzda bu ayetler ne oluyor peki? ]]

Kuran-i kerim’deki ayetlerden bahsederken,dikkatli olunmalidir.hatta mumkunse,ayetler hakkinda yorum yapmak yerine, ayetler bizzat yapistirilip orijinal ayet ustune yorum yapilmalidir.boylece kuran’i okumamis arkadaslarin yanlisa dusmesi engellenmis olunur..yapilanin, ayet icinden cimbizla bir cumle secilerek yorumlasinmasindan farki yoktur..lafi fazla uzatmadan,bahsedilen ayeti gosteripte yorumda bulunayim...

· Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (8)
· Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir. (9) (MUMTEHINE SURESI)

Din konusunda savasanlarin amaci fitne cikarmak,dinden uzaklastirip,insani baska yerlere kaydirmaktir (ki bu basima da geldi ve zararini epey cektim.)..bakiniz burada inancsiz olup,din hakkinda kotu emelleri olan cirkef insanlardan bahsedilmis..inancsiz olupta ‘senin dinin sana,benim dinsizligim bana’ diye dusunenlerden degil...yani yukaridaki ayetin abartilacak ve kotuye yorumlanacak bir yanini bulamadim.kucukken anne babanizin yaptigi ‘sana kotu davranan,seninle baskalari arasinda bozgunluk cikarmaya calisanlardan uzak dur’ gibi tembihlerden farki yok..
ayrica inancsiz olanlari vurun,kesin oldurun gibi bir ayete rastlamadim..okuyupta rastlayan varsa,mumkunse bana gostersin.

yazmamdaki asil amac ‘’inanc gibi hassas bir konu ustunde tartisma yapilirken,yazilanlarin mumkun oldugunca kaynaktan alinmasina ve o haliyle yorum yapilmasina dikkat edilmesinin’’ altini cizmekti..Kuran-i Kerim’de ayetlerde eger ki siddete basvurun deniliyorsa,bunun akabinde soylenmis mantikli bir gerekcesi mutlaka vardir.cunku dinin temelinde adalet yatar...
etrafimizdaki insanlarin fitneciliginden,yalanlarindan ve olumsuzluklarindan surekli yakiniriz.onlarla samimiyetin bize zarar getirecegini bildigimizden,mumkun oldugunca onlardan uzak durmaya calisiriz..bunun bir ogut seklinde Kuran’a yansimasinin yani Kuran’da ‘bu tur insanlardan uzak durun,iyiye dogruya yonelin’ mesajlarinin yer almasinin bu kadar rahatsiz edici olmasinin sebebini halen anlamis degilim...
NOT:bircok yaziyi okuyamadim.Cuma eve donuste gerekirse daha detayli cevap yazmaya calisirim..

bAdEm-AgAcI
15 06 2004, 17:00
dikkat et buraya bi yorum yazan bi daha kendini alamiyor. sonra demedi deme yani.

GRANITE
15 06 2004, 17:00
Ateistlerin yaptığı iş inananların tezlerini eleştirmekten veya reddetmekten ibarettir. Yapmış oldukları eleştiriler ise mü'minlerin kanaatlerini yanlış çıkarmaya yetmemektedir. Sadece onların dile getirdiği kanıtların teorik açıdan karşıtını dile getirmekten ibarettir. Ancak bir şeyin teorik açıdan karşıtını düşünmek o şeyin pratikte de öyle olabileceği anl***** gelmez. Zaten bir insan inanmak istemezse kendine göre birtakım gerekçeler bulmakta gecikmeyecektir. Dolayısıyla ateistin Tanrı'nın varlığını yalanlaması sadece kendini bağlayan bir durumdur. Bu sonuç da inanan insanın muhakemesine ve kanaatine en küçük bir olumsuzluk getirmeyecektir.

hijyenik solucan
15 06 2004, 17:00
eveeeet :D
abdestli olmak lazim!

neler gordum neler gonul elinden
ne yaptimsa sana dinletemedim,
bu yollarin sonu hasrete cikar,
cok ugrastim seni donduremedim :)

ne kadrim bilinir, ne sozum gecer,
aglayip sizlayip bu omrum biter
bin kere gelsen su yalan dunyaya
ne gonca gul sana nede laleler!
Yemin etme tutamazsin, yuz cevirsen duramazsin, bu yerlerden kacamazsin, tek basina yapamazsin !!!!!!!!!
Kirac

SULT@N
15 06 2004, 17:00
vay be!! bu yaziya 182 yorum yapilmis ya hayret valla... :confused:

coss
15 06 2004, 17:00
Din elden gidiyor veya muslumanlik elestiriliyor diye endiseye kapilmaya gerek yok arkadaslar. Islam dahil hic bir din kolay kolay kaybolmaz korkmayin. Din herseyden önce yillarin pekistirdigi bir gelenektir.

Dusunun bir kere, zamanimizda yeni bir dinin ortaya ciktigini varsayin, bu dinin temsilciligini yapan kisi, peygamber, haci, hoca her kimse ilahi guclere sahip oldugunu, öluleri diriltecegini, cennette yer ayirtacagini, suda yuruyecegini, carmiha gerilirse yeniden canlanacagini ve bir daha hic ölmeyecegini, tanrinin kendine melekler araciligiyla mesajlar gönderecegini, babasinin bir marangoz degil tanri oldugunu bakire bir kadindan dogdugunu vs , vs, söylese ne olurdu sanirsiniz ? Dogru, insanlar bu söylenenlere kahkahalarla guler, olay da bir sure sonra unutulur giderdi.

Ama is böyle degil, yahudilik, hiristiyanlik islam ve diger buyuk dinler yillarin pekistirmesiyle artik bir gelenek haline geldigi icin kim ne derse desin kolay kolay kaybolmaz.

Din temsilcilerinin dinsizlere, ateistlere ates puskurmesinin nedenini anlamak zor olmasa gerek. Bu tepki sadece islam dini icinde degil diger dinlerde de ayni siddetle ortaya cikmaktadir. Sorun bir nevi taraftar kaybetme korkusudur. sistemin yasamasi icin hangi dinden olursa olsun dindar olmak dinsiz olmaktan daha iyidir dusuncesi hakimdir. Dine inananlar azaldikca hangi din olursa olsun ”din endustrisi” musteri kaybedecektir, amac bunu önlemektir.

Isteyenin istedigine inandigi, istedigi dusuncelerini korkmadan savundugu bir dunyada yasamak istiyorsak, dinsizlerin dindarlara saygi göstermesi kadar dindarlarinda dinsizlere saygi göstermesi kacinilmazdir.

black-eagle
16 06 2004, 17:00
pira: ataturk muslumandi

Kamyoncu
16 06 2004, 17:00
bademagaci, seni sabrindan oturu tebrik ediyorum..buna cok benzer tartismalar daha once de yapildi ama sanirim bu kadar uzun sureli olmamistir hicbiri..bunda senin gibi bayan arkadaslarin payi buyuk saniyorum cunku erkek erkege tartismalar genelde kavga ile bitiyor..
kavga ile bitmese bile bu tur tartismalarin sonu yok..cunku inanmayan insanlarin aslinda bekledigi sey mucize..Tanri'niz gostersin o zaman mucizesini! turu bir meydan okuma..neden insan gibi soyle yaparmis boyle soylermis falan filan laflar edenleri ikna edebilecek tek sey gozle gorulur ilahi bir mucize..bu da olmadigina gore kimseyi ikna edemezsin..
ben Turkiye'de bir Turk ve musluman olarak dunyaya geldim ve Turklugumle gurur duyuyorum ve muslumanim..muslumanlik elestirilebilecegi gibi milliyetcilik de elestirilebilir..ama cok sik goruldugu uzere muslumanligi elestirmeyi huner sayanlar, is milliyetciligi elestirmeye gelince ortaligi tozu dumana katarlar.. hele de elestirisel bir Ataturk lafi ettin mi kiliclar cekiliverir..

benekli-mantar
16 06 2004, 17:00
Ataturkun emriyle bir gecede kapatilan mason dernekleri degilmiydi simdi mason loca lari Ataturk de masondu diyebiliyor!bir yandan ateistler Ataturkculugu kullnamaya kalkisiyor kimi tarikatlar muslumanlar Ataturk deccaldi diyor!zaten gercek Atayi anlayabilseydik bu gun bu hallerde omazdi memleket.

- Biz TÜRK'üz!.. Her mânâsyila TÜRK'üz!., iste o kadar!.. Bize iYi MÜSLÜMAN olmak yeter!.. (yeni icat turkiyecilere itaaf olunur)

- ALLAH'a sükürler olsun, hepimiz MÜSLÜMANlz!.. Hepimiz iNANMIs kisileriz!.. (16.3.23)

- DiN vardir ve LÂZIMDIR!.. Temeli çok saglam bir dinimiz var... Malzeme iyi, fakat bina asilardir ihmale ugramis]!..

- TÜRK MiLLET DAHA DiNDAR OLMALIDIR!.. Yani bütün sadeligi ile DiNDAR olmaldr... DiNiME, bizzat HAKiKATE NASIL iNANIYORSAM, BUNA DA ÖYLE iNANIYORUM!..

- DiN LÜZUMLU BiR MÜESSESEDiR!.. DiNSiZ MiLLETLERiN DEVAMINA iMKÂN YOKTUR!.. Yalniz surasi var ki, DiN, ALLAH ile kul arasindaki bagliliktir.

- DÜSMANLARIMIZ bizi DiNiN TESiRi altinda kalmis olmakla suçlar... DURAKLAMA ve GERiLEYisimizi bu sebeplere bagliyorlar!.. Bu, hatadir!..


- Bizim DiNiMiZ EN MAKUL ve EN TABi bir DiNDiR... Ve ancak bundan dolayidirki, SON DiN olmustur. Bir dinin tabii olmasi için AKLA, FENNE, iLME, MANTIGA tetabuk etmesi lÂzimdir... Bizim dinimiz bunlara TAMAMEN MUTABIKTIR!.. (31.1.1923)

bAdEm-AgAcI
16 06 2004, 17:00
sevgili coss

kimse telasa dusmedi yaw din elden gidiyor diye :) , nerden kapildin bu fikre? ayrica din endustrisi dedigin nedir anlamadim? hani bu sayfada cok sacma sey yazildi ki bazen ben de sacma yazdim ama emin ol senin eline sanirim kimse su dokemez bu konuda. dindarlar da dinsizlere saygi gostermeli demissin ama bu yorumunla burayi tam okumadigini belli etmissin. zira, en basindan beri savunmada olanlar dindarlar ataga kalkmis olanlar, hatta bazilari icin, saldiranlar dindar olmayanlar veya dinsiz olanlar veya ne oldugu belli olmayanlardi. ne olduklari belli degildi cunku ne olduklarini aciklayip da bize veya bana onlara karsi ataga gecme firsati vermediler. cunku biliyorlardi ki, duz mantikta herseyin karsisina birkac soru cumlesiyle, ve birkac gorece kavramla antitez olusturmak mumkundur.

umardim ki, Ataturku surekli ortaya atanlar, Ataturk adina birseyler yapsalardi, umardim ki dinimi kendi mesreplerince elestirenlere dinlerini sordugumda, sarki yazmak yerine cevap yazabilseydiler, umardim ki kendilerinin inanmadigi bir seye, kendilerine mantikli gelmeyen birseye, baskalari inaniyor diye saygi gostersinler, anlayis gostersinler. Bu dine inanmadigi icin bu dini kotuleyen bir insanin soyledikleri elestiri yaptigi da tartisma degildir. soyledikleri ben inanmiyorsam siz de inanmayin, diyerek lekelemek; yaptiklari ise taciz etmektir. sozlerim ortadadir, uzerine alincaklar bellidir ama orta mali ortanindir. herkese sevgiler...

Savasan Sahin
17 06 2004, 17:00
Pira'nin yazdigi ayretler ilginc...

Nisa 4/34. Allah'in kimini kimine ustun kilmasindan oturu ve erkeklerin, mallarindan sarfetmelerinden dolayi erkekler kadinlar uzerine hakimdirler. Iyi kadinlar, gonulden boyun egenler ve Allah'in korunmasini emrettigini, kocasinin bulunmadigi zaman da koruyanlardir. Serkeslik etmelerinden endiselendiginiz kadinlara ogut verin, yataklarinda onlari yalniz birakin, nihayet dovun. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayin. Dogrusu Allah Yuce'dir, Buyuk'tur.

Nisa suresini acip, bu ayete baktim... Sonucu sizinle paylasmak istedim:

Nisa 4/31'den baslayalim: Eger yasaklandiginiz buyuk gunahlardan kacinirsaniz, sizin kucuk gunahlarinizi orteriz ve sizi serefli bir yere sokariz.

Nisa 4/32'de kiminin kimine ustun kilinmasinin manasi var: Allah'in sizi, birbirinizden ustun kildigi seyleri (baskasinda olup da sizde olmayani) hasretle arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandiklarindan nasipleri var, kadinlarin da kazandiklarindan nasipleri var. Allah'in lutfunu isteyin; suphesiz Allah herseyi bilmektedir.

Gelelim Nisa 4/34'e: Allah'in insanlardan bir kismini digerlerine ustun kilmasi sebebiyle ve mallarindan harcama yaptiklari icin erkekler kadinlarin yoneticisi ve koruyucusudur. Onun icin saliha kadinlar itaatkardir. allah'in kendilerini korumasina karsilik gizliyi (kimse gormese de namuslarini) koruyucudurlar. Baskaldirmasindan endise ettiginiz kadinlara OGUT VERIN, onlari yataklarda YALNIZ BIRAKIN ve (bunlarla yola gelmezlerse) dovun. Eger size itaat ederlerse artik onlarin aleyhine baska bir yol aramayin; cunku Allah yucedir, buyuktur.

Benim dayak konusunda ne dusundugumu bilmeyen yoktur sanirim. Hak edene dayak SART demistim, ve hala da diyorum... Bu ayette de dayak, hak etmeyi gerektiriyor. Hemen dovun demiyor. Kadin koruyucudur, hem de NAMUS koruyucusudur. Erkek, ailenin reisidir, idarecidir. Itaat etmeyen kadini ikaz etmek, erkeginin gorevidir. Ogut vererek itaatsizlik yapmamasina calisir. Kadin, itaatsizlikte devam ederse, erkegin ikinci yapacagi sey de yatakta kadini yanliz birakmaktir. Bekara kari bosamak kolay olacagindan, bekar erkekler ve bekaz kizlar bunun ne demek oldugunu anlamayabilirler. Ama evliler yatak terketmenin nasil bir duygu ve eziyet oldugunu bilirler. Eger yatak boykotu bi ise yaramiyosa, evli kalmalarinin da bir manasi yoktur sanirim. Bosansalar ikisi icinde en hayirlisini yapmis olurlar. Dayak, en son basvurulacak care olmus... O da haketmisse...

Hazret-i Muhammed omru boyunca hic bir zaman bir kadina elini kaldirmadigi gibi, eslerine de kotu davranmamistir. Varsa elinde belgesi, bilgisi olan, asil bu konuda ornek versin... Kadini esek dover gibi dovup de gunun sonunda onu koynunuza alip yatmaniz olacak sey midir? diyen de Kainatin Efendisi hazret-i Muhammed'dir!

nisa 4/35: Eger kari kocanin aralarinin acilmasindan korkarsaniz, erkegin ailesinden bir hakem ve kadinin ailesinden bir hakem gonderin. Bunlar baristirmak isterlerse Allah aralarini bulur; suphesiz Allah herseyi bilen, herseyden haberdar olandir.
4/88. Ey muslumanlar! Munafiklar hakkinda iki firka olmaniz da niye? Allah onlari, yaptiklarindan dolayi basasagi etmistir. Allah'in saptirdigini siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Allah'in saptirdigi kimseye sen hic yol bulamayacaksin. 4/89. Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keski siz de inkar etseniz de esit olsaniz isterler. Allah yolunda hicret etmedikce onlardan dost edinmeyin. Eger yuz cevirirlerse onlari tutun, buldugunuz yerde oldurun. Onlardan dost ve yardimci edinmeyin

Pira burda bi ayet atlamis... ben tamamliyim... Nisa 4/90: Ancak kendileriyle aranizda antlasma bulunan bir topluma siginanlar yahut ne sizinle ne de kendi toplumlariyla savasmak (istemediklerinden) yurekleri sikilarak size gelenler mustesna. Allah dileseydi onlari basiniza bela ederdi de sizinle savasirlardi. Artik onlar sizi birakip bir tarafa cekilir de sizinle savasmazlar ve zie baris teklif ederlerse bu durumda Allah size, onlarin aleyhinde bir yola girme hakki vermemistir.

4/91. Digerlerinin de sizden ve kendi milletlerinden guvende olmayi istediklerini goreceksiniz. Ne var ki fitnecilige her cagirildiklarinda ona can atarlar; eger sizden uzak durmazlar, baris teklif etmezler ve sizden el cekmezlerse onlari yakalayin, buldugunuz yerde oldurun. ste onlarin aleyhlerine size apacik ferman verdik.

Nisa 80'den baslayip okuyan birisi de, 89. ayette oldurulmesi soylenen kisilerin, savas zamaninda musluman gorunurken, birden saf degistiren kisilerden bahseder. Vatan hainlerinin savas zamaninda ve sonrasinda hakettikleri cezayi bileniniz vr mi? Pira, sen biliyo musun?

bakara2/54. Musa milletine Ey milletim! Buzagiyi tanri olarak benimsemekle kendinize yazik ettiniz. Yarataniniza tevbe edin, tevbe etmeyenlerinizi oldurun, bu Yarataniniz katinda sizin icin hayirli olur;

bakara 2/54. Bu ayeti de okuyup, anlayip, ozumseyebilmek var... Bir de hic okumamak, anlamaya calismamak, ve de ozumsememek icin inat etmek var: Musa kavmine demisti ki: Ey kavmim! Suphesiz siz, buzagiyi (tanri) edinmekle kendinize kotuluk ettiniz. Onun icin Yaradaniniza tevbe edin de nefislerinizi (kotu duygularinizi) oldurun. Oyle yapmaniz yaraticinizin katinda sizin icin daha iyidir. Boylece Allah tevbenizi kabul etmis olur. Cunku aciyip tevbeleri kabul eden ancak O'dur.


En sonda Tevbe suresinden bir ornek.... Once Pira'nin yazdigi ayeti okuyalim:

tevbe9/5. Hurmetli aylar cikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayip hapsedin; her gozetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.

simdi de sadece bir ayetten degil de tum detaylariyla bakalim olaya...

Tevbe 9/4: Ancak kendileriyle antlasma yaptiginiz musriklerden (antlasma sartlarina uyan) hic birseyi size ksik birakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka cikmayanlar (bu hukmun) disindadir. Onlarin antlasmalarini, sureleri bitinceye kadar tamamlayiniz. Allah haksizliktan sakinanlari sever.

9/5: haram aylar cikinca musrikleri buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayin, onlari hapsedin ve onlari her gozetleme yerinde oturup bekleyin. Eger tevbe eder, namazi dosdogru kilar, zekati da verirlerse artik yollarini serbest birakin. Allah esirgeyendir.

9/6: Ve eger musriklerden biri senden aman dilerse, Allah'in kelamini isitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (musluman olmazsa) onu guven icinde bulacagi bir yere ulastir. Iste bu (musamaha), onlarin, bilmeyen bir kavim olmalarindan dolayidir.

9/7: Mescid-i haram'in yaninda kendileriyle antlasma yaptiklarinizin disinda musriklerin Allah ve Rasulu yaninda nasil (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karsi durust davrandiklari muddetce siz de onlara durust savranin. Cunku Allah (ahdi bozmaktan) sakinanlari sever.
Pira, bektasi gibi davranmissin... namaza yaklasma diye emredilen ayeti almissin, ama pesinden gelen ickiliyken bolumunu gormemezlikten gelmissin...


Senin onumuze koyacagin her bir olduren ve korkutan ayete karsilik minimum 20 umit veren ve etrafa hayat isigi sacan ayet cikartirim.

Soylemek sitemiyorum, ama yazdigin ayetleri gorunce ve diger ayetleri de okuyunca, aklima iki sey geliyor... birincisi, sanirim sen yeterince okumuyor, arastirma yapmiyorsun.... veya ikincisi, sen cok iyi arastirma yapip, okuyorsun, ama ard niyetli davranip, sadece isine gelen noktalari seciyorsun.

her ikisi de bir insan icin cok buyuk talihsizlik...

X_X
17 06 2004, 17:00
Bu evreni yaratan gucun , her seyi bilen , herseye muktedir olan gucun yazdigi kitaptan siddet ve erkek egemen bir kac ayet gonderiyorum. Bunlara da umarim efendim geldigi zamana bakiniz , butunune bakiniz diye savunmaya calismazsiniz. Islamin ve diger butun dinlerin zorba , erkek egemen oldugunu gormek icin alim olmaya gerek yok. Bana gore bu evreni yaratacak kapasitede olan dinlerin tanimladigi tanrinin sozu bu olamaz. Bu evreni kapsadigi soylenen ve artik pesinden hic bir kutsal kitap gelmiyecegi beyan edilen bir dinin cariyelerden, kolelerden bahsetmesi, ekonomiyi tamamen erkeklerin yonlendirdigi bir donemde yazildigi icin butun zamanlari kapsayamayacagi asikardir. Tanri kendi soyledikleriyle aslinda kendisini yalanlamakta, taraf tutmakta , ofkelenmekte yani insana ozgu butun davranislari sergilemekte. Boyle bir tanriya inanmiyorum. Dinsiz olanlari once uyarmaya sonra hala fikirlerini degistirmezlerse onlari allah adina oldurmeye inanmiyorum. Esimle bir sorunum varsa once onu uyarmaya , sonra salonda yatmaya, sonra da dovmeye inanmiyorum. Inananlara da eger bunlari bildikleri halde inaniyorlarsa basarilar diliyorum.

Diger mesele de din konusunda hic bu kadar uzun tartisma olmadigi idi. Bununla ilgili eger <a target=new href=http://forum.mezun.com/messageview.cfm?start=181&catid=13&threadid=13059]suraya tiklarsaniz[/url] benzer bir tartismaya ulasabilirsiniz. Bakin arkadaslar, dinlerin niye dogdugunu , hangi donemde ne tip bir sosyo-ekonomik duzlemde gerceklestigine , Fransiz devrimi ,ronesans oncesi nasil bir etkiye sahip olduguna , simdi hangi guc odaklari tarafindan kullanildigina bakarsak; Mustafa Kemal'in de 1923 oncesi ve sonrasi davranis bicimiyle nasil bir sey yapmaya calistigini anlamis oluruz.

Ataturk musluman miydi degil miydi zor bir soru. Cevaplanmasi da sart degildir ama illaki onu musluman yapmak istiyorsaniz yaparsiniz, Illa ki dinsiz yapmak istiyorsaniz onunla ilgili malzeme de vardir. Bu siki ataturkcu arkadaslar mesela MEB yayinlarindan Ataturk'un bizzat cevirttigi ve ilk baskisina yanina notlar duserek okudugu Jean meslier'in Tanrisizligin ilmihali kitabini bilmezler (bu kitap Turkiye'de hala satilmaktadir) veya onun Biz iktidarimizi gokten indigi sanilan kitaplardan almiyoruz. sozunu de bilmezler. Turkce ezana niye karsidirlar veya niye bu kadar tarikat duskunudurler (soz meclisten disari) onu da anlamak mumkun degil zira Ataturk bizzat tarikatlari , seyhleri, tekkeleri yasaklamistir. Uzun lafin kisasi Ataturk'u iyi anlamak lazim.

Burada bir kac arkadas niye ataturk veya milliyetcilik elestirilmiyor demis dinin elestirilmesine karsilik. Daha once tartismasi yapildi, tekrarlayalim: allah tarafindan gonderildigi iddia edilen bir kitabin elestirisiyle , kul yapisi felsefelerin tartismasi ayni duzlemde yapilamaz. Eger monarsiyi, kapitalizmi, komunizmi, cumhuriyeti elestirecekseniz buyrunuz yapiniz ama unutmayin bu akimlarin hic biri tanri tarafindan yazildigini iddia etmez yani hataya , sevaba aciktir. Ya dinler oyle midir? Onlarin hatali olmasi mumkun mudur? Ataturk peygamber degildi yani hata yapmaya, elestirilmeye aciktir. Buyrun elestirin , bazilari da o elestirilere cevap verecektir ama ataturk peygamber oldugu veya dokunulmaz oldugu icin degil , o tartismanin duzleminde cevap vereceklerdir. Peki ya peygamberler boyle midir? Onlarin hata yapmalari , onlarin yeni ergenlesmis bir kizla yataga girmeleri nasil aciklanabilir?
Nisa 4/34. Allah'in kimini kimine ustun kilmasindan oturu ve erkeklerin, mallarindan sarfetmelerinden dolayi erkekler kadinlar uzerine hakimdirler. Iyi kadinlar, gonulden boyun egenler ve Allah'in korunmasini emrettigini, kocasinin bulunmadigi zaman da koruyanlardir. Serkeslik etmelerinden endiselendiginiz kadinlara ogut verin, yataklarinda onlari yalniz birakin, nihayet dovun. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayin. Dogrusu Allah Yuce'dir, Buyuk'tur.

4/88. Ey muslumanlar! Munafiklar hakkinda iki firka olmaniz da niye? Allah onlari, yaptiklarindan dolayi basasagi etmistir. Allah'in saptirdigini siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Allah'in saptirdigi kimseye sen hic yol bulamayacaksin. 4/89. Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keski siz de inkar etseniz de esit olsaniz isterler. Allah yolunda hicret etmedikce onlardan dost edinmeyin. Eger yuz cevirirlerse onlari tutun, buldugunuz yerde oldurun. Onlardan dost ve yardimci edinmeyin

4/91. Digerlerinin de sizden ve kendi milletlerinden guvende olmayi istediklerini goreceksiniz. Ne var ki fitnecilige her cagirildiklarinda ona can atarlar; eger sizden uzak durmazlar, baris teklif etmezler ve sizden el cekmezlerse onlari yakalayin, buldugunuz yerde oldurun. ste onlarin aleyhlerine size apacik ferman verdik.

bakara2/54. Musa milletine Ey milletim! Buzagiyi tanri olarak benimsemekle kendinize yazik ettiniz. Yarataniniza tevbe edin, tevbe etmeyenlerinizi oldurun, bu Yarataniniz katinda sizin icin hayirli olur;

tevbe9/5. Hurmetli aylar cikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayip hapsedin; her gozetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.
<a target=new href=http://www.geocities.com/RainForest/2163/tumkuran.html]Kaynak[/url]

X_X
17 06 2004, 17:00
Diyanet Isleri'nin Turkce meali o , nasil gecerli kaynaktan almamisim?

<a target=new href=http://www.geocities.com/RainForest/2163/tumkuran.html]http://www.geocities.com/RainForest/2163/tumkuran.html[/url]

Orada ki ayetlerden sadece birini bu sekilde cevirmisler , peki ya digerleri?

X_X
17 06 2004, 17:00
Ahzab Suresi :33/53. Ey inananlar! Peygamber'in evlerine, yemege cagirilmaksizin vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilseniz girin ve yemegi yiyince, dagilin. Sohbet etmek icin de girip oturmayin. Bu haliniz peygamber'i uzuyor, o da size bir sey soylemeye cekiniyordu. Allah gercegi sylemekten cekinmez. Peygamber'in eslerinden bir sey isteyeceginizde onu perde arkasindan isteyin. Bu sayede sizin gnulleriniz de, onlarin gnulleri de daha temiz kalir. Bundan sonra ne Allah'in Peygamber'ini uzmeniz ve ne de O'nun eslerini nikahlamaniz asla caiz degildir. Dogrusu bu, Allah katinda buyuk seydir. 33/54. Bir seyi aciklasaniz de gizleseniz de Allah suphesiz hepsini bilir. 33/55. Kadinlarin; babalari, ogullari, erkek kardesleri, erkek kardeslerinin ogullari, kiz kardeslerinin ogullari, hizmetci kadinlari ve cariyeleri hakkinda bir sorumlulugu yoktur. Ey kadinlar! Allah'tan sakinin, cunku Allah her seye sahiddir. 33/56. suphesiz Allah ve melekleri Peygamberi overler; ey inananlar! Siz de onu ovun, ona salat ve selam getirin. 33/57. Allah'i ve Peygamber'ini incitenlere, Allah dunyada da ahirette de lanet eder; onlara alcaltici bir azap hazirlar. 33/58. Inanan erkek ve kadinlari, yapmadiklari bir seyden oturu incitenler, suphesiz iftira etmis ve apacik bir gunah yuklenmis olurlar. * 33/59. Ey Peygamber! Eslerine, kizlarina ve muminlerin kadinlarina, disari cikarken ustlerine ortu almalarini soyle; bu, onlarin hur ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayi incitilmemelerini daha iyi saglar. Allah bagislar ve merhamet eder. 33/60. Ikiyuzluler, kalblerinde fesat bulunanlar, sehirde bozguncu haberler yayanlar, eger bundan vazgecmezlerse, and olsun ki, seni onlarla mucadeleye davet ederiz; sonra cevrende az bir zamandan fazla kalamazlar. 33/61. Lanetlenmis olarak, nerede bulunurlarsa yakalanir ve hem de oldurulurler.

Degerli arkadaslar ben Kuran-i Kerim'i iki kere okudum ama taktir edersiniz ki ezbere bilmiyorum. Felsefi olarak dinin tanrisini niye reddettigimi daha once anlatmistim. Bakin ben Kuran'da iyilik guzellik adina hic bir sey yoktur demiyorum. Bu evreni yaratan kudretteki bir tanrinin lokal olaylarla ilgilenip , kadini ikinci sinif gorup, surekli cariye-kole muessesinden bahsedip sonra da bu kitap evrenseldir , tum zamanlari kapsar demesinin bir hata oldugunu soyluyorum. O ayetlerin oncesindeki ayetlerde her ne kadar uyarici bir hukum olsa da felsefi olarak bunlari bu evreni yaratmis kudrette ki bir tanriya yakistiramiyorum.

Mesela:

Leheb Suresi
Bismillahirrahmanirrahim 111/1. Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da! 111/2. Mali ve kazandigi kendisine fayda vermedi. 111/3. Alevli atese yaslanacaktir. 111/4-5. Karisi da, boynunda bir ip oldugu halde ona odun tasiyacaktir. *

Diger hususta isinize gelen hadisleri ornek olarak verip , isinize gelmeyeni saglam olmamakla suclamak. Daha once tartismanin basinda ornek verilen hadislere hic deginmediniz veya yalandir dediniz ama istediginiz hadisi ornek olarak verebiliyorsunuz. Misvakla vurun veya baska birseyle acitmadan vurun olsun, onemli olan isin mantigi , felsefesi. Tamamen erkek egemen ve erkegi muhattap alan ve yine erkege kadini yargilama sonrada miktari tartisilmak uzere dovme hakki veren bir anlayis.

X_X
17 06 2004, 17:00
Ben islamiyette ki carpikliklari tek tek yazamiyorum , kusuruma bakmayin ama burada bir kac yazilmisi var . Kaynak gostererek elestirmis Ilhan Arsel. Buralara vaktiniz olursa bir bakin , ben yine aklima gelen carpikliklari bu dosyaya yolluyacagim.

<a target=new href=http://www.ilhanarsel.org/Sinav/s_index.html]Muslumanlik Sinavi[/url]

Kamyoncu
17 06 2004, 17:00
<< sevgili kamyoncu

6 aydir istigal ettigim forumda, kendi capimizda bir tarz ve karizma olusturduk (karizmanin anlamini herkes biliyordur sanirim. karizma ile cool kavramlari farklidir. sadece bilmeyenler icin soyluyorum). ama gel gor ki sen 6 ayda olusturulmaya calistigim, emek verdigim seyi bir gunde hatta bir mesajla yikmaya yakmaya calismissin, kamyoncum sendemi brutusum ]]
yahu ben de cok guldum gercegi anlayinca...neyse ozur ustu ozur diliyorum..yanlis degerlendirmemin bebepleri de ,bir, o suslu puslu agac ikonun(beni mazur gor,e simdi deliganli adama singir singir seyler takmak yakisiyo mu be birader? :) );iki, bunu sen de belirttin,yazi tarzin...uzun zamandir yazilanlari takip etmedimden oldu netice itibariyle...yine de tebriklerim baki kaliyor..

VeCToR
17 06 2004, 17:00
pirahinulay öncelikle surelerin meallerini geçerli bir kaynaktan almamışsın. sana meal konusunda üstadlardan sayılan Elmalılı Hamdi Yazır'ın mealinde senin verdiğin ayetin aslında nasıl çevrildiğini yazıyorum:

bakara2/54. Musa milletine Ey milletim! Buzagiyi tanri olarak benimsemekle kendinize yazik ettiniz. Yarataniniza tevbe edin, tevbe etmeyenlerinizi oldurun, bu Yarataniniz katinda sizin icin hayirli olur;

E.H.Y : bakara2/54: Ve bir vakit Musa, kavmine dediki: 'Ey kavmim! Cidden siz o danaya tutulmanızla kendinize zulmettiniz. Gelin Bari'nize (noksansız ayıpsız yaratan demek) dönünüz, tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Bari'niz yanında sizin için hayırlıdır. Bu suretle tevbenizi kabul buyurdu. Filhakika O öyle tevvab, öyle rahim'dir.

Burada da açıkça görülüyorki Allah inanmayanları değil , nefislerinizi öldürün diye buyuruyor.

Meallere iyi dikkat etmek lazım... Kim tercüme etmiş bunlar önemlidir yoksa böyle yanlış anlaşılmalar ortaya çıkar.

biscuit
17 06 2004, 17:00
<< Benim dayak konusunda ne dusundugumu bilmeyen yoktur sanirim. Hak edene dayak SART demistim, ve hala da diyorum... Bu ayette de dayak, hak etmeyi gerektiriyor. ]]

savasan sahin abinin dedigine kucuk bir ekleme de benden...Hz.Muhammed (s.a.v) o ayetteki dovme olayini soyle izah etmistir... 'dovmek icin kullanacaginiz alet misvak buyuklugunu gecmesin..cok hafif vurun'....zaten eger bir erkek esine buyuk siddet uygularsa,esine kocasini bosama hakki dogar..

melekguzelim
17 06 2004, 17:00
Sen ateist filan degilsin, sen Islam dusmanisin. Ateist insan bir din ile celismez, butun dinler ile celisir, tanri yaratan yuce kavrami olan butun dinler ile. Bir de Hristiyanlik, Yahudilik, Budistlik ve diger dinler ile sahip oldugun celiskilerden bahsetsene. Senin yaptigin sahtecilikten farkli degil.

Zaten o kadar sacma sapan seyler yaziyorsun, bir iki tane ayeti yaziyor, bir ton laf ediyorsun, sonrasinda butun sacma yazilarina mukemmel cevaplar geliyor. Pek kimse senin bu tutarsiz davranisini da kaale almiyor zaten.

Bir de anlamadigim madem Kur'an'i iki kere okudun, neden sagdan soldan buldugun internet sitelerinden linkler veriyorsun ki? Senin kendi bilginin cok daha iyi olmasi gerekiyor ki Islam dusmani olmussun. Velakin eger bilgin yoksa ve de Islam dusmani isen o zaman onlarca surulen koyundan bir farkin yoktur. Adamin biri bir laf etti diye pesine takilmissin kimbilir ne zamandir.

bAdEm-AgAcI
17 06 2004, 17:00
sevgili kamyoncu

6 aydir istigal ettigim forumda, kendi capimizda bir tarz ve karizma olusturduk (karizmanin anlamini herkes biliyordur sanirim. karizma ile cool kavramlari farklidir. sadece bilmeyenler icin soyluyorum). ama gel gor ki sen 6 ayda olusturulmaya calistigim, emek verdigim seyi bir gunde hatta bir mesajla yikmaya yakmaya calismissin, kamyoncum sendemi brutusum :) . takip edenler bilir, kiz arkadasim da arada sirada forumda yazar. sabah sabah guldurdun beni Allah mustehakini versin. ayrica kavga cikmamasinin sebebiyle, senin beni bayan sanmanin sebebi ayni sanirim. Belli bir seviye korursak, tartismakla, kavga etmek arasindaki farki bilirsek, ve karsimizdaki insan ne soylerse soylesin tahammul edebilirsek, kavga da cikmaz, sorun da. elestiri maksadini asmadigi surece sorun degildir. ama dedigim gibi, ben inanmiyorum ve inanmadigim hersey yalandir kotudur tarzi bir yorum elestiri degil kisisel yargidir. sonucu girisinden once yazilmis bir kompozisyon gibidir.

nasty witch

evet agac ancak bir erkek olabilir. agaclarin cinsiyeti yoktur ama sanirim odun-kalas-erkek cagrisimlarindan bu sonuca vardin. saygi duyuyorum.

sevgili coss

eger din endustrisinden kastin belli bazi insanlarin dini kullanarak isler cevirmesi ise buna dini somurmek diyoruz biz. din endustrisi yanlis anlasilmaya gayet musaittir. Ataturk'u kullanarak birseyler yapmaya calisanlar, dini kullanarak birseyler yapmaya calisanlar.. vs.. bunlarin hepsi kutsal degerleri somurenlerdir ve bunlar yuzunden ne Ataturk'u gercekten sevip deger verenleri, ne de inanan insanlari kinayamayiz. kurunun yaninda yasin yanmasina goz yummayiz ama yas yanmayacak diye kuruyu da ayirmayiz.

haa kafasi karisanlar icin bir not, ben bir erkegim :)

sevgiler...

GRANITE
17 06 2004, 17:00
Ateistlerin çarpıtmalarına rağmen İslâmiyet bütün sadeliği ve yeniliğiyle beraber apaçık ortadadır. Kendisine ateistlerce (özellikle materyalistler) atfedilen olumsuz niteliklerin çok uzağında, çağımız insanına bir umut olma özelliğini muhafaza etmektedir.

İnsanlığa hitap eden din (İslâmiyet) ateistlerin düşündüğünün aksine ne bir ideoloji, ne sadece ekonomik ve politik bir yapı, ne de felsefî bir dünya görüşüdür. O evreni ve canlıları kucaklayan, bütün insanları insan olmak bakımından hoşgörüyle karşılayan, onları dili, rengi, kültürü, sosyal statüsü, ekonomik durumu, cinsiyeti, nesebi ya da geçmişiyle yargılamayan tek Tanrı inancını savunan, putperestliği yıkan ve yeryüzünde adaleti amaçlayan engin bir inanç sistemi ve hayat düzenidir. Büyüklüğü ve kucaklayıcılığı içerisinde yaşamın her alanıyla ilgili olarak bizlere temel ilkeler sunan, hayatî konularda çözüm yolları öneren evrensel bir değerler sistemidir. Canlılara şefkatle yaklaşılmasını isteyen, insanlar arasında iyiliği ve dürüstlüğü tavsiye eden ve maddi âlemin geçici olduğunu düşündüren bir yaşam tarzıdır. Bu anlamda İslâmiyet herhangi bir teorisyenin zihnine sığacak kadar dar olmadığı gibi, bütün varlığa, tarihe, toplumsal yapıya ve insanlığa idelojilerin yaptığı gibi tek bir ilkeyle yaklaşacak kadar da sığ bir bakış değildir.

-dreamer-
17 06 2004, 17:00
bademagaci, seni sabrindan oturu tebrik ediyorum..buna cok benzer tartismalar daha once de yapildi ama sanirim bu kadar uzun sureli olmamistir hicbiri..bunda senin gibi bayan arkadaslarin payi buyuk saniyorum cunku erkek erkege tartismalar genelde kavga ile bitiyor..



COK GULDUM KANYONCU, COOOK, BADEM BAYANMISTA HABERIMIZ YOKMUS :D

nastywitch
17 06 2004, 17:00
Badem Agaci nickli kullanici bayanmiymis :eek:

ben onunla birkac kez konustum, agac ancak bir bay olur diye dusunmustum..

coss
17 06 2004, 17:00
ayrica din endustrisi dedigin nedir anlamadim?

anlarsin anlarsin, söyle cevrendeki en uc kagitci gruplarin hangileri olduguna bir bak belki SEN BILE anlarsin Bu is Vatikandan Sudilere yahudilere kadar ayni sekilde calisiyor. paranin dini yoktur derler. Onlar dönen dolabin farkindalarda maalesef bizim muslumanciklar hala anlamamis pozundalar, akillarinca rol kesiyorlar !! keseleri dolana kadar.

war-in-life
21 06 2004, 17:00
tartisma cok ciddi giderken lutfen,komik sorular sormayin(belki sadece bana komik geliyordur ama,bakin)pira arkadasa ikide bir _sen neye inaniyon bakiiim heee,diye garip sorular sormayin ya,adamin inanci(yada inanmadiklari) gayet acik...
pira avukatlik ucreti icin banka hes.no.:12344321

kanat sahingoz
21 06 2004, 17:00
Bi kac gundur Yunus Emre'nin Divan'ini karistiriyorum. Adam bi yerde bile hazreti dememis. Adi guzel Muhammed, yuzu guzel Muhammet. Onucuncu yuzyilda bile peygamber ovulurken yalakalik yapilmazken, 21inci yuzyilda bi hazreti demedi diye dovmediginiz kaldi adamcagizi.

Aslinda bu sahislari ben isyerimdeki koyu hristiyan, veya yahudi arkadaslarima cok benzetiyorum. Bana habire niye kiliseye gitmiyosun, niye camiye gitmiyosun diyenlere diyorum ki benim sizin kadar gunahim yok tanriya affetmesi icin yalvarmam gereken.

Zihniyet cok ayni ama. Bu adamlara bi sekilde insan olmak, yasami surdurmek cok zor geliyo., Evrenin buyuklugu karsisinda kendini bi toz tanesi gibi hissedip bunalimin derinliklerinde cirpiniriken boyle din gibi, para gibi olaganustu bi guce siginip bi yerde kendilerine gecici bi guven sagliyorlar. Yasamla bagdasmak icin sart yani. Oraya kadar iyi, bisey demiyorum. Ama o olaganustu guc adina baskalarina aci verme, hatta cana kiyabilme yetkisini kendilerinde bulduklari zaman olmuyo iste. Bireysel psikoterapi siniri gecilmis oluyor. Yani birine gicik olunca gidip girisemiyosun ama lan sen benim dinimi tahrik ettin diyip kafasini patlatmakta bi sakinca gormuyosun. Affedilir yani yok. Allah affetsin diycem de o hic kendi adina tasaronluk yapmaya kalkani affeder mi? Aklim almiyo yani..

X_X
21 06 2004, 17:00
melekguzelim kimin klonusun bilmiyorum ama tam zamaninda geldin ;)

Ben en basindan butun dinleri elestirdigimi soyledim . Burada agirlikli olarak islam tartismasi yapmamizin nedeni o kulturden gelmemizden kaynaklaniyor. Elbette dogup buyudugum kulturu ve onun dinini , gelenegini en iyi sekilde bilip elestirebilirim . Yoksa hiristiyanlik veya musevilik islamdan daha mantikli , anlasilir dinler degildirler. Ote yandan bunlarin icinde sadece islam allahin degistirilmemis sozu oldugunu iddia eder . Bu anlamda da tanrinin hic degismemis sozunu elestirmek en mantikli secenek cunku digerleri zaten oyle ya da boyle kul yapisi olduklarini itiraf ediyorlar.

Ben islam dusmani degilim. dedigim gibi butun arkadaslarim , ailem musluman niye onlara dusman olayim veya nefret edeyim?

Sagdan soldan buldugum siteleri ornek olarak vermedim burada. Prof. Ilhan Arsel yillarini bu ise adamis onun bulgularindan bir ornek verdik. Surulen koyun muyum bilemem ama cobani elestirebilecek tek kisiyim, sen en iyisi bana kotu kalpli kurt de ;)

Bagabu
21 06 2004, 17:00
Arkadaslar,
Bu konuya bir nokta konulmalidir bence. Soyle veya boyle, sukadar veya bukadar burda tartisma yapan hepimiz muslumaniz.
Inananin inanci kendine. Zaten Allah inanci lafla olmaz! Lafla yapilan hersey gostermeliktir......

Hersey elestirilebilir ama Elestiri yapicam adi altinda belli saygi kurallari asilmamalidir. Hiristiyan ve museviler hakkinda yorum yapma ve
elestiri getirmeyenlerin yanlizca muslumanligin yanlisliklarindan bahsetmelerini dogru bulmuyorum acikcasi....

Neyse, Bizler burda oturmus biribirimizi yiyoruz hic yoktan... Ama israil mali goturuyor arada...

PKK li teroristleri yetistiren ve destekleyen dost ulkeyide gorduk sonunda cok sukur.

Beraber 2 Tane teyyare bakimi yapiyoruz diye! Bunlara 'Dost' ulke diyenler....(Tekircigin kullaklari cinlasin!!!) Anya ile konyayi gormek icin fazla beklemediler herhalde....

The_Last_Ninja
21 06 2004, 17:00
:)

The_Last_Ninja
21 06 2004, 17:00
Bosver dostum

biscuit
21 06 2004, 17:00
<< Neyse, Bizler burda oturmus biribirimizi yiyoruz hic yoktan... Ama israil mali goturuyor arada...
PKK li teroristleri yetistiren ve destekleyen dost ulkeyide gorduk sonunda cok sukur.
Beraber 2 Tane teyyare bakimi yapiyoruz diye! Bunlara 'Dost' ulke diyenler....(Tekircigin kullaklari cinlasin!!!) Anya ile konyayi gormek icin fazla beklemediler herhalde.... ]]

:D 2 sene evvel israil'in kapanmaya yuz tutan tank fabrikasini kurtarmak icin israil'e 668 milyon dolarlik tank modernizasyonu ihalesini veren ulkemize mustehaktir tum bunlar...israil'e verilen her kurus, fuze-kursun-bomba olarak filistinlilerin basina yagdiginda 'vah vah' tan ote birsey demeye cesaret edemeyen turkiye ve diger cani arap ulkelerinin basina gelenler bununla da sinirli kalmiyacaktir..

bAdEm-AgAcI
21 06 2004, 17:00
pirahinuleyncigim

biraz da senden bahsedelim olur mu? senin neye inanmadigini biliyoruz. peki neye inanirsin sen? senin inancin, dogrularin, felsefen nedir? yasam amacin nedir? nerden geldin? nereye gidersin? ruhsal huzuru nereden temin ediyorsun? sen kendinden bahset de biraz da biz seni elestirelim. bana inanmadiklarini degil de inandiklarini soyle, ben de sana bir suru celiski ve cikmaz sunayim. nasil olsa duz mantik gidiyoruz, nasil olsa ayetmontaj yapiyoruz. nasil olsa kabul etmiyoruz. bu sorulara da cevap vermeyecegini biliyorum. niye sordum? onu ben de bilmiyorum. umut fakirin ekmegidir demisler, benimki de o hesap olsa gerek.

ekose etekli çinekop
21 06 2004, 17:00
artik bayilma moduna girdik yani

win xp
22 06 2004, 17:00
delinin biri 1000 yil once kuyuya bir tas atmis hala akillilar o tasi cikarmaya calisiyor.Turklerin sefil arab muslumanlarla tanistiklari o ilk gune lanet olsun.

Bagabu
22 06 2004, 17:00
Badem agaci,

Saniyorum Turkiyeye donuyorum kisminda!! Harika bir yazi yazmisin Amerika konusunda....
herkezin oldugu gibi!! Burada yazarim diye gecinenlerinde okumasini isterim yazdiklarini....

Tespihlerin yerinde.... Cok hosuma gitti....
Benimde duygularima tercuman olmusun yazdiklarinla....

Tesekurler...

The_Last_Ninja
22 06 2004, 17:00
Bir duzeltme. Ataturkle ile sorduklarina cevap verememis degilim, cevap vermedim.
Smooth, seni kirdiysam Hz eklerim artik basina, yeterki kizma sen..

smooth
22 06 2004, 17:00
cok ilginc. artik insanlar birbirlerinin inanclarini elestirmekten cikmis adeta saldiriyor. bazilari cikip kadin islamda eziliyor diyor (ki cennet analarin ayaklari altinda diyen kimdir merak ediyorum) yada ordan burdan saatlerce google da arayip bulduklari (sirf tartisma olsun, yapacak bisey yokya) din karsiti yazilari buralara post ediyor, bazilarida ayetleri ( kendieri okumadiklari icin kurani gene ayni din karsiti sitelerden bunduklari, kirpila kirpila bir hale getirlmis ayetler yada manasi degisik sekilde yorumlanan ayetler bunlar) buralara koyup islam soyledir islam boyledir diyebiliyor. bazilarida kalkmis ben huhammede neden hz muhammed diyeyimki seklinde tamamen cocukca seyler yaziyor.kiskaniyorlarmi ne anlamadim. yanilmiyorsam allah hz muhammeden dolayi en sevdigim kulum diye bahsetmistir. zaten hz muhammed peygaber olmazdan oncede ahlakiyla, adaletiyle o devirde gorulmemis un yapmis bir insandir. bir sahista kalkmis sanki kainatin yaraticisi allahtan degil de baska siradan bir mahluktan bahsedercesine yazmis cizmis yok efenim insana ozgu tavirlar sergiliyormus, oyle bir tanriya inanmiyormus. bu insanlarin neye inandigi belli, benim inancima dil uzatan sahislar atalarinin maymundan geldigine inanan insanlar?! bende aynaya bakiyorum ve benim kasimin gozumun, lacrimal pucntumun gerizekali bir hucreden bana miras kaldigina inanmiyorum.

~gsteen~
22 06 2004, 17:00
insan ne kadar cok bilirse, o kadar kusku duyar.
voltaire

bAdEm-AgAcI
22 06 2004, 17:00
kanat sahingoz

sanirim bu dosyanin sadece basini okudun ve oyle yorum yaptin. o olay en basindaydi ve cikma sebebi Hz. Muhammede Hz. denmesi denmemesi degil. Muhammet de sasirmis o zaman diye birinin kendini asmasiydi. bu sahis ozur dilemistir. ortaya Ataturku koymasina ragmen, beni Ataturk dusmani sanmasina ragmen Ataturk ile ilgili yazdiklarima cevap da verememistir. Din icin adam oldurulmesi konusunu ise din icin adam oldurenlere soyleyeceksin arkadasim. ben bu tartismada, sakinligim, saygim ve kufur etmememden dolayi bayan sanildim. pirayla o kadar tartismamiza ragmen, anlamadiginiz bilmediginiz birsey var, pira sevdigim bir arkadasimdir. demek ki sapik olmadikca kimse inancindan oturu bir baskasinin kafasini patlatmiyor. senin neden camiye kiliseye gitmedigini soran adam densizlik etmistir, ama densizlik yapana ayni olcude cevap verircesine burada dindar insanlari benim gunahim yok ki af isteyeyim , ben kendimi toz tanesi gibi gormuyorum gibi konuyla alakasi olmayan seyler soylemen de farkli bir durum. Ayrica Hazreti kelimesi saygi ifade eder ama saygiyi tek ifade eden kelime degildir. Yunus kendi uslubuyla ifade etmistir bu saygiyi. Ayrica, milyarlarca insanin kutsal kabul ettigi bir insan icin kullandigi saygi ifadesi, sana neden yalakalik olarak geldi ki? eger calisiyorsan isyerinde mudurune veya patronuna, askerlik yaptiysan komutanina da sanirim sen arkadasin gibi hitap ettin.

sevgili avukat war-in-life

biz pirayla sorariz birbirimize sorulari sen sikma canini. o sikildigi zaman sorulardan bana soyler sikildigini. piranin avukata ihtiyaci yok. ama ben yine de senin hesap no'na ucretini yatiriyorum ki emegin zayii olmasin. (haa bu arada sanirim sadece sana komik geldi sorular.)

bAdEm-AgAcI
22 06 2004, 17:00
yaw ozlu sozler folderi var. sanirim karistirdin gsteencim (bu arada pembeler acmis, degisme boyle kal.)

bAdEm-AgAcI
22 06 2004, 17:00
bagabu tesekkurler iltifatin icin. akli yolu birdir demisler. sanirim pek cogumuz benzer seyleri yasiyoruz. Turkiyeye Donuyorum folderinde Trmi ABDmi? Nicin adli dosyada yazdim onu, eger okumak isteyen olursa. yazilacak daha cok sey vardi ama ikinci mesaja gecmem gerekecek kadar uzayacakti. sanirim kimsenin vaktini o kadar almaya hakkim yok.


ben verecek cevabi olanlarin bunu esirgemeyecekleri kanaatindeyim. bana laf atildi. ben cevabimi verip iddia da attim ortaya. cevap verildi veya verilemedi farki yok...

bngst
22 06 2004, 17:00
AMERIKA'DA IS ARAYAN TURKLERIN GRUBU KURULDU

IS ARIYORSANIZ VEYA ARAYACAKSANIZ BU FIRSATI KACIRMAYIN ESKI MESAJLARADA BAKIN YUZLERCE IS VAR.

http://groups.yahoo.com/group/jobsforturksinusa/

crepuscule90
24 06 2004, 17:00
*j*

crepuscule90
24 06 2004, 17:00
falconmt,

sen boyle agir abi triplerinden once, su dosyada yazilanlari bi okusaymissin keske

ps: Badem Agaci'nin inanmadigini nerden cikardin merak ettim simdi

~gsteen~
24 06 2004, 17:00
falconmt
Badem agacina muluman diyen hizli tip, vayyyy arastirmaz ve okumaz ama cumburlop langadank yazi yazma yetenegine haiz, gazetecimiz, buyuk ustad, hosgeldin :D

~gsteen~
24 06 2004, 17:00
badem agaci,
muluman mı yoksa baska bi seymisiniz, ben de merak ettim bu konuyu,
senin ve en sko'nun muluman yada mooooon tarikati uyesi olmanizdan supheleniyordum zaten aylardir, bak simdi takke dustu, keliniz gorundu ?
yalniz ucan tekme atmadan cevap ver, beyefendi gibi aydinlat bizi, bilimin nurlarini uzerimize yagdir, bekliyorum sabirsizca ve fazla duramiyorum boyle, cok gec kalma erken geeeel :)

~gsteen~
24 06 2004, 17:00
<< kapiyi kiripta baskina giden mafya gibi bir girisin var ki kimse anlamadi. ama bastigin yeri ve neden baskin yaptigini bile bilmiyorsun. ]]
badem abisi oyle deyip te cocugun kalbini kirma,
eger bir insan evladi; kurtlar vadisini seyredip de dogrudan buraya gelirse olacagi o abisi :D

bAdEm-AgAcI
24 06 2004, 17:00
akilsiz dostun olacagina, akilli dusmanin olsun demis atalarimiz. gercekten de dogru demis. ben burada kisisel dogrularimi tartistim. (tartismak arguman anlaminda kullanilmistir. kavga degil yani. anlamayan olduysa diye yaziyorum). ve tartisirken karsimdaki insana saygi duydum, bu sayginin geregi de, once yazdiklarini okudum insanlarin, sonra cevap yazdim. belli ki yazdiklarimi okumamissin, cunku ilk gunden beri ayni cizgide yazdim ve sasmadim bu cizgimden. sana sadece sunlari soyluyorum arkadasim...

1-) dinlemeyi bilmeyenler konusmayi ogrenemezler. once dinle veya oku karsindakini, sonra yorum yap.
2-) islamiyet saygiyi gerektirir. saygisizca saldirarak islamiyetten bahsedemezsin.
3-) velev ki ben inanmayan bir insanim. bana sen kimsin ki Allahin varligi hakkinda konusuyorsun demissin. tamam ben bir hicim kabul ediyorum ki iddiam da olmadi. sadece kisisel dogrularimi tartistim ve siradan bir sokak muslumani oldugumu yani burada yazan binlerce insana benzedigimi, tek farkimin inandigim seyleri savunmak oldugunu belirttim. Pekala sen kimsin de bu konuda yaziyorsun? hasa peygamber misin? kapiyi kiripta baskina giden mafya gibi bir girisin var ki kimse anlamadi. ama bastigin yeri ve neden baskin yaptigini bile bilmiyorsun.
4-) islamiyet birlik kardeslik dinidir demissin. ama dediklerinle kendin celismissin. islamiyet saygi ve hosgoru dinidir, islamiyette agir abilik diye bir kurumsa, yoktur!

falconmt
24 06 2004, 17:00
badem agaci
sen hangi hakla elestiriyorsun, din ve islam kavramını dunya uzerinde belki nokta kadar bir yerde degilsin fakat o halinle Allahın var olup olmadıgını ispatlamaya calısıyorsun, sozcukleri kullanırken dikkatli olmanı tavsiye ederim, cunku inanmadıgın o Allah seni oyle bi hale sokar ki , caresiz kalır ne yapacagını sasırırsın

falconmt
24 06 2004, 17:00
badem agaci
sen hangi hakla elestiriyorsun, din ve islam kavramını dunya uzerinde belki nokta kadar bir yerde degilsin fakat o halinle Allahın var olup olmadıgını ispatlamaya calısıyorsun, sozcukleri kullanırken dikkatli olmanı tavsiye ederim, cunku inanmadıgın o Allah seni oyle bi hale sokar ki , caresiz kalır ne yapacagını sasırırsın

falconmt
24 06 2004, 17:00
ya arkadaslar nerelerden bulup cıkardınız bunları hic islam la ilgili bisey okumadınızmı hic musluman olarak camiye gitmedinizmi
siz muluman mı yoksa baska bi seymisiniz...........
ayrıca peygamber efendimiz s.a.v buyurmus tum muslumanlar insan vucudu gibi birdir vucudun bir uzvu agrısa diyer uzuvlar o agrıyı hisseder, bu kadar muhtesem bi gorus ve birliktelik var mı baska yerde
artık bırakın bu safsataları bunların ne icin yazıldıkları belli tavsiyem eger inancınız varsa muhafaza edin

alperalpoglu
27 06 2004, 17:00
the last ninja sen sacmalamak icinmi girdin mezun com a peygamberimiz hakkinda nerde konusma var icindesin hemde saldirir vaziyette
sen inancsiz olabilirsin burada inanan insanlar onlara saygili ol ataturk ataturk diyip duruyosun ben senin ataturkcu oldugunada inanmiyorum kendi isine gelen yerlerini alip kalkan olarak kullaniyosun
birazda sayginin ne oldugunu ogren ataturkten

sakaron
28 06 2004, 17:00
sayın forumcular girmeyecektim bu konuya ama çok giren olması sebebi ile özür dilerek girmekteyim

inanç konusunda yani kişisel felsefenizde veya toplumsal felsefede yani soyut hayali konuları maddeleştirme hususunda

lütfen kim ne düşünürse düşünsün ama herşeyden önce hoşgörülü olalım vede bu konularda düşünmeden laf ortay atmayalım..

bugün yani ben sakaron mecbur kalmadıkça asla başımı yere kıçımı havaya kaldırmam!
bugün yani ben sakaron yaratıcıdan asla korkmam bana korkun dediler küçükken korktukça içimde nefret doğdu ama ben suç işlemedikten sonra neden korkayım ve neden yaratıcımı sevmekten beni kim alıkoyabilir kork kork diye...

verdiği acılara verdiği sıkıntılara şükürler olsun o bilir .

her sabah kalkıp dünyaya baktığımda akşama kadar hatta şimdi bile yaratıcımıza şükürler olsun.


felsefe yani mezheplerimizin bağnazlığı kaç müslüman ülkeyi hatta arap-islam imparatorluğunu bile hiç etmiştir

yani bağnazlık yani ben bilirim hiç kimse bilmez benden başka diyenler

tabiiki bu düşüncelerin oluşması 40 yıllık hayati birikimim ve başımdan geçen birçok anlaşılmaz metafizik olaylar

bunlardan sadece bir tanesini anlatayım ister inanın isterse inanmayın hiç mi hiç önemi yok ama ben anlatacağım çünkü bir borç benim için bu hemde asla ödeyemeyeceğim bir borç

yıl 1979 ve ben evimizin su deposunu antipas ile boyamaktayım
yavaş yavaş tiner kokusundan düşüncelerim ve hareketlerimin manyaklaştığını hatırlıyorum
ve film koptu ayıldım
ellerim yoktu kolum yoktu bacaklarım yoktu pembemsi bir gökyüzüne uçuyorum klang klang diye sesler
ve.....bir ses
---sen öldün

o an o an öyle bir anki o an acının tarifi olmaz
sakaron- hayır hayır ben ölmek istemiyorum namaz kılacağım oruç tutacağım ( o zamanlar o zamanlar aklıma onlar geldi ne yapayım artık yanlış yazamam şimdi okadar böyle şeylere karşı olsamda dedem gibi 70 ten sonra başlıyacağım ama dedem 89 yaşında öleceğini bilse idi 88 yaşında başlardı bilirim azmı idi o dedem rahmetli çok severdim onu )


ne ise ben ayıldım ve aynı şarhoşluk ve dedeme sigara versene diyorum şayet ben ayık olacam dedemden igara isteyeceğim ha o bir vurur bide duvar vurur valla ve dedem beni çatıya çıkardı yarım saat içinde ayıldım

ama o an o an

o yüzden lütfen................

sakaron
28 06 2004, 17:00
sakaron ne düşünüyorsa yani ne şekil ve harekette olacağı sadece sakaron un kendi içindir ve bu görüşlerinde sakaronun özgür olduğu kadar herkez ne yapacağında özgürdür yani insan denilen beyin eğer çalıştırıldığı takdirde nereye ve neye doğru ve neden öylede başka şekil değil gibi pek çok şey yani insanın felsefesinde özgür olması

acaba özgürlük çokmu tehlikeli ve düşünme çokmu kötü....kimseye bilmediğim şeyleri öğretme zorunluluğunda değilim kimsenin görüşlerinide kötü karşılamam ama ben belki günah içindeyim ama bir şeye doğru hareket yapmamı engel oluyor beynim yani lanet olası beynim

ama yaratıcıyı yani evreni yani sonsuzluğun gücünü ve mutlak bir yaratan olduğu gerçeğini elbette kesinlikle günümün her vaktinde onayladığımın gerçeği ve insan olarak ne şekilde nasıl şükredeceğim gerçeği..

ama lakin gerçekleri beynimin bulamadığı zamandada bilinen doğruyolda mutlak kabule yani..

bende herkez gibi fani olarak olan tapınma (arapçası ibadet ) hareketlerinin bugün için kendimde sorgulamam acaba bir gece vakti ve ya gündüz vakti türkçe olarak ve kalbimle ruhumla göklere doğru tapınma şekli

yani beyler bu siz forumcularla bırakın benim aramda kalsın

sizler tabiiki gerçeği bilenlerdensiniz ama sakaron kafayı yemiş galiba deyin geçin

insan özgürdür ve inancındada özgürdür tabiiki bende inananlardanım ama dedim ya özgürüm ama çocuğum özgür değildir ben ona asla böyle saçmalıkları anlatmam oda toplum gibi yani toplumun kurallarına göre hareket etmeli ve bende toplumla topluma göre hareket etmekteyim belki bir gün cuma namazında birini görürseniz bu belki sakarondur deyin ne yapsın sakaron

bu kafanın neresine kızarsanız kızın alın bendende o kadar ama napayım durduramıyorum o benden üç adım ötede

sakaron
28 06 2004, 17:00
yanlış anlaşılmasın ben tapınma şekline karşıyım sadece

ama bu bir dalga veya eleştiri değildi benim için
yanlış anlaşıldı isem özür dilerim

ve yazımda belirttiğim gibi bu bana yani kendime özgü düşünce ve kimseyede bulaşmasını istemiyorum
evet oldu bi kere görüşlerimi dürüstçe açıkladım

ama tepkim yani benim bu yazıya girmekteki tepkim ateistlere ve asla inanan hele hele namzında niyazındakilere hiç değil ben aslında insanları birazda gökyüzüne doğru bir dua etmesini istedim

sözlerimin niteliği için özür ve o sözleri geri alıyorum

fakat benim aslında inana kişileri desteklemek için girdiğim yazıda nasıl kafir oldum bende bilmiyorum

galiba şeytan beynime girdi...

bu konuda son yazım zaten başlarda bir girdim bu konuya sonra girmiyecem dedim girdim ve işin içinden çıkamadım


paydos...................

VeCToR
28 06 2004, 17:00
<< bugün yani ben sakaron mecbur kalmadıkça asla başımı yere kıçımı havaya kaldırmam! ]]

aklımda bişeyler var ama yinede sen bu cümleyi biraz aç bakalım ne demek istedin?

biscuit
28 06 2004, 17:00
<< bugün yani ben sakaron mecbur kalmadıkça asla başımı yere kıçımı havaya kaldırmam!........... ]]

sakaron efendi,ozgurlugun muslumanlarin yaptigi ibadet sekliyle dalga gecme hakkini sana vermez...namaz kilma gibi kutsal bir ibadeti kici havaya dikip,basi yere indirmek olarak goren bir sahsiyetin,'70 imden sonra hidayete ericem,ona gore cennette kiyak bir yerde biletim kesilir' mantigiyla islama yaklasmasi bana dogal geldi...ha ama tezatlik sakaron efendinin su cumlesinden sonra cikiyor:

<< kim ne düşünürse düşünsün ama herşeyden önce hoşgörülü olalım vede bu konularda düşünmeden laf ortay atmayalım.. ]]..

yahu bu ne tezatliktir!!!..bu ne abesle istigaldir!!!...soruyorum sana namaz icin 'basi yere,kici havaya dikme' tanimini kullanan bir kisi sence ne kadar dusunceli olabilir,ne kadar hos goruludur???...
bu tarz gerzekce laflar kullanarak yazan bir kac kisi daha gordum...sesimi cikarmiyim dedim,ama cikarmadikca daha da sacmaliyorsunuz...yazdiklarinizi herkesin okudugu yerlere post etmeden once laflariniza ceki duzen verin...madem hosgoru istiyorsunuz,inananlari hosgorusuzluge itecek seviyede yazilar yazmayin...terbiyeyi ve seviyeyi koruyalim.o senin 2-3 cirkin kelimeye indirgeyerek tanimladigin NAMAZ bircok kisinin huzurlu olmasini,belki de kotu olan seylerden uzaklasmasini,iyiye guzele yonelmesini saglayan ,rahatlatici bir ibadet seklidir...saygili olmadikca,kimseden saygi beklemeye hakkinizda YOK!!!!

smooth
28 06 2004, 17:00
seytan degil hojam, sen o gun o odada, hayatin boyunca yetecek kadar tiner cekmissin, etkisinden kurtulamamissin :D :p

benekli-mantar
28 06 2004, 17:00
falconmt
kardesim hos gelmissin olur boyle yanlis anlamalar her soylenene kulak asma.amerika hakkinda sorun varsa ozelden mesaj at.

~gsteen~
28 06 2004, 17:00
Smooth, allah seni davul etsin :D

bAdEm-AgAcI
28 06 2004, 17:00
su olmeden bir yil once namaz kilma hacca gitme olayini okuyunca sormak istedim sakaron. sence bu Allahi kucumsemek olmuyor mu? veya insanin inanciyla celiskiye dusmesi degil midir? eger ibadetlerin gerekli olduguna inaniyorsa bir insan (inaniyorsa dedim, inanmayanlara yoktur lafim) bu ibadetler icin omrunun sonunu beklemesinin amaci nedir? Allaha ya Rabbim goruyorsun son 1 senemde surekli ibadet ettim, hani omrum olsa 20 30 sene daha ibadet ederdim, sen beni simdi affet demekten baska ne olabilir? yanlis anlasilmasin. 30undan 40indan sonra inananlar veya arastiranlar icin demiyorum. sakaron gibi, en basindan bunun gerekli oldugunu bilip, buna inanip, son anlarda caba gosterenleredir sorum. tahrik degildir amacim, meraktir benimkisi sadece. yani neden olumden 1 sene once? eger oyle oluyorsa kendine saklama biz de bilelim :)

sevgiler saygilar...

tario
28 06 2004, 17:00
the last ninja sen kıım sın de hz muhammede dil uzatıyorsun

crepuscule90
29 06 2004, 17:00
agiz dalasi basladi yine

The_Last_Ninja
29 06 2004, 17:00
Sakin ol alp, huzur Islamda

The_Last_Ninja
29 06 2004, 17:00
Daha once dedimya, siz uzulmeyin Hz. koyucam artik peygamberinizin basina merak etmeyin

alperalpoglu
29 06 2004, 17:00
sakaron ozgurlukten bahsetmissin din gibi
dogmatik ve insanlar icin hassa onemli konularda kimsenin karsi tarafi rencide ozgurlugu yoktur
bu the last ninjanin peygamberimimzin basina hz getirmeden konusamayacagi gibi
seninde ibadet seklini elestirememendir
demissin ben sadece ibadetin yapilis sekline karsiyim senin iste boyle bi ozgurlugun yok
bunu anla bence.......

alperalpoglu
29 06 2004, 17:00
bunu en cok senni anlamana sevindim the last ninja