PDA

Tüm Versiyonu Göster : Sair Ruhlu arkaslar buraya buyursun,



Sayfalar : [1] 2

Xena
09 03 2000, 03:00
Siir yazmak bir sanattir. Bakalim Mezunculardan hangileri birer sanatci. Ben mi? Ben hic siir yazmasini bilmem. Valla bilmem. Ama attigim oluyor tabi.. Eeee., bu kadar israr uzerine artik bir tane yaziyim... :) :) ))Valla unuttum. Durun bi yaaa, gitmeyiiiin!!!!Tamam, tamam..AGLADIM YINE BU GECEHER GECE OLDUGU GIBIBONCUK BONCUK AKTI GOZYASLARIM,ANLATTIMM HER SEYI BIRER BIRER,DEDI KI "neden"DEDIM KI "yanlizim"DEDI KI "ben varim"ANLADIM KI YANLIZ DEGILIMDORT DUVAR ARKADASIM.....Hatirladigim bu kadar, tesekkur ederim.. Text

funda
09 03 2000, 03:00
Beni bu guzel havalar mahvetti, Boyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tutune boyle havada alistim, Boyle havada asik oldum; Eve ekmekle tuz goturmeyi Boyle havalarda unuttum; siir yazma hastaligim Hep boyle havalarda nuksetti; Beni bu guzel havalar mahvetti

taso
09 03 2000, 03:00
66. SoneVazgectim bu dunyadan tek olum paklar beni,Degmez bu yangin yeri, avuc acmaya degemez.Degil mi ki cignenmis inancin en seckini,Degil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,Degil mi ki ayaklar altinda insan onuru, O kiz oglan kiz erdem daglara kaldirilmis,Ezilmis, horgorulmus el emegi, goz nuru,Odlekler gecmis basa derken mertlik bozulmus,Degil mi ki korkudan dili bagli sanatin,Degil mi ki cilginlik sahip cikmis duzene, Dogruya dogru derken egriye egri cikmis adin,Degil mi ki kotuler kadi olmus Yemen'eVazgectim bu dunyadan, dunyamdan gectim ama,Seni yalniz komak var, o koyuyor adama.Bu siiri her okuyusumda nedense Turkiye geliyor aklima...William Shakespeare abimiz sanki bizim icin yazmis...Turkcelestiren Can Yucel'e saygiyla...Dostca kalin...

taso
09 03 2000, 05:24
Degil mi ki korkudan dili bagli sanatin,Daha onceki mesajimda yazdigim siiri okuyunca Turkiye geliyor aklima demistim. Bu dusuncem dogruuymus demekki. Suraya topu topu 3 kisi mesaj atti. Sanattan, edebiyattan ne kadar uzaklasmiz, birbirimize ne kadar yabancilasmisiz. Buraya bir siir yazmak icin sair olmak gerekmiyor kanaatindeyim. Bende baska ustalarin siirlerini yaziyorum zaten. Siir yazildiktan sonra saire ait degildir diye dusunuyorum. Siir herksindir onda birseyler bulan belki de kendini bulan herkesindir. Bence buraya ustadlarin siirlerini yazalim sevdigimiz bizimle butunlesen bizi anlatan duygulari aktaralim.Benden bi siir daha Siir sevenlere...CITIRTILARIN NAGMESÝSercelerden kucuk sercelerTanelerden kucuk taneleri yerdi.Civiltilardan kucuk civiltilarlaNagmelerden kucuk nagmeler soylerdi.Adamlardan kucuk bir adamBakardý sercelerden kucuk sercelereSevinip el cirpardiEllerden kucuk ellerle...Dunyamizdan kucuk dunya vardi.IcindeAdamlardan kucuk adamlar yasardiSevinip el cirparlardiSercelerden kucuk serceler.Amma ne yazik,Kedilerden kucuk kediler deMirildanirdiSercelerden kucuk sercelereVe yalardiBiyiklardan kucuk biyiklari.Dostca kalin...

behran
09 03 2000, 07:48
yagdi yagmur cakti simseksendemi sairoldun ........ :D

Xena
09 03 2000, 07:48
Taso, tebrikler. Sair Ruhlu olmak gerekmiyor evvet ama demek ki siire talep ve ilgi az.. Bu arada benim de bir kac siirim olacak ama. "f" klavyeden "Q" klavyeye donus zor oluyor. Hele bir elim alissin bakin hele ne siirler dokturuveriyorum. :)

Dreamer
09 03 2000, 07:48
Dream dedik bagrimiza bastik nerde kaldi düslerim?Rahat bulamadik hiç bir yerde, sanki hint fakiriyim.Elbet bir yer olmali benim evim olacakAlnima gün isigini en güzel vurduracakMünasip bir kismet bulup yuvami da kuracak ;) Elbet bir gün " dreamer " bir " realist " olacak.Rahatim yerine gelecek o zaman, Broadway shashakalacak. :D

funda
09 03 2000, 07:48
Dreamer,guzel yazmissin eline saglik..Ama eger bir kismet bulursanBroadway'i biraz zor gorursun..Sen simdi kismeti falan unut,yoluna devam et..

Dreamer
09 03 2000, 10:12
Saol Funda... Ama benim münasip kismetten kastim söyle baba bi yapimci, yönetmen, vb bisiydi :D Saka saka. Ben 70 ime gelene kadar evlenmeyi düsünmüyorum. :confused:

taso
09 03 2000, 15:00
Kus Hatiralari Benim çoculugumda soframiza kuslar konar ruyalarimiza melekler ugrardi. Kapimizdan yogurtcu bahcemizden ishakkusu kalbimizden yeni cikan sarkilar gecerdi. kisin bir sobamiz olurdu sobanin yaninda kedimiz kedinin önünde yun yumagi bir Hayat Bilgisi fotografi gibiydik. Yerli mali kullanan yurdunun uc tarafi denizlerle cevrili kuruincir üzüm findik tütün cay narenciye kavun-karpuz yetistiren kuru uzum inciri satan karsiliginda camasir makinesi radyo ve otomobil alan bir topragin fertleri... Biraz yoksul biraz mutevekkil biraz mahcup biraz kirilgan biraz naif ama hep umutlu... Ozlerdik . Memleketteki halamizi ince dogranmis bir dilim pastirmayi yurttan sesler korosunu aksam komsuluklarini radyo tiyatrolarini sabah ezanini kalayciyi bozaciyi munir nurettin sarkilarini orhan boran yarismalarini kandil gecelerini duvarlarimizin sarmasiklarini bakkaliyeyi sigaralardan harmani belki bunun için çok sevdim. Yollar bozuk musluklar bozuk ziller bozuk paralar bozuk ama adamlar saglamdi. Bu sehrin yildizlari vardi. Saclarina kurdelalar takan civitle yikanmis beyaz coraplarina leke bulasmasin diye su birikintilerinden sakinan gozleri önlerinde yurekleri ve beslenme cantalari ellerinde kuçuk cocuklari vardi bu sehrin bu sehrin yildizlari vardi. Ben Fenerbahceyi amcam Vefayi tutardi. Konya tahil ambari Mersin muz cennetiydi. Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar Sishane'de mutlak raydan cikardi. Vallahi hayat zor ve fakat cok matrakti. Muammer Karaca adina bir tiyatro binasi yoktu bizzat kendisi vardi. Basimiz agrirdi komsumuz vardi gönlümüz daralirdi komsumuz vardi Corbamizi umutlarimizi memleket kadar kalbimizi paylastigimiz komsularimiz vardi. Geceleri bekcimiz gunduzleri sutcumuz bizim kadar zayif da olsa nohuta makarnaya, belki de biz bir rüya mi görmüstük? Hadi hepsi yalandi. Hadi hepsi hayaldi. Hadi hepsini ben uydurmustum Ama ruyalarimizin melekleri ve sofralarimizin daim konuklari kuslar? Ya onlar? Onlari siz de görmediniz mi? Sizin de sofraniza konup ruyalariniza ugramadilar mi? Onlar da mi yalandi?

YasiYorum
09 03 2000, 19:48
Dreamer,<< Saka saka. Ben 70 ime gelene kadar evlenmeyi d&uuml;s&uuml;nm&uuml;yorum. :confused: ]] demissin ama 70'inden sonra da evlenmek seni dusunur mu bilinmez... Bence isi sansa birakma gel sunu 50 falan yap :) :D YasiYorum ;)

Dreamer
09 03 2000, 19:48
Yasi babacim &ccedil;ok mersi... Ama ciddi olmak gerekirse, ger&ccedil;ekten de erkeklerin de, kadinlarin da evlendikten sonra &ccedil;ok degistiklerini g&ouml;zlemliyorum hep.Bu konuda olduk&ccedil;a &ccedil;ok g&ouml;zlem yapma imkanim oldu da...Hakikaten evli ve asik olmak... mucize galiba...

funda
11 03 2000, 07:48
Bugun gecti elime...hosuma gitti ve sizinle paylasmak istedim; KISIN ANLAMIYaz, fazla simartilmistir, fazla havaliBedenlerin kusurlarini gostermeye zorlayip yorar insani. Bedenlerin mevsimidir yaz; yani sukseli bi kimse degilsen bitiktir isin. Suklum puklumsundur butun mevsim.. Bahar, tehlikelidir. Insana olmayacak isler yaptirdigi gibi cabucak kactigi icin sucu hicbir zaman ispatlanamamistir. Tekin degildir yani.. Sonbahar, baslangic ve sondur. Niyeyse hep bir seye karar vermelisindir sonbaharda. Bu yuzden durup denize, denizsiz yerlerde goge bakilmalidir hep. &quot;Yagmur yaginca deniz cogalir mi?&quot; diye sormalidir. Niyeyse... Mevsimlerin en merhametlisidir kis. Evin mevsimi; sarilmanin, sarinmanin, sarmalanmanin. Sicak caylarin, derin sohbetlerin, efkarlica icmelerin mevsimi... Karsilasmalarin degil &quot;bulusmalarin&quot; mevsimi... Sicak olan herseye dogru neseyle yonelmenin, boylece hepberaber ilimanin.. yasamin camursu halini uzun uzun dusunmenin mevsimi... Atkilar ve sapkalar yuzunden dagilmis saclarimizla bizi guzel bulacak birileri olacak mi bu kis? Yatak 36.7 derece olacakmi girdigimizde? Yoksa boynunu kendine yaslayan kugular gibi mi olacagiz bu kis da? &Ouml;yle iste... Mevsimlerin en ince fikirlisidir kis.. IYI KISLAR!!! :)

funda
11 03 2000, 07:48
cok guzel ve anlamli...tabiki de oyle olacak..Nazim bu......Neyi hatirladim biliyormusunuz....Biz okul'da okul gazetemize Nazim'dan siir koyduk diye dsiplin cezasi olmi$tik....Neden suc olabilecegini bile anlayamamistik..Gerci halen de anlamis degilim..Neyse ....Bu siiri aslinda nick'ine cok yakisacak mezundaki arkadas'a hediye etsek iyi olur ...

pumpkin
11 03 2000, 07:48
Ben de cok sevdigim bir siiri alintilamak istedim... Enjoy it...YASAMAYA DAIRYasamak sakaya gelmez,buyuk bir ciddiyetle yasayacaksin bir sincap gibi mesela,yani, yasamin disinda ve otesinde hi&ccedil;bir sey beklemeden, yani, butun isin gucun yasamak olacak.Yasamayi ciddiye alacaksin,yani, o derece, &ouml;ylesine ki,mesela, kollarin bagli arkadan,sirtin duvarda,yahut, kocaman gozluklerin, beyaz gomleginle bir laboratuvarda insanlar icin &ouml;lebileceksin, hem de yuzunu bile gormedigin insanlar i&ccedil;in, hem de hi&ccedil; kimse seni buna zorlamamisken, hem de en guzel, en ger&ccedil;ek seyin yasamak oldugunu bildigin halde.Yani, oylesine ciddiye alacaksin ki yasamayi,yetmisinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de &ouml;yle &ccedil;ocuklara falan kalir diye degil, &ouml;lmekten korktugun halde &ouml;l&uuml;me inanmadigin i&ccedil;in, yasamak, yani agir bastigindan. Nazim HIKMETBuraya siir yazan diger arkadaslarin da ellerine saglik...Siirle kalin.(not: siirin yaziis bicimi farkliydi, ama burada sola hizali cikiyor)

pumpkin
11 03 2000, 10:12
Sevgili Funda,Evet, bu siir YasiYorum'un nick'ine oldugu kadar karakterine de yakisiyor. O zaman bu siiri basta ona, sonra herkese ithaf ediyorum.(Usta ugrassin yazsin, biz de bedavadan ithaf edelim, oluyor mu hic :) ) Dur ben Yasi'ye de haber vereyim, bu ithafimiza karsilik o da bize akrostisli bir siirini ithaf etsin. :D

OZO
11 03 2000, 15:00
KANKARDESIMEHava nasil orda? anlat kanka ne olur,Ortakoy nasil,dostlar nasil, sen ne haldesin anlat,Hala iciyormusun? cingenelere sarkilar soyletiyor musun?Hovardamisin seni biraktigim gibi, anlat ne olur...Rakinin tadi ayni mi cicekte?Ortakoyde betonlar hala soguk mu?Koruda attigimiz naralari hatirliyor musun?anlat kanka, cok ozledim ne olur...Kaldirimlar hala bizim mi?Hala onikiden sonra yatacak bir ev ariyor musun?Eskisi gibi hovarda mi gunler?Anlat kanka, anlat cok ozledim ne olur...Bir temmuz gecti mi , gecmedi mi bilmiyorum.Denizin ortasinda zamanin bir onemi yok,Anlat, cok zaman gecti, kaybettigimiz birsey var mi?Hala kanka deyip , beni anip iciyor musun?Anilar unutulmuyor, yalnizlik cekilmiyor sensiz,Diger dostlar ise cok ama cok sessiz.Anlatsam inanmazsin, ellerim sisti halat cekmekten,Burda gunes birbaska batiyor, oradakini anlat ne olur.Kanlar akti koruda, bulutlari mekan yaptikCocuk yasta ictik beraber,Cocuk yasta usuduk, omuzomuza dayandik,Ben burda sarhosum gavurun zikkimiyla,Sen anlat kanka cok ozledim ne olur. OZO

NYta bir Turk
11 03 2000, 17:24
Sunay Akin'in sevdigim siirlerindenYUREGIM ISLAKTIR BENIMKUYTULARDA AGLAMAKTANVE HAFIF UCUKTUR RENGIKURUSUN DIYE KAC KEZ GUNESE ASILMAKTAN

OZO
11 03 2000, 17:24
SEVGILI MANU, ben de Sunay Akin i cok severim, bana sahsen imzaladigi bir kitabin da soyle yazmisti; OZGUR'E, ISTANBULDAKI SOKAK KEDILERINDEN BIR FAZLA SEVGI... Bu soz benim cok hosuma gitti, ne buyuk yaraticilik oyle degil mi istanbul daki sokak kedilerinden bir fazla sevgi sozu. Eskiden bir radyoda program yapiyordu her sali dinlerdim.Sunay akinin &quot;Once kadin ve cocuklar&quot; kitabbini herkese tavsiye edrim. Deniz ve denizcilerimiz hakkinda siirsel inanilmaz duygulu yazilari var bu kitapta.Ben de denizci oldugum icin cok houma giderek defalarca okudum.

Manu
11 03 2000, 17:24
Taso, Kus Hatiralari siirinin sairi kim? Cok begendim.Funda, sen de KISIN ANLAMI siirinin sairini soyleyebilir misin? :) Arkadaslar rica etsem sairleri de belirtebilir miyiz acaba? Boylece hem saire saygi hem de begenen arkadaslar diger siirlerini de arastirabilirler sairin. :) Ben de sizlere hemen elimin altinda olan begendigim bir siiri gonderiyorum.Sevgiler..KAGIT GEMIDeniz kiyisindabir martiyla konusurken goruyormusdostlarim beni sureklibir kaptanim cunkukagit gemilerdenemekliKillari uzadikca elleriminunuttum kagitlardannasil gemi yapildiginiki yasliliga uzananbirer iskeledir parmaklarimcozuldu uclarindannice kagit gemininpalamariCocuklugumun tahta adinibozarak yaptigim iskeleyekucuk bir kagit gemiyanasir mi dersinizkazisam ellerimdekibutun killari!..(Sunay AKIN, Kaza Susu, Cem Yayinevi, &Yacute;stanbul)

funda
11 03 2000, 19:48
NYta bir Turk,cok hos ve anlamli bir siir..Manu; yazari konusunda herhangi bir fikrim yok ..Bir arkadas postetmisti...uzgunum...

debian
11 03 2000, 19:48
Dedem Hep Siire Soyle Baslardi :Yagdi Yagmur Cakti Simsek :) :D

taso
11 03 2000, 22:12
Mona RozaMona Roza, siyah guller, ak guller Geyvenin gulleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Ah, senin yuzunden kana batacak Mona Roza siyah guller, ak gulleUlur aya karsi kirli cakallar Urkek urkek bakar tavsanlar daga Mona Roza, bugun bende bir hal var Yagmur igri igri duser topraga Ulur aya karsi kirli cakallar Acma pencereni perdeleri cek Mona Roza seni gormemeliyim Bir bakisin olmem icin yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim Acma pencereni perdeleri cek.. Zeytin agaclari sogut golgesi Bende cikar gunes aydinliga Bir nisan yuzugu, bir kapi sesi Seni hatirlatiyor her zaman bana Zeytin agaclari, sogut golgesi Zambaklar en issiz yerlerde acar Ve vardir her vahsi cicekte gurur Bir mumun ardinda bekleyen ruzgar &Yacute;siksiz ruhumu sallar da durur Zambaklar en issiz yerlerde acar Ellerin ellerin ve parmaklarin Bir nar cicegini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kadin Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmaklarin Zaman ne de cabuk geciyor Mona Saat onikidir sondu lambalar Uyu da turnalar girsin ruyana Bakma tuhaf tuhaf goge bu kadar Zaman ne de cabuk geciyor Mona Aksamlari gelir incir kuslari Konar bahcenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sari Ahhh! beni vursalar bir kus yerine Aksamlari gelir incir kuslari Ki ben Mona Roza bulurum seni &Yacute;ncir kuslarinin bakislarinda Hayatla doldurur bu bos yelkeni O masum bakislar su kenarinda Ki ben Mona Roza bulurum seni Kirgin kirgin bakma yuzume Roza Henuz dinlemedin benden turkuler Benim askim sigmaz oyle her saza En guzel sarkiyi bir kursun soyler Kirgin kirgin bakma yuzume Roza Artik inan bana muhacir kizi Dinle ve kabul et itirafimi Bir soguk, bir garip, bir mavi sizi Alev alev sardi her tarafimi Artik inan bana muhacir kizi Yagmurlardan sonra buyurmus basak Meyvalar sabirla olgunlasirmis Birgun gozlerimin ta icine bak Anlarsin oluler nicin yasarmis Yagmurlardan sonra buyurmus basak Altin bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanli kus tuyune Bir tuy ki can verir bir gulumsesen Bir tuy ki kapali gece ve gune Altin bilezikler o kokulu ten Mona Roza siyah guller, ak guller Geyve'nin gulleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Aaahhh! senin yuzunden kana batacak! Mona Roza siyah guller, ak guller Sair :Sezai Karakoc

taso
11 03 2000, 22:12
Canim IstanbulRuhumu eritip de kalipta dondurmuslar; Onu Istanbul diye topraga kondurmuslar. Icimde tuten birsey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan asip gecmis sevgilim. Cicegi altin yaldiz, suyu telli pulludur; Ay ve gunes ezelden iki Istanbulludur. Denizle toprak, yalniz onda ermis visale, Ve kavusmus ruyalar, onda, onda misale. Istanbul benim canim; Vatanim da vatanim... Istanbul, Istanbul... Tarihin gozleri var, surlarda delik delik; Servi, endamli servi, ahirete perdelik... Bulutta saha kalkmis Fatih'ten kalma kir at; Pirlantadan kubbeler, belki bir milyar kirat... Sahadet parmagidir goge dogru minare; Her nakista o mana: Olecegiz ne care?.. Hayattan canli olum, gunahtan baskin rahmet; Beyoglu tepinirken aglar Karacaahmet... O manayi bul da bul! Ille &Yacute;stanbul'da bul! Istanbul, Istanbul... Bogaz gumus bir mangal, kaynatir serinligi; Camlica'da, yerdedir goklerin derinligi. Oynak sular yalinin alt katina misafir; Yeni dunyadan mahzun, resimde eski sefir. Her aksam camlarinda yangin cikan Uskudar, Perili ahsap konak, koca bir sehir kadar... Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi? Cumbali odalarda inletir &quot;Katibim&quot;i... Kadini keskin bicak, Taze kan gibi sicak. Istanbul, Istanbul... Yedi tepe ustunde zaman bir gergef isler! Yedi renk, yedi sesten sayisiz belirisler... Eyup oksuz, Kadikoy suslu, Moda kurumlu, Adada ruzgar, ucan eteklerden sorumlu. Her safak Hisarlarda oklar cikar yayindan Hala cigliklar gelir Topkapi sarayindan. Ana gibi yar olmaz, Istanbul gibi diyar; Guleni soyle dursun, aglayani bahtiyar... Gecesi sunbul kokan Turkcesi bulbul kokan, Istanbul, Istanbul…Necip Fazil Kisakurek

selma
11 03 2000, 22:12
Valla lisede cok siir yazdim. Sonra i&ccedil;imden gelmedi ama bir yonum hep siiri sevdi. Ben artik duygusal olmak istemedigimden ne siir okumak ne de yazmak istiyorum.En sevdiklerim bir tane yazayim bari.A bulbul nicin kondun dalimdaki asmayaBen yarimden ayrilmam goturseler asmaya

Manu
11 03 2000, 22:12
Bu da benim siirim..Suya sesMaviye yuzumu cizdim.Kuslar agladigimi anlamasin diyeAynalara gizledim Eylul'un izini.

taso
12 03 2000, 00:36
MUMKUNSE......OLURSEMISTANBUL'DA OLMELIYIM BENNAMAZDAMARTILAR GECMELI USTUMDENMUMKUNSE KIS OLMALIMUMKUNSEKIMSE DUYMAMALI.OLUMLER SIKICIDIR YASAYANLARA.MUMKUNSE BIR MEZARCI, BIR HOCA...TAHTA,TOPRAK IS BITINCEMIDYELERI KOYUP SACALAFLASINLAR UMARSIZCA.

maide
12 03 2000, 00:36
KONUGUM OLBir aksam konugum ol Oturup konusalim biz bizeAnilarin &ccedil;ubugunu yakipUzatalim geceyi birazSabaha dogru perdeyiAralayip ufka bakalimBir &ccedil;ocuk gibi hayretleSeyredelim g&uuml;nesin dogusunuKendimize daha az zamanAyirsak da olur gecedenCunku bogulabilir insanYalniz kendini dusunmektenAcilmayan kitaplarUnutulmus asklar gibidirKitaplardan sozedelimVe onlarin gizli kalmisSessiz tadlarindanBir aksam konugum olOturup konusalim biz bizeAnilarin cubugunu yakip Uzatalim geceyi birazKimin oldugunu hatirlamiyorum ama kesinlikle benim degil :) )

Selen_
12 03 2000, 05:24
Siir hayat&yacute; ayd&yacute;n k&yacute;l&yacute;yor derdi bir arkadas&yacute;m benim d&uuml;s&uuml;ncemi de &ouml;zetlliyor. Hayat&yacute;n kendisidir siir bence. Ben de sizlerle Naz&yacute;m Hikmet'in bir siirini paylasmak istiyorum sizlerle.Sen Benim SarhoslugumsunSen benim sarhoslugumsun...Ne ay&yacute;ld&yacute;m, ne ay&yacute;labilirim, Ne ay&yacute;lmak isterim.Bas&yacute;m ag&yacute;r,dizlerim par&ccedil;alanm&yacute;s&Uuml;st&uuml;m bas&yacute;m &ccedil;amur i&ccedil;indeYan&yacute;p-s&ouml;nen &yacute;s&yacute;g&yacute;na d&uuml;se kalka giderim.

YasiYorum
12 03 2000, 12:36
Gecenlerde gelmisti bu, kim yazmis bilmiyorum...YasiYorum ;) ============DOSTLARA, SEVGIYLE...Kapattik kapilarimizi dostlarimiza,Mesafeler koyduk araya,Bir merhaba demek i&ccedil;in, girmeleri gerekti siraya...Bize &ccedil;ok ihtiya&ccedil;lari oldugu an mesgulduk,Not biraksinlardi, sonra arardik, baska zaman....Sinavdan en iyi notu aldiklarinda, g&ouml;zlerindeki piriltiyi g&ouml;remedik,Bir k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k armagan veremedik.Canlari yandiginda, bize kosamadilar nefes nefese,Ne kadar hasrettiler bir dost sese!G&ouml;r&uuml;s&uuml;r&uuml;z; ya Sali, ya &Ccedil;arsamba g&uuml;n&uuml;,Diye diye ka&ccedil;irdik nisani, d&uuml;g&uuml;n&uuml;,Paylasamadik o en coskulu anlarini, sevecegimiz yanlarini.Hayat denen suyun akisinda, birlikte &ccedil;aglayamadik,&Ouml;l&uuml;mlerini bile ge&ccedil; duyduk da vaktinde aglayamadik....Bu hikaye hem aci hem uzun,Selam vermeden ge&ccedil;iyoruz artik yanindan komsumuzun.Bahanelerle etrafimizi sardikOysa biz, birbirimiz i&ccedil;in vardik.Adina huzur dedik, is dedik,Can cana olmaktan vazge&ccedil;tik,Yalnizligi se&ccedil;tik.Herkes bir yalana kandi.Ne olursa olsun sebep,Aslinda kapilar hep,Kendi &uuml;st&uuml;m&uuml;ze kapandi !

hazircevap
12 03 2000, 12:36
Hadi bir tane de ben yazayim, ben aslinda amator bir sairim ama ruhum profesyonel...ISTE O ANDATum dunya o an dustu ayaklarimin dibineO anda ogrendim kaderin kahpe, felegin kalles oldugunuDur artik gitme sen de,Bir kor gibi dustun yuregime,Ben belki de o anda var oldum, biraz dur, bekle biraz,Belki de o andi yok olusum..Yazsam hayatimi en bastan, bastan cizsem daglari, denizleri, akarsulari...Neden bu durgunlugun, biteviye suskunlugun,Iste, iste tam o andi bitti dedim aska susuzlugum...

Selen_
12 03 2000, 19:48
Zenith, siirin g&uuml;zelmis :) Sevgiler!

OZO
12 03 2000, 19:48
IT NEVER RAINS AROUND HERE,IT JUST COMES POURING DOWN...ANLAYANA...

Zenith
12 03 2000, 19:48
Oncellikle affiniza siginiyorum, bu siiri yazdim diye kendime cok kizdim. Cunku o kadar guzel ki (bana gore) bu siir, bir siir kitabi yazdigimda bana ait oldu&eth;u bilinsin. Yani bilirsiniz hani bir siiri cok begenirler ve kendilerine ait olmadigi halde benim diye orda burda yazarlar. Bunun onlardan biri olmasini istemedim. Affiniza tekrar siginiyorum... Baska paylasimlarda bulunmak dilegiyle...

Hedonist
22 01 2002, 18:00
Senin yalnizligini gordum bugungokyuzu oyle uzak oyle derindi kiUzanip yakalamak istedimsen benden hep bir adim ondeydin H/K 02.12.1986

OZO
23 01 2002, 18:00
Sensiz yasamak ise olum Hergun tekrar tekrar olmeye alismisim Olmeye alismis isem, Seni son bir defa gormek icin hayattayim....

e_magics
24 01 2002, 18:00
uzun zamandir bisiler karalamiyorum ama benimde denemelerim oldu :) .....Baskalari icin uzaktan sesi gelen bir trenin icindeyimYolculuklarin son buldugu yerde basliyor yolculugumHerkes giderken kendi yoluna evininEvinin yolunu kaybetmis gibiyim....Bilseydim yollarin nereye ciktigini belki de daha siklasirdi adimlarimama...belirsizlige giden cikmaz sokaklarin ortasinda kendi devinimiyle aliyor yolunu adimlarim... Adimlari atan benim ama gidilen yollar kimin? ......

OZO
24 01 2002, 18:00
limonSuyu, Ben bu siiri cok severim.ozellikle ;&quot;Gundeligin basi bos ayrintilarindaZaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbette uzerinde durulmuyordu.Sense kendini hala hayatimdaki herhangi biri saniyordun , biraz daha fazla sevdigim ,biraz daha onem verdigim&quot; bolumunu.....

OZO
24 01 2002, 18:00
LimonSuyu, Adam bu siiri baska bir adama yazmis olsa bile(ki oyle) bence yinede siirsel olarak cok guzel. Ben sahsen bu misralari kizarkadasimi tavlamak icin kullandim. Aman biraz daha derine inersek bu folder da elden gidecek.

seth6
24 01 2002, 18:00
Yasadiklarimdan neler &ouml;grendim? YAS 5Anne ve babamin birbirlerinebagirmalarinin beni ne kadarkorkuttugunu &ouml;grendim. YAS 7Mesrubat i&ccedil;erken g&uuml;lersem i&ccedil;tigiminburnumdan gelecegini &ouml;grendim YAS 12Bir seyin degerini anlamanin en iyiyolunun bir s&uuml;re ondan yoksun kalmakoldugunu &ouml;grendim. YAS 13Annemle babamin elele tutusmalarininve &ouml;p&uuml;smelerinin beni daimamutlu ettigini &ouml;grendim. YAS 15Bazen hayvanlarin kalbimi insanlardandaha fazla isittigini &ouml;grendim. YAS 18ilk gen&ccedil;lik yillar&yacute;min keder,saskinlik, istirap ve asktan ibaretoldugunu &ouml;grendimAskin kalbimi kirabilecegini ama bunadeger oldugunu &ouml;grendim. YAS 33Bir arkadasi kaybetmenin en kestirmeyolunun ona &ouml;d&uuml;n&ccedil; para vermek oldu&eth;unu&ouml;&eth;rendim. YAS 36&Ouml;nemli olanin baskalarinin benim i&ccedil;inne d&uuml;s&uuml;nd&uuml;kleri degil, benim kendi hakkimdane d&uuml;s&uuml;nd&uuml;g&uuml;m oldugunu &ouml;grendim. YAS 38Egimin beni hala sevdigini, tabaktaiki elma kald&yacute;ginda k&uuml;&ccedil;&uuml;g&uuml;n&uuml;almasindan anlayabilecegimi &ouml;grendim. YAS 41 Bir insanin kendine olan g&uuml;veninin, basarisini b&uuml;y&uuml;k oranda belirledigini &ouml;grendim. YAS 44 Annemin beni g&ouml;rmekten her seferinde sonsuz mutluluk duydugunu &ouml;&eth;rendim.. YAS 46 Yalnizca minik bir kart g&ouml;ndererek bile birinin g&ouml;nl&uuml;n&uuml;n alinabilecegini &ouml;grendim. YAS 49 Herhangi bir isi yaptigimdan daha iyi yapmaya &ccedil;alistigimda, o isin yaraticiliga d&ouml;n&uuml;st&uuml;g&uuml;n&uuml; &ouml;grendim. YAS 50 Sevgi, evde &uuml;retilmemisse, baska yerde &ouml;&eth;renmenin &ccedil;ok g&uuml;&ccedil; olabilecehini &ouml;grendim. YAS 53 insanlarin bana, izin verdigim bi&ccedil;imde davrandiklarini &ouml;grendim. YAS 55 K&uuml;&ccedil;&uuml;k kararlari aklimla, b&uuml;y&uuml;k kararlari ise kalbimle almam gerektigini &ouml;grendim. YAS 64 Mutlulugun parf&uuml;m gibi oldugunu, kendime bulastirmadan baskalarina veremeyecegimi &ouml;grendim. YAS 70 iyi kalpli ve sevecen olmanin, m&uuml;kemmel olmaktan daha iyi oldugunu &ouml;grendim. YAS 82 Sancilar i&ccedil;inde kivransam bile baskalarina basagrisi olmamam gerektigini &ouml;grendim. YAS 90 Kiminle evlenecegin kararinin hayatta verilen en &ouml;nemli karar oldugunu &ouml;grendim. YAS 95 &Ouml;grenmem gereken daha pek &ccedil;ok seyler oldugunu &ouml;grendim. D&uuml;n sabaha karsi kendimle konustum Ben hep kendime &ccedil;ikan bir yokustum Yoku&thorn;un basinda bir d&uuml;sman vardi Onu vurmaya gittim kendimle vurustum &Ouml;zdemir Asaf

Hedonist
24 01 2002, 18:00
YALNIZ BIR OPERAOlu bir yilan gibi yatiyordu aramizdaYorgun kirli ve umutsuz gecmisim Oysa bilmedigim bir sey vardi sevgilimBen sende butun asklarimi temize cektimImrendigin, ofkelendiginKizdigin yada kiskandigin diyelimYani yasamislik sandiginGecmisimDile dokulmeyenin tenhaligindaKacirilan bakislardaGundeligin basi bos ayrintilarindaZaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbette uzerinde durulmuyordu.Sense kendini hala hayatimdaki herhangi biri saniyordun , biraz daha fazla sevdigim ,biraz daha onem verdigim.------------------------------------Baslangizta dogruydu belki . Siradan bir seruven ,rastgele bir iliski gibi baslayip ,Gun gunden hayatima yayilan ,Buyuyup kok salan,Benligimi kavrayip . varligimi ele geciren bir askla bedellendin.Ve hala bilmiyordun sevgilimBen sende butun asklarimi temize cektimAnladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana Butun kazananlar gibi TERK ETTIN !....MURATHAN MUNGAN

Hedonist
24 01 2002, 18:00
Bazen ben Murathan Mungan`i kiskaniyorum .Cunki; bir insan nasil bu kadar yalin , bu kadar net duygularini kagida dokebiliyor diye ...Bence tum bu siirler biri icin yazilmis yani siir yazmak icin oturup yazmamis ... O zaman ucunku cinsiyete duyulan askin da varligi yadsinamaz... :) Simdi bu ne alaka belki ama daha fazla bu konuda aciklama yapamayacagim. :)

Hedonist
25 01 2002, 18:00
SACIMA DOKUNMA&quot;sacima dokunma&quot; diyorsun masal sacan bir sesleekmek gibi dilimledigimiz yatak sarilmis bize,birakmak istemiyorkasiklarini operken &quot;sacima dokunma&quot; diyorsundilimde gezdirirken seni,&quot;Sacima dokunma,n`olur&quot;kapisi acilan bahcene girerken bir daha, bir daha anilar dokuluyor goksarmasiktanikimiz de biliyoruzbir cozsem saclarinibir daha soz etmeyecegiz ayriliktansaatlerin saclari olsaydi sevgilimbu kadar hizli gecip gidermiydi zamanah sevgilim ne diyecektim ben sanaac pencereyi ve disariya bakson gecemizde kar altinda kugularAKGUN AKOVA

yasin- The Gomser -
28 01 2002, 18:00
&Ouml;ZLED&Yacute;M SEN&Yacute; B&Ouml;LE EKMEK M&Yacute;SAL&Yacute; :) ))SEV&Yacute;YORUM SEN&Yacute;,EKMEG&Yacute; TUZA BANIP BANIP,SONRA HAN&Yacute; B&Ouml;LE EKMEKTEN AGZIN EK&THORN;&Yacute;R,ARDINDA DA M&Yacute;DEN BULANIR HAN&Yacute;SONRA DA B&Ouml;LE &Yacute;GREN&Ccedil;B&Yacute;&THORN;E H&Yacute;SSEDERS&Yacute;N,EN SONUNDA TUTMAZSIN DA HAN&Yacute; B&Ouml;LE B&Ouml;GgGgGgGg D&Yacute;YE &Ccedil;IKARIRSIN DAY&Yacute;NE DE HER SEFER&Yacute;NDE &quot;ULEN EKMEG&Yacute; TUZA BANIP YEMEK G&Yacute;B&Yacute;S&Yacute; YOK&quot; DERS&Yacute;NYAHAH &Yacute;STE &Ouml;LE...NE ZAMAN SEN&Yacute; D&Uuml;&THORN;&Uuml;NSEM G&Uuml;L D&Yacute;K&Yacute;YORUM ELLER&Yacute;M&Yacute;N DEYD&Yacute;G&Yacute; YEREATLARA SU VER&Yacute;YORUM (B&Yacute;LMEM N&Yacute;YE)DAHA B&Yacute;R SEV&Yacute;YORUM DAGLARI G&Uuml;L&Uuml;M,SEV&Yacute;YORUM &Yacute;&THORN;TE ARKADA&THORN; DAHA NE D&Yacute;YEY&Yacute;M YA,ONA G&Ouml;RE &Yacute;&THORN;TE DEGER&Yacute;M&Yacute; B&Yacute;L. ADAM OL :) )))...

Hedonist
04 02 2002, 18:00
Bir misarsi; &quot;KADERIMIN KAPTANI, RUHUMUN EFENDISIYIM &quot; olan siir bilen varmi aranizda... Oklahoma` da idam edilen yada Oklahoma katliamini yapan adamin son sozleriydi acaba araniz da bilen varmi ...

seth6
07 02 2002, 18:00
Sen degistin, resimlerin hic degismediNasil seviyorum bilmezsin su albumuResimler yalanci degil, resimler olmuyor,Aslinda aci olan sey; sevgilerin olumuSahte renkler yerini golgelere birakmisResimlerde siyah beyaz gozlerin, dudaklarinIste bak! ellerin ellerimi ariyorResimlerde besbelli anlatamadiklarinSimdi bir cerceveden gulumsuyorsun banaHatirliyor musun bu resim cekildigi gunuBakislarin ne kadar duygulu, ne kadar sicakAnliyorum neler dusundugunu.Bir baska resimde biraz kederlisinHuzunlu bir sarki dokuluyor dudagindanSimdi senden cok uzak bir sehirdeSeni seyrediyorum bir album yapragindaBu karanlik yoktu, bir zaman sen vardinYasamak comertce sundugun bir isiktiSen degistin, onlar hic degismediResimlerin senden vefali cikti &Uuml;MiT YASAR OGUZCAN

seth6
07 02 2002, 18:00
Seni saklayacagim inanYazdiklarimda, cizdiklerimde,Sarkilarimda, s&ouml;zlerimde.Sen kalacaksin kimse bilmeyecekVe kimseler g&ouml;rmeyecek seniYasayacaksin g&ouml;zlerimde.Sen g&ouml;receksin, duyacaksinParildayan bir sevi sicakligi,Uyuyacak, uyanacaksin.Bakacaksin, benzemiyorGelen g&uuml;nler gecenlere,Dalacaksin.Bir seviyi anlamakBir yasam harcamaktir,Harcayacaksin.Seni yasayacagim, anlatilmaz,Yasayacagim g&ouml;zlerinde;G&ouml;zlerimde saklayacagim.Bir g&uuml;n, tam anlatmaya..Bakacaksin,G&ouml;zlerimi kapayacagim...Anlayacaksin. &Ouml;ZDEMiR ASAF

froglet
07 02 2002, 18:00
G&uuml;l Kokuyorsun gul kokuyorsun bir de amansiz, acimasiz kokuyorsun gittikce daha keskin kokuyorsun, daha yogun dayanilmaz birsey oluyorsun, biliyorsun hircin hircin, pembe pembe ofkeli ofkeli gul gul kokuyorsun nefes nefese. gul kokuyorsun, amansiz kokuyorsun ve aci ve yigit ve nasil gerekiyorsa oyle sen koktukca dusumde goruyorum onu dusumde, yani her yerde yuzu sararmis, titriyor dudaklari sakaklari ter icinde tam alninin altinda masmavi iki ates iki su iki deniz bazan bazan iki damla yaz yagmuru mermerini emerek daglarinin siirler soyluyor gene olumunden bu yana yazdigi siirler kizaraktan birtakim siirlere buyuk sular buyuk gemileri sever cunku ve odur ki buyukluk siir insanin icinden dopdolu bir hayat gibi gecerse o zaman olunce de siirler yazar insan olunce de yazdiklarini okutur elbet ve senin boyle amansiz gul koktugun gibi yasamanin herbir yerinde. gul kokuyorsun, amansiz kokuyorsun bu koku dunyayi tutacak nerdeyse gul, gul! diye bagiracak cocuklar butun herkes, hep bir agizdan: gul! ve herseyin ustune bir gul islenecek saclarin, alinlarin, goguslerin ustune yureklerin ustune bembeyaz kemiklerin mezarsiz olulerin ustune kurumus gozyaslarinin titreyen kirpiklerin ustune kenetlenmis cenelerin agarmis dudaklarin unutulmus cigliklarin ustune kederlerin, yaslarin, sevinclerin ve herseyin ustune bir gul islenecek. bir ruzgar, bir firtina gibi esecek gul yillarca esecek belki ve ansizin dunyamizi gorecegiz bir sabah gorecegiz ki biz dunyamizi gercekten gormemisiz daha geceyi, gunduzu, yildizlari gormemisiz hic tanismaya komamislar bizi guzelim dunyamizla. oyleyse dostlar birakin bu yalnizliklari bu umutsuzluklari birakin kardesler goreceksiniz nasil guller guller guller dolusu nasil gul kokacagiz birlikte amansiz, acimasiz kokacagiz dayanilmaz kokacagiz nefes nefese. Edip Cansever

seth6
08 02 2002, 18:00
Sanmaki gercektirBirden ve samimice s&ouml;ylenen s&ouml;zlerBirg&uuml;n &ouml;yle bir degisirkiTaniyamazsin duyuncaAgizdan cikmaz olurOysaki herg&uuml;n s&ouml;ylenirdiSarkilardir tek anlamini yitirmeyenAma daha islaktir artikOnlar hala s&ouml;yleniyorSanmaki gercektir herzamanSevgi s&ouml;zleriBirg&uuml;n &ouml;yle bir degisir kiTaniyamazsin duyunca&Ouml;ylemiydi ya ? dersin kendi kendineHakikaten &ouml;yle miydi...Inanamazsin yasadigin tiyatrodaBas akt&ouml;r&uuml;n sen oldugunaSonu k&ouml;t&uuml; bitenG&uuml;zel bir oyunda oldugunaInanamazsinSanmaki gercektir herzamanAsk nameleriGelecek s&ouml;zleriBirg&uuml;n &ouml;yle bir degisirkiTaniyamazsin

seth6
08 02 2002, 18:00
G&ouml;zlerin g&ouml;zlerime degince,Felaketim olurdu aglardim.Beni sevmiyordun bilirdim,Bir sevdigin vardi duyardim.C&ouml;p gibi bir oglan ipinceHayirsizin biriydi fikrimce,Ne vakit karsimda g&ouml;rsem;&Ouml;ld&uuml;recegimden korkardim.Felaketim olurdu aglardim!...Ne vakit mackadan gecsem Limanda hep gemiler olurdu,Agaclar kus gibi g&uuml;lerdiBir d&uuml;zg&uuml;r aklimi alirdi;Sessizce bir cigara yakardim.Parmaklarimin ucunu yakardinKirpiklerini egerdin bakardin!...&Uuml;s&uuml;rd&uuml;m icim &uuml;rperirdi, Felaketim olurdu aglardim!...Aksamlar bir roman gibi biterdi;Jezabel kan icinde yatardiLimandan bir gemi giderdi Sen kalkip ona giderdinBenzin mum gibi giderdinSabaha kadar kalirdinHayirsizin biriydi fikrimceG&uuml;ld&uuml; m&uuml; cenazeye benzerdiHele seni kollarina ald&yacute; m&yacute;...Felaketim olurdu aglardim!...

seth6
08 02 2002, 18:00
Uyumaya degil,r&uuml;yalarima gidiyorumOrada yasayacagim istegimceUyanikken hic yasayamadigimHepside gencti,g&uuml;zeldiSevdim,sevildim diye aldanarakSon g&ouml;rd&uuml;g&uuml;m onlar olacakBunca yildir sevgiye dayanamadigim&Ouml;l&uuml;me degil,sonsuzluga gidiyorumOrda dinlenecegim g&ouml;nl&uuml;mce,Yasarken hic mi dinlenemedigimKalemim yine elimdeKagitlarim da &ouml;n&uuml;mde,Son uykusunda d&uuml;secek basimSagligimda hic egmedigim AZiZ NES&Yacute;N

froglet
08 02 2002, 18:00
Bu siir'in hikayesini bilen var mi icinizde?Mona Roza Mona Roza, siyah g&uuml;ller, ak g&uuml;ller Geyvenin g&uuml;lleri ve beyaz yatak Kanad&yacute; k&yacute;r&yacute;k ku&thorn; merhamet ister Ah, senin y&uuml;z&uuml;nden kana batacak Mona Roza siyah g&uuml;ller ak g&uuml;ller Ulur aya kar&thorn;&yacute; kirli &ccedil;akallar &Uuml;rkek &uuml;rkek bakar tav&thorn;anlar da&eth;a Mona Roza, bug&uuml;n bende bir hal var Ya&eth;mur iri iri d&uuml;&thorn;er topra&eth;a Ulur aya kar&thorn;&yacute; kirli &ccedil;akallar A&ccedil;ma pencereni perdeni &ccedil;ek Mona Roza seni g&ouml;rmemeliyim Bir bak&yacute;&thorn;&yacute;n &ouml;lmem i&ccedil;in yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim A&ccedil;ma pencereni perdeni &ccedil;ek.. Zeytin a&eth;a&ccedil;lar&yacute; s&ouml;&eth;&uuml;t g&ouml;lgesi Ben de &ccedil;&yacute;kar g&uuml;ne&thorn; ayd&yacute;nl&yacute;&eth;a Bir ni&thorn;an y&uuml;z&uuml;&eth;&uuml;, bir kap&yacute; sesi Seni ha&yacute;irlat&yacute;yor her zaman bana Zeytin aga&ccedil;lar&yacute; s&ouml;&eth;&uuml;t g&ouml;lgesi Zambaklar en &yacute;ss&yacute;z yerlerde a&ccedil;ar Ve vard&yacute;r her vah&thorn;i &ccedil;i&ccedil;ekte gurur Bir mumun ard&yacute;nda bekleyen r&uuml;zgar I&thorn;&yacute;ks&yacute;z ruhumu sallar da durur Zambaklar en &yacute;ss&yacute;z yerlerde a&ccedil;ar Ellerin ellerin ve parmaklar&yacute;n Bir nar &ccedil;i&ccedil;egini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kad&yacute;n Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmaklar&yacute;n Zaman ne de cabuk geciyor Mona Saat onikidir sondu lambalar Uyuda turnalar girsin ruyana Bakma tuhaf tuhaf goge bu kadar Zaman ne de cabuk geciyor Mona Aksamlari gelir incir kuslari Konar bahcenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sari Ahhh! beni vursalar bir kus yerine Aksamlari gelir incir kuslari Ki be Mona Roza bulurum seni Incir kuslarinin bakislarinda Hayatla doldurur bu bos yelkeni O masum bakislar su kenarinda Ki be Mona Roza bulurum seni Kirgin kirgin bakma yuzume Roza Henuz dinlemedin benden turkuler Benim askim sigmaz oyle her saza En guzel sarkiyi bir kursun soyler Kirgin kirgin bakma yuzume Roza Artik inan bana muhacir kizi Dinle ve kabul et itirafimi Bir soguk, bir garip, bir mavi sizi Alev alev sardi her tarafimi Artik inan bana muhacir kizi Yagmurlardan sonra buyurmus basak Meyvalar sabirla olgunlasirmis Bir gun gozlerimin ta icine bak Anlarsin oluler nicin yasarmis Yagmurlardan sonra buyurmus basak Altin bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanli kus tugune Bi tuy ki can verir bir gulumsesen Bir tuy ki kapali gece gune Altin bilezikler o kokulu ten Mona Roza, siyah guller, ak guller Geyvenin gulleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Ah, senin yuzunden kana batacak Mona Roza siyah guller ak guller . Sezai Karako&ccedil;

OZO
09 02 2002, 18:00
gemilerden alma hincinionlarda senin gibi yuk tasiyor...!ozgurkaptan

froglet
10 02 2002, 18:00
Ey Sevgili Senin kalbinden s&uuml;rg&uuml;n oldum ilkin B&uuml;t&uuml;n s&uuml;rg&uuml;nl&uuml;klerim bir bak1ma bu s&uuml;rg&uuml;n&uuml;n bir s&uuml;regi B&uuml;t&uuml;n t&ouml;renlerin s&ouml;lenlerin ayinlerin yortularin disinda Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layikolmasam da Uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m&uuml; benim G&uuml;nesi bahardan koparip Bir tuz bulutu gibi Savuran y&uuml;regime Ah uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m&uuml; benim Nice yoruldugum ayakabilarimdan degil Ayaklarimdan belli Lambalar egri Aynalar akrep melegi Zaman &ccedil;arpilmis atin son hayali Ev miras degil mirasin hayaleti Ey g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n dogurdugu B&uuml;y&uuml;tt&uuml;g&uuml; emzirdigi Kus t&uuml;y&uuml;nden Ve kus s&uuml;d&uuml;nden Geceler ve g&uuml;nd&uuml;zlerde Insanliga anit gibi y&uuml;kselttigi Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m benim B&uuml;t&uuml;n siirlerde s&ouml;yledigim sensin Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin Seni saklamak i&ccedil;in g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in Bosunaydi saklamaya &ccedil;alismam &ouml;ylesine asikarsin bellisin Kuslar u&ccedil;ar senin g&ouml;nl&uuml;n&uuml; taklit i&ccedil;in Ellerinden devsirir bahar &ccedil;i&ccedil;eklerini Deniz g&ouml;zlerinden alir sonsuzlugun haberini Ey g&ouml;n&uuml;llerin en yumusagi en derini Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m&uuml; benim Yillar ge&ccedil;ti sapan &ouml;l&uuml;ms&uuml;z iz birakti toprakta Yildizlara uzaniphep seni sordum gece yarilarinda &Ccedil;ati katlarinda bodrum katlarinda G&ouml;lgendi gecemi aydinlatan essiz lamba Hep Kanlica'da Emirgan'da Kandilli'nin kursuni safaklarinda Seninle s&ouml;ylesip durdum bir &ouml;mr&uuml;n baharinda yazinda simdi onun birdenbire gelen sonbaharinda Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layik olmasam da Ey &ccedil;agdas Kud&uuml;s (Meryem) Ey sirrini g&ouml;nl&uuml;nde tasiyan Misir (Z&uuml;leyha) Ey ipeklere yumusaklik bagislayan merhametin kalbi Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m&uuml; benim Daglarin yikilisini g&ouml;rd&uuml;m bir Ven&uuml;s bardaginda K&ouml;le gibi satildim pazarlar pazarinda G&uuml;nesin sarardigini g&ouml;rd&uuml;m Konstantin duvarinda Senin hayallerinle yandim d&uuml;slerin civarinda G&ouml;lgendi yansiyip duran bengisu pinarinda &Ouml;l&uuml;m d&uuml;s&uuml;ncesinin beni sardigi su anda Verilmemis hesaplarin korkusuyla Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layik olmasam da Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma d&uuml;nya s&uuml;rg&uuml;n&uuml;m benim &Uuml;lkendeki kuslardan ne haber vardir Mezarlardan bile y&uuml;kselen bir bahar vardir Ask celladindan ne &ccedil;ikar madem ki yar vardir Yoktanda vardan da &ouml;tede bir Var vardir Hep su&ccedil; bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir O sarkiya &ouml;zenip s&ouml;ylenecek misralar vardir Sakin kader deme kaderin &uuml;st&uuml;nde bir kader vardir Ne yapsalar bos g&ouml;klerden gelen bir karar vardir G&uuml;n batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir Yanmissam k&uuml;l&uuml;mden yapilan bir hisar vardir Yenilgi yenilgi b&uuml;y&uuml;yen bir zafer vardir Sirlarin sirrina ermek i&ccedil;in sende anahtar vardir G&ouml;gs&uuml;nde s&uuml;rg&uuml;n&uuml;n&uuml; geri &ccedil;agiran bir damar vardir Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir &ccedil;inar vardir Sevgili En sevgili Ey sevgili Sezai Karako&ccedil;

froglet
10 02 2002, 18:00
11-11-1933 Bursa Hapishanesi Bir tanem! Son mektubunda: 'Ba&thorn;&yacute;m s&yacute;zl&yacute;yor y&uuml;re&eth;im sersem!' diyorsun. 'Seni asarlarsa seni kaybedersem;' diyorsun; 'ya&thorn;&yacute;lamam!' Ya&thorn;ars&yacute;n kar&yacute;c&yacute;&eth;&yacute;m, kara bir duman gibi da&eth;&yacute;l&yacute;r hat&yacute;ram r&uuml;zgarda; ya&thorn;ars&yacute;n kalbimin k&yacute;z&yacute;l sa&ccedil;l&yacute; bac&yacute;s&yacute; en fazla bir y&yacute;l s&uuml;rer yirminci as&yacute;rl&yacute;larda &ouml;l&uuml;m ac&yacute;s&yacute;. &Ouml;l&uuml;m bir ipte sallanan bir &ouml;l&uuml;. Bu &ouml;l&uuml;me bir t&uuml;rl&uuml; raz&yacute; olmuyor g&ouml;nl&uuml;m. Fakat emin ol ki sevgilim; zavall&yacute; bir &ccedil;ingenenin k&yacute;ll&yacute;, siyah bir &ouml;r&uuml;mce&eth;e benzeyen eli ge&ccedil;irecekse e&eth;er ipi bo&eth;az&yacute;ma, mavi g&ouml;zlerimde korkuyu g&ouml;rmek i&ccedil;in bo&thorn;una bakacaklar Naz&yacute;ma! Ben, alaca karanl&yacute;&eth;&yacute;nda son sabah&yacute;m&yacute;n dostlar&yacute;m&yacute; ve seni g&ouml;rece&eth;im, ve yaln&yacute;z yar&yacute; kalm&yacute;&thorn; bir &thorn;ark&yacute;n&yacute;n ac&yacute;s&yacute;n&yacute; topra&eth;a g&ouml;t&uuml;rece&eth;im... Kar&yacute;m benim! &Yacute;yi y&uuml;rekli alt&yacute;n renkli, g&ouml;zleri baldan tatl&yacute; ar&yacute;m benim: ne diye yazd&yacute;m sana istendi&eth;ini idam&yacute;m&yacute;n, daha dava ilk ad&yacute;m&yacute;nda ve bir &thorn;algam gibi koparm&yacute;yorlar kellesini adam&yacute;n. Haydi bunlara bo&thorn; ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa e&eth;er bana fanila bir don al, tuttu baca&eth;&yacute;m&yacute;n siyatik a&eth;r&yacute;s&yacute;, Ve unutma ki daima iyi &thorn;eyler d&uuml;&thorn;&uuml;nmeli bir mahpusun kar&yacute;s&yacute;. . Naz&yacute;m Hikmet Ran Mavi G&ouml;zl&uuml; Dev O mavi g&ouml;zl&uuml; bir devdi. Minnac&yacute;k bir kad&yacute;n sevdi. Kad&yacute;n&yacute;n hayali minnac&yacute;k bir evdi, bah&ccedil;esinde ebruliii han&yacute;meli a&ccedil;an bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri &ouml;yle b&uuml;y&uuml;k i&thorn;ler i&ccedil;in haz&yacute;rlanm&yacute;&thorn;t&yacute; ki devin, yapamazd&yacute; yap&yacute;s&yacute;n&yacute;, &ccedil;alamazd&yacute; kap&yacute;s&yacute;n&yacute; bah&ccedil;esinde ebruliii han&yacute;meli a&ccedil;an evin. O mavi g&ouml;zl&uuml; bir devdi. Minnac&yacute;k bir kad&yacute;n&yacute; sevdi. Miniminnac&yacute;kt&yacute; kad&yacute;n. Rahata ac&yacute;kt&yacute; kad&yacute;n yoruldu devin b&uuml;y&uuml;k yolunda. Ve elveda! deyip mavi g&ouml;zl&uuml; deve, girdi zengin bir c&uuml;cenin kolunda bah&ccedil;esinde ebruliii han&yacute;meli a&ccedil;an eve. &THORN;imdi anl&yacute;yor ki mavi g&ouml;zl&uuml; dev Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz bah&ccedil;esinde ebruliii han&yacute;meli a&ccedil;an ev. Naz&yacute;m Hikmet Ran

KoFTe
10 02 2002, 18:00
sollama beni sollarim seni

froglet
12 02 2002, 18:00
Pia ne olur kim oldu&eth;unu bilsem pia'n&yacute;n ellerini bir tutsam &ouml;lsem b&ouml;yle uzak seslenmese ben bir &thorn;ehre geldi&eth;im vakit o ba&thorn;ka bir &thorn;ehre gitmese otelleri bombo&thorn; bulmasam i&ccedil;lenip buzlu bir kadeh gibi bu&eth;ulan&yacute;p bu&eth;ulan&yacute;p durmasam ne olur sabaha kar&thorn;&yacute; r&yacute;ht&yacute;mda &ccedil;ocuklar pia'yi g&ouml;rseler bana haber salsalar bilsem i&ccedil;imi b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n y&yacute;ld&yacute;zlar basar bir han&ccedil;er gibi &ccedil;&yacute;k&yacute;p giderdim ben bir &thorn;ehre geldi&eth;im vakit o ba&thorn;ka bir &thorn;ehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum &uuml;stelik paras&yacute;z&yacute;m pasaportsuzum ne olur sabaha kar&thorn;&yacute; r&yacute;ht&yacute;mda seslendi&eth;ini duysam pia'n&yacute;n s&yacute;rt&yacute;nda yoksul bir ya&eth;murluk &ccedil;ocuk g&ouml;zleri b&uuml;y&uuml;k b&uuml;y&uuml;k &uuml;&thorn;&uuml;m&uuml;&thorn; &uuml;rpermi&thorn; soluk ellerini tutabilsem pia'n&yacute;n &ouml;lsem eksiksiz &ouml;l&uuml;rd&uuml;m. Attila &Yacute;lhan Pay Ben p&yacute;r&yacute;l p&yacute;r&yacute;l bir gemiydim eskiden.&Yacute;nan&yacute;rd&yacute;m saadetli yolculuklara.Adalar var zannederdim g&uuml;ne&thorn;li, mavi, dertsiz.B&uuml;t&uuml;n h&yacute;z&yacute;mla ko&thorn;ard&yacute;m dalgalara.O zaman beni g&ouml;rseydiniz.Ben p&yacute;r&yacute;l p&yacute;r&yacute;l bir gemiydim eskiden.Beni o zaman g&ouml;rseydinizSiz de gelirdiniz pe&thorn;imden.Ama &thorn;imdi &thorn;u ak&thorn;am saatindeSon liman kendim, bu d&ouml;nd&uuml;&eth;&uuml;m,Bilmi&thorn;, bulmu&thorn;, anlam&yacute;&thorn;.Hat&yacute;r&yacute;mda bir vakitler g&uuml;ld&uuml;&eth;&uuml;m.Yoluna can serdi&eth;im o ka&ccedil;&yacute;&thorn;.&THORN;imdi o ak&thorn;am saatindeD&ouml;n&uuml;yorum g&ouml;rm&uuml;s, ge&ccedil;irmi&thorn;, atlatm&yacute;&thorn;,Denizlerin doymayan sahilinde. &Ouml;zdemir Asaf

froglet
12 02 2002, 18:00
Sair ruhlu arkadaslarin ruhlarina El-fatiha...

Hedonist
13 02 2002, 18:00
SENDEN SONRASenden sonra Ruzgar oldu sevgilerAltin suyuna batirilmisSenden sonraKustugunde bir zerredokunmanin sahteligi 11/02/2002 HK

seth6
17 02 2002, 18:00
NE ZAMAN ELiME BiR KALEM ALSAMSANA SESLENMEK GELiYOR iCiMDENG&Uuml;ZELLiGiNi HATIRLIYORUM BiR YAZ G&Uuml;N&Uuml;YiNE GEMiLER GE&Ccedil;iYOR UZAKLARDANBiZ YOSUN KOKULU RIHTIMLARDA ELELESEHiRLERDEN iSTANBUL,AYLARDAN TEMMUZNE ZAMAN ELiME BiR KALEM ALSAMGE&Ccedil;MiSi SENiNLE YENiDEN YASIYORUZNE ZAMAN ELiME BiR KiTAP ALSAMHEP SEN&Yacute; OKUYORUM iNANIR MISINiSTiYORUM SENi ANLATMALI B&Uuml;T&Uuml;N ROMANLARSEV&Yacute;LEN KADIN HEP SEN OLMALISINNE ZAMAN EL&Yacute;ME B&Yacute;R KiBRiT ALSAMYiNE iSTANBUL'U YAKMAK GE&Ccedil;iYOR AKLIMDANBU SENSiZ SOKAKLARI,BU EVLER&Yacute;BU PLAJLARI,BU DENiZLERiSENSiZ KALDIGIM BU &THORN;EHRi T&Uuml;M YAKASIM GELiYORYiNE ALEV ALEV BiR iSTANBUL D&Uuml;S&Uuml;N&Uuml;YORUMVE &Ccedil;ARESiZ YAKTIGIM B&Uuml;T&Uuml;N SiGARALARINDUMANLARINDA SENi G&Ouml;R&Uuml;YORUMNE ZAMAN ELiME BiR FIR&Ccedil;A ALSAMY&Uuml;Z&Uuml;N&Uuml; &Ccedil;iZiYORUM KAPILARA,DUVARLARABiR BiR HATIRLIYORUM B&Uuml;T&Uuml;N HATLARINIG&Ouml;ZLERiNi,DUDAKLARINI,SA&Ccedil;LARINIBAKTIGIM HER YERE G&Ouml;LGEN D&Uuml;S&Uuml;YORDOKUNDUGUM HERSEYDE SENiN SICAKLIGINSONRA DAGLAR,DENiZLER GiRiYOR ARAMIZAGiTGiDE B&Uuml;Y&Uuml;YOR UZAKLIGINNE ZAMAN ELiME BiR KADEH ALSAMDELiCESiNE SARHOS OLMAK iSTiYORUMi&Ccedil;KiLER SENi HATIRLATIYOR YiNEKIRIYORUM BiRBiRi ARDINCA KADEHLERiARTIK Hi&Ccedil; BiRSEY KAR ETMEZ BiLiYORUMNE DOST,NE i&Ccedil;Ki,NE A&THORN;K,NE KADING&Ouml;ZLERiMDE YILLARDIR ESSiZ OLANDEGiSMEYEN BiR SEN VARSINNE ZAMAN ELiME BiR AYNA ALSAMG&Ouml;ZLERiMDEN KORKUYORUM,BAKISLARIMDANBU SENi UNUTAMATAN BENDEN KORKUYORUMU&Ccedil;URUM &Ccedil;iZGiLER,KARA G&Ouml;LGELERBiR SONUN BELiRTiLERi Y&Uuml;Z&Uuml;MDE YER YERKARSIMDAKi Y&Uuml;Z ,SEFiL B&Yacute;R AK&THORN;AMHEP SANA SESLENiYORUM DUYUYOR MUSUNNE ZAMAN EL&Yacute;ME B&Yacute;R KAgIT ALSAM &Uuml;MiT YASAR OGUZCAN

seth6
17 02 2002, 18:00
UYKULARIN KA&Ccedil;AR GECELER&Yacute;BiR T&Uuml;RL&Uuml; SABAH OLMAYI BiLMEZDiKiLiR G&Ouml;ZLERiN TAVANDA BiR NOKTAYADELi EDEN BiR UGULTUDUR BASLAR KULAKLARINDANE &Ccedil;AR&THORN;AF HALDEN ANLAR,NE YASTIKGiRMEZ PENCERELERDEN BEKLEDiGiN AYDINLIKKAPANIR YATAGINA &Ccedil;ARES&Yacute;ZLiGiNE AGLARSINONUN UNUTAMADIGIN HAYALiSiGARADAN DERiN BiR NEFES &Ccedil;EKMiSCESiNE DOLAR &Yacute;CiNESEVMEK NEYMiS BiRG&Uuml;N ANLARSINBiRG&Uuml;N ANLARSIN ASLINDA HERSEYiN BOS OLDUGUNUSEREFiN,FAZiLETiN,iYiLiGiN,G&Uuml;ZELLiGiNG&Uuml;N GELiRDE SESiNi BiR KERECiK DUYMAK i&Ccedil;iNVURURSUN BASINI SOGUK TAS DUVARLARAB&Uuml;Y&Uuml;R GiTGiDE iNCiNMiSLiGiN,KIRILMISLIGINDUYARSINTA DERiNDEN ACISINI &Ccedil;ARESiZ KALMISLIGINSEVMEK NEYMiS BiRG&Uuml;N ANLARSINBiRG&Uuml;N ANLARSIN NE &Yacute;SE YARADIGINI ELLERiNiNNi&Ccedil;iN YARATILDIGINIBU &Yacute;GREN&Ccedil; D&Uuml;NYAYA NEDEN GELDiGiNiUZUN UZUN SEYREDERSiNDE AYNALARDA G&Uuml;ZELLiGiNiBOSUNA GE&Ccedil;iP GiDEN YILLARINA YANARSINDOLAR G&Ouml;ZLERiN,i&Ccedil;iN BURKULURSEVMEK NEYMiS BiRG&Uuml;N ANLARSINBiRG&Uuml;N ANLARSIN SEViLEN DUDAKLARINSEViLEN G&Ouml;ZLERiN ERiSiLMEZLiGiNiO Hi&Ccedil; BEKLENMEYEN SAAT GELDi MiD&Uuml;SER SA&Ccedil;LARIN &Ouml;N&Uuml;NE AMA BEMBEYAZUZANIR G&Ouml;KY&Uuml;Z&Uuml;NE ELLERiNAMA &Ccedil;ARESiZAMA YORGUNAMA BiTKiNBiR ZAMAN GE&Ccedil;MiS G&Uuml;NLERiN UYKUSUNA DALARSINSONRA DiZiLiR BiRBiRi ARDINCA ACI GER&Ccedil;EKLERSEVMEK NEYMiS BiRG&Uuml;N ANLARSINBiRG&Uuml;N ANLARSIN HAYAL KURMAYIBEKLEMEYi&Uuml;MiT ETMEYiBiR KiRLi G&Ouml;MLEK GiBi &Ccedil;IKARIP ATASIN GELiRB&Uuml;T&Uuml;N V&Uuml;CUDUNU SARAN O KORKUN&Ccedil; GECEYiLANET EDERSiN YA&THORN;ADIGINAMAZiDEN NE KALMISSA YIRTAR ATARSINO ZAMAN B&Yacute;R &Ccedil;i&Ccedil;EK B&Uuml;Y&Uuml;R KABRiMDE KENDiLiGiNDENBiRG&Uuml;N SENi SEVDiGiMi ANLARSIN&Uuml;MiT YASAR OGUZCAN

froglet
17 02 2002, 18:00
... Ve Mona Roza Peygamber &ccedil;i&ccedil;e&eth;inin ayd&yacute;nl&yacute;&eth;&yacute;nda araSana do&eth;ru uzanan &ccedil;aresiz ellerimiS&yacute;rr&yacute;m&yacute; s&ouml;yl&uuml;yorum vefakar bal&yacute;klaraYaln&yacute;z onlar tutacak bu d&uuml;nyada yerimiKoyverip telli pullu sa&ccedil;lar&yacute;n&yacute; r&uuml;zgaraBir &ccedil;ocu&eth;un ard&yacute;na d&uuml;&thorn;en heykellerimiPeygamber &ccedil;i&ccedil;e&eth;inin ayd&yacute;nl&yacute;&eth;&yacute;nda araBir &ccedil;evre sa&eth; elimden bulan&yacute;k suya d&uuml;&thorn;t&uuml;Ve bo&eth;az&yacute;m&yacute; s&yacute;kt&yacute; parmaklar ince uzunG&uuml;nahkar topra&eth;&yacute;m&yacute;n sa&ccedil;&yacute;ndan bir tel d&uuml;&thorn;t&uuml;Sana ne olmu&thorn; Roza, bir derde tutulmu&thorn;sunBir ekmek kadar aziz fikirler b&ouml;yle pi&thorn;tiNoel a&eth;a&ccedil;lar&yacute; ve manolyalar kahrolsunBir &ccedil;evre sa&eth; elimden bulan&yacute;k suya d&uuml;&thorn;t&uuml;&THORN;u &thorn;apkay&yacute; &ccedil;&yacute;kar&yacute;p at&yacute;yorum &yacute;rma&eth;aHer &thorn;eyim sizin olsun, hep sizin, kesik ba&thorn;larR&uuml;yas&yacute;nda &ouml;r&uuml;mcek ba&thorn;larsa a&eth;lamaya&Yacute;&ccedil;ine g&uuml;l koydu&eth;um t&uuml;fek &ouml;lmeye ba&thorn;larG&uuml;nah&yacute;n&yacute; s&yacute;rt&yacute;na y&uuml;klenen kaplumba&eth;aGibi &ouml;l&uuml;m &ouml;n&uuml;nde &ouml;zbenli&eth;im yava&thorn;lar&Ouml;yleyse bu &thorn;apkay&yacute; at&yacute;yorum &yacute;rma&eth;aBu erkekler kokuyu kediler gibi al&yacute;rVe kediler de her gece s&uuml;r&uuml;n&uuml;r yast&yacute;klaraDenizleri bahtiyar eden g&uuml;nler k&yacute;sal&yacute;rSat&yacute;lmayan &ccedil;i&ccedil;ekler zehirli ve kapkaraUnutulmu&thorn; erkekler ve kad&yacute;nlara kal&yacute;r Bir geyi&eth;in eriyen g&ouml;zleri d&uuml;&thorn;er karaVe erkekler kokuyu kediler gibi al&yacute;rVe yaln&yacute;zl&yacute;k, sigara k&uuml;l&uuml; kadar yaln&yacute;zl&yacute;kVe topra&eth;&yacute;n r&uuml;yaya y&yacute;lan gibi giri&thorn;iSana da Mona Roza, ta&thorn;bebe&eth;i b&yacute;rakt&yacute;kEllerinde k&yacute;l&yacute;&ccedil;l&yacute; bal&yacute;klar&yacute;n bir di&thorn;iSenin hat&yacute;ran kadar b&uuml;y&uuml;k, yeni, karanl&yacute;kSenin hat&yacute;ran kadar Allah ve &thorn;eytan i&thorn;iVe yaln&yacute;zl&yacute;k, sigara k&uuml;l&uuml; kadar yaln&yacute;zl&yacute;kBug&uuml;n yaln&yacute;z ya&eth;mura tahamm&uuml;l edece&eth;imTa bo&eth;az&yacute;ma kadar &ccedil;&yacute;kan deli ya&eth;muraT&uuml;y&uuml;me horozdan &ccedil;ok itimat edece&eth;im&Yacute;timat edece&eth;im &thorn;u belal&yacute; ya&eth;muraRuhumu bayrak yap&yacute;p ben teslim edece&eth;imAs&yacute;lm&yacute;&thorn; bir adam&yacute;n iki eli ya&eth;muraBug&uuml;n yaln&yacute;z ya&eth;mura tahamm&uuml;l edece&eth;imBir tren &yacute;&thorn;&yacute;&eth;&yacute;na, g&uuml;ne&thorn;e &ccedil;ekmek seni Ve bir &thorn;ehir yaratmak ruhundan Geyve diyePar&ccedil;alanan gemiyi ve y&yacute;rt&yacute;lan yelkeniKat&yacute;vermek sessizce s&ouml;ylenen bir t&uuml;rk&uuml;yeVe sonra bir k&ouml;&thorn;ede &ouml;ld&uuml;rmek &ouml;lmeyeniVe son vermek bu bitmeyen &thorn;ark&yacute;yaBir tren &yacute;&thorn;&yacute;&eth;&yacute;na, g&uuml;ne&thorn;e &ccedil;ekmek seniSana tavus ku&thorn;unun i&ccedil;ine girdi&eth;iniEn son s&ouml;z olarak s&ouml;ylemek istiyorum&Yacute;&ccedil;imde tavuslar&yacute;n kayboldu&eth;unuBana da bir &ccedil;ift ak kanat kald&yacute;&eth;&yacute;n&yacute;Son, en son s&ouml;z olarak s&ouml;ylemek istiyorum&Yacute;&ccedil;ime girdi&eth;ini, t&uuml;y&uuml;n&uuml; yoldu&eth;umuSon, en son s&ouml;z olarak s&ouml;ylemek istiyorumPeygamber &ccedil;i&ccedil;e&eth;inin ayd&yacute;nl&yacute;&eth;&yacute;nda araSana do&eth;ru uzanan &ccedil;aresiz ellerimiS&yacute;rr&yacute;m&yacute; s&ouml;yl&uuml;yorum vefakar bal&yacute;klaraYaln&yacute;z onlar tutacak bu d&uuml;nyada yerimiKoyverip telli pullu sa&ccedil;lar&yacute;n&yacute; r&uuml;zgaraBir &ccedil;ocu&eth;un ard&yacute;na d&uuml;&thorn;en heykellerimiPeygamber &ccedil;i&ccedil;e&eth;inin ayd&yacute;nl&yacute;&eth;&yacute;nda ara... Sezai Karako&ccedil;

Selen_
19 02 2002, 18:00
En &ccedil;ok sevdigim sairler,basta tabii ki Nazim Baba, Can Baba, Ahmed Arif, Attila Ilhan, &Ouml;zdemir Asaf, Hasan H&uuml;seyin Korkmazgil, A.Kadir. Ataol Behramoglu'nun da bazi siirlerini begenerek okurum... Yabancilardan da en &ccedil;ok Pablo Neruda, Octavio Paz... Neruda aski ete kemige b&uuml;r&uuml;mekte &ccedil;ok basarili bence siirlerinde... :)

seth6
19 02 2002, 18:00
Ataol behramoglu,Umit Yasar,Nazim,Atilla ilhan,Ozdemir asaf...benimde bir secimim yok..birkac favori siirim disinda..

froglet
19 02 2002, 18:00
En cok sevdiginiz sair ve okudugunuz siirler nelerdir desek ne dersiniz :) Ben sag sol ayirmadan a'dan z'ye butun sairlerden okumaya calisiyorum ama yine de en cok siirlerini okudugun sairler derseniz nazim, nfk, sezai k, ahmet arif derdim. en sevdigim siire daha karar veremedim, ruhuma gore o gunku favori siirim de degisiyor ;) frog

froglet
19 02 2002, 18:00
Nerudayi ben de severim :)

Selen_
20 02 2002, 18:00
20 Ask Siiri ve Umutsuz Bir Sarki, 100 Ask Siiri adli kitaplari var bende... Neruda aski &ccedil;ok g&uuml;zel &ccedil;iziyor bence... :) << Nerudayi ben de severim :) ]]

yasin- The Gomser -
22 02 2002, 18:00
Who's that riding into the sun,Who's the man with the itchy gun,Who's the man who kills for fun,Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad.He's quick with the gun,But he loves his son,Killed his wife cause she weighted a ton,It's Psycho Dad

froglet
22 02 2002, 18:00
kisisine bagli :) eger cok sevdigim biri ise duygu yuklu eger cok sevmedigim bir kisi ise igne yuklu bir siir olabilir :)

froglet
22 02 2002, 18:00
Iyide biz senin arkadasini tanimiyoruz ki sana ne diyelim, yaz iste guzel arkadasim , canim benim seni cok cok everim gibi seyler :) Demek sizin orda ismarla siir yaziliyor :) siraya bizde girelim o zaman

Love
22 02 2002, 18:00
Burdaki &thorn;air ruhlu arkada&thorn;lara bir sorum var.Biri sizden &thorn;iir yazman&yacute;z&yacute; istese siz onun i&ccedil;in nas&yacute;l bir &thorn;iir yazard&yacute;n&yacute;z?

Love
22 02 2002, 18:00
Siir yazacagim biri sevdigim biri ama arkadas gibi sevdigim biri.Ne yazayim sence?

sekerpare
23 02 2002, 18:00
Insanlar vardir seker kardesim, insanlar!Sicaktir sicakligina.Elleri ellerindedir.&quot;Tamam&quot; dersin; &quot;buldum&quot; dersin; &quot;dostum&quot; dersin.Degildir... Bilemezsin.

froglet
23 02 2002, 18:00
Kara Y&yacute;lan G&uuml;ne&thorn;in yeni do&eth;du&eth;unu sana haber veriyorumYa&eth;murun hafifli&eth;ini topra&eth;&yacute;n a&eth;&yacute;rl&yacute;&eth;&yacute;n&yacute;Ve b&uuml;t&uuml;n varl&yacute;&eth;&yacute;mla kara y&yacute;lan seni &ccedil;a&eth;&yacute;r&yacute;yorumSeni &ccedil;a&eth;&yacute;r&yacute;yorum parmaklar&yacute;mdan s&uuml;t i&ccedil;me&eth;ePamu&eth;un a&eth;&yacute;rl&yacute;&eth;&yacute;n&yacute; yapan da&eth;&yacute;n hafifli&eth;iniSana haber veriyorum yeni do&eth;du&eth;unu g&uuml;ne&thorn;inBen g&uuml;neyli &ccedil;ocuk arkada&thorn;&yacute;m ben g&uuml;neyli &ccedil;ocukG&uuml;nahlar&yacute;m kadar &ouml;mr&uuml;m vard&yacute;rA&eth;armayan sa&ccedil;&yacute;m&yacute; g&uuml;ne&thorn;e tutuyorumSa&ccedil;lar&yacute;m&yacute; ac&yacute;n&yacute;n el&yacute;nde unutuyorumParmaklar&yacute;mdan s&uuml;t i&ccedil;me&eth;e &ccedil;a&eth;&yacute;r&yacute;yorum seniBen g&uuml;neyli &ccedil;ocuk arkada&thorn;&yacute;m ben g&uuml;neyli &ccedil;ocukBen &ccedil;i&ccedil;ek gibi ta&thorn;&yacute;m&yacute;yorum g&ouml;&eth;s&uuml;mde a&thorn;k&yacute;Ben a&thorn;k&yacute; g&ouml;&eth;s&uuml;mde kur&thorn;un gibi ta&thorn;&yacute;yorumGelmi&thorn; dayanm&yacute;&thorn;&yacute;m demir kap&yacute;s&yacute;na sevdan&yacute;nBen ya&thorn;am&yacute;yor gibi ya&thorn;am&yacute;yor gibi ya&thorn;&yacute;yorumBen a&thorn;k&yacute; g&ouml;&eth;s&uuml;mde kur&thorn;un gibi ta&thorn;&yacute;yorumSeni s&uuml;t i&ccedil;me&eth;e &ccedil;a&eth;&yacute;r&yacute;yorum parmaklar&yacute;mdanKara y&yacute;lan kara y&yacute;lan kara y&yacute;lan kara y&yacute;lan Sezai Karako&ccedil; Ya&eth;mur Duas&yacute; Ben geldim geleli a&ccedil;mad&yacute; g&ouml;klerYa ben bulutlar&yacute; anlam&yacute;yorumYa bulutlar benden bir&thorn;ey bekler Hayat bir &ouml;l&uuml;md&uuml;r a&thorn;k bir u&ccedil;urumBen geldim geleli a&ccedil;mad&yacute; g&ouml;klerBir ya&eth;mur bilirim bir de kald&yacute;r&yacute;mBiri damla damla aln&yacute;ma d&uuml;&thorn;erDi&eth;erinde durup g&ouml;&eth;e bakar&yacute;mNe &thorn;ehir ne deniz kokan gemilerBir ya&eth;mur bilirim bir de kald&yacute;r&yacute;mNedense aldanm&yacute;&thorn; bir gece annemBir kad&yacute;n g&ouml;mle&eth;i giydirmi&thorn; bana&Yacute;&thorn;te vuramad&yacute; g&ouml;kler bana gemDinmedi i&ccedil;imde kopan f&yacute;rt&yacute;naNedense aldanm&yacute;&thorn; ilk gece annem Biri &ccedil;&yacute;km&yacute;&thorn; gibi bo&thorn; bir mezardanOrtal&yacute;kta &ouml;l&uuml;m sessizli&eth;i varBana ne geldiyse geldi yukardanBana ne yapt&yacute;ysa yapt&yacute; bulutlarBiri &ccedil;&yacute;km&yacute;&thorn; gibi bo&thorn; bir mezardan&Yacute;yi ki bilmiyor kalabal&yacute;klarYa&eth;mura bakmay&yacute; cam arkas&yacute;ndan&Yacute;nsandan insana &thorn;&uuml;k&uuml;r ki fark varBirine cennetse birine zindan&Yacute;yi ki bilmiyor kalabal&yacute;klarYa&eth;mur duas&yacute;na &ccedil;&yacute;ksayd&yacute;k dostlarBulutlar yar&yacute;l&yacute;r g&ouml;kler a&ccedil;ard&yacute;&THORN;imdi ne ihtimal ne de imkan varG&ouml;&eth;e h&uuml;kmetmekten kolay ne vard&yacute;Ya&eth;mur duas&yacute;na &ccedil;&yacute;ksayd&yacute;k dostlarBen geldim geleli a&ccedil;mad&yacute; g&ouml;klerYa ben bulutlar&yacute; anlam&yacute;yorumYa bulutlar benden bir&thorn;ey bekler Hayat bir &ouml;l&uuml;md&uuml;r a&thorn;k bir u&ccedil;urumBen geldim geleli a&ccedil;mad&yacute; g&ouml;kler Sezai Karako&ccedil; Pasaport Kahvesi K&yacute;y&yacute;da, ta&thorn;&yacute;n &uuml;st&uuml;nde oturmu&thorn; denize bak&yacute;yor Kimse konu&thorn;muyor onunla ne r&uuml;zg&acirc;r ne de izmir G&uuml;n bitiyor ve lacivert s&ouml;zc&uuml;kler &ccedil;ekiliyor susu&thorn;lar&yacute;n ipek a&eth;&yacute;yla Az &ouml;tede pasaport kahvesi - Gel, bir bardak &ccedil;ay i&ccedil;elim diyor b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n beklenen Bulut suya de&eth;iyor su zamana ve yaln&yacute;z &ccedil;ak&yacute;lta&thorn;lar&yacute; de&eth;il a&thorn;&yacute;nmakta olan Bat&yacute;k bir gemi gibi uzakla&thorn;&yacute;rken ordan yakamozlar kal&yacute;yor geride balk&yacute;yan ac&yacute;lar gibi Eskiyen neydi g&uuml;nboyu ya&thorn;anan neydi hangi b&yacute;&ccedil;a&eth;&yacute; biledi deniz I&thorn;&yacute;klar s&ouml;n&uuml;yor k&yacute;y&yacute;da ve burkulan bir y&uuml;rekle &ccedil;ekip gidiyor bu kentten Ahmet Telli &Yacute;ml&acirc;s&yacute;z Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. S. Beckett Aya&eth;&yacute; kayan bir &ccedil;ocuk Kadar &thorn;a&thorn;k&yacute;n&yacute;m, bilemedim D&uuml;z yolda y&uuml;r&uuml;menin iml&acirc;s&yacute;n&yacute; Kanayan dizlerime bak&yacute;p da A&eth;lamay&yacute; &ouml;&eth;renemedi&eth;im gibi Sevgilisi de&eth;ildim kad&yacute;nlar&yacute;m&yacute;n Bir papa&eth;an t&uuml;ne&eth;iydim belki Ama birka&ccedil; s&ouml;zc&uuml;k &ouml;&eth;rendiysem Kad&yacute;nlardan &ouml;&eth;rendim, yine de Bilemedim sevgilim diyebilmeyi B&uuml;y&uuml;lendim ama b&uuml;y&uuml;yemedim Akl&yacute;m ermedi aynalara ve suya Y&uuml;z&uuml;m&uuml; g&ouml;sterip kalbimi neden Saklad&yacute;klar&yacute;n&yacute; &ouml;&eth;renemedim &THORN;a&thorn;k&yacute;n&yacute;m, cahilim ben bu d&uuml;nyada Ahmet Telli Deli Ku&thorn; Deli ku&thorn; bilir misin nedirt&uuml;rk&uuml;ler kadar sevdalanmakduyabilmek y&uuml;re&eth;indebir depremin u&eth;ultusunuSuya d&uuml;&thorn;en bir karanfilse y&uuml;re&eth;inb&yacute;rak kendini &yacute;rma&eth;&yacute;n t&uuml;rk&uuml;s&uuml;ne g&uuml;l&uuml;mvursun seni o ta&thorn;tan bu ta&thorn;a o &ccedil;a&eth;layandan bu &ccedil;a&eth;layana s&uuml;r&uuml;klesinKavgadan uzak kalm&yacute;&thorn;sansevdadan da uzaks&yacute;n demektirdevinmez y&uuml;re&eth;inin magmas&yacute;&ccedil;atlamaz sabr&yacute;n kara ta&thorn;&yacute; unutma Ahmet Telli Karantinal&yacute; Despina bir g&uuml;l tak&yacute;p da sevdal&yacute; her gece sa&ccedil;lar&yacute;na&ccedil;&yacute;kt&yacute; m&yacute; deprem san&yacute;rd&yacute;n 'kara k&yacute;z' kantosunatitre&thorn;ir kadehler camlar k&yacute;r&yacute;l&yacute;r alk&yacute;&thorn;lardanmuammer bey'in g&ouml;zdesi karantina'l&yacute; despina&ccedil;apk&yacute;n g&uuml;l&uuml;&thorn;&uuml; &thorn;&ouml;yle faytona bini&thorn;i kordelia'danne kadar ba&thorn;kayd&yacute; her kad&yacute;ndan her bak&yacute;mdans&yacute;n&yacute;rs&yacute;z bir mutlulukta uyuturdu muammer bey'iustal&yacute;kla dam&yacute;tt&yacute;&eth;&yacute; o tantanal&yacute; a&thorn;klar&yacute;ndani&thorn;gal alt&uuml;st etti nas&yacute;l da izmir'de her &thorn;eyi&ouml;&eth;rendi kullanmas&yacute;n&yacute; despina bu yanl&yacute;&thorn; geceyik&ouml;rfezde par&yacute;ldayan yunan z&yacute;rhl&yacute;lar&yacute;na kar&thorn;&yacute;miralay zafiru'la ispilandit palas'ta sevi&thorn;meyigemi sinyallerinin gece bah&ccedil;elere yans&yacute;mas&yacute;havuzda samanyolunun hisarbuselik &thorn;ark&yacute;s&yacute;demlendik&ccedil;e yanl&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute; ayd&yacute;nlan&yacute;yor muammer beyolmayacak &thorn;ey bir insan&yacute;n bir insan&yacute; anlamas&yacute; Attila &Yacute;lhan &Yacute;stanbul A&eth;r&yacute;s&yacute; kanatlar&yacute; par&ccedil;a par&ccedil;a bu a&eth;ustos geceleriy&yacute;ld&yacute;zlar kaynarken&thorn;ang&yacute;r &thorn;ungur ayaklar&yacute;m&yacute;n dibine d&ouml;k&uuml;lensene&eth;er yine &Yacute;stanbul'sanyine kan k&ouml;p&uuml;kl&uuml; cehennem sarma&thorn;&yacute;klar&yacute; b&uuml;y&uuml;tece&eth;impancak pancak &thorn;iirler t&uuml;k&uuml;rece&eth;imdemek yine benlimandaki direkler orman&yacute;nda b&uuml;t&uuml;n band&yacute;ralar ayaklan&yacute;yorkap&yacute; &ouml;nlerinde boyunlar&yacute;n&yacute; b&uuml;km&uuml;&thorn; tek tek kafiyeleryahudi sokaklar&yacute;n&yacute; ayd&yacute;nlatan telaviv &thorn;ark&yacute;lar&yacute;mavi asfaltlara &ccedil;&ouml;km&uuml;&thorn;diz ba&eth;l&yacute;yore&eth;er sen yine &Yacute;stanbul'sankirli dudaklar&yacute;n&yacute; bulut bulut dudaklar&yacute;ma uzatansirkeci gar&yacute;'nda tren &ccedil;&yacute;&eth;l&yacute;kla&yacute;iyle b&yacute;&ccedil;aklan&yacute;pintihar dumanlari i&ccedil;indeki haydarpa&thorn;a'dananadolu &uuml;stlerine bak&yacute;p bak&yacute;pa&eth;layansen e&eth;er yine &Yacute;stanbul'sanaldanm&yacute;yorsamyakalar&yacute; karanfilli ****ler e&eth;er beni aldatm&yacute;yorsakulaklar&yacute;mdan kan f&yacute;&thorn;k&yacute;r&yacute;ncaya kadaryine senin emrindeyimutanmasamgozlerimi damla damla kadehime damlatarakkendimi yani &thorn;u bildigim attila ilhan'izehirleyebilirimsonbahar karanl&yacute;klar&yacute; tuttu tutacaktarlaba&thorn;&yacute; pansiyonlar&yacute;nda bekarlar bu&eth;ulan&yacute;yorimtihan &ccedil;&yacute;&eth;l&yacute;klar&yacute; y&uuml;kseliyor &uuml;niversite'dentophane iskelesi'nde diesel kamyonlar&yacute; sarho&thorn;direksiyonlar&yacute;n&yacute;n koynuna girmi&thorn; b&yacute;&ccedil;k&yacute;n &thorn;of&ouml;rleruykusuz dalgalan&yacute;yorulan &Yacute;stanbul sen misinsenin ellerin mi bu ellerulan bu gemiler senin gemilerin miminarelerini k&uuml;rdan gibi di&thorn;lerinin aras&yacute;ndaliman liman g&ouml;t&uuml;renulan bu mazot t&uuml;k&uuml;ren bu d&ouml;vmeli gemiler senin miak&thorn;amlar yass&yacute;ld&yacute;k&ccedil;a neden b&ouml;yle devle&thorn;iyorlarneden durmaks&yacute;z&yacute;n imdat k&yacute;v&yacute;lc&yacute;mlar&yacute; f&yacute;&thorn;k&yacute;r&yacute;yorantenlerindennedenpeki &Yacute;stanbul ya benya m&yacute;sralar&yacute;n&yacute; d&ouml;rt renkli duvar afi&thorn;leri gibi boy boyg&uuml;mr&uuml;k duvarlar&yacute;na yap&yacute;&thorn;t&yacute;ran yolcu abbasya benim kahr&yacute;mya senin a&eth;r&yacute;na&eth;&yacute;r kabaralar&yacute;nla uykular&yacute;m&yacute; ezerek deliksiz ya&thorn;att&yacute;&eth;&yacute;n&ccedil;aresiz zehirle kusan &ccedil;&yacute;lg&yacute;n bir y&yacute;lan gibiburgu burgu i&ccedil;ime bo&thorn;altt&yacute;&eth;&yacute;no senin a&eth;r&yacute;no senine&eth;er sen yine &Yacute;stanbul'sanyan&yacute;lm&yacute;yorsamkoltu&eth;umun alt&yacute;nda eski bir kitap diye g&ouml;t&uuml;rmek istedi&eth;imsicilyal&yacute; bal&yacute;k&ccedil;&yacute;lara marsilyal&yacute; dok i&thorn;&ccedil;ilerinesat&yacute;r sat&yacute;r okumak istedi&eth;imsene&eth;er yine &Yacute;stanbul'sane&eth;er senin a&eth;r&yacute;nsa i&eth;neli be&thorn;ik gibi her taraf&yacute;mda hissetti&eth;imulan yine sen kazand&yacute;n &Yacute;stanbulsen kazand&yacute;n ben yenildimkulaklar&yacute;mdan kan f&yacute;&thorn;k&yacute;r&yacute;ncaya kadaryine emrindeyim&ouml;lsem yaln&yacute;z kalsam c&uuml;zdan&yacute;m kaybolsaparas&yacute;z kalsam tenhalarda kalsam &ccedil;arp&yacute;lsamhi&ccedil; bir g&uuml;n hi&ccedil;bir postac&yacute; kap&yacute;m&yacute; &ccedil;almasayan&yacute;lm&yacute;yorsamsen e&eth;er yine &Yacute;stanbul'sansenin &yacute;sl&yacute;klar&yacute;nsa kulaklar&yacute;ma saplanan bu &yacute;sl&yacute;klarg&ouml;zbebeklerimde gezegenler gibi d&ouml;nen yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;mdanbir tekmede kap&yacute;lar&yacute;n&yacute; k&yacute;r&yacute;p &ccedil;&yacute;kt&yacute;m demektirulan bunu sen de bilirsin &Yacute;stanbulka&ccedil; kere yazd&yacute;m kimbilirka&ccedil; kere kirpiklerimiz kasaturalara d&ouml;nm&uuml;&thorn; diken diken1949 eyl&uuml;l'&uuml;nde birader mirc ve bensokaklar&yacute;nda mohikanlar gibi ate&thorn; yakt&yacute;ksana tapt&yacute;k ulanunuttun musana tapt&yacute;k Attila &Yacute;lhan &THORN;ahane Serseri yolumdan &ccedil;ekil yavrumba&eth;lasalar duramamdemir asa demir &ccedil;ar&yacute;k dedimneyleyim!yolculuk dedima&eth;a&ccedil;lara t&uuml;nedi yine ak&thorn;am kargalarla birr&uuml;zgar kendini yerden yere vuruyork&yacute;r&yacute;k d&ouml;k&uuml;k y&yacute;ld&yacute;zlar belirli uzaktantelsiz mevceleri ard&yacute;m s&yacute;ra ko&thorn;turuyoranamdan yolcu do&eth;mu&thorn;umyedi da&eth;&yacute;n yollar&yacute; kalbimden ge&ccedil;ersalk&yacute;m salk&yacute;m m&yacute;sralar gelir i&ccedil;imdendudaklar&yacute;mda yagmur damlalar&yacute;al&yacute;r beni yollar beni al&yacute;r gideranamdam yolcu do&eth;mu&thorn;umnehirlerle birlikte denizlere kavu&thorn;tumak&thorn;am dedim&thorn;u koca d&uuml;nya dedima&eth;lasam dedimyola bir d&uuml;&thorn;&uuml;ld&uuml; m&uuml; &ouml;m&uuml;r boyunca gidilirekme&eth;in ve &thorn;arab&yacute;n pe&thorn;indenturnalar&yacute;n pe&thorn;indenb&uuml;y&uuml;k &thorn;ehirler b&uuml;y&uuml;k a&thorn;klar&ccedil;&yacute;&eth;l&yacute;k &ccedil;&yacute;&eth;l&yacute;&eth;a terkedilirben&ccedil;ocuklar gibi sevdim devler gibi &yacute;st&yacute;rab &ccedil;ektimdamarlar&yacute;mda d&uuml;nyan&yacute;n b&uuml;t&uuml;n r&uuml;zgarlar&yacute;harblere a&ccedil;l&yacute;klara yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;ma ra&eth;menanamdam yolcu do&eth;mu&thorn;umneyleyimgurbet dedimvatan dedimh&uuml;rriyet dedim. Attila &Yacute;lhan Kirli Y&uuml;zl&uuml; Melekler sayende &thorn;ayeban olduk istanbul &thorn;ehrisayende sebil olduk a&ccedil; kald&yacute;k sefil olduky&yacute;ld&yacute;zlar dem &ccedil;ekti g&uuml;vercinler gibi ba&thorn;ucumuzdave yakt&yacute; peri&thorn;an eyledi sine-i s&acirc;d-p&acirc;remizisaplan&yacute;p han&ccedil;er mis&acirc;li bir hil&acirc;lsokaklar serseri biz serseriy&uuml;ksekkald&yacute;r&yacute;m’dabir cezayir &thorn;ark&yacute;s&yacute;n&yacute; dile getirdi pl&acirc;klarcadde-i kebir: b&uuml;t&uuml;n &yacute;&thorn;&yacute;klar&yacute;n&yacute; yakm&yacute;&thorn; bir gemidirsinemalar neredeyse bo&thorn;alacaklarvay anam vaysen ne dersin istanbulsen garip bir &thorn;air olsan s&ouml;yle ne halt edersinkimin g&uuml;c&uuml; yeterse kahretsin paras&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;sefalet ak&yacute;yor g&uuml;r&uuml;l g&uuml;r&uuml;l sokaklardanyol &uuml;st&uuml;nde bir &thorn;ehvet &ccedil;ar&thorn;&yacute;s&yacute; t&yacute;kl&yacute;m t&yacute;kl&yacute;myol &uuml;st&uuml;nde sevda pazarl&yacute;&eth;&yacute; a&thorn;k pazarl&yacute;&eth;&yacute;kurtulamad&yacute;k gitti bu denl&uuml; kepaze hayattanhep b&ouml;yle gecelerin koynunda ya&thorn;ad&yacute;kgeceler serseri biz serserikarakoldaki aynada safran gibi kirli y&uuml;z&uuml;m&uuml;zg&ouml;zlerimiz hasta g&ouml;zleri ellerimiz hasta ellerik&yacute;r&yacute;lm&yacute;&thorn; kavala d&ouml;nm&uuml;&thorn;&uuml;zsen s&ouml;yle serseriler kral&yacute; istanbulsen s&ouml;yle iki g&ouml;z&uuml;mhangi merhem &ccedil;&acirc;redir &thorn;u bizim yaram&yacute;zayel &uuml;f&uuml;rd&uuml; su g&ouml;t&uuml;rd&uuml; gen&ccedil;li&eth;imizielimiz bo&thorn;a geldi meydanlarda kald&yacute;kmeydanlar serseri biz serserisa&eth;&yacute;m&yacute;z sefalet solumuz &ouml;l&uuml;mi&thorn;te geldik gidiyoruzkahrolas&yacute;nkahrolas&yacute;n istanbul &thorn;ehri Attila &Yacute;lhan Ak&thorn;am Erken &Yacute;ner Mahpushaneye Ak&thorn;am erken iner mahpushaneye.Ejderha olsan kar etmez.Ne kavgada ustal&yacute;&eth;&yacute;n,Ne de &ccedil;atal y&uuml;rek civan olu&thorn;un.Kar etmez, inceden i&ccedil;ine dolan,Al&yacute;p g&ouml;t&uuml;ren hasrete.Ak&thorn;am erken iner mahpushaneye.&Yacute;ner, yedi kol demiri,Yedi kap&yacute;ya.Birden, a&eth;lamakl&yacute; olur bah&ccedil;e.Kar&thorn;&yacute;da, duvar dibinde,&Uuml;&ccedil; dal gece sefas&yacute;,&Uuml;&ccedil; k&ouml;k hercai menek&thorn;e...Ayn&yacute; korkun&ccedil; sevdadad&yacute;rG&ouml;kte bulut, dalga kays&yacute;.Ba&thorn;lar koyma&eth;a hapislik.Karanl&yacute;k can s&yacute;k&yacute;nt&yacute;s&yacute;...&quot;K&uuml;rd&uuml;n Gelini&quot;ni s&ouml;yler maltada biri,Bense volta'day&yacute;m ranza dibindeVe hep olmayacak &thorn;eyler kurar&yacute;m,G&uuml;l&uuml;n&ccedil;, acemi, &ccedil;ocuksu...Vurulsam kaybolsam derim,&Ccedil;&yacute;r&yacute;l&ccedil;&yacute;plak, bir kavgada,Erkek&ccedil;e olsun isterim,Dostluk da, d&uuml;&thorn;manl&yacute;k da.Hi&ccedil;biri olmaz halbuki,Ge&ccedil;er s&uuml;ng&uuml;ler namluya.Ba&thorn;lar gece devriyesi jandarmalar&yacute;n...H&yacute;rsla &ccedil;akar&yacute;m kibriti,&Yacute;lk nefeste yar&yacute;lan&yacute;r cigaram,Bir duman al&yacute;r&yacute;m, dolu,Bir duman, kendimi &ouml;ld&uuml;resiye,Biliyorum, &quot;sen de mi?&quot; diyeceksin,Ama ak&thorn;am erken iniyor mahpushaneye. Ve d&yacute;&thorn;arda delikanl&yacute; bir bahar,Seviyorum seni,&Ccedil;&yacute;ld&yacute;ras&yacute;ya... Ahmed Arif Diyarbekir Kalesinden Notlar Ve Adilo&thorn; Bebenin Ninnisi 1.Varamaz elimAyvas&yacute;na, nar&yacute;na can dayanamazken,K&yacute;rar boynumu y&uuml;r&uuml;r&uuml;m.Kurdun, ku&thorn;un bilece&eth;i hal de&eth;il,Sormay&yacute;n hi&ccedil;Laaaaal...Kara ferman &ccedil;&yacute;kadursun yollara,Yarin bah&ccedil;esi tarumar,Kan eder per&ccedil;emOlancas&yacute; bir tutam can,Kadas&yacute;na, belas&yacute;na sundu&eth;um,Ben &ouml;leydim loooy...Elim bo&thorn;,Aya&eth;&yacute;m pusu.Bir ben bilece&eth;im oysaNe afat sevdim.Bir de a&eth;z&yacute; var dili yokDiyarbekir Kalesi...2.A&ccedil;ar, Kan k&yacute;rm&yacute;z&yacute; yediverenlerVe kar ya&eth;ar bir yandan,Savrulur Karacada&eth;,Savrulur zozan...Bak, b&yacute;y&yacute;&eth;&yacute;m buz tuttu,&Uuml;&thorn;&uuml;yorum daZemheri de uzad&yacute;k&ccedil;a uzad&yacute;,Seni, baharm&yacute;&thorn;&yacute;n gibi d&uuml;&thorn;&uuml;n&uuml;yorum,Seni, Diyarbekir gibi,Nelere, nelere bask&yacute;n gelmez kiSeni d&uuml;&thorn;&uuml;nmenin tad&yacute;...3.Hamravat suyu dondu,Diclede d&ouml;rt parmak buz,Biz kuyudan i&thorn;liyoruz kaba - kaca&eth;a, &Ccedil;ay&yacute; kardan demliyoruz.Anam s&yacute;r gibi saklar siyati&eth;ini,&quot;Yel&quot; der, &quot;Bahar&yacute;n ge&ccedil;er&quot;.Bac&yacute;m, ikicanl&yacute;, a&eth;&yacute;r,G&uuml;zel k&yacute;zd&yacute;r, bilirsin.&Yacute;lki bu, bir yandan sakl&yacute; utan&yacute;rVe bir yandan korkar&Ouml;l&uuml;r&uuml;m deyi.Bir can daha &ccedil;o&eth;alaca&eth;&yacute;z bu k&yacute;&thorn;.Bebe&eth;im, neremde saklay&yacute;m seni?Ho&thorn; gelir,Safa gelir,Ahmed Arif'in ye&eth;eni...4.Do&eth;dun,&Uuml;&ccedil; g&uuml;n a&ccedil; tuttuk&Uuml;&ccedil; g&uuml;n meme vermedik sanaAdilo&thorn; Bebem,Hasta d&uuml;&thorn;meyesin diye,T&ouml;remiz b&ouml;yle diye,Sald&yacute;r &thorn;imdi memeye,Sald&yacute;r da b&uuml;y&uuml;...Bunlar,Engerekler ve &ccedil;&yacute;yanlard&yacute;r,Bunlar,A&thorn;&yacute;m&yacute;za, ekme&eth;imizeG&ouml;z koyanlard&yacute;r,Tan&yacute; bunlar&yacute;,Tan&yacute; da b&uuml;y&uuml;...Bu, namusturK&uuml;nyemize kaz&yacute;nm&yacute;&thorn;,Bu da sab&yacute;r,A&eth;ulardan s&uuml;z&uuml;lm&uuml;&thorn;.Sar&yacute;l bunlaraSar&yacute;l da b&uuml;y&uuml;. Ahmed Arif Sevdan Beni Terketmedi sevdan beni,A&ccedil; kald&yacute;m, susuz kald&yacute;m,Hay&yacute;n, karanl&yacute;kt&yacute; gece,Can garip, can suskun,Can parampar&ccedil;a...Ve ellerim, kelep&ccedil;ede,T&uuml;t&uuml;ns&uuml;z uykusuz kald&yacute;m,Terketmedi sevdan beni... Ahmed Arif

Love
23 02 2002, 18:00
Yine de tesekk&uuml;r ederim. :)

ZINDAGO
26 02 2002, 18:00
Sevginin en guzel yerinde enguzel duygularinLugatsiz kaldigi noktada caresizlik bir bicak gibi saplanirUcsuz bucaksiz kalbimin kurumus damarlarina sen olmayinca.......12.kasim.1994Tekirdag

yasin- The Gomser -
27 02 2002, 18:00
&quot;sanirim birg&uuml;n asik olabilirim sana;ama o g&uuml;ne kadar g&uuml;selim elveda...&quot; :)

sovalye
27 02 2002, 18:00
Merhaba, siiriniz guzel ama, &quot;yanliz&quot; kelimesi yanlis yazilmis, aynen yanlisi yalnis yazmak gibi... Dogrsu yalniz olmali... Siir hayatinizda basarilar. Bu sayfaya yeni giriyorum, digerleri baskalarinin siirlerini yazmis ama siz kendi siirinizi yazmissiniz bu guzel...

seth6
28 02 2002, 18:00
&quot;sovalye&quot; T&uuml;rk Dil Kurumundan misin? ..

seth6
28 02 2002, 18:00
yok alinma olayi degilde...herkes burda duygularini yaziyo,bisiler anlatmaya calisiyo,yazim hatasi cok ince ve gereksiz bir ayrinti.ben,sen bir baskasi burda yazdigimiz gibi konusmuyorus ki..

froglet
28 02 2002, 18:00
Arkada&thorn;&yacute;m Badem A&eth;ac&yacute; Sen a&eth;a&ccedil;lar&yacute;n aptal&yacute;Ben insanlar&yacute;nSeni kand&yacute;r&yacute;r havalarBeni sevdalarBir &yacute;l&yacute;man hava esmeye g&ouml;rs&uuml;nD&uuml;&thorn;&uuml;nmeden gelecek karak&yacute;&thorn;...A&ccedil;ars&yacute;n &ccedil;i&ccedil;eklerini...Bense hayra yorar&yacute;m g&ouml;rd&uuml;&eth;&uuml;m d&uuml;&thorn;&uuml;...Bir g&uuml;ler y&uuml;z bir tatl&yacute; s&ouml;z..A&ccedil;ar&yacute;m y&uuml;re&eth;imi hemenYemi&thorn;e durmadan &ccedil;arpar seni karayelBeni karasevdaHemde bilerek kand&yacute;r&yacute;ld&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;z&yacute;Ka&ccedil;&yacute;nc&yacute; kez balanm&yacute;&thorn;&yacute;z bir olmazaKoo desinler bize &thorn;a&thorn;k&yacute;nSonu gelmesede hi&ccedil; bir a&thorn;k&yacute;nAcal&yacute;m yinede &ccedil;i&ccedil;eklerimiziSenden yanay&yacute;m arkada&thorn;&yacute;mHavan&yacute; bulunca a&ccedil; &ccedil;i&ccedil;ekleriniNas&yacute;l a&ccedil;&yacute;yorsam y&uuml;re&eth;imiBelki bu kez k&yacute;&thorn; olmazBakars&yacute;n sevdan d&uuml;&thorn; olmazNas&yacute;l vermi&thorn;sem kendimi son sevdamaVur kendini sende bu g&uuml;zel havaya Aziz Nesin Susarak G&uuml;ne&thorn; alt&yacute;nda s&ouml;ylenmedik s&ouml;z yokmu&thorn;..Bu y&uuml;zden geceleri s&ouml;yl&uuml;yorum sevdi&eth;imi..Ne gece ne g&uuml;nd&uuml;z yokmu&thorn; s&ouml;ylenmemi&thorn; s&ouml;z..Bende s&ouml;ylenmi&thorn;leri s&ouml;yl&uuml;yorum yeni bi&ccedil;imde..Hi&ccedil; bir bi&ccedil;im kalmam&yacute;&thorn; d&uuml;nyada denenmedik...Bende susuyorum sevgimi saklay&yacute;p i&ccedil;imde....Duyuyorsun de&eth;il mi suskunlu&eth;umu nas&yacute;l hayk&yacute;r&yacute;yor...Susarak sevgisini ilan eden &ccedil;ok var sevgilim ...Ama bir ba&thorn;ka seven yok benim sustu&eth;um bi&ccedil;imde .. Aziz Nesin &THORN;iire Tutunmak Yok ba&thorn;ka hi&ccedil;bir umar&yacute;nEn granit kayan&yacute;n en ortas&yacute;ndaBalta girmemi&thorn; karanl&yacute;klar&yacute;nda k&yacute;p&yacute;rt&yacute;s&yacute;zYa &ouml;lmektir kurtulu&thorn;unYada &thorn;iir tutunmakO en gergin tele &thorn;&ouml;yle bir dokunSon t&yacute;n&yacute;yla tel kopsunAyak sesleri duyulsun &ouml;l&uuml;m&uuml;nHer yan&yacute;n her y&ouml;n&uuml;n &ccedil;&yacute;kmazNereye baksan yokHi&ccedil; bile her&thorn;ey say&yacute;l&yacute;r o bulundu&eth;un yerdeKurtar&yacute;rsa kurtar&yacute;r ancakYine &thorn;iire tutunmak. Aziz Nesin

froglet
28 02 2002, 18:00
alinmayin yaf hemen, guzel bir tarzda ve karsidakini incitmeden ve ustunluk taslanmadan soylendigi takdirde yapilan turkce hatalarinin hatirlatilmasi ve turkceyi dogru kullanmak icin gayret gosterilmesi guzel bence. Hepimiz farkinda olarak ya da olmayarak o kadar cok hatali konusup yaziyoruz ki artik dogru ile yanlisi &quot; yalniz ile yanliz'i &quot; birbirinden ayiramiyoruz bile. Tarz kirici olmadigi taktirde birisinin beni duzeltmesine bir sey demem aksi halde ayni kisa dongu icinde ayni hatali dili kullanmis olmaz miyiz?

Love
28 02 2002, 18:00
Ya&thorn;amakHayat&yacute; dolu doluDelicesine ya&thorn;amakHayat&yacute; zorluklara g&ouml;&eth;&uuml;s gererekHi&ccedil;bir zaman y&yacute;lmadan ya&thorn;amak gerekir.Ya&thorn;arken sevmekSeverken kar&thorn;&yacute;l&yacute;k beklememekA&thorn;&yacute;k olmakHayat&yacute; a&thorn;k&yacute;n sarho&thorn;lu&eth;uyla ya&thorn;amak gerekir.Hayat&yacute; gezerek ya&thorn;amakGezerken tecr&uuml;beler edinmekHayat&yacute; mutlu ya&thorn;amakYa&thorn;arken insanlar&yacute; mutlu etmek gerekir.Hayata her zaman bir &ccedil;ocu&eth;un g&ouml;z&uuml;yle bakmakE&eth;lenmeyi unutmamakHayatta yorulmay&yacute; bilmemekYa&thorn;arken etraf&yacute;na &yacute;&thorn;&yacute;k sa&ccedil;mak gerekir.Hayat&yacute; ya&thorn;arken mucizelere inanmak&Uuml;midini hi&ccedil;bir zaman kaybetmemekYa&thorn;arken hayattan zevk almakYa&thorn;ad&yacute;&eth;&yacute;n her g&uuml;n&uuml;n de&eth;erini bilmek gerekir.Hayat&yacute; zamana meydan okurcas&yacute;na ya&thorn;amakZaman&yacute; yenebilmekGeriye d&ouml;n&uuml;p bakt&yacute;&eth;&yacute;nda yapt&yacute;&eth;&yacute;n hatalardan ders alarakHayat&yacute;, ba&thorn;arman&yacute;n keyfini &ccedil;&yacute;kararak ya&thorn;amak gerekir.Hayat&yacute; bir mart&yacute; gibi &ouml;zg&uuml;r ya&thorn;amakHayatta kimseye ba&eth;l&yacute; olmamakHayat&yacute;n d&uuml;nyadaki her&thorn;eye de&eth;ecek kadar g&uuml;zelVe de&eth;erli oldu&eth;unu bilerek ya&thorn;amak gerekir.

casper
02 03 2002, 18:00
Soyle biraz siirleri okuyum dedim ama froglet ve love'in g&ouml;nderdiklerinde Turkce karakter engeliyle karsilastim hevesim kacti.Isterseniz Turkce karaker kullanmayin arkadaslar,zor oluyor okumak..Bir siir de ben patlatayim :) her ne kadar yazan ben olmasam da:T&uuml;rkiye'de Istanbul ne ise,Istanbul'da gece ne ise,Gecede y&uuml;r&uuml;mek ne ise,Y&uuml;r&uuml;rken d&uuml;s&uuml;nmek ne ise,Seni unutmamacasina d&uuml;s&uuml;nmek ne ise,Unutmamanin anlami ne ise,Seni sevmek ne ise,Saklayayim,yok s&ouml;yleyeyim derkenBirden aska d&uuml;smek ne ise.Her neyse...O.Asaf

wave
02 03 2002, 18:00
Tan&yacute;digim bir agac varEtlik baglarina yakinSaadetin adini bile duymamisTanrinin isine bakinGeceyi gunduzu biliyorDort mevsimi, ruzgari, kariAy i&thorn;igina bayiliyorAma kotulemiyor karanligiOna bir kitap verecegimRahatini kac&yacute;rmak icinBir &ouml;grenegorsun askiAgaci o vakit seyredin.M.CEVDET ANDAY

wave
04 03 2002, 18:00
Ahmet Altanin yazisini bizlerle paylastigin icin ben kendi adima tesekkur ederim amanda_aman...Her seye bosver, dolu dolu yasa. Madem ki bir askin var, ne g&uuml;zel, tadini cikar... Sanki ayip bir seymis de utaniyormussun gibi yazmissin bana... Her seye bosver ve aski yasa... Ille de buyuk ask olmasi gerekmez; yasanan her ask buyuktur, yeter ki tadini cikarmasini bil... Cok buyuk umutlar baglama, yarini hic dusunmeden, gunu gunune sev, sevginin tadini cikar... Sevgide gelecegi dusunursen aski bombok edersin. Sakin haaa... Sonsuz monsuz diye herifin basini yeme... Her seye bosver; oylesine sev ki, sevdigin erkegi bile umursama, salt Kendin icin sev, bencilce yasa aski, butun maddesiyle... Yasamdan elinde kala kala salt yasadigin sevgiler kalir sonunda,ne su,ne de bu... Butun onlar, aski yasamak icin gerekli olan - ne yazik ki gerekli olan- gereklerdir. Aslolan asktir yasamda... Dolu dolu, dolu dizgin, zilzurna, saniye saniye aski yasayarak sev... Iki yil, uc yil surecek diye umutlanip enayilik etme... Ister surer, ister surmez... Sen o ani yasa yeter ki... Yitirdigin zaman; yasadiklarini kazanmis olacaksin... Sonunda elbet yitireceksin, ama yitirecegini hic dusunme; cunku ayni zamanda kazanmissindir da... Anilar kazaniyorsun daha ne... Ic o zaman, sarhos ol... Yuce yuce seyler dusunme severken, sevgiyi berbat edersin; cunku sevginin kendisinden daha yuce bir sey olamaz.. Aferin sana seviyorsan, seviliyorsan... Sakin kuskulara kapilma. Herifi didikleme, yiyip bitirme... Turk karilari genellikle bir beladir cunku, batasi gelenekleri, gorenekleri oyle... Sakin bu aptalligi yapma... Severken yirmi yil sonrasini degil, yirmi dakika sonrasini bile dusunme, sevinin icine edersin... An an yasa, derin derin hem de... Afferin sana... Cok sevindim. Ise guce bosver. Artik sana ne Surname'yi, ne de baska seyi soruyorum. Keyfince yasa, sev... Sevildikce sev,sevilmeyince de tastamam bosver ve o zaman o guzelim yalnizligina saril... O yalnizlik ki, butun sevgilerden daha guzeldir ve sonunda onun koynuna girmek icin kendi kollarimizla kendimizi sarariz... O zaman da hic uzulmeyeceksin. Cunku nasil olsa, siginacak bir yalnizligimiz var; gunun birinde anamiz bile bizi birakir gider, ama o yalnizligimiz, biz yasadikca bizi hic birakmaz... Severken bunlari dusunme, lutfen yarinsiz sev! Hadi, sevgiyle operim. Yasa sen !... AZIZ NESIN

amanda_aman
04 03 2002, 18:00
Ben, Senden once olmek isterim. Gidenin arkasindan gelen gideni bulacak mi zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi beni yaktirirsin, odanda ocagin ustune korsun Icinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun. Seffaf,beyaz camdan olsun ki icinde beni gorebilesin... Fedakarligimi anliyorsun: Vazgectim toprak olmaktan, vazgectim cicek olmaktan senin yaninda kalabilmek icin. Ve toz oluyorum yasiyorum yaninda senin. Sonra,sen de olunce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yasariz kulumun icinde kulun, ta ki savruk bir gelin yahut vefasiz bir torun bizi ordan atana kadar.... Ama biz o zaman kadar o kadar karisacagiz ki birbirimize atildigimiz coplukte bile zerrelerimiz yan yana dusecek. Topraga beraber dalacagiz. Ve bir gun yabani bir cicek bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse sapinda muhakkak iki cicek acacak: biri sen biri de ben. Ben daha olumu dusunmuyorum Ben daha bir cocuk doguracagim. Hayat tasiyor icimden. Kayniyor kanim. Yasayacagim,ama cok,pek cok, ama sen de beraber. Ama olumde korkutmuyor beni. Yalniz pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze seklini Ben olunceye kadar da bu duzelir herhalde. Gelebilme ihtimalin var mi bu gunlerde? Icimden bir sey: belki diyor..... Nazim Hikmet

amanda_aman
04 03 2002, 18:00
&quot;Sevgililer Gunu&quot;nden bu yana epey zaman gecti,ama ben sadece 14 Subat olarak gormedigim icin bu ozel gunu,benim icin cok ozel olan uzun bir yaziyi sizlerle paylasmak istedim..Sabriniz varsa okuyun... ***** Sevgilim.Bugun 14 subat.&quot;Sevgililer Gunu&quot;.Sana bu mektubu siyah bir tulun ardindan yaziyorum..Sen,beni gormuyorsun.. Mektubun altinda adim yazmiyor.&quot;Sevgililer Gunu&quot;nde yazilan butun mektuplar imzasizdir cunku..Yaziyorsun ve yolluyorsun... Kimden geldigini &quot;okuyan&quot; cozuyor... Biliyorum,cagimiz derin duygularin cagi degil.Buyuk asklar, buyuk asklarin uzun paltolu,ruzgar sacli yazarlari epeydir kayboldular.... Sanki hic yasamadilar... O zaman uzun kis geceleri,tozlu yollardan beyaz verandalara cikan limonata kokulu sicak yaz gunleri vardi.Zaman usul usul gecer,mehtap &quot;fistik agaclarinin&quot; ardindan yukselirdi. Rus steplerinde Kazaklar dolasir,Erenkoy bahcelerine siyah atlarin cektigi faytonlar gelirdi... Sevgiler,zaman icinde inci taneleri gibi yavas yavas buyurdu... Simdi &quot;asklar&quot; hizli buyuyup,hizli oluyor. Hic &quot;Ruzgar Gibi Gecti&quot;deki Scarlett ile Reth arsaindaki yitik askin bir gun gelip de &quot;ikinci cildinin&quot; yazilacagini dusunebilirmiydin? Ve bu kez &quot;mutlu sona&quot; erdigini... ***** Gene de,yeni caga ve gundelik asklara bos veriyorum. Ucsuz bucaksiz bir vadide kendi duygularini mahmuzlayan yalniz bir surucu gibiyim.... &quot;KIRMIZI bir kus&quot; oluyor solugum,ayni siirdeki gibi... Ve kalbim gene siddetle carpiyor... Ve uykularim gene gergin.... Asklari mahmuzladikca duygular,duygulari mahmuzladikca asklar buyuyor.... Teker teker kapilari kapatiyorum. Icimdeki ugultulu labirentlerde kosuyorum... Ve hep KIRMIZI kus gibi solugum... Ask &quot;bir baskasini yasamaktir&quot; diyor Balzac... O halde kapilari kapamadan once senide labirentime aliyorum. Orada,yaz bahcelerine,faytonlara,eski romanlara,kayip yazarlara ve kendine rastlayacaksin... Bugun 14 Subat Sevgililer Gunu.... Bu oyle bir mektup olsun ki, hic yazilmasin.... Bu oyle bir mektup olsun ki,hic gonderilmesin. &quot;KIRMIZI bir kus&quot; olan solugum,soludukca &quot;KIRMIZI bir at&quot;a donussun saclarinin &quot;kumral goklarinde&quot; Ve &quot;tarifsiz uzasin bacagin&quot; ***** Sonra artik bir daha dinmesin nefesim... Tum asklarin adsiz habercisi olayim... &quot;Iki kere opeyim&quot; desem &quot;ucun&quot; boynu bukuk kalsin. Buyusun ask,seni yasadikca.. Yasadikca seni,buyusun ask.. Donmeyeyim bir daha bu yolculuktan... Her gun 14 Subat... Her gun imzasiz bir mektup.... Her gun derin bir soluk.... Siyah bir tulun ardindan yazilan bu mektubun yazari yok. Tarih,14 Subat.Yili bilinmiyor. Alicisi,eski Erenkoy bahcelerinin kuytu golgelerinde siyah atlarin cektigi ve hic gelmeyecek olan faytonunu bekliyor... Mehmet Altan.

amanda_aman
04 03 2002, 18:00
Eline saglik wave.Cok guzel ifade etmis Aziz Nesin,duygularimiz yine,nur icinde yatsin...Eeee sira bende valla... Birinize sevginizin tumunu sunmak asla sizide ayni sekilde seviceginin garantisi degildir. Sevgiye karsilik beklemyin, sadece sevginin karsidakinin kalbinde buyumesini bekleyin; fakat olmazsa da,sizin kalbinizde buyudugune emin olun. Birine carpilmak icin bir an yeterlidir, birinden hoslanmak bir saat ve birini sevmek icinde de bir gun yeterlidir,ama birini unutmak ise bir omur surer. Gorunuse aldanmayin;kandirici olabilir. Zenginlige aldanmayin,yok olur gidebilir. Sizi gulduren birini secin cunku karanlik bir gunu aydinlatan tek sey gulumsemedir.. Kalbinizi gulumsetebilen birini bulun. Oyle zamanlar vardir ki,bazen birini oylesine cok ozlersiniz ki onu hayallerinizden cikarip,gercek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediginiz seyi hayal edin, gitmek istediginiz yere gidin, olmak istediginiz kisi olun, cunku yasayabileceginiz tek bir hayatiniz var ve tum bunlari yapabilmek icin tek bir sansiniz. Sizi tatli kilacak kadar yeterli mutlulugunuz olsun, guclu kilacak kadar aci deneyiminiz, insan kilacak kadar uzuntunuz ve sizi mutlu kilmaya yetecek kadar umudunuz olsun. Daima kendinizi baskalarinin ayakkabilarina koyun. Eger ayaklariniz aciyorsa,o kisininkilerde aciyordur. En mutlu kisiler,herseyin en iyisine sahip olanlar degildir, onlar karsilarina cikan herseyin degerini en iyi bilenlerdir. Mutluluk,aglayanlar,incinenler,arastirma yapanlar ve cabalayanlar icin vardir, cunku boyle insanlar hayatlarina giren her insanin onemini takdir edenlerdir. Ask bir gulucuk ile baslar,bir opucuk ile gelisir ve bir gozyasi ile son bulur. En parlak gelecek,unutulmus bir gecmisin ustunde yukselir, gecmisinizdeki kalp kiriklarini ve hatalari silmezseniz hayatin icinde ilerleme sansiniz olmaz... Sevgiyle kalin...

seth6
05 03 2002, 18:00
Pia ne olur kim oldugunu bilsem pia'n&yacute;n ellerini bir tutsam &ouml;lsem b&ouml;yle uzak seslenmese ben bir sehre geldigim vakit o baska bir sehre gitmese otelleri bombo&thorn; bulmasam i&ccedil;lenip buzlu bir kadeh gibi bugulanip bugulanip durmasam ne olur sabaha karsi rihtimda &ccedil;ocuklar pia'y&yacute; g&ouml;rseler bana haber salsalar bilsem i&ccedil;imi b&uuml;sb&uuml;t&uuml;n yildizlar basar bir han&ccedil;er gibi &ccedil;ikip giderdim ben bir sehre geldigim vakit o ba&thorn;ka bir sehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum &uuml;stelik parasizim pasaportsuzum ne olur sabaha karsi rihtimda seslendigini duysam pia'nin sirtinda yoksul bir yagmurluk &ccedil;ocuk g&ouml;zleri b&uuml;y&uuml;k b&uuml;y&uuml;k &uuml;s&uuml;m&uuml;s &uuml;rpermis soluk ellerini tutabilsem pia'n&yacute;n &ouml;lsem eksiksiz &ouml;l&uuml;rd&uuml;m.

seth6
05 03 2002, 18:00
B&ouml;yle Bir Sevmek ne kadinlar sevdim zaten yoktular yagmur giyerlerdi sonbaharla bir azicik oksasam sanki &ccedil;ocuktular biraksam korkudan g&ouml;zleri sislenir ne kadinlar sevdim zaten yoktular b&ouml;yle bir sevmek g&ouml;r&uuml;lmemistir hayir sanmay&yacute;n ki beni unuttular hala arasira mektuplari gelir ger&ccedil;ek degildiler birer umuttular eski bir &thorn;arki belki bir siir ne kadinlar sevdim zaten yoktular b&ouml;yle bir sevmek g&ouml;r&uuml;lmemistir yalnizliklarimda elimden tuttular uzak fisiltilar&yacute; i&ccedil;imi &uuml;rpertir sanki g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde bir buluttular nereye kayboldular simdi kimbilir ne kadinlar sevdim zaten yoktular b&ouml;yle bir sevmek g&ouml;r&uuml;lmemistir..

seth6
05 03 2002, 18:00
Baska t&uuml;rl&uuml; birsey benim istedigim Ne agaca benzer ne de buluta Burasi gibi degil gidecegim memleket Denizi ayr&yacute; deniz, havasi ayri hava Nerde g&ouml;rd&uuml;klerim,nerde o bekledigim Rengi baska, tadi baska Bir baska yolculuk dalindan d&uuml;&thorn;mek yere Ya&thorn;adigindan uzun Bir tatli yolculuk dalindan inmek yere Agacin y&uuml;ksekligince Dalin y&uuml;ksekli&eth;ince r&uuml;zg&acirc;rda Vardigim &ccedil;imen yesilligince Can Yucel

froglet
05 03 2002, 18:00
Anabel Lee'yi yazabilecek olan var mi ne zamandir okumadim onu

wave
05 03 2002, 18:00
:) )bizden baska bu siteyi ayakta tutan yokmu :) okudum yazdigini amanda_aman,ellerine saglik :) eveeeeeeeett sira bende galba :) )oyle bir hayat ya&thorn;ad&yacute;m ki cennetide gord&uuml;m cehennemi de oyle bir ask yasad&yacute;mki tutkuyuda gordum pes etmeyi de bazilari seyrederken hayati en onden kendime bir sahne buldum oynadim oyle bir rol vermisler ki okudum okudum anlamadim kendi kendime konu&thorn;tum bazen evimde hem kizd&yacute;m hem g&uuml;ld&uuml;m halime sonra dedim ki &quot;soz ver kendine&quot; denizleri seviyorsan, dalgalar&yacute; da seveceksin sevilmek istiyorsan, once sevmeyi bileceksin ucmay&yacute; seviyorsan , dusmeyide bileceksin korkarak yas&yacute;yorsan, yaln&yacute;zca hayat&yacute; seyredersin oyle bir hayat yasad&yacute;m ki, son yolculuklari erken tanidim oyle cok degerliymis ki zaman hep acele etmem bundan anladim

wave
05 03 2002, 18:00
iste benim cok sevdigim siirlerden biri :) Senin sana ragmen bir y&uuml;z&uuml;n var Herkesin ilk ask&yacute;na benzeyen Beklemek kadar aci , anlamak kadar zor Nedensiz olumlerin suskunlgu gibi Yok kars&yacute;l&yacute;g&yacute; yuzunun Senin sana ragmen bir yuzun var Herkesin ilk ask&yacute;na benzeyen Yaklast&yacute;kca imkans&yacute;z u&ccedil;urumlar Nedensiz hayatlar&yacute;n o buyuk ac&yacute;s&yacute; gibi Yok kars&yacute;l&yacute;&eth;&yacute; yuzunun . Cezmi Ersoz

IsmailY
05 03 2002, 18:00
Gun olur toprak uyanir, uyanir bocekler. Sari bozkir titrer ciplak daglar yeserir, gok yikanir kirli dumanlardan. Su cosar deniz kabarir canlanir olu sehirler. Yemyesil bir ruzgar eser yildizlar arasindan. Simdi siz tasiyorsunuz mujdenin kursun yukunu. Catlayacak yalanin celik kabugu. Sizin bahcenizde buyuyecek imanin gunes yuzlu cocugu.

IsmailY
05 03 2002, 18:00
AGIT VE RAKSBen oyumu felakete veriyorum $eydaSana donuk yanimda cengiler mat oluyorSaadet-zedelerin morga cevirdigi bir dunyadaBana alevden kostumlerle dans etmek dusuyorVe $eyda ben oyumu felakete veriyorum ..Yolum uzadikca kabaran direncimiHer dustugum yeri operek bileyliyorum&quot;Kolay gele&quot; demek de nerden cikti $eydamGurbuz dogumlarda bir nice ananin harcandiginiImbatla gelenin kabayelle gittigini biliyorum..Artik bol kahkahali cok sukurleri biraktimEsenlik bildirilerini harcialem mutluluklariDenizi uslu gosteren kartpostallari yaktimFakat $eydam bir avuc kulu yakamadigim icinBen oyumu felakete veriyorum...Mustafa Islamoglu'nun siirinden bir kac alinti.

amanda_aman
05 03 2002, 18:00
Seni bir yaz gunune benzetemem Sen ondan daha da guzelsin Dagitir azgin yeller mayis ciceklerini Yazin vadesi dolar,omru biter ne yapsin Cennetin isigi gunes goklerde yansa bile SIK SIK o altin yuzune ceker kara bulutu Zamanla her guzellik iner bir insana Kader,kismet dense de,dogal olan kural bu Fakat senin baharin sonsuzdur asla solmaz Yok olmayacak senin o tatli yaz mevsimin Azrail bile gelse senin canini alamaz Cunku bu satirlarda sana can veren benim Insanlar soludukca okundukca sozlerim Seni sonsuz kilacaktir bu dizelerim benim... William Shakespeare

seth6
06 03 2002, 18:00
Anisi biz olalim bu sokaklarin opusmedigimiz tek sacak alti hicbir otobus duragi kalmasin Biz yuruyelim kent guzellessin gurultusuz sozcukler bulalim yeni sevinclere benzeyen Biz gelince bir yagmur baslar yuzun cizilir bugulanan camlara bir uzun karartma biter akasyalar kopurur birdenbire ve her avluda adinla anilan cicekler sulanir aksamustleri Bir arkadas evine ugrariz yolustu bir fincan kahve iceriz,isitir bizi basini sessizce omzuma koyarsin gulureyhan olur solugun Biz kaliriz kuslar donup gelir her balkonda bir menekse sesi Belki yeniden guzellestiririz adlari degistirilen parklari perdeleri hic acilmayan evlerde isiklar yanar cocuk sesleri duyulur tanidik sevinclerle dolar yeniden kendi sesini kemiren alanlar Anisi biz olalim bu sokaklarin ve hic durmadan yagmur yagsin biz gurultusuz sozcukler bulalim sarmasik fisildassin yine Gidersek birlikte gideriz yeni sevincler bulur huzne benzeyen

froglet
06 03 2002, 18:00
ANABEL LEE(Edgar Allan Poe) Senelerce senelerce evveldi Bir deniz &uuml;lkesinde Ya&thorn;ayan bir k&yacute;z vard&yacute; bileceksiniz &Yacute;smi; Annabel Lee Hi&ccedil; bir&thorn;ey d&uuml;&thorn;&uuml;nmezdi sevilmekten Sevmekten ba&thorn;ka beni O &ccedil;ocuk ben &ccedil;ocuk, memleketimiz O deniz &uuml;lkesiydi Sevdal&yacute; de&eth;il karasevdal&yacute;yd&yacute;k Ben ve Annabel Lee G&ouml;klerde u&ccedil;an melekler K&yacute;skan&yacute;rlard&yacute; bizi Bir g&uuml;n i&thorn;te bu y&uuml;zden g&ouml;ze geldi O deniz &uuml;lkesinde &Uuml;&thorn;&uuml;d&uuml; bir r&uuml;zgar&yacute;ndan bulutun G&uuml;zelim Annabel Lee G&ouml;t&uuml;rd&uuml;ler el &uuml;st&uuml;nde Koyup gittiler beni Mezar&yacute; oradad&yacute;r &thorn;imdi O deniz &uuml;lkesinde Biz daha bahtiyard&yacute;k meleklerden Onlar k&yacute;skan&yacute;rd&yacute; bizi Evet !Bu y&uuml;zden &quot;&THORN;ahidimdir herkes ve deniz &uuml;lkesi&quot; Bir gece r&uuml;zgar&yacute;ndan bulutun &Uuml;&thorn;&uuml;d&uuml; gitti Annabel Lee Sevdadan yana kim olursa olsun Ya&thorn;ca ba&thorn;ca ileri Ge&ccedil;emezlerdi bizi Ne yedi kat g&ouml;klerdeki melekler Ne deniz dibi cinleri Hi&ccedil; biri ay&yacute;ramaz beni senden G&uuml;zelim Annabel Lee Ay gelir &yacute;&thorn;&yacute;r, hayalin eri&thorn;ir G&uuml;zelim Annabel Lee Orda gecelerim uzan&yacute;r beklerim Sevgilim sevgilim hayat&yacute;m gelinim O azg&yacute;n sahildeki Yatt&yacute;&eth;&yacute;n yerde seni..

froglet
06 03 2002, 18:00
ALICIKU&THORN;LAR &THORN;ENL&Yacute;Ğ&Yacute;(Endre Ady) &Ccedil;&yacute;k&yacute;yoruz sonbahara do&eth;ru yola Kovalayarak ba&eth;r&yacute;&thorn;lar ve &ccedil;&yacute;&eth;r&yacute;&thorn;larla Yorgun kanatl&yacute; bir &ccedil;ift al&yacute;c&yacute;ku&thorn;u. Ve i&thorn;te yaz g&ouml;&eth;&uuml; yeni haydutlar g&ouml;rmekte Ve yeni al&yacute;c&yacute;ku&thorn; kanatlar&yacute; &ccedil;&yacute;rp&yacute;&thorn;makta Ve bir cenge giri&thorn;mekte yepyeni &ouml;p&uuml;&thorn;meler. Kovalana kovalana u&ccedil;uyoruz yazdan &ouml;te Ve konakl&yacute;yoruz bir yerlerde, bir g&uuml;zde Sevi&thorn;mekten didik didik t&uuml;ylrle. Bu noktada art&yacute;k son &thorn;enli&eth;i yapaca&eth;&yacute;z Birbirimizin etini didip koparaca&eth;&yacute;z Y&yacute;&eth;&yacute;l&yacute;p serilece&eth;iz g&uuml;z yapraklar&yacute;na.

wave
06 03 2002, 18:00
Kendini Saklama Cicekleri Biz ask bahcemizi kucuk tuttuk seninle* i&ccedil;inde guvensizlik aga&ccedil;lar&yacute;* kustum otlar&yacute;* kendini saklama cicekleri* Ozlem kirli bir kan gibi y&uuml;reklerimizi bogmas&yacute;nyalnizlik karanlik bir orman gibicokmesin icimize diye Biz ask bahcemizi kucuk*tuttuk seninle Onumuzde dokunuslardan uzak,* Insafs&yacute;z ve &ccedil;ok uzun bir k&yacute;s var diye koca bir yaz, Kendini saklama*ciceklerini,Suladik durduk yaln&yacute;zca Biz ask bah&ccedil;emizi kucuk,* Cok kucuk tuttuk seninle... Cezmi Ers&ouml;z**

wave
06 03 2002, 18:00
Akrep gibisin kardesimKorkak bir karanlik icindesin Serce gibisin kardesimSercenin telasi icindesin...&quot; &quot;... Midye gibisin kardesim Midye gibi kapali, rahat Ve s&ouml;nm&uuml;s bir yanardag agzi gibi Korkuncsun kardesim Bir degil, bes degil milyonlarcasin maalesef...&quot;

amanda_aman
06 03 2002, 18:00
En sevdigim siirlerden biri bu da.. Sen kum nedir bilmezsin Deniz gormedin ki Yum gozlerini zamani dusun Deniz bir gozunde Kum bir gozundedir... Sen tas nedir bilmezsin Daga cikmadin ki Yuru ufuklara dogru Dag bir ayaginda Tas bir ayagindadir... Sen kul nedir bilmezsin Ates yakmadin ki Uzat ellerini gokyuzune Ates bir elinde Kul bir elindedir.. Sen kan nedir bilmezsin Olmedin oldurmedin ki Yat topraga boylu boyunca Olum bir yaninda Kan bir yanindadir..... SEN ASK NEDIR BILMEZSIN BENI SEVMEDIN KI AGLA AGLAYABILDIGIN KADAR BUTUN GUZELLIKLER SENDE ASK BENDEDIR.... U.Yasar Oguzcan

seth6
09 03 2002, 18:00
Bir daha gelirsem egerEger yeniden baslayabilseydim yasama&Yacute;kincisinde daha cok hata yapardimKusursuz olmaya calismazdim,sirt&uuml;st&uuml; yatardim.Neseli olurdum,ilkinde olmadigi kadar;Cok az seyi ciddiyetle yapardimO kadar temiz olmazdim,Daha cok risk alir,daha cok seyahat eder,Daha fazla g&uuml;nesin dogusunu seyreder,Daha cok daga tirmanir,daha cok nehir asardim.G&ouml;rmedigim yerlere gider,Daha cok dondurma,daha az bezelye yerdim!Gercek sorunlarim olurdu,hayali olanlarin yerine.Hayatin her anini gercekcive &uuml;retken yasayan insanlardandim.Elbette mutlu anlarim olduAma yanlis mutlu anlarim olmasina calisirdim.Farkinda misiniz bilmem; yasam budur zatenAnlar sadece anlar,Siz de 'ani' yasayin 'simdi'yi yakalayin Termometresi,bir sise suyu,semsiyesi ve paras&uuml;t&uuml;n&uuml; almadanDisariya cikmayan insanlardandimEger yeniden baslayabilseydim,Daha hafif seyahat ederdimilkbaharda ayakkabilarimi firlatir atardimVe sonbahar bitene dek y&uuml;r&uuml;rd&uuml;m ciplak ayaklarla,Bilinmeyen yollar kesfeder,g&uuml;nesin tadina varirCocuklarla oynardim,Bir sansim daha olsaydi eger,Ama simdi 85' imdeyim ve biliyorum kiOl&uuml;yorum. Jorge Luis Borges

wave
10 03 2002, 18:00
SEN DONENE DEKKendime soz verdimBiliyorsunKaybetmeyecegim y&uuml;regimiHaniSevdalara tuz basan o siir var ya&Yacute;ste &ouml;yle...Tuz basaca&eth;&yacute;m yaralar&yacute;maSen donene dek..Sen donene dekDostlar&yacute;m&yacute;n r&uuml;yalar&yacute;naGulup gececegimSabah hay&yacute;rlar&yacute;na yoracag&yacute;mcok kereler.Kendi r&uuml;yalar&yacute;m&yacute; iseKendime saklayacag&yacute;mSen donene dek.Yitmesine izin vermeyecegimG&uuml;cl&uuml;l&uuml;&eth;&uuml;m&uuml;nKorkular&yacute;ma tuz basaca&eth;&yacute;m bu kere.Hele ak&thorn;am&yacute;n kor alacas&yacute;ndaYapayaln&yacute;zkenBuyuyen korkular&yacute;m&yacute;n.Sen gelene deksark&yacute;lar&yacute;m olacak y&uuml;re&eth;imdeOynak,k&yacute;vrak,sen sakrak degil belkiHuzunlu,ag&yacute;rba&thorn;l&yacute;Kim bilir...Ama g&uuml;zel sark&yacute;lar olacakBesbelli.Sen donene dekKu&thorn;lar&yacute;n kanatlar&yacute;naTak&yacute;lacak gonl&uuml;m.Seyredecek d&uuml;nyay&yacute; mavilerdenSenden haberler bekleyerekKu&thorn; misaliTitreyerekSen gelene dek,K&ouml;t&uuml; d&uuml;&thorn;&uuml;nmeyecegimKara bulutlarOlmayacak beynimde.Soz verdim bir kere,Beyaza kesecekY&uuml;regim.Sen d&ouml;nene deksiirler yazaca&eth;&yacute;m aska dairYa&eth;murlar olacak i&ccedil;indeRuzgarlar olacak.Ve g&uuml;nes do&eth;uncaYenidenG&ouml;kku&thorn;a&eth;&yacute; &ccedil;&yacute;kacak diyeBekleyecegim.Sen d&ouml;nene dekAl&yacute;&thorn;veri&thorn; yapacag&yacute;m&Ccedil;ay icece&eth;im cok kez.Muzik dinleyece&eth;imYemek yiyecegim.Uyuyup,uyanaca&eth;&yacute;mis de yapaca&eth;&yacute;m elbet.ise de gidecegim.Geceler olacakSabahlar olacakFirtinalar olacak.Korkular,umitsizlikle savasacak.Paras&yacute;z kalacag&yacute;m.&Ccedil;aresiz kalacag&yacute;m.Zorda kalaca&eth;&yacute;mAnlayacag&yacute;n.K&yacute;zma sak&yacute;n...Bazen aglayacag&yacute;m.cok degil be gulum.Sen donene dek.Sen doneneSen.

wave
10 03 2002, 18:00
Gul bah&ccedil;elerinde buyumedim ki ben zaten hasrettim sen kokan ciceklere seni ucsuz bucaksiz yollarda aradim gonul aldim gonul verdim kalp kirdim yalanci bir baharda ciktin karsima islak ayaza inat kardelen kivaminda..

IsmailY
11 03 2002, 18:00
Gunde kac yigit kollarina dusuyor ey uzun sevda,Sevdasina durdugum bu askin konusu sen olmamaliydin..Bir adin kaldi bende.

Muci
13 03 2002, 18:00
Seni sevmek heyecan veriyor banaBakarken gozlerine cilginlik yapmak geliyor aklimaBir firsat ver bana seni sevdigimi kanitliyayim sana

amanda_aman
13 03 2002, 18:00
Soguk ve sehirlerarasi Otobuslerde vazgectim Cocuk olmaktan Ve beslenme cantamda Otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle birgun Veysel Karani@de haslama Yeme ihtimalini sevdim. Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda (Ankara@da karbon monoksit sonbaharlar Yasanirdi o zaman) ozlemeye basladim herkesi... Ve bu hasret oyle uzun surdu ki, adam gibi Hasretleri ozlemeye basladim sonra... Bizim Kemalettin Tugcu@larimiz vardi... Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani... Yumurta kokan arkadaslarla paylasilan Kahverengi siralarda, solculuk oynamaya basladik... Ben doktor oluyordum sen hemsire, geri kalanlar Kontrgerilla... Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu puturlu duvarlara ve Turk Dil Kurumu@na inat bir Turkce@yle... Agbilerimizden Ogrendik $ harfinden orak cekic figurleri turetmeyi... Ankara@ya usul usul karbon monoksit yagiyordu. Ve kapali mekanlarda sevismeyi oneriyordu haber bultenleri... Oysa Ankara@da hic sevismedim ben. Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim... (Sinifca gidilen pikniklerde kicimiza batan platonik dikenleri saymazsak...) Ankara@ya usul usul kursun yagiyordu... Ve belli bir saatten sonra sokaga cikmamayi oneriyordu haber bultenleri... Oysa hic kursun yaram olmadi benim... Ve hicbir mahkeme tutanaginda gecmedi adim... Catismalarin ortasinda sevimli bir cocuk yuzuydum sadece... Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun... Ben senin, beni sevebilme ihtimalini seviyordum suni teneffus saatlerinde... Okul servisi seni hep zamansiz, amansizca bir lojman griligine goturuyordu... Ben senin, benimle Tunali Hilmi Caddesi@ne gelebilme ihtimalini seviyordum... Ben senin, beni sevebilme ihtimalini seviyordum... Yaz sicagi topraga cekiyordu tenimin catlamaya hazir gevrekligini... Sonra otobus oluyordum, kirik, yarik yollarin care bilmez surgunu... Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum Mus ovasinin yalanci maviligini... Otobus oluyordum bir sure... Yanimizdan gecen trenlerle yarisiyordum yanagim otobus caminin garantisinde... Otobus oluyordum... Bir ulkeden bir ic ulkeye. Cocukluguma yaklastikca buyuyordum... Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobusten... Carsidan bizim eve giden, omrumun en uzun, omrumun en kisa, omrumun en cocuk, omrumun en ihtiyar yolunu kosuyordum... Cunku sonunda annem oluyordun, babam kokuyordun sonunda... Soguk ve sehirlerarasi otobuslerde vazgectim cocuk olmaktan... Ve beslenme cantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle birgun Van@daki bir kahvalti salonunda... Ben seninle(sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi) bir yol ustu lokantasinda... Ben seninle, Agri dagina mistik ve demli bir cay kivaminda bakan Dogubeyazit@in herhangi bir toprak daminda... Ben seninle herhangi bir insan elinin terli cografyasinda olma ihtimalini sevdim... Ben Senin, Beni Sevebilme Ihtimalini Sevdim!... Yilmaz Erdogan--------------------------------------------------

amanda_aman
15 03 2002, 18:00
Seni SaklayacagimSeni saklayacagim inan Yazdiklarimda, cizdiklerimde, Sarkilarimda, sozlerimde. Sen kalacaksin kimse bilmeyecek Ve kimseler gormiyecek seni, Yasayacaksin gozlerimde. Sen goreceksin, duyacaksin Parildayan bir sevi sicakligi, Uyuyacak, uyanacaksin. Bakacaksin, benzemiyor Gelen gunler gecenlere, Dalacaksin. Bir seviyi anlamak Bir yasam harcamaktir, Harcayacaksin. Seni yasayacagim, anlatilmaz, Yasayacagim gozlerimde; Gozlerimde saklayacagim. Bir gun, tam anlatmaya.. Bakacaksin, Gozlerimi kapayacagim.. Anlayacaksin.

wave
16 03 2002, 18:00
SusarakGunes alt&yacute;nda soylenmedik soz yokmusBu yuzden geceleri soyluyorum sevdigimiNe gece ne gunduz yokmus soylenmemis sozBende soylenmisleri soyluyorum yeni bicimdeHic bir bicim kalmamis dunyada denemedikBende susuyorum sevgimi saklayip icimdeDuyuyorsun degil mi suskunlu&eth;umu nasil haykiriyorSusarak sevgisini ilan eden cok var sevgilimAma bir baska seven yok benim sustugum bicimdeAziz Nesin

amanda_aman
19 03 2002, 18:00
Ne zaman elime bir kalem alsam Sana seslenmek geliyor icimden Guzelligini hatirliyorum bir yaz gunu Yine gemiler geciyor uzaklardan Biz yosun kokulu rihtimlarda el ele Sehirlerden Istanbul,aylardan temmuz Ne zaman elime bir kalem alsam Gecmisi seninle yeniden yasiyoruz Ne zaman elime bir kitap alsam Hep seni okuyorum inanir misin Istiyorum seni anlatmali butun romanlar Sevilen kadin hep sen olmalisin. Ne zaman elime bir kibrit alsam Yine Isanbul@u yakmak geciyor aklimdan Bu sensiz sokaklari, bu evleri Bu plajlari bu denizleri Sensiz kaldigim bu sehri tum yakasim geliyo Yine alev alev bir Istanbul dusunuyorum Ve caresiz yaktigim butun sigaralarin Dumanlarinda seni goruyorum. Ne zaman elime bir firca alsam Yuzunu ciziyorum kapilara,duvarlara Bir bir hatirliyorum butun hatlarini Gozlerini dudaklarini saclarini Baktigim her yere golgen dusuyor Dokundugum herseyde senin sicakligin Sonra daglar, denizler giriyor aramiza Gitgide buyuyor uzakligin Ne zaman elime bir kadeh alsam Delicesine sarhos olmak istiyorum Ickiler seni hatirlatiyor yine Kiriyorum birbiri ardinca kadehleri Artik hic birsey kar etmez biliyorum Ne dost, ne icki, ne ask, ne kadin Gozlerimde yillardir essiz olan Degismeyen bir sen varsin Ne zaman elime bir ayna alsam Gozlerimden korkuyorum, bakislarimdan Bu seni unutamayan benden korkuyorum Ucurum cizgiler, kara golgeler Bir sonun belirtileri yuzumde yer yer Karsimdaki yuz sefil bir aksam Hep sana sesleniyorum duyuyor musun Ne zaman elime bir kagit alsam. Umit Yasar Oguzcan--------------------------------------------------

amanda_aman
24 03 2002, 18:00
Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi, yogunluguna yasayacaksin bir seyi Sevgilin bitkin kalmali opulmekten Sen bitkin dusmelisin koklamaktan bir cicegi Insan saatlerce bakabilir gokyuzune Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir cocuga Yasamak yeryuzunde, onunla karismaktir Kopmaz kokler salmaktir oraya Kucakladin mi simsiki kucaklayacaksin arkadasini Kavgaya tum kaslarinla, govdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandin mi bir kez simsicak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin Insan butun guzel muzikleri dinlemeli alabildigine Hem de tum benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina Insan baliklama dalmali icine hayatin Bir kayadan zumrut bir denize dalarcasina Uzak ulkeler cekmeli seni, tanimadigin insanlar Butun kitaplari okumak, butun hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin Degismemelisin hic bir seyle bir bardak su icmenin mutlulugunu Fakat ne kadar sevinc varsa yasamak ozlemiyle dolmalisin Ve kederi de yasamalisin, namusluca, butun benliginle Cunku acilar da, sevincler gibi olgunlastirir insani Kanin karismali hayatin buyuk dolasimina Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi buyuk yasayacaksin, irmaklara, goge, butun evrene karisircasina Cunku omur dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana... -------------------------------------------------- Ataol Behramoglu

venezia
27 03 2002, 18:00
bende her yanliz hissedisimde sigindigim bir siiri paylasiyim dedim...YANLIZLIGIN KADARSINYANLIZLIGIN MIS KOKMALIYANLIZLIK DEDIGIN BUYUK BIR ZINDANDUNYANIN EN KALABALIK ZINDANIDINDEN IMANDAN CIKARIR AMA OYLE BIR ADAM EDER KI INSANI...Bedri Rahmi Eyuboglu

venezia
27 03 2002, 18:00
BEN SANA MECBURUMben sana mecburum bilemezsinad&yacute;n&yacute; m&yacute;h gibi akl&yacute;mda tutuyorumb&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e b&uuml;y&uuml;yor g&ouml;zlerinben sana mecburum bilemezsini&ccedil;imi seninle &yacute;s&yacute;t&yacute;yoruma&eth;a&ccedil;lar sonbahara haz&yacute;rlan&yacute;yorbu &thorn;ehir o eski &Yacute;stanbul mudurkaranl&yacute;kta bulutlar par&ccedil;alan&yacute;yorsokak lambalar&yacute; birden yan&yacute;yorkald&yacute;r&yacute;mlarda ya&eth;mur kokusuben sana mecburum sen yoksunsevmek kimi zaman rezilce korkuludurinsan bir ak&thorn;am&uuml;st&uuml; ans&yacute;z&yacute;n yorulurtutsak ustura a&eth;z&yacute;nda ya&thorn;amaktankimi zaman ellerini k&yacute;rar tutkusubirka&ccedil; hayat &ccedil;&yacute;kar&yacute;r ya&thorn;amas&yacute;ndanhangi kap&yacute;y&yacute; &ccedil;alsa kimi zamanarkas&yacute;nda yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;n h&yacute;nz&yacute;r u&eth;ultusuFatih'te yoksul bir gramofon &ccedil;al&yacute;yoreski zamanlardan bir cuma &ccedil;al&yacute;yordurup k&ouml;&thorn;e ba&thorn;&yacute;nda deliksiz dinlesemsana kullan&yacute;lmam&yacute;&thorn; bir g&ouml;k getirsemhaftalar ellerimde ufalan&yacute;yorne yapsam ne tutsam nereye gitsemben sana mecburum sen yoksunbelki Haziran'da mavi benekli &ccedil;ocuksunah seni bilmiyor kimseler bilmiyorbir &thorn;ileb s&yacute;z&yacute;yor &yacute;ss&yacute;z g&ouml;zlerindenbelki Ye&thorn;ilk&ouml;y'de u&ccedil;a&eth;a biniyorsunb&uuml;t&uuml;n &yacute;slanm&yacute;&thorn;s&yacute;n t&uuml;ylerin &uuml;rperiyorbelki k&ouml;rs&uuml;n k&yacute;r&yacute;lm&yacute;&thorn;s&yacute;n tela&thorn; i&ccedil;indesink&ouml;t&uuml; r&uuml;z&eth;ar sa&ccedil;lar&yacute;n&yacute; g&ouml;t&uuml;r&uuml;yorne vakit bir ya&thorn;amak d&uuml;&thorn;&uuml;nsembu kurtlar sofras&yacute;nda belki zoray&yacute;ps&yacute;z fakat ellerimizi kirletmedenne vakit bir ya&thorn;amak d&uuml;&thorn;&uuml;nsemsus deyip ad&yacute;nla ba&thorn;l&yacute;yorumi&ccedil;ims&yacute;ra k&yacute;m&yacute;ld&yacute;yor gizli denizlerinhay&yacute;r ba&thorn;ka t&uuml;rl&uuml; olmayacakben sana mecburum bilemezsin.

venezia
27 03 2002, 18:00
ask ancak bu kadar guzel islenir baslangici ve bitisiyle...Yaln&yacute;z Bir Opera&ouml;l&uuml; bir y&yacute;lan gibi yat&yacute;yordu aram&yacute;zdayorgun, kirli ve umutsuz ge&ccedil;mi&thorn;imoysa bilmedi&eth;in bir &thorn;ey vard&yacute; sevgilimBen sende b&uuml;t&uuml;n a&thorn;klar&yacute;m&yacute; temize &ccedil;ektimimrendi&eth;in, &ouml;fkelendi&eth;ink&yacute;zd&yacute;&eth;&yacute;n ya da k&yacute;skand&yacute;&eth;&yacute;n diyelimyani ya&thorn;am&yacute;&thorn;l&yacute;k sand&yacute;&eth;&yacute;nGe&ccedil;mi&thorn;imdile d&ouml;k&uuml;lmeyenin tenhal&yacute;&eth;&yacute;ndaka&ccedil;&yacute;r&yacute;lan bak&yacute;&thorn;lardag&uuml;ndeli&eth;in ba&thorn;&yacute;bo&thorn; ayr&yacute;nt&yacute;lar&yacute;nda zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet &uuml;zerinde durulmuyordu.Sense kendini hala hayat&yacute;mdaki herhangi biri san&yacute;yordun, biraz dahafazla sevdi&eth;im, biraz daha &ouml;nem verdi&eth;im.Ba&thorn;lang&yacute;&ccedil;ta do&eth;ruydu belki. S&yacute;radan bir ser&uuml;ven, ratsgele bir ili&thorn;kigibi ba&thorn;lay&yacute;p, g&uuml;n g&uuml;nden hayat&yacute;ma yay&yacute;lan, b&uuml;y&uuml;y&uuml;p k&ouml;k salan ,benli&eth;imi kavray&yacute;p, varl&yacute;&eth;&yacute;m&yacute; ele ge&ccedil;iren bir a&thorn;ka bedellendin.Ve hala bilmiyordun sevgilimBen sende b&uuml;t&uuml;n a&thorn;klar&yacute;m&yacute; temize &ccedil;ektimAnlad&yacute;&eth;&yacute;ndaysa yapacak tek &thorn;ey kalm&yacute;&thorn;t&yacute; sanaB&uuml;t&uuml;n kazananlar gibiTerk ettin Yaz ba&thorn;&yacute;yd&yacute; gitti&eth;inde. Ard&yacute;ndan, senin i&ccedil;in &uuml;&ccedil; lirik par&ccedil;ayazmaya karar vermi&thorn;tim. Kimsesiz bir yazd&yacute;. Yoktun. Kimsesizdim.&Ccedil;&yacute;k&yacute;lm&yacute;&thorn; bir yolun ilk dura&eth;&yacute;nda bir mevsim bekledim durdum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben a&thorn;k&yacute;n b&uuml;t&uuml;n &ccedil;a&eth;lar&yacute;ndan geliyordum. San&yacute;r&yacute;m lirik s&ouml;zc&uuml;&eth;&uuml; en &ccedil;ok y&uuml;z&uuml;ne yak&yacute;&thorn;&yacute;yordu y&uuml;z&uuml;ndeki ku&thorn;kun kedere, g&uuml;r kirpiklerinin alt&yacute;ndan k&yacute;s&yacute;k lambalar gibi &yacute;&thorn;&yacute;yan g&ouml;zlerine &ccedil;er&ccedil;evesine s&yacute;&eth;mayan munis, sokulgan, h&uuml;z&uuml;nl&uuml; resimlerine lirik s&ouml;zc&uuml;&eth;&uuml; en &ccedil;ok y&uuml;z&uuml;ne yak&yacute;&thorn;&yacute;yordu Yaz ba&thorn;&yacute;yd&yacute; gitti&eth;inde. Sersemletici bir r&uuml;zgar gibi ge&ccedil;mi&thorn;tiMay&yacute;s. Seni bir &thorn;iire d&uuml;&thorn;&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e kanat gibi, t&uuml;y gibi, dokunmak gibiu&ccedil;ucu ve yumu&thorn;ak &thorn;eyler geliyordu akl&yacute;ma. &Ouml;nceki &thorn;iirlerimde hi&ccedil; kullanmad&yacute;&eth;&yacute;m bu s&ouml;zc&uuml;k usulca d&uuml;&thorn;&uuml;yordu bir ka&eth;&yacute;t akl&yacute;&eth;&yacute;na, belki de ilk kez giriyordu yazd&yacute;klar&yacute;ma, hayat&yacute;ma. Yaz ba&thorn;&yacute;yd&yacute; gitti&eth;inde. Bir a&thorn;k&yacute;n ilk g&uuml;nleriydi daha. A&thorn;k m&yacute;yd&yacute;,de&eth;il miydi? Bunu o g&uuml;nler kim bilebilirdi? &quot;Eyl&uuml;l'de ayn&yacute; yerde veayn&yacute; insan olmam&yacute; isteyen&quot; notunu buldum kap&yacute;mda. Alt&yacute;na saat: 16.00diye yazm&yacute;&thorn;t&yacute;n, ve saat 16.04't&uuml; onu buldu&eth;umda. Daha o g&uuml;n anlamal&yacute;yd&yacute;m bu ili&thorn;kinin yazg&yacute;s&yacute;n&yacute; Takvim tutmazl&yacute;&eth;&yacute;n&yacute; Aram&yacute;zda bir d&uuml;&thorn;man gibi duran Zaman'&yacute; Daha o g&uuml;n anlamal&yacute;yd&yacute;m Benim sana erken Senin bana ge&ccedil; kald&yacute;&eth;&yacute;n&yacute; Gittin. Koca bir yaz girdi aram&yacute;za. Yaz ve getirdikleri.D&ouml;nd&uuml;&eth;&uuml;nde eksik, noksan bir &thorn;eyler ba&thorn;lam&yacute;&thorn;t&yacute;. Sanki yaz, birbirimizi g&ouml;rmedi&eth;imiz o &uuml;&ccedil; ay, al&yacute;p g&ouml;t&uuml;rm&uuml;&thorn;t&uuml; bir &thorn;eyleri hayat&yacute;m&yacute;zdan, olmam&yacute;&thorn;t&yacute;, eksikkalm&yacute;&thorn;t&yacute;. K&yacute;r&yacute;lm&yacute;&thorn; bir &thorn;eyi onar&yacute;r gibi ba&thorn;lad&yacute;k yar&yacute;m kalm&yacute;&thorn;arkada&thorn;l&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;za. Ad&yacute;mlar&yacute;m&yacute;z tutuk, y&uuml;re&eth;imiz &ccedil;ekingen, k&ouml;rler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bak&yacute;&thorn;&yacute;yorduk. Sanki ufac&yacute;k bir&thorn;ey olsa birbirimizden ka&ccedil;acakt&yacute;k.Fotoromans&yacute;z, tr&uuml;ks&uuml;z, hilesiz, kli&thorn;esiz bir beraberlikti bizimki.Zamanla g&ouml;zlerimiz a&ccedil;&yacute;ld&yacute;, dilimiz &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml; g&uuml;venle ilerledik birbirimize.Gittin.&thorn;imdi bir mevsim de&eth;il, koca bir hayat girdi aram&yacute;za. Biliyorum ne sen d&ouml;nebilirsin art&yacute;k, ne de ben kap&yacute;y&yacute; a&ccedil;abilirim sana. &THORN;imdi biz neyiz biliyor musun? Ak&yacute;p giden zamana g&ouml;z k&yacute;rpan yorgun y&yacute;ld&yacute;zlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Bo&thorn;lukta iki yaln&yacute;z y&yacute;ld&yacute;z gibi Ac&yacute; &ccedil;ekiyor ve kendimize g&ouml;m&uuml;l&uuml;yoruz Bir zaman sonra bat&yacute;k bir a&thorn;ktan geriye kalan iki enkaz olaca&eth;&yacute;z yaln&yacute;zca Kendi denizlerimizde sessiz sedas&yacute;z bo&eth;ulaca&eth;&yacute;z Ne kalacak bizden? bir mektup, bir kart, birka&ccedil; sat&yacute;r ve benim su k&yacute;r&yacute;k d&ouml;k&uuml;k &thorn;iirim Sessizce alacak yerini nesnelerin d&uuml;nyas&yacute;nda Ne kalacak geriye savrulmu&thorn; g&uuml;nlerimizden Bizden diyorum, ikimizden Ne kalacak? &THORN;imdi biz neyiz biliyor musun? Y&yacute;k&yacute;nt&yacute;lar aras&yacute;nda yak&yacute;nlar&yacute;n&yacute; arayan &ouml;ks&uuml;z sava&thorn; &ccedil;ocuklar&yacute;gibiyiz. Umut ve korkunun hi&ccedil;bir anlam ta&thorn;&yacute;mad&yacute;&eth;&yacute; bir d&uuml;nyada bir&thorn;ey buldu&eth;unda neyi, ne yapaca&eth;&yacute;n&yacute; bilemeyen &ccedil;ocuklar gibi. Art&yacute;k hi&ccedil;bir duygusunu anlamayan &ccedil;ocuklar gibi Ve elbet biz de bu a&thorn;kla b&uuml;y&uuml;yecek Her &thorn;eyi bir ba&thorn;ka a&thorn;ka erteleyece&eth;iz k&yacute;&thorn; ba&thorn;l&yacute;yor sevgilim ho&thorn;nutsuzlu&eth;umun k&yacute;&thorn;&yacute; ba&thorn;l&yacute;yor bir yaz daha ge&ccedil;ti hi&ccedil;bir &thorn;ey anlamadan oysa yapacak ne &ccedil;ok &thorn;ey vard&yacute; ve ne kadar az zaman k&yacute;&thorn; ba&thorn;l&yacute;yor sevgilim iyi bak kendine g&ouml;zlerindeki usul &thorn;efkati teslim etme kimseye, hi&ccedil;bir &thorn;eye upuzun bir k&yacute;&thorn; ba&thorn;l&yacute;yor sevgilim ayr&yacute;l&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;z&yacute;n k&yacute;&thorn;&yacute; ba&thorn;l&yacute;yor Giriyoruz kara ve so&eth;uk bir mevsime. Kitaplara sar&yacute;lmak, dostlarla konu&thorn;mak, yaz&yacute;ya oturup sonugelmeyen c&uuml;mleler kurmak, camdan d&yacute;&thorn;ar&yacute; bak&yacute;p puslu &thorn;ark&yacute;lar m&yacute;r&yacute;ldanmak... B&ouml;yle zamanlarda her &thorn;ey birbirinin yerini al&yacute;r &ccedil;&uuml;nk&uuml; her &thorn;ey bir o kadar anlams&yacute;zd&yacute;r i&ccedil;inizdeki &yacute;ss&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute; doldurmaz hi&ccedil;bir oyun para etmez kendinizi avutmak i&ccedil;in buldu&eth;unuz numaralar Bir a&thorn;k&yacute; ya&thorn;atan ayr&yacute;nt&yacute;lar&yacute; nereye saklayaca&eth;&yacute;n&yacute;z&yacute; bilemezsiniz&ccedil;&yacute;plak bir yara gibi s&yacute;zlar payla&thorn;t&yacute;&eth;&yacute;n&yacute;z anlar, e&thorn;yalar g&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;nde durur birlikte yaratt&yacute;&eth;&yacute;n&yacute;z al&yacute;&thorn;kanl&yacute;klar korkars&yacute;n&yacute;z s&ouml;zc&uuml;klerden, sessizlikten de; bakamazs&yacute;n&yacute;z aynalara,&ccedil;a&eth;r&yacute;&thorn;&yacute;mlarla &ouml;de&thorn;emezsiniz d&yacute;&thorn;ar&yacute;da hayat d&uuml;&thorn;mand&yacute;r size i&ccedil;eride odalara s&yacute;&eth;amazken siz, kendiniz Bir ayr&yacute;l&yacute;&eth;&yacute;n ilk g&uuml;nleridir daha Her &thorn;ey as&yacute;l&yacute; kalm&yacute;&thorn;t&yacute;r bitkisel bir yaln&yacute;zl&yacute;kla G&uuml;n boyu hi&ccedil;bir &thorn;ey yapmadan oturup kulak verdi&eth;iniz saatin tiktaklar&yacute; kaplar tekin olmayan g&ouml;&eth;&uuml;n&uuml;z&uuml; ge&ccedil;ici bir dinginlik, d&uuml;zmece bir erin&ccedil;suyu bo&thorn;alm&yacute;&thorn; bir havuz, fi&thorn;ten &ccedil;ekilmi&thorn; bir alet kadar tehlikesiz bak&yacute;n&yacute;p dururken duvarlara bo&thorn; bir &ccedil;uval gibi, &ccedil;almayan bir org gibi, plastik bir &ccedil;i&ccedil;ek, unutulmu&thorn; bir oyuncak, eski bir &ccedil;er&ccedil;eve gibi, hani, unutsam e&thorn;yan&yacute;n g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml;n&uuml;, nesnelerin d&uuml;nyas&yacute;nda kendime bir yer bulsam, dedi&eth;imiz zamanlar gibi kendimizin i&ccedil;inden yeni bir kendimiz &ccedil;&yacute;karmaya zorland&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;z anlargibi yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafikkazas&yacute;na, ba&thorn;&yacute;m&yacute;za gelmi&thorn; bir felakete, i&thorn;kenceye &ccedil;ekilmeye, ameliyataal&yacute;nmaya kendimizi haz&yacute;rlar gibi yani dayanmak ve katlanmak i&ccedil;in silkelerken b&uuml;t&uuml;n benli&eth;imizi ama &ouml;yle sessiz bakt&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;z duvarlar gibi olmaya &ccedil;al&yacute;&thorn;&yacute;rken, ve kazanm&yacute;&thorn; g&ouml;r&uuml;n&uuml;rken derinli&eth;imizi Ne zaman ki, yeniden canlan&yacute;r ba&eth;&yacute;&thorn;lamas&yacute;z belle&eth;imizde bir an&yacute;n, yaln&yacute;zca bir an&yacute;n b&uuml;t&uuml;n bir hayat&yacute; kaplad&yacute;&eth;&yacute; anlaro tiktaklar kadar &ouml;nemsiz kal&yacute;r &thorn;imdi hayat&yacute;m&yacute;za verdi&eth;imiz b&uuml;t&uuml;n anlamlar denemeseniz de, bilirsiniz hi&ccedil; yak&yacute;n olmam&yacute;&thorn;s&yacute;n&yacute;zd&yacute;r intihara bu kadar Bana Zamandan s&ouml;z ediyorlar Gelip size Zamandan s&ouml;z ederlerYaralar&yacute; nas&yacute;l sard&yacute;&eth;&yacute;ndan, ya da her &thorn;eye nas&yacute;l iyi geldi&eth;inden. Zamanla ilgili b&uuml;t&uuml;n atas&ouml;zleri g&uuml;ndeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramad&yacute;&eth;&yacute;n&yacute; bildi&eth;iniz gibi. Dahas&yacute; onlar da bilirler. Ama yine de g&uuml;&ccedil; verir baz&yacute; s&ouml;zler, s&ouml;zc&uuml;kler, &ouml;yle d&uuml;&thorn;&uuml;n&uuml;rler. Bitti&eth;ine kendini inand&yacute;rmak, ayr&yacute;l&yacute;&eth;&yacute;n ger&ccedil;e&eth;ine katlanmak, s&yacute;rt&yacute;n&yacute;zdaki han&ccedil;eri &ccedil;&yacute;kartmak, y&uuml;re&eth;inizin unuttu&eth;unuz yerleriyle yenidenkar&thorn;&yacute;la&thorn;mak kolay de&eth;ildir elbet. Kolay de&eth;ildir bunlarla ba&thorn; etmek,u&eth;runa i&ccedil;inizi &ouml;ld&uuml;rmek. Zaman al&yacute;r. Zaman Al&yacute;r sizden bunlar&yacute;n y&uuml;k&uuml;n&uuml; O bo&thorn;luk dolar elbet, yaralar kabuk ba&eth;lar, s&yacute;z&yacute;lar diner, ac&yacute;lardibe &ccedil;&ouml;ker. Hayatta sevinilecek &thorn;eyler yeniden fark edilir. Biryerlerdenbulunup yeni mutluluklar edinilir. O bo&thorn;luk doldu san&yacute;rs&yacute;n&yacute;z Oysa o bo&thorn;lu&eth;u dolduran eksilmenizdir g&uuml;n gelir bir g&uuml;n ba&thorn;ka bir mevsim, ba&thorn;ka bir takvim, ba&thorn;ka bir ili&thorn;kide o eski a&eth;r&yacute; ans&yacute;z&yacute;n geri teper. Dilerim geri teper. Yoksa ger&ccedil;ekten Bitmi&thorn;sinizdir. Zamanla yerle&thorn;ir ya&thorn;ad&yacute;klar&yacute;n, yeniden konumlan&yacute;r, &ccedil;o&eth;al&yacute;r, anlamlar&yacute; &ouml;nemi kavran&yacute;r. Bir zamanlar anlamadan ya&thorn;ad&yacute;&eth;&yacute;n &thorn;ey, &ccedil;ok sonra de&eth;erini kazan&yacute;r. Yoklu&eth;u derin ve s&uuml;rekli bir s&yacute;z&yacute; halini al&yacute;r. Oysa yapacak hi&ccedil;bir &thorn;ey kalmam&yacute;&thorn;t&yacute;r art&yacute;k Mutluluk ge&ccedil;ip gitmi&thorn;tir yan&yacute;n&yacute;zdan Her&thorn;eye iyi gelen Zaman sizi kanat&yacute;r &ouml;lm&uuml;&thorn; saadeti kar&thorn;&yacute;la&thorn;t&yacute;r ya&thorn;ayan mutsuzlukla g&uuml;nlerin d&ouml;k&uuml;m&uuml;n&uuml; yap benim senden, senin benden habersiz al&yacute;p verdiklerini kim bilebilir ikimizden ba&thorn;ka? s&ouml;zc&uuml;klerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanm&yacute;&thorn;bir ili&thorn;kiyi, duygular&yacute;n birli&eth;ini, bir a&thorn;k&yacute; beraberlik haline getiren kendili&eth;indenli&eth;i yani g&uuml;nlerimiz ayd&yacute;nl&yacute;kken ka&ccedil;&yacute;rd&yacute;&eth;&yacute;m&yacute;z her &thorn;eyi bir d&uuml;&thorn;&uuml;n emek ve a&thorn;kla g&uuml;zelle&thorn;tirilmi&thorn; bir d&uuml;nya &thorn;imdi a&eth;&yacute;r a&eth;&yacute;r bat&yacute;yor ve yoklu&eth;a kar&yacute;&thorn;&yacute;yor orada&ouml;lm&uuml;&thorn; saadeti kar&thorn;&yacute;la&thorn;t&yacute;r ya&thorn;ayan mutsuzlukla Bunlar da bir ise yaramad&yacute;ysa Demek yang&yacute;nda kurtar&yacute;lacak hi&ccedil;bir &thorn;ey kalmam&yacute;&thorn; aram&yacute;zda Bu &thorn;iire ba&thorn;lad&yacute;&eth;&yacute;mda nerde, &thorn;imdi nerdeyim? solgun yollardan ge&ccedil;tim. Bak&yacute;&thorn;&yacute;ml&yacute; mevsimlerden ikindi ya&eth;murlar&yacute;n&yacute; bekleyen yaz sonu h&uuml;z&uuml;nlerinden g&uuml;n g&uuml;nden puslu pencerelere benzeyen g&ouml;zlerim ge&ccedil;ti her &ccedil;a&eth;&yacute;n bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml;nden oysa &thorn;imdi i&ccedil;imin y&yacute;kanm&yacute;&thorn; ta&thorn;l&yacute;&eth;&yacute;ndan bakarken d&uuml;nyaya yang&yacute;nlarda bay&yacute;nd&yacute;r kentler gibiyim: &ccedil;i&ccedil;ek adlar&yacute;n&yacute; ezberlemekten geldimeski &thorn;ark&yacute;lar&yacute;, sarho&thorn;lar&yacute;n ve su&ccedil;lular&yacute;n unuttuklar&yacute;n&yacute; hat&yacute;rlamaktan uzak uzak yollar&yacute; tarif etmekten haydutluktan ve melankoliden giderken ya da d&ouml;nerken atlanan e&thorn;iklerden Duyarl&yacute;&eth;&yacute;n gece mekteplerinden geldim B&uuml;t&uuml;nlemeli &ccedil;ocuklarla ge&ccedil;ti gen&ccedil;li&eth;imin r&uuml;zgara verdi&eth;im y&yacute;llar&yacute; dokunmalar&yacute;n ve i&ccedil;d&ouml;kmelerin vaktinden geldim. Bu &thorn;iire ba&thorn;lad&yacute;&eth;&yacute;mda nerde, &thorn;imdi nerdeyim? yaram vard&yacute;. bir de s&ouml;zc&uuml;kler sonra vaat edilmi&thorn; topraklar gibi sayfalar ve g&uuml;nler &yacute;&thorn;&yacute;k istiyordu yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;m K&ouml;t&uuml;l&uuml;kler imparatorlu&eth;unda bir tek &thorn;iir yazmay&yacute; biliyordum &Yacute;lerledik&ccedil;e... Kaybolup gittin bu &thorn;iirin derinliklerinde A&thorn;k ve Ac&yacute; usul usul eriyen bir kandil gibi s&ouml;nd&uuml; daha &thorn;iir bitmeden. Karard&yacute; dizeler. A&thorn;k... Bitti. Soldu &thorn;iir. B&uuml;y&uuml;k bir &thorn;a&thorn;k&yacute;nl&yacute;k kald&yacute; o f&yacute;rt&yacute;nal&yacute; g&uuml;nlerden Daha &ouml;nce de ba&thorn;ka &thorn;iirlerde konaklam&yacute;&thorn;t&yacute;m A&eth;&yacute;r s&yacute;navlar vermi&thorn;tim de&eth;i&thorn;en ruh iklimlerinde A&thorn;k yaln&yacute;z bir operad&yacute;r, biliyordum: Operada bir gece uyudum, hi&ccedil; uyanmad&yacute;m. barbarlar&yacute;n seyretti&eth;i trapezlerden ge&ccedil;tim her ad&yacute;mda boynumdan bir fular d&uuml;&thorn;&uuml;yordu el kadar g&ouml;ky&uuml;z&uuml; mendil kadar ufuk birlikte &ccedil;&yacute;k&yacute;lan yollar&yacute;n yazg&yacute;s&yacute;d&yacute;r: eksiliyorduk mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim her otelde biraz eksilip, biraz artarak yani &ccedil;o&eth;alarak tahvil ve senetlerini intiharla de&eth;i&thorn;tirenlerin birahaneler ve bankalar &uuml;zerine kurulu hayatlar&yacute;nda a&eth;&yacute;r ve ac&yacute; tan&yacute;kl&yacute;klardan ge&ccedil;erek geldim. Terli ve kirliydim.Sonra t&yacute;marhanelerde t&yacute;mar edilen ruhum maskeler ve &ccedil;i&ccedil;ekler biriktiriyordu lin&ccedil; edilerek &ouml;ld&uuml;r&uuml;lenlerin hayat hikayelerini de... korsan yaz&yacute;lar&yacute;, kara &thorn;iirleri, gizli kitaplar&yacute; ve a&ccedil;&yacute;k hayatlar&yacute; seviyordu. Buraya gelirken uzun uzak yollar i&ccedil;in her menzilde at de&eth;i&thorn;tirdim atlarla birlikte terledim yollar&yacute; ve geceleri &ouml;d&uuml;n&ccedil; almad&yacute;m hi&ccedil; kimseden hi&ccedil;bir &thorn;eyi &ccedil;&yacute;plak ve sahici ya&thorn;ay&yacute;p &ccedil;&yacute;plak ve sahici &ouml;lmek i&ccedil;in panay&yacute;r yerleri... panay&yacute;r yerleri... &ouml;l&uuml; kelebekler... &ouml;l&uuml; kelebekler... sonra d&uuml;nyan&yacute;n b&uuml;t&uuml;n sinemalar&yacute;nda b&uuml;t&uuml;n filmleri seyrettim. Ad&yacute;m onlar&yacute;n ad&yacute;n&yacute;n yan&yacute;na yaz&yacute;lmas&yacute;n diye ac&yacute; &ccedil;ekecek yerlerimi yok etmeden ac&yacute;yla ba&thorn; etmeyi &ouml;&eth;rendim. Yoksa bu kadar konu&thorn;abilir miydim? ipek yollar&yacute;nda kuzey y&yacute;ld&yacute;z&yacute; a&thorn;k&yacute;n kuzey y&yacute;ld&yacute;z&yacute; san&yacute;rs&yacute;n durdu&eth;un yerde ya da yol &uuml;st&uuml;ndedir oysa &ccedil;ocukluktan kalma g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde hileli zar &ouml;l&uuml; yanarda&eth;lar, &ouml;l&uuml; y&yacute;ld&yacute;zlar ve toy ya&thorn;&yacute;n bilmedi&eth;i hesap: &yacute;&thorn;&yacute;k h&yacute;z&yacute; A&THORN;KIN B&Yacute;R YOLU VARDIR HER YA&THORN;TA BA&THORN;KA T&Uuml;RL&Uuml; GE&Ccedil;&Yacute;LEN A&THORN;KIN B&Yacute;R YOLU VARDIR HER YA&THORN;TA B&Yacute;RAZ GE&Ccedil;&Yacute;K&Yacute;LEN g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde yaln&yacute;z bir y&yacute;ld&yacute;z arar g&ouml;zler g&ouml;zlerim a&thorn;k&yacute;n kuzey y&yacute;ld&yacute;z&yacute;d&yacute;r bu yazlar&yacute; daha iyi g&ouml;r&uuml;len Ben, &ouml;teki, bir di&eth;eri ona do&eth;ru ilerler ilerlerim zamanla anlars&yacute;n bu bir yan&yacute;lsama &ouml;l&uuml; &thorn;airlerin imgelerinden kalma Sen de de&eth;ilsin. O da de&eth;il Kuzey y&yacute;ld&yacute;z&yacute; daha uzakta yeniden yollara d&uuml;&thorn;erler d&uuml;&thorn;erim bir &thorn;iir ya&thorn;at&yacute;r her &thorn;eyi ya&thorn;am&yacute;n anlam&yacute; soldu&eth;unda ben yoluma devam ederim. Bitmemi&thorn; bir &thorn;iirin ortas&yacute;nda Darmada&eth;&yacute;n&yacute;k imgeler, s&ouml;zc&uuml;kler ve kafiyeler ya&thorn;amsa yerli yerinde yerli yerinde her &thorn;ey &thorn;imdi her &thorn;ey doludizgin ve &ccedil;o&eth;ul &thorn;imdi her &thorn;ey kesintisiz ve s&uuml;rekli bir devrim gibi &thorn;imdi her &thorn;ey yeniden y&uuml;re&eth;im, o eski a&thorn;k kalesi yepyeni bir mazi yaratt&yacute; s&ouml;z&uuml;klerin g&uuml;c&uuml;nden D&ouml;n&uuml;p ard&yacute;ma bak&yacute;yorum Yoksun sen Ey sanat! Her &thorn;eyi hayata d&ouml;n&uuml;&thorn;t&uuml;renMurathan Mungan (Yaz Ge&ccedil;er - 1986-87, &Yacute;stanbul

venezia
27 03 2002, 18:00
<< [i]Bazen ben Murathan Mungan`i kiskaniyorum .Cunki; bir insan nasil bu kadar yalin , bu kadar net duygularini kagida dokebiliyor diye ...Bence tum bu siirler biri icin yazilmis yani siir yazmak icin oturup yazmamis ... O zaman ucunku cinsiyete duyulan askin da varligi yadsinamaz... :) Simdi bu ne alaka belki ama daha fazla bu konuda aciklama yapamayacagim. :) [/qlimon suyu bende cok severim murathan mungani..kesinlikle adam yazmak icin yazmiyor..yasadiklarini yaziyor..yanliz operayi okumussundur bende yazdim buraya biraz once..adam ne guzel anlatmis askinin baslangicini ve bitisini..yasanmis seyler bunca yalin bir dille anlatilir..kalbine saglik murathan munganin...

venezia
27 03 2002, 18:00
oyle bir zamanda ciktin ki karsima ne sevmesi ne de vazgecmesi munkun oldu...

venezia
27 03 2002, 18:00
biz yanlis deildik zaman yanlis mekan yanlis boylelikle biz daha da yanlis...

amanda_aman
27 03 2002, 18:00
Seninde eline saglik venezia,bende cok severim Murathan Munganin siirlerini..Hic SIKILmadan okudugum siirlerden biri...Bizlerle paylastigin icin saol..

sekerpare
31 03 2002, 17:00
HAYAT VE BEN Otuzbesime bastim gecen hafta... Ilk yari bitti : Hayat:1 - Ben:0...!!! Ama belliydi boyle olacagi Nicedir baslamisti belirtiler: Yolda cocuklar &quot;Amca su topu ativersene&quot; diye seslendiklerinde kuskulanmistim ilkin... Sonra saclarimdaki beyaz teller tescilledi yari yolun ufukta gorundugunu, Baktim; lise fotograflarim sararmis, sinif arkadaslarim yaslanmis. Es dost sohbetlerinde saglik ve cocuk konusulur olmus, seyahat ve ask yerine... Gok gibi gurlemeye aliskin muzik setimin ses dugmesini kisar olmusum, icimdeki ucurtmanin ipini cekercesine... Bizim zamanimizda diye baslayan nutuklar atmaya baslamisim mezuniyet torenlerinde, -Hayret daha dun degil miydi benimkisi?- Yillar yili dudak buktugum &quot;olumden sonra hayat&quot; masallarina kulak kabartmaya baslamisim gizliden gizliye... Iple cektigim Haziranlara sirt cevirmisim. Yasamin orta sahasina girmisim, irkilmisim... Ruhumun ikizleri yine cekistiriyorlar kollarimdan; Biri, &quot;daha ne gordun ki&quot; diyor yuzunde papatyalarla, Asil simdi basliyor hayat!... Bundan sonrasi rahat!&quot; Lakin &quot;Buydu gorup gorecegin&quot; diye efkarlaniyor oteki... Ikinci yari gecer hizla, yaslanirsin zamanla... Yasi genc olanlar 35'e uzak durduklarini sanarak &quot;Sahi oldu mu o kadar?Hic gostermiyorsun&quot; tesellisindeler. 35'le coktan tanis olanlarsa &quot;Hayata hosgeldin&quot; pankartlariyla karsilamadalar... Ilk yari sadece bir isinmaymis meger. Asil ikinci yarida anlasilirmis tadi, hayatin... kavganin... askin... Bense saskin... Devre arasi bilancolarindayim. Son donemde kimbilir kac kez eski anilari yarali ele gecirdim, bellegimin derinliklerinde?... Kimbilir kac kez kendime yakalandim, kendimden kacarken?... Ve sustum vicdan sorgularinda... Aksi sedamla bile dertlesmedim. Meger ne yaman seruvenmis hayat? Bazen yediveren gulleri gibi bereketli... Sanki hayat degil, Korfez Krizi m&uuml;barek: Bir koyup, bes aliyorsun... Yasiyor, seviyor ve seviliyorsun... Bazense kitliktan kiriliyor ortalik, sasip kaliyorsun... Oysa -herkes bilmezden gelse de- skoru belli oyunun: 30'larda dedeni ve nineni kaybediyorsun, 40'larda anneni ve babani... Ve 70'lerde kendini... Simdi devre arasi, yolun yarisi... Bugune dek ancak tanistik hayatla... Ben ona kendimi tanittim, O bana kendini... Gogsume madalya gibi dizdim hatalarimi... Zaferlerim onlar benim, olgunlugumun yapitaslari... Ve derin bir yara gibi sakladim basarilarimi... Asansor cikarken yukari, donup bakmadim bile asagi... Donmesin diye basim... Ben istikballe arkadasim... Ne var ki hersey yarim... Hayat da yarim, sevdalar da... Daha diyeti odenmedi sevinclerin... Ihanetlerin hesabi sorulmadi... Nazim'in dedigi gibi &quot;Kopardim portakali dalindan ama, Kabugu soyulmadi, sevdalara doyulmadi...&quot; &quot;Doydum diyen gormedim ki ben zaten...&quot; Lakin gel de zamana anlat bunu... Sahi nedir bu telas, bu kin? Sanki oluye can yetistireceksin... Baktim ikinci yari kapida... Ve hayatin ceza sahasi yakin... Doldurdum bir kara kutuya 35 yilin hesabini. Acilar, sancilar bir cekmecede sevdalar digerinde... Bir yerde huzunler ve korkular, bir ustte sevincler ve zaferler... Kat kat, dizi dizi dizdim kullanilmis takvimlerimi, Sabirla kapattim kutuyu, sevgiyle muhurledim agzini... Ilk yari bilancom o benim: Yanginda ilk kurtarilacak... Kazada ilk acilacak... Yarimlar tam oldugunda kara kutuyu acip bakanlar teshis koyacaklar halime.&quot;Cok mutlu olmus, fazla yuksekten ucmus zavalli&quot; diyecekler Ya da, &quot;Sebepsiz alcalmis... Bile bile vurmus kendini daglara!...&quot; Fakat kara kutu ancak bir kismini soyleyecek hikayenin... Kalani benimle gelecek... Daglarin yamaclarina savuracagim en mahrem hatalarimi... Reyhanlar saklayacak sirlarimi... Skoru bir tek Ege'nin sulari bilecek... Denize kavusabilirse eger icimdeki nehir... HAYAT : 0 - BEN: 1 Can DUNDAR

ciko
01 04 2002, 17:00
AYSEL GIT BASIMDANaysel git basimdan ben sana gore degilimolumum birden olacak seziyorum hemkotuyum karanligim biraz cirkinimaysel git ba$imdan istemiyorumbenim yagmurumda gezinemezsin u$ursundagitir gecelerim sari$inliginiuykularimi uyusan nasil korkarsinhic bir dakikami ya$iyamazsinaysel git ba$imdan ben sana gore degilimbenim icin kirletme aydinliginihem kotuyum karanligim biraz cirkinim Isligimi denesen hemen dusurursungozlerim hizlandirir tenhaliginiyanlis sehirlere goturur trenlerimya olmek ustaligini kazanirsinya korku biriktirmek yetisiniacilarim iyice bol gelir sanasevincim bir turlu tutmaz sevinciniaysel git basimdan ben sana gore degilimumitsizligimi olsun anlasanahem kotuyum karanligim biraz cirkinim sevindigim anda sen uzulursunsonbahar ugultusu duymamissin ki icindenbir gemi kalkip gitmemis uzak yalnizlik limanlarinaaykiri bir yolcuyum dunya geni$buyuk bir kulak cinliyoricimdeki cetrefil yolculugum kesinlesmissakin baska bir sey getirme aklinaaysel git basimdan ben sana gore degilimolumum birden olacak seziyorumhem kotuyum karanligim biraz cirkinimaysel git basimdan seni seviyorum...Atilla Ilhan...

casper
02 04 2002, 17:00
LoVe nerelerde,hi&ccedil; g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor?

amanda_aman
13 04 2002, 17:00
Senden b&uuml;t&uuml;n istedi&eth;im K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir sevgidir Gelen ve a&eth;&yacute;r a&eth;&yacute;r b&uuml;y&uuml;yen, De&eth;il gelen ve giden. Ve senden b&uuml;t&uuml;n istedi&eth;im &Uuml;mit dolu g&uuml;ne&thorn;li bir g&uuml;n, Sevgi dolu bir kucaklay&yacute;&thorn; De&eth;il kucaklay&yacute;&thorn; sonrada gidi&thorn;. Senden b&uuml;t&uuml;n istedi&eth;im Beni k&yacute;rmamak, Beni bekletmemek. Yar&yacute;n &ccedil;ok ge&ccedil; olabilir Unutmaki vermek almak demektir; Senden b&uuml;t&uuml;n istedi&eth;im K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir sevgidir, Gelen ve a&eth;&yacute;r a&eth;&yacute;r b&uuml;y&uuml;yen, De&eth;il gelen ve giden.

gulizi
15 04 2002, 17:00
o kadar siir okudum etkilenmedim. bu siir kopardi beni .

amanda_aman
02 05 2002, 17:00
O kadar da &ouml;nemli de&eth;ildir b&yacute;rak&yacute;p gitmeler,arkalar&yacute;nda doldurulmas&yacute;m&uuml;mk&uuml;n olmayan bo&thorn;luklar b&yacute;rak&yacute;lmasayd&yacute; e&eth;er.Dayan&yacute;lmas&yacute; o kadar da zor de&eth;ildir, b&uuml;y&uuml;k ayr&yacute;l&yacute;klar bile,en g&uuml;zel yerde ba&thorn;lat&yacute;lsayd&yacute; e&eth;er.Utan&yacute;lacak bir &thorn;ey de&eth;ildir a&eth;lamak,y&uuml;rekten s&uuml;z&uuml;l&uuml;p geliyorsa g&ouml;zya&thorn;&yacute; e&eth;er.Y&uuml;z k&yacute;zart&yacute;c&yacute; bir su&ccedil; de&eth;ildir h&yacute;rs&yacute;zl&yacute;k,&ccedil;al&yacute;nan birinin kalbiyse e&eth;er.Korkulacak bir yan&yacute; yoktur a&thorn;klar&yacute;n,insan b&uuml;t&uuml;n derilerden soyunabilseydi e&eth;er.O kadar da y&uuml;rek burkmazd&yacute; al&yacute;&thorn;&yacute;lm&yacute;&thorn; bir ses,hi&ccedil; bir zaman duyulmasayd&yacute; e&eth;er.Daha &ccedil;abuk unuturdu belki su s&yacute;zd&yacute;rmayan sar&yacute;lmalar,kara sevdayla sar&yacute;p sarmalanmasalard&yacute; e&eth;er.Belirsizli&eth;e yelken a&ccedil;ard&yacute; iri ela g&ouml;zler zamanla,&ouml;ylesine delice bakmasalard&yacute; e&eth;er.&Ccedil;abuk unutulurdu &yacute;slak bir &ouml;p&uuml;c&uuml;&eth;&uuml;n yak&yacute;c&yacute; tad&yacute; belki de kalp,g&ouml;&eth;&uuml;s kafesine o kadar y&uuml;klenmeseydi e&eth;er.Yerini ba&thorn;ka &thorn;eyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,son sigara yudum yudum payla&thorn;&yacute;lmasayd&yacute; e&eth;er.D&uuml;&thorn;lere bile kar ya&eth;mazd&yacute; hi&ccedil;bir zaman,meydan sava&thorn;lar&yacute;nda korkular, a&thorn;k&yacute; a&eth;&yacute;r yaralamasayd&yacute; e&eth;er.Su gibi ak&yacute;p ge&ccedil;erdi hi&ccedil; ge&ccedil;meyecekmi&thorn; gibi duran zaman,beklemeye de&eth;ecek olan gelecekse sonunda e&eth;er.Rengi bile solard&yacute; d&uuml;&thorn;lerdeki sa&ccedil;lar&yacute;n zamanla,tan&yacute;ms&yacute;z kokular&yacute; yast&yacute;klara yap&yacute;&thorn;&yacute;p kalmasayd&yacute; e&eth;er.O b&uuml;y&uuml;k, o g&ouml;rkemli son, &ouml;l&uuml;m bile anlam&yacute;n&yacute; yitirirdi,ya&thorn;an&yacute;las&yacute; her &thorn;ey ya&thorn;anm&yacute;&thorn; olsayd&yacute; e&eth;er.O kadar da &ccedil;ekilmez olmazd&yacute; yaln&yacute;zl&yacute;klar,son umut &yacute;&thorn;&yacute;&eth;&yacute; da s&ouml;nmemi&thorn; olsayd&yacute; e&eth;er.Bu kadar da &yacute;s&yacute;tmazd&yacute; belki de bahar g&uuml;ne&thorn;leri,her kaybedi&thorn;in ard&yacute;ndan hayat yeniden ba&thorn;lamasayd&yacute; e&eth;er.Kahvalt&yacute;dan da &ouml;nce sigaraya sar&yacute;lmak &thorn;art olmazd&yacute; belki de,dev bir &ouml;zlem dalgas&yacute; meydan okumasayd&yacute; e&eth;er.An&yacute;larda kal&yacute;rd&yacute; belki de zamanla ince bel,namuzsuz &ccedil;ay bile ince belli bardaktan verilmeseydi e&eth;er.Uykusuzluklar y&yacute;k&yacute;p ge&ccedil;mezdi, k&yacute;sac&yacute;k kestirmelerin ard&yacute;ndan,dokunulas&yacute; ipek ten bir o kadar uzakta olmasayd&yacute; e&eth;er.Iss&yacute;z bir yuva bile cennete d&ouml;n&uuml;&thorn;ebilirdi belki de,s&yacute;cak bir g&uuml;l&uuml;&thorn;le &yacute;s&yacute;t&yacute;lsayd&yacute; e&eth;er.Yoksul d&uuml;&thorn;mezdi y&yacute;llanm&yacute;&thorn; &thorn;arap tad&yacute;ndaki &thorn;iirler b&ouml;ylesine,kula&eth;&yacute;na okunacak biri olsayd&yacute; e&eth;er.&Yacute;nanmak m&uuml;mk&uuml;n olmazd&yacute; her a&thorn;k&yacute;n ba&eth;r&yacute;nda bir ayr&yacute;l&yacute;k gizlendi&eth;ine belki de,kartvizitinde &quot;Onca ayr&yacute;l&yacute;&eth;&yacute;n birinci dereceden failidir.&quot; denmeseydi e&eth;er.Ger&ccedil;ekten boynunu b&uuml;kmezdi papatyalar,ihanetinden onlar da pay&yacute;n&yacute; almasayd&yacute; e&eth;er.Iss&yacute;zl&yacute;&eth;a teslim olmazd&yacute; sahiller, kendi belirsiz sahillerinde ama&ccedil;s&yacute;z gezintilerle avunmaya kalkmam&yacute;&thorn; olsayd&yacute;n e&eth;er.Sen gittikten sonra yaln&yacute;z kalaca&eth;&yacute;m.Yaln&yacute;z kalmaktan korkmuyorum da, ya; can&yacute;m ellerini tutmak isterse...Evet sevgili,Kim &ouml;zlerdi avu&ccedil; i&ccedil;lerinin ter kokusunu,Kim uzanmak isterdi ince parmaklar&yacute;na,Mazilerinde g&ouml;rkemli bir ya&thorn;anm&yacute;&thorn;l&yacute;&eth;a tan&yacute;kl&yacute;k etmi&thorn; olmasalard&yacute; Can Yucel

MAra
03 05 2002, 17:00
Cogunlukla ceviri siirin orijinali kadar iyi olmaz ama bu gordugum ceviri bence cok guzel olmus. There's something I have learned from what I've lived: lf you're to live something, live it to its fullest Your beloved should fall exhausted from your kisses You should fall exhausted from smelling a flower One can watch the sky for hours Can for hours watch the sea, a bird, a child To live on earth is to mingle with it Growing roots that cannot be eradicated When you hug a friend you should hug him vigorously You should fight with all your muscles, body, passion And once you stretch out on the hot sand You should rest like a grain of sand, a leaf, a stone One should listen to all the beautiful music on earth So as to fill all his being with sounds and songs One should dive into life as if Diving from a rock into an emerald sea Distant lands should lure you, people you do not know You should burn with desire to read all the books, to know all the lives You should not exchange for anything the pleasure of drinking a glass of water All the joys should fill you with the yearning to live And you should live grief also, with honor, with all your being For grief also, like joy, matures a person Your blood should mingle with the great circulation of life In your veins must circulate the eternal fresh blood of life There is something I have learned from what I've lived: If you're to live, live big, as if you are mingling with the rivers, the sky, the whole universe For what we call a life span is a gift to life And life is a gift to mankind Written by Ataol Behramoglu Translated from Turkish by Suat Karantay

malkoc-oglu
04 05 2002, 17:00
ADIN BATSIN! y&uuml;re&amp;eth;ime bir g&uuml;l &ccedil;izdim kanl&amp;yacute; ya&amp;thorn; ile yakt&amp;yacute;n beni k&uuml;le d&ouml;nd&uuml;m dumana d&ouml;nd&uuml;m nas&amp;yacute;l edem nere gidem dertli ba&amp;thorn; ile bilemedim teli k&amp;yacute;r&amp;yacute;k kemana d&ouml;nd&uuml;m can&amp;yacute;m ald&amp;yacute;n, can evimden vurdun ya sende k&uuml;st&uuml;m sana, faydas&amp;yacute; yok, geri d&ouml;nsen de sende vefas&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n, sende hay&amp;yacute;rs&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n sen de vicdans&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n ad&amp;yacute;n bats&amp;yacute;n zaman ola devran d&ouml;ne sen de &ccedil;ekesin yitiresin umudunu heder olas&amp;yacute;n a&amp;thorn;ka d&uuml;&amp;thorn;e kahrolas&amp;yacute;n candan b&amp;yacute;kas&amp;yacute;n &ouml;mr&uuml;n boyu bir kez olsun g&uuml;lmeyesin sen ki beni rezil ettin yedi cihanda yalan oldum talan oldum senin sayende sende vefas&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n, sende hay&amp;yacute;rs&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n sen de vicdans&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n ad&amp;yacute;n bats&amp;yacute;n beni &ouml;zleyince bir nehir yata&amp;eth;&amp;yacute;n&amp;yacute; bulsun kor d&uuml;&amp;thorn;s&uuml;n da&amp;eth;lar&amp;yacute;na, ceylanlar suya insin sesime bak&amp;yacute;pta a&amp;eth;l&amp;yacute;yorum sanma seni &ouml;zleyince b&ouml;yle olsun birazda ayr&amp;yacute;l&amp;yacute;versin yaprak dal&amp;yacute;ndan insan sevdi&amp;eth;inden ayr&amp;yacute;l&amp;yacute;versin kan damar&amp;yacute;mdan can pazar&amp;yacute;ndan adam bahar&amp;yacute;ndan ayr&amp;yacute;l&amp;yacute;versin da&amp;eth;da d&ouml;rt mevsim erimeyen kar varya yoklu&amp;eth;um &ouml;yle erimesin sende vefas&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n, sende hay&amp;yacute;rs&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n sen de vicdans&amp;yacute;z &ccedil;&amp;yacute;kt&amp;yacute;n ad&amp;yacute;n bats&amp;yacute;n!

casper
16 06 2002, 17:00
Baba! her yilbasinda sana soyleyecek bir tek sozum var: &quot;seni ne kadar cok seversem o kadar cok olsun omrunden gecen yillar...&quot; Baba! Babam, agabeyim, kardesim, arkadasim! Ne zulum, ne olum, ne korku basimi egmez! Yalniz senin elini opmek icin egilir basim. Babam, agabeyim, kardesim, arkadasim... Nazim Hikmet / 1 Ocak 1932

amanda_aman
03 07 2002, 17:00
Son CemreDerin ve yalniz karanliklarin ardi siraKizila donen seher vaktindeGunes gibi dogacagim ufuktanGoreceksin beni mavilerimleDagitarak tum sisleriYeniden dogacagim daglardanBu dogus sana olacakIsigimla canlanacan dogaFilizler stil atacak topragaBinbir bocek canlanipCigdemler cicek acarkenGuller tomurcuga donecekBir kozadan bir kelebekCanlanip ucacak gokyuzundeBirden hayat gokkusagi altindaNeseye sevgiye donecekYasam yeniden baslayacakSen bir cemre olacaksinTopraga dusecekesinSuya duseceksinGonlume duseceksin...

amanda_aman
23 07 2002, 17:00
Dun bir fotografta gozlerini gordumIki uzak yildiz gibiydiler,dalginBilsen neler anlatti bana, sessizceBir sevgiyle derinlesen bakislarin Orda degildin sanki, bir baska yerde Otelerde, uzakta benimle vardinGuzellikler bahcesi ayna gibiYansidigini gordum yuzunde askin Seni gordum, yasadim bir fotograftaHer zamankinden daha cok bana yakinGelecek o mutlu gunleri anlattin.. U.Yasar Oguzcan

rooted
07 08 2002, 17:00
Milyon kere Ayten Ben bir ayten tutturmu&thorn;umOh ne iyi Aytenli i&ccedil;kiler i&ccedil;ip sarho&thorn; oluyorumNe g&uuml;zelHo&thorn;uma gitmiyorsa rengi denizlerinBiraz ayten s&uuml;r&uuml;yorumG&uuml;zelle&thorn;iyor.&THORN;ark&yacute;lar s&ouml;yl&uuml;yorum&THORN;iirler yaz&yacute;yorum,ayten &uuml;zerine Saatim her zaman ya ayten’e be&thorn; varYa ayten’i be&thorn; ge&ccedil;iyorNe yana baksam g&ouml;rd&uuml;&eth;&uuml;m oG&ouml;z&uuml;m&uuml; yumsam akl&yacute;mdan ayten ge&ccedil;iyorBana sorarsan&yacute;z mevsimlerden ayten’deyiz.G&uuml;nlerden aytentesiOdur g&uuml;n g&uuml;n beni ya&thorn;atanOnun kokusu sarm&yacute;&thorn;t&yacute;r sokaklar&yacute;Onun g&ouml;zleridir &thorn;afakta g&ouml;rd&uuml;&eth;&uuml;m Ak&thorn;am k&yacute;z&yacute;ll&yacute;&eth;&yacute;nda onun dudaklar&yacute;Ba&thorn;ka kad&yacute;n&yacute; &ouml;vmeyin yan&yacute;mda g&uuml;cenirimAyten’i &ouml;veceksenizNe ala oturabilirsinizBir kadehte sizinle i&ccedil;eriz ayten’i&Yacute;ki laf ederiz.Onu siz de seversiniz benim gibiAma ya&eth;ma yokAyten’i size b&yacute;rakmamAl&yacute;n,tek kat elbisemi size vereyimCebimde bir on liram varOnu da al&yacute;n gerekirseBen ayten’i d&uuml;&thorn;&uuml;n&uuml;r&uuml;m &uuml;&thorn;&uuml;mem&Uuml;&ccedil; kere ad&yacute;n&yacute; tekrarlar&yacute;m karn&yacute;m doyar Paras&yacute;zl&yacute;k da bir &thorn;ey mi?&Ouml;l&uuml;m bile k&ouml;t&uuml; de&eth;il Aytensizlik kadar !Ona u&eth;ramayan gemiler bats&yacute;nOndan ge&ccedil;meyen trenler devrilsinOnu sevmeyen y&uuml;rek ta&thorn; kesilsinKapans&yacute;n onu g&ouml;rmeyen g&ouml;zlerOnu &ouml;vmeyen diller kurusun&Yacute;ki kere iki d&ouml;rt elde var aytenBundan b&ouml;yle d&uuml;nyadaA&thorn;k&yacute;n ad&yacute; AYTEN olsun.&Uuml;mit Ya&thorn;ar O&eth;uzcan

erhanhakan
07 08 2002, 17:00
Bana Kimsin Diye Sorma MelegimBana kimsin diye sorma melegimPek guzel dinle de izah edeyimNami nacizime &quot;fikret&quot; derlerSi're de nispetimi soylerlerKalsamda ara s&yacute;ra gah ekmeksizKalmadim simdiye dek mesleksizNur bekler gibi n&yacute;sf-&yacute; &thorn;ebde Bekledim on iki y&yacute;l mektebde Sonra &ccedil;&yacute;kt&yacute;m ne i&ccedil;in bilmeyerek Bu da bir cilve-i baht olsa gerek Bab-&yacute; Ali'ye m&uuml;davimlendim Ehl-i namus diye mimlendim &THORN;imdi bir hayli eser sahibiyim `Ahmed Ihsan'da musahhih gibiyim Saye-i lutf-i cihan-banide Hocay&yacute;m Mekteb-i Sultani'de... Tevfik Fikret

casper
13 08 2002, 17:00
En uzak mesafe ne Afrika'dir,ne &Ccedil;in,ne Hindistan,ne seyyarelerne de yildizlar geceleri isildayan...En uzak mesafe iki kafa arasindaki mesafedir birbirini anlamayan.Can YUCEL

Xena
18 08 2002, 17:00
Bana bir yaprak gonderHic degilse evinden 5 dakika uzakta olsunSen oraya dek yurur yorulursunBen de tesekkur ederim sana o degerli yaprak icin......Hepinizi seviyorummmm ve guzel siirlerinizi...

california
19 08 2002, 17:00
Sarkaclar gibi Simdi sallanir.Dunle yarin arasinda duzensiz.Ya cok ileri gider ya da cok geri kalir,Duzgun isletemeyiz. Behcet Necatigil<li]kendine iyi bak aynaya degil

erhanhakan
25 08 2002, 17:00
casper siir guzeldi :)

MAra
07 09 2002, 17:00
Emirgan'da &Ccedil;ay Saati&ccedil;era&eth;an saray&yacute;'ndan b&uuml;y&uuml;kdere'ye&uuml;&thorn;&uuml;mek sonbahar&yacute;nda eski &ccedil;&yacute;narlar&yacute;n uzad&yacute;&eth;&yacute; yerlerde gizlice ak&thorn;amlar&yacute;n ba&thorn;lay&yacute;p adeta kendini dinlemeyekafeslerin ard&yacute;nda bol g&ouml;zl&uuml; bir kad&yacute;nans&yacute;z&yacute;n giydirilmi&thorn; ipek feraceye bir &ccedil;ay yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute; emirgan'dan &ouml;teye de&eth;dik&ccedil;e &yacute;s&yacute;nd&yacute;&eth;&yacute; yald&yacute;zl&yacute; barda&eth;&yacute;nnedim'den yans&yacute;mas&yacute; tatyos efendi'yetenha bir gen&ccedil; k&yacute;z sesiyle hicazkar'&yacute;n kuytularda &ccedil;&uuml;r&uuml;d&uuml;&eth;&uuml; ba&eth;dadi yal&yacute;lar&yacute;n yorgun sarma&thorn;&yacute;klar&yacute;yla sarkm&yacute;&thorn; bah&ccedil;eyeso&eth;uk ku&thorn;lar gibi da&eth;&yacute;l&yacute;r bo&eth;azdar&uuml;zgar&yacute;n getirdi&eth;i donuk bir ya&eth;mur pusu istinye'de gemilerin karanl&yacute;k uykusu k&yacute;r&yacute;k direkleriyle dalg&yacute;n ve hastabirden i&ccedil;imi kaplayan &ouml;l&uuml;m korkususelam verilince me&ccedil;hul bir namazda gazali'yse biraz mevlana biraz da kubbenin alt&yacute;ndaki divan u&eth;ultusu'&thorn;eref' vapurundan en kirli beyazday&uuml;zlerce harbiyeli s&uuml;rg&uuml;n yolcusu havada bir as&yacute;lm&yacute;&thorn; adam kokusu istanbul j&ouml;nt&uuml;rkleri h&uuml;zzam bir yastayank&yacute;lar&yacute;yla tela&thorn;l&yacute; geceleri bebek'tenmotorlar&yacute;n ta&thorn;&yacute;y&yacute;p o kadar bitiremedi&eth;i en y&yacute;lg&yacute;n sonbahar benim g&ouml;zlerimdeki &ccedil;ok daha dumanl&yacute; m&uuml;tareke g&uuml;nlerindenalaturka saat ka&ccedil;ta ikinci t&ouml;&quot;mbekimiralay sad&yacute;k beyin nargilesinden dem &ccedil;ekip kumrular gibi sebilleri senlendiren osmanl&yacute; sehpalar&yacute;n&yacute;n g&ouml;lgesindekiemirgan'da ac&yacute;la&thorn;mak koyu bir semaverden&ccedil;aylar gibi karar&yacute;p ka&ccedil; defalarca eski bir &thorn;iir &uuml;z&uuml;nt&uuml;s&uuml;yle m&uuml;seddes bi&ccedil;imindeki &ccedil;oktan unutulmu&thorn; kilitli defterlerdenAttila &Yacute;lhan 'Bela &Ccedil;i&ccedil;e&eth;i', sayfa 79-81

amanda_aman
10 09 2002, 17:00
Ask...Ask;yalniz bir operadir kis gunlerinde dinlenen. Bazen bir zaman hatasidir..Bazen kavusamamak,adini karalamaktir kagitlara.. Bazen uzun bir suskunluk.. Bir filmin bir karesinde takilip kalmak.Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumak.. Bazen nedenini bilmediginiz bir duraksama... Ask; bir harebenin ortasinda bir sey bulupta ne yapacagini bilemeyen iki savas cocugu gibi kalmaktir...Eylulun toparlanip gitmesini izlemektir..Ask;caninizla beslemektir huznun kuslarini..Vazgecmektir gozlerinde...Ask; birgun anahtarin ters donecegine inanip isiga kavusmayi ozlemektir..Buralardan oylece cekip gitmek ve sonunda kendine bir gul vermektir..Acini icine almak, goz damlalarini tutup, guclu olmaya calismaktir..

MAra
11 09 2002, 17:00
Eski NisanCan&yacute;m&yacute;n yongas&yacute;, sevdi&eth;im,Bir ka&ccedil; g&uuml;n &ccedil;ald&yacute;k ilkbahardanGe&ccedil;tik y&yacute;llard&yacute;r &ouml;zledi&eth;imErguvan &yacute;&thorn;&yacute;kl&yacute; k&yacute;y&yacute;lardanA&thorn;k&yacute; sessizlik tan&yacute;mlarGen&ccedil;ken tersini d&uuml;&thorn;&uuml;n&uuml;rd&uuml;mAk&thorn;amla d&ouml;nerken geriye dalgalarYaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute; &ccedil;&yacute;r&yacute;l&ccedil;&yacute;plak g&ouml;rd&uuml;mDurduktu &ouml;n&uuml;nde Ege Denizi'ninG&ouml;zleri may&yacute;s bulan&yacute;&eth;&yacute;,Kuytulu&eth;unda eski evlerinDola&thorn;t&yacute;kt&yacute; Ayval&yacute;&eth;&yacute;Eski nisan, her &thorn;ey gibi,Kalbim de, r&uuml;zgar da eski,&Ccedil;&yacute;rp&yacute;n&yacute;p duruyor havadaYitik an&yacute;lar&yacute;n kelebe&eth;iAtaol Behramo&eth;lu 1983 Eski Nisan

MAra
11 09 2002, 17:00
Bu folder cok agir gidiyor, biraz hafifletelim :) Sere SerpeUzan&yacute;p yat&yacute;vermi&thorn;, sere serpe;Entarisi s&yacute;yr&yacute;lm&yacute;&thorn;, hafiften;Kolunu kald&yacute;rm&yacute;&thorn;, koltu&eth;u g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor;Bir eliyle de g&ouml;&eth;s&uuml;n&uuml; tutmu&thorn;.&Yacute;&ccedil;inde k&ouml;t&uuml;l&uuml;&eth;&uuml; yok, biliyorum;Yok, benim de yok ama...Olmaz ki!B&ouml;yle de yat&yacute;lmaz ki!Orhan Veli Kan&yacute;k

amanda_aman
11 09 2002, 17:00
Olmaz ki,boyle de yapilmaz ki ;)

MAra
14 09 2002, 17:00
Bir Is VarHer g&uuml;n bu kadar g&uuml;zel mi bu deniz?B&ouml;yle mi g&ouml;r&uuml;n&uuml;r g&ouml;ky&uuml;z&uuml; her zaman?Her zaman g&uuml;zel mi bu kadar,Bu esya, bu pencere?Degil,Vallahi degil;Bir is var bu isin i&ccedil;inde.Orhan Veli Kan&yacute;k

rooted
24 09 2002, 17:00
Yok kar&thorn;&yacute;l&yacute;&eth;&yacute; y&uuml;z&uuml;n&uuml;n Senin sana ra&eth;men bir y&uuml;z&uuml;n varherkesin ilk a&thorn;k&yacute;na benzeyenbeklemek kadar ac&yacute;, anlamak kadar zornedensiz &ouml;l&uuml;mlerin suskunlu&eth;u gibiyok kar&thorn;&yacute;l&yacute;&eth;&yacute; y&uuml;z&uuml;n&uuml;n Senin sana ra&eth;men bir y&uuml;z&uuml;n varherkesin ilk a&thorn;k&yacute;na benzeyenyak&yacute;nla&thorn;t&yacute;k&ccedil;a imkans&yacute;z u&ccedil;urumlarnedensiz hayatlar&yacute;n o b&uuml;y&uuml;k ac&yacute;s&yacute; gibiyok kar&thorn;&yacute;l&yacute;&eth;&yacute; y&uuml;z&uuml;n&uuml;nCezmi Ersozun cok cok sevdigim bi siiri

amanda_aman
06 01 2003, 18:00
Sevgilerde

Sevgileri yarinlara biraktiniz

Cekingen,saygili,tutuklu

Butun yakinlariniz

Sizi yanlis tanidi


Bitmeyen isler yuzunden

(siz boyle olsun istemezdiniz)

Bir bakis bile yeterken anlatmaya her seyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldi


Siz genis zamanlar umuyordunuz

Cirkindi dar vakitlerde sevgiyi soylemek

Yillarin telaslarda bu kadar cabuk

Gececegi akliniza gelmezdi


Gizli bahcenizde

Acan cicekler vardi

Gecelerde ve yalniz

Vermeye az buldunuz

Yahut vakit olmadi.


Behcet Necatigil

amanda_aman
06 01 2003, 18:00
Inan Batmis Sehirler Gibi Onarilmaz Anilar


Biri beyaz biri kara iki kedi

Birbirlerinin omzuna kollarina dolamiscasina birbirlerine sefkatle
sarilarak,

Birbilerine dayanarak yola cikmislar.

Golgeler aksamustunu soyluyor

Yorgun bir gunun sonunda eve donuyorlarmis gibi

Yuzlerini gormuyoruz ama eminim miril miril konusyorlardir.Belli
sinanmis,denenmis bir dostluk bu,

Uzun yollari da goze alabilen bir dostluk


Ya biz,binde bir karsimiza cikan dostluk,arkadaslik,sevgililik
firsatlarini ne yapiyoruz?

Aksam ustunun bir saatinda yorgun govdemizi yaslayip miril miril
konusabilecegimiz,

Omzumuza dolanan bir kolun,basimizi yaslayabilecegimiz bir omzun,

Belimizi kavrayan bir kolun,uzun yollara dayanikli ayaklarin sahibi
karsimiza ciktiginda taniyabiliyor muyuz onu?

Degerini biliyor,biricikligini,benzersizligini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,firsatlari sayisiz sanip

Kendimizi hep ilerde bir gun karsilacagimizi sandigimiz bir baskasina,
bir yenisine ertelerken hayat yanimizdan gecip gidiyor mu?

Karsimiza erken cikmis insanlari yolumuzun disina suruklerken

Bir gun geri donup onu deliler gibi arayacagimizi hic hesaba
katiyor muyuz?

Hayat her zaman comert davranmaz bize,tersine cogu kez zalimdir,

Her zaman ayni firsatlari sunmaz,toyluk zamanlarini odetir.

Hoyratca kullandigimiz arkadasliklarin,eskitmeden yiprattigimiz
dostluklarin

Savurganca harcadigimiz asklarin hazin hatirasiyla yapayalniz kaliriz
bir gun...


Bir aksamustu yanimizda kimse olmaz,

Ya da olanlar olmasi gerekenler degildir.

Yildizlarin bizim icin parladigini goremeyen gozlerimiz,

Gun gelir kayan yildizlarin gomuldugu maziye kilitlenir..


Kedilerin ozel bir anini yakalamak gibidir

Kendi hayatimizdaki olaganustu anlari ve olaganustu kisileri yakalamak.

Bazilarinin gelecekte sandiklari 'bir gun' gecmiste kalmistir oysa;

Hani su karsidan karsiya gecerken,trafik isiklarinda rastladiginiz,

'Nasil olsa ilerde bir gun tekrar karsima cikar.' dediginizdir.

Oysa tam da o gun bu zalim sehri terk etmistir O,

Bos yere bu sokaklarda aranirsiniz...


Murathan Mungan

TurkDevil
07 01 2003, 18:00
BEN SANA MECBURUM B&Yacute;LEMEZS&Yacute;N

Ben sana mecburum bilemezsin
Ad&yacute;n&yacute; m&yacute;h gibi akl&yacute;mda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
&Yacute;çimi seninle &yacute;s&yacute;t&yacute;yorum.

A&eth;açlar sonbahara haz&yacute;rlan&yacute;yor
Bu &thorn;ehir o eski &Yacute;stanbul mudur
Karanl&yacute;kta bulutlar parçalan&yacute;yor
Sokak lambalar&yacute; birden yan&yacute;yor
Kald&yacute;r&yacute;mlarda ya&eth;mur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
&Yacute;nsan bir ak&thorn;am üstü ans&yacute;z&yacute;n yorulur
Tutsak ustura a&eth;z&yacute;nda ya&thorn;amaktan
Kimi zaman ellerini k&yacute;rar tutkusu
Bir kaç hayat ç&yacute;kar&yacute;r ya&thorn;amas&yacute;ndan
Hangi kap&yacute;y&yacute; çalsa kimi zaman
Arkas&yacute;nda yaln&yacute;zl&yacute;&eth;&yacute;n h&yacute;nz&yacute;r u&eth;ultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çal&yacute;yor
Eski zamanlardan bir cuma çal&yacute;yor
Durup kö&thorn;e ba&thorn;&yacute;nda deliksiz dinlesem
Sana kullan&yacute;lmam&yacute;&thorn; bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalan&yacute;yor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir &thorn;ilep s&yacute;z&yacute;yor &yacute;ss&yacute;z gözlerinden
Belki Ye&thorn;ilköy'de uça&eth;a biniyorsun
Bütün &yacute;slanm&yacute;&thorn;s&yacute;n tüylerin ürperiyor
Belki körsün k&yacute;r&yacute;lm&yacute;&thorn;s&yacute;n tela&thorn; içindesin
Kötü rüzgâr saçlar&yacute;n&yacute; ***ürüyor

Ne vakit bir ya&thorn;amak dü&thorn;ünsem
Bu kurtlar sofras&yacute;nda belki zor
Ay&yacute;ps&yacute;z fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir ya&thorn;amak dü&thorn;ünsem
Sus deyip ad&yacute;nla ba&thorn;l&yacute;yorum
&Yacute;çim s&yacute;ra k&yacute;m&yacute;ld&yacute;yor gizli denizlerin
Hay&yacute;r ba&thorn;ka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

Atilla Ilhan

TurkDevil
07 01 2003, 18:00
Y&yacute;k&yacute;lma Sak&yacute;n

Kotu sey uzakta olmak
Dostlarindan, sevdigin kadindan
Yasaklanmak butun yasantilara
Seni tamamlayan, arindiran
Kapatildigin dort duvar arasinda
Saglikli, genc bir adam olarak

Neler gelmez ki insanin aklina
Sevincli, ozgur gunlere dair
Kalmistir yuzlerce yil uzakta
Onunla ilk kez opustugun sehir
Aci, zehir zemberek bir huzun
Kalbinden girtlagina dogru yukselir

Goruyorsun iste kucuk adamlari
Kohnemis silahlariyla saldiran sana
Kimi tutsak dusmus kendi dunyasina
Kimisi dupeduz halk dusmani
Diren oyleyse, diren, yilma
Yurut daha bir inatla kavgani

Babeuf'u hatirla, Nazim Hikmet'i
Bir umut atesi gibi parlayan zindanlarda
Hatirla Danko'nun tutusan kalbini
JKJaranliklari yirtmak arzusuyla
Ve fasizme karsi, zulme, zorbaliga
Dusun acilar icinde vurusan kardesleri

Elbette vardir bir diyecegi, bir haberi
Bir kacaga cay sunan kurt kadinlarinin
Daglar dilsizdir yalcindir
Ama gun gelir bir diyecegi olur onlarin da
Ve daglar, issiz tarlalar basladi mi konusmaya
Susmazlar bir daha, soz artik onlarindir

Kotu sey uzakta olmak
Dostlarindan, sevdigin kadindan
Yasaklanmak butun yasantilara
Seni tamamlayan, arindiran
Ama bir devrimciyi hakli kilan
Biraz da acilardir unutma

Yikilma sakin gecerken gunler
Yaralayarak gencligini
Onurlu, guzel geleceklerin
Biziz habercileri dusun ki
Ve halkin bagrinda bir inci gibi
Buyuyup gelismektedir zafer.

ATAOL BEHRAMOGLU

amanda_aman
08 01 2003, 18:00
KALAN

Bir sey kaldi gecelerden birinde
Senden.
Oncesinde bilinmemis birsey,
Silinmez bir ses gibi giden...
Kelimelerden buyuk,kelimelerin icinde,
Bir sey kaldi sende
Yasamalari'in arasinda kacamakli.


Verilis rengi baska,alinis rengi baska..
Soylemeye vakit kalmadan
Dudaklarin altina birakilmis bir sey.
Karanliklarin tam ortasinda bir kirmizi nokta...
Gozlerce piril piril,ellerce sakli.


Bir sey kaldi,bir denizin kiyisinda senden,
Bakislarla yuklu,soylemelerle sessiz..
Seninle dolu,seninle sensiz bir sey..
Arandikca bulunmamis yillar yili,
Bulundukca aramakli.

Özdemir ASAF

Juana
08 01 2003, 18:00
Hayat tersine yaşanmalıydı bence.
Önce ölümü savuşturmalıydık başımızdan.
Yirmi yılımızı huzurevinde geçirip,
Çok gençleştiğimiz için atılmalıydık.
Altın bir saatimiz olduktan sonra ise başlamalıydık.
Kırk yıl çalışmalıydık, ta ki
Emekliliğin tadını çıkarabilecek denli gençleştiğimiz güne kadar.
Üniversiteye gitmeliydik sonra, liseye hazır hale gelene dek
Parti yapmalıydık
İyice ufalmalıydık, oyun oynayıp
Sorumlulukları unutmalıydık.
Küçük bir kız ya da bir erkek bebek olunca annemize dönmeli,
Son dokuz ayımızı yüzerek geçirmeli,
Ve sevgi dolu bir bakışta son bulmalıydık.

Norman Glass

gurbetkusu
08 01 2003, 18:00
SEN BANA BAKMA, BEN SENIN BAKTIGIN YERDE OLURUM
OZDEMIR ASAF

Aminita-muscaria
09 01 2003, 18:00
iste yazin son guludur bu,
Uzakta yapayanliz açilip duran;
Sevdigi butun dostlari çekip gitmis çoktan;
Ne akrani bir çicek,
Nede bir tomurcuk kalmis,
Renklerinden kan vericegi yada karsilikli dertlesecegi !

Senden geçemem ey garibim benim !
Razi degilim solmana;
Bak sevgililer uyuyor iste,
Var git sende uyu onlarla.
Uyu ki bende usulca
Yapraklarini sereyim dosege,
Akranlarinin hiç kokusuz ve
ölgün yattigi o yere.

Ta ki ardindan bende geleyim
Dostluklarim bozulup dagildiginda,
Ve Ask'in billur kasesinden
inciler saçilip dagildiginda,
Ve uçup gittiginde sevgililer ah !
kim,ama kim kalacak
Bu çorak dunyada ?

*ILYADA*
29 01 2003, 18:00
Merhaba,
Bu gün tesadüfen böyle bir sitenin varlığını öğrendim. Yazılan şiirler ve yazılarınız öyle içten ki... Yüreği tüm sevgileri kucaklayabilecek kadar büyük olan tüm dostlara;
(belki ilk mesaj için biraz uzun ama biraz sabrederek okuduğunuzda şiirin sonunda o muazam tadı yakalayacağınızı düşünüyorum...) :)

İnsan umarsızca uzanıvermeli arada bir yeşil çimlerin üzerine
Ve gökyüzünü seyredebilmeli özgürce...
Bir karıncanın parmağının üstünde gezmesinin tadına varabilmeli....
İnsan bazen öyle sözler söylemeli, öyle sorular sormalı ki
Karşısındakine kurşun gibi gelmeli....Son dakika gibi olmalı...
Ve kavga etmesi gerekiyorsa eğer,
Korkusuzca atabilmeli kavganın tam on ikisine kendisini....

Yukarıdan,pencereden izlememeli insan oynayan çocukları...
O da orda olmalı...
Ebe olmalı....Yanmalı...Mızıkçılık yapıp hatta küsüp ağlamalı....

İnsanın bir bahçesi olmalı...Büyük olması şart değil...
İçinde ayrılık otları olmamalı, küstüm çiçekleri olmamalı...
Her mevsim yeşil kalabilmeli dallarda yapraklar...
İnsan her zaman kağıda ya da tuvale çizmemeli resmini...
Boşluğa da çizebilmeli, hatta en güzel eserini boşlukta yaratmalı....

Kimse görmeyecek diye endişelenmeden,
Sırf kendisi için yapabilmeli en güzel eserini...
Mutluluğun resmini boşlukta bulmalı belki de...
Kalıcı olmayacak korkusunu atarak yapabilmeli resmini....

İnsan bazen ayakkabılarını ters giymeli...
O çocuksu, düz giydiğinde yaşadığı
Başarma duygusunu,gururunu yaşamalı...
O büyüdükçe içindeki çocuk büyümüşse eğer buna dur diyebilmeli insan....
Onun yaşı kaç olursa olsun içindeki çocuğun yaşı on ikiyi
Geçmemeli....

İnsanın gecenin bir vakti gördüğü kabustan içi yanarak uyandığında
İçecek suyunu getirecek biri olmalı...
Tamam gördüğün kabustu,geçti...ben burada, yanındayım diyeceği...
İnsan yeni insanlarla tanışmalı....sanki yıllar öncesinden gelmiş gibi...
Hep varlarmış gibi olmalı...
İnsanın çocukluk resimleri olmalı...
Gözlerini görebilmeli resminde ve masumluğunu hatırlamalı,
Mutluluğunu hatırlamalı...
İnsan bazen arkasına takmalı sırt çantasını,
İhtiyacı olan birkaç şeyi atmalı ve çok uzağa gitmeden
Bulunduğu şehrin hiç gitmediği
yerlerine gitmeli...
Keşfetmeli yaşadığı şehri her adımda...
Yeni yüzler görmeli,hiç alışık olmadığı bakışlar tanımalı...
Ak düşmüş saçların,nasırlaşmış ellerin öykülerini dinlemeli....
İnsan bazen yağan yağmurdan kaçıp saklanmamalı bir yerlere,
Her damlasının yüzünü okşayışını, öpüşünü hissedebilmeli...
Islanmalı iliklerine kadar da
yüreğini kuru tutmalı...
İnsanın acaba kızar mı diye düşünmeden
Gecenin bir vakti arayabileceği,
Yanında gözyaşlarını rahatça koyuvereceği bir dostu olmalı...
İnsan sesinin güzelliğine, çirkinliğine aldırmadan istediği zaman
Şarkı söyleyebilmeli, eşlik etmeli yükselen müziğe umarsızca....
İnsanın hayallerinde sınır olmamalı, koşul olmamalı....
Bir gün peri padişahı ya da onun kızı olurken,
Diğer bir gün en ateşli aşık olabilmeli...
Ama hayallerini esir alabilmeli onların esaretine girmeden....
İnsan ertelememeli yaşamını....Ne istiyorsa yarına bırakmamalı...
Dün vardı ama yarın olacağının garantisini kimden aldı ki....
..............

dark blue
03 02 2003, 18:00
Ne seni anlatabilecegim bir lisani konusuyorum bu vakitler
Ne de o lisanin topraginda
Seni anlayabilecek birini bulabiliyorum

Yine ayni sarkinin huznundeyim oysaki;
Yine odam karanlik ve yine pek gulmuyorum
ve yine sevdami yuregimde tasiyorum/karanliklarda
gun isigina cikarmadan,biter
yagmurlarla diner denilen sevdami
hani senin bir ruya ve uyan artik dedigin sevdami
kalbimin tam ustunde tasiyorum..
zamana ve sana inat!

Degisen zamanlarin ilk sigaralari bunlar
evet,odam yine soguk
yine odam yalniz
yine odam uyutmuyor ama bir baska

hazan bir baska bu sehirde
ruzgarlar bir baska esiyor bu sene
saclarinin sarisi yapraklar
dokulmuyor yuregime bu eylulde
gunes hasrete batmiyor aksamin esaretinde
benim hayalllerimle birlikte batan gunesim sana doguyor
ve ne buyuk bir celiskidir ki;
benim umutla bekledigim dogacak gunes
sana batacak gunes...

amanda_aman
06 02 2003, 18:00
Aska ve Terke Dair


Oyle bir iliskiye

En guzel yillarinizin, aci tatli hatirlarinizin ortagidir; ic cekismelerinizin nedeni; yazilarinizin ilhami, sohbetlerinizin konusudur.
Goz yaslarinizda, bilincaltinizda,kakkahanizdadir.
Korkunca saklandiginiz bir siginak, cosunca optugunuz bir bayrak...
Sevdaniz riyasiz, cikarsiz,karsiliksizdir. Sinirsiz ve nihayetsiz,
Olmek var donemk yoktur
Gun gelir anlarsiniz, icten ice bir seylerin kanadigini,
Tutkulu sevdalarin gizli hancerleri baslar parildamaya

Surasindan,burasindan elestirmeye baslarsiniz.
Soyle gorunse,degisse biraz yada eskisi gibi olsa ...
Baskalarini ornek gostermeye
Bak onlar nasil yasiyor demeye baslarsiniz
Hem birlikte yasayip hem ozgur olmanin yollarini arariniz..
Askinizin gozu kor degildir
artik yanlisini gorur duzeltmek istersiniz..
Eskiden boyle miydi ya..
diye baslayan sohbetlerde acilir elestirilerin kapisi
acildikca bastirilmis itirazlar yukselir bilincaltindan..
Boyle surmeyecegini bilirsiniz.Degissin istersiniz..
O sevgisizliginize yorar bunu..Ihanet sayar..
Tutkulu ilskilerde ihanetin bedeli olumdur..
Ya sev boyle ya da terk et diye gurler...

Bir zamanlar bir gulucugu ile alacakaranligi isitan o ruya
bir kabusa donusur birden..
Kapatir gonlunun kapilarini,yasaklar kendini size.
Hoyrattir,bakmaz yuzunuze..
Zehir akar dilinden,konusturmaz,suclar,yargilar,mahkum eder;
muhurler duduaklarinizi,yirtar atara yazdiklarinizi,
siler sizi defterden...
Iyiligin icindi hepsi,seni sevdigim icin...
dersiniz,dinletemezsiniz.
Ayrilirsaniz,yasamayamayacaginizi bilirsiniz,
ama oyle de sevemezsiniz.


Ihanetten kirilmistir kaleminiz;severek terk edersiniz..
Madem oyle ...nin cagi baslar ondan sonra...
Madem ki siz boylesine tutkunken,o hep basklalarini secmistir,
madem ki kiymetinizi bilmemistir,o halde : Gunah sizden gitmistir
Lanet ederek bu karsiliksiz aska,cekip gitmeleri denersiniz.
Askin gocmenlik cagi basla boylece..
Daha ozgur olacaginiz limanlara demirlersiniz bir sure..
Ne var ki unutamazsiniz,uzaktan uzaga izlersiniz olup biteni...

Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre...
Ne var ki unutamazsınız, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...


Etrafi bir suru ugursuzla dolmus,kurda kusa yem olmustur.
Delikanlilar,elikanlilar,ugruna olenler,sirtina binenler
sarmistir cevresini...
Gurur duyar onlarla,koynunda besler,gozunu oysunlar diye...
Ugruna kan dokenleri sever,yoluna gul dokenlerden fazla...


Bana ne... kendi secimi diye omuz silkmeye cablarsiniz bir sure...
Ama sonra...
Ansizin kulaginiza calan bir sarki ya da
kapi araliginda suzulup gelen bir koku,hatirlatir onu yeniden..

Yaban ellerde,baska kollarda ondan bahsederek aglarsiniz.
Kokusunu ozlersiniz;turkusunu soylemeyi,sarkisini dinlemeyi,
yemegini yemeyi,elinden bir kadeh sarap icmeyi..
Karsi nehrin kenarindan hasret siirleri haykirisiniz,
sular kulagina fisildasin diye...donup
Seni hala seviyorum
diye bagirmak gecer icinizden...donemezsiniz.
Gormedikce baglanir,uazklastikca yakinlasirsiniz.
Anlarsiniz ki bir caresiz asktir bu, ne onunla ,
ne de onsuz...
Hem kollarinda olmek,kucagina gomulmek arzusu,
ne de onsuz
Hem Ne olacak sonunda kuskusu..
Boyle sevemesiniz,terk de edemezsiniz,
surunur gidersiniz.

Can Dündar

qo-op
06 02 2003, 18:00
İLYADA... bu güzel ifadeye.ancak şapka çıkartılır..

bunu bir yerlerden hatırlıyorum..çok güzel olduğu kesin..yazan kadar..

sevgiler... :)

dark blue
07 02 2003, 18:00
Bağışla

Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi

Mutluluğa hep geç kalırım
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya herşey bitmiştir çoktan
Ya hiçbir şey başlamamış

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken seviye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Seviye on kala ölüme beş


Aziz Nesin

borg
14 02 2003, 18:00
bling

nargilelicocuk
14 02 2003, 18:00
1

gozlerinin icinden bir kivilcim
benim de vurdu kalbimi ansizin
sarsildim, bir olu gibi yikildim
senin de gonlun benim gibi yansin


-----------------------
2

bir damla gozyasi akar suzulur yuzumden
elim eline degmesin donmem sozumden
sabahlari gunes acar kaderimle gezinirim
ben seninle yasar seninle sevinirim

---------------------------

3

ihtiyar amca yanima geldi bir gun soyledi
gozlerimin icine baka baka, gun boyleydi
sabahin erken vakti sen yoksun ortalikta
ben ve ihtiyar amca, dolasiyoruz sokakta

bir evin icine daldik, dedi ki amca bana
gel gidelim bu sokakta, bakalim bir su yana
kapida karsiladi bizi bir masum guzel yuz
disarda bir soguk ruzgar, mevsimlerden ise guz

ortada bir yer sofrasi, uzerinde bir tas yemek
bir ana besleyecek iki cocuk, bu olsa sevmek
iki kuru dilim ekmek getirdiler onumuze
iste o an ben dedim, bu, hayat verdi gunumuze

ihtiyar amca dondu bakti bana, Yavrum dinle beni
baktim yuzune bir nesesi var, dedi Sevdim seni
gordum ki yasin genc, sen cok seyler ogreneceksin
bir hayat var ki onunde, her gun oleceksin

Suratimda okkali tokat sanki, icim daraldi bir an
Ah ihtiyar amca, icim yaniyor simdi bir acidan
Sen soyle ben elinde bir yer tutarim yeter
Olum var hergun, bilirim ki yasayan var benden beter

Evdeki hanim dedi Beyler gelin oturun sofraya
Soyle bir diz cokun gelelim hepimiz ortaya
Coluk cocuk farketmez, hepimiz ayniyiz Bir'in altinda
Kapimiz acik her zaman, yemek olursa tasinda

Su gun, ben hayat dersi almisim da haberim yoktu
Anladim vaktinde bos vaktim varmis harcanacak
Su ufacik evin, iki kap yemegin agirligi uzerime coktu
Yepyeni guzel bir hayatim basladi o an, yasanacak...

Sana duaciyim be ihtiyar amca, bir gun yoluma girdin
Su fani dunyada ben fani olup ta kendimi kandirirken
Sen bir nur ile geldin, gercek benligimi bana getirdin
Gel benimle, biraz daha konusalim sokaklarda gezinirken


--------------------------------
All rights reserved ©2003 by Nargileli :)

BornSuspect
15 02 2003, 18:00
MARE NOSTRUM

En uzun kosuysa elbet Turkiye'de de Devrim
O, onun en guzel yuz metresini kostu
En sekmez luverin namlusundan firlayarak..
En hizlisiydi hepimizin.
En once gogusledi ipi..

Aciyorsam sana anam avradim olsun
Ama ask olsun sana cocuk ASK olsun.

CAN YUCEL

BornSuspect
15 02 2003, 18:00
Bir gun bu mahzun sevdadan geriye
Kalirsa sadece o huzun kalir.
Sen de anladin ki yapayalniziz..
Bulusmamiz yasak..gorusmemiz uzak
Devrilmis kadehler gibi, donuyor basimiz..Neylersin..


Ah guzelim, incinmis bir sesi vardir yagmurun
Yanaklarina vurdugunda hissedersin..
Ve bir veda sozcugu, saclarina
Titreyen bir opucukle dokundugunda
Bu ani dondurmaya yetmez nefesin
Bir film sahnesi gibi akar gider ayrilik..Neylersin..


Biz zaten hicbir romanda
Kendi hayatimiza rastlamadik
Butun sarkilar bizi yanlis anlatmisti
Ve butun bulmacalar yarim birakilmisti..
Tenha sokaklarda usuyup durdu sirtimiz
Oysa tuttugumuz baliklari bile
Yeniden denize bagislamistik
Biz hayata dair hicbir yanlis yapmamistik..Neylersin..


Biz bu sonucu haketmedik, hayir, etmedik
Omrumuz bu talana layik degildi..
Bazen aci vurdu, bazen de yagmur
Hic gulmedi yuzumuz, hic buyumedi gulumuz
Bizi yalnizca aksamlar kucakladi, biliyorsun
Sabaha cikmayan bir yoldu yurudugumuz..


Bir gun bu oykunun sonuna gelince
Ansizin desemki; hoscakal canim..
Unutursun, mecburen unutursun..
Yildizlar soner, bu ask da biter
Bazi gun hatirlayinca, sessizce aglariz..Neylesin..


Ah bebegim ah..Kekremsi bir tadi vardir gozyasinin
Dudaklarina sizinca farkedersin
Icindeki vurgun asklar mezarliginda
Ayrilik olumden uste yazilinca
Gideni durdurmaya yetismez sesin
Bir inme gii dolanir bedeninde pismanliklar..Neylersin..


Biz zaten hicbir sinemaya tam vaktinde yetisemedik
Butun vapurlar bizden once kalkmisti
Ve butun biletler biz gelmeden satilmisti..
Bosuna telaslarda yorduk gunlerimizi..
Oysa Nuh'un gemisinde bile bize yer kalmamisti
Ve hicbir mutluluga adimiz kaydolmamist..Neylersin..


Biz bu aski surduremezdik, inan surduremezdik
Kalbimiz vu heyecana musait degildi..
Bize hep acilar kaldi, bize hep yagmur
Unutmasan bile artik unutur gibi yapacaksin..
Ve burusturup burusturup attigim kagilarda
Hic bitiremedigim bir siir olarak kalacaksin...

YUSUF HAYALOGLU

BornSuspect
15 02 2003, 18:00
VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BIZI!
Dag gibi, karayagiz birer delikanliydik.Babamiz,sirtinda yuk tasiyarak getirirdi asimizi,ekmegimizi
Arabalar siril siril isiklariyla caddelerden gecerken bizler bir mum isiginda bitirdik kitaplarimizi.Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yuregini yuregimizde yasiyarak katildik o buyuk kavgaya.


Ecelsiz oldurulduk.Dovulduk, vurulduk, asildik.


VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BIZI...


Yoksullugun bukemedigi bileklerimize celik kelepceler takildi. Iskence hucrelerinde sabahladik kac kez.Isteseydik, diplomalarimiz, mor binlikler getiren senetler gibi kullanirdik. Mimardik, muhendistik, doktorduk, avukattik.Yazlik kislik katlarimiz, arabalarimiz olurdu. Yuregimiz , isciyle birlikte atti. Yasamimizin en guzel yillarini, birer taze cicek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep.


OLDURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI.


Olumcul hastaydik. Bagirsaklarimiz dugumlenmisti. Hipokrat yemin etmis doktor kimlikli iskencecilerin elinde oldurulduk acinmaksizin.Gelinkilerimizin utusu bozulmamisti daha. Cezaevlerine kilitlenmis kocalarimizin taptaze duyularina, birer mezar tasi gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu.


GOZ GORE GORE OLDURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI


Kanserdik. Olum, her gun bir sinsi yilan gibi dolasiyordu derilerimizde. Uydurma davalarla kapattilar hucrelere. Hastaydik. Yurt disina gitseydik kurtulurduk belki.Bir bucuk yasinda kizlarimizi oksuz birakamazdik. Once kolumuzu, omuz basindan keserek yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak firlattik attik onlerine. Sonra da otuz iki yasinda birakip gittik bu dunyayi, ecelsiz


OLDURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI....


Giresun'daki yoksul koyluler, sizin icin olduk. Ege'deki tutun iscileri, sizin icin olduk. Dogu'daki topraksiz koyluler, sizin icin olduk. Istanbul'daki Ankara'daki isciler sizin icin olduk.Adana'da paramparca elleriyle, ak pamuk toplayan isciler, sizin icin olduk.


VURULDUK, ASILDIK, OLDURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI...


Bagimsizlik MUSTAFA KEMAL'DEN armagandi bize. Emperyalizmin ahtapot kollarina teslim edilen ulkemizin bagimsizligi icin kan doktuk sokaklara. Mezar taslarimiza basa basa, devleti yonetenler, gizli emirlerle baslarimizi ezmek, kanlarimizi emmek istediler. Amerikan usleri kaldirilsin dedik, sokak ortasinda sorgusuz sualsiz vurdular.


YIRMI IKI YASINDAYDIK OLDURULDUGUMUZDE EY HALKIM, UNUTMA BIZI...


Yabanci petrol sirketlerine karsi devletimizi savunduk, kominist dediler. Ulkemiz bagimsiz degil dedik, kelepceyle geldiler ustumuze. Kurtulus Savasinda emperyalizme karsi dalgalandirdigimiz bayragimizi daha da dik tutabilmekti butun cabamiz. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler


VURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI...


Henuz cocuklugumuzu bile yasamamistik. Bir kadin eline degmemisti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile alamamistik daha. Bir gece sabaha karsi, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarimizla cikarildik idam sehpalarina. HERKES TANIKTIR KI KORKMADIK. ICIMIZ TITREMEDI HIC. MEZAR TOPRAGI GIBI TAPTAZE, MEZAR TASI GIBI DIMDIK BOYNUMUZU UZATTIK YAGLI KEMENTLERE...


ASILDIK EY HALKIM, UNUTMA BIZI.......


Bizi oldurenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasinda vuranlar, agabey8imiz, babamiz yaslarindaydilar.Ya bu duzenin kirli carklarina ortak olmuslardi, ya da susmuslardi butun olup bitenlere. Ofkelerini bir gun bile karsisindakilere bagirmamis insanlarin gozleri onunde oldurulduk. Hukuk adina, ozgurluk adina, demokrasi adina. Bati uygarligi adina, bizleri bir safak vakti ipe cektiler.


KORKMADAN OLDUK EY HALKIM, UNUTMA BIZI...


Bir gun mezarlarimizda guller acacak ey halkim, unutma bizi..!BIR GUN SESIMIZ , HEPINIZIN KULAKLARINDA YANKILANACAK EY HALKIM, UNUTMA BIZI.


OZGURLUGE ADANMIS BIR TOP CICEK GIBIYIZ SIMDI, HEP BIRLIKTEYIZ, EY HALKIM, UNUTMAZ BIZI , UNUTMA BIZI , UNUTMA BIZI,

UGUR MUMCU

Godless Commie
15 02 2003, 18:00
Sirilsiklam bir gokyuzu cikti aglardan
Masmavi butun balikcilar..

Can Yucel
.

Godless Commie
15 02 2003, 18:00
.


macaristana motorla gidiyoruz
cenemde ucgen sakal
aklimda su soru
ben olmasaydim yine de severmiydin beni?

ay dogmakta
bir yaz aksami yanilsamasi
saclarim upuzun ruzgarda, diyossun bas gaza
bu tatile ihtiyacim var


Enis Akin

Godless Commie
15 02 2003, 18:00
Hic de oyle olaganustu olmadi,
beklenilenin aksine...
Ne gokler yirtildi,
Ne borazanli melekler tanyerinden gectiler,
Ne de
Can sesleriyle mesaleler sacildi gokyuzune..

Yine dunku gunesi isitip surduler
aksamdan kalma dunyanin ustune.
.

Godless Commie
15 02 2003, 18:00
Yasamak istiyorum
Yasamayi, bu sogumus cehennemde
Olu bir dost gibi icim titreyerek dusunmek degil sade,
Yasamayi yasamak istiyorum.


Can Yucel
.

Godless Commie
15 02 2003, 18:00
Yine de masumdu ruzgar


Bir,
yer vardi,
Bir gok,
Bir deniz..

Bir de
ikisi,
yapayalniz...

Issiz kumsalda,
iki
kucuk noktaydilar

Ve
cirilciplak bir aksam ruzgariydi,
denizden esen.


.

dark blue
16 02 2003, 18:00
Suçlama Beni

Suçlama beni
Böyle bırakıp
Gidiyorum diye
Bağrımı yakan
Bir yaradır
Bu ayrılık şimdi

Bil ki kanımdadır
Sevişmelerin yangını
Öylece girerken
Gecenin bağrına
Taşıyorum sımsıcak gülümseyişini

Yaşanan günler
Hayatı oyarak
Gedikler açıyor
Durulur mu artık
Durgun sularda
Bekleyerek seheri

Talan ediliyor
Bahar ve aşk
Öyle bir soyun ki
Duracak gibi değil
Vurmazsak eğer
Kendimizi yola

Yaşamak zorunlu
Kurtarılırsa eğer
Bahar ve aşk
Ve simdi hayat
Acı yeşil
Bir kader renginde

Hayatın ve sevincin
Kaderinin altettiği yer
Kavganın ortasıdır
Ki umudun çiçeklenişi
Aşkın
Yengisidir bu

Söylenecek bütün sözler
Sevincin ve sevdanın
Savunulmasına dairdir
Ve şimdi onlar
Yaralarını saracak
Birilerini beklemektedirler

Ey anısıyla
Kalbimi yakan
Kederlenme hemen
Ve suçlama beni
Böyle bırakıp
Gidiyorum diye

Ahmet Telli

dark blue
19 02 2003, 18:00
Bir gece ansızın gelebilirim

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğunu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyacaniyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.


Ümit Yaşar Oğuzcan

rahmetli Kemal Sunal aklima geliyor bu siirde.

Godless Commie
19 02 2003, 18:00
The gunner's dream
.
.
.
.
.
.

Floating down through the clouds

Memories come rushing up to meet me now.

In the space between the heavens

and in the corner of some foreign field

I had a dream.

I had a dream.

Good-bye Max.

Good-bye Ma.

After the service, walking slowly to the car

And the silver in her hair shines in the cold November air

You hear the tolling bell

And touch the silk in your lapel

And as the tear drops rise to meet the comfort of the band

You take her frail hand

And hold on to the dream.

A place to stay

Oi! A real one ...

Enough to eat

Somewhere old heroes shuffle safely down the street

Where you can speak out loud

About your doubts and fears

And what's more no-one ever disappears

You never hear their standard issue kicking in your door.

You can relax on both sides of the tracks

And maniacs don't blow holes in bandsmen by remote control

And everyone has recourse to the law

And no-one kills the children anymore.

And no one kills the children anymore.
Night after night

Going round and round my brain

His dream is driving me insane.

In the corner of some foreign field

The gunner sleeps tonight.

What's done is done.

We cannot just write off his final scene.

Take heed of his dream.

Take heed.


(Roger Waters)

Godless Commie
19 02 2003, 18:00
Your Possible Pasts


They flutter behind you your possible pasts,
Some brighteyed and crazy, some frightened and lost.
A warning to anyone still in command
Of their possible future, to take care.
In derelict sidings the poppies entwine
With cattle trucks lying in wait for the next time.

Do you remember me? How we used to be?
Do you think we shoud be closer?

She stood in the doorway, the ghost of a smile
Haunting her face like a cheap hotel sign.
Her cold eyes imploring the men in their macs
For the gold in their bags or the knives in their backs.
Stepping up boldly one put out his hand.
He said, I was just a child then, now I'm only a man.

Do you remember me? How we used to be?
Do you think we should be closer?

By the cold and religious we were taken in hand
Shown how to feel good and told to feel bad.
Tongue tied and terrified we learned how to pray
Now our feelings run deep and cold as the clay.
And strung out behind us the banners and flags
Of our possible pasts lie in tatters and rags.

Do you remember me? How we used to be?
Do you think we should be closer?


(Roger Waters)

Godless Commie
19 02 2003, 18:00
ONLAR

Onlar ki toprakta karinca,
suda balik,
havada kus kadar
cokturlar;

korkak,
cesur,
cahil
hakim
ve cocukturlar

ve kahreden
yaratan ki onlardir,
destanimizda yalniz onlarin maceralari vardir.

Onlar ki uyup hainin igvasina
sancaklarini elden yere dusururler
ve dusmani meydanda koyup
kacarlar evlerine
ve onlar ki bir nice murtede hancer usururler
ve yesil bir agac gibi gulen
ve merasimsiz aglayan
ve ana avrat kufreden ki onlardir,
destanimizda yalniz onlarin maceralari vardir.

Demir,
komur
ve seker
ve kirmizi bakir
ve mensucat
ve sevda ve zulum ve hayat
ve bilcimle sanayi kollarinin
ve gokyuzu
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarinin,
surulmus topragin ve sehirlerin bahti
bir sabah vakti degismis olur,
bir safak vakti karanligin kenarindan
onlar agir ellerini topraga basip
dogrulduklari zaman.

En bilgin aynalara
en renkli sekilleri aksettiren onlardir.
Asirda onlar yendi, onlar yenildi.
Cok sozler edildi onlara dair
ve onlar icin:
zincirlerinden baska kaybedecek seyleri yoktur,
denildi.

Nazim Hikmet
[Kuvayi Milliye]

Godless Commie
19 02 2003, 18:00
Ve kadinlar,
bizim kadinlarimiz:
korkunc ve mubarek elleri,
ince, kucuk ceneleri, kocaman gozleriyle
anamiz, avradimiz, yarimiz
ve sanki hic yasamamis gibi olen
ve soframizdaki yeri
okuzumuzden sonra gelen
ve daglara kacirip ugrunda hapis yattigimiz
ve ekinde, tutunde, odunda ve pazardaki
ve karasabana kosulan
ve agillarda
isiltisinda yere sapli bicaklarin
oynak, agir kalcalari ve zilleriyle bizim olan
kadinlar,
bizim kadinlarimiz

Nazim Hikmet
[Kuvayi Milliye]

X_X
19 02 2003, 18:00
Noktalarda duracak kadar dengeliyim
Dar dunyada diken ustu duruslar

Dogrularim ki tutundugum kuru dal
Donussuz hatalardan ogrendigim yanlislar

Yuzumde bir parca aydinlik bazen
Umutsuz geceler biter birden isiyislar

Evler sarkilar asklar arkadaslar birakip gittim
Her mevsim giden kuslar gelen kuslar

Her insanin rakibi yalnizca kendisiymis
Kopek yarisi dunya seyirciler alkislar

Kara degirmenler gordum kararip kalmislardi
Ogutmeyen ogunurmus icin icin curuyen taslar

Kendime baktim, baktim ki herkes orda
Habil Kabil dunyaya dagilmis kardesler

Agzimda baharat tadi dolasip durdum sehirleri
Aslolan yolmus yanilmak icinmis butun varislar.

M.Temizyurek

X_X
19 02 2003, 18:00
ve boylece mucizeler
siradanlasiyor hayatimizda
omrumuz uzun bir zikir ayini.

Biz yine siginalim kuytularimiza
Hesabi tutmayan cerciler gibiyiz
Beklemeyi cikar, geriye gitmek kaliyor
Kederi cikar, kalan sevinc degil
Aciyi cikar, asktan eser yok
Sevmenin darasi sevilmek degil.

X_X
19 02 2003, 18:00
Buyuk asklar yolculuklarla baslar
ve seruvenciler duser bu yollara ancak
Onlar ki dunyanin son umudu
soylari tukenen birer cilgindirlar

Ne bir adresleri vardi onlarin yeryuzunde
ne de asktan baska bir siginaklari
Ama yasarlar dunyanin dort bir yaninda
olumle alay ederler sanki

Nerde beklenirlerse oradaydilar
bir kez bile gecikmediler omur boyu
Neydi onlari oradan oraya
savurup duran sey

Onlari daima yalniz kilan
neydi bu yasam denilen gurultude.

Ahmet Telli

BornSuspect
20 02 2003, 18:00
GENCLERE YALAN SOYLEMEK YANLISTIR

Genclere yalan soylemek yanlistir.
Yalanlarin dogru oldugunu gostermek yanlistir.
Tanri'nin gokyuzunde oldugunu, ve yeryuzunde
Islerin yolunda gittigini soylemek yanlistir.
Gencler anlar ne demek istediginizi. Gencler halktir.
Gucluklerin sayisiz oldugunu soyleyin onlara,
yalniz gelecek gunleri degil, birakin da
yasadiklari gunleri de acikca gorsunler.
Engeller vardir deyin, kotulukler vardir.
Varsa var, ne yapalim. Mutlu olamazlar ki
degerini bilmeyenler mutlulugun.
Rastladiginiz kusurlari bagislamayin,
tekrarlanir sonra, cogalirlar,
ve ilerde cocuklarimiz, ogrencilerimiz
bagisladik diye o kusurlari, bizi bagislamazlar.


YEVTUSENKO

X_X
20 02 2003, 18:00
Gozyaslari nereye Akar

Oturduk gunbatimina karsi
Urperiyor masamizda sessizlik
Gogsumuzden damliyor sevginin teri
Kuslar geciyor basimizin ustunden
Hikaye bilindigi gibi degil
Ne topraktadir olu, ne gokyuzunde
Olu, ikimizin yuzunde
... Ve kendi kulunu yakiyor aci

Oturduk gunbatimina karsi
Cay ve ruzgar iciyoruz.

Godless Commie
25 02 2003, 18:00
ISTANBUL
Salkim salkim tan yelleri estiginde
Mavi patiskalari yirtan gemilerinle
Uzaktan seni düsünürüm istanbul
Binbir direkli Halicinde aksam
Adalarinda bahar
Süleymaniyende günes
Hey sen güzelsin kavgamizin sehri
Ve uzaklardan seni düsündügüm bugünlerde
Bakislarimda aksam karanligin
Kulaklarimda sesin istanbul
Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düsündügüm bugünlerde
Sen simdi haramilerin elindesin istanbul
Plajlarinda karaborsacilar
Yagli gövdelerini kuma sermistir.
Kürtajli genç kizlar cilve yapar karsilarinda
Balikpazarinda depoya kaçirilan fasulyanin
Meyvesini birlikte devsirirler
Sen simdi haramilerin elindesin istanbul
Et tereyagi seker
Padisahin üç ogludur kenar mahallelerinde
Yumurta masaliyla büyütülür çocuklarin
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kollarin ardindan baglandi
Kesildi yolbaslarin
Haramilerin gayrisina yasamak yok
Almis dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak agasi
Onlarin kemik yalayan dostlari
Onlarin sazi cazi villasi doktoru disçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin isçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sirtindan geçistirilir
ipek siltelerin istakozlarin
ve ahmak selameti için
Hakkinda idam hükümleri verilir
Haktan bahseden namuslu insanlari
Yagmurlu bir mart aksami topladilar
Karanlik mahzenlerinde sehrin
Cellatlara gün dogdu
Kardeslerin acisiyla yanan bir çift gözün vardir
Bir kalem yazin vardir
Dudaklarini yakan bir çift sözün vardir
Söylenmez
Haramiler kesmis sokak baslarini
Polisin kirbaci celladin ipi spikerin çenesi baski makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaslar saklidir mahzenlerinde
Bosuna çekilmedi bunca acilar istanbul
Bulutlarin ardinda damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaslar çikti karsima
Dindi sakalarimin agrisi
Bir kadin yoldas tanirdim
Bir kardes karisi
Hasta cigerlerini tasidigi çelimsiz kemikli omuzlari
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildigi gün haramilerin sarayinda
Gebeligin dokuzuncu ayinda
Aç kurtlarin varoslara saldirdigi
Tipili bir gece yarisi
Sirtinda çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbes kiloluk sirrimizi
Zafer kanli zafer kipkirmizi
Bosuna çekilmedi bunca acilar istanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarinla köprülerinle kulelerinle meydanlarinla
Mavi denizlerine yaslanmis
Beyaz tahta masali kahvelerinle bekle
Ve bir kurusa Yenihayat satan
Tophanenin karanlik sokaklarinda
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarinla bekle bizi
Bekle zafer sarkilariyla caddelerinden geçisimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarimiz
Haramilerin saltanitini yiksin
Bekle o günler gelsin istanbul bekle
Sen bize layiksin

*ILYADA*
27 02 2003, 18:00
Merhaba Arkadaşlar,

Bu foldere hepimiz şiirler yazıyoruz. Yalnız okunup okunmadığından emin değilim. Çünkü hiç kimse yorum vermiyor. Sizlere bir öneride bulunacağım; yazılan bir şiir hakkında yorumlarınızı da yazabilir misiniz? Yani sadece şiir defterine dönüşmesin bu folder. Sonuçta şiiri seven insanlar olarak burada bir aradayız. Ama birbirimizle muhatap olmuyoruz malesef... Duygusal ve şiiri seven insanların yapacağı muhabbeti bir düşünsenize... :)

Sevgiyle kalın...

X_X
27 02 2003, 18:00
SOLUK SOLUĞA-2

Büyük aşklar yolculuklarla başlar
ve serüvenciler düşer bu yollara ancak

Onlar ki dünyanın son umudu
soyları tükenen birer çılgındırlar

Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
Ölümle alay ederler sanki

Nerde beklenirse ordaydılar
bir kez bile gecikmediler ömür boyu

Neydi onları ordan oraya
savurup duran şey

Onları daima yalnız kılan
neydi bu yaşam denilen gürültüde

Her dilden bir adları vardı onların
ama hiçbir ülkenin kimliğini taşımadılar

Sarışındılar belki de esmer
yani birçok yüzün bileşkesi

Ne altın arayıcısıydılar
ne de aylak bir gezgin

Vurulup düşseler de her kuşatmada
serüvencidir onlar ve hiç ölmezler

Ki onlar hep yalnızdır ve her nasılsa
Bulurlar heder olmanın bir yolunu

Onlar ki bu dünyada
kahraman olmaya mahkumdurlar

Sislenen anılar kaldı bize onlardan
renkleri bozulup duran solgun anılar

Nasıl yazmalı ki silinip gitmesin
bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

Bileği güçlü ve gözüpek avcılar mıydı
onları kuşatıp yeryüzü cennetinden atan

Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi
vurulup düştükçe ışığını karartan

O serüvenlerin günlüğü tutulmadı
yazılmadı o insanların destan şiiri

Parça parça ettirilseler bir kartala
(ki sanırım böyle oldu sonları)

Fışkırır yüreklerinden
başarısız ihtilallerin yangınları



Ahmet TELLİ

Aminita-muscaria
12 03 2003, 18:00
YETMI?S¸ MI?LYON ULUSCA
TEK VÜCUT OLMALIYIZ
Soruyorum sizlere, Osmanlıdır aslımız
Ta ezelden beridir, Bayrak rengi kanımız
Bir karıs¸ toprak için, s¸ehit oldu Atamız
Erdog?an Bas¸bakandır, düzlüg?e çıkmalıyız
Yetmis¸ milyon ulusca, tek vücut olmalıyız
***
Güney, Dog?u, Batı'sı, Türkiye'dir burası
Kuzey Karadeniz'se, memleketin yarısı
Hele hele Akdeniz, okyanuslar alası
Burası Türkiye'dir, bunu herkes bilmeli
Yunanı Ermenisi, diz çöküp eg?ilmeli
***
Kıbrıs bizim canımız, binlerce s¸ehit verdik
Kadın erkek, yas¸lısı, ayaktayız bak dimdik
Soysuz kefereleri, tek tek dize getirdik
Irak savas¸ı bizce, hudutları korumak
Maksadımız barıs¸tır, savas¸a engel olmak
***
Lahey'de toplanılıp, kararlar alınıyor
Kıbrıs'taki Türkler'se, is¸galci sayılıyor
Gavur og?lu gavurlar, köpek gibi uluyor
Türk ordusu sabırlı, laf etmeyin bizlere
Vallahi bu gök kubbe, zından olur sizlere

------------------------------------------------------------------------
Nuri Sabirsiz

BornSuspect
18 03 2003, 18:00
ben sadece yorum yapacagim, su 70 milyon tek vucut olmaliyiz siirini yazan kimse, cok salak dizeler kullanmis, siiri bir daha elden gecirmek lazim.

sovalye
20 03 2003, 18:00
Bir katkida benden olsun istedim:

TOPHANEDE GUNBATIMI
Bursa`da gunes batiyor,
Sen doguyorsun gozbebeklerimde...
Once bulut sonra yagmur oluyorsun,
Simdi, sebnemsin kirpikleririmde...

2000. Bursa.

yankeemert
29 05 2003, 17:00
sen kacan urkek bir ceylansin dagda
ben pesine du$mus bir canavarim
istersen dunyayi cagir imdada
bir tek sen varsin
bir de ben varim.

N.F.K

yankeemert
29 05 2003, 17:00
BANA DUSMEZ CAN VERMEK YUMUSAK BIR KUCAKTA
BEN BU KADIRIMLARIM EMZIRDIGI COCUGUM
AMAN SABAH OLMASIN BU KARANLIK SOKAKTA
BU KARANLIK SOKAKTA BITMESIN YOLCULUGUM
.
N.F.K

Godless Commie
29 05 2003, 17:00
Tesekkurler Gabriel..
O satirlar, Vedat Turkali'ye ait..

gabriel
29 05 2003, 17:00
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak agasi
Onlarin kemik yalayan dostlari
Onlarin sazi cazi villasi doktoru disçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin isçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sirtindan geçistirilir
ipek siltelerin istakozlarin
ve ahmak selameti için
Hakkinda idam hükümleri verilir
Haktan bahseden namuslu insanlari
Yagmurlu bir mart aksami topladilar
....
bu satirlar kimindir...sizemi ait...muazzam...Istanbul un son yillardaki pis gorunumu olaganustu anlatimi..saygilar efemdim..cok guzel..cok...

gabriel
30 05 2003, 17:00
'ben aski bir üveyikten satin aldim,yasim onalti
o zamanlar bakir rengindeydi daglar
daha sivan düsmemisti bögrüme
daha deli deli esmemisti ruzigar
kalbim aciya düsmemisti
sanirdim bütün irmaklardan kosacaktim
halayda delikanli basi olacaktim
biyiklarim yeni terlemisti

gurbeti
ismail dayimin gönderdigi
kuru üzüm ve fistik'nan
bir de istanbul fotograflarindan tanimistim

hey deli yanim!
türkülerim ince gül dalim
gönül közüm
verdigim sözüm
ne zaman duman olsa
munzur'un doruklarinda kalirdi gözüm
aradabir durup firat'a bakisim
ve yanimdan ayirmadigim
bir üveyikten satin aldigim askim

yani ahretlik gülüyordum
istanbulu fotograftan
vurgunu üveyikten biliyordum

bir zemheri aksaminda
oturtup tandirin karsisinda babam
ogul yürü, dedi
yürüdüm
topak oldu babam,acidan yundu gözleri
yaliniz bir 'ah'etti anam
sessizce irmaga düstü sözleri

yürüdüm
terleyen biyiklarim
sahin bakisim
ve yildizli gecelerimden birinde canim
üveyikten satin aldigim halis askim
geride kaldi

ormanlar gördüm
agaçlar gördüm
dallarinda adamlar asiliydi
ipince fidanlar
ipil ipil kan sizardi dudaklarindan
baykuslar
gecenin koyukatmer al basmasi karanligina karsi
nasil da gülüyorlar
nasil da gülüyorlardi

hani benim yildizim
hani sehla bakisim
hani sazim
ve halis askim

daglardan geliyorum ben
firatin dogdugu yerden
gönle aktigi yerden
serin göze basindan
soguk bulgur asindan
daglardan geliyorum ben
askin dogdugu yerden hey!
yusuf'un kuyusundan eyyub'un sabrindan geliyorum
etmeyin elemeyin
ben istanbulu fotograftan
vurgunu üveyikten belliyorum

hani benim yildizim
hani sehla bakisim
hani sazim
ve bir üveyikten satin aldigim
halis askim

hey anam
ne aynam ne taragim ne sedef çakim
ne tesbihim ne mintanim
bir han odasinda
aksam alacasi degip geçerken bögrüme
yavasça önüme düstü alinyazim

kim tutar kaldirir basimi yerden
kim dinler türkülerimi bozlagimi sazimi
bir duan olaydi ah, yanibasimda
iki çift lafin
bir tas ayranin
bir dag solugun
entarine yapismis kalmis bir yayla çimenin
bir tesbih böcegin
bir avuç topragin
bir küçük tasin
bir tel saçin alyazmanin altindan

hey anam
aksam indi kirildi sazim
istanbulda
haramiler sokaginda
bir han odasinda
yavasça önüme düstü alinyazim

hani benim yildizim
hani sehla bakisim
hani daglara verdigim askim

aksam dedigim ana
istanbulda ay karanlik yürek pustur
bir de hikayesi var
kanadi kirik martidan dinledigim:
çok önceden
zebaniler yakip geçerken sehri
üç damla baldiran zehri
üç damla hiyanet dökmüsler mavi denize
üç martiyi bogmuslar
herseyi gördüler diye

aksam dedigim
dam araliklarindan
han bacalarindan kaçip giden günesin
vurmasi degil mi taa daglara, daglarima
degil mi ana

yani aksam dedigim
isli han odasinda
bir ben
bir viransehirli yakup
bir de çaykarali musa
üç bardak çay hatrina
üç gurbet türküsü degil mi uçurdugumuz
üç damla baldiran zehri degil mi ana
aksam dedigim

buradan
bu halis askimi
bir han kirasina sattigim hovarda istanbuldan
aranan bütün overlokçular siraütücüler adina
budur havadisim
hatirladigin
ne bulgur tadi
ne bir çiçek
ne bir isim
ben gündüzleri müslüm gürses dinlemeye
geceleri han odasinda
alinyazimi görmeye hüküm giymisim

yine de ana
ana yine de
öperim gözlerinden
daglarimin
çimenimin
ve kanayan gençligimin
öperim hepsinin tekmil gözlerinden
biyiklari yeni terleyen gençligimin adina

ana
can ana
yaran ana
oyy ana
hani benim yildizim
hani sehla bakisim
hani sazim
bir üveyikten satin aldigim halis askim

ben aski bir üveyikten satin aldim,yasim onalti
o zamanlar bakir rengindeydi daglar
daha sivan düsmemisti bögrüme
daha deli deli esmemisti ruzigar
kalbim aciya düsmemisti
sanirdim bütün irmaklardan kosacaktim
halayda delikanli basi olacaktim
biyiklarim yeni terlemisti......'

'Kapisini çaldigim tokmak, üzerine oturdugum sedir yok

Kapiyi çaliyorum, büyükannem otomatige basiyor ve açiyor. Tuhaf geliyor bana büyükanneme gittigimde kapisinin zilini çalmak? Neden der gibi oldugunuzu duyuyorum, yemek tariflerine geçmeden anlatayim size.

Dedem ve büyükannem Istanbul´da bir ev sahibi olmaya karar verirler ve Sisli semtinde satin alacaklari evi aramaya baslarlar yil 1970. Artik kendilerine ait bir evleri olacaktir ya pek mutludurlar. Günler boyu dolastiktan sonra Kurtulus´ta ahsap bir evi almaya karar verirler. Bu ev dört katli, büyük bahçeli, balkonlu, agaçlar içinde kocaman ahsap bir Rum evidir. Bir süre eski kiraci Hristo´nun tasinmasi için beklerler. Hristo bir denizcidir, bir kaptan. Neyse Hristo birkaç hafta sonra evden ayrilir, bizimkiler artik eve yerlesmeye baslarlar.

Birkaç yil sonra dünyaya gelmisim, onlarin ikinci torunuyum. Tam on on iki torunlari var. O kocaman ahsap evde geçti çocuklugumun en güzel yillari, büyükanneme gittigimde dünyanin en mutlu insani olurdum. Arnavutkaldirimli yolda kosarak, merdivenleri tirmanir ve büyükannemin tahta evinin kapisinda bulunan tokmagi hizla vururdum. Içerden bagirirdi geliyorum diye.

Unutmadan kapinin anahtari kirk santim kadar ve demirdendi. Arkadaki bahçeye yalniz basima çikmam yasakti çünkü arkada büyükçe bir kuyu vardi. O kuyu benim kabusumdu bir de küçücük pencere diger ahsap binaya ait.

O küçücük pencereden ve kuyudan inanilmaz korkardim. Yillar sonra büyük bir yangin çikti, yandaki tahta binada bir tüp patlamis ve neredeyse evin tamami yanmisti. Çikan yangindan büyükannemin evi ise az hasarla kurtuldu.

O yanginla birlikte birçok sey degismeye baslayacakti, büyükannem artik bu evin bir mütahide verilmesini istiyordu. Dedem bir türlü ikna olmuyordu bu onuda. Sonunda büyük bir kar yagdi yanilmiyorsam 1985 yiliydi evin dami korkunç bir sesle çöktü. O gün karar verilmisti artik ev yikilmali ve yerine güzel, kocaman bir apartman dikilmeliydi.

O ev artik yok, Arnavut kaldirimlari da tabii. Bana korku veren o küçücük cam ve kuyu da yok. Kapisini çaldigim tokmak, üzerine oturdugum sedir yok.

Tastan büyük bir firini vardi büyükannemin içinde ates yakip etli ekmek pisirirdigi, artik o da yok. Tahta merdivenler, agaçlar, hanimeliler yok...

***
Büyükannem beni görünce çok sevindi ve seni haylaz yine yemek tarifi için mi geldin dedi, güldüm...
Bugün size Herrisa isimli bir yemegi ve Khavidz tatlisini tarif edecegiz büyükannemle birlikte.

Herrisa´yi hazirlamak için bize gerekli olanlar, 300 gr dövme asurelik bugday, 100 gr nohut, 750 gr kemikli koyun eti, bes bardak su, 6 yemek kasigi margarin, 3 tatli kasigi tuz, yarim tatli kasigi karabiber ve bir tatli kasigi kirmizi biber.

Dövme bugday ve nohut bol su ile yikadiktan sonra, bir gece önceden islatin. Tencerenin dibine eti yerlestirdikten sonra üzerine bugday ve nohutu koyun. Dört su bardagi su, iki yemek kasigi yag, tuz ve karabiber ekleyin. Yemegi yetmis bes dakika kadar pisirdikten sonra, kemikleri etlerden ayirin bu arada bugdayin iyice ezilmis olmasina dikkat edin. Herissa´yi servise sunmak için ayri bir tavada yag ve kirmizi biberi karistirin, karisimi yemegin üzerine dökerek servis yapin.

Khavidz için gerekli olanlar ise üç çorba kasigi un, 125 gram tereyagi, bir su bardagi toz seker ve bir litre süt.

Un bakir tencerede kuru olarak kavrulur. Pembelesen una seker kattiktan sonra karistirin ve yag ilave ederek karistirmaya devam edin. Sütü azar azar ilave edin. Bu arada topak olusturmamasina dikkat edin.

***

Anna hanim pek mutlu yani benim büyükannem. Israrla soruyor açmisin diye, mutlaka yemek yemeliyim, israr ediyor, çok zayif görüyormus beni. Bir deri bir kemik kalmissin, rengin sararmis kendine iyi bakmiyor musun diye soruyor. Anna yaya iyiyim birseyim yok, sadece kiloma dikkat etmeye çalisiyorum hepsi o kadar diyorum. Israr üzerine israr dayanamayip meyve yiyorum. Büyükannem tam bir meyve hastasi. Her mevsim evinde kavun ve karpuzu bulmak mümkün. Aylardan aralik olunca büyükanneme telefon etmem yeterli sadece on dakika sonra kavun tabagimin içinde oluyor. Bir önceki gün beni zayif gördügünden, evden çikmadan bana yetismek için kocaman bir kek pisirip sabahin yedisinde kapiyi çaliyor. Uyandigimda mutfakta kocaman bir portakalli kek, inanilmaz seviniyorum...

***
O sokak, o güzel komsular yok artik. O güzel tahta binanin yerinde simdi kocaman sekiz katli mozaikli bir bina yükseliyor. Musluklarindan sicak sular akan yüz metrekarelik bir daire.

Evin yikilmasindan birkaç yil sonra teyzelerimden biri Almanya´ya göç etti, dayim zaten otuz yildir orada yasiyor. Dedemi sorarsaniz Kirkor bey bu tas yapiya bir türlü alisamadi. Çünkü arkasinda rakilar içip torunlariyla oynadigi hanimelili, ceviz agaçli güzel evi yok. Evin yikilmasindan alti ay
sonra kalp krizi geçirdi... Artik raki içmiyor, içmek de hiç istemiyor zaten.

Arasira büyükanneme diyor ki, keske evi yiktirmasaydik, burada boguluyorum. Haklisin dede bende boguluyorum ve inan bir türlü alisamiyorum... Tahta bina yikilirken, bir tarih yok oluyordu. Yok olan çocuklugumdu.

Aslinda yok olan Arnavutlu kaldirimli tas sokaklardaki genç kadin Istanbul´du.

--------------------------------------------------------------------------------
Anatolya - 26 Mayis 2003, Pazartesi

Leysen
30 05 2003, 17:00
Şiir ve yazın çok harika Gabriel. Mutlaka roman yazmalısın. O kadar güzel ve akıcı anlatmışsınki devam edecek derken bitiverdi.
Başarılarının devamını diliyorum.

yankeemert
31 05 2003, 17:00
Bir siiri hatirlatiyo yada bi yerlerden hatirliyorum,gabriel nedir bunun kaynagi?cok ama cok guzel,insani bunalimlara sokacak kadar,eline saglik

Godless Commie
31 05 2003, 17:00
Bosver Leysen, bunlar onemsiz detaylar.

gabriel
31 05 2003, 17:00
Tesekkur ederim sizlere..siir I.Sadri ye aittir.Yazi ise Hurriyet gazetesinde Agorada yayinlanmistir.Biz bi sekilde HAYATI TUTTURAMADIK...yanlis hatirlamiyorsam..Y.ERDOGAN'indi..yine de tam hatirlamiyorum ama soyleydi...
biz seni bekliyorduk ,otobus geldi....
otobusu beklerken sen....
Bilirsiniz iste...yanlizlik paylasilmaz , paylasilirsa yanlizlik olmaz..
Hayatimiz Cizdigim agaclara , cizdigim kuslar konardi...gibi gecti...
saygilar efendim

gabriel
31 05 2003, 17:00
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizans'tan
Yalan dolan yoktu gözlerde yalnızca ses
Verilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Başka bir aşk sipariş edildi yeniden
....
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa tüm vitamini kabuğunda mıydı
Yağmur şehre bir yağdı ben ağladım
...
Ben giderken en çok seni ***ürdüm
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcılar
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Kutsal kitabım da ziyan edilmiş sevgililer atlası
Bense sevmeyi beceremedim
Belki de sevilmeyi
...
....
Y.Erdogan..

New York'ta iki haftadir yagmur yagiyor..Gri bi hava..belki Istanbul'da boyledir..
saygilar sizlere

gabriel
31 05 2003, 17:00
verdigim rahatsizliktan dolayi ozur dilerim..
ama bu iyi bir hikaye...sebebi ne olursa olsun istenmeyen ama yasandiginda tadini sadece olayin kahramanlarinin bilebildigi bir yasak ask uzerine iyi bir hikaye....


Bir Küvet Hikayesi...


1

Süleyman'a karısı telefon etti:
— Konuşan ben,
ben, Fahire.
Tanımadın mı sesimden?
Demek çok bağırdım birdenbire.
Çığlık mı?
Belki...
Hayır,
çocuklar hasta değil.
Dinle beni:
İşini bırak da gel,
çabuk ol ama.
Telefonda anlatamam,
olmaz.
Daha kıyamet kadar vakit var akşama.
Saatlar, saatlar,
kıyamet kadar.
Sorma.
Dinle beni...
Hemen vapur bulamazsan
Üsküdar'a kayıkla geç.
Bir taksiye atla.
Paran yoksa
patrondan avans al.
Yolda hiçbir şey düşünme,
mümkün mertebe yalansız gelmeye çalış.
Yalan kuvvetliye söylenir
ben kuvvetsizim.
Alay etme kuzum.
Evet kar yağacak,
evet
hava güzel.
Koynuna girdiğim adam gibi
kocam gibi değil,
büyüğüm, akıllım,
babam gibi gel...


2

Geldi Süleyman,
Fahire, kocası Süleyman'a sordu:
— Doğru mu?
— Evet.
— Teşekkür ederim Süleyman.
Bak işte rahatladım.
Bak işte ağlamıyorum artık.
Nerde buluşuyordunuz?
— Bir otelde.
— Beyoğlu tarafında mı?
— Evet.
— Kaç defa?
— Ya üç, ya dört.
— Üç mü, dört mü?
— Bilmiyorum.
— Bunu hatırlamak bu kadar mı güç Süleyman?
— Bilmiyorum.
— Demek ki bir otel odasında.
Kim bilir çarşaflar nasıl kirliydi.
Bir İngiliz romanında okudum,
bu işlere yarayan otellerde
kırık küvetler varmış.
Sizinkinde de var mıydı Süleyman?
— Bilmiyorum.
— Hele düşün,
toz pembe çiçekli, kırık bir küvet?
— Evet.
— Hiç hediye verdin mi?
— Hayır.
— Çukulata, filân?
— Bir defa.
— Çok mu seviyordun?
— Sevmek mi?
Hayır...
— Başkaları da var mı Süleyman?
— Yok.
— Olmadı mı?
— Hayır.
— Bunu sevdin demek...
Başkaları da olsaydı
daha rahat ederdim...
Çok mu güzel yatıyordu?
— Hayır.
— Doğru söyle, bak ne kadar cesurum...
— Doğru söylüyorum...
— Zaten gösterdiler bana.
İnek gibi karı.
Belimden kalın bacakları...
Fakat zevk meselesi bu...
Bir sual daha, Süleyman:
Niçin?
— Bilmiyorum...

Karanlıkta pencerenin hizasında
karlı, ağır bir çam dalı.
Bir hayli zaman oldu
sofada asma saat on ikiyi çalalı.

3

Süleyman'ın karısı Fahire
şunları anlattı kocasına ertesi gün:
—... Dayanılmaz bir acı halindeydi
kendime karşı duyduğum merhamet,
ölmeye karar verdimdi, Süleyman...
Annem, çocuklarım ve en önde sen
bulacaktınız karda ayak izlerimi.
Bekçi, polisler, bir tahta merdiven
ve bir kadın ölüsü çıkaracaktınız
arka arsada bostan kuyusundan.
Kolay mı?
Gece bostan kuyusuna doğru yürümek,
sonra kenarına çıkıp durarak
baş aşağı atlamak karanlığına?

Fakat bulmadınızsa eğer
karda ayak izlerimi
sade korktuğumdan değil.
Bekçi, merdiven, polisler,
dedikodu, kepazelik,
aldatılmış bir zevcenin intiharı:
komik.
Niçin öldüğümü anlatmak müşkül.
Kime? Herkese, sana meselâ.
İnsan, ölmeye karar verirken bile
insanları düşünüyor...

Sen yatakta uyuyordun
yüzün rahat,
her zaman nasıl uyursan
ondan evvel ve o varken.

Dışarda kar yağmaya başladı.
Bir tek gecelikle çıkmak balkona:
Zatürree ertesi gün,
nümayişsiz ölüvermek.
Hayır,
hiç aklıma gelmedi nezle olmak ihtimali.

Yaktım sobamızı.
İyice ısınmak lâzım ilkönce.
Ciğer bir çay bardağı gibi çatlarmış.
Pencereye, kara bakıyorum:
«Eşini gaip eyleyen bir kuş
gibi kar
geçen eyyamı nev baharı arar...»
Babam bu şiiri çok severdi.
Sen beğenmezsin.
«Sağdan sola, soldan sağa lerzânı girizan...»

Lambayı söndürmeden balkona çıktım.
«... gibi kar
düşer düşer ağlar...»
Oturdum balkonda iskemleye.
Havada çıt yok.
Karanlık bembeyaz.
Uykudayım sanki.
Sanki çok sevdiğim bir insan
korkarak beni uyandırmaktan
yumuşacık dolaşıyor etrafımda.
Üşümüyordum.
Kederim duruluyor
berraklaşıyor.
Odanın camlı kapısından balkona vuran ışık
sıcak bir kumaş gibiydi üstünde dizlerimin.
Ben rehavetli bir mahzunluk içinde
acayip şeyler düşünüyordum:
Feneryolu'ndaki çınar
150 yaşındaymış.
Ömrü bir gün süren böcekler.
Gün gelecek
insanlar çok uzun
çok bahtiyar yaşayacaklar.
İnsanın yüreği ve kafası var...
İnsanın elleri...
İnsan?
Ne zamanki,
nerdeki,
hangi sınıftan?
Onların insanları,
bizim insanlarımız.
Ve her şeye rağmen
yeni bir dünya için yapılan kavga.
Sonra sen
ben
bir kırık küvet
ve benim
kendime karşı duyduğum merhamet...

Kar durdu.
Sökmek üzre şafak.
Utanarak
odaya döndüm.
O anda uyansaydın
sarılıp boynuna...
Uyanmadın.
Evet,
çok şükür nezle bile değilim.

Şimdi?
Zaman zaman hatırlayıp
zaman zaman unutacağım.
Yine yan yana yaşayacağız
beni sevdiğine emin olarak.

4

Altı ay kadar geçti aradan.
Bir gece karı koca denizden dönüyorlardı.
Gökte yıldızlar, ağaçlarda yaz meyveleri vardı.
Fahire birdenbire durdu
baktı muhabbetle kocasının gözlerine
ve suratına tükürür gibi bir tokat vurdu.

16.8.1940

Nazım Hikmet Ran

Leysen
31 05 2003, 17:00
Dün akşama kadar canım sütlü tatlı istedi. Tarifler nişasta ile, çıkıp almaya üşendim. Tavuk göğsü tarifim kaybolmuş. Adeta aşerdim akşama kadar. Sütlaç pişirsem geçen hafta çok yedik bıktık... Gece şair ruhlu arkadaşlar buraya... bir bakayım arkadaşlar neler yazmış. Şiirleri okudum hepside çok güzel...
Sonra Gabriel o siir bir harika idi devamı da galiba anıların. Allahım sana kurban olayım sabahtan beri sütlü tatlı arıyorum, kimseyede birşey söylemiyorum. Benim isteğim dua yerine geçmiş dille söylemediğim halde kalbimden geçenlere dahi cevap gönderiyorsun deyip şükrettim.

Sabah kalkar kalkmaz khavidz tarifini hemen hazırladım girip çıkıp yiyoruz çok nefis oldu.
Teşekkürler gabriel.

Eğer yazıda anlattığın gibi büyük annen varsa büyük annene ve diğer akrabalarına da Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin.

Leysen
31 05 2003, 17:00
Nayır n'olamaz Gabriel ben yazıyı senin yazın sanmıştım.Genede teşekkürler... :confused:

Leysen
31 05 2003, 17:00
Şaşkın asıksuratlıymış başka birşey deniyeyim bakalım... :eek: :)

Leysen
31 05 2003, 17:00
<< Şaşkın asıksuratlıymış başka birşey deniyeyim bakalım... :eek: :) ]]Sarı kafalardan bahsediyorum.. :) :o :cool: ilk defa deniyorumda hani yanlış anlaşılmasın...


Süleymanın karısı sonunda niye tokat attı onu anlayamadım... :) :cool: :confused:

Leysen
31 05 2003, 17:00
BU KAÇINCI BAHAR

Güneş gözünüzü ve gönlünüzü okşar...
Bahardır...
Mevsimlerin sabahıdır.
Sonbahar ki, ikindi; yaz, öğle sıcağıdır...
Kış; gece... Ve bahar... Bir güne başlar gibi...


Koca dünyanın kaçıncı günü,
kaçıncı çiçeklenişi ve renklenişidir?
Sağımdaki çocuk, solumdaki ihtiyar; söyleyin!
Zaman nedir?
Ben aranızda kaldım bu bahar da...

Bir güne başlar gibi... Hayata başlar gibi...

Ya geçen bahar?
Ve ondan önceki?
Daha önceki?

Sorular... Darağacında sallanan
İpin ucundaki yağlı ilmik! Zaman gibi...

Güneş gözümü ve gönlümü okşuyor şimdi...
Çiçekler sonra...
Ve açık yeşil taze yapraklar ağaçlarda...
Koca dünyanın macerasının
bilinmeyen bir yerinde... Ellerim ceplerimde...
Kendime bir şiir söylüyorum; çaresizliğimden...

Aşk...
Tutunup unutmak herşeyi...
Veya tutunup farkına varmak herşeyin,
bir bahar sabahı...

İstanbul'un fethini mi hatırlamalıyım Mayıs diye?
Sadece Mayıs'ta hatırladığım için mi
küsmeliyim kendime?
Halbuki, bir yanım kahpe Bizans;
Fatihini bekleyen...
Bir yanımda Genç Osman'ı boğuyor
gözü dönmüş uşaklar!
Ben, Şirin'ini arayan Ferhat kimi zaman...
Kimi zaman odun taşıyan Yunus'a hevesli...

Al işte bahar! Kaçıncı olduğunun ne önemi var?
Aşk gibi...
Ve ne olmak istersen; sahne hazır, dekor hazır.
Senaryo çok... Soru çok...

Sultan Mehmed, Ferhat'dan daha mı az aşık veya
Yunus'tan daha mı az derviş?
Halbuki surları yıkan Ferhat tarafıydı...
Mağluplara 'korkmayın' diyen tarafı Yunus...
Hepsi bir arada olunca 'Fatih' diyorlar adama...

Ve hiçbirşey olamadan, aşka tutunmak...
Kimim ben! Söyleyin...
Sağımdaki çocuk, solumdaki ihtiyar...
Aranızda kaldım.
Mehmed olmaya, Ferhad olmaya,
Yunus olmaya kaç baharım var?
Ve Fatih olmaya...


Bir güne başlar gibi...
Hayata başlar gibi...
Bir bahar sabahı. Hem de Mayıs...
Sultan Mehmed'in kabrinde... Ellerim açık...
Bir adam giriş kapısında
'Türbeye yardım' diye bağırıyor...
Hiçbirşey olamadım...
Ama... özür diliyorum...

MURAT BAŞARAN

Leysen
31 05 2003, 17:00
Birde Behçet Necatigilden kısa bir şiir.

AKŞAMLAR
SAVAŞ SONU

Güneş dağın ardına
Ateş kanıma düştü.

Gölgeler duvarlara
Elim yanıma düştü.

Secdelerdeymiş Allah
Bulmak alnıma düştü..

Bedbaht kulu teselli
Artık Tanrı'ma düştü...
B.NECATİGİL

Sserkan Gecim
02 06 2003, 17:00
Nazim Usta'nin en sevdigim siirlerinden birisi:

TAHIRLE ZUHRE MESELESI

Tahir olmak de ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil,
butun is Tahirle Zuhre olabilmekte
yani yurekte.

Mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbuna kesfe giderken
mesela denerken damarlarinda bir serumu
olmek ayip olur mu?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

Seversin dunyayi doludizgin
ama o bunu farkinda degildir
ayrilmak istemezsin dunyadan
ama o senden ayrilacak
yani sen elmayi seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
Yani Tahiri Zuhre sevmeseydi artik
yahut hic sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliginden?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

1949
Nazim Hikmet
Yatar Bursa Kalesinde 4

Sserkan Gecim
02 06 2003, 17:00
En guzel deniz :
henuz gidilmemis olanidir...
En guzel cocuk :
henuz buyumedi.
En guzel gunlerimiz :
henuz yasamadiklarimiz.
Ve sana soylemek istedigim en guzel soz :
henuz soylememis oldugum sozdur...

Nazim Hikmet - 1946

Sserkan Gecim
02 06 2003, 17:00
Kerem Gibi...

Hava kurşun gibi ağır! !
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
eritmeğe
çağırıyorum...

O diyor ki bana:
— Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana...

«Deeeert
çok,
hemdert
yok»
Yüreklerin
kulakları
sağır...
Hava kurşun gibi ağır...

Ben diyorum ki ona:
— Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karanlıklar
aydınlığa..

Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
eritmeğe
çağırıyorum.....


1930 Mayıs

Nazım Hikmet Ran

X_X
02 06 2003, 17:00
Sevgili Leysen ucari tavirlarin, daldan dala konan isveli haletiruhiyen ve elinde ki yarisi erimis cikolatanla bana cok eski bir hatirayi animsattin. Hep boyle rengarenk etekler giyip , dosyalarda fir fir don ben merdiven altindayim.


Pirahinulayn ve kuresi bazen kilik degistirip baska dosyalarda da gorunur derler.

X_X
02 06 2003, 17:00
Kureyi sana vereyim diyecem ama carparsin diye korkuyorum (Kuremiz 228 Beygir gucundedir)

X_X
02 06 2003, 17:00
Benim de sen yaslarda bir kizim vardi evladim diye sen parkta cikolatani yer , ip atlarken pardusolu bir amca yaklasirsa ve bu amcanin elinde kure yoksa . hemen kac kac . anim budur.

gabriel
02 06 2003, 17:00
Safinaz


Gün dogmadan uyandi kapici Kasim
Arandida yakti ilk Bafrasini
Sonra kalkti yakti kaloriferi
Disarda yaman bir ayaz vardi

Asiye karisi kizi Safinaz
Uyuyorlardi sessiz upuzun
Dün bütün gün on numarada çamasirdaydilar
Ellerin kirini yugmaktan yorgun

Yeni bir gün diye düsünmedi ki
Degisik ne olacakti ki
Onca daire onca merdiven
Bakkala git ekmek al çöp dök çöp

Yakti ocagi çayi demledi
Sonrada kaldirdi Asiyesini
Ben çikiyorum dedi siparislere
Gecikmesin kizi uyandir dedi

Asiye kadin zorla yekindi
Of dedi bir of anam anam
Kizim Safinaz kalk okul vakti
Daha çok uykum var uykum var anam

Güz günü dökülen yapraklar gibi
Öyle farksizca geçerken yillar
Asiye temizlikte Kasim in çikta
Safinaz orta ikiye baslar.

Okusun tek tas çekerim sirtimda
Okusun kul olmasin ellere diyen Kasim
Geçikçe siniflari Safinaz yil sonunda
Kasiliyordu kapici Kasim kasim kasim

Herseyin fiai artiyordu ancak
Et, süt, bez, tuz vede yakacak
Ve kitap ve defter ve kalem ve açacak
Artmayan tek sey ayligiydi Kasimin
Artmayan tek sey ayligiydi ancak

Fiatlar artiyordu Kasimin ücreti sabit
Fiatlar artiyordu Safinaz okuyordu
Safinazin okudugu kitaplar yaziyordu
Bir doktorun isçiden serefli oldugunu

Fiatlar artiyordu Kasimin ücreti sabit
Kasimin ücreti fiatlara yetmiyordu
Birkaç ay daha disini sikti kapici Kasim
Safinaz artik okula gidemiyordu

Mecburdu artik Safinazda çalismaya
Aile bütçesine katkida bulunmaya
Okul önlüklerini aglayarak çikardi
Daha ondördünde fabrikaya basladi Safinaz

Gine erken kalkiyordu Safinaz sabahlari
Her sabah geçerek o ayni sokaklari
Kendi gibi insanlarla doldurup fabrikalari
Kendi gibilerine satiyorlardi yaptiklari mallari

Safinaz ondördünde at gibi çalisiyor
Sendika yok sigorta yok is güvenligide yok
Safinaz haftasonlari sinemaya gidiyor
Bekliyor o filmlerdeki o zengin bey çocugunu

Kendinden büyük kizlar kuaföre gidiyor
Hafta sonlari boyalar sürüyorlar yüzlerine
Pazartesileri localardan söz ediyorlar
Safinaz anlamadan bakiyor yüzlerine

Safinaz fotoroman okuyor Safinaz kupon kesiyor
Babasi kader diyor piyango bileti aliyor
Günden güne yaslaniyor dertleniyor anasi
Safinaz eve erken gelmekten sikiliyor

O aybasi ayligindan pudra aldi kendine
Bir çift uzun çorap topuklu ayakkabi
Pudrayi sürüp sürüp aynadan bakti yüzüne
Ve o hafta sonu eve biraz daha geç geldi

“Bir emeklinin ogluyum adim Niyazi
Jön Niyazi de derler dostlar sagolsun
Lise sondan terk okul durumum
Fabrikada muhasebeye takiliyorum

Peder sagolsun levazimciydi
Çok dostlari vardi o zamanlardan
Eskiden yag tüccariymis simdiki patron
Babamin dostuymus o zamanlardan

Okulda çok çaktim matematikten
Simdi matematikten buluyorum yolumu
Ne biçim dünya bu dinine yandigim
Aç bir ufak daha kafamizi bulalim

Ha onu diyordum abiler adim Niyazi, Jön Niyazide derler dostlar sagolsun geçenlerde bir yavru düstü fabrikaya mmm fistik gibi ama adi biraz fazla Aysel degil Canan degil ya. Safinaz. Hos hepsi naz olsa ne yazar geçenlerde karsilastik is çikisinda çaktim beykozu dedim. Haftasonu ha anlarsinya.....” Bir kutu pudra sürmüs çiktida geldi. Keh Keh Keh Keh.

Aylardan Ramazan Teravih sonrasi
Namazdan dönene dek bekledi karisi
Gelince Kasim usul usul dokandi
Bu kizda bir haller var dedi Asiye

Kasim irkildi “Nola dedi” nolabilirki?
Asiye sustu basini öne egdi
Sonrada fisildar gibi konustu Asiye
Dün gece sayikliyordu “Yapma Niyazi”

Kasim dellendi firladi yerinden
Tutup dövdü kizi Allah yaratti demeden
Hiç aglamadi Safinaz öylece bakti babasina
O aksam çikti gitti ve bir daha eve hiç dönmedi

Baba evinden çikip gitmek kurtulus mu kurtulus mu?
Düsündün mü bu yolun sonu düzlük mü ya yokus mu?
Varacagin en son nokta dogru mu yanlis mi?
Nereye Safinaz?

Niyazi’den hayir umma ilaçsiz bir kele benzer
Fabrikadaki yömiyen söylesene neye yeter
Bak duruyor hususiler el ediyor cici beyler
Nereye Safinaz?

Genelevde sermayesin patron alir kazancini
Dostun kumarda kaybeder senden çikarir hincini
Yillar geçer sen çökersin dilenirsin aç avcunu nereye
Nereye Safinaz?

Bazen sansin yaver gider biri çikar evlenirsin
Bazen açarsin gözünü bir genelev isletirsin
Söylesenize Safinazlar bütün bunlar kurtulus mu?

gabriel
02 06 2003, 17:00
kafayi yedik artik...buraya kadar mis....

...
....Kalenin bedenleri yar yar yandim
Koyverin gidenleri oy oy
Ipek bürük bürünmüs yar yar yandim
Niksarin gelinleri canim ...
.....
saygilar

gabriel
02 06 2003, 17:00
Korkunç bir enerji serbest edilmis, içeri tikistirilmis bekliyor. Dünya dönüyor ben duruyorum. Çok gürültü var, ben duymuyorum. Pilleri çikartilmis bir pilli bebek gibiyim. Gözlerim açik kendime bakiyorum ucu görünmeyen bir el tarafindan yakilmis, eriyorum. Nereye aktigini bilmedigim bir nehirde ters yöne dogru yüzgeç çirpiyorum.
Burasi zamanin sonu olmali. Herkes gitti bir ben kaldim. Hücre gezegende yalnizim simdi sahipsiz bir sizofreni gelse çekse beni içine, alsa ***ürse. Kurtarsa, beni siradanligin pençesinden, Rutin'in gölgesi engelliyor günisigini ve belki fazlasiyla aydinlik içinde olmaniz gereken karanlik ya da tam tersi iste...
Zeka oyunlari, ben bildimciler, komplolar, tuzaklar, aynaya atilan kaçak bakislar, bunalim bile koca bir klise. Depresyon pazarlamacilari, intihar tüccarlari, iyiler -ah o iyiler- hepsi, hepsi bir kandirmacanin parçalari... Ask ve ölüm de dünyevi sonuçta...
Yazi da bitmeli, söz de... Bitecek nasil olsa... Isigi biraz önce kapattim. Okuduklarini karanlikta yaziyorum. Yazilacak bir sey de kalmadi oysa, konular da bitti, yazilmasi gereken insanlar da. Neyi elestireceksin, neye kizacaksin, nekrofilinin mesrulastigi bir ülkede, bir zaman araliginda kendinden baska kimseye kizma, asagilama hakkina sahipsin. Görmüyor musun? EN BÜYÜK DÜSMANIM SENSIN.
Simdi beni korkunç karanlikla suçlayacaksin oysa ben isiktan gözlerimi açamiyorum. Ben susunca ve duymamayi basarinca görünmeyen bir yerden sizip gelen uhrevi bir aydinlik, kapali göz kapaklarimin ardindaki gözlerimi huzurla kamastiriyor.
Gizli emellerim, olmamasi gereken her seye meylim ve sana anlatamadiklarim var. Anlayamadiklarim... Bir de sorularini bilmedigim, cevaplarin içindeyim. Cevapla sorular arasinda, haritalarin çizmedigi, zamanin göstermedigi bir aralikta sikistim. Gibiyim.
Tüm hirslari ve pesimizmi, nihilizmi ayni anda lanetliyorum. Tutunanlar ile tutunamayanlari kapistiriyor, fetis bir zevkle uzaktan sana bakiyorum. Ölümü ve hayati ayni anda senin için lanetliyorum.
Durmus bir saatim. Kurulmak istemiyorum. Kayboldum. Bulmasinlar diyorum. Enkazin aaltindayim, daha altta olmadigima kiziyorum. Yasamak ve ölmek arasinda sikistim, kaçamiyorum. Kaçmak da istemiyorum. Kötüsü ben duruyorum dünya dönüyor.
Hizla ve hizli... Bahar geliyor, cumhurbaskanlari seçiliyor, asklar, kaçamaklar, goller, enflasyon, telefon faturalari, komplolar, tuzaklar, öksürmeler, tiksinmeler, dedikodulu meyhaneden televoleler, cinayet bültenleri, kokoreç ekmek ile sinemalar, sigorta kesitleri, vergi iadeleri, bitmek bilmeyen asklar, yollar, her sey. SEN DÖNÜYORSUN BEN DURUYORUM.
Delirmedim henüz, endiselenebilirsiniz. Ve kendimdeyim, yeterinden fazla endise verici...
Delirmek için; bir ideolojiye, lidere, ideale, partiye, dine, kadina, erkege, umuda, uyusturucuya ihtiyaç var. Bunlarin hepsi, hepsinden fazlasi da bende degil sende var. Sen delirmedin de ben mi delirdim.
Gözlerim kamasmis, karanliktayim. Görece bir ikiyüzlülük ne, basligin sadik hizmetkariyim. Kendimin kölesi oldum, size bir parça yukaridan bakiyorum. Yeraaltindan ya da ne farki varsa...
Herkesin pusulasi ayni, benimki hile yapiyor. Güney, Kuzey'le küsmüs, Bati, Dogu'ya nazire yapiyor. Aynayi kirinca sen yerine bos bir duvar kaliyor ve baskasini okurken satir aralarinda insan kendine rastliyor. Bunun için bu kadar kitap yazildi, film çekiliyor. Birileri size, sizi anlatiyor. Ne olmasi gerektiginizi, neden kaçilip neye yakalanmayacagini. Iyiyi ve kötüyü ölümü ve yasami. Tarif; düsünsene Tarif ediyor. Oysa, NE GÜZEL! KIMSE KENDINE YAKALANMIYOR.
Kamburlar kendine yakalanip tasiyamayanlar arasindan özenle seçiliyor. Bu yüzden hepsi yere bakarak yürüyor. Fakat ruhlar galerisinde bir tek onlar dogru dürüst yasiyor. Yasar gibi mi yapiyorlar yoksa, sizofreni, paranoya ile savasiyor.
Burada mevsimler bitiyor olmali. Ruh dünyalarinin fiyakali serbest bölgesi geride kaldi. Pariltili tanimlamalar, sifatlar, asagilanmalar, yüceltmeler, anlamlar hükmünü yitirdi. Hem zaten kaç sözcük bir kilo demir ediyor ya da kaç yazi bir kilo pamuga es gelecek sifati, yüklemi içinde barindiriyor.
Var mi bu sorularin cevabi simdi ya da her cevaba illa ki bir soru mu bulmali yani?
Dünya dönsün ben durayim. Zaten o dönüyor ben bakiyorum. O kadar bosaldi ki içim her sey sigiyor. Ama ben hep hiçbir seye sayim veriyorum. Gönüllü bir mahkum gibi safak sayar gibi, GIBI nin kendisi gibiyim.
Pilsiz bir bebek. Motorsuz bir gemi, benzinsiz bir araba, elektriksiz bir lamba, hatsiz bir telefon, rotasiz bir pusula, haritasiz bir seyyah, ya da bir cümle b.ktan benzetmenin ta kendisi GI-BI-YIM.
Dünya dönüyor ben duruyorum.
Herhalde mutluyum. Birisi isiklari yaksin zifiri aydinliktan kurtulmaliyim.

Leysen
02 06 2003, 17:00
ÖLÜMÜN ÖTESİ

Gelenler bu dünyaya gidiyor birer birer,
Öteye inanmayan sinelerde burkuntu.
Her gün ruhları sarsan kederli birkaç haber,
Bunlar için hezeyan saklanacak tek kuytu.

Derbeder dünyalarında her şey malihulya,
Her lahza nasiyelerinde yokluğun eli..
Onlar için 'Ebediyet' erişilmez sevda,
Yaşamak bin ızdırap; çektiklerinden belli...

Kimiler: 'Gidecek her gelen!' tesellisinde,
Öyle ya bu hayatta çakırkeyf olmak gerek.!
Kimiler nefis ağında, gençlik pençesinde,
Zavallı hep bu hezeyanla tükenecek.

Aheste öğütüyor zaman ve dinmiyor çark,
Ne işe yarar çağın huzur tesellileri..
Bir meçhul an karşımıza çıkacak son durak,
Avutmaz bu yaveler zil zurna delileri...

Tıpkı varoluş gibi bir gerçektir diriliş,
Yolunu bulmuş gönüllerin ak dünyasında.
Bu kutlu yolculukta gaye sonsuza eriş,
Ve beklenen mutluluk ölümün verasında...

Leysen
02 06 2003, 17:00
Pardon ne demek istediğini anlayamadım???

Leysen
02 06 2003, 17:00
Pir Ağabey hatıranı çok merak ettim lütfen anlatırmısın?

Leysen
03 06 2003, 17:00
ZAMAN ASİMETRİSİ

Zaman gelip geçmiş hissizlere ne!
Tüluu,gurubu gözsüz ne bilir!
Körler üzerinden geçsede sene,
Zaman der inler, zaman der esirir.

Zaman kaynayan bir güğüm,
Zaman iç içe bir düğüm.

Geçen günler defterlerde hatıra,
Defterler hesaplaşma kefesinde..
Sıkıştırılmış bir-iki satıra,
Hüzünlü melodi ölgün sesinde.

Ve hazan vurmuş bir yaprak,
Yerlerde sürünen bayrak...

Zaman fıkır fıkır her yanı işve,
Çapkınlara tuzak bir karadelik;
Fark edinceye dek hep farklı neşve,
Beylik sayılan bir sefil kölelik..

Aydınlık ruhlar öğünsün,
Gafletli başlar döğünsün...

Onda sonsuzluğa uzanan yollar,
Onda mekni ebediyet şuuru;
Bizi kucaklayan ışıktan kollar,
Kapalı fanusta sırlar menşuru...

O Ben O'yum dediği sır,
Darda kalmişlara Hızır...

gabriel
04 06 2003, 17:00
Haziran


mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
şimdi sen, denizi de yazmışsındır
beni beter edeceksin ya
martılarını ve simidini İstanbul'un
göznurum
suyun çiçeğe çimene yürüdüğü bir mevsimde
bana umudu yazmana ne hacet
hadi biraz
şehrin şarkısından ve arkadaşlarından bahset

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada
hadi çocuklardan bahset
herkes iyi diye bir yalan yaz mesela
pazar günleri onları güneşe çıkar
ellerinden tut ***ür uzak bir limana
sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan
mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
kimin aklına gelirdi ki
aşkın ve sevdanın hatrına
bir menekşe büyüteceğim iki ranza arasında
sonra türküler öğreneceğim
zulümün, ayrılığın ve turnaların adına
gönderdiğin kitapları da okuyorum
elin değerse ve zor değilse
biraz çimen taze bir gül yaprağı
karımın sesinden ve çocuklarımın gülüşünden de koy
bir daha ki mektuba
arkadaşların yüreğini de unutma

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
yağmur da yağıyor mu
ıslanıyor musunuz eskisi gibi
eskisi gibi anıyor musunuz arkadaşınızı
hiç unutmadığım adlarınızı
adımın yanına yazıyor musunuz
bu pazar açık görüş var
çocuklarımı, karımı ve arkadaşlarımı istiyorum
konuşuruz ordan burdan
elleriniz elime yüreğiniz yüreğime dokunur
tamam, biraz da ağlarız
ağlarız işte n'olur
mapusluk mevsiminde o kadar olur

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

hadi çocuklardan bahset
herkes iyi diye bir yalan yaz mesela
pazar günleri onları güneşe çıkar
ellerinden tut ***ür uzak bir limana
sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan
mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi

Godless Commie
05 06 2003, 17:00
Cok guzel be Gabriel...

gabriel
05 06 2003, 17:00
bu da bir sarkidan alinmistir..
...
Ne hazin değil mi sevgilim hikayemiz
Maalesef pek farkı yok diğerlerinden
İtiraz etmedik, itiraf etmedik
Kaybedenlerdendik değerlerinden
Bari sen sonradan birazcık mutlu oldun mu
El yordamıyla iyi kötü bir yol buldun mu
Hiç hayır dedin mi, soru sordun mu
Memnun değilim aldığım haberlerinden
Beni sorarsan şahitsiz suçlar gibi
Kınalı kanadı kırılmış kuşlar gibi
Yazı gelmeyen upuzun kışlar gibi
Unutulmuşlar diyarında düşünüyorum
....

gabriel
05 06 2003, 17:00
..Turkiye de gecirdigim o cok gunlerde
sadece bir merhabasini istedigim
fakat o merhaba yi cok goren
benden esirgeyen , ayni kaderi paylastigimiz butun
arkadaslarima ince bir sitemdir...

...
iki damla gozyasimla satildim pazarlarda ,
kirdilar yuregimi kirdilar azarlarla....
surgunlere yolladilar...sabah dort te yagmurlarla...
...
herseyi paylastigim herkes icin..
....
bu gece dem aksami...
cek mustafa cek...

gabriel
05 06 2003, 17:00
Alkol İkindisi


Biz ne zaman içsek,
Köfte geç gelir
Ve oturur muhabbetin terkisine
Çıplak bir efkar sözcüğü

Biz ne zaman içsek,
Sabah akar meycinin cebine
Günde kaç kez öpüşür ki akrep ile yelkovan
Biz ne zaman içsek,
İç değilizdir aslında.
Dışımızda bronz bir akşam sözcüğü,
Çırıl bir efkar sözcüğü
Delikanlı kıvamında sevda değilse de
Tabansız sevişmelerdeki el değmemiş pişmanlık
Biz ne zaman içsek,
iç değilizdir aslında.

Bu alkol ikindisi şiirle
Şimdi burda açılsaydın
Adımın baş harfi gibi
Belki ağustos kokardı ağustos
Sen,
Fikrini ipotek etmiş kiralık sevdalara
Senine boyuna sevilmiş sen
Yalanı sevdasından büyük sen
Bir bil-sen.

Biz ne zaman içsek seni düşünüyoruz
Genzimizde göl gözyaşları
Biz ne zaman içsek,
İç değilizdir aslında.

Dışımızda bronz bir İzmir akşamı...

Yılmaz Erdoğan


Anladim,
sabahlari açilir.
Esnaf çarsilari yeminle
“Bedreddin'im bir agaca asilir”.

Anladim,
En büyük yalan yemindir.
Edilir sabahlari,
Gecesini hatirlamayan esnaflarin

Tüm merasimleri gömdüm.
Ömrümün reklam amaçli takvimlerine.
Anladim,
Kimse üzgün degildi.
Bayraklar yariya indiginde.

Bir tek el isteyen,
Yordam ve özür dileyen,

Anladim.
Herkese kötü seyler hatirlatan yüzüm,
Evet yüzümdü.
Her görüsmeye tasidigim,
Kandirilmaya gönüllü bir gönülle,
Az sütlü neskafelere sigaralar ilistirdim.
Göz gördüm baska açilara ayarli.
Uzun bir yüz gördüm.
Meger filmin sonu diye ayarsiz
Fin yazardi end zamaninda
Bir zamanlar,
Fransizlar hep Fransiz kalacaklar,
Sabah sinemasinda pazarlari...

Aklimi alip dogdugum evin,
Müze olma istegine saklayacaklar.

Ama kavaklar büyüyecek.
Herkesten gizli boyatmak,
Bir kavagin becerecegi istir ancak.

Anladim ki agaçlar,
Topraga aci verdikçe büyüyorlar.

Her pazartesi and içip,
Cumalari marsa basan,
Camiler dolusu yemin edip,
Taburlarca yalan söyleyen,
Bu toprakta bu agaç
Kuruyacaktir elbet.

Anladim.
Kimseye aci vermeden,
Büyünmüyor.
Namusum ve serefim ve
Çocuklugumun üzerine beton dökerim ki
Tüfek filan degil,
Çimento icat edildi de
Bozuldu mertligin mimarisi,
Esrarli bir ülkeye göçtü sabrin tas ustalari.

Anladim.
Alti dükkan olsun istiyor evinin.
Ve aglamakli bulmuyor apartimanlari
Benim tas ustamin karisi.
Ve her yerde
Sube açmak istiyor.
Iskender kebabini icat eden,
Büyük Iskender’in çocuklari
Ki gölge filan etmez.
Yogurtlu bir ziyafet çekerdi.
Diyojen’le karsilassaydi.

Anladim.
Bursali Iskender’in,
Romali arkadasindan daha çoktur
Uygarliga katkisi.

Oysa;
Bu satirlarla üstünü örten ben,
Kelimelerle sargi bezi ve
Merhem yapan,
Ozanligi en çok kendini üzen ben,
Anladim.
Sadece öglenleri açarim yarami.
Ve hiçbir yerde subesi olmaz,
Bu kanamali hastanin.

Aman Ormanci


nasil hecelersen hecele
hep ayni biçimde yaziliyor
ayrilik

çok yol bilenler geçti
ayagini yordamina göre uzatan
kurdun kusun bilecegi hal degilmis ya öylesi iste
eski sözlere yeni kafiye bulmak gerekmez
suyu sefasi kendine yeten
stabilize bir eglenmektir hayat
her sevdaliya asik atmak gerekmez

sen, o hep önden giden
çatallanan bahçesindeyken sevismenin
ki çiplak ve bensizligi ele almisken
ne anlattigini bilmek istemeyen
siirler getiririm arkandan
bir devrik cümlem kalir acinasi
iki çekingen benzetmem belki
ve derisi soyulmus bir nakaratim kalir
yoluna agladigim o türküden
artik ehemmiyeti kalmaz
köprünün
ve hos gül içimlik sularin
ya da
-içkiden olsa gerek-
masayi yikan ormancinin
nasil kiydin diye sormanin da manasi yoktur
suç delilleri ortadadir
ve zaten
kim olsa katilir akisina gerisinin

aman ormanci
canim ormanci
köyümüze biraktin
yoktan bir aci

aci köyde ya o yüzden türkü,
yoksa roman olacak
kentimizde geçse öyküsü

bir de gülüsün kalir
dislerinin etrafindan
ve bilisin kalir
her seyi ama her seyi
eski haliyle

Yilmaz Erdogan

2.

TurkDevil
06 06 2003, 17:00
Gabe!

Harbiden Haziran siiri harika idi!!!

ellerine saglik!

EE

gabriel
06 06 2003, 17:00
Anladim.
Herkese kötü seyler hatirlatan yüzüm,
Evet yüzümdü.
Her görüsmeye tasidigim,
Kandirilmaya gönüllü bir gönülle,
Az sütlü neskafelere sigaralar ilistirdim.
Göz gördüm baska açilara ayarli.
Uzun bir yüz gördüm.
Meger filmin sonu diye ayarsiz
Fin yazardi end zamaninda
Bir zamanlar,
Fransizlar hep Fransiz kalacaklar,
Sabah sinemasinda pazarlari...

gabriel
06 06 2003, 17:00
Sakın Ha


Öylesine özlemişim seni
Öylesine yanmış canım
Senin yokluğuna inan alışamadım
Sensiz yapamıyorum

Sen uzakta, bense burda, aramızda yollar var
Buna nasıl dayanırım ben
Sen uzakta, bense burda, aramızda dağlar var
Buna nasıl dayanırım ben

Sakın ha beni aldatmayasın oralarda
Sakın ha yüreğimi yakmayasın derinden
Sakın ha ağlatmayasın gözlerimi
Öldürürüm kendimi, yaşayamam


n.g.

gabriel
06 06 2003, 17:00
..hayati bi sekilde iskalayanlar...

gabriel
06 06 2003, 17:00
Anladim.
Herkese kötü seyler hatirlatan yüzüm,
Evet yüzümdü.
...
teni sekilde goruldugu uzere yesil...
bir gozu...sismis yada ne oldugu anlayamis bir ifadeyle acilmis guart li hastalar gibi..
diger gozu kisilmis onlarin manic ligindan

gabriel
06 06 2003, 17:00
olanlarin 'maniac' ligindan olacaktir,,,
..hay klavyeme...

cemozk
08 06 2003, 17:00
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kis günü basladi yolculugun
Çocuklugun yikik kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahsap evlerde geçti.
Okuma yazmayi ögrendigin
Gazetelerdeki terör sayfalari
Ve Haliç tersanelerinde korsanlar
Evden çikarken vedalasirdi babalarla evlatlar...
Her sokagin basinda analarin isyani dururdu
Ve günler kisa ama geceler uzun olurdu.
Bir kursun bir liraya
Ve bir hayat bir kursuna mal olur,
Senin dogdugun yerlerde
Insanlar can evinden vurulurdu.
Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dimdik delikanlisi
Yavuz zirhlisinda deniz piyade eri
Yetmis ikiye dört çaki gibi asker
Arkadasinin kaza kursunu izini sirtinda tasiyan
Ve giderken biraktigi sevdigini döndügünde bulamayan...
Yikar mi bizi bu sevda!
Bir ask delikanliyi bozar mi be adam?
Hadi kalk!
Eski günlerde oldugu gibi
Karanliga yine isik yak!
Arka bahçedeki mahalle kavgalarinda
Kasina sapan tasi geldigi günden beri
Hani kanina kanimi sürdügüm o günden beri
Can dostum ve kan dostum
Ister kalbine gömdügün sevdamin askina
Ister Allah'in askina
Kalk bir isik yak ve bir kor düsür yüregimize
Savasmak ne güzel bir sey ugruna
Ve yeniden âsik olmak...
Ve Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dürüst delikanlisi
Kalbine gömdügün askin
Gönlündeki sevdan ve aydinlik gözlerinle
Senin isin karanliga korkuturcasina bakmakti
Ve sana en yakismayan sey aglamakti.
Deniz Feneri
Unutmadik o günleri
Sevdamiz yüregimizde gizli kalir
Ve mahallenin kizina âsik olmak
Ayip sayilirdi
Bir kiza âsik olmak bir de parkayi çikarmak haramdi
Ve dünya dedikleri sey yalandi...
Paranin geçmedigi günler vardi gençligimizde
Ve namerdin yikamadigi mertligimiz
Silah çekmek ve tespih sallamak degildi delikanlilik
Tespihi çekmek, silahi saklamakti
Yazik...
Gün geldi delikanlilik kabadayiliga yenildi
Sonra üç kurusa satilan sevdalar ve ucuz asklar
Artik senin isin degildi...
Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlisi
Ne geçmisten yükselen agitlar anliyor seni
Ne de gelecege satilan asklar
Sen dogarken bir ölüm saskinligiyla
Gökyüzüne uzanmis düsmanlik türküleri
Suçüstü yakalanirken en güzel umutlarin
Gözlerini bir ihanet aninda açmisligin
Ve yakmisligin gecenin karanligina en derin
aydinligini
Hey Deniz Feneri!
Parayla satin alinamayacak asklarin sevdalisi
Çektigin çileleri özenle sakliyorsun seyir defterinde
Sarayburnu'nun dimdik ve yakisikli delikanlisi...
Gidiyorsun belki Deniz Feneri
Sana 'kal' diyemem giderken
Sevmek kadar ölmek de kader
Ama giderken bile isigin yol göstersin kayip gemilere
Gözlerin gökyüzünü aydinliga bürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün
Nâmin yürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün
Nâmin yürüsün...

Ugur Arslan

X_X
10 06 2003, 17:00
Sensizlik olumdur bana

Icim yaniyor, sonduremez kimse sanma

Killi yunlu merhem olurum yaralarina.

Tapiyorum , bir tanemsin

Inci tanem, sen bana bir meleksin

Rica etsem , bir kere sever misin?


Git sevmem artik diyorsan eger

Iltifat yerine sana dayak deger

Talan etmissin gonlumu meger

gabriel
13 06 2003, 17:00
işte gidiyorum


İşte gidiyorum
Karşılıksız bir aşka kurban ettim ömrümü
İşte gidiyorum
Toprak alsın benimde bu hazin öykümü

İşte gidiyorum, gurbet yorgunu gövdemi
Çukura kim indirecek
İşte gidiyorum
Bu menfur cinayeti, şimdi çıkıp kim üstlenecek

Çürüdü gözlerim, yüreğim, bu yağmurlu şehirde
İşte gidiyorum
Beni kaldırın, hicran kalsın teneşirde

Size yüzyallardır sesini kaybetmiş
Bir türkü söyliyecektim...
Ve bir yayla şefkatiyle
Kirpiğinizin ucundan öpecektim

Bir masum türküydü sadece
Yüzbinlerce madurun gönlünde
Belki söyleriz hepbirlikte
Belki, mahşerin birinci gününde

Nasıl sevmiştim hepinizi..nasıl böyle oldu akıbetim?
Ve nasıl çöle döndü
O benim gül gülistan memleketim

İşte gidiyorum, hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız
Ben başımı verdim, sizinse
İnsafsız bir linç oldu karşılığınız

İşte gidiyorum
Penceresiz bir dünyanın labirentine
İşte gidiyorum
'Saçlarındaki yıldızları koparabilirsin anne'

Sonunda kaptırdım gönlümü
ölüm denen o kaypak türküye...
Ve işte kurtuldun benden
Şen olasın ey sevgilim Türkiye

Elbet benimde vardı
Kendime ve yurduma dair umutlarım
Belki bıraktığım yerden sürdürür
Dostlarım, karım ve çocuklarım...

Çatladı yüreğim çatladı sazım
Demekki böyleymiş yazım
Sizlere armağan olsun
Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sızım...

Benim hiç hayalim olmadı anne
Ne seni rahat ettirdim, ne kendim ettim rahat
Bir mutluluk fotoğrafı bile çekdirmedi bu hayat
Kaybolmuş bir anahtar kadar sahipsizim anne
Ne omuzumda bir dost eli, ne saçımda bir şefkat...

Sayki yollarda akan, şu feydasız çamurdan anne...
Sayki ıslanmaktım, üşümektim
Sayki yağmurdum anne?

Bunca yıldır gözyaşını, hangi denizlere sakladın,
Oy ben öleyim, sen beni ne diye doğurdun anne?


'sagol iyiyim..sadece biraz utandim..yaa..fazla seyler yazmisim...cok ozel oldu diye...saygilar..herkese..size..

gabriel
13 06 2003, 17:00
Yalan


Hadi gidiyorsun
Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
Hersey gidiyor
Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
Solgun bir gül oluyor insan
Bir demet kar çiçegi ölüyor,sen gidiyorsun
Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
Bakma öyle
Ben kanıyorum sen üşüyorsun


Kolay değil bir yalan bu
Yaralayan koca bir yalan
Yalan işte
Sevdiğim yalan
Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki isçi kalbi gibi
Yumuşacık sıcak bir yalan


Islak gözlerimle geçiyorum
Yaralı bir ceylanin kalbinden
Ceplerimde kül var
Bir yangından arta kalan


Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor
Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman
Hersey bir yalan gibi yandığı zaman
Yalnız olduğunu anlıyor insan
Anladım ve geçtim
Yaralı bir ceylanin kalbinden


Aynamı kırdım,fotoğraflarımı yaktım
Nasıl da acımasızdım tatralarıma karşı
Nasıl da umarsız


Su gördüm düşümde
Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
Sonra sabah oluyor
Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu


Hayır,diyordu bir dağ köylüsü
Hiç bir sey için geç değil
Ve geç değil
Birsey için hiçbirşey
Birsey vardı öyleyse,birsey
Beni çeken
Güneşin dağdasından uzağa
Kocaman çayırlara çeken birşey
Gümrah ırmaklara
Sonra sıcağa sonra acıya
Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
birşey


Tutsana beni bırakmasana
Olsun,yaralasana
Olsun,ağrısada
Yalan da olsa kalsana


Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım
Sen olmasan da ben varım
Yağmur yağar,saçlarım filizlenir
Bir yıldız düşer omuzlarıma
Islık çalar,ıslanır,şarkılarımı söyler geçerim kapımdan
Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan


Tanırlar beni
En iyi yalanlarını alırım onların
Adresler sorarım kimseler oturmaz orada
Ve kimseler olamaz ben sordukça


Dağköylüsü
Simdi gidersen
Simdi git
Kalırsan simdi

İbrahim Sadri

gabriel
13 06 2003, 17:00
Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum.
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir, boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum,
Tabağımdaki her zeytin tanesine
Simsiyah bakışlarını koyuyorum*
Ve, kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum:
Burası Agora Meyhanesi
Burda yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burda saçların her teline
Bir galon içilir
Sen, bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir.
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası.
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde
Kahreden bir hafiflik.
Bu akşam
Umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil.
Bu da bir nevi namuslu serserilik.
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raksettiği,
Gönlümde bütün dertlerin
Hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu...
Birazdan plaklarda şarkılar susar,
Kadehler boşalır,
Umutlar tükenir
Mezeler biter
Biraz sonra
Bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne,
Birazdan bu yağmur da diner.
Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boşver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Herşeyden habersiz onu da yıkar;
Sen mes'ut ol yeter ki
Ben olmasam ne çıkar.
Dedim ya:
Burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere
Meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi,
Burası kan tüküren
Mes'ut insanların dünyası...

gabriel
13 06 2003, 17:00
Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan İle Rahibin Macerası...


İlkönce yağmurla
sonra birdenbire açan güneşle başlamıştı sabah.
Henüz ıslaktı asfaltın solundaki tarla.
Harp esirleri çoktan iş başındaydılar.
Topraktan nefret duyarak
— halbuki köylüydü birçoğu —
tıraşlı ve korkak
çapalıyorlardı patatesleri.
Suluboya, solgun resimleri hatırlatıyordu insana
köy kilisesinden gelen çan sesleri.

Pazardı.
Kilisede erkeklerin hepsi ihtiyardı
kadınların değil,
içlerinde büyük memeli kızlar,
ve sarı saçlarına ak düşmemiş anneler vardı.
Maviydi gözleri.
Başları önde,
kalın, kırmızı ve harap parmaklarına bakıyorlardı.
Terliydiler.
Haşlanmış lahanayla günlük kokuyordu.
Kürsüde muhterem peder
«beyannameyi» okuyordu,
— gözlerini gizleyerek —.
Renkliydi pencere camlarından biri.
Bu camdan içeri giren güneş
duruyordu genç bir kadının bembeyaz ensesinde
eski bir kan lekesi gibi.
Ve hiçbir zaman
doğurmamış olan
göğüssüz ve kalçasız bir Meryem'in kucağında bir çocuk:
başı öyle büyük
o kadar inceydi ki kıvrılmış bacakları
hazin ve korkunçtu.
Önlerinde kandil yanıyordu
eski
sert
ve boyalı tahtayı aydınlatıp...

İki adam boyundaydı tahta heykel.
Şeytan saklanmıştı arkasına
— kaşları çekik, sakalı sivri,
Mefistofeles olması muhtemel, —-
ve âlim bir tebessümle
dinliyordu muhterem pederi.
«— Avrupa'nın bekası,
(okuyordu beyannameyi muhterem peder)
Avrupa'nın bekası için harbediyoruz.»

Dinliyordu Şeytan
sivri sakalında keder
ve âsi ve selîm aklına
dayanılmaz bir ağrı vermekteydi yalan.

Okuyordu rahip:
«— Avrupa milletleri el ele verip
harbediyoruz,
ve mutlak imha edeceğiz
medeniyet için tahripçi bir unsuru.»

Şeytan bir parça yana itti Meryem'in heykelini
ve havada sihirle efsun alâmetleri daireler çevirip
kaldırdı elini
rahibe doğru
— etsizdi, uzundu bu el,
hakikat gibi, kemikli ve kuru —.

Ve ne olduysa o anda oldu işte.
Renkli camın altındaki kadın
çırılçıplak göründü kıpkırmızı güneşte.
Memeleri ağırdı
ve sarı ipek gibi parlıyordu karnının altında tüyler.
Düşürdü kâadı muhterem peder
ve Şeytan'ın iğvasıyla hakikati bağırdı:
«— Karşı koymak günü geldi en büyük tehlikeye.
Harbediyoruz,
fuhşun bekası için,
kerhane kapıları kapanmasın diye.
Ve sen orda, arkada
içinde beyaz entarisinin
bir erkek çocuğu gibi duran,
sen ****** olacaksın kızım.
Sana firengi ve belsoğukluğu verecekler
büyük şehirlerimizden birinde.
Baban dönmeyecek
Yatıyor şimdi yüzükoyun
çok uzak bir toprağın üzerinde.
Şimdi kan içindedir
etli, kalın kulaklar
ve ince kollarının dolandığı boyun.
Yattığı yerde yalnız değil.
Hareketsiz duran tanklarla, terk edilmiş toplar sahada.»

Kendi sesinden ürkerek
sustu rahip.
Orda, arkada, beyazlı kız ağlıyordu.
Kadife ceketli bir erkek
— ihtiyar orman bekçisi civar çiftliğin —
bir şeyler söylemek istedi.
Sivri sakalını kaşıdı Şeytan,
rahibe: «Devam et, » — dedi.
Ve muhterem peder
başladı tekrar konuşmaya:
«— Harbediyoruz:
pazar ve mal nizamının bekası için.
Kömür, lâstik ve kereste,
ve kendi değerinden fazla yaratan iş kuvveti
satılmalıdır.
Patiska, benzin
buğday, patates, domuz eti
ve taze gümrah bir sesin içindeki cennet
satılmalıdır.
Güneşli bahçesi ve resimli kitapları çocukluğun
ve ihtiyarlığın emniyeti
satılmalıdır.
Şan, şeref ve saadet,
ve
kuru kahve
topyekun pazar malı olup
tartılıp, ölçülüp, biçilip satılmalıdır.
Harbediyoruz:
harbi bitirdiğimiz zaman
aç, işsiz ve sakat
— harp madalyasıyla fakat —
köprü altında yatılmalıdır...»

Yine sustu muhterem peder.
Şeytan emretti yine:
«— Naklet onun macerasını,
o ne idi, ne oldu, anlat...»

Ve anlattı rahip:
«— Onu hepiniz hatırlarsınız,
toprağın içindeki bir patates tohumu gibi
fakir,
çalışkan
ve neşesiz geçti çocukluğu.
Sonra uyandı birdenbire
on yedi yaşına doğru.
Yine fakirdi, çalışkandı.
Fakat aylarca gidip
bulutsuz bir denizde
altında sönük yelkenlerin
sanki çok sıcak bir sabah ufukta apansızın
yeni bir dünya keşfeder gibi buldu neşeyi...
Mahallede sesi en güzel olan insandı
ve en güzel mandolin çalan.
Hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin? ..
İçinizde kimin kalbini kırdı,
kime yalan söyledi,
sarhoş olduğu vaki midir,
ve kiminle dövüştü?
Çocuklara saygısını
ve ihtiyarlara şefkatini inkâr edebilir miyiz?
Belki biraz kalın kafalı
fakat kalbi bir balık yavrusu gibi temiz
onu geçen sene harbe gönderdik.
Şimdi gerilerinde cephenin
işgal altındaki bir köyün odasındadır.
Baygın bir kadının ırzına geçmekle meşgul
bir tahta masanın üzerinde.
Beli çıplak
pantolunu dizlerinde
başında miğfer
ve ayaklarında kısa, kalın çizmeler.
Yerde iki çocuk ölüsü yatıyordu
direkte bağlı bir erkek.
Dışarda yağmur yağıyor
ve uzaktan uzağa motor sesleri.
Kadını masadan yere iterek
doğrulup çekti pantolonunu...
Halbuki hepiniz hatırlarsınız onu,
hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin? »

Yine birdenbire sustu muhterem peder.
(Susabilmek bir hünerdir
insanın ağzından çıkan sözler
kendine ait olmazsa.)
Fakat tahta Meryem'in arkasından
yine emretti Şeytan:
«— Rahip, devam et, » — dedi.
Ve devam etti rahip:
«— Harbediyoruz.
Çalıştırılan insan yığınları
birbirine devrederek zinciri,
karanlık ve ağır,
beton künklerin içinde akmalıdır.
Ve sen kocakarı
— ön safta, solda, diz çöküp
yüzü eski bir kâat gibi buruşuk olan —
seni temin ederim ki
kilise kapısında oynayan torunun
— beş yaşında,
başı altın bir top gibi yuvarlak —
dedesi,
senin kocan,
babası,
senin oğlun
ve komşuların gibi
kömür ocaklarında çalışacak.
Hiçbir şeyi
ümit etmemeyi
öğrensin.
Bu maksatla
uçuyor bombardıman birliklerimiz
tasavvur edilmeyecek kadar çok ölüm taşıyıp
iki gergin kanatla.
Ve motorlarına benzinle beraber
belki bir parça keder dolarak
(öldürenlerde tevehhüm edilen keder gibi bir şey) ,
uçuyor av kuvvetleri himayesinde olarak
bombardıman birliklerimiz
birbiri ardından giden dalgalar halinde...
Harbediyoruz:
öldürdüklerimizin sayısı
— bizden ve onlardan
aralarında meme çocukları da var —
şimdilik
beş altı milyon kadar.
Harbediyoruz:
kundak bezinin çeşidiyle belli olmalı herkesin yeri.
Harbediyoruz:
parlasın edebiyen diye sabah güneşlerinde
hapisane demirleri...»

Hakikat çok taraflıdır.
Fakir bir Şimal kilisesinde
— Şeytan'ın iğvasıyla da olsa —
fakir bir papaz
onu o kadar uzun anlatamaz.
İnzibat kuvvetleri aldı haberi
— kadife ceketli orman bekçisinden —
gelip indirdiler kürsüden muhterem pederi.
Ve asfalt yolun üzerinde
arasında silâhlı iki adamın
giderken muhterem peder
Şeytan baktı arkasından:
çekik kaşlarında ümit
ve sivri sakalında keder.


12.9.1941
1946 Şubat 17

Nazım Hikmet Ran

Leysen
13 06 2003, 17:00
Şiirler her zaman güzeldir.

Godless Commie
16 06 2003, 17:00
Bak bu bana neyi hatirlatti SwanLake..

Yasamak istiyorum.
Yasamayi,
Bu sogumus cehennemde
olu bir dost gibi icim titreyerek dusunmek degil sade.
Yasamayi yasamak istiyorum.

Can Yucel.

gabriel
16 06 2003, 17:00
Bir Hazin Hürriyet...


Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu, bir lokma bile tatmadan
yoğurursun
bütün nimetlerin hamurunu.
Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ***** ağlatanı
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!

Sen doğar doğmaz dikilirler tepene,
işler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan
değirmenleri,
büyük hürriyetinle parmağın şakağında düşünürsün vicdan
hürriyetiyle hürsün!

Başın ensenden kesik gibi düşük,
kolların iki yanında upuzun,
büyük hürriyetinle dolaşıp durursun,
işsiz kalmak hürriyetiyle hürsün!

En yakın insanınmış gibi verirsin memleketini, günün birinde, mesela,
Amerika'ya ciro ederler onu seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle hürsün!

Yapışır yakana kopası elleri Valstrit'in, günün birinde, diyelim ki,
Kore'ye gönderilebilirsin, büyük hürriyetinle bir çukura
doldurulabilirsin, meçhul asker olmak hürriyetiyle hürsün!

Bir alet, bir sayı, bir vesile gibi değil insan gibi yaşamalıyız dersin,
büyük hürriyetinle basarlar kelepçeyi,
yakalanmak, hapse girmek, hatta asılmak hürriyetinle
hürsün

Ne demir, ne tahta, ne tül perde var hayatında, hürriyeti seçmene lüzum yok
hürsün.

Bu hürriyet hazin şey yıldızların altında.


1951

Nazım Hikmet Ran

gabriel
16 06 2003, 17:00
lise iken edebiyat dersinde ana odev konumdu bu siir..yaklasik 100 sayfa bir yorum yazmistim...sonuc u onemli degil..nefis ti..hala bana gore yada biz gecmisler icin hala anlatabilecek birseylerimiz olmasi gecmise dair..simdi daha iyi hissettiriyor insani..yasam ellerimizden anlasizca ve kosarcasina akip gidiyor...buralara yazan arkadaslara acik soylemek gerekirse biraz ozlem hissediyorum..hepsi genc...dinamik..ve en azindan hayatlarinda uzun mesafeleri kosmaya hazirlaniyorlar..hepsine ayri ayri basarilar...saygilar...
felekler yandi ahimd
an...
muradim sem-i yanmaz mi ?
fuzuli.....

saman Sarısı 1-2


I

Seher vaktı habersizce girdi gara ekspres
kar içindeydi
ben paltomun yakasını kaldırmış perondaydım
peronda benden başka da kimseler yoktu
durdu önümde yataklı vagonun pencerelerinden biri
perdesi aralıktı
genç bir kadın uyuyordu alacakaranlıkta alt ranzada
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
kırmızı dolgun dudaklarıysa şımarık ve somurtkandı
üst ranzada uyuyanı göremedim
habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres
bilmiyorum nerden gelip nereye gittiğini
baktım arkasından
üst ranzada ben uyuyorum
Varşova'da Biristol Oteli'nde
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığım yoktu
oysa karyolam tahtaydı dardı
genç bir kadın uyuyor başka bir karyolada
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
ak boynu uzundu yuvarlaktı
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu
oysa karyolası tahtaydı dardı
vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyorduk gece yarılarına
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığımız yoktu
oysa karyolalar tahtaydı dardı
iniyorum merdivenleri dördüncü kattan
asansör bozulmuş yine
aynaların içinde iniyorum merdivenleri
belki yirmi yaşımdayım belki yüz yaşımdayım
vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyorduk gece yarılarına
üçüncü katta bir kapının ötesinde bir kadın gülüyor sağ elimde kederli
bir gül açıldı ağır ağır
Kübalı bir balerinle karşılaştım ikinci katta karlı pencerelerde
taze esmer bir yalaza gibi geçti alnımın üzerinden
şair Nikolas Gilyen Havana'ya döndü çoktan
yıllarca Avrupa ve Asya otellerinin hollerinde oturup içtikti yudum yu-
dum şehirlerimizin hasretini
iki şey var ancak ölümle unutulur
anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü
kapıcı uğurladı beni gocuğu geceye batık
yürüdüm buz gibi esen yelin ve neonların içinde yürüdüm
vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyordum gece yarılarına
çıktılar önüme ansızın
oraları gündüz gibi aydınlıktı ama onları benden başka gören olmadı
bir mangaydılar
kısa konçlu çizmeleri pantolonları ceketleri
kolları kollarında gamalı haç işaretleri
elleri ellerinde otomatikleri vardı
omuzları miğferleri vardı ama başları yoktu
omuzlarıyla miğferlerinin arası boşluktu
hattâ yakaları boyunları vardı ama başları yoktu
ölümlerine ağlanmayan askerlerdendiler
yürüdük
korktukları hem de hayvanca korktukları belli
gözlerinden belli diyemem
başları yok ki gözleri olsun
korktukları hem de hayvanca korktukları belli
belli çizmelerinden
korku belli olur mu çizmelerden
oluyordu onlarınki
korkularından ateş etmeğe de başladılar artsız arasız
bütün yapılara bütün taşıt araçlarına bütün canlılara
her sese her kıvıltıya ateş ediyorlar
hattâ Şopen Sokağı'nda mavi balıklı bir afişe ateş ettiler
ama ne bir sıva parçası düşüyor ne bir cam kırılıyor
ve kurşun seslerini benden başka duyan yok
ölüler bir SS mangası da olsa ölüler öldüremez
ölüler dirilerek öldürür kurt olup elmanın içine girerek
ama korktukları hem de hayvanca korktukları belli
bu şehir öldürülmemiş miydi kendileri öldürülmeden önce
bu şehrin kemikleri birer birer kırılıp derisi yüzülmemiş miydi
derisinden kitap kabı yapılmamış mıydı yağından sabun saçlarından
sicim
ama işte duruyordu karşılarında gecenin ve buz gibi esen yelin içinde
sıcak bir fırancala gibi
vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyordum gece yarılarına
Belveder yolunda düşündüm Lehlileri
kahraman bir mazurka oynuyorlar tarihleri boyunca
Belveder yolunda düşündüm Lehlileri
bana ilk ve belki de son nişanımı bu sarayda verdiler
tören memuru açtı yaldızlı ak kapıyı
girdim büyük salona genç bir kadınla
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
ortalıkta da ikimizden başka kimseler yoktu
bir de akvareller bir de incecik koltuklar kanapeler bebekevlerindeki
gibi
ve sen bundan dolayı
bir resimdin açık maviyle çizilmiş belki de bir taş bebektin
belki bir pırıltıydın düşümden damlamış sol mememin üstüne
uyuyordun alacakaranlıkta alt ranzada
ak boynun uzundu yuvarlaktı
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığın yoktu
ve işte Kırakof şehrinde Kapris Barı
vakıt hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz
ayrılık masanın üstündeydi kahve bardağınla limonatamın arasında
onu oraya sen koydun
bir taş kuyunun dibindeki suydu
bakıyorum eğilip
bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz
sesleniyorum
seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları
ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın
kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın
oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin
ayrılık bunu farketmeyişindeydi senin
ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy gibiydi diyemem
tüyün de ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu ama kendisi vardı
vakıt hızla ilerliyor gece yarıları yaklaşıyor bize
yürüdük yıldızlara değen Ortaçağ duvarlarının karanlığında
vakıt hızla akıyordu geriye doğru
ayak seslerimizin yankıları sarı sıska köpekler gibi geliyordu
ardımızdan koşuyordu önümüze
Yagelon Üniversitesi'nde şeytan taşlara tırnaklarını batıra batıra dola-
şıyor
bozmağa çalışıyor Kopernik'in Araplardan kalma usturlabını
ve pazar yerinde bezzazlar çarşısının kemerleri altında rok end rol oy-
nuyor Katolik öğrencilerle
vakıt hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz
vuruyor bulutlara kızıltısı Nova Huta'nın
orda köylerden gelen genç işçiler madenle birlikte ruhlarını da alev alev
döküyor yeni kalıplara
ve ruhların dökümü madenin dökümünden bin kere zordur
Meryem Ana kilisesinde çan kulesinde saat başlarını çalan borozan gece
yarısını çaldı
Ortaçağdan gelen çığlığı yükseldi
şehre yaklaşan düşmanı verdi haber
ve sustu gırtlağına saplanan okla ansızın
borazan iç rahatlığıyla öldü
ve ben yaklaşan düşmanı görüp de haber veremeden öldürülmenin acı-
sını düşündüm
vakıt hızla ilerliyor gece yarıları ışıklarını yeni söndürmüş bir vapur is-
kelesi gibi arkada kaldı
seher vaktı habersizce girdi gara ekspres
yağmurlar içindeydi Pırağ
bir gölün dibinde gümüş kakma bir sandıktı
kapağını açtım
içinde genç bir kadın uyuyor camdan kuşların arasında
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu
kapadım kapağı yükledim sandığı yük vagonuna
habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres
baktım arkasından kollarım iki yanıma sarkık
yağmurlar içindeydi Pırağ
sen yoksun
uyuyorsun alacakaranlıkta alt ranzada
üst ranza bomboş
sen yoksun
yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı
içinden elini çektiğin bir eldiven gibi boşaldı
söndü artık seni görmeyen aynalar nasıl sönerse
yitirilmiş akşamlar gibi Vıltava suyu akıyor köprülerin altından
sokaklar bomboş
bütün pencerelerde perdeler inik
tıramvaylar bomboş geçiyor
biletçileri vatmanları bile yok
kahveler bomboş
lokantalar barlar da öyle
vitrinler bomboş
ne kumaş ne kıristal ne et ne şarap
ne bir kitap ne bir şekerleme kutusu
ne bir karanfil
şehri duman gibi saran bu yalnızlığın içinde bir koca kişi yalnızlıkta on
kat artan ihtiyarlığın kederinden silkinmek için Lejyonerler Köprü-
sü'nden martılara ekmek atıyor
gereğinden genç yüreğinin kanına batırıp
her lokmayı
vakıtları yakalamak istiyorum
parmaklarımda kalıyor altın tozları hızlarının
yataklı vagonda bir kadın uyuyor alt ranzada
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
elleriyse gümüş şamdanlarda mumlardı
üst ranzada uyuyanı göremedim
ben değilim bir uyuyan varsa orda
belki de üst ranza boş
Moskova'ydı üst ranzadaki belki
duman basmış Leh toprağını
Birest'i de basmış
iki gündür uçaklar kalkıp inemiyor
ama tirenler gelip gidiyor bebekleri akmış gözlerin içinden geçiyorlar
Berlin'den beri kompartımanda bir başımayım
karlı ovaların güneşiyle uyandım ertesi sabah
yemekli vagonda kefir denen bir çeşit ayran içtim
garson kız tanıdı beni
iki piyesimi seyretmiş Moskova'da
garda genç bir kadın beni karşıladı
beli karınca belinden ince
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
tuttum elinden yürüdük
yürüdük güneşin altında karları çıtırdata çıtırdata
o yıl erken gelmişti bahar
o günler Çobanyıldızına haber uçurulan günlerdi
Moskova bahtiyardı bahtiyardım bahtiyardık
yitirdim seni ansızın Mayakovski Alanı'nda yitirdim ansızın seni oysa
ansızın değil çünkü önce yitirdim avucumda elinin sıcaklığını
senin sonra elinin yumuşak ağırlığını yitirdim avucumda sonra
elini
ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan
ama yine de ansızın yitirdim seni
alfalt denizlerinde otomobilleri durdurup baktım içlerine yoksun
bulvarlar karlı
seninkiler yok ayak izleri arasında
botlu iskarpinli çoraplı çıplak senin ayak izlerini birde tanırım
milisyonerlere sordum
görmediniz mi
eldivenlerini çıkarmışsa ellerini görmemek olmaz
elleri gümüş şamdanlarda mumlardır
milisyonerler büyük bir nezaketle karşılık veriyor
görmedik
İstanbul'da Sarayburnu akıntısını çıkıyor bir romorkör ardında üç mavna
gak gak ediyor da vak vak ediyor da martı kuşları
seslendim mavnalara Kızıl Meydan'dan romorkörün kaptanına seslene-
medim çünkü makinası öyle gümbürdüyordu ki sesimi duyamaz-
dı yorgundu da kaptan ceketinin düğmeleri de kopuktu
seslendim mavnalara Kızıl Meydan'dan
görmedik
girdim giriyorum Moskova'nın bütün sokaklarında bütün kuyruklara
ve yalnız kadınlara soruyorum
yün başörtülü güler yüzlü sabırlı sessiz kocakarılar
al yanaklı kopça burunlu tazeler şapkaları yeşil kadife
ve genç kızlar tertemiz sımsıkı gayetle de şık
belki korkunç kocakarılar bezgin tazeler şapşal kızlar da var ama onlar-
dan bana ne
güzeli kadın milleti erkeklerden önce görür ve unutmaz
görmediniz mi
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri kocaman
Pırağ'da aldı
görmedik
vakıtlarla yarışıyorum bir onlar öne geçiyor bir ben
onlar öne geçince ufalan kırmızı ışıklarını görmez olacağım diye ödüm
kopuyor
ben öne geçtim mi ışıldakları gölgemi düşürüyor yola gölgem koşuyor
önümde gölgemi yitireceğim diye de bir telaştır alıyor beni
tiyatrolara konserlere sinemalara giriyorum
Bolşoy'a girmedim bu gece oynanan operayı sevmezsin
Kalamış'ta Balıkçının Meyhanesine girdim ve Sait Faik'le tatlı tatlı konu-
şuyorduk ben hapisten çıkalı bir ay olmuştu onun karaciğeri san-
cılar içindeydi ve dünya güzeldi
lokantalara giriyorum estırat orkestraları yani cazları ünlülerin
sırmalı kapıcılara bahşişsever dalgın garsonlara
gardroptakilere ve bizim mahalle bekçisine soruyorum
görmedik
çaldı gece yarısını Stırasnoy Manastırı'nın saat kulesi
oysa manastır da kule de yıkıldı çoktan
yapılıyor şehrin en büyük sineması oralarda
oralarda on dokuz yaşıma rastladım
birbirimizi birde tanıdık
oysa birbirimizin yüzünü görmüşlüğümüz yoktu fotoğraflarımızı bile
ama yine de birbirimizi birde tanıdık şaşmadık el sıkışmak istedik
ama ellerimiz birbirine dokunamıyor aramızda kırk yıllık zaman duruyor
uçsuz bucaksız donmuş duruyor bir kuzey denizidir
ve Stırasnoy Alanı'na şimdi Puşkin Alanı kar yağmağa başladı
üşüyorum hele ellerim ayaklarım
oysa yün çoraplıyım da kunduralarımla eldivenlerim kürklü
çorapsız olan oydu bezle sarmış postallarında ayaklarını elleri çıplak
ağzında ham bir elmanın tadı dünya
on dördünde bir kız memesi sertliği avuçlarındaki
gözünde türkülerin boyu kilometre kilometre ölümün boyu bir karış
ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden
onun başına gelecekleri bir ben biliyorum
çünkü inandım onun bütün inandıklarına
sevdim seveceği bütün kadınları
yazdım yazacağı bütün şiirleri
yattım yatacağı bütün hapislerde
geçtim geçeceği bütün şehirlerden
hastalandım bütün hastalıklarıyla
bütün uykularını uyudum gördüm göreceği bütün düşleri
bütün yitireceklerini yitirdim
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri koskocaman
görmedim

II

On dokuz yaşım Beyazıt Meydanı'ndan geçiyor çıkıyor Kızıl Meydan'a
Konkord'a iniyor Abidin'e rastlıyorum da meydanlardan konuşu-
yoruz
evveli gün Gagarin en büyük meydanı dolaşıp döndü Titof da dolaşıp
dönecek hem de on yedi buçuk kere dolanacak ama daha bun-
dan haberim yok
meydanlarla yapılardan konuşuyoruz Abidin'le tavan arasındaki otel
odamda
Sen ırmağı da akıyor Notr Dam'ın iki yanından
ben geceleyin penceremden bir ay dilimiymiş gibi görüyorum Sen ırma-
ğını rıhtımında yıldızların
bir de genç bir kadın uyuyor tavan arasındaki odamda Paris damlarının
bacalarına karışmış
yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu
saman sarısı saçları bigudili mavi kirpikleriyse yüzünde bulut
çekirdekteki meydanla çekirdekteki yapıdan konuşuyoruz Abidin'le
meydanda fırdönen Celâlettin'den konuşuyoruz
Abidin uçsuz bucaksız hızın renklerini döktürüyor
ben renkleri yemiş gibi yerim
ve Matis bir manavdır kosmos yemişleri satar
bizim Abidin de öyle Avni de Levni de
mikroskobun ve füze lumbuzlarının gördüğü yapılar meydanlar renkler
ve şairleri ressamları çalgıcıları onların
hamlenin resmini yapıyor Abidin yüz elliye altmışın meydanlığında
suda balıkları nasıl görüp suda balıkları nasıl avlayabilirsem öyle görüp
öyle avlayabilirim kıvıl kıvıl akan vakıtları tuvalinde Abidin'in
Sen ırmağı da bir ay dilimi gibi
genç bir kadın uyuyor ay diliminin üstünde
onu kaç kere yitirip kaç kere buldum daha kaç kere yitirip kaç kere
bulacağım
işte böyle işte böyle kızım düşürdüm ömrümün bir parçasını Sen ırma-
ğına Sen Mişel Köprüsü'nden
ömrümün bir parçası Mösyö Düpon'un oltasına takılacak bir sabah çise-
lerken aydınlık
Mösyö Düpon çekip çıkaracak onu sudan Paris'in mavi suretiyle birlikte
ve hiçbir şeye benzetemiyecek ömrümün bir parçasını ne balığa
ne pabuç eskisine
atacak onu Mösyö Düpon gerisin geriye Paris'in suretiyle birlikte suret
eski yerinde kalacak
Sen ırmağıyla akacak ömrümün bir parçası büyük mezarlığına ırmakla-
rın
damarlarımda akan kanın hışırtısıyla uyandım
parmaklarımın ağırlığı yok
parmaklarım ellerimle ayaklarımdan kopup havalanacaklar salına salına
dönecekler başımın üstünde
sağım yok solum yok yukarım aşağım yok
Abidin'e söylemeli de resmini yapsın Beyazıt Meydanı'nda şehit düşenin
ve Gagarin Yoldaşın ve daha adını sanını kaşını gözünü bilmedi-
ğimiz Titof Yoldaşın ve ondan sonrakilerin ve tavan arasında ya-
tan genç kadının
Küba'dan döndüm bu sabah
Küba meydanında altı milyon kişi akı karası sarısı melezi ışıklı bir çekir-
dek dikiyor çekirdeklerin çekirdeğini güle oynaya
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığın-
kini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
1961 yazı ortalarındaki Küba'nın resmini yapabilir misin
çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının
resmini yapabilir misin üstat
yazık yazık Havana'da bu sabah doğmak varmışın resmini yapabilir mi-
sin
bir el gördüm Havana'nın 150 kilometre doğusunda deniz kıyısına yakın
bir duvarın üstünde bir el gördüm
ferah bir türküydü duvar
el okşuyordu duvarı
el altı aylıktı okşuyordu boynunu anasının
on yedi yaşındaydı el ve Mariya'nın memelerini okşuyordu avucu nasır
nasırdı ve Karayip denizi kokuyordu
yirmi yaşındaydı el ve okşuyordu boynunu altı aylık oğlunun
yirmi beş yaşındaydı el ve okşamayı unutmuştu çoktan
otuz yaşındaydı el ve Havana'nın 150 kilometre doğusunda deniz kıyı-
sında bir duvarın üstünde gördüm onu
okşuyordu duvarı
sen el resimleri yaparsın Abidin bizim ırgatların demircilerin ellerini
Kübalı balıkçı Nikolas'ın da elini yap karakalem
kooperatiften aldığı pırıl pırıl evinin duvarında okşamaya kavuşan ve
okşamayı bir daha yitirmeyecek Kübalı balıkçı Nikolas'ın elini
kocaman bir el
deniz kaplumbağası bir el
ferah bir duvarı okşayabildiğine inanamayan bir el
artık bütün sevinçlere inanan bir el
güneşli denizli kutsal bir el
Fidel'in sözleri gibi bereketli topraklarda şekerkamışı hızıyla fışkırıp ye-
şerip ballanan umutların eli
1961'de Küba'da çok renkli çok serin ağaçlar gibi evler ve çok rahat ev-
ler gibi ağaçlar diken ellerden biri
çelik dökmeğe hazırlanan ellerden biri
mitralyözü türküleştiren türküleri mitralyözleştiren el
yalansız hürriyetin eli
Fidel'in sıktığı el
ömrünün ilk kurşunkalemiyle ömrünün ilk kâadına hürriyet sözcüğünü
yazan el
hürriyet sözcüğünü söylerken sulanıyor ağızları Kübalıların balkutusu
bir karpuzu kesiyorlarmış gibi
ve gözleri parlıyor erkeklerinin
ve kızlarının eziliyor içi dokununca dudakları hürriyet sözcüğüne
ve koca kişileri en tatlı anılarını çekip kuyudan yudum yudum içiyor
mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
hürriyet sözcüğünün resmini ama yalansızının
akşam oluyor Paris'te
Notr Dam turuncu bir lamba gibi yanıp söndü ve Paris'in bütün eski ye-
ni taşları turuncu bir lamba gibi yanıp söndü
bizim zanaatları düşünüyorum şiirciliği resimciliği çalgıcılığı filân düşü-
nüyorum ve anlıyorum ki
bir ulu ırmak akıyor insan eli ilk mağaraya ilk bizonu çizdiğinden beri
sonra bütün çaylar yeni balıkları yeni su otları yeni tatlarıyla dökülüyor
onun içine ve kurumayan uçsuz bucaksız akan bir odur
Paris'te bir kestane ağacı olacak
Paris'in ilk kestanesi Paris kestanelerinin atası
İstanbul'dan gelip yerleşmiş Paris'e Boğaz sırtlarından
hâlâ sağ mıdır bilmem sağsa iki yüz yaşında filân olmalı
gidip elini öpmek isterdim
varıp gölgesinde yatsak isterdim bu kitabın kâadını yapanlar yazısını
dizenler nakışını basanlar bu kitabı dükkânında satanlar para
verip alanlar alıp da seyredenler bir de Abidin bir de ben bir de
bir saman sarısı belâsı, başımın.

Tiren, Varşova - Krakof - Pırağ
Moskova - Paris - Havana -Moskova
1961

Nazım Hikmet Ran

SwanLake
16 06 2003, 17:00
ah birde su yazilan Nazim Hikmet siirlerini
Genco Erkal gibi okuyabilsem,
deymeyin keyfime olacak bu folder da gezerken.
harika

Yasadin mi yogunluguna yasayacaksin,
Sevgilin bitkin kalmali opulmekten
Sen bitkin dusmelisin koklamaktan bir cicegi.
Insan saatlerce bakabilir gokyuzune, denize
Saatlerce bakabilir bir kusa, cocuga...
Yasamak yeryuzunde onunla karismaktir,
Kopmaz kokler salmaktir oraya..
Kucakladinmi simsiki kucaklayacaksin arkadasim
Yasadinmi buyuk yasayacaksin,
Irmaklara, goge ,butun evrene karisircasina

Cunku omur dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir
Ve hayat sunulmus bir armagandir INSANA

ATAOL BEHRAMOGLU

X_X
17 06 2003, 17:00
Neyse simdi biraz agir oldu diye degistirdim .

nargilelicocuk
18 06 2003, 17:00
hahahahahahaha

:D

Aminita-muscaria
18 06 2003, 17:00
merak edip baktim .LOL :D

gabriel
19 06 2003, 17:00
1962 Ocak ta istanbul camlica da dogmusum...Cocuklugum kiziltoprak-Kadikoy de gecti bahceli bir evde...iki buyuk ceviz agacimiz visne incir erik kiraz cagla ve dometeslerimiz vardi ayrica dedemin ozenle baktigi kasimpatilari ve o , ve o MUHTESEM GECE SEFALARI ile sumbuller..sokak cikmaz bir sokakti..sadece bahceli evler ve alabildigine yesillikti..Hemen arkamizdaki ahsap buyuk evde-Barisin sarkilarinda anlatigi misali tamamen mor salkinlarin donattigi bir bahceli ev ve bir sokagin kosesi nde lamba -sokak lambasi- vardi.orada fatih kisaparmakl ar oturuyordu...annemler oyle demisti...bu siir orada Sn.Fatih Kisaparmakin sevgili esi sebnem hanima oradan ithaf edilmis olabilir....hemen ilerde de yazlik bir sinema vardi..hayat inaninki sevgili ibrahim sadrinin 'Sinemanin kapisinda bir oglan ,elinde bir kulah cekirdegi misali ayni tasvir di...o gunlere ait 50-60 adet 8mm lik filimler mevcut hala ama hayatimiza dair hersey eski ulkede kaldi..resimlerimiz , hayallerimiz ve anilarimiz...ekonomik krizler , arkadaslarin ihanetleri , pustluklar , ve issiz kalislar son donemde her orta yas kesiminin basina gelmis bir duzine abuk olay iste....insanlar anilarini yazdiginda yazda hatirladikca yaslandiklarinin isareti imis...neyse
siir guzel...
Mor Salkımlı Sokak
Seni düşündüm yine bu akşamüstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
O çok sevdiğin yağmurlar bile sustu
Seni düşündüm de çıldırdım yine
Kahrettim seni benden çalan geceye
Seni sordum yastığıma
Seni sordum boş odama
Hesap sordum yumrukladığım duvarlara
Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım...
Bu serseri gecelerde sana ağladım
Bu akşamda sensizliği anılara sarıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevmemişim
Bir dönsen
En güzel yerinde biten o rüya
Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermez miyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
Yine şafak söküyor
Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum
Ah bir dönseydin son anda
Şarjörüme hasret sürdün sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala
Mor salkımlı o sokakta
Bıraktığın yerdeyim
Ekmeğimi sen bölersen çoğalırdım
Kaçıp sana sığındığım geceler
Pazarlıksız düşlerimdin
Gel de
Yine bir kuş dirilsin küllerimizden
Ekmekle tuz olsun yeter ki sen ver
Türküler kondurayım dudaklarına
Karımsın
Öteki yarımsın
VE DE SEVMEK KADARIMSIN
Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
Ne çok severmişim
Gidince anladım
Bu serseri gecelerde sana ağladım

gabriel
19 06 2003, 17:00
Onyedi Yaşım Gibi


Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın...
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın .
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim ,
İlk şiirim, ilk kavgam ,
Yaşamı ilk farkedişimsin .
Sen benim onyedi yaşımsın...

Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan.
Cebinde iki gazoz parası
Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan .
İki film bu akşam,
Birinde Yılmaz Güney oynuyor, birinde Fikret Hakan.
Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plaktan:
'...Rüyadır gördüğün bütün düşler ,
Gözlerin aklımı perişan eyler ,
Aşk masalından şarkılar söyler ,
Beni hülyalara salan gözlerin ...'
Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan ,
Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var, bilesin...

Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın...
Aynaya ilk bakışım ,
Babamla ilk kavgam,
Evden ilk kaçışımsın.
Serçeleri sevdimse senden,
Minibüslerde muavinlik ettiysem.
'Bir Teselli Ver'i dinlediysem Orhan Gencebay'dan,
Emirgan'da çay içtiysem,
Tophane'de sabahçı kahvelerini öğrendiysem ,
Nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar'ın,
Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem,
İçimdeki kıpır kıpır bu soluk nereden ...


Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın...
Okulu ilk asışım,
İlk kez birine gümüş kolye alışımsın.
Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım, ilk yakalanışımsın.
Sen benim onyedi yaşımsın...


Mahallenin delikanlısı,
Elleri ceplerinde, dudağında ıslığı,
Başında kavak yelleri.
Şarkılar mırıldanıyor.
'Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var' yeni çalıyor 45lik plaklardan.
Hayri Şahin ortalığı kavuruyor.
Mahallenin delikanlısı,
Cebinde iki gazoz parası.
Yüreğinde garip bir pıtırtı
Alışmaya çalışıyor sana alışmaya.
Akşamları işportaya çıkıyor,
Bir defter, bir kalem, bir de çakı alana aynayı bedava veriyor.
Yani günler geçiyor onyedi yaşının bütün tadıyla ...


Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın...
İlk maça gidişim, Cemil Turan'ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin.
Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme öyle güvendiğimsin.


Sabahları eskici geçiyor kapıdan
Karşı komşu Nafile Teyze bakkaldan ekmek istiyor
Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında
Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyi mi,
Herşey güzel oluyor.
Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul'a bana da aşk öyle yakışıyor.
Anam koş kapa diyor muslukları,üç gündür akmayan sular geliyor.
Ben onyedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor ...


Sen benim onyedi yaşımsın,
Deli çağımsın...
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın.
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,
İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk farkedişimsin...


Sen benim onyedi yaşımsın,
Sen benim, sen benim, sen benimsin.
Sen benim herşeyimsin.
Hiçbirşeyimsin, hiçbirşeyimsin ...

İbrahim Sadri

gabriel
19 06 2003, 17:00
..kim ne yapsa ayni yere gocuyo...
bas bas parali leylaya...
bi daha mi gelecez dunyaya....
...

yankeemert
19 08 2003, 17:00
olmek kolay kolaydaaaa...

Leysen
07 09 2003, 17:00
SON SEFER

Ne farkeder?
Ha sabah olmuş...
Ha akşama yakalanmışım...
Bu istasyonda, kırık dökük bankın bir ucunda...
Oturmuşum.
Hayatı seyrediyorum.
Dörde katlayıp iç cebime koymuşum İstanbul'u...
Bekliyorum...
...
Kaçırdığımı zannettiğim bütün trenler...
Bütün vapurlar...
Ne varsa bir yerlere giden...
Dönüp dolaşıp geldiler...
Anladım sonra geç olmadan...
Onlar kaçırmış beni ve bensiz kalmışlar gitmenin
telaşlarında...
...
Ne farkeder?
Ha sabah olmuş...
Ha akşama yakalanmışım...
İsteyen istediği yere gitsin; hep birlikte koca dün-
yanın üzerinde...
Dönüp dolaşıyoruz...
Ben hayatı seyrediyorum; oturduğum yerden...
Onlar gittiklerini zannediyor.
Üstelik İstanbul cebimde...
...
Bu istasyonda, kırık dökük bir bankın ucunda...
Yaşanmış günleri biriktiriyorum, eskiciye vermek
için...
Okunmuş ve kuponları kesilmiş bir gazete gibi sakin...
Ve ama huzur içinde...
Zamanı seyrediyorum.
...
Trenler geçiyor...
Vapurlar kalkıyor...
Herkesin itiş-kakış bindiği...
Gitmenin telaşlarında; geri döneceklerini düşünmeden...
...
Bir an gelecek...
Yaşanmış günlerle, yaşanmamışların arasında...
Belki sabah, belki akşam; farketmeyecek...
Bir gemi veya tren...
Sadece İstanbul'la benim için...
Yaşanacak yalnızlığıma...
...
Bekliyorum...

MURAT BAŞARAN

amanda_aman
17 12 2003, 18:00
Cok tozlanmis bu dosya, biraz havalandirmak lazim..:-)
***

Sahibini Arayan Mektuplar

Gözlerine baktığım zaman susmanın bir sebebi olmalı.
Bana kendini anlat. Korkularını, dileklerini söyle
bana. Aşktan ne bekliyorsun? Dostluk mu? Al, istediğin
kadar... Yüreğimi apaçık önüne seriyorum işte! Orada
sevdiğin, isteğin ne varsa al, senin olsun. Sana
arzularımın ötesinden sesleniyorum.

Aydınlık! sen en güzel aydınlık! Bizi bırakma.
Kalplerimizde girmediğin köşe kalmasın. Çek, kurtar
bizi insan yaratılılışımızın korkunç
karanlığından. İçimizde, ta derinlerde kükreyen o vahşi
hayvanı sustur. Düşüncelerimizi tırmalayan o kanlı
pençeden kurtar bizi. Unutulmuşların dünyasında biz
unutmak istemiyoruz.

Haydi sevdiğim sen de aç yüreğini. Dostluğun o ölümsüz
ışığı dolsun içine. Saçlarımı okşadığın zaman, annemin
eli sanmalıyım ellerini. Dudakalrından yalnız aşkın
hazzını değil, dostluğun doyulmaz içkisini de
içmeliyim. Bana önce insanlığımı öğret, bana
unutmamayı öğret. Seni hiç unutmak istemiyorum.
Bilinmeyen içkilerin en zevk dolu sarhoşluğunda
yaşayalım seninle. Kurtulalım bu korkulardan, bu
çaresizliklerden.

Beni hiç unutmayacaksan sev, usanmayacaksan sev.
Birlikte yaşadığımız her dakika ömrümüzün bir yılına
bedel olmalı. O dakikaları hatıraların sonsuz
mezarlığına göemceksek hiç yaşamayalım.

Önce zamandan kurtulmalıyız öyleyse. Birbirini
yenilemeli saatlerimiz. Yarın bu günü aratmamalı.
Yerçekiminden kurtulurcasına aşmalıyız zamanı seninle.
O dost zamanı, o dostça zamanları.

Bana gel dediğin an; mesafeler de anlamını
kaybetmeli. Yolları dakikalrla, günleri kilometrelerle
ölçmemeliyiz. Beraberliğimiz, bütünlüğümüz hiç
bitmemeli. O hiç sönmeyen dostluk ateşinin çevresinde
hep böyle elele, dizdize olalım. Ne yağmur söndürmeli
o ateşi ne rüzgar. Yüreklerimiz hep böyle ışıl ışıl
olmalı alevlerinde.

Hadi sevdiğim, sen de aç yüreğini. Bana kendinden
bahset. Hep ben ol, durmadan ben ol istiyorum.
Dudaklarım kurudu bak! Bir yudum su ver güzelliğnin
pınarından. Acıktım dersem iyiliğinle doyur beni.
Üşüyorsam; yalnız dostluğunun ateşinde ısınsın
ellerim.

Benim olma demiyorum. Ama önce ben ol. İnan, ben hep
sen olacağım, baştanbaşa sen olduğum için.

Aşkta kaybettiklerimizi dostlukla tamamlayalım. Gel,
aydinlik bizi bekliyor.

Umit Yasar Oguzcan..

amanda_aman
18 12 2003, 18:00
Beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdigin vardi duyardim..

Gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
cöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
oldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

Ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

Akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım

Atilla Ilhan..

amanda_aman
18 12 2003, 18:00
( Pia'nin Pesinde)

VUSLAT ASKIN CELLADIDIR


Piayı tanır mısınız?

Pia, Atilla İlhan'ın şiirinde bir meçhulün adıdır.

Şair bir şehire geldiği vakit , Pia başka bir şehre gider hep...

O yüzden Ne olur, kim olduğunu bilsem Pia'nın / ellerini bir tutsam, ölsem der İlhan...

Üstada Mag'da içindeki kadınları soruyorlar; şöyle diyor:

Belki de o kadın aslında Pia... O hiç olmayan kadın... Aklımda
kalanlar, imkansız aşkların kadınları... Yaşanmış aşklar kalmıyor.
Bitiriyorsunuz karşılıklı... Hatırlanan askıda kalmış aşklar...

***
Gülay Göktürk de Hüriyet'te Ayşe Arman'a aşkı, karşındakini
tanımlamaktan, bilmezlikten kaynaklanan birduygu diye tanımlıyordu:

Aynı evde yaşayınca bilmeye, tanımaya başlıyorsun. Aşk da uçup
gidiyor.

Ne garip değil mi?

Kadın ve erkek. Adem ile Havva'dan beridir o yasak meyvenin peşinde
koşup durdular. Kim bilir kaç kuşaktır sabırla, özlemle, ümitle,
ölesiye, birbirine ka! vuşacakları, bir yastığa baş koyacakları günü
beklediler.

Aşk-ı Memnu, gözünü vuslata dikti asırlarca...

Bu marazi tutku, şiirlerden, masallardan koca bir külliyat doğurdu.

Sonra...

Gün geldi; devir değişti. Sevenleri ayıran zalimler devrildi.

Eros, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.

Sevenler nihayet kavuştular.

Ve buluştukları anda aşk, uçarken bahar kokuları saçarak rengarenk
parıldayan narin bir sabun köpüğü gibi sönüp dağıldı avuçlarında...

Anlaşıldı ki vuslat, aşkın miladı değil, celladıymış.

***
Yüzünü bile görmediği sevdalısı için dağlar delen Ferhat, asrımızda
nihayet vuslata erince Şirin'e dönüp bakmaz, internet başından
kalkmaz oldu.

Savdalısını bir kez görebilmek uğruna yıllarca pencerede bekleyen
Leyla, evleneli beri, Mecnun'uı kafaya takmaz, merak edip cama çıkmaz
oldu.

O zaman analaşıldı ki, aşk güçünü kıstırılmışlığından alıyor,
karşılıksızlığından, na! çarlığından besleniyor.

Aşıklar yakınlaştıkça, aşk uzaklaşıyor.

Nazım, Sende ben uzaklığı, sende ben imkansızlığı seviyorum diye
yazmıştı sevdalısına... Çünkü Veysel'in dediği gibi, deryaya akan bir
nehir, aslında deryaya değil, mütemadiyen ve hararetle ona doğru
çağlamaya tutkundu.

Cazip olan, maksut mahalden ziyada; seyahatti bizatihi.

***
Aşk bir tahayyüldür.

Ebediyen müptelası olacağımız bir serap...

Dokununca dağılan bir kumdan kale...

Ben bu sırra ilk kez Metin Erksan'ın Sevmek Zamanıında ermiştim.
Duvarda fotoğrafını görüp vurulduğu kızın gerçeğiyle karşılaşınca
dünyası yıkılan Boyacı Halil, sonunda kendi tahayyülünün hakikatin
sıradanlığıyla aşınmasına izin vermemiş, kızı bırakıp sevdiği
fotoğrafla göle açılmıştı.

Zor olan da budur zaten:

Aşkı her daim kendinde yaşatabilmek...

Bu anlamda aşk tek kişiliktir.

Bizim icadımızdır. Meçhule adanmışlığımız... gönüllü esar! etimiz...
bir muammanın peşinde tarumar olmayı göze alışımız...

İnsanoğlu birbirine varıp birbirini tükettiğinden beridir, ancak
kafasındaki hayale tutunarak mutlu olabiliyor; her gördüğünde o
hayalli arıyor, her sevdiğini o hayal sanıyor, her hayal kırıklığının
kahredici keyfinden melankolik bir haz alıyor.

Ve yeniden Mecnun'a dönüyor.

Bugün aşk devrinden kalma bir sihirli lambayı umarsızca ovalayıp
duruyorsak o yüzdendir...

Belki Pia ansızın çıkıp gelir diye...


Can Dundar...

Leysen
18 12 2003, 18:00
BİR C(AN)LIK YAŞAM

Kaygısına düştün,didindin durmadan

Büyüttükçe gözünde büyüsüne kapıldın

Kamçıladın ihtiraslarını tamahkar

Son'u göremedin, düştün boşluğuna yaşamın

Her gün neden doğar güneş

Sonra sırtını döner geceye kaybolur

Avuçlarında miladı dolmuş kelimeler

Mutluluk nutkunda yamalı gamzelerin

Ve kaç bahar sonrasına ısmarladığın

İlikleri kurumuş beklentilerin

Kök salmalar derinliklerine dünyanın

Kaç binlercesi kabusla döndü o düşten

Ey bir c(an)lık yaşam

Nedir bu telaşın, bu boş endişen

Uykularından çalıp kurduğun dünyan

Koskoca yalan, aç gözlerini uyan

Eşikten girmek için sabırsızdır sonbahar

Ali CEYHAN

Leysen
18 12 2003, 18:00
DOĞUM GÜNÜ


Doğum günümü anımsayan annem de gitti
Ne güzel seni anımsayanlar gitmemişler
Olsun ben baharı severim
Yüreğim çiçek tomurcukları gibi açılmaya,
Yeşermeye,
Şeker pembesi olmaya başlar
Varsın anımsayan olmasın
Karanlık içindeki ışığa yüzünü çevirirsen
orada bile aydınlıkta yaşamayı başarırsın.
Ve bir gün mutlaka anımsayanlar
Çıkar karşına....
Tülay ÇELLEK