Tüm Versiyonu Göster : Siir Tadinda
vietnam da bir günvietnam da bir günbir motor ile gidiyor kenortada kýz arkadaþým önde motorcunereye gidiyoruztabiiki bir eve evin sahibi bayan açtý kapýyýbuyrun içeriye..ve kýz arkadaþýmla benmuhabbet ettik ordan burdan þurdanhadi dedik gidelim gazinoyao akþam içtim 9 biratelevizyonda çýktý macerana dans ettim doya doyavietnam da bir günhiç unutamadýðým o gün...........
SESLENDIRMEN
12 03 2004, 18:00
Ol insan ki,Tutulasin her daim bas üstündeHayirla yadedilesin,Bir gün ecel gelip öldügünde......................................... ...............Baris güvercinleri ucuralim semalara Durduralim ket vuralim bütün savaslaraBir gül dali uzatalim hem dosta hem düsmanaSenin benden yok farki su yalanci dünyadaEvet Sevgili mezunlar uzun bir aradan sonra mezun.forum'da sizlerle birarada olmanin sevincini yasiyorum.Ve bana ait olan acizane bir kac satiri sizlerle paylasmak istedim.Hayati siir tadinda yasayan tüm mezunlari bu sayfaya bekliyorum sevgiyle kalin.....
ÝSÝMSÝZG önlüme göre bir aþk aradýmÜ rkek bir ceylan gördümL aikmiyim ona dedim.A radýðýmý buldumY eniden doðdum
SESLENDIRMEN
14 03 2004, 18:00
Ey dünya dön deliler gibi pervassiz,Nekadar gaddrsin nekadar acimasizAdin gibi yalan dolansin be vefasizKalmadi artik biraktin beni imansiz S E S L E N D i R M E N
SESLENDIRMEN
16 03 2004, 18:00
Acep Leyla neydi ki mecnun etti sevdigini,Düsündüm hep Asli'yla Kerem'iFerhat'la Sirin' e demeliinan hic ugramadi bana su ask dedikleri. S E S L E N D i R M E N
Ne BilsinlerYasiyor, dediler banaSensizlikte boguldugumuBilmiyorlar.Bir tas dikip gittilerMezarimin basinaSensizlikte yasadigimi Ne bilsinler...Cevriye Demirel
Izmir`de AksamToz pembe sardi ufkuTatlicaYesil de var tutam tutamArasinda.Mavi deniz kizil olduDaglar mosmor.Yesilce bir ruzgar estiTitredi hep anilar.Yalniz bir tek hayaldiDunyalari dolduranSiyah bir tul indiSonraDusleri hep koruyan.Cevriye Demirel
YesilYesile tutsakti arzularimYesil geceler boyu.Ruyalar gorurdum YemyesilYesil uykularimda.Yesile acardim gozlerimiSabahlari.Aksamlara dekYemyesildi dunya...Cevriye Demirel
CANAI FISILDARSustukca sema kalbime hicrani fisildar,gul ismini bulbul o guzel ani fisildar,Dediler ki gonul derdine tek care unutmak,Heyhat! unutmak bile canani fisildar...
SESLENDIRMEN
18 03 2004, 18:00
A N A D O L UAh topragina yandigimin Anadolu'su,Üzerinde yayilir koyun ile kuzusuYollar uzak yamaclari kirac tatlidir suyuinsani vardir cihana nam salmis sagduyulu S E S L E N D i R M E N
TutsakRuzgar tutsak yapraklaraSerince.Gozler tutsak, parca parca Bitap, sonen gune.Gonul tutsak issizligaBinbir umitle.Kalem tutsak satirlaraBiteviye.Gunler tutsak aylaraGurbette.Cevriye Demirel
SESLENDIRMEN
19 03 2004, 18:00
E Y D Ü N Y AEy dünya dön deliler gibi pervazsiz,Nekadar gaddarsin nekadar acimasizAdin gibi yalan dolansin be vefasizKalmadi artik biraktin beni imansiz S E S L E N D i R M E N
SESLENDIRMEN
19 03 2004, 18:00
HERSEY YALANinsanlar var etrafimda sanki hepsi bir yilanRiya ikiyüzlülük hersey yalan ve dolanUcurumun kenarindayim asagi düsmem anUzat elini Rabbim kurtar beni bu azaptan S E S L E N D i R M E N
Çoban Çeþmesi Derinden derine ýrmaklar aðlar,Uzaktan uzaða çoban çeþmesi,Ey suyun sesinden anlayan baðlar,Ne söyler þu daða çoban çeþmesi."Göynünü þirinin aþký sarýncaYol almýþ hayatýn ufuklarýnca,O hýzla daðlarý Ferhat yarýncaBaþlamýþ akmaða çoban çeþmesi..."O zaman baþýndan aþkýndý derdi,Mermeri oyardý, taþý delerdi.Kaç yanýk yolcuya soðuk su verdi.Deðdi kaç dudaða çoban çeþmesi.Vefasýz Aslýya yol gösteren bu,Keremin sazýna cevap veren bu,Kuruyan gözlere yaþ gönderen bu...Sýzmadý topraða çoban çeþmesi.Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda,Bir susuz yolcu yok þimdi daðlarda,Ateþten kýzaran bir gül ararda,Gezer baðdan baða çoban çeþmesi,Ne þair yaþ döker, ne aþýk aðlar,Tarihe karýþtý eski sevdalar.Beyhude seslenir, beyhude çaðlar,Bir sola, bir saða çoban çeþmesi...Faruk Nafýz Çamlýbel
Desem Ki... Desem ki vakitlerden bir nisan akþamýdýr, Rüzgarlarýn en ferahlatýcýsý senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanlarýn en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardým çiçeklerin en solmazýný, Topraklarýn en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattým yemiþlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazým, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir þeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... Ýnan bana sevgilim inan, Evimde þenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski þarap. Ben sende yaþýyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Býrak ben söyleyeyim güzelliðini, Rüzgarlarla, nehirlerle, kuþlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Þayet sesimi fark edemezsen, Rüzgarlarýn, nehirlerin, kuþlarýn sesinden, Bil ki ölmüþüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberlerim güzelliðini, Ve neden sonra Tekrar duyduðun gün sesimi gök kubbede, Hatýrla ki mahþer günüdür Ortalýða düþmüþ seni arýyorumdur.Cahit Sýtký Tarancý
SESLENDIRMEN
21 03 2004, 18:00
P O P S T A RSanat sanattan cýkti kirdilar kolunu oldu bir sakatSes demeye bin sahit iki türkü cigirana taktilar bir altin tacBu yurdun insanlari bir POP STARA bu kadar mi muhtacSonra da konussunlar sabahkara dek bu milletin neden karni acNerede mahsuniler nerede ertaslarHer yerde sahte gülüsler anlamsiz bakislarÜstüne bir de atilan okkali fircalarDaha ne kaldi geriye ayaklar altinda tüm umutlar..... S E S L E N D i R M E N
SESLENDIRMEN
21 03 2004, 18:00
Kapilar kapali isiklar sönük,Zaptetmisler benligimi bölük bölükTam surda sinemde actilar bir yaraDöndüm kendini kaybeden bir canvara S E S L E N D i R M E N
MERDÝVENAðýr,aðýr çýkacaksýn bu merdivenlerdenEteklerinde güneþ rengi bir yýðýn yaprak,Ve bir zaman bakacaksýn semâya aðlayarak…Sular sarardý…yüzün perde perde solmakta,Kýzýl havâlarý seyret ki akþam olmakta…Eðilmiþ arza,kanar,muttasýl kanar güller,Durur alev gibi dallarda kanlý bülbüller,Sular mý yandý?Neden tunca benziyor mermer?Bu bir lisân-ý hafîdir ki rûha dolmakta,Kýzýl havâlarý seyret ki akþam olmakta… AHMET HAÞÝM
SESLENDIRMEN
23 03 2004, 18:00
D O S TDost var dosttan iceri,Dost var sanki zakkum cicegi,Býraktým dost yüzlü kahpe yüzleriSürdüm bir muamma denizeÝci bos bu aþk gemisini S E S L E N D i R M E N
* BEKLENENNe hasta bekler sabahi,Ne taze oluyu mezar,Ne de seytan bir gunahi,Seni bekledigim kadar.Gecti istemem gelmeni,Yoklugunda buldum seni;Birak vehmimde golgeni,Gelme, artik neye yarar?Necip Fazil Kisakurek
SESLENDIRMEN
25 03 2004, 18:00
...............Biraz da gülelim :) ...............DiYETE GARSIYIM ARKADASDostlar atisir da yigitler susar miElma ilen armut,piftek yerini tutar miAdem olan layt marul yutar miEr kisi hazzetmez kepekten liftenZarar gelmez hic ufak bir göbekten...Doymus ile doymamis bir olur muSiratta galoriden sual olur muHic nutraswietten baklava olur muEr kisi hazzetmez kepekten liftenZarar gelmez orta boy bir göbekten....Cosar su deli gönül börek,manti,pizzaylaUrkütme gözünü hic hacimle enle boylaElastik bir heyvandir mide olur yaylaEr kisi hazzetmez kepekten liftenZarar gelmez hic tahteravan bir göbekten....Cicek dalda güzeldir,kuzu sisteüc beyazi tartismak bos bu isteFikirler degisir her yiyisteEr kisi hazzetmez kepekten liftenZarar gelmez kimseye MUHTESEM bir göbekten..
AksamlarAksamlar guzeldirMutluysan.Aksamlar mahsundurYalnizsan.Aksamlar hazindirDertliysen.Aksamlar kirgindirGaripsen.Aksamlar kizildirGurbetteysen.Cevriye Demirel
SESLENDIRMEN
02 04 2004, 17:00
HERSEY LAFTAiyi niyet yok artik kötü niyet revactaYenilmekten biktim girdigim her savastaDünya olmus ici bos kara bir tahtaSevgi saygi hosgörü hersey lafta S E S L E N D i R M E N
NOKTA NOKTAM Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldýmBeni anlatmýþ sana ve sen ona"Unuttum artýk onu" demiþsin.Hem bu sözü gülerek, Medar-ý iftihar ile söylemiþsin.Unutamazsýn Nokta NoktamUnutamazsýn!Çünkü; unutmak için önce unutulmak gerekOyasa ki sen,Hala bende esen, Eski kavak yelisin.Unutamazsýn...Kan deðil, tüküremezsin,Ruj deðil, silemezsinDiþi dudaklarýna, diþimle yazdýðým Ýki heceli erkek adýmýUnutamazsýn Nokta NoktamUnutamazsýn!Seninle biz, halâ bir kabuktaÝki badem içi gibiyiz.Baharsýn; kokacaksýnGüneþsin; yakacaksýn.Sabah yataðým kadar rüyâ doluSabah yataðým kadar sýcaksýnUnutamamUnutamazsýn!Þimdilik bu kadar.Öbür mektubuma daha diyeceklerim varDarýlma bana, gücenme sakýnAnkara günlerinin bembeyaz ufkundanBinlerce selam sana.Bahar baþladý nokta noktamAnkara'da bahar, veriminde toprak anaAylar var ki sana tek satýr yazamadýmOysa ki þimdi mevsim baharÖtüþlerde adýn, kokuþlarda tadýn varArtýk yazmalýyým.Takvime baktým bu sabah, ayrýlalý beþ ay olmuþ.Düþün ki Nokta NoktamBeþ ay denilen nesne tam yüz elli gün eder.Bunca uzun ayrýlýksa; Ýnan bana Nokta NoktamÝnsaný, herþeye küskün eder.Ýnan bana... Dargýnlýðým herkeseVe tek hasretim sanaDüþünüyorum...Aþýklar pazarýna çýkan yolu düþünüyorum.Bu yolun saðýnda yükselenHer geçiþinde penceresinden tebessümler gelenBahçesinde iri yedi veren, kayýsý gülleri açan evi düþünüyorum.Bir türlü gelmiyor düþüncelerimin ardýAblan yanýmda çorapsýz gezerdi,Baþ örtüsüz annen.Düþünüyorum... Bu mevsimde baban,Her akþam bir yerine iki içerdi.Miyoplaþýnca gözleri "Þair, iç be oðlumbahar diþidir doðurur" derdi.Bahar baþladý Nokta Noktam.Ankara'da bahar,Gönül ufkunda yaðmur bulutlarýCennet olsa artik sevmiyorum Sevmiyorum sensiz baharý...Sen; ey yirmidört baharýn en güzel süsü!Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!Sen; ey ilk yaz akþamlarý kadar güzel çocuk!Sen; ey altýn gözlerinin hisli dünyasý!Ölümsüz bir yolculuk yaratanSen; ey çýplak bir hançer gibi! Boylu boyunca gönlümde yatanSen; ey herþeyim olan herþey!Son mektubunda söz verdinTut diyorsun, unuttumUnut diyorsun, unutmak mý???Güneþ tekrar doðmayý unutabilir mi hiç?Gönül ferman dinlemez sözü unutulabilir mi hiç?Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!Sen; ey herþeyim olan herþey!Bu gece Yýlbaþý...Baþkent'de kar yaðýyor Nokta NoktamBaþkentte kar ve tütüyor gözlerimdeKüllenmiþ bir mangal gibi hatýralarBaþkent'de kar yaðýyor, baþkent'de kar...Bu gece yýlbaþý.Bilirsin ki Nokta NoktamYýlbaþýnda hesaplanýr Çoðu zaman insanlarýn yaþý.Bu gece yýlbaþý...Tokmaklarýnda yirmi dört heceEðilip üstüme sessizceÞehrin kule saatiBilir misin Nokta Noktam?Bilir misin, bilir misin ne dedi?"Þair, kutlu olsun, yaþ otuz yedi."Ve bir el saçlarýmdan tutarak Kalbimi sana kadar sürükledi.Bu gece yýlbaþý, baþkent ayaktaÇalýnan Tuna dalgalarý komþu plâkta.Ne de kývrak bu vals havasýBaþladý yine gönlümünOn yýl evvel ki kanamasýNe günlerdi o günler cancaðýzým Ne günlerdi...Sen, on yedisinde sevgilerin sisindeBaþý duman duman bir kýz.Ben, yirmi üstündeGönlü gördüðü her güzelliðe niþanlýÖylesiye bir þair, öylesiye bir delikanlý.Ne çabuk geçti zaman.Hey gidi Dünya hey...Bu gece yýlbaþýDýþarýda kar yaðýyor ve tütüyor gözlerimdeKüllenmiþ bir mangal gibi eski hatýralarKöþede bir kýrlent, kýrlentde bir resim.Bartýn'da bahar.Elimle yapmýþým "asma köprüsünden" Kocanaz deresiSaðda, orta okulOkulda, çocuklarýn sesi."Çakýr beylerin" elma bahcesi.Derede kayýk, dümende ben.Küreklerde sen.Hava berrak, hava ýlýkHava temizVe sularda sarmaþan gölgemizBu gece yýlbaþý, baþkent ayaktaÇalýnan Tuna dalgalarý deðil artýkkomþu plâkta.Gönlüm bu diyardan çok çok uzakta.Dýþarýda kar yaðýyor.Dýþarýda kar ve tütüyor gözlerimdeKüllenmiþ bir mangal gibi Eski hatýralar...Rýza Polat AKKOYUNLU
HAN DUVARLARI Yaðýz atlar kiþnedi, meþin kýrbaç þakladý Bir dakika araba yerinde durakladý. Neden sonra sarsýldý altýmda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar... Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukýþla yolundan Orta Anadolu'ya Ýlk sevgiye benzeyen ilk acý, ilk ayrýlýk Yüreðimin yaktýðý ateþle hava ýlýk, Gök sarý, toprak sarý, çýplak aðaçlar sarý... Arkada zincirlenen yüksek Toros daðlarý, Önde uzun bir kýþýn söldürdüðü etekler, Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler... Ellerim takýlýrken rüzgarlarýn saçýna Asýldý arabamýz bir daðýn yamacýna, Her tarafta yükseklik, her tarafta ýssýzlýk, Bu ýslakla uzayan, dönen kývrýlan yollar. Uykuya varmýþ gibi görünen yýlan yollar Baþýný kaldýrarak boþluðu dinliyordu. Gökler bulutlanýyor, rüzgar serinliyordu. Serpilmeye baþladý bir rüzgar ince ince, Son yokuþ noktasýndan düzlüðe çevrilince Nihayetsiz bir ova aðarttý benzimizi Yollar bir þerit gibi ufka baðladý bizi Gurbet beni muttasýl çekiyordu kendine Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor düzlük yine. Ne civarda bir koy var, ne bir evin hayali Sonunda ademdir diyor insana yolun hali, Arasýra geçiyor bir atlý, iki yayan Bozuk düzen taþlarýn üstünde týkýrdýyan Tekerlekler yollara bir þeyler anlatýyordu, Uzun yollar bu sesten silkinerek yatýyor... Kendimi kaptýrarak tekerleðin sesine Uzanmýþ kalmýþým yaylýnýn þiltesine, Bir sarsýntý... uyandým uzun suren uykudan; Geçiyordu araba yola benzer bir sudan Karþida hisar gibi Niðde yükseliyordu, Sað taraftan çýnðýrak sesleri geliyordu; Aðir aðir önümden geçti deve kervaný, Bir kenarda göründü beldenin viran haný. Alaca bir karanlýk sarmadayken her yeri Atlarýmýz çözüldü, girdik handan içeri Bir deva bulmak için baðrýndaki yaraya Toplanmýþtý garipler þimdi kervansaraya. Bir noktada birleþmis vatanýn dört bucaðý Gurbet çeken gönüller kuþatmýþtý ocaðý, Bir pýrýltý gördü mü gözler hemen dalýyor, Göðüsler çekilerek nefesler daralýyor, Þiþesi is baðlamýþ bir lambanýn ýþýðý Heryüzü çiziyordu bir hüzün kýrýþýðý, Gitgide birer ayet gibi derinleþtiler Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki cizgiler... Yataðimin yanýnda esmer bir duvar vardý, Üstünde yazýlarla hatlar karýþmýþlardý; Fani bir iz birakmýþ burda yatmýþsa kimler, Aygýn baygýn maniler, açýk saçýk resimler... Uykuya varmak için bu hazin günde, erken, Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerken Birdenbire kýpkýzýl birkaç satýrla yandý; Bu dört mýsra deðil, sanki dört damla kandý Ben garip çizgilere uðraþýrken baþbaþa Raslamýþtým duvarda bir þair arkadaþa; *On yýl ayrýyým Kýnadagý'ndan Baba ocaðýndan yar kucaðýndan Bir çiçek dermeden sevgi baðýndan Huduttan hududa atýlmýþým ben* Altýnda da bir tarih. Sekiz mart otuz yedi.. Gözüm imza yerinde baþka ad görmedi. Artýk bahtýn açýktýr, uzun etme arkadaþ Ne hudut kaldý bugün, ne askerlik, ne savaþ; Araya gitti diye içlenme baharýna, Huduttan götürdüðün þan yetiþir yarýna Ertesi gün baþladý gün doðmadan yolculuk Soðuk bir mart sabahý...Buz tutuyor her soluk Ufku tutuþturmadan fecrin ilk alevleri Arkamýzda kalýyor þehrin kenar evleri Bulutlarýn ardýnda gün yanmadan sönuyor, Höyükler bir dag gibi uzaktan görünüyor... Yanýmýzdan geçiyor aðýr aðýr kervanlar, Bir derebeyi gibi kürülmus eski hanlar Biz bu sonsuz yollarda varýyoz, gitgide, Ýki dað ortasýnda boðulan bir geçide Þýký bir poyraz beni titretirken içimden Geçidi atlayýnca þaþýrdým sevincimden Ardýmda kalan yerler anlaþýrken baharla Önümüzdeki arazi örtülü þimdi karla Bu geçit sanki yazdan kiþi ayýrýyordu Burada son fýrtýna son dalý kýrýyordu Yaylýmýz tüketirken yollarý ayný hýzla Savrulmaya baþladý karlar etrafýmýzda Karlar etrafý beyaz bir karanlýða gömdü; Kar deðil, gökyüzünden yaðan beyaz ölümdü... Gönlümde can verirken köye varmak emeli Arabacý haykýrdý *Ýste Araplýbeli* Tanrý yardýmcý olsun gayri yolda kalana Biz menzile vararak atlarý çektik hana. Bizden evvel buraya inen uç dört arkadaþ Kurmuþtular tutuþan ocaða karþý baðdaþ Cýtýrdayan çalýlar dört cana can katýyor Kimi haydut kimi kurt masalý anlatýyor Gözlerime çökerken aðýr uyku sisleri Çicekliyor duvarý ocaðýn akisleri Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor Kalbime ateþ gibi þu satýrlar giriyor *Gönlümü çekse de yarin hayali Aþmaya kudretim yetmez cibali Yolcuyum bir kuru yaprak misali Rüzgarýn önüne katýlmýþým ben* Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açýktý Güneþli bir havada yaylýmýz yola çýktý Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde Ben üç mevsim deðiþmiþ görüyordum üç günde Uzun bir yolculuktan sonra Ýncesu'daydýk Bir han yorgun argýn tatlý bir uykudaydýk Gün doðarken bir ölüm rüyasýyla uyandým. Baþucumda gördüðüm su satýrlarla yandým *Garibim namýma Kerem diyorlar Aslý'mý el almýþ haram diyorlar Hastayým derdime verem diyorlar Maraþlý Þeyhoðlu Þatýlmýþ'ým ben* Bir kitabe kokusu duyuluyor yazýnda Korkarým yaya kaldýn bu gurbet çýkmazýnda Ey Maraþlý Þeyhoðlu, evliyalar adaðý Bahtýna lanet olsun aþmadýysan bu daðý Az deðildir, varmadan senin gibi yurduna Post verenler yabanýn hayduduna kurduna Arabamýz tutarken Erciyes'in yolunu Hancý dedim bildin mi Maraþlý Þeyhoðlu'nu? Gözleri uzun uzun burkuldu kaldý bende, Dedi Hana sað indi ölü çikti geçende Yaþaran gözlerimde her sey artýk deðiþti Bizim garip Þeyhoðlu buradan geçmemiþti... Gönlümü Maraþlý'nýn yaktý kara haberi. Aradan yýllar geçti iþte o günden beri Ne zaman yolda bir han raslasam irkilirim, Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim Ey köyleri hududa baðlayan yaþlý yollar Dönmeyen yolculara aðlayan yaþlý yollar Ey garip çizgilerle dolu han duvarlarý Ey hanlarýn gönlümü sýzlatan duvarlarý... Faruk Nafiz Camlibel* ÇOBAN ÇEÞMESÝ Derinden derine ýrmaklar aðlar, Uzaktan uzaða çoban çeþmesi, Ey suyun sesinden anlýyan baðlar, Ne söyler su daða çoban çeþmesi. "Göynünü Þirin'in aþký sarýnca Yol almýþ hayatýn ufuklarýnca, O hýzla daglarý Ferhat yarýnca Baþlamýþ akmaða çoban çeþmesi..." O zaman baþýndan aþkýndý derdi, Mermeri oyardý, taþý delerdi. Kaç yanýk yolcuya soðuk su verdi. Deðdi kaç dudaða çoban çeþmesi. Vefasýz Aslý'ya yol gösteren bu, Kerem'in sazýna cevap veren bu, Kuruyan gözlere yaþ gönderen bu... Sýzmadý topraða çoban çeþmesi. Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok þimdi daðlarda, Ateþten kýzaran bir gül ararda, Gezer baðdan baða çoban çeþmesi, Ne þair yaþ döker, ne aþýk aðlar, Tarihe karýþtý eski sevdalar. Beyhude seslenir, beyhude çaðlar, Bir sola, bir saða çoban çeþmesi... Faruk Nafiz Camlibel* NERDESIN ??Geceleyin bir ses boler uykumu.Icim urpermeyle dolar:--- NERDESIN??Ariyorum yillar var ki ben onu,Asikiyim beni cagiran bu sesin.Gun olur suruyup beni derbeder,Bu ses ruzgarlara karisir gider.Gun olur pesimden yurur beraber,Ansizin haykirir bana:--- NERDESIN??Butun sevgileri atip icimden,Varligimi yalniz ona verdim ben,Elverir ki bir gun bana derindenTa derinden bir gun bana "GEL" desin. AHMET KUTSI TECER* ENDÜLÜS'TE RAKS Zil, þal ve gül. Bu bahçede raksýn bütün hýzý... Þevk akþamýnda Endülüs üç def' kýrmýzý... Aþkýn sihirli þarkýsý yüzlerce dildedir. Ýspanya neþ'esiyle bu akþam bu zildedir. Yelpâze çevrilir gibi birden dönüþleri, Ýþveyle devriliþ, saçýlýþ, örtünüþleri... Her rengi istemez gözümüz þimdi aldadýr; Ýspanya dalga dalga bu akþam bu þaldadýr. Alnýnda halka halkadýr âlþüfte kâkülü, Göðsünde yosma Gýrnata'nýn en güzel gülü... Altýn kadeh her elde, güneþ her gönüldedir; Ýspanya varlýðýyle bu akþam bu güldedir. Raks ortasýnda bir durup oynar, yürür gibi; Bir baþ çevirmesiyle bakar öldürür gibi... Gül tenli, kor dudaklý, kömür gözlü, sürmeli... Þeytan diyor ki sarmalý, yüz kerre öpmeli.. Gözler kamaþtýran þala, meftûm eden güle, Her kalbi dolduran zile, her sîneden: "Ole!"Yahya Kemal Beyatli
SESLENDIRMEN
05 04 2004, 17:00
A Y N A L A RAynalar düsmanim insanlar hasimimHersey anlamsiz dipsiz bir kuyudayimFeryadimi duyan yok cok yalnizimCikar beni bu zindandan duy sesimi Allah'im. S E S L E N D i R M E N
Yine seni severdim bir kalbim daha olsaYine, sana adardim bir canim daha olsaUgruna akitirdim her damla kanimiSeni gormektir derim son dilegim olsaNeler cekti bedenim kimbilir daha neler gorecekHayatim seni sevmekle basladiSeni sevmekle bitecekBenim icin gelmisle gecmis yalniz sen demek Olsemde hic uzulmemCUNKU RUHUMDA SENI SEVECEK SINNER
KucukKucuklugumuzTakildi aklimaBugunlerde;Biz insanlarNe kadar kucuguzBu evrende.Adeta yok gibiBir karincadan farksiz.OysaNe buyuk goruruz kendimizi.Ne buyuktur Hayallerimiz.Bazan Dunyalara sigmayiz.DunyaKucuktur aslindaBu, koskoca boslukta...Cevriye Demirel*** Kultur-Sanat, Sosyal Hayat Bolumundeki Hatira Defterim folder`in`da bulusalim..* ***Green Card ve Gocmenlik Bolumundeki AMERIKA`DAYIM Folder`inde bulusalim.
SESLENDIRMEN
09 04 2004, 17:00
'Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parasi Dostunun yüz karasi,düsmanin maskarasi' M.Akif ERSOY
Biri gelir sorarsaBeni sana sorarsa, gitti der misin?Gittigimi söyler misin?Gidiyorum ben sana Benimle gelir misin?OZDEMIR ASAF
Aþk iki kiþiliktir Deðiþir rüzgarýn yönü Solar ansýzýn yapraklar; Þaþýrýr yolunu denizde gemi Boþuna bir liman arar; Gülüþü bir yabancýnýn Çalmýþtýr senden sevdiðini; Ýçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaþanan tek baþýna Aþk iki kiþiliktir. Bir aný bile kalmamýþtýr Geceler boyu seviþmelerden; Binlerce yýl uzaklardadýr Binlerce kez dokunduðun ten; Yazabileceðin þiirler Çoktan yazýlýp bitmiþtir; Ölümdür yaþanan tek baþýna, Aþk iki kiþiliktir. Avutamaz olur artýk Seni bildiðin þarkýlar; Boþanýr keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarý kuþu sevdanýn Alýp baþýný gitmiþtir; Ölümdür yaþanan tek baþýna, Aþk iki kiþiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiþ ve düþmüþ, gözden. Düþlerinde bir çocuk hýçkýrýr Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek baþýna yaþayamaz sevdasýný, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuþ yalnýz deðildir; Ölümdür yaþanan tek baþýna, Aþk iki kiþiliktir. Ataol Behramoðlu
SESLENDIRMEN
10 04 2004, 17:00
EY SEVGiLiGurbet ufuklarindan bakan ey sevgili,Hal-i ahvalin acep nicedir,Siladan haber sal bize hasret kokan,Anlat bize oradaki insanlardan,Anlat kavusamayan asiklardan,Dehlizlere acilan sandallardan, S E S L E N D i R M E N
MEHLÝKA SULTANMehlika Sultan'a aþýk yedi gençGece þehrin kapýsýndan çýktý:Mehlika Sultan'a aþýk yedi gençKara sevdalý birer aþýktý.Bir hayalet gibi dünya güzeliGirdiðinden beri rü'yalarýna;Hepsi meþhur, o muamma güzeliGittiler görmeye Kaf daðlarýna.Hepsi, sýrtýnda aba, günlerceGittiler içleri hicranla dolu;Her günün ufkunu sardýkça geceDediler: 'Belki bu son akþamdýr'Bu emel gurbetinin yoktur ucu;Daima yollar uzar, kalp üzülür:Ömrü oldukça yürür her yolcu,Varmadan menzile bir yerde ölür.Mehlika'nýn kara sevdalýlarýVardýlar çýkrýðý yok bir kuyuya,Mehlika'nýn kara sevdalýlarýBaktýlar korkulu gözlerle suya.Gördüler: 'Aynada bir gizli cihan...Ufku çepçevre ölüm servileri...'Sandýlar doðdu içinden bir anO, uzun gözlü, uzun saçlý peri.Bu hazin yolcularýn en küçüðüBir zaman baktý o viran kuyuya.Ve neden sonra gümüþ bir yüzüðüParmaðýndan sýyýrýp attý suya.Su çekilmiþ gibi rü'ya oldu!..Erdiler yolculuðun son demine;Bir hayal alemi peyda olduGöçtüler hep o hayal alemine.Mehlika Sultan'a aþýk yedi gençSeneler geçti, henüz gelmediler;Mehlika Sultan'a aþýk yedi gençOradan gelmeyecekmiþ dediler!.. Yahya Kemal Beyatli
Guz DusunceleriBu sabah gokyuzu daha bir yorgun,Daha bir dumanli,Daha bir derin!Su anda, omzumdan tanidik bir el,Tutup silkelese soyle bir guzel,Kurtulsam yukunden dusuncelerin!.. B. S. Erdogan
Böyle zamansiz güneSliUmalmadÝk mavi günlerde bir bekleme salonu yalnizliGina bürünüyorumÝliklerimdeki yitik aþkiSarhos bir unutkanliga ilikliyorum..Sanki siirini bilmedigim bir fransiz aksamindaKaldirim taslarini sayiyiyorum kalbiminicimde ayak izlerin......Ve ben Ne zaman,Kiminle sevissemHala seni aldatiyorum....YILMAZ ERDOGAN
97 yilinda Ortaköy'de tanistigim Hakki Ozkan adli saire ait bir siir ..Umarim seversiniz bu siiri..Ne kursun askerlerim var Ne oyuncak tanklarim, ne de ucaklarimTeslim olmani isterim yine deButun kalelerinle,Bir ömür boyu oynayasin diye benimle.Seni ne tutsak ederim,Ne kursuna dizerim sevgilim,Vallahi ben benzemem hic bir generale...HAKKI OZKAN
SESLENDIRMEN
11 04 2004, 17:00
DiVANEBir ben bilirim yalniz gecen aksamlari,Kimse duymaz sessiz cigliklarimi,Bir kadin mi ölmüs kim bu cenaze,Ben miyim yoksa donkisot diyarinda bir divane, S E S L E N D i R M E N
Yagmurda Unutulan SarkiOnce bir yagmur bir yagmur iki gozum...Once ipislak iki kus!Sonra yikilmis evrenler gecti vitrinlerden,Sonra insanlar iki gozum!Insanlar,Kahrolmus!...Islak senaryolar ustune ta ic bosluktan,Boyut boyut yalnizliklar agiyordu...Oksuz anilar ustune iki gozum!Kirik ikindiler ustune,Kuskulu bir yagmur yagiyordu...Ikiser ucer yitiriyordum seni kavsaklarda,Yollar ayak bileklerime dolaniyordu hep,Tas tas cokuyordu en kutsal yapilar...Yuzler karanlikti iki gozum!Dusunceler dar,Bir gecit bulamiyordum sana,Ellerim yordamlarini yitirmisti ustelik,Hep yabanciydi caldigim kapilar!...Oysaki, son cagrimdi bu ta can kosemden!Oysa yurek yurek son yesermemdi,Cag cag, kanat kanat, sevgi, isik, nur...Ah sonra o yagmur iki gozum!Ah sonra o,Yagmur!...Simdi,En kirik vaktidir uzak inbatlarin...Oykumuzun en yarali yerinden,Damlar yuregime ilik bir sizi!Sonra birden duyar gibi olurum,Hoyrat yagmurlar altinda,Marti cigliklarina karisip gidenCocuksu sarkimizi... Bekir Sitki Erdogan
StarGirl
11 04 2004, 17:00
Seni Yazdým Ebem Kuþaklarýnaseni yaþadýktan sonra anladýmbana sensin mahþer nuru, kol-kanatiçimde þahlanýp duran huysuz atdizginsiz gemsiz deðil!unuttum gözyaþý döken kadýnýördüm gerçek aþkýn ruh mihrabýnýbir yay gibi gerdim göðe adýnýgönül kubbem artýk alemsiz deðil!benim neme gerek yýldýz, dolunayrahatlýða paydos, çileye hayhayne kuþtüyü yatak ne ruhsuz saraygünlerim Ýbrahim Etem'siz deðil!açýlýn açýlýn kalabalýklariçerim zemheri, dýþarým baharbir alev halinde geçtiðim yollarHallac-ý Mansur'suz, Keremsiz deðil!uzaklarýn daha uzaklarýnabüyük zaferlerin nur tabakalarýnaseni yazdým ebemkuþaklarýnaellerim çaresiz, kalemsiz deðil!
Sen dostumdun benim gülünce günesler acanbulutlara ruzgara asarim suretini her aksamher akþam bir mektup yazarim daglar kadarkayip bir adresten geliyor sesin simdi ,üsüyorsunUnutma, dostumsun sen, nerdeysen orda ölmek isterim....AHMET TELLIText
Binbirinci Gece (Hanci)Gurbetten gelmisim, yorgunum hanci!Suraya bir yatak ser yavas yavas...Aman karanligi gormesin gozum!Beyaz perdeleri, ger yavas yavas.Sila burcu burcu... ille ocagim!..Coluk cocuk hasretinde kucagim...Sana her seyimi anlatacagim,Otur bas ucuma, sor yavas yavas.Guc bela bir bilet aldim giseden;Yolculuk basladi Haydarpasa'dan!Hanci n'olur, elindeki siseden,Birkac yudum daha ver yavas yavas!Ben o gece, hem agladim, hem ictim,Iki gun, diyardan diyara uctum...Kayseri yolundan, Nigde'yi gectim;Uzaktan gorundu, Bor yavas yavas...Garibim; her taraf bana yabanci,Dertliyim; cekinme, doldur be hanci!Ilk once kimildar hafif bir sanci;Ayrilik sonradan kor yavas yavas...Bende bir resmi var, yarisi yirtik,On yildir evimin kapisi ortuk!Garip, bir de sarhos oldu mu artik;Butun sirlarini der yavas yavas...Iste hanci! ben, her zaman boyleyim,Oteyi ne sen sor, ne ben soyleyim...Kaldir artik, bos kadehi neyleyim,Su bizim hesabi, gor yavas yavas... Bekir Sitki Erdogan
Acýlar DeniziBen acýlar denizinde boðulmuþumÝþitmem vapur düdüklerini, martý çýðlýklarýnýDalgalar her gün bir baþka kýyýya atar beniDuyarým yosunlarýn benim için aðladýklarýnýÖlüyüm çoktan, bir baksana gözlerimeGör, içindeki o kanlý cam kýrýklarýnýBu ne karanlýk, bu ne zindan gece böyleBütün gemiler söndürmüþ ýþýklarýnýBen acýlar denizi olmuþum, yaklaþmaSularým tuzlu, sularým zehir zemberekBaksana; herkes içime dökmüþ artýklarýnýBu karanlýk bitse artýk, bir ay doðsaBir deli rüzgar çýksa; alýp götürseYýllarýn içimde býraktýklarýný...Ümit Yaþar Oðuzcan
Ayrýlanlar için Yollarimiz burada ayriliyorArtik birbirimize iki yabanciyizHer ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsaHer seyi evet her seyi unutmaliyizHer kaderin tesellisi bulunur, uzulmeInsan ne kadar sevse unutabilirMevsimler, gelir gecer, yillar gecerSen de unutursun bir gun gelirHic yasamamiscasina, hic sevmemiscesineUnutursun o gunlerimizi, gecelerimiziO gunlerce gecelerce sevismelerimiziHer seyi evet her seyi unutabilirsinHatta butun yazdiklarimi satir satirKalirsa, icinde bir derin sizi kalir Ümit Yaþar Oðuzcan Text
Üstüme varma Ýstanbul Sana geldim, icim ümitlerle doluBeni sarhos etme Istanbul, ne olurBir gün ben de eririrm caddelerindeCürür kemiklerim adim unutulurYine sen kalýrsýn dipdiri, simsicakGögün bulutlarin, denizlerin kalirOynama Istanbul, benimle oynamaBir gün öldürür beni bu dert, bu kahirEzilmiþ ellerimin arasinda basimBu yeryüzünde baþka carem kalmamisIste gelip kapilarina dayanmisimKarsýnda yikilmis bir duvar gibiyimBeni sarhos etme, basim dönüyorÜstüme varma Istanbul, kederliyim. Ümit Yaþar Oðuzcan
SESLENDIRMEN
13 04 2004, 17:00
ic DÜNYAMic dünyam karmakarisik bombalar patliyor beynimde,Silahlar sikiliyor harp baslamis benligimdeBir kacis bir kurtulus bu ama bilmiyorum nereye,O sonsuz kurtariciyi bekliyorum hasretle. S E S L E N D i R M E N
50 Yaþ ÞiiriNe zaman baksam çevreme elli yýl sonraHep ayný gürdüklerim; bir keþmekeþ, bir bozuk düzenBir lokma ekmek uðruna tükenmesi insanlarýnYaþamak ve ölmek için hep ayný nedenSefil doymazlýk:ete, kana, parayaÖylesi bir açlýk ki eksilmeyen, bitmeyenÝnsan, ezebildiðince mutlu insan, oðulNereye gidersen git hep o tuzak, o dümenKüçük hesaplarla kabaran büyük hesaplarVe deðiþmez çýðlýðý insanoðlunun: Ben, ben, ben!"Sen yok musun? Onlar yok mu? Biz yok muyuz?Nereye bu gidiþ? Delicesine pupa yelkenSöyle neyi deðiþtirebilirsin ki tek baþýnaYýldýrýrlar, sustururlar vururlar seni de hemenDüþler bitmiþse, gerçekler bir tokat gibi inmiþseTek baþýna mutlu ol bakalým, olabilirsenEn güzeli sevmek diyeceksin insanlarý tümüyleUsanmadan, bir þey ummadan, beklemedenVer, durmadan ver, eller uzanmýþ, baksanaVer ki; kurulsun sofra, baþlasýn þölenBir yanda umutlarýn, düþlerin, düþüncelerinBir yanda aldýðýný geri vermez koca bir evrenBak! Bütün aðýzlar yutmaya hazýr seniBir noktadan, bir lokmadan baþka nesin senDönüp gerilere bakýyorum, bir de kendimeElli yýl geçmiþ, ha gün, ha yarýn derkenDeðiþen birþey yok, bir þaþkýn benden baþkaÝþte ayný yol, ayný kapý, ayný merdivenHani nerdeler? Kimi yitmiþ kimi gitmiþ dostlarýnBir ak saçlý anan kalmýþ yolumu bekleyenSabah-öðle-akþam . . . Hep o tekdüze yaþamVe kýrýlmýþ bir kalple yorulmuþ bir bedenÝþte böyle geçti yýllar. bozbulanýkBen sevdim, ben aðladým, baþkalarýydý gülenNe zaman uzattýysam ellerimi, parçalandýMutluluk serseri bir mayýndý denizlerimde yüzenÜmit Yaþar Oðuzcan |
Çýkmaz SokakBir daha dünyaya gelsemYine seni severdimBeni üzesin diyeBeni deli divane edesin diyeBiliyorumSen de bir daha dünyaya gelsenYine beni sevmezdinKahrýmdan öleyim diyeÜmit Yaþar Oðuzcan
Nicedir ÖzlemisimNicedir özlemisim Bu rüzgari Hani Dogu'da eser Bahar aksamlari Nicedir özlemisim Bir elma agacinin Dibine oturmayi Nicedir özlemisim Soseleri,daglari Nicedir özlemisim Bir dosta sarilip AglamayiAtaol Behramoglu |
Kavusma GünüEn güzel gülüsünle karsila beniÝste geldim yanýna yorgun ve yitikYýlmisim, yikilmisim, kahrolmusumÝcimde tarifsiz bir gariplikAnlamaya calis bir þey sormadanYaklas yanima, gözlerime bakDagit saclarini cocuklar gibiSonra basini omuzlarima birakDertliyim, kahirliyim, efkarliyimAgir, caresiz hüzünlerle geldim sanaBirlikte ömür boyu yasayacagimizPerisan gecelerle, günlerle geldim sanaParamparca hayallerim, umutlarimNe kalmissa icimde kirik dökükAl, yeniden yarat beni, ayikla aritBaksana, bütün isiklarim sönükPelte pelte karanligim koyu, zifirGöklerin üstüme abandigi gecelerdeyimDinle, sana bir sarki söyleyecegim özlem doluDinle, bütün calgilarýi sustugu yerdeyimOysa ki sen aradigim, buldugumsun benimOysa ki bu en güzeli kavusmalarinBakma þimdi böyle kahýrlý olduðumaEn mutlu siirleri söyleyecegim sana yarinYeter ki mahsere dek beni özle beni sevZamanlarin en ölümsüzünde yasat beniÝste geldim yanina alev, alev dopdoluAl diledigin gibi yeniden yarat beniÜmit Yaþar Oðuzcan |
Istanbul Isik Isikistanbul rüzgar rüzgar sevdiðimkah bir lodos, denizlerden esenýlýk mý ýlýkkah ustura gibi deli bir poyrazbýrak saçlarýný rüzgarlarýna istanbulunbu þehirde aþksýz ve rüzgarsýz yaþanmazistanbul bulut bulut sevdiðimkimi beyaz mý beyazince, tül gibikimi katran misali karabulutlarý da insanlarýna benzer istanbuluninanma sevdiðim, inanma bulutlaraistanbul yaðmur yaðmur sevdiðimkah ince incekah bardaktan boþanýrcasýnahele bir yaðmur yaðmaya görsünölürcesine yaþanýr bu þehirde sevdiðimve yaþanýrcasýna ölünüristanbul deniz deniz sevdiðimbir çakýr mavibir camgöbeði tuzlu suüstünde irili ufaklý teknelerkayýklar, yelkenliler, mavnalarkalleþtir denizleri istanbulun sevdiðimistanbul kadaristanbul kadeh kadeh sevdiðimiçtikçe içesi gelir insanýnsarhoþluðu tutuþup yanmaya benzerve bir gölgedir yalnýzlýk meyhanelerindeseninle dolaþýr, seninle gezerÜmit Yaþar Oðuzcan |
Olmaya Devlet Cihanda...Usta terzi dar kumaþtan bol gömlek dikerDoðru tartan esnaf rahat, huzurlu gezerEðrinin ve doðrunun hesabý mahþerdeDünyada biraz huzur herþeye bedelSaðlýðýn nasýl gülüm sen ondan haber verÝlaç neye yarar vade gelmiþse eðerHalk içinde muteber bir nesne yok devlet gibiOlmaya devlet cihanda bir nefes sýhhat gibiHan senin, hamam senin, konaklar seninTarla senin, çiftlik senin, bað-bostan seninDiyelim ki dünya malý tümünden seninAðýz tadýyla yersen bir þeye benzerSaðlýðýn nasýl gülüm sen ondan haber verÝlaç neye yarar vade gelmiþse eðerHalk içinde muteber bir nesne yok devlet gibiOlmaya devlet cihanda bir nefes sýhhat gibiBarýþ der biraz tuzum, ekmeðim olsaBuz gibi pýnar suyundan bir testim olsaBir de þöyle püfür püfür bir çýnar gölgesiKaç kula nasip olur ki keyfin böylesiBir lokma ye, bir yudum iç, bir oh çekiverÝlaç neye yarar vade gelmiþse eðerHalk içinde muteber bir nesne yok devlet gibiOlmaya devlet cihanda bir nefes sýhhat gibi...Barýþ Manço
ÞiiristanBir yer var orada ikimiz içinOrada, bildiðin gibi þiiristandaEvler Yunus'un evleriYollar Emrah'ýn yollarýve Hayyam'dan birer rubai gemiler limandaDeniz bildiðin gibi Orhan Veli'den kalmaMevsimse Yahya Kemal'in sonbaharýNedim'dir seyreylediðin bir elde mey, bir elde gülÇeþmeler Karacaoðlan'ýnDaðlar Küroðlu'nun daðlarýTarancý'nýn kuþlarý havada dönenKadýnlar Haþim'in kadýnlarý görüyor musun?Yeter bir nabýz gibi vurduðun bendeBana bir þiir ver güzelliðindenBütün þiirler senin olsunÞiiristan sultaný, devletlü gönlüm emreylesin yeter kiGüzelliðinden nice ülkeler kurulurYoksan gece ve ölümVarsan el sürdüðün herþey þiirAyak bastýðýn her yer þiiristan olur.Ümit Yaþar Oðuzcan
CakilSeni dusunurken Bir cakil tasi isinir icimde Bir kus gelir yuregimin ucuna konar Bir gelincik acilir ansizin Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni dusunurken Bir erik agaci tepeden tirnaga donanir Deliler gibi donmege baslar Dondukce yumak yumak cozulur Cozuldukce ufalir kuculur Cekirdegi henuz sut baglamis Masmavi bir erik kesilir agzimda Dokundukca yanar dudaklarim Seni dusunurken Bir cakil tasi isinir icimde. Bedri Rahmi Eyuboglu
Son NefesOmuzdan omza yarýn tahtýmýz olunca revan;Açýk kalýrsa gözüm, sanmayýn sebep þu cihan. Düþünce yollara vah vah, yazýk yazýk demeyin,Meðer ki uymaya þeytana dil; yazýk o zaman! Ne bir geçit þu musalla, ne bir sýnýr taþýdýr.Kavuþtu bil caný canana tenden uçtuðu an. Yakýnma topraða korlarken elveda diyerek!O bahçeler, bu kalýn perde arkasýnda nihan. Ne eksilir Batý’lardan, ne kaybeder Doðu’lar,Güneþle ay bu kadar doðdu battý; var mý ziyan? Uçan kuþun, kalýr ardýnda bir hazin kafesi,Bu hücreden nice bir kurtulurdu çýkmasa can? Düþünce topraða bir gün filizlenir de tohum;Neden yeþermesin öyleyse ektiðin insan? Nasýl inerse o yoldan çýkar dolunca kova,Vakit gelir, gün olur, kurtulur Yusuf kuyudan. Tutun ki aðzý kapattýk, o mutlu ana kadar;Deðer mi açmaða bomboþ bu yer, bu gök, bu mekân Mevlâna (Terc. : Bekir Sýtký ERDOĞAN)
SESLENDIRMEN
15 04 2004, 17:00
KAVUSAMADIKYillar ne cabuk gecti bak anlayamadikSen ayri ben ayri bir türlü bulusamadikOysa nasil da aldandik kader kavusturur diyeÖldük ama biz yine kavusamadik S E S L E N D i R M E N
Beni CagirdiginiBeni cagirdigini Bir kere duyabilsem Avuclarimda ates Yorgun gozlerimde nem Asarak denizleri Birgun kapina gelsem Basimi duvarlara Vurup olsem diyorum. Umit Yasar
Söyle BanaHer takvime üc bes ömür bahtimizin bilmecesini bölüstürdük cabuk düsen yapraklara her sey niye bu kadar cok zaman aliyor? niye? ne cabuk geldik bu soruyu derin bir ic sizisiyla soracak yasa ölüm karsisinda kazanilabakis derinligi niye yitirildi yasamda? Eski bir fotografa bakiyordum Bu sorular beni yokladiginda Fotografta sen de varsin Bak ve söyle banaMurathan Mungan
UÇUÞUçmakta, konmadan, kýyýsýz bir denizde ruh;Benzer mi böyle bir kuþa Tufan içinde Nuh?Üstünde gök, sürekli bulutlarla, yüklüdür;Altýnda gür deniz ki ezelden köpüklüdür.Çalkaltýsýnda dalgasý bilmez nedir sayý;Milyonca dalga sürmede milyonca dalgayý;Hiç durmayan gürültüsü bir türküdür, geniþ,Milyonca haykýrýs dolu, milyonca sesleniþ.Yýldýzlar ülkesinde açýldýkça yükseðe,Baþlar hayal edindiði alem görünmeðe.Bir ruhu besliyen hava yalnýz yukardadýr.Hulyayý daima uçuran duygulardadýr.Yalnýz bu katta mümkün olur daimi uçuþ.Her hamlesiyle, ruh, o çelikten kanatlý kuþ,Ufkunda bir dakika görunmeksizin kara,Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.Yahya Kemal
ormanperisi
16 04 2004, 17:00
öyle cabuk ceciyor ki günler.hele sen de bir bak hayatina.daha dün dogmusuz sanki.yeni okula baslamisiz,yeni sevmisiz.öyle cabuk geciyor ki günler.hele sen de bir bak hayatina.yarin bitecek sanki her sey.yarin ölecek gibiyiz. daha doymamisiz yasamasina.günlerimiz dün bir,bugün iki.sakin bir sey birakma yarina.yarin yok ki.özdemir asaf
SESLENDIRMEN
17 04 2004, 17:00
arkadaslar hepsi birbirinden degerli siirleriniz icin sonsuz tesekkürler.Umarým hepimizin hayatý bir siir tadinda sürer.Cok tesekkürler....Hirsi birak da yorulma,Gecimde tamaha kapilma,Nicin mali cem edersin,Kime topladin bilemezsin,Rizik vaktiyle ayrildi,Suizan faydasiz kaldi,Her hirs sahibi fakirdir,Her kanaatkarsa zengin.... BEHLÜL DANA
Affet Göz kaptirdigim renkten,kulak verdigim sesten,Affet senden habersiz aldigim her nefesten... Necip Fazýl Kisakürek
Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adini mih gibi aklimda tutuyorum büyüdükce büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin icimi seninle isitiyorum ne vakit bir yasamak düsünsem bu kurtlar sofrasinda belki zor ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yasamak düsünsem sus deyip adinla basliyorum icimsira kimildiyor gizli denizlerin hayir baska türlü olmayacak ben sana mecburum bilemezsin. Atilla Ýlhan
Bana yasadigin sehrin kapilarini ac..Sana diyeceklerim söylemekle bitmez.Yillardir yasamamdan caldigim zamanlarAdina dügümlendi.Bana yasadigin sehrin kapilarini ac..Baska sehirleri özleyelim orada seninle.Bu evler , bu sokaklar , bu meydanlarÝkimize yetmez....ÖZDEMIR ASAF
ormanperisi
17 04 2004, 17:00
Aralarindan geciyorum,hic kimse el-ele degil.herkes kendine dönmüs deyorum.birkacinin icine bakiyorum...hic kimse kendisiyle barisik degil.herkese kendini anlatiyorum,kime kendini anlatsam sasiriyor.kendimi kime anlatacagim sasiriyorum.hic kimse ilkin kendisine alisik degil.Ö.A :confused: :( :rolleyes:
DUYUÞ VE DÜÞÜNÜÞSevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birerAy geçmiyor ki almayayým gamlý bir haber.Kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu;Zihnim düþünceden daðýnýk, gözlerim dolu.Kaybetti asrýmýzda ölüm eski hüznünü,Lakayd olan muhimsemiyor gamlý bir günü.Çok þey bilen diyor:'Gidecek her gelen nesilEy sade-dil Bu bahsi hayatýnda böyle bilHiç durmadan, hayat öðütür devreden bu çark,Ölmek sýrayladýr, sýralanmakta varsa fark.Ýlmin derin görüþleri, aklýn hükümleriDoldurmuyor boþalmýþ olan hisli bir yeri.Yahya Kemal
StarGirl
18 04 2004, 17:00
Sende Ben Zamaný SezdimSende ben zamaný sezdimSeninle çýktým ilk zamansýz yolculuklarýma,Elen Tanrýlarýndan birisine benzetip seniKendime "tarih" yazdýmHalikarnas'da baþlayan.Þimdi de yüksek sesle þiir söyleyerekYol-yol dolaþýyorumBoþuna yazýlmamýþ aþk öykülerini öykünüp,Belki de sana rastlayacaðým kavþaðý arýyorum.
Mom_Iam_Home
18 04 2004, 17:00
Bugun icimden konusmak gelmiyo,Kustum dunyayaYine yalniz birakti beniBen de kelimeleri yalniz biraktim kitledim dilimeCikarmiyorum bugun katiksiz hucre hapsine
sanada cok tesekkurler Seslendirmen ve burda siirleri paylasan tüm arkadaslara.her gün yeni bir siir okumak veya benim sevdigim bir siiri sizlerle paylasmak cok güzel. :)
KORKTUGUM SEYGün çekildi pencerelerden;Aynalar bastan basa tenha.Ses gelmez oldu bahçelerden;Gök kubbesi döndü siyaha.Sular kesildi çesmelerden;Nerden dolacak bu tas nerden,Nergislerin açtigi yerdenEy kus uçurtmiyan ejderha?Ne yardan geçilir, ne serden;Korkuyoruum bu gecelerden.Bel bagladigim tepelerdenGün dogmiyabilir bir daha. Cahit Sitki Taranci
SESLENDIRMEN
19 04 2004, 17:00
PLATONiK BiR ASKYine siirler yazdim misralar döktüm göz yasimi,Sebepsiz yere üzüldüm koydum yastiga basimi,Ýcimden haykirmak geldi bir an sana olan askimi,Ama ortada sen yoktun hersey platonik bir askti. S E S L E N D i R M E N
StarGirl
19 04 2004, 17:00
HatýrlatmaMektup derken þiir oldu bak geneDarýlýrsan ben ölürüm unutma...Taze sarmaþýðým hoyrat bedene...Sarýlýrsan ben ölürüm unutmaBir gün güneþ olur göle doðarsýnBir gün yaðmur olup yola yaðarsýnBir gün çiçeklerden koku saðarsýnYorulursan ben ölürüm, unutmaKýlýç aðzý yoldur ok ucu meydanDikkat etsen benim canýmsýn ey canKoyakta kekliksin kayada ceylanVurulursan ben ölürüm unutma...Aþk denince aklý býrak deli olIþýk ýþýk gökten inen dolu olBoz-bulanýk akan yaðmur seli olDurulursan ben ölürüm unutmaDinlemek zor, anlatmak zor yar beniGöreceksin dertte gamda gör beniGönül topraðýma yaptým türbeniDirilirsen ben ölürüm, unutma
ormanperisi
19 04 2004, 17:00
seni saklayacagim inanyazdiklarimda,cizdiklerimde,sarkilarimda,sözle rimde.sen kalacaksin kimse bilmeyecekve kimseler görmeyecek seni,yasayacaksin gözlerimde.sen göreceksin,duyacaksinparildayan bir sevi sicakligi,uyuyacak,uyanacaksin.bakacaksin,benzemiy orgelen günler gecenlere,dalacaksin.bir seviyi anlamakbir yasam harcamaktir,harcayacaksin.seni yasayacagim,anlatilmaz,yasayacagim gözlerimde;gözlerimde saklayacagim.bir gün,tam anlatmaya...bakacaksin,gözlerimi kapayacagim..anlayacaksin.Ö.A
ormanperisi
19 04 2004, 17:00
kosulacak bir sanci gibi incedengeceden aktim geceyeihtiyar sokaklarda acemi lambalarve islak bir isik ilkbaharailkbaharin günahi olmaz nasilsa..cocuklar bulmus,getirdilerkanadi kirilmis bir nisan yagmurununisan'in kuyruguna teneke baglar mi insan,cocuk olmasa?...ask sakasini kaldirir mi insan,cocuk olmasa...bir celsede bosaniyor magrur bir yagmur,nisanlarin yenildigi yalanci baharlarda..ilkbaharin günahi olmaz nasilsa!..............Y.E
suleymanuyan
19 04 2004, 17:00
Ne iyisin1Hala sýcaklýðýn yanýmdaKilometrelerce uzakta olsamdaAklýmda, beynimdeHer yanýmdasýnGözlerinde, avuçlarýndaDudaklarýnda, omuzlarýndaKoynunda, yanýnda kaldým.Aklým sýcaklýðýndaTenim teninde kaldý.Ben sende kaldým.Dön bak arkandayým.Omuzlarýnda boynum, belindeKollarým…2Sen dolu avuçlarým..Ben sensiz ne yaparým.Gözlerimi yumup seni düþünüyorum.Aðzýmda tadýn..Kulaklarýmda gülüþün, sesinOlgun duygularýn, kaprissiz sevgin..Sen ne iyisin
SESLENDIRMEN
20 04 2004, 17:00
GiDEN BiR öMüRSen ki mor sümbüller gibi sendin has bahcemde,Bir el uzandi kopardi seni benden körpecik gencliginde,Hayat oldu artik bir zindan bana tam yirmi bes sene,Gitti koca bir ömür mahvoldu körü körüne. S E S L E N D i R M E N
Dudak PayiCay bardaginda birakilan dudak payi kadar bile uzak kalamam gözlerine Yakin olsun isterim ellerime ellerin yanindaký beton binaya yaslanmasi gibi köhne bir evin Seni bir civi gibi caktim cünkü beynime ve toplayip bütün kerpetenleri attim denizeSunay Akin
Ben Sensiz YasayamamBirakma beni sevdigim Gidisine dayanamam Hasret gözyaslarimla Kendimi avutamam Dönerim dersin ama Kadere inanmam Biraktigin anilarinla Ben sensiz yasayamam...Ümit Yasar OGUZCAN
ormanperisi
20 04 2004, 17:00
önden giden,dursa-yorulsa-otursa;ardindan gelenler,onlar da durursa;ne gitmeye giderler,ne varmaya varirlar.hele bir de yollari da uzunsa;ne dönmeye dönerler,ne kalmaya kalirlar.düsüsün donuklugu yüzlerine vurursa;ne vermeye verirler,ne almaya alirlar..ben'lerini kendinden baskalari korursa,bir tarih cukuruna dogru yuvarlanirlar.Özdemir Asaf.
Neylesin Bir bülbül terki diyar eylemiþGülü mahsum,üzgünmü sandýnHer geleni Ferhat,Mecnun eylemiþBülbülü haksýz dertsiz mi sandýn Gül ister aþýðý baþka maþuk bulmasýnOysa kendi gününü gün eylemiþKendi düþen aðlamazmýþ bilmesinBülbül Gülü,Gülü kimler neylesin Bülbül susumuþ,Gülü solmuþ neylesin Text
YÜZBÝN PEYGAMBERHor bakma sen topraða, toprakta neler yaturKani bunca evliya, yüz bin Peygamber yaturCennette buðday yiyen, gaflet gömleðin giyenHem dünyaya meyleden, Âdem Peygamber yaturArkasiyle kum çeken, göz yaþiyle yuðuranKâbeye temel kuran, Halil Peygamber yaturVücudunu kurt yiyen, kurt yedikçe þükredenBelâlare sabreden, Eyyub Peygamber yaturBalýk karnýnda yatan, deryalarý seyredenKabak kökün yastanan, Yunus Peygamber yaturKuyuda nihan olan, kul deyüben satýlanMýsýra Sultan olan, Yusuf Peygamber yaturYusuf’un yavu kýlan, kurt ile dâvi kýlanAðlayýp gözsüz kalan, Yakup Peygamber yaturAsâsýn ejder eden, bahre urup yol edenFir’avný helâk eden, Musâ Peygamber yaturOl Allahýn Habibi, dertlilerin tabibiEnbiyalar serveri, Resul Muhammed yaturHayber kal’asýn yýkan, kâfiri oda yakanÞahinler gibi bakan, Ali gibi er yaturAta ana gülleri, Kur’an okur dilleriFatmana oðullarý; Hasan, Hüseyin yaturÝðnesin suya atan, balýklara getirtenTacýn, tahtýn terkeden, Ýbrahim Etem yaturGündüzler sâim olan, geceler kaim olanÂrifler sultaný, Bayezit Bestam yaturHakikat erleri, geçti dünyadan, her biriKonya’da; ol Mevlânâ Hüdavendigâr yaturÇoktur Hakkýn has kullarý, fikr eyle bunlarýSaysam erenleri, görsen ne sultanlar yaturYunus sen de ölürsün, kara yere girersinKara yer altýnda, çok günahkâr kullar yatur. Derviþ Yûnus
SESLENDIRMEN
22 04 2004, 17:00
MECHUL BiR MUAMMA insan hayat denen su yolda, Yürür hep kosar adimlarla, Sanki körü körüne gider Sonu mechul bir muammaya. S E S L E N D i R M E N
GÝTMELÝYÝM !Sen, benim ruhsatlý sevdamBen, senin sevdakeþin.Ya sen varsýn, ya da sen!Temmuz geldi, gitmeliyim.Sen þiir olmuþsan, þiir sensizliktir artýkÇünkü; yokluðuna kurþun iþlemez.Nicedir gözlerim dalýp giderEkin tarlasýnda rüzgâr, nicedir sarý deðilSessiz hüzünlerle yazýlmýþ alnýmaBir güneþin doðuþunu bekleyerekVe bir sevdanýn dilindentürküler söyleyerek gitmeliyim.Temmuz geldi...Babamýn ismini verdim oðluma.Koçum benim..Asi kartallar gibi rüzgârlý doruklardaVe kaçýp sana sýðýndýðým gecelerBütün gözlerim hatýrýmda.Kalbimde uçuþur en deli kuþlarYüreðim denizlenir bir þiirin koylarýnda,Akar boz bulanýk seller içimdeGözlerin gözlerimde direnir.Ellerin tutuþur elini tutsamSen çöl çiçeðisin umutlarýmýn.Ruhsatlý sevdamsýn.Seni sevmek yaþamaksa, ben hiç ölmedim.Temmuz geldi,gitmeliyim...Masumduk çocuklar kadarAcýlarla olgunlaþtýk.Hayattan öðrendik ne biliyorsakBu yüzden öfkeliyim yaþanmamýþ günlereÇünkü, bir hayat yetmedi seni sevmeye.Yüzü cama dayalý bir çocuðunBaba hasretiyle kaç gece bekledim seni.Kýrýk bir cam parçasýyken gençliðimHer gün biraz daha suskunkenDaha bir yorgunken her gündenÜzüm ekþisi bir yeþile cinasken gözlerinTemmuz geldi, gitmeliyim...Þarkýlar söylerdin bilinmez makamlardanÞiirler dökülürdü yüreðindenGözyaþlarým mezesiydi hüzünlerinin.Ya sana doymadan çekip gidersemArtýk, ipe dizip türküleri, tesbih yaparsýn sapýnaSon kuþlarda gidince, bir gökyüzü az gelirGizli bir yas gibi büyür sessizliðimAðaçta bir kuþ yuvasý olurum.Yabancý gözlerle aynalardayým þimdiBir sen kaldýn zulasýnda hayatýn birde benBirde ayaklanmýþ öfkem...Hem dünüm yeniktir sana, hem yarýnýmSoframda bir kýrmýzý gülHastayken baþ ucumda çorba, ütülü gömleðimEkmeðim, aþým, kadýným, can yoldaþýmKundaðým, mezarým, karýmVe de sevmek kadarýmsýnDerdimin tek anlayaný, yüreðimin güleç yanýsýnGün ýþýðým, gökkuþaðým, deli kanýmsýn.Yürekliysen sende beni sev bu geceKunduramý baðlamayý öðrendiðim günKendimi sevdiðim kadarYaþamaksa seni sevmekBen hiç ölmedim.Fatih Kýsaparmak
MEVLÂNASevgi baðý Konya’da,Örün diyor MevlânaGerçek dostu dünyada,Sorun diyor Mevlâna.Ýyiye ve güzele, Erin diyor MevlânaBarýþ için el ele,Verin diyor MevlânaMevsiminde gülleri,Derin diyor MevlânaHuzur dolu günleri,Görün diyor MevlânaNefsinize zinciri, Vurun diyor MevlânaGurur ile kibiri,Kýrýn diyor MevlânaKötülüðün önüne,Durun diyor MevlânaSiz de bir tek gönüleGirin diyor Mevlâna Dr. Nedim UÇAR
ormanperisi
23 04 2004, 17:00
gökyüzünü de deldiler sonundayamali bohcaya döndü dünyabir sevdamiz vardi ki tertemiz mavihile kattilar ona da...
YAGMUR HERKESE YAGAR GUNES ISITIR HERKESI MEVSIMLER HERKES ICINDIR YALNIZ CIG ALTINDA KALAN SELE KAPILAN HER ZAMAN BIRKAC KISI HERKES ICINDIR ASK DA, AYRILIK DA YALNIZCA BIRKAC KISI öLUR ACIDAN ESKIDEN OLUMLE TARTILIRDI AYRILIK KIMININ HAYATI YALNIZCA UNUTKANLIKTAN HER SEY, HERKES ICIN DEGILDIR OYSA KIMI HICBIR SEY OGRENEMEZ KARANLIKTAN YALNIZLIGI KULLANMAYI BILMEZ KIMI KIMI AYRILAMAZ YALNIZLIKTAN YAGMUR HERKESE YAGAR AMA COK AZ INSAN TUTAR YAGMURUN ELLERINI ONCA SARKI, ONCA FILM, ONCA ROMAN AMA SEVMEYE YETMEZ HERKESIN KALBI CIG ALTINDA KALAN SELE KAPILAN ASKTAN VE ACIDAN ÖLEN BIRKAC KISI DUNYAYI BASKA BIR YER YAPMAYA YETER ASLINDA ONLARIN HIKAYESIDIR ANLATILAN DIGERLERI DINLER, SEYREDER, GECER GIDER GECER GIDER HERKES HIKAYEDIR GERIYE KALAN MURATHAN MUNGAN
ormanperisi
24 04 2004, 17:00
agaclar cizerdim,yesillenirdi;cizdigim agaclara cizdigim kuslar gelirdi.ormanlar düsünürdüm,uyurdum,düsündügüm ormanlarda kaybolurdum.ani kuyularindan cekmek bir yudum aci su,bir yudum aci su,cekmek ani kuyularindan,soguksu.bilmedim bu,ya bir korkunun duygusu,bilmedim bu,ya da bir duygunun korkusu.kent dayaniyor bahcenin duvarlarina,yeni bahceler ciz,gözlerinin kuslarina.hazir kent dayanmisken bahcenekuslarini gözüne sal,götür agaclarina.özdemir-asaf
UnutamadýmDün yine yapayalnýz dolaþtým yollardaYaðmurlarda ýslanan bomboþ sokaklardaGözlerimde yaþ, kalbimde sýzý, unutmadým seniUnutamadým, unutamadým, ne olur anla beni"Unutmak kolay" demiþtin, "alýþýrsýn" demiþtinÖyleyse sen unut beni, yeter ki benden istemeGözlerimde yaþ, kalbimde sýzý, unutmadým seniUnutamadým, unutamadým, ne olur anla beniYýllar ikimizden de çok þeyler götürmüþSen yeni yuva kurarken, beni paramparça bölmüþGözlerimde yaþ, kalbimde sýzý, unutmadým seniUnutamadým, unutamadým, ne olur anla beni...Barýþ Manço
Sen Nerdesin?Caddeden sokaklara doðru sesler elendi, Pencereler kapandý, kapýlar sürmelendi. Bir kömür dumanýyla tütsülendi akþamlar, Gurbete düþmüþlerin baþýna çöktü damlar... Son yolcunun gömüldü yolda son adýmlarý, Bekçi sert bir vuruþla kýrdý kaldýrýmlarý. Mezarda ölü gibi yalnýz kaldým odamda: Yanan alným duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamý çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarýný bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuþtu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksýda incilendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için... Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecenin geçti cenazesiyle, Nihayet ben aðlarken topraðýn yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doðru sesler döküldü...Faruk Nafiz Çamlýbel
ormanperisi
25 04 2004, 17:00
kagittan gemilerimsag salim giderdi limanlardan limanlara,bir kez üflemem yeterdi pupa yelken olmalarina.simdi bastan kara her seyim,sintinem su yapiyor en güzel havalarda.ben böyle bir tekneyle hangi limanlara giderim,nerde benim okyanuslar kadar kocaman legenim,nerde umut yüklü kagittan gemilerim?mümkün olsa bir daha cocuklugumun okyanuslarina acilmak isterim.benim pupa yelken,umut,hayal dolu kagittan gemilerim.H.Ö.
SESLENDIRMEN
26 04 2004, 17:00
Unutursun (Mihribanim) Unutmak kolay mi? demeUnutursun Mihriban'imOglun kizin olsun heleUnutursun Mihriban'imZaman erir kelep kelepMeyva dalinda kalmaz hepUnutturur bir cok sebepUnutursun Mihriban'imYillar sineye yaslanirHatiralarin paslanirBu deli gönlün uslanirUnutursun Mihriban'imSüt emerdin gündüz geceUnuttun ya büyüyünceHa iste tipki öyleceUnutursun Mihriban'imGün gecer azalir sevgiDegiþir her seyin rengiBugün degil yarin belkiUnutursun Mihriban'imDüzen böyle bu gemideEskiler yiter yenideBeni degil, sen seni deUnutursun Mihriban'im Abdurrahim KARAKOC
Gönül Ferman DinlemiyorDiyar diyar dolaþtým benYollara düþtüm derdindenHer çiçekte gördüm seniKara toprak ver yarimiYaza yaza bitti kalemBir gün elbet dolar çilemBen bu yola kurban olamKara toprak ver yarimiGönül ferman dinlemiyorBu ayrýlýk çok acýGönül ferman dinlemiyorYok mu bunun ilacýGeri ver, geri ver, kara toprak ver yarimiBir sabah ansýzýn elimden aldýðýn gibiBir gün olur devran dönerVade gelir yollar biterZengin fakir burdan geçerKara toprak ver yarimiDeli gönül coþtu çaðlarDerdime dayanmaz daðlarGelen aðlar giden aðlarKara toprak ver yarimi................Bak þu dünyanýn halineMeyletme dünya malýnaRazý oldum hayalineKara toprak ver yarimiKimi alýr kimi satarHepsi de yan yana yatarBarýþ derdine dert katarKara toprak ver yarimi.Barýþ Manço
SESLENDIRMEN
28 04 2004, 17:00
GÜZEL CAMLICAAh camlicam negüzeldir mis gibi kokan simidinÝstanbul asiklarina actigin o sefkatli ellerin,Bogaza nazir cam kokan o güzel evlerin,Koca bir sehre inat cennettir her yerin, S E S L E N D i R M E N
ÝzlerHem küçük, hem de azýcýk bir parça umut gibi diyorum. Peþim sýra dalgalar, fýrtýnalar kopuyor günlerimden. Uzun yollarýn arasýndan nicedir özlemiþim diyorum Kararýyor ortalýk gecenin zifiri ayazýna doðru. Bekliyorum. Bekliyorum. Bekliyorum. Tam o anda þafak sökerken daðýnýk saçlarýn gibi kýzýl. Seni görüyorum. Denizleri birleþtiriyorum. Sonsuz ve hiç bitmeyen Yaðmur ýslatýyor sabahýn serinliðini... Kýzýl saçlarýnda parlayan yaðmur kristalleri Kayýyor yüzüne doðru ince ve sakin Bakýyoruz bir palyaçonun o umursamaz o sevecen görüntüsüne, sen, ben ve bir gülümsemeyle, hatýrlanan o eski ve kýrýk düþleri unutturan yaþanasý Þu hayat!...Çaðatay Kaçar
SESLENDIRMEN
29 04 2004, 17:00
UMUTSUZ GECELER Aþklarimi yazdim yillarca kitaplara,Anladim ki ask yüreklere yazilirmis,Bekledim geceleri bir umut var diye,Gördüm ki hep umutsuz gecelermis. S E S L E N D i R M E N
MEVLID-I SERIFAllah adýn zikredelim evvela Vacib oldu cümle iþte her kula Allah adýn her kim ol evvel ana Her iþi âsan eder Allah ana Allah adý olsa her iþin önü Her kiz ebter olmaya anýn sonu Bir kez Allah dese þevkile lisan Dökülür cümle günah misli hazan Ýsm-i pâkin pâk olur zikreyleyen Her murada eriþir Allah diyen Aþk ile gel imdi Allah diyelim Dert ile göz yaþiyle ah edelim Ola kim rahmet kýla ol padiþah Ol kerim-ü rahim-ü ol ilah Birdir ol birliðine þek yokdürür Gerçi yanlýþ söyleyenler çokdürür Cümle alem yok iken ol var idi Yaradýlmýþtan gani cebbar idi Var iken ol yok idi ins-ü melek Arþ-ü ferþ-ü ay-ü güm hem nüf felek Sün'ile bunlarý ol var eyledi Birliðine cümle ikrar eyledi Bari ne hacet kýlaruz sözü çok Birdir ol kim andan artýk Tanrý yok "Ger dilersiz, bulasýz oddan necât Aþk ile, derd ile edin essalat" Ey azizler iþte baþlarýz söze Bir vasiyet kýlarýz illa size Ol vasiyyet kim diram hem tuta Mis kokusu canlarda tüte Hak Teala rahmetbeyleye ana Kim beni ol bir dua ile ana Her kim diler bu duada buluna Fatiha ihsan ede Süleyman kuluna SULEYMAN CELEBI
Akdeniz ÞiirleriSen Deniz Gök,Bir an dursanýz uykudaBüyür bir yosun geceye karþý.Tedirgin olur ölülerBir an yaþlansanýz karanlýða,Sen Deniz Gök.---------------------Dalarým engineKi yaþadýðýmAnýladýðýmdýr.Roma'yla Kartaca'nýn arasýndaYüzer, sevgi sevgiÝstanbul.Böler bir kuþ düþüncemi ikiyeMavidenYarýda kalýr içki.---------------------Dersin kiEllerimize deðecekYýldýzlarBüyüyecek büyüyecek de.Dersin kiBir aydýnlýðý varSevgililer için,Karanlýk sessiz de.Dersin kiUyuyamýyorumYalnýzýzGece, mavi de.---------------------Sessizdi yeryüzüYeryüzünde biricik Akdeniz vardýAkdenizdeYalnýz ikimiz.Beni seviyor musun dedim,Yumdu gözlerini uzaklýða,Tam sorulacak an, diye gülümsedi,Tam sorulacak yer.---------------------Bir kocaman yeþil bir kocaman bozYellerdeÇarpar birbirine çarpar enginlere dek.Dalgalarýn ucunda yýldýzlarýn ucuHer köpük bir fýrtýnaHer köpük bir evren.Þu deniz þu gök gizlenebilirSeni sevdiðimGizlenemez.---------------------Havaya da yalýma da aðaca da benzer amaEn çok suya benzerSevgimiz.Morluðun acýsý var sonu yokKarýþýr yaþamýmýzaKendiliðinden.Herkes ölünce toprak olurmuþHayýr hayýrBizim su olacaðýmýz besbelli.---------------------Akdeniz enginlerde kararmaktadýrAmaBenÖyle maviyim ki.Akdeniz bir gitmiþlikle eski, uzak,AmaBenSahibi gibiyim yýldýzlarýn.Akdeniz seni bir daha yaratamazAmaBenSeni bir daha sevebilirim.---------------------Deli gibi bir gürültü, ansýzýn,Yýrtýlýrcasýna yarýlýr sessizlik,Düþünür Akdeniz.Ýþte uçaklar geçer havalarýndanKalýr mavilik üstünde apak izleri,Akdeniz anlar ve sever.---------------------Denizdir,Her akþam üstüBütün düþüncelerdeGelip gider.7nin leAcýsýUzunluðuAksi.Ve gece yarýsýdýr bu masmavi þey,SeninUzaklardaUnuttuðun sessizlik.---------------------DuymuþtunBu türküyüÇok eskiden de.Bu türküyle anýlarsýn yeldenYeþildenKadýrgalarýn dibindeki sessiz yosunlarý.Bu Akdeniz dalgalarýnda bu türküde senVarsýn ýþýl ýþýlVe yoksun biraz.---------------------Ýyice düþün bu bütün yaþamamýzdýr.Fazýl Hüsnü Daðlarca
SESLENDIRMEN
04 05 2004, 17:00
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,Ýster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,Bizim dergahimiz, umitsizlik dergahi degildir,Yüz kere tövbeni bozmus olsan da yine gel... Ölümümüzden sonra mezarimizi yerde aramayinizBizim mezarimiz ariflerin gönüllerindedir...Günes olmak ve altin isiklar halinde Ummanlara ve cöllere sacilmak isterdimGece esen ve sucsuzlarin ahina karisan Yüz rüzgari olmak isterdim....Aklin varsa bir baska akilla dost ol da, islerini danisarak yap...Su topraga sevgiden baska bir tohum ekmeyizSu tertemiz tarlaya baska bir tohum ekmeyiz biz... Hayati sen aldiktan sonra ölmek, seker gibi tatli seydirSeninle olduktan sonra ölüm, tatli candan daha tatlidir...Biz güzeliz, sen de güzelles, beze kendiniBizim huyumuzla huylan, bize alis baskalarina degil...Bir katre olma, kendini deniz haline getirMadem ki denizi özlüyorsun, katreligi yok et gitsinBeri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye su yol vuruculuk ?Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye su senlik benlik...Ya oldugun gibi görün, ya göründügün gibi ol... HZ. MEVLANA
GençlikAnlattý erenler: Bir bahar deðil,Aþýkýn ömründe bin bahar varmýþ.Hicranla aðaran bu saçlar deðil,Sevgisiz kalan kalb ihtiyarlarmýþ...Sorardým sýrrýný hiç düþünmeden:'Bu fani gönlümün sevinci neden?'Beni günden güne meðer genç edenDaima deðiþen maceralarmýþ!Gönlümde kovalar eskiden beriSarýþýn kumralý, kumral esmeri.Dolmadan boþalmaz birinin yeri.Gönlümde, anladým,her dem baharmýþ.Faruk Nafiz Çamlýbel
Memleket TürküsüEl gibi dolaþma Anadolu'nda,Arkadaþ, yurdunu içinden taný.Dinle bir yosmayý pýnar yolunda,Dinle bir yaylada garip çobaný.Bir ýssýz ev gibi gezdiðin bu yurt,Yýllarca döktürür sana gözyaþý,Yavrunun derdiyle ah eder Bayburt,Turnanýn özlemi yakar Maraþ'ý...Bir gölü andýrýr bil ki dört yanýn,Baðrýný delmezse yanýk türküler.Varlýðý bu korla tutuþmayanýn,Kirpiði yaþarsa, gözleri güler.Faruk Nafiz Çamlýbel
SESLENDIRMEN
06 05 2004, 17:00
'Bir kalemde silenler, Bir kalemde silinirler' S E S L E N D i R M E N
Godless Commie
07 05 2004, 17:00
Diyelim ki, Diyelim ki bir gun... Hani,Cok ozel, Takvimlerde isaretlenmisYa da Gelmesi beklenmisDegil de,Oylesine bir gun... Guvercinlerin bile tembellik ettigi,Simit kokusunun camekandan cikmaya usendigi,Dolmuslarin sessizce suzulup,Dalgalarin esneye esneye gidip geldigi,Plansiz programsiz yaprak golgelerinin cevrilesi gelmeyen sayfalarin arasina takilip kaldigi,ve,Hernekadar buyukse de sehir,Sanki,-belki de lodostur, bilinmez ama-uslu davranmasi tembihlenmis cocuklar misalisakin sakin bitmesini bekledigi,Oylesine bir gun iste... Hicbirsey ummadiginIsmi afislerde olmayan figuran bir gun.. Oyle bir gunde, Koskoca bir dunyanin icindeKoskoca bir sehirde, Yaprak golgeleri altindaKucucuk bir masadakendi dunyanin gurultusune kapilmisken,gelsem usulca arkandan,Elimi uzatsam, -hem heyecan, hem tereddut...-o mu zu na dokunsam.. Once, kalabaliga yorsan elimi senbir "pardon" beklesen ve donsen.. Kac kisi sana "guzeller guzeli" der o anda,Ve gulumser? "Guzeller guzeli" desem.... Soylenecek baska laf da vardir, eminim..Ama,Yuzune soylemek baska guzel, guzelim..
Godless Commie
07 05 2004, 17:00
MaviyesilBir ucsuzbucaksizlikti...Cimdikledim, Acimadi bile kolum. Al aldi yanaklari Gulumseyen ruyamin... Uyandim.... Baktim, Maviyesildi parmakuclarim.
Godless Commie
07 05 2004, 17:00
Arkasi yarin ama aynisi.... Toplu namaz gibi isbasi saati, Ben kafir..Kac kere kimlere asik olmusum ogle zamaniEkmekarasi hayaller..VeKahve kokmaya baslamissa ortalik, Demek ki saat neredeyse bir.Ve bilirsin kiYine kirlenecek ellerinArdindan kahvenin. Ekmekarasi hayaller yenmis oglende,Caresiz asiklar olunmus..Ac kalmis, Acikta bile kalmis yuregin,Karnin doymus.
Godless Commie
07 05 2004, 17:00
Sen kendinle gidersin kactigin yere. Inkar iftira degil,Bir cift goz aynada yuzlesemedigin.. Ogrendin kar usulca dusermis kaldirimlaraVe nedenseKar tutunamamis saclarinaHayat demissin, Beyaz, Ve issiz Beyaz ve de ayaz..Ve saksilarda buyumus hayatHep iceride.Baskalarinin tanrilarina kusmussunBaskalarinin sesleri uyandirmis geceleriBaskalari icin baska biri olmussunBaska biri olmussun Bam BaskaHep icinde... Yalnizligina icmissin gurultulu meyhanelerdeSen kendinle gitmissin kactigin yere.
SESLENDIRMEN
14 05 2004, 17:00
Sen ki hayati iyi yasamaya bak her zaman, Hayatinda olmasin hicbir zaman bos an, Olur da hayati hakkiyla yasamazsan, O zaman hayat olur sana bir zindan.... S E S L E N D i R M E N
Yalnızlığa Övgü
Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.
Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.
Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.
Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var...
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.
Özdemir Asaf
GÜLLER AĞLAR İÇİMDE
Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman,
Seni çağıran sesi uzaklardan...
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden degişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün
Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgârın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın.
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir firtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım...
SESLENDIRMEN
28 05 2004, 17:00
Arkadaslar hepsi birbirinden güzel siirleriniz icin cok tesekkürlerler.Umarim savasların yasandigi su dünya gün gelir barisin egemen oldugu bir cennete donüsür.Hepinize tekrar sonsuz tesekkürlerimi sunuyorum...Ve umarım hepinizin hayati bir siir tadinda gecer.....Saygilarimla...
Yok savaslarin bu dünyayay faydsi,
Kaldırın mermileri toplari silahlari,
Ekin sevgi bahcelerine baris cicekleri
Sevin ayrim gözetmeksizin herkesi
İstanbul’un iki yüzü
Bir yanda sessiz dua, bir yanda şuh kahkaha,
Bir yanda pula kulluk, diğer yanda Allah'a.
Sanmam koca dünyada eşin bulunsun daha.
Ey İstanbul İstanbul senin iki yüzün var,
Bir yüzün gülüyorken diğerinde hüzün var.
İbadet sessiz sessiz, rezalet gümbürtülü,
Çirkinliğin meydanda, güzelliğin örtülü,
Sararken ufukları gurubun kızıl tülü.
Gecelerin kim bilir ne günahlara gebe?
Taksim'deki günaha, Eyüp'te büyük tövbe.
Örf, anane, gelenek, yerle bir ahalide,
Padişah mezarında ürperir Laleli'de,
Hayal tacirlerine rağbet Bab-ı âli'de.
Bu gidiş hayra değil, kalbine taze kan bul,
Karanlığa yüz çevir, güneşe dön İstanbul.
Ne yazık ki; satılır olmuş insan maddeye,
Koyun kasapta satılık, kadın düşmüş caddeye,
Nasıl gelmez İstanbul hırstan çatlar raddeye.
Her hali edasıyla, İstanbul'um bir hoştur,
Kadir'de tam müslüman, noelde tam sarhoştur.
Ve işte ekonomin nasıl gelmiş bu hale,
Bir yanda tefeciler, bir yanda Tahtakale,
Pembe gözlükler ile bakamam istikbale.
Söz senetmiş eskiden, şimdi senet hikâye,
Doladırma, aldatma olmuş ticari gaye.
İşyerinde yabancı kelimeye itibar,
Kafeterya, bonmarşe, butik, şarküteri, bar,
Beyoğlu'nda Türkçe yok, diğer bütün diller var.
Rüzgâr batıdan esmiş, Fatih'in ruhu kayıp,
Ey İstanbul!.. İstanbul, sana yeter bu ayıp!
Ey zaman, zalim zaman, geç saniye saniye,
Teknikte ilerlerken, manâda çöküş niye?
Çağırırken imana, Fatih, Süleymaniye.
Çevir yüzünü çevir, pisten, kirden, çamurdan
Kıbleye dön İstanbul, feyz al ilâhi nurdan.
Ahmet Mahir Pekşen
StarGirl
01 06 2004, 17:00
Martinin gözyaslari
Bir rüzgar mi getirmisti
Beni bu bos sahile, bilemiyorum.
Üzerimdeki ince elbiseyle titriyordum.
Rüzgar, uçusan saçlarimla, bedenimi
Bir hirsla sarsiyordu,
Dalgalarin sesi ugulduyordu kulaklarimda
Çiplak ayaklarim kumlarin üzerinde üsüyordu.
Biliyordum artik.
Sonsuz duygularin savruldugu ben.
Yine anlatamamistim ona istediklerimi
Anlayamazdi ki beni nasilsa...
Bu rüzgarlar keske sadece tenimi degil
Yüregimi de bu kavurucu acidan kurtarabilseydi.
Delice bir arzu yine sarsiyordu ruhumu.
Kollarimi açmak bir kanatmisçasina
Gökyüzünde uçmak istedim.
Belki, bir marti gibi çigliklar atarak süzülmek.
O bulutlarla oynasan mavilikte.
Son hizla uçarak, ona yakin olabilmek.
Yine vurulacagimi bilsem de
Ruhumu yolladim gökyüzüne.
Bir an bile sürse, avunsun.
Yine özgürmüsçesine sevgiyi tatsin diye.
Sizin de yürürken düserse iki damla üzerinize.
Gökyüzüne bakin siz de.
Bir martinin gözyasidir.
Yine ulasamamistir sevgilisine.
Var - Yok
Evim var, arabam yok.
Sobam var, yakitim yok.
Ekmegim var, asim yok.
Maasim var, borcum cok...
C.D. 1996
SESLENDIRMEN
09 06 2004, 17:00
Beri gel daha beri daha beri,
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle.
Bu hir gür bu savas, nereye dek.
Sen bensin iste, ben senim iste.
Ne diye bu direnme böyle ne diye,
Ne diye aydinliktan kacar aydinlik ne diye.
Topumuz bir tek olgun kisiyiz, bir tek.
Ne diye böyle sası olmusuz ne diye.
Zengin yoksulu hor görür ne diye,
Sag soluna yan bakar ne diye.
İkisi de senin elin ikisi de.
Peki kutlu ne kutsuz ne?
Topumuz bir tek inciyiz , bir tek.
Basimiz da tek, aklimiz da tek.
Ne diye iki görür olup kalmisiz,
İki büklüm gök kubbenin altinda ne diye?
***
Biz gittik kalanlar sag olsun
Dogan önünde sonunda ölür.
Gök kubbede oturanlar iyi bilir
Damdan bir tas atildi mi düser
Hirsi birak kendini bos yere harcama
Su toprak altinda cirak ta bir ustada
Hic naz etme a güzel,
bu mezarda ne sirinler var ne sirinler
Ferhat gibi yok olup gittiler.
Diregi yelden yapagi güzel,
dayansa dayansa ne kadar dayanir
Kötüydü isek gectik gittik kötülügümüzle
Yigit isek hayirla anin bizi.
Zamanin tek eri olsan bile
Bir gün gidersin sende,
tek tek gidenler gibi.
Yok olmak istemiyormusun?
İyi seylerden evladin olsun.
İyiliklerin bükülmüs ipligidir kalan
O dur dünyaya direk olanların canı
Su akip giden kum seline bak
Ne durmasi var ne dinlenmesi.
Bak birden bire bir dünya nasil bozulur.
Nasil atar bir baska dünyanin temelini
Bu kupkuru yerde ben Nuh' un gemisi
Ömrümün sona ermesi de tufan.
Girdik susanlar arasina yattik uyuduk,
Cigligimiz sinirlari astiydi nasil olsa.
Hz. MEVLANA
AYDIN MISIN
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun
Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp ***ürmeden büyük denizlere
Çabuk ol
Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol
Rıfat ILGAZ
~gsteen~
13 06 2004, 17:00
Dalgacı Mahmut
İşim gücüm budur benim
Gökyüzünü boyarım her sabah
Hepiniz uykudayken
Uyanır bakarsınız ki mavi
Deniz yırtılır kimi zaman
Bilmezsiniz kim diker
Bilmezsiniz kim diker
Ben dikerim
Dalga geçerim kimi zaman
O da benim vazifem
Bir baş düşünürüm başımda
Bir mide düşünürüm midemde
Bir ayak düşünürüm ayağımda
Ne halt edeceğimi bilemem
StarGirl
13 06 2004, 17:00
Birgün ararsa ansizin birisi
Bilki o alo diye ses benimkisi
Icin alevlenecek, kipir kipir olacaksin
Benim sesimi duydugunda heycana kapilacaksin
Belki bir gün dilin tutulacak
Ne söyleyecegini sasiracaksin
Benimle sohbette dalip
Elveda demeyi unutacaksin
Adimi beynine kazayip
Beni anip haykiracaksin
Seni sevmedigimi düsünüp
Kadere isyan edip aglayacaksin
Geceleri rüyanda olacak
Sabahalari karsinda duracak
Tipki günesin dogmasi gibi
Benimle DOGACAK benimle BATICAKSIN!
StarGirl
14 06 2004, 17:00
Olumune yasariz!
kararsiz...
dogdugumuz hayatta.
StarGirl
14 06 2004, 17:00
Bazen
çocuklukta kalmis,
kaygisiz günlerin hafifligi gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatin, geçmisin,
gelecekle ilgili bütün düsüncelerin disina çikiyordum o zaman
Her seyi bir kalemde silip atan
her seye yeniden baslanabilinir sandiran bir duyguydu bu..
Hayat bir oyundu,
istedigimiz gibi oynayabilecegimiz bir oyun...
Bir Eylül Aksami
Bir eylül aksami denize karsi bir bankta oturmus bekliyorum.
Hafiften bir rüzgar esiyor.
Bekliyorum beni terk edip gittigin yerde.
Dudagimda hüzünlü bir sarkinin nagmeleri,
Yüregimde hüzünle bekliyorum
Bir eylül aksami denize karsi bir bankta oturmus
Belki hatirlar belki o da hasretini dindirmek için gelir diye.
Bir eylül aksami dedigime bakmayin,
Benim için gecelerde aksam gündüzlerde.
Beni terk edip gittigin o aksami aniyorum kendimce.
Geçen yaz ne kadar mutluyduk oysa
Martilara simit atiyorduk su kayalarin orda
Her aksam gelip buraya
Günesin batisini seyrederdik doyasiya
Sen nedense hep gitmek isterdin uzaklara
Bense burada kal diye yelvarirdim sana
Ogün gene gitmek istedin buralardan
Ben istemeyince sen kalktin yanimdan
Nereden bilirdim karsidan karsiya geçerken bir otobüsün çarpacagini
sana
Aci bir fren sesiyle irkildigimde kostum san olanca hizimla
Ellerinden tutabildigimde seni seviyorum dedigini duyabildim anca
Titreyen ellerimle gözlerini kapattigimda
Seni ne kadar çok sevdigimi anladim o anda
Basimi kaldirip gökyüzüne baktigimda
Günes sensiz batiyordu ilk defa
Ugultular duyuyorum gözlerimi silip bakiyorum etrafa
Insanlar toplanmislar gözlerini dikmisler bana
Bakmayin diye bgiriyorum bakmayin bu suçla bana
Inanmak istemiyorum.
Kanli ellerimle omuzlarindan tutup sarsiyorum.
Birakma beni gitme diye haykiriyorum.
Sararmis yanaklarina damlalar düsüyor.
Ben mi agliyorum ? yagmur mu yagiyor?
O gün nasil geçti, neler oldu bilmiyorum.
Ancak seni beyazlar içinde topraga gömerken
Anliyorum, bana saka yaptin ölmedin sen.
Sadece birakip gittin beni, sebebini bilmeden.
Terkedilmisligin acisi zor geliyor insana.
Yemin ediyorum, pisman olup bir gün döneceksin bana.
Beni terk edip gittigin o günden sonra.
Artik her aksam geliyorum buraya.
Agliyorum simit attigimiz o martilarin çigligini duyunca.
Vakit epey geçti ne gelen var ne giden.
Soguk da bastirdi yanan bu yüregim varken.
Günes bu günde sensiz batiyor karsidaki tepelerden.
Yavas yavas kalkiyorum senin kalktigin gibi.
Yavas yavas ayagimi sürüye sürüye yol aliyorum.
Arada bir belki ...! diye dönüp arkama seni ariyorum.
Gidiyorum, yarin aksam beni benle birakip gittigin yere,
Birakip gittigin saatte gelmek üzere.
Gidiyorum...
SESLENDIRMEN
23 06 2004, 17:00
GöRDÜGüN HIZIR iDi
Osmanli padisahı, Kanuni zamaninda,
Yahya Efendi diye, vardı ki bir evliya.
Sultan, Agabey diye, ona hitab ederdi,
Büyük zat oldugunu, bilir ve cok severdi.
Velî Yahya Efendi, hazret-i Hızır ile,
Sık sık görüsür idi, Allah'ın izni ile.
Padisah bu durumu, cok iyi biliyordu,
Kendisi de Hızır’la, gorüsmek istiyordu.
Cikti sultan bir gece, kayikla gezintiye,
Yanastirip kayigi, bir ara Ortaköy’e.
Yahya Efendiye de, gönderdi ki bir haber;
O da gelip bulunsun, kendisiyle beraber.
Yahya Efendi dahi, onun ricasi ile,
Gelip bindi kayiga, yaninda birisiyle.
Sultanin parmaginda kiymetli bir yüzük vardı.
O kisi, dikkatlice o yüzüge bakardi.
İyice farkedince, bunu Sultan Süleyman,
O kiymetli yüzügü, cıkarip parmagindan,
Dedi ki: “Siz galiba, bunu merak ettiniz,
Alip daha yakindan, bakip inceleyiniz.”
O zat aldi yüzügü, evirip cevirerek,
Ativerdi denize, hem de gülümseyerek.
Yahya Efendi haric, kayikta bulunanlar,
Cok hayret ettiler ki, acaba bu ne yapar?
Biraz sonra o kisi inmegi arzu etti
Padisah kayıkciya; “Kiyiya yanas” dedi.
O kisi tam inerken bir avuc su alarak,
Uzatti padisaha, göz altindan bakarak.
Avcundaki o suda attigi yüzük vardi,
Padisah bunu görüp, hayretten dona kaldi.
Tutmak istediyse de, o kisinin elinden,
Lakin o zat bir anda, kayboldu göz önünden.
Sordu Sultan Süleyman, Yahya Efendiye ki
“Agabey, ne oluyor, bu olanlar nedir ki?”
“Efendim gördügünüz, Hızır idi” deyince,
Dedi: “Bunu ne için, demedin daha önce.”
Buyurdu: “O kendini, tanitti hükümdarim,
Lakin siz tanimakta, gec kaldiniz hünkarim.”
Ruhumun en görkemli sokagidir,
Benim ask sokagim...
Ne zaman geziye çiksam,
Kaybolur, yeniden dogarim...
Gençligimi bu sokakta kaybettim,
Gözlerim bu sokakta kör oldu,
Bu sokakta kirildi aynalarim,
Bu sokakta öldüm, dirildim...
Ruhum bu sokakta yillandi,
Kulaklarim bu sokakta dinledi
En güzel ezgileri,
Bu sokakta açti hasret güllerim,
Bu sokakta yandi yüregim...
Ask sokagimda yürürken,
Sevgilimle bulustum bugün...
Sevda kitabimi birakmisti
Gönül bahçemin kapisina...
Ilk defa anladim,
Simdiye kadar okumadigim kitabi...
Ne kadar sevdigimi, ne kadar özledigimi,
Ne kadar aci çektigimi yazmisti
Kadir Mevlam...
Korumasiz sokagimda,
Bir de Lale açmisti,
Yaban otlari arasinda...
Göz yaslarimla suladigim...
NURAY LALE
SESLENDIRMEN
27 06 2004, 17:00
ZENGİN OLMAK
Bir zaman adamın biri hamam gitmişti. Hamamda göbek taşının üzerine uzanıp terlemesini bekliyordu. Biraz sonra aynen kendisine benzeyen bir adam girdi hamama... Adamın yanında tellaklar, etrafında hizmeçiler. Adamı hamamın en temiz ve lüks kısımlarından birine aldılar. Göbek taşının üzerinde yatan adam, gelen kişinin kendisine bu kadar benzemesine hayret etmişti, kim imiş bu diye bir bakmak istedi. Adamın odasını açıp baktı ki, adam ölmüş. Fırsat bu fırsattır. Nasıl olsa bu adam bana tamamen benziyor, alıp bunu göbek taşına yatırayım ben de bunun yayerinde kalırım, biraz sonra gelen hizmetçiler beni o adam zannederler diyerek adamı düşündüğü gibi kendi yerine koyup , kendisi de onun yerine geçti.
Biraz sonra hakikaten beklediği gibi tellaklar gelip terleyip terlemediğini sordular ve kendisini iyi bir yıkadılar. Adamın işi yolunda idi. Biraz sonra zengin olacak, belki de milyonluk olup çıkacaktı. Keyfine göre yıkandıktan sonra hamamdan giyinme odasına aldılar. Üstünü başını kuruladılar. Hizmeçiler etrafında dört dönüyorlardı. Elbisesini giydi, dışarda kendisini bekleyen arabasına bindi ve gayet muhteşem konağına vardı. O zengin adama çok benzediği için kimse şüphelenmiyordu bile... İçeri girdi. Etrafında hizmetçiler, cariyeler, ne emredersiniz efendim, diye emrini bekliyorlar, bir taraftan da yeni banka hesaplarını, alacaklılardan alınan tahsilatıhaber veriyorlardı. Adam birden bire milyoner olup çıkmıştı.
Fakat kendisi hiç açık vermeden : Şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın! gibi etrafa emirler veriyor. Zenginliğin tadını çıkarıyordu. Birden suratına şak diye nir tokat yedi. Gözünü açtı ki, hamamda göbek taşının üzerinde yatmakta , temizlikçiler gelmiş hamamı temizlemekle meşguller ve kendisine : Kalk be adam sabahtan beri yatıyorsun! Yeter artık yattığın, temizlen de çık diyorlardı.
Adamcağız anladı rüya gördüğünü, eyvaah dedi ama elden ne gelirdi ki? dünya hayatı da böyle bir rüyadan ibarettir. Bir gün yattığın uykudan uyanırsın ama, neye yarar ki...
StarGirl
27 06 2004, 17:00
OLMAZ MI
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?
Bir parçacığım ben, bütüne hasret;
Zaman döne dursun, o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?
Necip Fazıl Kısakürek (1973)
StarGirl
27 06 2004, 17:00
Alir yürür sicak mavisi gökyüzünün
Kuslar döner uzun yagmurlardan sonra birgün
Bir yer sizlar yanar içinde büsbütün
Her seye ragmen ellerin üsür
Üsürse beni unutma
Gülten AKIN
StarGirl
27 06 2004, 17:00
Bir zamanlar
bir zamanlar siirler vardi ugruna yazdigim,
bir zamanlar sarkilar vardi seni anlattigim,
bir zamanlar hayaller vardi seni yasadigim,
ve bir zamanlar bir canim vardi sana adadigim..
siirleri yirtip attim,
sarkilari unuttum,
hayalleri yikip gectim,
ve bir zamanlardan kalan bir canimida ugruna verdim..
benden geride kalan bir avuc toprak,
birgun beni hatirlarsan,
gel mezarimin basina ve uzun uzun bak..
ben simdi olumsuz bir diyarda yasarken,
sen olumlu dunyada olmeyi bekle..
beklemekle yetinme, birde dusun,
bir zaman bir yerde karsilastigimizda
bana verecegin hesabi, odeyecegin bedeli dusun..
StarGirl
27 06 2004, 17:00
Yoruldum Ben Artik
Yoruldum ben yillarin pesinde kosmaktan,
Yoruldum ben rüzgârlar önünde savrulmaktan,
Yoruldum ben yillar boyu maziyi aramaktan,
Yoruldum ben artik hep böyle yasamaktan.
Yoruldum ben artik hep geçmisimi anmaktan,
Yoruldum ben hayal kirikligina ugramaktan,
Yoruldum ben hep hatiralarimla ugrasmaktan,
Yoruldum ben artik hep böyle yasamaktan.
Yoruldum ben (Hayat güzeldir) sözüyle avunmaktan,
Yoruldum ben (Hayat yasamaga deger) sözünü duymaktan,
Yoruldum ben durup dinlenmeden gençligimi aramaktan,
Yoruldum ben artik hep böyle yasamaktan.
Yoruldum ben giden yillarin pesinde kosmaktan,
Yoruldum ben gelecege degil de maziye bakmaktan,
Yoruldum ben yorgun bedenimi ayakta tutmaktan,
Yoruldum ben artik hep böyle yasamaktan.
N. C.
StarGirl
27 06 2004, 17:00
OLMALI
Bir sahil kasabasına kaymalı
Yıldız dökümü mevsiminde
Yüreklerimiz...
Geceyi beklememeli yakamozlar
hep yansıtmalı sevdasını
maviliklere,
İmbat rüzgarı
sevda yangını yürekleri
koyup martının kanatlarına
En beyaz bulutun kucağına
bırakmalı usulca...
Beşinci mevsim olmalı adı sevdanın
Ve tüm çiçekler
yıldız gibi açmalı,
Hasret ve özlem,
sadece türküleri yakmalı
Ahh böyle bir yer olmalı....
A. G.
StarGirl
27 06 2004, 17:00
Olmayan Sevgi
Unutulmayan tek sey var hayatimda
O en güzel anlariyla
O en masum haliyle
Hatiralar.
Ne unutabiliyorum
Nede gözümün önünden atabiliyorum
Her an aklimda
Unutmak istesem unutamiyorum
Bir anlikta olsa o an dünyanin en mutlu insani olursun
O an olmayan sevginin içinde bogulursun
Olmayan sevgi evet var sanip ta aslinda yok olan sevgi.
Unutulmayan tek sey var hayatimda
O bitmek bilmeyen
O hiç bir zaman geçmeyen
Hiç gözümün önünden gitmeyen
Acisiyla tatlisiyla hatiralar
Simdi dönüp geriye baktigimda
Ardima kalan pek fazla sey olmadigini görüyorum
Dostluklar sevgiler
Hepsi bir anlikti biliyorum
Ama ama bir anlikta olsa o an dünyanin en mutlu insani olursun
O an olmayan sevginin içinde bogulursun
Olmayan sevgi evet var sanip ta aslinda yok olan sevgi.
Ve daha sonra sevgi olmadan da yasayamayacagini anlarsin
Eger düsündügünde beni yasatacak bir tek sevgiyse
Ya kendini uçurumdan atarsin
Yada olmayan sevgilerle bir ömür yasarsin.
H. M.
StarGirl
27 06 2004, 17:00
UZAT ELLERİNİ
Kurtulmayı başarırsam bu kez,
Yüreğimdeki boşluğu nasıl dolduracağım peki.
Sensizliği yaşamaya alışmaktan da korkuyorum
Sensiz olmaya alıştıktan sonra bir gün çıkıp gelsen seninle
Yeniden birlikte olmayı beceremem diye korkuyorum
Bir çözümü olmalı bu işin
Var biliyorum ama ben bulamıyorum
Sevgilim gitmeseydin
En tutkulu aşkın, en koyu sevdanın
En güzel masalın kahramanı olacaktın
Ben seni sevecektim hiç bitmeyen bir aşkla
Hep sana bakacaktım,hiç yorulmadan
Hep sana dokunacaktım,hiç bıkmadan
Ayaktayım ve yaşıyorum
Özleme, çaresizliğe , vefasızlığa ve tek başına
Taşıdığım bu aşka rağmen yaşıyorum
Geleceğe dair umudumu yitirmedim henüz
Şimdi her neredeysen başını gökyüzüne çevir
Ve en parlak yıldıza bak...
İşte oradayım ben seni izliyorum
Hala yüreğindeysem
Hala bana dair özlem varsa içinde
Ve hala aşkı yaşatıyorsan içinde..
Sevgilim, orada durma
Bak ELLERİM BURADA...
StarGirl
27 06 2004, 17:00
Yakamoz
Yakamoz neye yarar ki sen olmayinca
Sadece biraz daha sensizlik dolar kalbime
Sevmisim neye yarar ki söyleyemeyince
Sadece gözlerim dolar sessizce
Kalbin kirilmis kimin umrunda
Bu insanlar düsünmedikçe
Atilmissin bir köseye ama unutma bu hayat devam etmekte
Gözlerini kapat ve bir düsün
Seni seviyorum diyenler nerede
Hiç arama bosuna hep yalnizsin kendinle
Bak gözlerine,dolmaya basladilar yine
Silme o gözyaslarini anlarlar belki gün gelince.
C. A.
GELINCIKLER
gelincikler tek tek göründü mü çayirlarda
isi is kasabanin
su yüzlü çocugun isi is
bir de poyraza döndü mü hava
baslar masmavi damarlar fiskirmaya yanaklarindan
faytonlarin turuncu tekerlekleri
yansir gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde
asili çamasirlarindan bir tutam çivit kokusu alip gider
gelincikler tek tek göründü mü çayirlarda.
saat onikilerde
postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi
durmadan bakar
ki o mektuplar nereye giderse gitsin
öylesine uzundur ki kasaba
gelinciklerden bükülmüs bir ibrisim gibi
gidip gelen mektup zarflariyla tarif edilebilir ancak
içerinde kar serpintisi
icçerinde bozkir
içlerinde herkesin bir güneyi olan
ve marangozlar upuzun kayiklar yaparlar bunun için
kesersiz, çivisiz, elsiz
sadece ruhlarindan
o kayiklari içinde domates dogranan bir aksamüstünde yüzdürürler
canlanir suya degince hemen
bordalarindaki nakislar
bir derya gülü alip basini gider.
yeter ki görünsün gelincikler
önce tek tek görünsün sonra topluca
usta bir dogramaci gibi kirmizilar dograr kasaba
gelincikler indi mi çayirlardan
su bardaklarina, berber dukkanlarina girdi mi
duvarlara sicimle tutturulmus siselere
girdi mi bir kere
-aynalari bogacak neredeyse
-tasliklari basacak sel gibi
o zaman...
tam o zaman
marangozlar mis gibi rakilar içerek kayiklarinda
konustukca binlerce kayik
konustukca binlerce köpük, binlerce kiyi olurlar
ve nedense bir vapur bizi alip ***ürecekmis gibi bakariz bir-
birimize
unuturuz sonra alip basini gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasina konsun gelincikler
ipince bir isliga yerlestirilsin
türküler süzsün tüveylerinden
kahveler eski renklerine boyanir yeniden
biralar çig isikta bile parlak
yikanir tertemiz oluncaya kadar yasamak.
gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok degildir yüreklerimizde
sevgiler umutlar yok degildir
öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
çabuk öfkeleniriz
durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
anlamiyoruz da ondan mi yoksa
bir bütün oldugunu mutlulugun
umudun bir bütün oldugunu
seziyor muyuz yalnizca
baktikca gelincik tarlalarina uzaktan
öyle bir arada güzel
yasamanin lezzetini
kanimizi tutusturdukça gün günden
bugusunu saldikça
bir tütün dumani gibi yaktikça genzimizi.
EDIP CANSEVER
StarGirl
28 06 2004, 17:00
Gözlerim Gözlerinde / Ümit Yaşar Oğuzcan
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kisrak basi gibi uzanan
bu memleket
bizim.
Bilekler kan içinde, disler kenetli, ayaklar çiplak
ve ipek bir haliya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansin el kapilari, bir daha açilmasin,
yok edin insanin insana kullugunu,
bu
davet bizim...
Yasamak bir agaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardesçesine
bu hasret
bizim...
Kuvayi Milliye Destani'ndan
Yalniz degilim
Hatiralarimda hep yasadiklarim
Uzaklarda benim hayallerim
Yuregimde hep sevdiklerim
Kesildigi zaman gelen selamlarim
Iste o gun YALNIZIM.
Leylaklari Anlatiyorum
Leylak getiriyorsun bana güneşli birgün
Onu saçlarından topladığın belli
Bir leylak bahçesisin karşımda
Böyle kucağında kalsa daha iyi
Bir vazoya bırakıp gidiyorsun
Sen gidiyorsun leylaklar kalıyor mu sanki
Önce renkleri gidiyor arkandan
Nesi varsa gidiyor soyunarak
Her vazoya baktıkça karşımdasın ne tuhaf
Her kokladıkca dönüp dönüp geliyorsun
Düşünceler gibi filizleniyorsun gün geçtikce
Yaprak taprak gelişiyorsun
Leylak leylak bakıyorsun gözlerimin içine
Ölümsüz bir mevsim oluyorsun
Rıfat Ilgaz
YABAN GÜLÜM...
Ne kadar cok istedim;...
Hayatta bir dost bulmayi
Ama insan bir dikendir ;
Batar kalbine dediler.
Güvenmek istedim acilara esir ettiler;
Seni buldum yaban gülüm.
Daglarin en kuytusun da,
Çiceklerin en solmazinda.
Yanlizliklarin en derininde;
Sen yaban gülüm...
Yanlizlik nedir bilir misin?
Yildizlrin altinda agladinmi geceler boyunca...
Aydinliklar içinde karanligi yasadinmi?
Yanlizligin utandi mi senin yanlizligini tattigi için...
Haline bulutlar gözyaþlarini döktüler mi;
Dogan günes:
Ben senin için dogmuyorum der gibi bakti mi nemli gözlerine;
Sen yaban gülüm..
Ölmeden ölümü tattin mi?
Yapraklarini tek tek vücudundan kopardilar mi?...
Günlerce seni susuz biraktilar mi çölün ortasinda?
Biliyormusun yaban gülüm!
Yasamak suçsa eger, ben cezami, sorgulanmadan idamimi isterim..
Benim hayattaki tek arkadasim...
Gel sen ol daglarin gülü;
Seninle yeniden hayata dönmek istiyorum .
Yasayamadigim islami seninle yasamaliyim;
Haykiramadigim rabbimin ismini seninle haykirmalimyim.
Bir ömür boyu, hayati seninle paylasmaliyim,
Ama sakin aglama...
Yenik düsme hayata
Allah aski hayatta kalmana yetecektir...
Susuzlugunu, bir ömür boyu gözyaslarimla ben giderecegim,
Güleceksin yaban gülüm.
Hiç solmayacaksin,
Çünkü hersey rabbinin sevdigi sürece direniyor...
Islami yasadigi sürece kökleri zamani sariyor!
Bunu için buradayim yaban gülüm...
Senin yaninda ölmek istiyorum,
Seninle gözlerimi bu hayata kapamak istiyorum.
Mezarim; hemen bas ucunda olsun
Ben ölürsen yaban gülüm,
Tohumlarini mezarima dök ,
Dök ki; Yeni yaban gülleri filizlensin üzerimde
Hayatinda gülmeyen bu acizane kul; son defa gülsün...
Beni ilk ve son defa sen mutlu et yaban gülüm..
Topragin altinda da unutmaki ruhlar ölmez;
Ve; sorgu melekleri gelip dünyada ne yaptin derlerse;
Seni göstererek:
Yaban gülüme sorun diyerek aglayacagim..
Anlatirken boynumu büküp:
Sakin aglama Alp daglarinin gülü,
Bizi bu duruma düsürenler utansin,
Onlar kahrolsun;
Cehenneme gidersem,
Beni unutma yaban gülüm,
Mezarimda senden baska ot bitmesin;
Baska kökler sarmasin günahkar bedenimi...
Sadece sen ol yanimda bana dünyayi hatirlatan,
Sen ol ki;
Hayati oldugu gibi kabul etmeyeyim:
Görmek istedigin gibi düsünebileyim..
Ama nasil olursan ol,
Nasil yasarsan yasa,
Asla, Hiçbir zaman;
Beni unutma,
Sakin unutma olur mu?
...OLURMU.... YABAN GÜLÜM.....
.....
StarGirl
05 07 2004, 17:00
Yalnizligim ve Sen
Ne zaman seni düsünsem
Rüzgar soguk esiyor
Hazan yaprakları dökülüyor tek tek
Uzaktan gelen tren sesi
Cınlayan kulaklarımda
Sesini duyar gibi oluyorum
Dalgalar cosup kıyıya vurdugunda
O minik ellerin saclarımda
Gözlerini gözlerimde hissediyorum
Aglamak istiyorum derin derin
Cünkü ölüm bile acı degil
Yalnızlıgim ve sensizligim kadar
StarGirl
05 07 2004, 17:00
Hersey sende Gizli
Yerin seni çektigi kadar agirsin
Kanatlarin çirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gözlerinin uzagi gördügü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kasin gözün
Karsindakinin gördügüdür rengin..
Yasadiklarini kar sayma:
Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
Ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir ömrün..
Gülebildigin kadar mutlusun
Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,
Sevdigin kadar sevileceksin.
Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
Ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
Bir gün yalan söyleyeceksen eger
Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
Ve güçlü hissettigin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
Iste budur hayat!
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
Ve karsindakini unuttugun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandigi kadar güzeldir
Kuslar ötebildigi kadar sevimli
Bebek agladigi kadar bebektir
Ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren,
Sevdigin kadar sevilirsin...
Can Yücel
StarGirl
05 07 2004, 17:00
YALNIZ SENI SEVDIM BIR TANEM
Imrenirdi kuSlar, imrenirdi dalgalar
Martilar nasilda ucusurdu
Günesleri batirirdik her aksam sahilde
Ve mehtap selamlardi bizi gülercesine
Bakiþlarinla oksardin beni
Oksardin yüregimi derinden
Icin icime akardi gözlerimden
Sicacik bir sey kaplardi ruhumu
Tarif edemezdim
Tarif edilmezdi duygular
Duygular tadilir yasanirdi ancak
Yasayamadin belli terk edisinden
Yasatamadim o duyguyu sana
Akitamadim sevgiyi gözlerinden
Oysa ki
Etkiliydi yasanmasi tariften
Bekliyordum o gün seni
Aktarabilecektim sevgimi
Bekledim, bekledim
Ama sen yoktun
Yikildi dünyam
Karardi ruhum
Gelmemistin sahile
Bekledim seni martilarla
Ama sen yoktun.
Aglastik martilarla
Ciglik cigligaydi feryadimiz
Mehtapta dogmadi o aksam
Ve terkedilmistim anladim
Terkedilmisti sevdalarimiz.
Hala seni bekliyorum ayni sahilde
Martilar hala beni avutuyor
Agitlarina bahane oluyorum martilarin
Seni özlüyorlar bilirim
Sensiz gecen her salise
Bin kahýr gelir yüregime
Ne yüregin getirir seni bana
Ne beni bu titrek ayaklar sana
Hasret kaldim bakislarina ama
O temiz gözlerini bir daha süzemem
BEN YALNIZ SENI SEVDIM BIR TANEM
BASKASINI ASLA SEVEMEM
StarGirl
07 07 2004, 17:00
Böyle Bil
Gel Desen, Engeller Kesse Yolumu,
Asar Da Gelirim Bunu Böyle Bil.
Dostluk Duygusuyla Iki Kolumu,
Açar Da Gelirim Bunu Böyle Bil.
Her Türlü Tercihim Dostun Degeri,
Gönlümde Dostlugun Böyledir Yeri,
Koysalar Önüme Mücevherleri,
Saçar Da Gelirim, Bunu Böyle Bil
Sevgiyle Varolur En Güzel Hayat
Yücelir Duygular Sevgiyle Kat Kat
Bir Kus Kanadiyla Tek Bir Meyil At
Uçar Da Gelirim Bunu Böyle Bil
Her Gelen Cefâya Raziyim Senden
Esirgeme Yeter Dostlugu Benden
Geç Desen Vallâhi Bu Tatli Candan
Geçerde Gelirim Bunu Böyle Bil.
Bir Plak Gibi Dönüyor Gökte Mavilik
Bir plak gibi donuyor gokte mavilik
Sesi asagida, cok asagida
Ustunde bir duvarin.
Duvarsa
Dondurma yiyen bir cocugun eli sanki
Tasmis akiyor
Opuyor topragi kanatan nar ciceklerini.
Opuluyorum bembeyaz cimlerinde yalnizligimin
Sonsuzluk yarin.
SENINLE YASLANMAK ISTIYORUM
SENELER GEÇSIN,
SEN BENI BIL, BEN SENI BILEYIM ISTIYORUM.
BENIM OLDUGU KADAR DOSTLARININ,
DOSTLARININ OLDUGU KADAR BENIM OL ISTIYORUM.
NICE SIKINTI VE ZORLUK YASAYIP ANLATALIM.
YASAYALIM KI, ÖGRENELIM HAYATI VE DESTEK ÇIKMAYI.
BIRBIRIMIZIN OMUZLARINDA AGLAMALIYIZ
SEN ÇOK DERTLENIP, IÇIP, ARKADASLARINLA EVE GELMELISIN.
PAYLASMALI VE BERABER SIKILMALIYIZ.
ÖYLEKI, YALNIZ, SIKILMAK SIKMALI BIZI.
YASAYALIM KI,
PARAMIZ OLUNCA SEVINELIM.
GÜZEL GÜNLERIMIZI, EVIMIZDE, BIR SISE SARAP VE PIJAMALARIMIZLA KUTLAMALIYIZ.
YA DA BAZEN DOSTLARLA UCUZ BIRALAR IÇEREK...
BÖYLECE YASAMALIYIZ ISTE.
SONRA ÇOCUGUMUZ OLMALI,
DÜSÜNSENE, SENIN VE BENIM OLAN BIR CANLI.
GECELERI AGLADIKÇA SIRAYLA SUSTURMALIYIZ.
SEN ARADA MIZIKÇILIK YAPMALISIN.
VE BEN SÖYLENEREK SIRANI ALMALIYIM.
YORGUN OLDUGUM IÇIN YEMEK YAPMAMALIYIM,
SÖYLENEREK YUMURTA KIRMALISIN.
HAVA SOGUKKEN BIRBIRIMIZE SIKICA SARILIP YATMALIYIZ.
ZAMAN SU GIBI AKIP GIDERKEN,
HERSEY YASANMIS BIR HAYATIMIZ OLMALI.
HERSEYE RAGMEN HIÇ BIKMAMALIYIZ BIRBIRIMIZDEN.
MUTLU DA OLSA, KÖTÜ DE OLSA,
YASADIGIMIZ GÜNLER BIZIM GÜNLERIMIZ OLMALI.
SAÇLARA DÜSÜNCE AKLAR, YA DA GIDINCE AKLAR,
ÇOCUKLARI GÜVENCE ALTINA ALIP GITMELI BU SEHIRDEN.
KAVGASIZ, HER SABAH CINAYETLE UYANILMAYAN,
SESSIZ BIR YERE GITMELIYIZ.
GECELERI BALKONDA DENIZI SEYREDIP,
SANDALYELERIMIZDE SALLANMALIYIZ.
EVE GELIP, BENDEN KAHVE ISTEMELISIN.
ÇOCUKLAR GELMELI ZIYARETIMIZE,
GEÇMISTEKI HAREKETLI GÜNLERIMIZI ANIMSAMALIYIZ.
BEN, BEY DEMELIYIM SANA, SEN DE HANIM.
ÖYLE SEVMELISIN KI BENI BU YAZDIKLARIM
KORKUTMAMALI SENI.
TEBESSÜMLER AÇTIRMALI YÜZÜNDE.
BIRGÜN BU HAYATI BIRAKIP GIDERKEN,
SADECE MUTLULUK OLMALI YÜZÜMÜZDE
BIRBIRIMIZI SEVMENIN GURURU OLMALI HERSEYDE...
CAN YÜCEL
poemgalaxy
12 07 2004, 17:00
ADA
Her insan kendi adasında yaşar
Takırdatarak dişlerini ya da terleyerek.
Gözyaşları, içer
Şeytanın edebiyat bilgilerini
Onun dişlerini takırdatması
Kimseyi yerinden kıpırdatmaz.
Her insan kendi dilinde konuşur
Ve hiç kimse anlamaz ne söylediğini
Kafasındakı ışığın.
Sonra iyi olarak da anlaşılmaz.
Düşkırıklığı ve incinmedir
Gerçek utanmazlıklar.
BERTOLT BRECHT
poemgalaxy
12 07 2004, 17:00
ÖĞRENEN KİŞİ
Önce kumun üzerine kurdum, sonra kayanın.
Hiçbir şeyin üzerine kurmadım artık
çökünce kaya.
Sonra yeniden kurdum sık sık
kum ve kayanın üzerine.
Öğrenmiştim ama.
Kendilerine güvenip de mektubu verdiklerim
çöpe attılar onu.
Ama hiç önemsemediklerim
bulup geri getirdiler bana.
Öğrendim böylece.
Yapılmadı buyurduklarım.
Gelince gördüm ki
yanlışmış.
Yapılmıştı doğru olan.
Bir şey öğrendim bundan da.
Eski yaralar acır
soğuklarda.
Ben sık sık şöyle derim ama:
Yalnız mezarın hiçbir şeyi olmayacak
bana öğretecek.
BERTOLT BRECHT
poemgalaxy
12 07 2004, 17:00
KÖTÜ ZAMANLARDAN BİR AŞK ŞARKISI
Arkadaş olmamıştık birbirimizle
Ama oturduk birlikte aynı yerde
Ve sarılıp yattığımızda birbirimize
Aydan daha yabancıydık birbirimize.
Ve karşılaşsak bugün çarşı-pazarda
Dövüşebiliriz belki bir kaç balık için.
Arkadaş olmamıştık birbirimizle
Sarılıp yattığımızda birbirimize
BERTOLT BRECHT
poemgalaxy
12 07 2004, 17:00
GÖÇMENİN SİTEMİ
Ekmeğimi kazandım ve tükettim sizler gibi.
Bir doktorum ben, doğrusu: bir doktordum.
Saçlarımın renginden mi şeklinden mi burnumun
Bir gün evsiz barksız ve aşsız kodular beni.
Bir yastıkta yedi yıl kocadığım kadın
Yanağımı yanağına elimi kucağına vererek
Kurtuldu benden gerekçe göstererek
Siyah saçlarımı önünde yargıcın.
Ben ama geçtim geceleyin bir ormandan
(Yanlış bir anne tarafından doğurulmuşum)
Bir ülke arayarak dışlamayan bizleri.
Fakat hangi kapıyı çalsam
Utanmaz diyerek çevirdiler geri
Ben utanmaz değil : mahvolmuşum.
BERTOLT BRECHT
poemgalaxy
12 07 2004, 17:00
SEVGİLİLER
Bak! Gökte yay gibi uçan şu turnalara
Uçarlarken bir yaşamdan bir başkasına
Bulutlar da birlikte gidiyor onlarla.
Bulut ve turnalar
İkisi de aynı yükseklik ve aynı telaş içinde
Yerlerinde duramadan
Yan yana, kısacık uçtukları o güzel göğü
İkiye bölüyorlar.
her biri öbürünün salınışından başka bir şey görmeden
Aynı rüzgarı duyuyor.
Şimdi yan yana yatan bu çifti
Rüzgar boşlukta öylece sürükleyebilir.
Bu uyum bozulmadıkça
Uzun süre kimse onları ayıramaz
Yağmurlardan ve kurşunların vızıldadığı
Her yerden uzaklaşabilirler
Güneşin ve ayın altında küçücük hareketlerle
Birbirlerine sevdalı, uçarlar sonsuza.
Hey sizler, nereye? -Hiçbir yere. -Nereden? -Her yerden.
Soruyorsunuz, ne zamandır birliktesiniz?
Çok olmadı. -Ne zaman ayrılacaksınız? -Hemen.
İşte böyle bir anlık birlikteliktir, sevenler için seda.
BERTOLT BRECHT
StarGirl
14 07 2004, 17:00
GELMEDİN
Gözlerim bu gün yollarda,
Seni bekledi,
Hislerim bu gün sonsuzca,
Seni istedi,
Son gecenin hatırına,
Seni istedi,
Ben yollarda aşk içinde,
Seni bekledi,
Sen bir gün olsun gelmedin,
Seni istedim,
Zalim kadere yenildim,
Seni bekledim,
Gelmedin öyle olsun,
Sevgilim...
SESLENDIRMEN
15 07 2004, 17:00
Bir Ben Vardır Bende
Severim ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkândan içeri.
Beni bende demen bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri.
Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri.
O bir dilberdürür yoktur nisâni
Nisan olur mu nisandan içeri.
Beni sorma bana bende değilim
Sûretim hoş yürür don'dan içeri.
Beni benden alana ermez elim
Kadem kimbasa sultandan içeri.
Tecelliden nâsib erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içeri.
Kime dîdar gününden sûle deyse
Onun sû'lesi var günden içeri.
Senin aşkın beni benden aliptir
Ne sirin dert bu dermandan içeri.
Seriat, tarikat yoldur varana
Hakikat mârifet andan içeri..
Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman'dan içeri..
Unuttum din diyânet kaldı benden
Bu ne mezhepdürür dinden içeri..
Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür îmandan içeri..
Geçer iken Yunus sas oldu dosta
Ki kaldi kapida andan içeri....
Yunus Emre
Yalnizlik Paylasilmaz
Yalnizlik, yasamda bir an,
Hep yeniden baslayan...
Disindan anlasilmaz.
Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan...
Paylasilmaz.
Bir düsün'de beni sana ayiran
Yalnizlik
Paylasilsa yalnizlik olmaz.
Özdemir Asaf
HakanTURK
16 07 2004, 17:00
KALKTI GOC EYLEDI AVSAR ELLERIAGIR AGIR GIDEN YELLER BIZIMDIRARAP ATLAR YAKIN EDER IRAGIYUCE DAGDAN ASAN YOLLAR BIZIMDIRDADALOGLU YARIN KAVGA KURULUROTER TUFEK DAVLUMBAZLAR VURULURNICE KOC YIGITLER YERE SERILIROLEN OLUR KALAN SAGLAR BIZIMDIRDADALOGLU
Hatira
Gecsin gunler haftalar,
Aylar, mevsimler, yillar...
Zaman sanki bir ruzgar
Ve bir su gibi aksin...
Sen gozlerimde bir renk
Kulaklarimda bir ses
Ve icimde bir nefes
Olarak kalacaksin
ENIS BEHIC KORYUREK
Bir Eylül Aksami
Bir eylül aksami denize karsi bir bankta oturmus bekliyorum.
Hafiften bir rüzgar esiyor.
Bekliyorum beni terk edip gittigin yerde.
Dudagimda hüzünlü bir sarkinin nagmeleri,
Yüregimde hüzünle bekliyorum
Bir eylül aksami denize karsi bir bankta oturmus
Belki hatirlar belki o da hasretini dindirmek için gelir diye.
Bir eylül aksami dedigime bakmayin,
Benim için gecelerde aksam gündüzlerde.
Beni terk edip gittigin o aksami aniyorum kendimce.
Geçen yaz ne kadar mutluyduk oysa
Martilara simit atiyorduk su kayalarin orda
Her aksam gelip buraya
Günesin batisini seyrederdik doyasiya
Sen nedense hep gitmek isterdin uzaklara
Bense burada kal diye yelvarirdim sana
Ogün gene gitmek istedin buralardan
Ben istemeyince sen kalktin yanimdan
Nereden bilirdim karsidan karsiya geçerken bir otobüsün çarpacagini
sana
Aci bir fren sesiyle irkildigimde kostum san olanca hizimla
Ellerinden tutabildigimde seni seviyorum dedigini duyabildim anca
Titreyen ellerimle gözlerini kapattigimda
Seni ne kadar çok sevdigimi anladim o anda
Basimi kaldirip gökyüzüne baktigimda
Günes sensiz batiyordu ilk defa
Ugultular duyuyorum gözlerimi silip bakiyorum etrafa
Insanlar toplanmislar gözlerini dikmisler bana
Bakmayin diye bgiriyorum bakmayin bu suçla bana
Inanmak istemiyorum.
Kanli ellerimle omuzlarindan tutup sarsiyorum.
Birakma beni gitme diye haykiriyorum.
Sararmis yanaklarina damlalar düsüyor.
Ben mi agliyorum ? yagmur mu yagiyor?
O gün nasil geçti, neler oldu bilmiyorum.
Ancak seni beyazlar içinde topraga gömerken
Anliyorum, bana saka yaptin ölmedin sen.
Sadece birakip gittin beni, sebebini bilmeden.
Terkedilmisligin acisi zor geliyor insana.
Yemin ediyorum, pisman olup bir gün döneceksin bana.
Beni terk edip gittigin o günden sonra.
Artik her aksam geliyorum buraya.
Agliyorum simit attigimiz o martilarin çigligini duyunca.
Vakit epey geçti ne gelen var ne giden.
Soguk da bastirdi yanan bu yüregim varken.
Günes bu günde sensiz batiyor karsidaki tepelerden.
Yavas yavas kalkiyorum senin kalktigin gibi.
Yavas yavas ayagimi sürüye sürüye yol aliyorum.
Arada bir belki ...! diye dönüp arkama seni ariyorum.
Gidiyorum, yarin aksam beni benle birakip gittigin yere,
Birakip gittigin saatte gelmek üzere.
Gidiyorum...
Rihtimda
Bir beyaz gemiydi ayiran onlari
Kadin güvertedeydi, adam rihtimda
Adamin gözleri aklimda
Kana bulanmis biçaklar gibi
Uzun kirpikleri islakti
Adam dertli, adam darmadagin
Dokunsalar aglayacakti
Adam bitkindi, adam seviyordu
Kalan kederdi, giden gemiyse
Tas oldugu içindir dedim
Rihtim taslari erimediyse
Derken bir düdük öttü ansizin
Bembeyaz gemi gitgide ufaldi
Korkunç yalnizligiyla bas basa
Rihtimda bir adam kaldi
Ümit Yasar Oguzcan
SESLENDIRMEN
30 07 2004, 17:00
YAĞMUR DUASI
Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Biri damla damla alnıma düşer
Diğerinde durur göğe bakarım
Ne şehir, ne deniz kokan gemiler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Nedense aldanmış ilk gece annem
Efsunlu bir gömlek giydirmiş bana
İişte vuramadı gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fırtına
Nedense ilk gece aldanmış annem
Biri çıkmış gibi boş bir mezardan
Ortalıkta ölüm sessizliği var
Bana ne geldiyse geldi yukardan
Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar
Biri çıkmış gibi boş bir mezardan
İyiki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükürki fark var
Birine cennetse birine zindan
İyiki bilmiyor kalabalıklar
Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Bulutlar yarılır hava açardı
Şimdi ne ihtimal nede imkan ar
Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?
Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden bir şeyler bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler
SEZAİ KARAKOÇ
SESLENDIRMEN
01 08 2004, 17:00
Hep karşılıksız sevdim ben ömrümce,
Kara bulutlar sardı her yanımı sessizce,
Yalnızlık öyle bir çukur ki derince,
Nasıl mutlu olur insan sevmeyince.
S E S L E N D i R M E N
SESLENDIRMEN
01 08 2004, 17:00
TABUT
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu;
Baş tarafı geniş, ayak ucu dar.
Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu,
Yarın kendileri dolduracaklar.
Her yandan küçülen bir oda gibi,
Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış.
Sanki bir taş bebek kutuda gibi,
Hayalim, içinde uzanmış kalmış.
Cılız vücuduma tam görünse de,
İçim, bu dar yere sığılmaz diyor.
Geride kalanlar hep dövünse de,
İnsan birer birer yine giriyor.
Ölenler yeniden doğarmış; gerçek!
Tabut değildir bu, bir tahta kundak.
Bu ağır hediye kime gidecek,
Çakılır çakılmaz üstüne kapak?
Necip Fazıl KISAKÜREK
Mavi Gül
Benim tanidigim, benim sevdigim
Gözlerinin içi gülen bir kizdi.
Yillar sonra gördügüm hayat yorgunu
Yarali bir kadindi yapayalnizdi.
Yillar sonra gördügüm bin defa pisman
Ezik bir mavi güldü yapayalnizdi.
Söyle gülüm ne olur söyle
Yillar sana ne yapti böyle?
Mavi gülüm ne olur söyle
Hayat sana ne yapti böyle?
Söyle kimler getirdi seni bu hale?
Özlemleri yarim, düsleri kirik,
Yenilmis kaybetmis acilar tanik.
O güzel gözlerinin atesi sönmüs,
Mutluluga uzaktan bakiyor artik.
Ah o güzel gözlerin günesi batmis,
Mutluluga uzaktan bakiyor artik.
Söyle gülüm ne olur söyle
Yillar sana ne yapti böyle?
Mavi gülüm ne olur söyle
Hayat sana ne yapti böyle?
Söyle kimler getirdi seni bu hale?
Söyle söyle mavi gül kaniyor musun?
Yasanmamis yillara yaniyor musun?
Fatih Kisaparmak
SESLENDIRMEN
12 08 2004, 17:00
D O S T
Dost parayla alınmaz dost kolay bulunmaz,
Dostsuz kalanın halinden kimse anlamaz,
Sanmaki bu dünya da herşey mal mülk para
Para kolay bulunur ama dost asla.
S E S L E N D i R M E N
İnsan Bir Kere Ölür
Her bulundugum yerde yitiriyorum seni
Yanibasimda oldugun oluyor kimi gun
Ya da ben oluyorum sesizce gozlerinde
Bir yaprak kimildiyor hafiften
Bu sesizlik bir kasirga baslangici
Kukremeye hazirlanisi denizin
Bu, aslanlarin sari, vahsi gozlerindeki olum pariltisi
Bu bir yerde erimek
Apansiz yok olmak belki de
Ve sonra susmak, susmak yuzyillar boyu
Beni unuttugun bir uzak cizgide
Tuvale surdugum boya degil artik
Kirmizi kan rengidir gozlerimin
En karadan daha kara yok
Oysa en beyazdin sen gecelerimde
O bana en yakin renkti tuy gibi
Buram buram sicakligini cizerdim duvarlara
Kokun bir tuhafti cocuksu
Sonra katmerli bir gul gibiydi baygin
Gecenin en koyulastigi o yerde
Duserdi ellerime darmadagin.
Oten bir ishak kusudur simdi
Haber getirir olumlerden, dinle
Yasamak bir manga asker karsimda
Ates etmeyin diyorum
Bir diyecegim var
Gozlerimi baglamayin
Son defa gormek istiyorum insani
Gogu, gunesi, denizleri
Ve bu son olumun olsun diyorum
Bir daha oldurmeyin beni.
Kibritim islak
Sigaram yanmiyor
Ne olur bir ates verin
Bu ilk aldanisim degil
Bu ilk sonusu degil umutlarimin
Ben bu denizin son kiyisiyim.
Bir cam kirildi uzakta
Ta uzakta, icimde bir cam kirildi
Butun siirlerim anlamsiz simdi
Resimler renksiz, sarkilar ruhsuz
Hic bir sey artik avutamaz beni
Bakin, bir cag devriliyor icimde sersefil
Son sair de kirdi son kelemini
Ilk mesaleyi kim yakti bu karanlikta
Kimdi aydinlatan benim zindan gozlerimi
Sevilmek mi
O son artigi en ilkel caglarin
Bir magara duvarindaki en eski resim
Ya sevmek
Hic sonmeden bir omur boyu
O en guzel huy benimsedigim
Yikildikca tutundugum dal bu boslukta
O en insancil gercegim benim
Ben hep boyle yuzyillar boyu sevdim
Caglar boyu
Kopkoyu bir geceydi yasadigim sevince
Ellerimi arardim, bulamazdim cogu gun
Bir saklayan vardi beni
Bir tutan vardi
Sana yaklasamazdim
Anlayamadigim korkular vardi icimde
Hep boyle seninle sensiz kalirdim ben
Bir kivilcim sonerken
Bir yanardag patlardi icimde.
Ko simdi ben yalniz oleyim
Vur ellerimi ekmegimi al
Tiksinir beni kim gorse sensiz
Utanir yalnizligim bana baktikca
Aynalar mi
Hani nerdeler
Kimbilir kac yuzyil oldu kendimi gormeyeli
Adim mi neydi
Besbelli unutmusum
Hadi vur
Hadi oldur
Kurtar beni ezilmekten curumekten
Hadi gel, actim kollarimi
Bir zaman
Olmeye vaktim mi vardi seni sevmekten
Sen buyuyen bir sesizliktin icimde
Beni ben eden en duru irmaktin
En guzeliydin mozaiklerin
Seninle maviydi gokyuzum
Ciceklerim sende yeserirdi
Sen bambaska birevren yaratirdin
Sularimdan Gunesimden ruzgarimdan
Bak! Nasil da her sey degisiverdi apansiz
Simdi bu karanliklarda yapayalniz
Mavi mavi bir resim aglar duvarlarimdan
Ben bir tohumum
Al beni topraga ek yeniden
Neredesin hani ne oldun
Antik bir kadin basi miydin
Yoksa bir deniz miydin eskiden
Yosunlarin kurudu mu oldu mu baliklarin
Hani bir Nefertiti yasamisti eski Misir'da
Yoksa o muydun sen
Hadi, anlat bana neydin
Belki de uzak belirsiz bir noktaydin sen
Oykume girmeseydin
Insan bir kere olur
Her gun olen umutlarimizdir icimizdeki
Paramparca olmus sevgilerdir
Her aldanis
Yeni bir aldanisa hazirlar bizi
Zamanla renkler degisir
Donuklasir anilar
Silinir ustumuzden
Guzel olan ne varsa
Gorur icindeki butun hayallerin oldugunu
Insan yasarsa.
Ve bir gun insanda olur
Cimen gibi yaprak gibi
Sarsilir yeryuzu yerinden
Devrilen koca bir agactir sanki
Durur atislari yorgun kalbimizin
El, ayak kesilir
Goz olur, dudak olur, kan olur
Susar ta icimizde
Yillardir calan calgi
Butun teller ses vermez olur
Acilar diner
Ve bir gun biter bu cirkin oyun
Perde iner...
Ümit Yaşar Oğuzcan
Gozlerin Gozlerimde
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini.
Ümit Yaşar Oğuzcan
StarGirl
18 08 2004, 17:00
Bu nasil ayrilik,bu nasil sevda,
Gözlerin kal diyor dudaklarin git.
Bakisin anahtar sözlerin kilit
Ellerin ac diyor, dudaklarin git.
Gidersem bir daha dönmeyecegim
Kalirsam kalbime yenilecegim,
Cözemedim seni delirecegim
Gözlerin kal, diyor dudaklarin git...
Ayrilik dönüsü olmayan bir nehir
Yanlizlik yikilmis bombos bir sehir
Kac sevda,kac sevda böyle kül oldu kim bilir
Göz yasin kal diyor dudaklarin git....
Duvardan insinmi resimlerimiz.
yabanci olsunmu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anilar kal diyor ,dudaklarin git....
Bu romanda biter belki birazdan
Ne asklar yikildi gururdan nazdan,
Agliyor besteler yine hicazdan
Anilar kal diyor,dudaklarin git...
Gidersem bir daha dönmeyecegim,
Kalirsam kalbime yenilecegim
Cözemedim seni delirecegim
Gözlerin kal diyor dudaklarin git....
Gidisin
Gidişin ölümüydü umutlarımın
Güllerin yüreğimde can verişiydi
Ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın
Seninle batan ömrümün güneşiydi
Ardında bir İstanbul bıraktın öksüz
İçimde yokluğun ateşini yaktın
Karanlıklar ortasında güpegündüz
Yıkılmış dağılmış bir adam bıraktın
Gün, gün yaklaşan bir şey var; ölüm mü ne?
Değilse içimde bu ürperti neden!
Dolaşan kim benimle deli divane
Güzel olan herşeydi seninle giden
Şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı
Gittin, BANA BU REZİL İSTANBUL KALDI
Ümit Yaşar Oğuzcan
Deliler
Birinci deli kara sevdalı
Elinde kağıt kalem
İri memeli, geniş kalçalı
Kadın resimleri yapıyor
Burumuş bir mektup avuçlarında
Hem ağlıyor, hem öpüyor
İkinci deli Tanrıya küskün
Çıkmış dinden, imandan
Küfrediyor bütün gün
Kocaman kocaman elleri var
Bir tutuşta parçalayacak gökyüzünü
Bıraksa gardiyanlar
Üçüncü deli zavallının biri
Bakışları bomboş
Cam gibi mavi gözleri
Bir yangında dört yıl önce
İki çocuğu yanmış cayır cayır
Çıldırmış, karısı da ölünce
Dördüncü deli bir eski zengin
Düşmüş, namerde muhtaç olmuş
Bir dilim ekmek için
Hala rüyasını görür geçen zamanların
Sekiz silindirli otomobillerin
Dağ gibi apartmanların
Beşinci deli aklı başında
Besbelli hayli dirsek çürütmüş
Büyük ümitler peşinde
Deli demeğe bin şahit ister
Beğenmemiş gidişini dünyanın
Deli demişler.
Ümit Yaşar Oğuzcan
SESLENDIRMEN
23 08 2004, 17:00
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol BEHRAMOĞLU
Sessiz Gemi
Artok demir almak günü gelmişse zamandan
Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı
Aşka ve terke dair...
Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki ne sevebilir ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışınızdır aslında.
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır.
İç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınız da, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.
Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak...
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır.
Sınırsız ve nihayetsizdir.
Ölmek var dönmek yoktur.
Gün gelir anlarsınız, içten içe bir şeylerin kanadığını.
Tutkulu sevdaların gizli hançeri başlar parıldamaya...
Orasından burasından eleştirmeye koyulursunuz,
Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa...
Başkalarını örnek göstermeye, bak onlar nasıl yaşıyor demeye başlarsınız.
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık.
Yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
Eskiden böyle miydi ya....diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı.
Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltınızdan.
Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz, değişsin istersiniz.
O, sevgisizliğe yorar bunu... ihanete sayar...
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.
Ya sev böyle ya da terk et diye gürler.
Bir zamanlar bir gülücüğüyle, alacakaranlığı ısıtan o rüya,
Bir kabusa dönüşür birden...
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size...
Hoyrattır bakmaz yüzünüze, zehir akar dilinden, konuşturmaz.
Suçlar, yargılar, mahkum eder. mühürler dudaklarınızı. siler sizi defterden...
iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için... dersiniz dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz.
İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz....
Madem öylenin çağı başlar ondan sonra.
Madem ki siz böylesine tutkun iken O hep başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir.
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece....
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre.
Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...
Ansızın kulağınıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından,
Süzülüp gelen bir korku hatırlatır onu yeniden.
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder, ağlarsınız.
Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi,
Yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız...
Sular kulağına fısıldasın diye..
Dönüp, seni hala seviyorum diye bağırmak gelir içinizden....
Dönemezsiniz.
Görmedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu.
Ne onunla olur, ne onsuz...
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem ne olacak sonunda kuşkusu.
Böyle sevemezsiniz,
Terk de edemezsiniz.
Sürünür gidersiniz!...
Can Dündar
StarGirl
25 08 2004, 17:00
ANILARDA YASARKEN
Cekingen adimlarla sesiz ve urkek
Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
O buyulu sarkilarini soyleyerek
Gencligimi geri getirdi ellerin
Sundun paha bicilmez guzellegini
Oylesine diri oylesine sicak
Boylesine bir mutluluk anladim ki
Omur boyunca bir kez yasanir ancak
Bir kez nefes aldigini anlar bir gun
Bir kez bir kisiyle insan butunlenir
Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir
Anilarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadik yerlerde yeserir buyur
Yasamak bastanbasa yalan olsa da
O alir bizi uzaklara goturur
Emzirir gur memelerinden istekle
Biz farkina varmadan uzar omrumuz
Anilarda yasarken bir gun gelir de
Biz de biber ani olur oluruz.
UMIT YASAR
SESLENDIRMEN
27 08 2004, 17:00
GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM
Geldi geçti ömrüm benim / şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir / bir göz açıp yummuş gibi
İşbu söze Hak tanıktır / bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide / kafesten kuş uçmuş gibi
Miskin adem oğulları / ekinlere benzer gider
Kimi biter kimi yiter / yere tohum saçmış gibi
Bu dünyada bir nesneye / yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere / gök ekini biçmiş gibi
Bir hastaya vardın ise / bir içim su verdin ise
Yarın orda karşı gele / Hak şarabın içmiş gibi
Yunus Emre bu dünyada / iki kişi kalır derler
Meğer Hızır, İlyas ola / abıhayat içmiş gibi
Yunus EMRE
HIRS
Sen kaçan bir yavru geyiksin dağda
Ben peşine düşmüş bir canavarım
İstersen dünyayı getir imdada,
Yeryüzünde bir sen, bir de ben varım.
Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu hayali kollar
Enseni yakacak sıcak nefesim.
Kimsesiz odanda kış geceleri
İçin ürperdiği anlar beni an.
De ki odur sarsan pencereleri
De ki, rüzgar değil, odur haykıran.
Göğsümden havaya kattığım zehir
Solduracak bir gül gibi ömrünü
Kaçıp dolaşsan da sen şehir şehir,
Bana kalacaksın, gene son günü
Hırsım gibi sonsuz yaşarsan sende,
Ben ölümle sırdaş olur beklerim.
Hırsıma toprağı, rakip etsen de,
Mezarında bir taş olur beklerim
Necip Fazıl Kısakürek
Aşk bitti
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
Bitti.
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
Belki bir yağmur yağar akşama doğru
Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
Aşk da bitti diyordu ya bir şair
Aşk bitti işte tam da öyle
Ahmet Telli
Aşktı O
Askti o! Degistiren tum gecelerimi
Askti o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidisime dur diyen
Bir bicakin keskin yuzunde kan lekesiydim
Askti yine beni yikayan, aritan su
Boyle ak pak olacagimi bilir miydim?
Icimde acmasaydi o sevmek duygusu
Ben bir tutsagim simdi sevgiye, gonullu
Cozmeyin ellerimi, zincirlerim kalsin
Gorsun prangalarim o dogacak gunu
Ve bu dunyaya ask dolu siirlerim kalsin
Seninle her yerde guzel, her zaman yeni
Istemem, sensiz hatirlamasinlar beni.
Ümit Yaşar Oğuzcan
Deniz Kizi
Denizden yeni mi çikmisti, neydi;
Saçlari, dudaklari
Deniz koktu sabaha kadar;
Yükselip alçalan gögsü deniz gibiydi.
Yoksuldu, biliyorum
-Ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya-
Kulagimin dibinde, yavas yavas,
Ask türküleri söyledi.
Neler görmüs, neler ögrenmisti kim bilir.
Denizle bogaz bogaza geçen hayatinda!
Ag yamamak, ag atmak, ag toplamak,
Olta yapmak, yem çikarmak, kayik temizlemek...
Dikenli baliklari hatirlatmak için
Elleri ellerime degdi.
O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
Gün ne güzel dogarmis meger açik denizde!
Onun saçlari ögretti bana dalgayi;
Çalkalandim durdum rüyalar içinde.
Orhan Veli
way sanirim yazdigim ilk siir son siir oldu :) olsun...
SESLENDIRMEN
08 09 2004, 17:00
MAHALLE KAHVESİ
Çamurlu bir kapı, üstünde bir değirmi delik;
Önünde tahta mı, toprak mı? sorma, pis bir eşik.
Şu gördüğün yer için her ne söylesen câiz;
Ahırla farkı: O yemliklidir, bu yemliksiz!
Zemini yüz sene evvel döşenme malta imiş...
İmişle söylüyorum, çünkü anlamak uzun iş.
O bir karış kirin altında hangi maden var?
Tavan açık kuka renginde; sağlı sollu dıvar,
Maun cilâsına batmış tütünlü nargileden;
Duman ocak gibi çıkmakta çünkü her lüleden.
Dikilmiş ortaya boynundan üstü az koyu al.
Vücudu kapkara, leylek bacaklı bir mangal.
Kenarda, peykelerin alt başında bir kirli
Tomar sürükleniyor, bir yatak ki besbelli:
Çekilmiş üstüne yağmurluğumsu bir pırtı,
Zavallının güveden hep liyme liyme sırtı.
Kurur bir örtünün üstünde yağlı bir mendil:
Ki ben tependen inersem diyen hasır zembil
Onun hizasına gelmez mi? Bir döner şöyle;
Sicimle kulpuna ilmikli çifte mestiyle!
Duvarda eski ocaklar kadar geniş bir oyuk,
İçinde camlı dolap var ya, raflarında ne yok!
Birinci katta sülük beslenen büyük kavanoz;
Onun yanında kan almak için beş on boynuz.
İkinci katta bütün kerpetenler, usturalar...
Demek ki kahveci hem diş tabibi, hem perukâr,
İnanmadınsa değildir tereddüdün sırası;
Uzun lâkırdıya hâcet ne? İşte mosturası:
Çekerken etli kemiklerle ayrılıp çeneden,
Sonunda bir ipe, boy boy, onar onar dizilen
Şu kazma dişleri sen mahya belledinse, değil;
Birer mezâra işaret düşün ki her kandil!
.................................................. .....................
Seyirciler mütefekkir, güzide bir tabaka;
Düşünmelerdeki şiveyse büsbütün başka:
Kiminde el, filân asla karışmıyorken işe,
Kiminde durmadan işler benân-ı endîşe!
Al işte: Beyne burundan gerek demiş de hulûl
Tahharriyat-i amîkayla muttasıl meşgul!
Mühendis olmalı mutlak şu ak sakallı adam!
Zemine, daire şeklinde yaydı bir balgam:
Abanmış olduğu bir yumru yumru değnekle,
Mümâslar çizerek soktu belki yüz şekle!
M. Akif ERSOY
StarGirl
08 09 2004, 17:00
GURBET
Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..
Necip Fazıl Kısakürek
StarGirl
08 09 2004, 17:00
OLMAZ MI
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?
Bir parçacığım ben, bütüne hasret;
Zaman döne dursun, o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?
Necip Fazıl Kısakürek
StarGirl
10 09 2004, 17:00
BEN BIR EYLUL SEN HAZIRAN
Bir eyluldu baslayan icimde
Agaclar dokmustu yapraklarini
Cimenler sararmisti
Rengi solmustu tum ciceklerin
Gokyuzunu kara bulutlar sarmisti
Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara
Deli deli esiyordu ruzgar
Dagilmisti yazdan kalan ne varsa
Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar
Neydi o bir zamanlar
Sevmisligim, sevilmisligim
O heyheyler, o delismenlikler neydi
Ne bu kadere boyun egmisligim
Ne bu acidan korlasan yurek
Ne bu kurumus nehir; gozyasim
Onumdeki dizboyu karanliklar da ne
Ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim
Beni kotu yakaladin haziran
Gamli, yikik eylul sonuma
Bir ilk yaz tazeligi getirdin
Masmavi gogunle
Cana can katan gunesinle
Piril piril engin denizinle girdin icime
Cicekler acti dokundugun
Cimler buyudu yurudugun
Ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde
Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi
Oldurdugun yemislerin agirligindan
Dallarim yere degiyor
Gunesi batmadan saclarinin
Bir dolunay doguyor bakislarindan
Gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima
Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik
Basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan
Olebilirim artik
Olme diyorsan; gitme kal oyleyse
Saril simsiki, tenim ol, beni birakma
Baksana; parmak uclarim ates
Lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her caresizlige
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalim onucuncu aylara
Ben bir eylul, sen haziran.
U. YASAR
StarGirl
13 09 2004, 17:00
ANNEME MEKTUP
Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
Necip Fazıl Kısakürek
Dizeleri aklimdan cikmayan tek siir...
BENI CAGIRDIGINI
Beni cagirdigini
Bir kere duyabilsem
Avuclarimda ates
Yorgun gozlerimde nem
Asarak denizleri
Birgun kapina gelsem
Basimi duvarlara
Vurup olsem diyorum.
Umit Yasar Oguzcan
StarGirl
14 09 2004, 17:00
MEKTUP--II--
Biliyor musun
Senden ayrilali sakal biraktim
Zamaninin akisina koyuverdim kendimi
Gomleklerim kolali degil artik
Pantolonumun utulu degil
Ayakkabim boyali degil
Oylesinme degistim ki
Gorsen taniyamasin
Sabahlari gun dogarken kalkiyorum
Ilk isim bir sigara yakmak oluyor
Ve bir sure denizin hisirtisini dinliyorum
Sonra, apansiz sen geliyorsun aklima
Gozlerin, dudaklarin, ellerin geliyor
Simdi nerdesin kimbilir
Yataginda uyuyor olmalisin
Artik beni gorme ruyalarinda
Korkarsin.
Mevsim sonbahar malum ya
Serde de kor olasi sairlik var
Boyuna huzunlu seyler dusunuyorum
Agaclarin yapraklari dokulmege basladi
Keskin poyrazlar esiyor kuzeyden
Kuslar durmadan goc ediyor
Ara sira dusenler oluyor yorgun ya da yarali
Tutup oksuyorum tuylerini, gagalarindan opuyorum
Ve diyorum ki
Sana kavusmak icin bir gocmen kus olmali
Iste boyle
Gunler, haftalar gecip gidiveriyor
Sacim, sakalim birbirine karisti
Yine de her gecen gun
Kendime biraz daha alisiyorum
Ve biliyor musun
Unutamayacagimi bile bile
Seni unutmaya calisiyorum...
U. YASAR
StarGirl
19 09 2004, 17:00
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahi,
Ne taze oluyu mezar,
Ne de seytan bir gunahi,
Seni bekledigim kadar.
Gecti istemem gelmeni,
Yoklugunda buldum seni;
Birak vehmimde golgeni,
Gelme, artik neye yarar
Necip Fazil Kisakurek
StarGirl
20 09 2004, 17:00
ADAK
Sana siirler okuyacagim, gitme
Gunesler dogacak yalnizligimdan
sana bir isik getirecegim
Buyuk aydinligimdan
Sana bir dolu umut getirecegim
Kucuk ellerine sigmayacak
Sana Afrika gecelerini getirecegim
Simsicak
Sana cicekler getirecegim
Bozulmus guz bahcelerinden
Sana bir serinlik getirecegim
Yagmur tanelerinden
Sana avuc avuc yildiz getirecegim
Gunesimden baska
Sana engin denizlerin maviligini getirecegim
Kopuk kopuk dalga dalga
Sana bir ruzgar getirecegim
Daglardan, tepelerden
GITME, sana zamani getirecegim
Zamanin bittigi yerden
U. YASAR
StarGirl
20 09 2004, 17:00
SERSERİ
Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.
Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı;
Halime ben bile lanet ederim.
Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...
Necip Fazıl Kısakürek
Godless Commie
21 09 2004, 17:00
Leaving Beirut..
So we left Beirut Willa and I
He headed East to Baghdad and the rest of it
I set out North
I walked the five or six miles to the last of the street lamps
And hunkered in the curb side dusk
Holding out my thumb
In no great hope at the ramshackle procession of home bound traffic
Success!
An ancient Mercedes 'dolmus '
The ubiquitous, Arab, shared taxi drew up
I turned out my pockets and shrugged at the driver
J'ai pas de l'argent
Venez! A soft voice from the back seat
The driver lent wearily across and pushed open the back door
I stooped to look inside at the two men there
One besuited, bespectacled, moustached, irritated, distant, late
The other, the one who had spoken,
Frail, fifty five-ish, bald, sallow, in a short sleeved pale blue cotton shirt
With one biro in the breast pocket
A clerk maybe, slightly sunken in the seat
Venez! He said again, and smiled
Mais j'ai pas de l'argent
Oui, Oui, d'accord, Venez!
______________________
Are these the people that we should bomb
Are we so sure they mean us harm
Is this our pleasure, punishment or crime
Is this a mountain that we really want to climb
The road is hard, hard and long
Put down that two by four
This man would never turn you from his door
Oh George! Oh George!
That Texas education must have ****ed you up when you were very small
______________________
He beckoned with a small arthritic motion of his hand
Fingers together like a child waving goodbye
The driver put my old Hofner guitar in the boot with my rucksack
And off we went
Vous etes Francais, monsieur?
Non, Anglais
Ah! Anglais
Est-ce que vous parlais Anglais, Monsieur?
Non, je regrette
And so on
In small talk between strangers, his French alien but correct
Mine halting but eager to please
A lift, after all, is a lift
Late moustache left us brusquely
And some miles later the dolmus slowed at a crossroads lit by a single lightbulb
Swung through a U-turn and stopped in a cloud of dust
I opened the door and got out
But my benefactor made no move to follow
The driver dumped my guitar and rucksack at my feet
And waving away my thanks returned to the boot
Only to reappear with a pair of alloy crutches
Which he leaned against the rear wing of the Mercedes.
He reached into the car and lifted my companion out
Only one leg, the second trouser leg neatly pinned beneath a vacant hip
Monsieur, si vous voulez, ca sera un honneur pour nous
Si vous venez avec moi a la maison pour manger avec ma femme
______________________
When I was 17 my mother, bless her heart, fulfilled my summer dream
She handed me the keys to the car
We motored down to Paris, fuelled with Dexedrine and booze
Got bust in Antibes by the cops
And fleeced in Naples by the wops
But everyone was kind to us, we were the English dudes
Our dads had helped them win the war
When we all knew what we were fighting for
But now an Englishman abroad is just a US stooge
The bulldog is a poodle snapping round the scoundrel's last refuge
______________________
Ma femme, thank God! Monopod but not queer
The taxi drove off leaving us in the dim light of the swinging bulb
No building in sight
What the hell
Merci monsieur
Bon, Venez!
His faced creased in pleasure, he set off in front of me
Swinging his leg between the crutches with agonising care
Up the dusty side road into the darkness
After half an hour we'd gone maybe half a mile
When on the right I made out the low profile of a building
He called out in Arabic to announce our arrival
And after some scuffling inside a lamp was lit
And the changing angle of light in the wide crack under the door
Signalled the approach of someone within
The door creaked open and there, holding a biblical looking oil lamp
Stood a squat, moustached woman, stooped smiling up at us
She stood aside to let us in and as she turned
I saw the reason for her stoop
She carried on her back a shocking hump
I nodded and smiled back at her in greeting, fighting for control
The gentleness between the one-legged man and his monstrous wife
Almost too much for me
______________________
Is gentleness too much for us
Should gentleness be filed along with empathy
We feel for someone else's child
Every time a smart bomb does its sums and gets it wrong
Someone else's child dies and equities in defence rise
America, America, please hear us when we call
You got hip-hop, be-bop, hustle and bustle
You got Atticus Finch
You got Jane Russell
You got freedom of speech
You got great beaches, wildernesses and malls
Don't let the might, the Christian right, **** it all up
For you and the rest of the world
______________________
They talked excitedly
She went to take his crutches in routine of care
He chiding, gestured
We have a guest
She embarrassed by her faux pas
Took my things and laid them gently in the corner
Du the?
We sat on meagre cushions in one corner of the single room
The floor was earth packed hard and by one wall a raised platform
Some six foot by four covered by a simple sheet, the bed
The hunchback busied herself with small copper pots over an open hearth
And brought us tea, hot and sweet
And so to dinner
Flat, unleavened bread, + thin
Cooked in an iron skillet over the open hearth
Then folded and dipped into the soft insides of female sea urchins
My hostess did not eat, I ate her dinner
She would hear of nothing else, I was their guest
And then she retired behind a curtain
And left the men to sit drinking thimbles full of Arak
Carefully poured from a small bottle with a faded label
Soon she reappeared, radiant
Carrying in her arms their pride and joy, their child.
I'd never seen a squint like that
So severe that as one eye looked out the other disappeared behind its nose
______________________
Not in my name, Tony, you great war leader you
Terror is still terror, whosoever gets to frame the rules
History's not written by the vanquished or the damned
Now we are Genghis Khan, Lucretia Borghia, Son of Sam
In 1961 they took this child into their home
I wonder what became of them
In the cauldron that was Lebanon
If I could find them now, could I make amends?
How does the story end?
______________________
And so to bed, me that is, not them
Of course they slept on the floor behind a curtain
Whilst I lay awake all night on their earthen bed
Then came the dawn and then their quiet stirrings
Careful not to wake the guest
I yawned in great pretence
And took the proffered bowl of water heated up and washed
And sipped my coffee in its tiny cup
And then with much merci-ing and bowing and shaking of hands
We left the woman to her chores
And we men made our way back to the crossroads
The painful slowness of our progress accentuated by the brilliant morning light
The dolmus duly reappeared
My host gave me one crutch and leaning on the other
Shook my hand and smiled
Merci, monsieur, I said
De rien
And merci a votre femme, elle est tres gentille
Giving up his other crutch
He allowed himself to be folded into the back seat again
Bon voyage, monsieur, he said
And half bowed as the taxi headed south towards the city
I turned North, my guitar over my shoulder
And the first hot gust of wind
Quickly dried the salt tears from my young cheeks.
Roger Waters
Godless Commie
21 09 2004, 17:00
To Kill The Child
The child lay
In the starlit night
Safe in the glow of his Donald Duck light
How strange to choose to take a life
How strange to choose to kill a child
Hoover, Blaupunkt, Nissan Jeep
Nike, Addidas, Lacoste and cheaper brands
Cadillac, Amtrak, gasoline, diesel
Our standard of living, could this be a reason
That we would choose to kill the child
That we would choose to kill the child
__________
Allah, Jehovah, Buddah, Christ
Confucius and Kali and reds, beans and rice
Goujons of sole, ris de veau, ham hocks
Lox bagels and bones and commandments in stone
The Bible, Koran, Shinto, Islam
Prosciutto, risotto, falafel and ham
Is it dogma, doughnuts, ridicule faith
Fear of the dark, or shame or disgrace
That we would choose to kill the child
That we would choose to kill the child
__________
It's cold in the desert
And the space is too big
The rope is too short
And the walls are too thick
I will show you no weakness
I will mock you in song
Berate and deride you
Belittle and chide you
Beat you with sticks
And bulldoze your home
You can watch my triumphant procession to Rome
Best seat in the house
Up there on the cross
Is it anger or envy, profit or loss
That we would choose to kill the child
That we would choose to kill the child
__________
Take this child and hold him closely
Keep him safe from the holy reign of terror
Take this child hold him closely
Take this child to the moral high ground
Where he can look down on the bigots and bully boys
Slugging it out in the yard
Roger Waters
StarGirl
22 09 2004, 17:00
ANDIKCA
Ne zaman seni dusunsem icim urperir
Seninle gecen her saat, her gun gelir aklima
Bir aksam vakti gelir bir deniz kiyisi gelir
O essiz hatiralar butun gelir aklima
Ne yapsam unutamam yasadigimizi
Sevgindi sevgilerin en yalansizi
Simdi nerde bir gul gorsem kirmizi
Dudaklarimi uzun uzun optugun gelir aklima
Bir ciban buyurcesine ortasinda gecenin
Dolar yuregime huznu seni sevmenin
Dunyada ne benim yerim var artik ne senin
Aglarim basucunda olumun gelir aklima.
U. YASAR
StarGirl
25 09 2004, 17:00
o guzel gozlerinle
aska gidildi
butun gunahlar
seni sevmekle
silindi ...
StarGirl
26 09 2004, 17:00
Simsicak dostluklar sevgiler varken
Savaslar, kinler bu ofkeler neden
Birakip gidecegiz bir gun dunya bu kadar guzelken
Bu ayrilik, sebepsiz bu endise neden
StarGirl
26 09 2004, 17:00
Mavi gece
Karanlik deli dolu coskulu bir gecede,
Bir dag evinde, gözlerimiz göklerdeki maviliklerde ...
Daglar uykuda , yildizlarin uykusuz oldugu bir gecede
Seninle tanismistik ...!
Iste o gece dolunayi birlikte izlerken,
Çok güzel hayalleri birlikte paylasmistik
Hiç uyumadan masmavi dolunayli geceyi
Seninle sabaha tasimistik
Gecenin maviligi coskuyla yüregimize dolmustu
Sevinç çigliklari bedenlerimizi sarmisti.
Durmustu saatler, çarpiyordu bütünlesen kalpler,
Bir heyecan sarmisti, yabanci iki bedeni
Iste o gece, dokunurken ellerime
Derinden daliyordun beni süzen gözlerinle
Sanki bakmaya kiyamiyordun , isildayan gözlerime
Alismistim kir çiçegi kokusunu andiran o güzel tenine.
Biz dolunaya , dolunay bize bakiyordu
Yildizlar sahit olmustu, sevgimizi koruyordu.
Içimizde bir sevinç, yüregimizde bir cosku
Geceyi gündüze katip seyrettik günesin dogusunu
Yasanan karamsar umutsuzlugu unutmustuk ;
Yüreklerimiz huzurlu, mutluluga kavusmustuk.
Sevgimiz sigmiyordu aski yasayan yüregimize
Öylesine güzel bir geceyi hiç yasamamistik
Iste o gece dostluk ve hasreti yasadik
Yemin ettik birbirimize o geceyi unutmayacaktik
Bir melek gibi sanki uçup gittin göklere
Ben unutamadim o geceyi, yüregim seninle!
Habersiz hosça kal demeden birakip gittin
Gözlerim yolda, bekliyorum hala dönmedin
Uzaniyorum, ulasamiyorum gökteki maviliklere
Gökte kayan yildiz miydin ne olursun söyle. ..!
Içimde tarifi zor tuhaf bir yalnizlik
Kalbim sikkin, kafam çok bulanik
Kanayan bir yara gibi, yüregim daginik
Neredesin bir tanem, çekilmiyor yalnizlik
StarGirl
27 09 2004, 17:00
Isiktan ellerin var ogretmenim
Yurdumun alinyazisini yazar
Sen gulumsedikce ufkumuzda
Dagilir butun karanliklar
Gozlerin var ogretmenim
Aydin ufuklara cevrili
Hep guzel yarinlari mujdeler
Bogar isiginda kotulukleri
Yuregin var ogretmenim
Sevgi dolu bilgi dolu
Biliriz senden gecer
Bilginin yolu
StarGirl
27 09 2004, 17:00
Sizin yasinizda olmak ne iyi cocuklar
Ne iyi
Asip dusunceyi bulutlara
Hur kelebekler gibi
Sizin elleriniz ne ince cocuklar
Ne ince
Solmasin sevinciniz
Deli bir ruzgar degince
Sizin umutlariniz ne buyuk cocuklar
Ne buyuk
Degdikce zamanin eli
Sizinde omurleriniz boluk
Sizin gozleriniz isin isin cocuklar
Isin isin
Duymasin korpe yureklerinizde
Endisesini kisin
Yalniz sizin sevginiz gercek cocuklar
Yalniz sizin
Sizde mavisi sizde ruzgari
Gok ve denizin
StarGirl
27 09 2004, 17:00
ARAYIS
Bir tas zehir verin bana iceyim
Tek unutmak icin acilarimi
Baksana; kirdilar kapilarimi
Yagmalandi kalbim, omrum, herseyim
Kursuna dizdiler anilarimi
Yenik dustum bu savasta neyleyim
Bir mezar nasilsa iste oyleyim
Unuttum en guzel sarkilarimi
Gunduzu yok upuzun bir geceyim
Yitirdim umut kirintilarimi
Sevgimi, nesemi, butun varimi
Caresiz bir yoklugun icindeyim
Gomdum icime yikintilarimi
Ariyor bir yarim obur yarimi
U. YASAR
Son Asik
Hasretinle geçiyorken bu gençlik çagim,
Ey sevdigim, ben ümitsiz degilim gene
Ak düsünce saçlarin kumral rengine
Kollarinda son asikin ben olacagim.
Ey basinda simdi sevda rüzgarlari esen,
Böyle her gün yollarimdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olundugun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düsündün mü sen?
Ben bir beyaz saçli asik, sen bir ihtiyar ...
O gun bana yanasirken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,
Kirpiginden yavas yavas bir damla aksin,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksin
Ki hiç kimse benim kadar sevmemis seni!
Faruk Nafiz Çamlibel
StarGirl
03 10 2004, 17:00
Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
.
Yahya Kemal Beyatlı
.
StarGirl
05 10 2004, 17:00
ASKA DONUS
Donebilmek o donusu olmiyan yollardan
Surekli bir aldanis bir daha bir daha
Hic bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Cikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan
Konusmak konusmak gozlerle fisiltilarla
Duymak buyulu sicakligini beyaz ellerin
Her gecen dakika var oldugunu anlamak icin
Yasamak arzu dolu dudaklarda, sarkilarla
Unutmak ne varsa kotulukten yana
Inmek sevilen gozlerin derinligine
Oyle mutlu, oyle sarhos, alabildigine
Bin yil icmek o sulardan kana kana
Her gun ona kosmak daglardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatli hayal, en buyuk gercek
Anlarsin tasan o gunlerden gecelerden
Sonra bir gun o butun karanliklari yirtasin gelir
Basini alip gidesin gelir uzak denizlere
Artik her sey bos ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir bugu halinde o yukselir
Sen yoksun artik anla yeryuzunde bir o var
Onun elleri var, gozleri, dudaklari
Anlarsin tenin besledigi zaman topraklari
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar
Yeniden var olustur ya da bir baska turlu olustur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aska donustur bu.
U. YASAR
StarGirl
05 10 2004, 17:00
Deli yüreğim.
Ne de laf anlamaz şeymişsin,
Ben mi sendeyim, sen mi bende?
Sürüklüyorsun yine bilinmezlere.
Senden kopamıyorum, sen de benden.
Açtın kapılarını ardına dek,
Kim girsin diye sormazsın ki.
Sen mi benimsin, ben mi senin ?
Deli yüreğim.
Al ***ür beni, gittiğin yere.
Bilinmezlerinde güzel, bilinenlerin de.
Varsın olsun istediğin, beni dinleme.
Duygularda hayat buluyorsan,
Çek al beni de, benliğimi de.
Sensiz varlıklar, yokluk sayılır bana,
Hamurunda yoğur, can kat bu cana,
Çok ihtiyacım var, varlığını bildiğim,
Yokluğunu yaşadığım canana.
Hadi yüreğim ***ür !
Beni benden koparıp alana
HERKESE UZUN BİR ARADAN SONRA TEKRAR MERHABA.....
MUTLU AŞK YOKTUR
İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı Bu silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da
LOUIS ARAGONText
SESLENDIRMEN
10 10 2004, 17:00
Sonsuz teşekkür tüm dostlara
Gördüm ki yaşıyorlar hayatı
Adeta bir şiir tadında
Unutmayın ey dostlar bu kapı herkese açık
Bekleriz bu kapı dostluk kapısıdır
Ne mutlu hayatı şiir tadında yaşayanlara
SESLENDiRMEN
StarGirl
10 10 2004, 17:00
EN YAKIN
Butun insanligi dovsen havanda,
Zerre zerre herkes yine yaliniz.
boslukta yol alan ucsuz kervanda,
Her sey tek basina, dag, tas ve yildiz.
Herkes bir vucutsuz hayal pesinde;
Esini kaybetmis herkes esinde.
Icinizde yiv yiv derinlesirde,
Ciksin karsiniza en yakininiz|
N. F. KISAKUREK
StarGirl
10 10 2004, 17:00
Bir ayak sesi duymayayim
Kapiya kosuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah sac gormeyeyim
Yuregim burkuluyor
Aglamakli oluyorum
Her sey bana seni hatirlatiyor
Gokyuzune baksam
Gozlerinin binlercesini gorurum
Bir ruzgar degse yuzume
Ellerini dusunmeden edemem
Yaktigim butun sigaralarin dumanlari sana benzer
Tadi senden gelir
Yedigim yemislerin
Ictigim ickilerin
Ve icimdeki bu dayanilmaz sikinti
Bu emsalsiz huzun
Seni bekledigim icindir
Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artik
Utaniyorum odamdaki butun esyalardan
Su sedir hala gelip oturmani bekliyor
Su ayna karsisinda guzelligini seyretmeni
Su kadeh dudaklarina degebilmek icin duruyor masada
Ve su saat geldigin anda
Durabilir sevincinden
Zaman cildirabilir
Cunku benim dunyamda
Olumsuzluk, seni sevmek demektir.
Bir cocuk dogmayi bekler
Bir agir hasta olmeyi
Bitkiler yagmur ve gunesi bekler
Yalniz bir kadin sevilmeyi
Ve dusun ki bir adam
Icinde butun bekleyenlerin korkusu ve umidi
Seni bekler
Asilmayi bekleyen bir idam mahkumu gibi
Sen gelinceye kadar
Pencerem kapali duracak
Ruzgar gelmesin diye
Artik perdeleri acmayacagim
Gun isigi girmesin diye
Sonra kahrolacagim
Bu karanlikta, bu derin yalnizlikta
Ve gunlerce gecelerce haykiracagim
Nerdesin diye, Nerdesin?
Bir gun bu kapidan sen gireceksin
Biliyorum
Ergec bu bekleyisin bir sonu gelecek
Yillarca sonra
Oldugum gun bile gelsen
Butun bu bekleyisimi ve oldugumu unutup
Cocukler gibi sevinecegim
Kalkip sarilacagim ellerine
Uzun uzun agliyacagim.
U. YASAR
yaşım ilerledikce daha çok anlıyorum
ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün!
boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum,
kadrini bilmek lazım artık her açan gülün;
şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün!
yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.
cahit sıtkı tarancı
hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,
ey sevdiğim,ben ümitsiz değilim yine.
ak düşünce saçlarının kumral rengine
kollarında son aşıkın ben olacağım. :(
StarGirl
12 10 2004, 17:00
GONUL CESMESI
Aksamin dokulen gulleri suda
Capkin yildizlarin elleri suda
Dolunay gelindir telleri suda
Gunduz sustun gece soyle gonul cesmesi
Sonsuzca koprudur dag, tepe, bayir
Irmaklar dusunur pinarlar uyur
Susayan ruhlari sesinle doyur
Gunduz sustun gece soyle gonul cesmesi
Hep sana uzanir golgeden yollar
Uzgun bulutlara ozlemin dolar
Gozune degmeyen cicekler solar
Gunduz sustun gece soyle gonul cesmesi
Silinsin bu aksam dunyanin pasi
Yeniden tutussun kalbin yarasi
Dolsun sairlerin sihirli tasi
Gunduz sustun gece soyle gonul cesmesi
Ayla ORAL
JellyBOY
13 10 2004, 17:00
aysel git basimdan ben sana gore degilim
olumum birden olacak seziyorum
hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
aysel git basimdan istemiyorum
benim yagmurumda gezinemezsin usursun
dagitir gecelerim sarisinligini
uykularimi uyusan nasil korkarsin
hicbir dakikami yasayamazsin
aysel git basimdan ben sana gore degilim
benim icin kirletme aydinligini
hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
isligimi denesen hemen dusurursun
gozleirim hizlandirir tenhaligini
yanlis sehirlere goturur trenlerim
ya olmek ustaligini kazanirsin
ya korku biriktirmek yetisini
acilarim iyice bol gelir sana
sevincim bir turlu tutmaz sevincini
aysel git basimdan ben sana gore degilim
umitsizligimi olsun anlasana
hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
sevindigim anda sen uzulursun
sonbahar ugultusu duymamissin ki
icinden bir gemi kalkip gitmemis
uzak yalnizlik limanlarina
aykiri bir yolcuyum dunya genis
buyuk bir kulak cinliyor icimdeki
cetrefil yolculugum kesinlesmis
sakin baska bir sey getirme aklina
aysel git basimdan ben sana gore degilim
olumum birden olacak seziyorum
hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
aysel git basimdan seni seviyorum
erhanhakan
14 10 2004, 17:00
ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı
bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı
geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı
ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
doğan güne karşı batan güne karşı
sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor
bak ne diyorum sana, ele güne karşı
biz duralım bir sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı
durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi
arkamız medrese duvarı önümüz çarşı
güneşe güneşe karşı
Denizi özleyenler için
Gemiler geçer rüyalarimda,
Alli pullu gemiler, damlarin üzerinden;
Ben zavalli,
Ben yillardir denize hasret,
Bakar bakar aglarim.
Hatirlarim ilk görüsümü dünyayi,
Bir midye kabugunun araligindan;
Sularin yesili,göklerin mavisi,
Lapinalarin en harelisi...
Hala tuzlu akar kanim
Istiridyelerin kestigi yerden.
Neydi o deli gibi gidisimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açiklara!
Köpükler ki fena kalpli degil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla
Zinalari ayip degil.
Gemiler gecer rüyalarimda,
Alli pullu gemiler,damlarin üzerinden;
Ben zavalli,
Ben yillardir denize hasret
StarGirl
15 10 2004, 17:00
DENIZE KAVUSAN NEHIR
Sen uzerunde nice safaklarin soktugu
Sevgi denizlerime akan buyuk nehir
Seb biraz isik, biraz tilsim, biraz buyu
Sen yillardir yazip gitiremedigim siir
Durmadan bir gul acar ellerinde pembe
Sen nefes alisi en bakir guzelligin
Gozlerin midir parlayan gokyuzunde
Bir gunes dogarcasina geceleyin
Ne zaman seni dusunsem yasamak guzel
Bir bahar bahcesi olur guz bahceleri
En karanliklarda bile uzanir bir el
Kendiliginden acar sabaha perdeleri
Sen varsan dallarda kuslar memnun
Tum ciceklerin rengi degisik, kokusu baska
Oylesine gercek ki var oldugun
Carpar guzelligin kiyilarima dalga dalga
Tutsam ellerini icim urperir hazdan
Basim doner gozlerin gozlerime degse
Kalan tek hatiradir gulusun bir yazdan
Yoklugun da odur senin olmek neyse
Sen bastigin yerde ciceklerin buyudugu
Her aman en guzel, her yerde essiz
Sen yaprak, sen kopuk, sen kustuyu
Sen sevgi nehirlerimin aktigi buyuk deniz.
U. Yasar OGUZCAN
Eminim bir çoğumuzun uzaklarda kalan birileri vardır..Onları hatırlatan küçük bir şiir ...
YAGMUR YAGIYORDU
Yagmur yagıyordu Paris kaldırımlarına;
Seni düsünüyordum penceremde!
(Penceremiz olabilirdi!)
Yagmuru sevmedigin geldi aklıma.
Bulutlarda anlamış olacak ki
Yağmurda üzüldüğünü,
Sağnak durdu birdenbire;
Güneş açtı.
Yüzün güldü mü bilmem,
İstanbul'daki pencerende...
Cahit Sıtkı Tarancı
neden sonra farkına varıyorsun
etrafındaki korkunç ıssızlığın.
yar olsun,dost olsun,ne arıyorsun,
adresi belli mi vefasızlığın?
aşk,dostluk!...hepsi dökülür yapraklar!
çıplak bir ağaç durgun suda aksin.
yalnızlık dediğin hayatta başlar;
kabir boyunca devam etmek için.
C.S.T
bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
sana diyeceklerim söylemekle bitmez.
yıllardır yaşamamdan çaldığım zamanlar
adına düğümlendi.
bana yaşadığın şehrin kapılarını aç..
başka şehirleri özleyelim orada seninle.
bu evler,bu sokaklar,bu meydanlar
ikimize yetmez.
Ö.ASAF.
Deniz Yildizlari
duyulur muydu okyanuslarda
bir deniz kizinin aglayisi; merak ederdik
beyaz köpüklü dalgalar kirilgan hiçkiriklar
ve alaca karanlikta yuvarlanan piriltilarda
görülür müydü bir denizkizinin
aglarken geceye döktügü denizyildizlari
.
ya biz, ya siz, ya denizkizi için yolardik
papatya yapraklarini; ne çikarsa bahtimiza
uçusurdu atesböcekleri’ nin kanatlarinda
.
gizlemisti bizi sazlikta küçük göletlere merakimiz
gömülüyken kumsala yan yana ayaklarimiz
sonra o sesler gelen gümbürtüler göklerden
anlamistik okyanusun kirilan kalbinde
aradigimiz denizkizini buldugumuzu
görüyorduk, gün gidiyor ay doguyor o agliyordu
.
anliyordum ben tüm kiyilardan görülen
kara bir bulutu yararak kamçi gibi çakan
yildirimlar aglatiyordu denizkizlarini
.
sen, ayiramamistin hiç birini o zamanlar
hepsi bir, hepsi okyanus, hepsi denizdi
bir farki yoktu kin tutan ayriliklarin
içimizde gizledigimiz okyanus sahilinden
sanki kiyilarda bilmeden bastigimiz
denizkestaneleriydi acitan adimlarimizi
saklandigimiz o sazlikta hep ayni kaldi böylece
karanlik sulara birer birer parildayip akan
ve okyanuslara yanip dökülen denizyildizlari
Ömer Serdar
SESLENDIRMEN
19 10 2004, 17:00
MERHABA EY ŞEHRİ RAMAZAN
On bir aylık yoldan geldin
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Bizlere misafir oldun
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Rahmet ayıdır Ramazan
Mağfiret ayıdır Ramazan
Cennet ayıdır Ramazan
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Müminler camiye koşar
Camiler dolar taşar
Bütün herkes sevinç yaşar
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Göklerin kapısı açılır
Alemlere rahmet saçılır
Güzel hulleler biçilir
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Ne güzeldir savum, salat
Teravihler olur dilşat
Cehennemden olur azat
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Gönlümüze dolunca nur
Hepimize geldi huzur
Bu ay bize verdi sürur
Merhaba ey şehri Ramazan merhaba
Buralarda Sonbahar
Buralarda sonbahar güzel oluyor
Gezerken burnunda bir soğuk nezle
Çatlak ellerini sokmuş cebine
Ölü yapraklara bakıyorsun
Yağmur da yağıyor üstelik
Yer çamur gök kurşun
Üşüyorsun.
Sonbahar güzel oluyor güzel
Çay içiyorsun oturup
Şöyle dostlarla beraber
Çekmemiz gereken hüzne ihanet,
Eder gibi yükseliyor muhabbet
Çay dumanıyla karışıp
Güzel oluyor sonbahar
Sen bir kızı seviyorsun
Ve sağolsun rüzgar
Ateşini söndürüyor
Söndürebildiği kadar
Belki o da seviyor
Düşünüyorsun.
Dalıyor gözlerin bu düşünceyle
Taşa, toprağa, suya, çimene
Ararken hatıralarda bir umut
Ölü bir yaprak düşüp önüne
Usulca diyor 'boşver unut.'
Ahmet Batal
StarGirl
22 10 2004, 17:00
ACILAR DENIZI
Ben acilar denizinde bogulmusum
isitmem vapur duduklerini , marti cigliklarini
Dalgalar hergun bir baska kiyiya atar beni
Duyarim yosunlarin benim icin agladiklarini
Oluyum coktan, bir baksana gozlerime
Gor, icindeki o kanli cam kiriklarini
Bu ne karanlik , bu ne zindan gece boyle
Butun gemiler sondurmus isiklarini
Ben acilar denizi olmusum, yaklasma
Sularim tuzlu, sularim zehir zemberek
Baksana; herkes icime dokmus artiklarini
Bu karanlik bitse artik, bir ay dogsa
Bir deli ruzgar ciksa; alip goturse
Yillarin icimde biraktiklarini...
U. Yasar
StarGirl
22 10 2004, 17:00
Seni Bulmaktan Cok Aramak Isterim
Seni Sevmeden Once Anlamak Isterim
Seni Bir Omur Boyu Bitirmek Degil
Sana Hep Yeniden Baslamak Isterim
StarGirl
22 10 2004, 17:00
Bir yere yaklasiyoruz seninle
Belki bilinmeyen bir uzak sehir
Belki o, en sakin deniz kiyisi
Belki de bir dag yamaci kimbilir
O yerde her sey degisecek ansizin
Hic ayrilmayacak ellerimiz
Kuslar en yakin dostlarimiz olacak
Terkedilmis bir kulube evimiz
Gun dogmadan uyanacagiz seninle
Tenimizde kiraglarin serinligi
Kulaklarimizda en guzel sarkilar
Ciceklerini agaclarin soyledigi
Seninle mevsimler orada bambaska
Zaman bir suyun akisi o yerde
Huzun artik unuttugumuz bir sey
Yalnizliksa bizden cok otelerde
O yerde butun guzellikler hayran sana
Ici gulsun diye gozbebeklerinin
Ve donduren basini icki degil artik
O baygin kokusu kir ciceklerinin.
U. Yasar OGUZCAN
StarGirl
22 10 2004, 17:00
Gönlüme SÖZ VERDIM
Sevmeyecegim
Bir daha yüzünü görmeyecegim
Askindan erisem, yansam köz olsamda
Gönlüme SÖZ VERDIM sevmeyecegim.
Yalvarsan,aglasan boyunda büksen de
Seviyorum diyerek af dilesen de
Bir ömür inleyip aci ceksende
Gönlüme SÖZ VERDIM sevmeyecegim.
Ayla Erol
SESLENDIRMEN
23 10 2004, 17:00
CANIM İSTANBUL
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir Katibimi...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
Necip Fazıl KISAKÜREK
StarGirl
24 10 2004, 17:00
Yüreğimi öpüyor sevincimi deşiyor bakışları
Göğsümü bıçaklayan ayazı kovuyor sıcaklığı
Nar bahçesi yüzünde hilal olmuş kaşları
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Karapürçeği düşmüş ak alnının ortasına
Altında ok olmuş kirpikler bak şunun havasına
Bu beden girmez mi bunun belasına
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Bayram şekeri gibi sevinçtir sözü
Tutsak ediyor çıldırtıyor iki gözü
Hele lekesiz kar gibidir özü
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Sam yeli gibidir ılık nefesi
Vermez seni ele gitse de kellesi
Bu zamanda görülmez böylesi
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Bahar yüzünde çiçekler açar
Hüzün O'ndan uzaklara kaçar
Çevresine hep gülücükler saçar
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Geceyi yaran şafak gibidir gelişi
İnsanın içine doluyor sevinci
Hele otuziki dişiyle yok mu gülüşü
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
Gül bile açtıkça kibirlenirmiş
Güzeller güzelliğinin bedelini ödermiş
Bu can O'na bedel mi ödetirmiş
Bu güzelliğe baş konulmaz mı hiç
StarGirl
24 10 2004, 17:00
Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var
Yasadinmi yogunluguna yasayacaksin birseyi
Sevgilin bitkin kalmali opmekten
Sen bitkin kalmalisin koklamaktan cicegi
Insan saatlerce bakabilir gokyuzune
Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir cocuga
Yasamak yeryuzune onunla karismaktir
Kopmaz kokler salmak oraya
Kucakladimi simsiki kucaklayacaksin arkadasini
Kavgaya tum kaslarinda, govdenle, tutkularinda gireceksin
Ve uzandin mi birkez simsicak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin
Insan butun guzel muzikleri dinlemeli alabildigine
Hemde tum benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina
Insan baliklama dalmali icine hayatin
Bir kayadan zumrut bir denize dalarcasina
Uzak ulkeler cekmeli seni, tanimadigin insanlar
Butun kitaplari okumak, butun hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin
Degismemelisin hic bir seyle bir bardak su icmenin mutlulugunu
Fakat ne kadar sevinc varsa yasamak ozlemiyle dolmalisin
Ve kederide yasamalisin, namusluca, butun benliginle
Cunki acilarda ; sevincler gibi oldunlastirir insani
Kanin karismali hayatin buyuk dolasimina,
Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani
Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var
Yasadinmi buyuk yasaycaksin, irmaklara, goge, butun evrene karisircasina
Cunku omur dedigimiz sey hayata sunulmus bir armagandir
Ve hayat sunulmus bir armagandir insana
StarGirl
26 10 2004, 17:00
seni beklerim...
Kovalar hukumlu yapraklari ruzgar
dort bir yana sersericesine!..
Ne oldugunu anlayamaz agaclar
seyreder olan biteni sessizcesine!..
Manzara...kimin,
ne yaptigi belli olmayan bir manzara!..
Kurak toprak yagacak yagmuru bekler...
tutsak aksamlar dogacak gunesi.
Bense...katlanarak her an sensizlik dusuncesine
kimin neyine...kimsenin nesine...
geldemesen de!..
siginmis sevdanin kirac golgesine
ellerin ellerimde...
gozlerin gozlerimdeymis gibi...
seni hayal ederek...
seni dusunur, seni beklerim delicesine!..
Gok karisir...
idamlik gibi urker celladindan yer!..
acizligin kiskacinda kivranir bir yurek
cikabilmek icin
duygularin en yucesine...
Bir goze, siginaklar ararken
umulardan saganaklar iner.
Gogsunu yirtarcasina bir ciglik
oturur yalnizligin her gecesine!..
Bense...kaptirmis kendini kavusma dusuncesine
ezelden ebede kadar mahkum
esrarin tek hecesine...
seni hayal eder...
seni dusunur...seni ozler
seni beklerim...delicesine!..
StarGirl
28 10 2004, 17:00
Duzen
Dogan gunesler her gun ayni da her gun yeni;
Ezelden ebededek, iste Islam duzeni!..
Necip Fazil Kisakurek
StarGirl
29 10 2004, 17:00
UNUTAMADIGIM
Acardin
Yalnizligimda
Mavi ve yesil
Acardin
Tavsan kani kinali - berrak
Yenerdim acilari, kahpelikleri...
Gitmek,
Gozlerinde gitmek surgune.
Yatmak,
Gozlerinde yatmak zindana
Gozlerin hani?
*To be or not to be* degil
*cogito ergo sum* hic degil...
Asil is, anlamak kacinilmaz'i
Durdurulmaz cigi
Sonsuz akimi.
Icmek
Gozlerinde icmek ayisigin
Varmak,
Gozlerinde varmak can tilsimina.
Gozlerin hani?
Canimin gizlisinde bir can idin ki
Kan degil sevdamiz akardi geceye,
Sikdikca cellad,
Kemendi...
Duymak
Gozlerinde duymak uc - agaclari
Susmak,
Gozlerinde susmak,
Ustura gibi...
Gozlerin hani?
Ahmed ARIF
StarGirl
29 10 2004, 17:00
Hic birseyde gozum yok sen yanimda ol yeter
Kapkaranlik odama mehtap gibi dog yeter
Yagmur vururken cama dalarken gece gama
Ozleyen kollarima usulca sokul yeter
Sizlayan her yerimin su cileli sevimin
Sahipsiz dertlerimin caresi bul yeter
Yagmur vururken cama dalarken gece gama
Ozleyen kollarima usulca sokul yeter...
StarGirl
29 10 2004, 17:00
Elizabeth B. Browning
XIV
If thou must love me, let it be for nought
Except for love's sake only. Do not say
'I love her for her smile—her look—her way
Of speaking gently,—for a trick of thought
That falls in well with mine, and certes brought
A sense of pleasant ease on such a day'—
For these things in themselves, Beloved, may
Be changed, or change for thee,—and love, so wrought,
May be unwrought so. Neither love me for
Thine own dear pity's wiping my cheeks dry,—
A creature might forget to weep, who bore
Thy comfort long, and lose thy love thereby!
But love me for love's sake, that evermore
Thou mayst love on, through love's eternity.
StarGirl
29 10 2004, 17:00
BANA BIR SARKI SOYLE
Ozledim sesini ne olur konus
Bir gul actir zamanlarin otesinden
Karanliklar icindeyim, kapkarayim bugun gel
Gok mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir sarki soyle
Icimde bir sey kimildiyor
Gozlerim kan canagi, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaraliyim, caresizim umutsuzum
Bana bir sarki soyle
Yagmur ol yag usme, gunes ol isit
Dokul karanligima isiklar gibi
Al beni, en uzaklara gotur
Sesin aksin icimde bir pinar gibi
Bana bir sarki soyle
Butun renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir gecen yazdan
Bir tuy gibi, bir bahar dali gibi
Hafiften, inceden, guzelden, en beyazdan
Bana bir sarki soyle
Bazan kar nasil hazin yagar bilirsin
Kursuni bir gokyuzunden aglamakli
Iste oyleyim, kapkarayim bu gun gel
En huzunlu sesinle, en dokunakli
Bana bir sarki soyle
U. YASAR
StarGirl
31 10 2004, 18:00
cok erken tanistim
hayatla
insanla
isle
kosmak istiyorum bir yasamin
genisligi
acisi ile
kosmak istiyorum
geride birakilan
asklarim
istemeden yalanlrimla
gecen bir doneme
bir aska
elvada olsun
kosmak istiyorum
kucuk oltalardan biktim usandim
kosmak istiyorum bir omrun geriye kalan kisminda
ucsuz bucaksiz ovada kosmak istiyorum
dokunma bana
dokunma yanarsin
kir pas icinde gecen cocuklugum
ve gecen
tum askarimla
beni kendi halime birak
ben kendimi bulurum
yalin ayak kosar
dalgalarin gucu
beni yikmaz
bir cocuk gibi
cocuk gibi
hayata sinirsiz bakmisim
insansifsizlik
parasizsizlik
kavganin ortasinda
kosmak istiyorum
StarGirl
01 11 2004, 18:00
Bosuna degil
Her dakika seni hatirlayisim
Bosuna degil her aksam
Icime bir garipligin cokmesi
Bu sehrin butun sokaklarinda
Yana yakila seni aramam bosuna degil
Bosuna degil Pazarlari sevmeyisim
Durup durup icimin kararmasi
Gozlerimin dolmasi apansiz
Bosuna degil
Inan bosuna degil sevdigim
Bu dalip dalip gitmeler
Kolu kanadi kirilmis bir serceyim
Senden uzakta
Suyu kesilmis bir cesmeyim
Bir gece lambasiyim kirilmis, sonuk
Biliyorum
Her sey seninle guzel
Her sey seninle buyuk
Inan sevdigim inan
Yillardir aradigimsin
Omur boyu bekledigimsin
Ben bir martiyim yalniz, kucuk
Sen dalga dalga denizimsin
Kosmak sana dogru
Yasamak senin icin
Ve kanatlanmak her seye seninle
Tek basina degil
Inan, sevdigim inan
Seni bunca sevmem
Bosuna degil.
Bu dayanilmaz ozlem
Bu sevda bosuna degil...
StarGirl
06 11 2004, 18:00
Geldin yine sonbahar
Doktun tum yapraklari
Huzun getirdin sonbahar
Yagdirdin soguk yagmurlari
Yesillige son verdin sonbahar
Estirdin hasin ruzgarlari
Kisa kara yol actin sonbahar
Kovdun uzaklara kuslari
Geldin yine sonbahar
Koylerde basladi bagbozumlari
Ayrilik getirdin sonbahar
Kusturdun tum asiklari
StarGirl
07 11 2004, 18:00
ozlem hasret
sevgi ask
bekle sabret
sevgi ask
sila gurbet
sevgi ask
birgun elbet!
sevgi ask...
şehirde bu kasvet,
rüzğarda bu davet,
enginde hürriyet,
serde gençlik varken,
beyaz açılırken
bu mavi sularda
her gün bin bir yelken,
ani bir kararda,
edip şehre veda,
niçin acep niçin
sende bir geminin
yolcusu değilsin?
şehirde bu kasvet,
rüzğarda bu davet,
enginde hürriyet,
serde gençlik varken.
C.S.TARANCI.
bir kere sevdaya tutulmayagör;
ateşlere yandığının resmidir.
aşık dediğin,mecnun misali kör;
ne bilsin alemde ne mevsimidir.
dünya bir yana,o hayal bir yana;
bir meşaledir pervaneeyim ona.
altında bir ömür döne dolana
ağladığım yer penceresi midir?
bir köşeye mahzun çekilen için,
yemekten içmekten kesilen için,
sensiz uykuyu haram bilen için,
ayrılık ölümün diğer ismidir.
C.S.T
StarGirl
10 11 2004, 18:00
O nasil seydir ki,
buruk ve tatli,
guzel bir gunun aksami gibi...
Guzel yani olsa da sevimin,
ah sevgili, yine de
cok az gorebilmek seni
cok acitiyor beni.
Yaninda olsam da, inan,
ozlemin dinmiyor ki.
O nasil seydir ki,
bir an geliyor sevgilim,
basimi yaslayip gogsune,
guvende duyarak kendimi
uyumak istiyorum,
yanimda kalacagina inanarak hep,
bir cocuk gibi,
birakmak istemeyen annesini...
StarGirl
10 11 2004, 18:00
Oyle bulutlar gibi el sallarsin
uzaktan
Sonra ellerin dagilir icimde
Bir elveda kaybolur
Yirtik, sonsuz mazimde
Bulutlar gibi el sallarsin sen
oyle uzaktan
Tutulamayacak kadar uzaktan
Sonra gidersin donmemecesine
Oylece bakakalirim arkandan
Ve gozyaslarimi sana gonderirim
ardindan....
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR
Değişir yönü rüzgarın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaktadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına.
Aşk, iki kişiliktir
Avutmaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına.
Aşk, iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını,
Severken hiç bir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir.
ataol behramoğlu
SÖZ
Bir söz söyle ki bana,
Hayali tatlı bir rüya gibi olsun,
İçinde ne menfaat, ne de riya bulunsun.
Bir söz söyle ki bana,
Kalbim...
Ömrümce senin olsun.
StarGirl
15 11 2004, 18:00
Seni seven su kalbim sahidim olsun
Seni umutlarin otesine koydum
Simdi sarkilar senin, siirler senin
Seni sevdalarin ustune koydum
Gozlerim gozlerinden baskasini unuttu
Sen yoksan o yokluktur, senden oncesi yoktu
Sevdigim sensin, tek vazgecilmezim
Sen yoksan ben yokum, icimdesin benim
StarGirl
16 11 2004, 18:00
Icim o kadar senle doldu ki...
Insanlar seni gozbebeklerimde gorurler diye bakmaya korkar oldum.
StarGirl
16 11 2004, 18:00
SEVMESEN DE
Seni sevdigim gibi sevmesen de
Ellerle olup beni gormesen de
Cagirdigimda bana gelmesen de
Hayalinle avunup aglayacagim
Zannetme unuttum gonulden irak
Her yere bakacagim kose bucak
Ust bas paramparca ve yalinayak
Her gece yolunu bekleyecegim
Bir golge gibi basimdan gitmeyen
Ne yapsa etse sevdasi bitmeyen
Taze gul goncasi gibi titreyen
Dudaklarini opup koklayacagim
StarGirl
16 11 2004, 18:00
Sana siirler okuyacagim, gitme
Gunesler dogacak yalnizligimdan
sana bir isik getirecegim
Buyuk aydinligimdan
Sana bir dolu umut getirecegim
Kucuk ellerine sigmayacak
Sana Afrika gecelerini getirecegim
Simsicak
Sana cicekler getirecegim
Bozulmus guz bahcelerinden
Sana bir serinlik getirecegim
Yagmur tanelerinden
Sana avuc avuc yildiz getirecegim
Gunesimden baska
Sana engin denizlerin maviligini getirecegim
Kopuk kopuk dalga dalga
Sana bir ruzgar getirecegim
Daglardan, tepelerden
GITME, sana zamani getirecegim
Zamanin bittigi yerden
SESLENDIRMEN
20 11 2004, 18:00
MEHLİKA SULTAN
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Kara sevdalı birer âşıktı.
Bir hayâlet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü'yâlarına;
Hepsi meşhur, o muammâ güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.
Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: 'Belki bu son akşamdır'
Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daimâ yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.
Mehlika'nın kara sevdalıları
Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya,
Mehlika'nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.
Gördüler: 'Aynada bir gizli cihân..
Ufku çepçevre ölüm servileri.....'
Sandılar doğdu içinden bir ân
O, uzun gözlü, uzun saçlı peri.
Bu hâzin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.
Su çekilmiş gibi rü'yâ oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayâl âlemi peydâ oldu
Göçtüler hep o hayâl âlemine.
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan'a âşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..
Yahya Kemal BEYATLI
Seni görmediğim günler bir çakır diken büyüyor göz
bebeklerimde
Bir çocuk ağlaması başlıyor, kulaklarımda uzun uzun
Ellerim bir yerlere yapışıyor, kurtaramıyorum
Ya ayaklarım, o benim zavallı ayaklarım
Öyle şaşkın, öyle kararsız, öyle çaresiz ki
Seni görmediğim günler
Karanlıktayım, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...
Ü.Y.OĞUZCAN
Önce bir ellerin vardı yaşnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
Bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizde
Sen çıkardın utancını duvara astın
Ben masanın üstüne kodum kuralları
Her şey işte böyle oldu önce
Cemal SÜREYYA
Sevmek
Güzel meslek
Ama zor
Can dayanıyor
Dayanmasına
Ama yürek
Gitti gidecek
Bedri Rahmi EYÜBOGLU
Kağıttan bir gemi yaptım küçücük
Ya 5 öpücük sığar içine
Ya 10 öpücük
Kız kardeşim
10 öpücük batar bu gemi dedi
Sen misin
15 öpücük
Anam sakın denize atma dedi
Doğru havuza
Sen misin
Doğru denize,
Ama ıslanmasıyle batması bir oldu.
Bir gemi daha yaparım ne çıkar
Hem bu sefer öpücük yerine
Sunturlu birkaç küfür
Daha birkaç gemi yaparım
Çok şükür...
Bedri Rahmi EYÜBOGLU
StarGirl
22 11 2004, 18:00
Şimdi hatıralar çok uzak bana
Ulaşamaz oldum artık ben sana
Seninle zamanı düşünmüyorken
Sensiz günlerimi sorsunlar bana
Ömrüm böyle günler yaşamaz artık
Seninle gitti mutlu anlarım
Yeni bir hayata başlamam artık
Ne olursa olsun böyle yaşarım
Bir hüzünlü şarkı gibi hayatım
Ağlamaklı geçer sensiz anlarım
Bir hatıran var onu saklarım
Sensiz geceleri yaşamam artık
Tat alamaz oldum ben bu dünyadan
İlmik ilmik arar oldum seni rüyadan
Bu kalbim yolunu hatırlamadan
Bu sensiz sahile uğramam artık.
StarGirl
22 11 2004, 18:00
Gokyuzunu seyrediyorum karanliklara dalmis
Baska alemde gozlerimde yas
Yuregimde huzun kalbim paramparca
Camda neyi bekliyorum bilmiyorum
Gecenin hulyasinda bekledigim senmisin?
Bilemiyorum tek bildigim artik
incinmek uzulmek aci cekmek istemedigim!..
StarGirl
22 11 2004, 18:00
DAHA ISLAK OP BENI
Islak, daha islak op beni ne olursun
Dudaklarinda opuslerin en cilgini
Sondur icimdeki o buyuk yangini
Yaklas ki kalbim dudaklarinda vursun
Islak, daha islak op beni ne olursun
Uzat ellerini, alnim serinlesin
Keder unuttugum bir eski sari
Butun yalnizliklar uzakta kaldi
Mutluyum, gucluyum, simdi benimlesin
Uzat ellerini, alnim serinlesin
Ne olursun islak daha islak op beni
Bahar yagmurlariyla, meltemlerle op
Arzularla, sevgilerle, ozlemlerle op
Yaklas, butun korkulardan uzak op beni
Ne olursun daha islak daha islak op beni.
SESLENDIRMEN
24 11 2004, 18:00
TOPRAĞA DÜŞEN
Ona Haydi
Savaşa dediler
Başkaca birşey
Söylemediler
Aldılar köyünden
Davulla zurnayla
Geride üç çocuk
Bir eş ve bir ana
Eline bir silah
Tutuşturdular
Ve karşılaştı
Düşman ordular
Vurulup düştü
İlk çatışmada
Göğsünde bir oyuk
Üç delik alnında
Ey bu topraklar için
Toprağa düşen
Bir karış toprağın
Var mıydı yaşarken?
Ataol BEHRAMOĞLU