PDA

Tüm Versiyonu Göster : Uyusturucu bagimliligiyla mücadele



dollydoli
13 01 2004, 18:00
Yaşam
14.01.2004
Uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden 12 kurum var


Mesude ERŞAN-Ayda KAYAR

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili yanlış bilgiler, birçok kişinin yaş***** mal oluyor. Madde bağımlılığından asla kurtulamayacağını sanan gençler tedavi yerine aşırı dozu tercih ederek, yaşamını yitiriyor.

Oysa çeşitli illerde faaliyet gösteren yedisi AMATEM olmak üzere toplam 12 kurumda bağımlılıktan kurtulmak mümkün.

İstanbul'da madde bağımlılığı tedavisi konusunda çalışan kurumlardan Özel Balıklı Rum Hastanesi'nin psikiyatri uzmanı Dr. Özkan Pektaş, tedavi şartlarını yerine getirmek koşuluyla her türlü uyuşturucudan kurtularak normal hayata dönmenin mümkün olduğunu söyledi. Dr. Pektaş, ‘‘Hastanemize yılda ortalama 1400 kişi başvuruyor. Bunların yüzde 40'ı yani 560'ı bir daha madde kullanmayı denemiyor’’ dedi.

Dr. Pektaş'ın verdiği bilgiye göre, Balıklı Rum Hastanesi'ne başvuran hastalar öncelikle tedavi koşullarına uyacaklarına dair taahhütte bulunuyor. Uyuşturucunun beyne etkisini engelleyen Naltrexone adlı ilaç yardımıyla hastaların vücudu 72 saatte tamamen arındırılıyor. Naltrexone, hastanın madde kullanması halinde bile etkiyi engelleyecek özelliğe sahip. Daha sonraki üç günde ise şiddetli fiziksel şikáyetleri engellemek amacıyla hasta uyutuluyor.

Hastanın vücudunun maddeden temizlenmesi, alışkanlıklarını yitirmesini sağlamıyor. Balıklı Rum Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mansur Beyazyürek ve Dr. Özkan Pektaş, arınma aşamasını ‘‘tedavinin sadece yüzde 10'u’’ şeklinde değerlendiriyor. Önemli olan aşama bundan sonrası: Hasta kullandığı maddeyi paylaştığı, bulduğu ortamdan kurtulmak zorunda.

Uyuşturucu ve uyarıcı kullanımı, cinsellikle birlikte başlıyor. Bu nedenle 14-18 yaş arası çok önemli. Küçük yaşta madde almaya başlayanlar, maddenin sertliğini ve dozajını gün geçtikçe artırabiliyor.

Seks ve narkotik arasındaki ilişki, hastalık bulaştırmada da önplana çıkıyor. Ortak şırınga kullanımının dışında, özellikle kadın kullanıcılar, para bulmak için bir çok kişiyle birlikte oluyor ve hastalık kaparak bulaştırabiliyorlar.

Psikolog Metin Afat, gençlerin bağımlı hale gelmesinde aile içindeki mutluluk ya da mutsuzluğun, ekonomik durumun önemli bir etkisi olmadığı görüşünü savunuyor. Tüm gençler aynı riskle karşı karşıya. Ailenin mutlu olması bağımlılık tedavisi sırasında önemli bir faktör. Mutlu ve eğitimli ailelerin çocukları, düzenli hayata çok daha rahat geri dönüyor.

YETER Kİ İSTENSİN TEDAVİ MERKEZİ ÇOK


İstanbul Bakırköy'deki AMATEM ve Uçucu Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi Ankara, Ege, İstanbul, Gazi üniversitelerinin hastaneleri İstanbul'daki SSK Erenköy Hastanesi, Balıklı Rum Hastanesi Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi Samsun Ruh Sağlığı Hastanesi Elazığ Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi Denizli ve Adana Hastaneleri

KURTULANLAR ANLATIYOR

Onlar kurtulan yüzlerce kişiden sadece dördü. Eski günlerini anmak bile istemiyorlar. Bazıları bir, bazıları da birden fazla kez tedavi gördükten sonra normal hayata geri döndü. Kimliklerini korumak amacıyla isimlerini vermiyoruz.

ÖRNEK 1- Bir başkomiser kızı. 2.5 yıl boyunca Rhoipnol adlı ilacı kullandı. 22 yaşındayken dört hafta tedavi gördü. 12 yıldır temiz. Şimdi 34 yaşında, evlendi ve bir çocuğu var.

ÖRNEK 2- Tam 10 yıl eroin kullandı. Çok kısa aralıklarla defalarca tedavi gördü. Son altı aydır temiz. Artık bir işi var.

ÖRNEK 3- 60 yaşında tekstilci, 15-20 yıllık eroinman. 3.5 yıl önce tedavi gördü. Dayanamayıp bir kez daha eroin kullanınca 2.5 ay önce yeniden tedaviye girdi. Şimdi temiz. Uzun müddet ara verdiği için 60'ına gelebildi. 40-45 yaşın üzerinde eroinman görmek neredeyse imkánsız. Hastanın yakınındaki tüm eroinmanlar öldü.

ÖRNEK 4- Eroin kullanmaya 16 yaşında başladı. İki yıl sonra tedaviyi seçti. Tedavi sonrasında karşılaştığı satıcı, cebine eroin koyunca içip içmemek konusunda on gün direndi ve yenildi. Hemen doktoruna koştu. On yıldır temiz. Askerliğini yaptı, şimdi bir otelde çalışıyor.

EN ÇOK KULLANILAN UYUŞTURUCULAR

Esrar her sınıf için

Esrarı, alkol gibi her sınıftan insan kullanıyor. 10 sigara sarmaya yetecek 10 gramı 50 milyon lira. Esrar kullananların yüzde 1-1.5'i tedaviye başvuruyor ve yüzde 50'si başarılı oluyor. 15-16 yaşından küçük çocuklar hariç, esrar bağımlılığında yatarak tedavi gerekmiyor.

Düşük gelirliye eroin

Doktorlar eroini alkolle kıyasladıklarında ‘‘ispirto’’ya benzetiyor. Eroinmanların yüzde biri tedaviyi kabul ediyor ve kurtulma oranı yüzde 40-45. Üç hafta boyunca, günde bir kez eroin kullanan bağımlı hale geliyor. Hastalar, bağımlılık sırasında bulundukları ortamdan kopuyor, kendilerini olmak istedikleri yerde buluyorlar. Gelir düzeyi düşük gruplar tarafından kullanılıyor. Gramı 10-15 milyon lira.

Kokain zengin işi

Pahalı olduğu için zenginlerin tercihi. Gramı 100-150 dolar. Genellikle 10 gramdan aşağı alınmıyor. Bağımlıların sadece yüzde 0.1 ile yüzde 0.3'ü tedaviye başvuruyor. Kurtulma oranı yüzde 55. Ayakta tedavi tercih ediliyor.

TEDAVİ İÇİN KKTC'YE GİDEN DE VAR

Yeni nesil sentetik ilaçlardan Buprenorphine'in Türkiye'de uyuşturucu bağımlılığı tedavisinde yasaklanması, KKTC'de bu alanda çalışan kliniklere ilgiyi artırdı. Türkiye'de sadece anestezide kullanılmasına izin verilen kırmızı reçete kapsamındaki Buprenorphine, KKTC'de uyuşturucu bağımlılığına karşı tedavide kullanılıyor. Geçmişte Türkiye'de 14 yıl hekimlik yapan Doç. Dr. Mehmet Çakıcı, Lefkoşa'da kurduğu Pembe Köşk Kliniği'nde iki yılda Türkiye'den 40 bağımlıya Buprenorphine tedavisi uyguladı.

Buprenorphine'in yeni nesil sentetik ilaçlardan biri olduğunu belirten Yakındoğu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Çakıcı, ‘‘Hastaya ilk yedi gün Buprenorphine vererek yoksunluk krizini azaltıyor, hastanın tedaviden vazgeçmemesini sağlıyoruz’’ dedi.

Bağımlılıkla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Bir kez madde kullanırsan, bir daha kurtulamazsın.

(Madde bağımlılığı zaman içinde oluşuyor)

Eroin ve kokain içiyorsan, bırakman imkánsız.

(Tedaviyle her tür madde bağımlılığından kurtulmak mümkün)

İçkine, sandviçine eroin atarak seni bağımlı yapabilirler.

(Bu tür maddeler ağız yoluyla alındığında etkili olmuyor. Ancak psikopat yapıdaki bir kişinin, gittiği barın piyanistine Rohipnollü içki göndererek, onun kafa bulmasını izlediği yaşanmış bir vaka)

Her esrar içen günün birinde eroinman olur.

(Yıllarca günde bir esrarlı sigarayla yetinenler var. Merak edenler diğer uyuşturucuları da deniyor)

Tedavi başarılı olmadıysa, iradene sahip değilsin, vazgeç.

(Doktorlar ‘‘irade’’yi gerekçe kabul etmiyor. Başarılı olamayanın tekrar denemesi gerektiğini savunuyor. Bir kaç kez tedavi gördükten sonra bağımlılıktan kurtulan çok sayıda hasta var)

Esrar, altı-üstü bir ottur. Diğer uyuşturucular gibi zararlı değildir. (Esrar, ağır ve bazen geri dönülemez beyin hasarları oluşturabilir)

1guytalkingtruly
13 01 2004, 18:00
Aslinda satisinin onlenmesi ilkin gerek, nalesefossfos ki satisi bi turlu engellenemiyor, yane neyse anlayan anladi; arti okullarda bilinclendirme yapilmali, yapiliyor lakin yeterli mi acaba! Genc adayi teenagerlar bunlari hafif aldiklari biralara atarak yane tonton ve sair haplari atip icerek basliyorlar, EeE tabe hapi ikiye-uce hatta dorde boulup az dozda almaktalar neden aileleri farketmesin diye; bu uyusturucu haplari ile yola cikiyorlar sonra tabe ilerleyen yillarda diger urunleri deniyorlar, bu konularda ailelerin de cocuklara bilgi ve bilinc vermesi lazim! Yoksa yakalandiktan sonra bu uyusturu kanserine kurtulmasi zor oluyor insanlarin kurtulsalar bile 10 yas yaslanmis oluyorlar ve hayattan zevk almiyorlar; bole bir uyusturucu bagimlisi olup parkta arkadaslik yapan birni duymustum, uyusturucu bagimlisi bir genc kiz erkek ona takiliyor yane ama kiz guzel felan adam kiza asik oluyor ve birlikte bu illetten kurtulmaya calisiyorlar ve kizi adam kurtariyor; sonra isler rayina oturuyor evlenip cocuk bile yapmislar tr'de bu olay! Tabe bunlar hep para meselesi yane illetten kurtulmakta para meselesi, bu kizin kurtulmasini bir din tarikari yapiyor(simdi reklamini ve sair yapmiyorum, yane!) bu da bir hayirdir yane! Ama niceleri olup gidiyor sokakta kizlar bedenlerini satiyor ve saire rezalet! Bu uyusturuculari imal edenler, satanlar, bundan rant elde edenleri acaba kizlari, cocuklari icse de bir tuvalette altin vurusu yapip olse acaba ne dusunurler o tipler! Anadiniz mi! Bu uyusturucu illeti tum ulkelerin bas belasi ama ticaretinin de kirli ve gizli ticaretinin de biecegi yok!

Leysen
15 01 2004, 18:00
çOK KORKUNÇ BİR İLLET... bU GÜN SEYRETTİM DOKUZ YAŞIMDA BAŞLADIM, KİMİSİ DİYOR ONÜÇ YAŞİNDA BAŞLADIM... nASIL OLUYOR aLLAH ÇOLUĞUMUZU ÇOCUĞUMUZU MUHAFAZA ETSİN YAA rABBİ, OKULLARA BİLE SOKUYORLARMIŞ iSTANBULDA!

of amaan gene büyük harf!!!!


Rusya'da da yaygın... Gabardin Balgarya ya bağlı Kırasnadar da yaşayan, daha doğrusu Özbekistan'a sürülüp özbeklerin vahşetinden sonra buralara gelen misket Türklerinden tanıdıklarımız vardı. Geliş gidiş yapıyorduk. Eşime bir gün sormuşlar 'NEŞE çekirsen?'. Eşim ve ben çok üzülmüştük bağımlı olmalarına... Birde eşime tavsiye ediyordu... tövbe tövbe... Ama bizim sözlerimize ikna olmadı...

qqq-yobaz-q
15 01 2004, 18:00
<< Eroin ve kokain içiyorsan, bırakman imkánsız. ]]

kokain icilmez, cekilir
ayrintili bilgi icin Cristoph Daum a yonlendireyim seni :)

1guytalkingtruly
16 01 2004, 18:00
Koyu musluman olup da yane radikal dinci olup da uyusturucu kullananlar yok mu? Var tabe! Ulenn ne cabuk unuttunuz taliban yonetiminde afganistan'da uyusturucular jiklet satilir gibi cocuklari tezgahlarinda degil miydi? Usame bin ladinoz da pekala uyusturucu kullanan biri yane, bakin tipine zaten ispatlandi! Anadiniz mi!

tekircik
17 01 2004, 18:00
leysen, yeni asya gazetesinin sahibi , meshur fetullahci kutlular in kizi vildan kutlular over dose dan hem de damardan alirken olmustu, bunu bana aciklasana, fetullahin kitabinda uyusturucunun yeri nedir?

tekircik
17 01 2004, 18:00
vallaha babasi da senin gibi altinci gol misali fettullosh haberi basip duruyordu. Fazla fettullosh a vakit ayirma, senin de yakinlarin extacy falan, allah korusun. ;)

Leysen
17 01 2004, 18:00
Nesini açıklayayım sevgili Tekircik ben sana. İnsan sağlığına zararlı her şey haramdır. Ortaasya'daki müslümanlar sigaraya da haram diyorlar. Türkiye'de en beğenmedikleri şey kadınların bile sokakta fosurdatmaları. görgüsüzlük ve haram diyorlar, alkol gibi görüyorlar...

Yeniasyanın sahibinin kızı eroinden öldüyse babasının suçu zamanında kızına vakit ayırıp ilgilenseydi ne diyeyim....

dollydoli
17 01 2004, 18:00
Anasayfa
18.01.2004
Türkiye'de doktorlara güvenim kalmadı


Ayşe ARMAN

Bazen öyle oluyor. Karşındaki insan konuşurken, onun acısı, senin boğazından aşağıya inmeye başlıyor. Boğum boğum, düğüm düğüm.

Son derece basit şeyleri son derece sıradan cümlelerle anlatıyor. Ama seni öyle etkiliyor ki, öyle içini acıtıyor ki, ağlama halinin bir sonraki aşamasına geçiyorsun. Öyle mezar taşı gibi karşısında duruyorsun. Hissetmesi ve anlatması tuhaf bir durum. Kim bilir yaşaması nasıl? Düşünmek bile istemiyorum. Birkaç röportajımdan biliyorum ki, bunun bir ölçüsü olamaz, yaşamamış hiç kimse, evlat acısı nedir bilemez. ‘‘Seni anlıyorum’’ diyemezsin çünkü onu anlayamazsın. Sadece dinlersin. Üstelik anlattıkları benzersiz şeylerdir. Çünkü birebir bir deneyimdir. Hariçten birilerinin, ‘‘Çocuğunuzun uyuşturucuya bulaşmasını istemiyorsanız şunları şunları yapın! Bunları bunları yaparsa uyuşturucu kullandığını

anlarsınız!’’ türünden, hayatın uzağındaki gazellerine benzemez. Onun konuştuklarında riya yoktur. Katıksız, damardan, acının diliyle konuşur... Konuştu. Gülüm Atılgan, bir kadın doğum uzmanı. Önceki hafta, ölümüyle manşetlerden inmeyen Burçin'den önce, 30 Kasım'da altın vuruşla kaybettiğimiz Selen Atılgan'ın annesi. Daha önce evlerine gitmiş, konuşmaya çalışmıştım. Ama acıyla o kadar iç içeydiler ki, benimle uğraşacak halleri yoktu. Burçin olayından sonra, anlatacakları benim kafamı kurcaladığı için şansımı bir kere daha denemek istedim. Ve bu kez ikna edebildim. Yine sakinleştiriciyle ayakta durabilen bir anne vardı karşımda. Yine bakışları tuhaf ve yaşanan bu dünyanın ötelerine doğruydu. Ve bir kere daha gördüm ki, bu felaket, hepimizin başına şu ya da bu şekilde gelebilir. Anlattıkları belki de bu yüzden beni fena halde sarstı...

Her gün gazetelerde yeni bir uyuşturucu haberi yer alıyor. Selen'den sonra Burçin... Başka gençlerin de eroin yüzünden hayatını kaybetmesi, acınızı çoğaltıyor mu?

- Aksine hafifliyor! O haberler bana ‘‘Bak, herkesin başına gelebilirmiş. Selen'im tek değilmiş! O son değilmiş’’ dedirtiyor. Tabii ki üzüldüm Burçin'e ama 30 Kasım'da kızım yerine ölen o olsaydı, Selen belki bugün hayatta olurdu...

Değişen ne olacaktı ki...

- Belki farklı davranacaktım. Selen'i kapıp, yurtdışına ***ürecektim, Metadon kullanacaktı kızım. Gözümüzün önünde Burçin gibi bir örnek olduğu için Selen korkacaktı. Çünkü korkmuyordu. O şey yüzünden ölebileceğini düşünmüyordu. ‘‘Anne deli misin, aşacağız bunları’’ diyordu.

Bu vakalarda en zor durumda olan kim? Anneler mi?

- Babalar da kahroluyor. Ama anne olmak farklı bir şey. Sadece anne olan kadınlar anlayabilir bu söylediğimi. Tuhaf ama bazen de ‘‘İyi ki olmuş bütün bunlar!’’ diyorum. Çünkü eroin yüzünden Selen'le anne-kız olmanın çok ötesinde şeyler yaşadık. Her şeye rağmen ölümünün o gün, o saatte olacağına inanıyorum. Dini inançları çok kuvvetli biri değilim ama kadere inanıyorum. Yine 21 yaşında kaybedecektim Selen'imi...

Başka bir ölüm biçimi...

- Acımı hafifletmezdi! Ölümün nedeni, açıkçası beni hiç ilgilendirmiyor. Varlık sebebim yok artık. Beni tek ilgilendiren şey bu. Her gün üzerime sanki bir çığ düşüyor, büyüyor büyüyor, içimde kocaman oluyor...

Peki eroin, ikinizin arasına girmiyor muydu? İlişkinizi bozmuyor muydu?

- Aslında ilişkimiz daha iyi olmuştu. Hiçbir şey söylemeden öpüyordu beni, saatlerce boynuma sarılıyordu. Büyük olasılıkla madde kullanımı, acılarımı daha yoğun hissetmesine sebep oluyordu. Selen de çok acı çekti. Benim şu an çektiğim acıdan daha fazlasını. Çünkü kurtulmak istiyordu. Gerçekten gayret gösteriyordu. Üstelik bize karşı açıktı. Tablo şu: Anne, baba, çocuk hep birlikte mücadele ediyoruz. Ama işte, bazen kendinizden bile fazla sevdiğiniz birinin gücünü yitirdiğini görüyorsunuz. Yardım etmek için çırpınıyorsunuz, hiçbir şey fayda etmiyor...

Hálá halledemediğiniz bir şey var mı? Üstesinden gelemediğiniz, insanlarla paylaşmak istediğiniz birşey...

- Artık Türkiye'de psikiyatriye inanmıyorum. Doktorlara inanmıyorum. Ve onlara çok kızıyorum. Doktorun biri çıkıp, ‘‘Metadon kullansaydı ölmezdi Selen!’’ diyor. Yani benim kızım, pisi pisine mi öldü? Bunu bana daha önce neden söylemedin! Boşu boşuna mı gitti? Bu kadar basit mi? Bana deseydin ki, ‘‘Bu ilaç Türkiye'de yok. Dozu ayarlanıyor. Burada yapılamıyor. Git yurt dışında yaşa!’’ ben kızımı alıp giderdim. Bu ülkede uyuşturucuyla mücadele edildiğine dair hiçbir inancım kalmadı benim. Doktorları affedemiyorum.

Peki kendinizde affetmediğiniz bir şey...

- Keşke Paris'teyken bir psikiyatriste gitseydik. Bu işin alternatif tedavi yöntemlerini öğrenseydik. Bir de Bilkent'te okurken ona ev tuttuk. ‘‘İkinci sene yurtta kalmam’’ demişti. Keşke tutmasaydık. Çünkü eroine o evde başladı...

Sizce anneler, babalar, basında sıkça yazıldığı gibi çocuklarının uyuşturucuya meyletmesini engelleyebilir mi?

- Hiç sanmıyorum. Biz engelleyebildik mi? Türk gelenekleri içinde düzgün yaşayan bir aileydik. Mutfakta her gün tencere yemeğimiz pişerdi. Çok zengin miydik? Hayır. Ama mutluyduk. Çok büyük bir aşk evliliği yaptım ben. Selen'in ‘‘Bakın, babam nasıl yakışıklı!’’ dediği, ölüp bittiği bir babası vardı. Çok mu şahaneydi her şey? Valla, bir dolu şey mutsuzluklarımızın önüne geçiyordu. Ve tabii hayatımda kızım vardı. Ben bir de çok takıntılı bir anneydim. Bir anne, kızının bütün arkadaşlarının hatta onların annelerinin, anneannelerinin telefonunu bilir mi? Selen, alay ederdi benimle: ‘‘İnanmıyorum! Üç yıl önce Bilkent'teki arkadaşlarımın bile telefonunu biliyorsun.’’ Şimdi ben ‘‘Niye bunlar bizim başımıza geldi?’’ demiyorum, diyemiyorum. Çünkü herkesin başına gelebileceğini biliyorum.

Bir annenin, hayattaki en büyük çaresizliği çocuğuna ulaşamaması mı? Görüp, duyup, müdahale edememesi mi?

- Bence en büyük çaresizlik anlayamamak. Ben anlayamadım kızımı. Selen, hayata benden farklı bakıyordu. Ve benim aklım ermiyordu, çaresizlik içinde onu izliyordum. İyiliği bile beni ürkütüyordu. ‘‘Bu çocuk fazla iyi ne yapsak acaba?’’ diyordum. Bir çocuğa da ‘‘Kötü ol evladım!’’ diyemezsin ki! Babam öldü mesela. Selen çok severdi dedesini. Bir gün olsun ‘‘Benim dedem öldü’’ demedi. ‘‘Annemin babası öldü. O çok üzülüyor şimdi’’ dedi. Benim acım ondan daha büyük ya, rol çalmıyor, bencillik yapmıyor. Tuhaf bir çocuktu...

Bunu ilk ne zaman fark ettiniz?

- İlkokul birinci sınıfta. Gözüne pansuman yapılan bir arkadaşının ödevini hazırlıyor, bu yüzden de kendisininkini yapamıyor. ‘‘E söylersin öğretmenine, bu önemli bir mazeret’’ dedim. ‘‘Söyleyemem’’ dedi. Ben de bir pedagog arkadaşımı aradım. ‘‘Hiçbir şey yapamazsın’’ dedi, ‘‘Ne diyeceksin çocuğa? Bencil olacaksın, önce kendini düşüneceksin mi diyeceksin? Hayatta darbe ala ala, bunu kendisi öğrenecek.’’ Ama öğrenemedi. Hep kızımı nasıl koruyabilirim, nasıl daha güçlü yapabilirim diye düşündüm. Aslında kimseye kendini nasıl koruyabileceğini öğretemiyorsunuz...

Kendinizi başka anneler tarafından suçlanıyor gibi hissettiğiniz oldu mu?

- Bir arkadaşıma, ‘‘Kadın doğumcu tabii! Çok çalışıyordur, haliyle çocuğunu ihmal etmiştir’’ demişler. O da gülmüş: ‘‘Siz onun gibi anne görmemişsinizdir! Hanginiz çalışırken kızınıza yaprak ve lahana sarması sardınız. O öyle bir manyak işte!’’ Çok da ilgilendirmiyor beni insanların ne düşündüğü. Ama tabii ‘‘Bu kadar mükemmelsen, niye oldu?’’ diye sorarlar insana. Bilmiyorum bunun cevabını.

Peki siz meseleyi nasıl değerlendiriyorsunuz: Kötü arkadaşlar mı yoksa içindeki boşluk duygusu mu?

- Torbadan o insanları çekti! Kötü arkadaşlar yani. Tabii Işık Lisesi'nde okumasının etkisi var. 40 gün okula gitmese de, ‘‘Ailesi havai fişek gösterisi yapacak. Devamsızlığını silecekler’’ dediği insanlar vardı. O okulda, bu ülkenin çelişkisini çok erken öğrendi. ‘‘Niye okuyorum, niye çalışıyorum. Her şey boş aslında’’ diyordu, haksız da sayılmazdı. Bir de Selen'in korkuları yoktu. Ama korkularınız olmalı ki, kendinizi koruyabilesiniz. Başka bir jenerasyon onlar. Ben, hiç boğulma tehlikesi geçirmediğim halde denize rahat giremem. Selen öyle değildi. Her şeye balıklama atlayabilirdi. Çok cesur olması da onu bu hale getirdi. Bir de tabii Taksim'i lisede okurken keşfetti. Önce hafif uyuşturucularla başlamış, sonra kademe kademe ilerletmiş...

BİR ANNENİN KEŞKE'LERİ...

Keşke, Işık Lisesi'ne gitmeseydi. Keşke, Bilkent'te okurken ona ev tutmasaydım. Keşke, onu eroine alıştıran o sevgilisi olmasaydı. Onunla başladığı halde hiç onu sorumlu tutmuyordu. ‘‘Kim peki sorumlusu?’’ diyordum. ‘‘Hiç kimse’’ diyordu. Keşke birini suçlasaydı! Keşke, deseydi ki: ‘‘Anne senin yüzünden!’’ Oysa, ‘‘Sorumlusu ve suçlusu benim!’’ diyordu, ‘‘Kimse kimseyi zorla eroinman yapamaz. Kolunu tutup eroini dayayamaz...’’

ÖLDÜRÜRLER DİYE KORKTUM

O kadar korkunç boyutta ki uyuşturucu mayfası. Adamların telefonları bile kendi isimlerine kayıtlı. Böyle bir fütursuzluk yok. Selen'in telefon faturasında iki üç kere aranmış bir numara tespit ettim. ‘‘Bu numara kime ait?’’ diye aradım, küt diye uyuşturucu satıcısının ismini verdiler. Ben bu işi yapsam, korkarım, kendi adıma telefon almam. Bunların umrunda bile değil! Polis bilmiyor mu bu insanları? Biliyor. Şu an narkotiğin başındaki son derece düzgün biri. ‘‘Neden bizimle temasa geçmediniz?’’ dedi. ‘‘Çünkü korktum’’ dedim, ‘‘Kızıma zarar verirler. Onu öldürürler diye korktum...’’ Ama polisin, o kişileri bilmemesi zaten mümkün değil...

BANA HEDİYE EDİLMİŞ 21 YIL

Şu anda en kısa zamanda ve tek hamleyle nasıl ölebilirim diye düşünüyorum. Ama sonra da şu geliyor aklıma: ‘‘Gülüm Atılgan. Hayat boyu çırpındı durdu. Parasız yatılı okudu. Doktor oldu. Biraz rahat nefes alacaktı, öldü’’ diyecekler, ‘‘Kızı yüzünden hayatı mahvoldu!’’ Oysa gerçek bu değil. Kızım benim hayatımı mahvetmedi, o benim hayatıma çok şey kattı. Onunla geçirdiğim 21 yıl bana hediye edilmiş bir 21 yıl idi...

KİMSE KOLUNA ZORLA EROİN VERMEDİ

Selen'in babası beş vakit namaz kılar. Yani bizim evde namaz ve oruç kültürü vardır. Ama herkes kendini yaşar. Zaten ben bazen dinlerin kötü insanlar için de olduğuna inanırım. Oysa, Selen ahlaklı bir çocuktu. Bu şeyi kullanmak da bir ahlaksızlık değil. Selen'in bu anlamıyla dinin desteğine ihtiyacı yoktu. Paylaşmak ve zekat vermek mi? O zaten cebindeki bütün parayı sokak çocuklarına dağıtırdı. Nefsini köreltmek mi? Bir şey yerken, bir başkasının yememesinden rahatsız olurdu. Dahası hayatta, tuhaf bir şekilde kendisi dışında başkasını herhangi bir şey için suçlamadı. Ben onu eroine başlatan sevgilisini suçladım mesela. ‘‘Saçmalama anne’’ dedi. ‘‘Böyle konuşmak sana yakışmıyor. Kimse benim koluma zorla eroin vermedi!’’

EROİN KULLANDIĞINI ÖĞRENDİM... KULAKLARIMA KADAR YANDIM... MUTFAKTA, ANA-KIZ AĞLIYORUZ

Biz ne zannederiz: Uyuşturucu kullananların etrafla ilgisi kesilir, kendine bakmaz, banyo yapmaz, makyaj yapmaz, üstüne başına dikkat etmez. Hiç öyle değildi Selen. Sabah akşam banyo yapıyor, ortalıkta son derece bakımlı dolaşıyor, saatlerce ‘‘Saçımı şöyle mi yapsam, böyle mi?’’ diye düşünüyordu. Yani ne sosyal
yaşamdan kopmuştu ne de ortada kendiyle ilgili görünen bir kopukluk vardı.

Eroin kullandığını öğrendiğinizde ne hissettiniz?

- Kulaklarıma kadar yandım. Ağlamaya başladım. Bir akşam ‘‘İyi görünmüyorsun neyin var?’’ dedim. ‘‘Biraz alkol aldım’’ dedi. ‘‘Yok, yok bu başka bir şey’’ dedim. Söyleyiverdi. Şaşkınlığımı anlatamam size. Hani hep başkasının çocuğunun başına gelir ya. Üstelik, hekim olmama rağmen çok da bilmiyorum: Nedir bu? Nasıl bir şeydir? Ecstasy'den, kokainden farkı nedir? Mutfakta ana-kız ağlıyoruz...

Hiçbir anormallik hissetmiş miydiniz?

- Yok. Yeniden sınava girecek, okula başlayacaktı. ‘‘Ne yapmak istediğini tam olarak bilmediği için huzursuz’’ diyordum, ‘‘Boşlukta hissediyor kendini.’’ Hatta ‘‘Psikiyatriste gitmek ister misin?’’ dediğimde ‘‘Tamam’’ demişti. Meğer, ‘‘Hayatına yön vermeye çalışıyor ondan gergin’’ dediğim bütün o dönemlerde, hayatında eroin varmış. Ama ortada hiçbir bariz işaret yok. Biz ne zannederiz: Uyuşturucu kullananların etrafla ilgisi kesilir, kendine bakmaz, banyo yapmaz, makyaj yapmaz, üstüne başına dikkat etmez. Hiç öyle değildi Selen. Sabah akşam banyo yapıyor, ortalıkta son derece bakımlı dolaşıyor, saatlerce ‘‘Saçımı şöyle mi yapsam, böyle mi?’’ diye düşünüyordu. Yani ne sosyal yaşamdan kopmuştu ne de ortada kendiyle ilgili görünen bir kopukluk vardı...

Sonra...

- Ertesi gün için randevu aldığımız psikiyatriste telefon açtım: ‘‘Dün gece kızımın madde bağımlısı olduğunu öğrendim. Siz kabul etmezseniz başka bir doktora da gidebiliriz.’’ ‘‘Hayır, hayır gelin’’ dedi. Söz konusu Amatem'den biri değil, normal bir doktor. Tedavisi çok iyi gitti. 7 ay sonra doktoru ‘‘Selen'i çok fazla takip etmeyin’’ dedi, ‘‘Bu işi artık kafasından attı. Ona güvenmeniz gerekiyor.’’ Çünkü ben sürekli eline, koluna bakıyorum. Ama doktor, ‘‘Gerekirse kumar oynayacaksınız. Gitmesine izin vereceksiniz.‘‘ deyince, Selen de ‘‘Söz anne, her şeyi seninle paylaşacağım’’ diye ekleyince, çaresiz peki dedim. 11 ay geçti, her şey iyi. Tabii hekim olmam benim dezavantajım...

Nasıl yani?

- Hekim olduğum için, karşımdaki doktora normal bir anne kadar soru sormuyorum. Karşımdaki de bir doktor, nasıl olsa beni bilgilendirir diye düşünüyorum. Mesela bir insan uyuşturucuyu bırakmaya çalışırken, zincir çok kolay kırılabilirmiş. Herhangi bir şey, uyarıcı olabilirmiş. Madde kullanmak bir dürtü. ‘‘Dürttü’’ derler ya, onun gibi bir şey. Bir yıl sonra arkadaşlarıyla ders çalışmak için Taksim'e gitti. Birileri ‘‘İyi bir şey var verelim’’ diyor, bu kadar basit ve zincir kırılıyor. Eroin tekrar hayatına girdi.

Bu sefer n'aptınız?

- Amatem'e gittik. Demek ki, bir önceki tedavi işe yaramamıştı. Amacımız, farklı kurallarla daha sıkı bir takip. Ben isterdim ki, Amatem'in doktoru Metadon'dan söz etsin. Etmedi. ‘‘Hastaneye yatırabiliriz’’ dedi. ‘‘Şu anda bu işlere bulaşmış 3 kişiyi tanıyorsa, orada 5 kişiyi tanımayacak mı?’’ ‘‘Haklısınız, işin o kısmı da var’’ dedi, biz de şehir dışı olanağını değerlendirdik. 9 haftalığına Batman'a gitti. Anneannesi var orada. 8-9 kişiler, aile ortamı. Ben de gittim 10 gün kaldım.

Batman'a gitmesi ölümünden ne kadar önce...

- Üç hafta önce. Kaldığı evin adresini hiçbir arkadaşı bilmiyor. Cep telefonu yok, birilerini aramak istediği zaman arkadaşımın telefonunu kullanıyor. Arkadaşım da hemen bana hangi numaraları aradığını söylüyor ben o numaraları arıyorum, kiminle konuştuğunu öğreniyorum. Yani her şey kontrol altında zannediyoruz. Selen'in de keyfi yerinde. Cümbür cemaat Mardin'e, Midyat'a, Nemrut'a, gidiyorlar. Gerçi, sonradan erkek arkadaşı İlkay, ‘‘Batman'dayken de zincir kırıldı!’’ dedi. Böyle bir şey varsa, İlkay yollamıştır. Bir kere kitaplar gitti Batman'a. ‘‘Onun içine mi koydu?’’ diye obsesif şeyler düşünmeye başladım. Ama tabii o zamanlar böyle bir ihtimalden habersiz olduğum için rahatım.

Peki Batman'dan sonra...

- Sürekli dipdibeyiz. Neredeyse, hiç yalnız kalmadı. Bir kere köpeğini Petshop'a ***ürdü. ‘‘Hemen dönerim’’ dedi. Huzursuz oldum. Sonradan itiraf etti, erkek arkadaşı İlkay'ın doğum günüymüş, o arabayla gelmiş, bir tur atmışlar. Zincir o gün bir kere daha kırılmıştır. Ama enjeksiyonla değil, bir şeyler koklamıştır. Çünkü o arada, sürekli Amatem'e gidiyoruz ve idrar testi yapılıyor. Hepsi negatif çıkıyor. Gerçi, maddeyi üç gündür kullanmıyorsanız negatif çıkıyor. Sonra da ana-kız birlikte Paris'e gittik. Döndük. Daha valizimizi açmamıştık.

Peki son gece...

- Erkek arkadaşı İlkay için Paris'ten aldığı botları ***üreceğini söyledi. Doğum günü hediyesiymiş. ‘‘Gitme’’ diyemedim. Gece 11'de telefonla konuştuk: ‘‘Yarın sabah kahvaltıya geliyorsun değil mi?’’ ‘‘Tamam anneciğim.’’

Kızınızın nasıl öldüğünü biliyor musunuz?

- Hayır. İlkay'la buluşmaya gitti. Yanlarında bir gazeteci arkadaşları da var. Vatan Gazetesi'nde çalışıyor, adı Ayhan. Ben de tanıyorum onu. Hatta, Batman'dan geldikten sonra ‘‘Vatan Gazetesi'ne gidiyorum’’ dedi. Ben de Ayhan'a telefon açtım: ‘‘Taksim'e filan gitmek isteyebilir. N'olur evladım beni haberdar et.’’ ‘‘Gülüm Teyze, sen hiç merak etme. Tuvalete gitse bile yanında olacağım’’ dedi. Meğer Selen'e annen aradı beni diye söylemiş, bizimki de eve gelince, ‘‘Sen benim arkadaşımı nasıl ararsın?’’ diye bozuk attı.

Öldüğü gece Ayhan da mı oradaymış?

- Evet. Ve ben sonradan ‘‘Çocuğumun ölümüne sebebiyet verdin!’’ diye telefon açtım ona. Çünkü Selen beni aradıktan sonra hep birlikte Taksim'e bir kulübe eğlenmeye gitmişler. Ayhan beni arayabilirdi, uyarabilirdi. Ayhan uyuşturucu kullanmıyor, daha hassas olması gerekirdi. Sabaha karşı eve dönüyorlar. Eroini yapıyorlar, Selen kötüleşiyor ve ölüyor.

Peki Ayhan ne diyor?

- ‘‘Çok uykum vardı ben yattım’’ diyor. Sen bu zıkkımı kullanmıyorsun ve bu kızın bırakmaya çalıştığını biliyorsun. E o zaman engel ol! Al elinden ve at!

Peki İlkay'la görüşmesini engellemeyi niye düşünmediniz?

- Selen'in bütün arkadaşları bana ‘‘İlkay onun kötülüğünü istemez. N'olur inanın’’ diyordu. İnsan inanmak istiyor. Zaten kızım elinden geleni yapıyordu. Bir de sevgilisine doğum günü hediyesini vereceği gün ‘‘Hayır görüşme onunla’’ mı deseydim? Diyemedim...

qqq-yobaz-q
17 01 2004, 18:00
Incil de ya da Kuran da uyusturucu kullanmayin diye bisey yazmiyo. Iste bu insanlar yuzunden Muhammet abdest almayi ve nasil alinacagini soyluyo

borg
19 01 2004, 18:00
onur aydin kusura bakma ama kaniti olmayan hurafeler efsaneler anlatmissin. Bir defa coca colanin icinde kokain falan yoktur. 1800'lerde yapilan ilk colalara her bilmem kac litre icin bir koka yapragi kondugu dogrudur ancak bu daha sonra durdurulmustur. 4 lt cola icen over ose olmaz. sen 4 litre suyu da bir oturusta icsen aninda oteki dunyayi boylarsin. Hava civa bunlar. Eroin eskiden yasalmis, bayer firmasi tarafindan ilac olarak satiliyormus ama bagimlilik yaptigi anlasilinca kaldirilmis (verifiable fact). Bu da efsane degil gercek, biraz arsiv desen belgeleri kanitlari rahatlikla bulabilir. Kizilderililerin marijuana ictigini bilemem ancak geleneksel olarak ayinleride peyote denen kaktusu kulanirlar peyote icinde bulunan mescaline maddesiyle transa falan gecerler.


Philip Morris nargileye nikotin koymamis iddiasi ise leysenin bile inanmayacagi kadar sacma, br defa nargileye konan tombeki tutunu agir bir tutundur ve tutunde mutlaka nikotin vardir. Tutun yerine baska sey koymuslarsa orasini bilmem, ama tutunde mutlaka az ya da cok nikotin olur.
Yukaridaki roportaja gelirsek.... Kadin resmen kizi olume yollamis. Kiz eroinman bir herifle cikiyor, herif onu eroine alistiyor ve bu anne bi kizin bu asagilik herifle gorusmesine engel olmuyor. Kizcagiz belli ki saftalozun tekiymis, kafasi iyi calismiyormus, 5 yasinda cocuktan daha safmis, oyle birini basibos birakmak buyuk hata. Felaket geliyorum demis yani. Yine de cok yazik, turkiye resmen eroin cenneti oldu. pols de kameralar esliginde 2-3 nijeryaliya baskin yapiyorum diye medyada show yapacagina gitse taksimde gupegunduz mal satan torbacilari yakalasa ya? acaba bizim bilmedigimiz bir durumlar mi var, polislerin bu satici sebekeleri coketmesini engelleyen...

zebze
19 01 2004, 18:00
Onur ya benim biraz kafam karisti da. Apo ocu degil mi demek istiyorsun ya da o ocu ama onun ustunden gecinen daha buyuk oculer var mi? Atese comak sokmaya calismiyorum da ulkemizde yillarca yasananlardan sonra bu konu oldukca hassas biliyorsunuz...

Unique
19 01 2004, 18:00
Onur Aydin,

imza olarak yazdigin siteye girdim ve sanatini inceledim, hayran kaldigimi belirtmek isterim...

Unique
19 01 2004, 18:00
su bir gercek ki uyusturucu zararli...
su bir gercek ki eroin en zararlisi, eroin zehir ve eroin sizi er yada gec olduruyor...
yalniz bu ayse armanin yazisini okudugum zaman ben ne yazik ki aileyi sucluyorum... ailenin cocugun eroin kullandigindan haberi varsa olacak hersey ailenin sorumlulugudur... eroin oyle maltepe sigarasina benzemez, adami krize sokar adama insan dograttirir... doktorun gerekirse kumar oynayacaksiniz lafina da siciyim ben, yataga baglayacaksin eroin icen adami, kaciracaksin ortamindan... satacaksin pilini pirtini defolup gideceksin oldugun yerden... hayatin boyunca gordugun hicbir insani bir daha gormemek uzere yeni bir hayata basliyacaksin yoksa olursun... ve oldun iste... Bu kadar acik ve net...

Trainspotting filmini izlemesi lazim tum eroin kullananlarin ve ailelerinin... sizi nasil miserable yaptigini gormeli, ve birde choose life isimli meshur konusmasini dinlemelisiniz...

Unique
19 01 2004, 18:00
Choose life. Choose a job. Choose a career. Choose a family. Choose a ****ing big television. Choose washing machines, cars, compact disc players and electrical tin openers. Choose good health, low cholesterol, and dental insurance. Choose fixed interest mortgage repayments. Choose a starter home. Choose your friends. Choose leisurewear and matching fabrics. Choose DIY and wondering who the **** you are on a Sunday morning. Choose sitting on that couch watching mind-numbing, spirit crushing game shows, stuffing junk food into your mouth. Choose rotting away at the end of it all, pishing your last in a miserable home, nothing more than an embarrassment to the selfish, ****ed up brats you spawned to replace yourself. Choose a future. Choose life... But why would I want to do a thing like that? I chose not to choose life. I chose somethin' else. And the reasons? There are no reasons. Who needs reasons when you've got heroin?

Unique
19 01 2004, 18:00
Bizlere televizyonlarda Abdullah Ocalan gibi zavallilar, ahanda ocu diye gosterilirken

Onur,

su yukardaki cumleyi bir zahmet degistirir misin, pek hos olmamis...

Onur Aydin
19 01 2004, 18:00
Nikotin; Afgan , Marijuana ve Gonca'dan cok daha zararlidir ; Kokain, Koka Kola'nin icinde hala vardir. Overdose denemelerini gormek isterseniz ; 3 adet sigarayi yutun o an overdose gecirirsiniz ve %75 ölürsünüz. ( Her bir sigaranın içerisinde 10mg'ye yakın dozda nikotin bulunmaktadır, 24mg nikotin de overdose seviyesindedir. Siz sigarayı içerken crack şeklinde yakarak içersiniz bu nikotinin 0.1 - 0.2 'sini içmenizi sağlar ve bu çok daha etkilidir. (Tıpkı Crack ve Kokain arasındaki fark gibi))

4 litre civarında koka kolayı kafanıza diker içerseniz o an overdose geçirirsiniz ve %85 civarında ölürsünüz. (Bir üniversitede yapılan en fazla kolayı kim içecek yarışmasında, birinci olan şampiyon 10 dakika içerisinde ölmüştü ve bayağa bir haber olmuştu vakti zamanında amerikada) Bildiğiniz üzere de koka kola 1900lü yılların başına kadar içerdikleri listesinde kokain yazan bir şirketti. Ardından Koka Kola'nın formülü çok ünlü bir sır oldu ...

Uyuşturucu sektörünün esrar ayağını nikotin sunan şirketler ele geçirmiştir. (Baslıcası da 1860larda ingiltere'de tütüncülük yapan; ardından Amerika'ya kaçan Philip Morris dir) onlar da marijuana, gonca veyahutta afgan gibi bağımlılık yaratmayan maddeler yerine ; insanların paralarını daha kolay çalabilecekleri nikotini geliştirmişlerdir. Çünkü bir insanın sigaranızdan günde 2-3 adet mi içmesini isterseniz ? Yoksa tiryakilerin 40 adet içmesini mi ? Onların cevabı 40 adetti .. Şu an da dünyayı domaltmış, uyuşturucularıyla zehirlemeye devam ediyorlar.

Kokain kanadına gelince ... 1850 li yılların başına kadar Kokain Kiliseler tarafından satılıyordu. Rahipler ve rahibeler ; sömürdükleri kolombiya topraklarından çıkardıkları bu müthiş koka bitkisini hiperaktif çocukları sakinleştirmek için, ya da bunamış yaşlıların akıllarını yerine getirmek için satardı. Tabi ardından insanlar bunu zevk için de kullandılar.

Derken, kokain'in kontrolü kilise'nin elinden çıktı. Şirketler de, mafyavari oluşumlar da kokain'i kiliselerin sattığı fiyatların çok çok daha azına sattılar.

Kilise de vatikan aracılığı ile ne mi dedi 1900lü yıllarda ? Kokain günahtır ...

Şimdi de siz o engizisyonları yaratmış, dünyayı savaşlara bulamış, koskoca yeni bir dünyayı istila edip üstündeki tüm yaşayanları öldürmüş , gılgamış destanından bihaber köpek soyundan gelen insanların özür dilerim ama biraz kölesi oluyorsunuz.

Bunun yanı sıra, Osmanlı tarihi boyunca Philip Morris beyefendi nikotin koymuyordu nargilenin içine .. Avrupalılar Amerika kıtasını keşfettiklerinde de Kızılderililer tütünü marijuana ile karıştırırlardı ...

Sonra anılarımızdan hızla silmek istediğimiz bir yeni dünya gizemi hikayesi var ki .. O da bambaşka konu ...

Onur Aydin
19 01 2004, 18:00
Unique tesekkur ederim :)

Borg; patlicanin icinde de nikotin var. Ancak sigara icerisinde nikotin bagimlilik yaratici seviyede ve bagimlilik kriterleri neredeyse Kokain ve Eroin ile birdir. Amerika'da C. Everett Koop'un 1988 yilinda sundugu sigaralarin sundugu nikotin'in detaylica bilgileri, o'nun bir yil icerisinde yuksek merciler tarafindan isinden ayrilmasi ile sonuclanmisti. Halen amerika'da sigara paketlerinin uzerinde Quitting smoking now greatly reduces serious risks to your health yazmakta; ingiltere'de ise sigara paketinin uzerinde oldukca gozukecek puntolarla SMOKING KILLS yazmaktadir. Kanserojen icermektedir, ve tiryakilerine garanti olarak kanser birakmaktadir. ( http://www.thetruth.com ) Nikotin de her tutun'den elde edilmez; sadece Nicotiana tabacum 'dan elde edilir. Bu da Jean Nicot tarafindan dunyaya tanitilmistir. 1828 yilinda ilk kez izole edilmis, 1904 yilinda da sentezlenmistir.

Marijuana halen kanser tedavisinden tutun, bir cok konuda cozum olarak sunulmaktadir. Bunca yildir kullanilmasina ragmen 1 adet bile overdose vakasina rastlanmamistir. Tembellik yaratma disarisinda Marijuana'yi suclandigii herhangi bir husus yoktur. Tutun ile karistirmazsaniz da kanserojen'i uzaktan yakindan icermemektedir. Lakin medical marijuana iznini , tabir-i caiz ise doktorlar tarafindan basim agrio, sorunluyum diyen hemen hemen herkese vermektedirler. (Aslinda doktorlar sizi Prozac'a yonlendirmeye calisir ya o da ayri konu) Dunya'da bir cok ulkesinde Cannabis legal olarak satilmaktadir. Amerika'da belli bir dozajin (1 joint kadar) altinda marijuana ile yakalanirsaniz, eyaletine gore degisir ama 35 ila 180 dolar arasinda ceza odersiniz. 4 dil konusan Hollanda halki 16 milyon kisi olmasina ragmen, spordan tutun sanata bir cok konuda da dunya tarihine de imza atmistir.

Koka Kola'nin hala Kokain kullanmadigina inanabilirsin .. Ben de inanacagin bilgilerden bahsedeyim. Koka Kola halen Kolombiya'nin en buyuk mafya sirketlerinden biridir. Yiginla fabrikasi vardir, ve bu fabrikalarda gizli olarak gizli formulunu uretmektedir. Su ana kadar bir cok calisma liderlerini oldurtmus bu konuda da aleyhinde bir cok dava acilmistir.

http://www.svsu.edu/~boles/index/coca-coladeath.htm ( Coca-Cola Accused of Using Death Squads to Target Union Leaders )

Hatta karsitlari Killer Cola olarak tanimlamaktadir. ( http://www.colombiasolidarity.org.uk/cocacolacampaign.html )

Coca Cola'nin Kolombiya'da ayrica yatirimlari kendilerini Kolombiya'nin en buyuk sirketlerinden biri yapacak kadar gucludur. Halen bir cok dalda Kolombiya'da yatirimlar yapmakta, ve bir nevi ihtiyaci olduklari gizli formulun ana maddelerini sonsuza kadar temin etmek istemektedirler.

Dunya'daki Eroin kullanimina gelince .. Afganistan dunya'daki Eroin'in %60'i sagliyor. Bu dalda da en buyuk drug-lord Osama Bin Ladin'dir. Afganistan'dan gelen Eroin de ; dunya'ya gitmeden once buyuk bir cogunlugu Turkiye'den de gecer. Bu yuzden Turkiye'deki eroin fiyatlari dunya'daki eroin fiyatlarina nazaran cok cok daha ucuzdur. Tipki bu konuda oldugu gibi, bir cok konuda da kendilerini orgut olarak gosteren yiginla terorist grup; belli bir ideoloji veyahutta inanisi somurerek uyusturucu parasina yonelir. PKK uzun yillar boyunca Fransa'daki uyusturucu trafiginin %80'ini kontrol ediyordu. Bizlere televizyonlarda Abdullah Ocalan gibi mallar, ahanda ocu diye gosterilirken ; PKK'nin sirtindan asil gecinenler Karayip adalarinda satolarinda yasamaya devam ediyordu ... Tipki IRA'nin neredeyse tum yoneticilerinin Arjantin ve Brezilya'da ; Nazi Almanyasi'nin yikilmasindan sonra yiginla Alman generalinin Amerika Birlesik Devletleri'ne koparabildikleri kadar parayi koparip geldikleri gibi.

Bu zavalli kizcagiz'in veyahutta yeryuzundeki tum eroin magdurlarinin yasadigi durumu mantiksal olarak hickimse aciklayamaz. Ama bu konuda aleyhte savasanlar halk degil yoneticiler olmalidir. Yoneticiler de boylesi maddi getirisi yuksek sektorlere ne yazik ki gulumseyerek bakmaktadirlar. Tipki en fazla olumun elde edildigi Savas Sektoru ne bakis acilarinda gulumseme oldugu gibi ...

Onur Aydin
19 01 2004, 18:00
Zavalli yerine mal lafini kullandim olur mu ? :)

tekircik
19 01 2004, 18:00
Tanri tum uyusturucu kullananlarin kurtulmalarinda yardimci olsun.

dollydoli
19 01 2004, 18:00
onuda okumak isterim mumkunse.

borg
20 01 2004, 18:00
<< Unique tesekkur ederim :)
Marijuana halen kanser tedavisinden tutun, bir cok konuda cozum olarak sunulmaktadir.

]]


Yanlis... kanser tedavisinde degil, kemoterapi ilaclarinin yolactigi mide bulantisi gibi yan etkileri gidermek icin kullanilir.


<<

Bunca yildir kullanilmasina ragmen 1 adet bile overdose vakasina rastlanmamistir. Tembellik yaratma disarisinda Marijuana'yi suclandigii herhangi bir husus yoktur. Tutun ile karistirmazsaniz da kanserojen'i uzaktan yakindan icermemektedir.

]]


yanlis... marijuana surekli kullanilirsa IQ yu onemli olcude dusurur, ayrica girtlak ve akciger kanserine neden olmaktadir. kansere yol acma oranlari tutunle hemen hemen ayni miktardadir. marijuanayi savunuyor gibi yazmissin, hayrola?

<<

Lakin medical marijuana iznini , tabir-i caiz ise doktorlar tarafindan basim agrio, sorunluyum diyen hemen hemen herkese vermektedirler. (Aslinda doktorlar sizi Prozac'a yonlendirmeye calisir ya o da ayri konu) Dunya'da bir cok ulkesinde Cannabis legal olarak satilmaktadir. Amerika'da belli bir dozajin (1 joint kadar) altinda marijuana ile yakalanirsaniz, eyaletine gore degisir ama 35 ila 180 dolar arasinda ceza odersiniz. 4 dil konusan Hollanda halki 16 milyon kisi olmasina ragmen, spordan tutun sanata bir cok konuda da dunya tarihine de imza atmistir.

]]


Medical marijuana kullanimi sadece california eyaletinde vardir, baska eyalette var mi bilmiyorum ama bircok eyalet kanunu izin vermez, federal olarak da yasaktir. gecenlerde Santa Cruz'daki 'medical' amacli yetistiren tarlalara baskin yapip imha etmislerdi otlari. Dunyanin bircok ulkesinde legal olarakl satildigi da tamamen uydurma, Hollanda disinda legal olan baska yer yok. Belki buna son zamanlarda 1-2 avrupa ulkesi daha eklenmis olabilir ama dunyada bircok ulkede yasaktir bu meret. Hollanda halki da sabah aksam oturup marijuana cekmez, cekenlerin bircogu legal zikkimlanmak icin oraya gelen turistlerdir. Hollanda halkinin basarisini ota mi bagliyorsun yani?

<<

Koka Kola'nin hala Kokain kullanmadigina inanabilirsin .. Ben de inanacagin bilgilerden bahsedeyim. Koka Kola halen Kolombiya'nin en buyuk mafya sirketlerinden biridir. Yiginla fabrikasi vardir, ve bu fabrikalarda gizli olarak gizli formulunu uretmektedir. Su ana kadar bir cok calisma liderlerini oldurtmus bu konuda da aleyhinde bir cok dava acilmistir.

http://www.svsu.edu/~boles/index/coca-coladeath.htm ( Coca-Cola Accused of Using Death Squads to Target Union Leaders )

Hatta karsitlari Killer Cola olarak tanimlamaktadir. ( http://www.colombiasolidarity.org.uk/cocacolacampaign.html )

Coca Cola'nin Kolombiya'da ayrica yatirimlari kendilerini Kolombiya'nin en buyuk sirketlerinden biri yapacak kadar gucludur. Halen bir cok dalda Kolombiya'da yatirimlar yapmakta, ve bir nevi ihtiyaci olduklari gizli formulun ana maddelerini sonsuza kadar temin etmek istemektedirler.
<< [i]


Bunlar da ciddiyeti olmayan komplo teorisi siteleri. Coca cola hakkinda dolanan yuzlerce sehir efsanesinden biri. Pepsi siselerinden fare oluleri ciktigina dair efsaneler vardi ya bi zamanlar... Coca colanin komunist sempatizani oldugu, renginin bu yuzden kizil oldugu efsanesi de vardi bir zamanlar.


<< [i]
Dunya'daki Eroin kullanimina gelince .. Afganistan dunya'daki Eroin'in %60'i sagliyor. Bu dalda da en buyuk drug-lord Osama Bin Ladin'dir. Afganistan'dan gelen Eroin de ; dunya'ya gitmeden once buyuk bir cogunlugu Turkiye'den de gecer. Bu yuzden Turkiye'deki eroin fiyatlari dunya'daki eroin fiyatlarina nazaran cok cok daha ucuzdur. Tipki bu konuda oldugu gibi, bir cok konuda da kendilerini orgut olarak gosteren yiginla terorist grup; belli bir ideoloji veyahutta inanisi somurerek uyusturucu parasina yonelir. PKK uzun yillar boyunca Fransa'daki uyusturucu trafiginin %80'ini kontrol ediyordu. Bizlere televizyonlarda Abdullah Ocalan gibi mallar, ahanda ocu diye gosterilirken ; PKK'nin sirtindan asil gecinenler Karayip adalarinda satolarinda yasamaya devam ediyordu ... Tipki IRA'nin neredeyse tum yoneticilerinin Arjantin ve Brezilya'da ; Nazi Almanyasi'nin yikilmasindan sonra yiginla Alman generalinin Amerika Birlesik Devletleri'ne koparabildikleri kadar parayi koparip geldikleri gibi.

Bu zavalli kizcagiz'in veyahutta yeryuzundeki tum eroin magdurlarinin yasadigi durumu mantiksal olarak hickimse aciklayamaz. Ama bu konuda aleyhte savasanlar halk degil yoneticiler olmalidir. Yoneticiler de boylesi maddi getirisi yuksek sektorlere ne yazik ki gulumseyerek bakmaktadirlar. Tipki en fazla olumun elde edildigi Savas Sektoru ne bakis acilarinda gulumseme oldugu gibi ... ]]

Bu son paragrafa katiliyorum. Eroin mafyasi ve yoneticilerin tavirlari konusunda dogru yazmissin. Yoneticiler avantalari yiyip oturmasa uyusturucu bu kadar buyuk bir bela olmazdi.


Bence trainspotting ve traffic filmlerini her aile izlemeli. hatta cocuklariyla oturup izlemeli.

borg
20 01 2004, 18:00
wikipediacilar herhalde stanford profesorlerinden daha iyi biliyorlar, onlara guvenelim o zaman. kanseri tedavi etse herkes esrar ceker kimse kanser olmazdi. bu zikkimin dumani aynen sigara dumani gibi kanser yapar bu da en saygin tip kurumlari tarafindan ispatlanmis bir seydir. senin gibi vakit zengini olmadigim, buraya bos buldugum 5-10 dakika vakti kullanarak yazabildigim icin web'den link arastirmaya vaktim yok bu zikkimin iq'yu dusurdugu bircok ti[ otoritesi tarafindan kabul gormus bir gercektir sen otunu cekip kafani dumanlamaya devam et, ancak bu meretin zararsiz oldugunu iddia edemezsin. sigaranin butun zararlari otta da aynen vardir, kanseri tedavi etmek yerine bizzat kanser yapar, evde kendin yetirstirmiyor disardan aliyorsan tarim ilaci kullanilmadigina da emin olamazsin (o tarim ilaclarini da aynen tutundeoldugu gibi cekersin) yine bu zikkimi evdekenfdin yetistirmiyorsan, baska seyle karisip karismadigini bilemezsin. bir cok satici otu iyice bagimlilik yapsin diye afyon turevi maddelerle karistirir oyle satar. bunu turkiye'de cok fazla yapiyorlar itiraf.com daki esrar itiraflarini okuyan bir narkotikci aninda anlar hangi itirafi yazanin neyle karistirilmis otla utuldugunu. sulalemde narkotikci emniyet mensu[lari ldugu icin ben de cok cok iyi bilirim narkotik islerini ayrica bu konularda tonla kaynak okudum arastirma inceledim, bu zikkimi seviyorum bagimlisiyim de ama lutfen zararsizdir deme, bunlari okuyan coluk cocuk da asli var sanir sonra!

marijuana savunan senin linkini verdigin gibi tonla hippi grubu var onlarla tartisacak kadar da vakit zengini degilim. bu zikkim yasallassa bile alkol gibi kisitlamalar getirilmeli. ABD gibi zaten hemen hemen herkesin ictigi yerlerde yasallassin, paralar mafyaya gidecegine vergisi alinsin.
coca colanin iscilerine kotu davranmasi ve diger insan haklari ihlali yapmasi muhtelmeldir ancak kolanin icine kokain koyduklari sehir efsanesi. 1800'lerde koymus olabilirler ancak simdi yok oyle bir sey, oyarlar adami. yolsuzluk iddialarina birsey diyemeyecem, buyuk sirketlerde cogu zaman yolsuzluk olur hele bir de 3. dunyada is yapiyorlarsa mafyayla rusvet alisverisi de yapabilirler, 3. dunyada her halt muhtemeldir.


gelelim sadede. bu marjuana denen zikkimin zararsiz oldugunu iddia edip ortada en ciddi en saygin kurumlarin arastirmalari varken, wikipedia gibi yerleri ve otcu hippilerin sitelerini kaynak gosterince gulunc oluyor. ona bakarsan lewis carroll sIkI mantarciydi, mantarla kafayi dumanlayip eserlerini ortaya cikarirdi, mantar/lsd yaraticiligi artirir hadi yallah hepimiz mantar cekelii lsd yutalim. nasil olsa lsd den de overdose olup olen yok. hadi dumanlayalim kafalari.. tovbe estagfurullah.


forumda bi keshimiz eksikti o da oldu yarabbi sukur.

borg
20 01 2004, 18:00
ayrica, turkiyede eroinmanlarin hemen hemen hepsi uyusturucuya esrarla baslamistir. yazarin ismi kanat guner'di sanirim 'eroin guncesi' diye bir kitap vardir, yazan eroinman bir kizcagizdi, kitap ciktiktan sonra beyoglunda bir restoran tuvaletind altin vurusla intihar etmisti. O kitabi butun ailelerin okumasi lazim. Insanin tuylerini diken diken ediyor. Kizcagiz kitabi yanlis hatirlamiyorsam gunluklerinden derlemisti, uyusturucu batagina nasil dustugunu ve basina gelenleri adim adim anlatiyordu. gelecegi cok parlak olan zeki, basarili bir genc kizin uyusturucuyla ucuruma suruklenisini goruyorsunuz okurken.

zebze
20 01 2004, 18:00
Onur anlasilan ikimiz de birbirimizin yazilarini yanlis anlamisiz. E-mail ve chat ortaminin tehlikeleri iste bunlar. Ben senin Apo'nun ocu olmadigini dusundugun fikrine kapilmistim cevabindan. Ama ikimiz de suclu oldugu konusunda hem fikirmisiz.
Neyse ben konuyu degistirmeyim tekrar , siz donun uyusturucu konunuza geri.

Onur Aydin
20 01 2004, 18:00
Sevgili zebze,

Özür dilerim ama hiçkimsenin apo denilen ******** hakkında hassas falan değil. O adam hala Türkiye'de ada'da yaşıyor. Avrupa'daki parlamenterler aldıkları pkk rüşvetlerinin karşılığında aman öldürmeyin dediler biz de öldürmüyoruz.

Peki o kadar kendini modern kabul eden Fransa, korsikalı terörist grubu liderlerini teker teker ölü geçirmedi mi ? Canlı olarak ele geçen 2 tanesi kalmıştı, onları da mis gibi geniş bir cezaevine koydu, adamlar 2 hafta sonra öldürüldüler.

Benzeri durumlara Ispanya'da basklılar da gördü, yıllarca İngiltere'de irlandalılar da gördü (halen de görmekteler) . Bu adamların canı can, bizim canımız patlıcan olduğu için apo denilen ********i adaya koymuş tüm türkiye'ye izletiyoruz ne kadar aciz bir ülke olduğumuzu. Bu adam bunca insanımızın öldürülmesini emretti, ekonomimizi mahvetti ; özür dilerim ama gökten peygamber inmiş gibi davranıyoruz mubarek .. Gebertmesi çok mu zor yahu bir insanı türkiye'de ? Adam öldürünce 2,5 yıl hapis yatılıyor türkiyeDe .. ama öcalan'ı öldürmeye gücümüz yok ... Bu ayrı konu ...

Bunun yanı sıra, pkk'nın milyarlarca dolar kazanırken, 90lı yıllarda bir kaç kez dünya'nın en zengin terör örgütü olarak lanse edilirken ; bu paraların hepsi tabanca tüfeğemi gitti ? Bu paraları Avrupa'da kazanan pkk lıları kim takip etti ? Devletimiz takip etti mi ? Avrupa takip etti mi ? Terörizm karşıtıyız diyen insanlar takip etti mi ?

Şimdi ben öcalan'a zavallı dediğim için, öcü gibi gösterildi dediğim için hata mı ediyorum ? Bu ******** ciğeri beş para etmeyen bir mahlukattır. Zavallıdır, maldır ve türk halkına öcü gibi gösterilmiş ; pkklı yığınla son derece lüks yaşam yaşayan yığınla dolar milyonerleri göz ardı etmesi sağlanmıştır.

Ama özür dilerim, sizin kadar saygı duyamıyorum sanırım ne bu ********e... Duymadığım için de şeref duyuyorum kendimden.

Uyuşturucu konusu mafyaya girer, mafyadan teröre gider , ordan da heryere gider ...

İnşallah toplumumuz da bir gün tıpkı medeni toplumlarda olduğu gibi, eğer ki psikolojik olarak sorun geçiriyorsa ; bunalımdaysa , sinirlerine hakim olamıyorsa, kendine güven duymuyorsa, yaşamdan memnun değilse gidip allah'ın torbacısına başvurmak yerine doktora başvurur. Doktor da hastanın sorunları doğrultusunda bir reçete yazar, psikolojik ya da psikiyatrik olarak bir çözüm arar ve emin olun doktor sorununuzu çözmeye çalışır. Torbacılar insanı gebertene kadar para soymaya çalışır.

Onur Aydin
20 01 2004, 18:00
Yanlis... kanser tedavisinde degil, kemoterapi ilaclarinin yolactigi mide bulantisi gibi yan etkileri gidermek icin kullanilir.

Tamam o zaman buyur bunu wikipedia ansiklopedisinde yazan araştırmacılarla tartış :
http://en2.wikipedia.org/wiki/Medical_marijuana

Yanlis... marijuana surekli kullanilirsa IQ yu onemli olcude dusurur, ayrica girtlak ve akciger kanserine neden olmaktadir. kansere yol acma oranlari tutunle hemen hemen ayni miktardadir.

Marijuana, hatta geniş tabiriyle Cannabis in tarihi ne işe yaradığı ve ne olduğu hakkında buyur burdakı araştırmacılarla tartış :
http://en2.wikipedia.org/wiki/Cannabis

Marijuanayi savunuyor gibi yazmissin, hayrola?

Bu konuda destek gösterenlerin fikirlerini değiştirmek için de git burdaki yığınla insanla tartış ;
http://www.drugpolicy.org/marijuana/factsmyths

Bunlar da ciddiyeti olmayan komplo teorisi siteleri. Coca cola hakkinda dolanan yuzlerce sehir efsanesinden biri. Pepsi siselerinden fare oluleri ciktigina dair efsaneler vardi ya bi zamanlar... Coca colanin komunist sempatizani oldugu, renginin bu yuzden kizil oldugu efsanesi de vardi bir zamanlar.

Koka-Kola'nın efsane hikayelerinin ne kadar efsanevi olduğunu git buradaki davaları inceleyerek tartış ;
http://www.business-humanrights.org/Categories/Lawlawsuits/Lawsuitsregulatoryaction/LawsuitsSelectedcases/Coca-ColalawsuitreColombia

İyi eğlenceler.
Doğru

borg
21 01 2004, 18:00
eroin amerikada cok pahalidir populer olmamasinin sebepleriden teki de budur. turkiyede ise sokakta bozuk para dilenen biri bile dilendigi paralarla eroin alabilir. ama amerikada cok uyusturucu kullanan kisi eroinden ocu gibi korkuyornaten bir basladi mi birakmanin mumkun olmadigini biliyorlar, fiziksel bagimlilik yapmayan kriz gecirtmeyen esrar, lsd gibi uyusturucular daha populer.


turkiyede esrara afyon turevi kattiklari dogru, bazen lsd de katiyorlar daha iyi kafa yapsin diye. devamli degil de daha cok yeni baslayanlari ilk kullananlari alistirmak icin, universite cevrelerinde bazen bedava verdiklerini biliyorum alistirmak icin. daha once yazdigim gibi ailemde yillarca narkotikte calismis, yuzlerce saticiyi iceri tikmis, baskinlarda tonlarca uyusturucu yakalamis ve bunlarin icine neler katildigini, genclerin nasil alistirildigini ve yeni baslayanlari iyice bagimli hale getirmek icin ne gibi yontemler kullanildigini bilen buyuklerimden dinledim. arkadas diyor ki, neden ucuz olan esrarin icine daha pahali olan afyon katsinlar? adam musteriyi kazanmak, devamli para getirecek kaynagi saglama almak icin promosyon veriyor iste, daha ne olsun.
eroini hayat tarzi yapan okumuslari hic anlamam mumkun degil, insan bu kadar aptal olabilir mi. hem okumus hem de bu zikkimin adami eninde sonunda oldurecegindenbile bile kullaniyor, yok boyle bir sey.
turkiyedeki tiner, bali ceken evsiz cocuklari dunyada bir tek turkiyede var saniyordumama burada bir belgesel izledim ayni sorun katmerlisiyle guney amerikadaki arjantin, sili gibi fakir ulkelerde de var yalniz onlar kavanoza doldurup kokluyordu turkiyedekiler daha zugurt oldugu icin beze ya da naylona dokup kokluyor. belgeselde gosterdikleri cocuklar arasinda daha bebek denecek yasta olanlari vardi, felaket bir sey ya. bu cocuklarin cogu 20 yasini goremiyormus.
bircok gelismis ulkelerde boyle yapistirici, ucucu maddeleri 18 yasindan kucuklere satmiyorlar. ben ne zaman hobi dukkanindan ya da supermarketten superglue ve benzeri yapistirici alsam kasada mutlaka kimlik sorarlar. turkiye'de de guya yasakliyorlardi ama herhalde ipleyen olmadigi icin oylece kaldi uygulamaya gecirilemedi.

Unique
21 01 2004, 18:00
ESRAR

Esrar nedir?

Haş yağı

Argoda kullanılan isimler

Kullanım şekli

Esrarın etkisinin başlaması

Tarihçe

Esrarın aktif içeriği

Beyindeki biyolojik etkisi

Esrar kullanım sıklığının yıllar içinde değişimi

Esrarın etkisi

Esrarın akut etkileri

Ters etki

Duyarlılık

Esrarın İnsan Vücuduna Etkileri

Beyne etkisi

Akciğere etkisi

Kalp hızı ve kan basıncına etkisi

Öğrenme ve sosyal davranışa etkisi

Kanabis intoksikasyonu tedavisi

Kan ve İdrar düzeyleri

Kanabis yoksunluğu

Tıbbi kullanımları

Esrar bağımlılığının tedavisi

Esrarla ilgili mitler ve gerçekler:

Esrar bitki olduğu için güvenlidir?

Esrar kullanıcıları diğer uyuşturuculara geçmez?

Esrarın etkisi birkaç saatte geçer?

Esrar stresi giderir?

Esrar alkolden güvenlidir?

Esrar zihni açar?

Bugün esrar eskiden olduğundan daha daha güvenlidir?

Esrar yanlısı lobilerin iddaları ve cevaplar:

Dekriminalizasyon (esrarın suç sayılmaması) kullanımı arttırmaz?

Esrar içmek risksizdir?

Esrara bağlı tek bir ölüm bildirilmemiştir?

Esrar mucize bir ilaçtır?

Kenevir: dünyayı kurtaracak ürün?

Esrar nedir?

* ESRAR (Marijuana), kenevir bitkisi Cannabis Sativa’nın çiçek ve yapraklarının kurutulup doğranması ile oluşan yeşil ya da gri bir karışımdır.

* Torba içinde ya da preslenmiş bir şekilde satılır

* Haşiş kenevir bitkisinin reçinesinden yapılır.

* Reçine, bitkiyi ısı ve kuruluktan koruduğu için Latin Amerika ve Orta Doğu gibi tropikal bölgelerde yetişen bitkilerde daha fazla vardır.

Haş yağı

Haşiş ya da mariju*****n yağlı bir ekstresinden yapılır

Argoda “ot” denilir (grass, pot, herb, weed, boom, Mary Jane, gangster, chronic)

Kullanım şekli

* Sigara olarak (cigaralık ya da joint adı verilir) ya da pipo, çubuk içinde içilir.

* Son yıllarda sigaraların içi boşaltılıp crack gibi başka bir madde ile karıştırılmış halde esrar doldurularak hazır satılmaktadır.

* Bazıları, esrarı yiyeceklere (kurabiye vs) karıştırır ya da demlemek için çaya karıştırır

Esrarın etkisinin başlaması

* Sigara ile içilince etkisi 10-20 dk’da başlar, 2-3 saat sürer. Ağızdan alındığında etki gücü 1/3’dür ama etkisi 12 saat sürer.

* Esrar sakızımsı ve suda çözünemez olduğu için enjekte edilebilen bir preperata dönüştürülemez ve dolayısıyla damardan alınamaz.

Tarihçe

* Çin ve Hindistan’da İÖ 3. binden beri kullanılmaktadır. Geçmişte lifleri giysi, yay, kağıt yapımında kullanılmıştır.

* Taoizm’de zevk almak için kullanımı yasaklanmıştır.

* Dinsel ve büyü törenlerinde kullanılmıştır.

* Hindu Veda’larında tanrı Siva’nın esrarı bulduğu söylenmektedir.

* 11. yy’da Orta Doğu’da Sufiler vecd için kullanıyordu.

* Orta Doğu’da Sabbahiler denilen grup esrarı yoğun biçimde kullanıyordu. Devrin büyüklerüne yaptıkları suikastlarla ünlü olan bu grup verilen “Ashishin” adı, haçlılar vasıtasıyla batı dillerine “assassin” yani suikastçi olarak geçti.

* Doğuda esrar, binlerce yıldır batıda alkolün bulunduğu sosyal rolde olmuştur

* Afrika tarihinde de popülerdir. Napolyon’un Mısır’ı almasından sonra esrar Fransa’ya yayıldı.

* 19. yy’ın ortasında Paris’teki “Club des Hachichins” üyeleri arasında Victor Hugo, Alexandre Dumas, Theopile Gautier vardı.

* 18. yy’da ABD’de lifleri için yetiştirildi.

* 19. yy’da ilaç rehberinde nevralji, gut, tetanoz, hidrofobi, kolera, epilepsi, kore, depresyon, histeri, delilik ve uterus kanaması için tavsiye ediliyordu. Migren ve morfin bağımlılığı için de öneriliyordu.

* Amerika’da 1920’lerde yasaklandı. Meksikalılar ve cazcı zenciler (Louis Armstrong vs) yoluyla popularize olması yasaklanmasında ırkçılığın etkili olduğu iddalarını doğurdu.

Aktif içerik

* Esrardaki temel aktif içerik THC (tetrahidrokanabinol).

* Birçok kanabinoid bileşiği (kanabinoller) içinde aktif olanı delta-9-tetrahidrokanabinol’dür.

Beyindeki biyolojik etkisi

* Bazı sinir hücrelerinin zarında THC’ü bağlayan reseptörler vardır.

* Norepinefrin ve Dopaminin sentezini, alımını ve depolanmasını arttırır.

* D2 reseptörlerinin Dopamin agonistlerine afinitesini arttırır.

* ß-adr reseptörlerin adenil siklaza bağlanmasını arttırır.

* Ödül Yolağı adı verilen ve bağımlılıktan sorumlu tutulan beyin bölgesindeki Dopamin iletisini arttırır.

Epidemiyoloji

* Esrar, ABD’de en sık kullanılan yasadışı maddedir.

* ABD’de lise son sınıfta esrar kullanım (deneme) oranı 1979’da %60.4’lük en yüksek noktadan 1992’de %32.62’ya düştü. 1989’da beyazlarda %40, siyahlarda %30 sıklıktaydı. Ancak sonra yeniden yükselişe geçti: 1997’de %49.6’ya ulaştı.




Etki

* Esrarın kısa vadeli etkisi verdiği haz etkisi (high) yanında bellek ve öğrenme güçlükleri, algı bozukluğu, düşünme ve problem çözmede zorluk, koordinasyon kaybı, kalp hızında artış, anksiyete ve panik ataktır.

* Esrar hayvanlarda “popcorn” etkisine neden olur. Yani kobaylar önce flasid bir şekilde yere serilirler daha sonra tek tek spazm oluşarak yerlerinden havaya sıçrayıp geri düşerler.

Esrar: akut etkileri

Anksiyete, huzursuzluk, paranoya

Öfori (neşe hali), gevşeme, şakacılık

Depersonalizasyon

Zaman akışında subjektif yavaşlama

Sersemlik, boşlukta yüzme hissi

Bellek ve problem çözmede bozulma

Denge bozukluğu

Gözlerde kızarma

Salivasyonda (salya salgısında) azalma, sık idrara çıkma, kalp hızında artış

Sistolik hipertansiyon (büyük tansiyonda yükselme),

Postural hipotansiyon (ayağa kalkınca tansiyon düşmesi)

İştah ve susuzlukta artış, intraokular (göz içi) basınçta azalma,

Analjezi (ağrı hissinde azalma)

İllüzyon, hallusinasyon, psikotik eksitasyon, depresyon, panik

Ters etki

Bazı kişiler, başka intoksikasyon belirtisi olmadan, ters etki gösterebilir. Yoğun duygusal çöküntü, paranoya, hezeyanlar, depresyon, panik olur. Saatler, günler sürer. Nadirdir, genellikle ilk kez kullananlarda olur. Ağızdan kullanımda joint içildiği zaman olandan fazla görülür.

Anksiyete ya da psikoza yatkın olan kişilerde daha fazla ters etki görülür.

Flash-back (madde alındığında yaşanan duyguların madde kullanımı olmaksızın yeniden yaşanması) görülebilir.

Duyarlılık

Esrarın, olumlu ya da olumsuz etki yapması herediteye bağlıdır. Tek yumurta ikizlerinin üzerindeki etki diğer ikizlerden daha fazla birbirine benzer. Maddenin ulaşılablirliği, beklentiler, arkadaş etkisi, sosyal bağlar gibi çevresel faktörler de bu etkide önemlidir. Diğer taraftan, 18 yaş öncesi aile çevresinin esrarın kişiye etkisinde rolü olmadığını gösteren çalışmalar da vardır.

Esrarın İnsan Vücuduna Etkileri

Beyne etkisi

Esrar, algısal bilgilerin hipokampusa girişini ve işlenmesini baskılar. Böylece öğrenme, bellek, ve algıların duygu ve motivasyonla entegre olmasını sağlayan limbik sistem etkilenir. Ayrıca hipokampusa bağlı olan öğrenilmiş davranışlar bozulur.

Esrarın uzun süreli kullanımı beyinde diğer maddelerinkine benzer değişiklikler yapar.

Akciğere etkisi

Düzenli olarak esrar kullananlar, sigara tiryakileriyle aynı solunum problemlerini yaşar: Kr öksürük, balgam, kr bronşit.

Kr kullanım AC dokusunu tahrip eder.

THC içeriğinden bağımsız olarak, esrar ile alınan katran ve CO miktarı sigaradan 3-5 kat fazladır. Bu durum esrarın derin çekilmesine ve akciğerde tutulmasına bağlı olabilir.

Kalp hızı ve kan basıncına etkisi

Esrar, kalp hızı ve kan basıncını arttırır. Kokainle birlikte kullanıldığında bu etki çok daha belirgindir.

Öğrenme ve sosyal davranışa etkisi

Bir çalışmada yoğun esrar kullanan üniversite öğrencilerinde dikkat, bellek, öğrenme yetileri, esrarı bıraktıktan en 24 saat sonra bile bozuktu.

Esrar kullanan liselilerin başarısı daha düşük, aykırı davranışları daha çok; suç işleme oranları, agresyon ve isyankarlıkları fazla; ebeveyn ilişkileri daha kötü, suç işleyen ve madde bağımlısı kişilerle arkadaşlıkları fazladır.

Esrarın kendisinin agresyona ya da “amotivational syndrome” denilen isteksizlik ve uyuşuklukla giden bir hale neden olup olmadığı tartışmalıdır.

Kanabis intoksikasyonu tedavisi

Panik durumu ve toksik psikoz sakin bir şekilde konuşup ikna edilerek geçirilebilir.

Benzodiyazepinler ve Haloperidol şiddetli belirtileri kaldırır.

Kan ve İdrar düzeyleri

Sigara ile içilince kanda bir kaç dakikada zirve yapar, saatler içinde hızla düşer. Oysa atılma yarı ömrü 30-50 saattir. Kanda hızlı düşüş dokulara yayılmaya bağlıdır.

Ara sıra kullananlarda idrarda günlerce atılır. Kronik kullanıcılarda 1 haftadan fazla idrarda saptanabilir.

Kanabis yoksunluğu

* Tartışmalıdır.

* Emosyonel labilite (duygusal değişkenlik), anksiyete, huzursuzluk, uykusuzluk, anoreksi (iştahsızlık), bulantı, kusma, ishal, tremor (titreme), hiperrefleksi (refleks artışı), terleme, salivasyon (salya artışı) görülür.

* Aş erme (craving), yeniden esrar kullanmak için ani ve çok güçlü bir arzu sıktır.

Tıbbi kullanımları

- Antikonvülzan: epilepsi nöbetlerini azaltır.

- Antiemetik: bulantıyı giderir

- Analjezik: ağrı kesicidir

- Kanserli hastalarda öforizan (neşe verici)

- Astımda brokodilatör (solunum yollarını açıcı)

- Glokom teavisinde göz içi basıncını azaltır.

* Dronabinol (delta-9-THC) ağızdan alınır, diğer antiemetiklerden ve sigara olarak içilen esrardan daha az etkilidir.

Esrar bağımlılığının tedavisi

* Spesifik tıbbi tedavisi yoktur.

* Bağımlılıkta kullanılan genel sosyal ve psikolojik yaklaşımlar geçerlidir.

* Tedavi yararlıdır.

Mitler ve Gerçekler

1. Esrar bitki olduğu için güvenlidir.

Gerçek: Birçok bitki insan için zehirlidir.

2. Esrar kullanıcıları diğer uyuşturuculara geçmez.

Gerçek: Esrar diğer uyuşturuculara başlangıç noktasıdır.

3. Esrarın etkisi birkaç saatte geçer.

Gerçek: Esrar vücutta depolandığı için etkisi günlerce, haftalarca sürebilir.

4. Esrar stresi giderir.

Gerçek: Diğer uyuşturucularda olduğu gibi esrar sadece problemlerle yüzleşmeyi geciktirir. Depresyon yapabilir.

5. Esrar alkolden güvenlidir.

Gerçek: Esrar karsinojen bileşikler içerir ve diğer maddelere güvenli bir altenatif olarak düşünülmemelidir.

6. Esrar zihni açar.

Gerçek: Esrar zihni sisli hale getirir; bellek, konuşma, anlama, ve karar verme yeteneğini bozar.

7. Bugün esrar eskiden olduğundan daha daha güvenlidir.

Gerçek: Zirai gelişmeler esrarın potansını arttırmış ve başka tehlikeli bileşikler eklemiştir.

Esrar yanlısı lobilerin iddaları ve cevaplar:

Dekriminalizasyon (esrarın suç sayılmaması) kullanımı arttırmaz
Esrar yanlıları, yasal kısıtlamaların kaldırılmasının kullanımı arttırmayacağını idda etmektedirler. Tarih ve sağ duyu tersini söylemektedir. Halen esrar kullananlar yasayı saymamasına rağmen yasak olduğu için esrar kullanmayan pek çok sayıda vatandaş da vardır. Yasal kısıtlamaların kaldırılması ve bunun sonucu kaçınılmaz olarak ürünün pazarlanması ve reklam bazı kişilerin kullanmasına yol açacaktır. 1970’lerin sonunda ABD eyaletlerinin yarısında esrar kullanımını yasaklayan kanunlar kaldırıldıktan sonra Amerika’da esrar kullanımı hiç olmadığı kadar arttı. 1980’lerin sonunda bu esrarın tekrar yasaklanmasıyla kullanım önceki düzeyinin üçte birinin altına düştü.

2. Esrar içmek risksizdir.

Dumanı çekilerek içilen herşey sağlığa zararlıdır. İntoksike edici tüm maddeler zihni bulandırır ve kaza riski doğurur. Bunun tersini söylemek gerçeği inkardır. Son çalışmalar esrar kullanımı ile akciğer kanseri arasında güçlü bir bağ olduğunu ortaya koymuştur (Sridhar KS et al., Journal of Psychoactive Drugs26: 285-289, 1994).

Esrar kullanımının kronik bronşit, düşük hormon seviyeleri, vücüdün savunmasını sağlayan imün sistemin aktivitesinde azalma, ve daha başka ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiği bilinmektedir.

Esrara bağlı tek bir ölüm bildirilmemiştir
Esrarın aktif maddesi olan THC ölüme sebep olabilecek akut yüksek dozlar oluşturmasa da, esrarın kimseyi öldürmediğini idda edenler esrar kullanımının neden olduğu trafik kazalarına ve akciğer kanserine bağlı ölümleri göz ardı etmektedirler. Üstelik esrar kullandıktan sonra suç işleyerek ölenler ya da bunların öldürdükleri de cabası. Uyuşturucu satışı ile ilgili suçlar bir yana bırakılsa da, ABD’de işlenen suçların yarısında suçluların o sırada bir madde etkisinde olduğu (ki bunun en azından bazısı esrar ile) bildirilmektedir. Esrar, belki sigara ve alkol gibi insanları öldürmemektedir ama kesinlikle ölümlere neden olmaktadır.

Esrar mucize bir ilaçtır
Esrar kullanımını yasal hale getirmeye çalışanlar, son zamanlarda, esrarınn aktif maddesi olan THC’nin sözde “tıbbi yararları” üstünde duruyorlar; örneğin bazı kemoterapi hastalarında bulantının kontrol edilmesi, glokom tedavisi gibi. THC’nin, başka ilaçlarla elde edilemeyen bazı tıbbi yararlarının olduğunu ve esrarlı sigaraların reçete ile satılan bir ilaç olması gerektiğini öne sürmekteler.

‘THC’nin tıbbi kullanımı’ iddasını çürütmeye geçmeden önce herhangi bir ilacı alma yolu olarak sigara kullanımını sorgulamalıyız. Bu yolla alınan ilacın yarısından fazlası yanma ile yok olur, geriye kalanı da dumanın içindeki toksik katran ve partiküllerle karışır. Başımız ağrıdığında aspirinli sigara ya da iltahap için penisilinli sigara içmiyoruz. Her türlü dumanı içine çekmek sağlığa zararlıdır. Duman olarak çekme, ilacı almak için etkisiz ve potansiyel olarak öldürücü bir yoldur.

Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün düzenlediği ortak karar panelinde esrarın potansiyel tıbbi kullanımı ele alındı ve şu sonuçlara varıldı:

‘Mevcut preklinik ve insan çalışmaları dikkatle incelenmesi sonucunda sigara olarak kullanılan esrarın glokom terapisi,AİDS ile birlikte görülen kilo kaybı, kanser kemoterapisinin neden olduğu bulantı ve kusma, Multiple Sklerozdaki spastisite ya da dirençli ağrıda mevcut tedavilere üstün olabileceğini düşümdüren bir delil bulunmamıştır’ (Voth EA, Marihuana and its reviews. JAMA: Journal of the American Medical Association 332:274, 1995).

Bilim adamlarının bu ortak kararına rağmen esrarın aktif içeriği olan THC’yi tablet olarak hastalarına yazmak isteyen Amerikalı doktorlar için, bu ülkede, Marinol (dronabinol) isimli yutularak alınan bir ilaç mevcuttur. Bu seçenek, THC’nin daha etkin olarak emilmesini sağlar ve dumanı içe çekmekle ilgili sağlık problemlerini önler. Esrar kullanımı destekçileri bu seçeneği sevmezler çünkü tablet alımı pek zevk vermez, duygudurumunu yükseltmez.

Esrarın, idda edildiği gibi, astım tedavisinde kullanılması ise mantığa aykırıdır. Dumanın içe çekilmesi astım hastalarında ciddi problem doğurur.

Kenevir: dünyayı kurtaracak ürün
Esrar yanlılarının son taktiklerinden biri de kenevir bitkisinin giysi ve kağıt yapımında gerekli liflerin üretimi ya da protein, bitkisel yağ kaynağı olarak ekimi gibi ekonomik nedenlerle yetiştirilmesini savunmaktır. Çevrecilerin de desteğini almak için bunun ekolojik denge için de yararlı olduğunu öne sürerler.

Anlamlı bir gayret ve kimyasal muameleye tabi tutmakla kenevir bitkisinin liflerinden kumaş üretilebileceği doğrudur. Bu lifler doğal olarak oldukça kabadır ve kimyasal ya da fiziksel olarak yumuşatılması gerekir. Orta çağlarda günah işleyenler kendilerini bir tür cezalandırma amacıyla kenevirden yapılmış kaba giysiler giyerlerdi. Bu hafif bir işkence yoluydu. Kenevirden elde edilen bu kaba, kahverengi liflerin beyaz yumuşak pamuk ya da yüne üstün olduğunu savunmak saçmadır. Bu lifleri toplumda herkesin kabul edebileceği bir kumaş haline getirmek ekonomik olarak pratik değildir.

Benzer şekilde, belli bir çabayla bu liflerden kağıt yapmak mümkündür. Ancak kağıt yapmak için elli yılda bir ormanları kesmek bile yıllık bir ürünü ekmek, gübrelemek, ilaçlamak ve biçmekden çevreye daha az zarar verir.

Esrarın üretildiği kenevir bitkisi, metrekare başına mısırdan çok daha az ürün verir. Bu nedenle yiyecek ve bitkisel yağ kaynağı olarak kullanımı


UYARICILAR

(AMFETAMİN VE AMFETAMİN BENZERİ MADDELER)

İçindekiler:

Tarihçe

Formları

Sokak isimleri

Amfetamin benzeri maddeler

Etki Mekanizması

Kullanım Yolu ve süresi

Yaygınlığı

Uyarıcı kullanımının ruhsal belirtileri

Uyarıcı kullanımının fiziksel belirtileri

Amfetamin intoksikasyonu ve kötüye kullanımı

Etki şekli ve süresi

Amfetaminin neden olduğu psikotik bozukluk

Tarihçe

* 1937’de amfetamin narkolepsi, postensefalitik parkinsonizm ve depresyon ve letarji tedavisi amacıyla piyasaya çıktı.

* Bugün Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), narkolepsi ve depresyon için kullanılmakta. Şişmanlıkta kullanımı tartışmalıdır.

Formları

- Dextroamfetamin (Dexedrin)

- Metamfetamin (Desoxyn)

- Metilfenidat (Ritalin)

Sokak isimleri: speed, kristal, ice

Amfetamin benzeri maddeler

- Efedrin (nasal dekonjestan), metkatinon (argoda krenk denilir)

- Propranolamin (nasal dekonjestan ve iştah kesici) Yan etkisi: yüksek tansiyon

- Designer amfetaminler (Halusinojen grubu)

- MDMA: 3,4-metilendioksiamfetamin (ekstazi, Adem, XTC)

- MDEA: N-etil-3,4- metilendioksiamfetamin (Havva, Eve)

- MMDA: 5-metoksi-3,4-metilendioksiamfetamin

- DOM: 2,5-dimetksi-4-metilamfetamin

- Kat

Etki Mekanizması

* Amfetaminler dopaminerjik sistem üstünde etkilidir (Dopamin salınımını sağlar)

* Designer maddeler hem dopaminerjik, hem seratonerjik etkili (seratonerjik etkinlik nedeniyle halusinojen etki de gösterirler).

Stimulanların bağımlılık yapıcı potansiyali, kokain kadar yüksek olmasa da mevcuttur.

Kullanım Yolu ve süresi

En çok kötüye kullanılan Metamfetamin (ice)’dir. Dumanı çekilebilir, sigara içinde içilebilir ve enjekte edilebilir. Etkisi saatlerce devam eder

Yaygınlığı

* ABD’de 1991-1994 arasında amfetamine bağlı ölümler 3 kat arttı.

* Her toplumsal sınıfta görülür.

Uyarıcı kullanımının ruhsal belirtileri

*Yükselme (coşku) hissi ile birlikte aşağıdakilerden en az biri olur

- Düşük dozlarla zihinsel ve fiziksel performansta artış

- Öfori (neşe) ve enerji artışı

- Hiperaktivite (hareketlilik)

- Afektif (duygusal) küntleşme, yorgunluk, üzüntü ya da sosyal geri çekilme

- İnsanlarla daha fazla birlikte olma, konuşkanlık

- Kişilerarası ilişkilerde duyarlılık

- Anksiyete, gerginlik ya da öfke (ajitasyon, irritabilite)

- Uyanıklık hali

- Grandiyosite (kendini büyük görme)

- Kalıplaşmış yineleyici davranışlar

- Yargılama bozukluğu

- Tehlikeli olabilecek cinsel davranış

Uyarıcı kullanımının fiziksel belirtileri (aşağıdakilerden en az 2 tanesi olur)

- Taşikardi (kalp hızında artış)

- Pupiller dilatasyon (göz bebeklerinde genişleme)

- Kan basıncında yükselme

- Terleme ya da titreme

- Bulantı ya da kusma

- Kilo kaybı

- Psikomotor ajitasyon (davranışlara yansıyan huzursuzluk hali)

- Kas zayıflığı, solunumun baskılanması, göğüs ağrısı ya da kalpte ritm bozukluğu (aritmi)

- Konfüzyon, epileptik (sara) nöbet, disknezi, distoni ya da koma.

- Algı bozukluğu (varsanı) eşlik edebilir.

Amfetamin intoksikasyonu ve kötüye kullanımı

* Amfetamin intoksikasyon ve kötüye kullanımının fiziksel belirtileri kokaininki ile aynıdır.

* Düşük dozdaki ilk olumlu etkilerinden sonra kişinin aile hayatındaki peformansı giderek kötüleşir ve amfetamini kötüye kullanan kişi aynı etkiyi elde etmek için dozu giderek arttırmak zorunda kalır.

Etki şekli ve süresi

* Amfetamin ağızdan alındığında 1 saatte etki eder, intoksikasyon belirtileri 24 saat sürer.

* Yoksunluk belirtileri 2-4 günde maksimum olur, 1 hafta sürer. En ciddi belirtisi depresyondur.

Amfetaminin neden olduğu psikotik bozukluk

* Şizofreniye çok benzer.

* En tipik yönü paranoya ile gitmesidir.

* Paranoid sizofreniden ayırımı:

- Görsel hallusinasyonlar belirgindir

- Duygulanım genellikle uygundur.

- Hiperaktivite, hiperseksüalite, konfüzyon eşlik eder.




KOKAİN

İçindekiler:

Tarihçe

Argodaki adları

Bağımlılık potansiyali

Crack (Krek) Kokain

Kokain kullanım yolları

Kombine tehlike: Kokaetilen

Kokain ile ilgili mitler ve gerçekler

Kullanım sıklığı

Etki mekanizması

Kokainin etki süresi ve şekli

Kokain kullanımının ruhsal belirtileri

Kokain kullanımının fiziksel belirtileri

İstenmeyen etkiler

Kokain Yoksunluğu Belirtileri

Kokain Yoksunluğunun Seyri

Kokain bağımlılarının kokaini bıraktıktan sonra yeniden başlama nedenleri

Kimin kokain kullandığından süphelenmeli?

Kokainmanlarda görülen diğer psikiyatrik hastalıklar

Kokaine bağlı psikotik bozukluk

Tedavi

Tarihçe

* Kokain, Güney Amerika’da yetişen Eritroksilon Koka bitkisinden elde edilen bir alkaloiddir.

* Yerliler, eski dönemlerden beri bunun yapraklarını uyarıcı etkisi için çiğnerler.

* Bugün kötüye kullanılan kokain (kokain alkoloidi) ilk kez 1860’da izole edildi.

* Lokal anestetik olarak kullanılmaya başlandı. 1800’lerde bir çok hastalığın tedavisi için kullanıldı.

* 1880 ve 1990’larda kokaine çok değer verilirdi. Papa Leo XII, Sigmund Freud, Jules Verne, and Thomas Edison gibi bir çok ünlü isim tedavide kullanımını önerdi.

1914’de uyuşturucu olarak sınıflandırıldı.

* Coca-cola orjinal olarak kokain içermekteydi ve 1888’de ‘‘yorgunluğu geçiren içecek’’ olarak reklam yapıyordu. Coca-cola daha sonra kokaini içeriklerinden çıkarmış ve yerine kafein koymuştur.

Kokain (argodaki adıyla KOK ya da KAR) bağımlılık potansiyali en yüksek ve en tehlikeli maddelerden biridir. Beyaz bir tozdur.

Kokainin tek dozu bile fiziksel bağımlılık yapabilir!

Crack (Krek) Kokain

Serbest baz, KREK, kokainin en güçlü formudur.

Dumanı içe çekilerek kullanılır. Rock (RAK) da denilen kullanıma hazır formda satılır.

1-2 kullanım bile aş erme duygusu yapabilir.

Saldırganlık yapabilir.

Kokain kullanım yolları:

1. Burna çekme(snorting) En sik kullanılan yoldur. Populer metod bir ayna üzerinde çizgiler yapmakve bir çubuk ya da rulo yapılmış banknot ile çekmektir. 3 dk’da etki eder.

2. Enjeksiyon (Shooting) Daha risklidir. Kokain suda eritilip enjekte edilir. 20 sn’de etki eder. Enjekte edilen madde saf ve steril olmadığı için risklidir. İğne paylaşımı Hepatit B ve C (sarılık) ve AIDS dahil enfeksiyon riski getirir. Her iki madde de (kokain ve krek) enjekte edilebilir.

3. Dumanını içe çekme (Smoking): Beyne kokaini göndermenin en hızlı yolu budur. Krek (rak) formu bu yolla kullanım içindir. 10 sn’den kısa bir sürede etki eder. En kolay bağımlılık yapan yol da budur.
Kombine tehlike: Kokaetilen

Kokain ile alkol kullanımı birlikte olduğunda her bir maddenin verdiği zarar riski ekleniyor. İnsanlar, bilmeden bedenlerinde karmaşık bir kimyasal deney yapıyorlar. İnsan karaciğeri bu iki maddeyi birleştirerek ‘cocaethylene’ (kokaetilen) denilen bir madde üretir. Bu, kokainin öforizan etkisini arttırırken ani ölüm riskini de yükseltir.

MİTLER VE GERÇEKLER

Yüksek sınıfın kullandığı elit bir madedir/ Kokain ve krek her sosyoekonomik seviyede kullanılmaktadır.

Kokainin yan etkisi yoktur/ Tremor (titreme), konvülzyon (sara nöbeti), enfeksiyon, kalp krizi, inme, psikoz ve ani ölüme neden olabilir.

Kokaine bağımlı olmak için uzun süre gerekli/ Birkaç kullanımla bile olabilir.

Performans düzeyini arttırır/ Kronik kullanım performansı ileri derecede düşürür.

Bağımlılık yapmaz/ Bağımlılık riski çok yüksektir. Birçok insan bırakmak için profesyonel yardıma ihtiyaç duyar.

Sadece enjekte edilirse bağımlılık yapar/ Bütün kullanim formları bağımlılık yapar. Dumanını çekmek enjekte etmek kadar bağımlılık yapıcıdır.

Kullanım sıklığı
Kokain kullanımında, Amerika’da son yıllarda düşüş vardır. Ancak bağımlı sayısı yıllar içinde oldukça sabit kalmıştır. Krek kısmen kokainin yerini almıştır.

Etki mekanizması

Dopaminin, dopamin taşıyıcısı tarafından geri alımının engellenmesi.


Etki süresi ve şekli

Kokainin etkileri hemen hissedilir ve 30-60 dk gibi kısa bir süre devam eder.

Bağımlıların, etkiyi devam ettirmek için ard arda kullanmaları gerekir.

Etkisi kısa olmasına rağmen metabolitleri kan ve idrarda 10 gün kalır.

Beyindeki etkisi

PET (pozitron emisyon tomografisi) bulguları: Mezolimbik D2 nöronal aktivite azalması. Aş erme sırasında mezolimbik dopamin sisteminin aktivasyonu. PET bulguları bıraktıktan sonra 1 yıl devam eder. Tamamen normale dönme olduğu ise şüphelidir.


Kokain kullanımının ruhsal belirtileri

*Yükselme (coşku) hissi ile birlikte aşağıdakilerden en az biri olur

- Düşük dozlarla zihinsel ve fiziksel performansta artış

- Öfori (neşe) ve enerji artışı

- Hiperaktivite (hareketlilik)

- Afektif (duygusal) küntleşme, yorgunluk, üzüntü ya da sosyal geri çekilme

- İnsanlarla daha fazla birlikte olma, konuşkanlık

- Kişilerarası ilişkilerde duyarlılık

- Anksiyete, gerginlik ya da öfke (ajitasyon, irritabilite)

- Uyanıklık hali

- Grandiyosite (kendini büyük görme)

- Kalıplaşmış yineleyici davranışlar

- Yargılama bozukluğu

- Tehlikeli olabilecek cinsel davranış

Kokain kullanımının fiziksel belirtileri (aşağıdakilerden en az 2 tanesi olur)

- Taşikardi (kalp hızında artış)

- Pupiller dilatasyon (göz bebeklerinde genişleme)

- Kan basıncında yükselme

- Terleme ya da titreme

- Bulantı ya da kusma

- Kilo kaybı

- Psikomotor ajitasyon (davranışlara yansıyan huzursuzluk hali)

- Kas zayıflığı, solunumun baskılanması, göğüs ağrısı ya da kalpte ritm bozukluğu (aritmi)

- Konfüzyon, epileptik (sara) nöbet, disknezi, distoni ya da koma.

- Algı bozukluğu (varsanı) eşlik edebilir.

İstenmeyen etkiler

- Burunda konjesyon ( dolgunluk), inflamasyon, kanama, ülser, perforasyon (delinme)

- Dumanı çekme ile bronş ve Akciğerde harabiyet

- Damardan kullanım ile mikrop kapma, emboli, AIDS geçisi

- Minör nörolojik etkiler: akut distoni, tik, migren tipi başağrısı

- Kalp üstüne etkileri: Miyokard enfarktüsü (MI), aritmi, kardiyomiyopati

- Beyin damarları üstüne etkileri: Nonhemorajik serebral infarkt (beyin damarlarında tıkanma), TIA (geçici iskemik atak)

- Epileptik nöbet (sara): Acil başvuruların %3-8’ini oluşturur.

- Ani ölüm: özellikle ‘‘speedball’’ (kokain ve eroin bir arada) ile ölüm riski fazladır.

Kokain Yoksunluğu Belirtileri


Kullanımdan 30-60 dakika sonra depresyon (“crash”)

- Disforik duygudurumu (anksiyete, çabuk sinirlenme)

- Yorgunluk

- Canlı, hoş olmayan rüyalar

- Uykusuzluk ya da aşırı uyuma

- İştah artışı

- Durgunluk ya da huzursuzluk ve sinirlilik

Kokain Yoksunluğunun Seyri

* Hafif-orta derecede kullanımda, yoksunluk belirtileri 18 saat sürer

* Ağır kullanımda ise yoksunluk tablosu 1 hafta kadar sürer.

* Yoksunluk belirtileri kokaini bıraktıktan sonraki 2.-4. günler arasında en fazladır. Bazen haftalarca, aylarca sürer

* Kokain bırakıldığında kokain için aş erme en belirgin duygudur.

* Kokain bırakıldığında intihar riski ortaya çıkar ya da artar.

* Kokain bağımlıları, kokaini bıraktıklarında alkol, sakinleştirici ilaçlar, uyku ilaçları, benzodiyazepin gibi ilaçlarla yoksunluk belirtilerinden kurtulmaya çalışırlar.

Kokain bağımlılarının kokaini bıraktıktan sonra yeniden başlama nedenleri

1. Dürtüsel davranış (%37)

2. Sosyal baskı (%10)

3. Riskin çok az olduğunu düşünme (%10)

4. Mutlu ve heyecanlı hissetme (%10)

5. Gergin hissetme (%10)

6. Depresyonda olma (%10)

7. Aş erme (kokain için şiddetli arzu duyma) (%7)

8. Diğerleri (%6)

Kimin kokain kullandığından süphelenmeli?


* Kişilikte açıklanamayan değişiklikler

* Huzursuzluk ve sinirlilik

* Konsantrasyonda (dikkati toplamada) bozulma

* Kompulsif (tekrarlayıcı) davranış

* Şiddetli uykusuzluk

* Kilo kaybı

* İş ve evde görevlerini yerine getirememe

* Artan borçlar ve bunları ödeyememe (kokainin pahalı olması ve iş veriminin düşmesi nedeniyle)

* İş yerinde sık sık ortadan kaybolma (kokainin etki süresi kısadır ve bağımlıları sık kullanmak zorunda kalır)

* Nazal konjesyon (burunda tıkanıklık ve iç kısmında kızarıklık)

Kokainmanlarda görülen diğer psikiyatrik hastalıklar

Kokain bağımlılarında diğer psikiyatrik rahatsızlıklar sık görülür.

Tedavi için başvuran kokainmanlarda psikiyatrik hastalık sıklığı (RDC ile)

Şimdiki %
Geçmiş %

Herhangi bir psikiyatrik bozukluk 55.7
73.5

Affektif bozukluklar 44.3
60.7

Anksiyete bozukluğu 15.8
20.8

Şizofreni 0.3
1.3

Alkolizm 28.9
61.7

Antisosyal kişilik bozukluğu 7.7
7.7


Kokaine bağlı psikotik bozukluk

- Paranoid hezeyanlar ve hallusinasyonlar kullanıcıların %50’sinde görülür.

- Doz, kullanım süresi ve kişisel duyarlılığa bağlı olarak gelişir

- Damardan kullananlar ve krek kullanıcılarında daha sıktır.

- Erkeklerde daha sıktır.

- En sık görülen belirti paranoid hezeyanlardır.

- İşitsel hallusinasyonlar sıktır. Görsel ve taktil hallusinasyonlar (ör. formiksayon) seyrek görülür.

- Tuhaf cinsel davranışlara ve intihara yol açabilir.

Tedavi

* Kokainmanların kendiliğinden tedaviye başvurması seyrektir.

* Kokain bağımlılarının en önemli problemi kokain için “aş erme”dir.

* Negatif pekiştirme için sosyal, psikolojik, biyolojik stratejiler tedaviye katılmalıdır.

* Dopaminerjik agonistler (Amantadin, Bromokriptin) aş ermeyi azaltabilir.

* Trisiklik antidepresanlardan Bupropion ve antiepileptiklerden Karbamezapin’in de etkili olduğuna işaret eden çalışmalar varsa da bu husus kesin değildir.

* Immünoterapi (kokain antikoru oluşturan aşı) ile ilgili çalışmalar vardır.

* Psikostimülanlar (Ritalin vb.) kokain bağımlılığının altında yatan bir dikkat eksikliği sendromunun olduğu vakalarda yararlı olabilir, ancak bu ilaçlar da bağımlılık yapabildiği için dikkatli olunmalıdır.


EROİN

Eroin ve Diğer Opiyatlar

İçindekiler

Tarihçe

İsimlendirme

Opioid reseptörleri

Opioid İlaçlar

Opioidlerin merkezi sinir sistemi üstüne etkileri

Opioidlerin insanlarda olusturduğu değişik etkiler

Opioidlerin mide-barsak sistemi üstüne etkileri

Opioidlerin diğer etkileri

Opioidlerin bazı klinik özellikleri

Neden eroin bağımlısı olunur

Bağımlılığı devam ettirici faktörler

Opioid yoksunluğu

Fiziksel bağımlılık

Opioid yoksunluğu tedavisi

Uzamış Yoksunluk

Tarihçe

* Opium, poppy (haşhaş, papaver somniferum) bitkisinden elde edilir ve en eski ilaçlardan biridir.

* Eski Sümerler (IÖ 4000) ve Mısır’da (IÖ 2000) kullanılıyordu.

* Opiumun esas aktif içeriği morfin alkoloididir. 20’den fazla alkoloid vardır (%10 morfin,%0.5 kodein, %0.2 tebain, papaverin vs)

* Bağımlılık yapmayan analjezik (ağrı kesici) üretmek amacıyla yapılan çalışmalar sonucu opiyumdan morfin, kodein ve bunlardan üretilen ilaçlar ve tebain kullanılarak üretilen bazı semisentetik ilaçlar üretilmiştir.

İsimlendirme

Opioid: Daha kapsamlı bir kavramdır. Opiyatlar (morfin, kodein, tebain) ve morfin benzeri aktivitesi olan sentetik maddeler (metadon, fentanil, meperidin), agonist/antagonistler, parsiyel agonistler ve endojen opioid peptitler buna dahildir.

Endojen opioid peptitler: 1. Endorfinler, 2. Enkefalinler, 3. Dinorfinler

Morfin prototip opiyattir ve bir çok opiyatın öncülüdür: eroin (diasetilmorfin), oksimorfon, hidrokodon, oksikodon, kodein (metilmorfin)

Tebain nalakson, etorfin ve oksikodonun öncülüdür.

Opioid reseptörleri:

* Mu: duygudurum düzenleme, pekiştirme mekanizmaları, solunum baskılanması, ağrıyı giderme (analjezi),

* Delta: Gastrointestinal (mide-barsak) sistem , Endokrin sistem

* Kappa: Endokrin sistem, ağrı uyarımı (aversif etkili)

* Sigma (?) Opioid reseptörü olduğu tartışmalıdır, çünkü Nalaksondan (opioid antagonisti) etkilenmez. Uyarıldığında disfori ve halusinasyon yapar.

Opioid Reseptör alt tipleri ve etkileri:

mu1: supraspinal analjezik etki

mu2: spinal anestezi, GI motilite (mide-barsak hareketi), solunum

delta2 ve kappa1: spinal anestezi

delta1 ve kappa3: supraspinal anestezi

delta2 : beyinde aneljezik etki

Reseptör yerlesimi:

Opioid reseptörleri beyin, spinal kord, mide-barsak sistemindeki nöral pleksuslarda, otonomik sinir sisteminin diğer yerlerinde ve ak yuvarlarda bulunur. Dolayısıyla opioidlerin etkileri çok yaygındır.

Opioid İlaçlar:

Agonist: Opioid reseptörlerine bağlanıp aktive edenler

Antagonist: Opioid reseptörlerine bağlanan, ancak aktive etmeyenler

Opioidler (fentanil, nalakson, buprenorfin), reseptör afiniteleri ve intrinsik aktiviteleri yönünden farklılıklar gösterir

Opioidler:

1. Saf agonistler

a. Morfinanlar: Levo-dromoran

b. Fenilpiperidinler- piperidinler: meperidin, fentanil

c. Metadon: LAAM ( L-alfa-asetilmetadol ), Propoksifen

2. Agonist-antagonistler: Pentazosin, Nalbufin, Butorfanol, Meptazinol

3. Parsiyel agonistler: Buprenorfin

4. Saf antagonist : Nalokson, naltrekson, Nalmefen

Opioidlerin merkezi sinir sistemi üstüne etkileri (mu reseptörü üstünden):

* Analjezi (ağrı kesici)

* Sakinlik (lokus serelousun inhibisyonu ile)

* Öksürük refleksinin baskılanması

* Bulantı, kusma

* Solunumun baskılanması

* Miyosis (göz bebeklerinin genişlemesi)

* Isı regülasyonunda değişiklikler

* GRH (gonadotropin releasing hormon)’da azalması ® LH&FSH azalması ® Testesteron’da azalma ve adet düzensizlikleri

* CRF (kortikotropin releasing faktör)’de azalma ® ACTH’da azalma ® kortizol’de azalma (antianksiyete etkisi)

Opioidler insanlarda değişik etkiler olusturur:

Bağımlılarda öfori (high) yaparken, bazı kisilerde konfüzyon, sersemlik yapar.

‘Flash’, ‘rush’ : merkezi sinir sisteminde opioidlerin keskin ve hızlı artışı ile oluşan hoşnutluk verici duyguya bu ad verilir. Bağımlılar tarafından orgazma benzetilir.

Opioidler depresyon, anksiyete, öfke ve paranoid düsünceleri azaltabilir.

Opioidlerin gastrointestinal sistem (mide-barsak sistemi) üstüne etkileri

(mu reseptörü üstünden):

Antidiyareik (ishal giderici) etkisi, barsak hareketlerinin azalmasına bağlıdır. Bu etkisiye tolerans gelismez. Yani opioid bağımlılarında ya da metadon kullananlarda sürekli kabızlık olur.

Bu etkisi için kullanılan opioid ilaçlar:

- Difenoksilat-Lomotil

- Loperamid (merkezi sinir sistemine geçmez)

Opioidlerin diğer etkileri:

* Morfin antihistaminiktir, ciltte vazodilatasyon ve kaşıntı (tipik burun kaşıma) yapar.

* Mesanede sfinkter tonusunu arttırır, miksiyon (işeme) refleksini bastırır. Böylece idrar retansiyonuna (idrar yapamama) neden olur.

* Meperiden (Demerol), grand mal epileptik nöbete neden olabilir. Böbrek yetmezliğinde vücutta birikebileceği için bu etki önemlidir.

* Morfin, safra yollarındaki Oddi sfinkterini kasarak sarılığa neden olabilir ancak meperidin (Demerol) bunu yapmaz.

Opioidlerin bazı klinik özellikleri:

* Morfin glukronize olur, metaboliti aktiftir, böbrekten atılır. Böbrek yetmezliğinde vücutta birikir.

* Eroin (diasetil morfin) prodrog (öncül ilaç)’dır. Yağda çözünürlüğü morfinden fazladır, hızla beyne girip 6-mono-asetil-morfine dönüşür. İdrarda morfin olarak atılır. Histamine benzer etkisi daha azdır.

* Kodein (3-metoksi-morfin) da prodrogdur (öncül ilaç). Ağızdan alındığında karaciğerde fazla metabolize olmaz (yıkılmaz). Vücutta morfine çevrilir.

Neden bağımlı olunur?

1.Tekrarlayıcı kullanım, fiziksel bağımlılık ve yoksunluk yapar. Tekrarlayıcı kullanım endojen opioid sisteminde (sinir sisteminde doğal olarak bulunan opioidlerde) kalıcı değişiklikler yapar. Eroin bağımlıları onu sevmez ama isterler ve onsuz yaşayamazlar.

2. Beyindeki “ödül yolu” üzerindeki pekiştirici etkisi biyolojik olarak, verdiği haz psikolojik olarak yeniden kullanmayı sağlar. Eroin herkesde öfori (coşku) yapmaz. Bu özellik (yani opioid deneyiminden haz almak) bağımlılığa yatkın olmayı gösterir, psikopatoloji ile ilgili olabilir, endorfin (sinir sisteminde doğal olarak bulunan opioidlerin) eksikligine bağlı olabilir.

3. Self medikasyon: depresyon, anksiyete gibi yaşantıları kontrol etmek için başlayan ama sonra bırakamayanlar da vardır.

Devam ettirici faktörler:

Çevresel ip uçları (kullanımı hatırlatan şeyler) ve hüzün, öfke, sıkıntı vb içsel duygu durumları öğrenilmis ve şartlanılmış aş ermeye (craving) yol açar. Çrneğin bir şırınga görmek ya da sıkıntı hissetmek eroin kullanmak için büyük bir istek doğurur.

Opioid yoksunluğu:

Opioid yoksunluğu belirtileri:

(En az 3 tanesi bulunmalı)

1. Disforik mood (sıkıntılı, hüzünlü duygu hali)

2. Bulantı ya da kusma

3. Kas ağrıları

4. Göz yaşarması, burun akması

5. Pupiller dilatasyon (göz bebeklerinde genişleme), piloereksiyon (tüylerin dikleşmesi), terleme

6. Diyare (ishal)

7. Esneme

8. Ateş

9. İnsomni (uykusuzluk)

Yoksunluğun subjektif (öznel) belirtileri daha erken başlar. Bunlar anksiyete, aş erme, depresyon, irritabilite (huzursuzluk), kas krampları, sırt ağrısı, kemik aşrısı, genel disforidir.

Tipik yoksunluk morfin ve eroinde son kullanımdan 8-12 saat sonra başlar, 48 saat sonra max düzeyine ulaşır, 5-7 günde azalarak biter.

Fiziksel bağımlılık:

* Tedavi dozlarındaki (15-30 mg) tek bir doz morfin bile toleransı olmayan bir kişide düşük bir derece de olsa fiziksel bağımlılık yapabilir ve Nalakson (opioid antagonisti) verilmesiyle yoksunluk ortaya çıkar.

* Daha önce fiziksel bağımlılığı olup detoksifiye olmus fareler tekrar eroine maruz bırakılınca daha kolay bağımlı olurlar. Bu da bir kez eroine bağımlı olanların bundan mutlak olarak uzak kalması gerektiğini desteklemektedir.

* Bağımlılarda tolerans çok çabuk gelişir.

Opioid yoksunluğu tedavisi:

* Antipiretik ve analjezikler (ateş düşürücü ve ağrı kesiciler)

* Benzodiyazepinler: özellikle uyku için, alternatif olarak amitriptilin (Laroxyl) vb sedatif ilaçlar verilebilir.

* Klonidin: Noradrenerjik deşarjı azaltmak için kullanılır. Objektif bulgu varsa baslanmalıdır, Günde 4 kez 0.2 mg, birkaç gün devam edilir, 2 haftada azaltarak kesilir.

* Metadon: Günde 20-40 mg verilerek başlanır. Bir hafta ya da bir ayda azaltarak kesilir. Metadon detoksifikasyonu uzatır.

* Ultrahızlı detoksifikasyon: Saatler süren genel anestezi altında bol sıvı ve Nalakson verilerek yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkarılması ve hızlı bir şekilde geçirilmesi sağlanır. Son yıllarda ABD’de popüler olan bu yöntem oldukça tartışmalıdır. Çünkü bu işlem akut yoksunluk belirtilerini giderse de anestezi sonrası subakut belirtiler uzun süre devam eder. En önemlisi de yoksunluk tedavisi eroin bağımlılığının tedavi edilmesi demek değildir.

Uzamış Yoksunluk:

Görünen ve ölçülebilir yoksunluk belirtileri ortadan kalktıktan çok sonra bile bağımlılar ‘normal hissetmeme’den depresyona kadar değişen istenmeyen duygular yaşarlar. Bunun antisosyal kişilik bozukluğu, depresyon gibi altta yatan psikopatolojiden ayırımı önemlidir.

benekli-mantar
21 01 2004, 18:00
apo itinin lafi gecmis, insallah yakinda onun ipini hep beraber cekecegiz sehitlerimizin kani yerde kalmiyacak yeterki bu milli uyanis hizlanrak devam etsin.PKK nin eroin isinde payi buyuktur.PKK yi destekleyen avrupalilarin cocuklarini pkklilar eroin satarak zehirlemektedir.

Turkiyedeki bir numarili uyusturucu sigaradir her yerde herkes tarfindan efrafta bebekmi var hastami var umursanmadan fosur fosur içilmektedir.sigara uyusturucudur hem fiziksel hem zihinsel bagimliligi hemde zarari vardir.

Turkiyede su anda en fazla tehlike arz eden uyusturucu balli ve tiner gibi maddelerdir.eroini kullanmaya baslayan zararli bir bok oldugunu biliyor en azindan. ya sekiz dokuz yasindaki bali çeken çocuklar ne yaptigini biliyormu?ki bu maddelerin beyne zarari eroinden fazladir.çocuk yasta beynini mahveden bir insandan gelecekte faydali olmasi beklenebilrmi ?bu gunun ballicisi yarinin eroin saticisi kiralik katili.Amerikada evsizleri kimse iplemiyo diye elestiriyoruz bizde durum bin kat daha beter hem evsizler hem cocuklar hemde bu yasta muptelalar.kimsede ilgilenmiyor hatta polis bile korktugu için bulasmak istemiyor çunki baliyi tineri çeken her seyi yapabilir.devlet en azindan bu maddelerin 18 yasindan kuçuklere satisi yasaklayabilir.

Turkiyedeki ikinci tehlikeli madde eroindir.çunki bulmasi ve fiyati diger bazi ulkelere oranla daha kolay ve ucuzdur.kullanan bir marjinal, okumus kesim var birde arabesk, okumamis kesim var.marjinal kesimden ozenti yoluyla eroinman olmus olan çoktur junkie olmayi hayat felsefesi yapanlar eroin kullaninca acaip tripler yasayacgini sananlar. bunlarin bazilarinini metalciler teskil eder gerci eroinman olunca pek metalle filan alaklari kalmaz artik.bunun sebebi eroin hakkinda yetrince bilgi sahibi olmamalaridir simdi Amerikada bir rock konserinde biri eroin isteyen varmi dese herkes o kisinin etrafindan hemen uzaklasir bu olay Turkiyede olsa bi cok kisi baliklama atlar.cunki amerikada avrupada yetmisli yillarda eroinin ne mal oldugu bilinmiyordu ve bir çok genç oldu ve sonraki nesiller eroinin ne oldugunu anladi ama Turkiyede durum farkli eroin kullana bir kesim vardi ama gencler arasinda yagin degildi.ayrica Turk filimlerindedayanamiyorum artik bir nefas bile olsa ver cekeyimdiye esrarli sigaraya elleri titreyek kriz geçirerek uzanan genc kizlar.yeni nesile haliyle komik ve sacma geliyor ayrica narkotigin uyusturcuyla ilgili hazirladigi burosurlerin bu filmlerden geri kalir yani yok.ama yinde narkotik uyusturucuya karsi yogun calisiyor. Allah korusun Turkiyede bir eroin patlamasi

hiçte oyle olmuycak birsey degil.bu konuda cezalar cok kati olmali idam cezasi yeniden kabul edilmeli ve eskiden oldugu gibi eroinin buyuk patronlari idamla yargilana bilmeli egr bu ise asker polis devlet adami karismissa cezasi iki katina çikmali.daha yazarim mucadele ile ilgili ama simdi gitmek var ben.

borg eroin kullananlarin çogunlugu esrarla baslamistir lafi çok klasik bir geyiktir ama junkieler yola ilk once alkol,sigara,hap ile baslarlar genellikle cunki bunlari bulmak esrar bulmaktan daha kolaydir.ayrica esrara bagimlilk yapsin diye afyon ,eroin katma iside geyiktir yapan yok demiyorum ama torbacinin amaci para kaznmak tutup niye pahali olan afyonu katsin esrara? hadi rengi koyu ve yapisikan olup iyi plaka gibi gozuksun diye reçine katanlardan soz etsen ona bisey diyemem .kanat gunerin kitabini pek okumadim ama kendini tanirdim sonunun boyle olucagi belliydi ama yinde erken yasta gitti.yazdigi kitab fikir olarak 13 yasinda eroine baslyan alman hipi kizin yazdigi kitaptan esinlenmis.o alman kizin yazdigi kitap kesinlile okunmali ismi eroinidi galiba yetmisli yillarda geçiyor.

ICINGFCS
21 01 2004, 18:00
Talihsiz kızın yürek yakan günlüğü

Zeytinburnu Kozlu Mezarlığı önünde cesedi bulunan Burçin Bircan’ın yaklaşık 80 sayfadan oluşan günlüğüne polis el koydu. Günlüğü baştan sona inceleyen polis, genç kızın düştüğü uyuşturucu batağından bir türlü kurtulamadığını ve uyuşturucu alabilmek için vücudunu sattığını belirledi.
Bircan’ın 80 sayfalık günlüğünde dikkat çeken notlardan bazıları şöyle:

BOĞAZIM DÜĞÜMLENİYOR
Artık sona geldiğimi anladım. Seks bile yapamıyorum. Vücudum köpek gibi kokuyor. Kollarım iltihaplı. Artık buna dayanamıyorum. İftar saati Beyoğlu’nda gezerken, ezanın okunması beni çok etkiledi. Sanki gırtlağım bir yumak oldu. Ailemi ve onlarla yaptığım iftarlar aklıma geldi. Oruçlarını açan insanları ve aileleri görünce rezilliğimi daha da anladım. Bu hayattan ne zaman kurtulacağımı düşünüp duruyorum. Bir eskiye dönebilsem. Allah’ım yalvarırım yardım et bana.

BEKLE AMERİKA GELİYORUM
Büyük bir uçurumun eşiğindeyim. Aslıda uyuşturucuyu hiç kullanmamalıydım. Ama şimdi ondan bir türlü kurtulamıyorum. Dünya üzerine geliyor. Başım sürekli ağrıyor. Kendimi nasıl kurtarabilirim bilmiyorum. Ama son bir umudum var. O da Amerika. Bekle New York ben geliyorum. Kendimi sana getiriyorum. Sana gelince keyifli bir hayat süreceğim. Seninle hayata yeniden başlayacağız.

HAYATTA TEK BAŞIMA KALDIM GALİBA
İzmir’e gitmek istiyorum ama babam beni istemiyor. Ben ona ne yaptım ki. Ne zaman telefon açsam beni tersliyor. Ailem de beni istemiyor. Ama ben onları çok seviyorum. Neden insanlar benden kaçıyor? Kimsem kalmadı. Artık çok sıkılıyorum. Tamamen tek başıma kaldım galiba.

HASTANEDEKİ GÜNLER
Uyuşturucu tedavisi için Balıklı Rum Hastanesi’ne yatan Burçin Bircan, hastanedeki günlerini ve dışarıya olan özlemini günlüğünde şöyle dile getiriyor:
Çıkmak istiyorum işte. Dışarıyı özledim. Güneşin içindeki karanlığı görmeyi yüzüme çarpmasını özledim. Meğerse ben farkında değilmişim. Benimki güneşin içindeki karanlık, karanlığın içindeki ışıkmış.

EROİNİ BİR DAHA KULLANMAK İSTEMİYORUM
Bircan, hastanede uyuşturucu ile mücadelesini ise günlüğündeki şu sözlerle anlatıyor:
Bu hapishaneden usandım. Çıkar çıkmaz hemen kuaföre gidip kendimi şöyle bir toplatacağım. Eroini bir daha asla kullanmak istemiyorum. Onsuz hayat çok daha güzel. Ama canım sıkılınca elimde olmadan kendimi cezalandırmak gibi bir şeylere yöneliyorum. Uyuşturucudan kurtulamayacağımı biliyorum. Ama en azından azaltabilirim diye düşünüyorum. Hayatımın 3 yılını damardan enjektörle eroin alan biri olarak geçirirken 6 gündür bir şey almıyorum. Son serumun etkisiyle kanım iyice temizlendi.

AİLE DENEN ŞEYE NEFRETLE BAKIYORUM
Günlüğünde aşka soğuk baktığını anlatan Bircan, gelecekte yuva kurmanın kendisine çok uzak bir şey olduğunu dile getiriyor. Bircan’ın günlüğünde anlatıldığı şekliyle aşka ve evliliğe bakışı ve gelecekle ilgili özlemleri ise şöyle:
Zaten aşk bana çok uzak. Aile denen şeye nefretle bakıyorum. Umarım buradan çıkınca her şey daha farklı olur. Tek hayalim ufak bir evim, küçük bir arabam ve işim olsun. Gerisi zaten çok kolay.
Günlüğünde inancının olduğundan da bahseden Bircan, bunu şu sözlerle dile getiriyor:
Tanrıma hep inanmışımdır. Ben bunu kullanmayacağım. Sadece tanrımdan gelen duygularla hareket edeceğim. Bir eroinmandım bitti.

HASTANEYE ESRAR SERVİSİ
Bircan, Yusuf adlı bir kişinin, hastane bahçesine kendisi için esrar atacağını belirtiyor. Ancak güzel manken, sabah kalktığında esrarın gelmediğini görünce duyduğu hayal kırıklığını şöyle dile getiriyor:
Bu arada Yusuf sabaha bir çiftli atmış olabilir. Bakalım, öyle olursa bana büyük bir iyilik yapmış olacak. Sabah 07.45, ayaktayız hepimiz. Dışarı bahçeye çıkıp baktım ama bir b.. yok. Ben zaten atmayacağını söylemiştim. Hangi eroinman şimdiye kadar sözünü tuttu ki o tutsun. İşte yine satışa geldik.
Bu arada Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturmada, 15 gün önce bir miktar eroini Burçin Bircan’a Recep Duman adlı zehir tacirinin verdiğini belirlendi. Genç kıza eroini veren Recep Duman’ın 10 gün önce Tarlabaşı’nda alıcı gibi davranan polise Burçin’in son sevgilisi olan Orhan Aras ile birlikte 2 gram eroin satmak isterken yakalanıp cezaevine konulduğu kaydedildi.
Polisin yapmış olduğu çalışmalarda Bircan’ın koluna 2 yıl önce ilk eroin maddesini enjekte eden kişinin Nedim Doğulu olduğu tespit edildi. Doğulu’nun daha sonra uyuşturucu madde satıcılığından yakalanıp cezaevine girdiği ve çıktıktan sonra da Mersin’e yerleştiği belirlendi.

benekli-mantar
22 01 2004, 18:00
yinede ben en çok bu tinerci çocuklara uzuluyorum.acaba ne yapabiliriz belki bir kamu oyu yaratmaya çalisarak bu maddelerin satisini kisitlma getirebiliriz .yav bu olmaz kimse umursamaz demmenin alemi yok zaten bir çok konuda herkez boyle dedigi için hiçbir ilerleme kaydedilmiyor.

her eroinmanin ilk baslarda bir adim ileri atarsa artik donus olmayacagi bir adim geriye atarsa belkli bu meretten kurtulabilecegini idrak ettigi bir an vardir ama genellikle bu adim ileri dogru atilir.yani ben oyle sandavicine esrarina eroin katilmasi sonucu kimsenin canki olduguna inanmiyorum.

butun uyusturucular deneme ile baslar.eroini bir kez deneyen kisinin yuzde elli canki olma ihtimali vardir.genlde ilk basta burundan çekilir veya yakilarak dumani(kaydirma) cekilir sonra bu tatmin etmez igneye baslanir.igneye baslayanin artik donusu çok zordur.onun için ignenin ve ignecilerin oldugu yerden derhal suratle kaçmak gerekir.surekli burundan çeken muptelalarda vardir onlar kolay kolay olmez ama surunurler ama igne yapmak resmen eroinman oldugunuzu ilan etmektir.ayrica ayni siringayi farkli kisilerin kullanmasi AIDS gibi hastaliklari bulastira bilir.her yapilan vurus olume davetiyedir.olumlerin hepsinin overdose dan oldugu sanilir ama mali pisirirken yakmakda tehlike arz eder veya mal bozuk olabilir saticilar genellikle eroine katki made karisitirlar.saf eroini ancak yillanmis tecrubeli cankiler(bunlardan nadir bulunur!),mafya babalari,dogulular (kaynaga yakin olduklari için)filan bulabilirler.torbacilar aspirin gibi haplari ezerek karistirtiklari gibi fare zehiri gibi(ciddi soyluyorum)alakasiz maddeleride karistirabilirler.

eroine baslayan kisinin karekteri hizla degismeye baslar ,bozulur ,kisi seytan gibi olur hatta eroine seytan tozuda denebilir.eroinman mal alabilmek icin herseyi ama herseyi yapabilir ve bir eroinmana asla guvenilmez.eroinmanlar ne yapar ne eder binbir turlu pislikle mal parasini bulurlar.tabii bu arada gun gectikce dozu artirmalari lazimdir çunki vucud alisir artik eski doz tatmin etmez.

eroinmanlar çok kez birakmaya çalisirlar ama tekrar baslarlar.eroini birakmak ne yazikki cok zordur.onun için en guzeli hiç baslamamaktir.birakanlarda vardir tabiiki.kilinik, hastane, tedavi merkezi

hepsini dolasanlar vardir.bunlar tedavi gordukten sonra temiz bir sekilde hastaneyi terk etseler bile ilk isleri mal pesine dusmek olur.zaten fiziksel bagimlilk on onbes gunluk hastaliga yatmakterimiyle tabir edilen bir sureçten sonra tedavi edilebilir.yani vucudunuz artik eroine ihtiyac duymaz.Ama onemli olan piskolojik bagimliligi yenebilmektir.oyleleri vardirki sirf birakmak icin yasdigi sehri ortami arkadaslarini terk etmis degistirmistir ama yillar sonra tekrar eroin ortami karsina çikinca tekrar baslay abilir.

Turkiyede tedavi merkezlerinin artmasi lazim.su an ismini hatirlamiyorum ama avrupada bagimlilarin tedavi amacli yaygin olarak kullandiklari bir hap var.bu hap yanilmiyorsan afyon içeriyor ve basarili sonuclar alinmis bu hapin devlet eliyle getirilip tedavi olmak isteyenlere verilmesi lazim.ayrica afrikada yetisen ibogane (galiba)diye bir bitki var buda tedavi amaçli kullaniliyor bazilarina radikal gelebilir ama eroinden kurtulmaya calisan hastalara esrar saglanabilir.bu yol ilede birakanlar olmustur.avrupada tedavi olmak isteyen muptelalara kapilarini açan hiristiyan tarikatler vardir.Turkiyeden taa oralara gidenlerde vardir.aslinda bu illetten kurtulmak icin dinde etkili bir yoldur(simdi tekircik beni fettulahci olmakla sucluyacak ama alistik artik !) bizde boyle hizmet veren din adamlari veya kuruluslar varmi bilmiyorum ama zikir(bazi kelimelrin belli sayida tekrarlanmasi-yada islami meditasyon)ile alkol aliskanligindan kurtulan kimseler vardir.birakmaya calisana destekte bulunmali kisi yanliz birakmamalidir.yine kullanalarada kesinlikle tesvik edici olmamak uzere iyi davranmaya calismak lazimlir ha birde asla para vermemek ve bu konularda guvenmemek gerek.

hepinize bol oksijenli gunler!